Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Baltaci, Cemalettin(26)
- Uzun, Sevda(24)
- Kulakaç, Nurşen(23)
- Yildiz, Salih(23)
- Ayaydin, Hasan(22)
- Doğan, Kadir Caner(19)
- Kenek, Gökhan(19)
- Tosunoğlu, Büşra(19)
- Yilmaz, Ozgur(19)
- Akyürek, Suat(18)
- Bostan, Sedat(18)
- Can, İbrahim(18)
- Doğru, Bülent(18)
- Peker, İskender(18)
- Çalışır, Gülsüm(18)
- Avcı, İbrahim(17)
- Hayaloğlu, Pınar(17)
- Keyifli, Nazlı(17)
- Ulutaşdemir, Nilgün(17)
- Yildiz, Emel(17)
- Akyol, Hikmet(16)
- Türkkan, Tuğba(16)
- Yeşilçayır, Celal(16)
- Cengiz, Ekrem(15)
- Pala, Fahrettin(15)
- Akyüz, Ahmet Mutlu(14)
- Bayrakdaroğlu, Serdar(14)
- Demirağ, Hatice(14)
- Demirbağ, Orkun(14)
- Evren, Savaş(14)
- Kahraman, Yakup(14)
- Yesilelebi, Gl(14)
- Yıldız, Barış(14)
- Ödemiş, Murat(14)
- Damlıbağ, Fatih(13)
- Hakkıoğlu, Mümin(13)
- Saylan, Kemal(13)
- Taşdelen, Birgül(13)
- Zeybek, Halil İbrahim(13)
- Çam, Alper Veli(13)
Yayınlar
- MakaleYalnız künye2023Bir Kimliğin İnşası: Garbiyatçılık-Şarkiyatçılık İkilemi ve Etnosembolizm Bağlamında Birinci Türk Tarih Kongresi
Bozkurt, Hasan; Çetinkaya, Satuk Buğra
Bu çalışmanın amacı Erken Cumhuriyet dönemi kimlik politikaları üzerinde tarih anlatısının ve tarihçilerin etkisini açıklamaktır. Çalışmada, temsil edici bir örnek olarak Birinci Türk Tarih Kurultayı odağa alınmaktadır. Kimlik ve tarih ilişkisi kurultay bildirilerinin üslup ve içeriği analiz edilerek ortaya koyulmaktadır. Bildirilerin üslubu Hayden White’ın anlatı tarzlarını vurgulayan yöntemi çerçevesinde incelenmektedir. Bildirilerin içeriği ise garbiyatçılık-şarkiyatçılık ikilemi göz önünde tutularak değerlendirilmektedir. Ulus kurucu bir moment olarak Erken Cumhuriyetin tarihçilik pratiği ise etno-tarih yaklaşımından hareketle ele alınmaktadır. Kurultay katılımcılarının ulusu etnosembolist perspektiften yola çıkarak kavradıkları düşünülmektedir. Çalışmanın mihverinde yer alan temel soru ise Erken Cumhuriyet tarihçiliğinin kendi içinde çeşitlenmesinin farklı kimlik tahayyülleri ve tarih bilgisi arasındaki ilişkiye yol açacak derecede ayrı patikalar oluşturup oluşturmadığıdır. Sonuç bölümünde bu soruyu cevaplamaya yönelik bulgular ve yorumlar, çalışmanın kısıtları ile beraber yer almaktadır.
- MakaleYalnız künye2023Çalışma Koşulları ve Örgütsel Faktörler Bağlamında İşten Ayrılma Niyetinin ve Davranışının Betimlenmesi: Bir Market Zinciri Çalışanları Örneği
Benk, Osman
Bu fenomenoloji çalışmasının amacı, Türkiye’nin 81 ilinde faaliyet gösteren bir market zincirindeki satış elemanlarının araştırmanın merkezi fenomeni olan işten ayrılma niyeti ve davranışı deneyimlerini çalışma koşulları bağlamında keşfetmektir. Satış personelinin duygu ve düşünceleri, iletmek istedikleri susturulmuş sesleri yorumlayıcı bir çatı olarak sosyal adalet yönüyle ele alınmıştır. Soyutlamada tümevarım yöntemi kullanılmıştır. Kriter temelli örneklem kullanılarak işten ayrılma niyetine sahip satış elemanlarına kartopu örneklem stratejisiyle ulaşılmıştır. Her bir katılımcıdan alınan verilerden sonra tekrar tekrar kontrol yapılmış, gelen cevaplar üzerinden doyuma ulaştığı düşünülen 36.katılımcıya kadar yarı yapılandırılmış mülakatlara devam edilmiştir. Geçerlilik için araştırmanın tüm aşamalarında araştırmacının 2 farklı meslektaşıyla akran incelemesi gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, üye kontrolü yapılarak tüm katılımcıların görüşleri alınmıştır. Böylelikle, bu araştırmada akranların ve katılımcıların önerileri dikkate alınarak uygulanmıştır. Güvenilirlik için geçerlilik aşamasındaki akran incelemesinde yer alan aynı 2 akademisyen ile kodlar ve temalar üzerinde görüş birliğine varılmıştır. Araştırmaya 3 akademisyenin katılmasıyla iç güvenilirliği de artırılmıştır. Ayrıca, işten ayrılma niyeti ve davranışı ile ilişkili örgütsel faktörler ve çalışma koşulları hakkında pek çok kaynaktan ve görüşten yararlanılması da güvenilirlik için destekleyicidir. Araştırmaya işten ayrılma niyetini deneyimleyen 19 kadın ve 17 erkek katılmıştır. 2021 Kasım ayından başlayan ilk mülakatlardan 6 ay-1 yıl zaman zarfı sonrasına kadar 36 katılımcı kötü çalışma koşullarından ve örgütsel faktörlerden dolayı işten ayrılma davranışı sergilemişlerdir. Literatürde perakendecilik sektörü özelinde satış elemanlarının işten ayrılma niyeti ve bu niyete bağlı olarak gerçekleşen işten ayrılma davranışını ortaya koyan nitel bir araştırma olmaması yönüyle ilgili araştırmanın literatürde bir boşluğu doldurarak katkı sunacağı düşünülmektedir
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2023Pay Senedi Fiyatının Belirleyicilerinin Tespit Edilmesi: Bist-100 ve Bist- 30 Borsa Endeksi’nde Karşılaştırmalı Bir Uygulama
Karaaslan, İbrahim; Özgür, Yağmur
Borsalar bir ekonomiye likidite sağlama, sermayenin tabana yayılması, ekonomide yapısal değişikliklerin kolaylaştırılması ve ekonomiye kaynak yaratılması gibi birçok temel işleve sahiptir. Bu yüzden borsa fiyatlarına etki eden makroekonomik faktörlerin tespit edilmesi önem taşımaktadır. Bu çalışmanın amacı, pay senedi fiyatının belirleyicilerinin tespit edilerek Borsa İstanbul-100 ve Borsa İstanbul-30 Endeksi fiyatına etki eden faktörlerin karşılaştırılmasıdır. Çalışmanın modeline ilişkin veriler 2011/Q1-2022/Q3 aralığını içermekte ve 47 çeyreklik veriden oluşmaktadır. Çalışmada pay senedi fiyatlarını temsilen açıklanan değişken olarak BİST-100 ve BİST-30 endeksi fiyatı, açıklayıcı değişkenler olarak ise; Dolar/TL kuru, 3 aya kadar vadeli mevduata ödenen faiz, altın ons fiyatı ve Avrupa Brent petrol fiyatı kullanılmıştır. Johansen eş-bütünleşme testi ile değişkenler arasındaki uzun dönemli ilişkinin varlığı tespit edilmiş, FMOLS ile model tahmininin gerçekleştirildiği çalışmada, Faiz, Dolar, Altın ve Brent değişkenlerinin hem BİST-100 hem de BİST-30 endeksi fiyatlarını istatistiki olarak anlamlı şekilde etkilediği, bu etkinin her iki borsa endeksi için anlamlı derecede farklılaşmadığı tespit edilmiştir.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2023Finansal Okuryazarlığın Finansal Sömürü Üzerine Etkisi
Soydaş, Şafak Sönmez
Bu çalışma, bireylerin finansal okuryazarlık düzeylerinin finansal sömürüye maruz kalıp kalmadıklarını ve finansal sömürünün alt boyutları ile finansal okuryazarlık arasındaki ilişkiyi tespit etmek için gerçekleştirilmiştir. Çalışma kapsamında 130 kişiye anket çalışması uygulanmıştır. Finansal sömürü anket soruları için anket cevapları ilk olarak faktör analizine tabi tutulmuştur. Faktör analizi sonucunda faktörler 3 boyuta ayrılmış olup güvenilirlik düzeylerinin belirlenen sınırların üzerinde olduğu gözlemlenmektedir. Faktörler finansal endişe, finansal kırılganlık ve finansal bağımlılık olarak belirlenmiştir. Finansal okuryazarlık ve finansal sömürü arasındaki ilişki için korelasyon analizi, finansal okuryazarlığın finansal sömürü üzerindeki etkisini ölçmek için regresyon analizi yapılmıştır. Finansal sömürünün alt boyutları ile finansal okuryazarlık arasında ki ilişki ve etki düzeyleri için ayrı ayrı korelasyon ve regresyon analizi yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına bakıldığında bireylerin finansal okuryazarlık düzeylerinin finansal sömürü düzeylerini negatif yönlü etkilediği görülmüştür. Finansal okuryazarlık düzeyi arttıkça bireylerin finansal sömürüye maruz kalmaları azalmaktadır. Ayrıca bireylerin finansal okuryazarlık düzeyleri finansal endişe ve finansal kırılganlık düzeylerini negatif yönlü anlamlı, finansal bağımlılık düzeyini ise pozitif yönlü anlamsız etkilediği görülmüştür. Yani bireylerin finansal okuryazarlık düzeyleri arttıkça finansal endişe ve finansal kırılganlık düzeyleri azalmakta, finansal bağımlılık düzeyinde ise herhangi bir etki olmadığı gözlemlenmiştir.
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2023Atatürk-lord lloyd görüşmesi: türk-ingiliz ilişkileri ve akdeniz sorunu
Çelik, Recep
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve kendi döneminde Türk dış politikasının mimarı Atatürk, genç cumhuriyeti her türlü dış tehlikeden korumak için aktif bir dış siyaset izlemiştir. Batıya rağmen batılı bir anlayışla hareket eden Atatürk, başta Yunanistan olmak üzere İngiltere ve Fransa ile ikili sorunlarını çözerek Türkiye’yi uluslararası ilişkilerde hatırı sayılır bir devlet konumuna getirmiştir. Millî Mücadele’ye desteği ile ön plana çıkan Sovyetlerle olan ilişkiler Lozan sonrası süreçte de yakın ve üst düzeyde seyretmişti. Fakat Sovyet eksenli bir dış politika yerine çok yönlü bir dış politika anlayışı geliştirilmeye çalışılarak bunda başarı kaydedilmişti. Türkiye iki dünya savaşı arası dönemde ikili ve çok taraflı uluslararası dostluk, tarafsızlık, iş birliği ve saldırmazlık gibi birçok antlaşmada yer almak suretiyle bölgesinde ve dünyada barışa katkı sunmak adına çaba göstermiştir. Bu doğrultuda Atatürk Türkiye’si, bağımsız Türk devletini her türlü dış tehditlerden korumak için büyük bir dirayet sergilemiştir. Türkiye yanlısı siyasetiyle ön plan çıkan ve Türk-İngiliz ilişkilerini ileri düzeye taşımak için çaba gösteren Lord Lloyd, Türkiye’yi b irçok kez ziyaret etmiştir. Bu ziyaretlerinden Montrö öncesi Mustafa Kemal Atatürk ile 27 Mayıs 1936’da Dolmabahçe Sarayında yapılan görüşme son derece önemlidir. Nitekim görüşmede Türkiye’nin İngiltere ile olan ilişkilerinden Avrupa ve Akdeniz’deki gelişm elere kadar bir dizi husus gündeme gelmiştir. İtalyan emperyalizmi ve Doğu Akdeniz sorunu ise görüşmenin ana temasını oluşturmaktadır. Atatürk’ün özellikle Akdeniz’de yükselen İtalyan tehdidinden duyduğu endişe, buna karşın İngiliz tarafının rahatlığı görüşmenin en hassas mevzuu olarak ön plana çıkmaktadır.
AtıfOpenAlex2
İncele - MakaleAçık Erişim2023Covid 19 Pandemi Sürecinde Online Satışlarda Algılanan Adaletin Tüketici Sinizmi Üzerine Etkisi
Yildiz, Salih; Koroglu, Ali
Covid-19 pandemisi başta sağlık olmak üzere toplumsal hayatı birçok yönden etkilemektedir. Pandeminin etkilediği önemli alanlardan biri de ekonomidir. Pandemi birçok işletmeyi ekonomik olarak etkilemektedir. Geleneksel pazarlama yöntemlerini kullanarak satış gerçekleştiren birçok firma pandemi nedeniyle ürünlerini internet üzerinden satmaya başlamıştır. Çünkü tüketici bu dönemde yoğun olarak internet üzerinden alışveriş yapmaktadır. Bu alışverişlerde yoğunluk nedeniyle işletmelerin bazı müşterilerin taleplerine zamanında cevap verememesi veya yanlış ürünler göndermesi gibi sorunlar bu müşteriler tarafından adaletsizlik olarak algılanmaktadır. Ayrıca firmaların bu dönemlerde fiyat artışları yapması da müşteriler tarafından adaletsizlik olarak değerlendirilmektedir. Bu çalışmanın amacı pandemi döneminde işletmelerin faaliyetlerinin müşteriler tarafından nasıl algılandığını araştırmaktır. Bu amaçla pandemi döneminde internet üzerinden alışveriş yapan 409 müşteriye anket uygulanmıştır. Anketlerden elde edilen veriler SPSS ve AMOS programlarında analiz edilmiştir. Araştırmanın sonuçları varsayımlarımızla uyum göstermektedir. Pandemi döneminde internet üzerinden alışveriş yapan müşteriler işletmelerin hizmete yönelik kusurlarını adaletsizlik olarak algılamaktadır. Ancak bu algının sinizm düzeyleri üzerindeki etkisi çok düşüktür. İşletmelerin bu dönemde uyguladığı fiyat değişiklikleri ise müşteriler tarafından adaletsizlik olarak algılanmaktadır ve bu algının sinizm düzeyleri üzerine etkisi daha yüksektir. Yapılan analizler sonucunda pandemi döneminde, işletmeler fiyat değişiklikleri yaptıklarında, hizmet adaletsizliklerinin müşterilerin sinizm düzeyleri üzerindeki etkisinin daha fazla olduğu tespit edilmiştir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2023COVİD-19 Sonrası Sınıf Öğretmenlerinin Beden Eğitimi ve Oyun Dersine Yönelik Tutumları ve Problemler Algıları
Tezcan, Efecan; Somoğlu, Mustafa Barış; Taşkın, Serdar
Araştırma, pandemi sonrası katılımcıların “beden eğitimi ve oyun” dersine yönelik tutum ve problem algılarının değişip değişmediğini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda 2022-2023 eğitim-öğretim yılı içinde Gümüşhane merkez ve ilçelerinde aktif çalışan sınıf öğretmenleri ile çalışma yürütülmüştür Araştırma grubu kolay örnekleme yöntemi ile belirlenmiş olup, çalışmaya 240 (%57,1 kadın, %42,9 erkek) sınıf öğretmeni katılım sağlamıştır. Kişisel bilgiler ve ölçeklere katılımcıların verdiği cevapların analizinde betimsel istatistik yöntemler (aritmetik ortalama, standart sapma), normal dağılım ölçütleri (basıklık/çarpıklık değerleri), t-testi, ANAVO ve korelasyon testleri uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre sınıf öğretmenlerinin beden eğitimi ve oyun dersine yönelik tutumlarının yüksek olduğu ve karşılaşılan problemlerin ise ortalamanın altında olduğu görülmüştür. Sınıf öğretmenlerinin “beden eğitimi ve oyun dersine yönelik tutumları ve problem algıları” bazı değişkenler açısından farklılık göstermektedir. Ayrıca sınıf öğretmenlerinin %81,7’sinin beden eğitimi ve oyun dersinin branş öğretmenleri tarafından işlenmesi gerektiğini belirtmişlerdir. Korelasyon analizi sonucu ise sınıf öğretmenlerinin beden eğitim dersine yönelik tutumları arttıkça problem algılarının düştüğünü ortaya koymuştur. Sonuç olarak; literatürde yapılan diğer çalışmalarla karşılaştırıldığında pandemi sonrası sınıf öğretmenlerinin beden eğitimi ve oyun dersine yönelik tutumlarının arttığı ve problem algılarının azaldığı söylenebilir. Çalışma, COVİD-19 pandemi sonrası sınıf öğretmenlerinin beden eğitimi ve spor dersine yönelik tutum ve karşılaştıkları problemleri belirlemek açısından önemli bir boşluğu ortaya koymuştur.
- MakaleYalnız künye2023Place of Educational Methods in Accounting Education: Ondokuz Mayıs University Sample
Tosunoğlu, Büşra; Yilmaz, Sultan
The objective of this study is to analyze whether educational methods such as expression, discussion, question-answer, collaborative education, research, and case study of students studying accounting education differentiating or not in accordance with demographical features. In this context, eighteen hypotheses were constituted, and a survey was conducted on 372 students who are receiving education at Ondokuz Mayıs University Faculty of Economics and Administrative Sciences. Frequency, t-test and one-way analysis of variance (ANOVA) were used in the analysis of the data obtained. In accordance with the findings of the research, it may be claimed that there are significant differences in collaborative education method with reference to the sex variable of students, question-answer method with reference to the age variable, and discussion, collaborative education and research methods with reference to department variable out of educational methods.
- MakaleYalnız künye2023Altman Z ve Springate S Skor Modelleri ile Finansal Başarısızlık Tahmini: Çimento Sektörü Üzerine Borsa İstanbul’da Bir Araştırma
Akdeniz, Fatih; Güven, Birol
Finansal başarısızlık kavramı son dönemlerde yaşanan ekonomik krizlerin etkisiyle daha da önemli hale gelmiştir. Nitekim son dönemdeki ekonomik konjoktür başta kritik sektörleri olmak üzere birçok kesimi ve işletmeyi önemli ölçüde etkilemektedir. Bu doğrultuda kısa vadeli yükümlülükleri yerine getirememe, alacaklıları ile borç yapılandırması amacıyla konkordato ilan etme, nakit akışında bozulma, faaliyete ara verme ve aktif unsurları kaybetme vb. ortaya çıkan sorunlar işletmeleri finansal başarısızlığa, devamında iflasa sürüklemektedir. Bu çalışmada Borsa İstanbul Taş ve Toprağa Dayalı Sektör bünyesindeki 11 çimento işletmesinin 2017-2021 yılları arasındaki verileri ışığında finansal açıdan başarısızlık riskleri tahmin edilmiştir. Söz konusu risk tahminlerinde literatürde sıklıkla tercih edilen Altman Z Skor ve Springate S Skor modelleri kullanılmıştır. Çalışmada kullanılan iki modelden elde edilen sonuçlarına göre sektördeki finansal başarısızlık riskinin nispeten az olduğu gözlemlenmiştir. İşletmeler açısından yapılacak değerlendirmede Z skor değerlerine göre 5, S skor değerlerine göre 4 işletmenin finansal başarısızlık riskine maruz kaldığı söylenebilir.
AtıfTR Dizin12
İncele - MakaleYalnız künye202319. Yüzyıl Nakşî-Müceddidî Şeyhlerinden Seyyid Muhammed Yahya Efendi, Mir’âtü’l-mübtedî Adlı Eseri ve Tekke Âdâbına İlişkin Görüşleri
Şimşek, Selami; Gökçek, Zehra Serter
Sûfîler, ‘‘terbiye, zerafet ve nezaket‘‘ gibi anlamlara gelen edep terimi üzerinde ilk dönemlerden itibaren durmuşlardır. Ancak edebin manasından daha çok amaç ve faydasına odaklanmışlardır. Edebi, zâhirî ve bâtınî olmak üzere iki kısma ayırmışlardır. Tüm davranışlarını belirli kurallar etrafında şekillendirmeye gayret etmişlerdir. Daha sonraki dönemlerde bu kurallar, tarikat âdâb ve erkânı olarak adlandırılmıştır. Sûfîler, tasavvuf terbiyesinin ve âdâba riayet etmenin önemine işaret ederek bu hususlara uymanın kişiyi Hakk’a ulaştıracağına inanmışlardır. Bu sebeple tasavvuf meclislerine katılanların ve bir şeyhe intisap edenlerin uyması gereken âdâb ve erkân esaslarını anlatan bazı eserler kaleme almışlardır. Müridlere yol gösteren bu eserler Âdâbü’l-mürîdîn, Edebü’l-mürîd, Âdâbü’l-mutasavvıfe ve Tarîkatnâme gibi isimlerle adlandırılmıştır. Bu çalışmada tarikat âdâb ve erkânıyla alakalı bir eser yazan 19. yüzyıl Nakşî-Müceddidî Şeyhlerinden Seyyid Muhammed Yahya Efendi ve Mir’âtü’l-mübtedî isimli eseri ele alınacaktır. Şeyh Seyyid Muhammed Yahya Efendi’nin hayatı ve eseri hakkında bilgi verildikten sonra edep ve tekke âdâbı hakkındaki görüşleri üzerinde durulacaktır.
- MakaleYalnız künye2023Nebilerle İlişkileri Bağlamında Meleklerden Bahseden Ayetlerin Kurân Yolu ve Kurân Mesajı Tefsirlerinden Mukayesesi
Kayhan, Mustafa
Yirmi birinci yüzyıldan evvel dünyamızda çok büyük ve farklı değişimler yaşanmıştır. Zira evvelki asırlarda görülmeyen bireysel ve toplumsal meseleler, çevresel sorunlar ve etik problemler de bu asırda uç vermiştir. Kurân Mesajı’nın yazarı Muhammed Esed’in ve Kurân Yolu’nun müelliflerinin, bu asrın sorunlarına tanık oldukları ve onların çözümü için fikir ürettikleri düşünülmüştür. Bu iki eser hem insanlık için iyi gelişmelerin hem de değişik alanlardaki bozulmaların yaşandığı yirminci yüzyılda yazılmıştır. Bu yüzyıla tanıklıklarının izleri, eserlerinde yer almıştır. Bu açıdan ulema, ontolojik bir varlık olarak melekleri, tasnifte ikinci sıraya yerleştirmiştir. Bu dönemde üzerinde çokça söz söylenen konulardan biri de Kurân’ın da fazlaca yer verdiği melekler olmuştur. Mesela meleklerin, insanın içine yerleştirilmiş güçler olduğu belirtilmiştir. Çünkü melekler, bir iman nesnesi olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle meleklerin, elçilerle ilgili vazifelerini anlatan ayetlerin açıklama, yorum ve tefsirlerinde iki tarz-ı tefsirin açıklamaları, mana vermeleri ve yorumlamaları karşılaştırılmıştır. Böylece iki tefsirde ilgili ayetlere yapılan açıklamalardaki farklılık veya benzerlikler, görece tespit edilmiştir. Diğer taraftan Kurân Mesajı’nda meleklerle ilgili değişik açıklamalar da dikkatlere sunulmuştur. Kurân Mesajı’nın bu yönüyle bir başka tefsirle kıyaslanarak araştırılmadığı anlaşılmıştır. Böylece açıklamaların mahiyetleri ve farklılıkları ortaya çıkarılmış ve bazı gerekçelerle doğru olana işaret edilmiştir. Bu araştırmada tümevarım, tümdengelim, analiz, sentez ve mukayese metot ve tekniklerinden yararlanılmıştır. Ayrıca yer yer betimleyici ve tasvir edici yöntemlerden de faydalanılmıştır.
- MakaleYalnız künye2023منهج محمد عمارة في دراسة المصطلحات
Shatlh, Adel Eldesoky Abdelhannan
المصطلحات هي ما اصطلح عليه جماعة من الناس للتعامل فيما بينهم، وألفاظها قوالب المعاني لنقل التصورات التي تنقدح في الذهن البشري، ويتداخل العديد من العوامل في تحديد مدلولاتها، ومنها الزمان والمكان والحضارة واللغة والدين والعرف والتاريخ والعلوم المختلفة، فمدارك المعرفة البشرية تنتظم وفق مسالك أربعة تتمثَّل في العقل والنقل والتجربة والوجدان، ولذا تختلف مضامين الألفاظ ودلالاتها من أمة إلى أخرى ومن زمان إلى آخر، بل حتى من حقل علمي إلى غيره. وتعد المصطلحات مفتاح أي علم من العلوم؛ إذ بها يظهر مراد المتكلم حينما يستخدم مصطلحًا متعارفًا عليه ومحدد البدايات والنهايات، وإلا صار الحوار حوار طرشان لا معنى له ولا جدوى منه. اهتم العلماء على مر العصور بتحرير المصطلحات وأصدروا عدة مؤلفات. وينشأ الخلاف نتيجة ضبابية معاني الألفاظ المستخدمة في الحوار، خصوصًا المصطلحات المبهمة التي قد تحمل أكثر من معنى وربما يكون بعضها متعارضا، فالألفاظ وسائل المعاني ومتى استقرت المعاني واتُّفِقَ بشأنها فلا مشاحة في الاصطلاح؛ فالعبرة بالمقاصد والمعاني لا بالألفاظ والمباني. ولما رأى محمد عمارة في العصر الحديث أهمية تحرير المصطلحات اجتهد وأخرج للمكتبة الإسلامية عددا من المؤلفات المنفصلة في المصطلحات الشائعة وضمَّن عددا آخر من مؤلفاته تعريفات ببعض المصطلحات الأخرى. ودافعه لذلك هو ما رآه من أن تلك المصطلحات قد ظُلمت في الاستخدام بين المذاهب الفكرية المتعددة قديمًا وحديثًا. إذ أنه مع تنامي ظاهرة الجدل والصدام الثقافي وقضايا الاستشراق والغزو الفكري بين المعسكرين الغربي والإسلامي، تأتي أهمية تحرير المصطلحات التي تمثل في جوهرها قضايا شائكة وأسئلة محيرة للمجتمعين العربي والغربي على السواء، وقد تعدَّدت تلك الإشكاليات من قضايا سياسية إلى اجتماعية وعقدية، فسلك محمد عمارة في عرضه منهجًا ثقافيًّا مقارنًا لتقريب وجهات النظر وتصحيح المفاهيم الخاطئة حول المصطلحات.
- MakaleYalnız künye2023Fârâbî, Nasîruddin et-Tûsî ve Kınalızâde Ali’de Nevâbit Kavramı
Kerimoğlu, Özkan
İslam düşünce tarihinde siyaset, terim olarak ilk önce devlet yönetme sanatı, devlet işlerinin yönetimi, bürokrasi ve idareyle ilgili genel işler anlamında kullanılmıştır. Şehir ve devlet yönetimi söz konusu olunca siyaset terimi akla gelmektedir. Bu terimin siyaset felsefesi şeklinde İslâm kültürüne kazandırılmasında Fârâbî’nin büyük etkisi olmuştur. Bu yüzden haklı olarak İslâm siyaset felsefe geleneği Fârâbî okunmadan anlaşılmaz kanaati oluşmuştur. Çalışmamızda filozofun tesis etmek istediği “erdemli toplum” “erdemli şehir” “erdemli dünya” anlayışı çerçevesinde, gül bahçesinde kendiliğinden oluşan ve istenmeyen otlara benzettiği ve erdemli toplumda birlik ve beraberliğin, mutluluğun elde edilmesinde en büyük engellerden biri olarak gördüğü nevâbit kavramı ele alınacaktır. Fârâbî’nin bu tipolojiyi nasıl tanımladığı ve bu zümrenin ıslahı için öne sürdüğü çözüm önerileri irdelenmeye çalışılacaktır. Ayrıca çalışmamızda, nevâbit kavramına eserlerinde yer veren, konu ve metod açısından Fârâbî’nin halefi diyebileceğimiz iki düşünürün daha düşüncelerine ayrı başlıklar altında yer verilecektir. Bu iki düşünür Nasîruddin Tûsî ve Kınalızâde Ali Efendi'dir. Erdemli şehrin problemi olmak bakımından nevâbit taifesini Fârâbî ile benzer bir yaklaşım ile ele alan Nasîruddin Tûsî’nin görüşlerine Ahlak-ı Naısırı adlı eseri ve Kınalızâde Ali Efendi’nin görüşlerine ise Ahlâk-ı Âlâi adlı eseri temel alınarak yer verilecektir. Böylece erdemli toplum içindeki muhalif grup olan nevâbit analiz edilmiş olacaktır.
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2023Bir Diş İmplant Protezinde Sıcaklık ve Gerilme Dağılımının İncelenmesi
Aygün, Cemalettin; Taşdemir, İkram
Günümüzde, implant uygulamalarının artan başarı oranları ve kullanım sıklığı, diş hekimliği alanında dişsel implantlara çekmiştir. Bu çalışmada bir diş implant protezindeki sıcaklık ve gerilim dağılımı sonlu elemanlar yöntemini kullanan ticari yazılımı olan Ansys paket programı kullanılarak, üç boyutlu olarak modellenmiştir. Modele 100N’luk yük ve sırasıyla 45o C ve 10o C sıcaklık uygulanarak implant protezinde meydana gelen değişimler incelenmiştir. Sıcaklık giriş koşulu, en yüksek sıcaklık (45o C) için ocaktan yeni alınmış yiyecek/içecek ve en düşük sıcaklık (10o C) için ise buzdolabından yeni çıkarılmış içecek sıcaklığı olarak kabul edilmiştir. Yapılan analizler (Fluid Flow) sonucunda 45o C ve 10o C sıcaklıkta implant protezinin diş köküne ısıyı iletmediği görülmüştür. 100N ’luk yük altında ise von Mises gerilim dağılımı ve toplam deformasyon analiz sonucunda, çekme ve basma dayanımının iyi olduğu (48.17 MPa), uygulanan yükün büyük bir kısmının ise suni diş kronu tarafından karşılandığı belirlenmiştir. Diş geometrisinden yapısından dolayı uygulanan çiğneme kuvveti, tüm eksenlerde homojen olmayan gerilme dağılımına sebep olmaktadır. Bu durum biyouyumluluğun yanında mekanik uyumluluğunda büyük önem arz ettiğini ortaya koymaktadır. Suni diş kronu ve diş kökün de sıklıkla kullanılan titanyum alaşımları (Ti-6Al-4V) koruyucu oksit tabaka oluşturmasıyla birlikte kemik yapısında da farklılaşmaya sebebiyet vermektedir. Özellikle osteoporoz ve menopoz dönemlerinde kemik hacminde oluşan kayıplar ve kemik erimesi hastalıkları da göz önüne alındığında, implant-kemik arayüzünde sorun oluşabileceği muhtemeldir.
- MakaleYalnız künye2023Esnek Çalışma Konulu Lisansüstü Tezlerin Maxquda ile Bibliyometrik Analizi
Benk, Osman; Kenek, Gökhan; Sımsek, Tugçe
Lisansüstü tezler; konuların çalışılma sıklığı, çalışılan ana bilim dalı ve üniversitelerin belirlenmesi adına doküman incelemesi kapsamındaki kaynaklardandır. Araştırmanın amacı esnek çalışma konulu lisansüstü tezlerin yazıldığı; üniversitelerin, çalışılan anabilim dalı, anahtar kelimeler, konuların ilişkilendirildiği durum tespitini sağlamaktır. Araştırmada tez adı olarak esnek çalışma kelime grubunu içeren lisansüstü tezlere bibliyometrik analiz ve içerik analizi uygulanmıştır. Tezlerin en fazla Gazi Üniversitesi bünyesinde yazıldığı görülmüştür. Tezlerin yoğunluklu olarak % 48,14 ile Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Ana Bilim Dalı’na ait olduğu görülmektedir. Anahtar kelimelerin frekans analizi sonucunda esnek ve çalışma kelimeleri ilk sırada yerlerini almaktadır. Lisansüstü tezlerin anahtar kelimelerinin incelenmesi için 2 ana tema (örgütsel davranış konuları, ana konu) belirlenmiştir. Araştırma sonuçları içerik analizi başlığı altında detaylı bir şekilde verilmiştir.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Deneyimsel Pazarlamanın Kulaktan Kulağa Pazarlama ve Tekrar Satın Alma Niyeti Üzerindeki Etkileri: Çay Satış Mağazalarına Yönelik Bir Uygulama
Yildiz, Emel; Şibil, Özlem
Günümüzde oldukça kalabalık sayılabilecek işletmelerden biri de yiyecek ve içecek işletmeleridir. Pazarlama uzmanları, piyasada rekabette üstünlüğü elde etmek için çabalayan bu tür işletmelere, tüketicilerin duygusal yönlerine daha fazla dokunmaları gerektiğini ve bir ürüne yatırım yapılma ve/veya ürünün diğer müşterilere iletilmesi gerektiğini aktarmalıdır. Geçmiş çalışmalarda deneyimsel pazarlama konusu kapsamlı bir şekilde araştırılmış olsa da çay satış mağazalarında deneyimsel pazarlamanın alt boyutlarının kulaktan kulağa iletişim ve tekrar satın alma niyeti üzerindeki etkileriyle ilgili literatürde bir boşluk olduğu görülmüştür. Bu sebeple bu araştırmada, çay satış mağazalarından ürün veya hizmet alan tüketicilerin mağaza yönelik deneyimlerini diğer tüketicilere kulaktan kulağa ileterek tüketicilerin tekrar satın alma niyeti üzerindeki etkisi incelenmiştir. Rize ilinde daha önce çay satış mağazalarından ürün veya hizmet satın almış 415 tüketiciden veri toplanmıştır. Verilerin analizi için yapısal eşitlik modeli (YEM) ve SPSS24 paket programı kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda duygusal, düşünsel, fiziksel ve sosyal deneyimin kulaktan kulağa pazarlama üzerinde pozitif ve anlamlı bir ektisinin bulunduğu fakat duyusal deneyimin kulaktan kulağa pazarlama üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca kulaktan kulağa pazarlamanın tekrar satın alma niyeti üzerinde pozitif ve anlamlı bir ektiye sahip olduğu saptanmıştır.
- MakaleAçık Erişim2023Determinants of Ethical Perception of Tax Evasion and Its Effect On Voluntary Tax Compliance
Uğur, Candan Yılmaz
This study aims to determine the effect of idealism, relativism, religiosity, tax knowledge and education on the ethical perception of tax evasion The study also examines the effect of the ethical perception of tax evasion on voluntary tax compliance. In this context, the study, which included 327 undergraduate and graduate students studying at Gümüşhane University and selected by convenience sampling method, was analyzed by structural equation modeling. The findings show that education and idealism affect the ethical perception of tax evasion in a statistically significant and negative way, and relativism affects the ethical perception of tax evasion statistically significant and positively. No statistically significant relationship was found between tax knowledge and religiosity and the ethical perception of tax evasion. The effect of the ethical perception of tax evasion on voluntary tax compliance is negative and statistically significant as expected. With this study, it is thought that understanding the conditions under which individuals have the perception that tax evasion is ethical will reduce tax evasion and increase voluntary tax compliance.
- MakaleYalnız künye2023Antik Çağın Erdem Anlayışının ve Temel Erdemlerinin Kur’ân’i Karşılığı
Kerimoğlu, Özkan
Sokrates tarafından “bilmek ve bilgisine göre davranmak” diye tanımlanan erdemin felsefe tarihinde önemli bir yeri vardır. Hemen her insanın temel amacı mutlu olmak, mutluluğu elde etmektir. Genel kabul gören anlayış gereği akıl, şehvet ve gazap yeteneğinin itidal ölçüsü üzere olması insanın mutluluğa ulaşmasında etkili olan hususlar arasındadır. Bu çalışmamızda, Sokrates, Platon, Aristoteles, Demokritos, Epiküros gibi Antikçağın önde gelen düşünürlerinin felsefi sistemlerinde yer verdikleri erdem ve temel erdemler hakkındaki düşüncelerini incelemeye çalıştık. Antikçağ’ da “çeşitli üstünlük veya faziletler” için kullanılan erdem kavramı sonraları ise “insanı mutluluğa götüren şey” olarak tanımlanmıştır. Antikçağ düşünürlerinin erdem olarak cesaret, mutluluk, adâlet, ölçülü olmak ve hikmet gibi kavramlara yer vermesi dikkat çekmektedir. Çalışmamızın amaçları arasında bu erdemlerin Kur’ân-ı Kerîm’de nasıl ele alındığını analiz etmek de vardır. Adâlet, ölçülü olmak ve cesaret gibi hem bireyin hem de toplumun yaşamını, refah düzeyini ve niteliğini doğrudan etkileyen bu temel unsurların filozoflarda ve Kur’ân-ı Kerîm’de önemli bir yer tuttuğu anlaşılmaktadır. Aslında bu anlaşılabilir bir durumdur. Çünkü insanlık tarihi bu bağlamda incelendiğinde gerek kutsal metinlerin gerekse filozofların, toplumun yüzleştiği problemlerle ilgilendiği ve çözüm odaklı bir rehberliği üstlendiği görülmektedir. Birlik beraberlik içerisinde mutlu bir yaşamın oluşabilmesi için, erdemlerin aktif bir şekilde davranışlara yansıması önem arz etmektedir. Çünkü Aristoteles’in tanımlamasıyla “Mutluluk, ruhun erdeme uygun herhangi bir davranışıdır”. Çalışmamız “Antikçağda Erdem Anlayışı” ve “Kur’ân-ı Kerîm’de Erdemlerin Ele Alınışı” şeklinde iki ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde ilkçağ filozoflarının temel erdemlerle ilgili görüşlerine, ikinci bölümde ise Kur’ân ayetlerinde erdemlerin nasıl ifade edildiğine yer verilmiştir. Adâlet, cesaret, iffet bu erdemlerden bazılarıdır.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2023İklim Değişikliğinin Ekonomik Küreselleşme ve DYSY’ler İle Olan İlişkisinin İncelenmesi: NIC Ülkeleri Örneği
Akyol, Hikmet; Karakus, Kübra
Uluslararası ticaretin küresel boyutta kaydetmiş olduğu olağanüstü büyüme, dünya genelinde insan aktivitelerini ve sermaye akımlarını arttırmıştır. Bu dönemde gelişmiş dünyadan gelişmekte olan ülkelere yapılan doğrudan yabancı sabit yatırımları (DYSY), beraberinde çevresel tartışmaları da getirmiştir. Bu bağlamda iklim değişikliği ve küreselleşme bağlantısına olan akademik ilgi son dönemde artmıştır. Bu araştırma 1990-2019 arasında Yeni Sanayileşen Ülkelerde (NIC) ekonomik küreselleşme, DYSY’ler ile iklim değişikliği ilişkisini Emirmahmutoğlu ve Köse (2011) testi kullanarak incelemiştir. Sonuçlar, iklim değişikliğinin ekonomik küreselleşme ve DYSY’lerle belirgin bağlantıları olduğunu ortaya koymuştur. Bulgulara göre iklim değişikliğinden ev sahibi ülkelere yapılan DYSY’lere doğru tek yönlü nedensellik söz konusuyken, ekonomik küreselleşmeyle iklim değişikliği arasında karşılıklı bir nedensellik bulunmaktadır. Ülkeler bazında incelendiğinde, bulguların farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Araştırma sonuçları bir takım çıkarımlar içermektedir. İklim değişikliğinin araştırma ülkelerine yapılan yatırımlarda önemli bir rolü olduğu ortaya konulmuştur. Aksine DYSY’lere bağlı ev sahibi ülkelerde yaşanan teknik gelişme ve uzmanlaşmanın, iklim değişikliğiyle arasında herhangi bir İlişkisi olmadığı gözlemlenmiştir.
- MakaleAçık Erişim2023Kur Korumalı Mevduat Hesabı Uygulamasının Döviz Kurları Üzerindeki Etkisi: Birim Kök Testleriyle Bir İnceleme
Göcen, Serdar; Zuhal, Mustafa
Sürdürülebilir ekonomik büyümenin gerçekleştirilmesinde finansal istikrarın sağlanması önem taşımaktadır. Ancak gelişmekte olan ülkelerde piyasaların yeterli düzeyde gelişmemiş olması ve gerekli mali ve finansal derinliğin oluşmamış olmasında dolayı sıklıkla finansal istikrarsızlıklar yaşanmaktadır. Gelişmekte olan ülke kategorisinde yer alan Türkiye’de ise, 2018 yılının ortalarından itibaren döviz kurlarında önemli dalgalanmalar yaşanmaktadır. Döviz kurlarında yaşanan istikrarsızlıkların ortadan kaldırabilmesi açısından 21 Aralık 2021 tarihinde Kur Korumalı Mevduat Hesabı uygulamasına geçilmiştir. Bu çalışmada Türkiye’nin özellikle 2018 yılından itibaren yaşamış olduğu döviz kurlarındaki hareketliliğine bağlı olarak döviz kurlarında istikrarın sağlanmasına yönelik uygulanan Kur korumalı mevduat hesabının kurlar üzerindeki etkinliğinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Birim kök testleri ile yapılan analizler sonucunda kur korumalı mevduat hesabı uygulamasının Avro ve ABD doları üzerinde uygulamanın yürürlüğü girdiği tarih itibariyle önemli bir kırılmaya yol açtığı anlaşılmaktadır. Aynı zamanda bu uygulamasının döviz kurlarının volalitesinin azaltılmasında etkili olduğu anlaşılmaktadır.
AtıfOpenAlex6TR Dizin3
İncele

















