Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2024
    Coğrafi İşaretli Şeker Fasulyesi Üretiminde Brüt Karı Etkileyen Faktörlerin Belirlenmesi: Karar Ağacı Modeli Uygulaması

    Adanacioglu, Hakan; Takma, Çiğdem; Doğan, Nilgün

    Bu araştırmanın amacı, Gümüşhane ili Kelkit, Şiran ve Köse ilçelerinde şeker fasulyesi yetiştiriciliği yapılan işletmelerde demografik ve yapısal faktörlerin dekar başına brüt kar üzerindeki etkilerini belirlemektir. Bu kapsamda brüt kâr ile bazı demografik ve yapısal özellikler arasındaki ilişkiler araştırılarak, bu faktörlerin kârlılık üzerindeki etkileri Karar Ağacı yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırma bölgesinde, ata tohumu olan ve diğer şeker fasulyesine göre yöreye has özellikleri barındıran Kelkit şeker fasulyesi için coğrafi işaret tescili alınmıştır. Ancak son yıllarda yöre çiftçisi ata tohumunu kullanmak yerine çevre bölgelerden elde ettikleri şeker fasulyesi tohumunu kullanmaktadır. Tescillenen Kelkit şeker fasulyesi ile geleneksel şeker fasulyesi üretiminde brüt kar üzerinde hangi demografik ve yapısal faktörlerin etkili olduğunu ortaya koymak bu araştırmanın temel sorusunu oluşturmaktadır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre; toplam ekili alandaki şeker fasulyesi payı, toplam ekili alan, Cİ’li Kelkit şeker fasulyesi üretim durumu, mülk arazi büyüklüğü, hanede tarımla uğraşan birey sayısı, toplam tarımsal üretim değeri içerisinde şeker fasulyesinin payı ve üretici yaşı elde edilen brüt kar üzerinde etkili faktörler olarak belirlenmiştir.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2024
    Kronik Hastaların Metabolik Sendrom Bilgi Düzeyleri ve Farkındalıkları

    Demirağ, Hatice; Semerci, Vahide; Akeren, Zahide

    Amaç: Araştırma kronik hastaların metabolik sendrom bilgi ve farkındalıklarının incelenmesi amacıyla gerçekleştirildi. Gereç ve Yöntemler: Araştırma kesitsel tarama modeli kullanılarak gerçekleştirildi. Araştırmanın verileri 14 Kasım 2023- 12 Ocak 2024 tarihleri arasında ‘Hasta Tanıtım Formu’ ve ‘Metabolik Sendrom Bilgi ve Farkındalık Ölçeği’ (MSBFÖ) kullanılarak kartopu örnekleme yöntemiyle toplandı. Tanımlayıcı istatistikler için ortalama, standart sapma, min-maks değerler, sayı ve yüzde kullanıldı. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, independent samples t test, one-way ANOVA testi kullanıldı. Bulgular: Hastaların %31,7’si 50-79 yaş arası, %66,0’sı kadın, %38,3’ü üniversite ve üzeri mezunu, %53,1’i evli ve %66,0’sı şehir merkezinde yaşamaktadır. Katılımcıların %26,1’inin hipertansiyon, %21,5’inin diyabetes mellitus, %17,5’inin solunum hastalığının olduğu belirlendi. Ayrıca katılımcıların %35,6’sının hastalık süresinin 1-5 yıl arasında olduğu, %61,1’inin düzenli olarak ilaç kullandığı ve %58,4’ünün diyetine uymadığı bulundu. Hastaların MSBFÖ puan ortalaması 49,38±10,67 (min=14 ve max=70) olduğu saptandı. Hastaların yaş, eğitim durumu, çalışma durumu, hastalık süresi, düzenli ilaç kullanma ve diyetine uyma durumu ile MSBFÖ toplam puan ortalaması arasında anlamlı fark bulundu (p<0,05). Sonuç: Sonuç olarak kronik hastalığa sahip bireylerin metabolik sendrom bilgi ve farkındalıklarının orta düzeyin üzerinde olduğu tespit edildi. Yaşam tarzı değişiklikleri Metabolik sendrom (MetS) insidansını azaltmak için etkili bir strateji olduğundan, kronik hastalarda bilgi düzeylerinin ve farkındalıklarının artırılması, yaşam tarzlarının iyileştirilmesine yardımcı olabilir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex4TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Seyyahların gözünden türklerde kanaatkârlık

    Gökşen, Cengiz; Topalak, Halil İbrahim

    Dünya üzerinde yer alan her ulusun kendine has karakteristik özellikleri olduğu gibi çok eski ve köklü bir tarihe sahip Türklerin de vardır. Türklerin bu özelliklerinden biri kanaatkârlıktır. Uzun süre göçerevli bir yaşam sürmüş olan Türkler, yaşam tarzlarının gereği olarak tabiatın çetin şartlarına karşı mücadele etmek için hayatlarından bazı fedakârlıklarda bulunmak zorunda kalmışlardır. Haliyle bu fedakârlıklar; yaşamlarının bir parçası olmuş, yerleşik yaşama geçtiklerinde de bu özelliklerini sürdürmeye devam etmişlerdir. Türklerin bu özelliği; Türkleri faklı zamanlarda ziyaret etmiş birçok seyyahın dikkatinden kaçmamıştır. Bunun yanında dönemin bazı tarihçileri ve yazarları da bu konuya değinmişlerdir. Türklerin kanaatkârlığını esas alan bu çalışma; Türkleri ziyaret etmiş birçok seyyah başta olmak üzere dönemin tarihçileri ve önemli Türk tarihi ve kültürü üzerine önemli çalışmaları olan Türkologların eserleri esas alınarak hazırlanmıştır. Bu çalışmadaki amaç ise Türklerin önemli bir değeri olan kanaatkârlığını derli toplu ortaya koymak olmuştur.

  • MakaleAçık Erişim2024
    A bibliometric review on the sustainability of airport and airline operations

    Vural, Mehmet Fatih; Vural, Selvi

    The importance of sustainability in research has been increasing day by day. This article aims to determine the extent to which sustainability is studied in the context of airport and airline operations in terms of economic, environmental, and social dimensions, and to identify gaps in the literature to guide future research. To achieve this goal, bibliometric analysis is employed. Using the Perish or Publish literature search program, studies obtained from the Scopus database are analyzed using the Vosviewer program to examine the dimensions of sustainability in airport and airline operations. Additionally, the most prolific authors, most cited publications, journals with the highest number of articles published, and the most studied sectors related to the topic are analyzed to contribute to the literature.

    AtıfOpenAlex5TR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Araçlar Arası (V2V) Haberleşmede Dağlık Anayollarda Yol Kaybı ve Gölgeleme Analizi

    Tuğcu, Zeynep Hasırcı; Kuzulugil, Kenan

    Araçlar arası (V2V) haberleşme, karayolu sürüş güvenliği ve kaza önleme açısından önemli bir teknoloji olarak görülmektedir. Ancak, araçlar arasına giren binalar, diğer araçlar ve ağaçlar gibi çevresel engeller V2V haberleşmeyi olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Bu çalışmada, virajlı dağlık anayol ortamlarında, verici ve alıcı araçlar arasındaki iletişimi engelleyen dağlık alanların etkisi incelenmiş ve 5.9 GHz’de V2V ölçümleri yapılmıştır. Ölçülen veriler, engel senaryolarında yaygın kullanılan log-normal ve çift eğimli yol kaybı modelleriyle modellenmiş ve verilere uyum performansları açısından karşılaştırılmıştır. Sonuçlar, dağ engeli bulunan senaryolarda çift eğimli yol kaybı modelinin daha iyi bir uyum sağladığını göstermektedir. Ayrıca, dağ engelinin neden olduğu gölgeleme ve zayıflatma etkileri incelenmiş, dağ engeli kaynaklı ortalama zayıflamanın 19.6 dB olduğu tespit edilmiş ve literatüre ilk kez bu çalışma ile kazandırılmıştır. Bu bulgular, sistem tasarımcıları ve araştırmacılarına çevresel faktörlerin V2V iletişim performansına etkisinin detaylandırılmasında ve sistemlerin buna göre optimize edilip tasarlanmasında katkı sağlayacaktır.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
  • MakaleAçık Erişim2024
    Endemik Onosma nana DC.’nin Kimyasal Bileşimi, Antimikrobiyal, Antioksidan ve Enzim İnhibisyon Aktivitesinin Araştırılması

    Ozcan, Kadriye; Acet, Tuba

    Türkçe adı “Emzik otu” olarak bilinen Onosma türleri, etnobotanik açıdan oldukça değerlidir. Bu çalışmada, Onosma nana’nın toprak üstü ve kök kısımlarının farklı çözücülerle (etanol, metanol ve etil asetat) elde edilen ekstrelerinin antioksidan, antimikrobiyal, enzim inhibisyon (α-amilaz, α-glukozidaz ve tirozidaz) ve DNA koruyucu aktivitesi ile fenolik bileşen analizinin (HPLC) yapılması amaçlanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, etanol ekstrelerinin diğer ekstrelere nazaran araştırılan özellikler bakımından daha etkin olduğu bulunmuştur. Etanol ekstrelerinin major fenolik bileşeni rosmarinik asit (kök: 2883.3 μg/g ekstre, toprak üstü: 11187.5 μg/g ekstre) olarak tespit edilmiştir. Sonuç olarak, bitkinin oldukça etkili antimikrobiyal aktiviteye sahip olduğu bulunmuştur (S. epidermidis ve P. vulgaris: MİK 32µg/mL). Bitkinin DNA koruyucu etkisi ve antimikrobiyal özellikleri ilk defa araştırılmıştır. Bitkinin doğal bir ajan olarak kullanılma potansiyeli olduğu söylenebilir. Bunun yanısıra, tespit edilen aktivitelerin detaylı çalışmalarla desteklenerek etki mekanizmalarının aydınlatılması ticari öneminin anlaşılması bakımından gereklidir.

    • SDG 2 · Açlığa Son
  • MakaleYalnız künye2024
    Banka kârlılığının belirleyicileri: türk bankacılık sektörü üzerine bir uygulama

    Yilmaz, Yusuf; Karaaslan, İbrahim

    Bu çalışmanın amacı, Türk bankacılık sektöründe faaliyet gösteren ticari bankaların kârlılığını etkileyen faktörlerin tespit edilmesidir. Türk bankacılık sektöründe yer alan 9 ticari bankaya ilişkin 2004-2021 arası yıllık verilerin kullanıldığı çalışmanın analizi statik panel veri analizi yöntemi ile gerçekleş- tirilmiştir. Çalışma kapsamında, aktif kârlılık oranı bağımlı değişken, takibe dönüşüm oranı, faaliyet kâr marjı, faiz gelirleri, hisse başına düşen defter de - ğeri, üç ay vadeli mevduata ödenen faiz oranı bağımsız değişkenler olarak kullanılmıştır. Bankacılık sektörünün kârlılığını etkileyen faktörlerin incelen- diği çalışmanın sonucunda, aktif kârlılık oranı ile faaliyet kâr marjı, üç ay vadeli mevduata ödenen faiz oranı ve faiz gelirleri arasında istatistiki açıdan anlamlı pozitif ilişki, aktif kârlılık oranı ile hisse başına düşen defter değeri ve takibe dönüşüm oranı arasında ise istatistiki açıdan anlamlı negatif ilişki saptanmıştır.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Kızıldağ (Hatay) ofiyolitine ait manto peridotitlerinin petrografisi, tüm-kayaç jeokimyası ve erigiyik-kayaç etkileşim izleri

    Sen, Ahmet Dundar

    Kızıldağ ofiyoliti (G-Türkiye) Neotetis okyanusunun güney kolunda oluşmuş okyanusal litosfer kalıntısı kayaçlar topluluğu olarak bilinmektedir. Ofiyolit istifi tabandan tavana doğru manto peridotitleri, ultramafik-mafik kümülatlar, izotrop gabrolar, levha dayk kompleksi ve yastık şekilli bazaltik örtü kayaçları şeklindedir. Manto peridotitleri harzburjit bileşimindedir ve değişen oranlarda serpantinleşme gözlenmektedir. Manto peridotitlerinin tüm kayaç ana oksit-iz element ve Lantanit Grubu Element (LGE) içerikleri harzburjitlerin değişen derecelerde kısmi ergime kalıntısı kayaçlar olduğuna işaret etmektedir. Harzburjitler düşük tüm-kayaç Al ve Ca kompozisyonlarına sahiptir ve SSZ peridotitlerin tüketilmiş karakterini yansıtmaktadır. Tüketilmiş manto harzburjitleri, bazı büyük iyon yarıçaplı elementler (LILE) ve hafif lantanit grubu elementler (HLGE) bakımından zenginleşme gösterdiği tespit edilmiştir ve bu durum yitim sırasında meydana gelen ergiyik manto etkileşimine işaret etmektedir. Harzburjitlerin tüm kayaç MgO içerikleri ile CaO ve Al2O3 içerikleri kıyaslandığında bu kayaçların %20-30 arası kısmi ergime kalıntısı kayaçlar olduğu görülmektedir. Ayrıca kısmi ergime sırasında uyumsuz davrandığı bilinen Ti ve Yb içeriklerindeki zenginleşmeler ergiyik-kayaç etkileşimine işaret etmektedir.

  • MakaleAçık Erişim2024
    Gümüşhane ilinde deprem ivme ve manyetik alan istasyonlarının kurulumu ve işletilmesi

    Öztürk, Serkan; Maden, Nafiz; Beker, Yasemin; Sari, Mahmut; Pehlivan, Levent

    Bu çalışmada, Kuzey Anadolu Fay Zonu (KAFZ) üzerinde meydana gelen bir depremden Gümüşhane ilinin etkilenme derecesini belirlemek üzere deprem ivme kayıt cihazlarının yerleştirilmesi ve Güneşte meydana gelen fırtınalar nedeniyle yer Manyetik alanındaki değişimleri gözlemlemek amacıyla 3 bileşen Flux-Gate manyetometrenin kurulumu amaçlanmıştır. Deprem ivme kayıt cihazlarının (3 adet); Gümüşhane ili için önem taşıyan Karaca Mağarası ve Kürtün hidroelektrik santrali ile KAFZ’na yakınlığından dolayı Şiran MYO’na kurulması uygun görülmüştür. Flux-gate Manyetometresi ise Gümüşhane Merkez ilçede kurulmuştur. KAFZ üzerinde meydana gelen bir depremden Kelkit, Şiran ve Köse ilçeleri daha çok etkilenirken Torul ve Kürtün ilçeleri daha az etkilenmektedir. Gümüşhane’nin 17 km kuzeybatısında yer alan Karaca Mağarası bölgemizin önemli turizm merkezlerinden birisidir. Kürtün ilçesinde, Harşit nehri üzerinde kurulu olan Kürtün Hidroelektrik santrali enerji amaçlı olarak hizmet vermesi yanında baraj gölü üzerinde balık üretimine ve su sporları yapılmasına imkân sunmaktadır. Güneşte aniden gelişen çok şiddetli patlamalar dünyaya ulaştıklarında elektrik ve iletişim hatlarını kesilebilmekte, radyo haberleşmesinde bozulmalara ve radyasyona sebep olmaktadır. Gümüşhane kurşun, çinko, bakır, altın ve gümüş gibi değerli metaller açısından oldukça yüksek bir potansiyele sahiptir. Bu tür maden yataklarının belirlenmesinde Jeofizik yöntemlerden bir tanesi olan Manyetik yöntem oldukça başarılı bir şekilde kullanılmaktadır. Bu yöntemde arazide ölçü alınırken yer manyetik alanının sürekli kaydedilmesine hizmet edecektir.

  • MakaleAçık Erişim2024
    Sarıçiçek ve Sarıhan plütonlarının petrofiziksel karakterleri: Yerinde jeofiziksel ölçümlerle manyetik suseptibilite ve radyojenik ısı üretimi ilişkisinin irdelenmesi

    Çınar, Hakan; Altundas, Suna

    Granit kökenli farklı litolojik birimler içeren Eosen yaşlı Sarıçiçek (Gümüşhane) ve Sarıhan (Bayburt) Plütonları üzerinde 532 noktada yerinde radyoaktivite ve manyetik suseptibilite ölçümleri yapılmıştır. Her iki plüton ve çevresindeki kayaçlardan numuneler alınarak laboratuvar ortamında bu kayaçların yoğunlukları belirlenmiştir. Yapılan çalışmada hem granitik kayaçların ısı üretimine olan katkıları ile ısı değerine bağlı kabuk sınıflaması hem de kayaçların radyojenik ısı üretimi ve manyetik suseptibiliteleri arasında bir ilişkinin olup olmadığı araştırılmıştır. Radyojenik ısı üretim değerine göre yapılan kabuk sınıflamasında; üst-alt kıtasal kabuk kökenli kayaçlardan oluşan Eosen yaşlı Sarıhan Plütonunun ortalama radyojenik ısı değeri (2.03 µW/m3), üst-orta kıtasal kabuk kökenli kayaçlardan oluşan Eosen yaşlı Sarıçiçek Plütonunun değerinden (1.9 µW/m3) yüksektir. Plüton, Melanj kuşağı ve Hozbirikyayla formasyonları için ortalama suseptibilite değerleri sırasıyla 1.08×10-3 SI, 0.132×10-3 SI ve 0.059×10-3 SI olarak hesaplanmıştır. Ortalama suseptibilite değerleri Sarıçiçek Plütonu için 1.518×10-3 SI ve Alibaba formasyonu için 2.5012×10-3 SI olarak belirlenmiştir. Çalışma alanındaki radyoaktif ölçümlere göre Sarıçiçek Plütonunda radyojenik ısı üretimine en büyük katkı potasyumdan (K) gelirken, Sarıhan Plütonunda ise en büyük katkıyı toryum (Th) radyonüklidi sağlamıştır. Sarıçiçek ve Sarıhan Plütonunları ve çevre formasyonların radyojenik ısı üretim değerleri ile manyetik suseptibilite değerleri arasında genel olarak bir uyum söz konusu iken, kayaçların içerdiği mineral ve element içeriklerine bağlı olarak uyumsuzluklar da gözlenmiştir. Uyumsuzluklar, magmatizma ve sonrasındaki süreçlerden dolayı radyonüklid miktarlarında ve mineral içeriklerinde meydana gelen düzensiz değişimlerle ilişkilendirilmiştir.

  • MakaleAçık Erişim2024
    Aktif ve pasif kaynaklı yüzey dalgası verileri kullanılarak yer etkisine dayalı mikrobölgelendirme: Gümüşhane örneği

    Beker, Yasemin; Sayil, Nilgun

    Gümüşhane ili, sismik aktivite açısından sakin bir bölge olmakla birlikte Kuzey Anadolu Fay Zonu’na (KAFZ) yakın olması sebebiyle deprem tehlikesi altındadır. Dolayısıyla, hızlı ve yoğun bir yapılaşma süreci içerisinde olan Gümüşhane ili merkez ilçesinde, yerel zemin etkilerinin ortaya çıkarılması büyük önem taşımaktadır. Bu amaçla, Yatay/Düşey Spektral Oran (HVSR) ve Çok Kanallı Yüzey Dalgası Analizi (MASW) uygulanarak yer etkilerinin tespitinde önemli parametreler olan baskın frekans/periyot, büyütme potansiyelini tanımlayan HVSR ve ilk 30 metreye ait ortalama S-dalgası hızı (VS30) hesaplanmıştır. Tek istasyonda toplanan mikrotremor verilerinden inceleme alanı için belirlenen baskın frekanslar 1.21-13.40 Hz, baskın periyotlar 0.07-0.82 sn, büyütme potansiyel değerleri 1.12-9.76 ve VS30 değerleri ise 300.2-677.2 m/sn arasında değişmektedir. Ayrıca hesaplanan VS30 değerleri kullanılarak inceleme alanı için TBDY (2018), NEHRP (2020) ve Eurocode-8 (2004)’e göre zemin sınıfları tanımlanmıştır. HVSR ve MASW yöntemlerinden elde edilen ölçüm parametreleri kullanılarak çalışma alanına ait baskın frekans, baskın periyot, büyütme potansiyel riski ve VS30 değerlerine ait mikrobölgelendirme haritaları oluşturulmuştur. Bu haritalara göre Gümüşhane ili merkez ilçesinde yüksek baskın frekans ve düşük baskın periyot bölgelerinin düşük büyütme potansiyeline ve yüksek VS30 değerlerine sahip olduğu görülmüştür. Bu çalışma ile Gümüşhane ili merkez ilçesi için farklı jeofizik yöntemlerden elde edilen zemin parametrelerinin birbirleriyle ve bölgenin jeolojik yapısıyla iyi bir uyum gösterdiği sonucuna varılmıştır.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
  • Derleme MakaleAçık Erişim2024
    A review on effects of diethyl ether on cyclic variations in diesel engines

    Sezer, İsmet

    Diethyl ether (DEE) can be used in diesel engines as a fuel or fuel additive. The review study was compiled from the findings of several studies in this area. The diverse techniques are employed to mitigate the detrimental pollutants emitted by diesel engines. The first approach to reducing emissions involves altering the fuel system and engine design to improve combustion, but this is an expensive and time–consuming process. The utilization of various exhaust gas devices, such as a particle filter and catalytic converter, is necessary for the second way. However, the engine performance could be negatively impacted by these tools. Additionally, these exhaust devices increases the vehicle and maintain costs. The use of different alternative fuels or fuel additives is the third way that reduces emissions while improving engine performance. The particulate matter (PM), smoke, and nitrogen oxides (NOx) are the main environmental pollutants released by diesel engines into the atmosphere. The decreasing PM and NOx emissions at the same time is practically very difficult. The majority of researches indicate that using alternative fuels, such as natural gas, biogas, and biodiesel, or blending additives with conventional or alternative fuels, is the best way to reduce emissions. However, the characteristics of the fuel have a significant influence on cycle variations, which have a significant impact on engine performance, fuel economy, and emissions. Therefore, it is very important that the results of studies on the impact of DEE on cyclic variation are evaluated together to practice applications and to guide future studies. As a result, the primary focus of this study is on the usage of DEE as a fuel or fuel additive with different diesel engine fuels. The aim of this review is to investigate, using the available knowledge in literature, how DEE affects cyclic variations.

    • SDG 7 · Erişilebilir ve Temiz Enerji
    • SDG 13 · İklim Eylemi
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Örgütsel Güvenin İnovatif İş Davranışı ve Dile Getirme Davranışı ile İlişkisinde Kariyer Tatmininin Aracı Rolü

    Sökmen, Alev; Sökmen, Alptekin; Benk, Osman

    Örgütsel güven, inovatif iş davranışı, kariyer tatmini ve dile getirme davranışı arasındaki ilişkilerin incelenmesi, ayrıca kariyer tatmininin örgütsel güven ile inovatif iş davranışı ve örgütsel güven ile dile getirme davranışı arasında aracılık rolünün olup olmadığının tespiti, bu çalışmanın ana amacıdır. Araştırmaya 2023 Eylül-Ekim aylarında Ankara’da faaliyet gösteren bir hastane işletmesinden 298 personel katılmıştır. Araştırmada katılımcıların; örgütsel güvene ilişkin algılarını ölçmek için Schoorman, Mayer ve Davis (2007) tarafından geliştirilen 7 maddelik Örgütsel Güven Ölçeği; kariyer tatmini algısı için Greenhaus, Parasuraman ve Wormley (1990) tarafından geliştirilen beş maddelik Kariyer Tatmini Ölçeği; inovatif iş davranışı için, Janssen (2000) tarafından geliştirilen 9 maddelik İnovatif İş Davranışı Ölçeği ve dile getirme davranışı için ise Van Dyne ve LePine (1998) tarafından gelişirilen 6 maddelik Dile Getirme Davranışı Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma kapsamında çevrimiçi ve yüz yüze ilgili ölçeklerden hazırlanan ifadelerle anket çalışması yapılmıştır. Verilerin analizi için SPSS26 lisanslı programı ile sırasıyla korelasyon ve regresyon analizi uygulanmıştır. Yapılan analizlere göre tüm değişkenler arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. Ayrıca regresyon analizleri ile kariyer tatmininin örgütsel güven ile inovatif iş davranışı arasında kısmi aracılık etkisinin olduğu ve gene kariyer tatmininin örgütsel güven ile dile getirme davranışı arasında da kısmi aracı etkiye sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Başka bir ifade ile kariyer tatminindeki artış örgütsel güvenin inovatif iş davranışı üzerindeki etkisini etkilemektedir. Ayrıca kariyer tatminindeki artış örgütsel güvenin dile getirme davranışı üzerindeki etkisini kısmen azaltarak devam ettirmektedir.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfOpenAlex1TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Turkey's Agricultural Sector: Past, Present and Future of Agriculture

    Merddan, Kurtuluş

    Turkey has been an important agricultural country both historically and in the present day. Turkey, which has a 0.8% share of the world's agricultural lands, produces more than 1.29% of the global production, and it both affects and is affected by the changing technology. Considering the twenty years of change and potential of Turkish agriculture, being a follower of technological trends was able to Turkish agriculture even stronger. Turkey is among the actors that will affect the global agriculture sector with its annual production capacity of approximately 50 billion dollars, and there is a possibility of increasing this production capacity to 100 billion dollars in the coming years. The past, present and future of the Turkish agricultural sector are discussed in this study. In this context, the evaluation of Turkish agriculture from past to present has been made and then the future of agriculture has been analyzed. To accomplish this, we utilized TÜİK data from 2000 to 2022, applying both the ARIMA model from time series analysis and the Double Exponential Smoothing Method. Within the scope of the findings, it is expected that the agricultural production value will be 42,255,769,000 $, the number of employed people is 4,829, the share of agricultural exports in total exports will be 3.06% , the share of agricultural imports in total imports will be 6.32% and the share of agriculture in GDP will be forecasted 5.04% in 2030.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfOpenAlex12TR Dizin8
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2024
    Do we burnout by being overcommitted testing an extended effort-reward imbalance model

    Demirbağ, Orkun; Ors, Serife

    Based on the transactional stress approach, which predicts that employees' negative stress experiences will occur within the framework of their cognitive evaluations of stressors and in a dynamic process, this study evaluates the effects of role stressors on emotional exhaustion within the framework of an extended effort-reward imbalance model. Within the scope of the study, 705 participants consisting of academic staff, physicians and nurses across Turkey were included in the sample. The study aimed to reveal the moderating effects of overcommitment on the indirect effect of role stressors on emotional exhaustion through effort-reward imbalance. The findings obtained through multiple linear regression analysis show that overcommitment moderates the indirect effect of role stressors on emotional exhaustion through effort-reward imbalance, but contrary to expectations, the indirect effect is weaker at higher levels of overcommitment and stronger at lower levels. It was found that overcommitment acts as a buffer in the relationship between effort-reward imbalance and emotional exhaustion.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2024
    Assesment in the context of climate migration: hurricane katrina

    Ugur, Omer; Aksoy, Metin; Efşan, Nur Çelik

    Environmental problems, which have increased since the 1960s due to the impact of the Industrial Revolution, invite anthropogenic global warming. Dehydration, drought, deforestation, rising ocean and sea water levels due to the melting of glaciers, increased evaporation due to warming, and severe hurricanes resulting from the temperature- pressure difference resulting from the circulation of evaporated water masses in the atmosphere are among the disasters caused by global warming. While the devastations experienced after disasters resulting from global warming reach a level that a single country cannot combat, it creates a need for international cooperation. Thousand of people are displaced in the crisis environment that occurs after disasters, and this displacement brings environmental security threats. In the devastation caused by Hurricane Katrina in the USA in 2005, which is the subject of the study, the impact area of the disaster was wide as a result of the Bush Government and FEMA’s failure to make pre-disaster preparations at an optimal level and the dams and breakwaters built during the preliminary preparation process for the possible disaster failed. It has been revealed through information obtained from the US press that the disaster was described as man-made. Qualitative research techniques were used in the study and a literature review was conducted.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Toplu Beslenme Yerlerinde Optimal Menü Planlaması: Matematiksel Model Yaklaşımı

    Şimşek, Ahmet Bahadır; Altın, Gökhan

    Bu çalışma, toplu beslenme ortamlarında (örneğin, eğitim kurumları ve sağlık tesisleri) menü planlamasını iyileştirmeyi amaçlayan bir matematiksel model geliştirmeyi hedeflemektedir. Çalışma, bir yükseköğretim kurumunun öğrencileri ve personeli için öğle yemeği menülerini ele almaktadır. Geliştirilen model, maliyet odaklı, beğeni odaklı veya bu iki faktörü dengeleyen politikalara uygun menüler oluşturabilme yeteneği sunar. Ayrıca, menü çeşitliliğini artırmak ve mevsimsel kısıtlamaları dikkate almak için hafıza özelliklerini içerir. Bu çalışmanın katkıları, çok sayıda kuruma uyarlanabilen bir model sunma, menü planlama literatürüne yeni kısıtlar ekleyerek teorik bilgiyi pratik uygulamaya dönüştürme, maliyet ve lezzet odaklı politikaları bir araya getirebilen bir matematiksel model sunma, ve öznel değerlendirmenin objektif bir şekilde yapılabileceği bir araç sunma yönündedir. Bu çalışma toplu beslenme alanında karar vericilere yardımcı olacak bir menü planlama modeli sunarak daha sağlıklı ve dengeli beslenmeyi teşvik etmeyi ve toplum sağlığını iyileştirmeyi amaçlamaktadır.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    The effects of agricultural subsidies and agricultural employment on economic growth: a time series analysis

    Merddan, Kurtuluş

    The purpose of this study is to examine the effects of agricultural subsidies and agricultural employment on economic growth in Türkiye by utilizing annual data for the period 2000-2022. Benefiting from empirical analysis, the variables in the study were primarily tested with the unit root test. The differences of the variables for which unit roots were determined were purified from unit roots as the Augmented Dickey-Fuller (ADF) test suggests. Appropriate lag test was applied to the series and then the causality relationship between economic growth, agricultural employment rate and agricultural support amount was analyzed according to the results of cointegration, error-corrected VAR estimation, and Granger causality test. Based on the results of the analysis, agricultural subsidies do not have a significant effect on economic growth or economic growth on agricultural subsidies, whereas agricultural employment has a bidirectional and positive effect on economic growth. Causality findings indicate no causality between agricultural subsidies and economic growth. A bidirectional and positive economic growth as a result of agricultural employment was determined, and the existence of a causality relationship between the two variables has been demonstrated. In conclusion, it has been found that agricultural subsidies provided for economic growth in Türkiye have not yielded effective results, whereas agricultural employment provided positive reflections. Therefore, taking measures for a controlled transition from the agricultural sector to non-agricultural sectors over time, thus increasing the quality and adaptability of the workforce in the sector, and recording employment through incentives will make a great contribution to the solution of the problem.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2024
    Türkçe Öğretmen Adaylarının Yapay Zekâ Okuryazarlıklarının Farklı Değişkenlere Göre İncelenmesi

    Banaz, Emrullah; Demirel, Osman

    Çağımızda eğitim alanına büyük bir kolaylık sağlayan yapay zekâ, farkındalık ve okuryazarlık açısından önem arz etmektedir. Ele alınan bu çalışma Türkçe öğretmen adaylarının yapay zekâ okuryazarlık düzeylerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Bu amaç doğrultusunda öğretmen adaylarının okuryazarlık düzeyleri, cinsiyetleri, günlük internet kullanma durumları, yapay zekâya yönelik haberleri takip etmeleri açısından incelemeler yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini Bayburt Üniversitesi’nde öğrenim görmekte olan 215 Türkçe öğretmen adayı oluşturmaktadır. Nicel araştırma yöntemlerinden tarama modelinin tercih edildiği araştırmada veriler, Yapay Zekâ Okuryazarlık Ölçeği ile toplanmıştır. Google Forms’lardan elde edilen veriler SPSS paket programı ile analiz edilmiş olup analiz sonucunda öğretmen adaylarının yapay zekâ okuryazarlıklarının yüksek düzeye yakın olduğu, öğretmen adaylarının cinsiyetlerinin yapay zekâ okuryazarlık düzeylerini etkileyen bir değişken olduğu başka bir deyişle araştırmaya dâhil olan öğretmen adaylarının yapay zekâ okuryazarlık düzeyleri cinsiyete göre farklılık gösterdiği, sınıf düzeylerinin yapay zekâ okuryazarlık açısından anlamlı bir farklılık oluşturduğu, öğretmen adaylarının internet kullanma süreleri ile yapay zekâ okuryazarlıklarının benzer olduğu ve konuyla ilgili haber takip etmelerinin yapay zekâ okuryazarlık düzeylerini etkileyen bir değişken olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex62TR Dizin34
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2024
    COVID-19 Fear Levels and Health Behaviors of Nursing Students During the Pandemic Process: A Comparative Study Conducted in Turkey

    Ulutaşdemir, Nilgün; Değer, Vasfiye Bayram; Yiğitalp, Gülhan

    The purpose of the present study was to determine the COVID-19 fear levels and health behaviors of nursing students studying in two regions of Turkey during the pandemic process and to develop solutions in this regard. The population of this cross-sectional and descriptive study consisted of nursing students studying at state universities in Diyarbakır, Mardin, Trabzon, and Gümüşhane between January 2021 and May 2021. The minimum number of students from each class was 75 students, and all of the 1200 students who agreed to participate in the study from the universities in these 4 cities based on Mardin were included in the study. The questions on the data of the study and the “Coronavirus (COVID-19) Fear Scale” and the “Healthy Lifestyle Behaviors Scale II” were administered under direct supervision for approximately 20 minutes. Frequencies, mean values, standard deviations, t-test, Mann Whitney U-test, ANOVA, Kruskal Wallis, and correlation tests were used in the analysis of the study data. The mean score on the Fear of Coronavirus Scale of nursing students who did not apply to any health institution in the last 1-2 months, who had any psychological disease, and who thought that they did not do regular diet and regular exercise was found to be high. The mean Healthy Lifestyle Behaviors Scale II scores of nursing students who did not have any psychological diseases, who thought that they had a regular diet and regular exercise, and who did not have sleep problems were found to be high. In the study, COVID-19 fears and healthy lifestyle behaviors of nursing students during the pandemic process were determined at high levels. The nursing students with the greatest fear of COVID-19 were in Diyarbakır, and the nursing students with the highest healthy lifestyle behaviors were in Trabzon.