Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Baltaci, Cemalettin(26)
- Uzun, Sevda(24)
- Kulakaç, Nurşen(23)
- Yildiz, Salih(23)
- Ayaydin, Hasan(22)
- Doğan, Kadir Caner(19)
- Kenek, Gökhan(19)
- Tosunoğlu, Büşra(19)
- Yilmaz, Ozgur(19)
- Akyürek, Suat(18)
- Bostan, Sedat(18)
- Can, İbrahim(18)
- Doğru, Bülent(18)
- Peker, İskender(18)
- Çalışır, Gülsüm(18)
- Avcı, İbrahim(17)
- Hayaloğlu, Pınar(17)
- Keyifli, Nazlı(17)
- Ulutaşdemir, Nilgün(17)
- Yildiz, Emel(17)
- Akyol, Hikmet(16)
- Türkkan, Tuğba(16)
- Yeşilçayır, Celal(16)
- Cengiz, Ekrem(15)
- Pala, Fahrettin(15)
- Akyüz, Ahmet Mutlu(14)
- Bayrakdaroğlu, Serdar(14)
- Demirağ, Hatice(14)
- Demirbağ, Orkun(14)
- Evren, Savaş(14)
- Kahraman, Yakup(14)
- Yesilelebi, Gl(14)
- Yıldız, Barış(14)
- Ödemiş, Murat(14)
- Damlıbağ, Fatih(13)
- Hakkıoğlu, Mümin(13)
- Saylan, Kemal(13)
- Taşdelen, Birgül(13)
- Zeybek, Halil İbrahim(13)
- Çam, Alper Veli(13)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2024The Effect of Transformational Leadership on Organizational Culture
Özcan, Koç
In this study, it is aimed to examine the effect of transformative leadership on organizational culture. For this purpose, an application was carried out in health institutions within the borders of Gumushane province. In research, Avolio & Bass (2004) and Podsakoff et al. (1996) developed leadership scale and the organizational culture scale developed by Denison (1990) and adapted into Turkish by Yahyagil (2004) were used. The research was carried out on 451 participants. Participants consist of physicians, nurses, midwives and other health professionals. Participants were asked to evaluate the transformative leadership characteristics of their managers and to express their views on the culture of the health institution they work for. At the end of the research, it was found that transformational leadership has a significant effect on organizational culture. In other words, it has been determined that transformative leadership is a strong predictor of organizational culture.
AtıfOpenAlex2TR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2024Hemşirelik Öğrencilerinin E-Öğrenmeye Yönelik Tutumları, Hazır Bulunuşluk, Beklenti ve Memnuniyet Düzeylerinin Belirlenmesi
Sahin, Ceyda Uzun; Aydin, Merve; Kulakaç, Nurşen
Bu araştırma, hemşirelik öğrencilerinin e-öğrenmeye yönelik tutumları, hazır bulunuşluk, beklenti ve memnuniyet düzeylerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Kesitsel ve ilişki arayıcı tipte olan çalışma hemşirelik bölümünde okuyan 467 öğrencinin katılımı ile gerçekleştirildi. Veriler, öğrenci bilgi formu, e-öğrenmeye yönelik tutum ölçeği ve e-öğrenme sürecine ilişkin hazır bulunuşluk ve beklenti düzeyi ölçeği ile toplandı. Bilgisayarı ve internet erişimi olan öğrencilerin E-öğrenme sürecine ilişkin hazır bulunuşluk ve beklenti düzeyi ölçeği puanlarının istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde yüksek olduğu saptandı. E-öğrenmeye yönelik tutum ölçeği ile E-Öğrenme Sürecine İlişkin Hazır bulunuşluk ve Beklenti Düzeyi Ölçeği, bilgisayar ve iletişim teknolojileri kullanma konusundaki yeterlilik düzeyi ve yaşları arasında zayıf düzeyde; E-öğrenme sürecinden memnuniyet düzeyleri arasında ise orta düzeyde pozitif yönde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Çalışma sonucunda, hemşirelik öğrencilerinin e-öğrenmeye yönelik tutumları kısmen olumlu, hazır bulunuşluk ve beklenti düzeyleri orta seviyede bulundu. Öğrencilerin e-öğrenme sürecinden memnuniyet durumları ise orta düzeyin üzerinde olduğu belirlendi.
- MakaleAçık Erişim2024مدينة دمشق في روايات خيري الذهبي
الأحمد, محمد
توقف هذا البحث عند مدينة دمشق في روايات خيري الذهبي، ورصد فيها بناء المكان الدمشقي، ولا سيما أحياء دمشق وما تضمنته من شوارع ودكاكين ومساجد وأماكن عامّة، والبيت الدمشقي الذي وصفه الروائي بنمطيه القديم والحديث. وتتبع البحث أسماء المجتمع الدمشقي الروائي، ورصد البحث أهم الأزياء والملابس لدى هذا المجتمع، ومعتقداته، وأطعمته وأشربته، والأمثال التي دارت على ألسنة أفراده، والعادات والتقاليد التي برزت لدى أفراده. وتم الوصول إلى عدة نتائج، أهما: أن مدينة دمشق شكّلت المركز الذي دارت حوله مجمل الأحداث التي تضمنتها روايات الذهبي، وبدا الروائي حريصًا على تقديم مدينة دمشق على نحو يكاد يطابق الواقع، وبدا أنّه يريد أن يحفظ هذه المدينة روائيًّا كي يتسنى للقارئ المعاصر معرفتها، وكي يتمكّن القارئ المستقبلي من تكوين صورة واقعية عن هذه المدينة خلال مئة عام تمتد من أوائل القرن العشرين حتى أوائل القرن الحادي والعشرين.
- MakaleAçık Erişim2024Evaluatıon of provınces ın türkiye wıth health ındıcators by densıty-based spatıal clusterıng analysıs
Şimşek, Ahmet Bahadır
This study aims to evaluate the health resource distribution of provinces in Turkey using DBSCAN cluster analysis method. The optimum values of DBSCAN parameters (epsilon and minPts) were tested by simulation and the clustering silhouette value was taken as the basis for selecting the appropriate parameter set. The results of the descriptive statistical analysis of the dataset show a high coefficient of variation, indicating inequalities in the distribution of health resources. By dividing provinces into two clusters, the study reveals the similarity of local dynamics in the inequality of resource distribution. The findings provide important insights for relevant stakeholders to address the disparities between provinces in Turkey. The fact that the study adopts a method other than the hierarchical and k-means clustering methods dominant in the literature and that the codes of the algorithm are shared in Python language broadens the horizons of the relevant researchers and increases the transparency and reproducibility of the study.
AtıfOpenAlex4TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2024Tarhana Hamurundan Farklı Formülasyonlarda Hazırlanan Ekmeklerin Duyusal Analizi ve Satın Alma Niyetinin Belirlenmesi
Akcan, Tolga; Gün, Aleyna
Bu çalışmada, standart ekmek reçetesine uygun olarak hazırlanan bir adet kontrol grubu ekmek (KGE) ile fermente edilmiş yaş tarhana hamurundan üç farklı ekmek üretimi gerçekleştirildi. Ekmeklerin reçeteleri, tarhana yapımı sıra- sında kullanılan un miktarı ve türünde değişiklik yapılarak hazırlandı. Tarhana ekmeklerinden ikisi farklı miktarlarda buğday unu kullanılarak hazırlanırken diğer örnek glütensiz un kullanılarak hazırlandı (TE1: 350 g buğday unu, TE2: 500 g buğday unu, TE3: 350 g glütensiz un). Ekmeklerin duyusal özelliklerinin belir- lenmesi amacıyla 71 katılımcı tarafından duyusal analiz testi yapıldı ve ardından katılımcılardan satın alma niyetini belirleme formunun doldurulması istendi. Elde edilen veriler istatistiki açıdan değerlendirildi. Ekmeklerin duyusal analiz sonuçlarına göre; KGE en yüksek duyusal özelliklere sahip ekmek olurken en düşük duyusal değerleri TE3 örneği gösterdi. Tarhana ekmekleri arasında en yüksek duyusal özelliği TE1 örneği gösterirken onu sırasıyla TE2 ve TE3 örneği izledi. Genel kabul edilebilirlik değerlerinde TE3 örneğinin ortalamanın altında puan alması duyusal özelliklerinin geliştirilmesi gerektiği sonucunu ortaya koydu. Tüketici satın alma niyeti formunun sonuçların da ise; KGE ve TE1 örneklerini satın alma niyeti yüksek bulunurken TE2 ve TE3 örnekleri ortalamanın altında sonuçlar vererek satın alma niyeti düşük bulundu. Tüm sonuçlar ışığında TE2 ve TE3 ekmeğinin bazı duyusal özelliklerinde iyileş- tirmeler yapılması gerektiğine karar verildi.
AtıfOpenAlex2TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2024Some Applications on Spherical Indicatrices of the Helix Curve
Şenyurt, Süleyman; Mazlum, Sümeyye Gür
In this study, the Frenet elements of the curves that are drawn on the unit sphere by the unit vectors obtained from linear combinations of Frenet vectors of the helix curve are calculated. Moreover, Sabban frames of these curves are created and Smarandache curves are defined. Finally, the geodesic curvatures of each Smarandache curve are calculated.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleYalnız künye2024Türkiye'de Fındık İhracat Talebine Etki Eden Faktörlerin ARIMA Modeli ile Tahmin Edilmesi
Merddan, Kurtuluş
Bu çalışma ile dünya fındık ithalatı, ihracatı, birim fiyatı ve Türkiye fındık ihracat birim fiyatlarının 2001 -2021 yılları arasında Türkiye fındık ihracat talebine etkisi ve Türkiye fındık ihracatının geleceği noktasında öngörülerde bulunmak amaçlanmaktadır. Çalışmada gelecekteki eğilimleri tahmin etmek için zaman serisi verilerini kullanan Regresyon ve ARIMA modeline başvurulmuştur. Çalışmada elde edilen bulgular kapsamında dünya fındık ithalat miktarı, dünya fındık ihracat birim fiyatı, Türkiye fındık ihracat birim fiyatlarının Türkiye fındık ihracatı belirleyicileri olmadığı; dünya fındık ihracat miktarının Türkiye fındık ihracat miktarı üzerinde pozitif yönlü bir etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Çalışmanın sonunda ARIMA modeli kapsamında 2022-2026 yılları arası fındık ihracat miktarının artacağı öngörülmektedir. Türkiye'nin fındık üretim ve ihracatında liderliğini sürdürebilmesi; fiyat dalgalanmalarının ve yanlış fiyat beklentilerinin yol açabileceği spekülasyonların önüne geçmesi, Türkiye’nin yeni pazar arayışına girmesi, üretimde çeşitlilik sağlaması, üründe kaliteyi artırması, iç tüketimi de artırma yönünde Ar-Ge çalışmaları gerçekleştirmesi, fındıkta markalaşmaya çalışması ve lisanslı depoculuk sistemini de etkin bir şekilde işletmesi ile mümkündür.
AtıfOpenAlex1TR Dizin4
İncele - MakaleAçık Erişim2024Genç atletlerde bağ dokusu ve kas yaralanma riski ile ilgili MCT1 (SLC16A1) geni a/t polimorfizmi ve GDF5 geni t/c polimorfizmine ait genetik profilin belirlenmesi
Münıroglu, Recep Sürhat; Bektaş, Merve
Bu araştırmada, genç atletlerde kas yaralanması ile ilgili MCT1 (SLC16A1) geni A/T polimorfizmi ve bağ doku hasarı ile ilgili GDF5 T/C polimorfizmi çalışılarak bağ doku ve kas yaralanması ile ilgili sporcu grubunda kontrol grubuna göre alel dağılımında bir farklılık bulunup bulunmadığı araştırılmıştır. Deney ve kontrol grubuna ait alel dağılımlarının dengede olup olmadığı Hardy-Weinberg eşitliği kullanılarak test edilmiştir. Gruplar arasındaki farklılık Chi square Testi ile analiz edilmiştir. Güven aralığı %95 olarak belirlenmiştir (p<0,05). Araştırmanın sonucunda SLC16A1 geni A/T polimorfizmi (rs1049434) açısından kontrol grubu ve sporcular arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. GDF5 geni T/C polimorfizmi (rs143383) açısından sporcular ile kontrol grubu arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Sporculardaki CC ve TC genotipi kontrol grubunda bulunan bireylerdeki TT genotipinden daha sık görülmüştür. Bu durum sporcuların lehinedir. Araştırma kapsamında çalışılan SLC16A1 ve GDF5 gen polimorfizmleri elit sporcu gruplarında çalışılarak belirlenen genotipler sonucunda antrenörler ve kulüp spor hekimleri bilgilendirilip yaralanmanın engellenmesine yönelik antrenmanlar planlanılması ve olası yaralanma durumunda müdahale için stratejiler geliştirilebilir.
AtıfOpenAlex2
İncele - MakaleAçık Erişim2024Amatör futbolcularda özgüven düzeyinin psikolojik kırılganlığa etkisi
Bostancı, Özgür; Yılmaz, Coşkun
Bu çalışmanın amacı amatör futbolcuların oynadığı pozisyonlara göre özgüven düzeyi ve psikolojik kırılganlığının değerlendirilmesiydi. Çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanıldı. Veri toplama aracı olarak Sinclair ve Wallston (1999) tarafından geliştirilen 6 maddeden oluşan psikolojik kırılganlık ölçeği ve Akın (2011) tarafında geliştirilen 33 maddeden oluşan özgüven ölçekleri uygulandı. Çalışmada verilerin analizi SPSS 21.0 istatistik paket programında hesaplandı. İkili grupların analizinde T testi, ikiden fazla gruplar da ise One-way ANOVA testi uygulandı. Ölçekler arasındaki ilişkiyi tahmin etmek için regresyon analizi yapıldı. Elde edilen bulgular incelendiğinde, futbolcunun oynadığı pozisyonlara göre psikolojik kırılganlık düzeylerine etkisi görülmezken, iç özgüven (p=0,064), dış özgüven düzeylerine (p=0,002) ve özgüven toplam puanlarına (p=0,019) etkisinin olduğu görüldü. Psikolojik kırılganlıkta alınan puanların özgüven ölçeğine göre oluşturulan regresyon modelinde kaleci (F(2-29)=3,60, R2=.199, p=.040) ve forvet (F(2-22)=6,674, R2=.378, p=.005) oyuncularında anlamlı, diğer mevkilerde ise anlamlı olmadığı tespit edildi. Sonuç olarak, amatör futbolcularda mevkiinin psikolojik kırılganlık düzeylerini etkilemediği, özgüven düzeylerini etkilediği bulundu. Psikolojik kırılganlığın kaleci ve forvetlerin özgüven düzeylerini etkilediği görülürken, diğer mevkileri etkilemediği görüldü.
AtıfOpenAlex2
İncele - MakaleAçık Erişim2024Gastronomic image of Turkish baklava: analyzing user reviews on TripAdvisor
Ödemiş, Murat
This study aims to determine the gastronomic image of Turkish baklava based on user reviews on the TripAdvisor review website. In this context, the adequacy and quality of the products and services offered by the restaurants producing and selling baklava in Türkiye, as well as the salient positive and negative aspects, were evaluated using the content analysis method. The data are based on the reviews made by users on the TripAdvisor user review website about restaurants in 2022 and 2023. The results of the research are presented by visualizing them with the word cloud method. As a result of the research, it was found that domestic visitors rate Turkish baklava as excellent, delicious, and expensive. Foreign visitors mainly evaluated Turkish baklava as the best, most delicious, and most expensive compared to its counterparts. The study suggests that restaurants, especially those operating in Gaziantep, should increase their promotional activities for Turkish baklava at national and international levels show more sensitivity to service quality, and production standards, and maintain the balance between price and quality.
AtıfOpenAlex4TR Dizin5
İncele - MakaleYalnız künye2024Impact of the COVID-19 pandemic period on internal audit practices: a qualitative research on universities
Yesilelebi, Gl; Türkoğlu, Sadık
During the pandemic period, changes were made in business mo- dels both in the public and private sectors. The internal audit units of the universities, where different measures were taken in the educational ac- tivities and the functioning of the administrative units, were also affected by the process and different internal audit practices were carried out. In this study, it was aimed to investigate the effect of the pandemic on in- ternal auditing in universities. In the qualitative research method, in- depth interviews were conducted using a semi-structured interview form, and the data were subjected to content analysis with a phenomenology study. Participants were reached by snowball sampling and purposive sampling method and interviews were conducted with internal auditors from 11 different universities, face-to-face and in virtual environment. By categorizing the data, the data were analyzed, and the main themes and sub-themes were created. During the pandemic period, five main themes emerged in internal audit at universities: “communication”, “process management”, “technology use”, “bureaucratic situation” and “psycho-social situation”. As a result, it was concluded that information technologies started to be used intensively in the way of working during the pandemic period, but the remote audit mechanism should be used as a complement to traditional auditing, except in crisis periods.
- MakaleAçık Erişim2024Gastronomi Turizmi Gelişmişlik Düzeyi: Trabzon'a Yönelik Bir Araştırma
Ödemiş, Murat
Araştırmanın temel amacı, Trabzon’da yaşayan yerel halkın görüşlerine dayanılarak ilin gastronomi turizmi açısından gelişmişlik düzeyini ortaya koymaktır. Araştırmanın verileri anketle toplanmış olup, araştırmanın örneklem grubunu Trabzon yerel halkı oluşturmaktadır. Veri toplama sürecinde elde edilen verilerin geçerliliği ve güvenilirliği değerlendirildikten sonra, hipotezleri test etmek amacıyla mevcut veriler üzerinde ANOVA Testi, T-Testi, korelasyon ve regresyon analizleri gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, verilerin ortalamasının genel olarak üçe yakın olması nedeniyle, Trabzon’un gastronomi turizmi gelişmişlik düzeyinin katılımcılar tarafından vasat yani ortalama düzeyde değerlendirildiği tespit edilmiştir. Ayrıca araştırmada, test edilen bazı hipotezler de (H1a, H2a, H2c, H6a, H2f, H3b, H3e, H4b, H7, H8, H9 ve H10) kabul görmüştür. Sonuç olarak araştırmada, Trabzon’un gastronomi turizminde henüz tam olarak gelişim gösteremediği, ancak ilin gelişim potansiyelinin yüksek olduğu belirlenmiştir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2024Investigating the validity of the gibrat law at the provincial level in Türkiye: parametric and semiparametric panel data models
Zuhal, Mustafa; Kızılarslan, Şaban
The growth of cities is closely linked to the overall economic growth of nations. Especially in urban planning, predicting and modelling the growth trajectory of cities is crucial for ensuring sustainable economic growth. The growth of cities brings with it many social and economic gains, but it also increases many economic and social demands. The growth of cities is analysed based on geographical foundations, the assumption of increasing returns, and the random growth approach. The growth of cities is usually discussed in terms of three different models. The random growth approach is called Gibrat's law, and this approach allows cities to be analysed empirically. Gibrat’s law is analysed comparatively with parametric analyses as well as nonparametric and semiparametric models. This study aims to examine the validity of Gibrat's law at the provincial level in Türkiye using parametric and semiparametric panel data models. The study utilizes annual data from 2007 to 2019 at the provincial level. The analysis reveals that parametric models provide weak evidence for the validity of Gibrat's law, while semiparametric models provide stronger evidence.
- MakaleYalnız künye2024Türkiye’de coğrafi bilgi sistemi tabanlı yatırım teşvik politikalarının oluşturulması
Çam, Alper Veli; Taşdemir, Seda Sağlamyürek
Bu çalışmanın temel amacı, Türkiye’nin yürürlükteki yatırım teşvik politikaları değerlendirilerek, Coğrafi Bilgi Sistemleri tabanlı farklı yatırım teşvik haritaları oluşturmaktır. Çalışmanın diğer amacı ise yatırım teşvik politikalarının oluşturulmasında Coğrafi Bilgi Sistemlerinin kullanılabilirliğini ispatlamaktır. ArcGIS 10.7.kullanılan çalışmada, mekânsal oto korelasyon için Moran’s I yöntemi, mekânsal analizler için ise Coğrafi Ağırlıklı Regresyon analizi kullanılmıştır. Analizler sonucunda Coğrafi Ağırlıklı Regresyon yöntemine göre oluşturulan enerji, tarım ve ihracat teşvik bölgelerinin mevcut teşvik bölgelerinden farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Türkiye’de ulusal kalkınmanın yaşanması, verimliliğin arttırılması, rekabet üstünlüğünün sağlanması ve bölgelerarası gelir eşitsizliğinin giderilerek bölgesel kalkınmanın sürdürülebilmesi için yatırım teşvik sisteminin illerin coğrafi özelliklerine göre yeniden düzenlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Çalışmada yatırım teşvik bölgeleri farklı bir yöntemle (Coğrafi Bilgi Sistemleri) yeniden oluşturulmuştur. Çalışmanın, ulusal ve bölgesel kalkınma politikalarının yeniden oluşturulması ve farklı yöntemlerin kullanılabilirliğini ispatlama açısından literatüre önemli bir katkı sağlaması beklenmektedir.
- MakaleAçık Erişim2024Determination of total phenolic, flavonoid and monomeric anthocyanin contents and antioxidant properties of 15 different fruit vinegars produced by traditional method
Güzel, Melıh
In this study, vinegars were produced using traditional method from 15 different fruits (rosehip, pear, fig, wild pear, apple, plum, hawthorn (yellow and red), pomegranate, grape (cimin, cardinal), peach, cranberry, quince and medlar). It was aimed to determine the total phenolic, total flavonoid and total monomeric anthocyanin contents and antioxidant capacities of vinegars. As a result, it was concluded that the phenolic, flavonoid contents and the antioxidant capacity in all 3 methods (TEAC, FRAP and DPPH) of rosehip vinegar was significantly higher than other vinegars. In addition, wild pear and hawthorn vinegars were very rich in phenolic and flavonoid compounds and these vinegars had very high antioxidant capacity. The results of the study suggest that an alternative consumption method can be provided by producing vinegar, which is a healthy, aromatic and alternative product with high added value, from fruits such as rosehip, wild pear, hawthorn, cranberry, quince and medlar, whose usage and consumption are limited due to their natural structure.
AtıfOpenAlex2TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2024Beyin, Bilinç ve Nedensel Güçler
Üner, Aslı
Searle, güçlü yapay zekânın imkânına karşı tasarladığı Çince Odası Argümanı’nın birinci öncülünde ‘beynin bilince neden olduğunu’ iddia eder. Searle’e göre, beyin ve bilinç arasındaki nedensel ilişki ampirik bir gerçektir. Beynin bilinci nedensel olarak meydana getirebilmesi için bunu yapmaya yetecek asgari güce sahip olması gerekir. Bu öncüle dayanarak ulaştığı sonuç ise, yalnızca beyninkine eşit nedensel güce sahip sistemlerin bilinçli olabileceğidir. Diğer bir ifadeyle, herhangi yapay bir sistemin bilinçli olmasının gerekli koşulu, o sistemin bilinci oluşturabilmek için yeterli nedensel güce sahip olmasıdır. Bu doğanın nasıl işlediğiyle ilgili bir olgudur ve bilince sahip olabilecek herhangi bir sistemin en azından beyin kadar “eşik nedensel güçlere” sahip olması gerekir. Örneğin yapay kalpler kas dokusundan üretilmez. Yapay kalp hangi malzemeden yapılmış olursa olsun önemli olan kalbin kan pompalamak için sahip olduğu nedensel güçlerin en azından eşik değerinde nedensel güçlere sahip olmasıdır. Benzer şekilde nöronlardan farklı bir malzemeden yapılmış yapay beyin, eşik nedensel güçlere sahip olduğu takdirde, bilinci meydana getirebilir. Searle böylece beyinlerden daha az nedensel güce sahip yapay sistemlerin ya da insan dışı varlıkların bilinçli olma olasılığını tamamen dışlamış olur. O, bu iddiasını ayrıca panpisişizmin yanlışlığını göstermek amacıyla felsefi rakiplerine karşı da sıklıkla kullanır. David Chalmers'ın The Conscious Mind (1997) isimli kitabı için yazdığı inceleme yazısında Searle, beyinlerin termostatlardan çok daha büyük bir nedensel güce sahip olduğunu iddia ederek panpsişizmin yanlış olduğunu göstermeye çalışır. Bu makalede amacım Searle’ün nedensel güçlerle ilgili iddiasının dayandığı temel olan ‘beyin bilince neden olur’ öncülünün doğru olup olmadığını sorgulamaktır. Searle bu iddiasını desteklemek için herhangi gerekçe ileri sürmez. Ayrıca, bu iddiayı hangi nedensellik teorisine dayanarak öne sürdüğü hakkında da net bir bilgi vermez. Oysa iki olay arasında nedensel bir ilişki olduğunu iddia etmek, o ilişkinin nedensel olduğunu gösteren bir kanıt gerektirir. Bu amaç doğrultusunda ilk olarak onun nedensellik görüşünü ele alacağım. David Hume'un nedensellik anlayışı, nedensellik hakkındaki birçok çağdaş tartışmanın başlangıç noktası kabul edilir. Searle de Hume’un nedensellik anlayışına yönelttiği eleştiriler üzerinden kendi pozisyonunu netleştirmeye çalışır. Bunun için öncelikle Searle’ün nedensellik anlayışını Hume’a yönelttiği eleştiriler üzerinden analiz edeceğim ve onun iddiasının hangi nedensellik teorisiyle test edilebileceğine dair bir öneride bulunacağım. Searle’e göre, çevresel faktörlerin tümünün sabit kalması koşuluyla bir duruma uygulanan değişiklik diğer durum üzerinde de değişiklik meydana getiriyorsa bu, iki durum arasında nedensel ilişki olduğunun kanıtı olarak kabul edilebilir. Searle’ün nedensel ilişkileri test etmek için önerdiği bu deneysel yöntem James Woodward (2003) tarafından savunulan müdahaleci nedensellik teorisiyle uyuşmaktadır. Nedenlere uygulanan müdahalenin etkiler üzerinde bir değişime yol açması şeklinde ifade edilen müdahaleci nedensellik modeli son dönemde özellikle bilim insanlarının ve istatistikçilerin en çok başvurdukları nedensellik teorilerinin başında gelir. Müdahaleci nedensellik modelini detaylı olarak tanıttıktan sonra Searle’ün ‘beyin bilince neden olur’ iddiasını test etmek için bu teoriye başvuracağım. Son olarak ise, ulaştığım sonuçların nedensel güçlerle ilgili iddiası açısından ne ifade ettiğiyle ilgili bir değerlendirme yapacağım.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2024EEG Sinyallerinden Meta-Sezgisel Optimizasyon Algoritmalarına Dayalı Özellik Seçimi
Gedikli, Eyup; Yurdusever, Taner
Özellik seçimi makine öğrenmesi alanında, sınıflandırma işlemlerinin öncesinde bulunan önemli bir aşamadır. Ayırt edici özelliklerin iyi belirlendiği durumlarda, sınıflandırma başarı performası artar ve daha az özellik değerlendirildiği için hesaplama maliyeti azalır. Elektroensefalografi (EEG) yöntemi ile beynin spontan elektrik aktiviteleri ölçülmektedir. EEG sinyallerinin analiz edilmesiyle, duygu durumu, hastalık teşhisi, anomali tespiti yapılabilmektedir. Bu çalışmada, EEG sinyallerinden epilepsi teşhisi amacıyla, sınıflandırmada kullanılan özelliklerin seçilmesine çalışılmıştır. Kullanılan verisetinde, epileptik ve sağlıklı bireylerden oluşan 2 sınıf mevcuttur. Verisetinde, EEG sinyallerinin alt bileşenlerinden 667 özellik vardır. Sınıflandırma için bu 667 özelikten meta-segisel optimizasyon algoritmaları ile ayırt edici özellikler seçilmiştir. Sınıflandırma için k en yakın komşuluk algoritması kullanılmıştır. EEG sinyallerinin alt bileşenlerinin tamamı ile yapılan sınıflandırmada, %60,05 doğruluk başarısı elde edilmiştir. Gri Kurt Optimizasyonu, Balina Optimizasyonu ve Harris Şahinler Optimizasyonu metasezgisel algoritmaları ile özellik seçimi sonucunda, sınıflandırma başarısı %80,16 olarak elde edilmiştir. Bu sınıflandırma başarısı 5-10 özellik kullanılarak elde edilebilmektedir. Sonuç olarak meta-sezgisel optimizasyon algoritmaları ile daha az özellik seçilerek doğruluk oranı artmış ve hesaplama maliyeti azalmıştır.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2024İlişki kalitesi, inovatif iş davranışı ve örgütsel güven ilişkisinde kariyer tatmininin aracılık rolü
Sökmen, Alev; Sökmen, Alptekin; Kenek, Gökhan
İlişki kalitesinin, inovatif iş davranışı ve örgütsel güven ile ilişkisinde, kariyer tatmininin aracı rolünün tespiti bu çalışmanın temel amacıdır. Araştırmaya İstanbul’da hizmet sektöründe faaliyet gösteren bir bankanın genel merkezinde görev yapan 267 personel katılmıştır. Araştırma kapsamında, değişkenlere ilişkin ifadelerden oluşan ölçekler, ilgili banka çalışanlarına çevrimiçi ve yüz yüze uygulanarak veriler toplanmıştır. Yapılan analizlere göre tüm değişkenler arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. Ayrıca regresyon analizleri ile ilişki kalitesinin inovatif iş davranışı, örgütsel güven ve kariyer tatmini üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olduğu; kariyer tatmininin de örgütsel güven ve inovatif iş davranışı üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Elde edilen bulgular, kariyer tatmininin, ilişki kalitesi ile inovatif iş davranışı arasında ve ilişki kalitesi ile örgütsel güven arasında kısmi aracılık rolüne sahip olduğunu da göstermektedir.
AtıfTR Dizin3
İncele - MakaleAçık Erişim2024Örgütsel adaletin duygusal tükenmişlik üzerindeki etkisi: sağlık çalışanları örneği
Benk, Osman; Kenek, Gökhan
Pandemi ile birlikte sağlık çalışanlarının iş yükleri ve işle ilgili sorunları daha da belirgin hâle gelmiştir. Türkiye’deki sağlık çalışanlarının maddi ve manevi haklarını elde edememeleri ve karşılaştıkları fiziksel ve psikolojik şiddet olaylarının da etkisiyle sağlık sektöründeki adalet ve tükenmişlik konularına işaret edilmeye çalışılacaktır. Bu bağlamda araştırmanın amacı örgütsel adalet algısının duygusal tükenmişlik üzerindeki etkisini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda gerekli olan araştırma verileri Ankara ilinde bir araştırma hastanesinde görev yapmakta olan 141 sağlık memurundan anket yöntemi ile 2022 Kasım-Aralık tarihleri aralığında veriler elde edilmiştir. Çalışanların örgütsel adalet algısı üzerine değerlendirmede bulunabilmek adına literatürde oldukça fazla bir kullanıma sahip olan Niehoff ve Moorman (1993)’ın geliştirdiği dağıtımsal, etkileşimsel ve işlemsel adalet olmak üzere 3 boyuttan oluşan ve 20 madde içeren örgütsel adalet algısı ölçeğinin Yıldırım (2007) tarafından yapılan Türkçe uyarlaması kullanılmıştır. Çalışanların duygusal tükenmişlik algılarını değerlendirebilmek için Maslach ve Jackson (1981)’ın geliştirdiği 3 boyut ve 22 maddeli ve Maslach Tükenmişlik Envanteri olarak literatürde yer alan ölçekten duygusal tükenme boyutuna ilişkin Türkçe uyarlaması Ergin (1992) tarafından yapılan 9 madde kullanılmıştır. Araştırma sonucunda ulaşılan veri seti MPlus 7 programı ile doğrulayıcı faktör analizine tabi tutulmuştur. Bu analizler sonucunda ölçeklere ait uyum iyiliği değerlerinin sağlanmasıyla birlikte örgütsel adalet algısının duygusal tükenmişlik üzerindeki etkisi yapısal eşitlik modeli analizi ile teste tabi tutulmuştur. Ulaşılan sonuç ile örgütsel adaletin duygusal tükenmişliği anlamlı biçimde ve negatif yönde etkilediği tespit edilmiştir. Araştırma sonuçları ile sağlık sektöründe örgütsel adalet ve tükenmişlik arasındaki ilişki keşfinin yararlılığı tespit edilmiştir. Bu bağlamda, araştırma sektördeki çalışanları anlama ve sektörün öznel iyiliği açılarından önemlidir.
AtıfOpenAlex3TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2024Planlı Davranış Teorisi Kapsamında A/B Kişilik Tipine Göre Siber Güvenlik Farkındalığı: Üniversite Öğrencileri Üzerine Araştırma
Sımsek, Tugçe
Bireyler arasındaki farklı kişilik tipleri, siber güvenlik farkındalığının etkin bir şekilde geliştirilmesi açısından önemli bir role sahiptir; çünkü bu tipler, kullanıcıların güvenlik konularına yönelik tutumları ve tepkileri üzerinde belirgin bir etki yapabilir. Siber güvenlik de dijitalleşmenin artması ve dijital çağa doğan nüfusun artması ile üzerinde durulması gereken bir gerçek olarak karşımıza çıkmaktadır. Hem özel hayatta hem de çalışma hayatında siber güvenlik farkındalığına sahip olmak kişilerin de kendilerini ve hatta kişisel bilgilerini güvende tutmalarını sağlamaktadır. Son dönemlerde örgütler tüm çalışanlarının siber güvenlik konusunda yeterince bilgiye sahip olmalarını istemektedir. Planlı Davranış Teorisi ışığında siber güvenlik farkındalığının iş hayatında yerini almaya başlayacak olan üniversite öğrencilerindeki durumunu analiz etmek literatüre katkı sağlayacaktır. Bunun yanı sıra çalışmanın sorunsalı A ya da B kişilik tipine sahip olan üniversite öğrencilerinin siber güvenlik farkındalığı konusunda bir farklılık gösterip göstermediğidir. Çalışmanın örneklemi bir devlet üniversitesinde okumakta olan üniversite öğrencilerinde kartopu örneklem yöntemi ile oluşturulmuştur. Verilerin analizinde SPSS Statistics 25 kullanılmıştır. Tanımlayıcı analiz ve iki bağımsız örneklem arasındaki farkın öneminin sınanması için Mann-Whitney Testi kullanılmıştır. 172 katılımcı üzerinden yapılan analiz neticesinde; A ve B kişilik tipine göre siber güvenlik farkındalığı istatistiksel olarak anlamlı bir farklılığa sahiptir. Buna ek olarak cinsiyete göre siber güvenlik farkındalığı da anlamlı bir farklılık göstermiştir. A tipi kişiliğe sahip katılımcıların siber güvenlik farkındalığı ortalaması 2,52 olarak tespit edilmiştir. B tipi kişilikteki katılımcıların ise siber güvenlik farkındalığı ortalaması 2,12 olarak bulunmuştur. Çalışmanın sonuçlarına göre katılımcılar arasında A kişilik tipine sahip ve kadın katılımcıların siber güvenlik farkındalığı daha yüksektir.
AtıfOpenAlex2TR Dizin2
İncele

















