Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    20.yüzyılda hilafet tartışmaları Hoca İsmail Şükrü örneği

    Onur Şanlı

    Türkiye'de modernleşme serüvenine bakıldığında hayata geçirilen inkılaplar neticesinde yaşanan kültürel ve kurumsal değişimlerin başında şüphesiz hilafetin kaldırılması gelmektedir. Hilafet, 19. ve 20. yüzyılda Müslümanların ve Müslüman ülkeler üzerinde emperyal hedefleri olan ülkelerin en çok üzerinde durduğu dinî ve siyasi konu olmuştur. Osmanlı Devleti'nin son döneminde başlayan modernleşme hareketleri ve bu duruma paralel olarak yaşanan siyasi olaylar, hilafet merkezli tartışmalara hız kazandırmıştır. Büyük Millet Meclisi'nin ilk dönem Afyonkarahisar milletvekili olan Hoca İsmail Şükrü Efendi'nin kaleme aldığı, Hilafet-i İslâmiye ve Büyük Millet Meclisi adlı risale bize dönemin siyasi tartışmaları hakkında bilgi sunmaktadır. Saltanat ve hilafet makamının kaldırılmasına giden süreçte Mecliste ve kamuoyunda çıkan tartışmalar Hoca İsmail Şükrü özelinde değerlendirilmiştir. İsmail Şükrü'nün yazmış olduğu Hilafet-i İslâmiye ve Büyük Millet Meclisi adlı risale dönem itibarıyla siyasetin gündemini hayli meşgul etmiştir. Hoca İlyas, Hoca Halil Hulki ve Hoca Rasih Efendiler, İsmail Şükrü'nün yazmış olduğu risaleye karşı Hakimiyet-i Milliye ve Hilafet-i İslâmiye adlı karşı risaleyi yayınlamışlardır. Kaleme alınan risale, İsmail Şükrü'nün hilafet makamına dair ileri sürdüğü fikirlere, siyasi ve dinî itirazları içermektedir. Çalışmamızda söz konusu risaleler ışığında dönemin siyaset anlayışında hilafetin konumu değerlendirilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Zümer Sûresinin tefsiri

    Birol Karasakal

    Allah Teala Kur'ân'ı Ker'îm'i insanları doğru yola iletmek için göndermiştir. Fakat Kur'ân âyetleri kendinden önce indirilen ilahi kitaplar gibi toptan değil; kısım kısım indirildi. Yirmi üç seneyi bulan inzâl sürecinde Allah Teala farklı isimlerde ve farklı konularda sûreler indirmiştir. Mekkî ve Medenî olarak iki kısma ayrılan sûrelerin genel özelliklerine bakıldığında, Mekke döneminde indirilen âyetlerin daha çok inanç konularına temas ettiği, Medine döneminde indirilen âyetlerin ise daha çok ibadet ve muamelet konularına temas ettiği görülmektedir. Zümer Sûresinin Tefsiri isimli bu çalışmamızda ise Mekkî surelerden olan zümer sûresini ele aldık. Zümer sûresinin Mekkî sûrelerin genel özelliklerini yansıttığını gördük. Sûrede genel olarak insanları Allah'a şirk koşmaktan uzak tutmaya, Allah'ın birliğine imana, ihlâslı ve samimi olmaya, ahiretin varlığına imana, cennet ve cehennem ehlini bekleyen sona ve ahlaki konulara vurgu yapıldığını gördük. Çalışmamızın ilk kısmında sûrenin genel bir tanıtımını yaptık. Esas bölüm olan ikinci kısımda ise sûrenin metni ve mealini verdikten sonra klasik ve modern tefsirlere müracat ederek âyetleri tek tek ele aldık. Âyetleri tek tek ele alırken klasik ve modern tefsirlerde konu ile alakalı farklı bir görüş varsa onları da zikrettik. Anahtar Kelimeler: İhlâs, Kur'ân, Tefsir, Tevhid, Zümer sûresi

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Kentsel dönüşümde korunan tarih, dönüşen şehir Erzurum modeli: Mumcu Mahallesi kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı incelemesi

    Elif Şimşek

    Geçmişten bu yana bütün kentler sahip oldukları ideolojiler etrafında anlamlandırılmaya çalışırken birçok değişime maruz kalmıştır. Kentlere yapılan tüm müdahaleler sonucunda plansız, imarsız gelişme, sorunlu ulaşım, sağlıksız çevre, afet zarar riski yüksek yerleşimler, eksik altyapı, ruhsatsız, projesiz, kontrolsüz inşaat gibi kent planını bozan etkenler ortaya çıkmıştır. Tüm bunlar sonucunda kentin estetiğini ve zaman içinde kaybolan yaşam kalitesinin artırılması için kentsel dönüşüme ihtiyaç duyulmuştur. Kentsel dönüşüm; kentlerdeki sorunlara çözümler üreten ve değişime uğramış bir bölgenin fiziksel, ekonomik ve sosyal koşullarına kalıcı çözümler getirmeye çalışan kapsamlı bir eylem olarak tanımlanabilir. Bu çalışmanın amacı, kentlerin dönüşerek gelişmesine sebebiyet veren kentsel dönüşümün kavramsal altyapısı incelenerek Erzurum'daki Yukarı Mumcu Mahallesi Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı'nın incelenmesidir. Korunan tarih açısından da Erzurum Çifte Minareli Medrese ve Erzurum Kalesi ve çevresinin restore projesine de yer verilerek tarihi yapıların korunması ele alınacaktır. Kentsel dönüşüm çalışmalarının sadece bir mekansal dönüşüm olmadığı, beraberinde birçok kültürel ve sosyo-ekonomik değişim neticesinde kentsel yaşam kalitesinin olumlu yönde etkilenmesi çalışmanın amacını ortaya koymaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Bireysel emeklilik sistemi ve makroekonomik istikrar

    Ayşe Koç

    Günümüz dünya ekonomisinde emeklilik sistemleri, ulusların ekonomik istikrarı sağlamalarında en önemli güvenceleri olmuştur. Nüfusun yaşlanması, aktif-pasif dengesinin bozulması, sağlık hizmetlerinin maliyetlerindeki artış, siyasi müdahaleler, ekonomik dalgalanmalar, enflasyon, işsizlik gibi nedenler, hemen her ülkede sosyal güvenlik sistemlerini sıkıntıya sokmuştur. Oluşan bu krizler neticesinde sosyal güvenliği tamamlayıcı bir unsur olan bireysel emeklilik sistemi, krizlerin çözümü için uygun bir araç olarak görülmüş ve uygulamaya konulmuştur. BES, bireylerin çalışırken yaşadığı refahın emeklilik döneminde de sürdürülmesini amaçlamaktadır. Bu çalışmanın amacı bireysel emeklilik fon büyüklüğü ile makroekonomik istikrar arasındaki nedensellik ilişkisini Türkiye için analiz etmektir. Analiz iki aşamadan oluşmaktadır. Birinci aşamada, GSYH (büyüme), enflasyon, işsizlik, bütçe açığı ve cari işlemler açığı değişkenleri kullanılarak, Temel Bileşenler Analizi ile Türkiye için bir makroekonomik istikrar endeksi oluşturulmuştur. İkinci aşamada Makroekonomik İstikrar Endeksi ile BES fon büyüklüğü arasındaki nedensellik ilişkileri Toda-Yamamoto ve Fourier Toda Yamamoto Nedensellik Testi kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışma sonuçları, bireysel emeklilik fon büyüklüğü ile makroekonomik göstergeler arasında nedensellik ilişkisi olmadığını göstermektedir. Çalışmadan elde edilen sonuçlar, geçmiş dönem bireysel emeklilik sistemi fon tutarlarının, makroekonomik istikrar öngörülerinde kullanılamayacağını göstermektedir. Kur oynaklığı ve enerji maliyetlerinde meydana gelen artışlar, COVID 19 nedeniyle küresel tedarik zincirinde meydana gelen bozulmalar, dünya genelinde enflasyon oranlarının artmasına neden olmuş, gelişmiş ülkelerde yüksek enflasyon nedeniyle alınan faiz artırım kararları, diğer gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi Türkiye ekonomisini de olumsuz etkilemiştir. Finansman olanaklarının kısıtlı olması ve yükselen kurlar ülke genelinde kırılganlığı artırmaktadır. Bu bağlamda, makroekonomik istikrarın sağlanabilmesi için, finansal kırılganlıkların azaltılması ve istikrarlı bir büyümenin sağlanması önemlidir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Osmanlı sosyalist iktisat düşünürlerinden Parvus Efendi ile Rasim Haşmet Bey'in karşılaştırılması

    Gülşah Duru Doğan

    Bu tez sosyalist yazarlardan Parvus Efendi ve Rasim Haşmet Bey hakkında bilgi vermeyi ve yazarların fikirlerinin ne ölçüde sosyalist düşünce kapsamına girdiğini incelemeyi aynı zamanda yaşanılan dönem üzerinden iktisadi meseleler ele alınarak yazarların Osmanlı iktisadi uygulamaları ile örtüşen veya ayrışan fikirler ileri sürüp sürmediğini tespit etmeyi amaçlamıştır. Bu amaçla öncelikle Parvus Efendi ve Rasim Haşmet Bey gibi düşünür ve devlet adamlarının yaklaşımlarından bahsedilmiştir. Daha sonrasında Sosyalizm, Sosyalizmden Komünizme Geçiş ve Osmanlı'da Sosyalist İktisat Düşüncesi başlıklarına değinilmiştir. İncelenen yazarların sosyalizmle etkileşimleri üzerinde durulmuştur. Akabinde 1910-1914 yılları arasında, Osmanlı Devleti'nin iktisadi modernleşme ve kalkınma sorunları ele alınarak Borçlanma, Düyun-u Umumiye İdaresi, Demiryolu, Kapitülasyonlar, Tarım ve Köylülük, Sanayileşme, Kaime, başlıklarına değinilmiştir. Osmanlı Devleti'nin içinde bulunduğu iktisadi durum ele alınarak Parvus Efendi'nin konular üzerindeki iktisadi fikirlerinden bahsedilmiştir. Parvus Efendi'nin iktisadi düşüncesine zenginlik katmak adına Rasim Haşmet Bey'in görüşlerinden yararlanılması düşünülmüştür. Netice yazarların fikirlerinin ne ölçüde sosyalist düşünce kapsamına girdiği, Osmanlı Devleti'nin iktisat politikaları ile yazarların iktisadi fikirlerinin hangi noktalarda örtüştüğü veya ayrıştığı hususları değerlendirilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Banka karlılığının belirleyicileri: Türk bankacılık sektörü üzerine bir uygulama

    Yusuf Yılmaz

    Bu tezin amacı, Türk bankacılık sektöründe faaliyet gösteren ticari bankaların kârlılığını belirleyen faktörlerin tespit edilip incelenmesidir. Türk bankacılık sektöründe yer alan 9 ticari bankaya ilişkin 2004- 2021 arası yıllık verilerin kullanıldığı çalışmanın analizi statik panel veri yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma kapsamında, bağımlı değişken olarak aktif kârlılığı (ROA) bağımsız değişken olarak ise takibe dönüşüm oranı (NPL), faaliyet kâr marjı (OPM), faiz gelirleri (INTINCOME), hisse başına düşen defter değeri (BVpS), üç ay vadeli mevduata ödenen faiz oranı (DEP) kullanılmıştır. Bankacılık sektörünün kârlılığını etkileyen faktörlerin incelendiği çalışmanın sonucunda, aktif kârlılığı ile faaliyet kâr marjı, üç ay vadeli mevduata ödenen faiz oranı ve faiz gelirleri arasında istatistiki olarak anlamlı pozitif ilişki, hisse başına düşen defter değeri ve takibe dönüşüm oranı arasında ise istatistiki olarak anlamlı negatif ilişki tespit edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Halkın nükleer santrallerle ilgili risk, fayda belirsizlik algıları ve bilgi düzeyleri Iğdır ili örneği

    Yakup Çelem

    Yıllar boyunca endüstri ve sanayideki olağanüstü gelişmeleri ile artan insan popülasyonu enerjiye olan talebin yanı sıra, enerji kaynaklarını etkin kullanma ve nükleer enerji gibi verimi ile dezavantajları yüksek olan yeni enerji kaynakları bulunarak kullanması zaruriyetini arttırmıştır. Artısı ve eksisi düşünülerek kullanılması gereken nükleer enerji santrallerini ile ilgili yapılan literatür çalışmaları Türkiye Iğdır İline oldukça yakın bir bölgede konuşlandırılan Metsamor nükleer santralinin; (MNS) ilkel teknoloji ile yapılması, gerekli önleyici önlemlerin yeterince alınmaması ve atık yönetimin doğru yapılmaması gibi sebeplerle çok fazla risk teşkil ettiğini göz önüne sermektedir. Bu çalışmada Iğdır İlinde risk altında yaşayan bireylerin nükleer santrallerle ilgili risk, fayda, belirsizlik algıları ve bilgi düzeylerinin belirlenmesi amaçlanarak 400 kişiye demografik veriler, 10 adet evet hayır sorusu ve 5'li Likert ölçeği ile hazırlanan 26 soruluk anket uygulandı. Sonuç olarak; katılımcıların nükleer enerji santralleri, olası risk ve faydaları konusunda yeterli bilgilere sahip olmadıkları, gerekli eğitimlere katılmadıkları (%79.2), kaygı düzeylerinin yüksek olduğu (%72.4), %89.4'ünün nükleer santral kazalarının kargaşaya sebebiyet vereceği düşüncesine sahip olduğu belirlendi. Bu bulgular sonucunda halka daha fazla bilgilendirme yapılması, tatbikatlara kurumların yanı sıra halkın katılımı sağlanarak bilgi ve bilincin artırılarak olası bir kazada neler yapacaklarının bilinmesi ile kaygı düzeylerinin ve kargaşanın azaltabileceği öngörülmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Sous vide pişirme yönteminin kabak ve yeşil fasulyenin antioksidan kapasitesine etkisinin belirlenmesi

    Sena Nur Yılmaz

    Bu çalışmanın birinci bölümünde haşlama, buharda pişirme ve Sous vide yöntemleri olmak üzere üç farklı pişirme yönteminin kabak ve yeşil fasulyenin renk özellikleri, toplam fenolik madde, toplam karotenoid ve C vitamini içeriği, 2,2-difenil-1-pikrilhidrazil (DPPH) radikal temizleme aktivitesi ve demir (III) iyonu indirgeme antioksidan gücü (FRAP) üzerine etkisi belirlenmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde sebzelere Sous vide yöntemi uygulanmış ve 10 gün süreyle buzdolabında muhafaza edilen örneklerde belirli aralıkla renk, toplam fenolik madde, karoten, C vitamini ve antioksidan aktivite tayinleri yapılarak depolama sürecince değişimler incelenmiştir. Pişirme yöntemlerinin sebzelerin parlaklık değerinde azalmaya neden olduğu tespit edilmiştir. Pişirme yöntemlerinin toplam fenolik madde, toplam karotenoid ve C vitamini içeriği ve antioksidan aktivite üzerine etkilerinin pişirme yöntemi ve sebzeye göre farklılık gösterdiği saptanmıştır. Haşlama işlemi uygulanmış kabak örneklerinin toplam karotenoid miktarı ve antioksidan kapasitesi diğer örneklere göre daha yüksek bulunurken fasulye örneklerinde ise buharda pişirme yöntemi uygulanmış örneklerin daha yüksek değere sahip olduğu bulunmuştur. Sous vide yöntemi uygulanmış sebzelerin toplam fenolik madde miktarında kaybın diğer yöntemlere kıyasla daha düşük olduğu tespit edilmiştir. Sous vide işlemi uygulanmış sebzelerin C vitamini miktarının diğer örneklere göre daha yüksek olduğu saptanmıştır. Buzdolabında muhafaza edilen sebze örneklerinin parlaklık değerinde artış gözlendiği belirlenmiştir. Buzdolabında 10 günlük depolama sonunda kabak örneklerinde DPPH radikal temizleme aktivitesinde istatistiksel olarak önemli olmayan derecede artış gözlenirken toplam karotenoid ve toplam fenolik madde miktarı ve FRAP değerinde istatistiksel olarak önemli olmayan derecede azalma gözlenmiştir (p> 0.05). Fasulye örneklerinin C vitamini ve toplam karotenoid miktarı ve antioksidan kapasitesinde ise istatistiksel olarak önemli derecede azalma meydana geldiği tespit edilmiştir (p<0.05).

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Reel döviz kuru ve ihracat arasındaki ilişki

    Merve Aktaş

    Ülkelerin gelişmişlik düzeylerini artırmalarının ve dış ticaret dengesini sağlamalarının en önemli yollarından biri ihracatı artırıcı politika uygulamalarıdır. İhracatın arzu edilen seviyelere ulaşmasında ülkelerin üretim kapasitesi, teknolojik altyapısı, verimlilik unsurlarının yanı sıra en etkili yöntem ülke ekonomisine uygun döviz kuru politikası uygulamaktan geçmektedir. Reel döviz kurunda meydana gelen dalgalanmalar ihracatı etkilemekte ve dolayısıyla dış ticaret dengesi de bu dalgalanmalardan etkilenmektedir. Bu çalışma kapsamında para biriminin değerinin düşürülmesi uygulamalarından hareketle, reel döviz kuru ve dış ticarete konu olan ihracat arasında bir ilişkinin olup olmadığı Marshall-Lerner Koşulu ve J-Eğrisi Hipotezi yaklaşımları çerçevesinde incelenecektir. Bu teorik temel çerçevesinde döviz kuru ayarlamalarının ihracat üzerindeki etkisinin ortaya çıkarılması amaçlanmaktadır. Çalışmada döviz kuru ayarlamalarının ihracat değişkeni üzerindeki etkisi sektörel bazda incelenmektedir. Tarım, madencilik, sanayi, savunma ve havacılık, otomotiv ve çelik sektörlerinin ihracatı ve reel döviz kuru arasındaki ilişki Türkiye'nin 2011:01-2021:03 dönemi aylık verileri kullanılarak Fourier eşbütünleşme testi ile analiz edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre sabit model için uygulanan testte Türkiye'de reel döviz kuru ile ihracat arasında fourier fonksiyonuna bağlı bir ilişkinin varlığı saptanamamış; fakat sabit terimli ve trendli model için reel döviz kuru ve çelik sektörü arasında uzun dönemde bir eşbütünleşme ilişkisi olduğu saptanmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin termoekonomik analizi ve atık ısının değerlendirilmesi

    Elvin Ağtaş

    Günümüzde nüfusun ve teknolojik gelişmelerin hızla artmasıyla enerji ihtiyacımızda artmaktadır. Enerji denilince akla ilk gelen elektrik enerjisidir. Son yıllarda elektrik enerjisi üretimi için Nükleer Güç Santralleri (NGS) önemli bir potansiyeldir. Bu çalışma kapsamında, ülkemizin ilk nükleer santrali olan Akkuyu Nükleer Güç Santrali (ANGS) için termoekonomik analiz gerçekleştirilmiştir. Analiz sonucu, NGS çalışma prensibi gereği çevreye atılan ısının faydalı ısıya dönüştürülmesi ile enerji üretim maliyetinin düşürülmesi aynı zamanda ısıl kirliliğin önlenmesi amaçlanmıştır. Akkuyu Nükleer Güç Santrali'ne eşdeğer ekipman değerleri kullanılarak Engineering Equation Solver (EES) programında termodinamik analiz yapılmıştır. Termodinamiğin ikinci yasasına bağlı, maliyet analizi yöntemleri arasında en fazla kullanılan spesifik ekserji maliyetleme (SPECO) yöntemi kullanılarak maliyet analizi yapılmıştır. Çalışma sonucunda, ANGS'nin enerji ve ekserji verimleri sırasıyla %35 ve %68 olarak bulunmuştur. Tesisten atılan ısının dolaylı olarak tesise tekrar kazandırılmasıyla bölgesel ısıtmada (tesiste bulunan lojmanların, misafirhanelerin, ısınma, sıcak su ihtiyacı), bölgenin coğrafik şartları ve geçim kaynağı göz önünde bulundurularak sera ısıtma, zirai kurutma ve ısıtmada kullanmak mümkündür. Böylelikle, %67.99 oranında atık ısı değerlendirilmiş, üretilen enerjinin birim maliyeti düşürülmüş ve aynı zamanda ısıl kirlilikte aynı oranda azaltılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Bir cevher zenginleştirme tesisinde operatörlerin çalışma optimizasyonunun üretim ve enerji verimliliğine etkisi

    Ecem Bulat

    Türkiye, enerji kaynaklarını verimli ve çevreye duyarlı bir şekilde kullanarak ülke refahına katkı sağlama amacı ile açıklamış olduğu Milli Enerji ve Maden Politikası ile ülke refahını en üst seviyeye çıkarma yolunda önemli bir adım atmıştır. Ülkemizin cari açığının %70 oranla en büyük kalemini oluşturan enerji ithalatının azaltılması, kuşkusuz enerjinin verimli kullanılması ve yönetilmesi ile sürdürülebilir çözümlerin hayata geçirilmesi sonucunda sağlanacaktır. Ülkemiz, Milli Enerji ve Maden Politikası kapsamında enerjide dışa bağımlılığın azaltılması, enerji verimliliğinin arttırılması, enerji kaynaklarının kamu, özel sektör, sanayi ve konutlarda daha verimli bir şekilde kullanılmasına yönelik stratejiler belirlemiştir. Ulusal stratejilerin esas alınmasıyla hazırlanan bu çalışmada, sanayide enerji verimliliğinin arttırılması, maden ve kaynakların daha verimli kullanılması hedefleri doğrultusunda, maden sektöründe bulunan, bir Cevher Zenginleştirme Tesisi ele alınmıştır. Tesisteki, üretim ve enerji verimliliğini olumsuz etkileyen risklerin iyileştirilmesi doğrultusunda, makinaların işletilmesi ve bakımlarından sorumlu operatörlerin proses - makine- cevher- çevre etkileşimi göz önünde bulundurularak, risk değerlendirme yöntemlerinden Hata Türü Etkileri ve Analizi (FMEA) - Proses FMEA (PFMEA) yöntemi seçilmiştir. Çalışma, Proses FMEA yönteminin daha etkili uygulanabilmesine imkân sunan güncel AIAG VDA 2019 PFMEA formu esas alınarak gerçekleştirilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Türkiye'de savunma sanayi sorunlarının bütünleştirilmiş AHP-KFG yöntemiyle belirlenmesi ve çözüm önerilerinin geliştirilmesi

    İrem Doğan

    Çalışmada savunma sanayi sektörünün gelişim süreci açıklanarak Türk savunma sanayinin gelişmesine engel olan unsurlar tespit edilmektedir. Çalışmanın amacı, Türkiye'de faaliyet gösteren savunma sanayi firmalarının sorunlarının tespit edilmesidir. Bu bağlamda ilk olarak bir literatür araştırması gerçekleştirilmekte ve ardından alınan uzman görüşleri doğrultusunda savunma sanayi sektörünün sorunlarının neler olduğu konusunda kriterler belirlenmektedir. Türk savunma sanayinin gelişimi ile ilgili sorunlar, ekonomik sorunlar, politik ve sosyal sorunlar başlıkları altında detaylı bir şekilde incelenmektedir. Birinci başlık altında özellikle istihdam, tedarik ve pazar sorunları incelenmektedir. İkinci başlık adı altında ise terör, kopya, gizlilik, ar-ge konularında yaşanan sorunlar ele alınmaktadır. Savunma sanayi sektöründe yaşanan sorunlar ve bu sorunlar için oluşturulan çözüm önerileri sektörde faaliyet gösteren firmalar ile yapılan yüz yüze görüşmeler neticesinde bütünleştirilmiş Analitik Hiyerarşi Prosesi (AHP)- Kalite Fonksiyon Göçerimi (KFG) yöntemleri uygulanarak açıklanmaktadır. Elde edilen bulgulara göre, en yüksek ağırlığa sahip olan kriter, Ar-Ge ve inovasyon (0,26), en düşük ağırlığa sahip kriterler ise kopya-gizlilik ve terör (0,03) kriterleri olarak belirlenmektedir. En güçlü çözüm önerisi, sektörel kümelenmenin sağlanması (0,11) en düşük öneme sahip çözüm önerisi ise devlet desteğine ilişkin sistematik bir mekanizmanın kurulmasıdır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Postmodern dönemde reklamda aile: Televizyon reklamlarına yönelik toplumbilimsel ve göstergebilimsel bir inceleme

    Dicle Kaya Yağmur

    Postmodern dönemde ailenin yapısı, eşler arasındaki ilişkisi, statü ve roller, yaşam biçimleri ve değerleri bir takım değişmelere uğramıştır. Bu çalışma, postmodern reklamlarda toplumun en küçük birimi olarak aile yapısında görülen değişimlerin tespiti ve bunların ele alınmasını amaçlar. Postmodern dönemdeki reklamların aile yapılarını ele alışı şekli üzerinde durulan çalışmada yerelde başarılı ve ulusalda başarılı olan olan markaları incelemek amacıyla; 2020 Brand Finance tarafından açıklanan Türkiye'nin en değerli ve en güçlü markaları Haziran yıllık raporunda yer alan en çok değer kazanan marka sıralamasında arasında Vestel markası yer alırken, En iyi 100 marka arasında Doğtaş Kelebek Mobilya, Yataş markaları yer almaktadır. Küreselde başarılı olan markaları incelemek amacıyla; Interbrand, En İyi Küresel Markalar 2020 sıralamasında en iyi performansı gösteren Samsung, Sıemens beyaz eşya sektöründe, Ikea ise mobilya sektöründeki markalar sıralamada yer almaktadır. Amaçlı örneklem ile seçilen markalardan oluşan 15 reklam örneği göstergebilimsel analiz ve toplumbilimsel yöntemin temel kavramları ile tek tek incelenerek araştırmanın bilimsel temeli oluşturulmaya çalışılmıştır. Araştırma bulgularına göre postmodern dönemde reklamlardaki aile sunumlarında geleneksel aile modeli sürdürülmek istense de aslında günümüz koşullarında kadının sosyal hayatta ve çalışma hayatında edindiği aktif roller reklamlara yeni bir boyut kazandırmaktadır. Ailede kadın ve erkeğin rol ve statülerinde değişmeler meydana gelmiştir. Reklamlarda ailedeki yaşam biçimleri günümüz koşullarına göre şekillenmektedir. Reklamlarda özelikle erkek/babanın aile içinde rolünün ve dolayısıyla aile yapısının yeniden şekillenmesi gerekmektedir. Toplumda yaşanan değişim ve dönüşümler, ailelerdeki rol ve ilişkilerdeki değişimler reklamlardaki aile kurumlarına yansıtılmalıdır. Reklamlar bu değişimleri yaparken aile kurumunun önemini artırmış ve daha duyarlı aile profili yaratmış olacaktır. Anahtar Kelimeler: Aile, Göstergebilim, Postmodernizm, Toplumbilimsel çözümleme, TV Reklamları

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Gönüllü sade yaşam tarzı ile tüketicilerin kişilik özellikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi üzerine bir araştırma

    Seren Bulut

    Tüketim yaklaşımlarına bakıldığında karşımıza çıkan gönüllü sade yaşam tarzı, insanların kendini bulmasına destek olmakta, alışkanlıkların değişmesine ve doğaya daha yararlı olmayı amaç edinmiş bir felsefedir. Gönüllü sadelik kavramı tüketim alışkanlıklarını değiştirmeye, daha bilinçli ve gerekli tercihler yapmaya kendine yetecek sade bir yaşama yönelmektir. (Yurdakul, 2018: 12). Gönüllü sadelik kavramında belirli bir kısıtlama yaparak şu demografik özelliklere sahip kişilerin benimsediği bir kavramdır diyemeyiz. Farklı demografik özelliklere sahip kişilerin çevreye olan duyarlılıkları ve tüketimin sürdürülmesi veya maddi tasarruf sağlamaya yönelik istekler bireylerin gönüllü sadeliği benimsemelerine sebep olmaktadır. Gönüllü sade yaşam tarzı büyük bir toplumsal olayı kapsar. Modern dünyanın temel yaşam biçimi gereği artan tüketim miktarının, gelecek nesillerin yaşamlarını tehlikeye atmayacak bir noktaya getirilmesi gerektiği için sürdürülebilir tüketim olgusu doğrultusunda gönüllü sade yaşam tarzı gelişmiştir. Gönüllü sadelik tüketimi ve tüketime bağımlılığı en aza indirmek için günlük faaliyetlerde de doğrudan kontrolü en fazlaya çıkarmak isteyen bir yaşam biçiminin birey tarafından seçilme düzeyidir. Bu çalışmada gönüllü sade yaşam tarzının tüketicilerin kişilik özellikleri arasındaki ilişki incelenmektir. Literatürde gönüllük sadelik kavramı ve kişilik özellikleri arasındaki ilişki incelenirken, tüketim kavramı alt dallarıyla incelenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Cihan Aktaş'ın hikâye ve romanlarında değer kavramı

    Esra Canlı Aktürk

    Bu çalışmanın temel amacı Cihan Aktaş'ın kaleme aldığı hikâye ve roman türündeki eserlerinde yer alan değer kavramlarını incelemektir. Araştırmanın birinci bölümünde değerin tanımı, çeşitli açılardan(din, felsefe, psikoloji, sosyoloji) değer kavramı, özellikleri ve işlevleri, değerlerin sınıflandırılması, Cihan Aktaş'ın hayatı, eserleri ve edebi kişiliği üzerinde durulmuştur. Betimsel nitelikte genel tarama modeli kullanılan araştırmanın ikinci bölümünde Cihan Aktaş'ın 13 hikâye ve 5 roman türündeki eserleri, belirlenen 25 değer bakımından taranmış ve notlar alınmıştır. Tarama sonucunda öncelikle değerler, başlıklar dahilinde ele alınmış, tanımlamalar yapılarak açıklanmıştır. Ayrıca çalışmamıza eserlerde bulunan değerlerin yer aldığı eser ve sayfa numaralarını içeren tablolar da eklenmiştir. Roman ve hikâyelerden alıntılar yapılarak değer kavramının eserlerde ele alınış yönleri tespit edilmiş ve değerler ile ilgili sonuca varılmıştır. Çalışmamızın sonucunda ilgili eserlerde inanç, sevgi, temizlik, aileye verilen önem değerlerine çok fazla rastlanırken kanaatkârlık ve özgürlük değerleri üzerinde daha az durulmuştur. İncelenen eserlerde değer kavramına yönelik olumsuz mesajlara rastlanmamıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Mevcut bir prekast öngerme kirişli köprünün yapım aşamaları dikkate alınarak zaman tanım alanında doğrusal olmayan analiz yöntemiyle performansının belirlenmesi

    Osman Sarıgün

    Bu tez çalışmasında Türkiye'de kabul gören American Association of State Highway and Transportation Officials (AASHTO) yönetmeliği, Türkiye Cumhuriyeti Karayolları Yol Köprüleri Teknik Şartnamesi ve TS 3233 yönetmeliği çerçevesinde üstyapı tasarım esaslarınca model güvenirliliği belirlenen Gümüşhane İli Şiran İlçesi'nde yer alan üç açıklıklı, öngerme kirişli, betonarme yapıya sahip Çirmiş Köprüsü ele alınmıştır. Bu köprünün geometrik veri ve model güvenilirliği belirlenip SAP 2000 sonlu eleman programı ile doğrusal statik, doğrusal olmayan yapım aşamalı analizleri ve zaman tanım alanında doğrusal olmayan yapım aşamalı analizi olmak üzere üç farklı analizi gerçekleştirilmiştir. Ayrıca Karayolu ve Demiryolu Köprü ve Viyadükleri Raporu'na göre yapı elemanlarında performans hedeflerine göre izin verilen dönme sınırları tespit edilerek köprünün yapısal performans düzeyi belirlenmiştir. Statik ve doğrusal olmayan yapım aşamalı analizler neticesinde köprü tabliye uzunluğu ve ayak yüksekliğince elde edilen normal kuvvet, kesme kuvveti, eğilme momenti ve yer değiştirme değerleri karşılaştırılarak zamana bağlı malzeme deformasyonlarının ve inşa süresinin önemi ele alınarak incelenmiştir. Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği kapsamında belirtilen kurallar çerçevesinde gerçekleştirilen zaman tanım alanında doğrusal olmayan yapım aşamalı analiz ile doğrusal olmayan yapım aşamalı analiz sonuçları karşılaştırılarak köprü tabliye uzunluğu ve orta ayak yüksekliğince meydana gelen yer değiştirmeler ve kesit tesirleri diyagramları incelenmiştir. Zaman tanım alanında doğrusal olmayan yapım aşamalı analiz sonuçları, doğrusal olmayan yapım aşamalı analiz sonuçlarına göre yapı elemanlarında daha yüksek kesit tesirleri ve yer değiştirme değerleri vermiştir. Bu suretle ülkemizin aktif fay kuşağında yer almasından dolayı köprü tasarımlarının sadece servis durumu ve yapım aşamalarını dikkate alacak şekilde değil zaman tanım alanında gerçek ivme kayıtlarının da kullanılarak dinamik çözümlenmesi gerekir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Köprüyanı (Maçka-Trabzon) Cu-Skarn cevherleşmesinin jeolojisi ve mineral kimyası özellikleri

    Adem Sivrikaya

    Bu çalışmada, Doğu Pontidler' in Kuzey Zonunda Trabzon ili sınırlarında Köprüyanı mevkiindeki Cu-Skarn cevherleşmesinin; jeolojisi, petrografisi, cevher mikroskobisi özellikleri ve mineral kimyası içeriklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Köprüyanı cevherleşme sahasında, aktinolit, tremolit, pirit, kalkopirit, manyetit ve malakit mineralleri ile kırık çatlak zonları boyunca gelişmiş limonitleşme, hematitleşme kloritleşme ve epidotlaşma türü alterasyonlar gözlenmektedir. Manyetit minerallerinin genellikle kalkopirit, pirit ve granat ile birlikte bulunduğu, TiO2 içeriklerinin çok düşük (%0.02-1.02) olduğu buna karşılık FeOt içeriklerinin ise %83.13-92.00 arasında değiştiği, türlerinin titonamanyetit olduğu belirlenmiştir. Manyetit ile beraber bulunan ve ekzoskarn zonunda yer alan kalkopirit minerallerinin Cu içeriğinin %33.50-43.27 ve Fe içeriği %29.84-39.11 arasında değiştiği, belirlenmiştir. Epidot minerallerinin Al içeriklerinin yüksek (2.06-2.46), Mn içeriklerinin düşük (0.01-0.03) ve Fe+3 içeriklerinin ise nispeten yüksek (0.59-0.96) olduğu belirlenmiştir. Al bakımından zengin olan epidotların türünün ise klinozoisit olduğu tespit edilmiştir. Granat türleri ağırlıklı olarak andradit ve grossular-andradittir. Pirop+Almandin+Spessartin–Grossular-Andradit üçgen diyagramına göre Köprüyanı cevherleşmesinin Cu-Skarn alanında yer aldığı tespit edilmiştir. Cevher mikroskobisi ve mineral kimyası çalışmaları kapsamında derlenen verilere bağlı olarak, Köprüyanı cevherleşmesinin Cu-skarn tipinde olduğu ve bölgede var olan skarn cevherleşmelerinin parajenez, süksesyon ve mineral kimyası verileri ile benzerlik gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Madencilik sektöründe iş sağlığı ve güvenliği mevzuatının karşılaştırmalı olarak incelenmesi ve değerlendirilmesi

    Aydanur Güngör Gökboğa

    18. yy da sanayi devrimi ile beraber madenlerde çalışma koşulları ağırlaşmış ve iş kazalarında artışlar meydana gelmiştir. Başlarda önemsenmeyen bu konu, zamanla sanayinin geliştiği ülkelerde verimliliğin düşmesine, üretimin azalmasına, maddi kayıpların artmasına sebep olmuş ve yüzlerce insanın ölümüne sebep olan bazı büyük felaketlerden sonra önem kazanmış ve gelişmiştir. Ülkemizde ise yakın geçmişte iş sağlığı ve güvenliğinde köklü değişime gidilmiş, birçok yeni kanun çıkarılmıştır. 2012 yılında kabul edilen ve yürürlüğe giren 6331 sayılı kanun iş güvenliği konusunda en kapsamlı çalışmadır. Ancak, Avrupa Birliğine uyum için hazırlanan bu kanun yürürlüğe girerek olumlu bir gelişme sağlamış olmasına rağmen uygulamada iş kazalarında beklenen ölçüde azalmayı sağlayamamıştır. Bu tez çalışmasında maden faaliyetlerini güvenli ve verimli şekilde yapan; Amerika Birleşik Devletleri'nin ve Avustralya'nın madencilik sektöründeki yasal mevzuatları ve maden iş kazalarına ilişkin istatistiksel bilgiler incelenmiştir. Bu ülkelere ait mevzuat ve istatistikler Türkiye'nin bu alandaki yasal mevzuatları ve istatistikleriyle karşılaştırılmış ve değerlendirilmiştir. Son olarak yasal mevzuatın madencilikte iş güvenliğine olan etkisi tartışılmış ve öneriler sunulmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Kişilerarası iletişimde emoji kullanımı: Whatsapp örneğinde bir inceleme

    Seval Erol

    Teknolojinin gelişmesiyle birlikte sosyalleşme, kültür ve iletişim kavramı da değişmiştir. Yeni iletişim ortamları olarak sosyal medya mecraları ortaya çıkmıştır. Geçmişte yüz yüze gerçekleşen kişilerarası iletişim, teknoloji çağında sosyal medya ortamlarına taşınmıştır. Yer ve zaman sınırlaması bulunmadan kolay erişim imkânı bulunan sosyal medya platformları arasında anlık mesajlaşma uygulamaları bulunmaktadır. Bunlardan birisi de Whatsapp platformudur. Whatsapp uygulaması, kullanıcılarına anlık mesajlaşma olanağı, ses, belge, fotoğraf, konum paylaşımının yanı sıra görüntülü ve sesli konuşma fırsatları tanımaktadır. Ayrıca sözsüz iletişimin bileşenleri olan yüz ve beden hareketleri, bedensel temas, mekân kullanımı ve araçları ile benzerlik gösteren emojiler ile kişilere etkili bir iletişim ortamı sunmaktadır. Bu tez çalışmasında Whatsapp üzerinde bulunan emojilerin kullanımının kişilerin günlük hayatta kurdukları yüz yüze iletişimde yararlandıkları jest ve mimikler, bedensel temas gibi unsurlar ile tutarlı bir şekilde kullanıp kullanmadıklarını ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Yöntem olarak yarı yapılandırılmış görüşme tekniğinin katılımcıların zihninde yer alan özel ve saklı bilgileri ortaya çıkarma gücünden yararlanılmıştır. Araştırmacıya hazırladığı sorulara bağlı kalmadan, görüşmenin gidişatına göre sorular sorma fırsatı veren söz konusu yöntem, konu hakkında daha detaylı bilgiler elde etmeyi sağlamaktadır. Bu sebeplerle konuya uygun bir yöntem olarak görülmüş ve yararlanılmaya karar verilmiştir. Çalışmanın örneklemi, Whatsapp kullanan 18 yaşından büyük olan 25 kullanıcı ile sınırlandırılmıştır. Çalışmanın sonucunda elde edilen bilgilere göre Whatsapp uygulamasında gerçekleştirilen kişilerarası iletişimde kullanılan emojilerin etkili bir iletişime katkı sağladığı; kısaca emojilerin önemi ortaya çıkmıştır. Günlük hayatta kurulan kişilerarası iletişimde yararlanılan sözsüz iletişim unsurlarının Whatsapp üzerinde de emojiler ile desteklendiği bilgisine ulaşılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Acil yardım ve afet yönetimi bölümü öğrencilerinin afet farkındalığı ve afetlere yönelik tutumlarının değerlendirilmesi (Gümüşhane ili örneği)

    Nurdan Dizdar

    Afetlerin olumsuz etkilerini azaltmak, başarılı bir afet yönetimi ve toplumların afetlere karşı farkındalığının artırılmasıyla mümkündür. Bu araştırma Gümüşhane Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Acil Yardım ve Afet Yönetimi Bölümü öğrencilerinin afet farkındalığı ve afetlere yönelik tutumlarını değerlendirilmek amacıyla yapılmıştır. Kesitsel ve tanımlayıcı tipte olan araştırmanın evrenini Nisan-Haziran 2021 tarihinde araştırmanın yapıldığı bölümde öğrenim gören öğrenciler (501 kişi) oluşturmuştur. Herhangi bir örneklem yöntemi seçilmeyip evrenin tamamına ulaşılması planlanmış ve COVID-19 pandemisi nedeniyle google form aracılığıyla çevrimiçi uygulanarak 349 kişiye ulaşılmıştır. Araştırmanın verileri; araştırmacılar tarafından literatür incelenerek oluşturulan sosyodemografik özellikler, afet, afet yönetimi, afet farkındalığı, afetlere hazırlık durumları, afetlere karşı tutumlarına ilişkin öğrencilerin görüşlerini değerlendirmeye yönelik sorular ile Afet Tutum Ölçeği (ATÖ) sorularından oluşan anket çevrim içi uygulanmıştır. Verilerin istatistiksel analizinde frekans, t testi, Mann Whitney U, Kruskal Wallis, ANOVA testi ve korelasyon analizi kullanılmıştır. Bu araştırmada Gümüşhane Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Acil Yardım ve Afet Yönetimi Bölümünde eğitim gören öğrencilerin afet tutumlarının bilişsel, duyuşsal ve genel boyutun orta düzeyin üzerinde bir ortalamaya sahip olduğu bulunurken davranışsal boyutun orta düzeyin altında bir ortalamaya sahip olduğu tespit edilmiştir.