Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2022
    Yabancı turistlerin unutulmaz turizm deneyiminde algılanan otantikliğin rolü

    Kızılırmak, İsmail; Kaya, Fazıl

    Bu araştırmanın temel amacı, unutulmaz turizm deneyiminde (UTD) algılanan otantikliğin (AO) rolünü ortaya çıkarmaktır. Bu amaç doğrultusunda veri toplama aracı olarak nicel araştırma yöntemlerinden anket tekniğine başvurulmuştur. Araştırma evrenini Kapadokya Bölgesi, örneklemini ise Nevşehir ilini ziyaret eden yabancı turistler oluşturmaktadır. Araştırmada Nevşehir ilini ziyaret eden yabancı turistlerle yüz yüze görüşmeler gerçekleştirilerek toplamda 389 kullanılabilir anket elde edilmiştir. Değişkenler arasındaki ilişkileri test etmek amacıyla SPSS istatistik programı kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, unutulmaz turizm deneyimi boyutları üzerinde algılanan otantikliğin pozitif yönde etkisi olduğu tespit edilmiştir. Otantiklik boyutlarından nesnel ve yapısal otantikliğin unutulmaz turizm deneyimi boyutlarını açıklamada anlamlı bir etkiye sahip olduğu, varoluşsal otantikliğin ise yerel kültür deneyimi haricinde diğer boyutları açıklamada anlamlı bir etkiye sahip olmadığı anlaşılmıştır. Elde edilen bulgular çerçevesinde destinasyon paydaşlarına çeşitli tavsiyelerde bulunulmuştur.

  • MakaleAçık Erişim2022
    Çevresel sürdürülebilirlik çerçevesinde ekolojik ayak izi ve ekonomik büyüme ilişkisi: türkiye üzerine ampirik bir analiz

    Yıldız, Barış; Yildiz, Gizem

    Ekonomik büyüme hedefi, ülkelerin en önem verdiği konuların başında gelmektedir.Bu amaç, çeşitli olumlu veya olumsuz çevresel etkiler yaratabilmektedir. Dolayısı ile ülkeler için çevresel sürdürülebilirliğin sağlanabildiği ekonomik büyüme modelleri önemlidir. Kırılgan bir coğrafyada bulunan Türkiye de yüksek bir ekonomik büyüme düzeyini her dönem kendine hedef koyan ve bu hedef doğrultusunda çaba gösteren bir ülkedir. Bu çabalar, Türkiye’nin daha yüksek bir ekonomik büyüme performansını çeşitli çevresel tahribatlara neden olarak mı yoksa çevresel kaliteye duyarlı olarak mı gerçekleştirdiği tartışmaları ile birlikte yürütülmektedir. Bu bağlamda, çalışmamızın amacı Türkiye’de çevresel sürdürülebilirlik ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyi araştırmaktır. Ampirik analiz, 1970-2018 dönemine ilişkin zaman serisi verilerini kapsamaktadır. Modellerde çevresel sürdürülebilirliğin bir göstergesi olarak ekolojik ayak izi verisi kullanılmıştır. Kontrol değişkenler olarak ise kentleşme ile doğrudan yabancı yatırım verileri kullanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre seriler arasında uzun dönemde eşbütünleşik ilişki olduğu kabul edilmiştir. Uzun dönem katsayı tahminlerine göre ekonomik büyüme ve kentleşme ekolojik ayakizini istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif etkilemektedir. Doğrudan yabancı yatırımlara ilişkin ise istatistiksel olarak anlamlı bir bulgu elde edilememiştir.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 15 · Karasal Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2022
    The Impact of the Ukraine-Russia Conflict on the Aviation Sector: February-May 2022

    Açıkel, Bırsen; Akbarli, Araz; Öndeş, Ezgi Begüm; Gezer, Dilek

    Aviation; it is a global sector that affects many areas such as education, trade, tourism, and is also affected by many situations such as epidemics, economic fluctuations, political disagreements and military intervention. For this reason, the disagreement between Ukraine and Russia also quietly affects the aviation industry. Although disagreements seem to continue between the two countries, issues such as the closure of airspaces, changes in flight costs as a result of changing routes, the situation of aircraft and component manufacturers, tourism and aviation security concern aviation globally. In this study, which was conducted to reveal the impact of the Ukraine-Russia conflict on the aviation sector, case study research, one of the qualitative research methods, was used. In a four-month period, sources such as newspaper news, internet news sites, websites of authorities were scanned, and it was tried to reveal how the conflict was reflected in the aviation industry. This method was chosen considering that it is suitable for this study in terms of revealing what happened in the past, how people were affected, how the processes took place, and what the results were. Between February 24 and March 2, when the disagreements between the two countries began, all flights to Ukraine were stopped, while air traffic in neighbouring countries decreased. International passenger traffic of Russian airlines decreased by at least four times in March 2022 compared to March 2021, and by sixteen times compared to March 2019. The Ukraine-Russia conflict also negatively affected the flight times of passenger flights between East and West. As a result of the study, the great impact of the four-month period, which is thought to be short, on the aviation sector has been tried to be revealed.

  • MakaleYalnız künye2022
    Yolsuzluklar, ekonomik büyüme ve çevre vergileri ilişkisinin gözden geçirilmesi: oecd ülkeleri örneği

    Akyol, Hikmet; Karakus, Kübra

    Bu araştırma OECD ülkelerinde yolsuzlukların ve çevresel vergilerin ekonomik kalkınma ile olan ilişkisini ele almıştır. Araştırmada 34 OECD ülkesinin 1995-2019 arasındaki dönemi panel veri analizi yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Değişkenler arasındaki uzun dönem ilişkisi Pedroni eşbütünleşme testi kullanılarak tahmin edilmiştir. Eşbütünleşme test sonuçlarına göre değişkenler uzun dönem ko-entegredir. Uzun dönem esneklikleri ise PDOLS tahmincisi kullanılarak analiz edilmiştir. Sonuçlar, çevresel vergilerin araştırma ülkelerinde ekonomik büyümeyi teşvik ettiğini göstermiştir. Bunun yanında, yolsuzlukların ekonomik büyüme ve çevresel vergiler ile arasında güçlü bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Buna göre, yolsuzlukların büyüme ve çevresel vergiler üzerinde negatif yönlü ve anlamlı bir etkisi vardır. Bu bakımdan yolsuzluklarla mücadele politikalarının uygulanması çevresel vergi gelirlerini arttırılması ve sürdürülebilir ekonomik kalkınmanın sağlanması açısından son derece önemlidir. Yolsuzluklar, çevresel vergiler ve ekonomik büyüme arasındaki nedensellik ilişkisi panel Granger nedensellik testleri kullanılarak incelenmiştir. Test sonuçlarına göre, çevresel vergilerden ekonomik büyümeye doğru tek yönlü, ekonomik büyüme ile yolsuzluk oranları arasında karşılıklı nedensellik ilişkisi vardır.

  • MakaleYalnız künye2022
    İklim değişikliği bağlantılı finansal bildirimler: tskb iklim riskleri raporu örneği

    Yesilelebi, Gl

    Bu çalışmanın amacı, Türkiye’deki bankacılık sektörünün iklim değişikliği bağlantılı finansal bildirimlerini paydaşlara nasıl ilettiğini incelemektir. Çalışmanın amacı doğrultusunda, finansal şeffaflığı artır-mak için Finansal İstikrar Kurulu (FSB) tarafından oluşturulan uluslara-rası bir girişim olan İklimle Bağlantılı Finansal Beyan Görev Gücü (TCFD) (2017) tavsiyeleri referans olarak alınmıştır. Buradan hareketle, çalışmada Türk bankacılık sektöründe TCFD tavsiyelerini dikkate ala-rak, İklim Riskleri Raporu’nu 2021 yılında yayımlayan ilk Türk bankası olan Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB)’nin raporu doküman ince-leme yöntemiyle bir vaka çalışması yapılmıştır. TSKB İklim Riskleri Raporu’nun TCFD tavsiyelerine uyumu, içerik analizi yapılarak, kurulu-şun iklim riskleri ile yönetişim, strateji, risk yönetimi, ölçüt ve hedeflerle ilgili fırsatları açıklayıp açıklamadığı değerlendirilmiştir. Çalışma sonu-cunda, TSKB İklim Riskleri Raporu’nun TCFD tavsiyelerine uyumlu olduğu tespit edilmiştir.

  • MakaleAçık Erişim2022
    İklim Değişikliği Türkiye’de Ekonomik Büyüme İçin Bir Risk Oluşturur mu?

    Akyol, Hikmet

    İklim değişikliğinin etkileri gün geçtikçe daha fazla artmaktadır. Bu nedenle, başta tarım sektörü olmak üzere ekonominin tüm kesimlerinin iklim değişikliğine olan duyarlılığı artmıştır. Özellikle az gelişmiş ülkelerde meydana gelen meteorolojik afetler ekonomi üzerinde ciddi hasarlara yol açabilmektedir. Bununla birlikte, gelişmiş ülkelerdeki ekonomik faaliyetlerin çevreye verdiği zarar ve iklim değişikliği içindeki rolleri dikkate alındığında, bu ülkelerin ekonomisinin de gelecekte iklim değişikliğinden etkilenebilmesi söz konusudur. Bu araştırma, iklim değişikliğinin iki temel aygıtı olan ortalama yıllık sıcaklık değişimleri ve karbondioksit emisyonlarının ekonomik büyüme üzerindeki etkileri incelemiştir. Araştırmada, Türkiye’nin 1968-2018 arasındaki dönemi regresyon analizi yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Değişkenler arasındaki ilişkinin tahmin edilebilmesi için ilk olarak serilerin durağanlık düzeyleri sınanmıştır. Bunun için geleneksel birim kök testlerinin yanında yapısal değişim ve şokları göz önünde bulunduran yapısal kırılmalı Lee & Strazicich (2003, 2004) LM birim kök testi kullanılmıştır. Tahmin sonuçlarının serilerin durağan olduğunu göstermesi üzerine, iklim değişikliğini temsil eden değişkenler ile ekonomik büyüme arasındaki ilişki EKK regresyon yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Araştırma sonuçları sıcaklık artışlarının ekonomik büyüm üzerinde negatif yönlü ve anlamlı bir etkiye sahip olduğunu göstermiştir. Artan sıcaklıklar ekonomik büyümeyi azaltmıştır. Karbondioksit emisyonlarının ekonomik büyüme üzerindeki etkisi ise pozitif yönlü ve anlamlı bulunmuştur. Karbondioksit emisyonlarındaki artışın en önemli nedeni artan ekonomik faaliyetlerdir. Dolayısıyla, ekonomik aktivite arttıkça, çevresel emisyonlar ve buna bağlı olarak büyüme artmıştır. Ancak, karbondioksit emisyonlarının sıcaklık artışına neden olduğuna dikkat edilirse, bu emisyonlar dolaylı yönden ekonomik büyümeyi olumsuz etkilemektedir. Araştırma sonuçları ortalama yıllık yağış miktarı değişiminin ekonomik büyüme üzerinde anlamlı bir etkisi olmadığını göstermiştir. Araştırma sonuçları, özellikle sıcaklık değişimlerinin etkisi temel alındığında, Türk ekonomisinin iklim değişikliğine karşı son derece duyarlı olduğunu göstermiştir.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 13 · İklim Eylemi
  • MakaleAçık Erişim2022
    A Challenge for Systemic Transformation towards Circular Healthcare Economy: Single-Use or Not?

    Demır, Hüseyın; Karaer, Merve

    The study aims to discuss the challenge of systemic transformation of healthcare economy in the context of disinfection and sterilization (DAS) process. The database of the Web of Science (WoS) has been used to obtain data. In R environment, a variety of analyzes have been conducted through the biblioshiny. Following the descriptive findings, trend words, trend word weights and related visuals have been obtained. Multiple correspondence analysis was used to evaluate the development course of trending words by year, and the ggplot2 package has been used to visualization. An attempt has been made to draw attention to the difficulty of the systemic transformation of the healthcare economy by supporting the circular approach concepts featured in the publications with knowledge and experience from the field. The number of publications and citations in the field has shown an increasing trend. Prominent studies have been conducted in the areas of infection control, dialysis, anesthesia, and analgesia. Trend words have shown that life cycle assessment, reuse, sterilization, reprocessing, etc. concepts have a high level of centricity and concentration. Similarly, multiple correspondence analysis findings have shown that a heavy reliance has been placed on DAS processes in recent studies. The results clearly show that the systemic transformation from a linear healthcare economy to a circular one will create challenges for hospital administrations. It is therefore assessed that a hybrid approach to the continued use of disposable products instead of a purely circular approach will be beneficial to the sustainability of healthcare.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
  • MakaleAçık Erişim2022
    Doğu Karadeniz Bölgesi Sahil Otoyol Çevresindeki Karayosunlarında Trafik Kaynaklı Ağır Metal Analizleri

    Kaya, Selim; Koz, Bahadir

    Bu çalışmanın amacı; Giresun-Samsun otoyol çevresindeki karayosunları kullanılarak Trafik kaynaklı ağır metal kirliliğini belirleyebilmektir. Karayosunları, ağır metalleri biriktirebilme yeteneğinden dolayı, ağır metal hava kirliliğinin belirlenmesinde oldukça uygun biyoindikatörlerdir. Türkiye’nin Doğu Karadeniz bölgesinde yer alan Giresun-Samsun otoyolu çevresindeki karayosunlarının ağır metal analizleri InductivelyCoupledPlasma–MassSpectrometer (ICP-MS) cihazı kullanılarak belirlendi. Karayosunlarının kalitatif analizleri neticesinde Cr, Fe, Mn, V, Zn, Cu, Ni, Pb ve Co olduğu belirlendi. Şehir merkezlerinden toplanan karayosunlarındaki konsantrasyon değerleri sırasıyla 15.12, 6087.31, 301.12, 27.80, 74.20, 38.48, 56.69, 19.40 ve 9.10, mg/kg olarak belirlenirken, şehirler arasından toplanan karayosunlarının ağır metal konsantrasyonları ise 15.56, 4751.23, 247.93, 28.03, 83.71, 33.72, 48.38, 17.20 ve 6,97 kg/kg olarak belirlendi. Genelde karayosunlarında, Krom(Cr), Demir(Fe), Mangan(Mn), Vanadyum(V), Çinko(Zn), Bakır(Cu), Nikel(Ni), Kurşun(Pb) ve Kobalt(Co)’ınkonsantrasyonlarının 2006 ve 2017 yılları arasında azaldığı görüldü. Fakat bu azalmaya rağmen karayosunlarındaki ağır metal konsantrasyonları hala yüksektir.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
  • MakaleAçık Erişim2021
    Yayla alanlarındaki yapılaşma değişiminin incelenmesi: Gümüşhane örneği

    Doner, Fatih

    Bu çalışmada yayla alanlarındaki yapılaşma değişimi Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ve Uzaktan Algılama (UA) verilerinin birlikte kullanımıyla incelenmektedir. Gümüşhane ilinde bulunan Ernek, Güvende, Kadırga ve Kazıkbeli isimli dört yayla alanında 2013 ile 2018 yılları arasındaki değişim incelenmiştir. İncelenen yayla alanlarında 2013 ile 2018 yılları arasında yapı sayısının %21.48, yol ağının %6.94 artığı belirlenmiştir. Bu artışın temel sebeplerinin yayla alanlarına yönelik turizm faaliyetleri ve İmar Barışı düzenlemesinin olduğu değerlendirilmektedir. Yayla alanlarının sürdürülebilir kullanımı için koruma-kullanma dengesini gözeten bir arazi kullanım politikasına ve daha etkin bir denetim mekanizmasına ihtiyaç vardır. CBS ve UA verileri yayla alanlarındaki değişimin izlenerek kontrol edilmesi çalışmalarına destek sağlamak için kullanılabilir.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
  • MakaleYalnız künye2021
    Çevresel vergi politikaları sürdürülebilir kalkınmayı desteklemede ne kadar etkilidir: OECD ülkeleri örneği

    Akyol, Hikmet; Karakus, Kübra

    Bu araştırma OECD ülkelerindeki çevresel vergi politikaların sürdürülebilir kalkınma üzerindeki etkisi incelenmiştir. Çevresel vergiler, çeşitli amaçlar için kullanılmaktadır. Ancak, bunlar içerisinde en önemlisi firmaların ve tüketicilerin çevreye vermiş olduğu zararı azaltmaktır. Bu bakımdan, araştırmada ikinci olarak çevresel politikaların sürdürülebilir kalkınmayı destekleme konusunda ne ölçüde etkin olduğu tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu amaç doğrultusunda 1995-2019 arasındaki dönem panel veri analizi tekniği kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz sonuçları çevresel vergiler ile sürdürülebilir kalkınma arasında uzun dönemde pozitif yönlü bir ilişki olduğunu göstermiştir. Buna göre, artan çevre vergileri uzun dönemde OECD ülkelerinin sürdürülebilir kalkınmalarını olumlu etkilemiştir. Bunun yanında, OECD ülkelerinde çevresel vergilerin son derece etkin olduğu belgelenmiştir. Bu bakımdan, OECD ülkelerinde çevresel vergilerin arttırılmasını destekleyecek politikaların uygulanması aynı zamanda bu ülkelerin sürdürülebilir kalkınmasını teşvik edecektir. Araştırmada çevresel vergiler ve sürdürülebilir kalkınma ilişkisi incelenirken, seçili kontrol değişkenleri kullanılmıştır. Yatırım oranlarının uzun dönemde sürdürülebilir kalkınma üzerindeki etkisinin negatif yönlü ve anlamlı olduğu görülmüştür. Sabit sermaye yatırımlarının ve dolaysıyla yatırım oranlarının artması aynı zamanda sürdürülebilir kalkınmanın önemli bir boyutu olan ekonomik kalkınmayı olumlu etkilemektedir. Bununla birlikte, artan yatırım oranları, endüstriyel faaliyetlerdeki yoğunlaşmanın ciddi bir göstergesidir. Özellikle, İkinci Dünya Savaşı sonrasında endüstriyel faaliyetlerde görülen ciddi yükseliş, çevresel bozulmayı tetiklemiştir. Bunun yanında, yöntem kısmında bahsedildiği üzere sürdürülebilir kalkınma endeksi kalkınmanın sadece ekonomik ve beşerî boyutunu değil çevresel yönünü de ölçmektedir. Bu bakımdan, araştırma bulguları artan yatırım oranlarının çevre üzerindeki olumsuz etkisinin yükseldiğini göstermiştir. Bir başka açıklayıcı değişken olan kamu harcamalarının ise uzun dönemde sürdürülebilir kalkınma üzerindeki etkisi pozitif yönlü ve anlamlı bulunmuştur. Araştırma ülkelerinde ekonomik kalkınma içerisinde kamu harcamalarının rolü ve boyutu çok önemlidir. Dolaysıyla, artan kamu harcamaları, bu ülkelerde sürdürülebilir kalkınmayı teşvik etmiştir.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 13 · İklim Eylemi
  • MakaleYalnız künye2021
    Solution Proposals for Environmental Problems Caused By Energy Consumption of Cryptocurrency-Pigoviyan Tax

    Keyifli, Nazlı

    Cryptocurrencies, which emerged with the development of information technology, are digital currencies that are secured by cryptographic systems, not dependent on a specific central author ity. Cryptocurrencies have become attractive investment tools around the world due to their high rate of return, negligible transaction costs, and easy transfers. Although Bitcoin is the most well known, a wide variety of cryptocurrency have emerged. However, the energy intensive use of these currency activities has environmental implications. In this study, the negative environmental effectscaused by the high energy consumed during the production of crypto coins and solutions to reduce these negative effects are emphasized

  • MakaleYalnız künye2021
    The effect of natural disasters on budget deficits in oecd countries: dynamic panel data analysis

    Keyifli, Nazlı

    This study aims to analyze empirically the impact of natural disasters on budget deficits. The study on 34 OECD countries covers the period 2000-2018. The results of the study obtained by employing two-stage system GMM analysis reveal public debt, foreign trade, GDP growth, and total loss costs of natural disasters affect the budget deficits statistically significantly and positively, while population density negatively affects the population density; however, there is no statistically significant relationship between inflation and budget deficits.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 13 · İklim Eylemi
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • Derleme MakaleYalnız künye2021
    Küresel İklim Değişikliğinin Psikolojik Boyutu

    Akbulut, Meryem; Kaya, Afşin Ahmet

    İnsanoğlunun ihtiyaçları sınırsızdır. Sürekli bir tüketim ve üretim halindedir. İhtiyaçlarını karşılamak için sanayi devriminden bugüne kadar bilinçsiz bir şekilde hareket edilmiş ve doğa üzerinde telafisi imkansız hasarlara neden olunmuştur. Çevreye ve atmosfere zarar verici etkilerin giderek artmasıyla beraber ekosistemin dengesi bozulmuştur. Bir süre sonra bozulan denge insanlar için bir tehdit haline gelmiştir. Tehdidin adı ise küresel iklim değişikliğidir. Dünya üzerinde yaşayan her bireyi çeşitli şekillerde etkileyen bu felaket artık insanların sağlıkları üzerinde de olumsuz etkiler yaratmıştır. İklim krizinin sadece fiziksel değil psikolojik olarak da oluşturduğu olumsuz etki ciddi bir sorun haline gelmiştir. İklim değişikliğinin günümüzde sebep olduğu tek bir olumsuz olay şuan ki haliyle sadece o günü etkileyebilir. Ancak bireylerde bıraktığı travma uzun süre etkisi geçmeyecek bir durumdur. Ayrıca gerekli tedbirlerde geç kalınmasında yine psikolojik engeller etkilidir. Hızlı bir şekilde önlem alınmazsa iklim değişikliğinin negatif etkileri gelecek dönemlerde devam edeceği için sürekli maruziyet yaşamak toplumunda ruh sağlığını bozacaktır. Bu çalışma kapsamında küresel iklim değişikliğinin psikolojik boyutu incelenerek gerekli çıkarımlar yapılmıştır. İklim krizine karşı toplu ve hızlı şekilde tedbir almanın önemine dikkat çekilmiştir.

  • MakaleYalnız künye2021
    Determination of Land Use Change using Support Vector Machines: A Case Study of Arnavutkoy, Istanbul

    Çatal Reis, Hatice; Yılancı, Gulsena

    As a result of the development of cities and inclination towards urbanization, natural areas decreased while urban areas increased. In this respect, determination of impermeable surfaces is important for the problems covering; effects of urbanization on natural environment, global environmental variation, urban atmospheric process, human activities and the effects of urbanization on the environment. Remote sensing images are used to examine and classify land cover/uses. Traditional classification methods are mainly divided into supervised classification and unsupervised classification. The aim of this study is to classify land cover/use and to state temporal change using the Support Vector Machines (SVM) approach, which is a supervised classification method. Arnavutkoy district of Istanbul was chosen as the study area for land use and change detection analysis. Landsat 5/7/8 satellite images of Arnavutkoy district were obtained and SVM process was applied to obtain these images. Firstly, four classes were created for each image: urban areas, vegetation, bare soils and wetlands SVM was applied and accuracy analysis was performed to the images classes of which were created before. CAD software and GIS software were used for image processing. The classification accuracy for SVM was found to be 98.66%, 98.31%, 98.95%, 97.99%, 96.37%, 97.90% (from 1995 to 2019). In addition, ROC analysis was used for comparison of accuracy analysis. As a result of this study, land cover/use change of Arnavutkoy district in the last 20 years has been determined. The urban area of the district was 40.99 km2in 1995 and 93.76 km2in 2019. In addition, the impact of the Europe's largest airport on land cover / use has been examined. The results showed that the accuracy of using SVM to classify land use/cover is high. Therefore, it has been proposed that this algorithm is used as an optimal classifier for land use/cover maps.

  • MakaleAçık Erişim2021
    Income, Energy Consumption, Trade Openness and Environmental Protection Expenditures in Turkey: A Regional Analysis of the EKC Hypothesis

    Recepoğlu, Mürşit

    Environmental pollution is an important threat for sustainable economic development at the national and the regional level. Nevertheless, regional studies investigating the determinants of the environmental pollution in Turkey are limited. This study analyzes the effects of income, energy consumption, trade openness and environmental protection expenditures on the environmental pollution in NUTS 2 regions of Turkey for the period 2007-2019 within the framework of the Environmental Kuznets Curve (EKC) hypothesis. The findings obtained from the study using the Two Step System Generalized Moments Method show that the EKC hypothesis is not valid in Turkey for NUTS 2 regions. Morever, energy consumption has a statistically significant and positive effect on the environmental pollution, while trade openness has a negative effect. However, environmental protection expenditures do not have statistically significant effects on the environmental pollution. These results reveal that the effectiveness of the economic and fiscal policies implemented at the regional level to increase the environmental quality should be increased.

  • Derleme MakaleAçık Erişim2021
    Afet Yönetimi Sürecinde Risk Algısı Çalışmalarının Katkısı

    Mizrak, Sefa

    Afetleri önlemek ve afetlerin zararlarını azaltmak için birçok yapısal ve yapısal olmayan çalışma yürütülmektedir. Özellikle afetler ve afetlerin olası sonuçları hakkında insanların düşüncelerini anlamak afet risk azaltma çalışmaları için önemlidir. Çünkü, insanların düşünceleri afetlere karşı koruyucu önlem alma davranışlarını etkilemektedir. Bu çalışmanın amacı, afetlerle ilgili yürütülen bilimsel risk algısı çalışmalarının afet yönetimi açısından önemini ortaya çıkarmaktır. Çalışma literatür taraması olarak yapılandırılmıştır. Bilim insanları farklı afet türlerine karşı insanların risk algılarını ve risk algısını etkileyen faktörleri yaygın bir şekilde araştırmışlardır. İnsanların afet risk algıları afetler ile ilgili algıladıkları korku, endişe, depresyon, anksiyete, maddi veya bireysel zarar görme olasılığı, bilgi, müdahale kapasitesine güven, afetin şiddeti, sıklığı ve etkisinin büyüklüğüne göre belirlenmiştir. Sosyo-demografik değişkenler arasından yaş, eğitim, ekonomik durum, afet tecrübesi ve afet risk algısı ilişkisi yaygın olarak araştırılmıştır. Afet risk algısı çalışmaları afet öncesi ve afet sonrası yönetim süreçlerinin daha iyi planlanması için gereklidir. Bu nedenle bilim insanları ve afet yönetiminden sorumlu kişiler toplumun afet risk algısını bütün afetler için kapsamlı bir şekilde araştırmalıdır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleYalnız künye2020
    Bir Afet Olarak Küresel İklim Değişikliği ve İlkokul Öğretmenlerinin İklim Değişikliği Farkındalığının İncelenmesi: Gümüşhane İli Örneği

    Akbulut, Meryem; Kaya, Afşin Ahmet

    Küresel iklim değişikliğinin afet olarak önemi vegünümüzdeki en önemli çevre sorunlarından biriolması, bizi küresel iklim değişikliğiyle ilgili bilimekatkı sağlayacak bir çalışma yapmaya yöneltmiştir.Araştırma kapsamında öncelikle afetlere, ardındanküresel iklim değişikliğiyle ilgili genel bir literatüraraştırmasına yer verilmiştir. Araştırma kapsamındailkokul öğretmenlerinin iklim değişikliği farkındalığınıölçmek için, inanç, tutum, davranış ve bilgi altboyutlarından oluşan bir farkındalık ölçeğikullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Gümüşhaneilinde görev yapan toplamda 300 ilkokul öğretmenioluşturmaktadır. Veri toplama sürecinin sonunda 214ilkokul öğretmenine ulaşılmıştır. Çalışmanın verileriAmos 23 ve SPSS 21 paket programlarında analizedilmiştir. Ortaya çıkan sonuçlar Gümüşhane ilindegörev yapan ilkokul öğretmenlerinin iklim değişikliğifarkındalıklarının yüksek olduğunu göstermektedir. Budurum araştırmanın amaçlarından olan iklimdeğişikliği farkındalığı yüksek bireyler yetişmesiaçısından önem arz etmektedir. Son olarak tartışma,öneri ve sonuç başlıklarıyla genel bir değerlendirmeyapılmıştır ve küresel iklim değişiklinin öneminedikkat çekilmiştir.

  • MakaleAçık Erişim2020
    Bir Ekodistopya Olarak Tahsin Yücel’in Gökdelen Romanı

    Yalçın, Fatih

    Ütopya çağının realitesinden ilham alınarak oluşturulmuş bir insanî/dünyevî cennet; benzer bir şekilde kendi dünya cennetini inşa etme sürecinde yaşadığı hayal kırıklıklarının bir sonucu olarak oluşmuş karamsar havada hayat bulan distopya/karşı ütopya da bir cehennem tasavvuru olarak düşünülebilir. Ütopya, kilisenin tahakkümünde kurtulup aklı hayatın merkezine koyan ve yaşamaktan coşkun bir haz duyan Rönesans adamının yalnız gelecekte ve öte dünyada değil şimdi ve bu dünyada mutlu olma arzusunun bir sonucudur. Doğal olarak akıl ve insan merkezli dünya tasarımın bir sonucudur. Distopya ise ütopyaya kaynaklık eden hayat felsefesinin çöküşü ve hayal kırıklığından beslenir. Tahsin Yücel’in “Gökdelen” adlı eseri distopik özellikleri bulunan bir romandır. Bu romanda distopyanın en belirgin özellikleri uzamda ortaya çıkar. Bu distopik İstanbul gökdelenlerle doludur. Bir anlamda bu uzam, kapitalizmin varacağı son noktayı görünür kılma kaygısının bir yansımasıdır. Gökdelenler geleneksel yatay ilişkilerin yerini dikey/hiyerarşik ilişkilere bıraktığının somut bir göstergesidir. Romanlarında betimlemelere, uzamla ilgili ayrıntılara pek girmeyen Tahsin Yücel, Gökdelen romanında uzamı öne çıkaran bir üslup benimser. Bu romanın bir başka öne çıkan tarafı da yazarın, insanın çevreyle olan ilişkisini, insan odaklı dünya tasarımının nihai sonuçlarına dikkat çekme çabasıdır. Çalışmanın başlığından da anlaşılabileceği gibi biz bu çalışmada ekoeleştirel bir yaklaşımla romanda insan ve çevre ilişkisine odaklanacak, distopik gelecek tasavvurlarının ekolojik kaygılarla kesiştiği alana dikkat çekmeye çalışacağız.

  • MakaleYalnız künye2020
    Determining the behavior of consumers for the paid plastic bags implementation in markets

    Avcı, İbrahim; Yildiz, Salih

    Plastic bags, which have an important place in the lives of consumers due to their advantages, cause damage in many areas during the production and consumption stages. Therefore, there are discussions about the use of plastic bags. The use of plastic bags is completely banned in some countries around the world due to the environmental and human health damages. In some countries, the use of plastic bags has started to be reduced with implemantions such as environmental tax and paid plastic bags. With the legal regulation implemented on January 1, 2019 in our country, it was decided to sell plastic bags at the markets for a fee. As of this date, plastic bags started to be sold for 25 cents in the markets. Therefore, the main purpose of the research is; consumers' awareness of the damages of plastic bags, environmental awareness, support to the law and social pressure factors to determine the effects of plastic bag reduction intention and using cloth bag intention. Another aim is to determine the effect of plastic bag reduction intention and using cloth bag intention on sustainable behavior. The questionnaire prepared for this purpose was applied to 427 consumers between 25.08.2019 and 25.09.2019. As a result of analysis of the obtained data with SPSS 21 and AMOS 24; awareness, environmental awareness, support for the law and social pressure have positive effects on the plastic bag reduction intention and using cloth bag intention, and plastic bag reduction intention and using cloth bag intention have positive effects on sustainable behavior.

  • MakaleYalnız künye2020
    Sürdürülebilir çevre dinamikleriiçin yeni bir enstrüman: plastik poşet vergisi

    Şahin, Muhammet

    Çevre sorunları günümüzde önemli boyutla-ra ulaşmıştır. Yüksek miktarda plastik tüketimi ve kontrol dışı plastik atıklar bu sorunları daha da arttırmaktadır. Başta mikroplastikler olmak üzere plastik ve plastik türevleri, deniz ve ok-yanuslardaki biyolojik çeşitliliği tehdit eder hale gelmiştir. Bu durum hükümetleri harekete ge-çirmiş ve 1990’ların başlarından itibaren vergi ve vergi dışı caydırıcı tedbirler uygulamaya konul-muştur. Dünya genelindeki bu gelişmelere pa-ralel olarak 2000’li yıllardan itibaren Türkiye’de de plastik kullanımının azaltılmasına yönelik adımlar atılmaya başlamış, 2019 sene başından itibaren de tek kullanımlık alışveriş poşetlerinin ücretlendirilmesi yoluna gidilmiştir. Bu çalışma plastik poşet kullanımının sınırlandırılmasına yönelik vergi ve vergi dışı politikaları, Türkiye ve dünya uygulamaları temelinde inceleme amaçlamaktadır. Çalışmadan elde edilen bul-gular; özellikle İrlanda, Almanya ve Danimarka gibi Avrupa ülkelerinde vergilendirmenin poşet kullanımının azaltılabilmesi bakımından başarılı olduğu yönündedir.