Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Akyol, Hikmet(5)
- Yıldız, Barış(4)
- Beken, Hıkmet Gülçın(3)
- Doğru, Salih(3)
- Efşan, Nur Çelik(3)
- Hayaloğlu, Pınar(3)
- Karakus, Kübra(3)
- Yildiz, Emel(3)
- Yildiz, Gizem(3)
- Akbulut, Meryem(2)
- Aksoy, Metin(2)
- Avcı, İbrahim(2)
- Doğan, Ali(2)
- Karaaslan, İbrahim(2)
- Kaya, Afşin Ahmet(2)
- Kekül, Okan(2)
- Keyifli, Nazlı(2)
- Mizrak, Sefa(2)
- Peker, İskender(2)
- Recepoğlu, Mürşit(2)
- Seyhan, Nazlı(2)
- Topal, Mehmet Hanefi(2)
- Ugur, Omer(2)
- Uğur, Candan Yılmaz(2)
- Yildiz, Salih(2)
- Ödemiş, Murat(2)
- Adanacioglu, Hakan(1)
- Adanur, Hakan(1)
- Akaryali, Enver(1)
- Akbarli, Araz(1)
- Akdeniz, Fatih(1)
- Akdu, Uğur(1)
- Aksoy, Fatih(1)
- Aktaş, Hamza(1)
- Akyol, Mehmet(1)
- Alemdag, Selçuk(1)
- Altinkaynak, Muhammed(1)
- Artan, Seyfettin(1)
- Aydin Sayilan, Aylin(1)
- Aykaç, Malik(1)
Yayınlar
- MakaleYalnız künye2024Web Tabanlı CBS Uygulamalarının Afet ve Acil Durum Yönetiminde Kullanımı: Gümüşhane Şehri Örneği, Türkiye
Ocak, Fatih; Şirin, Mürşit
Asrın felaketleri olarak nitelendirilen 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş Pazarcık (7.7 Mw) ve Elbistan (7.6 Mw) merkezli depremlerden sonra Türkiye’de afet yönetiminin ne kadar önemli olduğu ve dünyada ise afet riski taşıyan ülkelerin afet yönetimine daha hazırlıklı olması gerektiği anlaşılmıştır. Afet yönetiminin evreleri (afet öncesi, sırası ve sonrası) düşünüldüğünde, bu üç dönemin birbiriyle bir bütün olarak ele alınması gerektiği ortadadır. Buradan hareketle bu çalışma kapsamında, afet yönetimindeki aksaklıkların giderilmesinde önemli bir rol oynayacağı tahmin edilen hem vatandaşların hem de yetkili kurumların kullanabileceği web CBS tabanlı bir dizi mobil ve web uygulamaları tasarlanmıştır. Bu uygulamalar, hızlı ve etkin müdahale süreçlerini destekleyerek şehir yönetiminin afetler karşısında daha hazırlıklı olmasını sağlayacaktır. Uygulamalar ile Gümüşhane şehrinde muhtemel afet ve acil durumlardan önce vatandaşlar, afet ve acil durum toplanma alanları hakkında bilgilendirilecek ve toplanma alanlarının bilinirliği arttırılacaktır. Ayrıca vatandaşlar afet ve acil durum esnasında ve sonrasında geçici barınma yerleri hazırlanıncaya kadar, tasarlanan mobil uygulamalar ile ihtiyaçlarını kriz merkezine iletebilecektir. İhtiyaçlar tasarlanan canlı takip paneli üzerinde anlık olarak görülebilecek, yetkili kurumlar tarafından değerlendirilerek en hızlı sürede olaya müdahale edilmesi sağlanacaktır. Sonuçta tasarlanan uygulamalar ile bu kritik dönemde bütüncül bir afet yönetiminin gerçekleştirilmesi ve afet ve acil durumların başarılı bir şekilde yönetilmesi sağlanmış olacaktır.
- MakaleYalnız künye2024Ulusal Deprem Tatbikatı Sonrası Korku Pazarlaması Kapsamında, Küçük İşletmelerin Afet Sigortası Satın Alma Eğilimleri
Yildiz, Emel; Çınar, Öznur
Doğal afetlerin neden olabileceği bireysel kayıp kaynaklı riskler, bu risklerin meydana getirebileceği korku ve bu korkunun neden olabileceği telafi sistemleri isteği (doğal afet sigortası) bağlamından hareket ederek, bu araştırmanın amacı, bir doğal afet tatbikatı vasıtasıyla olası yüksek riskli bir afetin meydana getirebileceği kayıpların neden olacağı olası korkunun doğal afet sigortası yaptırma ile olan ilişkisini araştırmaktır. Araştırmanın ana kütlesi Bayburt ilinde faaliyette bulunan 2162 esnaftır. Araştırmada tesadüfi olmayan örnekleme metotlarından biri olan kolayda örnekleme metodu kullanılmıştır. Bu ana kütleden toplamda 764 kişi araştırmaya dahil edilmiştir. Araştırma, anket yöntemi kullanılarak 02/02/2023 ile 02/06/2023 tarihleri arasında Bayburt merkezi ve iki ilçesinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma anketi hazırlanırken kuramsal çerçevede belirtilen kaynaklardan genel anlamda faydalanılmış olup, anket demografik bilgileri, tatbikatla, sigortayla ve bireylerin afet duygularıyla ilgili soruları içermektedir. Araştırma sonucunda deneklerin afetlerden yüksek oranda korkmakta, afet tatbikatlarında korku duygusu yaşamamakta ve deneklerin ancak yarısı tatbikattan sonra afet sigortası yaptırmaya isteklidir. Ayrıca afet sürecinde duyulan korku hissi afet sonrası afet sigortası yaptırma isteğini belirleyen bir faktör değildir.
- MakaleAçık Erişim2024Kültür Boyutları ile İslami Dindarlık Düzeyinin Çevre Dostu Ürün Satın Alma Davranışına Etkisi
Eda, Dişli Bayraktar
Kültür ve din, bireylerin çevresel konulara duyarlılık seviyelerini ve sorumluluk hissini artıran, aynı zamanda toplumsal bilinci oluşturmada etkili olan iki temel faktördür. Bu durum, çevre dostu ürünlerin satın alınmasının önemini artırmaktadır. Çevre dostu ürün satın alma davranışıyla ilgili akademik araştırmalar mevcut olmakla birlikte, ulusal kültür ve dindarlık özelliklerinin çevre dostu ürün satın alma üzerindeki etkilerini inceleyen çalışmalar sınırlıdır. Bu çalışma, kültürel boyutlar ile İslami dindarlık düzeyinin çevre dostu ürün satın alma davranışına olan etkisini araştırmaktadır. Bu çerçevede, çevrimiçi yöntemler kullanılarak toplam 408 anket toplanmıştır. Bu araştırmada elde edilen verilerin değerlendirilmesinde LİSREL ve SPSS istatistiksel analiz paket programları kullanılmıştır. Araştırma hipotezlerinin test edilmesi sürecinde, elde edilen veriler yapısal eşitlik modellemesi aracılığıyla analiz edilmiştir. Sonuçlara göre; kültür boyutunda yer alan belirsizlikten kaçınma, Kolektivistlik ve uzun dönem erimlilik alt boyutları çevre dostu ürün tercihini pozitif yönde etkilemektedir. İslami dindarlık boyutunda yer alan İslami inanç, İslami uygulama ve İslami anlam alt boyutları ise çevre dostu ürün tercihini pozitif yönde etkilemektedir.
- MakaleAçık Erişim2024Türkiye’de Ekolojik Ayak İzi ile Finansal Gelişme Arasındaki İlişki: Fourier Testinden Kanıtlar
Karaaslan, İbrahim
The impact of financial development on the ecological footprint and the relationship between them is of great importance for sustainable development and environmental protection. While financial development contributes to economic growth, it can also increase the consumption of natural resources and environmental pollution. For this reason, balancing financial development with environmental sustainability is critical to preserving the quality of life for future generations. Effective environmental policies and green financing tools can simultaneously promote economic growth and minimize the ecological footprint, thereby improving environmental quality. This study investigates the long-term relationship between financial development and ecological footprint in Türkiye. The dataset covers the period from 1980 to 2022 and consists of annual observations. The stationarity of the variables was tested using the Fourier KPSS unit root test and the KPSS unit root test. After determining that the variables were not stationary at their level values, the Fourier cointegration test was used to examine the long-term relationship between the variables. The results of the study revealed a cointegration relationship between ecological footprint and financial development in Türkiye. According to the long-term DOLS estimation results, there is a statistically significant positive relationship at the 1% significance level between financial development and ecological footprint, indicating that increases in financial development lead to increases in the ecological footprint. This finding underscores the need for more environmentally friendly policies and careful decision-making in the process of achieving financial development.
- MakaleYalnız künye2024İklim değişikliğiyle mücadelede karbon fiyatlandırması: karbon vergisi mi? emisyon ticareti mi?
Uğur, Candan Yılmaz
Son yüzyılda endüstriyel üretimin yaygınlaş- masıyla birlikte atmosferde iklim değişikliğine neden olan karbon emisyonları önemli ölçüde artmıştır. Bu artışın temelinde dünyada kulla- nılan enerji kaynakları olarak petrol, doğalgaz ve kömür gibi fosil yakıtların endüstriyel amaçlı kullanımının yaygınlaşması yatmaktadır. Karbon fiyatlandırması iklim değişikliğine neden olan sera gazı emisyonlarının azaltılması için önemli bir araçtır. Karbon fiyatlandırması politikası ile iklim değişikliği riski minimize edilebilir, karbon emisyonları azaltılabilir, düşük karbonlu tekno- lojiler teşvik edilebilir ve kamu gelirleri artırıla- bilir. Nitekim karbon fiyatlandırma politikası çok sayıda ülkenin ulusal politikasında yer almakta- dır. Ancak, karbon fiyatlandırma politikası aracı- nın ne olması gerektiği konusundaki tartışma-lar devam etmekte ve uygulanan araç ülkeden ülkeye farklılık göstermektedir. Bu çalışmanın amacı, karbon fiyatlandırmasının iki ana unsuru olan karbon vergisi ve emisyon ticareti sistemi- ni, emisyonların azaltılması, gelir ve uluslararası rekabet üzerindeki etkileri açısından incelemek- tir. Çalışmada ayrıca Türkiye için öneriler de yer almaktadır.
- MakaleAçık Erişim2023Evaluation of the darfur crisis in the context of climate migration
Yılmaz, Vedat; Efşan, Nur Çelik
Climate migration, also known as environmentally induced migration, is commonly witnessed in African countries that experience serious difficulties in meeting basic needs such as drought, water scarcity, and food security due to limited resources. Climate-related stress experienced in Africa in the 21st century will continue with both horizontal migration within the continentand migration across borders. The aim of the study is to reveal the impact of “climate change” in Sudan’s Darfur Region, which is known to be one of the first examples of climate-related migration in the literature, and the impact of foreign (or international, one of them is enough) intervention to the migration patterns that paved the way of humanitarian crises in the region. For this reason, The study reveals that how the climatic changes in Africa led to political instability, social violence and a security threat. In the study, it was concluded that the macro powers (states such as the USA, China and Russia) that triggered the humanitarian crisis in Darfur will continue their goals of sharing Sudan's resources. It is foreseen that these states will escalate the crisis by taking advantage of the administrative weaknesses of the Sudanese Government in order to achieve this. It has been revealed that democracy, human rights and the environment will continue to be low politics issues in Sudan, which cannot calm down its domestic politics, and it has become more challenging to ensure the long-term sustainability of social peace. It is argued that the rise of violence in the region will affect the living conditions in camps consisting of various ethnic groups and cause new socio-political problems. In the study, in which Turkish and English literature were reviewed, it has been aimed to provide insights and develop recommendations for further research. It is expected that this study will contribute to the Turkish literature in this regard.
- MakaleYalnız künye2023Türkiye’de Atık Yönetimi: İllerin Performanslarının MAIRCA Yöntemi ile Değerlendirilmesi
Seyhan, Nazlı
Nüfus artışı, sanayileşme ve insanların tüketim alışkanlıklarındaki değişim, kaynaklarda kıtlığa sebep olmakla beraber, tüketim sonucunda meydana gelen atıklar da çevrenin daha çok kirlenmesine sebep olmaktadır. Atıklardaki artışın çevreyi tehdit edici boyutlara ulaşması, yalnızca o bölgede yaşayan insanları değil aynı zamanda meydana gelen iklim krizlerinden de görüldüğü üzere herkes için ciddi bir sorun haline gelmiştir. Bu sorun atığın “nasıl bertaraf edileceği” ve “geri dönüşümünün nasıl sağlanabileceği” sorularını da beraberinde getirmiştir. Ulusal ve uluslararası mecralarda konunun ciddiyetle ele alınması ülkeleri ve yerelde bölgeleri atık yönetiminde politikalar geliştirerek ve düzenlemeler yapmasına neden olmuştur. Atıklardan sorumlu olan yerel yönetimlerin, atıkların toplanmasından, bertaraf edilmesi ve geri dönüşüm süreçlerine kadar tüm süreci iyi bir şekilde yönetmesi mikro ölçekte atık yönetimi performansına yansıyacaktır. Bununla birlikte, bu performansların makro ölçekte ülke performansına yansıması mevcut durumu daha da önemli kılmaktadır. Bu çalışmada, Türkiye’deki 81 il için atık yönetimi performansları, MAIRCA yöntemiyle değerlendirilmiştir. Kişi başı GSYİH, belediye toplam atık oranı, geri dönüştürülen atık miktarı, bertaraf edilen atık miktarı gibi atık yönetiminde önemli göstergelerden olan değişkenler çalışma kapsamında ele alınmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen bulgular ışığında illerin atık yönetimi performans değerleri belirlenmiş ve bu değerlere göre illerin performans sıralamaları yapılmıştır.
- MakaleAçık Erişim2023Acil Yardım ve Afet Yönetimi Öğrencilerinin Afet Farkındalığı ve Afetlere Yönelik Tutumlarının Değerlendirilmesi: Gümüşhane İli Örneği
Ulutaşdemir, Nilgün; Boran, Nurdan
Bu araştırma Gümüşhane Üniversitesi Sağlık Bi-limleri Fakültesi Acil Yardım ve Afet Yönetimi Bölü-mü öğrencilerinin afet farkındalığı ve afetlere yönelik tutumlarını değerlendirilmek amacıyla yapılmıştır. Kesitsel ve tanımlayıcı tipte olan araştırmanın evreni-ni Nisan-Haziran 2021 tarihinde araştırmanın yapıl-dığı bölümde öğrenim gören öğrenciler (501 kişi) oluş-turmuştur. Herhangi bir örneklem yöntemi seçilmeyip evrenin tamamına ulaşılması planlanmış ve COVID-19 pandemisi nedeniyle google form aracılığıyla çev-rimiçi uygulanarak 349 kişiye ulaşılmıştır. Araştırma-nın verileri; araştırmacılar tarafından literatür incele-nerek oluşturulan sosyodemografik özellikler, afet, afet yönetimi, afet farkındalığı, afetlere hazırlık du-rumları, afetlere karşı tutumlarına ilişkin öğrencilerin görüşlerini değerlendirmeye yönelik sorular ile Afet Tutum Ölçeği (ATÖ) sorularından oluşan anket çevrim içi uygulanmıştır. Verilerin istatistiksel analizinde fre-kans, t testi, Mann Whitney U, Kruskal Wallis, ANO-VA testi ve korelasyon analizi kullanılmıştır. Bu araş-tırmada Gümüşhane Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fa-kültesi Acil Yardım ve Afet Yönetimi Bölümünde eğitim gören öğrencilerin afet tutumlarının bilişsel, duyuşsal ve genel boyutun orta düzeyin üzerinde bir ortalamaya sahip olduğu bulunurken davranışsal boyutun orta düzeyin altında bir ortalamaya sahip olduğu tespit edilmiştir.
- MakaleAçık Erişim2023Çevreyi Korumaya Yönelik Bireysel Tercihleri Araştırma: Binomial Lojistik Regresyon
Kocağ, Esra Karapınar
Dünya genelinde çevresel bozulma, halk ve politika yapıcılar arasında her ülke için artan bir endişe kaynağıdır. Ekonomik büyüme ve doğal çevredeki bozulma arasındaki ilişki ilgili literatürde geniş bir şekilde tartışılmaktadır. Kuznets (1955) tarafından gelir artışı ve gelir eşitsizliği arasındaki U şeklinde bir ilişkiyi temsil etmesi için önerilen Kuznets Eğrisi, daha sonra araştırmacılar tarafından gelir artışı ve çevre kirliliği arasındaki ilişkiyi incelemek için de kullanılmıştır. Zamanla bu yaklaşım Çevresel Kuznets Eğrisi (EKC) olarak adlandırılıp geniş bir literatür tarafından incelenmiştir. EKC hipotezine yönelik makro yaklaşımlar büyük ölçüde tartışılırken, mikro ekonomik yaklaşımlar oldukça azdır. Bu makale, bu bağlamda, çevresel tercihler hakkında bireysel bir bakış açısı oluşturmayı amaçlamaktadır. Çevresel bir gösterge olarak ekonomik büyümeden ziyade çevrenin korunmasına yönelik bireysel önceliği kullanarak, bu tercihi etkileyen bireysel faktörler incelenmiştir. Literatürdeki sınırlı çalışmalar göz önünde bulundurulduğunda, bu çalışma, 1995-2020 dönemi için yüzden fazla ülkeden bireysel gözlemlerden yararlanması bakımından bireylerin çevresel tercihlerini açıklayan öncü girişimlerdendir. Lojistic regresyon yaklaşımından elde edilen bulgular, EKC hipotezini destekleyecek bireysel düzeyde net bir kanıt olmadığını göstermektedir. Buna karşın elde edilen bulgular, sürdürülebilir bir toplum için çok önemli olan çevreci tercihlerin daha iyi anlaşılması için faydalı bilgiler sağlamaktadır. Politika önerileri kapsamında, kadınların güçlendirilmesinin, eğitimin ve iş fırsatlarının bir toplumda sürdürülebilir yeşil bir gelecek için yararlı araçlar olabileceği önerilebilir.
- MakaleAçık Erişim2023Nature As a Site of Balance and A Source of Poetic Material in Joseph Skipsey’s Poems
Hakkıoğlu, Mümin
Victorian poetry, which developed under the influence of profound socio-economic transformations and in company with diverse literary voices and perspectives, includes the poems of the leading figures of the period as well as those of many little-known labouring poets from various professional groups. These poets, most of whom were self-educated, forged their literary perspectives under harsh working conditions, and although they could not write poems with high aesthetic value like the others, they reflected the world they lived in with an intense sensitivity and a sincere language. One of them was the Northumbrian collier Joseph Skipsey (1832-1903), who spent most of his life in the coal mines he entered at seven. In his poems, the traces of communal practices and cultural codes of his region are clearly seen. Even if his living in the country might evoke at first glance that Skipsey is quite close to nature, his relations with it surprisingly exist in a narrowed framework and remain within the confines of traditional narrative forms such as ballad and song. This study aims to reveal the essence of a collier poet’s relationship with nature in his poems within the socio-economic conditions of Victorian England. The main argument of the study is that Skipsey uses nature not as a glorified unity of beings, but as a site of balance and a source of poetic material he refers to in narrating individual emotions, human relations and the realities of miners’ life.
- MakaleAçık Erişim2023“Doğanın Sesi”: İslam ve ekoloji bağlamında İbrahim Tenekeci’nin şiirleri
Yazbahar, Zehra
Çevre sorunlarının yanında insan ile tabiat ilişkisine ve tabiatın sürdürülebilirliğine odaklanan ekoeleştiri, tabiat bilincinin artmasına bağlı düşünsel ve sanatsal bir platform olarak öne çıkar. Geleneksel eleştirinin sınırlarını zorlayan bu kuram hem tabiatın dengesini hem de insan ve çevresindeki ilişkiyi anlamaya ve anlatmaya çalışır. Bunu yaparken de tabiatın insanoğlunun yaşamındaki yerine dikkat çekip çevre sorunlarına farkındalık yaratmayı amaçlar. Diğer bir ifadeyle insanın çevresiyle etkileşimi üzerinde duran ekoeleştiri, çevreyi koruma adına çevre hareketlerini destekleyerek ve uygulanabilir çevre politikalarının oluşturulmasına katkıda bulunarak çevre bilinç düzeyini ve çevresel duyarlılığı arttırmayı hedef edinir. İnsan ve tabiatın birbirine bağlı olduğunu göstermek isteyen birçok sanatkâr da eserlerinde çevreyle ilgili konuları mercek altına alır. Ekolojik yıkım ve bu yıkımın sebep olduğu problemleri irdeleyen kimi sanatkârlar, edebiyatın gücünü kullanarak tabiata yönelik algıları olumlu yönde değiştirmeyi ister. İbrahim Tenekeci de artan çevresel tahribatın sonuçlarını ele alan, aynı zamanda insanın tabiatla uyumlu yaşaması gerektiğine inananlar arasındadır. Tabiatı ilahî bir kaynak olarak nitelendiren Tenekeci, edebiyat aracılığıyla tabiatın yaşamın önemli bir parçası olduğunun vurgusunu yapar. Bazı şiirlerinde çevresel meseleleri sorgulayan şair için tabiat, tefekkür sahasıdır. Bu çalışmada şiirlerini yazarken sosyal, toplumsal, kültürel, siyasal ve özellikle dinî unsurlardan beslenen Cumhuriyet Dönemi sanatkârlarından İbrahim Tenekeci’nin şiirleri ekolojik açıdan incelenerek çevre sorunları; tabiatın yaşamdaki rolü; insanın, toplumsal yapının ve kültürün tabiatla münasebeti şairin bakış açısından verilmiştir.
- MakaleAçık Erişim2023Arktik güvenliğini yeniden düşünmek: değişimler ve zorluklar
Gürdal, Elif; Limon, Onur
Arktik, yeryüzünün benzersiz ve önemli bir parçasıdır. Dünyanın geri kalanından çok daha hızlı değişmekte ve uluslararası ilişkilerin odağı hâline gelmektedir. Güvenlik kavramı muğlaktır ve gerçekte ne olduğunu tanımlamak kolay değildir. Nesnel anlamda, edinilmiş değerlere yönelik tehditlerin olmamasını, öznel anlamda ise bu tür değerlere saldırılacağına dair korkunun olmamasını ölçer. Soğuk Savaş’tan günümüze Arktik’teki güvenlik tehditlerinin şekli (askerî, nükleer, çevresel vb.) değişse de güvenlik sorunları bölge devletlerinin güvenlik çıkarlarıyla iç içe geçmeye devam etmektedir. Bu makalenin amacı, Arktik güvenliğinin değişimini ve bu değişimin nasıl gerçekleştiğini incelemektir. Makalede nitel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Elde edilen bilgilerin analizinde betimsel ve kısmen yorumlayıcı anlatım yöntemleri tercih edilmiştir. Arktik Devletleri’nin güvenliği bölgesel düzeyde birbirine bağlıdır ve bir aktörün eylemi diğerlerini etkilemektedir. Makale; Arktik güvenlik yörüngesinin, öncelikle bölgesel ilişkiler tarafından yönlendirilmediğini, bölgesel iş birliğinin dirençli ve açık olmasına rağmen güven inşa çabalarının azaldığını ortaya çıkarmaktadır. Mevcut durumda Arktik Devletleri’nin birbirlerine yönelik gerçek saldırı algıları düşüktür. Özelde Rusya genelde ise Rusya ve Çin ile Arktik’te uluslararası iş birliği ve güvenliğin 24 Şubat 2022’deki Rusya’nın Ukrayna saldırısı öncesi seviyelerine dönmesi güçtür.
- MakaleAçık Erişim2023Giresun ilinde Covid-19 pandemisinin ekoturizmi nasıl etkilediğinin belirlenmesi
Çakir, Günay; Kır, Haşim
Ekoturizm, insanların doğal ortamlarda eğlenerek ve doğa harikalarını hayranlıkla izleyerek vakit geçirdikleri bir aktivite türüdür. Doğal güzelliğin en önemli özelliklerinden biri sosyal ve kültürel sakinliği sağlama potansiyelidir. Türkiye'de Mart 2020'de Covid 19 pandemisi salgını haini almaya başlamıştır. Bu çalışma, Giresun'un ekoturizm destinasyonlarını 2018-2021 yılları arasında kaç kişinin ziyaret ettiğini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Özellikle 2020 yılında bölgeye gelen turist sayısı azalmıştır. Giresun İli'ne gelen ziyaretçiler, İl Turizm Müdürlüğü tarafından kentin girişinde kayıt altına alınmaktadır. Turizm acentelerinin kayıtları hem yerli hem de yabancı turistlerin tespitini kolaylaştırmaktadır. Giresun iline 2018 yılında 182313 turist ve 2020 yılında 105064 turist gelmiştir. Covid-19 pandemisi nedeniyle turist sayısında iki yılda 77249 azalma olmuştur. Pandemi kısıtlamalarına rağmen yerli turistler temiz hava ve güzel bir yaşam tarzı sağladığı için eko-turizm mekânlarını tercih etmişlerdir. Giresun'a uzak bölgelerden gelen yerli turistler ekoturizm bölgelerinde konaklamışlardır. Bölgemizde çok sayıda ekoturizm destinasyonu bulunmasına rağmen altyapı, ulaşım alternatifleri ve konaklama imkânlarının yetersizliği nedeniyle çok sayıda ziyaretçinin çevre illere yöneldiği de tespit edilmiştir.
- MakaleAçık Erişim2023The Impact of Selected Macroeconomic Indicators on Environmental Degradation: BRICS-T Countries
Tabak, Osman; Özav, Tuğba Betül
The purpose of this study is to investigate the impact of various macroeconomic indicators on environmental degradation and explore the question of whether these indicators are an ecologi- cal solution or a crisis. In this perspective, the long-term effects of globalization, financial devel- opment, and economic growth on environmental degradation were examined with the common correlated effects estimator, based on the 1992–2018 data period for the BRICS-T countries (Brazil, Russia, India, China, South Africa and Turkey). The findings show that economic growth increases environmental degradation, while financial development and globalization do not have a statistically significant effect on environmental degradation.
- MakaleAçık Erişim20232007-2019 Yılları Arasında Meydana Gelen Otobüs Kaza ve Yangın Haberlerinin Nicel Analizi: Anadolu ve İhlas Haber Ajansı Örneği
Şahinöz, Saime; Doğan, Ali; Nas, Merve; Güven, Talha
Ülkemizdeki can ve mal kayıplarına bakıldığında kara yolu toplu taşıma araçlarından olan otobüslerin meydana getirdiği kaza ve yangınların bir afet boyutu kazandığı görülmektedir. Bu çalışmada ülkemizde meydana gelen otobüs kazası ve yangını olaylarının iki haber ajansı (Anadolu Ajansı ve İhlas Haber Ajansı) bünyesinde yer alan ilgili kaza ve yangın haberlerinin incelenmiş ve içeriksel nicel analizi yapılmıştır. 2007-2019 yılları arasında ilgili haber sitelerinden alınan toplam 297 otobüs kazası ve yangını haberinin içerik çözümlemesi yöntemi kullanılmıştır. Verilerin analizi için SPSS-22 programı kullanılmış, sonuçlar %95’lik güven aralığında ve p<0,05 anlamlılık düzeyinde bulunmuştur. Kaza olaylarına müdahale eden kurumlardan sağlık/ambulans toplamda 158 kez tekrar ederek haber içeriklerinde %62,5’lik yüzdeyle en çok adı geçen kurum niteliğini taşırken, Anadolu Ajansında 188 tane fotoğraflı haber olup, bu ajansta yer alan haber metni sayısının %98,9’luk kısmı meydana getirmektedir. (p<0,05). İhlas Haber Ajansı’nda videolu haber olup, bu ajansta yer alan haber metni sayısının %40,4’lük dilimini kapsamaktadır(p<0,05). 279 haber metninde, içeriğinde öyküleme yer alan haber sayısı ele alınırsa Anadolu Ajansında 34 öykülemeli haber olup, bu ajansta yer alan haber metni sayısının %17,9’luk dilimi kapsadığı bulgulanmıştır(p<0,05). Risklerin bertarafında en önemli materyal olan eğitimdir. Otobüs yangını haberinin hiçbirinde eğitimsel bir içerik yer almamaktadır. Otobüs kaza ve yangın haberinde yer alan otobüs firmalarında en çok bahsi geçen “yolcu otobüsü” olduğu sonucuna varılmıştır. Meydana gelen yangın haberlerinin sebepleri bilinmemekle birlikte, kitlesel olay statüsü kazanan otobüs kazalarının önlenmesi hususunda atılacak adımların yine bu kitlesel olaya ilişkin belirlenmiş olay yeri yönetimi esasları ve politikaları ile alanında uzman kişilerce atılması gerektiği şeklinde ön görülmüştür.
- MakaleAçık Erişim2023İklim Değişikliğinin Ekonomik Küreselleşme ve DYSY’ler İle Olan İlişkisinin İncelenmesi: NIC Ülkeleri Örneği
Akyol, Hikmet; Karakus, Kübra
Uluslararası ticaretin küresel boyutta kaydetmiş olduğu olağanüstü büyüme, dünya genelinde insan aktivitelerini ve sermaye akımlarını arttırmıştır. Bu dönemde gelişmiş dünyadan gelişmekte olan ülkelere yapılan doğrudan yabancı sabit yatırımları (DYSY), beraberinde çevresel tartışmaları da getirmiştir. Bu bağlamda iklim değişikliği ve küreselleşme bağlantısına olan akademik ilgi son dönemde artmıştır. Bu araştırma 1990-2019 arasında Yeni Sanayileşen Ülkelerde (NIC) ekonomik küreselleşme, DYSY’ler ile iklim değişikliği ilişkisini Emirmahmutoğlu ve Köse (2011) testi kullanarak incelemiştir. Sonuçlar, iklim değişikliğinin ekonomik küreselleşme ve DYSY’lerle belirgin bağlantıları olduğunu ortaya koymuştur. Bulgulara göre iklim değişikliğinden ev sahibi ülkelere yapılan DYSY’lere doğru tek yönlü nedensellik söz konusuyken, ekonomik küreselleşmeyle iklim değişikliği arasında karşılıklı bir nedensellik bulunmaktadır. Ülkeler bazında incelendiğinde, bulguların farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Araştırma sonuçları bir takım çıkarımlar içermektedir. İklim değişikliğinin araştırma ülkelerine yapılan yatırımlarda önemli bir rolü olduğu ortaya konulmuştur. Aksine DYSY’lere bağlı ev sahibi ülkelerde yaşanan teknik gelişme ve uzmanlaşmanın, iklim değişikliğiyle arasında herhangi bir İlişkisi olmadığı gözlemlenmiştir.
- MakaleAçık Erişim2023Yerel yönetimlerde katı atık yönetimi ve gelişimi: genel çerçeve ile türkiye’ye bakış
Sarıhan, Nazlı Özcan; Çakır, Erkan
Son yıllarda kentleşme, hızlı nüfus artışı ve sanayileşmeyle birlikte doğal kaynaklar üzerindeki baskının hızla artmasıyla ekolojik dengenin bozulduğu görülmektedir. İnsanoğlunun doğal kaynakları hoyratça ve savurganca kullanması, toplumsal refahın yalnızca tüketimle sağlanacağı görüşü, kentleşme ve gelir seviyesindeki artışlar, tüketim alışkanlıklarında meydana gelen değişiklikler kentsel atıkların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Tüketim alışkanlığındaki artışların temelde iki önemli problemi ortaya çıkardığı görülmektedir. Bunlardan ilki tüketimde meydana gelen artışın doğal kaynaklar üzerinde yapmış olduğu baskı, bir diğeri ise tüketim sonrasında ortaya çıkan atığın bertarafına ilişkin sorundur. Kentsel katı atıkların ortaya çıkmasını önlemek ve ortaya çıkan bu atıkların atılıp kurtulunması gereken madde olmaktan çıkarıp ekonomik bir değere dönüştürecek ve en önemlisi de sağlıklı bir şekilde bertaraf edilecek Entegre Katı Atık Yönetimine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu çalışmada, katı atık yönetimi ve bu kapsamda atık yönetimi hiyerarşisi açıklanarak, Türkiye’de katı atık yönetiminin veriler ışığında ne düzeyde olduğu ve bu süreçte yerel yönetimlerin görev ve sorumluluklarının yasalar çerçevesinde neler olduğuna ilişkin bilgi verilmeye çalışılmıştır. Türkiye’de bu sürecin gün geçtikçe daha sağlıklı bir şekilde yönetilmesine rağmen bazı atık yönetim stratejilerinin verimli bir şekilde kullanılmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
- MakaleYalnız künye2023Kalkınma Planları ve Hükümet Programlarında Türkiye’nin ‘Çevre Politikaları’nın Dönüşümü
Kalaycı, Ergun
Bu çalışma Türkiye’de çevre korumanın ve çevre politikalarının ortaya çıkışını, gelişimini ve günümüzde gelinen durumu, kalkınma planları ve hükümet programlarının incelenmesi ve çevre koruma yaklaşımlarında yaşanan niteliksel değişim üzerinden ortaya koymaya çalışacaktır. Gerek Türkiye’deki mevzuatın gelişimi gerekse de uluslararası sözleşmeler ve amaçlarının yerine getirilmesi ile ilgili atılmış birçok adım olduğu gibi, eksiklik ve yapılması gerekenler de göze çarpmaktadır. Uluslararası gelişmeler, sözleşmeler ve konferansların ulusal mevzuata olan etkisi yadsınamaz bir gerçekliktir. Ancak bu çalışmada hükümet programları ve kalkınma planları üzerinden okunacak olan Türkiye’nin çevreye yönelik kurumsal tutum ve yaklaşımları, imzalanan sözleşmeler ve takip eden süreçte değiştirilen ve düzenlenen mevzuatın uygulamada etkisi görülmeye çalışılacaktır.
- MakaleYalnız künye2023AB Ülkelerinin Çevre ve Atık Yönetimi Performanslarının Değerlendirilmesi: Veri Zarflama Analizi ve Yapay Sinir Ağlarının Birlikte Uygulanması
Seyhan, Nazlı
Sanayinin gelişmesiyle insan ihtiyaçlarındaki artış üretimin ve tüketimin artmasına neden olmuştur. Üretim-tüketim- atık döngü zincirinde atık geri dönüşümünün yeterli olmayışı çevresel, iklimsel, ekonomik ve çoğu sorunları da birlikte getirmektedir. 2015 Döngüsel Ekonomi Eylem Planı çerçevesinde Avrupa Birliği, içerisinde atık yönetiminin de yer aldığı birçok karar almıştır. AB üye ve aday ülkeleri için geri dönüşüm kapasitesi ve atık yönetiminin iyileştirilmesi hedeflenen stratejilerde ilk sıralarda yer almaktadır. Bu çalışmada da 2015 Döngüsel Ekonomi Eylem Planı sonrasında 2017, 2018 ve 2019 yılları için AB ülkelerinin atık yönetimi performansları Veri Zarflama Analizi (VZA) ve Yapay Sinir Ağları yöntemleriyle birlikte incelenmiştir. VZA girdi değişkenleri; kişi başı belediye atık üretimi, geri kazanım için atık ithalatı, çevre korumaya yönelik ulusal harcamalar, kişi başına reel GSYİH, insani gelişmişlik indeksi, kişi başına düşen plastik ambalaj atığı üretimi, çıktı değişkeni; belediye atıklarının geri dönüşüm oranı olarak alınmıştır. VZA ile elde edilen etkinlik skorları yapay sinir ağlarında çıktı değişkeni olarak kullanılmış ve yapay sinir ağları ileri beslemeli ağlarla 2019 yılı ülkelerin etkinlik skorları için öngörüde bulunulmuştur. Elde edilen bulgularda, Slovenya, Letonya, Almanya, İrlanda, Lüksemburg ve Belçika tüm yıllarda etkin olan ve diğer ülkelerin referans kümelerinde sıkça yer alan ülkeler olduğu sonucuna ulaşılmıştır. İleri Beslemeli Yapay Sinir Ağları ile eğitilen veri setinden elde edilen 2019 tahmin değerlerinin gerçek etkinlik değerlerine oldukça yakın değerler aldığı görülmüştür.
- MakaleAçık Erişim2022Avrupa birliği emisyon ticaret sistemi çerçevesinde kirleten öder ilkesi
Uğur, Candan Yılmaz
1970'li yıllarda tüketimin ön planda tutulduğu, çevre ile ekonomik kalkınma arasındaki doğal bağın göz ardı edildiği kontrolsüz bir kalkınma sürecinin farkına varılması, AB'de çevreye ve iklime duyarlı bir kalkınma planı arayışına yol açmıştır. BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi süreci ile başlayan ve daha sonra AB temel mevzuatına dahil edilen kirleten öder ilkesi, bu kapsamda uygulanmaya başlanmıştır. Bu çalışmada, AB iklim değişikliği politikaları kapsamında uygulanan kirleten öder ilkesi ele alınmaktadır. Kirleten öder ilkesi; AB'nin iklim değişikliği ile mücadelesi kapsamında ele alınacak ve karbon (CO2) emisyonlarının neden olduğu negatif dışsallıkların içselleştirilmesindeki rolü tartışılacaktır.














