Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleYalnız künye2019
    The effects of greenwash on the green brand equity: an application on car brands

    Yildiz, Emel; Kırmızıbiber, Ahmet

    Introducing or advertising different brands in the market in a way that is different from reality by means of green, environmentally friendly, harmless means that it affects the consumer psychologically. This misinformation has a negative effect on the confidence of the companies that act ethically in this regard, as well as harming the confidence of consumers and the multitude of environmental claims that do not reflect reality. For this reason, it is very important to distinguish real environmentalism and fake environmental activities. The aim of this study is to understand what greenwash means, to raise awareness on environmental awareness and to determine the effects of greenwash on brand equity for consumers. The main mass of the study consists of automobile owners living in the city of Erzurum. As a sampling method, convenience sampling method was used from random sampling methods. Data were collected by face to face survey method. A total of 500 questionnaires were applied; as a result of the elimination of missing, incorrect and faulty surveys, 408 questionnaires were taken into consideration. The research data obtained as a result of the survey were analyzed with structural equation model. As a result of the study, greenwash has negative effect on green trust, green satisfaction and green perceived quality; green trust, green satisfaction and green perceived quality have positive effects on word-of-mouth and also word-of-mouth has positive effect on brand equity.

  • MakaleYalnız künye2019
    Korunan Alanların Sürdürülebilir Turizm Kapsamında Değerlendirilmesi: Gümüşhane Limni Gölü Tabiat Parkı Örneği

    Çalık, İsmail; Barış, Pir

    Sahip olduğu doğal ve turistik çekicilik unsurları korunan alanlara yönelik turizm talebinin artmasına neden olmaktadır. Fakat kontrolsüzve sürdürülebilir ilkeler göz önünde bulundurulmadan, salt bölgelerin kısa vadeli ekonomik gelişimine odaklanılması korunan alanlarıntahrip olmasına neden olmaktadır. Bu durum korunan alanların sürdürülebilir turizm ilkeleri rehberliğinde planlanmasının gerekliliğiniortaya koymaktadır. Bu çalışmada Gümüşhane ili sınırları içerisindeki korunan alanlar arasında yer alan Limni Gölü Tabiat Parkı’nınsürdürülebilir turizm kapsamında değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Araştırmada kullanılan veriler mülakat yöntemi ile toplanmıştır.Elde edilen verilerin analizinde ise betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda Limni Gölü Tabiat Parkı’nda koruma/kullanma dengesi gözetilerek turizm faaliyetlerinin planlanması, göl çevresinde gerçekleştirilen etkinliklerin alanın tamamına yayılmasıve çeşitlendirilmesi, Zigana havzasında tarım, ormancılık, hayvancılık ve eko turizm odaklı bütüncül bir planlamanın hayata geçirilmesiönerilebilir. Ayrıca son yıllarda yapılan alt ve üst yapı yatırımlarının bölgedeki turist varışlarına önemli katkılar sağladığı da belirtilmelidir.

  • MakaleYalnız künye2019
    Is Sustainable Tourism Really Sustainable?: Critical Evaluations Towards Sustainable Tourism

    Çakıcı, Abdulcelil; Evren, Savaş; Evren, Emine Şimşek; Çakır, Onur

    This study was carried out in order to reveal a criticism about the phenomenon of sustainable tourism. In this context, by reviewing the existing literature, the studies conducted on sustainable tourism criticisms were collected. Then, the criticism points revealed in these studies were determined with the method of systematical literature review, and based on these criticism points the main criticism dimensions of sustainable tourism were identified. In this context, it has been understood that there are five dimensions regarding to sustainable tourism criticisms. These dimensions are hypocrisy, vagueness/ambiguity, delusions, theory-practice inconsistency and inadequacy of literature. In this context, the hypocrisies in current practice, conceptual and semantic ambiguities, the delusions that shift people's focus in different directions, the inconsistencies that arise from the inability of the theories to adapt to practice and the missing aspects of the literature have been evaluated. Using sustainability only as a marketing tool, ambiguity of what is to be sustained, industry's misdirecting with sustainable discourses, theories that do not turn into practice, and vicious circles in examined themes despite the growth in number of studies were identified as main criticisms.

  • MakaleYalnız künye2019
    Public Awareness About The Economic, Social, Environmental and Cultural Effects of Tourism; Gümüşhane Example

    Akdu, Uğur; Öktem, Elif

    Tourism is seen as an important economic resource especially for developing regions. It is an important issue that tourism should have social, environmental and cultural negative effects which have significant positive effects especially in economic terms. The development of tourism with a sustainable approach and participatory planning approach will contribute to the controlled development of tourism in the region as well as the protection of existing resources. The aim of this study is to reveal the awareness and knowledge levels of the local people, who is one of the important stakeholders of tourism, about the effects of tourism in Gumushane province which is thought to be development stage related to tourism. When the results are examined, the participants have an idea about the effects of tourism in general. However, it is considered that awareness should be raised about especially in terms of negative impacts, how resources can be used in a sustainable way and how to participate actively in tourism activities.

  • MakaleYalnız künye2019
    Recreational Use of Protected Areas Found in The Eastern Black Sea Region

    Fidan, Muhammed Said; Komut, Osman; Öz, Mehmet; Adanur, Hakan

    Protected areas are areas where educational and recreational use of natural and cultural areas with special precaution is provided where educational activities and scientific research are carried out, genetic diversity and species are kept, cultural, traditional, symbolic natural resources are avoided and sustainable from damaging effects. Recreation is, as a definition, expressed as activities that people make with their own will in their free time in order to restore old weariness of soul and body health. In this study, the protected areas in the provinces of Artvin, Giresun, Gümüşhane, Rize and Trabzon in Eastern Black Sea Region were selected as material. It is aimed to determine and compare visitor numbers between 2010-2017 in these areas. The visitor numbers of provinces were compared using one way ANOVA. As of 2018, there are 3 protected areas in Artvin, 5 in Gümüşhane, 8 in Trabzon, 6 in Rize and 4 in Giresun as recreational use. Total protected areas within the boundaries of the regional directorate are 450,411 in 2010, 555,678 in 2011, 973,391 in 2012, 1,936,608 in 2013, 1,601,913 in 2014, 1,458,617 in 2015, 1,558,290 in 2016, and finally 1,911,429 in 2017 people visited the site. As a result, visitor numbers have increased in 2010, 2011, 2012 and 2013 and there has been no decrease in 2014 and 2015. In 2016 and 2017, the number of visitors has increased again. The largest number of visitors was registered in 2013, and the least number of visitors was registered in 2010. The most visited province was Trabzon while the least visited was in Giresun province. It can be said that as the number of visitors increases with the number of years, it is important that the number of declared protected areas increase, the protected areas become more capable of providing quality services, and the recreation needs of people increase gradually.

  • MakaleYalnız künye2019
    Gümüşhane’nin Eko-Turizm Potansiyelinin Kavramsal Analizi ve Bu Potansiyelin Değerlendirilmesine Yönelik Öneriler

    Ödemiş, Murat; Hassan, Azize

    Gümüşhane ili, konum olarak Doğu Anadolu Bölgesi’nden Doğu Karadeniz Bölgesi’ne geçiş güzergâhında bulunmaktadır.Gümüşhane; coğrafi konumuna bağlı olarak sosyal, kültürel ve ekolojik çeşitliliğe sahip olması nedeniyle çok çeşitli turizm türleriningelişmesine imkan vermektedir. Bu turizm türlerinden birisi de eko-turizmdir. Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz Bölgeleri’nin iklim vecoğrafi özelliklerini bir arada barındıran Gümüşhane, oldukça zengin bir ekolojik çeşitliliğe sahiptir. Var olan bu zenginliğin eko-turizmkapsamında değerlendirilmesi ise; ilin sosyal, kültürel ve ekonomik olarak gelişimi açısından oldukça önemlidir. Bu doğrultudaçalışmada Gümüşhane’nin eko-turizm potansiyeli; Gümüşhane ile ilgili resmi makamlar tarafından yapılan eylem ve masterplanlarına, araştırma raporlarına, akademik çalışmalara ve ayrıca Gümüşhane Valiliği, Doğa Koruma ve Milli Parklar GenelMüdürlüğü gibi resmi makamların web sitelerinde verilen bilgilere dayanılarak gözler önüne serilmeye çalışılmıştır. Sonuç olarak;Gümüşhane’nin korunan alanları, flora ve fauna çeşitliliği ve jeolojik/jeomorfolojik zenginliği ile önemli bir eko-turizm potansiyelibarındırdığı tespit edilmiştir. Ayrıca çalışmada, Gümüşhane’nin eko-turizm potansiyelinin nasıl değerlendirilebileceğine ilişkin önerilersunulmuştur.

  • MakaleAçık Erişim2018
    Atık Barajı Rezervuarı ve Cevher Stok Alanlarında Asit Maden Drenajı (AMD) Oluşumunun Değerlendirilmesi: Gümüşhane Örneği

    Akaryali, Enver; Gücer, Mehmet Ali; Alemdag, Selçuk

    Doğal kaynakların kullanımı ile ilgili işlemlerin başında gelen madencilik faaliyetleri, işletmenin türüne ve büyüklüğüne bağlı olarak farklı boyutlarda gelişen çevresel etkilere ve bozulmalara neden olmaktadır. Bu etkilerin başında, madencilik faaliyetleri sırasında ve sonrasında ciddi ekolojik riskler oluşturan Asit Maden Drenajı (AMD) gelmektedir. AMD, sülfür içeren (özellikle pirit, pirotin ve kalkopirit) cevher atıkların, tipik olarak hava (oksijen) ve su içeren ortamlarda, yeraltı suyu, yağmur ve akıntı nedeniyle oksitleyici koşullara maruz kalması sonucu meydana gelen asit oluşumunu ifade etmektedir. Bu çalışmada, Gümüştaş Madenciliğe ait işletme sahası, cevher stok ve atık depolama alanlarında AMD oluşumunu belirlemeye yönelik işlemler yapılmış ve AMD gelişme potansiyeli ile muhtemel AMD gelişmesi durumunda alınacak tedbirler ortaya konmuştur. Maden işletme alanı, Eosen yaşlı andezit ve bazalt ile bu kayaçların piroklastitlerinden oluşan Alibaba Formasyonu içerisinde yer almaktadır. Yapılan çalışmalarda pH değerleri tüm örneklerin I. sınıf kıta içi kaynak suyu özelliğinde olduğunu, macun pH ve sülfid (S-2) değerleri ise maden işletme sahasında AMD potansiyelinin bulunmadığına işaret etmektedir. Ana ve iz elementlerin düşük mobiliteye sahip olması ise bu durumu destekler niteliktedir. Tüm örneklerde Net Nötralizasyon Potansiyeli (NNP) değerlerinin 20 kg CaCO3/ton’dan ve Nötralizasyon Potansiyel Oranı (NPO) değerlerinin 2’den büyük olması da potansiyel asit üretmeyen karakterde olduğunu göstermektedir. S-2 değerlerinin çok düşük olması, söz konusu alanda kısa dönem içerisinde asit kaya drenajı potansiyeli gerçekleşmeyeceğini işaret etmektedir. Buna ek olarak, stok sahasını geçirimsiz hale getirmek için 50 cm kalınlığında geçirimsiz kil serilerek sıkıştırılmış, oluşan düşey profil sonlu eleman ağ sisteminde modellenerek su deşarjları belirlenmiştir. Yapılan tüm çalışmalar neticesinde maden işletme sahasında kısa sürede AMD oluşumu beklenmediği sonucuna varılmıştır. Ancak, maden işletme alanında, uzun sürelerde muhtemel AMD oluşumundan kaynaklanacak çevre kirliliği, yapılan çalışma kapsamında alınacak tedbirlerle önlenmiş olacaktır.

    • SDG 6 · Temiz Su ve Sanitasyon
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
  • MakaleYalnız künye2018
    The effect of values, risk perception and nuclear awareness on the public acceptability of nuclear plants

    Topal, Mehmet Hanefi; Gülsoy, Ahmet

    Nuclear energy that is a crucial problem in development process for energy security is substantially considered important. In addition to this, to what extent the public supports this approaches in order to provide sustainability of the nuclear energy politics in Turkey is also significant. Previous studies have not sufficiently focused on the question of which factors are effective on acceptability of nuclear politics in the sense of Turkish public opinion. The aim of this paper is to investigate whether or not individual and environmental values of public, nuclear risk perception and nuclear awareness are influential on the level of social acceptance. In this context, a questionnaire is conducted with 650 people in Sinop and Mersin where nuclear power plants have been constructed. Analysis of the gathered data are made through the structural equation modelling. In the result of this analysis, it is determined that altruism, environmental sensitiveness and perceived nuclear risks decrease the level of nuclear acceptability, while hedonism and more nuclear awareness increase it. Moreover, these findings show that anti-nuclear view is obviously derived from the low nuclear awareness and high nuclear risk perception. Related to this, in this research, apart from the necessity of increasing nuclear awareness, it is suggested that persuasive mechanisms regarding environmental sensitivity and risk concerns should be formed for the public opinion on the purpose of generating sustainable nuclear politics.

  • MakaleYalnız künye2017
    Çevre olgusu bağlamında evrensel dinler, felsefî sistemler ve kimi ideolojilerin çevre telakkileri üzerine

    Kayhan, Mustafa

    Bu çalışmada genel olarak çevre olgusu üzerinde durulmuştur. Ayrıca bu olgunun ne zamandan veri var olduğu ve bir bilim dalı olarak insanlığın gündemine ne zaman girdiği de irdelenmiştir. Bu bağlamda çevre denildiğinde neyin kastedildiği, içeriğinin ne olduğu ve neleri kapsadığı üzerinde durulmuştur. Çevreyle ilgili terimler ve onu oluşturan unsurlar dikkatlice incelenmiştir. Çevre türlerinden söz edildikten sonra çevre biliminin doğuşu ve gelişmesi gibi konulara da temas edilmiştir. Daha sonra ekoloji, derin ekoloji ve çevre sorunları irdelenmiştir. Bu bilgilerin üzerine günümüzdeki bazı meselelerin hangi düzeyde olduğu ve nereden kaynaklandığı beyan edilmiştir. Kısmen de olsa bazı ayet ve hadislere de müracaat edilmiştir. Bu makalede ayrıca çevre olgusun bağlı olması ve bir bütünlük teşkil etmesi adına büyük dinler ile bazı felsefi düşünce ve ideolojilerde çevre vakıasının nasıl ele alındığına temas edilmiştir. Burada büyük dinler ile islamiyet, hıristiyanlık ve yahudilik, budizm, taoizm, hinduizm ve eski türk inancı kastedilmiştir. Kurân'ın verdiği bilgiler ile Hz. Peygamberin sünnet ekolojisine dair uygulamalardan söz edilmiştir. Bazı felsefi düşüncelerin çevre meselesini nasıl değerlendirdiklerine temas edildikten sonra darvinizm, evelusyonizm, fiksizm, finalizm, kreasyonizm gibi değerlendirilmiştir. Böylelikle çevre olgusu, bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirmeye tabi tutulmuş ve yaşadığımız dünyada oluşan çevre sorunlarının teolojik, ideolojik, politik ve felsefi temelleri ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. İnsanın olduğu her yerde bir çevrenin bulunduğu öncülünden hareketle bu çalışmada, çevrede oluşan olumlu veya olumsuz etkiler veya tepkiler dile getirilmiştir

  • MakaleYalnız künye2017
    The Sociology of Escaping from the City and Going far away in the Modern Culture

    Demir, Sertaç Timur

    This article focuses on the nature that has turned into a kind of salvation recipe in recent years through bodily, temporal and spatial experiences. The modern individual who once desired urban-style life now gets bored of it and embarks on new quests. Today the centre of the orientation is nature. In this sense, it is high time to debate the story of returning that take places on distant geographies because the expectations of those who migrated to big cities with dreams have been tested, then they had disappointments and once left villages started to be missed again after years. In this context, the nature and province as the place of past and memory are conceived as untouched and intact and as an absolute antithesis of the city. The main question that rises here is whether or not the virgin and purified nature is excluded by the modern society figuration that centralises the urbanisation. In other words, is escaping to the nature or returning the province a permanent solution or temporary solace? All these ambivalent questions constitute the framework of this study.

  • MakaleAçık Erişim2017
    Farklı Gelişmişlik Düzeylerinde Kurumsal Kalitenin Çevre Performansı Üzerindeki Etkisi: Ampirik Bir Analiz

    Topal, Mehmet Hanefi; Hayaloğlu, Pınar

    Bu çalışmanın amacı, ülkelerin ekonomik gelişmişlik düzeylerini de dikkate alarak kurumsalkalitenin çevre performansı üzerindeki etkisini araştırmaktır. 34’ü gelişmiş, 90’ı gelişmekte olantoplam 124 ülkenin 2000-2014 dönemi verilerinin kullanıldığı araştırmada, diğer çalışmalardan farklıolarak çevre geniş anlamda tanımlanmıştır. Ayrıca kurumsal kalitenin 3 ayrı göstergesinin (politik risk,yönetişim ve demokrasi) kullanıldığı araştırmada, kurumsal kalite göstergeleri ile çevre performansıarasındaki ilişkiler panel veri analiz yöntemlerinden sabit etkiler, rassal etkiler ve iki aşamalı sistemGMM tahmin yöntemleriyle incelenmiştir. Ampirik analizlerden elde edilen sonuçlara göre; herekonomik gelişme seviyesinde düşük politik risk, yüksek yönetişim kalitesi ve demokrasi ülkelerinçevresel performanslarını pozitif yönde etkilemektedir. Bununla beraber, diğer kurumsal göstergeleregöre gelişmiş ekonomilerde politik risk, gelişmekte olan ekonomilerde ise demokrasi çevreperformansı üzerinde daha fazla etkilidir. Elde edilen bulgulardan hareketle, daha yüksek çevreperformansı için ülkelerin kurumsal yapılarının çevresel ihtiyaçlara cevap verecek şekildeoluşturulması gerektiği ifade edilebilir.

  • MakaleYalnız künye2016
    The Knowledge and Perspective of University Students about Organ Donation

    Doğan, Melike Demir; Ekinci, Hasan; Kaya, Nahsan; Altinkaynak, Muhammed; Uzun, İbrahim

    Objective: This study was conducted to determine the knowledge and attitudes about organ donation of college students studying in health-related sections. Materials and Methods: This cross-sectional study was conducted between 15 April - 15 May 2015. The sample of the study consisted of 764 students. Students are selected by simple random sampling and the students who agreed to participate were included in the sample. Data of the study were collected using socio-demographic information form and questionnaire about knowledge and attitudes of organ donation prepared by the researchers in line with the literature. Results: The mean age of the students was 20.66 ± 1.73 and then 43.84% of male and 56.16's% of female. The study showed that only 2.4% of the students donated organs. 38.7% of students stated that while seeking an organ donor, 24% of students reported that they did not want to donate their organs. There were seen that 56.5% of students received information about organ donation before. Conclusion: The knowledge level of the students were found to be good. In line with these findings, it is thought that health care professionals of the future should be supported to change their attitudes about organ ties

  • MakaleYalnız künye2016
    “Lâ darara ve lâ dırâra” küllî kâidesi çerçevesinde islâm’da çevre hukuku ( )

    Ellek, Hasan

    Kur'ân, çevrede bulunan kaynakların insana emanet olarak verildiğini ve bu emaneti israf etmeden dengeli bir şekilde kullanması gerektiğini; aksi takdirde hem insana hem de diğer varlıklara birçok zararlı etkisinin olacağını bildirmiştir. Hz. Peygamber de insanın çevresindeki varlıklara karşı nasıl bir tutum içerinde bulunması gerektiği hususunda önemli mesajlar vermiştir.İslâm hukukunda "zarar ve mukabele-i bi'z-zarar yoktur" küllî kaidesine göre insan, bir başkasına zarar verecek bir davranış içerisine giremez, zarara zararla karşılık veremez. Bu sebeple İslâm hukukunda çevredeki kaynaklara zarar verecek her türlü eylem yasaklanmıştır

  • MakaleYalnız künye2016
    Afet lojistiği kapsamında en uygun dağıtım merkez yerinin ahs-vıkor bütünleşik yöntemi ile belirlenmesi: erzincan ili ÖRNEĞİ1

    Korucuk, Selçuk; Yaşar, Firdevs; Ulutaş, Şule; Sayin Okatan, Burcu; Peker, İskender

    Yaşanan afetlerin sonrasında, yardım malzemelerinin afetzedelere ulaştırılması ve moral desteğinin sağlanmasında, dağıtım merkezlerinin uygun yerleşimi önemli bir rol üstlenmektedir. Jeolojik geçmişi nedeniyle Erzincan ili için yapılan bu çalışmanın amacı afet lojistiği kapsamında en uygun dağıtım merkez yerinin belirlenmesidir. Bu amaçla iki aşamalı bir model oluşturulmuştur. Modelin ilk aşamasında; dağıtım merkez yeri seçiminde kullanılabilecek kriterler Analitik Hiyerarşi Süreci (AHS) yöntemi ile ağırlıklandırılmıştır. İkinci aşamada ise en uygun kuruluş yeri VIKOR yöntemi ile seçilmiştir. Çalışma sonucunda, "konum" en önemli ana kriter, "B" ise en uygun kuruluş yeri olarak belirlenmiştir

  • MakaleYalnız künye2016
    Yeşil pazarlama karması, çevresel kaygı ve çevresel bilginin yeşil ürün satın alma davranışı üzerindeki etkisi

    Yildiz, Emel; Barut, Abdulkadir

    Sanayi alanındaki gelişmeler sonucunda çevre kirliliğinin artması çevresel konuların daha fazla gündeme gelmesine neden olmuştur. Artık insanlar çevreye daha duyarlı hale gelmeye ve buna paralel olarak çevreye zarar vermeyen ürün ve hizmetlere yönelmeye başlamışlardır. Tüketicilerin çevreye olan bu eğilimlerinin bir sonucu olarak artık firmalar da tüketici istek ve ihtiyaçlarını tatmin etmek için çevreye zarar vermeyen ürün ve hizmet üretmeye önem vermekte ve bu sayede çevresel sorumluluğa sahip olduklarını gösterme amacı gütmektedirler. Bu doğrultu da bu çalışmanın amacı yeşil pazarlama karması elemanlarından yeşil ürün ve yeşil fiyatın ve çevresel kaygı ve çevresel bilginin tüketicilerin yeşil ürün satın alma davranışı üzerindeki etkilerini incelemektir. 500 tüketiciye uygulanan anketten elde edilen veriler Yapısal Eşitlik Modeli ile test edilmiştir. Analizler sonucunda çevresel kaygı, çevresel bilgi, yeşil ürün ve yeşil fiyatın yeşil satın alma davranışı üzerinde olumlu yönde bir etkiye sahip olduğu belirlenmiştir

  • MakaleYalnız künye2015
    The relationship between environmental pollution, trade openness and economic growth in turkey

    Seyhan, Burak; Hayaloğlu, Pınar; Artan, Seyfettin

    In this study, the validity of Environmental Kuznets Curve hypothesis was tested for Turkey by investigating the effects of economic growth and trade openness on environmental pollution. These relationships were analyzed via time series analysis using the period of 1981-2012. The results obtained in the study seem to support that there is a relationship between economic growth, trade openness and environmental pollution in the long term in Turkey. However, it was found out that there was an inverted U-shape relationship between economic growth and environmental pollution consistent with the hypothesis environmental Kuznets Curve, while, there was no inverted U-shape relationship between economic growth and trade openness.

  • MakaleYalnız künye2015
    Kirlilik cennetlerinin oluşumunda çevre vergilerinin rolü

    Yilmaz, Candan; Yıldız, Barış

    Çevre vergileri çevresel ya da mali amaçlarla birçok ülkede uygulanmaktadır. Bu vergiler kirlilik yoğun endüstrilerin maliyetlerinin artmasına ve uluslararası piyasalarda rekabet gücünü yitirmesine neden olmaktadır. Bu nedenle bu endüstriler, üretimlerini çevresel önlemlerin daha düşük olduğu ve çevrenin göz ardı edildiği ülkelere kaydırmaya çalışmaktadır. Bu durumu fırsata çevirip kaynak elde etmek isteyen ülkeler, bu kaynağı elde etmekte ancak çevre, ülkeye gelen yatırımlarla orantılı biçimde zarar görmektedir. Çalışmada çevreyi göz ardı eden ülkeler ile çevre vergileri uygulayan ülkelerdeki karbon salınımının ve buna bağlı olarak çevre kirliliğinin yıllar itibari ile değişimi öznel olarak incelenmiştir. Yapılan incelemelerde çevre politikalarını göz ardı eden ülkelerdeki karbon salınımının yüksek değerlere ulaştığı görülmüştür

  • MakaleYalnız künye2014
    Ekoloji odaklı bir iş yaratma stratejisi: yeşil istihdam

    Özer, Ufuk; Topal, M Hanefi

    Dünya bugünlerde bir yandan küresel ekonomik krizin dolaylı etkilerini bertaraf etmeye çalışırken, bir yandan da küresel iklim değişikliği ve karbon ekonomisi tartışmalarına dayalı ekolojik krizin derinleştiği bir süreci yaşamaktadır. İktisat politikalarının çevre ile ilgili hassasiyetler göz önüne alınarak oluşturulmasının iktisadi gelişme ve istihdamı olumsuz etkileyeceği fikri uzunca süre iktisadi literatürde hakîm anlayış olmuştur. Ancak, son dönemde çevresel etkilerin daha hissedilir olması ve küresel iklim değişikliği iddiasının yol açtığı endişeler, çevresel duyarlılıkların içselleştirilmesini ve kamuoyunun konuya bakışını farklılaştırmaktadır. Yüksek seyreden işsizlik oranlarının düşürülmesine bir acil çözüm, uzun vadede ise küresel bir iş yaratma stratejisi olarak yeşil istihdam kavramına ilişkin tartışmalar yoğunlaşmaktadır

  • MakaleYalnız künye2014
    The water conflict in the euphrat and the tigris river

    Aksoy, Metin

    As the essential water resources of Middle East the rivers, namely Euphrat and Tigris, meaning a reason for peace and conflict in the same time for the riparian countries: Turkey, Iraq, and Syria. This study examines whether the lack of water resource is also a source of problems among the countries or is the tangible fact which is derived upon the other political reasons. The importance of water and the motives of “change” in the perception of water over time are also questioned. The absence of the formal water convention signed by the countries does not mean that there is no standard exist on how to regulate the water regime. Practically, the suggestions of the International Law Commission (ILC) are taken into consideration. In the study, also the importance of conflicts addressed which occur independently of the water issues

  • MakaleYalnız künye2014
    İslam’da çevre bilinci ve eğitimi

    Aktaş, Hamza

    14-15 Mayıs 2008 yılında İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nin düzenlemiş olduğu "Uluslararası Çevre ve Din" adlı Sempozyum'da İslâm'ın çevreyle olan ilişkisinin ne olduğu bilimsel olarak bildirilerde ifade edildiyse de, eğitim yönünün çok fazla dile getirilmediği görülmektedir. Bu çalışmada, "İslam'da çevre bilinci ve eğitimi hangi perspektiften yola çıkarak ele alınmıştır?" konusu ön plana çıkarılacaktır. İslam'da çevre bilinci ve eğitiminin hangi konulara dayalı olarak ele alındığını ve insanlara nasıl bir çevre bilinci verildiğini açıklamaya yöneliktir. Çalışmanın amacı, İslam'da çevre bilincini ve çevresel değerlere nasıl sahip çıkıldığını eğitim yönüyle ortaya koymaya çalışmaktır. Yöntem ise, Kur'an ve hadislerdeki çevre eğitiminin ana çerçevesini ortaya koyarak konuya açıklık getirmektir. Çevre eğitimi, bilim tarihine henüz 1970 yılında girmeye başlamış ve bu tarihte "Dünya Günü"nde ilk defa planlanmış genç bir bilimsel anlayıştır. Fakat İslam'da çevre eğitimi, Kur'an'ın ilk ayetlerinde yer alan bir konudur. İslam'da çevre bilincinin ve eğitiminin, Kur'an'ın indiriliş sırası gözetilirse ilk inen ayetlerin sıralaması olarak 9-10. ayetlerle başladığı söylenebilir. Bu ayetlerde "Elbiseni temiz tut ve bütün pisliklerden arın" denilerek çevre eğitimine vurgu yapılmaktadır. Hz. Peygamber'in öğretilerinde de bu duruma paralel olarak çevresel bilinç oluşturmaya özen gösterilmiştir. Konuyla ilgili "Yarın kıyametin kopacağını bilseniz dahi, elinizdeki fidanı dikin", "Siz de evlerinizin avlularını ve bulunduğunuz sahayı temiz tutunuz" vb. hadislerde çevre bilinci ve eğitimine yönelik vurgular yapılmıştır