Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2025Gümüşhane’de Yaşayan İnsanların Sel Risk Algısı
Doğan, Ali; Mizrak, Sefa; Doğru, Salih; Şimşek, Nurcan
Sel tehlikesi insanlarda korku, panik, endişe ve depresyona neden olabilmektedir. Ayrıca, insanlar sel nedeniyle sürekli kendilerinin, ailelerinin, arkadaşlarının ve maddi varlıklarının zarar göreceğinden ve sel afetinin yönetilemeyeceğinden kaygı duyabilir. Bu çalışmanın amacı, Gümüşhane il merkezinde yaşayan insanların sel risk algısını araştırmaktır. Kesitsel olarak tasarlanan bu çalışmada veriler 18 yaş ve üzeri bireylerden 2023 yılında Mayıs ve Haziran aylarında duygusal ve bilişsel olarak iki faktörden oluşan Sel Risk Algısı Ölçeği ile toplanmıştır. Çalışmaya katılan toplam 404 katılımcının 207’si kadın ve 234’ü 18-30 yaş aralığındadır. Verileri analiz etmek için doğrulayıcı faktör analizi, bağımsız örneklem t testi ve ANOVA analizi kullanılmıştır. Sonuçlar katılımcıların en fazla selin büyük bir maddi tehlike oluşturduğunu ve selin büyük bir yıkıma neden olabileceğinden endişe duyduklarına işaret etmiştir. Kadınların duygusal ve bilişsel sel risk algısı erkeklerin duygusal ve bilişsel sel risk algılarından daha yüksektir. Sel durumunda kendilerini koruyamayacaklarını ve başkalarına yardım edemeyeceklerini düşünen katılımcıların her iki faktörde de risk algıları daha yüksektir. Yaşadıkları yerin sele karşı güvenli olmadığını belirten katılımcıların hem duygusal hem de bilişsel sel risk algıları en yüksektir. Gümüşhane’de insanların sel durumunda kendilerini koruyabilmeleri ve başkalarına yardım edebilmeleri için eğitimler düzenlenmelidir. Bu çalışmanın Türkçe literatüre önemli derecede katkı sağlayacağı ve araştırma sonuçlarının sel risk algısı alanında çalışan yöneticilere ve bilim insanlarına fikir vereceği beklenmektedir.
- Kitap BölümüYalnız künye2025Education management in disasters
Mizrak, Sefa; Yildiz, Eyyüp
The effects of disasters on the community increase with increasing population and urbanization, the destruction of the environment, and climate change. This situation increases the need for disaster education at every stage of integrated disaster management. Effectively planned disaster education for preparation, mitigation, response, and recovery periods will ensure that the community is more resilient to disasters. The aim of this study is to investigate how the use and prevalence of new developing technologies can be used more effectively to increase the disaster education capacity of the community. Within the scope of the study, the use of technologies such as virtual reality, social media, simulations, and mobile games in disaster education will be explained. The public administration policies that need to be implemented to increase the use of these tools will be explained. In particular, suggestions will be presented to increase the sustainability and safety of the community through the use of innovative technology in disaster education. It is expected that this study will give ideas to scientists and decision-makers about the use and importance of technology in disaster education.
- Derleme MakaleAçık Erişim2021Afet Yönetimi Sürecinde Risk Algısı Çalışmalarının Katkısı
Mizrak, Sefa
Afetleri önlemek ve afetlerin zararlarını azaltmak için birçok yapısal ve yapısal olmayan çalışma yürütülmektedir. Özellikle afetler ve afetlerin olası sonuçları hakkında insanların düşüncelerini anlamak afet risk azaltma çalışmaları için önemlidir. Çünkü, insanların düşünceleri afetlere karşı koruyucu önlem alma davranışlarını etkilemektedir. Bu çalışmanın amacı, afetlerle ilgili yürütülen bilimsel risk algısı çalışmalarının afet yönetimi açısından önemini ortaya çıkarmaktır. Çalışma literatür taraması olarak yapılandırılmıştır. Bilim insanları farklı afet türlerine karşı insanların risk algılarını ve risk algısını etkileyen faktörleri yaygın bir şekilde araştırmışlardır. İnsanların afet risk algıları afetler ile ilgili algıladıkları korku, endişe, depresyon, anksiyete, maddi veya bireysel zarar görme olasılığı, bilgi, müdahale kapasitesine güven, afetin şiddeti, sıklığı ve etkisinin büyüklüğüne göre belirlenmiştir. Sosyo-demografik değişkenler arasından yaş, eğitim, ekonomik durum, afet tecrübesi ve afet risk algısı ilişkisi yaygın olarak araştırılmıştır. Afet risk algısı çalışmaları afet öncesi ve afet sonrası yönetim süreçlerinin daha iyi planlanması için gereklidir. Bu nedenle bilim insanları ve afet yönetiminden sorumlu kişiler toplumun afet risk algısını bütün afetler için kapsamlı bir şekilde araştırmalıdır.
- MakaleYalnız künye2017E-Mental Sağlık, İyi Uygulama Örneği, Hollanda
Kılıç, Taşkın; Ünver, Gamze; Mizrak, Sefa
Amaç: Sağlık bakım hizmetlerinin bilgi ve iletişim teknolojileri kullanılarak sunulması e-Sağlık olarak tanımlanmaktadır. e-Sağlık, tele-tıp, elektronik hasta kayıtları, mobil sağlık (m-Sağlık) ve e-öğrenme gibi uygulamaları kapsamaktadır. e-Mental sağlık ile mental rahatsızlığı bulunan bireyler hastalıkları hakkında bilgilendirilir ve tedavi edilir. Bu çalışmanın amacı, Dünya'nın en iyi sağlık sistemlerinden birisine sahip olan Hollanda'da uygulanan e-Mental sağlık sistemini, iyi uygulama örneği olarak incelemektir. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmanın teorik kısmını, Dünya Sağlık Örgütü tarafından e-Sağlık hakkında hazırlanan raporlar ve akademik çalışmalar oluşturmaktadır. Çalışmanın saha araştırması, 5-12 Haziran 2016 tarihleri arasında Hollanda'ya gidilerek, e-Mental sağlık alanında uzmanlar (akademisyenler, teknoloji şirketleri, sağlık yöneticileri vb.) ile yapılan mülakatlar temel alınarak hazırlanmıştır. Mülakatlar İngilizce olarak yapılmıştır ve yazılı olarak kaydedilmiştir. Bulgular: Uzmanlara göre e-Mental sağlık Hollanda'da yaygın, verimli ve etkili olarak uygulanmaktadır. Böylece, mental hastalığı bulunan bireyler toplum tarafından damgalanmaya maruz kalmadan tedavi olabilmektedir. e-Mental sağlık uygulamaları ile yapılan teşhis ve tedavi yöntemleri, hastane ve klinik ortamında yapılan yüz yüze tedaviye göre daha ekonomiktir. Bu uygulamalar tedavinin sürdürülebilirliğini olumlu etkilemektedir ve personelin daha verimli çalışmasını sağlamaktadır. Sonuçlar: Sonuç olarak, e-Mental sağlık uygulamaları, daha ekonomiktir ve toplumsal yönden daha faydalıdır. Bu uygulamalar insan kaynaklarının kullanımı açısından daha verimli ve etkilidir ve hastalar bu uygulamalardan memnundurlar.

