Yazarlar
- Ahmet Özdemir(3)
- Ahmet Bayraktar(2)
- Bahadır Tercan(2)
- Bilal Gürsoy(2)
- Burcu Aksoy(2)
- Burcu Sayın Okatan(2)
- Cenk Çarkacı(2)
- Emrah Öztürk(2)
- Emre Tosun(2)
- Emre Turan(2)
- Erdal Demir(2)
- Ertan Aktürk(2)
- Fatma Bostan(2)
- Fevziye Bekar(2)
- Furkan Şahin(2)
- Galip Usta(2)
- Gulzıpa Akyüz(2)
- Gökhan Kaymak(2)
- Gökhan Çaybaşı(2)
- Gülşah Ayvazoğlu(2)
- Hasan Yücel(2)
- Havva Nur Kobya(2)
- Hikmet Akyol(2)
- Kadir Çavuş(2)
- Kaşif Furkan Öztürk(2)
- Kemal Torpuş(2)
- Kübra Akyüz(2)
- Lokman Odabaş(2)
- Mazhar Oyanık(2)
- Melikşah Turan(2)
- Meryem Akbulut(2)
- Muhammet Kılıç(2)
- Nurcan Şimşek(2)
- Nurdan Dizdar(2)
- Pınar Açıkgöz(2)
- Ramazan Aslan(2)
- Rıza Akbaş(2)
- Selim Yalçın(2)
- Sinan Kurt(2)
- Uğur Demirel(2)
Yayınlar
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026Beden eğitimi ve spor öğretmenliği adaylarında öz yeterlilik ve öğretim becerileri
Hakan Topçu
Bu araştırmanın amacı, spor bilimleri alanında öğrenim gören öğretmen adaylarının kişisel-mesleki yetkinlik algıları ile öğretim becerileri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Ayrıca, bu değişkenlerin çeşitli demografik özelliklere göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemektir. Araştırma, nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Örneklem, Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören 222 öğrenci ile belirlenmiştir. Veriler, Kişisel-Mesleki Yetkinlikler Algı Ölçeği ve Öğretim Becerileri Ölçeği aracılığıyla toplanmıştır. Analizlerde betimsel istatistikler, bağımsız gruplar t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Pearson korelasyon ve basit doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçları, kişisel-mesleki yetkinlik algısı ile öğretim becerileri arasında pozitif ve anlamlı ilişkiler olduğunu ortaya koymuş; ayrıca kişisel-mesleki yetkinlik algısının öğretim becerilerinin anlamlı bir yordayıcısı olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak, yaş, sınıf düzeyi ve akademik başarı değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar saptanmışken, cinsiyet, spor branşı ve lisanslı sporcu olma durumu açısından anlamlı bir farklılık bulunmamıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026Tacettin Şimşek’in hayatı, sanatı ve eserleri
Özlem Perktaş Fıçıcı
İnsanlık tarihinin en köklü edebî türlerinden biri olan şiir, yalnızca bireysel duygu ve düşüncelerin dile getirildiği bir anlatım biçimi değil; aynı zamanda toplumların kültürel birikimini, estetik anlayışını ve değer dünyasını yansıtan önemli bir sanat alanıdır. Tacettin ŞİMŞEK’in şiirleri de bireyin iç dünyasında yaşadığı duygu durumlarını, geçmişle kurduğu bağı ve modern hayatın ortaya çıkardığı değişimleri konu edinen metinler olarak dikkat çeker. Şair, şiirlerinde zaman, çocukluk, anne, yalnızlık ve sevgi gibi temalar etrafında şekillenen bir duyarlılık geliştirirken; bireysel yaşantı ile toplumsal hafıza arasında bir denge kurar. Şimşek’in şiirlerinde geleneksel şiir anlayışı ile modern şiirin içten söyleyişi birlikte görülür. Tacettin ŞİMŞEK, yalnızca şiir alanında değil; çocuk edebiyatı, eğitim alanı ve farklı türlerde verdiği eserlerle de edebiyat dünyasında önemli bir yer edinmiş çok yönlü bir yazardır. “Tacettin ŞİMŞEK’in Hayatı, Sanatı ve Eserleri” adlı bu çalışmada, nitel araştırma yöntemi esas alınarak şairin hayatı, edebî kişiliği ve şiirleri incelenmiştir. Üç bölümden oluşan çalışmanın birinci bölümünde Tacettin Şimşek’in hayatı, edebî kişiliği ve eserleri ele alınmış; yazın dünyasını şekillendiren unsurlar değerlendirilmiştir. İkinci bölümde şairin şiirlerinde öne çıkan yalnızlık, aşk, hasret, gurbet, zaman ve benzeri izlekler çerçevesinde incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise Tacettin ŞİMŞEK’in şiirleri; dil, üslup, imge ve şiirsel yapı özellikleri bakımından ele alınmıştır. Tacettin ŞİMŞEK’in şiirleri, bireyin iç dünyasını merkeze alan, sade fakat derinlikli bir anlatım kuran metinler olarak öne çıkar. Şairin geleneksel şiir birikimini modern bir söyleyişle yeniden yorumlaması, onun şiir anlayışının belirgin özelliklerinden biridir. Bu yönüyle Şimşek’in şiirleri, hem bireysel duyarlılığı hem de kültürel sürekliliği yansıtan önemli örnekler arasında yer alır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026Ortaokul öğrencilerinin beden eğitimi dersine yönelik yatkınlıkları, öz düzenleme becerileri ve öğretmen geri bildiriminin arasındaki ilişkilerin incelenmesi
Emine İşbilir
Bu araştırmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin beden eğitimi dersine yönelik yatkınlıkları ile algıladıkları öz düzenleme becerileri ve öğretmen geri bildirimleri arasındaki ilişkileri incelemektir. Nicel araştırma yaklaşımına dayalı ilişkisel tarama modeliyle yürütülen çalışma, 2024–2025 eğitim-öğretim yılında Gümüşhane ilindeki Millî Eğitim Bakanlığına bağlı beş ortaokulda öğrenim gören 373’ü kız ve 385’i erkek olmak üzere toplam 758 öğrenciden oluşmaktadır. Veri toplama sürecinde Kişisel Bilgi Formu, Beden Eğitimi Yatkınlık Ölçeği (BEYÖ), Algılanan Öz Düzenleme Ölçeği (AÖDÖ) ve Algılanan Öğretmen Geri Bildirim Ölçeği (AÖGBÖ) kullanılmış; analizlerde betimsel istatistikler, bağımsız örneklemler için t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Pearson korelasyon katsayısı ve çoklu regresyon yöntemlerinden yararlanılmıştır. Araştırma bulguları, öğrencilerin beden eğitimi yatkınlığı, algılanan öz düzenleme ve öğretmen geri bildirim düzeylerinin genel olarak orta ve üzeri düzeyde olduğunu göstermiştir. Algılanan öz düzenleme becerisinin beden eğitimi yatkınlığının anlamlı bir yordayıcısı olduğu belirlenmiştir. Öğretmen geri bildirimleri açısından özellikle performans bilgisi ve pozitif geri bildirim boyutlarının hem beden eğitimi yatkınlığı hem de öz düzenleme üzerinde olumlu etkiler yarattığı; buna karşın negatif sözel olmayan geri bildirimin beden eğitimi yatkınlığını olumsuz yönde etkilediği saptanmıştır. Bunun yanında sporla aktif biçimde ilişkili olan öğrencilerin-okul spor takımlarında yer alma, kulüplerde lisanslı spor yapma veya ailede spor geçmişine sahip olma-beden eğitimi yatkınlığı ve öz düzenleme düzeylerinin anlamlı biçimde daha yüksek olduğu görülmüştür. Elde edilen sonuçlar, beden eğitimi ve spor ortamlarında yapılandırılmış öğretmen geri bildiriminin ve öz düzenleme becerilerinin öğrenci gelişimini desteklemede kritik bir rol oynadığını ortaya koymaktadır.
- Yüksek Lisans TeziYalnız künye2026Hayriye ünal'ın poetikası: Çoksesli şiir
Cengizhan Genç
Bu tez, çağdaş Türk şiirinin özgün poetik seslerinden biri olan Hayriye Ünal’ın şiir anlayışını çokseslilik (polyphony/heteroglossia) kavramı ekseninde incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışma, Mihail BAKHTİN’in çokseslilik ve diyalojizm kuramından hareketle, Ünal’ın şiirinde farklı söylemlerin, seslerin ve ideolojik konumların nasıl bir arada var olabildiğini ortaya koymayı hedefler. Bu bağlamda, şiirde tekil ve merkezi bir anlam üretimi yerine, çatışmalı, çoğul ve açık uçlu bir anlam alanının nasıl kurulduğu sorgulanmaktadır. Tez, çoksesliliği yalnızca biçimsel bir teknik olarak değil, etik ve estetik bir poetik tutum olarak ele alarak ÜNAL’ın şiirini monolojik şiir anlayışından ayıran temel unsurları görünür kılar. Çalışmada, Hayriye ÜNAL’ın farklı şiir kitaplarından seçilen metinlere ayrıntılı yakın okuma yöntemleri uygulanmış; klişe, acı, ironi, duyular, eşik kavramı, özgürlük ve postmodern estetik gibi temalar çokseslilik perspektifiyle değerlendirilmiştir. Şiirdeki ses çoğulluğunun okurla kurulan ilişkiyi nasıl dönüştürdüğü, güvenlik duygusunu nasıl sarstığı ve şiiri merkezsiz bir anlam alanına nasıl taşıdığı tartışılmıştır. Sonuç olarak bu tez, Hayriye ÜNAL’ın poetikasının çoksesli şiir anlayışıyla hem çağdaş Türk şiirinde özgün bir konum edindiğini hem de şiirin düşünsel, etik ve estetik sınırlarını genişleten bir imkân sunduğunu ortaya koymayı amaçlamaktadır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026İslamcı şairlerin şiirinde savaş algısı
Meral Boşnak
Bu çalışma, modern Türk şiirinde “İslamcı Şairler” olarak nitelendirilen şairlerin şiirlerinde “savaş” olgusunun ele alınış biçimlerini, şiirlerindeki imge ve metaforların savaş bağlamında hangi doktrine dayandırıldığını incelemeyi amaçlamaktadır. 1960 sonrası Türk şiirinde bu fikri ve estetik yönelimle öne çıkan İslamcı Şairlerden Sezai KARAKOÇ, Erdem BAYAZIT, Cahit ZARİFOĞLU, Nuri PAKDİL gibi şairlerin poetikası ekseninde şekillenen bu araştırma; savaşın sadece fiziki bir çatışma ve yıkımdan ibaret olmadığını, aynı zamanda metafiziksel bir varoluş, diriliş ekseninde bir mücadele olduğunu ortaya koyarak kültürel belleğin muhafazası amacıyla savaşın şiirlerde nasıl işlendiği analiz edilmiştir. Çalışma kapsamında savaş olgusu ele alınarak savaş tanımlanmış, klasik İslam edebiyatında savaş hukukunu ifade eden gaza ve cihad kavramları üzerinde durulmuştur. Sezai KARAKOÇ’un “Diriliş” düşüncesi kapsamında savaşın bir yok oluş değil ruhsal bir uyanışı ifade etmesi, Erdem BAYAZIT’ın Afganistan gibi tarihsel/ dönemsel savaş bölgeleri üzerinden geliştirdiği epik söylem, Cahit ZARİFOĞLU’nun savaşın insani ve vicdani boyutuna dikkat çekmesi ve Nuri PAKDİL’in vurguladığı Kudüs söylemleri tezin omurgasını oluşturmuştur. Araştırma sonucunda, İslamcı şairlerin şiirinde savaşın; yıkıcı bir eylem olmaktan ziyade, bir hak davası olduğu, işgal altında bulunan Müslümanların özgürleşmesi ve İslam kimliğinin inşası için öze dönmenin, kendi köklerine tutunmanın temel bir unsur olduğu tespit edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026İl özel idare yatırım harcamalarının seçim takvimiyle ilişkisi: Gümüşhane ili örneği
Ünsal Toy
Bu çalışmada, Gümüşhane İl Özel İdaresi tarafından gerçekleştirilen yatırım harcamalarının seçim takvimiyle ilişkisi incelenmiştir. Araştırma, 2008–2023 dönemini kapsamakta olup, Gümüşhane İl Özel İdaresi’nin bütçe verileri ile seçim sonuçları birlikte değerlendirilmiştir. Çalışmanın temel amacı, il özel idaresi yatırımlarının seçim süreçleriyle olan ilişkisini ortaya koymak ve yatırım kompozisyonu ile reel harcama düzeyleri üzerinden ekonomik boyutu değerlendirmektir. Araştırmada, il özel idaresine ait nominal bütçe ve yatırım verileri 2008 bazlı deflatör kullanılarak reel değerlere dönüştürülmüş; yol ve su yatırımlarının bütçe içindeki payları ile reel yatırım düzeyleri ayrı ayrı incelenmiştir. Seçim takvimi, “çekirdek seçimler” (milletvekili ve il genel meclisi seçimleri) ve daha geniş kapsamlı seçim tanımları çerçevesinde analiz edilmiştir. Yöntem olarak yıllık zaman serisi yaklaşımı benimsenmiş ve tahminlerde otokorelasyon ve değişen varyans sorunlarına karşı Newey–West standart hataları kullanılmıştır. Bulguların tutarlılığı alternatif seçim tanımları, farklı siyasal güç göstergeleri ve çeşitli tahmin yöntemleri ile test edilmiştir. Elde edilen sonuçlar, il özel idaresi yatırım harcamalarının özellikle seçim öncesi yıllarda arttığını göstermektedir. Bu artışın daha çok yol yatırımları üzerinden gerçekleştiği, su yatırımlarının ise seçim dönemlerine daha sınırlı tepki verdiği tespit edilmiştir. Reel yatırım düzeylerine ilişkin bulgular da yatırım oranlarındaki artışın yalnızca bütçe kompozisyonuna değil, reel harcama hacmine de yansıdığını ortaya koymaktadır. Sonuçlar, il özel idare yatırımlarının seçim takvimine duyarlı biçimde zamanlanabildiğini göstermekte ve kamu harcamalarının politik boyutunu görünür kılmaktadır. Bu çalışma, kamu yatırımları ile seçim süreçleri arasındaki ilişkiyi il özel idareleri düzeyinde ele alarak yerel yönetimler literatürüne katkı sunmaktadır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026Türk öykücülüğünde Recep Seyhan
Merve Özişik
Bu çalışma Recep Seyhan’ın öykücülüğü yazmış olduğu altı öykü kitabı üzerinden incelenmiştir. Bu incelemede “Çiçekler Kesmişti Selamı, Güneşin Doğduğu Yerde, Azazil’in Kapısında, Metal Çubukların Dansı, Zongo’nun Değirmeni ve Bir Sepet Hayal” adlı öyküleri yer almıştır. Yazar, öykülerinde geleneksel anlatıyla modern öykü tekniklerini kendine has anlatımıyla öykülerinde anlatır. Recep Seyhan ilk öykü kitabında Çiçekler Kesmişti selamı öyküsü başta olmak üzere 1940-1980 arası Türkiye’nin geçirmiş olduğu sosyolojik değişim ve dönüşümleri sıkça işlediğini görülür. Öykülerinin birçoğu taşra ve modern kent, doğa ve hayvan sevgisi, birey ve toplum ekseninde oluşturmuştur. Bu bakışı öykülerine taşırken, taşra insanının hayata tutunma çabasını, göç ve göçün beraberinde getirmiş olduğu bunalım ve yabancılaşma, işsizlik gibi izlekleri yansıtır. Bunun yanında öykülerinde değerlere bağlılığı ve değerlerin yok oluşuna karşı meydana gelen çatışmayı kahramanları üzerinden açık bir dille sunar. Seyhan’ın öykülerinde merkezi bir yere sahip olan taşra-kent, göç ve ait olma duygusu gibi kavramlar öykülerinin temel kavramı olarak ele alınır. Giriş hariç dört bölümden oluşan bu çalışmada ilk bölümde, Recep Seyhan’ın hayatı, öykücülüğü ve öykü gelişimi üzerine durulmuştur. İkinci bölümde, Anlatıbilim teknikleri ve öykü unsurları üçüncü bölümde, Recep Seyhan’ın öykülerinde izlekler ve son bölümde Recep Seyhan’ın öykülerinde yapı ve izlek (olay örgüsü, anlatıcı/ bakış açısı, şahıs kadrosu, mekân, zaman) başlıkları ile oluşturulmuştur. Yazarın altı öykü kitabını kapsayan bu çalışmada taşra yaşamında bireyin varoluş mücadelesi, göç, aidiyet ve yabancılaşma gibi kavramlarla beraber öykülerin ana izlekleri oluşturulmuştur. Ayrıca Seyhan’ın anlatı dünyasının merkezi bir alana sahip olan doğada izlekler içerisinde ele alınmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026Ankara ili (Kalecik ilçesi) ekolojik koşullarında bazı yeşil mercimek çeşitlerinin tarımsal özelliklerinin belirlenmesi üzerine bir çalışma
Fatma Yüksel
Bu çalışmada, 2025 yılı yetiştirme döneminde Ankara İli Kalecik İlçesi ekolojik koşullarında farklı mercimek çeşitlerinin (Sultan-1, Meyveci 2001, Çiftçi, Karagül, Bozok, Ceren, Gümrah, Delta Gold, Delta Green) tane verimleri ve verim unsurları incelenmiştir. Araştırmada, % 50 çiçeklenme gün sayısı 64.33-73.67 gün, % 50 bakla bağlama gün süresi 70.00-80.00 gün, olgunlaşma gün sayısı 89.00-96.33 gün, bitki boyu 20.47- 26.40 cm, ilk bakla yüksekliği 8.43-13.03 cm, bitkide ana dal sayısı 2.43-2.90 adet/bitki, bitkide bakla sayısı 20.93-25.37 adet/bitki, tane verimi 95.67-118.83 kg/da, hasat indeksi % 28.80-38.73 ve bin tane ağırlığı 33.17-38.30 g arasında değişim göstermiştir. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre; ortalama tane verimi 107.81 kg/da olarak bulunmuştur. En yüksek tane verimi Bozok (118.83 kg/da) çeşidinden elde edilirken, en düşük tane verimi ise Delta Green (95.67 kg/da) çeşidinde tespit edilmiştir. Bir yıllık araştırma sonuçlarına dayanarak, Ankara yöresi için herhangi bir mercimek çeşidi önermek mümkün değildir. Çalışmanın ikinci yılından elde edilecek veriler alan verimleriyle birlikte daha belirgin sonuçlar getirebilecektir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026Sibel K. Türker romanlarında yapı ve tema
Yağmur Ülkmen
Bir metnin anlam dünyası ile ona şekil veren biçim özelliklerini bir bütün olarak irdelemek, metnin anlaşılmasına katkı sağlamaktadır. Bu bağlamda ilgili çalışmada, günümüz Türk edebiyatında özellikle roman ve öyküleriyle önemli bir yer edinen Sibel K. Türker’in yazın dünyası ele alınmıştır. Çalışmanın kapsamı gereği araştırma, yazarın romancılığı üzerinden şekillendirilmiştir. Bunun için yazarın Şair Öldü, Meryem’in Biricik Hayatı, Burada Kalmak, Mecnun Kelebekler, Hayatı Sevme Hastalığı, Benim Bütün Günahlarım ve Cennette Gibiyim adlı romanları yapı ve tema açısından irdelenmiştir. Bu doğrultuda çalışma kapsamında nitel araştırma yöntemlerinden faydalanılarak söz konusu romanların içerik ve biçimsel özellikleri karşılaştırmalı bir yaklaşımla çözümlenmiştir. Bu sayede eserlerin yapısal ve temasal bütünlüğünü oluşturan temel unsurlar saptanmış; bu öğelerin birbirleriyle olan ilişkisi ve genel kurgu içerisindeki işlevleri tartışmaya açılmıştır. Ayrıca ilgili alandaki literatür boşluğunun doldurulması ve alana özgün bir katkı sunulması hedeflenmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026Maden zenginleştirme tesislerindeki kimyasal risk faktörlerinin belirlenip Fine-Kinney ve HAZOP (tehlike ve işletilebilirlik analizi) ile değerlendirilmesi: Gümüşhane örneği
Mehmet Emre Ertürk
Madencilik sektörü, kullanılan kimyasal maddeler, ağır ekipmanlar ve proses kaynaklı tehlikeler nedeniyle iş sağlığı ve güvenliği açısından yüksek riskli sektörlerden biri olarak değerlendirilmektedir. Özellikle cevher zenginleştirme tesislerinde kullanılan kimyasallar; çalışan sağlığı, proses güvenliği ve çevresel sürdürülebilirlik açısından önemli risk faktörleri oluşturmaktadır. Bu çalışmada, Gümüşhane ilinde faaliyet gösteren maden zenginleştirme tesisinde kullanılan kimyasal maddelerden kaynaklanan risklerin iş sağlığı ve güvenliği açısından değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında kondisyoner tankları, kimyasal hazırlama ve transfer sistemleri, karıştırıcı ekipmanlar, vana ve boru hatları ile proses kontrol mekanizmaları incelenmiş; sülfürik asit, sodyum silikat, çinko sülfat, kireç ve çeşitli flotasyon reaktiflerinden kaynaklanabilecek tehlikeler analiz edilmiştir. Araştırmada Fine-Kinney risk analizi yöntemi ile Tehlike ve İşletilebilirlik Analizi (HAZOP) yöntemi birlikte kullanılmıştır. Fine-Kinney yöntemi ile risklerin olasılık, frekans ve şiddet değerleri dikkate alınarak risk skorları belirlenmiş; HAZOP yöntemi ile proseslerde meydana gelebilecek sapmaların nedenleri ve olası sonuçları değerlendirilmiştir. Yapılan analizler sonucunda; iletişim eksikliği, kontrolsüz kimyasal akışı, bakım eksiklikleri, otomasyon yetersizlikleri, ekipman arızaları ve operatör kaynaklı hataların yüksek risk seviyelerine neden olduğu belirlenmiştir. Özellikle sülfürik asit ve flotasyon kimyasallarının kullanıldığı proseslerde çalışanların kimyasal maruziyet, cilt ve göz yanıkları ile solunum yolu problemleri açısından ciddi risk altında olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca proses sapmalarının ekipman hasarları, çevresel kirlenme ve iş kazalarına neden olabileceği değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda, proses güvenliğinin sağlanabilmesi için otomasyon sistemleri, mühendislik kontrolleri, düzenli bakım uygulamaları, çalışan eğitimleri ve etkin iletişim sistemlerinin birlikte uygulanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte Fine-Kinney ve HAZOP risk analiz yöntemlerinin birlikte kullanılmasının, maden zenginleştirme tesislerinde kimyasal risklerin daha kapsamlı ve sistematik şekilde değerlendirilmesine katkı sağladığı belirlenmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026Karayaşmak (Demirözü-Bayburt, KD Türkiye) ve yakın çevresinin hidrotermal alterasyon mineralojisi ve jeokimyası açısından incelenmesi
Mustafa Ataman
Bu çalışma Karayaşmak (Demirözü, Bayburt, KD Türkiye) ve yakın çevresinin değerli baz metal ve elementlerin aranmasına yönelik alterasyon mineralojisi ve kayaç jeokimyası verileri kullanılarak hidrotermal alterasyon ve kütle değişiminin hesaplanması amaçlanmıştır. Çalışma alanında en yaşlı birim Pulur metamorfitleridir. Temel kayaçları oluşturan ve Permo-Karbonifer öncesi yaşlı olarak kabul edilen bu litostratigrafik birim gnayslar, amfibolitler, şistler ve metakuvarsitleri içerir. Bunların üzerine uyumsuzlukla Liyas yaşlı Hamurkesen Formasyonunun volkano-tortul serisi gelmektedir. Hamurkesen Formasyonu kumlu kireçtaşı, kumtaşı, kiltaşı, çamurtaşı, tüf, tüfit, aglomera, volkanik breş ardalanmasından oluşmaktadır. Formasyonu Kuvaterner yaşlı alüvyonlardan örtmektedir. Kumtaşları grovak olarak, tüfler ise litik kristal tüf diye adlandırılmıştır. Tüfler orta-yüksek K’lu kalk-alkali özellikte olup SI, CIA ve AI değerleri hidrotermal alterasyonu desteklemekte ve orta derece ayrışmıştır. Tüflerde serizitik ayrışma, serizit-karbonat ayrışma, klorit-karbonat ayrışma ve kloritik-propilitik ayrışma belirlenmiştir. Tüflerin kütle değişim hesaplamalarında (Zn+Cu+Pb) değerleri çok fazla değişmezken, (FeO+MgO) ve (K2O+SiO2) değerlerinin genel olarak artması bunların farklı hidrotermal süreçlerle geliştiği ve hidrotermal sıvıların bu metallerce fakir olduğu anlaşılmıştır. Tüflerde isocon analizine göre genel olarak %37,06-41,62 kütle kaybı ve %20,14-48,56’lık bir kütle kazancı gerçekleşmiştir. Kütle artmasının sebebi Ca, Na, Fe, Mg ve Si elementlerinin artmasından kaynaklanmaktadır. Tüflerde hidrotermal alterasyon minerallerinin gelişiminde hidrotermal sıvılar önemli bir rol oynamıştır. Tüflerdeki hidrotermal alterasyon ürünlerinin muhtemelen epitermal evrede, asidik-hafif alkali ortam koşullarında, hidrotermal alterasyonu sonucu ve dolayısıyla farklı hidrotermal alterasyon koşulları geliştiği için farklı kütle değişimleri oluşmuştur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026Gölönü plütonu’nun (Kürtün-Gümüşhane) petrografisi ve mineral kimyası
Sefa Güzeldal
Doğu Pontidler, farklı yaş ve bileşime sahip çok sayıda plütonik kayaç topluluğunu barındırmaktadır. Gümüşhane’nin Kürtün ilçesinde yer alan Orta Eosen yaşlı Gölönü Plütonu, kendine özgü petrografik ve jeokimyasal özellikleriyle dikkat çekmektedir. Bu çalışmada, plütona ait kayaçların petrografik özellikleri ve mineral kimyası verileri birlikte değerlendirilerek magmanın kristalleşme ve yerleşim süreçlerine ait fizikokimyasal parametrelerin (sıcaklık, basınç ve oksijen fugasitesi) belirlenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca, mineral kimyası temelli yaklaşımlarla kristalleşme koşulları nicel olarak değerlendirilmiştir. Plüton yaklaşık 14 km2’lik bir alan kaplamakta olup KD-GB doğrultulu bir uzanım sergilemektedir. Modal mineralojik veriler, kayaçların granodiyorit ve granit bileşiminde olduğunu göstermektedir. Dokusal özellikler ince ve orta taneli yapılarla birlikte yer yer porfirik, poikilitik ve grafik dokuların geliştiğini ortaya koymaktadır. Kayaçların başlıca mineral bileşenleri plajiyoklaz, K-feldispat, kuvars, amfibol, biyotit ve Fe-Ti oksitlerinden oluşurken, zirkon, apatit, sfen ve allanit aksesuar mineraller olarak bulunmaktadır. Plajiyoklazlar oligoklas-labradorit aralığında (An0.1–56), K-feldispatlar ise ortoklaz bileşimindedir. Amfiboller kalsik amfibol grubuna ait olup magnezyoamfibol (Mg# = 0,78–0,85) bileşimi sunmaktadır. Amfibol ve plajiyoklaz mineral kimyasına dayalı hesaplamalar kristalleşme sıcaklıklarının 751–904 °C arasında değiştiğini göstermektedir. Jeobarometrik hesaplamalar 0,67–2,23 kbar basınç değerleri ve yaklaşık 3–7 km yerleşim derinliğine işaret etmektedir. Oksijen fugasitesi değerleri yaklaşık −13,0 ile −10,6 log birimi arasında değişirken, magma su içeriği %3,3–5,0 olarak hesaplanmıştır. Elde edilen veriler, Gölönü Plütonu’nun sığ kabuksal seviyelerde yerleşmiş, suca zengin ve çok evreli magmatik evrim süreçlerinden geçmiş bir magmatik sistemin ürünü olduğunu göstermektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026Kırkpavli (Süleymaniye- Gümüşhane) Pb-Zn cevherleşmesinin jeolojisi ve maden çevresindeki yüzeysel suların ağır metal içeriklerinin belirlenmesi
Tugce sensoy
Bu çalışma kapsamında, Gümüşhane Süleymaniye Mahallesi yakınındaki Kırkpavli Pb-Zn maden sahasının jeolojisi, mineral parajenezi ve alterasyon zonları incelenmiş; Sarı Dere yüzey suyu ve dere kumu örneklerinde ağır metal içerikleri belirlenerek çevresel etkiler değerlendirilmiştir. İnceleme alanında cevherleşme Paleozoyik yaşlı Gümüşhane Plütonu, Erken – Orta Jura yaşlı Şenköy Formasyonu ve Geç Jura– Erken Kretase yaşlı Berdiga Formasyonu içerisinde damar, masif ve merceksi gelişmiştir. Parajenezde sülfür mineralleri olarak pirit, kalkopirit, galen, sfalerit ve fahlerz grubu (tenantit-tetrahedrit) yer almakta ve alterasyon zonları görülmektedir. Yapılan mikroskobik incelemelerle cevherleşmenin parajenezi belirlenmiştir. Maden ocağı yanında Sarı Dere’de 10 farklı noktadan ağır metal kirliliğinin belirlenmesi için dere suyu (10 adet) ve dere kumu (10 adet) toplam 20 adet örnek alınmıştır. Dere suyu örnekleri pH derişimleri sonuçlarının “Kıtaiçi Yerüstü Su Kaynaklarının Sınıflarına Göre Kalite Standartları”na göre I. sınıf su kalitesindedir. Kanada’ da Kimyasal Analiz Laboratuvarı yapılan iz element konsantrasyonları sonuçlarına göre dere sularında bazı örneklerde Pb, Zn, Fe, Cu, Al ve Mn konsantrasyonlarının TS 266 limit değerleri üzerinde çıkmıştır. Dere kumu örnekleri analiz sonuçları incelemelerinde tüm örneklerde Cu, Pb, Zn, Fe, Mn elementlerinin yüksek klark değerlerinin üzerinde olduğu; Mo, Ni, Co, As, Cr ve S elementlerinin bazı örneklerde klark değerlerinin üzerinde, altında veya tayin limitinin altında kaldığı belirlenmiştir. DS-7 ile DS-8 numune alım noktası arasında eskiden işletilmiş pasif bir galeri olması göz önünde tutularak; DS-8, DS-9 ve DS-10 numaralı dere suyu ve dere kumu örneklerinde gözlenen Al, Cu, Pb, Zn, Fe ve Mn zenginleşmelerinin, devam eden madencilik faaliyetlerinden kaynaklanmadığı değerlendirilmektedir.
- Yüksek Lisans TeziYalnız künye2026Farklı özelliklerdeki tarihi minarelerin sonlu elemanlar yöntemi ile dinamik karakteristiklerinin belirlenmesi
Yusuf Saraçoğlu
Bu tez çalışmasında, Gümüşhane İli Süleymaniye Mahallesi'nde bulunan üç farklı tarihî yığma minarenin dinamik karakteristikleri sonlu elemanlar yöntemiyle karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Çalışmanın temel amacı, aynı malzeme parametreleri kullanılarak farklı geometrik özelliklere sahip minarelerin doğal frekans, periyot ve mod şekillerindeki değişimleri ortaya koymaktır. Bu kapsamda minarelerin kaide, gövde, şerefe, petek ve külah bölümlerine ait geometrik ölçümleri yapılmış ve ANSYS Mechanical APDL ortamında üç boyutlu sayısal modelleri oluşturulmuştur. İncelenen minarelerin malzeme özellikleri, yapıya zarar vermeyen tahribatsız yerinde değerlendirmeler, saha gözlemleri ve literatürde tarihi yığma yapılar için kabul gören yaklaşık malzeme parametreleri birlikte dikkate alınarak belirlenmiştir. Yapılan değerlendirmeler sonucunda elde edilen bulguların literatürdeki benzer tarihi taş yığma minare değerleriyle uyumlu olması nedeniyle, üç minare için ortak malzeme parametreleri kullanılmıştır. Böylece analiz sonuçlarındaki farklılıkların daha çok minarelerin yükseklik, kesit düzeni, gövde genişliği, şerefe konumu ve genel narinlik oranı gibi geometrik özelliklerinden kaynaklanması hedeflenmiştir. Modal analizler sonucunda elde edilen frekans, periyot ve mod şekilleri karşılaştırılarak minarelerin dinamik davranışları değerlendirilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026Ortaöğretim öğrencilerinin sosyal zekâ düzeyleri ile beden eğitimi dersine yatkınlığı arasındaki ilişkinin incelenmesi
Aslı Demir
Bu araştırma, ortaöğretim öğrencilerinin sosyal zekâ düzeyleri ile beden eğitimi derslerine olan yatkınlık arasındaki ilişkiyi farklı değişkenler açısından detaylı bir şekilde incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın örneklemi 296’sı kadın, 185’i erkek olmak üzere, toplamda 481 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmanın veri toplama araçları; araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu, Tromso Sosyal Zeka Ölçeği ve Beden Eğitimi Dersi Yatkınlık Ölçeği kullanılmıştır ve veriler SPSS Türkçe (Statistical Package for the Social Sciences) 22 paket programında analiz edilmiştir. Elde edilen veriler SPSS paket programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Verilerin normal dağılım gösterdiği belirlenmiş olup, analizlerde betimsel istatistikler, Bağımsız Örneklem T-Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi ve Pearson Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre kadın öğrencilerin sosyal zekâ puanları erkek öğrencilere göre daha yüksek olduğu ancak beden eğitimi dersi yatkınlık düzeylerinin ise erkeklere göre anlamlı düzeyde daha düşük olduğu saptanmıştır (p<0,05). Lisanslı sporcu öğrencilerin sosyal zeka ve beden eğitimi dersi yatkınlık düzeylerinin sporcu olmayan öğrencilerden daha yüksek olduğu tespit edilmiştir (p<0,05). Öğrencilerin sosyal zekâ düzeyleri ile beden eğitimi dersi yatkınlık düzeyleri arasında düşük düzeyde pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur (p<0,05). Sonuç olarak, düzenli spor yapmanın öğrencilerin beden eğitimi dersine yönelik ilgilerini ve yatkınlıklarını artırdığı görülmektedir. Bununla birlikte sporun, öğrencilerin sosyal zekâ düzeylerinin gelişmesine katkı sağlayarak iletişim becerilerini güçlendirdiği, sosyal çevreye uyumlarını kolaylaştırdığı ve onları daha aktif, özgüvenli ve toplumsal açıdan uyumlu bireyler hâline getirdiği söylenebilir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026İterasyon yöntemi ile varyasyonel eşitsizlik, sabit nokta ve denge problemlerinin ortak çözümü
Jackson Kalule
Bu tezde, reel Hilbert uzaylarında genelleştirilmiş lineer olmayan varyasyonel eşitsizlik, denge ve genişlemeyen dönüşümler için sabit nokta problemlerinin ortak çözümünü elde etmek amacıyla iki yeni iterasyon algoritması önerilmiş ve analiz edilmiştir. Birinci algoritma, söz konusu üç problemin ortak çözümünü yaklaşık olarak elde etmek amacıyla geliştirilmiştir. Hilbert uzaylarında, zayıf ve standart varsayımlar altında algoritma tarafından üretilen dizinin güçlü yakınsadığı ispatlanmıştır. İkinci algoritma ise D-plus iterasyon algoritması çerçevesine dayalı olarak geliştirilmiştir. Ekstra gradyan tipi yöntemlerin aksine, önerilen algoritmada genelleştirilmiş lineer olmayan varyasyonel eşitsizlik (GNVI) problemi için bir projeksiyon operatörü, denge problemi (EP) için bir rezolvent operatörü ve sabit nokta yapısından elde edilen genişlemeyen bir dönüşüm kullanılmıştır. Bu algoritma tarafından üretilen dizinin güçlü yakınsadığı standart varsayımlar altında ispatlanmış; ayrıca algoritmanın kararlılık ve pertürbasyon özellikleri incelenmiş ve açık hata tahminleri elde edilmiştir. Ayrıca, önerilen algoritmaların performansını değerlendirmek ve diğer iterasyon algoritmalarına göre sağladıkları avantajları ortaya koymak amacıyla sayısal örneklere ve çeşitli uygulamalara yer verilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026Kadın cinayetlerini etkileyen faktörlerin poisson ve negatif binom modelleri ile incelenmesi: Türkiye örneği
Burcu Aksoy
Kadın cinayetleri hem Türkiye’de hem de dünyada meydana gelen en önemli sorunlardan biridir. Kadın cinayeti bir kadının yalnızca kadın olduğu için öldürülmesidir. Kadın cinayetleri sadece adli bir vaka olmamakla birlikte önemli bir sosyal hizmet sorunudur. Türkiye’de kadın cinayetlerinin oranı azımsanmayacak kadar fazladır ve kadın cinayetlerini etkileyen birçok faktör vardır. Bu çalışma; kadın cinayetlerini etkileyen faktörlerin belirlenmesi amacı taşımaktadır. Bu kapsamda kadın cinayetleri sayısı bağımlı değişken olarak ele alınmış olup işsizlik oranı, boşanma oranı, istihdam oranı, kaba doğum hızı ve cinsiyet eşitliği bağlamında okul öncesi, ilköğretim, ortaöğretim ve yükseköğretim düzeylerindeki eğitim endeksleri bağımsız değişkenler olarak modele dâhil edilmiştir. Çalışmada söz konusu değişkenler kullanılarak kadın cinayetleri sayısı Poisson regresyon ve negatif binom regresyon analiz yöntemleri ile modellenmiştir. Elde edilen bulgular çerçevesinde kadın cinayetlerine etki eden sosyal, ekonomik ve demografik etkenlerin belirlenmesi ve bu doğrultuda politika geliştirme süreçlerine katkıda bulunmasını amaçlanmaktadır. Çalışmada, 2023 ve 2024 yıllarına ait veriler Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)’ndan elde edilmiştir. Poisson regresyon ve negatif binom regresyon modeli kapsamında, uygun link fonksiyonunun belirlenme-sinde bilgi kriterlerinden faydalanılmıştır. Belirlenen en uygun link fonksiyonu kullanılarak Poisson regresyon analizi ve negatif binom regresyon yöntemi ile model değişkenleri tahmin edilmiştir. Sonuçlar incelendiğinde 2023 yılı için boşanma oranı ve kaba doğum hızının kadın cinayeti sayısı üzerinde pozitif ve anlamlı bir etkisi olduğu; diğer değişkenlerin (işsizlik oranı, istihdam oranı, cinsiyet eşitliğine göre eğitim düzeyi) bir etkisinin olmadığı gözlemlenmiştir. 2024 yılına bakıldığında boşanma oranının kadın cinayeti sayısı üzerine pozitif bir etkisi bulunurken yine diğer değişkenlerin (işsizlik oranı, istihdam oranı, cinsiyet eşitliğine göre eğitim düzeyi) bir etkisinin olmadığı gözlemlenmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026Azerbaycan- İran ilişkilerinin realpolitik perspektiften analizi
Shahrıyar Hasanov
Uluslararası ilişkiler sisteminde devletler, ulusal çıkarlarını korumak için çeşitli yöntem ve araçlara başvururlar. Bu çeşitli yöntem ve araçlardan etkili olanlardan biri realpolitiktir. Bir devletin hedefine ulaşması için oldukça önemli olan realpolitik, bir dış politika taktiğidir. Realpolitikte siyaset ideolojik veya ahlaki değildir, öncelikle pratik düşüncelere dayanır. Realpolitik kavramı ilk kez 19. yüzyılda Almanya’da kullanılmış olsa da bu kavramın kökleri çok eskilere dayanmakta ve günümüzde bile bu kavram dış politikada aktif olarak kullanılmaktadır. Yani realpolitik, uluslararası ilişkilerde ahlaki ve ideolojik kaygıları dışlayarak, devletlerin dış politikasını yalnızca somut devlet çıkarı, güç ve güvenlik dinamikleri üzerine kuran pragmatik bir yaklaşımdır. Kararlar, kültürel veya dini boyutlardan bağımsız olarak, bölgesel güç dengesi ve algılanan tehditler temelinde alınır. Bu tezde incelenen Azerbaycan-İran ilişkileri, her iki devlette de Şii çoğunluğun bulunmasına ve köklü bir kültürel geçmişe sahip olmalarına karşın, realpolitikin yarattığı çelişkinin çarpıcı bir örneğini teşkil etmektedir. Çalışmada, Azerbaycan’ın Türkiye ve İsrail ile kurduğu yakın ittifak sisteminin İran’ın bölgesel güvenlik endişeleri üzerindeki etkisi yer almaktadır. Tezde, İkinci Karabağ Savaşı sonrasında değişen bölgesel statüko ile Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünü yeniden tesis etmesinin ardından gündeme gelen Zengezur Koridoru projesi ele alınmaktadır. Bu projenin İran’ın kuzey sınırındaki jeopolitik kaygılarını artırmasıyla birlikte yükselen diplomatik gerilimin, rasyonel çıkarlar temelinde yeni bir boyuta taşınma süreci de incelenmiştir. Yani tezin yazılmasındaki temel amaç, realpolitikin ne olduğunu açıklamak ve realpolitikin dünya siyaset arenasında çok önemli bir dış politika taktiği olduğuna işaret etmektir. Ayrıca bu tezde Azerbaycan ile İran arasındaki devletlerarası gerilimin realpolitik yoluyla nasıl yatıştığı, Azerbaycan'ın İran'a ve İran'ın ise Azerbaycan'a realpolitik açıdan nasıl yaklaştığı analiz edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026Kur’an-ı Kerim’de savaş ayetlerinde tasvir
Fatma Arslan
Edebi tasvir perspektifinden bir inceleme sunmayı hedefleyen bu araştırma, Kur’ân-ı Kerim’de yer alan savaş ayetlerini odak noktasına almaktadır. Araştırmanın temel problemi, savaş temalı ayetlerde kullanılan anlatım biçimlerinin belagat ve edebi tasvir unsurları çerçevesinde nasıl şekillendiğini ortaya koymaktır. Çalışmada nitel araştırma yöntemi ve metin merkezli analiz kullanılmış; ayetler klasik belâgat ve modern tefsir yaklaşımlarıyla değerlendirilmiştir. Ayrıca nüzul sebebi, siyak-sibak ilişkisi ve savaş terminolojisi dikkate alınarak çok yönlü bir okuma yapılmıştır. İnceleme sonucunda savaş ayetlerinin güçlü bir edebi tasvir içerdiği, bu yapının muhatap üzerinde görsel ve psikolojik etki oluşturduğu tespit edilmiştir. Ayrıca bu ayetlerin yalnızca hüküm içermediği, aynı zamanda estetik bir anlatım örgüsü sunduğu görülmüştür. Literatürde savaş ayetlerinin genellikle fıkhi ve tarihsel açıdan ele alındığı, edebi tasvir boyutunun ise sınırlı incelendiği belirlenmiştir. Bu çalışma, Kur’ân-ı Kerim’in edebi yönünü savaş ayetleri üzerinden görünür kılarak belâgat temelli bir analiz yaklaşımı sunmaktadır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026Ortaokul öğrencilerinin beden eğitimi dersi yatkınlığı ile mutluluk düzeyleri arasındaki ilişki
Doğan Göktaş
Bu çalışma, ortaokul öğrencilerinin beden eğitimi dersi yatkınlık düzeyleri ile beden eğitimi dersi mutluluk düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemek ve bazı demografik değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemektir. Araştırma verileri, nicel araştırma yöntemi olan ilişkisel tarama modeliyle elde edilmiştir. Araştırmanın evreni, 2025-2026 eğitim öğretim döneminde Ankara ili Pursaklar ilçesinde bulunan Turgut Özal Ortaokulunda eğitim gören (n=252) kız ve (n=248) erkek olmak üzere toplamda 500 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri, araştırmacı tarafından geliştirilen Kişisel Bilgi Formu ile Beden Eğitimi Dersi Yatkınlık Ölçeği ve Beden Eğitimi Dersi Mutluluk Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 27 (Statistical Package for the Social Sciences) paket programında betimsel istatistikler, t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), korelasyon analizi, regresyon analizi uygulanmıştır. Araştırma bulgularına göre ortaokul öğrencilerinin beden eğitimi dersi yatkınlık ile mutluluk düzeyleri arasında anlamlı ve pozitif yönlü ilişki saptanmıştır. Beden eğitimi dersine yönelik ilgi, değer ve öz yeterlik düzeyi yüksek olan öğrencilerin beden eğitimi dersi mutluluk düzeylerinin de yüksek olduğu görülmüştür. Lisanslı spor yapan ve okul spor takımında yer alan öğrencilerin yatkınlık ve mutluluk düzeyleri diğer öğrencilere göre yüksek olurken, sınıf düzeyi yükseldikçe yatkınlık ve mutluluk değerlerinde düşüş olduğu gözlemlenmiştir. Diğer demografik özelliklerin ise yatkınlık ve mutluluk düzeyleri üzerinde anlamlı bir farklılık oluşturmadığı görülmüştür. Sonuç olarak beden eğitimi dersine yatkınlığın artırılmasının, öğrencilerin ders mutluluğu üzerinde etkili olduğu değerlendirilmektedir. Buna göre beden eğitimi derslerinin öğrencilerin ilgi, ihtiyaç ve bireysel farklılıkları göz önünde bulundurarak planlanması önerilmektedir.
