Yazarlar
- Ahmet Özdemir(3)
- Ahmet Bayraktar(2)
- Bahadır Tercan(2)
- Bilal Gürsoy(2)
- Burcu Aksoy(2)
- Burcu Sayın Okatan(2)
- Cenk Çarkacı(2)
- Emrah Öztürk(2)
- Emre Tosun(2)
- Emre Turan(2)
- Erdal Demir(2)
- Ertan Aktürk(2)
- Fatma Bostan(2)
- Fevziye Bekar(2)
- Furkan Şahin(2)
- Galip Usta(2)
- Gulzıpa Akyüz(2)
- Gökhan Kaymak(2)
- Gökhan Çaybaşı(2)
- Gülşah Ayvazoğlu(2)
- Hasan Yücel(2)
- Havva Nur Kobya(2)
- Hikmet Akyol(2)
- Kadir Çavuş(2)
- Kaşif Furkan Öztürk(2)
- Kemal Torpuş(2)
- Kübra Akyüz(2)
- Lokman Odabaş(2)
- Mazhar Oyanık(2)
- Melikşah Turan(2)
- Meryem Akbulut(2)
- Muhammet Kılıç(2)
- Nurcan Şimşek(2)
- Nurdan Dizdar(2)
- Pınar Açıkgöz(2)
- Ramazan Aslan(2)
- Rıza Akbaş(2)
- Selim Yalçın(2)
- Sinan Kurt(2)
- Uğur Demirel(2)
Yayınlar
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Yaratıcı turizm: Ulusal ve uluslararası literatürün bibliyometrik analizi
Esra Yetkiner
Turizm, disiplinler arası bir alan olarak görülmekte ve bu anlamda alternatef turizm türleriyle iligili çalışmalara rastlamaktadır. Turizme yönelik yapılan çalışmalar, özellikle bireysel deneyimi ön plana çıkarırken, kişinin deneyimi ve aktif katılımı önemsenmektedir. Bu anlamıyla son yıllarda "yaratıcı turizm" kavramı ortaya çıkmış ve turizm literatüründe yavaş yavaş yer bulmuştur. Yaratıcı turizm bir mekânın özgün değerlerini, bölgede yaşayan insanlarla doğrudan deneyimleyerek öğrenme şeklidir. Bu tezde, dünya üzerinde giderek önem kazanan bir araştırma konusu olan yaratıcı turizm konusuna odaklanılmıştır. Bu açıdan yaratıcı turizm ile ilgili yapılan çalışmaların bir bilimsel haritasının çıkarılması hedeflenmektedir. Tezde, yaratıcı turizm ve uygulamaları ile Türkiye ve dünyadaki durumunun kavramsal olarak irdelenmesi ile dünyada konuyla ilgili yapılan çalışmaların genel bir görünümünü ortaya çıkarmayı amaçlanmıştır. Bu kapsamda, ulusal ve uluslararası turizm literatüründe yaratıcı turizm ile ilgili yapılan araştırmaların belli kıstaslar bağlamında incelenmiştir. Ulusal literatür için DergiPark ve Yüksek Öğretim Tez Merkezi (YÖK Tez), uluslararası literatür taraması için Web of Science (WOS) veri tabanı üzerinden tarama yapılmıştır. Bu kapsamda yer alan bilimsel çalışmalar; araştırma alanları, yıllara göre yayın sayıları, yayın türleri, yayın dilleri, veri tabanları, yayınlandığı dergi ve yayınlandığı ülke vb. ölçütlere göre incelenmiştir. RStudio veri analiz programı aracılığıyla yapılan bibliyometrik analiz sonucunda, yaratıcı turizm konusundaki araştırmaların odak noktalarının neler olduğunu tespit etmeyi ve dünyadaki genel durumu ortaya çıkarmayı ve öneriler sunmayı hedeflenmektedir. Sonuç olarak dünya genelinde yaratıcı turizmin son yıllarda turizm çalışmalarında öne çıktığı anlaşılmaktadır. Buna karşın Türkiye'de ise özellikle TR Dizin indeksinde yeterince makaleye rastlanmadığı görülmüştür. Bu konuyla ilgili çalışan birkaç akademisyen dışında indekste yayınların bulunmadığı tespit edilmiş ve yaratıcı turizmin çalışmaya elverişli bir alan olduğu tespit edilmiştir. Özellikle somut olmayan kültürel mirasın öne çıkmasıyla, çalışma alanının genişleyeceği gözlemlenmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Karayolu temel tabakalarında sıkışma kontrolü için LWD yönteminin kullanılabilirliğinin SPSS analiziyle araştırılması
Dıvıne Irıbagıza
Düşen Ağırlıklı Hafif Deflektometre (LWD), alt zemin, bağlanmamış ve granüler tabakaların ve dolgu malzemelerinin taşıma kapasitesini ölçmek için kullanılan taşınabilir bir cihazdır. Yol inşaatı ve bakım projelerinde, doğru ve güvenilir zemin sıkıştırma değerlendirmeleri kritik öneme sahiptir. Mevcut teknikler arasında LWD, taşınabilirlik, kolaylık ve kullanım kolaylığı nedeniyle öne çıkmakta ancak Nükleer Yoğunluk Ölçer (NDG) ve Kum Konisi (SC) yöntemleri gibi yerleşik yöntemlerle karşılaştırıldığında güvenilirliği devam eden bir araştırma konusu olmayı sürdürmektedir. Bu çalışma, LWD, NDG ve SC yöntemlerinin kapsamlı bir karşılaştırmalı analizini yaparak bu boşluğu giderme amacını taşımaktadır. Gümüşhane'deki bir yol inşaatı projesi boyunca her bir noktanın her üç yönteme de tabi tutulduğu 15 noktadan veri toplanmış, toplanan veriler, zemin sıkışma değerlendirmesinde LWD'nin tutarlılığını, doğruluğunu ve güvenilirliğini değerlendirmek için Sosyal Bilimler İstatistik Paketi (SPSS) kullanılarak işlenmiş ve regresyon, korelasyon, ANOVA, faktör analizi ve T-Test yöntemleriyle analiz edilmiştir. Çalışma kapsamında, bu farklı tekniklerden elde edilen sonuçlar arasındaki tutarsızlıklar veya korelasyonlar araştırılmıştır. Bu araştırmanın bulguları yol inşaatındaki zemin sıkışması değerlendirme uygulamaları için önemli çıkarımlara sahiptir. LWD sertliği ve yoğunluğa bağlı parametreler arasında gözlemlenen zayıf korelasyonlar, LWD'ye bağımsız bir araç olarak güvenmek yerine tamamlayıcı kullanıma olan ihtiyacı vurgulamaktadır. LWD'den elde edilen sertlik verilerinin NDG veya SC'den alınan yoğunluk ve nem ölçümleriyle birleştirilmesi, sıkıştırma kalitesine ilişkin daha kapsamlı bir değerlendirme sağlayacaktır. Sonuç olarak bu araştırma, zemin sıkışma değerlendirme tekniklerinin anlaşılmasına katkıda bulunmakta ve inşaat mühendisliği ve altyapı geliştirme alanındaki karar vericiler için değerli bilgiler sağlamaktadır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Mercurialis annua L.'den gümüş nanopartiküllerin biyosentezi, karakterizasyonu ve biyolojik aktivitelerinin belirlenmesi
Aısha Mohamud Salad
Bu çalışma, Mercurialis annua L. bitki ekstraktı kullanılarak çevre dostu bir yöntemle gümüş nanopartiküllerin (AgNP'ler) sentezini incelemekte ve elde edilen nanopartiküllerin karakteristik özellikleri ile biyolojik aktivitelerini değerlendirildi. Geleneksel nanoparçacık üretim yöntemleri genellikle zararlı kimyasalların kullanımını ve yüksek enerji tüketimini gerektirir; bu durum hem çevresel hem de sağlık açısından riskler taşır. Buna karşılık, bitki bazlı biyosentez yöntemleri sürdürülebilir ve doğa dostu bir alternatif sunar. Bu kapsamda, fenolik bileşiklerce zengin olan tıbbi bitki Mercurialis annua L.'nin sulu ekstraktları, indirgeme ve dengeleme ajanı olarak kullanılmıştır. Elde edilen AgNP'ler, optik özelliklerini, kristal yapılarını, morfolojilerini ve elementel bileşimlerini belirlemek amacıyla UV-Vis spektroskopisi, FTIR, XRD ve TEM-EDX analiz yöntemleriyle karakterize edilmiştir. Nanopartiküllerin biyolojik potansiyeli, antioksidan etkinlik testleri DPPH, FRAP, CUPRAC, toplam fenolik (TPC) ve toplam flavonoid (TFC) madde içerik tayinleri ile birlikte α-glukozidaz ve karbonik anhidraz enzimlerini hedef alan inhibitör testleri aracılığıyla değerlendirilmiştir. Ayrıca, bitki özütü ve nanopartikül çözeltisinde yer alan temel fenolik bileşenlerin tanımlanması amacıyla LC-MS/MS analizi uygulanmıştır. Elde edilen bulgular, Mercurialis annua ekstraktının kararlı AgNP'lerin sentezinde etkili olduğunu ve bu nanopartiküllerin dikkate değer düzeyde antioksidan aktivite ve enzim inhibitör özelliği sergilediğini ortaya koymuştur. Bu çalışma, yeşil nanoteknoloji alanına katkı sağlamakta olup, bitki kaynaklı malzemelerin fonksiyonel nanomalzeme üretiminde taşıdığı önemi vurgulamaktadır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Vatandaşların sosyal belediyecilik hizmetlerinden memnuniyet algısının incelenmesi: Bir ölçek geliştirme çalışması
Sinan Kurt
Bu çalışma, Trabzon'da yaşayan yetişkinlerin sosyal belediyecilik kapsamında sunulan hizmetlere ilişkin memnuniyet düzeylerini belirlemek, bu düzeylerin demografik ve sosyo-ekonomik özelliklere göre farklılaşma durumunu analiz etmek ve bu alanda geçerli ve güvenilir bir ölçüm aracı geliştirmek amacıyla yürütülmüştür. Çalışmada nicel araştırma yöntemi ve basit tesadüfi örnekleme tekniği kullanılmıştır. Veriler, sosyal belediyecilik hizmetlerinden memnuniyeti ölçmek üzere geliştirilen 47 maddelik 5'li Likert tipi ölçek aracılığıyla 377 katılımcıdan elde edilmiştir. Açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri sonucunda, 'Sosyal Belediyecilik Hizmetlerinden Memnuniyet Algısı Ölçeği'; engelli, kadın, aile-çocuk, gençlik ve yaşlı refahı olmak üzere beş alt boyutta toplanmıştır. Araştırma bulguları, katılımcıların memnuniyet düzeyinin ortalamanın üzerinde olduğunu göstermiştir. Çocuk sayısı, eğitim düzeyi, meslek grubu ve gelir-gider dengesi ile memnuniyet algısı arasında anlamlı ilişkiler saptanmıştır. Özellikle yüksek gelir düzeyi, gelir fazlası ve az çocuk sayısına sahip katılımcıların memnuniyet düzeylerinin daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Araştırmanın dikkat çeken bir başka bulgusu ise, kadın refahı alanının çok boyutlu bir yapıya sahip olduğunu, bireysel ile sosyoekonomik özellikler başta olmak üzere çeşitli faktörlerden etkilendiğini ortaya koymaktadır. Elde edilen bu sonuçlar, sosyal belediyecilik hizmetlerinden memnuniyeti etkileyen temel dinamikleri ortaya koyması bakımından gelecekte geliştirilecek sosyal hizmet modellerine yol gösterici niteliktedir. Anahtar Kelimeler: Sosyal belediyecilik, Sosyal hizmet, Ölçüm aracı geliştirmek
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Kamuda liyakat sistemi ile göreve alma usulleri arasındaki ilişkinin analizi
Ahmet Özdemir
Devlet örgütlerinde personel yönetiminde belli başlı ilkeler çerçevesinde göreve alma ve yükselme işlemleri yürütülmektedir. Kamu personel sistemi içerisinde farklı toplumsal kesimlerden, bağımsız, tarafsız davranan çalışanlar sisteme alınmalıdır. İyi bir yönetim ancak bu şekilde sağlanabilir. Kamu yönetiminde göreve alma sistemlerinde liyakatin yeri ve önemi tartışmasız büyük önem taşımaktadır. Liyakat ilkesi çağdaş kamu yönetiminin vazgeçilmez ana unsurudur ve onun yerini dolduracak başka bir prensip ortaya konulmamıştır. Liyakat sistemi işletilmediği durumlarda kayırmacı uygulamalar sonucu kamu personel sisteminin bir yanı eksik olarak kalacaktır. Modern dönemde kamu personel sistemleri, liyakat ilkesi üzerine temellendirilmiştir. Sistemin işlerliğini sağlamak üzere başta sınav olmak üzere farklı göreve alma usulleri geliştirilmeye çalışılmaktadır. Bu çalışmada liyakat, tarihsel koşulların gereği ya da ulaşılmak istenen bir amaç olarak ortaya konulduğunda, göreve alma usulleri bunu sağlamaya yeterli araçlar mıdır? Sorusuna yanıt aranmaktadır. Bununla birlikte kamuda göreve almada hangi araçların kullanıldığı, Türkiye ve başka ülkelerde kullanılan göreve alma araçlarının liyakat esaslarını karşılama hedeflerini gerçekleştirmede tam anlamıyla başarıya ulaşıp ulaşmadığı soruları da literatür taraması, yasal mevzuat, tarihi romanlar ve örnek uygulamalar yardımıyla ortaya konulmaktadır. Bu çalışmada, kamuda liyakat ilkesinin hayata geçirilmesi için sınav ve benzeri araçların gerekli ancak tek başına yeterli olmadığı, ancak bu araçlardan daha etkili bir araç bulunmadığından sınavın vazgeçilmez bir araç olarak kullanılması gerektiği, sınav araçlarının da liyakat hedefine hizmet edecek şekilde tasarlanarak uygulanması için yasal ve düzenleyici unsurlarla liyakat kültürü oluşturularak gerekli tedbirler alındığında yazılı sınav uygulamalarının araç olarak uygulanmasının liyakati sağlamak için gerekli ve yeterli olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Türkiye'de sağlıkta mobbing araştırmaları üzerine sistematik derleme
Sariye Akyıldız
1980li yıllardan itibaren "mobing kavramı" çalışma hayatı içerisinde yerini almaya başlamıştır. Örgütlerde mobbing kavramı kişinin çalışma arkadaşları veya yöneticileri tarafından planlı, düzenli ve sürekli bir şekilde baskıya maruz kalmasıdır. Mobbing kurbanı uğradığı saldırgan ve baskıcı davranışlardan dolayı psikolojik sorunlar yaşayabilir. Mağdurun yaşadığı psikolojik sorunlar özel hayatını ve çalışma hayatını olumsuz etkiler. Mobbing kurbanının maruz kaldığı psikolojik baskı ve saldırgan davranışlardan dolayı; performansında, verimliliğinde ve etkinliğinde azalma olabilir. Kişinin performansındaki bu düşüş kurumun genel başarısını da olumsuz etkilemektedir. Çünkü çalışanın kendini huzurlu ve güvende hissetmediği bir çalışma ortamı hem kişi için hem de çalıştığı kurum için maddi ve manevi başarısızlıklara neden olabilir. Mağdur iş yerinde yaşadığı baskı ve bunalımdan özel hayatına zaman ayıramaz ayırsa bile yaşadığı olaylardan dolayı huzursuz ve mutsuz olur. Mağdur yaşadığı psikolojik ve fiziksel baskılardan dolayı maddi kayıp yaşayacağını bilerek kendi eliyle istifa dilekçesini verebilir hatta daha da durumla baş edecek gücü kendinde bulamazsa canına kıymayı bile düşünebilir. Yapılan araştırmalardan ulaşılacağı üzere diğer sektörlerde olduğu gibi sağlık sektöründe de mobbingle sık sık karşılaşılmaktadır. Diğer sektörlerde olduğu gibi sağlık hizmetlerinde de mobbing farklı şekillerde ve farklı şiddette görülmektedir. Sağlık hizmetlerinde görülen mobbing olaylarının sağlık personelinin performansı üzerinde de olumsuz etkileri bulunmaktadır. Sağlık personelinin mobbinge maruz kalmasında demografik özelliklerin yanı sıra sosyal özelliklerin de etkisi vardır. Sağlık hizmetlerinde yaşanan mobbing olayları sadece çalışanları değil toplumu da etkilemektedir. Bu yüzden mobbing konusunda farkındalığı artırmak ve çalışanları bilinçlendirmek için gerekli çalışmaların yapılması gerekir. Çalışanları koruyacak yasal düzenlemeler getirilmeli, sağlık sektöründe ki eksiklikler giderilmelidir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Tekil temel sistemine sahip 4 katlı bir yapının dinamik davranışı üzerinde zeminin ve bağ kirişinin etkileri
Yücel Karabina
Yapısal sistemlere etkiyen bütün yüklerin zemin ortama güvenli bir şekilde aktarılması gerekmekte ve zemin özellikleri belirlendikten sonra yükler ve yapısal elemanların kesit özellikleri dikkate alınarak uygun temel sistemine karar verilmektedir. Bu çalışmanın temel amacı; tekil temel sistemine sahip 4 katlı bir yapının sismik davranışı üzerinde zemin türünün, temel bağ kirişinin ve deprem frekans içeriğinin etkilerini yer değiştirme, ivme ve gerilme davranışı açısından değerlendirmektir. Bu amaçla, 2 yapısal sistem (bağ kirişli ve bağ kirişsiz), 5 zemin türü ve 3 yer hareketi dikkate alınarak sonlu elemanlar yöntemine dayalı dinamik çözümlemeler gerçekleştirilmiştir. Zeminlerin dayanım ve deformasyon özelliklerinin değişimine neden olabilen deprem frekans içeriğinin ve yapı mesnetlenme koşullarının birer tasarım kriteri olarak dikkate alınması gerektiği, maksimum tepkilerin sırasıyla orta, düşük ve yüksek frekans içeriğine sahip depremlerde hesaplandığı ve düşük periyotlu yapılarda orta ve yüksek frekans içerikli depremlerin daha kritik olabileceği belirlenmiştir. Ayrıca nispeten rijit zemin (S1, S2 ve S3) koşullarında bağ kirişi kullanımının tepkilerde kayda değer bir değişikliğe sebep olmadığı ancak yumuşak zemin (S4) koşullarında bağ kirişi kullanımının düşük ve orta frekans içerikli depremlerde maksimum yer değiştirmeleri ve gerilmeleri azalttığı, yüksek frekans içerikli depremlerde ise artırdığı görülmüştür.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Düşey yol işaretleri ve görünürlüğünün trafik güvenliğine etkisi
Tahsin Durmuş
Dünyada olduğu gibi Türkiye' de de artan araç sayısı ile beraber meydana gelen trafik kazalarının sayısı da artmaktadır. Trafik kazalarını önleme, kayıpları azaltma ve çözümler geliştirme konusunda hem ulusal hem de uluslararası düzeyde birçok araştırma yapılmaktadır. Trafik içerisinde belirli bir sistem ve düzen mevcuttur. Yol ve trafik işaretleri bu sistem içerisinde yol kullanıcıları tarafından yorumlanabilecek görsel bir dil tanımlar. Bu işaretler yoldaki mevcut trafik durumunu belirtir, sürücülerin etrafındaki tehlike ve zorlukları gösterirler, sürücülere çeşitli uyarılar ve faydalı bilgiler sağlayarak sürüşü daha güvenli ve kolay hâle getirirler. Ancak insanların görsel algı yetenekleri, bireyin fiziksel ve zihinsel durumuna da bağlıdır. Belirli koşullarda bu yetenekler, yorgunluk ve gözlem becerileri gibi birçok faktörden etkilenebilir. Dolayısı ile düşey trafik işaretlerinin etkinliği, sadece doğru tasarlanmış ve doğru yerleştirilmiş olmalarıyla değil, aynı zamanda özellikle sürücüler tarafından doğru bir biçimde algılanmaları ile de ilgilidir. Bu çalışmada, Şanlıurfa ilinde belirlenen bir yol güzergâhında bulunan bazı düşey trafik işaret levhalarını ve trafikte daha güvenli sürüşe katkılarını incelemek amacıyla bir anket çalışması yapılmıştır. Bu yol güzergâhını kullanan 480 kişiye yüz yüze anket uygulanmıştır. Analizler ile yol kullanıcı davranışlarının; kurallara uyma düzeni, güvenli rota izleme ve düşey işaretlerin etkinliği, GPS veya navigasyon kullanımı ve eksik veya yetersiz düşey işaretler gibi faktörlere göre nasıl değiştiği araştırılmıştır. Levene testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Welch testi ve post hoc testler kullanılarak yapılan değerlendirmeler ile düşey işaretler ve yol kullanıcı davranışları arasındaki ilişki incelenmiştir. Çalışmanın sonuçları, farklı trafik işaretlerinin yol kullanıcıları tarafından nasıl algılandığını ve bu algıların trafik güvenliği üzerindeki etkilerini ortaya çıkarmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Yeşil tarım ve çevresel sürdürülebilirlik uygulamaları: AHP yöntemi ile tarım sektörü analizi
Ali Almatar
Bu araştırma, tarım sektöründe yeşil üretim ve çevresel sürdürülebilirlik uygulamalarını analiz ederek stratejik öncelikleri belirlemeyi amaçlamaktadır. Doğal kaynakların korunması ve ekolojik dengenin sürdürülebilmesi için sürdürülebilir tarım yöntemlerinin geliştirilmesi kritik bir öneme sahiptir. Çalışmada, yeşil üretim uygulamalarının mevcut durumu Analitik Hiyerarşi Prosesi (AHP) yöntemi kullanılarak değerlendirilecektir. AHP yöntemi sayesinde, tarım sektöründe çevresel sürdürülebilirlik açısından en etkili faktörler hesaplanacak ve bu kriterler doğrultusunda uygulanabilir stratejiler önerilecektir. Araştırma kapsamında anket ve görüşme teknikleri kullanılacaktır. Uzmanlardan, tarım sektöründe sürdürülebilirlik ve yeşil üretime dair kriterleri değerlendirmeleri ve sıralamaları istenecektir. Toplanan veriler, sektördeki çevresel etkileri azaltmaya yönelik uygulamalar için bir çerçeve oluşturacaktır. Araştırma sürecinde etik ilkeler gözetilecek; katılımcıların gönüllü katılımı esas alınacak ve kimlik bilgileri gizli tutulacaktır. Elde edilen veriler yalnızca akademik amaçlarla kullanılacak, anonimlik sağlanacak ve üçüncü şahıslarla paylaşılmayacaktır. Çalışmanın sonuçları, tarım sektöründe yeşil üretim ve sürdürülebilir tarım yöntemlerinin yaygınlaştırılması adına önemli bir rehber niteliği taşıyacaktır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Kuşburnu meyvelerinin farklı çözücüler içeren maserasyon ve ultrasonik destekli ekstraksiyon parametrelerinin antioksidan antimikrobiyal aktiviteleri ve enzim inhibisyonu etkilerinin karşılaştırılması
Mohammed Abdulsamad Hafedh
Tıbbi ve aromatik bitkiler uzun zamandır insanlığın yararına kullanılmaktadır. Bu bitkilerden en iyi şekilde yararlanmak için özütlerinin en doğru şekilde elde edilmeleri önem taşımaktadır. Kuşburnu (Rosa canina L.) yaygın biçimde tüketilen ve içerdiği fenolik bileşikler sayesinde önemli antioksidan, antimikrobiyal, antidiyabetik, anti-inflamatuar etkiye sahip yüksek derecede C vitamini içeren tıbbi bir bitkidir. Bu çalışmada ekstraksiyon için geleneksel maserasyon ve ultrasonikasyon destekli ekstraksiyon (maserasyon + ultrasonikasyon) yöntemleri uygulanmıştır. Bu amaçla dimetil sülfoksit (DMSO), Metanol-Su (20:80) ve etilasetat çözücülerinin kullanıldığı maserasyon ve maserasyon + ultrasonikasyon ekstraktları (sırası ile DMM, DMU, MSM. MSU, EAM ve EAU)oluşturuldu. Maserasyon + Ultrasonikasyon yönteminde maserasyon yöntemine ek olarak ultrasonikasyon gerçekleştirildi. Diğer tüm uygulamalar aynı şekilde yapıldı. Ekstraktların toplam fenolik madde (TPC), toplam flavonoid madde (TFC) içerikleri ile DPPH, ABTS ve FRAP olarak antioksidan aktivite tayinleri yapıldı. DMU ekstraktının diğer gruplara göre TPC ve TFC içeriği bakımından en yüksek değerlere sahip olduğu görüldü (p<0.05). Aynı şekilde DMU FRAP haricinde en yüksek antioksidan aktiviteye sahipti. Bu ekstraktlarda aynı zamanda Gram (-), Gram (+) bakteri suşlarını ve mayadan oluşan 8 farklı tür organizma ile antimikrobiyal aktivite ve minimal inhibitör konsantrasyon (MIC) tayini yapıldı. Genel olarak ekstraktların etki gösterdiği mikroorganizma sayısı değişmekle beraber Candia albicans ve Bacillus sereus'a karşı tüm ekstraktların antmikrobiyal aktiviteye sahip olduğu tespit edildi. Ekstraktların aynı zamanda ekstraktların astilkolinestreaz ve butirilkolinestreaz inhibitör aktiviteleri de araştırıldı. EAU'in en düşük AChE ve BChE inhibitör IC50 değerine sahip olduğu görüldü. Özellikle antioksidan içerik ve aktivite bakımından maserasyon ve ultrasonik destekli maserasyon yönteminin sadece maserasyon yöntemine göre polar çözücü kullanıldığında daha etkili olduğu tespit edildi.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Türkiye ile Azerbaycan'ın tarım politikaları bağlamında mukayeseli olarak incelenmesi
Hajı Aslanlı
Türkiye ve Azerbaycan, tarım sektörünü desteklemek amacıyla farklı politikalar uygulamaktadır. Türkiye, özelleştirme ve destekleme politikalarıyla tarım sektöründe üretimi artırmayı hedeflerken, Azerbaycan ise tarım sektöründe devlet destekli projelere odaklanmaktadır. Tarımsal üretimde verimliliğin artırılmasına yönelik her iki ülke de farklı teşvikler ve destekler sağlamaktadır. Bu politika farklılıkları ve benzerlikleri üzerine yapılan çalışmalar, her iki ülkenin tarım politikalarının etkinliği ve sürdürülebilirliği hakkında önemli bir değerlendirme sunmaktadır. Bu araştırma, Türkiye ve Azerbaycan'daki tarımsal politikaları, uygulamaları, potansiyelleri ve riskleri kalkınma bağlamında incelemek amacıyla yapılmıştır. İnceleme kapsamında literatür taraması yapılmış ve karşılaştırmalı yöntem kullanılmıştır. Tezin amacı, kapsamı ve sınırlılıkları göz önünde bulundurulduğunda, karşılaştırmalı yöntemin araştırma için uygun bir yöntem olduğu görülmektedir. Azerbaycan'da sürdürülebilir ekonomik kalkınmayı sağlamanın önemli şartlarından biri, uluslararası işbölümüne aktif katılımdır. Dünya ekonomik sistemiyle etkin ilişkiler kurulması, ekonomik istikrarın sağlanması, ülkenin dünya pazarındaki konumunun güçlendirilmesi ve döviz kazancının artırılması, derin yapısal ve teknolojik değişikliklerin uygulanmasını gerektirmektedir. Bu süreç, sürekli kalkınmayı destekleyecek şekilde şekillendirilmektedir. Tarımsal üretim de dahil olmak üzere ihracata yönelik üretim yapılmaktadır. Türkiye'de sürdürülebilir tarımın gelişimi, tarım sektöründe uygulanan politika yönlendirmeleri ve uygulamalarının sonucudur. Bu gelişimde çevresel, ekonomik ve sosyal faktörler göz önünde bulundurulmaktadır. Sürdürülebilir tarım, üretimin çevreye zarar vermeden gerçekleştirilmesini ve doğal kaynakların sürdürülebilir bir şekilde kullanılmasını sağlamaktadır. Türkiye tarımı, ülke ekonomisi üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Tarım sektörü, Türkiye'nin dış ticaret dengesini de belirleyen önemli bir faktördür. Tarımsal ürünlerin ihracatı ve ithalatı, ülke ekonomisini doğrudan etkilemektedir. Sonuç olarak, Türkiye'de tarım sektörü, ülke ekonomisinde gelir artışını sağlayan temel faktörlerdendir. Bu sektörün gelişimi aynı zamanda sosyal ve ekonomik dengenin korunmasına da katkı sağlamaktadır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Murat Menteş'in romanları üzerine tematik bir inceleme
Hasret Tanyeri
Çağdaş Türk edebiyatının özgün yazarlarından biri olan Murat Menteş, şiir ve denemeleriyle başladığı kariyerine roman ve söyleşilerle devam eder. Menteş'in Dublörün Dilemması (2005), Korkma Ben Varım (2008), Ruhi Mücerret (2013), Antika Titanik (2018), Fink (2021), Tabancalı Kız (2022) ve Afili Hafiye (2023) adlı romanları merkeze alınarak bu romanlarında öne çıkan temel temaların tespit edildiği çalışmamızda aşk, cinai, ölüm, dostluk, baba sorunu, kapitalizm eleştirisi gibi temalar, romanlardaki olay örgüsü ve karakter kurguları üzerinden analiz edilmiştir. İroni, mizah, aforizmalar, popüler kültür referansları ve postmodern unsurlarla örülü olan Murat Menteş'in romanları, bu açıdan derinlikli bir anlam katmanını ortaya çıkarmaktadır. Ayrıca romanlarında postmodern anlatı tekniklerine sıkça başvuran yazarın bu çerçevede zaman, mekân ve anlatıcı kullanımıyla geleneksel roman kurgusunu dönüştürdüğünü de söyleyebiliriz. Romanları bilimsel metotlar kullanarak incelemeyi ve böylelikle romanların izleksel kurgusunu tespit etmeyi hedeflediğimiz çalışmamız; bahsi geçen yedi romandaki tematik çeşitliliği ortaya koymayı, aynı zamanda çağdaş Türk romanında temaların nasıl ele alındığını göstermeyi amaçlamaktadır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Yozgat ilinde yerel medya ve yapay zeka: Nitel bir analiz
Rabia Sultan Sedef
Bu çalışma Yozgat ilindeki yerel medya çalışanlarının yapay zekâya yönelik algıları ve yapay zekânın haber üretimindeki yerini tespit etmek amacıyla nitel araştırma yöntemi ile yapılmıştır. Bu çalışma, Şubat 2025 ile Mayıs 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilen yüz yüze görüşmelerle yürütülmüştür. Araştırmada nitel araştırma yöntemi benimsenmiş olup, veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Çalışma kapsamında, katılımcılara yapay zeka ile ilgili düşünceleri ve kullanım alanları üzerine sorular yöneltilmiştir. Elde edilen veriler için nitel araştırma yöntemi çerçevesinde yer alan veri analizi tekniklerinden biri olan betimsel analiz kullanılmıştır. Katılımcılar, 8 kadın ve 22 erkek olmak üzere toplamda 30 kişiden oluşmaktadır. Katılımcılar, yapay zekânın yalnızca avantajlarının değil, aynı zamanda birtakım dezavantajlarının da bulunduğunu ifade etmişlerdir. Olumlu yanları ile kullanıldığında yapay zekânın meslekleri açısından bir yardımcı görevi gördüğünü söylemişlerdir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Evli kadınlarda aile içi şiddet farkındalığı ile kadına yönelik eş şiddetine maruz kalma arasındaki ilişkinin incelenmesi
Dilan İçli Hayme
Bu çalışma, evli kadınların aile içi şiddet farkındalıkları ile eş şiddetine maruz kalma durumlarının sosyo-demografik değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığını ve farkındalığın eş şiddeti üzerindeki yordayıcı etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Nicel yöntemle, gönüllü olan 403 evli kadının katılımıyla yapılmıştır. Veriler, Aile İçi Şiddet Farkındalık Ölçeği, Aile İçi Kadına Yönelik Şiddet Ölçeği ve demografik bilgi formu ile toplanmıştır. Araştırma bulgularına göre; 31–40 yaş aralığında bulunan, evlilik süresi 10 yıl ve altında olan, kendisi ve eşi çalışan ve eşi yüksek eğitim düzeyine sahip kadınların aile içi şiddet farkındalıklarının daha yüksek, eş şiddetine maruz kalma düzeylerinin ise daha düşük olduğu belirlenmiştir. Eşin düzenli çalışmamasının kadınlarda şiddeti kabullenme eğilimini artırdığı; ileri yaşta olan ve tanışarak evlenen kadınların ise daha yüksek farkındalık düzeyine ve daha düşük şiddet maruziyetine sahip olduğu saptanmıştır. Çekirdek aile yapısına sahip kadınların şiddeti daha iyi tanıdığı ve daha az kabullendiği görülmüştür. Eşi alkol kullanan kadınlar şiddeti tanımada daha bilinçli olsalar da daha fazla şiddete maruz kalmaktadır. Ayrıca eşin ruhsal bir tanısının bulunmasının eş şiddeti düzeyini artırdığı belirlenmiştir. Artan farkındalık düzeyinin eş şiddetine maruz kalmayı azalttığı saptanmıştır. Bu doğrultuda, kadınların güçlenmesini destekleyen ve ekonomik bağımsızlığını artıran programlar ve farkındalık çalışmalarının yaygınlaştırılmalıdır. Anahtar Kelime: Aile içi şiddet, Eş şiddeti, Farkındalık, Kadın, Sosyal hizmet.
- Doktora TeziAçık Erişim2025Mali tablolardaki hilenin önlenmesi ve tespitinde adli muhasebecilik becerilerinin AHP yöntemiyle seçimi: Türkiye ve İran örneği
Farıdeh Nıyazı
Bu çalışmanın amacı, mali tablolardaki hilenin önlenmesi ve tespitinde adli muhasebecilik becerilerinin Analitik Hiyerarşi Prosesi (AHP) yöntemiyle seçimidir. Bu amaç doğrultusunda Türkiye ve İran'da faaliyet gösteren 26 akademisyen bilirkişilere adli muhasebecilik becerilerinin önem sıralamasına uzman görüşleri doğrultusunda ele alınmıştır. Çalışma sonuçlarına göre; Türkiye ve İran'da faaliyet gösteren akademisyen bilirkişilerin adli muhasebecilik becerilerinin ana kriterlerine ilişkin önem sıralamasında ilk sırayı teknik beceri almakta olup her iki ülke için de farklılık bulunmamaktadır. Ana kriterlerden teknik beceriyi sırasıyla temel ve kişisel beceri ile ahlaki değer takip etmekte olup benzer şekilde her iki ülke için de söz konusu sıralama değişmemektedir. Çalışmada ayrıca ana kriterlerin alt kriterlerine ilişkin önem sıralaması ele alınmış olup her iki ülke açısından kişisel beceriye ait alt kriterlerin önem sıralamasında ilk sırayı analitik düşünce, temel beceriye ilişkin önem sıralamasında ilk sırayı denetleme ve teknik beceriye ilişkin önem sıralamasında ise ilk sırayı mali tabloları analiz ve yorumlama almaktadır. Üç ana kritere ilişkin alt kriterlerin önem sıralamasında ilk sırada yer alan kriter her iki ülke açısından farklı olmasa da diğer kriterlerin önem sıralamasında farklılıklar bulunmaktadır. Ana kriterlerin sonuncusu olan ahlaki değere ilişkin önem sıralamasında da her iki ülke açısından ilk sırayı güvenilirlik almaktadır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025CBS ile kentsel taşınmazların raster tabanlı değer haritası üretimi - Trabzon örneği
Hediye Gümrükçüoğlu
Nüfus artışı, savaş, göç ve afet gibi dinamikler, yerleşme kavramını küresel ölçekte önemli hale getirmiştir. Bu kapsamda yürürlüğe konulan yasal düzenlemeler ile kamusal planlama uygulamaları, taşınmaz değerini etkileyen temel kriterler arasında yer almaktadır. Sosyal donatı ve yerleşim planlarının uygulanması, rant olgusunu ortaya çıkararak taşınmaz değerlerinde dalgalanmalara neden olmaktadır. Bu durum, mülkiyet yöntemini dikkatle yürütülmesi gereken bir süreç haline getirmektedir. Taşınmaz değerinin belirlenmesinde birçok kriter dikkate alınmakta ve bu kriterlerin etkileri çeşitli yöntemlerle analiz edilebilmektedir. Özellikle geniş alanlarda taşınmazların birlikte değerlendirilmesinde Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS), etkin bir analiz aracıdır ve bu çalışmada da yararlanılmıştır. Çalışma alanı olarak Trabzon ili, Köprübaşı ilçesinin planlı alan sınırları içindeki 170 yapı ve 441 arsa seçilmiştir. Uygulama sürecinde; bölgeye ait imar planı, yol ve altyapı ağları, doğal oluşumlar ile taşınmazlara ait öznitelik ve fiziki durum verileri değerlendirilmiştir. Değerlemeye esas alınan kriterler; yasal yapısal, konumsal ve fiziki durum olmak üzere üç ana grupta toplanmıştır. Bu kriterler için alternatif alt değer aralıkları, puanlar ve ağırlıklar literatürdeki benzer çalışmalar referans alınarak Analitik Hiyerarşi Yöntemi (AHY) ile uyarlanmıştır. Tüm analizler CBS ortamında gerçekleştirilerek, raster tabanlı taşınmaz değer haritası oluşturulmuştur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Sağlık çalışanlarının iş yaşam kalitesi ile sessiz istifa tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi
İzzet Şehriye Torpuş
Bu araştırmada, sağlık çalışanlarının iş yaşam kalitesi ile sessiz istifa tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Tanımlayıcı ve kesitsel nitelikteki bu araştırma Atatürk Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezinde görev yapan 476 sağlık çalışanı ile yürütülmüştür. Araştırmanın verileri "Kişisel Bilgi Formu", "İş Yaşam Kalitesi Ölçeği" ve "Sessiz İstifa Tutum Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Tukey, LSD post hoc testleri, spearman korelasyon analizi ve linear regresyon analizi tercih edilmiştir. Sağlık çalışanlarının orta düzeyde iş yaşam kalitesine sahip olduğu ve sessiz istifaya yönelik tutum sergiledikleri, iş yaşam kalitesi arttıkça sessiz istifa tutumlarının azaldığı tespit edilmiştir. Sağlık çalışanlarının hem iş yaşam kalitesi hem de sessiz istifa tutumu ile yaş, meslekte ve mevcut kurumda çalışma süresi arasında anlamlı ilişki olduğu bulunmuştur. İş yaşam kalitesi ve sessiz istifa tutumu ile gelir durumu, medeni durum, çocuk sahibi olma, kariyerinde yükselme fırsatı, iş yerinde mesleki gelişim için yeterli eğitim ve destek, iş yeri stresi, iş yerinde verilen iş yükünün adil olma durumu, son bir yıl içinde işten zihinsel olarak kopmuş hissetme, son bir yıl içinde iş yerinde herhangi bir ödül ya da takdir alma durumu ve mesleğini değiştirme isteği arasında anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. Buna ek olarak iş yaşam kalitesi ile cinsiyet ve haftalık çalışma süresi arasında anlamlı farklılık olduğu bulunmuştur. Bu doğrultuda, sağlık çalışanların sessiz istifa eğilimlerini azaltmaya yönelik stratejiler geliştirilmesi ve iş yaşam kalitesini artıracak çalışma koşullarının sağlanması önerilmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Bir post aktivasyon modeli olan Fransız kontrast metodunun amatör hentbolcularda sıçrama kuvveti ve sürat performansına etkilerinin incelenmesi
Emine Zehra Çolak
Yapılan bu araştırmada, Post Aktivasyon Modeli olan Fransız Kontrast Yöntemi ile yapılan çalışmanın amatör hentbolcuların sürat performansı ve dikey sıçrama kuvveti üzerine etkisi hedeflenmiştir. Çalışmaya Rize ilinde amatör hentbol oynayan 13 hentbol oyuncusu gönüllü olarak katılım sağlamıştır. Araştırmaya katılan grupların demografik dağılımı incelendiğinde, örneklemin %53.8' i deney grubu (n=7) ve %46.2' si kontrol grubu (n=6) katılımcılardan oluşmuştur. Yaş dağılımına bakıldığında ise katılımcıların %53.8 (n=7) ve %46.2' si kontrol grubu (n=6) katılımcılardan oluşmaktadır. Katılımcıların boy ortalamaları 176.54±7.68 kilo ortalamaları ise 69.46±12.00 olduğu tespit edilmiştir. Deney Grubu, ikinci ara sezon döneminde 6 hafta süresince haftada üç gün olacak şekilde Fransız Kontrast Yöntemi antrenmanı gerçekleştirmişlerdir. Deney ve Kontrol Grubu ise ara sezonda gerçekleştirilen teknik ve taktik çalışmalara devam etmişlerdir. Deney ve Kontrol grupları çalışma öncesinde boy uzunluğu, vücut ağırlığı, dikey sıçrama kuvveti ve 20 ve 30 metre sürat ölçümlerinin verileri alınmış, SPSS 25.0 istatistik programı kullanılarak istatistiksel olarak veriler değerlendirilmiştir. ( p<0,01 ve p<0,05) Sonuçlar incelendiğinde, deney grubun dikey sıçrama kuvveti verilerinde olumlu yönde anlamlı farklılık gözlemlenirken (p<0,01 ) kontrol grubunda ise dikey sıçrama kuvveti verilerinde küçük bir iyileşme olduğu ancak deney grubundaki gibi iyileşme belirgin olmadığı gözlemlenmiştir. Deney grubunun 20 metre ve 30metre sürat testlerinde deney grubunda anlamlı farklılık gözlemlenirken (p<0,01) kontrol grubunda ise anlamlı farklılık gözlemlenmemiştir. Bu araştırma neticesinde; Fransız Kontrast Metodu ile gerçekleştirilen çalışmaların amatör hentbolcuların sürat performansı ve dikey sıçrama kuvveti değerleri üzerine olumlu yönde etkisi olduğu gözlemlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Antrenman, Dikey sıçrama, Fransız kontrast yöntemi, Hentbol, Sürat
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Afrikalı alimlerin Arap dili ve İslam kültürünü yaymaçabaları (Mali Cumhuriyeti örneği)
Hamıdou Gary
Bu tez, Afrika'daki İslam medeniyetinin yayılmasında önemli rol oynayan Afrikalı alimlerin, Arapça dili ve İslam kültürünü yayma çabalarını incelemektedir. Çalışma, özellikle Mali Cumhuriyeti örneği üzerinden, bu alimlerin eğitim faaliyetlerini, dini literatür üretimlerini ve toplumsal etkilerini ele almayı amaçlamaktadır. Literatürde, Arapça ve İslam kültürünün Afrika'daki yeri üzerine birçok çalışma bulunsa da, özellikle Mali'deki yerel alimlerin katkılarına dair sınırlı bir araştırma mevcuttur. Bu çalışma, bu boşluğu doldurarak hem Mali Cumhuriyeti özelinde hem de genel olarak Sahra Altı Afrika'daki İslam'ın yayılma süreçlerini daha ayrıntılı bir şekilde gözler önüne serecektir. Tezin özgün değeri, bölgesel bir örnek üzerinden Afrika'daki İslamlaşma sürecinin dinamiklerini anlamaya çalışmasında yatmaktadır. Beklenen sonuç, bölgedeki Arapça eğitim süreçlerinin ve dini etkilerin günümüzdeki toplumsal yapılar üzerindeki etkilerini ortaya koymaktır. Çalışma, tarihsel kaynaklar, yerel dini metinler, Arapça dilindeki eserler ve akademik araştırmalar ışığında gerçekleştirilecektir. Yöntem olarak, nitel araştırma ve belge analizi tercih edilecek. Tez, dört aşamalı bir süreçle yürütülecek: literatür taraması, veri toplama, analiz ve raporlama. Zaman çizelgesi ise 9 ay olarak öngörülmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Selahattin Yusuf'un romanlarında yapı ve izlek
Zilan Arıtan
İnsanlık tarihinin en eski geleneklerinden biri olarak ortaya çıkan anlatılar, yalnızca bireysel deneyimleri aktaran bir tür değil; aynı zamanda toplumların kolektif hafızasını, geçmişten günümüze kadar değişen değer ve yargılarını, sosyal ve siyasi olgularını da ortaya koyan bir tür olarak karşımıza çıkar. Selahattin Yusuf'un romanları da bireyin çağdaş dünyada yaşadığı yalnızlık, aidiyetsizlik, kimlik arayışları gibi temel duyguların etrafında şekillenen anlatılardır. Yazar, karakterlerinin içsel çatışmalarını ve yaşadıkları bunalımları derinlikli bir anlatımla okuyucuya sunar. Yusuf'un metinlerinde yer alan karakterlerin, geçmişin yükü ve geleceğin belirsizliği arasında sıkışıp kaldıkları görülür. Selahattin Yusuf, edebiyat dünyasına birçok alanda katkı sağlamış bir yazardır. Üniversite yıllarından beri yazın hayatına aktif olarak devam eden Yusuf, roman, hikâye, inceleme, deneme gibi birçok alanda eser vermiştir. ''Selahattin Yusuf'un Romanlarında Yapı ve İzlek'' adlı çalışmamızda nitel araştırma yöntemi kullanılarak yazarın dört romanı incelenir. Üç bölüm olarak hazırlanan bu çalışmanın birinci bölümünde; Selahattin Yusuf'un hayatı, edebi kişiliği ve eserlerine yer verilir. Yazarın hayatına ve eserlerine ilişkin genel bilgiler sunularak, yazın hayatını etkileyen bireysel ve toplumsal unsurlar hakkında genel analizler yapılır. Ayrıca, yazarın edebi anlayışına ve yazınsal yönelimlerine ilişkin genel bir çerçeve sunulur. Selahattin Yusuf Romanlarında Yapı olarak isimlendirilen ikinci bölümde romanların isim-içerik ve olay örgüsü, bakış açısı ve anlatıcı, zaman, mekân ve kişilere ayrıntılı bir biçimde yer verilir. Selahattin Yusuf Romanlarında İzlek adı verilen üçüncü bölümde ise, romanlarında işlenen yalnızlık, sevgisizlik, kaçış gibi temalar incelenir. Yusuf'un bireyin yalnızlık ve sevgisizlik duyguları etrafında inşa ettiği anlatılar, modern insanın aidiyet ve kimlik arayışına ilişkin sorunlarını yansıtır.
