Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleYalnız künye2021
    Akademisyenlerin Kariyer Memnuniyeti Düzeylerine, Çalışma Ortamı Memnuniyeti ve Organizasyona Güven Değişkenlerinin Etkisi: Kişisel Gelişim Düzeyinin Aracı Rolü

    Durmuş, İbrahim; Akyüz, Ahmet Mutlu

    Bu araştırmada akademisyenlerin kariyer memnuniyeti düzeyine etki edebilecek faktörlerin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Araştırmada alanyazında eksikliği hissedilen "çalışma ortamından memnuniyet", "organizasyona güven" ve "kişisel gelişim" değişkenlerinin, akademisyenlerin kariyer memnuniyet düzeyleri üzerindeki doğrudan ve dolaylı etkilerine odaklanılmıştır. Araştırmaya ilişkin veriler dört devlet üniversitesinden toplam 587 akademisyenden elektronik anket yöntemi ile elde edilmiştir. Geliştirilen hipotezler, Kısmi En Küçük Kareler (Partial Least Squares-PLS) algoritması kullanılarak "yapısal eşitlik modellemesi" ile test edilmiştir. Araştırma sonuçları doğrudan ve toplam etkiler açısından değerlendirilmiştir. Buna göre, akademisyenin çalışma ortamı memnuniyetinin, kişisel gelişim ve kariyer memnuniyeti düzeyini artırdığı gözlemlenmiştir. Ayrıca akademisyenin kişisel gelişimi de kariyer memnuniyeti düzeyini artırmıştır. Araştırmada akademisyenin organizasyonuna olan güveni, kişisel gelişim üzerinde anlamsız bir etki oluşturmaktadır. Ayrıca akademisyenin organizasyona güveni, kariyer memnuniyeti düzeyini de artırmaktadır. Araştırma modelindeki dolaylı etkiler incelendiğinde; çalışma ortamı memnuniyetinin kariyer memnuniyeti üzerindeki etkisinde, kişisel gelişim değişkeni aracı bir etkiye sahiptir. Bununla birlikte organizasyona güven değişkeninin kariyer memnuniyeti değişkeni üzerindeki etkisinde, kişisel gelişim değişkeninin aracı etkisi olmadığı gözlemlenmiştir.

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    Relationships Between Lifestyle Variables, Satisfaction Levels, Self- Esteemes and Perceived Ease of Use in Consumers Online Shopping

    Durmuş, İbrahim

    In today's web environment, many factors may affect consumers' purchase of ready-made clothing\rproducts. In many previous studies, these factors were examined separately. Unlike the previous researches,\rwhile consumers purchase ready-made clothing from the web; It was aimed to determine the level of\rrelationship between each other, their lifestyles, satisfaction levels, and self-esteem and their ease of use. For\rthis purpose, the electronic survey method was applied to 390 consumers who buy ready-to-wear products from\rdifferent sites on the web, and the related results were interpreted with structural equation modeling. When the\rresearch results are evaluated in general; The ease of use perceived for the websites has revealed a full mediation\reffect in the effect of consumers on their satisfaction. The perceived ease of use has shown a partial mediating\reffect on the impact of consumers' uniqueness on self-esteem. The ease of use perceived by consumers in the\rimpact of diversity searches on their satisfaction and self-esteem has had a partial mediating effect. Also, the\rease of use perceived towards the websites also showed a partial mediating effect on the satisfaction levels of\rconsumers and their self-esteem.

  • MakaleAçık Erişim2020
    Political Polarization, Income Inequality and Government

    Keyifli, Nazlı; Akdede, Sacit Hadi

    This paper empirically investigates the determinants of political polarization. Size of government and income distribution are the main independent variables along with other controlling variables. The statistical analysis uses OLS and 2SLS methodogies. The sample of countries includes 61 countries and time period spans between 1990 and 2015. Results of regressions analysis indicate that increased income inequality increases political polarization. Political polarization is derived from World Values Survey ( WVS). It is measured as standard deviation of responses to the question “what is role for government”. In addition, results of our empirical analysis indicates that increased governemt size reduces the political polarization. The paper explains the links for these findings.

    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex4TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2020
    Doğu Karadeniz Bölgesi Karasal İklim ve Kuru Tarım Koşullarında Tritikale (x Triticosecale Wittmack) Çeşitlerinin Tane Verimi ve Verim Unsurları Üzerinde Bir Araştırma

    Sirat, Abdulveli; Bahar, Bilge; Bahar, Necmiye

    Bu çalışma, Gümüşhane-Şiran ekolojik koşullarında kışlık olarak ekilen, dokuz tritikale (Tatlıcak-97, Presto, Karma-2000, Melez-2001, Mikham-2002, Ege Yıldızı, Alperbey, Ümranhanım ve Tacettinbey) çeşidinin tane verimi ve verim unsurlarını belirlemek amacıyla 2013-2014 ve 2014-2015 yetiştirme sezonunda yürütülmüştür. Deneme tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekrarlamalı olarak gerçekleştirilmiştir. İki yıllık ortalamalara göre çeşitlerin başaklanma süresi 146.67-151.67 gün, bitki boyu 109.00-115.89 cm, metrekarede başak sayısı 328.58-413.09 adet, başak uzunluğu 9.40-12.33 cm, başakta başakçık sayısı 22.27-24.43 adet, başakta tane sayısı 42.28-59.32 adet, başakta tane ağırlığı 1.98-2.66 g, hasat indeksi %34.33-37.67 ve tane verimi 418.92-546.30 kg da-1 arasında değişmiştir. En yüksek tane verimi, başakta tane sayısı ve başakta tane ağırlığı Alperbey çeşidinden elde edilmiş olup bu çeşidi tane verimi bakımından istatistiksel olarak aynı grupta yer alan Mikham-2002, Ege Yıldızı, Karma-2000 ve Presto çeşitleri izlemiştir. Tane verimi ile başaklanma süresi (r=0.487**), bitki boyu (r=0.503**), metrekarede başak sayısı (r=0.701**) ve hasat indeksi (r=0.375**) arasında istatistiki olarak önemli pozitif korelasyonlar bulunmuştur. Sonuç olarak Alperbey, Mikham-2002, Ege Yıldızı, Karma-2000 ve Presto çeşitlerinin tane verimi bakımından Gümüşhane-Şiran ekolojik koşullarına uygun olduğu sonucuna varılmıştır.

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Analysis of The Dynamics of The Classical Epidemic Model with Beta Distributed Random Components

    Merdan, Mehmet; Bekiryazıcı, Zafer; Kesemen, Tülay

    In this study, the classical epidemic model of Kermack and McKendrick is analyzed with beta distributed random components. A random analysis is done for the deterministic epidemic model by transforming the parameters and initial values of the system to random variables with beta distribution. The approximations for the expectations of the model variables are compared with the deterministic results to comment on the randomness of the cases with random parameters and random initial values. Results for some numerical characteristics of these two cases are also given to investigate the accuracy of the approximations for the expected values.

    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Kadınların işgücüne katılım oranlarını belirleyen faktörlerin tespitine yönelik bölgesel bir araştırma

    Koç, Pinar; İzgi Şahpaz, Kadriye

    Bu çalışmanın amacı İBBS Düzey 2 kapsamında yer alan 26 bölgede kaba boşanma oranları, eğitim düzeyi, erkek işsizlik oranları ve kişi başına düşen gelirin kadınların işgücüne katılım oranları üzerindeki etkisini analiz etmektir. 2004- 2017 dönemini kapsayan çalışmada dinamik panel veri analizi kullanılmıştır. Analizden elde edilen sonuçlara göre kişi başına düşen GSYİH, eğitim düzeyi ve boşanma oranları ile kadınların işgücüne katılım oranları arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif bir ilişki gözlenmiştir. Kişi başına düşen gelir düzeyindeki %1’lik artış, kadınların işgücüne katılım oranlarını %0.29 artırırken, üniversite mezunu kadın sayısındaki artış, kadınların işgücüne katılım oranlarını %0.44 artırmaktadır. Boşanma oranlarındaki %1’lik artışın ise kadınların işgücüne katılım oranlarını %0.40 arttırdığı tespit edilmiştir. Ayrıca erkeklerin işsizlik oranları ile kadınların işgücüne katılım oranları arasında negatif ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Buna göre erkeklerin işsizlik oranlarındaki yüzde 1'lik artış, kadınların işgücüne katılım oranlarını yüzde 0,39 oranında azalmaktadır.

    • SDG 1 · Yoksulluğa Son
    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    AtıfOpenAlex4TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2020
    Bilgi ve İletişim Teknolojileri Malları İhracatı ve Beşeri Sermaye Arasındaki İlişki: G-7 Ülkeleri İçin Panel Hata Düzeltme Modeli Analizi

    Akyol, Mehmet

    Bilgi çağının yaşandığı günümüzde teknolojik ilerlemelerin hız kazanması bilgi ve iletişim teknolojilerinin önemini arttırmaktadır. Birçok ülke bilgi ve iletişim teknolojileri sektöründe üretim gücü ve ihracat artışı sağlamak adına sektöre yönelik fiziksel ve beşeri sermaye yatırımlarını arttırmaktadır. Bu çalışmada bilgi ve iletişim teknolojileri ürünleri ihracatı ile yüksek öğretim mezunu istihdam arasındaki uzun ve kısa dönemli ilişkiler havuzlanmış ortalama grup tahmincisi, dinamik sabit etkiler tahmincisi ve ortalama grup tahmincisi aracılığı ile analiz edilmektedir. Çalışma G-7 ülkelerini (Kanada, Almanya, Fransa, İtalya, İngiltere, Japonya ve ABD) kapsamakta ve veri eksikliğinden dolayı Japonya analize dahil edilmemektedir. 2003-2018 yılları arası dönemin değerlendirildiği çalışmada Hausman testi ile havuzlanmış ortalama grup tahmincisinin sonuçlarının geçerli olduğuna kanaat getirilmiştir. Havuzlanmış ortalama grup tahmincisi sonuçlarına göre bilgi ve iletişim teknolojisi ürünleri ihracatı ve yüksek öğretim mezunu istihdamı arasında uzun dönemli ilişkinin varlığı doğrulanmıştır.

  • MakaleAçık Erişim2020
    Kamu Kurumlarının Kriz Yönetimi Becerileri: Samsun Büyükşehir Belediyesi Çalışanlarına Yönelik Bir Araştırma

    Diker, Ersin; Özarslan, Caner

    Bu çalışmada, çalışanların tutumları göz önünde bulundurularak Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin sahip olduğu kriz yönetim becerilerinin mevcut durumunun belirlenmesi amaçlanmıştır. Yapılan literatür taraması sonucunda Samsun Büyükşehir Belediyesi örnekleminde kriz yönetimi becerilerinin mevcut durumunu ortaya koyan herhangi bir çalışma bulunamamıştır. Bu yönü ile çalışmanın literatüre katkı sağlaması ve kurumların kriz yönetiminde uygulayacağı faaliyetlere yeni bir yaklaşım sunması beklenmektedir. Araştırmanın örneklemi belirlenirken basit tesadüfi örnekleme yöntemi tercih edilmiş ve 406 katılımcı ile araştırma gerçekleştirilmiştir. Sosyal bilimler alanında kabul gören nicel araştırma yöntemlerinden yüz yüze anket tekniği çalışmanın yöntemi için uygun görülmüş olup, doğrulayıcı faktör analizi, bağımsız iki örneklem t testi, Anova, korelasyon ve regresyon analizleri ile veriler incelenmiştir. Samsun Büyükşehir Belediyesinde görev alan 406 çalışan ise çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır. Bu doğrultuda kurum çalışanlarına geçerliği ve güvenirliği kanıtlanmış anket uygulaması 2018 yılının Kasım ayı içerisinde yapılmıştır. Anket uygulamasından elde edilen veriler analiz edilerek bulgular değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda kurumun çalışanlara karşı daha samimi olması, sürekli karşılıklı iletişimi sağlaması, kriz ve kriz yönetimi ile ilgili uygun eğitimler düzenlemesi gibi faaliyetlerde yetersiz olduğu anlaşılmıştır. Diğer taraftan kurumun kriz yönetim becerilerine ilişkin algı puanlarının katılımcıların cinsiyetine göre anlamlı farklılık sadece kriz dönemi ve kriz sonrası yönetim becerileri alt boyutlarında meydana gelmiştir. Çalışmanın bir diğer sonucuna göre, çalışanların eğitim seviyeleri yükseldikçe kurumdaki kriz durumuna ve kriz yönetim becerilerine olan ilgi ve farkındalığın artabileceği söylenebilir. Çalışmanın genel sonucuna bakıldığında kurumun mevcut kriz yönetim becerilerinin “orta düzeyde” bulunduğu ortaya çıkmıştır.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex3TR Dizin6
    TR Dizinİncele
  • Derleme MakaleYalnız künye2020
    Beslenme ve İşçi Verimliliği Arasındaki İlişki

    Bor, Hakan

    İş verimliliği için, işçilerin sağlıklı olmaları ve işe konsantrasyonları temel faktörler arasındadır. Bu nedenle, işçilerin sağlıklı olmaları adına sağlıklı bir yaşamı sağlayacak dengeli ve yeterli bir beslenme imkanına sahip olmaları gerekmektedir. Ancak gerek çeşitli sağlık problemlerinden gerekse iş yerlerinde sunulan yemek hizmetlerinin yetersizliğinden ötürü işçiler dengeli ve yeterli beslenme imkanına sahip olamamaktadır. Bu durum da iş yerlerinde işçilerin yetersiz beslenmeden kaynaklı sağlık problemleri yaşamalarına sebep olmaktadır. Sağlık sorunları nedeniyle iş yerinden alınan sağlık izinlerinin artmasıyla da iş gücü kaybından ötürü iş yerindeki verimliliğin azalmasına neden olmaktadır. Diğer yandan yetersiz beslenen işçilerde hipoglisemi nedeniyle oluşan konsantrasyon kaybı da iş kazalarını artırmaktadır. Bu durum, iş yerindeki işlerin aksamasına, iş verimliliğinin düşmesine ve yaralanan veya sakatlanan işçi için yapılacak sağlık harcamaları nedeniyle iş yerinin zarar etmesine neden olmaktadır. Bütün bunlar nedeniyle bu çalışmada, incelenen ve uygun bir şekilde derlenen literatür çalışmalarının yardımıyla işçilerin yaptıkları işlerin ağırlığına uygun olarak besinlerden almaları gereken günlük kalori ihtiyacının ne olduğu ve işçi beslenmesi, işyeri sağlığı, iş kazaları ve işçi verimliliği arasındaki ilişkinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu çalışma sonucunda, işçi beslenmesinin iş verimliliği ve iş kazalarıyla kuvvetli bir şekilde ilişkili olduğu görülmüştür.

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Aşere-i mübeşşere dışında cennetle müjdelenen bazı sahâbîler

    Gözün, Abdulvehhab

    İnsanlara doğru yolu göstermek için gönderilen peygamberlerin temel görevi, onlaraAllah’ın (c.c.) dinini tebliğ ve tebyîn etmektir. Son peygamber olan Hz. Muhammed(s.a.s.) de şüphesiz bu amaçla gönderilmiştir. İnsanların içerisinden kimlerin gösterilen doğru yola tabi olduğu için cennete gireceğine yahut başka yollara saptığındandolayı cehenneme müstehak olacağına ise yalnızca Allah (c.c.) karar verir ve bunusadece o bilir. O bu yetkisini başka hiçbir kimseyle paylaşmamıştır. Böyle olmaklabirlikte Hz. Peygamber (s.a.s.), sahâbesinden bazılarını ya henüz onlar hayatta ikenya da vefatlarının ardından özel olarak Allah’ın (c.c.) kendisine bildirmesiyle cennetle müjdelemiştir. Bu kişilerin sayısıyla ilgili yaygın olan kanaat, on kişi olduklarıdır. Bunlara “Aşere-i mübeşşere” denilmiştir. Ancak konuyla ilgili rivâyetler detaylıbir şekilde incelendiğinde on sahâbîden daha fazlasının Hz. Peygamber (s.a.s.) tarafından bu dünyada cennetle müjdelendiği görülmektedir. Bu araştırmada, mezkûrgerçeğe rağmen sadece on kişinin bu müjdeye nâil olduklarına dair yaygın kanaatin oluşmasının sebepleri ve bunların dışında hangi sahâbîlerin dünyada Hz. Peygamber (s.a.s.) tarafından cennetle müjdelendiği yahut cennete gireceğinin haberverildiği ortaya konulmaya çalışılacaktır. Bu vesileyle temel hadîs kaynakları taranarak bu kişilerin sayısının ne olduğunun ve kimleri kapsadığının tespit edilmesiamaçlanmaktadır. Ancak bu konuda nihaî ve kesin bir rakam verilmesi tabiatıylamümkün olmayacaktır. Zira başkalarının da bu müjdeye nail oldukları halde budurumun rivayetlere yansımamış olma ihtimali sözkonusudur.

    AtıfOpenAlex2TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2020
    The Impact of Smoking Bans on Smoking Behaviour in Turkey

    İpek, Egemen; Ipek, Ozlem

    The purpose of this study is to determine the potential impact on individual cigarette consumption of 100% smoke-free law which entered into force in Turkey in 2009. This effect is investigated using the difference in differences method through the 2008 and 2012 Global Adult Tobacco Survey data provided by the Turkey Statistical Institute. In the study, using the diff-in-diff method enables to measure the change in individual cigarette consumption emerging by only the law eliminating the time-related effects in the pre and post law period. The most important analysis result obtained from the study is that the effect of smoke-free law which entered into force in Turkey in 2009 on daily cigarette consumption is statistically significant and negative. In addition, according to the results obtained from the diff-in-diff method, it is found that smokers tend to consume an average of 1.506 less cigarettes per day due to the law. This reducing effect leads to decrease of average daily cigarette consumption of smokers by approximately 8%.

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2020
    Investigation of the changes in bran mineral content according to the years and growth conditions in bread wheat genotypes

    Bahar, Bilge

    Bran is not only the raw material of animal feed or functional products; it has also become a natural additive used inthe other industrial fields. For this reason, in this study, it has been aimed to reveal to what extent the minerals (K, P, S,Mg, Ca, Zn, Fe, Mn, Cu, and Na) are affected by genotypes, growth seasons (years) and growth conditions and theirinteractions, rather than how much and what kind of minerals the wheat bran contains. For this purpose, in the study,in the growth seasons of 2013-2014 and 2014-2015, five bread wheat genotypes were carried out as three replicatedunder organic and conventional growth conditions according to the trial design of split plots in random blocks. At theend of the study, all minerals except Cu were affected by at least one of the variation sources; in other words, althoughit varies according to minerals, wheat bran minerals were significantly affected by wheat genotypes, growth yearsand growth conditions and their interactions. In addition, with this study, significant correlations were found betweensome minerals in organic and conventional conditions.

  • MakaleAçık Erişim2020
    Awareness and Attitudes of Patients on Enlightened Consent

    Bostan, Sedat; Nenni Unal, Ferhan; Unal, Cihan; Metin, Fatma Elçin

    Enlightened consent is generally regarded as the process by which open information communication is available to a patient or an experimental individual to decide whether a particular treatment should be performed or to participate in a particular experiment. Informing the patient about the disease, the physician develops a sense of trust among the patient and increases the well-being of the patient. This is of moral importance in terms of showing that the patient's decision is respected and that the patient can make a decision freely. The aim of this study; The aim of this study is to investigate the awareness levels of patients about enlıghtened consent and how they define enlıghtened consent. For this purpose, 400 individuals living in Erzurum were surveyed. In the study, Enlightened Consent Attitude and Awareness Scale developed by Bostan was used. The quantitative data were analyzed by frequency and difference analysis. According to the findings of the research; A significant difference was found between the groups of gender variable, the number of hospital visits variable groups, and the profession variable groups. It was found that there was a significant difference between age variable groups, education level variable groups, income level variable groups in the answers given to the questions within the awareness factor. According to the results of the research; Although the awareness level of the participants is high, it can be said that they do not have enough opportunities to use these rights in hospitals and health institutions.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Comparison of the Models for Solar Photovoltaic System Performance Calculations for Ankara (Middle Anatolia)

    Ozden, Talat; Karaveli, Abdullah Bugrahan; Akinoglu, Bulent G

    In a techno-economic analysis, to reach truthful feasibilities, accurate performance calculation of PV systems is a must. There are manymodels/calculation schemes to estimate PV module performances. In this study, we compare the estimation of three software (PV*Sol,PVsyst, HelioScope) using a whole year field data obtained in Ankara, for five-module types. The reason for these choices of thesoftware is their common utilization by designers, financing bodies and investors. The results of the preliminary analysis showed thatthe calculation methods for the PV systems performances should be carefully evaluated and used as they contain quite many locateddependent empirical parameters, and distinctions in the fabricated modules. Therefore, the present article focuses on the systems thatuse the module types of Mono-Si, Poly-Si, µc-Si/a-Si, CIS, and HIT. The comparisons showed that the estimation accuracies of thesoftware are reasonable, yet the software Helioscope performs better than the others for the weather conditions of Ankara, MiddleAnatolia.

    • SDG 7 · Erişilebilir ve Temiz Enerji
    • SDG 13 · İklim Eylemi
    AtıfOpenAlex7TR Dizin5
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Sağlık Çalışanlarının İletişim Becerileri ve Göçmenlerle Yaşadıkları İletişim Zorlukları

    Duran, Seçil; Albayrak, Sevil

    Amaç: Araştırma, sağlık çalışanlarının iletişim becerilerinin ve göçmen- lerle yaşadıkları iletişim zorluklarının belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntemler: Kesitsel tipte olan bu araştırma, Yozgat Şehir Hastanesi ve Yoz- gat il merkezindeki 8 aile sağlığı merkezindeki toplam 562 sağlık çalışanından, araştırma yapıldığı tarihlerde aktif çalışan ve gönüllü olan 450 sağlık çalışanı ile yürütülmüştür. Veriler, 2018 yılında yüz yüze görüşme yöntemiyle toplanmıştır. Veriler, 14 sorudan oluşan “Anket Formu” ve 45 sorudan oluşan “İletişim Bece- rileri Envanteri (İBE)” kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde sayılar, yüz- delikler, ortalama ve standart sapmaların yanı sıra Kruskal-Wallis analizi ve Mann-Whitney U testi kullanılmış, istatistiksel olarak anlamlı bulunan çoklu gruplarda ileri analiz olarak Mann-Whitney U testi yapılmıştır. İstatistiksel an- lamlılık değeri p<0,05 olarak belirlenmiştir. Bulgular: Araştırma kapsamına alı- nan sağlık çalışanlarının İBE puan ortalamaları 157,02±13,23’tür. Sağlık çalışanlarının 26-33 yaşında ve bekâr olanların İBE toplam puan ortalamalarının diğer gruplara göre yüksek çıktığı ve bu farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu belirlenmiştir. Çalışma yılı ve cinsiyet ile İBE toplam ve alt boyutlarının puan ortalaması arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı çıkmasa da kadınlar ve 10 yıl ve daha altında çalışanlar lehine İBE toplam puan ortalamasının daha yüksek olduğu görülmüştür. Sağlık çalışanlarının %68,9’u göçmenlere çevirmen olma- dan hizmet verdiğini belirtmiştir. Ancak çevirmenlerin sağlık bilgisi sorgulan- mamıştır. Sağlık çalışanlarının %53,6’sı göçmenlerin verilen hizmete karşı tutumlarının olumsuz olduğunu ve %46,0’ı bu durumun verilen hizmeti zorlaş- tırdığını belirtmiştir. Hizmet sunumunu etkilemediğini belirten sağlık çalışanla- rının hizmet sunumunu zorlaştırdığını ifade edenlere göre Zihinsel, Davranışsal İletişim Becerileri ve İBE toplam puan ortalamaları yüksek bulunmuştur. Sonuç: Sağlık çalışanlarının iletişim becerileri puan ortalamaları orta düzeyde bulun- muştur. Sağlık çalışanlarının iletişim becerilerinin hizmet içi eğitimlerle gelişti- rilmesi ve en çok karşılaşılan göçmen grubu 18-59 yaş grubu olduğu için bu yaş gruplarında en çok görülen sağlık problemlerini bilmeleri ve bu sorunların bir- çoğunun sebebi çevirmen eksikliği olduğundan, hastaların şikâyetlerini anlayan ve durumu sağlık çalışanına iletebilen sağlık bilgisine sahip çevirmenlerin sayı- larının artırılması ve sağlık çalışanlarının hizmetlerine karşı göçmenlerin olum- suz tutumlarının değiştirilmesi için araştırmalar önerilebilir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    AtıfOpenAlex4TR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2020
    Investigation of the Knowledge Level of Social Work Students about Child Abuse and Neglect: The Case of Gumushane University

    Türkkan, Tuğba; Çakıcı, Ahmet Burhan; Bülbül, Kenan

    As one of the problem areas of the profession of Social Work, child abuse is a case that requires comprehensive review and urgent decisions, including preventive interventions, treatment and rehabilitation, legal intervention. In order to make the most beneficial decision for the child in this process, social workers must have adequate knowledge and equipment in all these areas. The aim of this study is to investigate the level of information about child abuse and neglect of students in the Department of Social Work of Gümüşhane University. The study was conducted in accordance with the descriptive survey model of quantitative research methods. A total of 314 students were educated in the Department of Social Work of Gümüşhane University during the 2018-2019 academic year. Survey data were collected by face-to-face survey method. As a result of the research, the total score average of the students was taken from the scale for child abuse and neglect symptoms and risks determined and the mean scores obtained from other sub-scales indicate that there is a deficit about the subject. Also, it was found that students’ information level about diagnosing the signs and risks of child abuse and neglect, did not differ according to sex and income level; but it was determined that students' information level differ significantly based on their age and place of residence. The findings are discussed in the light of literature information.

    AtıfTR Dizin7
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Comparison of two plain radiographic and 3D-based measurement methods for posterior malleolar fragment size in trimalleol ankle fractures

    Altun, Güray; Çatal Reis, Hatice; Bayram, Bülent; Saka, Gursel

    Aim: The aim of this study is, to compare the posterior malleolar fragment (PMF) sizing between lateral ankleradiography measurement and computer assistted 3D modelling (CA3DM) methodsMethods: Fifty-one patients between january 2015 and november 2018 with posterior malleolar fractured wereincluded in this study. The rate of PMF to the articular surface at the distal end of the tibia was calculated by twodifferent imaging methods by two surgeons. According to posterior fragment size, patients were separated intotwo groups. Group 1 was consisted of posterior fragment size smaller than 15% and group 2 was bigger than15% due to CA3DM.Results: The interobserver correlation (IOC) between two observers and CA3DM was 44.3%. Also the IOCbetween first observer and CA3DM was 35.7% (p<0.05), second observer and CA3DM were 46.6% (p<0.01)and observers was 51.6% (p<0.01). For group 1, IOC between two observers and CA3DM was 41.2% (p<0.05),first observer and CA3DM was 30.6% (p>0.05), second observer and CA3DM was 51.6% (p<0.05) and twoobservers were 45.8% (p<0.05). For group 2, IOC between two observers and CA3DM was 27.9% (p>0.05),first and CA3DM was 18.6% (p>0.05), second observer and CA3DM was 7.1% (p>0.05) and two observers was49% (p<0.05).Conclusion: Our study shows that posterior malleolar fragment size measuring on plain radiography is not a safemethod for bigger fragments and CA3DM method may be a more reliable to assess correct fragment size andalso to analyze fracture morphology. But for fragments ≤15% CA3DM and plain radiographic measures are notstatistically different.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    EEG Kullanarak 2D&3D Video Geçişinin Tespitinde Frontal ve Temporal Lobların Etkinliği

    Melek, Negin; Melek, Mesut; Kayikcioglu, Temel

    İnsan gözünün üç boyutlu (3B) yapısı nedeniyle, bu araştırmada 3B teknolojisi kullanılmıştır. Binoküler görmenin yorgunluk esnasında boyut kaybedeceğini iddia ederek 2B ve 3B’ye geçiş analizi önemlidir. Böylece rastgele 2B ve 3B parçalardan oluşan tek akışlı bir video dokuz gönüllü tarafından izlenilmiştir. Gönüllülerin beyin sinyallerinin dinamik davranışı ve güç spektral yoğunluğu (GSY), kapsamlı bir nicel analiz için dikkate alınmıştır. Baskın EEG bantları ve zaman aralıkları, kısa zamanlı Fourier dönüşümüne (KZFD) dayalı güç farklılıklarını analiz ederek 2B’den 3B’ye (2B_3B) ve 3B’den 2B’ye (3B_2B) geçişlerde seçilmiştir. Bu bilgiler dikkate alınarak, etkili özellik çıkarımı ve sınıflandırma teknikleri uygulanarak, gönüllülerin beyin loblarını temsil eden kanalların davranış kalıpları analiz edilmiştir. Öznitelik çıkarma yöntemleri olarak Hjorth parametreleri ve istatistiksel yöntemler kullanılmıştır. 2B_3B ve 3B_2B geçişlerini sınıflandırmak için en yakın komşular (e-YK) ve doğrusal diskriminant analiz (DDA) algoritmaları uygulanmıştır. Sonuçlar, 2B_3B ve 3B_2B geçişlerinin kapsamlı sınıflandırma analizi sayesinde beyin korteksinin aktivite gücünün değişiminin temsil edilebileceğini ortaya koymuştur. Bu geçişleri temsil eden kanallar arasındaki temporal ve frontal lobların baskınlığı göz ardı edilemez.

  • MakaleAçık Erişim2020
    Investigation of the Effect of Differential Morphing on Lateral Flight by Using PID Algorithm in Quadrotors

    Oktay, Tugrul; Kose, Oguz

    Quadrotor is unmanned aerial vehicles that are widely used in military and civil fields. Quadrotors differ from conventionalhelicopters, which use rotors that are able to vary the pitch of their blades dynamically as they move around the rotor hub. Quadrotorsgenerally use two pairs of identical fixed pitch propellers; two clockwise (CW) and two counterclockwise (CCW). These useindependent variation of the speed of each rotor to achieve control. In this study, the quadrotor lateral flight and the effect ofmorphing on this flight were investigated. Morphing is called the change of unmanned aerial vehicles in their geometry. NewtonEuler method is used to create the quadrotor model. However, since the quadrotor is a system with non-linear dynamics, motionequations are converted to linear equations. The quadrotor full model was drawn in the Solidworks program, including batteries,controllers and propellers, in accordance with its actual dimensions. State space model approach was used in simulations in Matlab /Simulink environment. The value of mass and inertia moments from the Solidworks program is used in the state space model.Proportional integral derivative (PID) was used as the control algorithm. PID is an algorithm widely used in industrial applications.PID is preferred because it is strong, fast and simple. The system to which PID will be applied must be linear. The PID coefficientsKp, Ki and Kd are important for the stable operation of the system. Appropriate values should be chosen. In this study, lateral flightperformance was monitored using differential morphing and PID algorithm and the results were presented.

    AtıfOpenAlex9TR Dizin6
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2020
    İnsan Haklarında Kuşaklar Tartışması ve Bir Çözüm Denemesi

    Yeşilçayır, Celal

    İnsan hakları, herkesin salt insan olmaya bağlı temel hakları olarak bilinmektedir. İnsan hakları kuşakları ise bu anlayışın fikirsel gelişim sürecindeki dönemleri ifade eden bir kavramdır. Bununla birlikte insan hakları kuşakları çerçevesinde birtakım tartışmaların yaşandığı ve bu tartışmaların haklarla ilgili bazı ayrışmalara neden olduğu görülmektedir. Liberal düşünürler, ileri sürdükleri farklı fikirlerle bahsi geçen tartışmalarda başat rol oynamaktadırlar. Bu bağlamda bazı liberal düşünürlerin insan haklarını sadece birinci kuşak haklar olarak bilinen “yaşama hakkı” ile sınırlandırdıkları ortaya çıkmaktadır. Diğer taraftan insan hakları kuşaklarını bir bütünün parçaları olarak gören ve söz konusu sınırlandırmaya karşı çıkan düşünürler de mevcuttur. İnsan hakları kuşaklarındaki ayrışmaların hukuk sistemlerine yansıması ise birçok hak ihlaline neden olabilmektedir. Dolayısıyla insan hakları kuşakları minvalinde yaşanan tartışmaların ve ayrışmaların bir çözüme ulaşması konusunda felsefi bakış açılarına gereksinim duyulduğu anlaşılmaktadır. Elinizdeki çalışmada kuşaklar tartışması bağlamında yaşanan sorunlar analitik ve eleştirel bir anlayışla irdelenerek, birtakım tespitlere ulaşılmaya çalışılmaktadır. Aynı zamanda sorunların çözümüne yönelik felsefi mahiyette bazı önerilerin oluşturulması amaçlanmaktadır.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele