Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Baltaci, Cemalettin(26)
- Uzun, Sevda(24)
- Kulakaç, Nurşen(23)
- Yildiz, Salih(23)
- Ayaydin, Hasan(22)
- Doğan, Kadir Caner(19)
- Kenek, Gökhan(19)
- Tosunoğlu, Büşra(19)
- Yilmaz, Ozgur(19)
- Akyürek, Suat(18)
- Bostan, Sedat(18)
- Can, İbrahim(18)
- Doğru, Bülent(18)
- Peker, İskender(18)
- Çalışır, Gülsüm(18)
- Avcı, İbrahim(17)
- Hayaloğlu, Pınar(17)
- Keyifli, Nazlı(17)
- Ulutaşdemir, Nilgün(17)
- Yildiz, Emel(17)
- Akyol, Hikmet(16)
- Türkkan, Tuğba(16)
- Yeşilçayır, Celal(16)
- Cengiz, Ekrem(15)
- Pala, Fahrettin(15)
- Akyüz, Ahmet Mutlu(14)
- Bayrakdaroğlu, Serdar(14)
- Demirağ, Hatice(14)
- Demirbağ, Orkun(14)
- Evren, Savaş(14)
- Kahraman, Yakup(14)
- Yesilelebi, Gl(14)
- Yıldız, Barış(14)
- Ödemiş, Murat(14)
- Damlıbağ, Fatih(13)
- Hakkıoğlu, Mümin(13)
- Saylan, Kemal(13)
- Taşdelen, Birgül(13)
- Zeybek, Halil İbrahim(13)
- Çam, Alper Veli(13)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2025Gümüşhane ili içme suyunun spektrofotometrik analizi
Kaya, Ali
Su dünya üzerinde canlıların temel yaşam kaynaklarından biridir. Yıllar geçtikçe suya olan ihtiyaç artmakta ve temiz su kaynaklarına ulaşmak zorlaşmaktadır. Bu araştırmanın amacı Gümüşhane il merkezine su sağlayacak kaynaklardan biri olan Bahçecik barajı ve il merkezinde kullanılmakta olan içme suyunun nadir elementler açısından inceleyebilmektir. Araştırmada Spektrofotometrik analiz tekniği kullanılmıştır. Alandan araştırma şartlarına uygun olarak numuneler toplanmıştır. Bu numunelerin analizi yapılarak içme suyunun pH değeri, İletkenliği, içerdiği Alüminyum, Demir, Nitrit, Amonyum, Bakır, Sülfat, Nitrat, Potasyum ve Brom elementlerinin miktarları belirlenmiştir. Bu değerler Türk Standartları Enstitüsünün ve Dünya Sağlık Örgütünün belirlediği standart değerlerle karşılaştırılmıştır. Sonuçlar üzerinde gerekli değerlendirilmeler yapılarak önerilerde bulunulmuştur.
- MakaleAçık Erişim2025Samsun otomotiv sektöründe çalışanların İSG farkındalığı: kesitsel bir araştırma
Tatli, Yasemin; Çavuşoğlu, İbrahim; Kaplan, Emine
Bu çalışma, Samsun ilindeki otomotiv sektöründe İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) farkındalığını incelemeyi amaçlamaktadır. Özellikle sanayileşmiş bölgelerde iş kazalarının ve meslek hastalıklarının önlenmesi, iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının etkinliğine bağlıdır. Bu bağlamda, Samsun'daki otomotiv sektöründe çalışan bireylerin İSG konusundaki bilgi düzeyleri ve farkındalıkları, tanımlayıcı ve kesitsel bir araştırma yöntemi kullanılarak değerlendirildi. Araştırma süreci, COVID-19 pandemisinin getirdiği kısıtlamalar nedeniyle 100 kişilik bir örneklem grubuyla sınırlandırıldı. Anket yöntemiyle toplanan veriler, yönetimin İSG üzerindeki etkisi, güvenlik kurallarına uyum, çalışanların güvenlik konusunda inisiyatif alması ve bilgi edinme süreçleri gibi faktörlerin İSG farkındalığını nasıl şekillendirdiğini ortaya koydu. Bulgular, kapsamlı İSG eğitimi almış çalışanların, iş sağlığı ve güvenliği konusunda daha yüksek farkındalığa sahip olduklarını gösterdi. Ayrıca, meslek hastalıklarına dair bilgi sahibi olan çalışanların da İSG farkındalığının daha yüksek olduğu belirlendi. Sonuç olarak, otomotiv sektöründe İSG farkındalığının artırılmasının, iş kazalarının ve meslek hastalıklarının önlenmesi açısından kritik öneme sahip olduğu vurgulanmaktadır. Bu bağlamda, yönetim desteği ve sürekli eğitim programları, çalışanların İSG konusundaki bilinç düzeylerini artırmada önemli bir rol oynamaktadır.
- MakaleAçık Erişim2025The Impact of Foreign Direct Investments and Economic Growth on Employment: The Case of Palestine
Karaaslan, İbrahim
Today, foreign direct investments are a powerful economic growth and job creation tool. The study's data, which aims to analyze the effects of FDI and economic growth on employment in the Palestinian context, covers the period between 1995-2022 and consists of annual data. Time series cointegration analysis was preferred as the econometric analysis method. The stationarity of the variables was evaluated with ADF and PP unit root tests, and it was determined that they were non-stationary. As a result of the Johansen cointegration test, a long-run relationship between the variables was determined. According to the FMOLS, DOLS, and CCR estimation results, a statistically significant positive relationship was found between the EMP variable used as the dependent variable in the study and the FDI and lnGDP variables at a 5% confidence level. Finally, according to the Toda Yamamoto causality test results, a statistically significant unidirectional causality relationship was found between the FDI and lnGDP variables and the EMP variable at a 5% level. These results show that FDI in Palestine can create employment and that economic growth has a substantial impact on employment.
- MakaleAçık Erişim2025Production of Pure PVC, Graphene and Carbon Nanotube-Doped PVC Electrospun Nanofiber Membranes: A Highly Effective Method for Removing Acid Blue 74 Dye from Wastewater
Bozbeyoglu, Pinar; Ozkan, Vildan
Dyeing wastewater is produced by various industries, including textiles, cosmetics, tanning, and plastics. Annually, about 1.6 million tons of dyes are manufactured, with 10-15% released into the environment as wastewater. Organic dyes are particularly harmful pollutants, even at low concentrations. The adsorption technique has proven effective for removing these pollutants from water, significantly relying on the properties and efficiency of the adsorbent. Nanofibers are emerging as promising adsorbents for dye removal due to their unique properties and high efficiency. This research focuses on polymeric nanofibers to address global dye pollution, as they effectively eliminate various dyes and contaminants. However, their mechanical properties can be a limitation under harsh conditions. To enhance their strength and hydrophilicity, incorporating nanofillers like carbon nanotubes and graphene oxide has shown significant benefits. This study examines the impact of different nanofibers on the adsorption of Acid Blue 74 (AB74) dye. Pure, carbon nanotube-doped, and graphene-doped PVC nanofibers were produced via electrospinning. Their properties were analyzed using FTIR and SEM, while key parameters such as contact time, adsorbent dosage, dye concentration, and pH were assessed to understand the adsorption behavior. Additionally, dye adsorption isotherms and kinetics were investigated.
- Derleme MakaleAçık Erişim2025Hayvansal Gıda Üretiminde Su Ayak İzinin Değerlendirilmesi
Kaya, Hacer; Mazlum, Halit
Su, insan sağlığının, çevresel sürdürülebilirliğin, endüstriyel üretimin ve gıda güvenliğinin en temel unsurudur. Yerkürede kullanılabilir tatlı su kaynakları toplam su kütlesinin sadece % 2,5’ini oluşturmaktadır. Dünya nüfusundaki hızlı artış, küresel ısınma, endüstriyel üretimdeki ilerlemeler ve bilinçsiz kullanım etkileriyle sınırlı olan tatlı su kaynakları azalmaktadır. Bu anlamda su kaynaklarının verimli kullanılmasını sağlayan “su ayak izi” kavramı ön plana çıkmaktadır. Su ayak izi, genel anlamıyla bir ürünün üretiminden tüketimine kadarki tüm aşamalarda gerekli olan tatlı su miktarını ifade eder. Literatürdeki ilgili çalışmalarda, Dünya genelindeki tarımsal üretim içerisinde hayvansal ürünlerin üretimi su ayak izinin çok önemli bir kısmını (yaklaşık üçte birini) oluşturduğu bildirilmektedir. Bu çalışmalarda, et üretiminin su ayak izinin süt ve yumurta üretiminden fazla olduğu, et üretimi içerisinde de sığır etinin en yüksek paya sahip olduğu bildirilmiştir. Türkiye’de su ayak izinin sektörel dağılımında tarımsal faaliyetlerin % 89 ile ilk sırada yer alması hayvansal gıda üretiminde su yönetiminin doğru yapılmasının ülkemiz açısından önemini ortaya koymaktadır. Gelecekte, küresel nüfus artışıyla birlikte hayvansal gıda üretiminin artışı ve üretim sistemlerinin gelişmesi muhtemeldir. Bu durumun mevcut tatlı su kaynakları üzerinde ek bir baskı oluşturacağı öngörülmektedir. Bu nedenle hayvansal gıda üretiminin tüm aşamalarında gerekli olan su miktarının ürün bazında bilinmesi suyun doğru yönetimi ve verimli kullanımı açısından oldukça önemlidir. Ayrıca düşük su ayak izine sahip yemlerin kullanılması, meraya dayalı hayvancılığın teşvik edilmesi, gıda israfının önlenmesi ve üretim zincirindeki tüm paydaşların bilinçlendirilmesi hayvansal üretimde su ayak izini azaltan ilave önlemler olarak sıralanabilir. Bu çalışmada su kullanımının yüksek olduğu hayvansal gıda üretiminde su ayak izinin önemi küresel ölçekte ve Türkiye özelinde değerlendirilmiştir.
- MakaleAçık Erişim2025Geleneksel Yörük Düğünlerinin Somut Olmayan Kültürel Miras Kapsamında Değerlendirilmesi
Akdu, Uğur; Akdu, Serap
Zengin tarihi ve geleneklere olan bağlılıkları ile Yörükler Anadolu’da geniş bir coğrafyada yaşamaktadır. Göçebe yaşamdan yerleşik yaşam kültürüne adapte olsalar da birçoğu eski Türk geleneklerini yaşamaya ve sürdürmeye devam etmektedir. Oldukça geniş kapsamlı bir gelenek bütünlüğüne sahip geleneksel Yörük kültürü uygulamalarının modern yaşamın getirdiği yenilikler, teknolojiye bağlı ortaya çıkan kolaylıklar, mevsimsel değişiklikler, yaşam mücadelesi, toplumsal kabul ve sosyolojik gelişmeler gibi nedenlerle sürdürülebilirliğinin tehlikeye girdiği düşünülmektedir. Araştırmanın temel amacı Yörük kültürünün önemli bir öğesi olan evlilik ve düğün geleneklerinin sürdürülebilirliğinin sağlanması açısından somut olmayan kültürel miras olarak korunması ve farkındalık oluşturulmasına katkıda bulunmaktır. Nitel araştırma yönteminin benimsendiği bu araştırmada veri toplamak için doküman incelemesi ve gözlem tekniği kullanılmıştır. Elde edilen bulgular çerçevesinde geleneksel Yörük düğünlerinin UNESCO’nun Somut Olmayan Kültürel Miras (SOKÜM) kriterleri açısından uygun olduğu düşünülerek, geleneklerin korunması ve sürdürülebilirliğinin nasıl sağlanabileceği hakkında önerilerde bulunulmuştur. Bu kapsamda özellikle belgelendirme ve arşiv çalışmalarının ivedilikle yapılması, derleme, ses ve görüntü kayıtlarının alınması, bilimsel araştırmalarla kaynak çeşitliliğinin arttırılması önemlidir. Kültürün ve geleneklerin nesiller arası aktarımla korunup, yaşatılacağı ve sürdürülebilirliğinin sağlanacağı düşüncesiyle yeni nesillere aktarımın sağlanabilmesi için farkındalık eğitim programlarının ve seminerlerin düzenlenmesi, tanıtım etkinliklerinin planlanması hatta farklı eğitim düzeylerindeki eğitim öğretim müfredatlarında yer alması gerektiği düşünülmektedir.
- MakaleAçık Erişim2025A comprehensive assessment of the antioxidant capacity and sensory properties of wheat-based cereal breads produced in different formulations
Burnaz, Nesibe Arslan; Hendek, Muge; Baltaci, Cemalettin
In this study, it was aimed to investigate the physicochemical, sensory and antioxidant properties of some wheat-based cereal bread types that are offered for sale and frequently consumed in the markets in Turkey. Bread types were produced with the help of a home-type bread-making machine, and 100% white wheat flour bread (WB) was used as a control. Sensory evaluations were determined by using the nine-point hedonic scale method. Total phenolic contents were determined by using Folin-Ciocalteau’s method. Antioxidant capacities were determined by using ABTS, DPPH, and FRAP assays. Besides, all data were evaluated by using principal component analysis (PCA) to discriminate the properties of bread types. Whole-wheat bread showed the highest antioxidant potentials (200.00µM TEAC for ABTS, 147.50µM TEAC for DPPH, 116.94µM TEAC for FRAP) and the highest amount of phenolic content (64.30mg GAE/100gDW), but a low overall acceptability score (6.00/9.00). As a result, the addition of wheat-based cereal flours affected the antioxidant, sensory, and physical properties of the produced breads (p<0.05). Different cereal flours added to the bread formulation positively affected the antioxidant properties of all breads, but only wheat bran and oat flour addition positively affected the overall sensory acceptability of the bread types. Hereby this study, individuals will be made aware of consuming bread types enriched with different cereal flours including important micronutrients instead of WB which is so poor in micronutrients. The study also provides convenience to individuals in the production of these breads in a home-type bread-making machine. This study reveals the various data for functional properties of bread types that are consumed less than WB.
- MakaleAçık Erişim2025Hemşirelerde Premenstrüel Sendrom ve Mental İyi Oluşluk Düzeyi Arasındaki İlişkinin Belirlenmesi
Karakas, Sevda; Erdoğan, Kübra
Bu araştırma, bir devlet hastanesinde çalışan premenstrüel sendrom yaşayan hemşirelerde, premenstrüel sendrom ile mental iyi oluşluk düzeyi arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapılmıştır. Tanımlayıcı ve kesitsel nitelikte olan bu çalışma, Mayıs 2020- Haziran 2021 tarihleri arasında yürütülmüştür. Tekirdağ iline bağlı Çorlu Devlet Hastanesi’nde gerçekleşen çalışmanın örneklemini 18-55 yaş arasında 300 kadın hemşire oluşturmuştur. Verilerde; tanıtıcı bilgi formu, Premenstrüel Sendrom Ölçeği ve Warwick Edinburgh Mental İyi Oluşluk Ölçeği olmak üzere üç veri toplama aracı kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler Statistical Package for Social Sciences for Windows 22,0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Premenstrüel dönemde hemşirelerin iş hayatının (%75) ve sosyal hayatının (%80) olumsuz etkilendiği saptanmıştır. Araştırmada premenstrüel dönemde hemşirelerin kendilerini daha yorgun ve depresif hissettikleri, uyku kalitesinin düşük olduğu, mental iyi oluş düzeyinin azaldığı tespit edilmiştir. Menstrüasyon döneminde olan çalışan kadınlara yasal olarak izin hakkının verilmesi, çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve bu konunun daha fazla üzerinde durulması önerilmektedir.
- MakaleAçık Erişim2025Mermer Fabrikasındaki Tehlike, Risklerin Değerlendirilmesi ve Kontrolü
Demir Şahin, Demet; Eker, Hasan
Türkiye'deki mermer fabrikaları, iş sağlığı ve güvenliği açısından farklı riskler bulundurmaktadır. Bu tesislerde çalışanlar önemli tehlikelere maruz kalmaktadır. Özellikle mermer bloklarının taşınması, kesilmesi ve işlenmesi süreçlerinde düşme, kayma, ezilme gibi kazalar sıkça yaşanabilir. Ayrıca, ağır makinelerin kullanımı da potansiyel risk oluşturmaktadır. Bu risklerin haricinde kimyasalların kullanımı, depolanması, karıştırılması ve çevreye atılması ile çalışanların sağlığı üzerinde olumsuz etkiler meydana getirmektedir. Bu kimyasalların doğru şekilde yönetilmemesi solunum problemleri, deri irritasyonları gibi sağlık sorunlarına neden olabilir. Ayrıca, ergonomik riskler de dikkate alınması gereken bir başka faktördür. Ağır kaldırma, tekrarlayan hareketler ve uzun süreli duruşlar gibi işler çalışanların kas-iskelet sistemi sağlığını etkileyebilir. Bu tehlikelerin etkilerini azaltmak için Türkiye'deki mermer fabrikaları iş sağlığı ve güvenliği önlemleri konusunda sürekli iyileştirmeler yapmaktadır. İşçi eğitimleri, kişisel koruyucu ekipmanların kullanımı, işçi sağlığı ve güvenliği politikalarının uygulanması gibi önlemler iş kazalarının ve sağlık sorunlarının minimize edilmesine yardımcı olabilir. Bu çalışmada Fine Kinney yöntemi mermer fabrikasındaki tehlike ve risklerin belirlenmesi için kullanılmıştır. Yöntemin kullanımı ile oluşan riskler farklı kategoride değerlendirmiştir. Değerlendirme sonrasında toplamda 150 risk belirlenmiştir. Bunlardan 22'si olası, 53'ü önemli, 53'ü yüksek ve 22'si çok yüksek risk olarak sınıflandırılmıştır. Yüksek risk taşıyan konular için acil tedbirler ve kısa vadeli eylem planları oluşturulmalıdır. Tüm riskleri kabul edilebilir seviyeye getirmek için işletmeye sahada belirlenmiş riskler hakkında bilgi verilmiştir.
- Derleme MakaleAçık Erişim2025Tobacco Addiction, Substance Addictions and Behavioral Addictions
Karadeniz, Havva; Elik, Burak
Addictions that concern public health and can be seen widely at all ages are an important public health problem. While tobacco addiction is widespread in society, behavioral addictions are also seen at undeniable rates; increasing substance addictions disrupt public health and functioning with their consequences. Determining the risk factors and prevalence of addictions is of great importance for combating and preventing addictions. Knowing the prevalence and risk factors of addictions can be used to guide the policies to be developed. Since addictions usually start at a young age, parents and teachers should be conscious and informed, and trainings and seminars should be held to create conscious awareness and ensure that they are the leaders in taking precautions against addictions. Addictions can be combated by establishing student communities. In this study, the prevalence of tobacco, substance and behavioral addictions and the problems they cause will be presented.
- MakaleAçık Erişim2025Otonom deniz araçlarının ticari deniz taşımacılığında kullanımının donatanlar açısından değerlendirilmesi
Gergin, Ramazan Eyüp
Ticari deniz taşımacılığının gelişimine katkı sağlayan teknolojik değişimler işletmelerin maddi unsurlarının yanı sıra rekabet güçlerini de arttırmaktadır. Otonom deniz araçları teknolojisi ise son on yılda hızla gelişmektedir. Ancak, otonom deniz araçlarının ticari deniz taşımacılığı için uygulanabilirliği ve uygulama potansiyeli hala belirgin değildir. Bu araştırmanın temel amacı otonom deniz araçlarının ticari deniz taşımacılığında kullanımına etki eden kriterlerin önem ağırlıklarının donatanların bakış açısıyla değerlendirilmesidir. Bu amaç doğrultusunda otonom deniz araçlarının ticari deniz taşımacılığında kullanımını etkileyen kriterler literatür araştırması ile belirlenmiştir. Otonom deniz araçlarının ticari deniz taşımacılığında kullanımını etkileyen kriterlerin önem ağırlıklarının hesaplanmasında Sezgisel Bulanık SWARA (IF-SWARA) yönteminden yararlanılmıştır. Yapılan uygulamanın sonuçlarına göre otonom deniz araçlarının ticari deniz taşımacılığında kullanımını etkileyen en önemli kriterin 0,1913 önem ağırlığı ile İşletme Maliyetleri (ODA1) olduğu tespit edilmiştir.
- MakaleAçık Erişim2025Realpolitik Bağlamda İran’ın Azerbaycan Politikası
Sancak, Kadir
Realpolitik kavramı ilk defa 19. yüzyılda Almanya’da kullanılmıştır ancak dış politikada realpolitik uygulamaların tarihi antik dönemlere kadar uzanmaktadır. Kısaca, siyasette pragmatizm olarak tanımlanan realpolitik yaklaşım, uluslararası ilişkilerde günümüzde de uygulanmaktadır. Ancak ahlaki ilkelere bağlı kalmayı reddeden Realpolitik kavramı, bu bağlamda muteber bir kavram değildir ve devletler dış politikalarına dair tanımlamalarda bulunurken bu tabiri kullanmamayı tercih etmektedir. 1979 yılındaki İslam Devrimi’nden sonra İran, dış politikasında dini ve mezhepsel söylemleri sıkça kullanmakta, bu da dış politikasının temel dinamiklerinin ideolojik veya dini değerler olduğu algısını güçlendirmektedir. Bu çalışma, İran’ın dış politikasına dair yerleşik algıları sorgulamakta ve realpolitik yaklaşımın modern dış politikada nasıl işlediğine dair önemli bir bakış açısı sunmaktadır. Bu bağlamda çalışma, İran’ın göründüğü gibi ideolojik saiklerle değil realpolitik bir anlayışla hareket ettiğini savunmakta ve bunu Azerbaycan örneği üzerinden göstermektedir. Çalışmanın kapsamı İran’ın Azerbaycan politikası ile sınırlandırılmakta ancak Ermenistan üzerinden kıyaslama yapılarak meselenin daha iyi anlaşılması amaçlanmaktadır.
- MakaleYalnız künye2025Vision Foundation Models and Rule-Based Approaches for Roof Surface Segmentation and Photovoltaic Potential Analysis in Urban Areas
Özdemir, Samed; Yavuzdoğan, Ahmet
This study presents two methods for rapidly and effectively determining the photovoltaic (PV) potential of building roofs in urban areas using aerial photographs and point cloud data. In the first method, the Segment Anything Model (SAM) and Contrastive Language Image Pre-Training (CLIP) models are used to detect roof surfaces and obstacles from aerial photographs. In the second method, the Random Sample Consensus (RANSAC) and Density-Based Spatial Clustering of Applications with Noise (DBSCAN) algorithms are employed to identify roof surfaces from Light Detection and Ranging (LiDAR) point clouds. Through the first proposed method, the performance of current deep learning approaches in 2.5D PV potential analysis is investigated, while the second approach examines the performance of 3D PV potential analysis compared to the 2D approach. In PV potential analysis, the Photovoltaic Geographical Information System (PVGIS) Application Programming Interface (API) was utilized. The analysis is conducted based on roof parameters obtained through both proposed methods. In building detection, the first approach achieved an Intersection over Union (IoU) score of 94.29%, whereas the second approach attained an IoU score of 91.23%.
- MakaleAçık Erişim2025Avrupa birliği ülkeleri sağlık sistemlerinde hastane performansının değerlendirilmesi ve türkiye karşılaştırması
Köse, Aslı
Bu araştırmanın amacı 2019-2022 yıllarında Avrupa Birliği ülkelerinin ve Türkiye’nin hastane performanslarına göre konumlarını ve sıralamalarını belirlemektir. Hastane performans göstergelerine göre 24 AB ülkesi ve Türkiye’nin konumlarının belirlenmesinde çok boyutlu ölçekleme analizi, MOORA yöntemi ise hastane performans skorlarına göre ülkelerin sıralamasında kullanılmıştır. Sağlık hizmeti performansını değerlendirmek için yapı boyutunda hastane yatak sayısı , hastanede kişi başına düşen hekim sayısı, MR cihaz sayısı, süreç boyutunda hastanelerde kişi başı hekime müracaat oranı, MR tetkik sayısı, sonuç boyutunda yatak doluluk oranı değişkenleri seçilmiştir. Türkiye, 2020-2022 yıllarında görece olarak düşük hastane performans düzeyine sahip ülkelerden biridir. 2019 yılında ise Türkiye MOORA skoruna göre 10.sırada yer almıştır. Hastane performansı MOORA skor sıralamalarına göre ilk sıralarda yer alan ülkeler Slovenya ve Fransa’dır. 2019-2022 yılları çok boyutlu ölçekleme analizine göre 1.boyutta en az benzeyen ülkeler İspanya ve Bulgaristan’dır. 2019 yılı MOORA skor sıralamasına göre İspanya 2.sırada, Bulgaristan ise son sırada yer almıştır. 2022 yılı MOORA skor sıralamasına göre Bulgaristan 9.sırada, İspanya ise son sırada yer almıştır.
- MakaleAçık Erişim2025Efsane cuma pazarlama etkinliği ile hedonik tüketim arasındaki ilişkide kişilik tipinin düzenleyici rolü
Eda, Dişli Bayraktar
Bu araştırmada, Efsane Cuma indirimlerinin hedonik tüketim üzerindeki etkisinde kişilik özelliklerinin düzenleyici rolü incelenmiştir. Araştırmada elde edilen veriler, SPSS 25.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Katılımcıların demografik özelliklerine ilişkin dağılımlar frekans ve yüzde analizleriyle belirlenmiştir. Araştırmada kullanılan ölçme araçlarına yönelik katılımcı düzeylerinin tespitinde ise ortalama puanlar ve standart sapma değerleri dikkate alınmıştır. Ölçme araçlarının güvenirlik analizi için Cronbach's Alpha katsayısı, geçerlilik analizi için ise açıklayıcı faktör analizi uygulanmıştır. Araştırmanın amacı doğrultusunda oluşturulan hipotezler, %95 güven düzeyinde test edilmiştir. Bağımsız değişken ile bağımlı değişken arasındaki ilişkiyi analiz etmek için Pearson Korelasyon Analizi uygulanmış, düzenleyici modelin incelenmesinde ise SPSS V2.16.3 kullanılarak Hayes Process makrosu 1 numaralı düzenleyicilik modelinden yararlanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, Efsane Cuma indirimlerinin hedonik tüketim üzerinde anlamlı bir etkisi olduğu bulunmuştur. Ancak, kişilik özelliklerinin (nevrotiklik, dışa dönüklük, uyumluluk, dürüstlük ve gelişime açıklık) Efsane Cuma indirimlerinin hedonik tüketim üzerindeki etkisinde düzenleyici bir etkisinin olmadığı belirlenmiştir.
- MakaleAçık Erişim2025The Solutions of Caputo-Fabrizio Random Fractional Ordinary Differential Equations by Aboodh Transform Method
Merdan, Mehmet; Şahin, Yasin
The primary objective of the paper is to employ the Aboodh transformation to solve Caputo-Fabrizio ordinary fractional differential equations. Furthermore, the methodology described is used to solve some common fractional differential equations. Analyzed using the Aboodh Transformation Method are random ordinary differential equations derived by randomly picking the coefficients or initial conditions of Caputo-Fabrizio fractional ordinary differential equations. The initial conditions or coefficients of the equations are converted into random variables distributed according to Normal, Uniform, and Exponential distributions. The probability characteristics, including expected value, variance, coefficient of variation, and confidence interval, of the random ordinary differential equations solved are computed using the MATLAB (2013a) package software. The acquired results are then shown and discussed.
- MakaleAçık Erişim2025Trade Networks and Cultural Interaction in Ancient Mesopotamia: The Role of Ebla Merchants in The Middle and Late Bronze Age
Aktürk, Mehmet Yunus
Ebla was pivotal in shaping the economic, political, and cultural interactions between Mesopotamia and the Levant during the Middle and Late Bronze Ages. Emerging as a significant power in the 24th century BCE, Ebla controlled strategic trade routes connecting Mesopotamia, the Levant, and Anatolia, achieving economic prosperity while also establishing diplomatic dominance. The city leveraged its control over trade routes not only for economic gain but also as a tool to influence regional power dynamics and strengthen cultural ties. The archives of the Ebla Royal Palace G provide critical insights into the organization of trade networks, the diversity of traded goods, and the political and cultural impacts of these exchanges. The trade of goods such as grains, textiles, lapislazuli, and gold not only facilitated economic growth but also promoted the spread of religious practices, the development of linguistic standards, and the transfer of technological innovations. Ebla’s merchants served as cultural bridges between Mesopotamia and the Levant, enabling the exchange of knowledge, art, and technical expertise among diverse societies. The city’s dominance over trade routes was reinforced through strategic alliances with powerful city-states like Mari and Akkad, further enhancing Ebla’s influence in regional politics. Diplomatic agreements ensured the security of trade routes and simultaneously bolstered Ebla’s political supremacy. This article analyzes the multifaceted impacts of Ebla’s trade networks, emphasizing the transformative role of trade in regional integration and cultural interaction.
- MakaleAçık Erişim2025Markaların duyulara seslenmesi: örnek çalışma olarak hijyenik ped ürünleri bazında doku duyusunun tüketiciler nezdinde incelenmesi
Kaan, Gez; Demir, Vesile
Markaların küreselleşmesiyle birlikte rekabet ortamı gün geçtikçe artmaktadır. Bu sebeple markalar tüketicilerin gözünde bir adım öne geçebilmek adına birçok çalışma ve girişimde bulunmuşlardır. Ancak markaların duyu organlarına sesleniş bakımından ilk etapta görme ve duyma gibi duyulara seslenmesi rekabet ortamından sıyrılabilmeleri açısından yetersiz kalmaktadır. Tam da bu bağlamda markaların koku, tat, doku gibi duyulara seslenmesi tüketici açısından bir farkındalık yaratacağı öngörülmüştür. Nitekim bu araştırmada da hijyenik ped grubunda yer alan markaların ‘ultra yumuşak’, ‘pamuksu yumuşaklık’ gibi kavramları ön plana çıkarması tüketiciler açısından ‘’doku’’ algısına ne derecede farkındalık yarattığı baz alınarak incelenecektir. Öte yandan doku algısının satın alma davranışlarına etki eden bir durum olup olmadığını anlamak açısından da yöntem olarak nitel yöntem tercih edilmiştir. Nitel yöntemlerden derinlemesine görüşme tekniği kullanılarak 12 kişilik kadın katılımcılarla veriler elde edilmiştir. Derinlemesine görüşme tekniğinde elde edilen veriler ışığında satın alma, algısal belirleyicilik ve marka sadakatine ilişkin birincil duyu ‘doku’ bu duyuyu takiben ise ‘koku’ duyusunun ön planda olduğu sonucuna varılmıştır.
- MakaleAçık Erişim2025Siber zorbalığın sinemaya yansıması: cyberbully, suıcıde room ve chatrom filmleri
Kucur, Ayşe Bilginer; Çelik, Sinan
Yapılan bu çalışma, bilgisayar kullanımı ve internet aracılığıyla gerçekleşen siber zorbalık eyleminin sinemaya yansıma biçimini incelemektedir. Sinema toplumsal anlamda yaşanan gelişmeleri perdeye taşıyarak dönemin sosyolojisini de yansıtmaktadır. Yapılan bu çalışma günümüzün bireysel ve toplumsal sorunlarından biri olan siber zorbalık olgusunu, Cyberbully, Suicide Room ve Chatroom filmleri üzerinden ele alarak, bu filmleri nitel içerik analizi yöntemiyle değerlendirmektedir. Siber zorbalığı rolleri, türleri, sonuçları ve siber zorbalığa dair önlemler üç film üzerinden analiz edilecektir. Örnek olarak seçilen her film, siber zorbalığın bireyler ve çevresel faktörler arasındaki etkileşimi farklı açılardan ele almakta ve siber zorbalığın sonuçlarını ortaya koymaktadır. Yapılan bu çalışma, siber zorbalığın yaygınlaşmasıyla birlikte toplumda bu konu hakkında farkındalık kazandırmanın önemini vurgulamaktadır. Ayrıca çalışma da elde edilen veriler doğrultusunda siber zorbalığa karşı etkili mücadele yöntemleri ve önleyici stratejiler de ele alınmaktadır. Bulgular, bireylerin hem siber zorba hem de mağdur olabildiğini göstermektedir. Örnek filmlerde, siber zorbalığın akademik ve sosyal başarısızlık ile intihara yol açtığı dikkat çekmektedir. Ayrıca, aile, okul yönetimi ve arkadaş çevresinin yetersizliği intihar vakalarıyla ilişkilendrilmiştir.
- MakaleAçık Erişim2025Portfolio Selection with AHP and TOPSIS Methods: An Application in BIST
Soydaş, Şafak Sönmez
In this study, the intend is to create portfolios at low, medium, and high-risk levels for firms operating in the fabrication sector in 2023 by utilizing efficiency analysis and multi-criteria decision-making methods, AHP and TOPSIS. The sample of the study comprises companies from the basic metal and textile, apparel, and leather industries listed in the BIST manufacturing sector. In the mentioned year, there were 28 firms in the basic metal industry and 27 firms in the textile, apparel, and leather industries. From the overall of 55 companies, data from 48 firms were available for the year 2023 due to recent initial public offerings, and these were included in the analysis. According to TOPSIS analysis results, companies in the low-risk group, based on firm codes, are (T1, T2, T6, M4, T15, T3), medium-risk group companies are (T5, T10, T24, T16, M14, M10), and high-risk group companies are (M16, M17, M20, M18, M22, M19). Based on risk group criteria, firms in the high-risk group include (T15), companies in the medium-risk group are (T1, T2, T3, T5, T6, T10, T24), and firms in the low-risk group are (T16, M4, M10, M14, M16, M17, M18, M19, M20, M22). As indicated by aftermath of the Spearman correlation analysis, a positive correlation was observed amid the TOPSIS scores and the risk groups (r = 0.412); however, this connection is not statistically important (p = 0.090).

















