Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleYalnız künye2016
    Some observatıons about gumushane borned offıcıals accordıng to sicill-i ahval regısters

    Saylan, Kemal

    Sicill-i ahval registers are the records documents which were written during Abduhamid H’s period for the purpose of controlling the officials effectively and to inform about their identity and official lives. These registers are documents since they can be considered as sources for many important topics during 19111 century. These documents are informative about duties of officials, the properties of the cities where they work, the administrative, financial and education system of the government. In these registers there are documents about officers who were born in Gumushane province, too. The main objective of the current study is to reveal the important values of Gumushane in Ottoman bureaucracy and to contribute to Gumushane history by using sicill—i ahval registers.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2016
    The changin perception of contemporary british theatre aesthetic and mark ravenhill

    Doğan, Çağlayan

    Bu çalışma Sarah Kane'in 1990'ların başında Royal Court sahnesinde görünmesinden sonra ortaya çıkan çağdaş tiyatro algısına yön veren birçok iniş çıkışlara sahne oları Britanya tiyatrosunun son yıllardaki en önemli sıçramalarından biri olan suratına tiyatro ve onun en önemli temsilcilerinden biri oları Mark Ravenhill'i tüm açıklığıyla incelemeyi amaçlamaktadır. Bu çalışma Britanya tiyatrosunda yerıi bir tiyatro algısını ortaya çıkaran Look Back in Anger oyunundan beri meydana gelen tarihsel gelişmelerle ilgili bilgiler verildikten sonra, oyunlarında yamyamlık, depresyon, yabancılaşma, tüketim toplumu, cinsellik gıbi öğeleri barındıran kötü doksarılar diye de anılan suratına tiyatronun öne çıkarı oyun yararlarından Mark Ravenhill' 1n dönem üzerine katkısına odaklanmıştı

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2016
    A report of marius outrey on the travel from trabzon to erzurum and on the city of erzurum in 1835

    Yilmaz, Ozgur

    1830s was a period that international trade to Iran changed its route and began to develop by TrabzonTebriz route. This new development, which was the result of British enterprises, enabled to raise Trabzon and Erzurum as transit trade cities. The French, who was trying to gain political and commercial influence in the region for a long time, followed the British desire for the Persian transit trade. Therefore, the French consul resided in Trabzon since 1803 monitored these commercial developments and prepared useful reports to benefit this increasing trade for French and to guide the French merchant who wants to invest in the region. The report of Marius Outrey, which is the topic of this study prepared to draw attention to the importance of Erzurum and the growing trade in the region

    AtıfTR Dizin5
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2016
    Bir kaçış öyküsü: mim kara’nın doğuya hüzün turları

    Hakkıoğlu, Mümin

    Doğuya kutsallık atfederek bütün suç ve günahlardan Batı'yı sorumlu tutan, kendi eleştirisini Batı'nın yanlışları üzerinden yapanların karşısında, Mim Kara'nın, Doğuya Hüzün Turları'nda anarşik bir tutum takındığı ve savunmanın acziyetini tümüyle dışladığı görülür. Şair, sözünü eğip bükmeden söyleyen bir kaçak, anlattığı ise bir kaçışın öyküsüdür. Kaçış, kurtuluşun yegâne adresi Doğu'yadır. Ancak Doğuya Hüzün Turları'nda yönler bir mekâna değil bir duruma ve duruşa işaret eder. Doğu insanın aklını, aklının anlamını yitirdiği yerde başlar; mekân buna bir kolaylık sağladığı ölçüde doğudur. Buna koşut olarak Kara'nın kitabından iki karşıt denklem çıkarmak mümkündür: Doğu=hüzün=saf akıl ve Batı=Ø=verili akıl. Batı, bir kurgunun mamulü, Doğu ise tanrının yansımasıdır. Doğuya Hüzün Turları, kendi Doğu'sunda Batı'yı yaşayanlara, çağdaş yalanlardan sanal hakikatler çıkaranlara, aklını ve vicdanını terk edenlere uyarılarla doludur. Kara'ya göre bilmemek suçtur, hayata karşı dalgınlık ise ihanetten başka bir şey değildir. Bu yolculukta Doğu hep daha öteye çağıran sürekli bir tekâmülün adıdır

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2016
    Traces of oral culture and turkish motifs in the quilting tradition of trabzon

    Yıldırmış, Fatma

    The handicrafts, which have arisen as a result of n d’ ch ng ng n o aesthetic, have an important place in Turkish cultural history. Each handicraft has also entered into the working area of folklore in terms of living in oral culture with carrying Turkish culture code in the future. Quilting as a handicraft is performed in many cities of Anatolia and Trabzon is one of these cities. Trabzon has hosted many civilizations throughout history, thus it has enriched from the cultural side. In this study the quilting craft in Trabzon region has been focused on, and it is tried to determine the place of art in tradition and oral culture. Quilting craft and profession has maintained its vitality in Trabzon for many years; but today it has become one of the professions which have turned to disappear. The decrease in the usage of wool made quilts and leaving its place to the fabricated products, have reduced the demand for this profession. This situation has been highlighted from the fact that the quilt maker is unable to find apprentices to train. Quilting carries the extensions of Turkish culture when looked at from the materials used in the construction to its patterns, and it is remarkable in terms of the protection of the existence in manis, proverbs, anecdotes and riddles

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2016
    A polish officer's letters about turkey

    Nazir, Bayram

    Important relations were established between Ottoman Empire and the Hungarian and the Poland was in 1849 – 1851. Many Hungarians and Polish took refuge to Ottoman Empire during those years. There was an intensive diplomacy about those refugees between Ottoman Empire and Russia, Austria, England and France. The centre of that diplomacy was İstanbul. Letters of Polish Czaykowski who resided in Ottoman territories at that time give significant information about the matter of refugees and diplomatic progress. Czaykowski could easily negotiate with Ottoman statesmen. Also Czaykowski became a Muslim in 1849 and he was given a name Mehmed Sadık Paşa. Mehmed Sadık became a trustworthy diplomat in İstanbul. When Paşa was in İstanbul, he wrote many letters. Those letters include satisfactory information about relations between Ottoman Empire and Russia, Austria, England and France

  • MakaleYalnız künye2016
    Dijital Ortamlarda Toplumsal Katilim Anlayişi: Sosyal Eylem Platformlari Üzerine Bir İnceleme

    Kurt, Mustafa Cankut; Tıngöy, Özhan

    Bu çalışmada sosyal eylem platformları üzerinden yürütülen kampanyalara katılan bireylerin, toplumsal katılım düzeylerindeki değişim ve bu değişimin bireyler üzerindeki etkileri anlaşılmaya çalışılmıştır. Çalışmanın evreni, sosyal eylem platformlarına ilişkin çeşitli deneyimleri olan bireyler, örneklemi ise bu evrenden olasılıklı olmayan örnekleme yöntemlerinden amaca yönelik örnekleme metodu ile seçilen katılımcılar olarak belirlenmiştir. Nitel veri toplama tekniği ile ele alınan çalışmada, yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu ve Likert tipi tutum ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın temel bulguları katılımcıların, sosyal eylem platformları üzerinden toplumsal katılım aktivitelerine dâhil olmak konusunda temel noktalar açısından benzer bakış açısına sahip oldukları üzerinedir. Ancak alt temalar açısından katılımcıdan katılımcıya değişkenlik gösteren görüşler bulunmaktadır

  • MakaleYalnız künye2016
    Sığınmacılar hakkındaki ön kabulleri belirleyen etmenler üzerine eleştirel bir değerlendirme

    Yeşilçayır, Celal

    Günümüzün en önemli sorunlarından biri olarak kabul edilen sığınmacılık sorunsalına yönelik felsefi tartışmalar özellikle Avrupa ve Amerika'da yaygınlaşmaktadır. Etik, hukuk, siyaset ve epistemoloji gibi felsefe alanlarında şekillenen bu tartışmalarda genellikle sorunların temellerine inilerek analiz yapmak yeğlenmektedir. Son yıllarda ülkemize gelen sığınmacı sayısının artması nedeniyle bu konunun daha fazla tartışıldığı dikkat çekmektedir. Bu makale sığınmacılar konusunda insan zihnine yerleşmiş ön kabulleri belirleyen faktörleri sorgulamayı amaçlamaktadır. Bu amaca yönelik öncelikle siyaset felsefesi bağlamında sığınmacıların önündeki temel engellerden biri olarak kabul edilen ulusalcılık ve ulusal sınırlar meselesi ele alınmaktadır. İkinci adımda ise, çoğu siyasi iradenin ve toplumun teoride eşit insanlık anlayışını savunmasına rağmen, uygulamada sığınmacılara yönelik ötekileştirici bir tavır takınması tartışılmaktadır. Bu iki temel konu tartışıldıktan sonra sığınmacılık sorunsalına çözüm önerileri ahlak ve hukuk çerçevesinde analiz edilmektedir. Siyasi otoritelerin başka ülkelerden gelenlere karşı oluşturdukları yasakların hukuki çerçevede gerekçelendirilmesi nedeniyle, sığınmacılar için oluşması gereken ahlaki sorumluluk makalenin temel argümanı olarak belirmektedir. Söz konusu sorunsalın temellerine inerek sorgulamak ve çözüme yönelik öneriler sunmak, aynı zamanda mevcut bilgi kirliliğini aşmak için de gerekmektedir

    AtıfTR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2016
    Türkiye"de Tekstil Sektörünün Üretim Potansiyeli ve Devlet Teşviklerinin Etkinliğinin Analizi (2001-2015)

    Şahin, Muhammet; Önder, Kübra

    Dünyanın en eski sanayi dallarından biri olan tekstil sektörü gerek ihracat gerek katma değer ve gerekse üretim süreci bakımından gelişmekte olan ülkelerin ekonomik kalkınmasında öncü sektör olmuştur. Sürekli değişen küresel piyasa koşullarında faaliyet gösteren sektör iç ve dış gelişmelerden çok çabuk etkilenmektedir. Küresel ekonomik yaşamın getirdiği rekabet ortamında ülkeler ekonomi politikası araçlarından biri olan teşvik ve sübvansiyon politikaları uygulamaktadır. Bu doğrultuda çalışmanın amacı tekstil sektörüne uygulanan teşvik politikalarının etkinliğini 2001-2015 dönemlerine ait üçer aylık veriler kullanarak incelemektir. Hata Düzeltme Modeli (VEC) sonucu elde edilen ampirik bulgular incelendiğinde, tekstil sektörüne yönelik uygulanan teşvik politikalarının ekonomik beklentiler ile uyumlu olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2016
    The Effect of National Culture On Corporate Social Responsibility Applications: Research on the Developed and Developing Countries

    Nas, Tülay İlhan; Koparan, Emrah; Okan, Tarhan

    The Effect of National Culture On Corporate Social Responsibility Applications: A Research on the Developed and Developing CountriesThe aim of this study is to examine to explain the effects of national culture on corporate social responsibility (CSR) applications by comparing and contrasting the social responsibility practices of developing and developed countries. In this context, this study tested the effects of national culture on corporate social responsibility (CSR) applications by means of corporates. Within the scope of the study a dataset which belonged to 1306 corporates was generated by taking the information on corporate social responsibility (CSR) applications of the biggest 50 corporates of 36 countries into consideration. The study was based on cultural theory. With reference to this point of view, in the analyses, the effect of values and practices on CSR applications was examined separetly. The findings of analyses revealed that national culture variables have an effect on various aspects such as institutional collectivism, assertiveness, performance orientation and this effect varied by values and practices aspects of national culture and accordingly, it was found out that the relations arised differently in developing and developed countries.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2016
    Mutabakat, Tazammun ve İltizam Delâletlerinin Kökeni ve Fıkıh Usûlüne Girişi

    Yilmaz, Fetullah

    Bu makalenin konusu mutabakat, tazammun ve iltizam delâletleridir. Delâleti bu şekilde üç kısma ayıran İbn Sina'dır. Tanım konusuyla ilgili olarak ortaya konan bu kavramlardan biri olan mutabakat, lafzın vaz' edildiği manânın tamamına birebir delâletini ifade ederken; tazammun, lafzın vaz' edildiği anlamın bir parçasına karşılık gelir. İltizam ise lafzın anlamının dışında fakat onunla ilişkili bir manâya delâletidir. Bunların usûl-i fıkha girişi yine tanım bağlamında Gazâlî'nin el-Mustasfâ'da yazdığı mantık mukaddimesiyle olmuştur. Gazâlî mantıktaki tanım ilkelerinin şer'î terimlerin tarifinde kullanılması gerektiğini düşündüğünden dolayı tanım nazariyesinin bir parçası olan bu delâletlere yer vermiştir. Râzî, bu kavramları lafızların delâletine uyarlamakla konuya farklı bir boyut kazandırmıştır. Râzî, mantukun kapsamında yer alan emir, nehy, zâhir, nas ve mücmel gibi konuların tamamını mutabikî delâlet çerçevesinde ele almış; mefhumun delâleti kapsamındaki iktiza, mefhum-ı muvafakat, mefhum-ı muhalefet gibi delâlet türlerini iltizamî delâlet bağlamında değerlendirmiştir. Tazammunî delâlete ise lafızlar bağlamında yer vermemiştir. Biz bu makalede konuyu üç müellif bağlamında fıkıh usûlü açısından ele alacağız.

    AtıfTR Dizin5
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2016
    Does ICT Penetration Enhance Tax Revenue?: Panel Evidence

    Koyuncu, Cüneyt; Ünver, Mustafa; Yilmaz, Rasim

    In this study, we explore the impact of ICT penetration on tax revenue. We test the hypothesis that ICT penetration contributes to increase in tax revenue by examining an unbalanced panel data set including the period 1990 to 2013 and using four ICT penetration indicators and three tax revenue indicators. Our largest sample includes 157 countries. We identified highly statistically significant positive correlation between ICT penetration and tax revenue by using univariate and multivariate time effect models. This finding is statistically significant and valid for four ICT penetration indicators and three tax revenue indicators. Our results suggest that ICT penetration increases tax revenue across countries between 1990 and 2013, controlling for other factors that may contribute to increase in tax revenue.

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2016
    Orman amenajman planlarıyla kadastro bilgilerinin birlikte değerlendirilmesi: Ağva ve Beykoz Örneği

    Çakir, Günay; Guler, Alptug; Zengin, Hayati; Değermenci, Ahmet Salih

    Kentsel ve kırsal alanda arazi hukunun en önemli amaçlarından birisi arazilere ait mülkiyet ve sınırlarının doğru belirlenmesidir. Yerleşim alanlarına sınır teşkil eden ormanların kadastro haritalarının hazırlanmasındaki bazı problemler; genel arazi kadastrosu, orman kadastrosu ve orman amenajman ekipleri tarafından yapılan çalışmaların tutarsızlıklarından kaynaklanır. Bu çalışmada iki farklı özelliğe sahip (Ağva ve Beykoz) bölgede orman amenajman planlaması ve kadastral durumlar arasında oluşan çelişkileri belirlemek amaçlanmıştır. İstanbul İli Ağva ve Beykoz ilçelerinde gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda genel arazi kadastrosu, orman kadastrosu ve orman amenajman planı verileri karşılaştırılmıştır. Beykoz ve Ağva Orman İşletme Üniteleri, sosyal (nüfus, kent ve kırsal) ve arazi kullanımı yönünden farklı özelliklere sahip alanlardır. Arazi çalışmaları ve altlık haritalardan sağlanan verilerin analizleri Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) yazılımıyla sağlanmıştır. Ağva Orman İşletme Ünitesinde köylerden kente göç olmuştur. Bu nedenle 6831 Sayılı Orman Kanunu'nun 2B maddesine göre Ağva'daki köylere ait bazı parseller eylemli orman arazisi olarak ayrılmıştır. Beykoz'da sosyal özellikler sonucunda ormanların tahribi ise fazla olduğu görülmüştür. Çalışmada farklı kadastral verilerin eşzamanlı değerlendirilmesi ve CBS ortamında uygulanan konumsal analizlerle uyumsuzluklar giderilmiştir. Sonuç olarak, kadastral (mülkiyet) durumunun belirlenmesinde genel ve orman kadastro ekiplerinin birlikte çalışması, mülkiyete konu olan problemleri büyük ölçüde azaltmış ve orman amenajman planları için sağlam altlıklar oluşturmuştur.

  • MakaleYalnız künye2016
    Hofstede'nin "belirsizlikten kaçınma" kültürel boyutu bağlamında türkiye'de yürütülen çözüm süreciyle ilgili 7 haziran 2015 milletvekili genel secimi öncesi bir araştırma

    Güllüpunar, Hasan; Gümüşok, Seyfullah

    Bireyin tutum ve davranışları içinde bulunduğu koşullara bağlı olarak farklılık göstermektedir. Sebep ve sonuçları bakımından belirgin bir ortamda, bireyin tutum ve davranışlarının rasyonel yönü ağır basmaktadır. Dolayısıyla olumlayan bir bakış, bireyin tutum ve davranışlarına egemen olmaktadır. Ancak sebep ve sonuçları bakımından belirsizliğin arttığı durumda, belirsizlikten kaçınabilmek için bireyin tutum ve davranışlarındaki radikal eğilim artmaktadır. Bu durum toplumsal bir sorunun çözümünde tarafların birbirinden uzaklaşmasına neden olmaktadır. Bu çalışma Cumhuriyetin kuruluşundan bugüne Türkiye'deki en önemli sorunlardan biri olan Kürt sorununun çözümü için başlatılan ,çözüm süreci' ile ilgili oluşan algı türlerini ve bu algı türlerinin ,çözüm süreci'nin geleceğine olan etkilerini ele almaktadır. Bu amaçla çözüm süreci ile ilgili farklı yaklaşımların egemen olduğu Gümüşhane ve Şırnak'ta bir araştırma yapılmıştır. Araştırmada basit tesadüfi örneklem yöntemi ile Şırnak'ta 300, Gümüşhane'de 250 kişi ile yüz-yüze görüşülmüştür. Çözüm süreci ile ilgili beş algı türünün ortaya konduğu çalışmada, çözüm süreci hakkında olumlayıcı bir bakışa sahip olanların çözüm sürecinin devamından yana olduğu, bu konuda daha ileri adımların atılması gerektiği görüşüne sahip oldukları sonucuna varılmıştır. Buna karşın çözüm süreci ile ilgili endişe ya da olumsuz bir algıya sahip olanların ise, Kürt sorununun çözümü için daha sert ve katı eylemleri önerdikleri görülmüştür. Dolayısıyla belirsizliğin hakim olduğu algı türlerinde çözüm süreci ile ilgili tutumlarda daha radikal bir eğilim gözlenmiştir.

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2016
    Trabzon’da fransız varlığının ilk dönemleri:pierre jarôme dupré’nin trabzon konsolosluğu

    Yilmaz, Ozgur

    1803'te ticari bir komiser olarak Trabzon'a gelen Pierre Jarôme Dupré 1820'deki ölümüne kadar Trabzon'da ikamet etti. Dupré'nin en önemli görevi konsolosluk bölgesinde Fransız ticaretini geliştirmek, korumak, bölgedeki ticaret ve endüstriye dair gözlemler yapacak ve bunlardan Fransız çıkarları açısından istifade etmeye çalışmaktı. Bunun yanında Dupré, Rusya'nın politikalarını gözleyecek Karadeniz'in kuzeydoğusu, Gürcistan, Erzurum, Kars ve İran'daki gelişmeleri takip edecekti. Dupré Trabzon'da ikamet ettiği on yedi senede Fransızların ticari beklentilerini yerine getiremese de içinde bulunduğu kargaşa ortamında Fransız hariciyesinin bölgedeki bilgi kaynağı olarak Trabzon ve çevresindeki iç çatışmalar ve Osmanlı-Rus Savaşı ve diğer önemli hadiseler hakkında önemli raporlar hazırladı. Bu çalışma Dupré'nin yazışmalarından hareketle konsolosun Trabzon'daki durumuna ve faaliyetlerine ışık tutmayı amaçlamaktadır

    AtıfTR Dizin8
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2016
    “Lâ darara ve lâ dırâra” küllî kâidesi çerçevesinde islâm’da çevre hukuku ( )

    Ellek, Hasan

    Kur'ân, çevrede bulunan kaynakların insana emanet olarak verildiğini ve bu emaneti israf etmeden dengeli bir şekilde kullanması gerektiğini; aksi takdirde hem insana hem de diğer varlıklara birçok zararlı etkisinin olacağını bildirmiştir. Hz. Peygamber de insanın çevresindeki varlıklara karşı nasıl bir tutum içerinde bulunması gerektiği hususunda önemli mesajlar vermiştir.İslâm hukukunda "zarar ve mukabele-i bi'z-zarar yoktur" küllî kaidesine göre insan, bir başkasına zarar verecek bir davranış içerisine giremez, zarara zararla karşılık veremez. Bu sebeple İslâm hukukunda çevredeki kaynaklara zarar verecek her türlü eylem yasaklanmıştır

  • MakaleYalnız künye2016
    Usege of Essential Fatty Acids in Broiler Feeds Area

    Tekce, Emre; Gül, Mehmet

    Antibiotics were used in animal feeding in order to keep under control the broiler growth factor and pathogen microorganisms in gastrointestinal system. However, alternative products that can show the same effect have been sought after the prohibition of antibiotics in 2006. As one of such primary alternative products, people started to use herbal extracts which do not have any side effect on human health, leave no residue on animal products and are preferred to prevent bacteria from developing resistance to antibiotics. This review focuses on general characteristics of herbal extracts and their areas of use in broiler feeding

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2016
    Mescitli (Torul/Gümüşhane) ve Çevresindeki Eosen Yaşlı Volkanik Kayaçların Petrografik, Jeokimyasal ve Petrolojik Özellikleri

    Kaygusuz, Abdullah; Şahin, Kübra

    Doğu Pontid'lerin Güney Zonunda Mescitli (Torul/Gümüşhane) ve çevresinde yüzeylenen Eosen yaşlı volkanik kayaçlar mineralojik, petrografik ve jeokimyasal olarak incelenmiştir. Mescitli volkanitleri bazaltik andezit, bazaltik traki andezit, traki andezit, andezit, dasit ve riyolit bileşiminde olup, başlıca plajiyoklas, alkali feldispat, kuvars, hornblend, ojit ve biyotit minerallerinden oluşurlar. Volkanitler kalk-alkali karakterli olup, orta-yüksek K içeriğine sahiptirler. Büyük iyon yarıçaplı litofil elementler ve hafif nadir toprak elementlerce zenginleşmiş, yüksek çekim alanlı elementler bakımından tüketilmişlerdir. Kondrite normalize edilmiş nadir toprak element dağılımları, düşük-orta derecede zenginleşmeyle konkav şekilli olup (LaN/LuN=514), volkanitleri oluşturan kayaçların benzer kaynaktan itibaren oluştuklarını gösterirler. Volkanitlerin gelişiminde başlıca ayrımlaşma, daha az oranda da özümleme ± magma karışımı rol oynamıştır. Tüm bu veriler, volkanitlerin köken magmasının muhtemelen daha önce yitimle ilişkili olaylardan türeyen sıvıların metazomatizması yoluyla zenginleşmiş, yarı kıtasal litosferik manto kaynağı olabileceğini gösterir

    AtıfTR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2016
    İş Güvenliğinde Bulanık Promethee Yöntemiyle Hata Türleri ve Etkilerinin Analizi: Bir İnşaat Firmasında Uygulama

    Yerlikaya, Mehmet Akif; Efe, Ömer Faruk; Efe, Burak

    Hata türleri ve etkileri analizi (HTEA) imalat ve hizmet sistemlerindeki potansiyel hataları elimine etmek, tanımlamak için yaygın olarak kullanılan bir risk değerlendirme yöntemidir. Geleneksel HTEA'da olasılık (O), şiddet (S) ve saptanabilirlik (D) gibi risk faktörleri skorlarının çarpımıyla elde edilen risk öncelik puanı kullanılarak hata türlerinin risk öncelikleri belirlenir. Ancak, kesin değerlerin kullanıldığı risk öncelik puanı yönteminde bazı eksiklikler olduğu için eleştirilmiştir. Bu çalışmada; O,S ve D risk faktörlerine ait ağırlıkları değerlendirmek için üçgensel bulanık sayılarla ifade edilen dilsel değişkenler kullanılmıştır. En ciddi hata türlerinin seçiminde, önceden teşhis edilen hata türlerinin risk önceliklerini belirlemek için bulanık B-PROMETHEE yöntemi önerilmiştir. Önerilen yöntemin bulanık ortamda uygulamasını göstermek için örnek bir çalışma sunulmuştur

    AtıfTR Dizin7
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2016
    Gladiolus italicus Miller Bitkisinin Uçucu Yağının Kimyasal Bileşimi ve Biyoaktif Özellikleri

    İlter, Şeyda Merve; Baltaci, Cemalettin; Üçüncü, Osman

    Gladiolus italicus Miller (Iridaceae) bitkisinin uçucu yağı GC-FID/MS teknikleriyle analiz edilmiştir. G. italicus uçucu yağında %88.75'lik kısmı oluşturan toplam 34 bileşiğin yapısı aydınlatılmıştır. Palmitik asit (%35.84) ve etil linoleat (%11.62) G. italicus'un uçucu yağının ana bileşenleridir. Bitkiden elde edilen uçucu yağın antimikrobiyal aktivitesi on iki adet gram negatif ve gram pozitif patojen bakteri ve beş mantara karşı araştırılmıştır Uçucu yağın orta derecede antibakteriyal aktivite gösterdiği belirlenirken, antifungal aktiviteye sahip olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca G. italicus'un toplam fenolik miktarı 437.3 GGA/L olarak belirlenmiştir

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele