Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Alt birimler

Araştırmacılar(29)

Birim yayınları

308 →
  • MakaleYalnız künye2026
    Building Resilience in Global Tourism: A Theoretical and Empirical Analysis of Indicators for Sustainable Development

    Erol, Ismail; Dogru, Tarik; Oztel, Ahmet; Bilgihan, Anil; Peker, Iskender; Neuhofer, Irem Onder

    The primary perspective of this study is the global tourism industry (GTI) as an interconnected supply chain network, encompassing both tourism firms (e.g., hotels, airlines, and operators) and destinations (e.g., local communities and ecosystems). This industry-level focus allows for analyzing resilience indicators that bridge firm-specific capabilities with destination-wide vulnerabilities, rather than isolating one over the other. Using a mixed-method approach, this research conceptualizes resilience through various management theories. First, it identifies critical resilience indicators across institutional, societal, economic, and ecological dimensions. Second, these indicators are analyzed with a novel Spherical Fuzzy Interpretive Structural Modeling and Cross-Impact Matrix Multiplication Applied to Classification framework, utilizing expert opinions to uncover complex interdependencies among indicators. The findings of this study highlight that effective government policies, robust incentive mechanisms, advanced digital infrastructure, dynamic capabilities, and ecologically sustainable tourism practices are key drivers of resilience. However, socioeconomic impacts, tourist satisfaction, and price competitiveness emerge as highly dependent outcomes influenced by these drivers. This study also introduces the Adaptive Global-Local Interaction Theory, a new framework that integrates global influences with local realities to enhance tourism resilience. By offering a comprehensive framework and practical guidelines, this research equips policymakers and stakeholders with actionable strategies to bolster the industry's capacity to anticipate, adapt to, and recover from crises, promoting sustainable development amidst volatile global conditions.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
  • MakaleYalnız künye2026
    Agricultural value-added, fertilizer and pesticide use, and environmental load capacity: evidence from BRICS-T countries

    Akyol, Mehmet; Zuhal, Mustafa; Mete, Emrullah; Lorente, Daniel Balsalobre; Barut, Abdulkadir

    The agricultural sector plays a vital role in ensuring food security and supporting sustainable economic growth. However, climate change and global warming pose significant challenges to the long-term viability of agricultural production, underscoring the need for sustainable agricultural practices. Adopting clean technologies and environmentally responsible policies is essential for balancing economic and agricultural sustainability while minimizing ecological harm. Supportive and protective agricultural inputs are widely used to enhance productivity, yet excessive, unregulated use can lead to environmental degradation. This deterioration negatively impacts ecosystems, reducing biodiversity and straining natural resources. The Load Capacity Factor (LCF) serves as a critical metric for assessing the environmental footprint of agricultural activities. This paper investigates the effects of agricultural value-added, pesticide use, and fertilizer application on LCF in BRICS-T countries. The findings indicate that these variables exhibit long-term cointegration, with varying short- and long-term impacts. To ensure the sustainability of agricultural production while safeguarding ecosystems, it is essential to integrate clean technologies, precision farming, and regenerative agricultural practices into policy frameworks. Sustainable agricultural systems and environmentally conscious policies are fundamental to securing resilient food production and long-term economic stability.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
    • SDG 13 · İklim Eylemi
  • MakaleYayıncıda açık erişim2026
    Brand Dilution's Implications for Purchase Intention Through Brand Equity12

    Köroglu, Ali; Yildiz, Salih

    Brand dilution, which refers to new brand's damage to well-known brand's reputation and distinctive character by entering the market, is an understudied topic in marketing. Furthermore, there are very few studies comparing the effects of different levels of blurring and tarnishing. This study aims to fill this gap by examining the indirect impact of brand dilution on purchase intention through brand equity and by comparing the effects of blurring and tarnishing. For this purpose, a survey was conducted with 960 university students selected using a convenience sampling method. The conditional process model (Model 8) developed by Hayes (2018) was used in the research. The research results indicate a negative impact of brand dilution on brand equity dimensions and purchase intention. Additionally, brand awareness/association and brand loyalty play a mediating role in the relationship between brand dilution and purchase intention. Familiarity with the product category plays a moderating role in the relationship between brand dilution and brand awareness/association, brand loyalty, and purchase intention. As participants' familiarity with the product category increases, the influence of brand dilution on brand loyalty and purchase intention increases, while its influence on brand awareness/association decreases.

  • Yüksek Lisans TeziYalnız künye2026
    Küresel inovasyon endeksi çerçevesinde E7 ülkelerinin performans analizi

    Ghislaine Issaka Zenaba

    Bu çalışmanın amacı, Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO) tarafından yayımlanan Küresel İnovasyon Endeksi (KİE) çerçevesinde E7 ülkelerinin (Çin, Hindistan, Brezilya, Rusya, Meksika, Endonezya ve Türkiye) inovasyon performanslarını karşılaştırmalı olarak değerlendirmektir. Bu doğrultuda, söz konusu ülkelerin inovasyon performanslarının değerlendirilmesi ve küresel rekabet ortamındaki gelişme potansiyellerinin ortaya konulması hedeflenmiştir. Çalışmada, 2011-2023 dönemine ait veriler kullanılarak E7 ülkelerinin inovasyon performansları betimsel ve karşılaştırmalı analiz yöntemiyle değerlendirilmiştir. Bulgular, E7 ülkelerinin inovasyon performanslarının incelenen dönem boyunca farklı eğilimler gösterdiğini ve ülkeler arasında belirgin performans farklılıkları bulunduğunu ortaya koymaktadır. Özellikle Çin’in KİE performansı bakımından diğer E7 ülkelerinden belirgin biçimde ayrıldığı görülmektedir. Bununla birlikte, E7 ülkeleri arasında KİE performansı bakımından önemli farklılıkların devam ettiği dikkat çekmektedir. Bu durum, ülkelerin inovasyon kapasitelerinin ve inovasyon sistemlerinin farklı düzeylerde geliştiğini göstermektedir. Sonuç olarak bu çalışma, E7 ülkelerinin inovasyon performanslarının karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesine katkı sunmakta ve inovasyon politikalarının geliştirilmesine yönelik politika önerileri sunmaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    SAĞLIK HARCAMALARININ İKTİSADİ ANALİZİ: TÜRKİYE VE AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİ KARŞILAŞTIRILMASI

    Metin Sarkı

    Bu çalışmada, sağlık harcamalarının iktisadi boyutu Türkiye ve Avrupa Birliği (AB) ülkeleri örnekleminde karşılaştırmalı olarak ele alınmıştır. Araştırmanın temel amacı, söz konusu ülkelerde sağlık harcamalarının ekonomik göstergelerle ilişkisini inceleyerek bu harcamaların düzeyi, yapısı ve iktisadi anlamına ilişkin bir değerlendirme sunmaktır. Türkiye ve AB ülkeleri arasındaki karşılaştırma, sağlık harcamalarının iktisadi görünümünü ortaya koymaya yönelik bir çerçeve olarak kullanılmıştır. Çalışma kapsamında, Türkiye için 2011–2024 dönemine ait istatistikler ve raporlar ile AB ülkelerine ilişkin karşılaştırılabilir göstergelerden yararlanılmıştır. Araştırma, betimleyici istatistikler ve mevcut veriler üzerinden yapılan karşılaştırmalı değerlendirmelere dayanmaktadır. Sağlık harcamaları; kişi başına sağlık harcamaları, sağlık harcamalarının GSYH içindeki payı, kamu ve özel sektör harcama yapısı ile demografik ve ekonomik değişkenler çerçevesinde ele alınmıştır. Ayrıca seçilmiş göstergeler aracılığıyla sağlık harcamalarının iktisadi etkinliğine ilişkin genel bir değerlendirme yapılmıştır. Elde edilen bulgular, Türkiye’de sağlık harcamalarının hem nominal hem de kişi başına düzeyde artış eğilimi gösterdiğini ortaya koymaktadır. Buna karşın, sağlık harcamalarının GSYH içindeki payının sınırlı bir aralıkta seyrettiği ve AB ülkeleri ortalamasının altında kaldığı gözlemlenmiştir. AB ülkelerinde sağlık harcamalarının ağırlıklı olarak kamu kaynaklarıyla finanse edildiği, Türkiye’de ise kamu ve özel sektör harcamalarının zaman içerisinde farklılaşan bir yapı sergilediği görülmektedir. Ayrıca ebe, hemşire ve hekim sayıları bakımından da ülkeler arasında farklılıklar dikkat çekmektedir. Demografik faktörler, özellikle yaşlı nüfus oranındaki artış, sağlık harcamalarının önemli belirleyicileri arasında öne çıkmaktadır. Sonuç olarak çalışma, sağlık harcamalarının Türkiye ve AB ülkelerinde ekonomik yapı, demografik dinamikler ve finansman modeli ile yakından ilişkili olduğunu ortaya koymakta; Türkiye’de sağlık harcamalarının iktisadi sürdürülebilirlik ve etkinlik açısından geliştirilmesine yönelik politika alanlarına işaret etmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    Yenilenebilir enerji kullanımının ekonomik ve çevresel sürdürülebilirlik üzerindeki etkileri: Panel veri analizi

    Yeliz Gür

    Bu çalışma yenilenebilir enerji kullanımının ekonomik ve çevresel sürdürülebilirlik üzerindeki etkilerini G8 ülke grubu kapsamında incelemeyi amaçlamaktadır. Artan küresel enerji talebi ve fosil yakıtlara dayalı üretim yapısının yol açtığı çevresel ve ekonomik maliyetler, yenilenebilir enerji kaynaklarını sürdürülebilir kalkınma açısından kritik bir alternatif haline getirmiştir. Bu doğrultuda çalışmada, yenilenebilir enerji kullanımının hem çevresel sürdürülebilirlik hem de ekonomik sürdürülebilirlik üzerindeki etkileri bütüncül bir çerçevede analiz edilmiştir. Araştırmada 2000-2023 dönemini kapsayan G8 ülkelerine ait veriler kullanılmış ve analizler panel veri yöntemleri ile gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda biri çevresel sürdürülebilirlik, diğeri ekonomik sürdürülebilirlik olmak üzere iki ayrı model kurulmuştur. Modellerde yenilenebilir enerji kullanımının; ekonomik büyüme ve dışa bağımlılık gibi ekonomik göstergeler ile sera gazı emisyonları ve çevre kirliliği üzerindeki etkileri incelenmiştir. Elde edilen bulgular, yenilenebilir enerji kullanımının çevre kirliliğini azaltıcı yönde anlamlı etkiler yarattığını ve aynı zamanda ekonomik büyümeyi desteklediğini ortaya koymaktadır. Bu sonuçlar, yenilenebilir enerji yatırımlarının çevresel sürdürülebilirliğin sağlanmasının yanı sıra ekonomik performansı da artıran önemli bir unsur olduğunu göstermektedir. Bu çerçevede, politika yapıcıların yenilenebilir enerji yatırımlarını teşvik eden, enerji dönüşümünü hızlandıran ve fosil yakıtlara bağımlılığı azaltan stratejilere öncelik vermesi önerilmektedir.

  • MakaleYalnız künye2026
    Green Economy Practices in Selected Cities of the European Union: The Cases of Amsterdam, Freiburg, Copenhagen and Ljubljana

    Seyhan, Burak

    This study comparatively analyzes green economy practices in four leading EU member states: Amsterdam, Copenhagen, Freiburg, and Ljubljana. Urban green transition strategies through multi-level governance, policy instruments, citizen participation, circular economy practices, and sustainable infrastructure development. A qualitative multiple case study design was adopted for the analysis based on secondary data from municipal strategy documents, EU policy frameworks, academic literature, and reports by international organizations. The cities were selected using purposive sampling based on the following criteria: (i) EU membership; (ii) long-term green economy strategies; (iii) international recognition such as European Green Capital; and (iv) academic and institutional data availability. Data analysis was carried out by means of qualitative content analysis using a category-based coding framework. NVivo 14 was used for coding and thematic structuring. Key analytical categories included policy domains (e.g., energy, mobility, waste, green infrastructure), governance models (e.g., participatory, public-private), policy instruments (e.g., incentives regulatory tools), and performance metrics (e.g., emissions reductions waste diversion rates). Results indicated that the city has developed a distinct mix of green policies determined by its institutional capacity local resources and social context. For example: Amsterdam emphasizes circular economy and smart mobility; Copenhagen integrated infrastructure in line with carbon neutrality targets; Freiburg governance model centered on civic engagement; Ljubljana success in waste management plus planning for green spaces. SWOT analyses revealed the strengths and weaknesses of each city in terms of their green economy policies. The study underlines the importance of multi-layered and participatory governance frameworks, temporally and contextually sensitive policy instruments, as well as data-driven monitoring systems to align local green economy initiatives with broader EU strategies such as the European Green Deal or Sustainable Development Goals. Results provide both conceptual and practical contributions toward an ever-growing literature about sustainable urban policy plus governance within a European context.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    • SDG 13 · İklim Eylemi
  • MakaleAçık Erişim2026
    Social Protection and the Function of the Loss-Damage Fund in Climate-induced Migration

    Beken, Hıkmet Gülçın

    Today, the accelerated effects of climate change on people's life and ways of livelihood are becoming more and more important. People may use migration as a coping strategy if environmental shocks continue. Resilience to climate change is increased when social protection measures like cash transfers, public works, and economic inclusion are integrated with climate adaptation. Key international agreements also acknowledge social protection as a useful instrument for alleviating poverty and vulnerability brought on by climate change. Loss and damage through climate justice highlights how industrialized nations have historically contributed to the global ecological crisis. On a worldwide level, however, inadequate funding for loss and damage continues to be a major cause of problems. Reducing migration related to climate change can be achieved through increasing adaptive capacity, diversifying local livelihoods, creating social safety networks, and using loss and damage mechanisms. This study examines the combined effects of economic development, social policy, and climate finance on reducing migration related to climate change. It emphasizes on the role of social protection systems and the loss and damage fund among these mechanisms.

    • SDG 1 · Yoksulluğa Son
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    • SDG 13 · İklim Eylemi
  • MakaleAçık Erişim2026
    The Impact of Financial Sector Employees’ Emotional Intelligence Levels on Their Fear of Missing Out

    Cıranoğlu, Mehmet; Cakir, Mehmet Ali

    Purpose: The purpose of this study is to examine the relationship between the emotional intelligence levels of finance sector employees and their fear of missing out. Design/Methodology: Data were collected from 397 employees working in the finance sector in Turkey through an online survey using snowball sampling. The data were analyzed using structural equation modeling (SEM) with SPSS and AMOS. Findings: The analysis results indicated a significant and positive relationship between the emotional intelligence levels of finance sector employees and their fear of missing out (β = 0.72; z = 6.063; p < 0.01). This result suggests that as employees’ emotional intelligence levels increase, their levels of fear of missing out also increase. Limitations: Although many sectors have finance departments and, consequently, finance employees, the fact that the sample consisted solely of employees working in the finance sector (banking and auditing) can be considered a limitation of the study. Originality/Value: The financial sector, characterized by intense competition, rapid information flow, and high levels of stress, challenges employees’ psychological resilience as well as their professional capabilities. This study aims to contribute to the literature by addressing an important gap and providing guidance for practices that may support the psychological well-being of employees in the financial sector.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2026
    Mavi ekonomi için borç-doğa takasları: yenilikçi finansal mekanizmalar

    Beken, Hıkmet Gülçın

    Çevresel sürdürülebilirliğin sağlanması ve sosyo-ekonomik kalkınmanın gerçekleştirilmesinde küresel ölçekte mavi ekonomi yaklaşımı önem kazanmaktadır. Okyanus kaynaklı ekonomik faaliyetlerin ya da okyanus üzerinde etkili sektörlerin çevresel-sosyal-ekonomik sürdürülebilirliğinin sağlanması günümüzde küresel ısınma, iklim değişikliği, atık yönetimi, kullanılan enerji kaynakları gibi pek çok faktörden etkilenmektedir. Bu bağlamda, mavi ekonomi çerçevesinde mavi finansman ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri arasındaki ilişkinin de incelenmesi gerekmektedir. Son yıllarda, mavi ekonominin sürdürülebilirliğini destekleyecek yenilikçi finansal mekanizmaların geliştirildiği görülmektedir. Ancak, yönetişim, kurumsal yapı ve borç yönetimine ilişkin sorunlar güç ilişkileri ve borç bağımlılığı üzerinden bu mekanizmaların etkinliğini sınırlayabilmektedir. Çalışma, mavi tahviller ve borç-doğa takası mekanizmalarını parçalı ve betimleyici şekilde ele alan literatürden farklı olarak bütüncül bir çerçeve içerisinde bu yenilikçi mekanizmaların borç sürdürülebilirliği ve yönetişim üzerindeki etkilerini politik ekonomik bakış açısıyla incelemektedir. Çalışma sonucunda, mavi finansman araçlarının sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin desteklenmesine ve deniz ekosistemlerinin korunmasına katkı sağlayabileceği ancak bu araçların etkinliğinin ülkenin kurumsal yapısı, yönetişim ve etkin borç yönetimi mekanizmalarına bağlı olduğuna ulaşılmıştır.

Tam Kayıt
AlanDeğerDil
dc.date.accessioned2026-10-22T08:47:33.878588625Z
dc.date.available2026-10-22T08:47:33.878588625Z
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/gumushane/10027
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.titleİktisat Bölümütr
dc.titleDepartment of Economicsen
dspace.entity.typeOrgUnit
organization.identifier.codegumushane-iktisadi-ve-idari-bilimler-iktisat
organization.unitTypedepartment
rdl.unit.alias\biktisat bolumu\b
rdl.unit.alias\becon(omics)?\b
rdl.unit.alias\bdep\w* (of )?econ(omics)?\b
rdl.unit.alias\beconomics dep