Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Uzun, Sevda(34)
- Tuncer, Metin(11)
- Merdan, Mehmet(10)
- Emirza, Elif Güzide(9)
- Yilmaz, Coskun(9)
- Baltaci, Cemalettin(8)
- Baltacı, Cemalettin(8)
- Tuncer, Gülsüm Zekiye(8)
- Türkkan, Tuğba(8)
- Dinç, Artum(7)
- Araz, Onur(6)
- Bekar, Fevziye(6)
- Cakir, Mehmet Ali(6)
- Ceylan, Levent(6)
- Duran, Celal(6)
- Koçak, Tevfik(6)
- Ozdes, Duygu(6)
- Soydaş, Şafak Sönmez(6)
- Akmeşe, Osman(5)
- Akyol, Hikmet(5)
- Bayrak, Nurten Gülsüm(5)
- Bayrakdaroglu, Serdar(5)
- Bülbül, Kenan(5)
- Ceylan, Halil Ibrahim(5)
- Gücer, Mehmet Ali(5)
- Karimullah, Suud Sarim(5)
- Kavuran, Korhan(5)
- Kaygusuz, Abdullah(5)
- Kulakaç, Nurşen(5)
- Kurnaz, Muammer(5)
- Saydam Eker, Çiğdem(5)
- Turk, Veysel(5)
- Öztürk, Serkan(5)
- (Alieva), Vildane Özkan(4)
- Abada, A.(4)
- Abbrescia, M.(4)
- Abdolmaleki, H.(4)
- Abidi, S. H.(4)
- Abramov, A.(4)
- Adam, C.(4)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2025The Effect Of Poetry Therapy On Hopelessness, Loneliness And Depression in Hemodialysis Patients: A Quasi-Experimental Study
Çakmak, Seher; Uzun, Sevda; Baygın, Şevval
The aim of this study was to examine the effect of poetry therapy on hopelessness, loneliness and depression in haemodialysis patients. The study, which was conducted in a quasi-experimental design, included 22 chronic renal failure patients receiving haemodialysis treatment. 11 patients were assigned to the poetry group and 11 patients to the control group. The patients in the poetry group received 12 sessions of poetry therapy three days a week for 4 weeks, while the patients in the control group were not intervened. The data of the study were collected with ‘Personal Information Form’, ‘Beck Hopelessness Scale’, ‘UCLA Loneliness Scale’ and ‘Beck Depression Scale’. Mean, standard deviation and percentage calculations, Kolmogorov Smirnov normal distribution test, chi-square and t test were used in the analysis of the data. It was determined that the sociodemographic and disease characteristics of the patients in the poetry and control groups were similar (p>0.05). In the pre-test, it was found that there was a similarity between the poetry and control groups in terms of mean hopelessness and loneliness scores (p>0.05), while there was a statistically significant difference in terms of mean depression score and frequency (p=0.016, p=0.012). After the poetry therapy, it was determined that the mean scores of hopelessness and depression of the poetry group decreased statistically significantly (p=0.009, p=0.016), while the mean score of loneliness increased significantly (p<0.001). In conclusion, it was determined that poetry therapy decreased hopelessness and depression but increased loneliness in haemodialysis patients. Accordingly, it can be said that poetry therapy is beneficial in reducing hopelessness and depression levels.
- MakaleAçık Erişim2025Ürolojik Cerrahi Geçirecek Erkek Hastaların Beden Tutumunun Psikolojik İyilik Halleri ve Cinsel Doyuma Etkisi: Tanımlayıcı ve İlişkisel Bir Araştırma
Uzun, Sevda; Atasayar, Belgin Şen; Emirza, Elif Güzide
Bu araştırma, ürolojik cerrahi geçirecek erkek hastaların beden tutumlarının psikolojik iyilik halleri ve cinsel doyumları üzerine etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma tanımlayıcı ve ilişkisel tiptedir. Veriler Ağustos-Ekim 2024 tarihleri arasında Türkiye’nin bir ilinde ikamet eden ve ürolojik cerrahi geçirecek 111 erkek hastadan Google form aracılığıyla toplanmıştır. Araştırmada veriler “Kişisel Bilgi Formu”, “WHO-5 İyilik Hali İndeksi”, “Erkeklere Özgü Beden Tutum Ölçeği” ve “Yeni Cinsel Doyum Ölçeği-Kısa Form” kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, Pearson korelasyon testi, bağımsız örneklem t-testi, one-way ANOVA ve regresyon analizleri kullanılmıştır. Ürolojik cerrahi geçirecek erkek hastaların beden tutumlarının, psikolojik iyilik hallerini ve cinsel tatminlerini de etkilediği belirlenmiştir. Ayrıca bu hastaların medeni durumu, hastalığın cinsel ve psikolojik etkisi, tıbbi tanısı, hastalığın neden olduğu beden memnuniyetsizliği ve birlikte yaşadığı kişilerin de beden tutumu, psikolojik iyilik hali ve cinsel doyumu ve alt boyutlarından bazıları ile ilişkisi olduğu görülmüştür (p<0,05). Araştırma sonucuna göre, toplumda ürolojik sorunların erkek cinsel sağlığı üzerindeki olumsuz etkisinin anlaşılması için özellikle psikiyatri ve cerrahi klinik hemşirelerinin bu hastalara yönelik görüşme ve eğitim programları düzenlemesi önerilmektedir. Ayrıca bu hastalara psikolojik destek sağlanmalı ve beden algılarına yönelik değerlendirip uygun psikoterapötik müdahale de bulunulmalıdır.
- MakaleYalnız künye2025Türkiye’de İkincil Enerji Kaynağı Olan Elektrik Tüketimi ile Ekonomik Büyüme Arasındaki İlişki: Ampirik Bir Analiz
Merddan, Kurtuluş
Bir ülkenin ekonomik büyümesi ve sanayileşmesi için enerji önemli bir girdi olarak kabul edilmektedir. Bir ülkede enerji üretimi yetersiz ve tüketimi fazla ise enerji ithalatına gereksinim duyulacaktır. Enerji ithalatının artması ülke içerisinde cari açığa neden olacağından bu durum ekonomik büyümeye olumsuz yansıyacaktır. Enerji kaynaklarının kıt oluşu ve kaynakların yanlış kullanımı gibi nedenlerden dolayı devletler yeni arayışlar içerisine girmiştir. Bu noktada ortaya konulan enerji politikalarının düşük fiyatlarla, çevre kirliliğine neden olmadan insanların enerji ihtiyaçlarını kesintisiz, etkin ve verimli şekilde karşılaması gerekmektedir. Bu çalışma ile ikincil enerji kaynağı olan elektrik tüketimi değişkenlerinin büyüme üzerindeki etkisi analiz edilmeye çalışılmıştır. Konunun teorik kısmı araştırıldıktan sonra özelde Türkiye için ampirik bir uygulama gerçekleştirilmiştir. Bu amaç doğrultusunda mesken, sanayi, tarımsal faaliyetler, aydınlatma, ticaret ve kamu hizmetleri değişkenlerinin enerji tüketimlerini de dikkate alan modeller oluşturulmuştur. Bu kapsamda 1990-2021 yıllarına ait yıllık zaman serisi verilerinden yola çıkılmıştır. Yapılan analizler neticesinde EKK test sonuçlarına göre, elektrik enerjisi tüketimini temsil eden bağımsız değişkenlerden hiçbirinin ekonomik büyüme üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olmadığı belirlenmiştir. Yapılan Granger Nedensellik test sonucuna göre ise ekonomik büyümenin mesken elektrik tüketiminin nedeni olduğu saptanmıştır. Geriye kalan tüm değişkenler ile ekonomik büyüme arasında istatistiksel açıdan bir nedensellik ilişkisi bulunamamıştır. Tüm bu sonuçlardan hareketle Türkiye’nin elektrik enerjisi tüketiminde ithal kaynaklar kullanmak yerine büyük potansiyel arz eden güneş, rüzgâr ve su gibi yenilebilir enerji kaynaklarına yönelmesi gerekmektedir. İktisadi büyümenin nedeni elektrik tüketimi olduğuna göre meskenlerde uygulanacak enerji politikaları hem ekonomik sorunlara çözüm olacak hem de ekonomik büyümenin en destekleyici unsuru olacaktır.
- MakaleAçık Erişim2025Sera Gölü Tabiat Parkı (Akçaabat-Trabzon) Briyofitleri Üzerine Bir Araştırma
Batan, Nevzat; Erata, Hüseyin; Köroğlu, Zeynep Gizem; Yıldırım, Kübra
2024 Mart ve Nisan aylarında, Sera Gölü (Akçaabat/Trabzon) Tabiat Parkı’da 5 farklı lokaliteden briyofit örnekleri toplanmıştır. Örneklerin teşhis edilmesi sonucunda 1 familya ve 1 cinse ait 1 boynuzotu taksonu; 11 familya ve 12 cinse ait 14 ciğerotu taksonu ile 16 familya ve 41 cinse ait 60 yapraklı karayosunu olmak üzere toplamda 75 briyofit taksonu (tür, alttür ve varyete) saptanmıştır.Teşhis edilen türler arasında Cryphaea heteromalla A4 karesi için yenidir. Aneura pinguis Trabzon için ve diğer tüm türler de Sera Gölü Tabiat Parkı için yeni kayıttır.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2025Sağlık ile ilgili bölümlerde okuyan üniversite öğrencilerinin yapay zekâ okuryazarlığı
Kazak, Aysun; Türkmen, Osman Oğulcan; Topalı, Hasret
Bu araştırma temel olarak önlisans sağlık programları öğrencilerinin Yapay Zeka (YZ) okuryazarlık düzeyini belirlemek için yapılmıştır. Araştırma tanımlayıcı tipte olup, araştırmanın verileri Kasım-Aralık 2024 tarihleri arasında Türkiye’de bulunan iki farklı devlet üniversitedeki 1446 sağlık hizmetleri meslek yüksekokulu sağlık bölümleri birinci ve ikinci sınıf öğrencileri ile internet ortamı aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmada kapsamında analiz edilen veri kümeleri için toplama araçları olarak “Birey Tanıtım Formu” ve “Yapay Zekâ Okuryazarlık Ölçeği” kullanılmıştır. Öğrencilerin “Yapay Zekâ Okuryazarlık Ölçeği (YZOÖ)” bağlamında aldıkları puan ortalamasının beklenen ortalama puanın üzerinde olduğu görülmüştür. 20 yaş ve altı ile 21-30 yaş arasındaki öğrenciler, 31 yaş ve üstü öğrencilere göre daha yüksek toplam puanlar alırken; ilk ve acil yardım programındaki öğrenciler de yaşlı bakımı programındaki öğrencilere göre daha yüksek puanlar almıştır. İnterneti en çok karma kullananlar, sağlık bakanlığı/hastane sitelerini ziyaret edenlere göre daha yüksek toplam puanlar elde etmiştir. Teknolojik cihaz kullanımı becerileri açısından ise çok iyi ve iyi seviyedeki öğrenciler, diğer seviyelere göre daha yüksek toplam puanlar almışlardır. Araştırmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda, YZ teknolojilerinin daha iyi anlaşılabilmesi için eğitimciler tarafından müfredata alınarak öğretilmesinin YZ okuryazarlık düzeyine katkı sunacağı düşünülmektedir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2025Gümüşhânevî’nin Levâmi‘u’l-‘Ukûl’u ile Münâvî’nin Feyzü’l-Kadîr’inin Mukayesesi
Gözün, Abdulvehhab
19. asırda yaşamış Osmanlı ulemâsı ve meşâyihi içerisinde önemli bir yeri olan Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî, tasavvufî yönünün yanı sıra ilmî tarafıyla da şöhret bulmuş bir şahsiyettir. Özellikle hadis ilmiyle ilgili yazdığı kitaplar onun ilimdeki yetkinliğini ortaya koymaktadır. Bu eserlerden iki tanesi öne çıkmıştır ki, bunlar Süyûtî’nin el-Câmi‘u’s-Sağîr’inden esinlenerek telif ettiği Râmûzü’l-Ehâdîs ile, Münâvî’nin Feyzü’l-Kadîr’inden ilham alarak meydana getirdiği Levâmi‘u’l-‘Ukûl adlı eserdir. Bu araştırmanın konusu, hadis şerhlerinden olan Levâmi‘u’l-‘Ukûl’un, Münâvî’nin el-Câmi‘u’s-Sağîr’i şerh ettiği mezkûr eseriyle mukayesesidir. Bu karşılaştırma, özellikle ilk elli hadisin şerhi üzerinden yapılacaktır. Kendi telifi olan Râmûzü’l-Ehâdîs’teki rivayetlerin çoğunluğu Süyûtî’nin eserinde yer aldığı için Gümüşhânevî, bunların şerhinde Feyzü’l-Kadîr’den epeyce istifade etmiştir. Tabii ki kendine özgü yorumları ve değerlendirmeleri de hiç şüphesiz mevcuttur. Bu vesileyle araştırmada şerh metotları açısından iki şerhin benzerliklerinin ve farklılıklarının tespiti amaçlanmıştır. Bu tür bir çalışmanın şerh literatüründeki değişim ve gelişimi kısmen de olsa göstermesi açısından fayda sağlayacağı ve bu yönüyle önemli olduğu düşünülmektedir. Sonuç olarak Gümüşhânevî’nin Münâvî’den etkilenme oranı ile eserinin özgünlük derecesi ortaya konacaktır.
- MakaleAçık Erişim2025Mehmet Akif Ersoy ve Ahlak Felsefesi
Kerimoğlu, Özkan
Bu çalışmanın temel amacı, Türk Milli marşını yazan, şair Mehmet Âkif Ersoy’un yaşadığı dönemde, toplumun yüzleştiği ahlâkî ve kültürel sorunlarla mücadelesini ve bulduğu çözümü anlamaya çalışmaktır. İçinde yaşadığı toplumu sarmalayan, bireysel ve toplumsal yozlaşmaya sebep olan problemler hakkında derin bir kaygıya kapılan Âkif, duyarlı bir insan ve düşünür olarak çözüm arayışına girmiştir. Problemler karşısında çözüm için mevcut ve baskın anlayışın yeterli olmadığını ileri sürmüştür. Âkif, bireysel ve toplumsal ilişkileri detaylı bir şekilde incelemiş ve çöküşün temel nedenini İslâm Dini’nin yanlış anlaşılıp, yanlış tatbik edilmesi ve bilimden mahrum kalmak olarak belirlemiştir. Bu hakikatten endişe ve rahatsızlık duyan şair, çözümü ise halis İslâm’a rücûda, Doğu’nun hikmeti ve Batı’nın fenninin mezcedilmesinde bulmuştur. Düşünür bununla birlikte bu çöküşten kurtulmak için samimiyet, doğruluk, birlik-beraberlik, çalışmak, yardımlaşmak ve dayanışma, teknoloji ve ilim alanındaki gelişmeleri takip etmek, onları alıp sahiplenmek ve ümit var olmak gibi erdemlere ihtiyaç olduğunu da söylemektedir. Âkif’in “Safahat” başta olmak üzere eserleri çalışmamıza kaynaklık edecektir.
- MakaleAçık Erişim2025The Relationship Between Theology Students’ Moral Identities and Moral Integrity
Birinci, Ali
The purpose of this research is to investigate the relationship between the moral identities and moral integrity of students enrolled in the Faculty of Theology. The study employs a quantitative research design and is conducted in accordance with the relational survey model. The study group comprises students attending the Faculty of Theology at Gümüşhane University during the 2023-2024 academic year. The personal information form devised by the researcher and the Moral Integrity Scale, which was adapted into Turkish by Okan and Ekşi (2020), along with the Moral Identity Scale developed by Kürüm and Ekşi (2022), were employed as the instruments for data collection. The findings of the research indicated that the mean scores of moral identity and moral integrity for the theology students were at a high level. The results indicated a positive and moderate relationship between moral identity and moral integrity, and it was concluded that moral identity was a significant predictor of moral integrity. Considering the findings, it is recommended that character education be incorporated into the curricula of theological faculties on a systematic basis.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2025Kādî Abdülcebbâr’a Göre İlahi Teklifin İmkânı
Aynur
İnsan tarih boyunca araştırılmaya muhtaç, bugün bile henüz çözülememiş özellikleri olan bir varlıktır. Onu bu derece önemli ve değerli kılan, varoluşsal olarak insana yüklenen en önemli özelliklerden biri bilinçtir. Bilinç beraberinde sorumluluk değerini de getirmektedir. İnsan, onu var eden Yaratıcı'ya, kendisine, diğer insanlara ve bunların dışında kalan tüm varlıklara karşı sorumlu bir varlıktır. Sorumluluk ve sorumlulukla birlikte eyleme geçirilen fiiller tarihten beri felsefe, psikoloji gibi birçok ilme konu olmaktadır. İslam düşüncesinde ise, Tanrı'nın insanı ne ile sorumlu tuttuğu, Tanrı'nın teklif ettiği şeyin amacı ve sonucu bakımından zengin bir tartışma alanı mevcuttur. Kelâm ilminde ise sorumluluk, birçok ekol tarafından çeşitli görüşlerle ele alınsa da Mu’tezilî âlimler tarafından teklif konusu içerisinde literatüre dahil edilmiştir. Bu minvalde Allah'ın ilahi adaleti, Allah'ın insana teklifi, teklifin mahiyeti, insan fiilleri ve insan sorumluluğunun temellendirilmesi meseleleri tartışılmaktadır. Bu makalede Mu’tezilî âlimlerden Kādî Abdülcebbâr'ın Allah'ın insanlara teklif etmesi, teklifin mahiyeti ve teklif sonucunda insanın sorumluluğu meseleleri ele alınacaktır.
- MakaleAçık Erişim2025İslam Kelâmında Şâhid-Gâib Diyalektiği: Metafizik Bilginin Epistemolojik Temelleri ve Sınırları
Sarıkaya, Berat
İnsanoğlu, yaşadığı dünya ve deneyimlerinin sınırları içinde kalmış bir varlık olarak, gözlemlerinin ötesinde kalan ve “gayb” olarak tanımlanan âleme dair bilgi edinme çabası içerisinde olmuştur. Ancak, mevcut koşullar göz önünde bulundurulduğunda, bu çabanın sanıldığı kadar kolay olmadığı da bir gerçektir. İslam kelamında “şâhidden hareketle gâibi çıkarsama” (kıyâsu’l-gâib ale’ş-şâhid) yöntemi, görünen âlemden (şâhid) hareketle Allah’ın zatı, sıfatları ve metafizik gerçeklikleri (gâib) anlamaya çalışan epistemolojik bir araçtır. Yöntem, şâhid (gözlemlenebilir) dünyadan hareketle, gözlemlenemeyen (gâib) âleme dair bilgi çıkarımı yapılabileceği varsayımına dayanır. Ancak, ontolojik farklılıklar, teşbih riskleri ve yöntemin uygulamasındaki esneklik gibi nedenlerle çeşitli eleştirilerin odağı olmuştur. Özellikle İbn Hazm ve Gazâlî, yöntemin kesin bilgi sunmadığını ve kıyaslamanın Allah’ın aşkınlığıyla çeliştiğini savunmuştur. Bununla birlikte, kelamcılar yöntemin akli bilgi üretmek için kaçınılmaz olduğunu belirtmiştir. Eleştiriler varlığını korusa da yöntem, kelam ekolleri tarafından uygulanmaya devam etmiştir. Bu çalışma, İslam düşüncesinde “şâhidden gâibe akıl yürütme” yöntemini ele alarak, onun bilgiye ulaşmadaki epistemolojik konumunu incelemektedir. Söz konusu yöntemin epistemolojik çerçevesi ele alınarak, kelam ilmindeki uygulama şekillerine yer verilmektedir. Çalışmada bu yöntemin İslam kelamındaki kullanımı ve ona yöneltilen eleştiriler analiz edilmektedir.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2025Gazzâlî’de Tanrı Tasavvuru ve İnsan Fiilleri Yaklaşımına Etkisi
Aydın, Muhammet
Fiil ya da eylem konusu bir yönüyle insanın eylem yapabilme yeteneği ve kapasitesine diğer yönüyle de insanın iradi eylemde bulunma keyfiyyetine taalluk etmektedir. Kelâm disiplininde özellikle insanın iradesini ve dolayısıyla özgürlüğünü, sorumluluğunu ve yetkinliğini doğrudan ilgilendiren fiiller konusu, klasik dönemden beri inanç ekollerinin tartışmalarına konu olmuştur. Farklı ekollerde farklı yaklaşımlar dile getirilirken, aynı ekolün içinde de farklı kabuller söz konusu olabilmiştir. Bu, ekollerin iç diyalektiğini ilgilendiren bir başka konudur. İslam düşünce geleneğinde önemli kurucu isimlerden biri olan Gazzâlî, sadece kendi ekolü olan Eş’arî mezhebi üzerinde değil diğer ekoller üzerinde de etkili olmuş değerli bir kelâmcıdır. Fiiller konusunda onun yaklaşımı, kelâm ilminin iç diyalektiği bakımından da önemli tespitlere gebedir. Çalışmada Gazzâlî’nin tanrı tasavvuruna da değinilmesi gerekli olmuştur. Zira tanrı tasavvurunun hem ilahi fiillerle hem de insan fiilleriyle ilişkili olduğu bilinmektedir. Gazzâlî eserinde fiillerle ilgili bazı temel meselelerden söz etmektedir. Bu çalışmada söz konusu meseleler üzerinden onun fiiller öğretisine yaklaşımı ele alınmıştır. Yeri geldiğinde içine düştüğü bazı teolojik açmazlardan da söz edilmiştir. Çözümlemelerinde zaman zaman bazı terimlerin lafzi karakterlerinden hareketle konuya eğildiği de eklenmelidir.
- MakaleAçık Erişim2025Problems in the Definitions of Weak Ḥadīth and its Relationship with Mawḍūʿ
Gözün, Abdulvehhab
It is possible to say that weak ḥadīth is one of the most complicated terminology in terms of its nature and parts among the subjects of ḥadīth methodology. According to our research, there are some logical problems in the definitions made both in the classical and in the recent period in order to reveal its essence. When the definitions in question are considered, especially in the context of their relationship with the mawḍūʿ ḥadīth, it is understood that while their all elements are included, they do not exclude their othernesses. Therefore, the definitions made for weak ḥadīth in the research were determined chronologically and examined especially in terms of their relationship with mawḍūʿ ḥadīth. For this purpose, first, the works on the ḥadīth methodology of the classical period were consulted and the problems in question were revealed with analytical and critical methods. Then, the studies on the ḥadīth methodologyof the modern period were evaluated in the same way. Based on the fact that the literature is very extensive, Ibn Ṣalāḥ’s definition was taken as the basis and special emphasis was placed on the definitions made differently from him. Thus, the research aimed to identify and eliminate the problems mentioned. Finally, if definitions that eliminate the mentioned problems have been identified, they have been highlighted. More importantly, Ibn Ṣalāḥ’s weak ḥadīth definition and division have been revised to solve the mentioned problems.
- MakaleAçık Erişim2025Nizâmülmülk’ün Devlet Anlayışında Meşruiyet ve Beka Sorunu
Serdar, Erdoğan
Bu makalede Türk devlet felsefesi anlayışının en güçlü örneklerinden biri olan Selçuklu devletinin iki büyük sultanı olarak kabul edilen Alpaslan ve Melikşah’a vezirlik yapmış olan büyük devlet adamı Nizamülmülk’ün siyaset felsefesinde devletin meşruiyeti ve beka sorunu incelenmiştir. Yardımcı kaynaklarla birlikte Nizamülmülk tarafından kaleme alınmış olan Siyasetname isimli eser çalışmanın temel materyali olarak tercih edilmiştir. Bu bağlamda makale, giriş, iki ana bölüm ve sonuç kısmından oluşmaktadır. Giriş kısmında Nizamülmülk hakkında temel bilgiler verilmiş, düşüncesinde etkili olan siyaset felsefesini oluşturan temellere değinilmiştir. Birinci bölümde İslam siyaset felsefesindeki temel anlayışlara Nizamülmülk’ün yaklaşımı ele alınarak meşruiyet ve yönetim kavramları açıklanmış, tarihsel süreçte meşruiyet kavramına değinildikten sonra Nizamülmülk’ün meşruiyet kriterleri değerlendirilmiştir. Makalenin ikinci bölümünde beka kavramın önemi, Nizamülmülk’ün yaklaşımı ve beka noktasında pratik çözümleri açıklanmıştır. Sonuç kısmında ise meşruiyet kavramı ve beka sorununun çerçevesi içinde Nizamülmülk’ün siyaset felsefesi bağlamında değerlendirilmesi ve yönetim, toplum ve sınırlar açısından bir düzende ele alınan devlet yönetim biçiminin ifadesi ile çalışma sonlandırılmıştır.
- MakaleAçık Erişim2025Kadınlarda Sosyal Etkinin Yeme Bozukluklarıyla İlişkisi: Beden Memnuniyetinin Aracılık Rolü
Türkkan, Tuğba; Bülbül, Kenan; Zemzemoglu, Tuba Eda Arpa
Amaç: Araştırmada yetişkin kadınlarda sosyal etki ve yeme bozuklukları arasındaki ilişkide beden memnuniyetinin aracı rolü incelenmiştir. Gereç ve Yöntemler: Araştırma, 2024 yılı içerisinde Mayıs-Ekim ayları arasında, yaş ortalaması 22,11 olan 317 yetişkin kadın ile gerçekleştirilmiştir. Kişisel bilgi formu, Sosyal Etki Ölçeği, Beden Memnuniyeti Ölçeği ve Yeme Tutum Testi (YTT-40) ile veri toplanmıştır. Araştırmanın değişkenleri arasındaki ilişkiler Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı yöntemi ile değerlendirilmiştir. Aracılık analizleri IBM SPSS Versiyon 24.0 programı ve PROCESS makro ile gerçekleştirilmiştir. Bulgular: Araştırma bulguları beden memnuniyeti ile sosyal etki arasında negatif (r = -0,256, p < 0,001) bir korelasyon olduğunu göstermektedir. Beden memnuniyeti ile yeme bozukluğu arasında da negatif (r = -0,261, p < 0,001) bir korelasyon bulunmaktadır. Elde edilen sonuçlar, beden memnuniyetinin sosyal etki ile yeme bozukluğu arasındaki ilişkide anlamlı bir aracı rol üstlendiğini ortaya koymaktadır. Sonuç: Sonuçlar, kadınlarda sosyal etkinin beden memnuniyeti aracılığıyla yeme bozuklukları riskini artırdığını, ayrıca sosyal medya ve toplumsal normların kadınlar üzerindeki baskısını azaltmayı hedefleyen önleme programlarının önemini vurgulamaktadır. Sağlıklı beden algısını teşvik eden kampanyalar, medya içerik düzenlemeleri ve multidisipliner tedavi yaklaşımları, yeme bozukluklarının önlenmesi ve tedavisinde kritik rol oynayabilir. Bu bulgular, yeme bozukluklarının sosyal ve kültürel faktörlerle bağlantılı karmaşık bir sorun olduğunu göstermektedir.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2025Taş Ocağında Patlatmalı Kazı Kaynaklı Zemin Titreşimleri, Hava Şoku ve Şev Duraylılığının İncelenmesi: Örnek Bir Uygulama
Alemdag, Selcuk; Çavuşoğlu, İbrahim
Bu çalışma kapsamında, Trabzon ili Araklı ilçesinde faaliyet gösteren bir taşocağında gerçekleştirilen patlatmalı kazıların çevresel etkileri, kazı sonrası ve sismik yük etkisindeki duraylılığı ve buna ek olarak özellikle en yakın yerleşim yerinde oluşturabileceği titreşim ve hava şoku değerlendirilmiştir. Arazi çalışmaları sürecinde, Instantel Micromate marka sismograf ile beş farklı patlatma sırasında ölçümler alınmış ve veriler analiz edilmiştir. Elde edilen veriler, 2022 yılında yenilenen “Çevresel Gürültü Kontrol Yönetmeliği” (ÇGKY) kapsamında maden ve taş ocakları için belirlenen yeni sınır değerlerle karşılaştırılmış; ayrıca eski Türk standardı, USBM RI 8507 (USA) ve DIN 4150-3 (Alman) standartlarıyla karşılaştırmalı analizi gerçekleştirilmiştir. Yapılan değerlendirmeler sonucunda, ölçülen yer sarsıntısı ve hava şoku düzeylerinin her bir patlatma için ilgili yönetmelik sınırlarının altında kaldığı, arazide yapılan gözlemler sonucunda da en yakın yerleşim alanlarındaki yapılarda yapısal hasara yol açmayacağı belirlenmiştir. Karşılaştırmalı analizler ise yeni Türk standardı ile DIN 4150-3 ve USBM standartlarının daha koruyucu yaklaşımlar sunduğunu göstermiştir. Taş ocağı işletmesi için tasarlanan şev geometrisi kazı sonrası mevcut durumda ve sismik yük etkisinde duraylılık değerlendirmesi yapılmış ve güvenlik sayısının SRF>1.5 olduğu belirlenmiştir. Böylece duraylılık değerlendirmesinde elde edilen güvenlik sayısı ve deformasyonlar, işletme sınırlarında yapılacak patlatmalı kazı işleminden etkilenmeyeceği öngörülmektedir. Bu çalışma, taşocaklarında gerçekleştirilen patlatmalı kazıların çevresel etkilerinin yasal sınırlar çerçevesinde sistematik ve karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesi ve ocak duraylılığına yönelik örnek bir uygulama sunmakta olup, benzer projeler için “Çevresel Etki Değerlendirme” (ÇED) süreçlerinde kaynak olarak değerlendirilebilir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2025Unusual Winter Activity of the Ottoman Viper (Montivipera xanthina) in Türkiye
Sahin, Mehmet Kursat; Kurnaz, Muammer; Bayram, Çağatay
The seasonal dynamics of reptile species and their responses to fluctuations in environmental temperature play a crucial role in their overall ecological functions. Reptiles are ectothermic organisms, meaning their activity levels are largely influenced by external temperatures. While most reptile species in temperate regions enter a state of hibernation during colder months, some exceptions may occur due to environmental changes. In this study, an unusual instance of winter activity was documented for Montivipera xanthina (Ottoman viper) in the Karalan-Eskişehir region of Turkey. A single individual was observed on November 2, 2024, at an ambient temperature of 18.6°C. This observation provides significant insights into the winter behaviors of reptiles, which are generally considered inactive during this period. A review of existing literature reveals no prior records of Montivipera xanthina exhibiting activity in November or any other winter months. Therefore, this study presents the first known documentation of winter activity in this species, raising questions about the potential effects of climate change on reptilian seasonal behaviors. Rising temperatures and shifting seasonal patterns may be altering the hibernation strategies of reptiles, leading to extended activity periods. Such changes could have ecological consequences, affecting predator-prey interactions, reproductive cycles, and overall species distributions.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2025Faizsiz Finansta Standartlaşma: Önemi, Zorluklar ve Gelecek Perspektifi
Er, Bünyamin; Bingöl, Zeynep Şimşek
Standardizasyon, belirli bir alanda ortak kurallar, ölçütler ve yöntemler belirleyerek uyumu, kaliteyi ve verimliliği artırmayı amaçlayan bir süreçtir. Üretimden hizmet sektörüne, teknolojiden sağlığa kadar pek çok sahada uygulanan bu süreç, güvenilirliği sağlamak, hataları en aza indirmek ve uluslararası rekabeti güçlendirmek açısından hayati öneme sahiptir. Aynı zamanda, küresel iş birliğini kolaylaştırarak yalnızca ekonomik ve teknolojik gelişimi değil, sosyal, çevresel ve kültürel alanlarda da ilerlemeyi teşvik etmekte; böylece sürdürülebilir, kapsayıcı ve düzenli bir küresel sistemin inşasına önemli katkılar sunmaktadır. Faizsiz finans, şeriat prensiplerine uygun olarak yapılandırılmış finansal işlemleri kapsayan bir sistemdir ve bu sistem, farklı ülkelerdeki yasal çerçeveler ve kurumsal yapılar doğrultusunda çeşitli uygulama biçimleriyle hayata geçirilebilmektedir. Bu çeşitlilik, muhasebe ve denetim mekanizmalarında standart bir çerçevenin oluşturulmasını zorlaştırarak şeffaflık ve uyumluluk açısından çeşitli belirsizlikler doğurmaktadır. Bu çalışmanın amacı, faizsiz finans sisteminde standartlaşmanın gerekliliğini ve etkilerini değerlendirmektir. Bu bağlamda, AAOIFI, IFSB ve IIFM gibi uluslararası kuruluşların standartlaşma çabaları incelenmiş, Türkiye örneği üzerinden karşılaştırmalı analiz yapılmıştır. Çalışma, nitel bir yöntemle literatür taraması ve kurumsal karşılaştırmalar temelinde gerçekleştirilmiştir.
- MakaleYalnız künye2025Semantic Analysis of the Term Shaqāva in the al-Qurʾān
Koç, Zeynep Çelik
This article aims to examine the use of the concept of shaqāva in the Qurʾān at semantic and contextual levels. The main problem of the study is that, although the concept of shaqāva as a multi-layered semantic field in the Qurʾān it is generally addressed in the literature within a narrow framework with superficial equivalents such as unhappiness, misery and bad ending. The importance of the study is that it evaluates the subject of unhappiness, one of the widespread problems of our age, from the perspective of the Qurʾān. Semantic analysis technique was used as the method in the research; the etymological origin of the concept, its uses during the Jāhiliyya, and close and opposite meanings were examined in detail. In addition, the verses in which the concept of shaqāva is used were analyzed in the light of the tafsīr literature; the possible causes of unhappiness were evaluated through the behaviors shown as the cause of shaqāva in these verses. According to the findings of the study, the concept of shaqāva expresses the feeling of deprivation arising from not being able to receive the reward of someone’s efforts.
- MakaleAçık Erişim2025Comparison of Physical Activity Levels, Metabolic Syndrome Risks and Sleep Quality of Athletes and Sedentary University Students: A Cross-Sectional Study
Çebi, Mehmet; Aydın, Emine Büşra
Objective: The aim of this study is to compare the phys- ical activity levels, metabolic syndrome risks and sleep quality of ath- letes and sedentary university students.Material and Methods: A total of 400 students, including 200 athletes and 200 sedentary students studying at Gümüşhane University, were included in this study. In col- lecting data; Pittsburgh Sleep Quality Index was used to evaluate the sleep quality of the participants, International Physical Activity Ques- tionnaire-Short Form was used to determine physical activity levels and Metabolic Syndrome Research Form was used to determine metabolic syndrome risk levels. Results: Average age of the participants was 19.94±1.48. A significant difference was detected between athletes and sedentary individuals in sleep quality and metabolic syndrome risk level. Individuals who exercise regularly and have high physical activ- ity levels were found to have higher sleep quality and lower metabolic syndrome risks. In addition, these people are less exposed to various sleep problems such as falling asleep late, daytime sleepiness, ineffi- cient sleep, etc. Conclusion: Increasing the level of physical activity improves sleep quality and reduces the risk of metabolic syndrome. Athletes have better sleep quality and lower risk of metabolic syndrome than sedantery. It is important to increase research in this area in young individuals. On the other hand, creating the right exercise program should be emphasized in studies. It is thought that our study will con- tribute to future studies in this regard.
- MakaleAçık Erişim2025Kayseri’de otobüs ve tramvay hizmet kalitesi: Yolcu memnuniyetinin karşılaştırmalı bir analizi
Seferoglu, Aysegul Gunes; Polat, Fatih
Bu çalışma, Kayseri ilinde toplu taşımada kullanılan otobüs ve tramvay hizmetlerinin yolcular tarafından algılanan hizmet kalitesini değerlendirmek ve karşılaştırmak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çevrimiçi olarak uygulanan anket çalışması, demografik bilgiler ve hizmet kalitesi algısını ölçen 20 maddeden oluşmaktadır. Verilerin analizi SPSS 22.0 programı kullanılarak gerçekleştirilmiş; bağımsız grup t-testi, Levene testi ve tek yönlü ANOVA yöntemleri uygulanmıştır. Sonuçlara göre, tramvay kullanıcıları genel memnuniyet düzeyinde otobüs kullanıcılarına göre daha yüksek puan vermiştir. Tramvayda en yüksek memnuniyet, zamanında gelme ve ücret ödeme kolaylığı) alanlarında gözlenirken, doluluk oranı ve koltuk konforu gibi konularda memnuniyet daha düşüktür. Otobüs kullanıcıları genel memnuniyet açısından daha düşük puanlar vermiş; ancak ödeme kolaylığı ve alternatif hat bulma gibi alanlarda nispeten olumlu görüş bildirmiştir. Koltuk konforu ise en düşük memnuniyet alanı olmuştur. Demografik değişkenlerden sadece medeni durum ve eğitim düzeyine göre anlamlı fark bulunmuştur. Genel olarak, tramvay hizmetleri daha yüksek kalite algısı yaratmakta; ancak her iki sistemde de kapasite, sürücü davranışları ve planlama alanlarında iyileştirme gereksinimi ortaya çıkmıştır.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele
















