Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Uzun, Sevda(34)
- Tuncer, Metin(11)
- Merdan, Mehmet(10)
- Emirza, Elif Güzide(9)
- Yilmaz, Coskun(9)
- Baltaci, Cemalettin(8)
- Baltacı, Cemalettin(8)
- Tuncer, Gülsüm Zekiye(8)
- Türkkan, Tuğba(8)
- Dinç, Artum(7)
- Araz, Onur(6)
- Bekar, Fevziye(6)
- Cakir, Mehmet Ali(6)
- Ceylan, Levent(6)
- Duran, Celal(6)
- Koçak, Tevfik(6)
- Ozdes, Duygu(6)
- Soydaş, Şafak Sönmez(6)
- Akmeşe, Osman(5)
- Akyol, Hikmet(5)
- Bayrak, Nurten Gülsüm(5)
- Bayrakdaroglu, Serdar(5)
- Bülbül, Kenan(5)
- Ceylan, Halil Ibrahim(5)
- Gücer, Mehmet Ali(5)
- Karimullah, Suud Sarim(5)
- Kavuran, Korhan(5)
- Kaygusuz, Abdullah(5)
- Kulakaç, Nurşen(5)
- Kurnaz, Muammer(5)
- Saydam Eker, Çiğdem(5)
- Turk, Veysel(5)
- Öztürk, Serkan(5)
- (Alieva), Vildane Özkan(4)
- Abada, A.(4)
- Abbrescia, M.(4)
- Abdolmaleki, H.(4)
- Abidi, S. H.(4)
- Abramov, A.(4)
- Adam, C.(4)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2025Scopus SJRQ4Süperakışkanlaştırıcı katkılı çimentolu macun dolgularda sensör tabanlı hidratasyon ve su davranışı izlemesi
Çavuşoğlu, İbrahim
Bu çalışma, süperakışkanlaştırıcı katkı maddesinin çimentolu macun dolgu (ÇMD) üzerindeki etkilerini sensör destekli izleme teknikleriyle değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Deneysel çalışmada, polikarboksilat esaslı yüksek performanslı süperakışkanlaştırıcı (YPSA) katkı, %1, %3,5 ve %6 oranlarında kullanılarak hazırlanan ÇMD numunelerinde hidratasyon, su içeriği, negatif boşluk suyu basıncı ve basınç dayanımı gelişimi incelenmiştir. İzleme testlerinde, katkısız kontrol numunesi ile %6 katkı içeren numuneye odaklanılmış ve zamana bağlı değişimler detaylı olarak değerlendirilmiştir. Sonuçlar, YPSA katkısının su/çimento (s/ç) oranını azaltarak daha yoğun bir mikroyapı oluşumuna katkıda bulunduğunu; bu sayede elektriksel iletkenlik, hacimsel su içeriği ve negatif boşluk suyu basıncı üzerinde belirgin etkiler yarattığını göstermiştir. Özellikle %6 katkı oranı, erken ve geç yaş dayanımlarında anlamlı artış sağlamış; üretim döngüsünü hızlandırma ve yeraltı madenciliğinde verimliliği artırma potansiyeli sunmuştur. Elde edilen bulgular, YPSA katkısının yalnızca işlenebilirliği değil, aynı zamanda hidratasyon sürecini ve mekanik performansı iyileştirerek sürdürülebilir dolgu uygulamaları açısından önemli avantajlar sağladığını ortaya koymaktadır.
- MakaleAçık Erişim2025Producing Geographical Indication Products from the Farmers' Perspective: Kelkit Dry Beans
Adanacioglu, Hakan; Doğan, Nilgün
A locally sourced, high-quality food supply is seen as both viable and desirable. Geographical indications (GIs) help consumers identify products linked to specific regions, creating intellectual property rights that strengthen rural economies and support sustainable agriculture. Despite this potential, adoption among smallholders remains limited, and its effectiveness depends heavily on farmers’ experiences, perceptions, and motivations. This study examines the production and marketing of GI products from the perspective of farmers, focusing on Kelkit Dry Beans, a geographically indicated product in Türkiye. Primary data were collected in 2021 through face-to-face interviews with 100 dry bean farmers in the Kelkit, Şiran, and Köse districts of Gümüşhane province—50 using GI-registered seeds and 50 not. Findings indicate that farmers adopting GI production expected higher prices based on quality improvements but were unable to achieve these outcomes. Access to alternative markets did not improve, and buyer-related problems persisted. Compared to non-GI farmers, those producing GI beans attached greater importance to factors such as easier marketing, higher expected prices, financial support from unions, and the assurance of long-term demand from contract buyers. Nevertheless, their largely negative experiences - particularly unmet price expectations and limited market access—undermine confidence in GI production and discourage wider adoption. In conclusion, while GIs offer opportunities for rural development, competitiveness, and sustainability, their broader adoption requires addressing farmers’ concerns regarding profitability, reliable markets, and institutional support. Without such improvements, the potential benefits of GIs are unlikely to be fully realized.
- MakaleYalnız künye2025Çekte Rehin Cirosu ve Meşru Hamil Sorunu: Yargıtay’ın Yaklaşımı Üzerine Eleştirel Bir İnceleme
Canözü, Salih
Bu çalışma, çekte rehin cirosunun hukuken geçerliliğini, teminat fonksiyonunu ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2022/6746 sayılı kararını eleştirel bir bakış açısıyla değerlendirmektedir. Çekte rehin cirosunun Türk Ticaret Kanunu’nda açıkça düzenlenmemiş olması ve Yargıtay’ın bu tür ciroları geçersiz sayan içtihatları, özellikle çeki teminat aracı olarak kullanan banka ve tacirler açısından önemli sorunlar doğurmaktadır. Çeklerin fiilen kredi aracı olarak kullanıldığı dikkate alındığında, rehin cirosunu mutlak olarak geçersiz kabul eden yaklaşımların ticari hayatın ihtiyaçlarıyla uyumsuz olduğu görülmektedir. Bu bağlamda, gizli rehin cirosu ile çeki devralanın meşru hamil sıfatı bakımından doğurduğu hukuki sonuçlar, cirantanın sorumluluğu ve inançlı temlik cirosu ile kıyaslamalar ele alınarak, rehin cirosuna imkân veren açık yasal düzenlemelerin gerekliliği vurgulanmaktadır.
- MakaleAçık Erişim2025Gümüşhane İli Aile Sağlığı Merkezlerine Başvuran Bireylerin Fonksiyonel Besinlere Karşı Tutumları
Burnaz, Nesibe Arslan; Kartal, Fatma Tayhan; Aykut, Memnune Kabakuş
Amaç: Bu çalışmada, aile sağlığı merkezlerine başvuran bireylerin fonksiyonel besin kullanımının, fonksiyonel besinler hakkındaki tutumlarının ve kullanım sıklığının belirlenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bireylerin demografik özellikleri, beslenme alışkanlıkları, fonksiyonel besinlere yönelik farkındalıkları ve tüketimlerini değerlendiren bir anket yüz yüze görüşme yöntemiyle yapıldı. Fonksiyonel Gıdalara Yönelik Tutum Ölçeği ile bireylerin fonksiyonel besinlere yönelik algısı ölçüldü. Bireylerin beden kütle indeksleri, vücut ağırlığı ve boy uzunluğu kullanılarak hesaplandı. Bulgular: Katılımcıların %39,7’si fonksiyonel besin tanımını daha önce duyduğunu, %82,3’ü de fonksiyonel besin tükettiğini bildirmiştir. Fonksiyonel besinlerin sağlık üzerinde etkili olduğuna inanan katılımcıların, bu besinleri daha faydalı ve gerekli bulmakta ve aynı zamanda bu konuda bilgi edinmeye daha isteklidirler (p<0,05). Ayrıca fonksiyonel besinlere yönelik tutum lisans ve lisansüstü eğitim düzeyine sahip olanlarda ilköğretim ve lise mezunlarına göre anlamlı olarak daha yüksektir (p<0,05). Sarımsak, nar, üzüm çekirdeği, yeşil çay, zencefil, çörekotu ve tam tahıllı ürünler bireylerin çoğu tarafından fonksiyonel besin olarak kabul edilmektedir. Bununla birlikte C vitamini ve D vitamini gibi besin takviyeleri de fonksiyonel besin olmamasına rağmen çoğu birey tarafından fonksiyonel besin olarak tanımlanmaktadır. Sonuç: Bulduğumuz sonuçlar, aile sağlığı merkezine başvuran bireylerin büyük çoğunluğunun fonksiyonel besin tüketim alışkanlığına sahip olduğunu, eğitim düzeyi ve fonksiyonel besinlere ilişkin sağlık yararlarının fonksiyonel besinlere yönelik tutum ve kabullenme üzerinde etkili olduğunu göstermektedir. Ayrıca, bulgular, fonksiyonel besinlerin ve bu besinlerin sağlık üzerindeki yararlarının farkındalığını ve tüketimini teşvik etmek için destekleyici bir ortam oluşturma açısından kamu ve özel sektöre bilgi sağlayabilir.
- MakaleAçık Erişim2025Investigation of Microbial and Physicochemical Quality of Hamsiköy Rice Pudding: A Comparative Study on Baked and Non-Baked Samples
Yilmaz, Firat; Ordu, Gülsüm
The study examines the microbial and physicochemical properties of Hamsiköy rice pudding, comparing non-baked and baked samples. Microbiological analyses revealed notably higher counts of total aerobic mesophilic bacteria (TAMB), psychrophilic bacteria, and lactic acid bacteria (LAB) in non-baked samples, with TAMB and LAB reaching 5.69 log cfu/g and 6.06 log cfu/g, respectively. Conversely, the baking process led to a decline in microbial load, as evidenced by the lower counts observed in the baked samples. additionally, chemical analyses revealed that the baked samples exhibited higher dry matter, fat, and protein content compared to the non-baked samples. Additionally, the cooked rice pudding samples had lower L* values, indicating a* darker colour. Despite some variations, the chemical properties observed in this study are generally consistent with those reported in previous studies. The study concludes that the baking process enhances the microbiological and physicochemical quality of Hamsiköy rice pudding, thus making it a a product with enhanced safety and quality. Hydroxymethylfurfural (HMF), an indicator of heat treatment, was analyzed as well and was found to be higher in baked samples. Colour parameters (L*, a*, b*) revealed darker appearance in baked samples, aligning with consumer expectations for traditional Hamsiköy rice pudding.
- MakaleAçık Erişim2025Kur’an Kursu Öğreticilerinin Eğitim ve Çocuk Kavramlarına İlişkin Metaforik Algıları
Birinci, Ali
Metafor, yalnızca dilin süsleyici bir unsuru olmanın ötesinde, bireylerin dünyayı ve kendi deneyimlerini kavramsallaştırmalarına olanak tanıyan temel bilişsel bir şemadır. Bir kavramın başka bir kavram üzerinden tanımlanmasını sağlayan metaforlar, insan zihninin işleyişinde merkezi bir rol oynamakta; dil, düşünce ve söylemin yapısal temellerini anlamada önemli ipuçları sunmaktadır. Bu doğrultuda, bireylerin eğitim sürecine ilişkin algılarını ve değerlendirmelerini yansıtan metaforik ifadelerin, eğitim ve çocuk kavramlarının çok yönlü biçimde tanımlanmasına ve anlaşılmasına katkı sağlayabileceği öngörülmektedir. Kur’an kursu öğreticilerinin eğitim ve çocuk kavramlarına yönelik algılarının metaforlar yoluyla incelenmesini amaçlayan bu çalışma, nitel araştırma modeli kapsamında fenomenoloji (olgu bilim) deseninde tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2024-2025 öğretim yılında Trabzon ilinde görev yapan Kur’an kursu öğreticileri oluşmaktadır. Gönüllülük, cinsiyet ve Kur’an kursu türleri kriterleri dikkate alınarak çalışma grubu, amaçlı örnekleme tekniği ile seçilmiştir. Bu çalışmada belirlenen metaforların, katılımcıların eğitim perspektiflerinin ve öğretim yaklaşımlarının daha somut bir şekilde anlaşılmasını sağlaması ve böylece ilgili literatüre mütevazı bir katkıda bulunması beklenmektedir.
- MakaleAçık Erişim2025“Bir Sahiplenme Hikâyesi” Belgeseli Üzerinden Kenan Yavuz Etnografya Müzesi’ndeki Bellek Kurgusuna Kuramsal Bir Yaklaşım
Besgen, Asu; Sürdem, Sule Sınem
Müze ve bellek arasındaki ilişki; geçmişin hatırlanması, temsil edilmesi ve yeniden anlamlandırılmasına dayalı dinamik bir etkileşimden oluşmaktadır. Bu bağlamda müzeler; yalnızca sergileme alanları değil, aynı zamanda geçmiş, şimdi ve gelecek arasındaki kesişim noktalarıdır. Müzeler, geçmişe dair kolektif belleği inşa ve temsil eden mekânlar olarak birey ve toplum arasında köprüler kurmaktadır. Kenan Yavuz Etnografya Müzesi, 2013 yılında Bayburt'un Demirözü ilçesine bağlı, eski adıyla 'Loru' ve bugünkü adıyla Beşpınar Köyü'nde kurulan bir müzedir. Müze, kırsal yaşamın unutulmaya yüz tutmuş yönlerini hatırlatma ve yeniden canlandırma çabasıyla öne çıkmaktadır. Kurulduğu günden itibaren sergi, konser, broşür, ödül, kitap ve belgesel gibi belgeleme ve tanıtım ürünleri üzerinden varlığını sürdürmeye devam etmektedir. Çalışmada amaç; Kenan Yavuz Etnografya Müzesi’nde kurgulanan, inşa edilen, temsil edilen belleğin kuramsal olarak neye karşılık geldiğini ortaya koymaktır. Bu bağlamda çalışma; müze, bellek ve mekân arasındaki ilişkiyi ele alarak yeni kuramsal açılımlar sunmayı hedeflemektedir. Çalışma kapsamında “Bir Sahiplenme Hikâyesi (Pınar Kılıç, 2022)” belgeseli, müzede sunulan belleğin içeriğini analiz etmek için ana kaynak olarak ele alınmaktadır. Belgeselin sunmuş olduğu verilerden hareketle, çalışmada kuram oluşturma yöntemi –tümevarıma dayalı bir yaklaşımla özgün kavramsal çerçeveler oluşturmayı mümkün kıldığı için- temel alınmaktadır. Bu yöntem çerçevesinde, belgeselde yer alan ifadelerin kavramlaştırılmasıyla müzenin bellek kurgusuna dair bir model geliştirilmektedir.
- MakaleAçık Erişim2025Ombudsmanlık Kurumu Bağlamında Karşılaştırmalı Ülke İncelemeleri: Bahreyn, Bangladeş, Macaristan ve Ürdün Örnekleri
Doğan, Kadir Caner
Ombudsman, kamusal şikayet kurumu olarak bir devlette halktan kamu yönetimi sorunlarına dair başvuru alan ve çözen yapıdır. Ombudsman, dünyada ilk defa 18. Yüzyılda İsveç’te ortaya çıkmıştır. Temel özellikleri arasında; demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını güçlendirmesi bulunmaktadır. Günümüzde neredeyse dünyadaki tüm devletlerde uygulanmaktadır. Ombudsman dünyanın farklı kıtalarında ve devletlerinde demokrasi kültürü ve kalitesine göre çeşitli düzeylerde icra edilmektedir. Liberal demokrasinin küresel arenada baskın olduğu bir çağda ombudsman da bu değerlerle bütünleşmektedir. Demokrasinin ve siyasal liberalizmin en büyük sembollerinden biri de ombudsman olarak görülmektedir. Hak arama kurumu olarak ombudsman, bulunduğu devlette adaleti de tesis eden mekanizmalardan biridir. Bu çalışmada, Avrupa ve Asya kıtalarından Bahreyn, Bangladeş, Macaristan ve Ürdün devletlerinin ombudsman teşkilatları incelenmiştir. Bu devletlerin seçilmesinin nedeni ise uzun yüzyıllar boyunca demokrasi tecrübesinden uzak ya da engellenmiş bölgelerde ve toplumlarda ombudsmanın uygulanabilirliğine dair bazı çıkarımlarda bulunmaktır. Bu şekilde değişik coğrafi bölge ve çeşitli kültürlere sahip devletlerde ombudsman tecrübesi analiz edilmiştir. Çalışmanın yöntemi nitel analiz bağlamında literatür taramadır. Çalışmanın sonuçlarına göre dört devlet ombudsmanı arasında Macaristan, Bangladeş, Bahreyn ve Ürdün, kalkınma ortamı bağlamında etkinlik ve performans açısından sıralanabilir. Macaristan, Avrupa demokrasisinin kalbinde yer alan bir devlet olarak daha güçlü adalet ve hakkaniyet geleneklerine sahiptir. Bangladeş, Hindistan coğrafyasında uzun yıllardır merkezi bir krallığın bulunmaması nedeniyle özerklik açısından diğer iki devlete göre daha avantajlıdır. Bahreyn ve Ürdün, Orta Doğu Arap devletleri olarak uzun yıllar İngiliz kontrolü ve yönetimi altında kalmışlardır. Ürdün yüzölçümü ve nüfus bakımından daha büyüktür ve daha fazla etnik gruba sahiptir. Bu nedenle Bahreyn'de adaleti tesis etmek daha kolay olabilir.
- MakaleAçık Erişim2025Profesyonel Doğal Vücut Geliştiricilerinden Diyafram Kalınlığının 1RM Kuvvetine Etkisi
Yılmaz, Coşkun; Kavuran, Korhan; Çelikel, Baha Engin; Soylu, Hakan Hüseyin; Demir, Alper; Sezer, Süreyya Yonca
Profesyonel doğal vücut geliştirmeciler üzerinde yapılan çalışmalarda farklı antrenman yüklerinin performans üzerindeki olumlu etkileri iyi bilinmesine rağmen, diyafram kas kalınlığının 1RM kuvvetini nasıl etkilendiği belirsizdir. Çalışmanın amacı, diyafram kas kalınlığının profesyonel doğal vücut geliştiricilerde tek tekrar maksimal kuvveti (1RM) ile ilişkisinin incelenmesidir. Çalışmaya ulusal ve uluslararası yarışmalara katılmış aktif spor yapan 15 profesyonel doğal vücut geliştirici dâhil edilmiştir. Deneklerden solunum fonksiyon testleri, 1RM ve diyafram kas kalınlık ölçümleri alınmıştır. Elde edilen verilerin analizleri SPSS 25 istatistik paket programı ile hesaplanmıştır. Çalışmada 1RM değeri ile FVC, FEV1 ve PEFmax parametreleri ile pozitif anlamlı yüksek ilişki olduğu tespit edildi. FEV1/FVC oranı ile negatif düşük düzeyde bir ilişki tespit edildi. 1RM ile dinlenme, ekspirasyon ve inspirasyon evrelerinde diyafram kas kalınlığı ile pozitif orta düzeyde bir ilişki tespit edildi. Sonuç olarak, bu çalışma, diyafram kas kalınlığının vücut geliştirme antrenmanlarında 1RM performansı ile ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır. Özellikle, diyafram kasının sadece solunumu destekleyen bir kas olarak değil, aynı zamanda intra-abdominal basıncı optimize ederek güç üretimine katkı sağlayan bir kas olarak da değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.
- MakaleAçık Erişim2025Factors Affecting Psychological Resilience and Coping Experiences of Cancer Patients: A Phenomenological Study
Uzun, Sevda; Bayrak, Nurten Gülsüm
Objective: The aim of this study was to evaluate the factors affecting psychological resilience and coping experiences of cancer patients. Methods: In this study using the phenomenological research method, semi- structured in-depth interviews were conducted with 22 individuals with cancer living in a province in northern Turkey. Criterion sampling method, one of the purposive sampling methods, was used to reach the sample group. Interviews continued until data saturation was achieved. All interviews were audio recorded and then transcribed. The data of the study were evaluated using thematic analysis. The study was conducted and reported according to the COREQ checklist. Results: Data analysis revealed three themes (effects of cancer, coping with cancer, psychological resilience and influencing factors) and eight sub-themes (mental, physical, social, perception of social support, treatment process, personal competence and future plans, spiritual disposition and perspective on negative events). Conclusion: The results of the study showed that cancer has a negative psychosocial impact on individuals. The treatment and care process in cancer can negatively affect the psychological resilience of individuals. In this process, it was determined that situations such as perception of social support, coping resources, perspective on negative events, spirituality can affect psychological resilience.
- MakaleAçık Erişim2025The Relationship Between Financial Development and Income Inequality: A Fourier Approach in the Case of Türkiye
Karaaslan, İbrahim
While financial development is recognized as the driving force of economic growth, income inequality is a significant concern regarding social justice and sustainable development. The relationship between these two concepts can directly affect countries' economic policies and social balances. Therefore, the deepening and expansion of financial systems may create injustice in income distribution, but it also has the potential to reduce inequalities when appropriately managed. This study aims to determine the long-run impact of financial development on income inequality in Türkiye. For this purpose, the data set for the variables covers the period 1991-2022 and consists of annual observations. Income inequality (Gini coefficient) is used as the dependent variable, and the financial development index is used as the independent variable. In the study, the stationarity of the variables was tested with the Fourier unit root test (FKPSS) and KPSS unit root test. After the determination that the variables were not stationary at their level values, the Fourier cointegration test was used to test the existence of a long-run relationship between the variables. The study found that there is a cointegration relationship between financial development and income inequality in Türkiye. After establishing the co-integration relationship, our long-run DOLS estimation revealed a statistically significant negative relationship between financial development and income inequality at a 1% confidence level. The key conclusion drawn from this is that increases in financial development lead to reduced income inequality. This result underscores the potential impact of increasing financial development on reducing income inequality, and the importance of efforts and policies.
- Derleme MakaleAçık Erişim2025Sporcu performansını artıran güncel besin takviyeleri
Bor, Hakan
Sporcu performansını artırmak amacıyla kullanılan besin takviyeleri teknolojinin ilerlemesiyle birlikte bu takviyelerin çeşitliliğinin ve erişilebilirliğinin artması nedeniyle geçmişe kıyasla daha fazla ön plana çıkmıştır. Bu bağlamda çalışmada besin takviyelerinin sporcu performansını hangi yönlerden etkilediği ve sağlıklı kullanım dozajlarının nasıl olması gerektiği güncel literatür yardımıyla açıklanmaya çalışılmıştır. Araştırmada öncelikle besin takviyeleri hakkında genel bir bilgi verilerek besin takviyeleri tanıtılmış sonrasında her bir besin takviyesinin özelliklerine uygun olarak sporcu performansı üzerindeki olası etkilerinden bahsedilmiştir. Ayrıca besin takviyelerinin kullanım dozajları konusunda son dokuz yıldaki literatürde var olan öneriler çalışma içinde sunulmuştur. Bir beslenme uzmanı yardımı alınarak doğru bir şekilde tüketilen besin takviyeleri sporcu performansını farklı etki mekanizmaları yoluyla olumlu etkilemektedir. Sporcuların bir kısmı için diyetlerini yeniden planlayarak besin takviyelerine olan ihtiyaç karşılanabilirken, diğer bir kısmı için performans gösterdikleri spor dalı nedeniyle diyetle alınan miktar yeterli olmayıp uzman kontrolünde besin takviyelerini diyetlerine ek olarak almaları gerekmektedir. Bu nedenle sporcuların besin takviyelerinin yan etkilerinden dolayı sağlık açısından zarar görmemeleri ve en üst düzeyde fayda elde edebilmeleri için sporcunun fiziksel durumuna, spor dalına ve diyetine uygun olacak şekilde besin takviyesi alımının bilimsel çalışmalardaki öneriler doğrultusunda bireye özgü olarak planlanması büyük önem taşımaktadır.
- MakaleAçık Erişim2025The impact of agricultural value added, urbanisation and renewable energy consumption on environmental quality in MINT countries
Akyol, Mehmet; Bakkaloğlu, Ayşen
In this paper, the effects of agricultural value added, urbanisation and energy consumption on environmental quality in MINT (Mexico, Indonesia, Nigeria, Turkey) countries were analysed for the period between 1992-2019. In the first stage of the study the panel analysis was used then the existence of horizontal cross-section dependence between the variables was tested and then the CIPS test, was used to test the stationarity of the series. In the paper where the existence of homogeneity was tested with the Delta test, the long-run relationship between the series was tested with the Pedroni panel cointegration test. Finally, the effects of agricultural value added, urbanisation and energy consumption on the environment were analysed by fully modified least squares estimator (FMOLS) analysis. According to the FMOLS results, the increase in agricultural value added and urbanisation rate has a negative impact on environmental quality, while renewable energy consumption has a positive impact on environmental quality. The results of the study show that more environmentally friendly policies should be developed and implemented in the agricultural production process in the country group in question, renewable energy investments and consumption should be increased, and the urbanisation rate should be taken under control and environmentally friendly new generation city plans should be put into effect urgently.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2025Kârlılık ve Finansal Kaldıracın Firmaların Büyüme ve Yatırım Kararları Üzerindeki Etkisi: Döviz Kuru ve Enflasyonun Aracı Rolünün Analizi
Akyol, Hikmet; Soydaş, Şafak Sönmez
Bu araştırma Türkiye için imalat sanayi sektöründe faaliyet gösteren 37 firma için karlılık ve finansal kaldıracın büyüme ve yatırım kararları üzerindeki uzun dönemli etkilerini incelemiştir. Bu çerçevede 2015-2023 arasındaki dönem Tamamen Değiştirilmiş En Küçük Kareler (FMOLS) tahmincisi kullanılarak tahmin edilmiştir. Tahmin sonuçları finansal kaldıracın düşük kantillerde temettü getirileri üzerindeki etkisinin pozitif, orta ve yüksek kantillerde ise önemsiz olduğunu göstermiştir. Buna göre firmaların düşük düzeylerde borçlanma ile yatırımlarını finanse etmesi ve bu sayede özkaynak kârlılığını arttırması temettü getirilerini olumlu etkilerken, artan borçlanma temettü getirileri üzerinde anlamlı herhangi bir etkiye sahip değildir. Karlılık rasyosu ve reel efektif döviz kurunun temettü getirileri üzerindeki etkisi bütün kantillerde pozitif çıkmıştır. Karlılık rasyosu, firmaların kaynaklarını ne ölçüde verimli kullandığını göstermektedir. Sonuçlar artan karlılığın temettü getirilerini teşvik ettiğini ortaya koymuştur. Benzer şekilde reel efektif döviz kurundaki olumlu gelişmeler temettü getirilerini arttırmıştır. Sonuçlar, orta ve yüksek kantillerde artan enflasyonun firmaların temettü getirilerini düşürdüğünü ortaya koymuştur. Firma yöneticileri büyüme ve yatırım kararlarını alırken enflasyon ile gelecek beklentilerini dikkate almalıdır.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2025A New Perspective on Technology, Productivity, and Environmental Sustainability in the European Union
Cakir, Mehmet Ali; Ökte, Mehmet
This study examines the relationship between economic growth, energy consumption, technology, and productivity intensive technology in the context of environmental degradation across selected European Union countries from 1996 to 2021. Utilizing the cross sectionally augmented autoregressive distributed lag model (CS-ARDL) and the load capacity factor as an environmental proxy, the findings confirm environmental kuznets curve (EKC) hypothesis indicating that economic growth continues to exert pressure on the environment. While energy consumption significantly contributes to environmental degradation, contrary to popular belief, technological advancements alone do not mitigate this issue. Instead, the study highlights that productivity intensive technologies are more effective in reducing environmental degradation. Policy recommendations emphasize the need for green growth strategies, energy efficiency improvements, sectoral energy quotas, and international cooperation in technology sharing. Special attention should be given to ensuring that technological development increases productivity and reduces environmental degradation. The findings contribute to the literature by highlighting the significance of aligning productivity and technological advancement for sustainable environmental outcomes.
AtıfOpenAlex2TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2025Linking Performance Expectations to Work Engagement: Roles of Self-Efficacy and Job Insecurity
Demirbağ, Orkun; Tiryaki, Selma
This study examines how managers' high performance expectations influence employees' work engagement through their self-efficacy perceptions, and explores the moderating role of job insecurity in this relationship. Within the scope of the study, data were collected between January and March 2024 from two distinct occupational groups private-sector teachers and sales representatives in Trabzon, through an online questionnaire administered using convenience sampling. A total sample of 670 participants was analyzed. Based on the collected data, Hayes Process Model 4 was used to analyze the mediating role of self-efficacy, while Hayes Process Model 7 was employed to examine the moderating role of job insecurity. The results indicated that managers' high performance expectations are positively associated with employees' work engagement, with self-efficacy serving as a mediating variable and job insecurity acting as a moderator in this relationship. The mediating effect of self-efficacy on job engagement was 14.7% for teachers and 47.6% for sales representatives, indicating a meaningful difference across occupational groups.
- MakaleAçık Erişim2025The effect of perceived overqualification on relative deprivation: The moderating role of organisational silence
Polat, Eray; Esen, Ozan; Çalışkan, Serkan
This study aimed to adapt the Mature Happiness Scale-Revised, developed based on the Positive Psychology 2.0 (PP 2.0) theoretical framework, into Turkish. The study tested the linguistic equivalence, structural validity, and internal reliability of the scale. Validity and reliability were analysed using data collected from 303 white-collar employees working in various sectors in Istanbul. For linguistic equivalence, item-level correlations between the English and Turkish forms ranged from moderate to high (0.504–0.768), and the total score correlation was extremely high (r = 0.990). Confirmatory factor analysis (CFA) supported the single-factor model of the scale with good fit indices (CFI = 0.972; GFI = 0.974; AGFI = 0.944; RMSEA = 0.064). The scale's internal consistency was "good," with a Cronbach's Alpha coefficient of 0.797. Therefore, the Turkish version of the Mature Happiness Scale was determined to be a theoretically and psychometrically valid and reliable measurement tool. This scale can serve as a valuable tool for supporting research in positive psychology and understanding individuals' psychological well-being within the Turkish cultural context.
- MakaleAçık Erişim2025Factors Affecting the Quality of Nursing Care in Community Mental Health Centres: A Qualitative Study
Uzun, Sevda; Akman, Yasemin
Objective: Community mental health practices play a significant role in mental illness prevention. It is critical for nurses who play critical roles in the protection, growth, and rehabilitation of com- munity mental health to deliver high-quality care. Nurses face chal- lenges due to issues and limitations at the community mental health center. Also this situation can be impact on the quality of care. This study was planned to examine the factors affecting the quality of nurs- ing care in community mental health centers. Material and Methods: The study was conducted with 12 volunteer nurses using a phe- nomenological research design, which is a qualitative research design. Interviews were conducted individually and face-to-face. The data were analyzed using Colaizzi’s phenomenological analysis method.Results: In the analysis of the data, 4 categories (challenges with care and treat- ment, deficiencies at the community mental health center, views on the benefits of community mental health center, and recommendations for improving the quality of health care) and 13 main themes (medications, physician, communication, psychiatry service, equipment, team, space and equipment, functionality, communication, treatment and care, so- cial aspects, team, social activities, and facilities and equipment) were identified. Conclusion: The study thoroughly evaluated the factors af- fecting the quality of nursing care in community mental health centers and suggested potential solutions.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2025İdeoloji, halkla ilişkiler, kültürlerarasılık ve toplumsal yapı: türkiye üzerinden birbirine bağlı kavramlara bir bakış
Kurt, Mustafa Cankut
Bu çalışma, Türkiye'deki kültürlerarasılık, ideoloji, sosyal yapı ve halkla ilişkiler arasındaki karşılıklı ilişkiyi incelemektedir. İdeoloji ve sosyal yapının, kültürlerarası etkileşimler için bir çerçeve sunduğunu ve halkla ilişkilerin bu süreçte bir yönetim aracı olarak rol oynadığını savunmaktadır. Çalışma, özellikle 2011 Suriye krizi sonrası Türkiye'nin iletişim stratejilerinde yaşanan zorunlu dönüşüme odaklanmaktadır. Bu süreçte, dışa dönük "yumuşak güç" ve imaj yönetimi odaklı halkla ilişkiler faaliyetlerinden, ülke içinde toplumsal uyumu sağlamayı amaçlayan kültürlerarası halkla ilişkiler uygulamalarına keskin bir geçiş yaşanmıştır. Kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının bu yöndeki çabaları, halkla ilişkilerin bir imaj aracından toplumsal istikrar için hayati bir mekanizmaya dönüştüğünü göstermektedir. Ancak bu çabaların başarısı, medyadaki olumsuz temsiller ve köklü ideolojik önyargılar gibi yapısal zorlukların aşılmasına bağlıdır.
- MakaleAçık Erişim2025Intra-family communication in the internet age: a study on influencers and digital polarization
Çalışır, Gülsüm; Rasulov, Afgan
This article examines the impact of digital technology on intra-family communication, with a special focus on the role of influencers and the resulting digital polarization within families. Through semi-structured interviews conducted with 22 social media influencers-who possess high digital awareness-and a comprehensive review of the relevant literature, the study explores how excessive and, in some cases, unregulated social media use can weaken face-to-face interactions, increase feelings of isolation, and foster generational value discrepancies. The findings reveal that while social media tends to negatively affect family bonds by reducing direct communication and parental supervision, conscious and well-regulated usage may mitigate these adverse effects and even strengthen family ties. The study underscores the importance of digital literacy and parental guidance in ensuring that the potential benefits of digital media are harnessed while its risks are minimized.
















