Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2022
    Eski köye yeni adet: youtube üzerinde işçi sendikaları

    Denizli, Umut; Seçer, Barış

    Toplum yaşamında eğitim, pazarlama gibi çeşitli alanlarda sosyal medya uygulamaları giderek daha fazla kullanılmaktadır. İşçi sendikaları da üyeleri ile iletişim kurmak ve kamuoyuna duyurular yapmak için sosyal medyayı kullanmaktadır. İşçi sendikalarının üye kaybı nedeniyle sendikal kriz içinde oldukları belirtilmektedir. Bu nedenle sendikaların hem eski üyelerini yeniden kazanmaları hem de üye olmaya sıcak bakmayan kesimlerden yeni üyelere ulaşmaları gerektiği belirtilmektedir. İşçi sendikalarının bu amaçla sosyal medyayı kullanmalarının yararlı olacağı ileri sürülmektedir. Araştırma kapsamında öncelikle ülkemizdeki 3 konfederasyona bağlı işçi sendikalarının YouTube kanalları incelenmiştir. Daha sonra Petrol İş sendikasının YouTube kanalındaki videolar konuları ve zaman boyutunda analiz edilmiştir. YouTube kanalındaki videoların kamuoyunu bilgilendirme, kamuoyu oluşturma, destek, haklar, faaliyetlerin tanıtımı, grev, kutlama, konuşma, kadınlara yönelik şiddetle mücadele, örgütlenme, tanıtım ve protesto konuları şeklinde sınıflandırılmıştır. Kanaldaki videoların büyük ölçüde mevcut üyelere yönelik olduğu belirlenmiştir. Videoların zaman içerisinde çeşitlendiği görülmektedir.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2022
    Trabzon vilayeti’nde meşhur eşkıyalar (1876-1919)

    Yılmaz, Banu

    Osmanlı Devleti XVIII. Yüzyılın ortalarından itibaren kaybedilen savaşların etkisiyle sosyal ve ekonomik olarak pek çok problemle karşı karşıya kalmıştır. Bu problemler Trabzon Vilayeti dâhilinde de belirgin bir şekilde gözlemlenmiştir. Trabzon ve çevresinde bu sosyal ve ekonomik problemlerin bir uzantısı olarak meydana gelen eşkıyalık olaylarını konu alan bu çalışmada; XIX. yüzyılın son çeyreği ve XX. Yüzyılın başlarını kapsayan dönemde meydana gelen eşkıyalık olaylarında ön plana çıkan isimler üzerine yoğunlaşılmıştır. Arşiv belgeleri doğrultusunda incelenen olaylardan; bölgedeki asayişi olumsuz etkileyen eşkıyalık faaliyetlerinin neler olduğu, bu olaylarda eşkıyaların bireysel veya kitlesel olarak nasıl hareket ettiği, eşkıyaların yakalanması için devletin hangi tedbirleri aldığı açıklanmaya çalışılmıştır. Bu çalışmada, meşhur eşkıya reisleri olarak bölgede korku salan şahısların Trabzon Vilayeti sınırları içinde mi veya başka bir vilayette mi ikamet ettikleri, coğrafi yapının eşkıyaların kaçmasında ve saklanmasındaki etkisi, vilayetteki eşkıyalık faaliyetlerinin ele alınan tarih aralığında bir artış gösterip göstermediği, artış görünüyorsa bunun nedenleri ele alınmıştır. Çalışmanın odaklandığı bir diğer husus ise eşkıyaların bölgede yaşayanlar veya idareciler tarafından desteklenip desteklenmediklerinin sorgulanmasıdır.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • Derleme MakaleYalnız künye2022
    The impact of COVID-19 on enterprise risk management processes in the context of internal audit

    Yesilelebi, Gl

    The purpose of this study is to theoretically reveal the impact of COVID-19 on enterprise risk management processes in the context of internal audit. In line with the purpose of the study, the impact of COVID-19 on enterprise risk management processes were evaluated in terms of internal audit by examining the studies and documents related to the subject. In the study, it has been tried to examine what changes in the context of COSO components caused by the existing and new risks faced by organizations during the epidemic process. Within the scope of the study, it has been tried to determine the situations that affect the enterprise risk management processes caused by the COVID-19 pandemic. As a result of the study, it has been reached that dynamic risk management and dynamic/agile audit approach have gained importance as a new generation risk management during and after the COVID-19 process.

  • MakaleYalnız künye2022
    Çalışanların Örgütsel Sosyalleşmesinde Yönetici İşlevselliği ve Algılanan Örgütsel Destek İlişkisi: Sosyal Öğrenme Kuramı Perspektifi

    Durmuş, İbrahim

    Günümüz çalışma ortamlarında yöneticiler çalışanlarına yönelik çeşitli işlevsel davranışlar sergilemektedir. Bu işlevsel davranışlar çalışanların örgütsel sosyalleşmeleri ve algıladıkları örgütsel destek üzerinde etkili olabilir. Literatürde yönetici işlevselliği değişkeni oldukça sınırlı araştırılmış olup çalışanların örgütsel sosyalleşmesi ve algılanan örgütsel destek kavramlarının birlikte kullanıldığı herhangi bir araştırmaya rastlanılmamıştır. Araştırma farklı mesleklerde çalışanlar üzerinde gerçekleştirildiği için konu ile ilgili daha evvel farklı alanlarda gerçekleştirilen araştırmalar çalışmaya kaynaklık etmiştir. Araştırma sonuçlarında yönetici işlevselliğinin çalışanların örgütsel sosyalleşmesi üzerinde pozitif ve anlamlı etkisi olduğu gözlemlenmiştir. Araştırmada yönetici işlevselliğinin çalışanların algıladıkları örgütsel destek üzerinde pozitif ve anlamlı etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada ayrıca çalışanların algıladıkları örgütsel desteğin örgütsel sosyalleşmeleri üzerinde yine pozitif ve anlamlı etkilerinin olduğu ortaya koyulmuştur. Sonuç olarak yönetici işlevselliğinin çalışanların örgütsel sosyalleşmeleri üzerindeki etkisinde çalışanların algıladığı örgütsel destek tam aracı etkiye sahip olmuştur. Sonuçlar sosyal öğrenme kuramında, yönetici ve çalışanların davranışsal açıdan araştırılabileceğini ortaya koymaktadır.

  • MakaleAçık Erişim2022
    Uçucu kül inceliğinin betonun sülfat direnci üzerine etkisi

    Demir Şahin, Demet; Çullu, Mustafa; Eker, Hasan

    Beton bileşiminden biri olan çimentonun hidratasyonu ile sülfat iyonları arasında oluşan kimyasal reaksiyon sonucu sülfat korozyonu oluşmakta ve bu oluşum betonda bozulmalara neden olmaktadır. Sülfatın beton üzerinde oluşturduğu hasarı azaltmak ya da en aza indirmek için çimento yerine uçucu kül gibi puzolanlar kullanılmaktadır. Bu çalışmada betonun ana bileşenlerinden biri olan çimento yerine çimentoya yakın bileşene sahip olan Afşin Elbistan Termik Santralinden temin edilmiş uçucu kül atığı kullanılmıştır. Uçucu külün (UK) bilyalı değirmende 0, 10 ve 20 dk öğütülmesi ile elde edilen farklı inceliklere sahip örnekler % 10 UK ikame oranı ile hazırlanarak uçucu kül katkılı beton örnekleri oluşturulmuştur. Daha sonra bu örnekler; % 5 ve % 10 katkılı sülfat çözeltisine maruz bırakılmış ve beton örneklerinin sülfat direnci üzerine etkisini araştırmak için basınç dayanımı ve ultrasonik dalga hızı ölçümü testlerine tabi tutulmuş, ağırlık kayıpları incelenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre uçucu kül öğütme süresine bağlı olarak % 5 ve % 10 sülfat çözeltisine maruz bırakılmıştır ve daha sonra katkılı beton örneklerindeki basınç dayanım değerlerinde artışlar gözlenmiştir. Sülfat çözeltisi miktarının artmasıyla birlikte beton örneklerinin basınç dayanımının azaldığı ve bu beton örneklerinin referans örneğine göre daha yüksek basınç dayanımı değerine sahip olduğu görülmüştür. Bununla birlikte; öğütme süresinin artmasıyla ağırlık kayıplarının azaldığı görülmüştür. Ayrıca; öğütmenin etkisi ile uçucu külün inceliğinin artması sonucu ultrasonik dalga hızı değerlerinin de arttığı belirlenmiştir.

  • MakaleAçık Erişim2022
    Psikolojik Sağlamlığı Değerlendirme Ölçeği: Türkçe Versiyonuna İlişkin İlk Psikometrik Bulgular

    Türkkan, Tuğba; Bülbül, Kenan; Odaci, Hatice

    Bu çalışmanın amacı Psikolojik Sağlamlığı Değerlendirme Ölçeği’nin (PSDÖ) Türkçe formunun psikometrik özelliklerinin değerlendirilerek, uyarlama çalışmasının yapılmasıdır. Araştırma grubunu Trabzon Üniversitesi’nde öğrenimlerine devam etmekte olan 377 kadın ve 181 erkek olmak üzere toplam 558 öğrenci oluşturmaktadır. Katılımcıların yaşları 18 ile 38 arasında değişmekte olup, yaşları ortalaması 19.94’tür (Ss= 1.98). Çalışma kapsamında yapılan doğrulayıcı faktör analizi sonucunda modelin kabul edilebilir uyum indekslerine sahip olduğu belirlenmiş ve iki boyutlu yapısına yönelik hipotez modelinin evrende doğrulandığı sonucuna varılmıştır. Ölçüt bağıntılı geçerliği sonuçlarına göre PSDÖ ile Kısa Psikolojik Sağlamlık, Yaşam Doyumu ve Oxford Mutluluk Ölçeği arasında pozitif yönde anlamlı düzeyde ilişkiler bulunmuştur. Ölçeğin, Cronbach alfa değeri .85, öz yeterlik olarak adlandırılan Faktör 1’in .78 ve özgüven olarak adlandırılan Faktör 2’nin .79, olarak hesaplanmıştır. Eş değer yarılar arasındaki güvenirlik katsayısının ise .72 ile yüksek güvenirliğe sahip olduğu tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda Psikolojik Sağlamlığı Değerlendirme Ölçeği’nin üniversite öğrencileri örnekleminde psikolojik sağlamlığı ölçmede geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu belirlenmiştir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleYalnız künye2022
    Türk Toplumunda Suriyeli Sığınmacı Algısı

    Yilmaz, Dursun; Günay, Mehmet Akif

    Büyük boyutlu ve ani gerçekleşen göçler, göç edilen ülke için politik, kültürel, ekonomik ve sosyolojik olarak birçok alanda da problemleri ortaya çıkarmıştır. Bu durum göç edenler açısından da eğitim, barınma/beslenme ve güvenlik gibi temel ihtiyaçların karşılanamaması gibi sorunları beraberinde getirmiştir. Göçle beraber ortaya çıkan problemlerin aşılabilmesi, çözüme yönelik politikaların belirlenmesi için göç edilen yerde yaşayan halkın göçmenlere yönelik algılarının ortaya çıkarılması büyük önem taşımaktadır. Bu doğrultuda yapılan birçok akademik çalışmada ve yayınlanan raporlarda halkın Suriyeli sığınmacılara yönelik olumsuz algılarının olduğu bilgisine ulaşılmıştır. Göçün devam etmesi Suriyeli sığınmacılara yönelik güncel araştırmaların da yapılmasını gerekli kılmaktadır. Bu bağlamda çalışma, Türk halkının Suriyeli sığınmacılara bakışını, algısını, tutum ve söylemlerini yansıtması bakımından önemlidir. Araştırma verileri anket formu kullanılarak toplanmıştır. Araştırmanın örneklemi İzmir sınırları içinde yaşayan ve kolayda örneklem yöntemi ile belirlenen 18 yaş ve üzeri katılımcılardır. Ankete toplam 522 katılmıştır. Araştırmanın sonucunda Suriyeli sığınmacılara insani yardım yapılması gerektiği, sığınmacıların mağdur, şefkate muhtaç ve yardıma ihtiyacı olduğu yönünde kamuoyunda ortak bir kanaatin oluştuğu görülmüştür. Bununla birlikte katılımcıların sığınmacılarla aynı ortamları paylaşmaktan imtina ettiği gibi bir sonuca da ulaşılmıştır. İnsani yardıma “evet” diyen katılımcıların birlikte yaşama konusunda ciddi tereddütleri olduğu, beraberce yaşamaktan yana bir tavır ortaya koymadıkları verilen cevaplara açıkça yansımıştır.

  • MakaleYalnız künye2022
    Acil Durum ve Afetlere Müdahale Personelinin Kriz Anı Kurum İçi İletişimlerinin Değerlendirilmesi: Trabzon İli Örneği

    Cengiz, Sevil; Çınar, Öznur

    Araştırmanın amacı Acil Durum ve Afetlere Müdahale personelinin kriz anı kurum içi iletişim düzeylerinin belirlenerek, demografik değişkenlere göre anlamlı bir farklılığın olup olmadığının tespit edilmesidir. Elde edilecek bulgular vesilesiyle Acil Durum ve Afetlere Müdahale personelinin iletişim anlamındaki sorunları tespit edilerek daha etkin çalışmalarının önünün açılması hedeflenmektedir. Araştırma ölçeğinin ana başlığı “Kriz Anı Kurum İçi İletişim” olup 4 alt faktöre ayrılmıştır: ‘‘Kriz Anı Ekip İletişiminin Değerlendirilmesi’, ‘‘Kriz Anı Bireysel İletişim Aktivasyonunun Değerlendirilmesi’’, ‘‘İletişimsel Kriz Yönetim Planları Erişilebilirliğinin ve Bilinirliliğinin Değerlendirilmesi’’ ve ‘‘İletişimsel Kriz Yönetim Planlarının İşlevselliğinin Değerlendirilmesi”. Anket 6 adet demografik soruyu veya toplamda 23 adet Kriz Anı Kurum İçi İletişim ölçeğinin sorularını içermektedir. Araştırmada frekans, yüzde tabloları ve Mann-Whitney U testi kullanılmıştır. Araştırmanın evreni Trabzon’da görev yapan, Devlet Hava Meydanları İşletmesi, Afet ve Acil Durum Başkanlığı, Orman Bölge Müdürlüğü ve İtfaiyede (acil durum ve afetlere müdahalede görev yapan) çalışanlardır. Toplamda 103 personele ulaşılmış ve anket uygulanmıştır. Anket 28.11.2020-15.12.2020 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Kriz anı ekip iletişiminin farklı faktörler ve değişkenler açısından değişiklik gösterdiği bulunmuştur. Ayrıca, sorulara verilen cevapların demografik değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediğine dair yapılan test sonucu cinsiyet değişkeni açısından 2 soru, medeni durum açısından 1 soru, kıdem değişkeni açısından 2 soru, yaş değişkeni açısından 2 soru, çalışılan kurum açısından 13 soru, ünvan değişkenine göre 6 soru farklılık göstermektedir.

  • MakaleYalnız künye2022
    Değer Odaklı Aile Eğitimine Yönelik Özel Eğitimde Görev Yapan Öğretmen Görüşlerinin İncelenmesi

    Uğur, Saruhan; Saruhan, Yeşim; Arslan, Adem

    U araştırma değer odaklı aile eğitimine yönelik özel eğitimde çalışan öğretmenlerin görüşlerini incelemek için yapılmıştır. Araştırma 2020-2021 eğitim öğretim yılında kolay ulaşılabilirlik yöntemi ile ulaşılan ülkemizin farklı illerinde özel eğitim kurumlarında çalışan 82 öğretmen ile yapılmıştır. Toplanan veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Sonuç olarak; özel eğitimde çalışan öğretmenlere göre çocuklar günlük yaşam, değer görme, öz bakım, toplumsal uyum, sevgi, sorumluluk, saygı, kabul, insani değerler, öz güven, empati, güven, azim-çaba, çalışkanlık, sosyal değerler ve hoşgörü değerlerine ihtiyaç duymaktadırlar. Ailelerin ise bağımsız yaşam, sorumluluk, mutluluk, sevgi, saygı, akademik gelişim, öz bakım, toplumsal uyum, kabul, merhamet, sosyal değerler, evrensel değerlerlerini görmek istediğini düşünmektedirler. Öğretmenler ailelerle; doğrudan iletişim, yüz yüze iletişim, telefon ile iletişim, toplantılarla, okul giriş çıkışlarında, çevrim içi toplantılarla, ev ziyaretleri ile, küçük not kağıtları ile ve samimiyetle iletişim kurduklarını ifade etmektedirler. Özel eğitimde çalışan öğretmenlere göre aileler en çok kabul, psikolojik destek, duygusal destek, öğretim yöntem ve teknikleri, doğru iletişim, öz bakım, davranış eğitimi, sabır eğitimi, engel özellikleri, okul aile iş birliği, cinsel eğitim, bilgilendirme, sorunlarla baş etme, rehberlik, ev etkinlikleri, değerler eğitimi konularında eğitime ihtiyaç duymaktadır. Öğretmenlerin %14,6’sı aile eğitim ya da katılım çalışması yapmadıklarını ifade etmişlerdir. %85,4’ü ise seminerler, bireysel görüşmeler, sınıfa davet, etkinlik paylaşma, aile toplantıları, grup sohbetleri, çevrim içi eğitim ve gezi yaptıklarını ya da planladıklarını ifade etmişlerdir. Özel eğitimde öğretmenler değer odaklı bakış açısı geliştirmelidir. Ayrıca değer odaklı aile eğitimleri düzenlenebilir ya da yaygınlaştırılabilir.

  • MakaleYalnız künye2022
    Gümüşhane Üniversitesinin Dijital Dönüşüm ve Covid-19 Pandemisine İlişkin Çalışmalarının Değerlendirilmesi

    Çam, Handan; Çakır, Günay; Zeybek, Halil İbrahim; Sipahi, Ferkan

    Dünya, 2019 yılında ortaya çıkan ve 2020 yılı başında pandemiye dönüşen SARS-CoV virüs salgını ile mücadele etmeye başlamış ve salgın tüm yaşam biçimimizi etkilemiştir. Bu zorlu süreçte tüm insanlık bir arada savaş vermek zorunda kalmıştır. Salgından önce teknolojik gelişmeler ve çevresel kirlilikler hayatımızın her alanında etkili olmaya başlamışken, salgınla eğitimde de radikal değişiklikler olmuştur. Ülkemizde salgın öncesi az sayıda üniversite uzaktan eğitimde ön planda yer almıştır. Yükseköğretim Kurulu, pandemiden önce, üniversitelerde dijital teknoloji kullanımını yaygınlaştırma stratejisi ile geleceği görerek etkili bir adım atmış ve “Yükseköğrenimde Dijital Dönüşüm Projesi” başlatmıştır. Bilgi teknolojileri kullanımının yaygınlaşması, öğrenme tekniklerinin değişmesi, toplumsal istekler, öğrenen/öğreten profili ve son olarak pandemi, dijital dönüşümde etkili olmuştur. Dijital dönüşümün gerekliliği, pandemi döneminde daha belirgin şekilde anlaşılmıştır ve yaşanılan zorluklar, toplumlarda farklı eğilimlerin daha hızlı benimsenmesine neden olmuştur. Gümüşhane Üniversitesi de Yükseköğretim Kurulu’nun 2018 yılında başlattığı Dijital Dönüşüm Projesi’ne ikinci aşamada dahil olmuştur. Bu çalışmanın ana amacı da Gümüşhane Üniversitesinin COVID-19 pandemisi dönemindeki dijital dönüşüm ve pandemi odaklı çalışmaların bir kısmını değerlendirmektir. Sonuç olarak, Gümüşhane Üniversitesinin pandemi süreci boyunca oldukça başarılı faaliyetler yürütmüş ve dijitalleşmeyi eğitimin her alanına yaymak adına önemli çabalar sarf etmiştir.

  • MakaleYalnız künye2022
    Emniyet Hizmetleri Üzerinden Devlet Algısı: Erzincan İli Örneği

    Altınpınar, Fatih; Kalkışım, Hasan Mahmut

    Devletlerin görünen yüzleri, kamu hizmetleridir. Bireyler genellikle kamu hizmetleri üzerinden devlet algılarını geliştirirler. Dolayısıyla kamu hizmetlerinin kalitesi vatandaşların memnuniyet düzeyini artıracağından devlete olan bakışlarını da olumlu yönde şekillendirecektir. Bu bakış açılarının ortaya konulmasında bireylerin siyasal fikirleri, ideolojik duruşları da zaman zaman etkili olabilmektedir. Emniyet Teşkilatı, günümüzün önemli kamu kuruluşlarından bir tanesidir. Farklı alanlarda hizmet yürütmektedir. Temelde emniyet hizmetleri yürüten bu birimin vatandaşların gözünde devletin algısını değiştirip değiştirmediği yapılan bu çalışma ile ortaya konulmak istenmiştir. Nitekim Erzincan’ın heterojen yapısı ile barış ve kardeşlik değerleriyle yaşayan topluluğunun örnek olarak seçilmesinin nedeni, küçük ölçekte verilen cevapların Türkiye ile özdeşleştirilebileceğinin düşünülmesinden kaynaklanmaktadır. Servperf ve Servqual ölçeklerden faydalanılarak oluşturulan anket ile Erzincan’da yaşayan vatandaşların emniyet hizmetleri üzerinden devlet algısı ölçülmüştür. Emniyet hizmetlerinin devlet algısını olumlu yönde etkilediği yapılan çalışma neticesinde ortaya çıkmıştır.

  • MakaleYalnız künye2022
    Erzincan Düğün Geleneklerinde Değişim

    Dikici, Erkan; Şener, Betül

    Toplumun en temel yapı taşı olarak aile kurumu, her toplumda karşımıza çıkan başlıca sosyal kurumlardan birisidir. Ailenin oluşumu için bir takım gereklilikler bulunmaktadır. Evlilik, söz konusu gerekliliklerin başında yer almaktadır. Evlilik aracılığıyla ailenin oluşumu sürecinde bir geçiş dönemi olarak düğünler yapılmaktadır. Birçok toplum için bu geçiş dönemi, bir takım sosyal ve kültürel özellikleri beraberinde getirmiştir. Düğün törenleri, her toplumda farklı şekillerde uygulansa da, sosyal ve kültürel yapıya özgü durumlar ortaya çıkarmıştır. Fakat sosyal ve kültürel dinamik yapısından dolayı bir takım değişimler de yaşanmıştır. Özellikle 2000’li yıllardan itibaren Türk toplum yapısında düğün törenlerinin zamanla değişim gösterdiği, yeni kültürel motiflerin ortaya çıktığı gözlenmiştir. Bu çalışma düğün törenlerinde yaşanan değişime dikkat çekmek amacıyla ortaya çıkmıştır. Çalışmanın konusu, Erzincan düğünlerinde yaşanan değişimdir. Çalışmada Erzincan düğünlerinin başladığı andan (kız isteme) bitişine (gerdek gecesi) kadar geçen süreçte var olan kültürel özelliklere yer verilmiştir. Daha sonra bu kültürel özelliklerin günümüzde yaşamış olduğu değişim ortaya konmuştur.

  • MakaleAçık Erişim2022
    Yeni Bir Şehir Kıyaslama Metodolojisi: Çok Boyutlu Yönetimsel İçgörü

    Şimşek, Ahmet Bahadır; Gurkan, M. Edib

    Kıyaslama, karar vericilerin kuruluşları hakkında güçlü ve zayıf yönleri, öncelikleri, geçmişi ve geleceği gibi farklı perspektiflerden kritik çıkarımlar yapmalarını sağlayan bir yönetim aracıdır. Şehirlerin kıyaslaması, yöneticilere politikaların değerlendirilmesi ve stratejik kararlar alınması açısından sağladığı faydalar nedeniyle bilim insanlarının ilgisini çekmektedir. Şehir kıyaslaması üzerine mevcut araştırmalar, kıyaslama faktörlerini belirlemeye ve kıyaslama skorlarını ölçmek için yöntemler geliştirmeye odaklanmıştır. Bir diğer ifadeyle, mevcut yöntemler, şehirleri karşılaştırmak için ağırlıklı faktörleri birleştirerek tek bir puan hesaplamayı amaçlamaktadır. Bununla birlikte, politika yapıcılar, politikalarına rehberlik etmek için basit bir puanlamaya sahip olmak yerine daha ayrıntılı bilgi talep etme eğilimindedir. Bu çalışmada önerilen kıyaslama yaklaşımı bu boşluğu doldurmayı amaçlamaktadır. Önerilen yaklaşım, kıyaslama için kabul edilen çok kriterli karar verme tekniğinin duyarlılık analizine dayanmaktadır ve karar vericiler her şehir için üç ana çıktı sunmaktadır: (i) karar verici yanlılığından uzak, uzlaşıya dayalı bir sıralama sunar, (ii) daha iyi sıralama elde etmek için minimum çaba gerektiren öncelikli alanları gösterir ve (iii) geçmişten bugüne uygulanan politikaların sonuçlarının göreceli etkilerini sergiler ve geçmişten bugüne uygulanan politikalar devam ettirilirse şehrin gelecekteki sıralamasını yansıtır. Metodolojinin uygulanışı bir vaka çalışması ile gösterilmektedir. Vaka çalışması, önerilen metodolojiyi uygulamanın karar vericiye önemli yönetimsel çıkarımlar sunması sebebiyle oldukça ümit verici olduğunu vurgulamaktadır.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
  • MakaleYalnız künye2022
    The Mediating Role of Brand Experience in the Brand Awareness’s Effect on Brand Satisfaction and Brand Loyalty: A Research on Hospital Employees

    Sökmen, Alev; Kenek, Gökhan

    In this study, it is aimed to examine the effect of brand awareness and brand experience on brand satisfaction and brand loyalty. A quantitative research was employed on 138 Private Hospital employees in Ankara. Measurement instruments that were previously tested for reliability and validity were used. Correlation and series of regression analyses were applied for investigating relationships and testing research hypotheses. According to the correlation analysis, there are significant positive correlations between brand awareness, brand experience, brand satisfaction, and brand loyalty. As a result of regression analyses, brand awareness and brand experience have a meaningful effect on brand satisfaction and brand loyalty. To test the mediation effect, the four-step procedure proposed by Baron and Kenny (1986) was performed. Research findings show that the effect of brand awareness is partially mediated by brand experience on brand satisfaction and brand loyalty variables.

  • MakaleYalnız künye2022
    The Determined of Relationship Between Team Cohesion and Effective Communication Skill Levels in Volleyball Players

    Şenel, Ebru; Cevahircioğlu, Burkay; Karakuş, Kaan

    The aim of this research is the determined of relationship between team cohesion and effective communication skill levels in volleyball players. In the study, a descriptive relational survey model was used. The study group consists of 193 athletes, as 143 females and 50 males. For the " Group Environment Questionnaire,", " Scale for Effective Communication in Team Sports" and personal information form were used as data collection tools. In the analysis phase; it was determined that the data showed normal distribution, Independent Sample T-Test, One-Way Analysis of Variance (ANOVA) test was applied for comparisons between groups. The relationship between Group Environment and Effective Communication levels was determined by Pearson's Analysis. The analysis results showed that; there was no significant difference according to gender, position and year of sport in the Group Environment Questionnaire. There was significant difference according to marital status in the Group Environment-Task. In the Scale for Effective Communication in Team Sports; There was no significant difference according to gender and position. There was significant difference found according to age and marital status variable in the effective communication. There was significant difference according to year of sport in discrimination-negative conflict scores. As a result of the correlation analysis, there was a positive and moderate relationship between team cohesion with effective communication. However, it was determined that there was no significant correlation between team cohesion and sub-dimension scores and discrimination-negative conflict scores. In this regard, it is foreseen that the cooperation of club technical members-athlete and including in-club social activities will be a supportive factor.

  • MakaleAçık Erişim2022
    Pandemic Process from the Window of Healthcare Professionals

    Onan, Nevin; Dinç, Sevgi; Demir, Zeynep

    Aim: In the study, it was aimed to determine how healthcare professionals perceive the pandemic and being health professional by using the metaphor analysis method. Material and Methods: The phenomenological qualitative study was conducted with 264 healthcare professionals working in a research hospital, between April and May 2021. The data were collected via Google forms with the online survey technique. Content analysis and descriptive analysis techniques were used in the evaluation of qualitative data. Results: It was determined that healthcare professionals created 219 metaphors for the pandemic, and the frequencies of 104 metaphors were n=1. It has been determined that the metaphors of earthquake, war, darkness, fire and storm are in the first five places for the pandemic. It was determined that the frequency of 70 of 99 metaphors related to being a health professional in the pandemic was n=1. It has been determined that the metaphors of soldier, slave, angel, star and light/sun/light for being a healthcare professional are in the first five places in the pandemic. When the metaphors created were evaluated, six categories were determined for perceiving the pandemic and five categories for the perception of being a healthcare professional in a pandemic. Considering the number of metaphors created, it can be said that healthcare professionals perceive the pandemic process very differently. Conclusion: According to the research findings; it can be said that the pandemic process affects health professionals in a multidimensional way in terms of physical, mental and social aspects, and this process is generally perceived negatively. It is thought that it will be important to plan and implement psychosocial intervention programs for healthcare professionals, considering the perceptions of healthcare professionals regarding the pandemic process and their profession. in this process.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2022
    Information, Attitudes and Behaviors of the Hospitalized Patients About Organ Donation

    Aydin, Aydanur; Karadeniz, Havva

    Aim: The research was carried out to determine the knowledge, attitudes and behaviors of the patients who were hospitalized due to their chronic disease. Material and Method: The descriptive study was completed with 47 patients hospitalized. The data were collected with a questionnaire and chi-square test was used.Results: It was found that one fifth of the patients donated organs by applying to a health institution and four of them thought to donate organs. Three-fifths of patients who do not want to donate organs are determined to be contrary to their religious beliefs, half of them do not want to donate organs to a person whose religious belief is not the same. It was observed that married patients wanted to donate organs higher than singles. Conclusion: It is thought that information about media support is needed in this regard, and information on family, aid and survival can be effective in changing the attitude towards organ donation.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2022
    Oscillation Control of Two-Wheeled Robot using a Gyrostabilizer

    Ünker, Faruk

    Two-wheeled robots are popular in transportation applications because of their high maneuverability. In this research, the oscillation attenuation performance of the control moment gyroscope (CMG) for the two-wheeled robot was studied. The stored kinetic energy of a CMG can offer a weight and volume saving compared to conventional vibration absorbers. This CMG is also more reactionless than other conventional absorbers by transforming the impact of angular momentum to unidirectional thrust along the center of gravity. The gimbals can precess while providing the angular momentum under the gravitational force. This study indicated that the CMG can operate in a wide range of excitation frequencies to balance the robot in a stable period. Because the flywheel speed is much easier changed to thrust against the unwanted oscillations disturbing the robot stability. There is a relation between the gimbal amplitude and the flywheel speed of CMG, in which the required flywheel speed can be reduced if the higher gimbal amplitude is chosen. It can be also concluded from the study that the oscillation amplitudes at the target frequency can decrease as much as flywheel speed increases. There was also a mathematical model using ANSYS software. The simulation results using ANSYS matched well with the theoretical results of the Lagrangian model.

  • MakaleAçık Erişim2022
    Theoretical Knowledge Difference Between Internet-Based and Digital Storytelling Education About Breast Cancer

    Aydin, Aydanur

    Aim: Previous research has identified the theoretical knowledge about breast cancer early diagnosis of nursing students and stated that new methods are needed in education. To evaluate the effect of education on the theoretical knowledge of students through internet-based or digital storytelling. Material and Method: Quasi-experimental study with comparison groups and pre- and post-measurements. In the internet-based education group 68 and digital storytelling videos 66 undergraduate nursing students have included in the study. Data for the study were gathered, before education and after eight weeks. The percentages were calculated for every measurement, the test was used for the data whose conformity to normal distribution, and was used to detect the statistical significance of changes between measurements. Results: The increase in knowledge scores was more often statistically significant in internet-based education than in the digital storytelling video. Conclusion: This research shows that it is possible to create changes in teaching breast cancer early diagnosis methods by using the developing technology.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • Derleme MakaleYalnız künye2022
    Personel Seçiminde Çok Kriterli Karar Verme Teknikleri Kullanımının İnsan Kaynakları Yönetimi Perspektifinden Değerlendirilmesi

    Sımsek, Tugçe

    Doğru personel seçimi örgütün amaçlarına ulaşması için kritik bir görevdir. İnsan kaynakları yönetimi sorumluluğunda olan bu görevin yerine getirilmesi çeşitli aşamalardan oluşan zorlu bir süreci kapsar. Karar verici yanlılığını en aza indirmek ve oldukça karmaşık olan değerlendirme işlemini kolaylaştırmak için personel seçim probleminde çok kriterli karar verme teknikleri sıklıkla kullanılmaktadır. Bu çalışmada personel seçiminde kullanılan 12 adet teknik değerlendirilmiş, aralarındaki farklar vurgulanmıştır. Ayrıca değerlendirme sonuçlarına doğrudan etkisi bulunan kriter ağırlıklarının belirlenmesinde kullanılan kantitatif tekniklere de değinilmiştir. İlgili araştırmacılara ve uygulayıcılara hangi tekniğin hangi karar ortamında daha yararlı olabileceği ve bu tekniklerin insan kaynağının yönetimi noktasında farklı kullanımlarına yönelik önerilerde bulunulmuştur.