Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Alkan, Elif(6)
- Sipahi, Ferkan(6)
- Turan, Ibrahim(6)
- Akkan, Yaşar(5)
- Atar, Musa(5)
- Bostan, Sedat(5)
- Demir, Selim(5)
- Akaryali, Enver(4)
- Aksakal, Vecihi(4)
- Aliyazicioglu, Yuksel(4)
- Ates, Nagihan Gozde(4)
- Fidan, M. Said(4)
- Gergerli, Ruken(4)
- Kaygusuz, Abdullah(4)
- Okan, Tarhan(4)
- Tulgar, Serkan(4)
- Yilmaz, Fetullah(4)
- Akyüz, Ahmet Mutlu(3)
- Alwasel, Saleh H.(3)
- Arslan, Mehmet(3)
- Ashyralyev, A.(3)
- Aydınçakır, Emre(3)
- Aşık, Yusuf(3)
- Baltaci, Cemalettin(3)
- Bayraktar, Alemdar(3)
- Bayram, Bahri(3)
- Demir, S.(3)
- Dincel, Gungor Cagdas(3)
- Gocer, Hulya(3)
- Gökhan, Nezihe(3)
- Güllüpunar, Hasan(3)
- Gülçin, Ilhami(3)
- Günaydin, Murat(3)
- Kaplan, Abdullah(3)
- Karakan, Mehmet(3)
- Karakilic, Evvah(3)
- Küçük, Murat(3)
- Lukashov, A.(3)
- Merdan, Kurtuluş(3)
- Nazir, Bayram(3)
Yayınlar
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2016Batı Anadolu bölgesindeki depremlerin yapay sinir ağı yöntemiyle tahmini
Osman Duman
Gerçekleşecek depremleri önceden kesin bilen, genelleştirilebilecek bir yöntem günümüze kadar geliştirilememiştir. Fakat birçok yöntemle deprem tahmini yapılmaya çalışılmaktadır. Bu yöntemlerden birisi olan Yapay Sinir Ağları, belirlenen girişler ve çıkışlar arasındaki ilişkiyi öğrenerek faklı örüntülere karşı uygun çıkışlar vermektedir. Bu çalışmada Gutenberg-Richter ilişkisine bağlı ve deprem tahminlerinde kullanılan b_değerini temel alan bir ileri beslemeli geri yayılımlı yapay sinir ağı geliştirilmiştir. Türkiye'nin Batı Anadolu Bölgesinde yoğun sismik aktiviteye sahip dört faklı bölgeyi içeren deprem verileri kullanılarak yapay sinir ağı eğitilmiştir. Bu amaçla, Batı Anadolu'da yoğun sismik aktiviteye sahip Gölhisar Çameli-Muğla Rodos Bölgesi, Burdur Fay Zonu, Büyük ve Küçük Menderes Graben bölgesi ve Gediz Alaşehir Graben bölgesi üzerinde çalışılmıştır. Eğitim aşamasından sonra aynı bölgeler için daha sonraki tarihlere ait deprem verileri test etmek için kullanılmış ve ağın başarısı ortaya konmuştur. Çalışmada geliştirilen ağın tahmin sonuçları incelendiğinde; ağın gerçekleşmeyecek dediği deprem tahmin sonuçları tüm bölgelerde oldukça yüksek çıkmıştır. Bunun yanında ağın gerçekleşecek dediği deprem tahmin sonuçları, çalışılan bölgeler için belli bir oranda farklı sonuçlar vermiştir. Sonuç olarak bu yöntem kabul edilebilir oranda başarılıdır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2016Siyasî ve itikâdî yönleriyle İbn Haldun'da hilafet ve imamet meselesi
Abdurrahman Atalay
Yaptığımız çalışma giriş, birinci bölüm ve ikinci bölüm olmak üzere toplam üç bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmından İbn Haldun'un dinî, ilmî ve özellikle siyasî hayatına yer verdik ve yine bu bölümde İbn Haldun'un belli başlı eserlerinin tanıtımını yaptık. İbn Haldun'un yaşantısıyla fikirleri arasındaki sıkı ilişkiden dolayı giriş bölümünü geniş tutmayı yeğledik. Bu çalışmanın amacı İslam dünyasındaki, birçok yönüyle de Müslümanlara özgü olan, devlet başkanlığı meselesini İbn Haldun gibi önemli bir düşünürün gözüyle tekrar ele almaktır. Bu amaçla çalışmamıza birinci bölümde İslam dünyasında, devlet başkanı kavramını birçok açıdan karşılayan hilafet ve imamet kelimelerini açıklamakla başladık. Akabinde ise bu kavramların dinî ve tarihî olarak irtibatlı olduğu alanlara ve Müslümanlar tarafından algılanış biçimlerine değindik. Birinci bölümü neticelendirmeden önce ise bu mesele ile ilgili fikir beyan etmiş önemli İslam âlimlerinin görüşlerine yer verdik. Birinci bölümde anlattığımız bu hususlar İbn Haldun'un devlet yönetimi ile ilgili görüşlerini daha iyi anlamak ve İslam dünyasındaki yeri ve konumunu belirlemek açısından önem arz etmektedir. Çalışmamızın ikinci bölümde ise dinî ve dünyevî ilimlerdeki (bilhassa sosyoloji, tarih vb. alanlardaki) bilgisi ile devletin ileri kademelerindeki yaptığı görevler neticesinde elde ettiği tecrübeleri birleştiren İbn Haldun'un hilafet ile ilgili görüşlerini ele aldık. Bu bölümde İbn Haldun'un fikirleri ile diğer İslam âlimlerinin fikirlerinin örtüştüğü ve ayrıştığı noktaları tespit etmeyi amaçladık. Yine bu bölümde İbn Haldun'a ait birçok orijinal görüşe de yer vermeye gayret ettik.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2016Kurşun maden atıklarının beton agregası olarak kullanabilirliğinin araştırılması
Fatih Sultan Semiz
Bu çalışmanın amacı; kurşun cevherinin çıkarıldığı madenlerde, içerisindeki kurşun miktarının işlenmesinin ekonomik olmadığı kurşun madeni atığı (Pasa) kayaçlardan üretilen betonların beton agregası olarak kullanılabilirliğinin araştırılmasıdır. Bu kapsamda beton agregası olarak kullanılacak kayaçların fiziksel, kimyasal, mineroloji ve petrografik özellikleri belirlenmiştir. Pasa ve kireçtaşı agregaları ile %25, %50 ve %75 oranında yer değiştirilerek C16, C25 ve C35 beton dayanım sınıflarında örnekler hazırlanmıştır. Hazırlanan beton örnekler üzerinde, su emme oranı, görünür boşluk oranı, yoğunluk, basınç dayanımları, eğilme dayanımı, statik elastisite modülü, poisson oranı, tahribatsız test yöntemleri "yüzey sertliği (Schmidt Çekici), ultrasonik ses hızı metodu ölçümü, donma çözülme dayanımı, aşınma dayanımı, kapilarite ve karbonatlaşma testleri yapılmıştır. Sonuç olarak; kurşun madeni atığı kayaçların beton karışımına giren agrega içeresindeki oranının artışına bağlı olarak betonun yoğunluğu, basınç dayanımı, eğilme dayanımı, elastisite modülü, donma çözülme dayanımı, aşınma dayanımı değeri ve tahribatsız yöntemle belirlenen basınç dayanımı değerlerinde olumlu etkisi olduğu görülmüştür. Pasa miktarı arttıkça su emme oranının, görünür boşluk oranının, poisson oranının, kapilarite ve karbonatlaşma değerlerinin düştüğü görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Atıkların kullanımı, Betonun fiziksel özellikleri, Kurşun madeni atığı.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2016Kaletaş-Söğütağıl-Akpınar (Gümüşhane) yöreleri hidrotermal alterasyonların modellemesi
Uğur Atay
Kaletaş-Söğütağıl-Akpınar (Gümüşhane) alterasyon sahaları Doğu Pontid Tektonik Birliği'nin Güney Zon'u içinde yer almaktadır. Bu alanda taban kayaçlarını andezitik-bazalt ve piroklastlarından oluşan Alibaba Formasyonu (Erken-Orta Eosen) oluşturmaktadır. Birim Orta Eosen yaşlı monzogranit, granodiyorit ve kuvars monzodiyorit bileşimindeki Kaletaş Granitoyidi tarafından kesilmektedir. Volkanitlerin, andezit ve bazaltik andezit bileşiminde kalk-alkali karakterde olduğu, aynı veya benzer manto kaynağından türedikleri tespit edilmiştir. Kaletaş Granitoyidi ise kalkalkalen özellik ve metalümin karaktere sahip, tektonik konuma göre I tipi volkanik yay graniti karakterinde olduğu belirlenmiştir. Alibaba Formasyonu içinde gelişen alterasyonlar KB-GD ve yaklaşık D-B doğrultuya sahip kırık zonları ile ilişkilidir. Limonitleşme, hematitleşme, kloritleşme, killeşme ve silisleşme en karakteristik alterasyon türleridir MINSQ yöntemine göre cevherli alterasyon zonunda kuvars, potasyumlu feldspat, serizit ± kaolen; propilitik zonunda ise baskın alterasyon minerali albite ilaveten epidot, demirli klorit, magnezyumlu klorit tespit edilmiştir. Nispi kütle değişim hesaplamalarına göre cevherli zonda K, Pb, Mo ve Au elementlerindeki artışa rağmen Ca, Na, Fe, Mg, Cu ve As elementlerinde azalma belirlenmiştir. Net kütle değişim hesaplamalarına göre ise cevherli zonda ise sadece K, Pb, Mo ve Au elementlerinde zenginleşmiştir. Oksijen izotop analiz değerlerinin ‰ 5.6-10.0 aralığında, hidrojen izotop analiz değerlerinin ise ‰ -61 ile ‰ -71 aralığında değiştiği ve bu verilere göre alterasyonu oluşturan sıvıların magmatik su ve meteorik suyun karışımından oluştuğu söylenebilir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2016Doğu Karadeniz Hhavzası'nda debi süreklilik eğrileri yardımıyla brüt hidroelektrik potansiyel tahmini ve türbin seçimi
Güneş Tekin Zaman
Enerji tüketimi, ülkelerin gelişmişlik düzeylerini belirleyen faktörlerin başında gelmektedir ve insanların ihtiyaçları doğrultusunda da artmaya devam edeceği anlaşılmaktadır. Günümüz Türkiye'sinde kalkınma, nüfus artışı ve sanayileşme nedeniyle enerji ihtiyacı sürekli artmaktadır. Bu enerji ihtiyacını karşılamak için mevcut enerji potansiyeli etkin bir şekilde kullanılmalıdır. Yenilenebilir enerji kaynaklarından olan hidroelektrik enerji temiz, yerli ve dışa bağımlılığı azaltma konusunda, mevcut kaynaklar içinde öne çıkmaktadır. Brüt hidroelektrik potansiyelin belirlenmesinde pek çok metot mevcuttur. Bu çalışmada "Debi Süreklilik Eğrisi (D.S.E.)" metodu üzerinde detaylı bir şekilde durulmuştur. D.S.E. metodunun esası, akarsuyun geçmişe dönük kayıtlarından elde edilen debi değerlerinin aşılma olasılıklarına dayanır. Bu eğri, su gücü denklemi yardımıyla güç süreklilik eğrisine dönüştürülerek güç süreklilik eğrisi yardımıyla hidroelektrik potansiyel hesaplanmıştır. Hidroelektrik santrallerde enerji üretmek için türbin seçimi önemli bir parametredir. Seçilecek türbin tipi hem alınabilecek verimi, hem de maliyeti önemli ölçüde etkilemektedir. Türbin seçimi debi, net yükseklik, maliyet, çark dönme hızı gibi birçok etmene bağlıdır. Bu çalışmada net yükseklik ve debi baz alınarak türbin tipi seçimine kısaca değinilmiş olup türbin tipi tahmini yapılmıştır. Bu çalışmada, Doğu Karadeniz Bölgesinde seçilen 39 akım gözlem istasyonuna (A.G.İ.) debi süreklilik eğrisi metodu uygulanarak brüt hidroelektrik potansiyel belirlenmiştir. İstasyonlar için 10 yıllık günlük ortalama akım verileri kullanılarak çizilen debi süreklilik eğrilerinin altında kalan alan yardımı ile güç-süreklilik eğrisi elde edilmiş ve bundan yararlanılarak hidroelektrik potansiyel hesaplanmıştır. Ayrıca toplam kurulu güç değerlerinin Q30 debisi ile elde edilmesi değerlendirilerek biriktirmesiz hidroelektrik santrallerde (HES) türbin seçimi için her bir A.G.İ.'nin örnek türbin seçim çalışmaları yapılmış ve türbin seçimi akış şeması oluşturulmuştur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2016Türkiye'de bölgesel kalkınma ajanslarının bölge ekonomisi üzerine etkisi: Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı örneği
Merve Kullukçu
Bölgesel kalkınmanın sağlanmasında önemli bir araç olan bölgesel kalkınma ajansları (BKA), bulundukları bölgedeki gelişmişlik farklarının azaltılması ve bölgedeki yerel aktörlerin harekete geçirilmesiyle bölgenin sosyo-ekonomik gelişmesine katkı sağlamaktadır. Bu çalışmada kalkınma ajanslarının bölge ekonomisine etkisi incelenmiştir. 1950'lı yıllardan itibaren bölgesel kalkınma politikalarının gelişimi ve BKA'ların incelenmesinin ardından, Türkiye'deki Kalkınma Ajansları'nın uygulamaları irdelenmiştir. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de faaliyet gösteren BKA'ların bölge ekonomisi üzerinde olan etkilerini TR90 Bölgesi'nde faaliyet gösteren Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) özelinde ele almaktır. DOKA'nın faaliyetleri ve bölgeye sağladığı destekler incelenerek bölge ekonomisine olan etkisi analiz edilmiştir. Sonuç olarak, ajansın yürüttüğü proje ve faaliyetlerin bölge kalkınmasına görece katkı sağladığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Bölgesel Kalkınma, Bölgesel Kalkınma Ajansları, Bölgesel Politikalar, Türkiye, Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA).
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2016Çalışanların zaman yönetimi becerilerinin işletme verimliliği üzerindeki etkisi: Aşkale A. Ş. Gümüşhane Çimento Fabrikası uygulaması
Erdal Demir
Zaman yönetimi, işletmelerin bugünü ve yarını için hayati önem taşıyan etkinliğin ve verimliliğin ana kaynağı olarak kabul edilebilir. Çünkü, zaman diğer kaynaklar gibi alınıp satılamaz, kiralanamaz, depolanamaz, çoğaltılamaz sadece o anda harcanması ya da kullanılması gereken bir kaynaktır. Günümüz koşullarında zamanı etkili ve verimli kullanabilmek büyük bir önem arz etmektedir. Diğer tüm imkanlar aynı olduğu takdirde zamanını etkili ve verimli kullanan işletmelerin rakiplerine nispeten bir adım öne geçeceği unutulmamalıdır. Bu çalışmanın amacı işletmelerde zaman yönetiminin ne kadar etkin kullanıldığını belirlemek ve bu etkinliğin işletme verimliliğine katkısını ölçmektir. Bu bağlamda Gümüşhane ilinde faaliyet gösteren Aşkale Çimento A.Ş. çalışanları üzerinde, daha önce araştırmacılar tarafından geliştirilen bir anket uygulanmıştır. Anketin ilk bölümünde çalışanların demografik özellikleri belirlenmeye çalışılmış, ikinci bölümünde ise zamanı ne kadar etkin kullandıkları irdelenerek etkin kullanılan zamanın işletmeye katkısı ölçülmeye çalışılmıştır. Araştırma sonucuna göre, çalışanların zaman yönetimi becerileri ile işletme verimliliği arasında ilişki vardır. Zaman yönetimi becerileri çalışanların, cinsiyetine, yaş gruplarına, öğrenim durumlarına, gelir düzeylerine ve çalışma sürelerine göre değişmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2016Bulanık kalite fonksiyon göçerimi yöntemi ile müşteri memnuniyet derecesi ölçümü: Bir sivil toplum kuruluşu örneği
Süleyman Ertemoğlu
Küreselleşme çağını yaşadığımız günümüz dünyasında yaşanan gelişmelere paralel olarak işletmeler açısından önemli olan müşteri memnuniyeti daha niteliksel bir değere dönüşmüştür. Rekabet piyasasında başarılı olmanın gerektirdiği müşteri memnuniyetini sağlamak, yine müşterilerin sesini iyi dinleyebilmekten geçmektedir. Bu çalışmada amaç; bir Sivil Toplum Kuruluşuna (STK) üye olanların sivil toplum kuruluşundan beklentilerini ve STK'ya olan aidiyet düzeylerini ortaya koymaktır. Bu amaçla Analitik Hiyerarşi Süreci ile Bulanık Kalite Fonksiyon Göçerimi'nin bütünleştirildiği bir modelden faydalanılmıştır. Çalışmanın sonuçları; en önemli müşteri isteğinin "Üye kaydını belirli standartlar çerçevesinde yapmak" en önemli teknik gereksinimin ise "Yatırımlar Konusunda Üyelerin Kişisel Donanımlarının Arttırılması" olduğunu göstermektedir. Ayrıca ele alınan sivil toplum kuruluşunun rakibine göre her bir kriterde üstünlük sağladığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kalite Fonksiyon Göçerimi, Bulanık Mantık, Sivil Toplum Kuruluşları, Analitik Hiyerarşi Prosesi.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2016Eğrikar (Torul, Gümüşhane) Fe-Cu Skarn cevherleşmesinin petrografik ve jeokimyasal açıdan incelenmesi
Meltem Yılmaz
Eğrikar Fe–Cu skarn yatağı Gümüşhane'nin (KD Türkiye) yaklaşık 100 km kuzeybatısında yer almaktadır. Eğrikar (Torul, Gümüşhane) ve çevresindeki tortul ve volkanik kayaçlar Geç Kretase yaşlı olup, tabanda kireçtaşı içeren dasit ve üstünde bulunan hornblendli andezitten oluşmaktadır. Bu kayaçlar Geç Kretase yaşlı Eğrikar granitoyidi (monzogranit, granodiyorit ve diyorit) tarafından kesilmektedir. Dasitik kayaçlar porfirik dokuda olup, başlıca kuvars, plajiyoklas, biyotit ve opak minerallerden oluşmaktadır. Kireçtaşları ise yer yer mermere dönüşmüş ve kristalize olmuştur. Hornblendli andezitler mikrogranü porfirik ve glomeroporfirik dokulu olup plajiyoklas, hornblend, biyotit ve kuvars minerallerini içermektedir. Eğrikar granitoyidi üç farklı litolojiden (monzogranit, granodiyorit ve diyorit) oluşmakta olup, mirmekitik, yazı ve elek dokusu göstermektedir. Bu kayaçlar başlıca plajiyoklas, kuvars, hornblend, ortoklas ve muskovitten oluşmaktadır. Eğrikar Yaylası'nın güneybatısında granitoyidin (özellikle monzogranit) kireçtaşı ile volkanitlere sokulumu sonucu dokanak metamorfizması oluşmuş ve skarn zonu gelişmiştir. Monzogranitten kireçtaşına doğru endo- ve ekzoskarn zonlarının oluştuğu belirlenmiştir. Skarn zonunda piroksen, granat, epidot, kuvars, kalsit ve aktinolit-tremolit skarn minerallerini oluşturmaktadır. Skarn zonunda piroksen türü hedenberjit, granat türü grossular andradit ile andradittir. Eğrikar Fe-Cu skarn yatağının cevher minerallerinin parajenezi manyetit, pirit, hematit, kalkopirit, altın ve nabit bakırdan oluşmaktadır. Manyetitte ve hematitlerde kafes, kutu, lifsi ve bantlı dokular görülmektedir. İkincil cevher mineralleri olarak götit, limonit, dijenit, malakit, azurit, bornit ve lepidokrozit belirlenmiştir. Eğrikar Fe-Cu skarn yatağındaki volkanitler kalk-alkali karakterdedir. Granitoyidler orta K'lu kalk-alkali bileşimdedir. Eğrikar Granitoyidik kayaçların iz element karakteristikleri, genel olarak yay granitlerine benzerlik göstermekte ve Eğrikar Fe-Cu skarn sahasında Fe-skarn ile ilişkili granitoyidlerin yitim sonrası meydana gelmiş olduğu belirlenmiştir. Eğrikar Fe-Cu skarn yatağındaki ekzoskarn zonunda kuvars minerallerinde yapılan sıvı kapanım çalışmalarında sıvı kapanımlar birincil, yalancı ikincil ve ikincil kökenli kapanımlar olarak sınıflandırılmıştır. Kuvarslarda yapılan sıvı kapanım çalışmaları sıcaklığın ekzoskarn zonu için 160-380 °C ve tuzluluğun % 3.4-7.6 arasında olduğu belirlenmiş olup epitermal ve skarn kökeni desteklemektedir. Eğrikar Fe-Cu skarn yatağında ki piroksen ve granatın silikat mineralleri oluşturması, bol manyetit, hematit ve çok az piritin görülmsi ile sıvı kapanım sonucu elde edilen sıcaklık ve tuzluluk verileri bu yatağın oksitli şartlar altında sığ sokulum sonucu oluştuğunu göstermektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2016Pestil ve köme markalarının algısal konumlarının çok boyutlu ölçekleme analizi ile belirlenmesi:Gümüşhane örnekleminde bir araştırma
Özlem Kara
ÖZET KARA, Özlem. Pestil ve Köme Markalarının Algısal Konumlarının Çok Boyutlu Ölçekleme Analizi ile Belirlenmesi: Gümüşhane Örnekleminde Bir Çalışma , Yüksek Lisans Tezi, 2016, (XIII+75 Sayfa) Tüketicilerin satın alma karar süreçlerinde "marka algısı" ve "marka konumu" kavramları önemli bir yere sahiptir. Tüketiciler, farklı açılardan değerlendirmeleri sonucu oluşturdukları marka algıları ve zihinlerinde markaları yerleştirdikleri konumlar sayesinde, markaları rakiplerinden ayrıştırmaktadırlar. Bazı markalar birbirleriyle yakın konumlanıp güçlü rakipler olurken, bazıları da birbirlerinden nispeten uzakta konumlanarak zayıf bir rekabet sürmektedirler. Bu çalışmamızda Gümüşhane ilinde yerleşik pestil ve köme markalarına dair tüketicilerin marka algılamaları ve konumlanmaları incelenmektedir. Bu incelemede, tüketicilerin markaları tat, kalite, prestij, hijyen, güven, fiyat, bulunabilirlik, reklam şeklinde sekiz farklı boyutun tamamı üzerinden nasıl algıladıkları anlaşılmaya çalışılmıştır. Araştırmada sekiz farklı nitelik bir arada değerlendirilmek istendiğinden Çok Boyutlu Ölçekleme Analizinden faydalanılmıştır. Sonuçta pestil ve köme markalarına dair iki boyutlu uzaysal düzlemler üzerindeki konumların gösterildiği algısal haritalar elde edilmiştir. Bu haritalardaki markaların yakınlık ve uzaklıkları ile tüketicilerin marka tercih sıralamaları ve markaların tespit edilen satış miktarları arasındaki ilişkiler karşılaştırılarak incelenmiştir. Hangi markaların daha güçlü hangilerinin ise daha zayıf rakipler oldukları çalışmada elde edilen sonuçlarla ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler: Gümüşhane, Pestil ve Köme, Marka, Marka Tercihi, Marka Konumlandırma, Algısal Haritalar, Çok Boyutlu Ölçekleme Analizi.
- MakaleYalnız künye2016Changes in fatty acid composition of hazelnut during fruit development
İlyasoğlu, Huri
Fındık oleik asit gibi tekli doymamış yağ asitleri bakımından zengindir. Fındığın yağ asidi kompozisyonusağlık yararları nedeniyle önem kazanmıştır. Bu çalışmanın amacı, meyve gelişimi sırasında Türk fındıkçeşitlerinde yağ asidi kompozisyonundaki (Tombul, Palaz ve Sivri) değişimleri değerlendirmektir. Tümfındık çeşitlerinde tüm gelişim dönemlerinde, dört makro yağ asidi (oleik, linoleik, palmitik ve stearikasit) ve üç minör yağ asidi (palmitoleik, linolenik ve araşidik asit) tespit edilmiştir. Meyve gelişimisırasında Türk fındık çeşitlerinde tekli doymamış yağ asitleri içeriği artarken, çoklu doymamış yağ asidiiçeriği azalmaktadır. Bu sonuçlar, meyve gelişimi sırasında fındık yağının oksidatif stabilitesininartabileceğini göstermiştir
- MakaleYalnız künye2016Ekşi hamur fermantasyonunun ekmeğin biyoaktif bileşenleri ve biyoyararlanımı üzerindeki etkileri
Hendek, Muge; Hayta, Mehmet
Ekşi hamur çok uzun yıllardır ekmek üretiminde kullanılmakta olup, ekmeğin kalitesini ve raf ömrünüolumlu yönde etkileyen geleneksel bir üründür. Un, su ve ortamdan gelen mikroorganizmaların etkisiylehamurun doğal fermantasyona uğraması veya starter olarak laktik asit bakterilerinin (LAB) un, su karışımınailave edilmesi sonucunda oluşmaktadır. Her iki yöntemde de, ekşi hamur LAB mikroflorasının niteliklerinegöre meydana gelen metabolitler, ekmeğin besinsel, lezzet, tekstürel ve diğer fizikokimyasal niteliklerinietkilemektedir. Ekşi hamur fermantasyonu sonucu meydana gelen biyokimyasal değişiklikler vemetabolitler sayesinde, ekmeğin biyoaktif bileşenleri ve bunların biyoyararlanımında da değişimmeydana gelmektedir. Bunlar, protein ve mineral biyoyararlanımında artış, biyoaktif bileşen içeriğindezenginleşme ve değişim, dirençli nişasta içeriğinde yükselme, eksopolisakkaritlerin oluşumu, gliadin(çölyak hastaları için toksik protein) degradasyonu, nişastanın mikrobiyel hidrolizi ile ekmeğin sertleşmesininve bayatlamasının önlenmesi, diyet lif içeriğinde yükselme, fitaz aktivitesinde ve safra bağlama kapasitesindeartış, fenolik bileşiklerin etkisiyle ortaya çıkan antioksidan aktivite gibi çoğu besinsel açıdan olumluetkilerdir
- Derleme MakaleYalnız künye2016İnfertilitede Tamamlayıcı ve Alternatif Tıp Uygulamaları
Özcan, Handan; Beji, Nezihe Kızılkaya
Son yıllarda hem infertilite hastaları hem de hekimler tarafından, tamamlayıcı ve alternatif tıp uygulamalarının kullanımı artmaktadır. Çok güncel bir sorun olan ve sürekli yenilikler getirilen infertilite tedavisinde, tamamlayıcı ve alternatif tıp uygulamaları kaçınılmazdır. Genellikle hastalar tarafından tercih edilen bu uygulamalar akupunktur, vitamin ve mineraller, beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleri, homeopati, zihin-beden-enerji tıbbı, yoga, aromaterapi ve psikoterapidir. Kültür, coğrafya, geleneklere göre değişen bu uygulamalar için daha fazla kanıt temelli çalışmalara ihtiyaç vardır
- MakaleYalnız künye2016Yönetim kurulu çeşitliliği ve kurumsal sosyal sorumluluk söylemleri arasındaki ilişki
Nas, Tülay İlhan; Koparan, Emrah; Okan, Tarhan
Bu araştırmanın amacı, yönetim kurulu çeşitliliği ve kurumsal sosyal sorumluluk (KSS) söylemleri arasındaki ilişkide faaliyet gösterilen ülkeye ait kurumsal çevrenin moderatör etkisini ortaya koymaktır. İlgili literatür çerçevesinde geliştirilen araştırma hipotezleri 30 ülkeden seçilen 192 işletmeden, nitel ve nicel veri toplama araçları bir arada kullanılarak elde edilen veriler ile test edilmektedir. Elde edilen bulgular, kurulda yer alan kadın üye oranı ve Ph.D. derecesine sahip üye oranı ile KSS arasında pozitif yönlü bir ilişkiye kanıt sağlarken, MBA derecesine sahip üye oranı için elde edilen ilişki negatif yönlüdür. Analiz sonuçları YK çeşitliliği ile KSS arasındaki bu ilişkilerin kurumsal çevre boyutları olarak ele alınan düzenleyici, normatif ve bilişsel çevrenin güçlü ve zayıf düzeylerine göre farklılaşacağını ifade eden moderatör hipotezlere de çeşitli düzeylerde kanıt sağlamaktadır
- MakaleYalnız künye2016Osmanlı Devleti'nde Şeker Üretimi (1840-1908)
Damlıbağ, Fatih
Historically only sugar source plant was sugar cane. For the Ottoman Empire, this situation did not also differ. Especially sugar cane cultivator southern provinces were main sugar providing areas of the Ottoman Empire. But with 17th century, strong American competition considerably diminished Ottoman sugar production. Hereafter, sugar became imported goods for Ottoman people. But invention of sugar extraction from beet took attention of many entrepreneurs to this sector. Primarily sugar had already great market in the Ottoman Empire. Moreover sugar beet cultivation has much more advantages than sugar cane. Beet requires less irrigation and it was resistant to lower temperatures. That means many regions of the Ottoman Empire could be opened sugar production. In this article, time period was held quite a long; because sugar manufacturing was not very common activity in the Ottoman Empire in this period. In general, sugar production entrepreneurs could be divided in to two parts. In the beginning, Dimitri Efendi, Davutoğlu Karabet and Monsieur Michel planned to establish their factories in İstanbul and İzmir for transportation facilities and closeness to main consumption centers. But after 1890's, new entrepreneurs took into account raw material needs in their investment plans. All newly chosen places were either former cultivation centers or very convenient places for sugar cane or beet agriculture. This attitude was very important, because sugar production was completely dependent to rapid raw material flow in that time and also today. The Ottoman Empire granted every possible facility to sugar producers to decrease trade deficit. As to entrepreneurs, some of them remained on paper. But Monsieur Michel founded a factory for experimentation. Rauf Pasha started beet cultivation and sent them to analyze for learning sugar content. But in general, sugar production entrepreneurs were not successful. Because sugar remained an important part of import, up to end of the Ottoman Empire.
- MakaleYalnız künye2016Sağlıkta dönüşüm programı hakkında yönetici ve çalışan görüşlerinin karşılaştırılması üzerinden değişime direncin ölçülmesi
Bostan, Sedat; Köse Ünal, Aslı
Bu çalışmanın amacı öncelikle hastane yöneticileri ve sağlık çalışanlarının sağlıkta dönüşüm programı uygulamalarıyla gerçekleşen değişimi nasıl değerlendirdiklerini belirlemektir. İkinci olarak değişimin planlayıcısı olan üst yönetim tarafından atanan ve üst yönetimi temsil ettiği varsayılan hastane yöneticileri ile değişimin ortaya çıkardığı belirsizlik karşısında direnç göstermesi beklenen sağlık çalışanlarının görüşlerini karşılaştırmaktır. Son olarak elde edilen sonuçlar üzerinden sağlıkta dönüşüm programı uygulamalarına karşı sağlık çalışanlarının direnç düzeylerini belirlemektir. Bostan (2009) tarafından hastane yöneticileri ve sağlık çalışanlarına uygulanmak üzere oluşturulan sağlıkta dönüşüm programı değerlendirme ölçeği bu çalışmada kullanılmıştır. Ölçek geçerlenip, güvenirliği test edilmiştir. Araştırma kapsamında Türkiye genelinde 75 ilde 284 hastanede 779 hastane yöneticisi ve 774 sağlık çalışanına ulaşılmıştır. Çalışmadan elde edilen veriler istatistiksel programlarla analiz edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre sağlık çalışanları ve hastane yöneticilerinin sağlıkta dönüşüm programı uygulamalarını paralel, fakat istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklı değerlendirdikleri görülmüştür. Hastane yöneticilerinin değerlendirme düzeyleri değişime direnç ölçeği açısından genel olarak çoğunlukla kabul, diğer durumlarda kayıtsızlık düzeyinde bulunmuştur. Sağlık çalışanlarının değerlendirmeleri ise genel olarak pasif direniş ve kayıtsızlık düzeyinde belirlenmiştir. Özellikle sağlık çalışanlarının kendi durumlarıyla ilgili ifadelerde her iki grubunda değerlendirme puanları düşmekte ve direnç artmaktadır. Bu sonuçlardan hareketle özellikle sağlık çalışanlarının değişime direnç gösterdiği söylenebilir. Sağlık çalışanlarının kaygılarının azaltılması yönünde çalışmaların yapılması önerilmektedir.
- MakaleYalnız künye2016Crn kaplanan saf titanyumun yapısal ve tribolojik özelliklerinin incelenmesi
Çelik, İlhan
Temas halinde çalışan makine elemanlarının bulunduğu uygulamalarda veya korozif ortamlarda kullanılan mühendislik malzemelerinin kullanım ömürlerini uzatmak için genellikle yüzey kaplama yöntemlerinden yararlanılmaktadır. Bu kaplama yöntemlerinin en önemlilerinden bir tanesi PVD kaplama işlemidir. PVD kaplama, birçok mühendislik uygulamalarında kullanılan makine elemanlarının yüzey özelliklerini iyileştirmek için yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Bu çalışmada, sahip olduğu mükemmel korozyon direnci, yüksek dayanım/ağırlık oranı ve biyouyumluluk gibi üstün özelliklerine karşın zayıf aşınma direnci nedeniyle kullanım alanları kısıtlanmakta olan saf titanyumun (Kalite 2) yüzeyine PVD yöntemi kullanılarak CrN kaplanmıştır. Kaplanmış ve kaplanmamış numunelerin aşınma davranışları tribolojik uygulamalar için incelenmiştir. CrN kaplanmış numunelerin yüzey morfolojisi ve mikroyapısı XRD ve SEM cihazları yardımıyla incelenmiştir. Aşınma deneyleri pin-on-disk cihazında yapılmıştır. Çalışma sonucunda, CrN kaplanmış numunelerin kaplanmamış numunelere göre daha yüksek yüzey sertliğine ve daha iyi aşınma direncine sahip olduğu görülmüştür
- MakaleYalnız künye2016Bomonti buz şirketinin piyasa ilişkileri
Damlıbağ, Fatih
Bu makale buz üretimi sektöründeki tek bir firmanın, piyasa ilişkilerini açıklamayı hedeflemektedir. Bomonti Buz Şirketinin ve rakiplerinin talepleri karşısında, Osmanlı Devleti'nin piyasa düzenleyicisi olarak uygun bir rekabeti nasıl sağlayacağıyla ilgili çabalarından bahsedilecektir. Buz tarih boyunca piyasası olan bir ürün olmuştur. Fakat bu talebin esaslı bir şekilde karşılanması; ancak XIX. Yüzyılın ikinci yarısından sonra, suni buz üretiminin keşfiyle birlikte mümkün olmuştur. Buzun geniş bir piyasaya sahip olması, pek çok girişimcinin bu sektörde faaliyette bulunmak istemesine sebeptir. Bu süreçte Bomonti Buz Şirketi, piyasanın önemli aktörlerinden olmuştur. Bomonti kardeşler Salim Ağa'nın imtiyazını ellerine geçirmişlerdir. Faaliyetleri sırasında iki türlü rekabete maruz kalmışlardır. İlk rakip karcı esnafıdır. Bunlar eskiden beri, yağışı kıştan hazırlayıp yazın satmaktadırlar. Bu esnafın Bomonti Buz Şirketi hakkındaki iddiaları, Osmanlı Devleti tarafından kabul görmemiştir. Şirketin ikinci rakibiyse, kendisi gibi suni buz üretmek isteyen diğer girişimcilerdir. Fakat bu noktada şikâyetçi taraf, Bomonti Buz Şirketi olmuştur. Şirket üretim alanındaki tekelinin, ihlal edildiğini düşünmektedir. Fakat bu alandaki itirazları, devlet tarafından kısmen kabul edilmiştir. Devlet suni buz üretimini, ticari ölçekte yapanlara müdahalede bulunmuştur. Fakat imtiyaz mukavelenamesinde aksi bir madde bulunmasına rağmen, kendi ihtiyacı için makine kullananlara dokunmamıştır
- MakaleYalnız künye2016Riyazetten Modern Diyet Toplumuna: Kutsallık ve Hiçlik Arasında Beden
Demir, Sertaç Timur
Bu çalışma, ruhun kemalâtı için az yemeği öğütleyen riyazet çağından beden için diyet toplumunu yücelten modern çağa geçişi analiz etmektedir. Burada, hipotez olarak, ruh ve beden arasındaki ikircikli ve çatışmalı durumun, yerini insanın bedenîleştiği ve bedenin de hiçleştiği kollektif bir düzene bıraktığı öne sürülmektedir. Beden, tüm özgürleşme söylemlerinin ötesinde, modernitenin hem bitmeyen sermayesi hem de açmazına dönüşmüştür. Bu rejimde bireyler sıskalar ve şişkolar olarak kategorize edilirken; kendilik (the Self) gittikçe görselleşir. Öte yandan bu teşhir edici endüstrileşmiş görselleştirme beklenmedik biçimde tekrarlı, tekdüze ve algıyı körelticidir. Burada beden vurgulandıkça kaybolur. Mutluluk ve kurtuluşun salt spor salonu, zayıflama hapları ve diyet programlarına indirgendiği bu yeni yaşam formülü, bilhassa tıp bilimi ve medya aracılığıyla geniş kitleleri biteviye yeniden üretmektedir. Mutlak güzellik ve mutluluğa ermeyi amaçlayan her temayül yeni bir tatminsizlik ve sonsuz bir arayış olarak kendi küllerinden doğar. Bu çalışma, Meksika yapımı Malos Hábitos (2007) filmi üzerinden, bedenî ve manevi varlık, bireysel ve toplumsal beden, açlık ve oburluk, ayna ve görünüm, arzu ve tatminsizlik arasındaki ikiliklere odaklanmaktadır. Bu bakımdan, Türkiye'de son yıllarda sıklıkla tartışılan beden ve özgürlük kavramları etrafındaki seküler yorumlara zımni olarak eleştirel bir duruş da sunmaktadır.
- MakaleYalnız künye2016Saunaların Yapım Teknikleri ve Tek Kişilik Konut Tipi Sauna Örneği
Fidan, M. Said; Kale, Brış; Yaşar, Memet; Yaşar, Şadiye Ş; Alkan, Elif; Altinok, Mustafa
Doğada, sıcak ve soğuk olmak üzere birbirine zıt iki kutup vardır. Sauna bu tezatların bir uygulama mekanıdır. Sauna, hava ve su vasıtasıyla soğutulan bir sıcak hava banyosudur. Bu banyo ile insan bedeni, soğuk ile sıcak arasındaki doğanın mücadelesini küçük çapta da olsa uygulamasını yaşamaktadır. Buna göre; sauna, sıcak ile soğuğun etkileri arasındaki sonsuz çekişmeyi temsil etmektedir. Sauna, bu iki büyük tesiri ideal bir şekilde bünyesinde toplamaktadır. Bu çalışmada, saunaların yapım teknikleri hakkında literatür taramaları ve tek kişilik konut tipi sauna yapımı örneklendirilmiştir. Çalışma sonunda; elde edilen teknik dokümanlar ve edinilen tecrübeler ile bütün tasarlanmış saunalara yeni bir alternatif olarak, konut tipi mekanlar için banyoda tek kişilik bir sauna modeli geliştirilmeye çalışılmıştır












