Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Baltaci, Cemalettin(27)
- Uzun, Sevda(27)
- Yildiz, Salih(25)
- Kulakaç, Nurşen(24)
- Ayaydin, Hasan(22)
- Yilmaz, Ozgur(20)
- Bostan, Sedat(19)
- Doğan, Kadir Caner(19)
- Kenek, Gökhan(19)
- Tosunoğlu, Büşra(19)
- Akyol, Hikmet(18)
- Akyürek, Suat(18)
- Can, İbrahim(18)
- Doğru, Bülent(18)
- Hayaloğlu, Pınar(18)
- Keyifli, Nazlı(18)
- Peker, İskender(18)
- Sipahi, Ferkan(18)
- Çalışır, Gülsüm(18)
- Avcı, İbrahim(17)
- Gücer, Mehmet Ali(17)
- Pala, Fahrettin(17)
- Türkkan, Tuğba(17)
- Ulutaşdemir, Nilgün(17)
- Yildiz, Emel(17)
- Akyüz, Ahmet Mutlu(16)
- Cengiz, Ekrem(16)
- Demirağ, Hatice(16)
- Hintistan, Sevilay(16)
- Yeşilçayır, Celal(16)
- Akaryali, Enver(15)
- Kaygusuz, Abdullah(15)
- Merdan, Mehmet(15)
- Bayrakdaroğlu, Serdar(14)
- Demirbağ, Orkun(14)
- Evren, Savaş(14)
- Kahraman, Yakup(14)
- Yesilelebi, Gl(14)
- Yıldız, Barış(14)
- Ödemiş, Murat(14)
Yayınlar
- MakaleYalnız künye2013The Issue of Knowledgeability of God s Existence in terms of Gumuşhanevi s Views
Tanriverdi, Hasan
Ahmed Ziyaüddin Gümüşhanevî, who lived in the 19th century, is one of the major Sufis. In this paper, we try to examine his views on knowing God’s existence. According to the divine religions, it is possible for human being to know God’s existence; because such an ability has been given to him by in his creation. Because of the fact that, getting the knowledge God’s existence has a great importance in the thought of philosophers, theologians and Sufis, as well, they claim that God can be known either by reason, sense-data or by intuition and try to explain how it is so. Gümüşhanevî holds that reason can acquire the knowledge of God’s existence by using the signs in universe. But, for him only reason can’t get that knowledge properly. God can be known by the help of heart, which is called sixth sense, in a proper sense.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2013Ülkelerarası Büyüme Farklılıklarının Açıklanmasında Kurumsal Yapının Rolü: Panel Veri Analizi
Hayaloğlu, Pınar; Artan, Seyfettin
Neden bazı ülkeler diğer ülkelerden daha hızlı büyümektedir sorusu uzun yıllardır iktisatçıların tartıştığı temel konuların başında gelmektedir. Bu doğrultuda son yıllarda büyüme literatüründe öne çıkan görüş, ülkeler arası iktisadi büyüme farklılıklarının kurumsal yapı farklılıkları ile açıklanmasıdır. Bu çalışmada kurumsal yapının iktisadi büyüme üzerindeki etkisi 110 ülke için 2000-2009 yılları arasını kapsayan dönemde panel veri yöntemi kullanılarak araştırılmıştır. Kurumsal yapıyı temsil etmek üzere farklı gös- tergeler kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlar, kurumsal yapının iktisadi büyüme üzerindeki etkisinin ülkelerin gelir düzeylerine göre değişme gösterdiğini ve özellikle gelişmiş olan ülkelerde iktisadi büyümenin önemli belirleyicilerinden biri olduğunu ortaya koymaktadır.
AtıfTR Dizin6
İncele - MakaleYalnız künye2013Laminat Parkede Bazı Yanmayı Geciktirici Kimyasalların Beyaz ve Esmer Çürüklük Mantarlarına Karşı Direncinin Araştırılması
Şen, Selim; Ozdemir, Ferhat; Tutus, Ahmet
Bu çalışmanın amacı laminat parke yapımında kullanılan yanmayı geciktirici kimyasal maddelerinin mantar çürüklük direnci üzerine etkisinin belirlenmesidir. Yanmayı geciktirici (FR: Fire retardant) olarak boraks (BX), borik asit (BA), amonyum polifosfat ve alfa-x (AX) kimyasal maddeleri kullanılmıştır. Kimyasallar %50 çam ve %50 kayın lifleri arasına tam kuru lif ağırlığına oranla %3,%6 ve %9 oranlarında toz olarak katılmıştır. Yüksek yoğunluklu (HDF: High density fiberboard) liflevhalar (400x400x6.5mm) üretilmiştir. Daha sonra levhaların yüzeyleri overlay, dekor ve balans kağıtları ile kaplanmıştır. Levhalar beyaz (Ceriporiopsis subvermisphora) ve esmer (Coniophora puteana) çürüklük mantarlarına maruz bırakılmıştır. Levhaların mantar çürüklük direnci araştırılmıştır. Sonuçta yanmayı geciktirici kimyasal maddelerin levhaların beyaz ve esmer çürüklük mantarlarına karşı direnci arttırdığı tespit edilmiştir. Ayrıca yanmayı geciktirici kimyasal madde türü ve konsantrasyon oranının laminat parkenin çürüklük direnci üzerine etkili olduğu da tespit edilmiştir.
- MakaleYalnız künye2013Sarıçam Tomruklarında Mavi Renklenme Zararı ve Satış Fiyatı Üzerine Etkileri
Komut, Osman; Öztürk, Atakan; İmamoğlu, Sami
Bu araştırma, orman depolarındaki sarıçam tomruklarında etkili olan mavi renklenme zararını tespit etmek ve bu zararın satış fiyatları üzerine etkilerini belirlemek amacıyla, 2010 yılında Trabzon Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı, Torul Orman İşletme Müdürlüğünün Merkez Altınpınar orman deposunda yürütülmüştür. Bu amaçla, 41 adet sarıçam tomruk istifi mavi renklenmeye maruz kalma açısından incelenerek tomruk enine kesit yüzeylerindeki hasarlı kısımlar tespit edilip ölçülmüştür. İncelenen tomruk istifleri, adet ve hacme bağlı hasar grupları dikkate alınarak satış fiyatı ve muhammen bedel artırma oranları yönünden karşılaştırılmıştır. Sonuçta, mavi renklenme zararının sarıçam tomruk istiflerinin satış fiyatlarını ve muhammen bedel artırma oranlarını azalttığı belirlenmiştir.
AtıfTR Dizin3
İncele - MakaleYalnız künye2013Gümüşhane Yöresinde Yetişen Bazı Önemli Odun Dışı Orman Ürünleri ve Kullanım Miktarları
Adanur, Hakan; Fidan, M. Said; Öz, Ayşe; Turan, Bülent
Türkiye bitki tür çeşitliliği, yaban hayatı kaynakları ve endemik türler bakımından zengin kaynaklara sahiptir. Türkiye'nin sahip olduğu zengin biyolojik kaynaklarının önemli bir bölümünü ormanlar barındırmaktadır. Ormanlardan elde edilen odun hammaddesi son zamanlara kadar ormancılığın temel amacı olarak vurgulanmıştır. Ülkemizin 21,5 milyon hektar ile yüzölçümünün % 27,6'sını teşkil eden ormanlarımızın sahip olduğu biyolojik çeşitliliğinin büyük kısmını orman tali ürünü olarak bilinen odun dışı orman ürünleri (ODOÜ) oluşturmaktadır. Son yıllarda odun dışı orman ürünlerine yönelik bilinçlenme ve talep gittikçe artmaktadır. Bu artışta, yerel ve ulusal ekonomiler açısından odun dışı orman ürünlerinin önemli bir gelir ve istihdam kaynağı olarak görülmeye başlanmasının yanı sıra Dünya'da genel olarak doğal ürünlere olan talebin belirgin bir şekilde artışının da payı bulunmaktadır. Bu çalışmada, Gümüşhane ili doğal florasında bulunan ve ekonomik değeri yüksek olan bazı odun dışı orman ürünlerinin (ODOÜ) tespiti, yayılış bölgeleri, kullanım miktarları, literatür taramaları ve inceleme gezileri yapılarak belirlenmesi amaçlanmıştır. Yapılan çalışma ile Gümüşhane ili ve çevresinde yayılış gösteren 38 adet ve bölgede kullanılan 23 adet bitki taksonu tespit edilmiştir.
AtıfTR Dizin6
İncele - MakaleYalnız künye2013Arzular (Gümüşhane, KD-TÜRKİYE) Epitermal Altın Cevherleşme Sahasındaki Hidrotermal Alterasyonlar ve Kütle Değişim Hesaplamaları
Akaryali, E.; Tüysüz, N.
Arzular (Gümüşhane, KD Türkiye) epitermal altın cevherleşmesi, Eosen yaşlı Alibaba Formasyonu içinde KD-GB doğrultulu KB'ya eğimli ve yaklaşık DB doğrultulu K'ye eğimli damarlara fay kontrollü olarak yerleşmiştir. Sahadaki asıl cevherleşmeler Kuzdağı Sırtı mevkiinde K70D doğrultu bir kırık zonu içinde gelişmiştir. Cevherli silis damarları 0.1-0.3 m kalınlığında olup devamlılık göstermezler. Cevherleşmede yaygın olarak boşluk dolgusu ve bantlı yapı gözlenmektedir. Ana cevher minerallerini galen, sfalerit, pirit, kalkopirit ve tetrahedritle birlikte eser miktarda altın oluşturmaktadır. Kütle değişim hesaplamalarına göre cevherden yan kayaca doğru kuvars, serizit, K'lu Feldspat kaolinit, Fe Klorit, albit, Mg klorit ve epidot en yaygın gözlenen alterasyonun mineralleridir. Damara dik bir hat boyunca örneklenen profillerde hareketsiz elementler Zr, Hf, Nb, Al ve Ti'dir. Bu hareketsiz elementler ile yapılan nispi (%) ve net (g/100g) kütle değişim hesaplamalarına göre; 1, 3 ve 5 nolu profillerde net kütle artışı, 2 ve 4 nolu profillerde ise net kütle kaybı söz konusudur
AtıfTR Dizin3
İncele - MakaleYalnız künye2013In vitro Multiplication of Black Mulberry (Morus nigra L.)
Kalkışım, Ö.; Azeri, F. N.; Özdeş, D.; Turan, A.
In this study, which was aimed to determine the multiplication potentially of black mulberry (Morus nigra L.) by tissue culture, in order to standardize an effective protocol oriented to provide multiple shoots of nodal explant obtained from glutton branch of adult tree, the MS mediums, which were enriched with different concentrations and combinations of plant growing regulators, were tried. The MS mediums, at 5 different concentrations of BAP (6-benzylaminopurine; 1.0, 2.0, 3.0, 4.0, 5.0 mg/L) and also a combination of BAP, NAA (naphthalen acetic acid; 0.25 mg/L) and TDZ (Thidiazuron; 0.1 mg/L), were used. After 45 days of inoculation, the regeneration percentage of shoots, the numbers of shoots per explant (shoots/explant), average shoots length (cm), the number leaf per explant (leaf/explant) were determined. The MS medium, supported with BAP (2.0 mg/L), TDZ (0.1 mg/L) and NAA (0.25 mg/L), was the most effective with respect to trunk regeneration and all other parameters. The shoots obtained from in vitro were taken to rooting mediums. In rooting mediums the best rooting percentage and the number of roots per explant were obtained with a combination usage of BAP (1.0 mg/L) and NAA (0.5 mg/L) The data obtained from this study presents a protocol for the serial productions mulberry with tissue culture. On the other hand the results of this study will provide a basis for further studies
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2013Durum Wheat Breeding Studies of Advanced Lines in Western Transition Zone of Turkey During 2004-2005 Growing Season
Çakmak, M.; Yildirim, M.; Belen, S.; Bolat, N.
This study covers "West Transition Zone Durum Wheat Breeding" program of Eskişehir Anatolian Agricultural Research Institute during 2004-05 growing season. The aims of this study were to develop durum wheat varieties adapted to different locations of the transition zones and Central Anatolian, drought-resistant, high-quality and well responded to favorable conditions. . In the study, besides breeding materials developed by the institute, international sources (IWWIP materials; 17 of PYTDW lines and 10 of EDUYT lines were also used as well. In advanced lines trials, the augmented was used for observation nursery (F6) and the preliminary-yield trial (F7); and the triple-lattice was used for yield trials (F8); and the randomized block design was used for location yield trials (F9). 28 in 50 lines within observation nurseries, 31 in 160 with in preliminaryyield trial and 19 in 64 with in yield trials and 5 in 20 with in location yield trials were transferred to the next level of improvement according to grain yields and quality values
- MakaleYalnız künye2013Dead Time Correction at X and Gamma-Rays Detectors - Part 1- Integral Correction
Karabidak, S. M.
Determination of and compensating for count losses for the correctness of analyses in spectrometric analysis of qualitative and quantitative use of semiconductor detectors are of importance. These counting losses in spectrometry are due to the pulse pile-up, paralyzable and non-paralyzable system dead time or dual and triple combination of these three mechanisms. In this work, a new method is suggested for compensate for counting losses resulting from abovementioned three factors. For this purpose, a source code was developed. A number of experimental studies were performed to test the proposed method. As a result, it was seen to provide an effective correction of proposed method at low-and middle-grade counting rates.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2013İlköğretim ile ortaöğretim okullarında sosyal sermayenin kullanılma düzeyinin okul yöneticilerinin görüşleri doğrultusunda incelenmesi
Şahin, Cemil; Ada, Şükrü
Bu araştırmanın amacı, sosyal sermayenin ilköğretim ile ortaöğretim okullarında kullanılma düzeylerinin okul yöneticilerinin görüşleri doğrultusunda incelenmesidir. Bu amaçla, araştırmacı tarafından 45 maddelik veri toplama aracı geliştirilmiştir. Bayburt, Gümüşhane, Trabzon illerindeki 305 okul yöneticisinin görüşleri alınmıştır. Veriler t testi ve tek yönlü varyans analizi yöntemleriyle analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; okullardaki sosyal sermeyenin bir unsuru "katılıyorum" düzeyinde, diğer unsurlar ise "kısmen katılıyorum" düzeyinde olduğu görülmektedir. Okullardaki sosyal sermaye düzeyleriyle ilgili olarak"okul türü", "cinsiyet", "eğitim düzeyi" ve "yönetici şekli" değişkenlerinde anlamlı fark gözlenirken; "okul büyüklüğü" ve "çalışma yılı-kıdemi" değişkenlerinde anlamlı fark tespit edilememiştir. Sosyal sermayenin okullardaki düzeyinin, "okul türü" değişkeni bazında ilköğretim okul yöneticilerine göre "iyi düzeyde", ortaöğretim yöneticilerine göre ise "orta düzeyde"dir. "Cinsiyet" değişkenine göre, erkek yöneticiler iyi, bayan yöneticiler ise orta ve daha alt seviyede olduğunu beyan etmektedirler. "Eğitim düzeyi" değişkeni açısından, lisans mezunları iyi, lisansüstü mezunu yöneticiler ise orta düzeyde olduğunu düşünmektedirler. Okullardaki sosyal sermaye düzeyini okul müdürleri iyi, müdür yardımcıları orta seviyede görmektedirler
AtıfTR Dizin5
İncele - MakaleYalnız künye2013Sağlık eğitimi alan bir grup öğrencinin empatik eğilim ve becerisi
Deveci, Süleyman Erhan; Yiğitbaş, Çağla; Ozan, A. Tevfik; Oğuzöncül, Ferdane; Açık, Yasemin
Amaç: Çalışma, ön lisans ve lisans düzeyinde sağlık eğitimi alan bir grup öğrencinin empatik eğilim ve becerilerinin değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır. Materyal-Metot: Kesitsel nitelikte olan çalışmanın evrenini 2010-2011 öğretim yılında Gümüşhane Üniversitesinin sağlık eğitimi verilen bölümlerinde okuyan öğrenciler (288 kişi) oluşturmaktadır. Ayrıca örneklem seçimine gidilmemiş olup evrenin tamamı araştırma kapsamına dahil edilmiştir. Ulaşılan öğrenci sayısı 231'dir (cevaplılık oranı: % 80,2). Veriler, öğrencilerin sosyodemografik özellikleriyle ilgili soru formu ve 1988'de Dökmen tarafından geliştirilen, geçerliği ve güvenirliği aynı kişi tarafından test edilen Empatik Eğilim Ölçeği (EEÖ) ve Empatik Beceri Ölçeği (EBÖ) ile toplanmıştır. Bulgular: Öğrencilerin yaş ortalaması 20,07±2,05 olup, EEÖ puan ortalaması 66,07±9,50, EBÖ puan ortalaması ise 124,10±16,58 olarak saptanmıştır. Kız öğrencilerin erkek öğrencilere göre EEÖ ve EBÖ puan ortalamalarının daha yüksek olduğu (p<0.05), yine 1-3 kardeşe sahip olan öğrencilerin 4 ve üzeri kardeşe sahip olanlara göre EEÖ ortalamalarının daha fazla olduğu örülmüştür (p<0.05). Diğer tanımlayıcı özellikler ile ölçeklerin puan ortalamaları arasında önemli fark olmadığı görülmüştür. EEÖ ile EBÖ puanları arasında ilişki bulunmamıştır. Tartışma: Sağlık eğitimi alan öğrencilerin empatik eğilim ve becerilerinin orta düzeyde olduğu belirlenmiştir. Bu düzeyin yükseltilmesine yönelik eğitimsel ve sosyal çalışmaların faydalı olacağı düşünülmüştür.
AtıfTR Dizin21
İncele - MakaleYalnız künye2013Bir Mültecinin Balkan İzlenimleri (1849-1851)
Saylan, Kemal
Bu çalışmada 1848 Macar ihtilal hareketine yüzbaşı rütbesiyle katılan ancak alınan yenilgi üzerine Osmanlı Devleti'ne sığınan Joseph Hutter'in Balkan coğrafyasındaki yolculuğu sırasında uğradığı yerleşim yerleriyle ilgili gözlemleri ve Osmanlı toplumu hakkındaki izlenimleri ele alınmaktadır. Hutter, bu zorlu günlerde tuttuğu notlarında o dönemin Balkan coğrafyasına dair oldukça canlı tasvirlerde bulunmuş, özellikle uğradığı şehirleri detaylarıyla anlatmıştır. Osmanlı coğrafyasını gezen birçok Batılı seyyahın aksine Hutter Türkçe öğrenmiş, evlerde misafir olmuş, kahvehane ve hamamları ziyaret ederek halkın gündelik yaşamına girerek onları anlamaya çalışmıştır. Lügos'tan yola çıkan Hutter'in de içinde bulunduğu mülteciler, karayoluyla önce Osmanlı sınırındaki Orsova'ya, oradan Vıdın, Löm Palanka, Plevne, Tirnova, Osmanpazar, Eskicuma ve Sumnu güzergâhini izleyerek Varna'ya buradan da deniz yoluyla İstanbul'a gelmişlerdir. Hutter, Osmanlı Balkanlarında geçirdiği günlere ait notlar tutarak daha sonra bunları 1851 tarihinde Braunschweig'de yayınlanmıştır
AtıfTR Dizin3
İncele - MakaleYalnız künye2013Hiyerarşik Varlık Algısından Ontolojik Varlık Algısına Geçişin İmkânı
Kahraman, Yakup
Kartezyen özne yaklaşımının yaşam perspektifimizin oluşumunda özelliklede çevre üzerindeki etkisinin irdelendiği çalışmamızda bu felsefi zeminin modern dönemin varlık algısı üzerindeki etkisi ortaya konulmak istenmiştir. Descartes'ın teorik zeminini kurguladığı varlık algısının modernite sürecinde ne gibi olumsuzluklara yol açtığı üzerinde durularak bu sorunun aşılması ve farklı bir pratik zeminin oluşturulabilmesi için gereken felsefi alt yapının ne olabileceği sorgulanmıştır. Bu zeminin oluşabilmesi için modern özne'nin kendinden yola çıkarak varlığı inşa etme sürecinin yerine varlıkla etkileşimin öne çıkarıldığı diyalojik bir tarz benimsemesi gerektiği belirtilerek varlığı yatay düzlemde gören felsefi yaklaşımlar alternatif olarak teklif edilmiştir. Buna göre öznenin kendi tecrübesinin dâhil olduğu fakat sadece kendinden yola çıkarak kavrama algısının ortadan kaldırılması gerekmektedir. Bunun olabilmesi için ise teorik sınırlamaların üzerinde pratiğinde içerisinde olduğu, ontolojik anlamayı mümkün kılacak felsefi zemin olarak Heidegger ve Habermas'ın felsefi yaklaşımları örnek gösterilmiştir.
- MakaleYalnız künye2013Coğrafi komşuluğun ve kültürel yakınlığın oy verme davranışına etkisi: eurovision şarkı yarışması
Doğru, Bülent
Bu çalışmada Avrupa ülkelerinde 1956 yılından bu yana her yıl düzenlenen Eurovision Şarkı Yarışması'nda (ESC) bir şarkının başarısına coğrafik ve kültürel komşuluğun etki edip etmediği araştırılmaktadır. Özellikle Eurovision'un oylama sisteminin 1998 yılında değiştirilerek halkın da internet veya telefonla oy kullanmasına imkan veren tele-oylama sisteminin getirtilmesi ile ülkeler arasında taraf tutma eğiliminin giderek arttığı gözlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, hem kültürel hem de coğrafi komşuluk bir şarkının başarısını etkileyen temel unsurlardandır.
- MakaleYalnız künye2013Yo-yo aralıklı toparlanma testleri ve sportif performans üzerine genel bir değerlendirme
Can, İbrahim; Cihan, Hamit
Bu çalışmada Yo-Yo aralıklı toparlanma (Yo-Yo AT) testleri ve sportif performans üzerine genel bir değerlendirme yapılması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda literatür detaylı bir şekilde incelenmiş ve yapılan çalışmalarda elde edilen sonuçlar belirli alt başlıklar halinde kapsamlı olarak açıklanmaya çalışılmıştır. Sporcuların fizyolojik özellikleri ve oynanan oyunun fiziksel gereksinimlerini ölçmek için hem laboratuar hem de sporun doğasına uygun olarak saha ortamında yapılan ve spor bilimciler ile birlikte antrenörler tarafından yaygın bir şekilde kullanılan birçok araştırma yöntemi bulunur. Bu yöntemlerin bazıları devamlı egzersizleri içerirken, bazıları aralıklıdır. Müsabaka esnasında yoğunluğun devamlı olarak değişerek sporcuların sprint, yürüme ya da durma gibi farklı egzersiz tipleri yaptığı sporlar aralıklı sporlar olarak tanımlanır. Bu nedenle aralıklı sporlarda mücadele eden oyuncuların spora özel dayanıklılık kapasitelerini ölçmek için aralıklı saha testi olarak Yo-Yo aralıklı toparlanma testleri geliştirilmiştir. Bu testlerde sporcular 2X20 metrelik bir alan içinde koşu hızının işitsel sinyal yoluyla belirlendiği mekik koşuları yapmaktadır. Her mekik koşusu arasında sporcuların yürüme ya da jog olarak yaptığı kısa bir toparlanma dönemi bulunur ve bu kısa toparlanma dönemi, aralıklı bir spordaki egzersiz örneğini yansıtır. Yo-Yo AT testleri kullanılarak kısa bir zaman diliminde sporcuların dayanıklılık kapasiteleri hakkında bilgi elde etmek mümkündür. Ayrıca aralıklı sporların doğasına uygun olmayan devamlı koşu gibi aktivite örneğinin yapıldığı laboratuar testleri ile karşılaştırıldığında, müsabaka anında daha yüksek performans geçerliliğine sahiptir. Literatüre bakıldığında farklı spor branşlarındaki hem kadın hem de erkek sporcuların mücadele seviyesine, pozisyonal farklılıklarına ve dönemsel performans değişikliklerine göre yapılan birçok araştırma görülebilir. Sonuç olarak; Yo-Yo AT testlerinin farklı spor branşlarında, mücadele seviyelerinde ve farklı oyun pozisyonlarında oynayan sporcular arasındaki farklılıklar ile birlikte fiziksel kapasitenin dönemsel ya da sezonsal değişiklikleri arasındaki farklılıkları belirlemede geçerli ve hassas bir test olduğu ileri sürülebilir.
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2013Ehl-i sünnet’e göre tekfir problematiği
Karaağaç, Hilmi
Tekfir, başkalarını küfürle ve iman sınırlarının dışına çıkmakla itham etmek anlamına gelir. İslam, inanç esaslarını tasdik edenleri Müslüman olarak kabul eder. Ehli Sünnet, ehl-i kıblenin tekfir edilemeyeceğini temel bir ilke olarak benimsemiştir. Buna rağmen bazı âlimlerin tekfire başvurdukları görülmektedir. Tekfir en çok Allah'ın sıfatları, insanın fiilleri, halk'ul-Kur'an, ru'yetullah, kabir hayatı, ecel ve rızık konuları etrafında oluşur. Bu çalışmada tekfire neden olan hususlar ve tekfirin nedenleri ele alınacaktır
AtıfTR Dizin9
İncele - MakaleYalnız künye2013Weimar Dönemi ve Öncesinde Meydana Gelen Siyasi Çekişmeler ve Ekonomik Krizlerin Alman Sosyal Demokrat Partisi Bağlamında Bir Değerlendirmesi
Yilmaz, Nihat
Sosyal demokrasi, emeğin savunuculuğunu üstlenen ve liberalizmin getirdiği kazanımları gözardı etmeyen siyasal bir ideolojidir. Sosyal demokrasinin gelişiminde Alman deneyimi çok önemli bir yer tutmaktadır. Sosyal demokrasi deneyimi ise Almanya'da ilk kez Alman Sosyal Demokrat Partisi (SPD) ile başlar. Alman Sosyal Demokrat Partisi'nin bugünkü Alman ve Avrupa siyasetindeki etkisinin halen güçlü bir şekilde sürüyor olması, bu konunun ele alınmasında etkili olmuştur. Çalışmanın amacı, Alman Sosyal Demokrat Partisi'nin Nazi dönemi öncesindeki politikalarının ortaya konulmasıdır. Bu amaçla önce Alman Sosyal Demokrat Partisi'nin kuruluş yılları ve Birinci Dünya Savaşı sonuna kadar Almanya siyaseti üzerindeki etkisi detaylı olarak ele alınmıştır. Daha sonra çalışmanın temelini teşkil eden Weimar Cumhuriyeti dönemindeki SPD politikaları ve bu politikaların nasyonal sosyalizmin ortaya çıkışına etkileri konuları üzerinde durulmuştur.
AtıfTR Dizin9
İncele - MakaleYalnız künye2013Türkiye Depremleri için Fraktal Dağılım Dc-değeri ile Depremsellik Parametresi b-değeri Arasındaki İlişki Üzerine İstatistiksel Bir Değerlendirme
Öztürk, Serkan
-
- MakaleYalnız künye2013Farklı Yerleşim Sıklığı ve Aydınlatma Programlarının Broyler Etlerinde Renk, pH ve TBARS Değerleri Üzerine Etkisi
Aksu, Muhammet İrfan; Das, Huseyin; Sabuncuoğlu, Nilüfer; Lacin, Ekrem; Coban, Omer
Farklı aydınlatma programı ve yerleşim yoğunluğunun broyler etlerinde renk, pH ve TBARS parametreleri üzerine etkilerini belirlemek amacıyla yürütülen denemede, 320 adet bir günlük erkek civciv (Ross 308) kullanılmıştır. Civcivler, iki aydınlatma programının [Sabit Aydınlatma (SB): 16 saat aydınlık, 8 saat karanlık; Kesikli Aydınlatma (KS): 4 saat aydınlık, 2 saat karanlık] uygulandığı farklı odalara yerleştirilmiştir. Her bir aydınlatma grubu iki ayrı yerleşim yoğunluğunda [Normal Yerleşim Yoğunluğu (NY): 12 broyler/m2, Yüksek Yerleşim Yoğunluğu (YY): 20 broyler/m2] beşer tekrar olacak şekilde deneme düzeni oluşturulmuştur. Deneme 42. günde sonlandırılmıştır. Piliç göğüs eti pH'sı üzerine yerleşim sıklığının etkisi önemli (P0.05). But eti a* renk kriteri bakımından ise aydınlatma programlarının etkisinin önemli (P
AtıfTR Dizin4
İncele - MakaleYalnız künye2013Beş faktör kişilik kuramı ile iş değerleri ilişkisinin incelenmesi: bankacılık sektöründe bir araştırma
Merdan, Ethem
Bu çalışmada, Kırıkkale ilindeki banka çalışanlarının kişilik özellikleri ile iş değerleri arasındaki ilişki beş faktör kişilik kuramı çerçevesinde korelasyon analizi ile incelenmeye çalışılmıştır. Ayrıca cinsiyete göre kişiliğin ve iş değerlerinin farklılık arzedip arzetmediği t-testi ile çalışma kapsamında araştırılmıştır. Bunun yanında eğitim durumlarına göre iş değerlerinin farklılık arz edip etmediği de Anova testi ile araştırılmıştır. Sonuçta kişilikle iş değerleri arasında anlamlı ilişkiler olduğu gözlemlenmiştir. Yine cinsiyete göre bazı kişilik türlerinin ve işdeğerlerinin farklılık arzettiği çalışmada görülmüştür. Diğer taraftan eğitim durumlarına göre iş değerlerinden finansal koşullar ve çalışma koşulları ile özerklik ve yeteneklerin kullanımının farklılık arzettiği gözlemlenmiştir.
AtıfTR Dizin16
İncele

















