Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleYalnız künye2013
    Financial stability tools of central bank of the republic of turkey and applications as exit strategy from the crisis

    Bölükbaş, Mehmet; Çondur, Funda

    The financial crisis starting in 2008 and showing its effect in many countries have led to fragilities in real and financial markets of countries. Central banks of countries have taken some measures to resolve these fragilities and to ensure financial stability. Central Bank of the Republic of Turkey (CBRT) has also taken a series of measures during the crisis to ensure financial stability. In this study indicated that financial stability tools implemented by CBRT during the crisis and how used of these tools as exit strategy from the crisis. These tools are intented to ensure financial stability and can be said that implemented succesfully

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2013
    Boş Zaman Aktivitelerinin Toplumsal Cinsiyet Ekseninde Medyada Temsili

    Güran, Mehmet Salih; Nazlı, Rengim Sine; Toruic, Ibrahim

    Günümüz toplumlarında boş zaman kavramına oldukça farklı anlamlar yüklenmektedir. Buanlamlardan en çok öne çıkanı ise boş zamanın bir tüketim alanı olarak tanımlanmayabaşlanmasıdır. Çok sayıda çalışmada boş zaman kavramı farklı unsurlarla ilişki içerisindeincelenmiştir. Bu çalışmada boş zaman, toplumsal cinsiyet kavramıyla birlikte ele alınarak; kadınve erkek okur kitleye hitap eden ayrı dergide tüketim unsuruyla arasında nasıl bir ilişki olduğusöylem analizi yöntemiyle tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmadan elde edilen veriler sonucundaise araştırmada incelenen dergide de kadın kimliklerinin erkek egemen söylemin kodlarıylakurulduğu ve imgeler aracılığı ile erkeğin bakış açısına göre idealize edilmeye çalışıldığı tespitedilmiştir.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2013
    Siyasal kampanya mesaj stratejileri ve seçmen algısı: gümüşhane araştırması

    Güllüpunar, Hasan

    Kampanya teması ve buna bağlı olarak kampanya mesajlarının belirlenmesi siyasal seçim kampanyası hazırlık aşamalarından biridir. Diğer süreçlerde olduğu gibi bu sürecin iyi yönetilmesi kampanya başarısının önemli bir adımıdır. Dolayısıyla mevcut seçim atmosferinin, adayın üstün ve zayıf yönlerinin, rakip adayın üstün ve zayıf yönlerinin, seçmenlerin sosyo-demografik özelliklerinin ve beklentilerinin tespit edilmesi aşamalardandır. kampanya mesajlarının belirlenmesinde önemli aşamalardandır. Siyasal seçim kampanyası mesajları farklı strateji ya da stratejilere göre oluşturulabilir. Bunlar arasında rasyonel, duygusal, aday önceleme ve saldırgan mesaj stratejileri sayılabilir. Bu çalışma yerel seçimler bağlamında seçmenlerin rasyonel, duygusal, adayı önceleme ve saldırgan mesaj stratejileri ile ilgili algılarını ölçmektedir. Çalışmada mesaj stratejileri ile ilgili yirmi sekiz yargının bulunduğu bir ölçek geliştirilmiş ve elde edilen veriler keşfedici faktör analizi yöntemi ile incelenmiştir. Buna göre mesaj stratejilerinin dört faktörde gruplanabileceği sonucuna varılmıştır. Bu faktörler rasyonel, duygusal, adayı önceleme ve saldırgan mesaj stratejileri olarak isimlendirilmiştir. Araştırmada rasyonel mesaj stratejisinin seçmenler tarafından en olumlu algılanan mesaj stratejisi olduğu görülmüştür. Buna karşın en az desteklenen mesaj stratejisi saldırgan mesaj stratejisi olmuştur. Bununla birlikte rasyonel, duygusal ve adayı önceleme mesaj stratejileri ile saldırgan mesaj stratejisi arasında anlamlı olmayan negatif yönlü bir ilişki bulunmuştur. Ayrıca sosyodemografik özellikler bakımından orta yaş seçmenlerin genç seçmenlere oranla, eğitim düzeyi yüksek seçmenlerin eğitim düzeyi düşük seçmenlere oranla daha rasyonel tercihlerde bulunması çalışmanın önemli bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2013
    Bir taktik ve propaganda dehası olarak muâviye b. ebû süfyân ve hz. osman’ın katillerinin sorgulanması meselesi

    Yaşaroğlu, Hasan

    Hz. Osman 'ın şehit edilmesinin ardından onu öldürenlerin sorgulanıp gerekli cezaya çarptırılmaları hususu Hz. Ali ile Muâviye arasında derin tartışmalara sebep olmuştur. Hz. Osman dönemi Şam Valisi Muâviye b. Ebû Süfyân, maktûl halifenin velisi sıfatıyla konuyu sürekli gündemde tutarak, Hz. Osman'dan sonra halife olan Hz. Ali aleyhinde yoğun bir propaganda faaliyeti yürütmüş, yeni halifeyi siyaseten yıpratmaya çalışmıştır. Hz. Ali'nin hilafetinin ilk günlerinde yaşanan bu tartışmalar, nihayet Muâviye ile halife Hz. Ali'yi, Sıffîn mevkiinde karşı karşıya getirmiştir. Ancak yaklaşık üç-dört ay devam eden ve "leyletü'l-herîr/hararetli gece yahut hırıltı gecesi" sahneleri ile tarihe geçen bu savaştan ortaya bir sonuç çıkmamıştır. İhtilafın çözümü hakemlere havale edilmiş, hakemlerin ilk toplantılarında Hz. Osman'ın haksız yere öldürülmüş olduğu kararına varmalarıyla da Muâviye, Hz. Ali karşısında avantajlı duruma geçmiştir. Savaş meydanında elde edemediğini masa başında elde eden Muâviye, takip eden süreçte, devlete hakim olma yönündeki taktiksel hamlelerini sürdürerek, sonunda amacına ulaşmıştır. Muâviye bu süreçte propaganda silahını etkili bir yöntem olarak kullanmıştır. Devlete hakim olan Muâviye'nin, Hz. Osman'ın katilleri konusunda her hangi bir takibat yapıp yapmadığı hususu, tabiî olarak merak konusudur. O dönemde bu mesele çeşitli vesilelerle gündeme gelmiş, Muâviye ile Hz. Ali'nin oğlu ve halefi Hz. Hasan'ın hilafetin devri konusunda yapmış oldukları anlaşmada biraz kapalı da olsa mezkur soruna bir atıf yapılmıştır. Ancak bu mesele hiçbir zaman beklendiği şekilde ele alınmamıştır. Muâviye, katillerin sorgulanması konusunda herhangi bir adım atmamış, bir zamanlar ayyuka çıkmış olan mesele de geçen zaman içinde adeta unutulmaya yüz tutmuştur. Sanki taraflar arasında lisan-ı hâl ile "Sen bana itaat et ben de sana dokunmayayım." şeklinde bir anlaşma yapılmıştır. Halbuki bu mesele, başlangıçta, oldukça fazla gündemde tutulmuş, Muâviye, çok hayati bir konu olarak ısrarla bunun üzerinde durmuş, propagandasını yapmıştır. Muâviye, Emevi devletini bir manada bu iddia üzerine kurmuştur. Siyasi iktidarı ele geçirince de bu konuyu yok saymıştır

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2013
    19. yüzyıl klasik şairlerimizden muhammed şerîfî'nin dürr-i manzûm adlı menakıpnamesi

    Kiremitçi, Ferdi

    Bu çalışma bir menakıpname örneği olan Dürr-i Manzûm adlı eseri tanıtmayı amaçlamaktadır. Menakıpname, bir velinin hayatı çevresinde oluşmuş menkıbe veya kerâmetleri anlatan dinî-tasavvufî eserlerin ortak adıdır. Türk edebiyatının menakıpnamelerle tanışması İslamiyet'le birlikte şekillenen tasavvuf aracılığıyla olmuştur. Edebiyatımızdaki ilk menakıpname, 11. yüzyılın sonunda yazılan "Tezkire-i Satuk Buğra Han" adlı eserdir. Bu yüzyıldan itibaren Anadolu sahasında telif veya tercüme yoluyla 100'ün üzerinde menakıpname kaleme alınmıştır. Bu türün manzum örneklerinden biri de 19. yüzyıl klasik şairlerimizden Muhammed Şerîfî'ye aittir. Dürr-i Manzûm adındaki bu menakıpnamede Ebû Hanîfe ile talebesi İmâm Yûsuf'un çeşitli kıssaları anlatılmaktadır. Mesnevi nazım şeklinin esas alındığı eserde 605 beyit bulunmaktadır. Eserin tespit edilebilen tek nüshası Milli Kütüphanede (arşiv nu. 06 Mil Yz A 2032) kayıtlıdır. Altı bölümden oluşan çalışmanın giriş bölümünde klasik Türk edebiyatındaki mensur ve manzum menakıpnameler hakkında genel bilgi verilmiştir. Birinci bölüm Dürr-i Manzûm adlı menakıpnameyle ilgili çeşitli tespitlerden oluşmaktadır. İkinci bölüm ilgili eserin transkripsiyonlu metnini içermektedir. Üçüncü bölümde yapılan çalışmanın sonuçları özetlenmiştir. Dördüncü bölümde çalışma esnasında kullanılan kaynak eserler belirtilmiştir. Beşinci bölümde Dürr-i Manzûm'la ilgili kısa bir sözlük yer almaktadır. Son bölümde ise eserden orijinal metin örnekleri verilmiştir. Bu çalışmayla, Türk tarihi, kültürü ve edebiyatı açısından oldukça önemli olan menakıpname türü dikkatlere sunulmuş; ilgili türün manzum bir örneği, "inceleme-metin-sözlük" bağlamında tanıtılmıştır.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2013
    Relıgıous lıfe ın anatolıa: the case of bolvadin dıstrıct

    Koroglu, Cemile Zehra

    Religion is an important part of social life, in the rapidly changing world conditions, as well as in modern Western societies, also societies trying to adapt to the changes having traditional features. In the same way religion is an inseparable element of social life. In order to understand a society, influence of all the factors must be evaluated. By the fact that religion is an important institution that form the social structure, religious views have to form an important amount in the researches. Only science of Sociology of Religion can help us in this regard. Sociology of Religion whose issues are religious life of societies examining relations of religion and society by mutual actionreaction mechanism, while it makes these studies consults as well as theoretical also practical methods. However especially in recent times, to examine the religious life of societies applied studies using experimental methods such as field research, interview, participating methods started to be given more space more than theoretical studies. This situation is common in Turkey as well as in the West. This study is also a practical study to help to identify the religious life of the society in our country which is a witness of a rapid change both technological and social point of view. The district of Afyon located in West Central Anatolia Region, it's province Bolvadin and towns and villages have been selected for the application area. Social and religious life in the region, in the light of Religion Sociology according to the method of field research, trying to determine and analyze by interviews and questionnaires.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2013
    Political theory and politic system classification of ibn khaldun

    Çiftçi, Ali; Yilmaz, Nihat

    The past of the scientific works of administration methods is quite old. The struggle of finding out the best one by examining political systems comperatively were not only limited with the past. It has been carried on until today. As well as the works that have been performed in West since the Ancient Greek Period, The Islamic World have submitted many precious works in aforementioned topic. One of those who submitted precious works for political theory and politic system classification was Ibn Khaldun. He, with the light of his experience and observations as someone who have taken part in politic life itself, has examined politic systems that could have been considered as beyond from his era. While the politic system classification has decreased to minimum with the theoratic thought came into prominence in the middle age of the west, In Islamic World, Researching the political systems which have been submitted by Ibn Khaldun without depending on the absolute theoratic thoughts keeps this essay valuable. In this respect, the very place of Ibn Khaldun in social sciences is considered primarily. Afterward, The concepts of State, Relationship and Presidency-Estate which are irrevocable for his politic theory are elaborated. Finally, Politic system classification of Ibn Khaldun, The basic contect, is studied generaly. Ibn Khaldun bisects them as theoratic based system and Estate based system whilke secting political systems. He also generalizes Estate based policy in two main topics as absolute estate and politic estate. What Ibn Khaldun named and idealized administration method as a theoratic based policy is Caliphate or Imamate.

    AtıfTR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2013
    Osmanlı'da bir darbe ve tahlili: genç osman örneği

    Yaşaroğlu, Hasan

    Osmanlı padişahlarından III. Selim döneminde başlatılan Nizam-ı Cedit hareketi, batılılaşma yönünde atılmış önemli bir adımdır. Osmanlının son dönemlerinde bazı padişahlar benzer adımlar atmaya gayret etmişlerdir. III. Selim'in babası III. Mustafa zamanında dahi ıslahat hareketlerine girişildiğine dair kayıtlar vardır. Daha geriye gittiğimizde karşımıza Lale Devri çıkmaktadır. Lale Devri, zevku sefanın ön planda olduğu bir dönem olmakla beraber, bu dönemde dahi batılılaşma/ yenileşme yönünde bazı adımlar atılmıştır. Yenileşme yönünde atılan adımların ilkini ise Sultan II. Osman dönemi teşkil etmektedir. Mezkur dönemi sona erdiren ise bir ihtilal hareketi olmuştur. Gerek bu İlk Osmanlı yenilik hareketi ve gerekse onu sona erdiren ilk Osmanlı ihtilalı, daha sonrakilere örnek olmaları bakımından önem arz etmektedirler. Osmanlı İmparatorluğunda bundan sonra ortaya çıkmış olan çoğu yenilik hareketi bu Genç Osman yenilik hareketi ile aynı kaderi paylaşmıştır. Amcası I. Mustafa'nın hal edilmesi üzerine padişah olan Genç Osman, sert tavırları yüzünden kısa zamanda Yeniçeri ve Ulemanın nefretini üzerine çekmiştir. Bu nefret padişahın bizzat başkomutanlığı üstlenmesi ve hacca gitmeye karar vermesi üzerine zamanla artmış ve neticede isyana dönüşmüştür. Yeniçeri ve Sipahi Ocakları öncülüğünde başlatılmış olan ve bir sonraki gün ulemanın da katılımı ile güçlenen isyancılar, taleplerini bildirmek üzere Saray'ın kapısına dayanmışlardır. Genç Osman başlangıçta isyancıların taleplerini reddetmiş ancak bu tavrını fazla sürdürememiştir. Sonunda isyancılar Saray'a girmiş ve padişahın amcası I. Mustafa'yı bulunduğu hücreden çıkarıp sultan ilan etmişlerdir. Genç Osman ise Yedi Kule zindanlarına kapatılmış ve orada katledilmiştir. Genç Osman, bir ihtilal sonucu öldürülen ilk Osmanlı padişahıdır.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2013
    Kemâlüddin el-endicânî ve sıdku’l-kelam fî ilmi’lkelam adlı eseri

    Karaağaç, Hilmi

    Ehl-i sünnet, hicri III. asırdan sonra İslam toplumlarının çoğunluğu tarafından benimsenen itikadi mezhep olmuştur. İlk dönemlerde bir çok fırkayı içine almakla birlikte sonraki dönemlerde Ehl-i sünnet ile Eş'âri ve Mâturîdî mezhepleri kastedilmiştir. Eş'ârilik, İslam tarihi boyunca bilinen ve çoğunluk tarafından benimsenen bir mezhep olmakla birlikte Mâturîdîlik için aynı durum söz konusu değildir. Bunun başlıca nedeni, Mâturîdîliğin neş'et ettiği coğrafyanın İslam medeniyetinin teşekkül ettiği ortamdan uzak olması ve bu mezhebin çok tanınmamış olmasıdır. Ancak son dönemlerde Mâturîdîliğe yönelik çalışmalarda belirgin bir artış görülmektedir. Ülkemiz başta olmak üzere bir çok İslam ülkesinde Mâturîdî kelamcılar, görüşleri ve eserlerine ilişkin çalışmalar yapılmaktadır. Bu bağlamda Mâturîdî kelamcıların eserleri tahkik edilerek ilim dünyasına kazandırılmıştır. Bunlardan bir tanesi de döneminin önde gelen Mâturîdi kelamcılarından olan Kemalüddîn elEndicânî ve Sıdku'l-kelam fî ilmi'l-kelam adlı eseridir. Bu çalışmada, Kemalüddîn el-Endicânî'nin Sıdku'l-kelam fî ilmi'lkelam eserinin Kelam ilmindeki yeri ve önemi ortaya konulacaktır. Mâturîdî mezhebine mensup bir Kelamcı olan el-Endicânî hicri VIII. yüzyılın Maveraünnehir bölgesinde önde gelen alimlerdendir. Günümüzde Özbekistan sınırları içerisindeki Fergana bölgesinin bir şehri olan Endican'da doğmuştur. Çalışmamızda müellifin yaşadığı bölge, İslam'ın yayılışı, hicri VIII. asırda bölgenin siyasi, ilmi ve dini durumu, müellifin hayatı, kişiliği, telif amacı ve eserin muhtevası hakkında bilgi verilecektir

  • MakaleYalnız künye2013
    Human philosohy in gumushanevi

    Sarıtaş, Kamil

    Ahmed Ziyauddin Gumushanevi is one of the most important 19th century’s mysticals. Human is centrally located in his the idea of İslam and mystic philosophy. He tries to put forward how the ideal human should be. While he performs this purpose, he refers to not only human’s excellent properties, but also human’s incomplete properties. In this sense, it can be said that he handles human realistically. But, as it is understood his vision of sharia, sect, the truth, the gnostic, it is possible to express that he is concentrated the idealistic understanding of human. Human in Gumushanevi is an existantwho tries to make sense himself, the other and The Created in the cosmological plane. Also, human is a physical and a metaphysical existant whotakes over responsibility in his actions, loves whole existence, tries to make sense of all beings with knowledge. While characteristics of nafs are running away human from himself and God, characteristics of soul canalize human into goodness and God, heart and nous serve as a balance. Gumushanevi categorized the people according to ethics, faith, consciousness and the rise of soul. In human understanding of his, ethics, love and episteme are not only ethics, love and episteme just as literal, but also a worship. At the same time religion, episteme, ethics and love are the whole which is completing each other. In fact, religious and mystical understanding cover episteme, ethics and love in the field of human’s activities and they provide to imagine in terms of theology. According to this, human who has different properties is appeared to be a complex existence

  • MakaleYalnız künye2013
    İslam'ın ilk kapitalizm itirazı ebû zerr el-gıfârî ve ebû zerr hareketi

    Yaşaroğlu, Hasan

    İnsanın doğasında mevcut olan mülk edinme hevesi, İslam'ın ilk yıllarında ashap arasında bir takım tartışma ve itirazlara konu olmuştur. Hz. Ömer kendi döneminde bolca gelen ganimet malını, kurmuş olduğu divan teşkilatı marifetiyle halka dağıtarak bu itirazların önüne geçmeyi başarmıştır. Ondan sonra halife olan Hz. Osman döneminde, idarenin bazı tasarrufları nedeniyle, mülk edinme ve zenginlik meseleleri bir takım itirazlara ve tartışmalara konu olmuştur. Bu dönemde Emevi ailesi mensupları hazine kredileri ve ganimet gelirleri ile hususi olarak desteklenince zenginlik ve mülk edinme kaynaklı tartışmalar iyice artmış ve bu durum toplum içerisinde huzursuzluğa sebep olmuştur. Dört halife döneminde devlet gelirlerindeki büyük artışlar ve yanı sıra yeni ve farklı ticari yolların da açılması ile zenginlik ve mülk artışında gözle görülür bir sıçrama ve farklılaşmanın yaşanması, ister istemez toplum kesimleri arasında, bir zengin-fakir ayrımı gündeme getirdiğinden, göstermişlerdir. Sonuçta, aslında insan için faydalı bir şey olan zenginlik ve servet, dengeli dağıtım ve adil bölüşümün iyi bir şekilde sağlanamaması yüzünden toplum kesimleri arasında bir takım itirazlara ve anlaşmazlıklara sebep olmuştur Hz. Peygamberin yakın arkadaşlarından Ebu Zerr el-Gıfari, fakir ve yoksulların bir nevi savunucusu olarak ortaya çıkmış, halifeyi ve diğer idarecileri açıkça eleştirmiş ve servetin belli ellerde toplanmasına itiraz etmiştir. Aynı şekilde o aşırı zenginleşme, mülk edinme hırsı ve zengin fakir arasında giderek yükselen uçuruma karşı çıkmış, sonuç olarak, bu hususlarda itiraz sesini yükselten ilk kişi olarak tarihteki yerini almıştır.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2013
    An assessment of historical sourches of the city of emar

    Akrep, Mehmet Yunus

    A large parf of knowledge about Emar which is capital of the kingdom of Aştata, comes from the surrounding city-states. The city of Emar are the most glorious times of the fourteenth century BC, even under the control of other states. Economically, the city of Emar is as rich as the city of Aleppo, probably this advantage could not be used in the foreign policy. The city of Emar gives a prominent religious view of the city of Emar. This state was probably taken the stage of the history after the invasion of the Sea People

  • MakaleYalnız künye2013
    Public relations in strategic management: the case of metropolitan municipalities in turkey

    Güllüpunar, Hasan

    Halkla ilişkiler kurumsal alanda bütün iletişim süreçlerinin yönetimini sağlayan bir uygulama alanıdır. Hem stratejik bir iletişim yönetimi hem de stratejik yönetimin bir unsurudur. Bu nedenle stratejik planlama sürecinin önemli bir parçasıdır. Çalışmada belediyelerin stratejik yönetiminde halkla ilişkilerin yeri, büyükşehir belediyeleri tarafından hazırlanan stratejik planlar bağlamında ele alınmıştır. Onaltı büyükşehir belediyesinin stratejik planları halkla ilişkiler yaklaşımı bakımından içerik analize yöntemi ile incelenmiştir. Çalışma stratejik planlama sürecinde halkla ilişiklerin kabul edilen bir gerçek olduğunu ancak bunun etkin bir uygulamaya dönüşmediğini ortaya koymuştur. Halkla ilişkiler birimi ve diğer departmanlar arasında yeterli bir koordinasyonun olmaması, kalitenin yükseltilmesi ve hizmetlerde etkililik bakımından halkla ilişkiler birimiyle koordineli bir çalışma kültürünün bulunmaması ve stratejik yönetimin amaç ve hedeflerinde halkla ilişkiler birimine görev ve sorumluluklar verilmemesi uygulamada ortaya çıkan önemli eksiklikler olarak düşünülebilir. Çalışmada Türkiye'deki halkla ilişkilerin önemini ve rolünü anlamak için büyükşehir belediyelerinin stratejik planları analiz edilmektedir. Dolayısıyla bu araştırma stratejik planlama sürecinde halkla ilişkilerin öneminin ve rolünün anlaşılmasına katkı sağlamaktadır. Çünkü bu çalışma, halkla ilişkilere odaklanarak stratejik planlama ile ilgili Türkiye'de yapılan ilk çalışmalardan biridir. Araştırma bulguları Türkiye'deki büyükşehir belediyelerinin stratejik planlama sürecinde halkla ilişkilerin yerini ortaya koymaktadır.

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2013
    Critical approaches to modern public sphere: a general evaluation (postmodernism, feminism and religion)

    Koroglu, Cemile Zehra

    The modern concept of the public sphere is expressed via the understanding of the public sphere which emerged after the 18th century. In this sense, it is possible to mention many debates regarding the public sphere which suggest different models. However, in our study within the framework of Hebermas, it has followed that the common principles and ideas of the modern public sphere have critical approaches previously unexplored. The principles of the modern publicsphere are determined within the framework of understanding man, universe, and society as determined by the idea of enlightenment. Since the modern public sphere is considered as a sphere for political purposes, it also has roots in the legitimacy of modern politicaland legal systems. Therefore, a concensus on the political issues being discussed in the public sphere. To reach definitive conclusions and conduct public negotiations correctly, it has been determined the basic principles of participants must be individuals with a rational mind. Beginning with the universality of mind, the universality of the public sphere is targeted. Modern public sphereres present universal values in which an exclusive and unequal character for many social groups which do not have these principles and values. Therefore, discussion and criticisms of the public sphere in the modern era have always been on the agenda. In addition to individual criticisms, different criticisims of a variety of philosophical and social movements on modern public sphere can be mentioned. However, criticisms from the perspective of postmodern feminism and religion are important as they are criticisms for the foundation of the public sphere. Although these three approaches are verydifferent from each other, they share similar points of criticism and even provide legitimacy for each other. Although religion and postmodernism criticizes the understanding of the enlightened and rational mind, the human universe, and secularity, feminism criticizes the determination of modern public spheres by men. Each perspective regarding criticism and legitimacy are different; however, the roads can cross on the critique of the modern public sphere

    AtıfTR Dizin9
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2013
    The relationship of ethics-politics in max weber’s works

    Doğan, Kadir Caner; Yilmaz, Nihat

    One of the most important problems of current societies is the problem of ethics. It is not easy to solve this ethics problem in societies where it is not considered in terms of certain moral concerns orconcerns about moral problems are not seriously considered. If the problem of ethics is present in a societal system or, more importantly, in a rulership which has the monopoly of using legitimate powers, more serious problems can be faced. Undoubtedly, the most effective tool for politicians to avoid unethic behavior or overcoming corruption in a general sense is political ethics. In the sense of politic ethics, Max Weber’s work “Politics as a Vocation” in the year 1919 where in Weber made ethic classification and explanations on political function of ethics is an important work which should especially be read by current politicians and still keeps its currency. As a matter of fact, in this declaration, the foundation is, firstly, how Weber defines the concept of “ethics”, and how the relationship between ethics and politics is established according to Weber. Information is provided as to how political newcomers should be acting, and in this sense, the duo of “ethics of belief” and “ethics of responsibility”, which holds an important place on how explanation of the relationship between ethics and politics, is touched upon.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • Proje2013
    Doğu pontid kuzey zonunda yüzeylenen paleozoyik yaşlı granitlerin U-Pb zirkon yaşlandırması, Sr-Nd-Pb-O izotop sistematikleri ve jeodinamik evrimi

    Kaygusuz, Abdullah; Arslan, Mehmet; Sipahi, Ferkan

    -

  • MakaleYalnız künye2013
    The psychological analysis of religious conversion in muhammad asad

    Kartopu, Saffet

    At this work on Which religious conversion in Muhammad Asad is studied, in terms of religious conversion models, first of all the concept of religious conversion, the Works in this topic and the place of religious conversion concept in Psychology of Religion are mentioned. Then, a brief life story of Asad is mentioned, by dealing with the religious conversion in Asad in a theoretical approach, the motives of religious conversion, the developmental factors in religious conversion, the stages of religious conversion and the figures of religious conversion are studied. The religious conversion in Asad is analyzed in terms of conversion models accepted in Psychology of Religion taking his own Works as a base. In this sence, while the motives of religious conversion in Asad are considered by the approaches of Snow & Phillips, Glock and Gillespie, the developmental factors in religious conversion are considered by Erikson’s thoughts. The stages of religious conversion is considered by gradual classification of Lofland & Stark, Clark, Batson & Ventis and Köse. Lofland and Skonovd’s types are used while analyzing the figures of conversion. When considered the effects of psychological factors on the religious conversion of Asad, we see that beginning from his early adolescence his willing to understanding and his need to mental satisfaction are explicit. Asad is in need of reviewing the main points imposed by his cultere. He is disturbed by the ambiguities in society and his own life and he looks for answers to the universal meaning of life and questions ‘what is right? what is wrong?’. As a result of his seeking, he accepts Islam as his religion and he gains a feeling of belonging, admission and a change of rearranging himself radically. By accepting Islam he feels that all his seekings finish and his desire of depending on a certain intellectua orbit and being a part of fellows community come true

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2013
    Yumurta tavuğu rasyonlarına katılan kanola yağı ve vitamin c'nin performans, yumurta kalitesi ve lipid peroksidasyonu üzerine etkisi

    Kılınç, Gözde; Karaoğlu, Mevlüt

    Bu çal ışma Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Ara ştırma ve Uygulama Çiftliğ inde yumurta tavu ğu rasyonlarına kanolayağı ve vitamin C ilavesinin performans, yumurta kalitesi ve yumurta sarısı TBARS de ğerleri üzerine etkilerini belirlemekamac ıyla yürütülmü ştür. Araştırmada, 40 haftalık ya şta toplam 72 adet Lohmann ırkı beyaz yumurtacı tavuk, her grupta 18 adetolacak şekilde biri kontrol, üçü deneme grubu olmak üzere toplam 4 gruba şansa ba ğlı olarak da ğıtılmıştır. Gruplar, her birinde 3hayvanın bulunduğ u 6 alt gruptan oluşturulmuştur. Kontrol grubu (I) bazal yemle, diğer gruplar ise bazal yeme %4 düzeyindekanola ya ğı (II), 200 mg\\kg vitamin C (III) ve %4 kanola ya ğı+200 mg\\kg vitamin C (IV) ilave edilen rasyonlarla 12 hafta boyuncabeslenmişlerdir. Deneme süresince yem ve su ad-libitum olarak verilmiştir. Rasyona vitamin C (III) ilavesinin yumurta veriminiartırmasının yanı sıra (P<0.05) yemden yararlanmay ı iyile ştirdiği (P<0.01); kanola ya ğının (II) yumurta a ğırlığını artırdığı(P<0.01); kanola ya ğı ve vitamin C kombinasyonunun (IV) ise günlük yem tüketimini önemli (P<0.01) düzeyde düşürdüğü tespitedilmi ştir. Ayrı ca kontrol grubuyla k ıyaslandığında, deneme gruplarında hasarlı yumurta oranını n azald ığı (P<0.01) belirlenmiştir.Kalite kriterlerinden sarı rengi ve sarı indeksi hariç yumurta a ğırl ığı, k ırılma mukavemeti (kg/cm2), şekil indeksi (%), kabukkalınlığı (mm), ak indeksi (%) ve Haugh birimi de ğerleri bakımından gruplar arasında herhangi bir farklılık meydana gelmemiştir.Rasyonda vitamin Cnin kullanı lması sarı rengi diğer gruplara göre önemli düzeyde (P<0.01) artırırken; kanola ya ğının tek ba şına(II) veya vitamin C ile kombine edildiğ i grupta (IV) ise sarı indeksinde artış (P<0.05) gözlenmi ştir. Vitamin C ilavesinin (III) 21gün süreyle depolanan yumurtalarda tiyobarbiturik asit reaktif madde (TBARS) de ğerini azalttığı (P<0.05); kezâ 42 gün süreyledepolanan yumurtalarda ise kanola ya ğı ilaveli gruba (II) göre TBARS de ğerini önemli (P<0.05) derecede dü şürdü ğü belirlenmiştir.Sonuç olarak, vitamin C ve kanola ya ğını n bazı performans ve kalite parametreleri üzerine olumlu etkide bulunduğu; doymamışya ğ asidi içeri ği fazla olan kanola ya ğı ile beraber vitamin Cnin rasyona katılmasıyla yumurtada lipid oksidasyonunun azaldığı veböylece raf ömrünü uzattığı tespit edilmiştir.

  • MakaleYalnız künye2013
    Belediye Başkanlığı Aday İmajı Algısı: Gümüşhane Örneği

    Güllüpunar, Hasan

    Seçmen davranışları bakımından bireyselleşme ile birlikte yeni bir süreç başlamıştır. Bu süreçte oy verme davranışında ideoloji, parti bağlılığı gibi kavramlar etkisini eskiye göre kaybetmiştir. Yeni dönemde proje, hizmet, toplumsal ilişkiler, sivil toplumsallaşma içinde yer alma, yeterlilik gibi kavramlar ön plana çıkmıştır. Bu durum aday merkezli seçim kampanyalarının yaygınlaşmasına neden olmuştur. Özellikle yerel seçimler bağlamında düşünüldüğünde adaylar seçmenin iknası bakımından önemli bir etken olarak ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle siyasal seçim kampanyalarının öncelikli hedeflerinden biri güçlü bir aday imajı oluşturmaktır. Ancak zaman, bölge, seçim atmosferi, seçmenlerin sosyodemografik özellikleri gibi birçok alt etkene sahip olan aday imajı algısı karmaşık bir yapıya sahiptir. Dolayısıyla toplam aday imajının çok sayıda alt bileşeni bulunmaktadır. Bu çalışma Gümüşhane seçmeninin aday imajı algısının tespitine dönük olarak yapılmıştır. Basit tesadüfi örneklem yöntemi ile toplam 747 kişiyle görüşülen ve doğrulayıcı faktör analizinin yapıldığı araştırmada aday imajı ile ilgili görsel, siyasal, konu, hitabet ve sosyal olmak üzere beş faktör ortaya konmuştur. Toplam aday imajına etki eden en önemli faktörün sosyal faktör olduğu görülen araştırmada diğer faktörler toplam imaj üzerindeki önem sırasına göre hitabet, konu, siyasal ve görsel faktörler olarak sonuçlanmıştır.

    AtıfTR Dizin7
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2013
    Social Construction in the Context of Being a Model of Hazrat Prophet in the Verses Descended in Madina

    Deliser, Bilal

    In this study it was processed that the Hazrat Prophet's revelation and the revelation's main principles, how they are set an example in all area of the life by discussing with general classification. Thus, the subject tried to be based in terms of epistemic perspective. This foundation, in the society where Hazrat Prophet lived, without granting to the case with all dimensions, is concrete models crossing the case revealing direction of revelation. These models consisting of believes about conviction, practical, moral, political and social virtues concretized himself in a position without diseppearing in the horizon of humanity. In this sense, the revolution, which Quran fulfilled, can be said that entirely happened through his close relatives. The word of construction which was mentioned in the title of the study was not used in the mean of construction of the absent, but it was used in the mean of developmentand reform, meeting some on ewith his creation in all areas. As method, verses consisting of concrete models were determined in the verses descended in Madina and classificated under some titles. About verses and groups of verses was given information just fore liminating obliqueness, it was not detailed. Int his way, it was searched finding possibilities of an approachto be foundation for interpreting and a rising point. Our study has not an aim of explaining the history of spreading Quran must be taken into consideration.