Yazarlar
- Ahmet Özdemir(3)
- Ahmet Bayraktar(2)
- Bahadır Tercan(2)
- Bilal Gürsoy(2)
- Burcu Aksoy(2)
- Burcu Sayın Okatan(2)
- Cenk Çarkacı(2)
- Emrah Öztürk(2)
- Emre Tosun(2)
- Emre Turan(2)
- Erdal Demir(2)
- Ertan Aktürk(2)
- Fatma Bostan(2)
- Fevziye Bekar(2)
- Furkan Şahin(2)
- Galip Usta(2)
- Gulzıpa Akyüz(2)
- Gökhan Kaymak(2)
- Gökhan Çaybaşı(2)
- Gülşah Ayvazoğlu(2)
- Hasan Yücel(2)
- Havva Nur Kobya(2)
- Hikmet Akyol(2)
- Kadir Çavuş(2)
- Kaşif Furkan Öztürk(2)
- Kemal Torpuş(2)
- Kübra Akyüz(2)
- Lokman Odabaş(2)
- Mazhar Oyanık(2)
- Melikşah Turan(2)
- Meryem Akbulut(2)
- Muhammet Kılıç(2)
- Nurcan Şimşek(2)
- Nurdan Dizdar(2)
- Pınar Açıkgöz(2)
- Ramazan Aslan(2)
- Rıza Akbaş(2)
- Selim Yalçın(2)
- Sinan Kurt(2)
- Uğur Demirel(2)
Yayınlar
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Afetlerde atık yönetimi ve hastane personelinin hastane atık yönetimi konusunda algı düzeyi : Gümüşhane ili örneği
Ümran Ayşen Ayalp
Afet yönetiminin esas amaçları toplumun karşı karşıya olduğu tehlikeleri analiz etmek, ortaya çıkabilecek durumdan minimum zarar görebilecek durumları tahmin etmek, ikincil afetlere mahal vermeyecek stratejiler geliştirmek ve uygulamak gibi çalışmalar yapmaktır. Bu sebeple hastanelerin olası bir afet durumunda atık yönetim stratejisi olması gerekir. Atık yönetimi, çalışanların atık konusunda tutum, farkındalık ve algıları ile verimli olabilir. Araştırmanın verileri Yousef Elgitait tarafından 2013 yılında yapılan "Staff Perceptions and Practice for Hospital Waste Management With Reference to Recycling in the UK versus Libya, a Comparative Study" adlı doktora tezinde kullanılan anket formu ülke koşullarına uygun olarak düzenlenmiştir. Anket üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde kişilerin demografik özelliklerini belirlemek amacıyla sorulan sorular bulunmaktadır. İkinci bölümde iki alt bölümden oluşan Atık Yönetimi Farkındalık soruları (10 soru), Afetlerde Atık Yönetimi Farkındalık soruları (11 soru) kullanılmıştır. Üçüncü bölümde ise Atık Yönetimi Tutum soruları (12 soru) bulunmaktadır. Katılımcıların farkındalık düzeyi puan ortalaması 74,24±16,606 olarak bulunmuştur. Tablo 4.5'teki skalaya göre, 74,24'lük puan ortalaması yüksek düzey olarak belirlenmiştir. Katılımcıların tutum düzeyi puan ortalamaları 3,88±0,629 olarak bulunmuştur. Tablo 4.12'deki skalaya göre bu puan ortalaması kararsızım kategorisine girmektedir. Atık yönetimi ve afet atığı konularında daha fazla çalışma yapılması önerilir. Ayrıca tüm kurumların, özellikle de afetlerde etkin olarak rol alanların, bu konudaki hazırlık ve farkındalık düzeylerinin incelenmesi ve bu yapılan araştırmalar neticesinde iyileştirmeler yapılması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Afet, Afet Yönetimi, Atık, Atık Yönetimi
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Alternatif bankacılık kullanımını etkileyen faktörlerin belirlenmesine yönelik bir model çalışması
Aleyna Furuncu
Uluslararası literatürde İslami bankacılık, faizsiz bankacılık veya alternatif bankacılık olarak isimlendirilen katılım bankacılığı, faiz getirisi elde etmek istemeyen finansal tüketicilerin tercih ettiği bankacılık türüdür. Türkiye'de katılım bankaları 1983 yılından itibaren "özel finans kurumu" adıyla faaliyet göstermeye başlamış, 2005 yılından sonra "katılım bankası" adı altında çalışmaya devam etmiştir. Son dönemlerde bazı kamu bankalarının katılım bankacılığı sektörüne giriş yapması, tahminen sektörün büyümesine katkı sağlayacaktır. O halde bankacılık sektöründe yakın gelecekte önemli bir yere sahip olacağı varsayılan katılım bankları ile ilgili araştırmaların, bu sektörün gelişimine yön vereceği düşünülmektedir. Bu bağlamda araştırmanın amacı, alternatif bankacılık kullanımını etkileyen faktörleri belirlemek ve yeni bir kabul modeli oluşturmaktır. Bu çalışma nicel araştırma desenine sahip olup, veriler TR90 bölgesinde yer alan altı ildeki (Trabzon, Ordu, Giresun, Rize, Artvin ve Gümüşhane) katılımcılardan toplanmıştır. Çalışmadan elde edilen veriler hem betimsel hem de yapısal analiz tekniklerine göre analiz edilmiştir. Bu analizlerin çözümlenmesinde ise SPSS ve AMOS paket programlarından yararlanılmıştır. Sonuç olarak, katılım bankacılığı kullanımındaki uyumluluk, özel normlar, dış etkiler ve endişe müşterinin algıladığı faydayı olumlu yönde etkilemişken, kolaylaştırıcı koşullar, güven ve öz yeterlilik ise müşterinin algıladığı faydayı olumlu yönde etkilememiştir. Ayrıca katılım bankacılığı kullanımındaki uyumluluk, kolaylaştırıcı koşullar, endişe ve güven müşterinin algıladığı kullanım kolaylığını olumlu yönde etkilemişken, özel normlar, dış etki ve öz yeterlilik müşterinin algıladığı kullanım kolaylığını olumlu yönde etkilememiştir. Ek olarak, katılım bankacılığı kullanımında algılanan kullanım kolaylığı ile algılanan fayda müşterinin tutumunu, müşterinin tutumu niyetini ve müşterinin niyet ise davranışını olumlu yönde etkilemiştir. Anahtar Kelimeler: Alternatif Bankacılık, Katılım Bankacılığı, Kabul Modeli, Faktör Analizi
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Kültür varlıkları ve müzelerde afet ve acil durumlara hazırlık: İstanbul ili örneği
Emre Tosun
Müzeler sanatsal, bilimsel ve tarihi nesneleri koruyan, toplumu eğiten ve aydınlatan önemli kültür kurumlarıdır. Dünyanın birçok yerinde müzeler afetlerden zarar görmektedir. Genel olarak müze yönetimi ve personelinin afet farkındalığının yetersiz olması ve afet sonrası kurtarma operasyonlarında ikinci planda kalması gibi nedenler müzeleri daha hassas kılmaktadır. Ayrıca, çeşitli orijinal, nadir ve değerli koleksiyonlara sahip olması, müzeleri daha önemli hale getirmektedir. Bu nedenlerle müzelerin ve sergiledikleri koleksiyonların varlıklarını devam ettirebilmesi için kapsamlı afet planlaması şarttır. Bu araştırmanın amacı İstanbul ilindeki müzelerin afet ve acil durumlara hazırlık düzeyini ölçmek, müzelerde afet yönetimi konusunda sorun ve eksikleri tespit etmektir. Bu kapsamda 6 devlet müzesi ve 10 özel müze olmak üzere 16 müzenin yönetici ve personeliyle yarı yapılandırılmış mülakat tekniğiyle görüşme yapılmıştır. Görüşmeler sonucunda % 68,75'inin afet planı olduğu, devlet müzelerinin % 33,33'ünün planını test ettiği, planı olmayanların hepsinin özel müzelerden oluştuğu ve bunların % 60'ının personel eksikliğini bunun nedenlerinden biri olarak belirttiği, % 43,75'inin müze personeli arasında afet müdahale veya risk azaltma görevlisi tayin ettiği, % 37,50'sinin bir afet veya acil durum için yardımcı olabilecek diğer yakın müze veya kültürel kurumlarla bağlantıda olduğu tespit edilmiştir. Analizler sonucunda müzelerin eksik ve sorunlarına yönelik bazı önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Müzeler ve Afet Yönetimi, Müzelerde Afet ve Acil Durum Planlaması, Afetler ve Kültürel Miras
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Nano partiküllü koruyucu maddelerin bazı ağaç türlerinin fiziksel ve mekanik özeliklerine etkileri
Mehmet Irkılata
Ahşap, hafif, mekanik direnci yüksek, iç-dış dekorasyonda yaygın kullanım alanları bulabilen bir hammaddedir. İç mekân uygulamalarında yaygın koruyucu malzemelerden olan bor bileşikleri açık havada yıkanma durumlarından ötürü uzun vadeli koruma sağlamazlar. Nano teknolojik uygulamalar bilgisayar, elektronik, robotik teknolojilerin yanı sıra malzeme biliminde yüzey kaplama ve nano kompozit üretimi gibi alanlarda da kullanılmaktadır. Çalışmada kullanılan nano maddelerin ahşaba daha derin nüfus edeceği, homojen dağılıp yıkanma miktarlarını azaltacağı düşünülmektedir. V Çalışmada ülkemizde yaygın kullanılan ağaç türlerinden iğne yapraklı ağaçlardan sarıçam (Pinus sylvetsris L.), Doğu ladini (Picea orientalis) ve geniş yapraklı ağaçlardan Anadolu kestanesi (Castanea sativa M.) odunları 1. Sınıf keresteler içinden rast gele yöntemlerle seçilmiştir. Koruyucu madde olarak seçilen nano hegzagonal bor nitrür %1,5 konsantrasyon da ahşap malzemeye emprenye edilmiştir. Emprenye uygulamalı ve kontrol örneklerine bazı fiziksel ve mekanik testler uygulanıp; odunun hava kurusu yoğunluğu (ISO 3131), eğilme direnci (ISO 3133) ve elastikiyet modülü (ISO 3349) değerleri belirlenmiştir. Retensiyon değerleri bakımından sarıçam ladin ve kestaneye göre daha yüksek retensiyon değeri göstermiştir. Anadolu kestanesinin yüksek oranda tül oluşumu ihtiva etmesi geçirgenlik oranında düşüşün sebebi gösterilebilir. Emprenye uygulaması sonrası nano hegzagonal bor nitrür hava kurusu yoğunluk değerlerinde %1.5-%5 arasında bir artışa neden olmuştur. Tüm ağaç türleri için emprenye uygulaması eğilme direnci değerlerinde azalmaya sebep olmuştur. Kontrol örneklerine göre h-BN uygulaması sonrası sarıçamda %25, ladinde %18,5 ve kestanede %9 oranında eğilme direnci değerlerinde düşüş tespit edilmiştir. Elastikiyet modülü değerleri bakımından kestane odunun da farklı sonuçlar elde edilmiştir. Emprenye uygulaması elastikiyet modülü değerlerinde sarıçam ve ladinde sırasıyla %18 ve %1'lik azalmaya sebep olurken, kestanede %4'lük bir artışa neden olmuştur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Kişilik özelliklerinin iş tatmini üzerine etkisi: Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı çalışanları örneği
Barış Sarıgül
Günümüz Türkiye'sinde, çalışanların yaptıkları işten üst düzeyde verim alınması için gerekli olan en temel etmenlerden birisi iş tatmini olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu amaç doğrultusunda araştırma kapsamında kişilik özellikleri ile iş tatmini arasındaki ilişki düzeyinin tespit edilmesi üzerinde durulmuştur. Çalışmada beş faktör kişilik özelliği ölçeği ile iş tatmini ölçeği kullanılarak kişilik özellikleri ile iş tatmini arasındaki ilişki düzeyinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu amaçla Türkiye'de her il ve ilçede kurulu bulunan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarında farklı pozisyonlarda çalışan 75'i erkek 47'si kadın olmak üzere toplam 122 vakıf personeline anket uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda; sorumluluk, duygusal denge ve dışadönüklük kişilik alt boyutlarının 0,05 önemlilik düzeyine göre anlamsız etkilerinin olduğu, bu üç alt boyutun iş tatmini üzerinde anlamlı bir etkide bulunmadığı, uyumluluk alt boyutunun iş tatminini pozitif yönde ve düşük düzeyde etkilediği, zeka / hayal gücü alt boyutunun ise iş tatminini negatif yönde (olumsuz yönde) orta düzeyde etkilediği sonuçlarına varılmıştır. Sonuç ve öneriler kısmında tavsiyelerde bulunulmuştur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Genç işsizliği: Türkiye ve AB karşılaştırmalı analiz
Muhammet Sandıkçı
Günümüz ekonomilerinde işsizlik, gerek gelişmiş gerekse de gelişmekte olan ülkelerin en temel sorunlarından birisi konumundadır. 2000 yılından itibaren artma eğiliminde olan işsizlik oranları içinde genç işsizliğinin, genel işsizlik oranlarının iki katından daha fazla arttığı görülmüştür. Dünyanın en büyük yirmi ekonomisinden biri olan Türkiye de bu sorunla karşı karşıya olan ülkelerdendir. Benzer şekilde yakın coğrafyada bulunan ve Türkiye'nin ticaret ortağı olan Avrupa için de genç işsizliği önemli bir problemdir. Bu ülkelerde genç işsizliğinin boyutu, nedenleri ve çözümüne yönelik politika önerilerinin ortaya konması önem arz etmektedir. Bu çalışmanın amacı, Türkiye ve AB ülkelerinde genç işsizliğinin boyutunu ortaya koymak ve bu sorunun çözümüne yönelik uygulanabilecek politikalara ışık tutmaktır. Bu doğrultuda işgücü piyasası ve genç işsizliğine ilişkin Türkiye ve AB ülkeleri verileri karşılaştırmalı olarak irdelenmiştir. Çalışmada AB ülkeleri ve Türkiye'de genç işsizliğe yönelik farklılıklara; ekonomik yapı, işgücü piyasasının katılığı, eğitim sistemi, esnek çalışma koşulları ve kadınların istihdama katılımı düzeyleri gibi faktörlerin önemli düzeyde etkili olduğu görülmüştür.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Göğüs hastalıkları hastanesinde çalışan personelin iş sağlığı ve güvenliği durumlarının incelenmesi.
Meral Şahin
Araştırmanın amacı sağlık sektörünün en önemli yapıtaşı olan hastanelerde, çalışanların iş sağlığı ve güvenliği durumlarının belirlenmesidir. Araştırmanın örneklemini Giresun Dr. Ali Menekşe Göğüs Hastalıkları Hastanesinde çalışan hemşire, doktor, teknisyen, tekniker vb. olmak üzere toplam 127 kişi oluşturmuştur. Hedeflenen örneklem 190 kişi iken, anket uygulamasına katılan 142 kişiden 127 kişinin anketi değerlendirmeye alınmıştır. Etik kurul ve il sağlık müdürlüğü izinleri alındıktan sonra araştırmaya katılmayı gönüllülük esası ile kabul eden katılımcılarla veriler toplanmıştır. Verilerin saptanmasında Öztürk ve Babacan tarafından geliştirilen bir ölçek olan İş Sağlığı ve Güvenliği Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin istatistiki değerlendirmesi için SPSS 16.0 programı kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde Student's T Testi, Korelasyon Analizi, Man Whitney U Testi, Kruskal Wallis Testi, Ortalama ve Standart Sapma, Frekans ve Yüzdelik Değerler ile Minimum ve Maksimum Değerler kullanılmıştır. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p≤0,05 olarak alınmıştır. Katılımcıların % 59,8 'i kadın, yaş ortalaması 37,20'dir. Katılımcıların iş güvenliği ölçeği 5'li likert tipte olup 7 alt boyutu bulunmaktadır. Araştırmada iş güvenliği puan ortalaması 139,5 olarak bulunmuştur. Alt boyutlarında madde puan ortalamaları alınmıştır. Alt boyutlardan mesleki hastalıklar ve şikâyetler 2,13±0,77, kazalar ve zehirlenmeler 2,88±0,93 ve yönetsel destek ve yaklaşımlar 2,62±0,88 düzeyindedir ve ölçeğin toplam puan ortalaması yüksek düzeyde belirlenmiştir. Sonuç olarak, katılımcıların iş sağlığı ve güvenliği konusunda bazı alt boyutlar için daha olumsuz görüş bildirdikleri belirlenmiştir. Katılımcıların mesleki hastalıklar ve şikâyetler ile kazalar ve zehirlenmeler düzeyinde risk altında çalıştığı, yönetimin yeterince destek sağlayamadığı belirlenmiştir. Belirlenen sonuçlar doğrultusunda önerimiz yöneticilerin personelin çalışma koşullarının ve çalışma ortamlarının güvenli ve sağlıklı şekilde düzenlenmesine daha fazla önem vermeleridir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Quality factors affecting customer satisfaction in accommodation enterprises: A practice on Gumushane University's students
Muhammet Emek
Günümüzde zor rekabet koşullarında faaliyetlerini sürdürmeye çalışan işletmeler, amaçlarına uygun geliştirdikleri politikalar ışığında bir yandan rakipleri karşısında ayakta kalmaya çalışırken aynı zamanda müşterilerini memnun etme çabası içindedirler. Bu çerçevede kalite ve müşteri memnuniyeti kavramlarını özümseyen işletmelerin, müşteri memnuniyetini sağlayabilmeleri ancak hizmet kalitesini karşılayabilmelerine bağlıdır. Her geçen gün büyüyen hizmet sektöründe faaliyet gösteren konaklama işletmeleri de, vermiş oldukları hizmetlerin kalitesini artırmaya yönelik olarak, müşterilerinin şikayet ve beklentilerini çeşitli şekillerde tespit ederek çözüm üretme yollarını araştırmaktadırlar. Bu çalışmanın amacı, üniversite öğrencilerine barınma hizmeti veren yurt işletmelerinin, sunmuş oldukları hizmet kalitesi unsurları ile bu hizmetlerden faydalanan öğrencilerin memnuniyet düzeyleri arasındaki ilişkiyi araştırmaktır. Bu amaç doğrultusunda araştırmanın örneklemi, Gümüşhane Üniversitesinde okuyan, devlet veya özel öğrenci yurtlarından barınma hizmeti alan üniversite öğrencileri arasından, kız ve erkek öğrenci ayrımı gözetilmeksizin kolayda örnekleme yöntemi ile seçilen 453 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırma verileri yüz yüze anket yöntemi ile toplanmıştır. Servqual ölçeği aracılığıyla toplanan verilerin güvenilirlik ve geçerlilik analizleri SPSS programında yapılarak, değişkenler arasındaki ilişkileri betimlemek için özellikle Yapısal Eşitlik Modeli ile oluşturulan model test edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre öne sürülen tüm hipotezler % 95 güven aralığında kabul edilmiştir. Sonuç olarak, hizmetler temel olarak hemen hemen tüm yurt işletmelerinde yeterli düzeyde sunulurken, fark yaratacak olan sunulan bu hizmetlerdeki kalite düzeyidir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Tüketim kültürü perspektifinde ihtiyacın değişen anlamı: Marka 2.0'ın ihtiyacın yeniden anlamlandırılmasındaki rolü üzerine bir araştırma
Çağatay Demirel
İnsanoğlu var olduğu günden bu yana sonsuzdan gelip sonsuza giden bir evrende; düşünen, anlam üreten ve çevresinde karşılaştığı hemen her şeyi anlamlandırabilen bir yapı içerisinde varlığını devam ettirmektedir. Anlamlandırmak suretiyle dilin anlam üretme gücüyle beraber bireyler, karşılaştığı her yeni durum karşısında anlamlandırma sürecini tekrar ve tekrar inşa etmektedir. Sosyo-kültürel, ekonomik ve teknolojik zeminlerde meydana gelen büyük çaplı değişiklikler önceki anlam/anlamlandırma biçimlerini ortadan kaldırırken yeni sürece uyum sağlanabilmesi için yeni anlam/anlamlandırma biçimleri oluşturmaktadır. Bu bağlamda son yıllarda meydana gelen teknolojik değişimler, iletişim teknolojileri başta olmak üzere hemen her şeyi dijital bir döngü içerisinde ele alıp şekillendirmiş ve geleneksel anlamlandırma kalıplarının yeni baştan yaratılmasına ilişkin zorunluluğu ortaya çıkarmıştır. Tamamıyla iletişimsel bir olgu olan markalar, bu değişimlerin etkisiyle yeni anlamlandırma kalıplarının zeminini aramaya başlamışlardır. Varlıkları satın alınmaya veya tüketilmeye borçlu olan markalar, yoğun rekabet ortamında ayakta kalabilmek için ihtiyaçlara ilişkin yapıyı yeniden biçimlendirip bu yeni yapının da tüketicilerin zihinlerinde yeniden anlamlandırılmasını sağlamaktadırlar. Bu çalışma, tüketim olgusunun cazibe merkezinde yer alan markaların, web teknolojilerinin bir yansıması sonucu marka 2.0'ın etkisiyle beraber ihtiyaçların yeniden anlamlandırılmasında nasıl bir değişimin yaşandığına odaklanmaktadır. Tüketiciler üzerinde gerçekleştirilecek olan bu çalışmada anket (survey) tekniğinden yararlanılarak ihtiyaçların yeninden anlamlandırılmasında etkili olan faktörlerin neler olduğu ortaya konulmaya çalışılmaktadır. Anahtar Kelimeler: Tüketim, İhtiyaç, Anlam, Anlamlandırma, Marka, Marka 2.0
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Arama kurtarma ve müdahale kurum çalışanlarının teknoloji tutumları ile bilgi teknolojilerini kullanma düzeylerinin incelenmesi
Ayşe Tazegül
Bu çalışmanın amacı, AFAD ve İtfaiye kurum çalışanlarının teknoloji tutumları ile bilgi teknolojilerini kullanma düzeylerinin belirlenmesi ve bazı değişkenlere göre incelenmesidir. Araştırma kesitsel tipte bir araştırmadır. Araştırmanın evrenini Adana ilinde AFAD ve İtfaiye kurumlarında görev yapmakta olan yöneticiler ve çalışanlar oluşturmaktadır. Tarama modellerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmacı tarafından geliştirilen anket formu Adana ilinde AFAD ve İtfaiye kurumlarında görev yapan yöneticiler ve çalışanlara uygulanmıştır. Bu çalışmada personellerin demografik özelliklerinin belirlendiği "Demografik Bilgi Formu", tutumlarının değerlendirildiği "Teknoloji Tutum Ölçeği" ve teknoloji kullanım düzeylerinin belirlendiği "Bilgi Teknolojilerini Kullanma Düzeyi Ölçeği" kullanılmıştır. Kişisel bilgi formu ile elde edilen nicel veriler, frekans ve yüzdeleri alınarak değerlendirilmiştir. Ölçeklerden elde edilen veriler SPSS 16 programına girilerek analiz edilmiştir. Kullanılan ölçeklerin faktör yapısı, Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA) ile belirlenmiş, ardından Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) ile test edilmiştir. Cronbach Alpha katsayılarına, Kaiser-Meyer-Olkin (KMO) (0,798) ve Barlet's (0,0001) testine ilişkin hesaplamalara yer verilmiştir. Bu çalışma sonucunda elde edilen bulgular, bu ölçeklerin geçerli ve güvenilir olduğunu göstermiştir. Araştırma sonucunda çalışanların genelde müdahalede ve kurum içindeki diğer işlerde teknoloji kullanımına olumlu baktıkları ve teknoloji tutum düzeylerinin kullanım düzeylerinden yüksek olduğu görülmüştür. Ayrıca en az kullanım sağlanan teknolojiler 'Sayısal Harita Uygulamaları', "Afet Bilgi Sistemi" ve 'Coğrafi Bilgi Sistemleri' olarak değerlendirilmiştir. İstatistiksel analizlerde faktör analizi kullanılmıştır. p<0.05 anlamlı kabul edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Sel ve taşkınlarda uluslararası yönetmelikler ve mühendislik yaklaşımlar: Trabzon ili örneği
Ömer Uzuntaş
İnsanlık tarihinin başladığı ilk andan itibaren sel ve taşkın afetleriyle sürekli olarak karşılaşılmaktadır. Sel ve taşkın öncesinde, anında ve sonrasında bir dizi tedbirler alınmasına rağmen, sel ve taşkınların insan ve çevre üzerindeki etkileri bir bütün olarak değerlendirilmemektedir. Sel ve taşkınlarla mücadele hususunda birçok kurum/kuruluşa ait farklı uygulamalar mevcuttur. Mühendislik alanında yapılan çalışmalar bu uygulamaların bir bölümünü oluştururken diğer önemli bir bölümü de mevzuatları oluşturur. Bu çalışmada, Türkiye'deki sel ve taşkınlar mevzuat bazında, ulusal ve uluslararası boyutta, mühendislik yaklaşımı olarak, yerel boyutta Trabzon ili için değerlendirilmiştir. Mevcut sel ve taşkın mevzuatlarında birçok eksiklikler saptanmış ve bu eksikliklere bağlı olarak da aynı bölgede aynı yılda ya da farklı yıllarda birçok sel ve taşkının meydana geldiği görülmüştür. Bunun en önemli nedeni, mevzuatlardaki açıklıklardan yararlanarak yapılan yanlış imar düzenlemeleri veya yanlış mühendislik çalışmalardır. Dolayısıyla sigortacılık ve reasürans kanunları, diğer dünya ülkelerinde uygulandığı şekliyle Türkiye'deki yasalara uygun olarak düzeltilmeli ve zorunlu hale getirilmelidir. Sel ve taşkın mevzuatının geniş ve karmaşık yapısından dolayı, uygun yasal tedbirler ve mühendislik önlemleri, hem oluşabilecek can ve mal kayıplarının önüne geçecek hem de ekonomik olarak oluşabilecek zararları azaltacak veya ortadan kaldıracak, bu da ülke ekonomisine olumlu katkıda bulunacaktır. Dolayısıyla, farklı ülkelerin mevzuatlarının dikkate alınması, sel ve taşkın bölgelerine özgün mühendislik modellerinin oluşturulması oldukça önemli hale gelmiştir. Sonuç olarak, sel ve taşkınlarla etkin bir mücadele güçlü bir yönetmelik ve etkin bir mühendislik altyapısı ile mümkün kılınabilir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Kişilerarası iletişim sürecinde samimiyet olgusu: Cep telefonu ile arama ve mesajlaşma bağlamında bir araştırma
Aleyna Makbule Ünal
Günümüzde bilgi ve iletişim teknolojisinin etki ettiği birçok alanın içerisinde kişilerarası iletişim de yer almaktadır. Bu teknolojilerde yaşanan gelişim ve değişimler beraberinde yeni iletişim ortamları da yaratmaktadır. Dolayısıyla kişilerarası iletişimin boyutu da değişime uğramaktadır. Bilgi ve iletişim teknolojilerinin kolayca hayatımızda değişim yarattığı bu dönemde, bir teknoloji aracı olan cep telefonlarının kişilerarası iletişim kurma yolu olarak yaygın şekilde kullanıldığı görülmektedir. Toplum içerisinde çeşitli nedenlerden ötürü telefondan arama veya mesajlaşma yoluyla iletişim kurulması, zamanla bir alışkanlık haline gelmiştir. Son dönemlerde telefon üzerinden haberleşmek, çoğu insanın düşüncesine göre yeterli görülmektedir. Fakat yüz yüze iletişimin sunduğu fırsatlar göz önünde bulundurulduğunda, telefondan iletişim kurmanın dolduramayacağı boşluklar bulunmaktadır. Bireyler arasında samimi bir ilişki kurulmadığı müddetçe iletişimin olumlu yönde seyir edemeyeceği düşünülmektedir. Bu bağlamda kişilerarası iletişimdeki samimiyet olgusunun, cep telefonu ile arama ve mesajlaşma bağlamında incelenmesi değerli bir konu haline gelmektedir. Bireyler için bir seçim yolu olan telefondan arama ve mesajlaşmanın samimiyet olgusu üzerinden incelenmesi bu çalışmanın amacına karşılık gelmektedir. Bu konuda gerçekleştirilecek ilk çalışma olması ve literatüre katkı sağlaması çalışmanın önemini vurgulaması açısından değerlidir. Çalışmanın yöntem kısmında ise nicel yöntemle elde edilen bilgileri desteklemesi ve zenginleştirmesi adına çalışmanın ikinci yöntemi olarak nitel yöntem kullanılmıştır. Elde edilen bilgileri hem desteklemek hem de çalışmanın geçerlik ve güvenilirlik kat sayılarını daha da artırmak amacıyla karma yöntem çalışmada tercih edilmiştir. Araştırma kapsamında elde edilen bulgulara göre telefondan arama ve mesajla yoluyla kişilerarası iletişimdeki samimiyet olgusuna yönelik iki farklı bakış açısı olduğu tespit edilmiştir. Bir grup insan çevresindeki insanlarla olan ilişkilerinin önemli olduğunu düşünürken, diğer grup insan ilişkilerine bu kadar büyük bir anlam atfetmemektedir. İletişim ve ilişkilerini farklı biçimde anlamlandıran ve inşa eden bu grupların telefondan arama ve mesajlaşmanın insan ilişkilerine katkısını farklı biçimde değerlendirmektedir. Diğer insanlarla ilişkilerini önemli bulan insanlar telefondan arama ve mesajlaşmanın samimiyete çok fazla katkısı bulunmadığı görüşündedirler. Ayrıca ilişki ve iletişimin yüz yüze görüşme üzerinden daha önemli ve değerli olduğu fikrini savunmaktadırlar. Diğer insanlarla ilişkilerine çok fazla anlam yüklemeyen insanlar ise telefondan arama ve mesajlaşmanın ilişkileri için yeterli hatta bu şekilde görüşmenin pratik ve yararlı olduğunu düşünmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Mehmet Şemseddin Günaltay'ın dini ve siyasi görüşleri
Tahir Karaman
Mehmet Şemseddin Günaltay, Osmanlı döneminden Cumhuriyet dönemine geçiş sürecinde ilmi ve siyasi yönüyle tanınmış bir kişidir. Fen bilimlerinde olduğu kadar dini ilimlerde de mütehassıs olan Günaltay, Osmanlının son döneminde müderrislik yapmakla beraber milletvekilliği de yapmıştır. Farklı alanlarda birçok eser bırakan Günaltay, Cumhuriyet döneminde başbakanlığa kadar yükselmiştir. Çalışmamız Mehmet Şemseddin Günaltay'ın dini ve siyasi görüşlerini ele almaktadır. Onun dini ve siyasi fikirleri Çağdaş İslâmi Akımlar açısından önemli yeri olan İslâmcılık cereyanının anlaşılmasına katkı sunacaktır. Nitekim İslâmcılık akımı birçok farklı nüansı barındıran eklektik bir yapı görünümündedir. Tezimizde İslâm Mezhepleri Tarihi Biliminin metotları kullanılmıştır. Günaltay'ın fikir yapısını oluşturan temel meseleler geçmiş dönemlere ait önemli ipuçları vermekle beraber güncelliğini korumaktadır. Dolayısıyla çalışmamız güncel dini anlayışları tespit etme eğiliminde olan Çağdaş İslâmi Akımlar Bilimi için önem arz etmektedir. Anahtar Kelimeler: M. Şemseddin Günaltay, Din, Mezhep, İslâm, Hurafe.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019KBRN olaylarına karşı kurumların bilgi, eğitim ve tatbikat ihtiyaçlarını belirleme çalışması: Gümüşhane ve Trabzon illeri örneği
Gülsün Doğan
KBRN olayları toplumu bazen uzun bazen de kısa periyotlarda etkisi altına alan, ciddi boyutlarda sağlık problemleri yaşamasına neden olan ve özellikle yerel yönetimleri devre dışı bırakabilecek güçteki insan, doğa ve teknoloji kaynaklı afetlerdir. TAMP'nda da belirtildiği gibi yerel düzeyde KBRN olaylarına müdahale edebilmesi istenilen ve beklenen ilk ekipler, kamu kurumları ve paydaşlarıdır. KBRN olayları gibi tehdit ve riskleri oldukça fazla olan bu acil durumlar, çok kurumlu bir müdahale gerektirdiğinden, kamu kurumları ve paydaşları eğitim ve tatbikatlar gibi hazırlık faaliyetlerine daha fazla önem vermelidir. Bu kapsamda çalışmanın amacı, KBRN acil durumlarına personelin hem bireysel hem de kurumsal açıdan müdahale edebilme yeteneklerinin eğitim ve tatbikatlarla geliştirilmesine yön vermek ve bu doğrultuda gelecekteki eğitim çabalarının nereye odaklanması gerektiğini önermektir. Çalışma, Gümüşhane ve Trabzon illerinde, yerel düzeyde, TAMP'nda ana çözüm ortağı ve destek çözüm ortağı rollerini üstlenen bazı kamu kurumlarını ele almaktadır. Araştırmaya katılmayı kabul eden 425 kamu personeline ulaşılmıştır. KBRN olaylarına yönelik bilgi, eğitim ve tatbikat ihtiyacını ölçmeyi hedefleyen bir anket formu geliştirilerek verilerin analizleri SPSS 21 paket programı ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmamızda kurumsal hazırlık puan ortalamaları 32,51±14,250 ile düşük düzeyde olduğu saptanmıştır. Katılımcıların KBRN olayları bilgi, eğitim ve tatbikat ihtiyaçlarına yönelik görüşleri ile hazırlık puanı değişkeni arasında pozitif yönlü, zayıf kuvvette ve anlamlı bir ilişkiye rastlanmıştır. Anahtar Kelimeler: KBRN, Eğitim ve Tatbikatlar, Yerel Düzeyde KBRN Planlaması.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Kbrn olaylarında ilk müdahalede görev alan bazı ekiplerin olay yerindeki tehlikelere karşı risk algısı ve hazırlılık tutumları arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi: Adana ili örneği
Hasan Yücel
KBRN olayları kazaen veya kasten tehlikeli kimyasal, biyolojik, radyoaktif, nükleer ajanların salınması ile oluşan ve olumsuz etkiler bırakan olaylardır. KBRN olaylarında ilk andan itibaren zarar azaltma faaliyetlerinde bulunarak olayın olumsuz etkilerinin büyümesini engelleyecek ekipler ilk müdahale ekipleridir. Olay yerinde bulunabilecek tehlikeli KBRN maddeleri ilk müdahale ekiplerini risk altında bırakabilmektedir. Bu kapsamda çalışmanın amacı KBRN olaylarında ilk müdahalede görev alan bazı ekiplerin olay yerindeki tehlikelere karşı risk algılarını ölçmek ve olay öncesi hazırlık ile ilgili tutumları arasındaki ilişkiyi değerlendirmektir. Çalışma Adana ilinde KBRN olaylarına müdahalede yer alma potansiyeli olan kurtarma, tespit, arındırma, jandarma ve itfaiye çalışanlarından anket doldurmayı kabul eden 140 kişi üzerinde yapılmıştır. Veri toplama aracı olarak KBRN tehlikelerine yönelik risk algısı ve hazırlılık ölçeği oluşturulmuştur. Verilerin analizleri SPSS 22 paket programı ile gerçekleştirilmiştir. Aritmetik ortalama, yüzde, standart sapma ve frekans dağılımı değerleri verilmiştir. Ortalamaları karşılaştırmak amacıyla Tek Yönlü Varyans Analizi, Kruskal-Wallis Testi ve Bağımsız Örneklem T-Testi kullanılmıştır. İlişkilerin incelenmesi için ise Basit Doğrusal Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Çalışma sonucunda katılımcıların KBRN olay yeri tehlikeleri risk algı düzeyleri (4,09) ve KBRN olaylarına hazırlılık düzeylerinin (3,71) puan ortalaması ile yüksek düzeyde olduğu saptanmıştır. Katılımcıların KBRN olay yeri tehlike risk algı düzeyleri ile hazırlık düzeyleri arasında, anlamlı düzeyde pozitif yönde doğrusal bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: KBRN Olayları, İlk Müdahale Ekipleri, Risk Algısı, Hazırlık
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Paternalist liderlik ve dönüşümcü liderliğin örgütsel sonuçları
Kasım Kağan Özlok
Bu çalışmada lider üye etkileşim teorisi kullanılarak, günümüzde popüler olduğu düşünülen paternalist ve dönüşümcü liderlik özelliklerinin örgütsel vatandaşlık davranışı ve içsel motivasyon üzerine etkisi araştırılmıştır. Bu ilişkilerde moderatör ve aracılık etkisi incelenmiştir. Araştırmada verilerin elde edilebilmesi için anket uygulanmıştır. Anket kamu ve özel sektör çalışanlarına uygulanmış, 292 kişiyle yüz yüze görüşme gerçekleştirilmiştir. Anketin sonucunda toplanan veriler SPSS 21, PROCESS eklentisi, AMOS 20 programlarında istatistiksel olarak incelenmiştir. Verilerin güvenilirlik analizleri yapılmış, geçerliliklerini test etmek içinde açıklayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri uygulanmıştır. Değişkenlerin birbirleri arasındaki ilişkilerini ölçmek için korelasyon analizi yapılmış, hipotezlerin test edilmesi için regresyon analizi uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre, paternalist liderlik ve içsel motivasyon ilişkisinin dönüşümcü liderliğin içsel motivasyonla ilişkisinden daha kuvvetli olduğu görülmüştür. Ayrıca paternalist liderlik ve örgütsel vatandaşlık ilişkisinin, dönüşümcü liderlik ve örgütsel vatandaşlık ilişkisinden daha kuvvetli olduğu görülmüştür. Paternalist liderliğin örgütsel vatandaşlık üzerine anlamlı bir etkisinin olduğu ve paternalist liderlik ile örgütsel vatandaşlık arasında içsel motivasyonun aracı değişken olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Dönüşümcü liderliğin örgütsel vatandaşlık üzerine etkisi olduğu fakat bu etkinin anlamlı olmadığı bulgusuna ulaşılmıştır. Ayrıca, dönüşümcü liderlik ile örgütsel vatandaşlık ilişkisinde liderle özdeşleşmenin moderatör rolünün olduğu tespit edilmiştir. Bunun yanında paternalist liderlik ve örgütsel vatandaşlık ilişkisinde etkileşimsel adalet ve örgütsel vatandaşlık değişkenlerinin moderatör rolünün olmadığı tespit edilmiştir. Benzer şekilde, dönüşümcü liderlikle örgütsel vatandaşlık ilişkisinde etkileşimsel adaletin moderatör rolü olmadığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Paternalist Liderlik, Dönüşümcü Liderlik, İçsel Motivasyon, Liderle Özdeşleşme, Etkileşimsel Adalet, Örgütsel Vatandaşlık Davranışı.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Hac ibadetinde Hanefi Mezhebi ile Caferi Mezhebi arasındaki farklılıklar
Mehmet Ali Yiğit
Hac, İslamiyet'in beş temel şartlarından ve Allah'a ulaşan yollardan bir tanesidir. Mekke'ye gerçekleştirilen hac ziyaretlerinin ilk olarak hangi tarihte yapıldığı net bir şekilde belli olmasa da İslamiyet'in kabul edilmesinden daha önce olduğu malumdur. Ve Müslümanların "Cahiliye Dönemi" diye nitelendirdikleri İslamiyet öncesi zamana tekabül eder. Bu çalışmada hac kavramı genel bir bakışla ele alındı. Bu kavramın Ehl-i Kitapta, beşeri dinlerde ve İslâm öncesi Arap kültüründeki karşılığı ortaya kondu. İslâm'da hac ibadeti ana hatlarıyla açıklandı. Hanefî ve Ca'ferî mezhepleri hakkında genel bilgi verildi. Söz konusu mezheplerin yöntem ve görüşlerine kısaca değinildi. Hanefî ve Ca'ferî mezheplerine göre hac ayrıntılı şekilde ele alındı. Hac ibadetinde iki mezhep arasındaki farklılıklar ortaya kondu. Hac ibadetinde iki mezhep arasında ortak birtakım uygulama ve prensipler olsa da bir birinden ayrıldığı çok sayıda nokta olduğu söylenebilir. Çalışmanın sonucunda; Ca'ferî mezhebinde hac kadar önemli olan bir diğer ibadetin de imamların mezarlarına yapılan ziyaretlerin olduğu, Ca'ferîler'de, Kerbelâ'nın toprağı ve suyu, Hz. Hüseyin ve çevresinde bulunanların kanı ile karışmış olduğu inancına dayanarak, o mekânın şifalı ve kutsal sayıldığı görülmüştür.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Kamu kurumlarının kriz yönetimi becerileri: Samsun Büyükşehir Belediyesi çalışanlarına yönelik bir araştırma
Caner Özarslan
Son dönemlerde yaşanılan krizler, kurumları etkilemekte ya da yaşamlarını sonlandırmaktadır. Ortaya çıkan krizler sadece kurumu değil çalışanlarını da etkilemektedir. Krizlere karşı uygulanacak etkili yöntemler sayesinde olumsuz durumların yaşanma olasılığının daha da azaldığı bilinmektedir. Kriz yönetimi ile krizleri ortaya çıkmadan önlemek ya da ortaya çıktıktan sonra stratejik yöntemler ışığında çözmek mümkün görülmektedir. Ayrıca kurumun sahip olduğu kriz yönetim becerilerinin de var olan krizin çözümüne fayda sağlayabileceği söylenebilir. Bu çalışmada, çalışanların tutumları göz önünde bulundurularak Samsun Büyükşehir Belediyesi'nin sahip olduğu kriz yönetim becerilerinin mevcut durumunun belirlenmesi amaçlanmıştır. Yapılan literatür taraması sonucunda Samsun Büyükşehir Belediyesi örnekleminde kriz yönetimi becerilerinin mevcut durumunu ortaya koyan herhangi bir çalışma bulunamamıştır. Bu yönü ile çalışmanın literatüre katkı sağlaması ve kurumların kriz yönetiminde uygulayacağı faaliyetlere yeni bir yaklaşım sunması beklenmektedir. Samsun Büyükşehir Belediyesi örnekleminde sınırlandırılan araştırmada zaman kısıtı ve maliyet zorluğundan dolayı çalışanların tümüne ulaşılamamıştır. Bu nedenle araştırmanın örneklemi belirlenirken basit tesadüfi örnekleme yöntemi tercih edilmiş ve 406 katılımcı ile araştırma gerçekleştirilmiştir. Sosyal bilimler alanında kabul gören nicel araştırma yöntemlerinden yüz yüze anket tekniği çalışmanın yöntemi için uygun görülmüş olup, doğrulayıcı faktör analizi, bağımsız iki örneklem t testi, Anova, korelasyon ve regresyon analizleri ile veriler incelenmiştir. Samsun Büyükşehir Belediyesinde görev alan 406 çalışan ise çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır. Bu doğrultuda kurum çalışanlarına geçerliği ve güvenirliği kanıtlanmış anket uygulaması 2018 yılının Kasım ayı içerisinde yapılmıştır. Anket uygulamasından elde edilen veriler analiz edilerek bulgular değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda kurumun çalışanlara karşı daha samimi olması, sürekli karşılıklı iletişimi sağlaması, kriz ve kriz yönetimi ile ilgili uygun eğitimler düzenlemesi gibi faaliyetlerde yetersiz olduğu anlaşılmıştır. Diğer taraftan kurumun kriz yönetim becerilerine ilişkin algı puanlarının katılımcıların cinsiyetine göre anlamlı farklılık sadece kriz dönemi ve kriz sonrası yönetim becerileri alt boyutlarında meydana gelmiştir. Ayrıca kurumun genel kriz yönetim becerilerine ilişkin algı puanlarının katılımcıların öğrenim düzeyine göre anlamlı farklılık gösterdiği de tespit edilmiştir. Bu sonuca göre çalışanların eğitim seviyeleri yükseldikçe kurumdaki kriz durumuna ve kriz yönetim becerilerine olan ilgi ve farkındalığın artabileceği söylenebilir. Çalışmanın genel sonucuna bakıldığında kurumun mevcut kriz yönetim becerilerinin "orta düzeyde" bulunduğu ortaya çıkmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Bir afet olarak küresel iklim değişikliği ve ilkokul öğretmenlerinin küresel iklim değişikliği farkındalığının incelenmesi: Gümüşhane ili örneği
Meryem Akbulut
Küresel İklim değişikliğinin afet olarak önemine dikkat çektiğimiz çalışmamızda, konunun önemi ve günümüzdeki en önemli çevre sorunlarından biri olması, bizi küresel iklim değişiklği ile alakalı, literatüre katkı sağlayacak bir çalışma yapmaya yöneltmiştir. Araştırma kapsamında öncelikle afetlere, ardından küresel iklim değişikliğiyle ilgili genel bir literatür araştırmasına yer verilmiştir. Gümüşhane İli'nin sıcaklık ve yağış verilerine ulaşılarak, günümüze kadar olan değişim incelenmiş, geleceğe yönelik sıcaklık ve yağış tahminleri yapılmıştır. Araştırma kapsamında ilkokul öğretmenlerinin iklim değişikliği farkındalığını ölçmek amacıyla, inanç, tutum, davranış ve bilgi alt faktörlerinden oluşan bir anket uygulanmıştır. Çalışmanın örneklemini Gümüşhane'de görev yapan toplam 214 ilkokul öğretmeni oluşturmaktadır. Çalışma sonunda, toplanan veriler analiz edilerek, sonuçlarına yer verilmiştir. Ortaya çıkan genel durum doğrultusunda tartışma, öneri ve sonuç başlıklarıyla genel bir değerlendirme yapılarak, küresel iklim değişiklinin önemine dikkat çekilmiştir. Anahtar Kelimeler: Afet, İlkokul Öğretmenleri, Küresel İklim Değişikliği.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018Alemdar ve Işıkdere plütonlarının petrografik ve petrolojk özelliklerinin incelenmesi
Ramazan Gündüz
Bu çalışmada, Doğu Pontidler'in güneyinde dar bir alanda yüzeylenen Alemdar ve Işıkdere (Gümüşhane) Plütonları'nın petrografik, jeokimyasal ve petrolojik özellikleri incelenmiştir. Bu Plütonlar, yaklaşık olarak KD-GB istikametinde uzanım göstermekte olup, Erken -Orta Karbonifer yaşlı Gümüşhane Granitoyidi'ni ve Erken-Orta Jura yaşlı Şenköy Formasyonu'nu keserek yerleşmişlerdir. Petrografik olarak, incelenen plütonlar ince-orta taneli olup, kuvars-diyorit, kuvarslı monzodiyorit ve tonalit bileşimlidir. İncelenen plütonlar genellikle taneli, poikilitik, yazı dokusu ve nadiren porfirik doku göstermekte olup, plajiyoklas, kuvars, K-feldispat, amfibol, biyotit ve Fe-Ti oksit içermektedirler. Petrokimyasal olarak, plutonlar I-tipi, yüksek-K'lu kalk-alkali karakterli metalümin-peralümin (A/CNK=0.86-1.13) geçişli olup, volkanik yay granitleri özelliği göstermektedirler. İncelenen plütonların tüm kayaç ana ve iz element verileri, plütonların gelişiminde özellikle fraksiyonel kristallenme ± kirlemenin önemli rol oynadığını göstermektedir. İlksel mantoya normalize edilmiş iz element dağılımları, büyük iyon yarıçaplı litofil elementler (Sr, K, Rb, Ba), Th ve Ce bakımından zenginleşme ve negatif Ta, Nb ve Ti anomalisi ile karakterize edilen yitim bileşeninin etkisini işaret ederler. Kondrite normalize edilmiş nadir toprak element dağılımlarında gözlenen konkav şekil ve negatif Eu anamolisi, plutonların gelişiminde plajiyoklas ± amfibol ayrımlaşmasının etkili olduğunu işaret etmektedir. Tüm bu veriler, Plütonların ana magmasının muhtemelen daha önce yitim akışkanları tarafından metasomatize edilmiş zenginleşmiş bir manto kaynağını işaret etmektedir.
