Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2020Scopus SJRQ4
    Pediatri Hemşirelerinin Apiterapi Hakkındaki Bilgi, Tutum ve Deneyimlerinin Belirlenmesi: Kesitsel Çok Merkezli Bir Çalışma

    Cırık, Vildan Apaydın; Aksoy, Bahar

    Bal üretimi ve arıcılık uygulamaları Doğu Karadeniz bölgesinde daha fazla yapılmaktadır. Bu araştırma, Doğu Karadeniz bölgesinde bulunan hasta kapasitesi en büyük hastanelerinin pediatri kliniklerinde çalışan pediatri hemşirelerinin kişisel ve profesyonel apiterapi kullanımına ilişkin bilgi, deneyim ve tutumlarının belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma, Türkiye'nin Doğu Karadeniz Bölgesi'ndeki altı hastanede çalışan, çalışmaya katılmaya gönüllü 227 pediatri hemşiresi ile gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmada, cinsiyet, çocuk sahibi olma ve klinik deneyim ile apiterapi kullanımı arasında korelesyon bulunmaktadır. Bal hemşirelerin hem kişisel (%40,4) hem de klinik kullanımda (%39,1) kullandığı en yaygın apiterapötik bir üründür. Hemşireler arı zehirini bilmediklerini, propolis ve arı sütü hakkında ise çok az şey bildiklerini ifade etmişlerdir. Hemşireler, balın “öksürük semptomlarını hafifletme, gastriti tedavi etme, bağışıklık sistemini güçlendirme, yaraları ve yanıkları etkili bir şekilde iyileştirme” gibi olumlu deneyimlerini ve “alerji, baş dönmesi, baş ağrısı ve kaşıntı” gibi yan etkileriyle ilgili olumsuz deneyimlerini belirtmişlerdir. Tamamlayıcı ve alternatif tıp yöntemlerinde yer alan apiterapi yöntemi hakkında hemşirelerin sorumluluk alması ve kanıta dayalı apiterapi yöntemlerini kullanabilmeleri oldukça önemlidir. Hemşirelerin apiterapinin yararları ve yan etkileri konusunda bilgili ve dikkatli olmaları önerilmektedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex7TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Önyargılı Batılı Perspektifinden bir Doğu Şehri: Paul Bowles’in Gözünden İstanbul

    Yalcin, Elif Guvendi

    Bu makale Amerikalı yazar olan Paul Bowles’ın İstanbul hakkında 1953'te “A Man Must Not Be Vey Moslem” başlığıyla Their Heads are Greeen and Their Hands are Blue (1957) adlı kitabında kaleme aldığı kısa gezi metnini araştırmayı amaçlamaktadır. Tüm Seyahat yazılarının iki yönlü bir yönü vardır. İlk önce daha geniş bir dünya hakkında bir rapor sunarken, aynı zamanda yabancı bir kişi veya bir yer hakkında bilgi sağlar. Bununla birlikte, bir şekilde yolcunun değerlerini, endişelerini ve varsayımlarını da ortaya koymaktadır. Ayrıca, yazarın ortaya çıktığı kültür ve / veya metninin amaçlandığı kültür hakkında bir şeyler verir. Buna göre, başlangıç olarak, genel hatlarıyla gezi edebiyatı ve türün kısıtlamaları kısaca açıklanmaktadır. Daha sonra, Şarkiyat kavramı ve Şarkiyatçı klişelerin etkileri tartışılmaktadır. Şarkiyatçılık kapsamında Edward Said Asya, Türkler ve İslam'ın Batı tarafından basmakalıp bir şablona oturtulduğunu savunmaktadır. Türk imajının oryantalist genellemesi, Türklerin, Doğu'nun ve İslam'ın, yabancılaştırılmasına ve dışlanmasına yol açtmıştır. Bu amaçla, birçok Avrupalı ve Batılı, Avrupa kimliğinin kurucusu olan Yunan kültürel birikimini Türklerin İslami kültürel geçmişi ile karşılaştırmaktadır. Bu bilgiler ışığında Paul Bowles, oryantalist bakış açısıyla İstanbul'a geliyor. Egzotik bir kent bulma arayışında olan Bowles, İstanbul'da aradıklarını bulamıyor. Bunun yerine, İstanbul'un yarı doğu ve yarı batı tarafını fark ettiğinde hayal kırıklığına uğramıştır çünkü her ne kadar oryantalist bakış açısından etkilenmiş olsa da ulusların batılılaşmasını kültürel geçmişleri için bir tehdit olarak görmektedir.

  • MakaleYalnız künye2020
    Oryantalistlerin ghāmıdī’nin teorileri üzerindeki etkisi

    Khan, Alam

    Cavit Ahmet Ğâmidî, Farāhī-Islāhī Fikrî Medresesi’nde önde gelen alimlerdendir. Onun İslam’a karşın alışılmadık yaklaşımı nedeniyle, eserleri Pakistan-Hindistan Altkıtası’nın çağdaş eğitimcileri arasında takdir görmüştür. Onun çalışması yüzeysel bir şekilde incelendiğinde, kendi teorilerini Klasik İslami kaynaklardan istifade ederek sunduğu ancak Modern Avrupa İlmi Çalışmaları’ndan faydalanmadığı görülmektedir. Bununla birlikte, onun çalışması derin ve karşılaştırmalı bir şekilde incelendiğinde, Kur’an-ı Kerim’deki kıraat farklılıkları, temel dini kaynaklar, Peygamber hadisinin ayrımı, önemli hadis ravilerinin tenkiti gibi hususlarda Oryantalistlerin metodolojisiyle çalıştığı anlaşılmaktadır. Bu çalışma, Ğâmidî’nin teorileri, teorilerinin kökenleri, bu teorilerin kim tarafından tanıtıldığı ve bunların Ğâmidî tarafından nasıl geliştirildiği gibi konulara dair bazı örnekleri içermektedir.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2020
    Enbiyâ sûresi 21/105. âyet bağlamında yeryüzüne salih kulların mirasçı olması

    Altuntaş, Abdurrahman

    Bu çalışmamızda Enbiyâ sûresi 105. âyetinde geçen “Andolsun Zikir'densonra Zebur'da da: «Arza salih kullarım vâris olacaktır» diye yazmıştık” anlamındakiifade, içerisinde geçtiği kelime ve kavramlar açısından incelenecektir.Kur’an kavramlarının anlaşılması Kur’an’ın mesajını idrak etmede çokönemlidir. Çalışmamızda ilk önce âyette geçen kelimeler ve kavramlar tahliledilerek hangi manaya geldikleri ortaya konulmaya çalışılacaktır. Kur’an’da geçenkelimeler değişik âyetlerde farklı manalara gelebilmektedir. Bundan dolayıKur’an’ın bir âyetine anlam verirken diğer âyetlerle olan ilişkisine de dikkat etmekgerekmektedir. Nitekim âyette geçen “arz”dan kastedilenin ne olduğu hususundamüfessirler farklı görüşler ileri sürmüşlerdir. Bazı müfessirler âyetteki bu kelimenincennet olarak anlaşılması gerektiğini, bazıları ise şu an yaşadığımız yeryüzününkastedildiğini ifade etmişlerdir. Ayrıca “Zebur” ve “Zikr” kelimelerinin hangianlamlara geldiği incelenecektir.Kur’an-ı Kerim yeryüzüne iyi kulların hâkim olacağını genel bir kuraliçerisinde ifade etmektedir. Bunun nasıl ne zaman ve ne şekilde olacağı tam olarakifade edilmemiştir. Bu hususta müfessirlerin yorumlarına da yer verilerek âyetinifade etmek istediği manalar keşfedilmeye çalışılacaktır. Âyette geçen kelimelertahlil edildikten sonra âyet hakkında Kur’an bütünlüğü çerçevesinde genel birdeğerlendirme yapılacak, elde edilen sonuçlar ve çıkarımlar ortaya konulacaktır.

  • MakaleYalnız künye2020
    Narrative elements ın the novel of “an apartment on nile street”

    Güney, Fıkrı

    The novel is a literary prose genre based on telling, and it is a creative work in which intertwined elements that contribute to the transmission of narrative events, the most important of which are personalities, time, place and language, meet. The novel deals with the problems of life and human attitudes towards them in light of the rapid civilization development, and addresses various topics, such as social, historical, emotional and other topics. Each novelist has a special way of building narrative elements in his narration in a template that he finds more suitable for communicating his views to recipients, and able to convey the events of the novel at the same time. This research aims to study the narrative elements in the novel "Flat on the Nile Street" by the novelist Ahmed Ziyad Mohebak, and to reveal the methods employed by the novelist in building the characters, time, place and language in this novel.

  • MakaleAçık Erişim2020
    Kapalı Otobüs Durağı Uygulamalarının Kullanıcı Beklentileri ve Memnuniyeti Doğrultusunda İncelenmesi: Gümüşhane ve Antalya Örneği

    Aydin, Metin Mutlu; Çoruh, Emine; Dağlı, Eren; Öztürk, Ömer Faruk; Yıldırım, Mehmet Sinan

    Son yıllarda otobüs ve minibüs duraklarının kalitesini arttırmak amacıyla tamamen kapalı, dijital ya da görselbilgilendirme vb. birçok özelliğe sahip kapalı durak tasarımları uygulanmaktadır. Fakat bu kapalı durakların özellikleri,benzer karakteristik özelliklere sahip kentlerde benzer ihtiyaç ve kullanıcı beklentilerine sahip olabilmektedir. Buyüzden ülke genelinde benzer karakteristik özelliklere sahip kentler için ortak bir kapalı durak tipi belirleyerek onuihtiyaç olan şehirlerde uygulamak, durakların kalitesi konusunda bir iyileşme sağlayabilecektir. Bu kapsamda bu türortak özelliklere sahip şehirler için tasarlanacak duraklarda kullanıcıların beklentilerinin önceden belirlenmesi,durakların işlevselliğine önemli katkı sağlayabilecektir. Bu amaçla çalışmada kapalı durak tasarımı için kullanıcılarınözellikle farklı hava koşullarına sahip büyük/küçük ölçekli şehirlerdeki mevcut kapalı duraklardan memnuniyeti ile buduraklarda olmasını istedikleri özellikler bir anket çalışması ile incelenerek ortak bir durak yapısı önerilmeyeçalışılmıştır. Analizler kapsamında hazırlanan anket soruları, yüz yüze yapılan anketlerden elde edilen sonuçlara görefaktör analizi ile alt gruplara ayrılmıştır. Sonrasında ise durak kullanıcıları ve bunların duraklardan memnuniyetleriarasındaki ilişki Sıralı Logit Regresyon (SLR) analizi ile incelenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre kapalı durakkullanıcılarının yaşadığı şehrin, meslek grubunun memur ve öğrenci olmasının, durakta bekleyen kişi sayısının vedurakta bekleme süresinin 10’dk ve daha fazla olmasının durak memnuniyeti üzerinde istatistiksel olarak anlamlıdeğişkenler olduğu belirlenmiştir. Yine sonuçlardan kapalı durak kullanıcıları, mevcut duraklardan memnun gibigörünse de bu tür duraklarda olmasını bekledikleri bazı farklı ve önemli özelliklerin olduğu görülmüştür.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Türkiye’de Kayak Sporu ve Uludağ Algısının Tarihsel Temelleri: Karlı Dağdaki Ateş Filminin Göstergebilimsel İncelemesi

    Evren, Savaş

    Bu çalışma, Türkiye’de kayak sporu ve Uludağ algısının tarihsel temellerinin incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda, Uludağ’da geçen en önemli Yeşilçam Filmlerinden biri olan Karlı Dağdaki Ateş filminin göstergebilimsel incelemesi yapılmıştır. Çözümleme için öncelikle filmin ön incelemesi yapılmış, Uludağ ve kayak sporuna ilişkin güçlü mesajların yansıtıldığı beş sahne belirlenmiştir. Ardından, belirlenen sahneler Roland Barthes’in göstergebilimsel yaklaşımı çerçevesinde analiz edilmiştir. Bu kapsamda, ilgili sahnelerdeki göstergeler, gösteren-gösterilen ve düz anlam-yan anlam bağlamında değerlendirilmiş; diğer bir ifadeyle, filmdeki görüntüler ve diyaloglar ile bunların Uludağ imajı ve kayak sporu algısı çerçevesindeki yan anlamları incelenmiştir. Bulgulara göre, Uludağ imajının tarihsel temelleri açısından “romantik üst sınıf destinasyonu” ve “büyüleyici, mistik kayak merkezi” gibi faktörler öne çıkmaktadır. Kayak sporu algısının tarihsel temelleri açısından ise zor, tehlikeli (özellikle kadınlar, yaşlılar ve kilolular için) ve elitist algısı öne çıkmaktadır. Ayrıca bazı sahnelerde kayak sporunun zevkli ve prestijli olduğuna ilişkin yansımalar vardır. Güncel literatür kapsamında yapılan karşılaştırmalar ise bu algıların günümüzde büyük ölçüde varlığını koruduğunu ortaya koymaktadır.

    AtıfOpenAlex2TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    A focus group study on the importance of occupational safety culture in terms of occupational health and safety

    Gökçe, Ahmet

    Ergonomic design of the working environment in terms of health and safety, minimizing the risks by determining the risk factors, the existence of legal and institutional regulations are the basic elements to ensure occupational health and safety. However, these measures to be taken are not sufficient to prevent work accidents. At this point, the safety culture, which emphasizes the importance of the "human" factor in preventing work accidents and ensuring health and safety in the working environment, has a very critical role. Having all the employees at a work place to adopt this safety culture and expanding it to all levels will bring along a safer working environment. Accordingly, this study aims to determine the safety culture levels by revealing the opinions of the people working in the carpentry profession which is categorized in the dangerous work class on the job safety culture. In this context, focus group interview and observation method which are the qualitative research methods were used. The interviews were held with 24 carpenters working in Erzincan and content analysis method was used as data analysis method. According to the findings, the participants were generally found to have low levels of safety culture and only the fatalism perception, one of the security culture determinants, had a positive effect on the level of safety culture. In addition, it was observed that there weren’t any conscious practices to identify and prevent the risk factors (especially physical and ergonomic risk factors).

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfOpenAlex12TR Dizin11
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2020
    Hugo grotıus’un doğal hukuk düşüncesine kazandırdığı paradigmal dönüşüm

    Yeşilçayır, Celal

    Bireyin doğuştan getirdiği temel haklarını temsil eden doğal hukuk,felsefe tarihi sürecinde düşünürler tarafından geliştirilmiş bir anlayıştır. AntikÇağ’dan itibaren düşünürlerin tartıştığı doğal hukuk kuramı, Yeni Çağ’ınbaşlarında Hugo Grotius tarafından ele alınıp, yeniden yorumlanmıştır. Onundoğal hukuk düşüncesine sonraki dönemleri etkileyecek önemli yeniliklersağladığı bilinmektedir. Bu yeniliklerin başında doğal hukuk anlayışında aklınbaşat rol oynaması ve bu düşüncenin anlaşılmasında doğru aklın (recta ratio)önemsenmesi gelmektedir. Onun doğal hukuk ve toplumsallık arasında kurduğuilişki ise bu anlayışa kazandırdığı diğer bir yeniliktir. Bununla birlikte Grotius’unpozitif hukukun kaynağının doğal hukuk ilkeleri olması gerektiğini ileri sürmesihukuk felsefesi bağlamında etkili bir sav olmuştur. Aynı zamanda o, uluslararasıhukuk ve savaş hukukunu doğal hukukla ilişkili bir biçimde ele almak istemiştir.Sonraki dönemlerde onun hukuk felsefesi ve hukuk bilimi adına bir kilometre taşıolarak anılmasında, doğal hukuk düşüncesine kazandırdığı söz konusuyeniliklerin önemli bir etkisi söz konusudur.

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • Derleme MakaleYalnız künye2020
    Balda Hile Tespitinde İzotopik Analiz Uygulamaları

    Özen, İlkay Türkmen

    İzotopik analiz uygulamalarının temeli karbon, hidrojen ve oksijen atomlarınınizotop oranlarının tespitine dayanır. Bitkilerde izotop atom dağılımının tespitindeyararlanılan en önemli faktör bitkinin hangi fotosentez sistemine dahil olduğu ileilgilidir. Fotosentez sistemi sınıflandırmasına göre bitkiler C3, C4 ve CAMbitkileri olarak gruplandırılmaktadır. Bitkilerin karbon metabolizmalarınınbelirlenmesinde δ13C (13C/12C ) değeri standart değer olarak kabul edilir. δ13Cdeğerleri C3, C4 ve CAM bitkileri arasında farklılık gösterir ve bu farklılıktan yolaçıkarak bir gıdanın gerçekliği/otantikliği veya bir gıdaya başka bir gruptan gıda yada bileşen katılıp katılmadığı tespit edilebilmektedir. Bal da izotopik analizuygulamaları ile gerçekliği belirlenebilen gıdalardan biridir. Arılar bal üretimindeçoğunlukla C3 fotosentez sistemine dahil olan bitkilerin özlerini kullanmaktadır.Hileli bal yapımında ise şeker kamışı ve mısır gibi C4 fotosentez sisteminikullanan bitkiler kullanılmaktadır. Şeker pancarı şekeri ilavesi ile yapılan sahtebalların belirlenmesinde baldan protein ekstrakte edilir ve δ13C değeri belirlenerekbu değer hakiki balın δ13C değeri ile karşılaştırılır. Kabul edilen uluslararası limitegöre, karşılaştırılan balların δ13C değerleri arasındaki fark ‰1’den farklıolmamalıdır. Bu derleme makalesinde izotopik analizler hakkında bilgi verilerekbu yöntemlerin baldaki uygulamaları ile hileli ve gerçek balın tespiti üzerinekatkısının açıklanması amaçlanmıştır.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2020
    Oecd ülkelerinde vergi takozunun emek piyasası ve üretim üzerindeki etkileri

    Bölükbaş, Mehmet; Topal, Mehmet Hanefi

    Bireylerin elde ettiği gelirlerinin bir kısmının kamuya aktarması ile vergi yükü kavramı ortaya çıkmakta ve vergi yükü çeşitli şekillerde sınıflan- dırılmaktadır. İşgücü üzerindeki vergi yükü ise vergi takozu kavramıyla ifade edilmektedir. Ver- gi takozu emek piyasası başta olmak üzere pek çok ekonomik olguyu etkileyebilmektedir. Bu açıdan bakıldığında vergi takozunun emek piya- sasına ve üretim düzeyine etkisinin incelenmesi önemli görülmektedir. Bu çalışmanın amacı, ver- gi takozunun emek piyasası ve üretim üzerindeki etkilerini 36 OECD ülkesinin 2000-2015 dönemi verilerini kullanarak panel veri analizleriyle ince- lemektir. Diğer çalışmalardan farklı olarak bu ça- lışmada vergi takozunun emek piyasası ve üre- tim etkileri alternatif vergi takozu göstergeleri dikkate alınarak kapsamlı olarak incelenmiştir. Araştırma sonuçları çok açık bir biçimde OECD ülkelerinde işgücü üzerindeki vergi yükü artış- larının istihdamı ve üretimi cezalandırdığını gös- termektedir. Bununla beraber işgücü vergilerinin verimlilik ve kayıt dışı ekonomi üzerindeki etki- lerine yönelik sonuçlar muğlaktır. Araştırmanın diğer bir sonucuna göre OECD ülkelerinde genç işgücü üzerindeki yüksek vergi yükü genç işsiz- liğini ve gençlerin a-tipik istihdamını arttırmakta ve ayrıca ekonomilerin büyüme hızlarını nispeten daha fazla düşürmektedir.

    AtıfTR Dizin6
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Gebelerde Sağlıklı Yaşam Davranışlarının ve Etkileyen Faktörlerin Belirlenmesi

    Özcan, Handan; Polat, Tuğçe; Yılmaz, Muhammed Mücahid; Öztürk, Mehmet Arif; Aydoğan, Tolga

    Amaç: Araştırma, gebelerde sağlıklı yaşam biçimi davranışlarını ve etkileyen faktörleri belirlemek amacıyla yapıldı. Materyal ve Metot: Tanımlayıcı ve kesitsel türde olan araştırmanın evrenini bir kamu hastanesinde, doğum polikliniklerine 30.02.2018-15.06.2018 tarihleri arasında başvuru yapan gebeler oluşturdu. Çalışmanın örneklemde çalışmaya dahil edilme kriterlerini sağlayan toplam 207 sağlıklı gebe ele alındı. Veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu ve Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışları Ölçeği kullanıldı.Bulgular: Gebelerin yaş ortalaması 27,68±4,18 (min:18, max:41)’dir. Gebelerin sağlık davranışları ölçeğinden almış oldukları en yüksek puan; manevi gelişim (26,84±4,88), kişilerarası ilişkiler (25,18±4,82) ve sağlık sorumluluğu (24,49±4,40) olup, en düşük puan ise fiziksel aktiviteye (14,99±4,71) aittir. Ev hanımı olan, düzenli egzersiz yapan, gündüzleri dinlenen, cinsel yaşamı değişmeyen, gebeliği planlı olan, bebeğinin doğum ağırlığı normal sınırlarında olan, son doğumunu vajinal yolla yapan kadınların sağlık davranışları puan ortalamaları daha yüksektir. Sonuç: Gebelikte maternal ve fetal iyilik durumu için sağlıklı yaşam davranışları kaçınılmazdır. Multidisipliner bir ekiple gebeler için sağlıklı yaşam davranışlarına yönelik rehberlerin oluşturulması, farkındalıkların sağlanması önemlidir. Tespit edilen olumsuz sağlık davranışlarının gebe ile birlikte değerlendirilmesi ve değiştirilmesi yönünde destek sağlanması önerilmektedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex9TR Dizin7
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Enformasyondan Bilgi’ye: Üniversite Öğrencileri Haberleri Sosyal Medyadan mı Öğrenir?

    Taşdelen, Birgül

    Çevrimiçi ortamların etkili bir iletişim aracı olarak yükselişi, habere ulaşma, tüketme ve paylaşma şeklini kökten değiştirdi. Haber platformu olarak sosyal medyanın yükselişi, bilgiye erişim ve katılım deneyimlerimizi de zenginleştirmiştir. Bu çalışma, genç kullanıcıların sosyal medyada haber tüketim sürecini Eveland’in Bilişsel Arabuluculuk modeli ile incelemektedir. Sosyal medyada habere rastlantısal maruz kalınması, paylaşılan haber içeriğine katılım, bilişsel ayrıntılandırma ve güncel olaylar bilgisi arasındaki ilişkileri ortaya çıkarmayı amaçlayan bu araştırma, 402 kişiyle veri toplama aracı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, genç kullanıcıların çoğu, çevrimiçi erişim gerektiren dijital ortamlarla bağlantılarının bir parçası olarak sosyal medyada rastladıkları haberlere dikkat etmektedir. Ayrıca sonuçlar, pasif olarak habere maruz kalan genç kullanıcıları da dahil etme becerisine sahip sosyal medyanın, haber ve bilgi kullanımı arasındaki ilişkiye aracılık ettiğini ortaya koymaktadır.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex2TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Dövüş Sporcularına Uygulanan Direnç, Pliometrik ve Kompleks Antrenman Yöntemlerinin Hareket Hızına Etkilerinin Karşılaştırılması

    Can, İbrahim; Bayrakdaroğlu, Serdar; Topsakal, Nuri

    Bu çalışmanın amacı, dövüş sporcularına uygulanan direnç, pliometrik ve kompleks antrenman yöntemlerinin hareket hızına etkilerinin karşılaştırılmasıdır. Bu amaç doğrultusunda, çalışmaya katılmak için Gümüşhane Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu’nda öğrenim gören ve mücadele sporlarında aktif spor yaşantısını sürdüren 30 öğrenci rastgele olarak üç farklı deney grubuna (pliometrik, direnç, kompleks antrenman grubu) ayrıldı. Araştırmanın kontrol grubu Düzce Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi’nde öğrenim gören 10 öğrenciden oluşturuldu. Katılımcılara hem ön-test hem de son-test ölçümlerinde kendi kilolarının %40 oranına karşılık olan dış yüklerde squat sıçraması egzersizi uygulandı ve ortalama hız (OH) değeri, ortalama itme hızı (OİH) değeri ve zirve hız (ZH) değeri dinamik ölçüm sistemi (T-Force dinamik ölçüm sistemi) vasıtasıyla elde edildi. Verilerin değerlendirilmesinde; Kolmogrov-Smirnov Normallik Testi, Kruskal Wallis ve Wilcoxon analiz yöntemleri kullanıldı. Analiz sonuçlarına göre, 8 haftalık pliometrik, direnç ve kompleks antrenmanlarından sonra gruplar arasında ağırlıklı squat sıçrama egzersizinde elde edilen OH, OİH, ZH değerleri bakımından istatistiksel yönden anlamlı bir farklılığın mevcut olduğu bulundu (p<0.05). Sonuç olarak, üç farklı kuvvet antrenman protokolünün de hız parametresini geliştirdiği ve gruplar arasında istatistiksel yönden anlamlı bir farklılık olduğu elde edildi.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2020
    Betonarme binaların deprem performanslarına dolgu duvarların etkisinin incelenmesi

    Sunca, Fezayil; Çavdar, Özlem; Sunca, Gülfem Çisem Köse

    Bu çalışmada, kat içinde farklı oran ve düzende yerleştirilen dolgu duvarların betonarme binaların sismik davranışlarına olan etkileri araştırılmıştır. Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği (TBDY-2018)'ne uygun olarak tasarımı gerçekleştirilen binaların performansları zaman tanım alanında doğrusal olmayan analiz yöntemiyle tespit edilmiştir. Analizler için 11 adet deprem kaydı, yakın ve uzak fay etkileri, depremlerin büyüklüğü, zemin cinsi ve Ülkemizin faylanma mekanizması gibi parametreler dikkate alınarak seçilmiştir. Seçilen ivme kayıtları, basit ölçeklendirme yöntemi kullanılarak TBDY-2018'de verilen yatay elastik tasarım spektrumuyla uyumlu olacak şekilde ölçeklendirilmiştir. Analizlerde 5 farklı oranda dolgu duvar dikkate alınmıştır. Bu dolgu duvarlar diyagonal (eşdeğer) basınç çubuğu olarak analizlerde dikkate alınmıştır. Binanın sonlu eleman modelinde SAP2000, kesit analizlerinde ise RESPONSE2000 programı kullanılmıştır. Analizler sonucunda, her bir dolgu duvar oranı için binalardan elde edilen mod şekilleri, titreşim periyot değerleri, göreli kat ötelemesi oranları ve bina performans seviyeleri karşılaştırmalı olarak sunulmuştur.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    AtıfOpenAlex7TR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Identification Material Properties By Modal Calibration Method Based On Ambient Vibration Tests

    Trker, Temel; Dede, Tayfun; Yanik, Yusuf; Yildirim, Omer

    Nowadays, different structural members can be used in structures. The mechanical properties of the materials are variable. For this reason, it is very important to identify the material properties correctly. The main parameter used to define the material properties is the elasticity modulus. In this study, the elasticity modulus of structural members was determined by Model Calibration Method using dynamic characteristics obtained from Ambient Vibration Test data. The application of the proposed method was presented on a steel structure member. First of all, experimental natural frequencies were obtained by conducting Environmental Vibration Test on the selected model. A measurement system consisting of accelerometers for experimental measurements and an electronic circuit used as signal collection unit are designed. The data obtained from this measurement system were transferred to the computer environment and analyzed in the Matlab program. Using the SAP2000 package program, the theoretical natural frequencies were found by Finite Element Method. The difference between the experimental and theoretical results was reduced to the lowest as a result of repeated analysis by modifying the elasticity modulus in the Finite Element model created in SAP2000 program via software generated in Matlab. The calibrated finite element model and the elasticity modulus of the steel structural member are determined by the process.

    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    The effect of financial literacy on the individual pension system that is an alternative to saving behaviour

    Özbek, Adem

    Information is the basis of our individual attitudes and behaviours. Some of this information is obtained with education and some with environmental factors. These two sources of information have an equally important impact on individuals' financial literacy levels. These resources are at the core of both our attitudes and behaviours. One of the financial products that is considered to be important for the financial markets is the private pension system. This product acts as an assurance tool for the working population and also for the unemployed, a guarantee for the future. It is not an area that has been experienced by people as it is a system that has begun to develop and expand in the society. Individuals who will participate in the private pension system act depending on their knowledge and financial literacy status. In the study, we tried to determine whether the financial literacy levels of individuals depending on their financial attitudes and behaviours have an impact on their participation in the private pension system. For this reason, the questionnaire form created within the scope of the research is applied online to 405 participants between 13.02.2020 and 17.02.2020. The data obtained are analysed with SPSS 21 and the Structural Equality Model and it is determined that the financial literacy levels that developed depending on the financial attitude and financial behaviour of individuals has a positive effect on their participation in the private pension system.

    AtıfOpenAlex2TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Investigation of the Effect of Differential Morphing on Forward Flight by Using PID Algorithm in Quadrotors

    Oktay, Tugrul; Kose, Oguz

    In this study, modeling, control and differential morphing of a four-rotor unmanned aerial vehicle known as a quadrotor isdiscussed. With differential morphing, the forward flight performance and model of an autonomous quadrotor is presented.Due to the complex structure of the quadrotor, it is difficult to build the model. To get model parameters, a complete quadrotormodel is drawn in the Solidworks program. In addition, Newton-Euler equations are used in the mathematical model.Simulation is done in Matlab / Simulink environment by using the parameters obtained from the model and the state-spacemodel approach. PID (proportional, integral, derivative) is used as the quadrotor control algorithm. As a result of the study,the quadrotor forward flight is carried out using PID algorithm and differential morphing. The system characteristics of thesituations with and without differential morphing are compared and the results are presented with graphs.

    AtıfOpenAlex17TR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Determination of Bending Moment Capacity on “L” Type Furniture Corner Assembly Elements Produced by 3D Printers

    Yildirim, Mehmet Nuri; Yasar, Sekip Sadiye; Karaman, Abdurrahman

    In this study, determining the impact of biscuit-type joining elements produced in 3-D printers on the bending moment resistance was aimed in “L” type corner joining. For this purpose, wood-based material 18 mm thick MDF-lam, woodbased biscuit, Acrylonitrile Butadiene Styrene (ABS) and Polylactic Acid (PLA) produced with 3-D printer, biscuit joining elements obtained from thermoplastic based filaments are used. Test samples, according to (ASTM D 1037-06a, 2006) standards were subjected to; diagonal tensile and compression moment tests. According to the experiment results, the tensile moment values was determined to be higher than the compression moment values. The wood-based biscuit joining element has the highest values, the wood-based biscuit joining element was followed by the biscuit assembly elements obtained respectively from PLA and ABS-based materials produced in 3-D printer in the compression test; while the wood-based biscuit joining element has the highest values in the tensile test, this was followed by ABS and PLA biscuit joining elements. In the tensile test, it was observed that the biscuit joining elements produced with 3-D printer technology gave close values to the wood based biscuit joining element and that these elements can be used as an alternative to the wood-based biscuit element for the corner joining of the furniture elements.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    İş güvencesizliği algısı ile iş üretkenliği ilişkileri: mevsimlik ve mevsimlik olmayan konaklama işletmelerinde karşılaştırmalı bir araştırma

    Polat, Eray; Gürbüz, Ali Kemal

    Bu çalışmanın temel amacı, konaklama işletmeleri çalışanlarının iş güvencesizliği (İG)algıları ile iş üretkenliği (İÜ) düzeyleri arasındaki ilişkiyi tespit etmek ve bu ilişkinin varlığını tüm yıl ya da mevsimlik çalışma açısından karşılaştırmalı bir şekilde sorgulamaktır. Buyapılırken, mevsimlik işletme çalışanlarının sezon sonunda işin zaten biteceğini bilmeleriolgusu, İG algısına dahil edilmemiş, İG algısı sadece sezon içerisindeki algıyla sınırlandırılmıştır. Ayrıca İG algısının ve İÜ düzeyinin hangi çalışan grubunda daha yüksek olduğuda araştırılmıştır. Araştırmada İstanbul ve Marmaris’te bulunan konaklama işletmeleri çalışanları ile yüz yüze görüşülerek anket uygulaması yapılmıştır. Bulgular, şu sonuçlara işaretetmektedir. Tüm yıl çalışanların İG algılarının genel düzeyi, mevsimlik çalışanlara nazarandaha düşüktür. İÜ’nün genel düzeyi ise tüm yıl çalışanlarda daha yüksektir. Her iki gruptada İG’nin, İÜ üzerinde negatif bir etkisi bulunmaktadır. Her iki grupta İG ile İÜ’nün ilişkisi,derece olarak aynıdır. Çalışmada elde edilen bulgular ışığında konaklama işletmesi yöneticilerine çeşitli öneriler sunulmuştur.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfOpenAlex3TR Dizin4
    TR Dizinİncele