Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2022
    Nursing Students the Attitude Towards E-Learning Scale: A Methodological Study

    Sahin, Ceyda Uzun; Aydin, Merve; Kulakaç, Nurşen

    ABS TRACT Objective: Today, as a result of the constantly developing information and technologies affecting the field of education, the interest and need for e-learning (electronic learning) environment is\rincreasing day by day. Student attitudes in e-learning directly affect the\reffectiveness of learning. The aim of this study was to adapt the “Attitude Towards E-Learning Scale” into Turkish and perform its validity\rand reliability study for nursing students. Material and Methods: This\rstudy, which has a methodological design, was conducted with 200\rnursing students. The data were collected between 15-30 April 2021\rusing the data collection form prepared on Google Forms. The scale\rconsists of 9 items. In the evaluation of the data, content validity, explanatory and confirmatory factor analysis, and internal consistency\ranalysis were performed based on expert opinion. Results: The factor\rloadings of the Attitude Towards E-Learning Scale items for which validity and reliability studies were conducted vary between 0.621 and\r0.859. Cronbach alpha reliability coefficient was found to be 0.913, a\rKaiser-Meyer-Olkin value was 0.911, and Bartlett’s test for sphericity\rwas p<0.001. Factor analysis demonstrated that the scale consisted of\ra single factor and showed a good model fit. The scale explains 60.61%\rof students’ attitudes towards e-learning. In confirmatory factor analysis, fit indices were found to be root mean square error of approximation=0.073, χ2\r/df=2.047, and comparative fit index=0.970, showing that\rthe scale was at a good fit level. Conclusion: The study revealed that\rthe Attitude Towards E-Learning Scale can be used in studies evaluating the “e-learning attitudes” of nursing students. It is thought that repeating this study on e-learning with nursing students with different\rstudent groups will make important contributions to e-learning.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex9TR Dizin6
    TR Dizinİncele
  • Derleme MakaleYalnız künye2022
    Accounting of options agreements wit- hin the framework of tfrs 9 hedge accoun- ting provisions

    Kaya, Uğur; Akdeniz, Fatih

    An option is basically defined as a contract\rthat gives the investor the right to buy or sell\rthe underlying asset in a certain term. The issue\rof how the fair value of these contracts and the\rchanges in value during the period will be deter-mined and how they should be reflected in the\rfinancial statements is important. The purpose\rof this study is to examine the principles of how\rto account and report option contracts within\rthe scope of hedge accounting specifiedin TFRS\r9 Financial Instruments Standard. As a matter of\rfact, the fair value of the option contract is evalu-\rated continuously during the maturity period, and\rthe final gain or loss becomes definite as of the\rmaturity date. In this respect, it is an important\rrequirement for users of financial instruments to\rtransfer gains or losses related to option contracts\rto financial statements in a way that does not im-\rpair their accuracy and reliability in the context of\rfairness criteria, as required by the approach of\raccounting standards. In the study, the issues re-\rlated to option contracts were evaluated in gene-\rral, and then, how the option contracts acquired\rfor hedging the fair value change risk and cash\rflow variability risk should be accounted within\rthe framework of the hedge accounting princip-\rles specified in the TFRS 9 Financial Instruments\rStandard, are explained through fictionalized\rsample applications.

  • MakaleAçık Erişim2022
    Stachys macrantha (K.Koch) Stearn’ın Biyolojik Aktivitesinin Belirlenmesi

    Ozcan, Kadriye; Acet, Tuba

    Stachys, Lamiaceae familyasının en geniş yayılış gösteren cinslerinden birisidir. Bu cinse ait türler biyolojik aktiviteleri ve etnomedikal kullanımları ile bilinmektedir. Bu çalışmada, Stachys macrantha’nın toprak üstü kısımlarının farklı çözücülerle (etanol, metanol ve etil asetat) elde edilen ekstraktlarının toplam fenolik ve flavonoid içeriği ile antioksidan (ABTS, DPPH) ve enzim inhibisyon (α-amilaz, α-glukozidaz, bütirilkolinesteraz ve asetilkolinesteraz) aktiviteleri spektrofotometrik yöntemlerle araştırılmıştır. Ayrıca, fenolik bileşen analizi HPLC ile analiz edilmiştir. Bulgulara göre, metanol ekstraktının diğer ekstraktlara kıyasla biyolojik aktivitelerinin dikkat çekici olduğu bulunmuştur. Ekstraktın, toplam fenolik (45.57 mg GAE/g ekstrakt) ve flavonoid (54.48 mg QE/g ekstrakt) içeriği, antioksidan özellikleri [ABTS (49.99 mg TE/g ekstrakt), DPPH (23.62 mg TE/g ekstrakt)] ile enzim inhibisyon aktiviteleri [α-amilaz (159.35 mmol ACE/g ekstrakt), α-glukozidaz (8.78 mmol ACE/g ekstrakt), bütirilkolinesteraz (5.85 mmol ACE/g ekstrakt) ve asetilkolinesteraz (1.25mmol ACE/g ekstrakt)] belirlenmiştir. Metanol ekstraktının majör fenolik bileşenlerinin kaemferol (539.65 µg/g ekstrakt) ve kuersetin (271.65 µg/g ekstrakt) olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, bitkinin tespit edilen aktiviteleri sayesinde ilaç, gıda ve kozmetik endüstrilerinde kullanılma potansiyeli olduğu söylenebilir. Bununla birlikte, söz konusu verilerin daha ileri çalışmalarla desteklenmesi ve aktif bileşenlerin saflaştırılarak etkilerinin in vivo ortamlarda belirlenmesi gerekmektedir.

    AtıfOpenAlex4TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Electric Vehicle Charging Station Infrastructure on the Basis of Provinces in Turkey: Analysis through the Metrics

    Cakmak, Recep; Turan, Abdullah

    The fact that fossil fuels are exhaustible and harmful to the environment, the goals of constituting a sustainable and cleaner environment, and developments in battery technologies have led to a tendency towards electric vehicles instead of the vehicles which have traditional internal combustion engines working with fossil fuels. Especially in the last five years, electric vehicle (EV) sales have increased, and this increase is expected to continue increasing in the coming years. The increasing number of electric vehicles leads to the need for EV charging stations. To make strategic plans, to guide investors and to provide the appropriate infrastructure for the electric vehicle customers, the infrastructure of electric vehicle charging stations in each region needs to be analyzed in detail. In this study, the quantitative situation of the electric vehicle charging station infrastructure on the basis of provinces in Turkey as of the end of 2020 is discussed and two new metrics which use to evaluate EV charging station infrastructure are proposed. In this context, the EV charging station status is presented with tables and infographic maps through the metrics in the literature used in the evaluation of the EV charging station infrastructure and the metrics proposed in this study. 81 provinces of Turkey are compared and presented in terms of EV charging station infrastructure through the metrics. It is foreseen that the obtained and presented findings in this study will be beneficial to electric vehicle customers, electric vehicle charging station investors, the government and other public institutions that could be developed the strategy to increase the proliferation of electric vehicles. In addition, this publication might be used as a reference study to track the pace of improvements in the EV charging station infrastructure and to compare the improvements with 2020.

    • SDG 7 · Erişilebilir ve Temiz Enerji
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    • SDG 13 · İklim Eylemi
    AtıfOpenAlex5TR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Heracleum pastinacifolium’nın Antioksidan ve Antimikrobiyal Özellikleri İle Fenolik İçeriğinin Aydınlatılması

    Ozcan, Kadriye; Acet, Tuba

    Yaban otu olarak bilinen Heracleum türleri, geleneksel olarak gıda katkı maddesi, baharat ve tatlandırıcı olarak kullanılmaktadır. Bunun yanı sıra, etnobotanik özellikleri olduğu da bilinmektedir. Bu çalışmada, endemik Heracleum pastinacifolium’un farklı çözücülerle (etanol, metanol ve etil asetat) elde edilen özütlerinin toplam fenolik ve flavonoid içeriği ile antioksidan ve antimikrobiyal aktiviteleri spektrofotometrik yöntemlerle araştırılmıştır. Ayrıca, fenolik bileşen analizi HPLC ile analiz edilmiştir. Bulgulara göre, metanol özütünün diğer özütlere kıyasla antioksidan ve antimikrobiyal özelliklerinin dikkat çekici olduğu bulunmuştur. Metanol özütünün başlıca fenolik bilşenlerinin kaemferol (726.05 µg/g özüt) ve kuersetin (451.6 µg/g özüt) olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen veriler ışığında, bitkinin endüstriyel kullanım potansiyeli olduğu söylenebilir. Bununla birlikte, daha ileri çalışmalarla verilerin desteklenmesi ve aktif bileşenlerin saflaştırılarak canlılar üzerindeki etkilerinin belirlenmesi önem arz etmektedir. 

    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    Siberkondri ve E-Sağlık Okuryazarlığı Arasındaki İlişki

    Mansur, Fatma; Ciğerci, Kübra

    İnternet ile her bilgiye hızlıca ulaşabiliyor olmak sağlık bilgisi konularında çevrimiçi aramaları daha cazip kılmaktadır. Ulaşılan bilginin fazlaca olması doğruluğu hakkında kararsızlığa sebep olmakta ve bireyde kaygı düzeyini artırmaktadır. Doğru ve faydalı bilgiye ulaşabilme durumu çevrimiçi aramalarda e- sağlık okuryazarlığına dikkat çekmekte diğer taraftan da aşırıya kaçan sağlık bilgisi arama davranışı ve anksiyetenin bir çeşidi olan siberkondri hakkında merak uyandırmaktadır. Buradan yola çıkarak araştırmanın amacı, 18 yaş ve üzeri bireylerin siberkondri düzeyleri ile e-sağlık okuryazarlık düzeyleri arasındaki ilişkiyi ve değişkenlerin birbirine olan etkilerini ortaya çıkarmaktır. Araştırmada “Siberkondri Ciddiyet Ölçeği” ile “E-Sağlık Okuryazarlık Ölçeği” kullanılmış olup 763 kişiye ulaşılarak araştırma tamamlanmıştır. Araştırma sonucuna göre katılımcıların Siberkondri Ciddiyet Ölçeği puanları ve E-sağlık Okuryazarlığı Ölçek puanlarının pozitif yönlü bir ilişkiye sahip olduğu görülmüştür. E-sağlık Okuryazarlığı düzeyinin siberkondri düzeyini etkilediği, Siberkondri Ciddiyet Ölçeği alt boyutlarınında (zorlantı, aşırı kaygı, aşırılık, içini rahatlatma, doktora güvensizlik) katılımcıların E- sağlık Okuryazarlığı Ölçeğine verdikleri puanlar ile açıklanabildiği sonucuna varılmıştır. Sosyo- demografik özellikler ile ölçek puan sonuçlarına bakıldığında siberkondri düzeyini cinsiyet, yaş ve medeni durum, e-sağlık okuryazarlığı düzeyini ise yaş ve eğitim durumunun etkilediği sonucuna ulaşılmıştır.

    AtıfTR Dizin22
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    Hastane Afet ve Acil Durum Planı Eğitim, Hazırlık Düzeyi ve Çalışanların Bilgi Seviyelerinin Tespit Edilmesi: Antalya İli Örneği

    Cengiz, Sevil; Sarik, Mustafa Enes

    Günlük yaşamda en ufak aksamaların bile büyük sıkıntı yarattığı sağlık hizmetlerine, acil durumlarda ve afet dönemlerinde daha çok ihtiyaç duyulur. Hastaneler bu dönemlerde rutin işlerini aksatmadan devam ettirerek artan talebi ve ihtiyacı karşılamak zorunda kalmaktadırlar. Hastane afet ve acil durum planı (HAP), afet öncesini, afet anını ve sonrasını kapsamakla birlikte hastanelerin güvenli hale getirilmesini, ilk 72 saat hizmeti aksatmadan ve dışarıdan yardım gelmeyecek şekilde hazırlanmalarını hedefler. Bu çalışmanın amacı; Antalya ilindeki hastanelerin HAP eğitim ve hazırlık seviyelerinin tespit edilmesi ve çalışanların bu konudaki bilgi düzeylerinin belirlenmesidir. Araştırmanın çalışma evreni, Antalya il sınırları içindeki kamu, özel ve üniversite hastanelerinde çalışan (toplamda 49 hastane) ve HAP eğitimi almış personeldir. Araştırma örneklemini belirlemek için kullanılan yöntem tesadüfi olmayan örnekleme metotlarından biri olan kolayda örnekleme metodudur. Toplamda 222 deneğe anket bizzat araştırmacının kendisi tarafından uygulanmıştır. Ankette demografik değişkenlerle (10 soru) ve HAP’la (9 soru) ilgili genel sorular, HAP eğitim ve hazırlık durumu tespiti ile ilgili sorular (34 soru) ve HAP bilgi düzeyi ile ilgili sorular (25 soru) bulunmaktadır. Araştırma tanımlayıcı ve betimleyici nitelik arz etmekte olup, sonuçlar frekans ve yüzde tablolarıyla verilmiştir. Araştırma 01.11.2018 ve 01.03.2019 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda kapsam dahilindeki hastanelerin genel anlamda HAP eğitim ve hazırlık düzeylerinin kabul edilebilir düzeyde olduğu bulunmuştur. Ayrıca çalışanların HAP bilgi seviyeleri testi sonucunda elde edilen bulgular, çalışanların orta-yüksek düzeyde HAP bilgisine sahip olduğunu göstermiştir.

    AtıfTR Dizin8
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    Determination of the Factors Affecting the COVID-19 Knowledge Levels and the Status of Being Diagnosed with COVID-19 in Healthcare Employees Struggling with Pandemic

    Sahin, Ceyda Uzun; Kulakaç, Nurşen

    The present study was conducted to determine of the factors affecting the COVID-19 knowledge levels and the status of being diagnosed with COVID-19 in healthcare employees struggling with the pandemic. This study, which was planned in cross-sectional and descriptive-correlational design. The healthcare employees working in hospitals in 6 city centers in the Black Sea Region, which has the highest number of COVID-19 cases in Turkey, were included in the study (n=385). It was determined in the present study that 33.85±9.11 (min.20, max.60), 57.9% of the participants were female, 43.4% were nurses, and 47% were infected with coronavirus. It was found that the factors that affected the coronavirus knowledge scores of health employees significantly were being diagnosed with COVID-19, presence of chronic diseases, receiving psychological support, female gender, and fighting COVID-19 in the front line. The risk factors for being infected with coronavirus disease were found to be the lack of personal protective equipment, unit worked at, and N95 mask replacement time (p<0.05). As a result of this study, ıt is recommended to provide evidence-based trainings to prevent transmission of future outbreaks and to support coping strengths since infection in healthcare employees is high.

  • MakaleYalnız künye2022
    Dizel motorlarda dimetil eter kullanımının nox emisyonlarına etkileri üzerine bir derleme çalışması

    Sezer, İsmet

    Bu çalışma, dizel motorlarda dimetil eter (DME)’in saf veya yakıt katkısı olarak kullanımı üzerine yapılmış çeşitli çalışmaların sonuçlarından yararlanılarak derlenmiştir. Dizel motorlarda zararlı egzoz emisyonlarını azaltmanın birkaç yöntemi vardır. Bunlardan ilki motor tasarımında ve yakıt enjeksiyon sisteminde modifikasyonlar yaparak yanmanın iyileştirilmesidir, ancak bu pahalı ve zaman alıcı bir yöntemdir. İkinci yöntem ise katalitik konvektör ve partikül fitresi gibi donanımlar kullanmaktır, ancak bu donanımlar motor performansını olumsuz yönde etkiler. Hem egzoz emisyonlarını azaltmak hem de motor performansını artırmak için uygulanan son yöntem çeşitli alternatif yakıtların veya yakıt katkılarının kullanılmasıdır. Dizel motorlardaki en önemli emisyonlar azot oksitler (NOx) ve partikül maddelerdir (PM). Çoğu araştırmacı emisyonları azaltmanın en iyi yolunun doğalgaz, biyogaz, biyodizel gibi alternatif yakıtların veya konvansiyonel veya alternatif yakıtlarla birlikte çeşitli yakıt katkılarının kullanılması olduğunu bildirmektedir. Bu nedenle, alternatif yakıtlar ve yakıt katkıları üzerine yapılan çalışmaların sonuçlarının birlikte değerlendirilmesi pratik uygulamalar için oldukça önemlidir. Bu çalışma, dimetil eterin dizel motorlarda yakıt veya yakıt katkısı olarak kullanılmasının azot oksit (NOx) emisyonları üzerindeki etkilerinin incelenmesine odaklanmıştır.

  • MakaleAçık Erişim2022
    Examination of Primary School Students' Perspectives on Values in Terms of Root Values

    Elma, Mahmut; Arslan, Adem

    Within the scope of the correction made to he primary school curriculum through the update programs intiated in 2018 by the Ministry of National Education, where “core values” were especially emphasized. These root values included in the program are expressed as “justice, honesty, friendship, helpfulness, patience, respect, self-control, love, responsibility, patriotism”. In this study, primary school students’ perspectives on values are discussed in terms of “root values”. As a result of this study, which was prepared by using the phenomenological research design, one of the qualitative research methods; students describe the word value as cooperation, honesty and getting along. According to the participants, the most important value that people should have is benevolence, whereas their parents and teachers most want the students to acquire the value of responsibility. In addition, they stated that the students needed the value of patience the most, and they wanted to see the value of honesty in their friends. The participants emphasized that the most important value that the school instill in students is “being educated” and that people will be valuable thanks to patience and self-control. However, values of honesty, love and cooperation are expected to be found in their families the most. While teaching values to primary school students, these findings should definitely be taken into account.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex11TR Dizin6
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    Applicability of the Financial Health Scores Index

    Çam, Alper Veli; Benli, Emre

    Financial decision-making is defined as the act of performing financial activities in the most appropriate way in order to evaluate the investments of individuals or companies. Individuals have begun to need a certain level of financial education to maintain their daily lives. With these needs, concepts such as financial awareness, financial literacy and financial health have emerged. The concept of financial health is a current concept. The importance of the concept of financial health has become more evident in the Covid-19 process. In this process, the financial health levels of individuals whose incomes decreased began to decline. From this point of view, the aim of the study is; to reach information about their financial status by determining the financial health scores of individuals. In the study, Financial Health Index Model (FHIM) developed by the members of Gümüşhane University Accounting-Finance Department was used. Gümüşhane University employees were included in the scope of the study. The data used in the model were collected with the OECD/INFE Financial Literacy Scale. In the study, the data of a total of 283 employees were analyzed and adapted to the model. As a result of the study, the average financial health scores of individuals working at Gümüşhane University were determined as 64,1432. This score is in the high score range above the average score. The model used in the study can be used as an important index value, especially in determining the services that banks will offer to individual customers. In addition, the model of the study can be used to determine the level of financial education that individuals will receive. It is expected that FSEM will make an important contribution to the literature.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    Psychosocial Dimension of Healthcare Professionals Vaccine Resistance: A Qualitative Study the Case of Turkey

    Ulutaşdemir, Nilgün; Uzun, Sevda; Kulakaç, Nurşen

    The purpose of the present study was to examine the reasons for the vaccine resistance of healthcare employees, which may affect public health adversely during the COVID-19 pandemic, and to contribute to the solutions which can be developed. The phenomenological research design, which is a qualitative research design, was used in the study. This qualitative study was conducted with 35 healthcare professionals. Interviews were conducted with the WhatsApp. The data were analyzed by using Colaizzi’s Phenomenological Analysis Method. Two categories, five main themes, and eighteen sub-themes were created in the analysis of the data. There was the theme of psychological effects, physical effects, and social effects in the impact of COVID-19 on the healthcare employee category. There were the themes of lack of trust and risk in the category of reasons for not vaccinating healthcare employees. It was found in the present study that healthcare employees were adversely affected psychologically, physically, and socially during the COVID-19 pandemic. A total of 26 healthcare Employees declared that they did not trust the vaccine and did not have it because of the risks, and 9 healthcare employees declared that they had the vaccine because they trusted it. Although the healthcare professionals working in the Southeastern Anatolia and Eastern Anatolia Regions had vaccine rejection in Turkey, healthcare professionals working in the Aegean Region and the Mediterranean Region were those who had the least vaccine rejection.

  • MakaleYalnız künye2022
    Gençlere Yönelik Egzersiz Bağımlılığı Ölçeği (GYEB): Bir Ölçek Uyarlama Çalışması

    Yildiz, Yasin; Tezcan, Efecan; Çevik, Ali; Ozmaden, Murat; Dokuzoğlu, Gökhan

    Bu araştırmada, Lichtenstein ve ark. (2018) tarafından geliştirilen Gençlere Yönelik Egzersiz Bağımlılığı Ölçeğinin İngilizceden Türkçe ‘ye uyarlaması yapılmıştır. Ölçek geliştirme sürecinde araştırma grubunu 253 aktif sporcu oluşturmuştur. Ölçeğin dil geçerliliğinin sağlanmasında, ölçek öncelikle ölçeğin orijinal diline ve Türkçe ’ye hâkim en az iki dil ve çeviri uzmanı tarafından Türkçeye çevrilmiştir. İkinci aşamada ölçekler arası karşılaştırma yapılmış olup en uygun çeviri ve ortak noktalar göz önüne alınmıştır. Üçüncü aşamada ise oluşan form ile ölçme aracının orijinal formu karşılaştırılmıştır. Yabancı dil alanında deneyim sahibi olan iki uzman görüşü alınmıştır. Son olarak dördüncü aşamada ise ölçeğin özgün Türkçe formu bir spor psikolojisi, psikolojik rehberlik alanında uzman öğretim elemanları tarafından değerlendirilmiş ve ölçeğin dil geçerliliğinin sağlandığına karar verilmiştir. Kapsam geçerliğinin sağlanmasında uzman görüşleri, yapı geçerliğinde ise hem açıklayıcı hem de doğrulayıcı faktör analizi aracılığıyla sağlanmıştır. Yapılan geçerlik çalışmaları neticesinde ölçeğin tek faktörlü toplam 5 maddeden oluştuğu ve açıklanan varyansın %61,048’ini açıkladığı tespit edilmiştir. Ölçeğin güvenirlik çalışmaları ölçeğin tamamı ve alt faktörleri için hesaplanan iç tutarlık katsayıları ile belirlenmiştir. Ölçeğe ait Cronbach alfa (α) değeri 0,71 olarak bulunmuştur. Bu sonuç ölçme aracının güvenilir olduğunu göstermektedir. Daha sonra ölçeğin zaman geçerliliğinin sağlanması amacıyla tekrar test yöntemi uygulanmış ve zaman geçerliliğinin sağlandığı görülmüştür (r= ,702 p<0.001). Elde edilen bulgular neticesinde; Gençlere Yönelik Egzersiz Bağımlılığı Ölçeğinin geçerli ve güvenilir bir şekilde ölçen bir ölçüm aracı olduğu tespit edilmiştir.

    AtıfTR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    İlköğretim Öğrencilerinde Çocuk Oyunları Ve Eğitsel Oyunların Bazı Fiziksel Ve Fizyolojik Parametreler Üzerine Etkilerinin Karşılaştırılması

    Sever, Mehmet Onur; Barkan, Kübra Zehra

    Bu çalışmanın amacı; ilköğretim öğrencilerinde çocuk oyunları ve eğitsel oyunların bazı fiziksel ve fizyolojik parametreler üzerine etkilerinin karşılaştırılmasının incelenmesidir. Denekler, Fevzipaşa İlköğretim Okulu öğrencilerinden rastgele 39 gönüllü sedanter öğrenciden oluşturulmuştur. Deney grubundaki öğrencilerin 11’i kız, 9'u erkek, kontrol grubundaki öğrencilerin 11'i kız, 8'i erkeklerden oluşmaktadır. Deney grubu ortalama boy uzunluğu 130,75±4,84 cm, kontrol grubu ortalama boy uzunluğu 127,84±4,54 cm’dir. Toplanan verilerin analizinde SPSS 25.0 programı kullanılmıştır. Deney ve kontrol gruplarındaki katılımcıların ölçüm sonuçlarının grup içi karşılaştırılmasında Paired Samples T Test kullanılırken, ön test-son test ölçüm sonuçlarının gruplar arası karşılaştırılmasında Independent Samples T Test kullanılmıştır. Öğrencilerin vücut ağırlıkları gurup içi karşılaştırmalarında anlamlı düzeyde artarken (p<0,05), guruplar arası karşılaştırmada ise istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılık olmadığı (p>0,05) tespit edilmiştir. Deney grubu guruplar arası karşılaştırmada anlamlı farklılıklara ulaşılamazken (p>0,05), kontrol gurubunun VYY istatistiki olarak anlamlı (p<0,05) artış olduğu tespit edilmiştir. Deney gurubun dikey sıçrama (güç) değerlerinde anlamlı farklılıklar (p<0,05) tespit edilirken kontrol gurubu guruplar arası karşılaştırmada istatistiki olarak anlamlı farklılıklar (p>0,05) tespit edilememiştir. Deney ve kontrol guruplarının otur – eriş esneklik ölçümlerinde anlamlı düzeyde değişim olmadığı (p>0,05) görülmektedir. Sonuç olarak, çalışma süresince oynatılan eğitsel oyunların ilköğretim 2. Sınıf 7-8 yaş grubu çocukların fiziksel gelişim parametrelerinde pozitif yönde etkili olabileceği ve beden eğitimi ders saatlerinde eğitsel oyunların süresinin arttırılmasının öğrencilerin fiziksel ve fizyolojik parametreleri açısından önemli olduğu sonucuna varılmıştır.

  • MakaleYalnız künye2022
    COVID-19 Pandemisinin Sağlık Hizmetlerinin Sürdürülebilirliğine Etkisinin İncelenmesi

    Akbulut, Meryem; Kaya, Afşin Ahmet; Kıymış, İbrahim

    Küreselleşmenin hayatımızı kolaylaştıran olumlu etkilerinin yanı sıra olumsuz etkileri de farklı bağlamlarda etkisini göstermiştir. Küreselleşmenin olumsuz etkilerinin son örneği, tüm dünyayı ve tüm toplumları derinden etkileyen COVID-19 pandemisi olmuştur. COVID-19 pandemisi özellikle sağlık hizmetlerini olumsuz etkilemiştir. Bu çerçevede bu çalışmanın amacı, COVID-19 pandemi sürecinin sağlık hizmetlerinin sunumuna olan etkisini değerlendirmektir. Bu araştırmanın örneklemi seçilirken amaçlı örnekleme yöntemlerinden biri olan ölçüt örnekleme kullanılmıştır. Sağlık hizmetleri sektöründe faaliyet gösteren kurum yöneticileri ile operasyonel müdahaleler, lojistik ve kaynak yönetimi, kurumlar arası koordinasyon, iş sağlığı ve güvenliği, planlama ve finansal yönetim gibi konularda açık uçlu sorulardan oluşan yarı yapılandırılmış bir form kullanılarak görüşülmüştür. Bazı yöneticiler, özellikle küçük ölçekli hastanelerin afet ve acil durumlara hazırlıklı olmadığını belirterek, planlamanın ve hazırlıklı olmanın önemine vurgu yapmıştır. Bu bilgiler ışığında, her hastanenin Hastane Afet ve Acil Durum Planlarına gereken özeni göstermeleri ve tüm personeli sürece dahil ederek gerekli hazırlıkları yapmaları şarttır. Planlama ve hazırlıklı olmanın temeli hem teorik hem de pratik olarak ele alınması gereken tatbikatlardır. Hastanelerin en olası riskleri içeren afet ve acil durum senaryoları oluşturmaları ve bu yönde tatbikatlar yapmaları gerekmektedir. Senaryonun gerçek olması durumunda beklenmedik durumlarla karşılaşmamak için gerçekçi senaryolar oluşturulmalı ve bu senaryolar tüm yönleriyle ele alınmalıdır. Tatbikatlar her yıl aynı senaryoya dayanmamalıdır. Ayrıca her yıl müdahale seviyesi artırılmalı ve mevcut kapasiteler yeniden değerlendirilmelidir.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    Spor Yükseköğretim Kurumu Öğrencilerinde Uzaktan Eğitime Yönelik Tutum ile İş Bulma Kaygısının Bazı Değişkenlere Göre İncelenmesi

    Şenel, Ebru; Karakuş, Kaan

    Bu araştırmanın amacı, spor yükseköğretim kurumu öğrencilerinde uzaktan eğitime yönelik tutum ile iş bulma kaygısının bazı değişkenlere göre incelenmesidir. Çalışmada, betimsel nitelikte ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışma grubu, Gümüşhane Üniversite Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu’nda 2021-2022 eğitim öğretim yılında öğrenim gören 138 kadın 176 erkek olmak üzere 314 öğrenciden oluşmaktadır. Veri toplama aşamasında ‘‘Salgın Döneminde Uygulanan Uzaktan Eğitime Yönelik Tutum Ölçeği’’, ‘‘Spor Bilimleri Öğrencilerinin İş Bulma Kaygısı Ölçeği’’ ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Analiz aşamasında; verilerin normal dağılım gösterdiği tespit edilerek, ikili karşılaştırmalarda Bağımsız Örneklem T-Testi; üç ve daha fazla grup kıyaslamalarında ise Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) testi uygulanmıştır. Üniversite öğrencilerinin uzaktan eğitime tutumları ile iş bulma kaygıları arasındaki ilişki ise Pearson’s korelasyon katsayısı ile belirlenmiştir. Analiz sonucunda, uzaktan eğitime yönelik tutum ölçeğinde katılımcıların; cinsiyet, yaş ve anne eğitim durumu değişkenine göre anlamlı fark tespit edilmemiştir. Baba eğitim durumuna göre uzaktan eğitimde öğretim üyelerine yönelik tutum alt boyut puanları arasında anlamlı farklılık saptanmıştır. Spor bilimleri öğrencilerinin iş bulma kaygısı ölçeğinde; yaş, bölüm, baba eğitim durumu ve anne eğitim durumu değişkenlerine göre anlamlı fark tespit edilmez iken, cinsiyet değişkeni göre anlamlı fark saptanmıştır. Korelasyon analizi sonucunda; iş bulma kaygısı ile uzaktan eğitime yönelik tutumları arasında anlamlı ilişki tespit edilmemiştir. Bulgular neticesinde spor bölümlerinde eğitim alan öğrencilerin, kariyer geliştirme seminer ve programlarına katılmalarının faydalı olabileceği düşünülmektedir.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    Covid-19 Korkusu ile Akış (Flow) Yaşantı Arasındaki İlişkinin İncelenmesi

    Bayrakdaroğlu, Yeşim; Şenel, Ebru; Demir, Gokalp

    Bu araştırma, üniversite öğrencilerinde Covid-19 korkusu ile rekreasyonel akış (flow) yaşantı düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, betimsel nitelikte yer alan ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışma grubu, Gümüşhane Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu’nda eğitim gören 337 öğrenciden oluşmaktadır. Veri toplama aşamasında; ‘‘Flow Yaşantı Ölçeği’’, ‘‘Covid-19 Korkusu Ölçeği’’ ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Analiz aşamasında, verilerin normal dağılım kriterlerine uygun olduğu tespit edilerek, ikili karşılaştırmalarda Independent Samples T-Test uygulanırken; üç ve daha fazla grup kıyaslamalarında One Way ANOVA testi uygulanmıştır. Üniversite öğrencilerinde Flow Yaşantı Ölçeği ile Covid-19 Korkusu Ölçeği arasındaki ilişki Pearson Korelasyon analizi ile belirlenmiştir. Analiz sonucunda bölüm ve aktif spor durumu değişkenine göre flow yaşantı ölçeği ve Covid-19 korkusu ölçeği puanları arasında anlamlı fark saptanmamıştır. Haftalık katıldıkları etkinlik gün sayısı değişkenine göre Covid-19 korkusu ölçeği ve flow yaşantı ölçek puanları arasında anlamlı farklılık belirlenmiştir. Korelasyon analizi sonucunda, öğrencilerin Covid-19 korku düzeyleri ile flow yaşantısı akış düzeyleri arasında anlamlı ilişki bulunmadığı, Covid-19 korku düzeyleri ile flow yaşantısı kaygı düzeyleri arasında pozitif ve düşük düzeyde anlamlı ilişki olduğu, flow yaşantısı akış düzeyleri ile flow yaşantısı kaygı düzeyleri arasında pozitif ve orta düzeyde anlamlı ilişki olduğu tespit edilmiştir. Bu hususta üniversite öğrencilerinin farklı tür ve alanlardaki rekreasyonel etkinliklere yönelmeleri ve mental destek almalarının faydalı olabileceği öngörülmektedir.

  • MakaleYalnız künye2022
    The Acute Effect of High-Intensity Functional Exercises on Circadian Rhythm and Anaerobic Performance Parameters

    Bayrakdaroğlu, Serdar; Bayer, Ramazan; Eken, Özgür

    Kickboxing is a sport that involves high intensity and short intervals. High intensity functional training can contribute to training kickboxers specific to the competition. The purpose of this study is to examine the acute effect of high-intensity functional exercises on circadian rhythm and anaerobic performance parameters. The study consisted of 15 volunteer male kickboxers (age, 20.67± 1.23 years; height, 173.60± 3.18 cm; 69, 20±2.67 kg; BMI 23.03±.49) between the ages of 18-25. The research protocol consisted of multimodal HIFT exercises performed at different times of the day. After HIFT protocol; T-line agility, vertical jump, average and peak power data were obtained from the volunteers at different times of day (09.00 am; 01.00 pm; 05.00 pm). There was find statistically significant difference between vertical jump [F(1,145)= 129.54 p=.000, partial eta square:,902], peak power values [F(1,275)= 122.89 p=.000, partial eta square:,898], average power values [F(1,139)= 124.23 p=.000, partial eta square:,899], T- line agility times [F(1,925)= 39,227 p=.000, partial eta square:,737] after HIFT in the morning, afternoon and evening protocols (p< 0.05). The best scores were obtained in the evening (05.00 pm) values for all parameters. It was determined that HIFT had better effect on vertical jump, average power, peak power and T-line agility in the evening than morning and afternoon hours.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    The Optimal Manpower Planning of Hotel Personnel: Application of Pure Integer Programming

    Ergülen, Ahmet; Bolayır, Banu

    Working with the right number of personnel in public or private institutions and creating an efficient and effective work plan are important for the workplace. When considered in terms of businesses, manpower planning adds material and moral values to the business in the competitive market if it is prepared following the wishes and abilities of the personnel along with customer satisfaction. With the integer programming method, manpower planning can be established by optimizing the manpower, and missing or excess personnel can be determined. If there is more personnel in the business, the cost is reduced by detecting them. In this study; the February 2021 data of the personnel in Gumushane Ramada Hotel, which is operating in the center of Gumushane, was taken, and a pure integer programming model was established for manpower planning in accordance with this data. The aim of the study is to make optimal the manpower planning of the personnel in the hotel. In the application part of the study, a pure integer programming model was established as per the units where shift personnel at the hotel should be located, the working conditions determined by the hotel, and the salaries of the personnel. The solution of the pure integer programming model was made with the LINDO 6.1 package program, and the optimal solution was obtained. As a result of the solution, optimal manpower numbers in the hotel shifts were found, and it was detected that the number of personnel in the hotel was excessive. Cost minimization opportunity has been provided by determining the optimal number of hotel personnel.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    Yabancı Sermayenin Türk Tarımındaki Yeri: 1980 Sonrası Doğrudan Sermaye Hareketliliğinin Dönüşüm Süreci ve Yabancı Sermayenin Tarım Sektörü açısından Gelecek Eğilimlerinin Belirlenmesi

    Çomaklı, Şafak Ertan; Merddan, Kurtuluş

    Türkiye’de Cumhuriyet’in kuruluşundan 1980 yılına kadar olan dönem boyunca tarıma dayalı bir ekonomi benimsenmiş, nüfusun çoğunluğu tarım sektöründe istihdam edilmiş ve tarım korumacı politikalarla desteklenmiştir. 1980 sonrası alınan kararlarla birlikte serbest piyasa ekonomisine geçiş süreci başlamış ve tarımı desteklemeye yönelik politikalar da azaltılmıştır. 1980 sonrası uygulanan iktisat politikaları; üretimin, işgücünün, sermayenin ve sosyal politikaların yeniden yapılanmasını, dış ticaret ve mâli piyasaların ulusal ve uluslararası akımlarda serbestleştirilmesini hedeflemiştir. Ortaya konulan bu politikaların sektörel bazda farklı yansımaları olmuştur. Bu çalışmada; 1980 sonrası Türk tarımın sektörel yapısı, Türkiye ekonomisindeki yeri ve 1980 sonrası yabancı sermayenin sektörel dağılımı ele alınmıştır. Bu kapsamda geçmişte uygulanan tarım politikaları kısaca ele alınıp, 2000 sonrası yapısal düzenlemeler, yabancı sermaye hareketlerinin dönüşüm süreci ve yabancı sermayenin gelecek eğilimleri değerlendirilmeye çalışılmıştır. Çalışma, yerli ve yabancı alan yazınından ve çeşitli kurumlardan elde edilen verilerden faydalanılarak hazırlanmıştır. Bu çalışma ile, bu alanda yapılanları bir araya getirerek mevcut eksiklikleri dile getirmek hem de gelecekte benzer konularda çalışma yapmayı düşünenlere yol gösterici olmak hedeflenmektedir.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme