Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleYalnız künye2014
    Vergiye Gönüllü Uyum Sağlanmasında Fayda İlkesinin Rolü

    Şentürk, Suat Hayri

    Kamu gelirleri içinde en büyük paya sahip olanvergi, devlet açısından hayati bir öneme sahiptir.Bugün bir çok ülkede vergi idaresinin temelamacını, düşük idari maliyetlerle, yüksek vergigelirleri elde edilmesi oluşturmaktadır. Aynışekilde vergiye gönüllü uyum da vergi idareleriiçin oldukça önemli bir konudur. Vergiye gönüllüuyum derecesinin artması, vergi gelirleriniarttıracaktır. Vergiye gönüllü uyum, vergiyükümlülüğünün mükellefler tarafından kabuledilebilir ölçüde doğru olarak yerinegetirilmesidir. Bu çalışmanın amacı, vergiyegönüllü uyum ve vergilemede fayda ilkesiarasındaki ilişkinin ortaya konmasıdır.Vergilemede fayda ilkesi vergilerin kamumallarından sağlanan faydalar doğrultusundaolmasını ifade etmektedir. Fayda ilkesi vergiyegönüllü uyum derecesini arttıracaktır.

    AtıfTR Dizin16
    İncele
  • MakaleYalnız künye2014
    Osmanlı Sanayisindeki Vergi Muafiyetleri

    Damlıbağ, Fatih

    Osmanlı Devleti Tanzimat sonrası dönemde, ekonomiye olan bakışını değiştirmiştir. Artık mali kaygıların yanında, iktisadi düşünceler de dikkate alınmaya başlanmıştır. Devlet bu amaçla ülkenin sanayii altyapısını geliştirmeye çalışmıştır. Sanayileşme yolunda harcanan geniş bütçe ve gösterilen önemli çabalara rağmen, bu hedef için bazı sorunlar ortaya çıkmıştır. Bunlara ilaveten dönemde devlet, bazı savaşlara girmiştir. Savaşlar sebebiyle ülke hazinesi, sanayi finansmanında büyük güçlüklerle karşılaşmıştır. Bu durum karşısında 1880lerden itibaren, Osmanlı sanayileşmesinde özel sektörün yeri ve önemi artmaya başlamıştır. Devlet sanayileşme yolundaki iki önemli sorun olan, teknoloji transferi ve hammadde alanlarında girişimcilere çeşitli muafiyetler tanımıştır. Bunun haricinde girişimciler, ilave vergi ayrıcalıklarıyla da desteklenmiştir. Fakat zaman içinde ortaya bazı suistimaller çıkmıştır. Bu durum sebebiyle, devlet bazı denetim mekanizmalarına sahip olmak ihtiyacını hissetmiştir. Gelişmiş teknolojinin ülke içerisine getirilmesi için, Sanayi İdaresi teknoloji transferi alanındaki talepleri incelemeye başlamıştır. Osmanlı Devleti sadece dönemin en ileri teknolojisi olan buhar gücünü desteklemektedir. Vergi muafiyeti bu teknolojiye sahip makinelere tanınmıştır. Diğer önemli sorun olan hammadde içinse, vergi iadesi yöntemi uygulanmıştır. Bu yöntemin amacı verilen ayrıcalıkların ticaret için değil de, üretim amaçlı kullanıldığının kontrolüdür. Kısacası Osmanlı Devleti, modern teknolojiyi kullanarak üretim yapan girişimcileri desteklemeyi ilke edinmiştir.

    AtıfTR Dizin3
    İncele
  • MakaleYalnız künye2014
    Victor Fontanier'nin Trabzon Konsolosluğu (1830-1832)

    Yilmaz, Ozgur

    1830lu yıllarda Trabzon ticaretinin kazandığı ivmeyi, Fransızların 1827den beri kapalı olan konsolosluğu yeniden tesis etmeleri ve buraya yüksek beklentilerle daha evvel Fransız hükümeti tarafından Doğuya gönderilen Victor Fontaniernin tayin edilmesinden anlamak mümkündür. Fransızlar, İngilizlerin İran transit ticareti için Trabzonu önemli bir üs olarak seçmeleri ve daha da önemlisi 1820li yıllarda Gambanın Tiflis Fransız konsolosu olarak, İran ve Gürcistan ticaretine yönelik girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması üzerine Trabzonda gelişen uluslararası ticaretten istifade etmeye çalışmışlardır. Fransanın Trabzonda gelişen ticaretteki bu ısrarı, Fransız Dışişleri Bakanı Polignacın Fontanierye verdiği 10 Haziran 1830 tarihli talimatlardan görülebilir. Bunun yanında 1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı sonrasında, bölgedeki siyasi gelişmeler de büyük devletlerin ilgisini çekmeye başlamıştı. Bu bağlamda, Fontanier Fransız hükümeti tarafından bölgedeki Fransız çıkarları için çok geniş siyasi ve ticari bir misyonla bir kez daha Doğuya, bu kez geçici konsolosluk görevlisi olarak Trabzona gönderildi. Fakat Fontaniernin kısa görev süresi bu beklentileri yerine getirmediği gibi Fransız ticareti de İngiliz ticaretinin çok gerisinde kaldı. Bu makale, Fransız arşiv kaynaklarından ve Fontaniernin seyahatnamesinden hareketle Trabzonda uluslararası ticaretin başladığı bu dönemde, Fontaniernin konsolosluğunu inceleme amacındadır.

    AtıfTR Dizin12
    İncele
  • Derleme MakaleYalnız künye2014
    Ruminant Beslemede NDF ve ADF'nin Önemi

    Tekce, Emre; Gül, Mehmet

    Hayvanbeslemedekullanılankabayemleryapısalolan (selüloz,lignin,hemiselüloz)veolmayankarbonhidratlardan (organik asitler, şekerler) oluşur. Monogastrik hayvanlar kaba yemlerdeki bu yapısal karbonhidratları sindiremezken, ruminatlarselülotikmikroorganizmalarsayesindebuyapısalkarbonhidratlarısindirebilmektedirler.Kabayemlerdebulunan yapısal karbonhidratlar NDF (selüloz, hemiselüloz ve lignin) ve ADF (selüloz, hemiselüloz) olarak iki gruba ayrılır. Yapısal karbonhidratların hayvan beslemede kullanımı, ruminatlarda yemden yaralanmanın artırılması ve rumen sağlığının korunması için önemlidir.Nitekim,NDF ve ADF rumintlarda tükürük salgısını teşvikederek rumen pHsının uygun sınırlar içindekalmasınısağlarveböylecemikrobiyalsindirimdegörevalanselülotikveamilolitikbakterilerileprotozoavemayalar içinuygunortamsağlamışolur.RuminatlarınfizyolojikdönemlerinegörerasyonilealmasıgerekenNDFveADFmiktarları, baştaasidozis,laminitis,rumenparaketozisigibidahabirçokçeşitlimetabolikhastalıklarınönlenmesiaçısındanönemlidir. Bu derlemede tüm bu nedenlerden dolayı oluşabilecekekonomikkayıpların önünegeçmekve hayvanların sağlıklı şekilde beslenmesinisağlamakiçinhayvanbeslemedeyapısalkarbonhidratlarınönemianlatılmayaçalışılmıştır

    AtıfTR Dizin44
    İncele
  • MakaleYalnız künye2014
    Administrative control of developmental agencies: an assessment from its organizational and law status

    Önen, S. Mustafa; Gül Kanayran, Hasibe

    While mobilizing local potential in performance of activities, developmental agencies need to put forward a plan to make effective and efficient use of regional resources as well. Since these institutions are characterized by different structure and legal status in the world, the homogeneity in their methods to control and implementations is eliminating. This heterogeneity of standards and methods brings ambiguity in administrative control. Likewise, Turkey is also experiencing the same situation. Agencies in Turkish Public Administration System, belong to either public or private corporations, are ambiguous from point of view of legal and organizational control. Despite agencies are having public law (article. 5449) for the improvements of organizational activities, revenues, status of public officials and similar other aspects, controlling dilemma is prevailing because of following private law in this regard. Even appointed governors of the agencies usually go against the autonomy of the organizations, and likewise they do the same on legal grounds, governance, and subsidiary principles. The aim of this study is to examine and discuss administrative control system of developmental agencies specifically from organizational and legal status perspectives; also proposes an effective administrative structure that can contribute to the regional development.

    AtıfTR Dizin3
    İncele
  • MakaleYalnız künye2014Scopus SJRQ3
    The Provincial Administrative Councils of the Tanzimat Period (1840-1871)

    Yilmaz, Ozgur

    This research examines the centralization efforts of the Ottoman Empire in the tanzimat or reorganization period and presents the challenges in the implementation of the centralization policy. The article argues that because the Ottoman Empire lacked sufficient numbers of trained administrators in its quest to centralize the local administrations it was forced to rely on the local power houses and regional landlords, which in turn prevented the central authority from reaching its goals.

    AtıfTR Dizin4
    İncele
  • MakaleYalnız künye2014
    Üniversite Öğrencilerinin Nargile İçme Davranışları ve İlişkili Sosyodemografik Özellikleri

    Haznedaroğlu, Dilek; Bertan, Münevver; Güçiz Doğan, Bahar; Ozcebe, Hilal; Önal, Ebru İnal

    AMAÇ: Bu çalışmanın amacı, üniversitelerin birinci ve dördüncü sınıflarında okuyan öğrencilerde nargile içme yaygınlığını belirlemek, nargile içme ile ilişkili sosyodemografik faktörleri incelemek ve koruyucu önlemlere yönelik uygulanacak programlara katkı sağlamaktır. YÖNTEM: Uluslararası Çocuk Merkezi'nin yürütmüş olduğu Üniversite Birinci ve Dördüncü Sınıf Öğrencilerinin Adolesan Dönem Bilgi ve Yaşam Tarzlarının Belirlenmesi Araştırması-2009 ülkemizdeki dokuz üniversitedeki Fen-Edebiyat, Eğitim ve Tıp Fakültelerinin birinci ve dördüncü sınıf öğrencilerini kapsamaktadır. Toplam 5.221 öğrenci üzerinden değerlendirme yapılmıştır. Veriler, SPSS 16.0 istatistik paket programı ile değerlendirilmiştir. BULGULAR: Birinci sınıfta okuyan öğrencilerin %18,9'u, dördüncü sınıfta okuyan öğrencilerin ise %24,5'i nargile içtiğini belirtmiştir (p<0.001). Birinci sınıf öğrencileri arasında; erkek olanlar (%27,4), anne öğrenim durumu lise (%28,0) ve baba öğrenim durumu yüksekokul mezunu olanlar (%24,9), fen edebiyat fakültesinde okuyanlar (%21,0), yalnız evde yaşayanlar (%39,3) ve ekonomik durumunu iyi olarak ifade edenler (%21,8) anlamlı olarak daha fazla nargile içmektedir (p<0.05). Dördüncü sınıf öğrencilerinde erkek (%33,1), anne-baba öğrenim durumu yüksekokul mezunu olan (%35,9-%28,5), fenedebiyat fakültesinde okuyan (%28,6), evde arkadaşlarıyla yaşayan öğrenciler (%29,8) anlamlı olarak daha fazla nargile içmektedir (p<0.05) SONUÇ: Nargile içimi gençler arasında sigara içimi gibi oldukça yaygın bir davranış haline gelmektedir. Nargile içimi özellikle sosyoekonomik statüleri yüksek olan gençlerde daha fazladır

    AtıfTR Dizin10
    İncele
  • MakaleYalnız künye2014
    Market making in stock market and application to borsa

    Doğru, Bülent; Nacakci, M Bilgehan

    Stock markets having fast, efficient and low cost systems are one step ahead of others; at these markets auction method and market making system are in operation. The empirical results suggest for Borsa Istanbul (formerly İMKB), with adoption of market making system, improvements are observed in the liquidity, depth, and spread of stocks. That market making system could be useful in increasing continuity of transactions and efficiency of price mechanism in exchanges is being considered.

    AtıfTR Dizin1
    İncele
  • MakaleYalnız künye2014
    Customer satisfaction on online readymade garment consumption: the eastern blacksea example

    Akyüz, Ahmet Mutlu

    The purpose of this study is to test the research model and to explore the influencing factors on customer satisfaction through service quality based on the data obtained from readymade garment purchasers who are shopping from web sites. The research model was set up through the previous literature. The model was tested by Structural Equation Modelling. A survey was made on the customers who are living in the Eastern Black Sea Region. With the results of this research, firms that have been building or re-editing their websites get information on factors that will lead them to increase their brand loyalty.

    AtıfTR Dizin3
    İncele
  • MakaleYalnız künye2014
    Politik riskin firma değeri ile ilişkisi: imkb'ye kayıtlı firmalar üzerinde bir uygulama

    Çam, Alper Veli

    Literatürde, firma değeri ile firma değerini etkiyen mikro faktörler arasındaki ilişkiyi inceleyen çalışmalar bulunmasına rağmen, makro faktörlerin firma değeri ile ilişkisini inceleyen sınırlı sayıda çalışma vardır. Bu çalışmanın temel amacı, politik riskin İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'na kayıtlı firmaların değerleri üzerindeki etkisini incelemektir. Araştırma, 2000-2009 yılları arasını kapsamaktadır. Çalışmada panel veri analizi kullanılmıştır. Bulgulara göre, politik risk ile firma değeri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmış ve bu sebeple politik riskin firma değerini etkilediği tespit edilmiştir.

    AtıfTR Dizin19
    İncele
  • MakaleYalnız künye2014
    A general view of politic system classifications in comparative political science of ancient greek era

    Yilmaz, Nihat

    The popularity of Comparative Political Science, as a sub-discipline of the Political Science, is on a continuous increase today. This discipline receives many attentions as it provides detailed knowledge on politic systems of various countries. The historical background of such an area, which is drawing more and more interest in our day, is traced back to very old eras. The first political system classification made in the Comparative Political Science appeared in the Ancient Greek era. For this reason, the objective of this paper is to analyze, within frameworks of certain philosophers, the political system classifications in the era of Ancient Greece, which was included in the western political thinking. Firstly the basic concepts of Comparative Political Science and political system are touched upon, and then political system classifications are analyzed with examples of Herodotus, Plato and Aristotle.

  • MakaleYalnız künye2014
    Türk basınında 1 mayıs 2013 şiddet olaylarının çerçevelenmesi

    Özarslan, Hüseyin

    1 Mayıs İşçi Bayramı kutlamaları 2010 yılından beri Taksim'de gerçekleştirilirken 2013 yılında İstanbul Valiliği, yayalaştırma çalışmaları yapılan bölgedeki inşaatların ve şantiyelerin risk oluşturması gerekçesiyle Taksim'de kutlamalara izin vermedi. Sendikaların Taksim'de kutlama yapmakta ısrar etmeleri üzerine 1 Mayıs İşçi Bayramı'nda polis ve göstericiler arasında şiddet olayları meydana geldi. Yaşanan olaylar ve gerilim, gazetelerin haber seçim ve sunumlarında geniş yer bulurken olayın fâilleri farklı çerçevelenmişti. Bu makale, gazetelerin aynı olguyu anlatmak için tek bir olayda (1 Mayıs gösterileri), olaya neden olma ve fail kim? atıflarını içeren farklı sözcük ve resimleri nasıl sunduğunu çerçeveleme yaklaşımı ekseninde ortaya koymaktadır. Araştırma, Taksim'de yaşanan 2013 yılı 1 Mayıs olayları haberlerinin hangi boyutlarının çerçeveyi oluşturan bilgileri taşıdığını tam olarak ortaya koymayı ve bu şekilde haber metnindeki çerçevelerin doğasını aydınlatmayı amaçlamaktadır. Makale ayrıca metindeki çerçeveler ile habercilerin ve izleyicilerin düşünce biçimleri arasındaki etkileşimler üzerinde de yorumlarda bulunmaktadır. Yapılan araştırmada, Hürriyet Gazetesi'nin 1 Mayıs haberini "polis şiddeti" olarak çerçevelediği, Zaman Gazetesi'nin ise "polis şiddeti" çerçevesiyle "gösterici şiddeti" çerçevesini dengeli olarak kullandığı bulunmuştur

    AtıfTR Dizin4
    İncele
  • Derleme MakaleYalnız künye2014Scopus SJRQ4
    Saccharomyces boulardii'nin Fermente Süt Ürünlerinde Kullanımı

    Erkaya, Tuba; Ürkek, Bayram; Şengül, Mustafa

    İçerdikleri yararlı mikroorganizmalar sayesinde fermente süt ürünleri fonksiyonel gıdalar arasında önemli bir yere sahiptirler. Ticari amaçla kullanılabilen probiyotik bir maya olan Saccharomyces boulardii'nin probiyotik mikroorganizmalar içeren biyoyoğurt mikroflorası ile birlikte kullanıldığı zaman probiyotik mikroorganizmaların gelişmesini teşvik ettiği ve probiyotik bakterilerin canlılığını sürdürmesine katkıda bulunduğu belirtilmektedir. Ayrıca, S. boulardii diğer bakteri türlerinden farklı olarak antibiyotiklere karşı daha dirençli olup mide asidi ve safra salgısından da etkilenmezler. Bu özelliklerinin yanı sıra S. boulardii terapötik etkisi olan bir biyo ajandır. Terapötik olarak antibiyotik kaynaklı ishallerde, akut ishal, tekrarlayan Clostridium difficile enfeksiyonlarında, bebeklerde rotavirüsün neden olduğu ishallerde, iltihaplı bağırsak enfeksiyonlarında ve laktoz malabsorbsiyonunun engellenmesi gibi amaçlar için de kullanılmaktadır. S.boulardii'nin birçok terapötik özelliği olmasına rağmen S.boulardii içeren bir fermente süt ürünü bulunmamaktadır. Bu derlemede biyoterapötik olarak kullanılan S. boulardii'nin fermente süt ürünlerinde kullanımı ve terapötik etkileri hakkında bilgi verilerek ve fermente süt ürünlerinde kullanımına dikkat çekilmeye çalışılacaktır.

  • MakaleYalnız künye2014
    An audit paradigm in the framework of postmodern public administration understanding: ombudsman

    Doğan, Kadir Caner

    Ombudsman is briefly a government agency or officer that receives, views and concludes the complaints of citizens whose rights and powers were infringed by the state and public administration bodies. The concept of ombudsman first appeared in Sweden in the 18th century. Therefore, the concept of ombudsman is based on community, politics and public administration understanding of the modern period. However, historically, the offices of ombudsman were established in a widespread manner in many countries throughout the world in the 20th century and especially after World War-II. This is because of the fact that the states had serious problems in this period and the ombudsman was regarded as a remedy to get rid of them. Therefore, the actual development of the ombudsman corresponds to the post-1945 period as well as the end of modern era. In this period, postmodernism began to gain importance and to be discussed and there is a significant connection between postmodernism and ombudsman. Indeed, the main thesis of this article is to suggest that ombudsman is an audit paradigm specific to the postmodern public administration. Thus, the present article argues that the ombudsman found its identity in the postmodern public administration era.

    AtıfTR Dizin3
    İncele
  • MakaleYalnız künye2014
    The Impacts of the 9/11 Attack on USA Foreign Policy Leaded by George W. Bush

    Aksoy, Metin

    There has been a wide range of discussions on the approach to American foreign policy from past to present. The main issue is whether the foreign policy was implemented in order to expand the democracy and freedom in a global scale or to use in these concepts in the context of strengthening its hegemony. Specifically, the strategies applied after the 9/11 attack by George W. Bush were pointing out a turning point in a paradigm shift in the foreign policy. This study consists of two parts. In the first part, the general tendency of the conventional American foreign policy is presented. Then, the changes in the foreign policy will be examined in the light of the before and after Bush administration regarding to the 9/11 attack.

  • MakaleYalnız künye2014
    The Relationship between Submissive Behavior and Exposure to Physical Violence in Adolescents in a Semi-Rural Area of Malatya

    Yekeler, Beliz; Pehlivan, Erkan

    Adolescence and young adulthood are periods that increase in violent behaviors. Perceived by the victims directly and those who witness the violence is important for the development personality, attitudes and behaviors. The aim of this study is to investigate the relationship between submissive behavior characteristics of adolescents and exposure to physical violence in a semi-rural area, in Malatya. This is the cross-sectional survey was conducted in a semi rural area of Malatya. Hekimhan District Centre and randomly selected three town 410 adolescents were included in the study. The research survey and &quot;Submissive Behavior Scale&quot; developed by Savaşır and Şahin (1992) was applied under observation. Unpaired t-test and regression analysis were used for data analysis. 60.2% male and 39.8% were female of 410 adolescents. 33.7% primary and 66.3% high school education of adolescents has been attending. From the adolescents 41.3% at home, 41.9% in school, 41.5% in the street, stated that they had experienced physical violence. Male adolescents SAS mean 34.1 &plusmn; 11.4, and 36.2 &plusmn; 11.9 with the mean of female showed no significant difference (p = 0.073). Submissive behavior score of adolescents victimized by domestic violence was higher than the ones who do not (t = 1.993, p &lt;0.05). The standardized regression coefficient is interpreted, exposed to physical violence in the home increased by 13.9% to an increase of one-unit leads to in the submissive behavior (F = 7.892, p = 0.005). As conclussion; in this study it was found a significant relationship between submissive behavior and physical violence at home. The consciousness-raising programs for adolescents, parents and teachers are needed.

    AtıfTR Dizin3
    İncele
  • MakaleYalnız künye2014
    Türkiye'de hisse senedi fiyatları ve döviz kuru arasında doğrusal ve doğrusal olmayan eş bütünleşme ilişkisi

    Doğru, Bülent; Recepoğlu, Mürşit

    Bu çalışmanın amacı Türkiye'de hisse senedi fiyat endeksi ile Euro/TL ve Dolar/TL döviz kurları arasında hem doğrusal hem de doğrusal olmayan eş bütünleşme ilişkisinin varlığını 19802012 arası dönemde aylık zaman serisi verileriyle analiz etmektir. Doğrusal eş bütünleşme testi Pesaran, Shin ve Smith (2001) tarafından geliştirilen ve aynı düzeyde durağan olmayı gerektirmeyen sınır testi yaklaşımı ile analiz edilmiştir. Doğrusal olmayan eş bütünleşme analizi ise Breitung (2001) rank testi ile gerçekleştirilmiştir. Verilerde Şubat 2001'de yapısal kırılma görüldüğünden ayrıca alt dönemler için de analiz tekrarlanmıştır Ampirik bulgular, Türkiye'de döviz kuru ve hisse senedi fiyatı arasında uzun dönemde bir eş bütünleşme ilişkisi olduğunu göstermektedir. Bu ilişki uzun dönemde pozitif kısa dönemde ise negatif çıkmıştır. İlişkinin yönü döviz kurundan hisse senedine doğrudur. Bu yüzden Türkiye Ekonomisi için döviz kuru ve hisse senedi arasındaki ilişkiyi açıklayan "geleneksel yaklaşım" teorisi geçerlidir.

    AtıfTR Dizin6
    İncele
  • MakaleYalnız künye2014Scopus SJRQ2
    Tanzimat döneminde isyancı bir ayan profili: acaralı kör hüseyin bey hadisesi

    Yilmaz, Ozgur

    -

    AtıfTR Dizin4
    İncele
  • MakaleYalnız künye2014
    Form beıng an ınvıter to be a statesman: saâbit dâmolla

    Kurban, Nurahmet Kurban Nur Ahmet

    One of the important events that occurred in the recent history of East Turkestan is setting up of Republic of Islamic Eastern Turkestan. This government, which founded according to modernism, is also expected first government experience of community after long time. Many scientists had active role in foundation of the government. Sâbit Dâmolla is the most important scientist in this area. Sâbit Dâmolla, who began his education at early age in Kasgar and Bukhara science department in a good degree, spent his whole time for the independent country. For this purpose first of all he made observation in various regions of Eastern Turkestan. After then, he made case study in various city of Middle Asia, Istanbul, Cairo, Hedjaz and India. As a result of dense political struggle after returning home, he founded Republic of Eastern Turkestan. Unfortunately, long after this republic was demolished by foreign power. However, this struggle, which leaded by Sâbit Dâmolla and his team, is an inspiration to community of Eastern Turkestan. As we have mentioned at the end of this paper, Sâbit Dâmolla conducted research and published on Islamic science, history and literatures. He is also called people to Islam as he was an eloquent orator. He participated in political works at the end of his life and this solidified his identity as a statesman

  • MakaleYalnız künye2014
    Sıffîn savaşı ve tarihin gizlediği bir gerçek; ali muâviye mütarekesi

    Yaşaroğlu, Hasan

    Hz. Ali ile Şam valisi Muâviye arasında meydana gelen Sıffîn Savaşı, İslam tarihinin önemli dönüm noktalarından birini teşkil etmektedir. Hz. Osman'ın hilafetinin son yıllarında başlayan ihtilafların giderek derinleşmesi neticesinde adı geçen halifenin asiler tarafından şehit edilmesi ve onun ardından Hz. Ali'nin halife seçilmesi kısa bir süre sükuneti temin etmiş olsa da, önde gelen iki sahâbî Talha b. Ubeydullah ve Zübeyir b. Avvam'ın Hz. Ali'ye karşı bayrak açmaları bu sükuneti bozmuş, bundan sonra da bir türlü istikrar sağlanamamıştır. Mezkur iki sahâbînin isyanı İslam toplumunu bir iç çatışmaya sürüklemiş, ilk iç çatışma olan Cemel Vak'ası'nın bir şekilde üstesinden gelinmesinin ardından yaklaşık bir yıl sonra bu sefer Muâviye'nin Hz. Ali'ye biat etmeyi kabul etmemesi yüzünden ikinci iç savaş Sıffîn'e gidişin önüne geçilememiştir. Sıffîn Savaşı'nın sonuçları çok ağır olmuştur. Bu savaş, İslam toplumu üzerinde tedavisi zor yaralar açmış, derin izler bırakmıştır. Uzun süre devam eden ve her iki taraftan da çok sayıda kayba neden olan bu kanlı çatışmadan, üstelik, somut bir sonuç da elde edilememiştir. Yenişemeyen taraflar, hakeme gitme kararı ile silahları susturmuşlardır. Savaş alanında biraz daha zayıf durumda olan Şam, Mushafları havaya kaldırmak suretiyle yapmış olduğu taktik hamle ile savaşı durdurmayı başarmış, devam eden tahkim görüşmelerinde de bu tür hamlelerini sürdürerek Sıffîn sürecinden güçlü ayrılmayı başarmıştır. Buna karşılık, Hz. Ali tarafı ise kendi içerisinde yaşamış olduğu bölünme neticesinde giderek zayıflamıştır. Böyle olmasına rağmen her iki taraf da, sürecin başarıya ulaştırılması ve ihtilafın çözüme kavuşturulması anlamında, bir başarı elde edememiştir. Tahkimi müteakip taraflar arasında meydana gelen bölgesel çatışmalardan da bir sonuç çıkmamıştır. Bu arada, Ali-Muâviye anlaşmazlığını fırsat bilen ve kaybettiği toprakları geri almak için pusuda bekleyen Bizans da yavaş yavaş hareketlenmeye başlamıştır. Taraflar arasındaki anlaşmazlıklar ve çatışmaların uzayıp gitmesi ve de az önce ifade edildiği gibi Kuzeyde pusuya yatmış olan Bizans'ın Suriye'ye doğru hareketlenmesi konjonktürel bir baskı oluşturmuştur. Gerek Şam, gerekse Irak hemen her açıdan tıkanıklıklar içerisine girmiş, bu tıkanıklıklar tarafları barış yönünde adım atmaya zorlamıştır. Sonuçta Şam tarafının teklifi ile Şam-Irak arasında bir mütareke imzalanmıştır. Bu mütareke her nedense tarihin tozlu rafları arasında kaybolup gitmiştir. Tek bir eser dışında İslam tarihi kaynakları bu mütarekeden söz etmemişlerdir. Doğrusu bu ilginç bir durumdur. Hz. Ali'nin oğlu Hasan ile Muâviye arasında yapılan barış anlaşması hemen hemen tüm kaynaklarda anlaşmasından söz edilmemesi, hatta bu konuya herhangi bir atıf dahi yapılmaması, oldukça dikkat çekicidir. Taberî bu hususta infirat etmektedir. Bununla birlikte, söz konusu rivayetin otantikliği konusunda şüphe duymamızı gerektirecek her hangi bir karine söz konusu değildir. yer almışken, söz konusu Ali-Muâviye barış anlaşmasından söz edilmemesi, hatta bu konuya herhangi bir atıf dahi yapılmaması, oldukça dikkat çekicidir. Taberî bu hususta infirat etmektedir. Bununla birlikte, söz konusu rivayetin otantikliği konusunda şüphe duymamızı gerektirecek her hangi bir karine söz konusu değildir.