Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Baltaci, Cemalettin(26)
- Uzun, Sevda(24)
- Kulakaç, Nurşen(23)
- Yildiz, Salih(23)
- Ayaydin, Hasan(22)
- Doğan, Kadir Caner(19)
- Kenek, Gökhan(19)
- Tosunoğlu, Büşra(19)
- Yilmaz, Ozgur(19)
- Akyürek, Suat(18)
- Bostan, Sedat(18)
- Can, İbrahim(18)
- Doğru, Bülent(18)
- Peker, İskender(18)
- Çalışır, Gülsüm(18)
- Avcı, İbrahim(17)
- Hayaloğlu, Pınar(17)
- Keyifli, Nazlı(17)
- Ulutaşdemir, Nilgün(17)
- Yildiz, Emel(17)
- Akyol, Hikmet(16)
- Türkkan, Tuğba(16)
- Yeşilçayır, Celal(16)
- Cengiz, Ekrem(15)
- Pala, Fahrettin(15)
- Akyüz, Ahmet Mutlu(14)
- Bayrakdaroğlu, Serdar(14)
- Demirağ, Hatice(14)
- Demirbağ, Orkun(14)
- Evren, Savaş(14)
- Kahraman, Yakup(14)
- Yesilelebi, Gl(14)
- Yıldız, Barış(14)
- Ödemiş, Murat(14)
- Damlıbağ, Fatih(13)
- Hakkıoğlu, Mümin(13)
- Saylan, Kemal(13)
- Taşdelen, Birgül(13)
- Zeybek, Halil İbrahim(13)
- Çam, Alper Veli(13)
Yayınlar
- MakaleYalnız künye2017Performance measurement in turkish logistics industry with grade relative analysis method
Pala, Fahrettin; Durmuş, Savaş; Ayaydin, Hasan
The aim of this study is to provide information about the development and the importance of the logistics sector in Turkey and to carry out the performance measurements of the companies operating in the sector. The performance measurement of 10 logistics firms taking place among the best 500 firms the Journal of FORTUNE Turkey explained for the year 2011 has been conducted by using efficiency, size and profitability ratios via Grey Relationship Analysis Method (GRA). By performing GRA firms are ranked with respect to their performances
AtıfTR Dizin27
İncele - MakaleYalnız künye2017Satın alma niyeti oluşturmada menşe ülke imajının tüketicinin aşinalık durumuna göre direkt ya da dolaylı etkileri: hale etkisi vs. özet yapı
İzmir, Onur
Bu çalışmada menşe ülke imajı kavramının hale etkisi mekanizmasıyla mı yoksa özet yapı mekanizmasıyla mı işlediği araştırılmıştır. Menşe ülke çalışmaları hale etkisi modeli kapsamında ele alınmaktadır. Literatürde özet yapı modelinin öneminin vurgulanmasına rağmen bu modeli test eden ampirik çalışmalar bulunmamaktadır. Bu araştırmada, literatürdeki bahsedilen bu boşluk doldurulmaya çalışılmıştır. Tüketiciler ürüne aşinalık düzeylerine göre aşina olanlar ve olmayanlar şeklinde iki örnekleme ayrılmıştır. Aşina olmayanlardan oluşan örneklemde hale etkisi, aşina olanlardan oluşan örneklemde ise özet yapı mekanizmaları yapısal eşitlik modellemesi kullanılarak test edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre, hale etkisi modeli kabul edilirken; özet yapı modeli reddedilmiştir. Hale etkisi modelinde ülke imajının anlamlı dolaylı etkisi kanıtlanmışken, özet yapı kapsamındaki direkt etkisi anlamsız bulunmuştur. Aşinalığın olmadığı (ya da az oluğu durumda) menşe ülke imajının kalite, değer ve fayda gibi ürün değerlendirme unsurları aracılığıyla satın alma niyetini pozitif yönde etkilediği belirlenmiştir. Ülke imajı çalışmalarında, tüketicilerin ürünle alakalı pozitif kalite, değer ve fayda algılarına sahip olmalarının satın alma niyeti geliştirmedeki önemi kanıtlamıştır.
AtıfTR Dizin3
İncele - MakaleYalnız künye2017Cemil meriç ve ali şeriati’nin eserlerinde batı kültürü eleştirisi
Demir, Sertaç Timur
This paper is an attempt to describe the contemporary debates in sociology in the context of Ali Shariati and Cemil Meriç who are significant but not popular scholars of the Eastern intellectual world by making comparison with some Western thinkers and issues. In this way, it is dealt with some typical modern sociological matters and criticise indirectly the West-oriented worldview. For this purpose, it is also focused on the question of how the Eastern scholars approach some debates from objectivity to value-judgment; from equality to class conflict; from religion to freedom; from genocide to the problem of intellectuality; and from security to power. At this point it should be underlined that the concepts East and West do not refer to geographical distance but to socio-cultural and ideological differentiation. It is not coincidence that these differentiations are portrayed in the context of essential scholars like Cemil Meriç and Ali Shariati who both internalise the West and, despite this, turn their faces to the East because these two thinkers have significant worth and background in reaching the roots of this civilisation and in constructing the future
- MakaleYalnız künye2017Yargılamada şahitlik ve ahlâk
Fidan, Yılmaz
İslâm yargılama hukukunda ilk devirlerden bu yana şahitlik bir ispat vasıtası olarak daima önemini korumuştur. Bunu Kur'ân-ı Kerîm'de yer alan konu etrafındaki bazı âyetler yanında Hz. Peygamber'in (sav)bazı uygulamaları şekillendirmiştir. Şahitliğin İslâm hukukunda fıkıh ilminin çeşitli mevzularında olduğu gibi dini ve vicdani bir tarafının da varlığı dikkatleri üzerine çekmektedir. Buna göre insanlar tarafından şahitliğin yerine getirilmesinde gönüllü denetim sistemi ile orijinal bir özelliğe sahip olduğu görülür. Ayrıca şahitlerin taşımaları gereken bazı evsafın bulunup bulunmadığının tesbiti yöntemleri ve bu konunun ele alınışı kaynaklarda tarihi bir gelişmenin varlığına işaret etmektedir. İslâm hukukçularının çoğunluğun kabulüne göre şahitlerin iyi hal sahibi oldukları tespit edilmelidir. Bu işleme, ta'dîl veyahut tezkiye adı da verilmektedir. Tanık beyanı sonrasında, şahitte adalet sıfatının tesbitine ilişkin bir soruşturma işlemi yapması, şahit hakkında zann-ı gâlib hasıl etmesi ve kararını ancak bundan sonra vermesi hâkimin kendisinden beklenmektedir. Bu yöndeki uygulamaların ilk zamanlardan itibaren gelişme kaydederek Hz. Ömer'in (ra)uygulamalarında ve daha sonra Hanefî imamlarından İmam Ebû Yûsuf ve İmam Muhammed'in fetvalarında iyice teşekkül ettiği ve bu konuda kaynaklarda serpiştirilmiş vaziyette zengin bir bilginin bulunduğu gözlemlenir. Şahitlerin güvenilirliği hakkında başvurulan araştırma ve tezkiye usulünün Hanefî mezhebi, Şâfiî mezhebi, Hanbelî mezhebi ve Mâlikî mezhebi kaynaklarında tafsilatlı şekilde işlendiği ve zamanla da apayrı bir önem kazandığı görülür. Hanefîler genel mânada fetvaya şahitlerin hallerinin araştırılması yönündeki imâmeynin/Ebû Yûsuf ile İmam Muhammed'in sözü edilen görüşünü kabul edip buna göre amel ettikleri ve yargıda işlettikleri gözlemlenir. Nihayet bunun Mecelle'de kanun haline getirildiği de bilinmektedir. Medeni Kanunun kabulü ile Türk hukukunda şahitlere yemin verdirilmesi usulü ile yetinilmiş ve şahit soruşturulması usulü ilga olunmuştur. Burada kanun önünde herkesin tanık sıfatını haiz olduğu ön kabulünden yola çıkılmış tezkiye usulü askıya alınmıştır. Buna sebep olarak belli zorluk ve sıkıntılar gerekçe olarak gösterilmiştir. Buna mukabil günümüzde şahitlerin soruşturulmasının gereği ve bundan olumlu neticeler alınabileceği gerçeği basit bir bakışla öngörülebilmektedir. Mahkemelerde yalancı şahitliklere dayalı kararlar verilmesinden böylece işin başında iken sakınmak mümkün gözükebilmektedir. İslâm hukukunda öz olarak denenmiş ve belli esaslara bağlanmış olan şahit soruşturulması usulü mevcuttur. Bilgisayar, internet ve yargı ağları gibi teknik iletişim araçlarından da yardım almak suretiyle mahkemelerin ve hâkimlerin görevleri muhakeme usulü açısından daha verimli hale getirilebilir. Bu konunun genel adaletin tahakkuk ettirilmesinde, mahkeme kararlarının doğru çıkmasında, yargı hatalarının asgariye indirilmesinde, kamu düzeninin tesisinde ve de toplumdaki bireyler arasında iyi ahlâkın hâkim olmasındaki katkılarından söz edilmektedir. Bireylerde vicdani kontrol ve ayrıca kamu denetimi sayesinde suç, ceza ve kabahat oranlarında istatistiksel açıdan düşüş de bu usulden beklenen katkılar arasında sayılmaktadır. Çünkü Müslümanlıkta din, inanç, ibadet, hukuk, yargı, ahlâk, fıkıh ve sosyal hayat bütünleşmiş şekilde vazife görürler.
- MakaleAçık Erişim2017The econometrical analysis of the relationship between urbanisation and economic growth (the case of eu countries and turkey)
Sancar, Cenap; Özkök, Canan Sancar
The aim of this study is to determine whether there is a relationship between urbanisation and economic growth in terms of 13 European Union Member countries and of Turkey as well as to determine the direction of this relationship, if it exists. In the study, GDP per capita was used as a dependant variable where population density and employment rates of industry and services sectors, which represent the urbanisation, as well as the employment rate of agriculture sector and general employment rate, which were included in our model, were used as independent variables. The annual series of the variables of the model that was created within the scope of the study for the period between 1990-2014 were analysed by panel co-integration method. According to panel causality test, there is a bilateral causality relationship between GDP and employment rates of services, industry, and agriculture sectors. Additionally, there was a unilateral causality relationship from GDP towards urban population density and towards general employment rate. Also, according to the DOLS and FMOLS results, the increases in urban population density and in the employment rate of services sector have a positive effect on GDP per capita. Findings from the study show that urbanisation and economic growth are mutually dependent processes in 13 EU member countries and in Turkey.
AtıfOpenAlex9TR Dizin5
İncele - MakaleYalnız künye2017Analysis on consumption expenditures of gumushane university members
İpek, Egemen; Sekmen, Özlem
The aim of this study is to determine the consumption behavior of Gumushane University members residence in city center. In the study, data obtained from four-week questionnaires administered to 101 members is analyzed by EASI (Exact Affine Stone Index) Demand System Model. Share of consumption expenditure in budget, Engel curves of individuals and the effects of demographic variables on consumption are estimated by SUR (Seemly Unrelated Regression) method. With these models findings statistically significant relationship between gender, age, marital status, car ownership and share of their consumption expenditures in the budget is determined. Moreover, the share of food and clothing expenditure in budget is low in high-income groups and the share of housing and transportation expenditure considerably high in low-income groups
- MakaleYalnız künye2017Scopus SJRQ4Sığırlarda Eklem Hastalıklarının Tanısında Ultrasonografik Muayene
Gökhan, Nezihe
Ultrasonografi veteriner hekimlikte birçok sistemde hastalıkların tanısında kullanılmaktadır. Özellikle son dönemlerde veteriner eğitim hastanelerinde sığırların ektremite bozukluklarında tanı amacıyla rutin uygulanan görüntüleme yöntemlerinden biridir. Eklemlerin ultrasonografisi için en sık 5.0-7.5 MHz'lik linear veya convex problar kullanılmaktadır. Hasta ve hekim açısından tehlike oluşturmaması, çabuk ve kolay uygulanması, iyonizan olmaması ve dokulara nüfuz etmemesi ultrasonografinin en önemli avantajlarıdır. Ayrıca, uygulanan sağaltımın etkinliğinin takip ve kontrol edilmesi ile diğer radyolojik yöntemlere göre üstünlüğünü kanıtlamıştır. Ultrasonografi ile artiküler ve periartiküler şişkinlikler muayene edilebilirken, akut ve kronik artritislerin ayırımı yapılabilir. Başlıca dezavantajı ise; uygulayan hekime göre değişen subjektiviteye sahip olmasıdır
- MakaleYalnız künye2017Ulusal dış politikaların avrupalılaşması: kavramsal bir tartışma
Ugur, Omer
Bu çalışma, Avrupa Birliği (AB) düzeyinde oluşturulan dış politika işbirliği süreçlerinin ulusal dış politikalar üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Avrupa bütünleşmesiyle ilgili mevcut literatürün büyük bir kısmı AB düzeyindeki gelişmeler ile ulusüstü kurumsallaşma ve politika yapma süreçlerinin üye ulus devletlere olan etkisini araştırmaya odaklanmıştır. Fakat Maastricht Antlaşması ile AB'nin kurumsal çatısı altında yer almaya başlayan dış politika alanı -üye ülkelerin kontrolünde olmasından dolayı- uzun bir süre bu incelemelerin dışında tutulmuştur. AB dış politikasının hükümetler arası niteliğe sahip olmasına rağmen Maastricht Antlaşması'ndan sonra AB düzeyinde dış politika alanının genişlemesi ve kurumsal yapıların büyümesi, üye ülkelerin ulusal dış politikalarında önemli değişiklikleri meydana getirmeye başlamıştır. Bu bağlamda egemenlik kaygıları neticesinde üye ülkelerin kontrolünde olacak şekilde kurgulanan AB dış politikasının üye ülkelerin ulusal dış politikalarındaki değişimleri nasıl ve ne şekilde ortaya çıkardığı bu çalışmanın temel sorunsalını oluşturmuştur. Bu kapsamda çalışmada öncelikle Avrupalılaşma kavramının kuramsal çerçevesi çizilecek ve Avrupalılaşmanın ulus devletler üzerinde nasıl ve hangi araçları kullanarak bir dönüşüme neden olduğu/olabildiği literatür ışığında açıklanacaktır. Avrupalılaşmanın, AB üyesi ülkelerin dış politika oluşturma süreçlerinde, kurumlarında ve tercihlerinde nasıl bir etkiye sahip olduğunun, Avrupa dış politikasının oluşumunda hangi mekanizmaları kullandığının ve bunlara ne derece katkı sağladığı literatür çerçevesinde ele alınacaktır. Böylece, Avrupalılaşmanın ulusal dış politikalarda bir yakınlaşma mı yoksa bir farklılaşmayı mı ortaya çıkardığı gösterilmiş olacaktır
- MakaleYalnız künye2017Beklentiler ve hane halkı harcamaları: türkiye örneği
Akyazi, Haydar; İpek, Egemen
Hanehalklarının gelecek beklentileri onların cari dönem karar verme davranışları üzerinde önemli etkiye sahiptir. Bu çalışmada, hanehalklarının ekonomiye dair beklentileri ve hanehalkı harcamaları arasındaki ilişkinin ampirik olarak test edilmesi amaçlanmıştır. Analizde hanehalkı beklentileri tüketici güven endeksi ve tüketim davranışı ise dayanıklı, yarı dayanıklı, dayanıksız ve hizmet harcamalarını içeren toplam harcamalar ile temsil edilmiştir. Bu bağlamda, tüketici güven endeksi ve hanehalkı harcamaları arasındaki ilişkiyi inceleyen baseline model 2009Q1-2017Q2 dönemi için Vektör Otoregresif tahmin yöntemi kullanılarak test edilmiştir. Model sonucuna göre, hanehalkı tüketim harcamaları tüketici güven endeksinin Granger nedenidir. Son olarak, birçok kontrol değişkenin eklendiği model EKK tahmin yöntemi kullanılarak test edilmiştir. Çalışmadan elde edilen önemli sonuçlar (i) dayanıklı tüketim harcamaları ve tüketici güven endeksi arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkinin olduğu, (ii) kontrol değişken olarak sadece gelir ve nominal altın getiri oranının anlamlı olduğudur
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2017Armaments of sides in caucasian front in 1877–1878 ottoman – russian war
Yapici, Hakki
1877–1878 Ottoman – Russian War, one the most important events of 19th century last quarter, is a significant battle not only for Turkish world but also for Near East, the Balkans and European geography. In this study, it will be totally analyzed the armaments of sides in Caucasian Front in 1877–1877 Ottoman – Russian War. According to regulation in 1869, Ottoman army has consisted of 3 types as regular army (muvazzaf) aged soldiers and Müstahfiz army. Time in service in army is 20 years beginning from 20 years to 40 years. Ottoman army has consisted of seven armies. An officer who is at marshal rank (müşîr) has commanded the army. Regular armies, aged soldiers and Müstahfiz armies have depended on marshals. There was military staff including marshals, quarter-master unit and corpsman. Army centers were headquarters of corps of regular army at the same time. Army centers and their regular armies, aged soldiers and Müstahfiz armies are shown as below. In our study, weapons, personnel activities, health care services and logistics (transport and shipping) of Ottoman army scrutinized. Giving information about general situation of Russian army and comparing prewar military forces of two sides, it will be emphasized that this is an important factor of loss of war. This study is gathered from PhD dissertation named “Caucasian Front in 1877–1878 Ottoman – Russian War” Significant wars have broken out that was a milestone for Turkish history. Especially wars between Ottomans and Russians in 19th century have a great importance. The Russians’ policy of accession to the warm sea ports by dominating the straits and Middle East has continued throughout the century and caused many wars. As 1877–1878 Ottoman – Russian War, one the most important events of 19th century last quarter, fell on 1293 in Julian calendar, it is called as ’93 Battle’ and this war, in terms of both causes and effects, have affected both Caucasians, Anatolia and Ottoman Empire in the sense of military, governing and social structure profoundly. This twofront war (east and west fronts) has proceeded nearly ten months and adverse outcome of war for Ottomans has brought great troubles with it. Treaty of San Stefano (Yeşilköy) and Berlin have led Ottoman Empire to loose land and capitulate on behalf of Russia. All these developments caused Ottoman Empire to have both in political platform and social, cultural and financial problems. According to regulation in 1869, Ottoman army has consisted of 3 types as regular army (muvazzaf) aged soldiers and Müstahfiz army. Time in service in army is 20 years beginning from 20 years to 40 years. Although military service was compulsory for everybody and as this compulsory situation did not involve whole country, draw method continued long time. Students who study at madrasah and disabled persons were exempt from compulsory military service. People who wanted to desert from military service got in madrasah. Ottoman army has consisted of seven armies. An officer who is at marshal rank (müşîr) has commanded the army. Regular armies, aged soldiers and Müstahfiz armies have depended on marshals. There was military staff including marshals, quarter-master unit and corpsman. Army centers were headquarters of corps of regular army at the same time. Army centers and their regular armies, aged soldiers and Müstahfiz armies are shown as below. When a possible war with Russia was inevitable mobilization were speeded up in Ottoman army. Thereupon war minister gave instruction in January 1877 to recruit volunteer soldiers and militia forces (asâkir-i muavene) Also, it was claimed to give information to İstanbul every 15 days about how much manpower was scaled. As there were not personnel depository troops, new soldiers were reinforced instead of loss in war. According to military mobilization position, there were 24 infantry troops and 69 aged soldiers’ battalion consisting of 800 persons, 15 field batteries and 3 fortress companies consisting of 130 persons and castle gunners. The most important problem in army was in health care service. There were scarcely any health care and veterinary service and evacuation activities in Ottoman army. Though one doctor, one surgeon and one chemist were needed for one battalion there was sometimes one doctor for 2 or 3 battalions. Although 4 medical assistants were necessary for one battalion, there were insufficient assistants. In order to overcome this deficiency 100 doctors were imported from Europe. The large part of these doctors were sent to İstanbul hospitals, few to Caucasian front and the rest to Rumelia front. Wounded in action was hardly treated. For evacuation of every wounded 3-4 soldiers were charged. 4-5 soldiers were needed to evacuate injured soldiers in rough terrain. Many soldiers were martyred of blood loss. There were also scarcely any medical equipment like narcosis and anesthesia. Thus, operations were made by conventional techniques. Because of this reason mortality numbers in army were quite high. Like doctors chemists were also of foreign origin. Drug production was also insufficient. Impossibility of medical services, deficiency of drugs and medical necessities were felt completely and because of those deficiencies many soldiers were martyred. Russian army was subjected to new regulations in 1974 during tsar II. Aleksandr. Military service was compulsory for everybody and draw system was applied. Russian government introduced a law in 1874 about recruiting. According to this law, 20 years old persons cast lots and if they are lucky they would be exempted and others would be enrolled to voluntary troops named opolçeni/militiae. Military service time for volunteers changed from 3 months to 2 years. Time of military service for enrolled persons was 15 years and 6 years of this was military education. Rest 9 years was as reserve. This reform is an important step to improve military education and retrench expenses when it is thought that military s
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2017Arapça-türkçe izafet terkibi ve türkçe örneğinde dil öğretiminde karşılaşılan zorlukları
Fettahoğlu, Yeşim
İnsanların asırlardır iletişim kurma aracı olan dil hiç şüphesiz bir takım kurallara sahiptir. Bu kurallar dillerin yapısına göre şekillenmektedir. Bir insanın yabancı bir dili öğrenebilmesi kişinin ana dilini ne kadar iyi bildiği ile doğru orantılıdır. Ana dilinin kural ve kavramlarını iyi kavramış bir kişi bu kural ve kavramları yabancı bir dilin kural ve kavramlarıyla karşılaştırarak bu dil ile daha kolay bağlantı kurabilir ve bu sayede bu yabancı dili daha kolay öğrenebilir. Günümüzde dil öğretiminde kolaylık sağlamak amacı ile birtakım metotlar geliştirilmişse de Arapça öğreniminde zorluklar yaşanmaya devam etmektedir. Arapça, dil eğitiminde dilbilgisi kurallarına dikkat edilmesi gereken bir yapıya sahiptir. Çünkü Arapça bir kelimede yapılan küçük bir ses değişimi anlam ve ifade farkına neden olabilmektedir. Türkçe ve Arapça arasındaki etkileşim azımsanmayacak kadar çok olsa da, günümüzde bir Türk öğrenci Arapça öğrenirken zorluk çekmektedir. Bunun temel nedeninin iki dil arasındaki yapı farklılığı olduğu kanaati taşınmaktadır. Bu sebeple bir dilbilgisi konusu olan "isim tamlaması" bağlamında bahsettiğimiz öğrenim zorluğuna bir örnek vermeyi düşündük. Çalışmamızda öncelikle Türkçe ve Arapçadaki İsim Tamlamalarının yapılarına değinilmiştir. İsim tamlaması konusu iki dilde karşılaştırmalı olarak ele alınmıştır. İki dil arasında isim tamlamaları yönünde benzerlikler ve farklılıklar verilmiştir. Çalışmamızda özellikle Türkiye'de Arapça öğrenim gören bir öğrencinin öğrenimini kolaylaştırma, iki dil arasındaki farkı isim tamlaması örneğinde anlaması hedef alınmıştır
- MakaleYalnız künye2017A Study on Representation Places in the Present-Day Culture
Demir, Sertaç Timur
This paper focuses on some representation places as a sort of effort to understand and interpret the culture we live in. In fact, analysing any culture form requires concentrating on places where that culture reveals itself. Each place and each detail that penetrates into that place involve basic signs of social reality; that is why, all these should be seen not only as architectural or geographical expressions but also as multidimensional data and even as strong arguments of sociological enquiry, which stimulates interdisciplinary analysis. In this study, places are categorised and debated as places of production, places of consumption and places of time in order to portray the modern culture that represents both the age and life-style. In this sense, factories, offices, skyscrapers, sites, shopping malls, hospitals, airports, squares, museums and cemeteries are dealt with through the works of Bachelard, Baudrillard, Bauman, Botton, Lefebvre and Harvey
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2017Trabzon’da Kaybolan Bir Kültür Öğesi: Geleneksel Ahşap Beşik
Yıldırmış, Fatma
Beşik, geleneksel yaşam içerisinde Türk kültüründe çok eski zamanlardan beri kullanılmaktadır. Beşik kullanımındaki asıl amaç, bebeğin uyumasını hızlandırmak, onu dış etkilerden korumak ve beşiğin sallanmasını sağlayarak bebeğin rahatlamasına yardımcı olmaktır. Beşik çeşitlerinde teknolojik gelişmelere, gelenek-görenek ve yaşam şartlarına göre farklılıklar görülmektedir. Türk toplumunda eskiden beri yaygın olarak ahşap beşik kullanılmaktadır. Özellikle kırsal kesimlerde bu beşiklerin tercih edilmesinin nedeni, kolay taşınabilir ve pratik olmasıdır. Fakat günümüzde gerek yaşam tarzlarının değişmiş olması gerek modern beşiklerin çıkmasıyla ahşap beşiklerin kullanımı yok denecek kadar azalmıştır. Makalenin konusunu oluşturan ahşap beşikler, Anadolu'nun birçok yerinde olduğu gibi Trabzon'da da yapılarak bir el sanatı hâline gelmiştir. Özellikle de ilin Köprübaşı ilçesi, ahşap el sanatlarının gelişmesine uygun bir coğrafyaya sahiptir. Köprübaşı'nda beşik, kemençe, kaşık, sepet gibi el sanatları yapılmaya devam etmektedir. Makalede beşiğin tanımı ve tarihsel gelişimi hakkında bilgi verildikten sonra yörede beşiğin nasıl yapıldığı incelenmiş ve beşik ile ilgili derlenen sözlü kültür öğelerine yer verilmiştir. Geçmişle günümüz arasında kültürel bağın kurulmasında önemli bir faktör olan el sanatları içinde yer alan beşik, içinde yaşadığı gelenek ve taşıdığı sözlü kültürüyle araştırılmaya ve yaşatılmaya değerdir
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2017Some Detection on Repair of Kandiye and Cleaning of Hourbor in the 18th Century
Gök, İlhan
Crete had been a cradle for various civilization since the Ancient Times. It became a focal point for Ottoman Empire when their naval was strenghened in the 16th century. In the 17th century, Sultan Ibrahim had decided to make a campaign to Crete. In 1645, Crete campaign started with the capture of Chania but ended in 1669 Mehmet IV’s Grand Vizier Fazıl Mustafa Pasha’s success that obligated to surrender city of Heraklion. Heraklion became the capital of the Crete Province. Heraklion which was a greater city than Chania and Rethymno and has a natural harbour became more important. After the conquest Ottomans have started to public improvement and inhabiting. Place of worships like churches converted to the mosque and repairing of the wrecked buildings had become at the top of agenda. The first repairment of Heraklion had been done by Grand Vizier Fazıl Mustafa Pasha due to order Mehmed IV. In the 18th century, buildings, ramprats and harbour had affected from cold winters, wave erosions an earthquakes and became disrepaired. Thereupon, Governor of Crete, Commander of Heraklion, Representative of the Imperial Architecture Union and (Hassa Mimar halifesi), and kadı and a beadle who came from Istanbul have determined the disrepaired places and total expenses. They prepared an examination registry (muayene defteri) and sent to the Istanbul. So that Ottomans sent some constructors, workmen, and unavaible materials to Crete. In our study, we will examine the 18th century’s reparation in Crete according to keşif (reconnaissance) and muayene (examination) registiries
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2017Temple Factor in the Sumerian Economy
Akrep, Mehmet Yunus
The Sumerian temples played an active role in the economy. Within this context, the temple economy model has been suggested in Sumerians. On the basis of this, Scientists have indicated that temples operates as a bank. Temples that looks like a religious places have given the goods or silver to the people in need with high interest rates. They have resorted to enslave people by timing repayment period to unproductive harvest season. Consequently, they have encountered with government for certain periods. These encounters have resulted in conflicts occasionally. Although Akkadians had an effect on the dissolution of Sumerian Empire, temples' role of weakening state mechanism is a factor that cannot be ignored
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2017Hitit Döneminde İnşa Edilen Su Yapılarının Bilimin Tarihsel Gelişimi Açısından Değerlendirilmesi
Somuncuoğlu, Seda Özsoy
Su, tüm canlılar için vazgeçilemez ve ikame edilemez olması itibariyle büyük bir öneme sahiptir. Mezkûr vazgeçilmezlik dolayımında medeniyetlerin ilk kurulduğu yerlerin su kenarlarında bulunması dikkate değerdir. Kadim felsefe geleneğinde de evrenin ilk ilkesinin su şeklinde kabul edilmesi, suyun, içinde her şeyin hayat bulduğu bir yapıya sahip olduğunun benimsenmesinden ileri gelir. İnsanlık tarihi boyunca suya yaşamsal niteliği haiz olmasının yanında manevi anlamda kutsallık atfedilmiştir. Bu çalışmada, Hitit döneminde inşa edilen su yapılarının salt mimari ve dini açılardan değil, aynı zamanda bilim ve teknoloji tarihi açısından da ne ölçüde önemli görüldüğü ortaya konacaktır
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2017Liberal Öğretinin Komüniteryan Eleştirisi
Tüzen, M Ahmet
Liberalizmin Batılı demokratik toplumlar üzerindeki artan etkisinden dolayı tarihin sona erdiği ve bundan sonra daha iyi alternatif bir teorinin geliştirilemeyeceği fikri yaygınlık kazanmıştır. Ancak liberalizmin doğuşundan günümüze kadar ana unsurunu oluşturan birey kavrayışı, özellikle 20. yüzyılda önemli eleştirilerin hedefi haline gelmiştir. Bu eleştirel yaklaşımlardan en önemlilerinden biri olan komüniteryanizm, liberalizmle benzer şekilde Batılı toplumların düşünsel zemininden hareket eden bir öğretidir. Bu bağlamda liberalizmin tarih dışı, soyut özne tasavvurunun toplumdaki gerçek kişilere tekabül etmediğini kabul eden komüniteryanizm, benliğin kurucu unsuru olarak gördüğü cemaatin ortak kavrayışlarına yer veren bir düşüncedir. Bu makalenin amacı bireyci bir düşünce olan liberalizme karşı cemaatin değerini ve asli önemini savunan komüniteryan öğretinin eleştirel yaklaşımını analiz etmektir
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2017On “Parmenides’ Ontology:” A Beginning
Öztürk, Ümit
What kind of philosophical (/and philological) methodology can appropriately be used is a matter of deep problem by examining thinkers especially such as Parmenides, Heraclitus, Anaximander because of the fact that only fragmental compilations of them could be preserved. Furthermore, when someone tries to concern the question of meaning or understanding of those fragments, things easily and perhaps involuntarily get a little out of hand. So to speak, the only difference between us and them is not time intervals but also reading comprehension skills being change through the history. During those times it was proclaimed silently that the essential “ergon” for human beings spring from out of reading the “gramma” imprinted onto “psukhē.” However, one can hardly read a written text properly nowadays. In this manner, the aim of this study will offers a kind of preliminary etude not of course a totally complete but some usual interpretations on Parmenides’ Peri Phuseōs so as to try to deactivate the so-called “Parmenides’ Onto-logy.”
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2017Upon Secondary Long Vowels in Turcomen Turkish
Gökçür, Engin
One of the most characteristic peculiarity of Turcomen Turkish is that it has greatly protected the main long vowels in main Turkish. Not having been in main construction of words, but as a result of different vowel events the vowels having been exposed to be longer ones are called secondary long vowels by us. Many forms at a level of affix and word in historical periods of Turkish language have changed as a result of affixations and omissions within the period of Turkmen Turkish and nearly become unrecognizable. Vowels that take the task of omission of affixes and words in new forms are exposed to change. There are several reasons of long vowels which either being formed in origin of vowels or during connection of origin- suffix. In composing of secondary long vowels sometimes omiting of voice in construction and sometimes syllables’s is coming together have been effective. We can say that especially syllables’s coming together in connection of origin-suffix and stress that aims to strengthen suffix are effective in composing of long vowels
- MakaleYalnız künye2017The Tradition as an Establishing Factor: Akif İnan’s View of Tradition and its Projection in His Poetry
Yalçın, Fatih
Emerging with the beginning of New Turkish literature, the discussion of tradition is a phenomenon that has kept its popularity till today. This argument proceeds in parallel with the discussion made about westernization process. Rising with the natural consequence of the physical defeat against the West, this process results in a discussion and a manner that has kept its effect up to date. This discussion- which always remains on the agenda in terms of comparisons between old-new, traditional-modern- keeps its existence as one of the most significant social dilemmas and, above all, as the most important problem of our identity formation. Inan, who penned his early poems in 1960s and published Edebiyat magazine with Nuri Pakdik, Rasim Özdenören and Erdem Beyazıt in 1969 and Mavera magazine with Cahit Zarifoğlu, Rasim Özdenören, Erdem Bayazıt, Alaeddin Özdenören and Ersin Gürdoğan in 1976, made an effort to transform these literature magazines into a school of literature. Inan wrote with the perspective of inclusive innovation inspired by the tradition. Bringing the tradition of Divan poetry together with the poetry concept of the day, Inan produced an innovative and original poetry that did not ignore and repeat the tradition. As Birkan suggests, he “achieved using verse forms, syllabic meter and folk poetry of Divan literature hand in hand”. His poetry includes a characteristic that carries the specialty and expression ability of classical poetry into the modern day. The present study aims to determine the reflections of Turkish poetry tradition on his poetry and analyze the literary and traditional views of Mehmet Akif Inan who provides Turkish poetry with sensitivity and forges a link between Divan poetry and today by asserting that: “The literature itself establishes its own material by collecting it from the age. While doing this, he maintains its concern with the past and reaches the future. The body of literature exists in its age and its one hand touches the past while the other one touches the future. It cannot disrupt the relation with the past because it is interested in its age which is an ordinary extent of the past; namely, its age is folded over its past”
AtıfTR Dizin1
İncele

















