Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Rosa canina L. ekstraktının ratlarda cisplatin kaynaklı akut hepatotoksisite üzerine etkisinin incelenmesi

    İnci Aydoğdu

    Kanser yaygın bir hastalık olup tedavisinde kullanılan kemoterapötik ajan olan sisplatin, antineoplastik bir ilaçtır. Başlıca yan etkileri hepatotoksisite, nefrotoksisite, ototoksisite ve kardiyotoksisite olarak bilinmektedir. Antioksidan ve oksidan dengenin bozulması, oksidatif stres yan etkilerin görülmesinin başlıca sebebidir. Çalışmanın amacı, sisplatin kaynaklı hepatotoksisite üzerinde polifenolik ve antioksidanca zengin içeriğe sahip kuşburnu (Rosa canina L.) bitkisine ait yalancı meyve ekstraktının oksidatif stresi ve inflamasyonu önleyici bir etkisinin olup olmadığını araştırmaktır. Çalışmada hayvan deneylerinde 5 grup 7'şer rat (3 aylık dişi Wistar) olarak deney grupları oluşturuldu. Gruplar kontrol, sisplatin, yüksek doz (400 mg/kg) kuşburnu, sisplatin+yüksek doz kuşburnu (400 mg/kg) ve sisplatin+düşük doz kuşburnu (200 mg/kg) grubu olarak belirlendi. 11 gün boyunca gavaj ile kontrol grubuna serum fizyolojik, kuşburnu içeren gruplara kuşburnu ekstraktı verildi. Sisplatin içeren gruplara 5. gün intraperitoneal olarak tek doz sisplatin (7,5 mg/kg) verildi. 12. Gün tüm gruplar sakrifiye edildi. Serumda AST, ALT, Oksidatif Stres İndeksi değeri hesaplandı. Karaciğer dokusu cerrahi olarak çıkarıldı ve MDA SOD, Katalaz, IL-6, ve TNF-α analizleri yapıldı, Oksidatif Stres İndeks değeri hesaplandı. Histopatolojik olarak KC dokuları cerrahi operasyonun ardından %10 formalde bekletildi, mikrotom ile ince kesitler alınarak PAS, H&E ve Masson Trikom olarak 3 ayrı boyama yöntemi ile boyandı ve ışık mikroskobisinde değerlendirildi. Doku ve serum OSİ ALT, TNF-α ve IL-6 değerleri Sisplatin grubunda diğer gruplara oranla anlamlı biçimde yüksek olduğu tespit edilirken (p<0.05) histopatoloji bu verileri desteklemiştir. Özellikle sisplatin + yüksek doz kuşburnu gruplarında değerlerin normale yaklaştığı görülmüştür. Bu sonuçlarda kuşburnunun sisplatin kaynaklı karaciğer hasarına karşı koruyucu rol oynayabileceği düşünülmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Ratlarda cisplatinin tetiklediği akut nefrotoksisite hasarı üzerine Rosa canina L. (Kuşburnu) ekstraktının etkisinin incelenmesi

    Sema Duygu Çiftçi

    Sisplatin, antineoplastik bir kanser ilacıdır. Nefrotoksisite, hepatotoksisite ve ototoksisite başlıca yan etkileridir. Yan etkilerin görülme sebebi oksidan ve antioksidan dengenin bozulmasıdır. Yaptığımız çalışmada zengin polifenolik içeriğe ve antioksidan, antiinflamatuar özelliğe sahip kuşburnu (Rosa canina L.) meyvesinden elde edilen etanolik ekstraktın sisplatin kaynaklı nefrotoksisite üzerine etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Her bir deney grubunda 7'şer rat ile 5 deney grubu (kontrol, sisplatin, yüksek doz (400 mg/kg) kuşburnu, Cis+yüksek doz (400 mg/kg) kuşburnu ve Cis+düşük doz kuşburnu (200 mg/kg) grubu) oluşturuldu. 11 günlük besleme sürecinde kontrol grubuna SF, sisplatin grubuna deneyin 5. günü i.p tek doz Sisplatin (7,5 mg/kg), kuşburnu grubuna deney süresince kuşburnu ekstraktı, tedavi gruplarında ise sisplatin (5. Gün tek doz) ve kuşburnu ekstraktı oral yolla verildi. 12. gün gruplar sakrifiye edildi. Kanda BUN, CREA, TAS, TOS ve böbrek doku homojenizatlarında MDA, SOD, CAT, IL6, TNF-α, TAS ve TOS parametreleri ölçüldü. Gruplar arasında TOS doku, TAS serum dışında anlamlı farklılıklar gözlendi. BUN, doku TAS, serum TOS, MDA, SOD, TNF-α, IL-6 değerlerinin sisplatin grubu ile özellikle yüksek doz kuşburnu grubu arasında anlamlı derecede (p<0.05) farklılık gösterdiği tespit edildi. Sisplatinin böbrekte hasarı ve kuşburnunun önleyici etkisi histopatolojik analizlerle olarak teyit edildi. Özellikle yüksek doz kuşburnu uygulanan grupta düşük doz kuşburnu grubuna göre histoptolojk olarak belirgin iyileşme ve koruma tespit edildi. Sonuç olarak kuşburnu ekstraktının sisplatinin oluşturduğu nefrototoksisite ve oksidatif strese karşı koruyucu etkisi olduğu kanaatine varıldı.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Sosyal hizmet bölümü öğrencilerinin müracaatçı olarak engelli bireylerle çalışma ve engelli bireylere yönelik tutumlarının incelenmesi: Gümüşhane Üniversitesi örneği

    Habibe Telli

    Engellilik, insanlığın başlangıcından günümüze kadar gelen bireyin yaşam aktivitelerini kısıtlayıcı bir durumdur. Engelliliği sadece bir sağlık sorunu olarak değerlendirmek yanlış olacaktır. Engellilik engelli birey ve ailesini eğitim, sağlık, sosyal ve ekonomik alanlardan etkileyen karmaşık bir olgudur. Özellikle engelli bireyler toplumsal hayata katılım ve hizmetlere erişim noktasında sorunlar yaşamaktadır. Söz konusu sorunları oluşturan temel nedenlerin başında tutumlar gelmektedir. Engellilere yönelik olumsuz tutum ve algılar hem engelli bireyin hem de ailesinin sosyal izolasyonuna neden olmaktadır. Engellilere yönelik tutumların olumlu yönde geliştirilmesi engelli bireylerin sosyal katılımı bakımından hayati önem taşımaktadır. Bu sebeple en temelde engellilerle çalışmalar yürütecek meslek elemanlarının engelli bireylere yönelik tutularının incelenmesi ve olumlu yönde geliştirilmesi gerekmektedir. Bu bakımdan söz konusu tez, engelli müracaatçı gruplarıyla doğrudan çalışmalar yürütecek sosyal çalışmacı adaylarının tutumlarının incelenmesini amaçlamaktadır. Bu bağlamda çalışmada Gümüşhane Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölümü 4.sınıfta öğrenim gören öğrencilerin müracaatçı olarak engelli bireylerle çalışma ve engelli bireylere yönelik tutumları incelenmiştir. Sosyal hizmet bölümü öğrencilerinin engelli bireylere yönelik tutumlarının belirlenmesinde demografik sorular ve Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan "Toplum Özürlülüğü Nasıl Anlıyor" araştırması kapsamında geliştirilmiş "Özürlülere Yönelik Tutumlar Ölçeği" kullanılmıştır. Tutumlar; eğitim, kişilerarası ilişkiler, çalışma yaşamı, aile yaşamı, kişisel özellikler, yetkinlik ve bağımsız yaşam alt ölçeklerine göre değerlendirilmiştir. Anket sorunlarından elde edilen veriler bağlamında öğrencilerin engellilere yönelik tutumlarıyla ilgili değerlendirmeler yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Engellilik, Gümüşhane Üniversitesi, Sosyal hizmet, Tutum.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Rat overlerinde iskemi reperfüzyon hasarına karşı aronıa melanocarpa ekstraktının koruyucu etkisi

    Yadullah Özel

    Bu çalışmada; Aronya ekstraktının ratlarda ovaryum iskemi reperfüzyon hasarı üzerine olan etkisi araştırıldı. Araştırma; Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Deneysel Araştırma Merkezinde yapıldı. Bu amaçla Wistar albino ırkı dişi rat (n=40) kullanıldı ve hayvanlar rastgele 5 gruba ayrıldı. Gruplar; kontrol, iskemi-reperfüzyon, Ary1, Ary2 ve Ary3 grubu olarak belirlendi. Tedavi grubundaki ratlara ekstrakt gavaj yoluyla iskemiden bir hafta önce günlük olarak verilmeye başlandı. Her deney grubu için 60 dakika iskemi ve 24 saat reperfüzyon uygulandı. Deney sonunda ratlardan anestezi altında ovaryum dokusu alındı. Alınan doku ve serum örneklerinde biyokimyasal analizler yapıldı. Ayrıca ovaryum dokusu histopatolojik olarak değerlendirildi. Bunlara ilaveten immünohistokimyasal olarak Interlökin-1 beta, Interlökin-6 ve Tümör nekrozis faktör alfa düzeyleri belirlendi. Çalışmanın sonucunda ratlarda Aronya eksraktı uygulaması ile bazı antioksidanların seviyelerinde azalma olmuştur. Buna karşın proinflamatuar sitokinlerin aktivitesi azalmış, daha az hiperemi, kanama ve nekroz görülmüştür. Sonuç olarak Aronya eksraktının ovaryumlarda iskemi reperfüzyon hasarına karşı koruyucu amaçla kullanılabilecek bir madde olduğu kanısına varılabilir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Web CBS tabanlı kültürel miras envanteri oluşturulması: Trabzonörneği

    Sibel Değirmenci

    İnternet kullanımının yaygınlaşması ve coğrafi bilgi teknolojisinin ilerlemesi birleşerek web tabanlı Coğrafi Bilgi Sistemleri (Web CBS)'nin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Web CBS, hem CBS'nin hem de internetin imkânlarını biraraya getirerek internet ortamında haritaların üretilmesi ve sunulması işlemlerini daha kolay ve hızlı bir şekilde mümkün kılmaktadır. Web tabanlı harita uygulamalarının önemli bir kullanım potansiyeline sahip olduğu alanlardan biri de turizmdir. Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS), web ortamında kullanıldığında sürdürülebilir turizm uygulamalarının geliştirilmesi, kültürel mirasın ortaya çıkarılması, korunması ve turizm envanterinin sınıflandırılması gibi konularda önemli olanaklar sunmaktadır. Trabzon şehrinin ekonomisinde turizm önemli bir potansiyele sahiptir. Ancak turizmle ilgili coğrafi bilgilerinin yönetiminde eksiklikler bulunmaktadır. Bu noktada, web CBS tabanlı bir turizm envanterin oluşturulması turizm potansiyelinin daha iyi tanınması ve tanıtılması yanında turizm varlık/faaliyetlerindeki değişimin izlenmesi ve yeni turizm çeşitlerinin belirlenmesinde güncel ve güvenilir veri ile karar vericilere destek olacaktır. Bu çalışmada, Trabzon ili kültürel miras envanterinin web tabanlı bir coğrafi veri tabanı üzerinde kullanıcılara temel tasarım ilkelerine uygun olarak sunulacaktır. Bu sayede farklı kurum ve kuruluşlar tarafından yönetilen turizm bilgilerinin ortak bir platformda toplanması ve kullanıcıların ekleyecekleri verilerle güncel tutulması hedeflenmektedir. Bunun yanında, son yıllarda oldukça yaygınlaşan sanal tur uygulaması seçilen örnek kültür nesneleri için tasarıma entegre edilmiştir. Trabzon ili özelinde gerçekleştirilen kültürel miras verilerine yönelik uygulama ihtiyaç duyulması halinde başka illeri ve farklı turizm verilerini de kapsayacak şekilde genişletilebilir. Gerçek kullanıcılarla yapılan test çalışması gerçekleştirilen uygulamanın (www.kulturelmirasenvanteri.com.tr) kullanılabilirliğinin yüksek olduğunu göstermiştir. Bununla birlikte, sürekli gelişen teknoloji ve kullanıcı talepleri takip edilerek ihtiyaç duyulacak güncellemeler gelecekte yapılmalıdır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Nane aromalı kefir dondurmasının bazı fizikokimyasal, mikrobiyolojik, tekstür ve duyusal özellikleri

    Feyza Öztürk

    Bu çalışmada, kefir dondurması üretiminde kefire farklı oranlarda nane aroması ilave edilerek üretilen nane aromalı kefir dondurma örneklerinin 45 günlük depolama süresince fizikokimyasal, mikrobiyolojik ve duyusal özellikleri incelenmiştir. Elde edilen fizikokimyasal analiz sonuçlarına göre; nane aroma ilavesinin dondurmanın asitlik, pH, erime oranı, hacim artışı, tekstür, viskozite değerleri üzerine (p<0.01) etkisinin çok önemli; kuru madde, kül, yağ, protein, renk değerleri (L* ve b*) üzerindeki etkilerinin önemli olmadığı (p>0.05) belirlenmiştir. Depolama süresinin asitlik ve erime oranı üzerine etkisinin çok önemli (p<0.01), pH üzerindeki etkisinin önemli (p<0.05), ilk damlama üzerine etkisinin önemsiz olduğu belirlenmiştir (p>0.05). Nane aroması ilavesinin laktobasil, laktokok, lökonostok ve maya sayıları üzerindeki etkisi önemsizdir (p>0.05). Depolama değişkeninin maya (p<0.01) ve laktobasil (p<0.05) sayıları üzerine etkisinin önemli, laktokok ve lökonostok üzerine önemsiz (p>0.05) olduğu bulunmuştur. Dondurmaya ilave edilen nane aromasının, panelistlerin vermiş oldukları yabancı tat puanları üzerine etkisinin çok önemli (p<0.01), tat ve aroma puanları üzerine önemli (p<0.05), renk, sakızımsı, buzlu, pürüzsüz, ağızda erime, erimeye dayanıklılık, genel kabul edilebilirlik puanları üzerine etkisinin çok önemsiz (p>0.05) olduğu tespit edilmiştir. Renk, sakızımsı, buzlu, pürüzsüz, ağızda erime, erimeye dayanıklılık ve genel kabul edilebilirlik (p<0.01), tat ve aroma üzerine (p<0.05) puanlarının nane aroması ilavesinden ve depolamadan etkilendiği, yabancı tadın ise etkisinin önemsiz (p>0.05) olduğu saptanmıştır.

  • Doktora TeziAçık Erişim2023
    Rol stresörleri ile tükenmişlik ilişkisinde çaba-ödül dengesizliği ve iş-yaşam dengesizliğinin paralel aracı ve aşırı bağlılığın düzenleyici rolü

    Şerife Örs

    Çalışanların olumsuz stres deneyimlerinin stres unsurlarına yönelik bilişsel değerlendirmeleri çerçevesinde ve dinamik bir süreç içerisinde ortaya çıkacağını öngören işlemsel stres yaklaşımını temel alan bu çalışmada, rol stresörlerinin tükenmişlik üzerindeki etkileri geliştirilen genişletilmiş bir stres modeli çerçevesinde değerlendirmektedir. Önerilen model ile örgütsel rol alanında çaba-ödül dengesizliği ve örgüt dışı rol alanında ise iş-yaşam dengesizliğinin rol stresörleri ile tükenmişlik arasındaki ilişkide oynadığı aracı roller ve bu ilişkilerde kişisel faktör olarak aşırı bağlılık başa çıkma mekanizmasının düzenleyici etkilerini ortaya konulması amaçlanmıştır. Araştırma kapsamında Türkiye genelinde öğretim elemanları, hekim ve hemşirelerden oluşan 705 katılımcıdan oluşan örneklem üzerinde çoklu regresyon analizleri gerçekleştirilmiştir. Öncelikle, rol çatışması, rol belirsizliği ve rol aşırı yükü stresörleri ile duygusal tükenme, sinizm ve mesleki yeterlik tükenmişlik boyutları arasındaki ilişkilerde çaba-ödül dengesizliği ve iş-yaşam dengesizliğinin paralel aracı rollerine ilişkin hipotezler test edilmiştir. Ardından, çalışanların aşırı bağlılık düzeylerinin bu aracı etkiler üzerindeki düzenleyici etkisini incelemek amacıyla geliştirilen koşullu aracılık hipotezleri test edilmiştir. Araştırma sonuçları çaba-ödül dengesizliği ve iş-yaşam dengesizliğinin bir arada rol stresörlerin tükenmişlik boyutları üzerindeki etkisine aracılık ettiklerini göstermektedir. Duygusal tükenme ve sinizm boyutlarında her iki aracı değişkenin, mesleki yeterlik tükenmişlik boyutunda ise yalnızca iş-yaşam dengesizliğin aracılığına destek sağlanmıştır. Ayrıca, aşırı bağlılığın rol stresörlerinin çaba-ödül dengesizliği ve iş-yaşam dengesizliği aracılığı ile tükenmişlik boyutları üzerindeki etkisini büyük çoğunlukla düzenlemediği veya beklenen yönün tersine düzenleyerek mevcut etkiyi zayıflattığı tespit edilmiştir. Bu duruma aşırı bağlılığın çaba-ödül dengesizliği ve iş-yaşam dengesizliği ile tükenmişlik boyutları arasındaki ilişkide çoğunlukla beklenenin aksine kısmi tampon görevi görmesinin neden olduğu tespit edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Çokkültürcü sosyal hizmet perspektifinden göçmenlerin kültürel uyum süreci: Trabzon ili örneği

    Leyla Tan

    Bu araştırmada Trabzon ilinde yaşayan yabancı uyruklu göçmenlerin, göç sonrası kültürel uyum süreçlerinde yaşadıkları sorunlar ve bu sorunlarla baş etme yöntemleri çokkültürcü sosyal hizmet perspektifinden ele alınmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Trabzon'da yaşayan 18 (11'i erkek, 7'si kadın) göçmen oluşturmaktadır. Araştırmada veriler, nitel araştırma modelinin derinlemesine görüşme yöntemi kullanılarak toplanmıştır. Toplanan verilerin betimsel çözümlemesiyle araştırmanın bulguları elde edilmiştir. Bu araştırmada katılımcıların sosyo-demografik özelliklerinin kültürel uyum üzerinde etkileri olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte göçmenlerin hâkim topluma yönelik geliştirdikleri aidiyet duygusunun ve hâkim toplumun kültürüne ait benzerlikleri fark etmelerinin, göçmenlerin kültürleşme deneyimlerini hâkim toplumla bütünleşme yönünde ortaya koydukları görülmektedir. Göçmen bireylerin kültürel uyum sürecine etki eden sorunlarının başında "belirsizlik" hali gelmektedir. Araştırma sonucunda elde edilen verilerden, göçmenlerin farklı olmalarından kaynaklanan dışlayıcı ve ötekileştirici tutumlarla karşılaştıkları görülmektedir. Göçmen bireylerin farklı kültürlerinden ötürü hâkim toplumun dışına itilmeleri çokkültürcü sosyal hizmet çalışmalarının önemini ortaya koymaktadır. Sosyal hizmetin göçmenlere yönelik gerçekleştirecekleri çokkültürcü anlayışı benimseyen çalışmaların, sosyal hizmetin bilgi, beceri ve değer temelinde oluşturulması kültürel uyum ve toplumsal bütünleşme için oldukça önemli olduğu sonucuna varılmıştır. Çokkültürcü sosyal hizmet bakış açısı ile göçmenlere yönelik yapılacak çalışmalar var olan sorunların çözümünde etkili olmakla birlikte uyumsuzluk-dışlanma ve topluma uyum sağlayamamanın, bütünleşememenin yaratacağı pek çok sorun için de göçmenler adına koruyucu-önleyici nitelikte olacaktır. Anahtar Kelimeler: Çokkültürcü sosyal hizmet, Göçmen, Kültürel uyum.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Dedektör kristal boyutunun compton bastırma faktörleri üzerindeki etkisi

    Abdulkadir Gök

    Bir HPGe-NaI için bastırma faktörünü etkileyen geometrik parametreler Compton bastırma spektrometresi, EGS4 ile Monte Carlo simülasyonları tarafından incelenmiştir. Spektrumlar, 200 keV ile 2 MeV arasında değişen 5 enerji değeri için sandıklanmıştır. Compton bastırma faktörleri (CSF'ler), sistem performansını karakterize eden parametreler, farklı HPGe kristal parametreleri için hesaplanmıştır. Laboratuvar eldesi 400 keV'a kadar olan gama enerji değerleri için daha iyi Compton bastırılmış faktörler elde etmesi için mümkün olduğunca küçük HPGe kristali seçiminin gerektiği gözlendi. Ancak, 2 MeV'e kadar olan daha yüksek enerjiler için daha büyük HPGe kristallerin Compton bastırması açısından daha etkin olduğu ortaya çıkarıldı.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Osmanlı Devleti'nde maden işletmeleri: İvrindi Antimon Madeni İşletmesi (1880-1920)

    Uğur Onur

    Bu çalışmada öncelikle Osmanlı Devlet'inde bulunan madenlerin işleyişi ile ilgili genel bir literatür taraması yapıldıktan sonra bundan hareketle Balıkesir'in İvrindi bölgesinde çıkarılmış olan Antimon madenleriyle ilgili araştırmalar yer alacaktır. Yapılan bu araştırmanın, İvrindi bölgesinde yer alan madenlerin işletilmesi sürecinin ele alınması, İvrindi sosyal ve iktisadi hayatına etkilerinin tespit edilmesi ve aynı zamanda 19. yüzyıl Osmanlı sosyo-ekonomik tarihi alanında yapılan çalışmalara katkı sağlaması amaçlanmaktadır. Bu çalışmanın sınırları, İvrindi bölgesinde bulunan antimon madenleri ile ilgili 1880 ile 1920 yılları arasını kapsayan dönemdeki faaliyetlerdir. Yapılan çalışma sürecinde arşiv belgeleri başta olmak üzere, dönemle ilgili yazılı, görsel eserler ve diğer araştırma eserlerden yararlanılmıştır. Çalışmada betimleme yöntemi kullanılmıştır Bu çalışma üç ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde "İvrindi Tarihi" hakkında araştırma yapılmıştır. İkinci bölümde "Osmanlı Devleti'nde Madencilik" konusu ele alınmıştır. Üçüncü bölümde ise tezimizin asıl konusu olan "İvrindi Nahiyesinde Bulunan Antimon Madeni" hakkında çalışmalar yer almıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    İki boyutlu volterra integral denklemlerin rastgele çözüm davranışları

    Olcay Yıldız

    Bu tez, yedi bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, tezin konusu ile ilgili temel bilgiler ve literatür verilmiştir. İkinci bölümde, olasılık teorisi ve olasılık dağılımları ile ilgili temel kavramlar ve tanımlar verilmiştir. Üçüncü bölümde, integral denklemlerin özellikleri ve sınıflandırılması ile ilgili temel tanımlamaları verilmiştir. Dördüncü bölümde, Diferansiyel Dönüşüm Metodunun (DDM) temel tanımları, özellikleri, Volterra integral denklemlerin çözüm yöntemleri ve ilgili örnekler verilmiştir. Beşinci bölümde, başlangıç koşulları veya katsayıları sürekli olasılık dağılımlarından seçilerek elde edilen rastgele iki boyutlu Volterra integral denklemlerin, karışık Volterra – Fredholm integral denklemlerin ve iki boyutlu rastgele lineer olmayan Volterra integral denklem sistemlerin Diferansiyel Dönüşüm Metodu (DDM) kullanılarak çözüm davranışlarının olasılık karakterleri incelenmiştir. Elde edilen çözümlerin olasılık karakteristiklerinden en kullanışlı olan beklenen değer, varyans ve güven aralıkları hesaplanarak elde edilen çözümlerin grafikleri Maple veya Matlab programı yardımıyla çizdirilmiştir. Altıncı bölümde, ilgili bulgular ve tartışmalar incelenmiştir. Yedinci bölümde, tezde ele alınan sonuçlar özetlenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Mermer ocağı faaliyetlerinin iş sağlığı ve güvenliği açısından analizi: örnek bir uygulama

    Vural Gündüz

    Ülkemiz mermer ve doğal taş rezervi, kalitesi ve üretimi bakımından dünyada önemli bir yere sahiptir. Düzenli olarak artan mermer ihracatı ülkemizin en ciddi döviz girdisi sağlayan madencilik ürünlerinden biridir. Mermer ocağı işletmeciliği makine ekipman ve insan gücünün en yoğun ve hacmi en büyük olan doğal yapı taşı işletmeciliğidir. Yoğun iş gücüne dayalı bu işletmelerde çalışanlar birçok tehlike ve risklerle yüzleşmektedirler. Mermer işletmelerinin iş sağlığı ve güvenliği açısından daha güvenilir olması için kazalar gerçekleşmeden önce risk analizlerinin yapılması ve hemen sonrasında tehlikeli durum ve hataya sebebiyet verici nedenlerin tespit edilmesi gerekmektedir. Bu çalışmada, Bilecik'te faaliyet gösteren bir mermer işletmesinin tüm faaliyet alanlarında Fine-Kinney Risk Analizi yöntemi ile mevcut tehlikeler belirlenerek risk değerlendirmesi yapılacaktır. Ayrıca işletmede uygulanan iş güvenliği kuralları ve daha önce yaşanan iş kazaları ele alınarak eksik olan durumların iyileştirilmesi ve çalışanların bu kazalar ile karşılaşmaması ve risklerin minimize edilebilmesi için alınması gereken önlemler belirlenecektir. Elde edilen sonuçlardan çıkartılacak iş sağlığı ve güvenliğine yönelik iş akışı ve güvelik önlemleri mermer işletmeleri için örnek iş güvenliği rehberi niteliğinde bir çalışma niteliğinde olacaktır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Çarpımsal kuvvet serilerinin çarpımsal integral denklemlere uygulanması

    Arzu Bal

    Bu tez çalışmasında çarpımsal analizin temel tanım ve teoremleri verilmiştir. Ayrıca çarpımsal dizi, sonlu çarpım ve çarpımsal seriler tanımlanmış ve bunlarla ilgili temel kurallar verilmiştir. Sonrasında çarpımsal kuvvet serileri ve çarpımsal Taylor serilerinden bahsedilmiştir. Tezin asıl konusu ise çarpımsal integral denklemler ve onların çarpımsal kuvvet serileri ile çözülmesidir. Birinci ve ikinci tipte çarpımsal integral denklemlerin tanımları verilmiştir. İkinci tipte olan farklı çarpımsal integral denklemlerin çözümleri, çarpımsal kuvvet serileri yöntemi kullanılarak araştırılmıştır. Yapılan bu çalışmalar örneklerle desteklenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Metal levha takviyeli polimer kompozitlerin mekanik özelliklerinin araştırılması

    Abdulsamet Keleş

    Teknolojinin gelişmesiyle değişen ihtiyaçlar daha fonksiyonel ve farklı özelliklere sahip malzemelere ihtiyaç duyulmasına sebep olmuştur. Mukavemet, tokluk ve hafiflik gibi özelliklerde rekabet edilen uzay havacılık, otomotiv, savunma, rüzgar enerjisi, tekstil ve inşaat gibi birçok sektörde çok önemli bir yere sahip olan kompozit malzemelerin farklı hibrit dizilimlere sahip istenilen özellikte metal takviyeli polimer kompozit çalışmaları da gün geçtikçe artmaktadır. Bu bağlamda kompozit malzemelerin gelişen özellik ve performansları, talepte hızlı bir artış meydana getirmiştir. Bu çalışmada; AZ91/karbon elyaf, AZ91/cam elyaf, Al1050/karbon elyaf ve Al1050/cam elyaf takviye elemanı ve Hexion MGS LR 635 reçine/MGH LH 635 sertleştici (ağırlıkça 70:30) kullanılarak VARTM tezgahında metal takviyeli polimer kompozit üretimi yapılmıştır. Çekme ve üç nokta eğme testleriyle metal takviye elemanlarının kompozitlerin mekanik özelliklerine etkisi mukayese edilmiştir. Sonuç olarak AZ91 takviyeli karbon elyaf kompozitlerin cam elyaf kompozitlere kıyasla %28,8 daha yüksek ortalama çekme mukavemetine sahip olduğu, benzer şekilde Al1050 takviyeli karbon elyaf kompozitlerin cam elyaf kompozitlere kıyasla %17,2 daha yüksek ortalama çekme mukavemeti performası gösterdiği gözlenmiştir. Eğilme testi sonuçlarına bakıldığında ise AZ91 takviyesinin her iki elyaf için de daha yüksek ortalama eğilme mukavemetine sahip kompozitler meydana getirdiği anlaşılmıştır. AZ91 takviyeli kompozitlerde, cam elyaf kompozitlerine kıyasla, karbon takviyeli kompozitlerin % 32,6 daha yüksek ortalama eğilme mukavemetine sahip olduğu anlaşılmıştır. Al1050 takviyeli kompozitlerde tam tersi bir trend gözlenmiş ve cam elyaf kompozitlerinin karbon elyaf kompozitlerinden % 19,02 daha yüksek ortalama eğilme mukavemeti performası gösterdiği gözlenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Deneyimsel pazarlamanın satın alma niyeti üzerine etkisi

    Hakan Küçük

    Müşterilerin deneyimleri, bir ürünü ya da hizmeti tekrar satın alma niyetleri konusunda oldukça önemlidir. Hizmet deneyiminden memnun kalan müşteri, aynı ürünü tekrar satın alma niyetine girebilir. Özellikle son yıllarda artan online alışveriş uygulamalrı ile birlikte bu durum incelenmesi gereken bir konu olmuştur. Bu bağlamda bu araştırmada müşterilerin hizmet deneyimleri ile tekrar satın alma niyetleri arasındaki etki ve ilişki incelenmiştir. Araştırmada öncelikle deneyimsel pazarlama ve satın alma niyeti hakkında kavramsal bir açıklamaya yer verilmiş, daha sonra, uygulama kısmına geçilmiştir. Araştırma kapsamında, Türkiye'de perakende giyim sektöründe faaliyette bulunan lider bir firmaya ait online alışveriş uygulaması kullanan müşterilerin hizmet deneyimlerinin tekrar satın alma niyeti üzerindeki etkisi incelenmiştir. Araştırmaya uygulamayı kullanan 393 kişi katılmıştır. Araştırmada nicel yöntemlerden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Verilerin toplanması, literatürdeki çalışmalardan elde edilen anket sorularından uyarlanarak oluşturulan anket üzerinden gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler SPSS programı ile birlikte analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular, katılımcıların demografik değişkenlerine göre, hizmet deneyimlerinin ve tekrar satın alma niyetlerinin farklılaştığını göstermektedir. Bununla birlikte araştırmanın amacı kapsamında hizmet deneyiminin tekrar satın alma niyeti üzerindeki etkisi incelenmiş ve anlamlı bir sonuç elde edilmiştir. Dolayısıyla araştırmaya katılan katılımcıların hizmet deneyimlerinin tekrar satın alma niyeti üzerinde etkisi olduğu belirtilebilir. Elde edilen bir diğer sonuç ise, hizmet deneyimi ile tekrar satın alma niyeti arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişkinin olduğudur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Yükseköğretim öğrencilerinin vergiye gönüllü uyumu üzerine bir değerlendirme: Gümüşhane Üniversitesi örneği

    Muhammed Enes Arslan

    Bu çalışmada, vergiye gönüllü uyumu etkileyen faktörlerin neler olduğu değerlendirilerek çalışma sonuçlarının ortaya konması için, Gümüşhane Üniversitesindeki vergi mükellefi olmasalar bile vergi yüklenicisi konumundaki üniversite öğrencilerine anket uygulanmıştır. Genel amaç, vergiye gönüllü uyuma etkileyen faktörler incelenerek elde edilen veriler ışığında vergi uyumunu arttırmak için gerekli koşulları analiz etmektir. Günümüzde verginin sosyo-psikolojik etkilerinin analiziyle birlikte klasik yöntemlerin vergi uyumunun sağlanmasında yetersiz kaldığı anlaşılmıştır. Vergi yüklenicisi olan bireylerin vergileme karşısındaki tutumları, vergi algıları, olumlu veya olumsuz psikolojik etkiler, vergi mükellefi davranışlarını etkileyerek vergiye uyma veya uymama durumlarını belirlemektedir. Vergi uyumsuzlukları sonucu oluşan vergi kayıp ve kaçakları Türkiye'de ve Dünyada ciddi sorunlar oluşturmaktadır. Mükelleflerin vergiye uyumunu etkileyen nedenleri analiz etmek, uygun vergi politikaları oluşturmak, oluşabilecek sorunlara karşı müdahalelerde bulunabilmek, vergiye uyumu etkileyen faktörleri belirlemek ve bu faktörlere yönelik iyileştirici yöntemler oluşturmak sorunların çözümünde etkili olabilecektir. Çalışmanın ilk bölümünde verginin tarihsel gelişiminden bahsedilmiştir. Vergiye ilişkin temel kavramlar, vergi sınıflandırmaları, vergilendirmenin amaçları ve son olarak vergilemenin (kapasitesinin) sınırları açıklanmıştır. İkinci bölümünde vergi uyumu kavramı ve vergi uyumunun önemi açıklanmış, vergiler karşısındaki tutum ve davranışlar ve vergi uyumuna etki eden faktörler analiz edilmiştir. Son bölümünde, uygulanan anket çalışması ile ilgili bilgiler verilerek çalışma sonucunda elde edilen sonuçlar değerlendirilmiş ve önerilerde bulunulmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Sezgisel bulanık normlu uzaylarda yaklaşık sabit nokta özelliği

    Gizem Güzel Tan

    Bu tez çalışması dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde tez çalışmasına temel teşkil eden konunun daha iyi anlaşılması için genel bilgilere yer verilmiştir. İkinci bölümde tez çalışmasında kullanılacak fonksiyonel analizin temel kavramları, daralma dönüşümleri ile sabit nokta teorisi üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde ise bulanık küme ve temel özellikleri, sezgisel bulanık metrik uzay ve sezgisel bulanık normlu uzay yapıları literatürdeki gelişimlerine göre incelendi. Dördüncü bölümde sezgisel bulanık daralma dönüşümleri ve bu daralma dönüşümleri için yaklaşık sabit nokta özelliği üzerine yapılan çalışmalar irdelendi. Tezin son kısmında ise yeni sezgisel bulanık daralma dönüşümleri tanımlanarak bu dönüşümler için yaklaşık sabit nokta teoremleri ispatlandı.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Parabolik denklemler için integral tipi lokal olmayan problemler

    Rukiye Açıkel

    Bu çalışmada, parabolik diferansiyel denklemler için ikinci tip sınır değer ve integral koşulları ile lokal problem ele alındı. Parabolik denklemler için integral tipi lokal olmayan problemlerin çözümü önce Fourier seri yöntemi, sonra Fourier integral dönüşümü yöntemi ve en son Laplace integral dönüşüm yöntemi ile ele alındı. Ayrıca, Neumann şartları ile verilen çok boyutlu parabolik kısmi diferansiyel denklem için birinci mertebeden sonlu fark şemaları araştırıldı

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Türkiye'nin enerji politikalarının güncel siyasi durumuna etkisi

    Emrah Doğaner

    Enerji, modern toplumların sürdürülebilir kalkınması için vazgeçilmez bir unsurdur. Enerji vazgeçilmez bir kaynak olarak insanoğlunun yaratılışından bu yana önemini korumuştur. Geleceğin küresel denklemi, ülkelerin enerji kaynaklarına sahip olma, bu kaynakları kontrol altında tutma ve en etkili şekilde transfer edebilme yetenekleri etrafında şekillenecektir. Türkiye ise söz konusu denklemde önemli bir oyuncu olarak enerji alanında gerçekçi ve stratejik politikalar izleyerek hızlı bir değişim ve dönüşüm süreci içine girmiştir. Türkiye'de geliştirilen enerji politikalarının temel hedefi yerli ve yenilenebilir kaynaklardan üretilen enerjinin artırılması, kaynak ve tedarikçi çeşitliliğine gidilmesi ile dışa bağımlığının azaltılması etrafında şekillendiği görülmektedir. Hayata geçirilen projeler, ortaya konulan hedefler ve reel politikalar sonucunda ülkenin enerjide dışa bağımlı yapısı ve yüklü enerji faturası azaltılarak yeni bir sürecin inşası için çalışmalar devam etmektedir. Türkiye'nin enerji ticaretinde merkez ülke olma hedefi kapsamında enerji arz güvenliğini sağlama konusunda politikalar izlenmektedir. Bu tez çalışmasında, Türkiye'nin sahip olduğu enerji kaynakları ile ilgili bilgiler verilmektedir. Sonuç bölümünde ise enerjide dışa bağımlı olan Türkiye'nin yeni enerji vizyonu doğrultusunda yürüttüğü politikaların siyasi durumuna ilişkin etkisine yer verilecektir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Van oto sanayi çalışanlarının kişisel koruyucu donanım kullanma bilincinin belirlenmesi

    Zeydin Sarpdağ

    İş sağlığı ve güvenliği, her işyerinin en öncelikli önceliği olmalıdır. Van Oto Sanayi çalışanlarının kişisel koruyucu ekipman kullanma bilincini artırmak ve iş güvenliği standartlarını yükseltmek, işçilerin sağlığı ve güvenliği için hayati bir öneme sahiptir. Bu çalışma, çalışanların potansiyel tehlikelere karşı daha bilinçli ve hazırlıklı olmalarını sağlayarak iş kazalarını ve sağlık sorunlarını en aza indirmeyi amaçlamaktadır. İşçilerin kişisel koruyucu ekipmanları doğru bir şekilde kullanmaları, iş yerinde güvenli çalışma kültürünün geliştirilmesi ve çalışanların sağlık ve güvenliği açısından daha bilinçli hale gelmeleri açısından kritik bir adımdır. Van ili oto sanayisinde çalışan işçilerin iş sağlığı ve güvenliği ile kişisel koruyucu donanım kullanımı konularındaki bilinç ve deneyimlerini anlamak, kişisel koruyucu donanım farkındalıklarını incelemek, amacıyla gerçekleştirilen bu çalışma kapsamlı bir anket çalışmasına dayanmaktadır. Çalışma kapsamında, işçilerin kişisel koruyucu donanım kullanım alışkanlıkları, aldıkları iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri, kişisel koruyucu donanım eğitimleri ve yaşadıkları iş kazalarının kişisel koruyucu donanımla ilişkisi gibi önemli konulara odaklanan anket soruları geliştirilmiş ve çalışanlar arasında uygulanmıştır. Çalışma, 250 çalışanla yürütülmüştür. Çalışmada elde edilen verilerin analizi SPSS 22 programı kullanılarak yapılmıştır. P<0.05 anlamlılık olarak kabul edilmiştir. Çalışmanın sonucuna göre, işçilere verilen iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin yetersiz olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, çalışanların eğitim düzeyi arttıkça kişisel koruyucu donanım kullanım oranının arttığı ve kaza geçirme oranının düştüğü gözlemlenmiştir. Ek olarak, çalışanların çoğunun ergonomik olmayan koşullarda çalıştığı ve bu nedenle kişisel koruyucu donanımları kullanmaktan kaçındığı belirlenmiştir. Bu çalışmanın sonucunda çalışanlara kişisel koruyucu donanımların faydalarıyla ilgili eğitimler verilmeli.