Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Batan, Nevzat(10)
- Erata, Hüseyin(9)
- Karimullah, Suud Sarim(9)
- Dogan, Hulya(8)
- Duran, Celal(8)
- Öztürk, Serkan(8)
- Baltaci, Cemalettin(7)
- Dogan, Ramazan Ozgur(7)
- Kulakaç, Nurşen(7)
- Ozdes, Duygu(7)
- Alataş, Mevlüt(6)
- Aydin, Aydanur(6)
- Ezer, Tülay(6)
- Ulutaşdemir, Nilgün(6)
- Uzun, Sevda(6)
- Akyürek, Suat(5)
- Anaç, Halil(5)
- Mazlum, Sümeyye Gür(5)
- Merdan, Mehmet(5)
- Ozturk, Samet(5)
- Öz, Mehmet(5)
- Aksoy, Bahar(4)
- Araz, Onur(4)
- Bekar, Fevziye(4)
- Demirağ, Hatice(4)
- Dokuz, Abdurrahman(4)
- Doğan, Onur(4)
- Doğan, Ramazan Özgür(4)
- Gergin, Ramazan Eyüp(4)
- Gücer, Mehmet Ali(4)
- Hakkıoğlu, Mümin(4)
- Izmir, Onur(4)
- Kankal, Murat(4)
- Karabudak, Filiz(4)
- Kaya, Hacer(4)
- Kızıloğlu, Şadiye Kotanlı(4)
- Mazlum, Sumeyye Gur(4)
- Merddan, Kurtuluş(4)
- Peker, Iskender(4)
- Polat, Eray(4)
Yayınlar
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Kereviz (apium graveolens var. rapaceum) ilavesinin kefirlerin mikrobiyolojik, antioksidan ve besinsel özelliklerine etkisi
Fatih Zafer Ülker
Bu çalışmada kefir örnekleri farklı oranlarda (%0, %0.5, %0.75 ve %1) kereviz tozu ilave edilerek üretilmiş ve 21 gün depolanmıştır. Depolamanın 1., 7., 14. ve 21. günlerinde pH, asitlik, su tutma kapasitesi, karbondioksit miktarı, viskozite, toplam fenolik madde (TFM), antioksidan aktivite (DPPH serbest radikal giderme), laktobasil spp, laktokok spp., toplam aerobik mezofilik bakteri (TAMB) ve maya-küf sayıları açısından karşılaştırılmıştır. Çalışma sonucunda kereviz ilavesinin örneklerin pH değerleri üzerinde p<0.05 düzeyinde önemli olduğu, su tutma kapasitesi, karbondioksit miktarı, viskozite, laktokok cinsi bakteri sayısı labtobasil cinsi bakteri sayısı, TFM miktarı, DPPH antioksidan özellikleri üzerinde p<0.01 düzeyinde önemli olduğu görülmüştür. Kereviz içeren örneklerde asitlik daha yüksek bulunurken kereviz oranı önemli oranda etki etmemiştir. Kereviz ilavesi su tutma kapasitesi ve viskozite değerlerini düşürürken karbondioksit içeriklerini artırmıştır. Karbondioksit içeriği kereviz oranına bağlı olarak artış göstermiştir. Kereviz ilavesiyle TFM içeriği, DPPH serbest radikal süpürme aktivitesinde artışa neden olmuştur. Kereviz tozu ilave edilen örneklerde laktokok, laktobasil ve TAMB sayıları daha yüksek bulunurken, tüm örneklerde maya ve küf sayıları <2 düzeyinde kalmıştır. Kereviz tozu ilavesi, kuru madde, protein, yağ ve kül değerlerini orana bağlı olarak artırmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Türkiye Liglerindeki Hentbolcuların imgeleme becerileri ve başarı motivasyonlarının farklı değişkenler açısından karşılaştırılması ve aralarındaki ilişkinin incelenmesi
Serdar Taşkın
Günümüz spor sektöründe, profesyonel sporcular, müsabakalara hazırlık ve yüksek performans elde etme sürecinde imgeleme becerilerini etkili bir şekilde kullanmaktadır. Bu yetenekleri, müsabakalar sırasında karşılaşılabilecek zorlukların üstesinden gelmek ve performanslarını zirvede tutmak amacıyla başarı motivasyonu becerileriyle birleştirerek kullanmaları gerekmektedir. Bu araştırmayla, Türkiye Hentbol Federasyonu liglerinde mücadele eden hentbolcuların imgeleme becerilerini ve başarı motivasyon düzeylerini belirlemek, aralarındaki ilişkiyi ortaya koymak ve farklı değişkenler "cinsiyet, yaş, oynadığı lig düzeyi, (hentbol) spor yapma yılı ve eğitim durumu" açısından incelenmek amaçlandı. Araştırmada ilişkisel tarama yöntemi kullanıldı. Yapılan araştırmada, veri toplama aracı olarak; ''Kişisel Bilgi Formu", "Sporda İmgeleme Envanteri" ve "Spora Özgü Başarı Motivasyonu Ölçeği" uygulandı. Verilerin analizinde SPSS 25 paket programı kullanıldı. Sporcuların demografik özelliklerine ilişkin bulgular için frekans ve yüzde; ilişkisiz ölçümlerde ortalama puanların karşılaştırılması için Varyans analizi (tek yönlü ANOVA, t testi), anlamlı farklılığı belirlemek için Tukey testi, alt boyutlar arasındaki ilişkiyi incelemek için Pearson Kolerasyon Çarpımı analizinden yararlanıldı. Araştırmanın örneklem belirleme yöntemi olarak "Orantılı Tabakalı Örnekleme Yöntemi" kullanıldı. Bu yöntemle belirlenen araştırma grubu, THF liglerinde oynayan 259 (%47,1) kadın ve 291 (%52,9) erkek hentbol sporcusundan oluşmaktadır. Araştırma sonuçlarına göre hentbol sporcularının imgeleme becerileri ve başarı motivasyonları arasında orta düzeyde ve pozitif yönde *p<0,05 anlamlı ilişki olduğu sonucuna ulaşıldı. Diğer önemli bir sonuç ise imgeleme ve başarı motivasyonu alt boyutları arasında yüksek, orta ve düşük düzeyde pozitif yönde *p<0,05 ilişki görülmesidir. Araştırma sonuçlarının THF liglerinde mücadele eden sporcuların imgeleme ve başarı motivasyon düzeyleri arasındaki ilişkiyi çeşitli değişkenlere göre nicel olarak ortaya çıkarması ve antrenörlere fikir vermesi beklenmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Tomris Uyar'ın günceleri üzerine tematik bir inceleme
Anıl Çelik
1950 sonrası Türk edebiyatının önemli yazarlarından biri olan Tomris Uyar; öyküden derlemeye, incelemeden çeviriye, antolojiden günceye kadar farklı edebî türlerde eserler ortaya koymuştur. Edebiyat sahasında daha çok öykücü kimliğiyle dikkat çekse de hem yaşamına hem de genel olarak hayata ve edebiyata dair bilgi ve deneyimlerini vermesi açısından günceleri de önem arz eder. Bu doğrultuda hazırladığımız "Tomris Uyar'ın Günceleri Üzerine Tematik Bir İnceleme" adlı çalışma, Uyar'ın günceleri üzerinde durmaktadır. Çalışmamızın amacı; günceleri bilimsel metotlar kullanarak incelemek, böylelikle güncelerde yer verilen temalar, şahsiyetler ve mekânlardan sanat, edebiyat ve dil meselesine kadar çeşitli düşünceleri, aynı zamanda güncelerin beslendiği kaynakları ve biçim özelliklerini tetkik etmektir. "Giriş" ve "Sonuç" dışında toplam dört bölümden oluşan çalışmamızda izlediğimiz yol, yazarın bakış açısını merkeze alarak bahsi geçen konuların güncelerde nasıl işlendiğini ortaya çıkarmak olmuştur.
- Doktora TeziAçık Erişim2023Gümüşhane (KD Türkiye) yöresinde yüzeylenen erken kretase yaşlı kireçtaşlarının organik jeokimyasal özellikleri, çökelme ortam ve şartları
Uğur Volkan Arı
Bu çalışmada Gümüşhane yöresinde yüzeylenme veren Erken Kretase yaşlı platform karbonatlarının organik jeokimyasal özellikleri, çökelme ortam ve şartları araştırılmıştır. Çalışma kapsamında, birimin kalınlığının 90 ile 600 m arasında değiştiği ve 7 farklı litolojik özellikte olduğu, kireçtaşlarının içermiş olduğu fosillerin yaş aralığının Barriyasiyen–Apsiyen (Erken Kretase) zaman dilimini temsil ettiği belirlenmiştir. Çukutbaşı ÖSK ve SK5 nolu sondaj kuyusuna ait bitümlü kireçtaşı örneklerinin orta-uygun derecede kaynak kaya potansiyeli taşıdığı, diğer ÖSK'lara ve SK4 sondaj kuyusuna ait bitümlü ve mikritik kireçtaşlarının kaynak kaya potansiyeli bulunmadığı tespit edilmiştir. Keçikaya ve Çukutbaşı ÖSK'lara ait örneklerin orta derecede hidrokarbon türetme potansiyeline sahip ve Tip II/III kerojen, gaz/petrol türetecek organik madde içeriğine sahip olduğu, diğer ÖSK'lar ve Sondaj kuyularına ait örneklerin ise Tip III kerojen, gaz/petrol türetecek organik madde içeriğine sahip olduğu belirlenmiştir. Örneklerin ortalama %Ro, Tmax değerlerine göre, ısısal olarak olgunlaşmamış-olgun, MA(I)/MA(I+II), TA(I)/TA(I+II), C29ββ/(ββ+αα) steran, C2920S/(20S+20R) ve (4MDBT/1MDBT) oranlarına göre ise erken-orta olgun seviyeye ulaşmıştır. Örneklerin toplam kükürt (TS) değerleri, Sr/Ba, V/Ni, Pr/Ph, n-C17/n-C27 oranları, TAR değerleri, Pr/n-C17 ve Ph/n-C18, C19/C23 TT, C24Tet/(C24Tet+C23TT), C21/C23TT, C26/C25TT C3122R/C30H, C35/C34 homohopan, C3122R/C30H, C35/C34 homohopan oranları, C29ααα20R>C27ααα20R>C28ααα20R steran sıralaması, Log (1MP/9MP) ve C29/C27 sterol oranları gibi parametrelerden ve δ13C izotop değerlerinden yola çıkarak, incelenen kayaçların oksik-suboksik ve anoksik redoks koşullarının hüküm sürdüğü karasal-denizel geçiş zonunda, karasal organik maddenin daha baskın olmasıyla birlikte hem karasal hem de denizel kökenli organik madde girdisinin mümkün olduğu başarısız bir rift ortamında çökelmiş olduğu ve çökelim sırasında zaman zaman yükselen-alçalan deniz seviyesinin organik madde birikim miktarını etkilediği tespit edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023İnfaz ve koruma memurlarının fiziksel aktivite düzeylerinin psikolojik iyi oluş ve tükenmişlik durumları üzerine etkisi
Esra Eryılmaz
Bu çalışmanın amacı infaz ve koruma memurlarının fiziksel aktivite durumlarının psikolojik iyi oluş ve tükenmişlik düzeyleri üzerine etkisinin incelenmesidir. Çalışmanın örneklemi 2024 yılında Gümüşhane ilinde görev yapan 82 kadın, 143 erkek ve toplamda 225 infaz ve koruma memurlarından oluşmaktadır. Araştırma kapsamında veri toplama aracı olarak Psikolojik İyi Oluş Ölçeği, Tükenmişlik Ölçeği ve Uluslararası Fiziksel Aktivite Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizi için tanımlayıcı istatistikler (ortalama, standart sapma, frekans, yüzde) hesaplanmıştır. Gruplar arasındaki farklılıkların belirlenmesi amacıyla Bağımsız T-Testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) uygulanmış, ANOVA sonuçlarında anlamlı farklılıklar tespit edilmesi durumunda, farklı grupların belirlenmesi için Tukey testi kullanılmıştır. Çalışmanın sonucuna göre, katılımcıların %39,6'sı inaktif, %32,0'ı minimalaktif ve %28,4'ü ise çok aktif fiziksel aktivite düzeyine sahip oldukları; psikolojik iyi oluş düzeylerine pek etkisi olmasa da fiziksel aktivite düzeyleri artışının, tükenmişlik düzeylerinde anlamlı düzeyde olumlu etkileri olduğu tespit edilmiştir (p<0,05). Psikolojik iyi oluş düzeyleri ile tükenmişlik düzeyleri arasında negatif yönlü orta düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir (p<0,05). Kadın (x=43,80), infaz koruma memurlarının psikolojik iyi oluşlarının erkeklere(x=41,97), göre daha iyi olduğu fakat tükenmişlik düzeylerinin ise kadınların(x̄=3,95), erkeklere (x=3,78), göre daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak Fiziksel aktivite yapmanın infaz koruma memurlarının tükenmişlik düzeylerinde olumlu etkilerinin olduğunu psikolojik iyi oluşuna pek etki etmedğini söyleyebiliriz. Aynı zamanda, kadın memurların psikoljik iyi oluşları erkeklerden iyi olmasına rağmen tükenmişlik düzeylerinin erkek memurlardan fazla olmasını ise çalışma şartlarının zorluğundan kaynaklandığı düşünülmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Şehit Halil Özdemir Fen Lisesi öğrencilerinin afet farkındalığı ve afetlere yönelik tutumlarının değerlendirilmesi (Mersin/Tarsus örneği)
Naime Sanğut
Türkiye doğal, teknolojik ve insan kaynaklı afetlerin meydana geldiği bir ülkedir. Afetlerin meydana getirdiği olumsuz etkilerle baş edebilmenin yolu birey ve toplumun afetlere karşı bilinçlendirilmesi, eğitilmesi ve afet farkındalığının kazanılmasıyla mümkündür. Bu araştırma Tarsus Şehit Halil Özdemir Fen Lisesi öğrencilerinin afet farkındalığı ve afetlere yönelik tutumlarını değerlendirilmek amacıyla yapılmıştır. Kesitsel ve tanımlayıcı tipte olan araştırmanın evrenini Ekim-Aralık 2023 tarihinde araştırmanın yapıldığı lisede öğrenim gören öğrenciler (573 kişi) oluşturmuştur. Herhangi bir örneklem yöntemi seçilmeyip evrenin tamamına ulaşılması planlanmış ve gözlem altında anket yapma yöntemi uygulanarak 401 kişiye anket uygulanmıştır. Araştırmanın verileri; araştırmacılar tarafından literatür incelenerek oluşturulan sosyo-demografik özellikler, afet, afet yönetimi, afet farkındalığı, afetlere hazırlık durumları, afetlere karşı tutumlarına ilişkin öğrencilerin görüşlerini değerlendirmeye yönelik sorular ile Afet Tutum Ölçeği (ATÖ) sorularından oluşan anket uygulanmıştır. Verilerin istatistiksel analizinde frekans, t testi, Mann Whitney U, Kruskal Wallis, ANOVA testi ve korelasyon analizi kullanılmıştır. Öğrencilerin; bilişsel, duyuşsal ve genel boyutun orta düzeyin üstünde bir ortalamaya sahip olduğu saptanırken davranışsal boyutun orta düzeyin aşağısında bir ortalamaya sahip olduğu saptanmıştır. Kadın öğrencilerin, dokuzuncu sınıf öğrencilerin kendisi ve ailesi afete maruz kalan, yakınını afette kaybedenlerin, ildeki afet risklerini ve toplanma alanlarının yerini bilenlerin ATÖ puan ortalamaları daha yüksek bulunmuştur. Öğrencilerin sınıf düzeyi ile ATÖ puan ortalaması arasında negatif yönde, ailede afete maruz kalan sayısı ve afette kaybettiği yakın sayısı ile ATÖ puan ortalaması arasında pozitif yönde ve çok zayıf düzeyde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Afet, Afet farkındalığı, Afetlere hazırlık, Tutum
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Mutasavvıflarda insan hürriyeti ve kader İbnü'l Arabî ve Şihabeddîn Sühreverdî örneği
Zeynep Aydın
İnsan hürriyeti ve kader konusu insanlığın var olduğu günden bugüne kadar tartışılan meselelerden olmuştur. İslam düşünce tarihinde kelam ilminin teşekkülü ile insanın ihtiyari fiillerinde ne derece özgür olup olmadığı kader başlığı altında tartışılmıştır. Tasavvuf ilminin gelişmesiyle beraber mutasavvıflar da konu üzerinde eserler ortaya koymuştur.Çalışmamızda mutasavvıfların insan hürriyeti ve kader meselesine nasıl baktıklarını İbnü'l-Arabî ve Şihâbeddîn Sühreverdî özelinde ortaya koyacağız. Çalışmamızın birinci bölümünde bu mutasavvıfardan İbnü'l-Arabî'nin görüşleri ele alınarak değerlendirilmiştir. İbnü'l-Arabî'nin insan hürriyeti meselesindeki görüşleri karmaşıktır. O insan hürriyeti ve kader sorununu kendi geliştirdiği a'yân-ı sâbite teorisi ile yorumlamaktadr. Eserlerinde insanı yer yer özgür yer yer de cebir altında kabul eden İbnü'l-Arabî'nin nihai görüşü insanın özgür olmadığı yönündedir. Bu ise ona göre insanın kendi aynından kaynaklı bir cebirdir. İkinci bölümde görüşlerine yer verdiğimiz Sühreverdî'de ise ağırlıklı olarak tasavvufçu gelenekten kaynaklı sünnî/Eş'arî bir kader anlayışı mevcuttur. Her ne kadar kader tartışmalarına derinlemesine girmese de onun insan hürriyeti ve kader anlayışı Eş'arî'nin devamı niteliğindedir. Anahtar Kelimeler: Kelâm, İnsan hürriyeti, İbnü'l-Arabî, Kader, Şihâbeddîn Sühreverdî
- Doktora TeziAçık Erişim2023Acil sağlık hizmetleri çalışanlarının COVID-19 dönemindeki afet risklerinin sağlık yönetimine etkisi (Bursa-Gümüşhane örneği)
Emre Tosun
Acil sağlık hizmetleri çalışanları (ASH) hem günlük olaylarda hem de afetlerde acil sağlık hizmetlerinin önemli bir bileşenidir. Günlük görevleri sırasında birçok tehlike ve risk unsuruyla karşı karşıya kalan çalışanların, son yıllarda COVID-19 pandemisi ve aynı süreçte sayıları her yıl artarak devam eden diğer afetlerle birlikte karşılaştıkları riskler de artmıştır. Bu durum ASH çalışanlarında iş güvenliği, psikolojik durum ve afet risk algısı düzeylerini her zamankinden daha da önemli hale getirmiştir. Bu araştırmanın amacı, ASH çalışanlarının COVID-19 dönemindeki iş güvenliği, afet risk algısı ve anksiyete durumları arasındaki ilişkiyi incelemek ve bunların sağlık yönetimine etkisini belirlemektir. Çalışmanın ikincil amacı ise iş güvenliği, afet risk algısı ve anksiyete durumları arasındaki ilişkinin, büyükşehir ve küçük şehir örneklemleri üzerinden karşılaştırmasını yapmaktır. Bu doğrultuda örneklemi, Bursa ve Gümüşhane illerindeki toplam 603 ASH çalışanı oluşturmuştur. Çalışmada veri toplama aracı olarak anket ile birlikte Sağlık Çalışanı Güvenliği Ölçeği, Beck Anksiyete Ölçeği ve Afet Risk Algısı Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma modelinin doğrulanması için etki analizi ve yapısal eşitlik modeli kullanılmıştır. Araştırmada tanımlayıcı istatistikler, korelasyon, t testi, anova testi, etki analizi ve aracılık analizleri yapılmıştır. Bu araştırmada ASH çalışanlarının iş güvenliği skorları ile afet risk algıları ve anksiyete düzeyleri arasında negatif yönlü ve anlamlı bir ilişkiye rastlanmıştır. Ayrıca afet risk algısı ve anksiyete arasında pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Aracılık analizi sonuçlarına göre sağlık çalışanı iş güvenliği ölçeğinin anksiyete üzerindeki etkisinde afet risk algısının kısmi aracılık rolü vardır. Sonuç olarak çalışma, acil sağlık hizmetlerinin kalitesini yükseltmek amacıyla ASH çalışanlarının güvenlik ve refah seviyesini artırmaya yönelik uygulamalar için önemli bilgiler sağlamaktadır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim20238 haftalık pilates egzersizi yapan kadınların psikolojik sağlamlık durumları ve bedeni beğenme düzeylerinin incelenmesi
Kübra Gür
Bu araştırmanın hedefi, sekiz haftalık pilates egzersizi yapan kadınların beden beğenme ve psikolojik sağlamlık düzeyleri üzerindeki etkilerini belirlemek ve bulguları mevcut literatürle karşılaştırmaktır. Araştırma, deneysel bir desen kullanarak pilates müdahalelerinin etkilerini değerlendirmiştir. Kesitsel tarama yöntemiyle veriler, 2023 yılında belirli bir ilde yaşayan, rastgele seçilen 40 kadın katılımcı üzerinden anketler aracılığıyla toplanmıştır. Katılımcıların Vücut Kitle İndeksi (VKİ) dağılımında %5 zayıf, %35 normal kilolu, %45 kilolu ve %15 obez oranında yer almıştır. Bedeni Beğenme Ölçeği (BBÖ) ve Psikolojik Sağlamlık Ölçeği (PSÖ) kullanılarak beden beğenme ve psikolojik sağlamlık düzeyleri, müdahale öncesi ve sonrası ölçülmüş ve veriler analiz edilmiştir. Ölçeklerin geçerlik ve güvenilirlik çalışmaları yüksek değerler göstermiştir. Veri analizi, SPSS 25.0 yazılımı kullanılarak yapılmış, normallik testleri, betimsel istatistikler, güvenirlik analizi, tekrarlı ölçümler için t testi, korelasyon ve regresyon analizleri gerçekleştirilmiştir. Bulgular, pilates egzersizlerinin beden beğenme üzerinde belirgin bir olumlu etkisi olduğunu ortaya koymuştur. BBÖ puanlarındaki artış, egzersizlerin beden algısını iyileştirdiğini ve olumlu bir vücut imajı desteklediğini göstermektedir. Psikolojik sağlamlık açısından, PSÖ puanlarındaki artış egzersizin olumlu etkilerini işaret ederken, ortalama puanların orta düzeyde kalması Pilates'in psikolojik sağlamlık üzerindeki etkisinin sınırlı olabileceğini düşündürmektedir. VKİ puanlarındaki değişiklikler, egzersizlerin vücut kompozisyonunu etkilediğini ve kilo kaybı, kas kütlesi artışı ve yağ oranındaki değişiklikleri içermektedir. Yaş, medeni durum ve eğitim düzeyinin etkileri incelenmiş, 35-42 yaş grubundaki katılımcılarda belirgin değişiklikler gözlemlenmiştir. Sonuç olarak, pilates egzersizlerinin hem fiziksel hem de psikolojik sağlık üzerinde olumlu etkiler yarattığı belirlenmiştir. Gelecek araştırmalarda, Pilates'in çeşitli bireylerde ve koşullarda etkileri daha kapsamlı olarak incelenmelidir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Geleneksel ve ticari olarak üretilen trabzon tereyağlarının yağ asidi, kolesterol, tokoferol ve aroma bileşenlerinin belirlenmesi
Musa Beşer
Bu çalışmada 24 adedi doğrudan üretici ve 5 adedi Trabzon'da faaliyet gösteren işletmelerden alınan toplam 29 adet tereyağı araştırma materyali olarak kullanılmıştır. Örneklerin kuru madde (KM), yağ, nem, tuz içerikleri, pH, asitlik, renk değerleri ile peroksit değeri (PD) ve tiyobarbütirik asit (TBA) değerleri belirlenmiştir. Ayrıca, Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği'nde süt yağı (en az %80), yağsız kuru madde (en fazla %2) ve su içeriği (en fazla %16) açısından kriterlere uyan toplam 10 adet örnekte yağ asidi, kolesterol, alfa- tokoferol, beta karoten ve aroma bileşenleri belirlenmiştir. Tereyağı örneklerinde pH 3,90-5.43; asitlik 0.11-0.60 %LA; KM %68.48-86.78; yağ % 65.50-86.02 ve tuz değerleri % 0.07-1.22 arasında değişim göstermiştir. Tereyağı örneklerini oksidasyon özellikleri açısından değerlendirildiğinde 3 örnekte PD tespit edilmezken diğer örneklerde 0.30-2.109 mek O2/Kg yağ olarak belirlenmiştir. TBA değerleri ise 0.110-0.367 mg malondialdehit (MAD)/Kg yağ arasında değiştiği tespit edilmiştir. Renk değerleri L*, 78.35-88.42, a*, -6.27-3.60 ve b* değerleri ise 18.70-42.70 arasında değişmiştir. Tereyağı örneklerinin kolesterol, -tokoferol, -karoten içerikleri 134,13-325 mg/100g, -tokoferol içerikleri 1,62-3,37 mg/100 g ve -karoten içerikleri 4.46-15.60 µg/g arasında değişim göstermiştir. Tereyağlarında bütirik asit (%2.03-3.13), kaproik (%1.69- 2.32) kaprilik asit (1.10- 1.61), kaprik asit (0.00-3.42), laurik asit (%0.00-4.68), miristik asit (%10.78- 14.08), palmitik asit (%26.11-44.25), stearik asit (%6.86-17.35), oleik asit (%19.55-29.80) ve linoleik asittir (1.63-3.04) hakim yağ asitleri olarak tespit edilmiştir. Aroma bileşenleri açısından değerlendirildiğinde 10'u asit, 8'i keton, 3'ü aldehit, 2'si alkol ve 11'i etil ve metil esterler, 10'u diğer maddeler olmak üzere toplam 44 adet aroma bileşeni belirlenmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Salkowski eğrisi ve frenet vektörleri tarafından üretilen regle yüzeyler
Ebru Çakıl
Bu tez çalışmasının Giriş Bölümünde, geometrinin kısa tarihçesinden, çalışmaya konu olan eğri ve yüzeylerin günlük hayattaki ve teknolojideki yerlerinden ve bu alanda yapılmış çalışmalardan bahsedilmiştir. Genel Bilgiler bölümünde, çalışmanın orijinal kısmında kullanılmış olan Öklid uzayında eğriler ve yüzeyler ile ilgili temel kavramlara yer verilmiştir. Materyal ve Metot bölümünde, çalışmanın ana karakteri olan Öklid uzayında Salkowski eğrisi ve bu eğriye ait bazı geometrik özellikler ifade edilmiştir. Bulgular bölümü çalışmanın orijinal kısmını oluşturmaktadır. Bu bölümde ise dayanak eğrisi Salkowski eğrisi ve doğrultman vektörü bu eğrinin Frenet vektörlerinin lineer bileşiminden oluşan regle yüzeyler tanımlanmış ve bu yüzeylerin parametrik denklemleri verilmiştir. Dahası bu yüzeylerin, normal vektörleri, striksiyon eğrileri, dağılma parametreleri, teğet ve asimptotik düzlem denklemleri hesaplanmış ve grafikleri çizilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Bigeometrik analizde laplace integral dönüşümü ve uygulamaları
Sinem Kaymak
Bu tez çalışmasında, klasik analizin integral dönüşüm metotlarından biri olan Laplace integral dönüşümünün temel tanım ve teoremlerinden yararlanılarak, Newtonyen olmayan analizlerden biri olan bigeometrik analizde Laplace integral dönüşümünden bahsedilmiştir. Öncelikli olarak Newtonyen olmayan analizlerin temelini oluşturan üstel aritmetik verilmiştir. Klasik analizde olduğu gibi bigeometrik analizde de limit, süreklilik, türev ve integral kavramlarının tanımları verilmiştir. Ardından, bigeometrik analizde bigeometrik Laplace integral dönüşümünün tanımı yapılmıştır. Sonra, bigeometrik Laplace integral dönüşümünün bazı temel kavramları ve teoremleri verilmiştir. Bunun için bigeometrik analizde yer alan bigeometrik türev, bigeometrik belirsiz integralin ve bigeometrik belirli integralin tanımları ve bunların özellikleri kullanılmıştır. Ayrıca, bigeometrik Laplace integral dönüşümünün özellikleri incelenmiş ve bigeometrik Laplace integral dönüşümü yardımıyla bazı bigeometrik lineer diferansiyel denklemlerin çözümleri araştırılmıştır. Yapılan bu çalışmalar örneklerle desteklenmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023'Yakamoz' ekmeklik buğday çeşidinde farklı gelişme basamaklarında uygulanan ürenin kimi kalite özelliklerine etkileri
Berra Başyiğit Köseoğlu
Doğu Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü arazisinde 2020-2021 yetiştirme mevsiminde gerçekleştirilmiş olan denemenin laboratuvar çalışmaları, Gümüşhane Üniversitesi'nde sürdürülmüştür. Çalışmada, materyal olarak kullanılan 'Yakamoz' ekmeklik buğday çeşidinin farklı gelişme dönemlerinde üst gübre olarak kullanılan ürenin, aynı çeşitten elde edilen tam buğday unu ve beyaz undaki kuru madde, kül, protein, asitlik, yaş ve kuru glüten, glüten indeksi, sedimantasyon, beklemeli sedimantasyon ve düşme sayısı gibi kalite özelliklerine etkileri incelenmiştir. Bu amaçla,üre verilmeyen kontrol uygulamasına ilaveten, kardeşlenme, sapa kalkma, süt olum ve sarı olum evreleri üre uygulama dönemleri olarak seçilmiştir. Laboratuvar çalışmaları, tesadüf parsellerinde bölünmüş parseller deneme desenine göre üç tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Çalışma sonunda, incelenen tüm özellikler, üre uygulama dönemleri bakımından istatistiksel olarak önemli farklılıklar göstermiş olup; bu değerler şu şekilde dağılım göstermiştir: Kuru madde: %90.20-90.77, kül: %1.037-1.213, protein: %14.01-15.15, asitlik: %0.037-0.056, yaş glüten: %41.49-43.67, kuru glüten: %14.75-15.46, glüten indeksi: %69.28-80.38, sedimantasyon: 20.0-21.0 mL, beklemeli sedimantasyon: 23.5-29.8 mL ve düşme sayısı: 753.8-881.7 s. Ayrıca, kuru madde, protein ve sedimantasyon hariç diğer kalite parametreleri, un tipine göre istatistiksel açıdan önemli değişimler göstermiştir. Buna göre, kül (%1.443), asitlik (%0.051) ve glüten indeksi (%82.53) bakımından tam buğday unu; yaş (%44.90) ve kuru (%15.96) glüten, beklemeli sedimantasyon (35.60 mL) ve düşme sayısı (836.4 s) bakımından beyaz un yüksek değerler göstermiştir. Sonuç olarak, üst gübre olarak üre uygulanırken; yüksek glüten indeksi, beklemeli sedimantasyon ve protein için sapa kalkma döneminin, yüksek kuru madde için ise sarı olum döneminin seçilmesi önerilmektedir. Bunun yanısıra, ileriki çalışmalarda daha çok genotip ve farklı azot kaynaklarının denemelerde temsil edilmesi, daha kapsayıcı olması bakımında yerinde olacaktır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023İletişim becerisi ve işe bağlılık arasındaki ilişkinin incelenmesi: Gümüşhane ili sağlık çalışanları üzerine bir araştırma
Gülkız Kayret
Bu araştırmanın temel amacı sağlık çalışanlarının iletişim becerileri ile işe bağlılıkları arasındaki ilişkiyi incelemek ve ilgili örneklemle ulaşılan sonuçlar aracılığıyla literatüre katkı sağlamaktır. Bu doğrultuda araştırma örneklemi olarak Gümüşhane ili ve ilçelerinde faaliyet gösteren devlet hastaneleri uygulama alanı olarak belirlenmiştir. Araştırma, 426 sağlık çalışanının (doktor, hemşire/ebe, idari personel, üst idari kadro, teknisyen/tekniker ve diğer) katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Nicel araştırma yöntemlerinin uygulandığı araştırmada veri toplama aracı olarak anket yöntemi tercih edilmiş ve hazırlanan anketlerin çevrimiçi olarak doldurulması sağlanmıştır. Katılımcılara, içerisinde demografik bilgi formu, kişilerarası iletişim yetkinliği envanteri ve Utrecht işe bağlılık ölçeğinin yer aldığı anketler uygulanmıştır. Toplanan veriler; güvenilirlik, doğrulayıcı faktör ve korelasyon analizleri ile Mann-Whitney U, Kruskal-Wallis H ve Post-Hoc Tukey testleri aracılığıyla analiz edilmiştir. Veri analizinde SPSS 23.0 ve Jamovi 2.3 paket programlarından yararlanılmıştır. Demografik değişkenler (yaş, cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu, çalışma süresi ve pozisyon) ile iletişim becerisi ve işe bağlılık arasında farklılık bulunup bulunmadığı tespit etmek amacıyla gerçekleştirilen analizler sonucunda sağlık çalışanlarının iletişim becerileri ile demografik özellikleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar olmadığı; işe bağlılık değişkeninde ise, cinsiyet hariç diğer demografik özellikler arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar bulunduğu görülmüştür. Araştırma neticesinde, sağlık çalışanlarının iletişim becerileri ile işe bağlılıkları ve alt boyutları arasında pozitif yönde ve istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler olduğu tespit edilmiştir. Ana amacı Gümüşhane ilindeki sağlık çalışanlarının iletişim becerileri ile işe bağlılıkları arasındaki ilişkinin incelenmesi olan bu çalışmada iki değişken arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönlü ilişkiler tespit edilmiştir. Bu sonuçtan hareketle, sağlık çalışanlarının iletişim becerileri aracılığıyla işe bağlılıklarının da arttırılabilmesi için gerekli çalışma ortamlarının oluşturulması önem arz etmektedir. Anahtar Kelimeler: İletişim becerisi, İşe bağlılık, Sağlık çalışanları
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Sağlık Meslek Lisesi on ikinci sınıf öğrencilerinin meslekiuygulamalarında algıladıkları riskler ile anksiyeteleri arasındaki ilişki (Amasya ili örneği)
Fatma Çayır
Bu çalışmasının amacı Amasya İli'nde bulunan Sağlık Meslek Liselerinde eğitim gören onikinci sınıf öğrencilerinin mesleki beceri eğitimlerinde yaşadıkları risklerin anksiyetelerine etkisini belirlemektir. Kesitsel ve ilişkisel tipte olan araştırmanın evrenini Şubat - Mart 2024 tarihleri arasında Amasya İli'ne ait 6 adet Meslek Lisesinde (Amasya Sabuncuoğlu Şerefeddin Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Göynücek 70. Yıl Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Gümüşhacıköy Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Merzifon Şehit Dursun Özsaraç Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Suluova Lokman Hekim Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Taşova Süleyman Bursalı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi) öğrenim gören onikinci sınıf öğrencileri (n=252 kişi) oluşturmuştur. Evrenin tamamına ulaşılmıştır. Araştırmanın verileri; araştırmacılar tarafından literatür incelenerek oluşturulan sosyodemografik özellikler, öğrencilerin çalışma ortamı kaynaklı risk ve tehlikeler, mesleki beceri eğitiminin öğrencideki etkileri ve çalışma koşullarını içeren sorular ile "Beck Anksiyete Ölçeği" sorularından oluşan anket ortalama 20 dakika süre içinde direkt gözlem altında gerçekleştirilmiştir. Verilerin istatistiksel analizinde Student t testi, Mann Whitney U testi ve pearson korelasyon analizi ile kullanılmıştır. Araştırma kapsamına alınan Sağlık Meslek Lisesi onikinci sınıf öğrencilerin anksiyetelerinin hafif düzeyde olduğu bulunmuştur. Kadın öğrencilerin anksiyete düzeyleri erkek öğrencilere göre daha yüksek bulunmuştur. Öğrencilerin mesleki eğitimin kendilerinde olumlu anlamda katkı sağladığı ancak ortamdan kaynaklanan şartlardan memnun olmadıkları ve memnun olmayanların anksiyete düzeyleri daha yüksek bulunmuştur. Kadın öğrencilere yönelik anksiyete ile mücadele eğitimleri verilmelidir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim20233-boyutlu lorentz uzayında tımelıke asal normalli spacelıke salkowskı eğrisi üzerine
Birkan Aksan
Bu tez çalışmasının Giriş bölümünde, çalışmanın amacına, teknolojideki yerine, uygulama alanlarına ve bu alanda yapılmış diğer çalışmalara yer verilmiştir. Genel Bilgiler bölümünde, Bulgular bölümünde kullanılacak olan temel kavramlardan detaylıca bahsedilmiştir. Materyal ve Yöntem bölümünde, çalışmanın ana konusu olan, 3-boyutlu Lorentz uzayında timelike asal normalli spacelike Salkowski eğrisi hakkında bilgi verilmiştir. Bulgular bölümü ise çalışmanın orijinal kısmını oluşturmaktadır. Bu bölümde öncelikle Lorentz uzayındaki timelike asal normalli spacelike Salkowski eğrisinin yay uzunluğu ve Darboux vektörü hesaplanmıştır. Daha sonra bu eğrinin küresel gösterge eğrilerinin Frenet çatıları, eğrilikleri, Frenet türev formülleri, Darboux vektörleri, yay uzunlukları, , (hiperbolik birim küre) ve (Lorentzian birim küre) ye göre geodezik eğrilikleri hesaplanmıştır. Ayrıca bu küresel gösterge eğrilerinin bu küreler üzerindeki grafikleri çizilmiştir. Sonuç ve Öneriler bölümünde ise bu çalışmadan elde edilen sonuçlar ve yapılabilecek olan yeni çalışmalar hakkında öneriler verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Frenet çatısı, Geodezik Eğrilik, Salkowski eğrisi, Küresel gösterge eğrileri.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Mustafa Hayrullah'ın Tabâbet-i Adliye-i Mecânîn adlı eserinin fıkhi açıdan değerlendirilmesi
Cengizhan Şahin
Bu çalışma Osmanlı son dönemi ile Cumhuriyet'in ilk yıllarında yaşamış olan Mustafa Hayrullah'ın Tabâbet-i Adliye-i Mecânîn adlı eserinin fıkhi açıdan değerlendirilmesini hedeflemektedir. Çalışma bir giriş ve iki bölümden oluşmaktadır. Girişte tezin konusu, amacı, yöntemi ve sınırlarından bahsedilmiştir. Bu kapsamda genel olarak adli tıp ve adli psikiyatri hakkında kısa bilgiler verilmiştir. Birinci bölüm, tezin araştırma kısmını oluşturmaktadır. Bu bölümde Mustafa Hayrullah'ın hayatı, kişiliği ile kaleme almış olduğu eserler ve fikirleri incelenmiş, yazmış olduğu bazı eserlerle ilgili bilgilere yer verilmiştir. Daha sonra ise eserin fıkhi açıdan değerlendirmesi yapılmıştır. Söz konusu değerlendirmeler müellifin belirlemiş olduğu bölümler çerçevesinde yapılmıştır. Burada önce eserin ilgili bölümü hakkında genel bilgiler verilmiş, sonra konunun fıkıh eserlerinde ve özellikle çağdaş çalışmalarda nasıl ele alındığına temas edilmiştir. Son olarak Mustafa Hayrullah'ın görüşleri bu çerçeveden değerlendirilmeye çalışılmıştır. Bu bölümün sonunda ise sonuç başlığı altında genel bir değerlendirme yer almaktadır. Üçüncü bölüm eserin günümüz Türkçesi alfabesine aktarımından oluşmaktadır. Zira Tabâbet-i Adliye-i Mecânîn adlı eser Osmanlı Türkçesi ile yazılmıştır. Aktarım yapılırken serbest metod ile latinize edilmiştir. Metnin orijinali ile kolay karşılaştırma imkanı vermesi amacıyla sayfa numaraları metnin içerisinde verilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Farklı yöntemler kullanılarak karabuğday çayının üretimi, fizikokimyasal, duyusal ve antioksidan özelliklerinin incelenmesi
Uğur Ülker
Ülkemizde karabuğday tarımı yeni yeni yapılmaya başlamıştır. Karabuğday çayının üretimini yapmak, referans sağlamak ve tüketiciye bazı yararlı bilgiler vermek amacıyla farklı yöntemler kullanılarak, kavurma, basınçlı buhar işlemi kullanılarak üretimi yapılmıştır. Bu çalışmada, üretilen karabuğday çayının çeşitli fiziksel, kimyasal ve duyusal değişimlerinin tamamının karşılaştırılmalı olarak değerlendirilmesi yapılmıştır. Değerlendirdiğimiz parametreler ile hem üreticinin hem de tüketicinin faydalanabileceği bilgiler ortaya çıkmıştır. Ayrıca ülkemizde araştırılmamış bir konu olması sebebiyle literatüre fayda sağlaması amaçlanmıştır. İki farklı yöntemle ürettiğimiz karabuğday çayı örneklerine rutubet, su ekstraktı, kül, suda çözünen ve çözünmeyen kül, suda çözünen külde alkalilik, selüloz, toplam fenolik kapasite (TAK), toplam flavanoid kapasite (TFLK) ve toplam antioksidan kapasite (TAK), DPPH serbest radikal temizleme aktivitesi, FRAP toplam demir indirgeme antioksidan kapasite, ABTS radikal katyonu süpürücü etki ve fenolik bileşiklerin LC-MS/MS analizleri uygulanmıştır. KB11, KB12 ve KB13 örneklerinin nem %0.42 ile %5.84, su ekstraktı %5.91 ile %11.46, suda çözünmeyen kül %41.85 ile %52.65 ve ABTS değerleri diğer örneklere göre daha yüksek çıkarken toplam kül, ham selüloz, %10 HCl'de çözünmeyen kül, TFLK, TAK ve FRAP analiz sonuçları düşük çıkmıştır. En yüksek nem oranı ve su ekstraktı oranı KB13 örneğinde çıkmıştır. KB2, KB5, KB6, KB10 ve KB12 örneklerinde toplam kül, suda çözünmeyen kül, alkalilik, TFK, TFLK, TAK analiz sonuçları yüksek çıkmıştır. KB1, KB5, KB9 ve KB10 numaralı örneklerde alkalilik, DPPH, % DPPH inhibisyon, ABTS ve % ABTS analiz sonuçları diğer örneklere göre daha yüksektir. Karabuğday kabuğu çayı üretim prosesine uygulanan bazı faktörlerin analiz sonuçlarını etkileyebileceğini görülmüştür.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Uyumlu kesirli mertebeden Noyes Field modelinin incelenmesi
Bedir Kaan Öner
Khalil ve arkadaşları, 2014 yılında kesirli türev ve kesirli integralin yeni bir tanımını vermişlerdir. Bu yeni kesirli mertebeden türev ve integrale uyumlu adını vermişlerdir. Literatürde bu uyumlu tanımından sonra, uyumlu türev içeren birçok diferansiyel denklem analitik veya nümerik olarak çözülmüştür. Bu tezin özgün değeri; q-homotopi analiz dönüşüm metodu uyumlu kesirli mertebeden yapılması ve Sawi integral dönüşümü ile birleştirilmesidir. Ayrıca bir tane daha yeni bir metot literatüre katılacaktır. Bu metotlarla literatürde var olan uyumlu kısmi diferansiyel denklemlerin daha iyi sonuçlarının elde edilmesi beklenmektedir. q-homotopi Sawi analiz dönüşüm metodu, bu yeni olan uyumlu anlamında teorik olarak elde edilecek ve bu metotla kesirli mertebeden Noyes-Field modelinin nümerik çözümleri elde edilecektir. Ayrıca elde edilen nümerik çözümlerle, analitik çözümler kıyaslanıp hata analizle yapılacaktır. Bu nümerik çözümlerin MAPLE yazılım programında grafikleri çizdirilecektir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Bazı oransal gecikmeli uyumlu kesirli mertebeden kısmi diferansiyel denklemlerin yeni sayısal metotlarla çözümleri
Halil Hüseyin Avcı
Bu tez, beş ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, oransal gecikmeli diferansiyel denklemler hakkındaki genel bilgilerden söz edilmektedir. İkinci bölümde, temel tanımlar ve teoremler verilmiştir. Üçüncü bölümde üretilen yöntemler anlatılmaktadır. Dördüncü bölümde, oransal gecikmeli lineer olmayan uyumlu zaman kesirli genelleştirilmiş Burgers (UZKGB) denklemleri, uyumlu q-Mohand homotopi analiz dönüşüm metodu (Uq-MHADM), ve uyumlu kesirli Mohand ayrıştırma metodu (UKMAM) olarak isimlendirilen iki yeni metottan faydalanılarak yeni nümerik çözümler bulunmuştur. Önerilen metotların etkili ve güvenilir olduğunu göstermek üzere nümerik simülasyonlar yapılmaktadır. Mutlak hata hesapları yapılmaktadır. Sonuç bölümünde yeni üretilen her iki metodun da oransal gecikmeli lineer olmayan uyumlu kesirli kısmi diferansiyel denklemleri incelemek için etkin olduğu öngörülmektedir. Anahtar Kelimeler: Uyumlu q-Mohand homotopi analiz dönüşüm metodu, uyumlu kesirli Mohand ayrıştırma metodu
















