Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Merdan, Mehmet(7)
- Akaryali, Enver(6)
- Gücer, Mehmet Ali(6)
- Komut, Osman(6)
- Akyol, Mehmet(5)
- Evren, Savaş(5)
- Hintistan, Sevilay(5)
- Ozden, Talat(5)
- Saydam Eker, Çiğdem(5)
- Acet, Tuba(4)
- Akinoglu, Bulent G.(4)
- Alemdag, Selcuk(4)
- Aydin, Metin Mutlu(4)
- Bahar, Bilge(4)
- Baltaci, Cemalettin(4)
- Beken, Hıkmet Gülçın(4)
- Kandemir, Raif(4)
- Keyifli, Nazlı(4)
- Kose, Oguz(4)
- Koç, Pinar(4)
- Oktay, Tugrul(4)
- Pasli, Sinan(4)
- Sirat, Abdulveli(4)
- Tatli, Ozgur(4)
- Taşdelen, Birgül(4)
- Ugur, Omer(4)
- Vural, Alaaddin(4)
- Yildiz, Salih(4)
- Yücel, Cem(4)
- Zeybek, Halil İbrahim(4)
- Çelik, Muhammet(4)
- Ürkek, Bayram(4)
- Şahin, Rıdvan(4)
- Akar, Zeynep(3)
- Akpinar, Muhammet Vefa(3)
- Ar, Ilker Murat(3)
- Araz, Onur(3)
- Arslan, Mehmet(3)
- Ashyralyyev, Charyyar(3)
- Aydin, Faruk(3)
Yayınlar
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Gümüşhane ili Kelkit havzası ilçelerinin gastronomi turizmi potansiyelinin değerlendirilmesi.
Barış Pir
Yemek ve beslenme ihtiyacı, insanoğlunun var olduğu günden beri hayatını idame ettirmesi için temel ihtiyaçların başında gelmektedir. Kültürel kimliğimizin bir parçası olan geleneksel yiyecek ve içeceklerin unutulması ve kaybolması günümüzde önemli bir sorun olarak görülebilir. Bu çalışmada, Gümüşhane iline bağlı Kelkit Havzası ilçelerinden Köse, Kelkit ve Şiran ilçelerinin geçmişten günümüze mutfak kültürünün araştırılıp, unutulmaya yüz tutmuş yöresel yemek reçetelerin derlenmesi ve kayıt altına alınması amaçlanmaktadır. Araştırmanın diğer bir amacı ise elde edilen veriler rehberliğinde gastronomi turizmi kapsamında öneriler geliştirilmesidir. Araştırmada nitel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Verilerin toplanmasında mülakat, analiz edilmesinde ise içerik ve betimsel analiz yöntemleri birlikte kullanılmıştır. Araştırma sonucu elde edilen bulgular değerlendirildiğinde yöresel olarak yapılan birçok yemeğin bölgenin coğrafi yapısı gereği geniş ovalarda ekimi ve hasatı yapılan tahıl temelli olduğu anlaşılmaktadır. Bunun yanı sıra bölgede kendiliğinden yetişen birçok yenilebilir otun da yemeklerde ana madde ya da tatlandırıcı olarak kullanıldığı görülmüştür. Somut olmayan kültürel miras bağlamında "keyveni" geleneği, kışın kullanılmak üzere tuzda et pişirme yöntemi olarak da adlandırılabilecek "küzüm eti" yapımı yine kışın kullanılmak üzere "kemik kurutma" yöntemi, eski yıllarda yapılıp günümüzde unutulmaya yüz tutmuş "dövme kıyma" yapma alışkanlığı ve kış günlerinde köy konaklarında bir ritüel haline gelen "tel helva çekme" geleneği, kültürel miras kapsamında korunması ve gastronomi turizmi kapsamında değerlendirilesi gereken hususlar olarak tespit edilmiştir. Gastronomi turizmi kapsamında özellikle, kete, dolma çeşitleri, lalanga, tel helva gibi birçok yiyeceğin coğrafi işaret yolu ile markalaşması sağlanmalıdır. Yapılacak standart reçete çalışmaları ile basitçe çok fazla zaman almadan hazırlanabilecek yiyeceklerin yerel yiyecek içecek işletmelerinin menülerine konularak değerlendirilmesi önerilmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Bireysel yatırım kararlarında davranışsal eğilimlerin ölçülmesi: Gümüşhane ilinde bir araştırma
Emre Hırka
Geleneksel finans modelleri, bireysel yatırımcıların yatırım kararlarını verirken rasyonel olduklarını, en yüksek faydayı hedeflediklerini, piyasaların etkin olduğunu, tüm yatırımcıların benzer beklentilere sahip olduğunu ve menkul kıymetlerin fiyatlarının tesadüfi meydana geldiğini varsaymaktadır. Ancak, bu teoriler piyasada meydana gelen çoğu olayı açıklamakta yetersiz kaldığı yönünde eleştirilmiştir. Bu durum davranışsal finans denilen yeni bir yaklaşımın ortaya çıkmasına neden olmuştur. Davranışsal finans teorisi, duygular ve ruh halinin insanların davranışlarını etkilediğini ve bu nedenle insanların rasyonel karar veremediğini varsaymaktadır. Literatürde, davranışsal finans konusunun çoğunlukla bireysel menkul kıymet yatırımcıları üzerinde araştırıldığı gözlemlenmiştir. Yapılan literatür taramasında finansal piyasaların önemli oyuncularından olan altın yatırımcıları ile ilgili davranışsal finans çalışmalarına çok nadir rastlanmıştır. Bu doğrultuda, çalışma altın yatırımcılarının davranışlarını araştırmak amacıyla hazırlanmıştır. Çalışma kapsamına Gümüşhane'de yaşayan ve altın yatırımda bulunan yatırımcılar alınmıştır. Çalışmada, altın yatırımcılarına yönelik anket uygulanmıştır. Uygulamada 405 yatırımcının verileri SPSS 24 programında analiz edilmiştir. Analiz yöntemleri olarak frekans analizi, tanımlayıcı istatistiksel analizi, geçerlilik analizi ve fark analizi kullanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Bireysel Yatırımcı, Davranışsal Finans, Davranış Modelleri, Psikoloji, Yatırım Kararları
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Türkiye'de hanehalkı sigara tüketiminin belirleyicileri
Miraç Ergin
Bu çalışmada, hanehalkı sigara tüketimini etkileyen sosyo-ekonomik ve demografik faktörlerin 2014 TÜİK Hanehalkı Bütçe Anketi (HBA) verileri üzerinden Çift Eşik ve Tobit yöntemleri yardımıyla belirlenmesi amaçlanmıştır. Hanehalkı büyüklüğü, eğitim seviyesi, medeni durum, cinsiyet ve yaş çalışmada kullanılan sosyo-demografik değişkenlerdir. Hanelerin gelir seviyesi ise çalışmada kullanılan ekonomik değişken olarak belirlenmiştir. Hanehalkına ait demografik değişkenlerin sigara tüketim kararları üzerindeki etkilerine bakıldığında hanehalkı büyüklüğü ve eğitim seviyesi değişkenlerinin sigara tüketimine olan etkisi negatif yönde bulunmuştur. Anahtar Kavramlar: Çift Eşik Modeli, Tobit Modeli, Sigara Tüketimi
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Kadın tekstil işçilerinin ustabaşlarıyla yaşadıkları çatışmanın, iş tatminlerine etkisinde ustabaşlarının politik yetisinin düzenleyici rolü
Nuket Top
Araştırmada, Bursa ilinde faaliyet gösteren tekstil firmalarında çalışan ustalar (üst) ile onların emri altında çalışan kadın emekçiler arasında yaşanan kişilerarası çatışmanın astın iş tatmini üzerinde etkileri ve bu bağlamda ustabaşının politik yetisinin bu ilişki üzerinde düzenleyici rolü olup olmadığı irdelenmektedir.Araştırma kapsamında 478 emekçi kadın ve 125 ustabaşına ait veriler yüz yüze anket yöntemiyle elde edilmiştir. Ölçeklerin güvenirliği Cronbach Alfa Katsayısı ile geçerlilikleri ise Açıklayıcı ve Doğrulayıcı Faktör analizi ile test edilmiştir. Son olarak araştırmada yer alan hipotezler Process ve HLM (Hiyerarşik Lineer Modelleme) uygulamaları ile test edilmiştir.Analizler sonucunda, Bursa ilinde faaliyet gösteren tekstil firmalarında görev alan kadın işçilerin ustabaşlarıyla yaşadıkları kişilerarası çatışmanın kadın işçilerin iş tatmini üzerinde negatif yönlü etkisi olduğu ortaya çıkarılmıştır. Öte yandan, ustabaşının kadın işçiler tarafından algılanan politik yetisinin kadın işçilerin iş tatmini üzerinde istatistiksel açıdan anlamlı ve pozitif bir etkisi olduğu tespit edilirken ustabaşlarının kendisi tarafından algılanan politik yetisinin kadın işçilerin iş tatmini üzerinde doğrudan anlamlı bir etkisi olmadığı tespit edilmiştir. Dahası, kadın emekçiler ve ustabaşının kendisi tarafından değerlendirilen ustabaşının politik yetisinin bu ilişkide düzenleyici rolü olduğu bulunmuştur.
- Doktora TeziAçık Erişim2020Müşteri kişilik özellikleri ile sıfır km. otomobil tercih faktörleri arasındaki ilişkiler: TR90 bölgesi örneği
Mazhar Oyanık
Bu araştırmanın amacı bireylerin sıfır otomobil tercihinde önem verdikleri tercih faktörlerini belirlemek, otomobil tercih faktörleri önem düzeyleri ile kişilik faktörleri arasındaki ilişkileri tespit etmektir. Bu amaçla, ana kütlesi TR 90 bölgesindeki 6 ilde (Artvin, Giresun, Gümüşhane, Ordu, Rize ve Trabzon) ikamet eden 18 yaş üstü internet kullanıcıları olan ve kolayda örnekleme yöntemiyle belirlenen bir örneklem üzerinde, internet üzerinden anket yöntemiyle bir araştırma yapılmıştır. Araştırmada frekans ve korelasyon analizleri kullanılmıştır. Otomobil tercihi faktörleri önem düzeyi sonuçlarına bakıldığında ankete katılanların en çok önem verdikleri faktör verimlilik-ekonomiklik faktörü olup, bunu sırasıyla servis-hizmet ve iç tasarım faktörleri izlemiştir. Dışadönüklük kişilik özelliği sırasıyla dış tasarım, multimedya ve iç tasarım faktörleriyle pozitif yönde ilişkili; uyumluluk kişilik özelliği sırasıyla servis-hizmet, güvenlik-emniyet ve çevresel unsurlar faktörleriyle pozitif yönde ilişkili; sorumluluk kişilik özelliği sırasıyla çevresel unsurlar, servis-hizmet ve kalite faktörleriyle pozitif yönde ilişkili; duygusal dengelilik kişilik özelliği sırasıyla multimedya, kalite ve dış tasarım faktörleriyle pozitif yönde ilişkili; zeka-hayal gücü kişilik özelliği sırasıyla güvenlik-emniyet, dış tasarım ve servis-hizmet faktörleriyle pozitif yönde ilişkili bulunmuştur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Kişilerarası iletişimin firmalara güven üzerinde etkisi: Gümüşhane örneği
Merve Yağmur Alban
İletişim kavramı tüm canlılar için geçerli olan evrensel bir durumu işaret etmektedir. Kişilerarası iletişim ise duygu, düşünce ve bilgi alışverişinin insanlar arasında gerçekleştirilmesi durumuna karşılık gelmektedir. Bu iletişim türünde araç, "insan"dır. İnsanlar karşılıklı iletişim kurarak birbirlerini anlamaktadır. İletişimi doğru ve etkili bir biçimde gerçekleştirmek de hem kendimizi daha iyi anlatmayı hem de karşıdaki insanı daha iyi anlamayı sağlamaktadır. İnsanlar doğru ve etkili iletişimi kurabildikten sonra neredeyse her alanda başarılı olmaktadır. İnsan, toplumsal varlığını sürdürebilmesi için kişilerarası iletişime ihtiyaç duymaktadır. Sosyal varlık olarak insan, diğer insanlara güven verme durumunda olabilmektedir. Toplumsal hayatın bir uzantısı olan iş hayatında da güven kavramı büyük bir öneme sahiptir. Toplumsal varlık hakkındaki birçok araştırma kişilerarası güveni, firmalara güven için de ön şart olarak görmektedir. Toplumsal varlık teorisi her çeşit yapıyı içinde barındırarak, insanların yardımlaşmasını ve diğer insanlara güvenmesini öğretir. Zira insanlar farklı geçmişlere sahip olup, bir araya toplanmışlardır. Söz konusu insanlar firmalara ihtiyaç duyarken, seçilecek olan firmaya öncelik olarak güvenmek ister. Güvenin ön şartı olarak kabul edilebilen doğru iletişim o firmaya çeşitli olanaklar sağlayabilmektedir. Örneğin; kişilerarası iletişimi kuvvetli olan bir firma, müşteriyi daha iyi anlayıp kendilerini daha kolay anlatabilecektir. Yanlış anlaşılmaların sebep olduğu stres ortamı, kişilerarası iletişim doğru gerçekleştiği takdirde oluşmayacak, problem çözme yetenekleri kuvvetlenecektir. Her şeyden şikâyet eden zor insanlar ile başa çıkmak kolay bir hale gelebilecek ve bu sayede dost çevresi genişleyecektir. Anlamlı ve hoş sohbetler yaparak insanların olumlu tutumlar oluşturmasını sağlayabilecek olan firmalar hem takdir edecek hem takdir edilecektir. Sonuç olarak insanların o firmaya karşı güvenleri doğru orantıda artacaktır. Bu çalışmada firmaların müşterilerle gerçekleştirdikleri iletişimlerinde aralarında kurulan güven ilişkisinin ne yönde olduğu incelenmiştir. Çalışmanın amacını ise, firmaların kişilerarası iletişimde başarılı olduklarında bu durumun müşterilerin o firmaya olan güvenlerine nasıl yansıdığını tespit etmek oluşturmaktadır. Bu çalışmada firma çalışanlarının müşterilerle olan iletişimlerden doğan güven kavramı ele alınıp incelenmiştir. Literatürde kişilerarası iletişimin insanlar üzerinde yarattığı etki üzerine yapılan çalışmalar yer almakta, iletişimin güven üzerine etkisi literatürde yeterli derecede bulunmaktadır. Fakat firma güveni açısından kişilerarası iletişim konusuna literatürde ulaşılmamıştır. Çalışma Gümüşhane'de yapıldığından çalışmanın evrenini Gümüşhane'de yaşayan 18 yaş üstü insanlar oluşturmakta; örneklemini ise kolayda örnekleme yöntemi ile seçilen önde gelen firmaların müşterileri oluşturmuştur. Araştırma yöntemi olarak nitel araştırma yöntemlerinden biri olan yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak görüşmeler, 15 kadın 15 erkek katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Firma çalışanlarının kendileri ile kurdukları iletişim ile kişilerin kendilerini değerli ve önemli hissettikleri görülmektedir. Görüşmeye katılan katılımcılara göre kendisi ile bağ kurulan, iletişime geçilen ve bu sayede kendisinin değerli olduğunu hissettiren firmaları güvenerek tercih ettikleri anlaşılmaktadır. Aynı zamanda firmalara gitmeden önce firmaların güvenilir olduğu inancına da yine kişilerarası iletişimin bir parçası olan ağızdan ağza iletişim yolu ile firma hakkında olumlu duyumlar almanın da etkisi olduğu belirlenmiştir. Yapılan bu çalışma ile kişilerarası iletişimin firmalara güven duygusunun oluşumu konusunda literatüre katkı sağlanmış olacaktır. Ayrıca daha önce bu konuda çalışma yapılmamış olmasından dolayı çalışmanın özgün olacağı ve literatüre de güncel bir katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
- MakaleAçık Erişim2020Political Polarization, Income Inequality and Government
Keyifli, Nazlı; Akdede, Sacit Hadi
This paper empirically investigates the determinants of political polarization. Size of government and income distribution are the main independent variables along with other controlling variables. The statistical analysis uses OLS and 2SLS methodogies. The sample of countries includes 61 countries and time period spans between 1990 and 2015. Results of regressions analysis indicate that increased income inequality increases political polarization. Political polarization is derived from World Values Survey ( WVS). It is measured as standard deviation of responses to the question “what is role for government”. In addition, results of our empirical analysis indicates that increased governemt size reduces the political polarization. The paper explains the links for these findings.
- MakaleYalnız künye2020Doğu Karadeniz Bölgesi Karasal İklim ve Kuru Tarım Koşullarında Tritikale (x Triticosecale Wittmack) Çeşitlerinin Tane Verimi ve Verim Unsurları Üzerinde Bir Araştırma
Sirat, Abdulveli; Bahar, Bilge; Bahar, Necmiye
Bu çalışma, Gümüşhane-Şiran ekolojik koşullarında kışlık olarak ekilen, dokuz tritikale (Tatlıcak-97, Presto, Karma-2000, Melez-2001, Mikham-2002, Ege Yıldızı, Alperbey, Ümranhanım ve Tacettinbey) çeşidinin tane verimi ve verim unsurlarını belirlemek amacıyla 2013-2014 ve 2014-2015 yetiştirme sezonunda yürütülmüştür. Deneme tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekrarlamalı olarak gerçekleştirilmiştir. İki yıllık ortalamalara göre çeşitlerin başaklanma süresi 146.67-151.67 gün, bitki boyu 109.00-115.89 cm, metrekarede başak sayısı 328.58-413.09 adet, başak uzunluğu 9.40-12.33 cm, başakta başakçık sayısı 22.27-24.43 adet, başakta tane sayısı 42.28-59.32 adet, başakta tane ağırlığı 1.98-2.66 g, hasat indeksi %34.33-37.67 ve tane verimi 418.92-546.30 kg da-1 arasında değişmiştir. En yüksek tane verimi, başakta tane sayısı ve başakta tane ağırlığı Alperbey çeşidinden elde edilmiş olup bu çeşidi tane verimi bakımından istatistiksel olarak aynı grupta yer alan Mikham-2002, Ege Yıldızı, Karma-2000 ve Presto çeşitleri izlemiştir. Tane verimi ile başaklanma süresi (r=0.487**), bitki boyu (r=0.503**), metrekarede başak sayısı (r=0.701**) ve hasat indeksi (r=0.375**) arasında istatistiki olarak önemli pozitif korelasyonlar bulunmuştur. Sonuç olarak Alperbey, Mikham-2002, Ege Yıldızı, Karma-2000 ve Presto çeşitlerinin tane verimi bakımından Gümüşhane-Şiran ekolojik koşullarına uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
- MakaleAçık Erişim2020Analysis of The Dynamics of The Classical Epidemic Model with Beta Distributed Random Components
Merdan, Mehmet; Bekiryazıcı, Zafer; Kesemen, Tülay
In this study, the classical epidemic model of Kermack and McKendrick is analyzed with beta distributed random components. A random analysis is done for the deterministic epidemic model by transforming the parameters and initial values of the system to random variables with beta distribution. The approximations for the expectations of the model variables are compared with the deterministic results to comment on the randomness of the cases with random parameters and random initial values. Results for some numerical characteristics of these two cases are also given to investigate the accuracy of the approximations for the expected values.
- MakaleAçık Erişim2020Kadınların işgücüne katılım oranlarını belirleyen faktörlerin tespitine yönelik bölgesel bir araştırma
Koç, Pinar; İzgi Şahpaz, Kadriye
Bu çalışmanın amacı İBBS Düzey 2 kapsamında yer alan 26 bölgede kaba boşanma oranları, eğitim düzeyi, erkek işsizlik oranları ve kişi başına düşen gelirin kadınların işgücüne katılım oranları üzerindeki etkisini analiz etmektir. 2004- 2017 dönemini kapsayan çalışmada dinamik panel veri analizi kullanılmıştır. Analizden elde edilen sonuçlara göre kişi başına düşen GSYİH, eğitim düzeyi ve boşanma oranları ile kadınların işgücüne katılım oranları arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif bir ilişki gözlenmiştir. Kişi başına düşen gelir düzeyindeki %1’lik artış, kadınların işgücüne katılım oranlarını %0.29 artırırken, üniversite mezunu kadın sayısındaki artış, kadınların işgücüne katılım oranlarını %0.44 artırmaktadır. Boşanma oranlarındaki %1’lik artışın ise kadınların işgücüne katılım oranlarını %0.40 arttırdığı tespit edilmiştir. Ayrıca erkeklerin işsizlik oranları ile kadınların işgücüne katılım oranları arasında negatif ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Buna göre erkeklerin işsizlik oranlarındaki yüzde 1'lik artış, kadınların işgücüne katılım oranlarını yüzde 0,39 oranında azalmaktadır.
- MakaleYalnız künye2020Bilgi ve İletişim Teknolojileri Malları İhracatı ve Beşeri Sermaye Arasındaki İlişki: G-7 Ülkeleri İçin Panel Hata Düzeltme Modeli Analizi
Akyol, Mehmet
Bilgi çağının yaşandığı günümüzde teknolojik ilerlemelerin hız kazanması bilgi ve iletişim teknolojilerinin önemini arttırmaktadır. Birçok ülke bilgi ve iletişim teknolojileri sektöründe üretim gücü ve ihracat artışı sağlamak adına sektöre yönelik fiziksel ve beşeri sermaye yatırımlarını arttırmaktadır. Bu çalışmada bilgi ve iletişim teknolojileri ürünleri ihracatı ile yüksek öğretim mezunu istihdam arasındaki uzun ve kısa dönemli ilişkiler havuzlanmış ortalama grup tahmincisi, dinamik sabit etkiler tahmincisi ve ortalama grup tahmincisi aracılığı ile analiz edilmektedir. Çalışma G-7 ülkelerini (Kanada, Almanya, Fransa, İtalya, İngiltere, Japonya ve ABD) kapsamakta ve veri eksikliğinden dolayı Japonya analize dahil edilmemektedir. 2003-2018 yılları arası dönemin değerlendirildiği çalışmada Hausman testi ile havuzlanmış ortalama grup tahmincisinin sonuçlarının geçerli olduğuna kanaat getirilmiştir. Havuzlanmış ortalama grup tahmincisi sonuçlarına göre bilgi ve iletişim teknolojisi ürünleri ihracatı ve yüksek öğretim mezunu istihdamı arasında uzun dönemli ilişkinin varlığı doğrulanmıştır.
- MakaleAçık Erişim2020Kamu Kurumlarının Kriz Yönetimi Becerileri: Samsun Büyükşehir Belediyesi Çalışanlarına Yönelik Bir Araştırma
Diker, Ersin; Özarslan, Caner
Bu çalışmada, çalışanların tutumları göz önünde bulundurularak Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin sahip olduğu kriz yönetim becerilerinin mevcut durumunun belirlenmesi amaçlanmıştır. Yapılan literatür taraması sonucunda Samsun Büyükşehir Belediyesi örnekleminde kriz yönetimi becerilerinin mevcut durumunu ortaya koyan herhangi bir çalışma bulunamamıştır. Bu yönü ile çalışmanın literatüre katkı sağlaması ve kurumların kriz yönetiminde uygulayacağı faaliyetlere yeni bir yaklaşım sunması beklenmektedir. Araştırmanın örneklemi belirlenirken basit tesadüfi örnekleme yöntemi tercih edilmiş ve 406 katılımcı ile araştırma gerçekleştirilmiştir. Sosyal bilimler alanında kabul gören nicel araştırma yöntemlerinden yüz yüze anket tekniği çalışmanın yöntemi için uygun görülmüş olup, doğrulayıcı faktör analizi, bağımsız iki örneklem t testi, Anova, korelasyon ve regresyon analizleri ile veriler incelenmiştir. Samsun Büyükşehir Belediyesinde görev alan 406 çalışan ise çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır. Bu doğrultuda kurum çalışanlarına geçerliği ve güvenirliği kanıtlanmış anket uygulaması 2018 yılının Kasım ayı içerisinde yapılmıştır. Anket uygulamasından elde edilen veriler analiz edilerek bulgular değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda kurumun çalışanlara karşı daha samimi olması, sürekli karşılıklı iletişimi sağlaması, kriz ve kriz yönetimi ile ilgili uygun eğitimler düzenlemesi gibi faaliyetlerde yetersiz olduğu anlaşılmıştır. Diğer taraftan kurumun kriz yönetim becerilerine ilişkin algı puanlarının katılımcıların cinsiyetine göre anlamlı farklılık sadece kriz dönemi ve kriz sonrası yönetim becerileri alt boyutlarında meydana gelmiştir. Çalışmanın bir diğer sonucuna göre, çalışanların eğitim seviyeleri yükseldikçe kurumdaki kriz durumuna ve kriz yönetim becerilerine olan ilgi ve farkındalığın artabileceği söylenebilir. Çalışmanın genel sonucuna bakıldığında kurumun mevcut kriz yönetim becerilerinin “orta düzeyde” bulunduğu ortaya çıkmıştır.
- Derleme MakaleYalnız künye2020Beslenme ve İşçi Verimliliği Arasındaki İlişki
Bor, Hakan
İş verimliliği için, işçilerin sağlıklı olmaları ve işe konsantrasyonları temel faktörler arasındadır. Bu nedenle, işçilerin sağlıklı olmaları adına sağlıklı bir yaşamı sağlayacak dengeli ve yeterli bir beslenme imkanına sahip olmaları gerekmektedir. Ancak gerek çeşitli sağlık problemlerinden gerekse iş yerlerinde sunulan yemek hizmetlerinin yetersizliğinden ötürü işçiler dengeli ve yeterli beslenme imkanına sahip olamamaktadır. Bu durum da iş yerlerinde işçilerin yetersiz beslenmeden kaynaklı sağlık problemleri yaşamalarına sebep olmaktadır. Sağlık sorunları nedeniyle iş yerinden alınan sağlık izinlerinin artmasıyla da iş gücü kaybından ötürü iş yerindeki verimliliğin azalmasına neden olmaktadır. Diğer yandan yetersiz beslenen işçilerde hipoglisemi nedeniyle oluşan konsantrasyon kaybı da iş kazalarını artırmaktadır. Bu durum, iş yerindeki işlerin aksamasına, iş verimliliğinin düşmesine ve yaralanan veya sakatlanan işçi için yapılacak sağlık harcamaları nedeniyle iş yerinin zarar etmesine neden olmaktadır. Bütün bunlar nedeniyle bu çalışmada, incelenen ve uygun bir şekilde derlenen literatür çalışmalarının yardımıyla işçilerin yaptıkları işlerin ağırlığına uygun olarak besinlerden almaları gereken günlük kalori ihtiyacının ne olduğu ve işçi beslenmesi, işyeri sağlığı, iş kazaları ve işçi verimliliği arasındaki ilişkinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu çalışma sonucunda, işçi beslenmesinin iş verimliliği ve iş kazalarıyla kuvvetli bir şekilde ilişkili olduğu görülmüştür.
- MakaleAçık Erişim2020Aşere-i mübeşşere dışında cennetle müjdelenen bazı sahâbîler
Gözün, Abdulvehhab
İnsanlara doğru yolu göstermek için gönderilen peygamberlerin temel görevi, onlaraAllah’ın (c.c.) dinini tebliğ ve tebyîn etmektir. Son peygamber olan Hz. Muhammed(s.a.s.) de şüphesiz bu amaçla gönderilmiştir. İnsanların içerisinden kimlerin gösterilen doğru yola tabi olduğu için cennete gireceğine yahut başka yollara saptığındandolayı cehenneme müstehak olacağına ise yalnızca Allah (c.c.) karar verir ve bunusadece o bilir. O bu yetkisini başka hiçbir kimseyle paylaşmamıştır. Böyle olmaklabirlikte Hz. Peygamber (s.a.s.), sahâbesinden bazılarını ya henüz onlar hayatta ikenya da vefatlarının ardından özel olarak Allah’ın (c.c.) kendisine bildirmesiyle cennetle müjdelemiştir. Bu kişilerin sayısıyla ilgili yaygın olan kanaat, on kişi olduklarıdır. Bunlara “Aşere-i mübeşşere” denilmiştir. Ancak konuyla ilgili rivâyetler detaylıbir şekilde incelendiğinde on sahâbîden daha fazlasının Hz. Peygamber (s.a.s.) tarafından bu dünyada cennetle müjdelendiği görülmektedir. Bu araştırmada, mezkûrgerçeğe rağmen sadece on kişinin bu müjdeye nâil olduklarına dair yaygın kanaatin oluşmasının sebepleri ve bunların dışında hangi sahâbîlerin dünyada Hz. Peygamber (s.a.s.) tarafından cennetle müjdelendiği yahut cennete gireceğinin haberverildiği ortaya konulmaya çalışılacaktır. Bu vesileyle temel hadîs kaynakları taranarak bu kişilerin sayısının ne olduğunun ve kimleri kapsadığının tespit edilmesiamaçlanmaktadır. Ancak bu konuda nihaî ve kesin bir rakam verilmesi tabiatıylamümkün olmayacaktır. Zira başkalarının da bu müjdeye nail oldukları halde budurumun rivayetlere yansımamış olma ihtimali sözkonusudur.
- MakaleYalnız künye2020The Impact of Smoking Bans on Smoking Behaviour in Turkey
İpek, Egemen; Ipek, Ozlem
The purpose of this study is to determine the potential impact on individual cigarette consumption of 100% smoke-free law which entered into force in Turkey in 2009. This effect is investigated using the difference in differences method through the 2008 and 2012 Global Adult Tobacco Survey data provided by the Turkey Statistical Institute. In the study, using the diff-in-diff method enables to measure the change in individual cigarette consumption emerging by only the law eliminating the time-related effects in the pre and post law period. The most important analysis result obtained from the study is that the effect of smoke-free law which entered into force in Turkey in 2009 on daily cigarette consumption is statistically significant and negative. In addition, according to the results obtained from the diff-in-diff method, it is found that smokers tend to consume an average of 1.506 less cigarettes per day due to the law. This reducing effect leads to decrease of average daily cigarette consumption of smokers by approximately 8%.
- MakaleYalnız künye2020Investigation of the changes in bran mineral content according to the years and growth conditions in bread wheat genotypes
Bahar, Bilge
Bran is not only the raw material of animal feed or functional products; it has also become a natural additive used inthe other industrial fields. For this reason, in this study, it has been aimed to reveal to what extent the minerals (K, P, S,Mg, Ca, Zn, Fe, Mn, Cu, and Na) are affected by genotypes, growth seasons (years) and growth conditions and theirinteractions, rather than how much and what kind of minerals the wheat bran contains. For this purpose, in the study,in the growth seasons of 2013-2014 and 2014-2015, five bread wheat genotypes were carried out as three replicatedunder organic and conventional growth conditions according to the trial design of split plots in random blocks. At theend of the study, all minerals except Cu were affected by at least one of the variation sources; in other words, althoughit varies according to minerals, wheat bran minerals were significantly affected by wheat genotypes, growth yearsand growth conditions and their interactions. In addition, with this study, significant correlations were found betweensome minerals in organic and conventional conditions.
- MakaleAçık Erişim2020Awareness and Attitudes of Patients on Enlightened Consent
Bostan, Sedat; Nenni Unal, Ferhan; Unal, Cihan; Metin, Fatma Elçin
Enlightened consent is generally regarded as the process by which open information communication is available to a patient or an experimental individual to decide whether a particular treatment should be performed or to participate in a particular experiment. Informing the patient about the disease, the physician develops a sense of trust among the patient and increases the well-being of the patient. This is of moral importance in terms of showing that the patient's decision is respected and that the patient can make a decision freely. The aim of this study; The aim of this study is to investigate the awareness levels of patients about enlıghtened consent and how they define enlıghtened consent. For this purpose, 400 individuals living in Erzurum were surveyed. In the study, Enlightened Consent Attitude and Awareness Scale developed by Bostan was used. The quantitative data were analyzed by frequency and difference analysis. According to the findings of the research; A significant difference was found between the groups of gender variable, the number of hospital visits variable groups, and the profession variable groups. It was found that there was a significant difference between age variable groups, education level variable groups, income level variable groups in the answers given to the questions within the awareness factor. According to the results of the research; Although the awareness level of the participants is high, it can be said that they do not have enough opportunities to use these rights in hospitals and health institutions.
- MakaleAçık Erişim2020Comparison of the Models for Solar Photovoltaic System Performance Calculations for Ankara (Middle Anatolia)
Ozden, Talat; Karaveli, Abdullah Bugrahan; Akinoglu, Bulent G
In a techno-economic analysis, to reach truthful feasibilities, accurate performance calculation of PV systems is a must. There are manymodels/calculation schemes to estimate PV module performances. In this study, we compare the estimation of three software (PV*Sol,PVsyst, HelioScope) using a whole year field data obtained in Ankara, for five-module types. The reason for these choices of thesoftware is their common utilization by designers, financing bodies and investors. The results of the preliminary analysis showed thatthe calculation methods for the PV systems performances should be carefully evaluated and used as they contain quite many locateddependent empirical parameters, and distinctions in the fabricated modules. Therefore, the present article focuses on the systems thatuse the module types of Mono-Si, Poly-Si, µc-Si/a-Si, CIS, and HIT. The comparisons showed that the estimation accuracies of thesoftware are reasonable, yet the software Helioscope performs better than the others for the weather conditions of Ankara, MiddleAnatolia.
- MakaleAçık Erişim2020Sağlık Çalışanlarının İletişim Becerileri ve Göçmenlerle Yaşadıkları İletişim Zorlukları
Duran, Seçil; Albayrak, Sevil
Amaç: Araştırma, sağlık çalışanlarının iletişim becerilerinin ve göçmen- lerle yaşadıkları iletişim zorluklarının belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntemler: Kesitsel tipte olan bu araştırma, Yozgat Şehir Hastanesi ve Yoz- gat il merkezindeki 8 aile sağlığı merkezindeki toplam 562 sağlık çalışanından, araştırma yapıldığı tarihlerde aktif çalışan ve gönüllü olan 450 sağlık çalışanı ile yürütülmüştür. Veriler, 2018 yılında yüz yüze görüşme yöntemiyle toplanmıştır. Veriler, 14 sorudan oluşan “Anket Formu” ve 45 sorudan oluşan “İletişim Bece- rileri Envanteri (İBE)” kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde sayılar, yüz- delikler, ortalama ve standart sapmaların yanı sıra Kruskal-Wallis analizi ve Mann-Whitney U testi kullanılmış, istatistiksel olarak anlamlı bulunan çoklu gruplarda ileri analiz olarak Mann-Whitney U testi yapılmıştır. İstatistiksel an- lamlılık değeri p<0,05 olarak belirlenmiştir. Bulgular: Araştırma kapsamına alı- nan sağlık çalışanlarının İBE puan ortalamaları 157,02±13,23’tür. Sağlık çalışanlarının 26-33 yaşında ve bekâr olanların İBE toplam puan ortalamalarının diğer gruplara göre yüksek çıktığı ve bu farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu belirlenmiştir. Çalışma yılı ve cinsiyet ile İBE toplam ve alt boyutlarının puan ortalaması arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı çıkmasa da kadınlar ve 10 yıl ve daha altında çalışanlar lehine İBE toplam puan ortalamasının daha yüksek olduğu görülmüştür. Sağlık çalışanlarının %68,9’u göçmenlere çevirmen olma- dan hizmet verdiğini belirtmiştir. Ancak çevirmenlerin sağlık bilgisi sorgulan- mamıştır. Sağlık çalışanlarının %53,6’sı göçmenlerin verilen hizmete karşı tutumlarının olumsuz olduğunu ve %46,0’ı bu durumun verilen hizmeti zorlaş- tırdığını belirtmiştir. Hizmet sunumunu etkilemediğini belirten sağlık çalışanla- rının hizmet sunumunu zorlaştırdığını ifade edenlere göre Zihinsel, Davranışsal İletişim Becerileri ve İBE toplam puan ortalamaları yüksek bulunmuştur. Sonuç: Sağlık çalışanlarının iletişim becerileri puan ortalamaları orta düzeyde bulun- muştur. Sağlık çalışanlarının iletişim becerilerinin hizmet içi eğitimlerle gelişti- rilmesi ve en çok karşılaşılan göçmen grubu 18-59 yaş grubu olduğu için bu yaş gruplarında en çok görülen sağlık problemlerini bilmeleri ve bu sorunların bir- çoğunun sebebi çevirmen eksikliği olduğundan, hastaların şikâyetlerini anlayan ve durumu sağlık çalışanına iletebilen sağlık bilgisine sahip çevirmenlerin sayı- larının artırılması ve sağlık çalışanlarının hizmetlerine karşı göçmenlerin olum- suz tutumlarının değiştirilmesi için araştırmalar önerilebilir.
- MakaleYalnız künye2020Investigation of the Knowledge Level of Social Work Students about Child Abuse and Neglect: The Case of Gumushane University
Türkkan, Tuğba; Çakıcı, Ahmet Burhan; Bülbül, Kenan
As one of the problem areas of the profession of Social Work, child abuse is a case that requires comprehensive review and urgent decisions, including preventive interventions, treatment and rehabilitation, legal intervention. In order to make the most beneficial decision for the child in this process, social workers must have adequate knowledge and equipment in all these areas. The aim of this study is to investigate the level of information about child abuse and neglect of students in the Department of Social Work of Gümüşhane University. The study was conducted in accordance with the descriptive survey model of quantitative research methods. A total of 314 students were educated in the Department of Social Work of Gümüşhane University during the 2018-2019 academic year. Survey data were collected by face-to-face survey method. As a result of the research, the total score average of the students was taken from the scale for child abuse and neglect symptoms and risks determined and the mean scores obtained from other sub-scales indicate that there is a deficit about the subject. Also, it was found that students’ information level about diagnosing the signs and risks of child abuse and neglect, did not differ according to sex and income level; but it was determined that students' information level differ significantly based on their age and place of residence. The findings are discussed in the light of literature information.
















