Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Demir, Selim(9)
- Turan, Ibrahim(7)
- Aliyazicioglu, Yuksel(6)
- Bostan, Sedat(6)
- Demir, Sertaç Timur(6)
- Mentese, Ahmet(5)
- Aliyazicioglu, Rezzan(4)
- Ashyralyyev, Charyyar(4)
- Dokuz, Abdurrahman(4)
- Simsek, Cemaleddin(4)
- Sipahi, Ferkan(4)
- Somuncuoğlu, Seda Özsoy(4)
- Vural, Alaaddin(4)
- Yaman, Serap Ozer(4)
- Öztürk, S.(4)
- Adanur, S.(3)
- Akpinar, Ozlem(3)
- Aksakal, Vecihi(3)
- Albayrak, Cenk(3)
- Cengiz, Selim(3)
- Deger, Orhan(3)
- Eker, Çiğdem Saydam(3)
- Gümrük, Recep(3)
- Güzel, Melıh(3)
- Kandemir, Raif(3)
- Karahan, Selim(3)
- Karsli, Orhan(3)
- Kayhan, Mustafa(3)
- Kilinc, Kagan(3)
- Kiremitçi, Ferdi(3)
- Korucuk, Selçuk(3)
- Küçük, Murat(3)
- Kılıç, Taşkın(3)
- Maden, N.(3)
- Misir, Sema(3)
- Peker, Osman(3)
- Sirat, Abdulveli(3)
- Sukuroglu, Ebru Emine(3)
- Tatli, Yasemin(3)
- Tosunoğlu, Büşra(3)
Yayınlar
- MakaleYalnız künye2017Hikikomori: The Problematic of Escape and Isolation of the Modern Culture from Social Reality to Digital Orientations
Demir, Sertaç Timur
This paper deals with the phenomenon Hikikomori that has risen especially in Japan and other far-east countries and has acquired a global dimension each passing day. Hikikomori, which defines those who lock themselves in their room and who never go out of the room under the influence of socialisation factors such as education, occupation and family, can be interpreted as a symptom of technology and competition-based modern culture; so much so that today numerous parents even in Turkey complain about their children who are isolated to their world, who cannot communicate, who do not take responsibility and who lose themselves in technology-related orientations such as virtual identities in social networks, computer games, electronic consumption and online gambling. The case of Hikikomori that has been increased among the youth indicates both withdrawal and disengagement from external world. This article that aims to examine the causes as well as results of Hikikomori analyses the Japanese society-centred question as a sort of common trend that touches upon the contemporary world beyond locality. That is why, although essential references of this qualitative study is based on the far-eastern texts and films, its arguments and findings are about the liquid and fragile modernity that covers Turkish society.
- MakaleYalnız künye2017Uluslararası finansal raporlama standartlarının finansal raporlama kalitesi üzerindeki etkisine yönelik bir araştırma
Tosunoğlu, Büşra; Cengiz, Selim
Bu çalışmanın amacı, Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarının (UFRS) finansal raporlama kalitesi üzerindeki etkisini incelemektir. Bu doğrultuda panel regresyon analizi ile Borsa İstanbul (BİST) İmalat sektöründe faaliyet gösteren 50 şirketin UFSR Öncesi ve UFRS Sonrası (20052008) dönemlere ilişkin verileri kullanılarak UFRS'nin finansal raporlama kalitesi üzerindeki etkisi incelenmiştir. Analiz sonuçlarına göre, şirketlerin finansal raporlama kalitesinde UFRS'den sonra genel olarak anlamlı bir artış olduğu söylenebilir
- MakaleYalnız künye2017Development of beet sugar industries in the world and the example of alpullu sugar factory
Damlıbağ, Fatih
Andraeas Sigismond Marggraf discovered sugar from beet, instead of historically important cane. Although commercial potential; beet sugar did not attract attention of entrepreneurs for fifty years, up until to Napoleonic Wars. But later, due to the war and commerce difficulties, beet sugar production was rapidly spread in Continental Europe. After France, Germany and Austria, beet sugar crossed Atlantic and reached USA. From the middle of 19th century up to 1930's, competition in between beet and cane sugar continuously lasted. In this fierce competition, sometimes beet and sometimes cane became successful. As to Turkey, newly establishing sugar industry was founded over sugar beet, because of climatic and geographic conditions. Turkish government enacted supporting laws to promote new entrepreneurs to sugar industry. With encouraging attitude of government, Mehmet Şakir Kesebir and his friends founded a company to build and manage Alpullu Sugar Factory in 1925. Factory was established with German technology. Thracian peasants were educated for cultivation of sugar beet to supply raw material needs. This new but profitable agriculture type was quickly become popular among Thracian villagers. On the other hand, factory management tried to attain a strong place in local market. After ten years operation, factory was nationalized by establishment of Turkish Sugar Industries Incorporation.
- MakaleYalnız künye2017Türk İslam Edebiyatında Manzum Hicretnâmeler ve Mustafâ Fevzî b. Nu˘mân’ın “Hicret-i Habîb-i Rabbü’l- Âlemîn” Başlıklı Mesnevisi
Kiremitçi, Ferdi
Türk İslam edebiyatındaki dinî-edebî türlerin genellikle Hz. Muhammed üzerinde yoğunlaştığı görülmektedir. Bu türlerden biri de manzum hicretnâmelerdir. Bu türdeki eserler, çoğunlukla Hz. Muhammed'in miladî 622 yılında Mekke'den Medîne'ye göçünü anlatan manzum metinlerdir. Türk İslam edebiyatındaki müstakil manzum hicretnâmelerin bilinen tek örneği Süleymân Nahîfî'ye aittir. Ancak, edebiyatımızın farklı dönemlerinde bu konuda yazılmış pek çok şiir ve manzume bulunmaktadır. Hatta, bazı klasik şairlerimiz divan ya da mesnevilerinin bir bölümünü bu olayı anlatmaya tahsis etmişlerdir. Bu çalışma giriş ve onu izleyen üç bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın giriş kısmında hicret kavramının tanımı yapılmış ve Hz. Muhammed'in hicret olayı özetlenmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde, hicret konusunun edebiyatımızın farklı dönemlerinde nasıl ele alındığından bahsedilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde, manzum hicretnâmelerin müstakil veya bölüm hâlindeki örnekleri tanıtılmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise türün önemli örneklerinde biri olan Hicret-i Habîb-i Rabbü'l-Âlemîn adlı mesnevinin tahlili ve metin neşrine yer verilmiştir. Bu çalışmayla edebiyat tarihi kaynaklarımızda adı geçen fakat bir bütün hâlinde daha önce değerlendirilmeyen manzum hicretnâmeler üzerinde durulmuş, çalışmanın dinîedebî türler hakkında mesai harcayan araştırmacılara ve Hz. Muhammed'in hicretini manzum olarak bir kez daha hatırlamak isteyen okuyuculara katkı sunması amaçlanmıştır
- MakaleYalnız künye2017Turunçgil Kabuklarından Elde Edilen Pektinlerin Karakterizasyonu ve Karşılaştırılması
Akpinar, Ozlem; Güzel, Melıh
Pektin, gıda endüstrisinde yaygın olarak kullanılan bir polisakkarittir. Farklı metilasyon derecelerine sahip Dgalakturonik asit moleküllerinin ?(1,4) glikozidik bağlarla birbirlerine bağlanmasıyla oluşan lineer bir polimerdir. Bu çalışmada limon, mandalina, portakal ve greyfurt turunçgil kabuklarından elde edilen pektinlerin fizikokimyasal, yapısal ve termal özellikleri incelenmiştir. Pektin üretimi için, turunçgil kabukları sitrik asit çözeltisinde (pH 1) ekstrakte edilmiş ve ekstrakte edilen pektin etanol ile çökeltilmiştir. Tüm pektin örneklerinin yüksek metoksilli pektin olduğu, limon ve portakal kabuklarından elde edilen pektinlerin diğer pektin örneklerinden daha iyi jel gücü ve sıvı tutma kapasitesine sahip olduğu bulunmuştur. Portakal kabuğundan elde edilen pektinin termal stabilitesi daha yüksek iken limon ve greyfurt kabuğundan elde edilen pektinlerin diğer pektinlere kıyasla daha organize bir yapıya sahip olduğu görülmüştür.
- MakaleYalnız künye2017Growth Strategies in SMEs: A Study on SMEs of Erzurum, Erzincan and Bayburt
Tatli, Yasemin; Demirdöğen, Osman
In the highly competitive environment of globalization which emerged as a result of dynamic structures and innovations with flexible decision-making, showing easily adaptation to changing patterns of demand; the Small and Medium Sized Enterprises (SMEs) which have lower investment and as a result are less affected by economic fluctuations are seen as a key element in country's sustainable economic development’s goals. Growth, competitive advantage, the achievement of social objectives, adding value to the national economy at the same time survival and being successful are main goals of SMEs. This study was conducted in Erzurum, Erzincan and Bayburt’s SMEs. The aims of this study are to declare the causes and growth objectives of SMEs, determine the existence or non-existence of a strategy to achieve this goals, demonstrate growth strategy if there is any and show the importance of growth strategy
- MakaleYalnız künye2017Digital Media Literacy: Problems, Practices and Expectations
Özcan, Ali
While having various tools was a necessity in order to read book /newspaper/magazine, to watch television/movie, to listen to music, and to play video games until a few years ago, it is now possible to join all these events simultaneously through just one device depending on developments in communication technologies. These innovations and accessibility make media integrated life style possible, and turn ‘the virtual world’ into real space in which society itself comes into being. Individual, who plays passive parts as viewer/reader/listener in traditional media, however improves his/her position as participant/producer in the new media. At this point, it is crucial to grow responsible people who has heightened awareness, who are critical and who are able to take decisions actively about issues on the new media, as total of changes in medium/instrument itself, consumer/individual and communication style. For this reason, the media literacy that has applied in tradition media such as newspaper, radio and television should be integrated into the new media milieu such as internet, social network and mobile media. In developing and diversifying new media milieu taking active role of individuals, creating awareness regarding tools, making sense of contents and interpreting them in critical perspective are the most significant matters. While printed texts’ literacy is prerequisite for fitting into society, literacy in the present-day new communication media has been basic condition of complete and accurate enlightenment against the intensive information bomb. In this study, the necessity of transformation of the phenomenon ‘literacy’ from traditional to the new media is discussed through the new media literacy applications
- MakaleYalnız künye2017Nörotoksik dozun altındaki monosodyum glutamatın fare mezenkimal kök hücreler üzerinde sitotoksik etkisi yoktur
Güran, Sefık; Altayli, Ertan; Arslan, Sümeyye; Nurol, Nejat Kaan; Göktepe, Tutku; Dal, Sinem; Çoban, Zehra Dilşad
Objective: Monosodium glutamate appear as a food additive that listed in the group of flavor enhancers is continuously used in various types of foods. Monosodium glutamate is the sodium salt of glutamic acid, one of the most abundant naturally-occurring non-essential amino acids. U.S. Food and Drug Administration reported that monosodium glutamate is safe for use in food. However, the excessive use of monosodium glutamate causes dizziness, nausea and vomiting. Due to reports, it causes obesity. In this study it was aimed to find out the cytotoxicity of monosodium glutamate and the role on the selected genes, which have role on obesity. Method: In our study, mice were used which are known to be the most sensitive in terms of toxicity. The cytotoxic effects of monosodium glutamate on mouse mesenchymal stem cells at monosodium glutamate doses below the blood dose (100130 µmol/dl) that reported as the neuronal damage threshold in mice were studied. Furthermore leptin-lep and ghrelin / obestatin in prepropeptide-GHRL gene expressions in order to find out the role of monosodium glutamate in obesity were analyzed. Results: Monosodium glutamate below the toxic dose does not have a cytotoxic effect on mouse mesenchymal stem cells. Also no expression change in applied monosodium glutamate doses was observed in genes which are known to be associated with obesity. Conclusions: Our results support that monosodium glutamate has no toxic effect on stem cells in uses in certain doses.
- MakaleYalnız künye2017The phenomenon of woman ın safiye erol’s novels
Baytok, Rahime; Ayyildiz, Mustafa
In this study, concept of “woman” in writings of Safiye Erol who started to write in Germany and later on wrote novels was analyzed. After her life relevant to art was mentioned, positions of women in her works were socially and literally viewed. Changing perception of woman in society within the process was also investigated to find out Erol’s female characters’ distinctive features. Especially man-woman relationships and after that positioning of female characters in society were elaborately analyzed. In the path of family and society analyses of experiences which have influence to occur emotions such as love, shame, envy, missing and compassion are at the center of analyses. In other words, it is targeted that female figure from before the Tanzimat to the Republic is searched at the core of Safiye Erol’s workings. In this research which also studied Erol’s female characters that individually live personality and perception clash, total inferences are in conclusion
- MakaleYalnız künye2017Manyeto-reolojik malzemelere ferromanyetik toz ilavesinin mekanik özelliklere etkisinin deneysel olarak incelenmesi
Mazlum, Uğur; Gümrük, Recep
Ferromanyetik toz partikülleri, manyetik alana duyarlılıklarından dolayı günümüzde pek çok alanda kullanılmaktadır. Bu tozların matris malzemeleri ile birleşimlerinden elde edilen kompozit MRE malzemeler sınıflandırılmaktadır. Bu çalışmada, RTV (room temperature vulcanization) silikon kauçuğuna dört farklı manyetik toz ilave edilmesi ile elde edilen kompozit MRE malzemelerinin bası yüklemesi altındaki mekanik özelliklerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Matris malzemesi olarak mühendislik açıdan kullanımı yaygın olan Vario 40 silikon kauçuk malzemesi kullanılmıştır. Kompozit MRE malzemelerde toz oranı hacimce %30 oranında tutulmuştur. Ayrıca, tozların yönlenmesinin etkisini incelemek için, üretim esnasında bazı numunelere dış manyetik alan uygulanmıştır. Bu numuneler anizotropik olarak adlandırılırken diğerleri izotropik numunelere olarak adlandırılmıştır. Sonuçlar göstermiştir ki; anizotrop MRE numuneler izotrop numunelere göre çok daha yüksek gerilme değerlerine sahip olmaktadır ve en büyük gerilme artışı BASF CN tozu ilave edilen anizotrop MRE malzemeler için elde edilmiştir. Ayrıca, numuneler MR etki açısından da değerlendirildi ve izotropik versiyonlarına göre %201 gibi bir artış değeri ile en büyük MR etki SQI tozu içeren anizotrop numunelerde gözlemlendi. Sonuç olarak, gerçekleştirilen çalışma ile MRE malzemelerin mekanik ve MR özellikleri, ilave edilen tozun cinsi ve manyetiklik özelliklerine ciddi bir şekilde bağlı olduğu belirlenmiştir
- MakaleYalnız künye2017Ticari Dışa Açıklık ve Dış Ticaret Hadleri Dış Borçlanma Üzerinde Etkili mi? Türkiye İçin Bir Analiz
Bölükbaş, Mehmet; Peker, Osman
Bu çalışmada Türkiye'nin dış borçlanmasında, ticari dışa açıklığın ve dış ticaret hadlerinin etkileri vektör otoregresif yöntemi yardımıyla, 1998:Q1-2012:Q1 dönemi için analiz edilmiştir. Varyans ayrıştırması sonuçlarına göre, tüm değişkenlerin öngörü hata varyansının kaynağı öncelikle kendi şoklarıdır. Dış borçlanmanın varyans bölüşümünde ticari dışa açıklığın ve dış ticaret hadlerinin payı, otuzuncu dönemde sırasıyla yaklaşık olarak %9,56 ve %9,34 olarak gerçekleşmiştir. Dış borçlanma hem ticari dışa açıklıktan hem de bu sürecin etkisiyle ortaya çıkan dış ticaret hadlerinden neredeyse aynı oranda etkilenmiştir. Dış borçlanmanın hata terimlerinde meydana gelen bir standart hatalık genelleştirilmiş şoka diğer değişkenlerin gösterdiği tepkiler ise etki tepki fonksiyonları ile analiz edilmiş ve değişkenlerin aksi yönde tepki verdiği görülmüştür
- MakaleYalnız künye2017Investigation of yield and yield components with some quality traits two-rowed barley (Hordeum vulgare conv. distichon) cultivars in Samsun ecological conditions
Sirat, Abdulveli; Sezer, İsmail
In this study; yield, yield components and some quality parameters of 12 barley cultivars (Fahrettinbey, Cumhuriyet-50, Özdemir-05, Kalaycı97, Çıldır-02, İnce-04, Efes-98, Erciyes, Çumra-2001, Sladoran, Tarm-92 ve Tokak-157/35) being suitable for Samsun (Gelemen) experimental areas in 20072008 and 2008-2009 growing seasons with four replications according to randomized complete block design. Significant differences were found between genotypes regarding all investigated agricultural characters. Duration of heading, duration of ripening, plant height, spike number per m, spike length, grain number per spike, the weight of grains per spike, harvest index, grain yield, grain largeness level, 1000seed weight, hectoliter weight and crude protein content values were determined for investigated genotypes respectively as between 120.00 and 132.00 days, 160.00 and 170.63 days, 91.59 and 121.27 cm, 400.29 and 493.75, 7.28 and 9.56 cm, 24.29 and 27.28, 0.94 and 1.06 g, 34.61 and 43.00 %, 378.47 and 525.50 kg/da, 81.94 and 91.19 %, 37.82 and 49.84 g, 65.83 and 70.48 kg, 10.26 and 12.00 %. The cultivars Sladoran, Fahrettinbey and Çumra2001 (525.50, 512.57 ve 507.25 kg/da, respectively) showed the highest grain yield, Fahrettinbey and Sladoran 1000-seed yields (49.84-47.97 g respectively), Sladoran and Fahrettinbey hectoliter weight (70.48 and 69.15 kg respectively) whereas the cultivars Efes-98 showed the highest crude protein content (12.00 %). The result of this study, when considered in terms of yield and quality characteristics, it has been found that Sladoran, Fahrettinbey and Çumra-2001 cultivars, appeared as promising genotypes for the conditions in Samsun than other cultivars
- MakaleYalnız künye2017Akademik Güdülenme İle Akademik Özyeterlik Arasındaki İlişki: İlahiyat Fakültesi Öğrencileri Üzerine Ampirik Bir Araştırma
Aktaş, Hamza
Bu araştırmanın amacı, İlahiyat Fakültesindeki öğrencilerin akademik güdülenme düzeylerinin akademik özyeterlik ile ilişkisini belirlemektir. Araştırmanın örneklemini Gümüşhane Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğrencileri (n=345) oluşturmaktadır. Araştırmada "Akademik Güdülenme Ölçeği", "Akademik Özyeterlik Ölçeği", ve "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Araştırma verilerine tek yönlü varyans (ANOVA) analizi, t-testi ve LSD testleri uygulanmış, pearson korelasyon katsayıları hesaplanmış, regresyon analizi yapılmıştır. Araştırma örnekleminden toplanan veriler, SPSS 16.0 programı kullanılmış olup, ulaşılan bulgular yorumlanmıştır. Araştırmada akademik güdülenme ile akademik özyeterlik arasında % 36.3 oranında ilişkinin olduğu saptanmıştır. Çalışmada öğrencilerin akademik güdülenme düzeyleri ile akademik öz yeterlilik düzeyleri; öğretim türü, cinsiyet, yaş, sınıf, ekonomik durum, ailede karar alma durumu ve kitap okuma sayıları gibi değişkenler açısından ele alınmıştır. Sonuç olarak öğretim türü ve cinsiyet açısından her iki düzeyde anlamlı bir farklılaşma bulunmamıştır. Yaş, sınıf değişkenleri ile akademik özyeterlik ve ekonomik durum, ailevi karar alma, kitap okuma sayısı gibi değişkenler ile akademik güdülenme arasında anlamlı bir farklılaşma tespit edilmiştir.
- MakaleYalnız künye2017Utopia, The City of The Sun and The New Atlantis: Is Solidarity a Wishfull Thinking or a Genuine Idea?
Somuncuoğlu, Seda Özsoy
Solidarity, which is expressing how members of a society is connected to each other feelings, thoughts and interests that perhaps not necessary until these days. It’s an important research issue in terms of “unity in diversity” to come together on the axis of common values, beliefs and attitudes. For this reason it’s worth examining the historical development of the concept. Because solidarity is a form of relationship that respects the equality and distributes rights and responsibilities fairly. Utopias give importance to equality, freedom and solidarity with assessments that go beyond the current state. Utopias seem as the product of your dream embody a strong humanity and moral ideal. Additionally what solidarity means in the context of an ideal society design, it’s an imagination or a reality. In this study, the concept of solidarity will be examined through the three utopias which are considered milestones of history of thought
- MakaleYalnız künye2017Belli aşılma olasılığına sahip debilerinin bölgeselleştirilmesi ve Doğu Karadeniz Havzası örneği
Saka, Fatih; Yüksek, Ömer
Su mühendisliği çalışmalarının pek çoğunda, çalışma yerinde bulunan su miktarının veya belli bir değerdekidebinin bulunma olasılığının tespiti gerekmektedir. Ancak eldeki debi ölçümleri sınırlı ve sadece akımgözlem istasyonlarının (AGİ) bulunduğu yerlerdedir. Her bir AGİ'deki debi süreklilik eğrileri (DSE) eldeedilebilmekte, ancak veri ölçümü bulunmayan veya yetersiz olan yerlere ait debi değerlerinin tahminigerekmektedir. Bu amaçla, belirli aşılma olasılığına sahip olan debi değerlerinin bölgeselleştirme çalışmaları uygulanabilmektedir. Bu çalışmada, Türkiye'de, Doğu Karadeniz Havzası'ndaki 39 adet AGİ'ye ait debideğerleri, meteoroloji istasyonlarının, sıcaklık ve yağış değerleri temin edilmiştir. Drenaj alanlarının sınırlarıbelirlenmiştir. Thiessen Metodu kullanılarak AGİ'lere ait yıllık toplam yağış ve sıcaklık değerleri eldeedilmiştir. 10 yıllık günlük ortalama debiler kullanılarak, yıllık DSE'nin %20, %30, %50 ve %90 aşılma oranlarına sahip olan debi değerlerinin havza özellikleriyle ilişkileri belirlenmiştir. Topoğrafik özellikler olarak drenaj alanı, drenaj yoğunluğu ve akarsu kollarının ortalama eğimi; iklim özellikleri olarak ise, ortalama yıllık toplam yağış yüksekliği ile yıllık ortalama sıcaklık değerleri kullanılmıştır. Sonuç olarak, bazı havza özellikleri ile veri ölçümü bulunmayan alanlarda %20, %30, %50 ve %90 aşılma oranlarına sahip olan debilerin tahmini yapılmış ve sonuçlar irdelenmiştir
- MakaleYalnız künye2017Kaletaş (Gümüşhane) Au Madeninde Cevher Yerleşimine Bağlı Gelişen Alterasyon Zonlarının Gamma Işın Spekrometresi ile Belirlenmesi: Örnek Bir Çalışma
Maden, Nafiz; Yiğit, Yılmaz
Bu çalışmada Kaletaş (Gümüşhane, KD Türkiye) yöresinde toplam 198 noktada Potasyum (K), Uranyum (eU), Toryum (eTh) konsantrasyonu ve Doğal Doz Oranı değerleri Gamma Ray Spektrometre cihazı ile ölçülmüştür. Potasyum (K), Uranyum (eU), Toryum (eTh) ve Doğal Doz Oranı haritaları değerlendirildiğinde yüksek genlikli anomalilerin bozunmaya bağlı K zenginleşmesi gösteren kırık hatları boyunca yerleştiği görülmüştür. Yüksek genlikli K/eTh, K/eU ve efimov F-parametre (KeU/eTh) anomalileri hidrotermal çözeltilere bağlı bozunma zonlarına işaret etmektedir. Hızlı ve ekonomik bir yöntem olan gamma ray spektrometre yöntemi K bozunmasına bağlı cevher zonlarının belirlenmesinde kullanılabilir. Ayrıca, yüksek genlikli efimov F-parametre anomalileri potansiyel cevher sahalarını göstermekte olup sondaj noktaları olarak kullanılması mümkündür.
- MakaleYalnız künye2017Felsefi hermenötik refleksiyonun temeli olarak anlama-dil ilişkisi
Kahraman, Yakup
Modern epistemolojinin ortaya çıkması ile birlikte bilinç ile dış dünya arasındaki ilişkinin daha sık sorgulandığını görmekteyiz. Bu paradigmaya dayalı bilme, anlama-yorumlama ve bunun aktarımı konusunda ortaya konulan fikirlerin ise biçimsellikle sınırlı kaldığını söyleyebiliriz. Bu biçimselliğe sistematik şekilde karşı çıkan felsefi hermenötik ontolojik bir yapı ve süreç önermektedir. Buna göre bireyin anlama deneyimi dil üzerinden başlamaktadır ve zamansal, mekânsal faktörleri bir arada bulundurmaktadır. Bizim bilme ve anlama etkinliğimiz tarihsellik barındırmaktadır ve bu tarihselliğin yönlendirdiği ufuk dil sayesinde bize kazandırılmaktadır. O halde tarihsellikten sıyrılmış bir anlama mümkün değildir. Bununla birlikte bu anlamayı yönlendirme gücü olandilin otantik bir yapısı bulunmaktadır. Bu çalışmada anlama ve dili matematiksel yapıya indirgeyerek nesnel, genel-geçer bilginin mümkün olduğunu göstermeye çalışan modern epistemolojinin aksine felsefi hermenötiğin anlama ve dili yaşamın içerisinde nasıl konumlandırdığı gösterilmeye çalışılmıştır.
- DerlemeYalnız künye2017Bilimsel Rasyonalite Bunalımına Çözüm Bulma Arayışı: Imre Lakatos ve Bilimsel Araştırma Programlarının Metodolojisi
Somuncuoğlu, Seda Özsoy
Bilim olan ile bilim olmayan arasındaki ayrımın nasıl yapılacağı sorununa ilişkin tartışmalar, 20. yüzyılın bilim felsefecileri için öncelikli bir konuma sahip olmuştur. Bu noktada bilim felsefesi litaretaründe ayrıcalıklı bir yeri bulunan Lakatos, bilim tarihini iyi bilmenin gerekliliğini vurgulayarak yola çıkmış ve bilimi diğer etkinliklerden ayırt etmemizi sağlayacak bir felsefi analiz işine girişmiştir. Bu bağlamda Bilimsel Araştırma Programlarının Metodolojisi adlı eseri, bilimsel rasyonalite gibi temel konuların anlaşılması açısından incelenmeye değerdir.
- MakaleYalnız künye2017Carl schmitt's discovery of decisionism (dezisionismus) in the context of autonomy of political
Yeşilçayır, Celal
Even though ideas of intellects concerning political philosophy are generally shaped by mainstream political understanding, theories which opposes popular political mentality of its own age appeared at times. In Carl Schmitt's view, fashionable political mindset of its own age was in the distance from fundamental meaning of the concept of political and it needs to take on its specific meaning of this concept again. This article aims to analyze the meaning and autonomy regarding the political which were ascribed by Schmitt within the arguments which he quoted from history of philosophy. We encounter the philosophers such as Bodin, Hobbes and Hegel who were referred by him regarding political philosophy in the analysis. The political atmosphere of the age to make the discussion more apparent was also mentioned. In conclusion, this work examine source, meaning and character of the concept decisionism (Dezisionismus) which he meant to formulate in the context of autonomy of political.
- MakaleYalnız künye2017Chemical Composition and in vitro Gas Production of Whole Cottonseed (Gossypium hirsitum L.) Cultivars
Kökten, Kağan; Ülger, İsmail; Fidan, M. Said; Kaplan, Mahmut
The present study was conducted to investigate the chemical composition, gas production, metabolic energy and organic matter digestibility of whole cottonseeds of five different cotton cultivars (Gossupolsuz 86, Lifsiz, Suregrov 125, Stoneville 453 and Nazilli). Crude protein contents of cottonseeds varied between 19.03-24.15%; ADF contents between 31.13-35.01%; NDF contents between 38.61-44.86%; crude ash contents between 2.98-4.39%; crude oil contents between 16.26-26.46% and dry matter between 65.06-69.13%. Gas production values varied between 60.33-92.71 mL; metabolic energy (ME) values between 7.94-11.42 MJ/kg/DM and organic matter digestibility (OMD) between 50.51-71.72%. The differences in chemical composition, gas production, ME and OMD values of cotton cultivars were found to be statistically significant (P<0.01). The cultivar Nazilli was prominent with high crude protein, metabolic energy, low ADF and NDF content. Current findings revealed that present cotton cultivars constituted high quality feed source for livestock












