Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleYalnız künye2015
    Etkileşimci Kuramda Sapkınlık Çalışmaları: Haricîler Üzerine Bir Değerlendirme

    Gençosmanoğlu, Alperen

    -

  • MakaleYalnız künye2015
    İttihat ve terakki cemiyeti'nin örgütlenme ve yönetim yapısı içinde kulüplerin yeri

    Çiftçi, Ali

    Türk siyasal hayatında önemli bir yer tutan İttihat ve Terakki Cemiyeti/Fırkası'nın (İTC) çeşitli yönleri hakkında çok sayıda bilimsel ve akademik çalışmalar yapılmıştır. Bunların çoğu İT'nin kuruluşu, kurucularının hayatı, 2. Meşrutiyet ilanında örgütün rolü, örgütün yönetim kadrosu ve yönetilme şekli gibi hususlarda yoğunlaşmaktadır. İT'nin örgütsel yapısı ve özellikleri ile ilgili olarak yapılan çalışmalar da bulunmaktadır. Ancak İT'nin toplumla temas kurmasında önemli bir ayağı olan ve bugünkü ifade ile yan kuruluş diyebileceğimiz kulüplerin yeri ve önemi ile ilgili pek fazla çalışma yapılmamıştır. Bu nedenle bu çalışma bizce özgünlük taşımaktadır. Çalışmada öncelikle İT'nin kuruluşu, amaçları, örgütlenme ve yönetim yapısı hakkında tanıtıcı bilgiler verilmektedir. Ardından bu yapı içinde İT'nin, Tarık Zafer Tunaya'nın kitabında ve Kâzım Karabekir'in İT ile ilgili kitabında metinleri verilen 1909, 1911 ve 1913 Tüzükleri incelenerek kulüplerin nasıl düzenlendiği ele alınmaktadır. Karşılaştırmalı olarak incelenen tüzüklere, hatıralara göre ve diğer kaynaklar ışığında temelde siyasal bir örgüt olan İT'nin kulüplerinin yapılanması, çalışmaları, amaçları ve siyasal etkileri ortaya çıkarılmaya çalışılmaktadır. Çalışmada İT Kulüplerinin, 1932'den itibaren tek partili dönemde CHP'nin yan kuruluşu olarak etkinlik gösteren Halkevlerine benzerliğine dikkat çekilmektedir.

  • MakaleYalnız künye2015
    Acil Servise Başvuru Yapan Hastaların Memnuniyeti

    Özcan, Handan; Özdemir, Okay; İnci, Esma; Sözkesen, Nuriye

    Giriş: Hasta memnuniyeti kaliteli hizmetin önemli bir parçasıdır. Hastaların memnuniyet düzeylerinin belirlenmesi, hizmet kalitesinin artırılması ve hastaların beklentileri doğrultusunda daha nitelikli hizmet sunulması bakımından önemlidir. Amaç: Acil polikliniğine başvuru yapan hastaların, memnuniyet düzeylerini belirlemektir. Yöntem: Araştırma Gümüşhane Devlet Hastanesi Acil Servisinde, çalışmaya gönüllü olarak katılmayı kabul eden 300 hasta ile gerçekleştirildi. Veriler, SPSS for Windows 15.0 paket programı kullanılarak, frekans dağılımı ve ki kare testi ile analiz edildi. Bulgular: Hastaların, yaş ortalaması 33.34±14.46'dır. Katılımcıların %68'i acil serviste çok beklemeden muayene olduğunu, %75.3'ü tüm sağlık personelinin kişisel mahremiyetlerine dikkat ettiğini (muayene edilirken kapının kapanması, paravan veya perdenin çekilmesi gibi), %56'sı muayene eden doktorun hastalık hakkında bilgi verdiğini belirtti. Sonuç: Hasta mahremiyetine dikkat edilmesi, tıbbi bakım ve tedavinin kısa sürede yapılması, yapılan uygulamalar hakkında bilgi verilmesi, servisin temiz olması gibi etmenler hasta memnuniyetini artıran faktörlerdendir. Hastaların eğitim düzeyleri arttıkça memnuniyet beklentileri de artmaktadır

  • MakaleYalnız künye2015
    Malatya'da Yarı Kırsal Bir Bölgede Ergenlerde Özsaygı İle Fiziksel Şiddete Maruziyet Arasındaki İlişki

    Yekeler, Beliz; Pehlivan, Erkan

    Ergenlik ve genç yetişkinlik dönemleri şiddet içerikli davranışların arttığı dönemlerdir. Şiddetin, doğrudan maruz kalanlar ile tanıklık edenler tarafından algılanışı, kişilik, tutum ve davranışların gelişimi açısından önemlidir. Bu çalışmanın amacı yarı kırsal bölgede ergenlerin özsaygı ile fiziksel şiddete maruziyetleri arasındaki ilişkiyi saptamaktır. Kesitsel tipte olan araştırma Malatya'nın yarı kırsal bir bölgesinde gerçekleştirilmiştir. Hekimhan İlçe Merkezi ve rastgele seçilen üç kasabasında 410 ergen araştırma kapsamına dahil edilmiştir. Araştırma verileri geçerlik ve güvenirlik çalışmaları Çuhadaroğlu (1986) tarafından yapılmış Rosenberg Özsaygı ölçeğini de içeren araştırma anketi gözlem altında uygulanarak toplanmıştır. Verilerin analizinde unpaired t testi ve regresyon analizi kullanılmıştır. 410 ergenin % 60.2'si erkek, %39.8'i kızdır. Ergenlerin %33.7'si ilköğretim, %66.3'ü lise de öğrenim görmekteydi. Ergenlerin %41.3'ü evde, %41.9 okulda, fiziksel şiddete maruz kaldıklarını ifade ettiler. Erkeklerin %58.3'ünün özsaygı düzeyleri 0-2 aralığında, %35.2'sinin 3-4 aralığında, %6.5'ünün ise 5-6 aralığındadır. Kızların ise %65.0'inin özsaygı düzeyleri 0-2 aralığında (yüksek), %25.8'inin 3-4 aralığında (orta), %9.2'sinin ise 5-6 (düşük) aralığındadır. Ergenlerin özsaygı düzeylerine dağılımı ile cinsiyetleri arasında bir fark yoktu (p>0.05). Ergenlerin özsaygıları ile okulda fiziksel şiddet görme arasında düşük ama anlamlı bir korelasyon vardı. (r=0.13; p=0.05). Standardize edilmiş beta katsayısı analizine göre; okulda fiziksel şiddet görmede %11.2 oranındaki artış, özsaygı skorunda bir birimlik artışa yol açmaktaydı ( F=5.164; p=0.024). Buna karşılık ergenlerin özsaygı düzeyleri ile evde fiziksel şiddet görme arasında bir ilişkinin bulunmadığı saptandı (t=-.303; p=0.762). Sonuç olarak, ergenlerde özsaygı ile okulda fiziksel şiddete maruziyet arasında anlamlı ilişki bulunmuştur. Ergenlere, anne-babalara ve öğretmenlere yönelik bilinçlendirme programlarına ihtiyaç vardır.

  • MakaleYalnız künye2015
    Brand 2.0 Strategies Which are Efective on Brand's Agenda Setting on Social Media

    Güz, Hanife; Aslan, Emre Ş

    Brands which are one of the most important values of the socio-economic life try to take place in customer's mind using various methods. Sometimes, brands' taking place at consumer's agenda which have more value than national economy could show an important change compared to previous periods. Especially, with the development of web 2.0 technology, brands begin to use strategies different from traditional media era. This study examines the subject that how brand strategies have changed with the development of social media, taking into account on consumer's change.

  • MakaleYalnız künye2015
    Investigating of the relationship between sprint and jump performance with power parameters during propulsive phase of full back squat exercise

    Can, İbrahim; Cihan, Hamit

    The basic purpose of this study was to investigate of the relationships with sprint and jump performance of power parameters during propulsive phase of full back squat exercise and to determine which variable was associated with which loading loading. For this purpose, thirty-two men amateur athletes (age: 20.4 ± 1.98 years; height: 179.3 ± 7.23 cm; weight: 73.5 ± 9.85 kg) who actively involved in sports and have a basic level of force participated in voluntarily to this study. In the study, one repetition maximum (1RM) full back squat (SQ) strength test, vertical jump test, 5 meters and 30 meters sprint test were applied. The descriptive statistics and pearson correlation analysis was used for statistical evaluation of datas. According to statistical analysis results; It was concluded that there are mean level, negative and statistically a significant relationship between mean propulsive power (MPP) values (r = - ,607, p < 0.05) obtained at 70 % of 1RM load values and mean power (MP) values (r = - ,409; r = - ,454; p < 0.05, respectively) and peak power (PP) values (r = - ,445; r = - ,365, p < 0.05, respectively) obtained in the propulsive phase of full back squat exercise performed at 40 % and 70 % of 1RM load value with 5 meters sprint times. It was concluded that there are mean level, negative and statistically a significant relationship between PP values (r = - ,400; r = - ,355, p < 0.05, respectively) obtained at 40 % and 60 % of 1RM load values OG (r= - ,375; r = - ,394, p< 0.05) respectively) values obtained in the propulsive phase of full back squat exercise performed at 40 % and 70 % of 1RM load value with 30 meters sprint times. It was obtained that there are no statistically a significant relationship between power parameters during propulsive phases of full back squat exercise performed in different loads of 1RM and vertical jumping distance (p > 0.05).

  • MakaleYalnız künye2015
    Ünlüpınar (Kelkit-Gümüşhane) Pb-Zn±Au Cevherleşmesinin Jeolojik, Jeokimyasal ve Kökensel Olarak İncelenmesi

    Akpınar, İbrahim; Akbulut, Kübra; Aydınçakır, Emre; Akaryali, Enver

    İnceleme alanı Gümüşhane ilinin güneyinde yer alan Kelkit İlçesi Ünlüpınar (Pekün) Beldesine bağlı Eylence Yayla ve Emirinkomu Köyü yakın çevresini kapsamaktadır. Çalışma alanında Kurtoğlu Metamorfikleri, Şenköy Formasyonu ve Köse Granitoyidi yer almaktadır. Detay inceleme yapılan alan ve yakın çevresindeki birim Erken-Orta Jura yaşlı Şenköy Formasyonu'na ait bazalt, bazaltik andezit ve piroklastları oluşturmaktadır. Eylence Yayla ve Emirinkomu mevkiinde yer alan Zn-Pb-Cu ± Au cevherleşmesi tamamen Şenköy Formasyonuna ait bazaltik andezitler içinde K20D doğrultularındaki kırık hatlarına yerleşmiştir. İnceleme alanında cevherleşmenin parajenezini ortaya çıkarmak içinde çalışma sahasından sistematik örneklerden parlak kesitler yapılarak, cevher mikroskobisi altında incelenmiştir. Cevherleşmenin parajenezi oluşum sırasına göre pirit, kalkopirit, sfalerit, galen, altın, kuvars ve kalsit olarak tespit edilmiştir. Arazide yapılan gözlemler sonucunda alterasyon türleri olarak hematitleşme, limonitleşme ve kükürtleşme tespit edilmiştir. Sıvı kapanım analiz sonuçlarına göre cevherleşmenin oluşum sıcaklığının 80-2800C arasında değiştiği, kükürt izotop termometresine göre ise cevherleşmenin oluşum sıcaklığının ortalama 2640C olduğu belirlenmiştir.

  • MakaleYalnız künye2015
    Depremselliğin Fraktal Boyutu ve Beklenen Güçlü Depremlerin Orta Vadede Bölgesel Olarak Tahmini Üzerine Bir Modelleme: Doğu Anadolu Bölgesi, Türkiye

    Öztürk, Serkan

    Bu çalışma kapsamında, Doğu Anadolu bölgesi (Türkiye) için depremlerin oluş sürecindeki düzensizliklerinin bir ölçüsü olan fraktal boyut ile beklenen depremlerin orta vadede bölgesel olarak tahmini üzerine bir modelleme yapılmıştır. Bu amaçla, öncelikle Doğu Anadolu bölgesi depremleri için sismotektonik b-değeri ile fraktal boyut Dc-değeri arasında en uygun ve en güvenilir istatistiksel ilişki belirlenmeye çalışılmıştır. Bu uygulama için; (1) En Küçük Kareler Yöntemi (L2 Norm), (2) En Küçük Toplamlı Mutlak Sapma (L1 Norm), (3) Ortogonal Regresyon (Toplam En Küçük Kareler) ve (4) Robust Regresyon olmak üzere dört farklı regresyon yöntemi uygulanmıştır. Ayrıca, göreceli yoğunluk ve oluşum bilgisi haritalarının birleştirilmesi ile Doğu Anadolu bölgesinde beklenen güçlü depremlerin bölgesel olarak tahmini için birleşik tahmin haritası oluşturulmuştur. Analizler için kullanılan deprem kataloğu, Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü'nden derlenmiştir. Katalog, süre magnitüdü MD için homojendir ve 1 Ocak 1970 ile 1 Ocak 2014 yılları arasında magnitüdü 1.0-6.6 arasında değişen 30462 depremi içermektedir. Birincil amaç olarak, Doğu Anadolu bölgesi için fraktal boyut Dc-değeri ve sismotektonik parametre b-değeri ile tanımlanan uzay, zaman ve magnitüd dağılımlarındaki fraktal bir yapıya sahip olan depremselliğin ortaya konması hedeflenmiştir. Bölgesel ölçekte detaylı bir değerlendirme yapabilmek için, Doğu Anadolu bölgesi 19 farklı sismotektonik alt bölgeye ayrılmıştır. İki sismotektonik parametre arasında daha güncel ve güvenilir bir istatistiksel ilişki hesaplayabilmek için, dört farklı regresyon kullanılmıştır. Her bir regresyon için, ilişki katsayıları ile birlikte aşağıdaki doğrusal ilişkiler elde edilmiştir: İkincil amaç olarak, Doğu Anadolu bölgesi için depremlerin yoğunluğuna ve oluşum bilgilerine dayalı bir birleşik deprem tahmin haritası oluşturulması hedeflenmiştir. Analiz için, 1970-2014 yılları arasında 40 km'den daha sığ ve kesme magnitüdü Mc>=3.4 olan depremler kullanılmıştır. Tahmin haritasının bölgesel görünümü için, 0.075? x 0.075?'lik bir bölgesel grid aralığı kullanılmış ve olası MD?5.0 olan depremler için bölgesel olarak bir tahmin yapılmaya çalışılmıştır. 1 Ocak 1970 ile 1 Ocak 2024 yılları arasında Doğu Anadolu bölgesinde beklenen güçlü depremlerin orta vadede bölgesel olarak tahmin edilebilmesi için birleşik tahmin haritası hazırlanmıştır. Analiz sonucunda, Doğu Anadolu bölgesinde bazı bölgeler gelecekteki deprem potansiyeli açısından tehlikeli bölgeler olarak belirlenmiştir. Bu bölgeler; Aşkale fayı ve civarı, Van Gölü'nün batısı (Süphan fayı ile Erciş fayı arası), Yüksekova-Şemdinli fay zonu civarı, Ovacık fayı civarında ve kuzey kesimleri, Doğu Anadolu fay zonu üzeri ve güney batı ucu, Kuzey Anadolu fay zonunun Muş Bindirme zonu ile Pülümür fayı arasında kalan kısmı. Sonuç olarak, anomalilerin gözlendiği bu bölgelere dikkat edilmesi ve deprem aktivitesinin takip edilerek diğer jeofizik yöntemlerle birlikte değerlendirilmesi önerilir.

  • MakaleYalnız künye2015
    Gümüşhane İli Çevresinde Toplanan Toprak ve Karayosunu Örneklerinde Doğal (226Ra, 232Th ve 40K) ve Yapay (137Cs) Radyoaktivite Konsantrasyonlarının Belirlenmesi

    Kaya, Selim; Karabidak, Salih Mustafa; Çevik, Uğur

    Bu çalışmanın amacı, Gümüşhane çevresinde toplanan toprak ve karayosunu örneklerinde doğal (226Ra, 232Th ve 40K) ve yapay (137Cs) radyoaktivite konsantrasyonlarını belirlemektir. Gümüşhane çevresinde toplanan toplam 28 (12 karayosunu,16 toprak) toprak ve karayosunu örnekleri analiz edilmiştir. Gümüşhane ili çevresinde toplanan toprak ve karayosunu örnekleri için doğal ve yapay radyoaktivite konsantrasyonları iyi kalibre edilmiş yüksek çözünürlüklü germanyum dedektörü (HPGE dedektörü) ile belirlenmiştir. Gümüşhane ilindeki toprak ve karayosunu örneklerinde aktivite konsantrasyonları 226Ra için 17,31 ile 141,62 Bqkg-1 arasında, 232Th için 9,70 ile 35,34 Bqkg-1 arasında ve 40K için 236,83 ile 1039,11 Bqkg-1 arasında bulunmuştur. Doğal radyoaktivitenin yanısıra yapay 137 Cs aktivite konsantrasyonu toprak ve karayosunu örneklerinde ölçülmüştür. Toprak örnekleri için 137 Cs aktivite konsantrasyonu 7,63 ile 39,44 Bqkg-1 arasında, karayosunu numuneleri için 12,45 ile 196,89 Bqkg-1arasında bulunmuştur. Elde edilen değerler kullanılarak toprak ve karayosunu için sırasıyla ortalama eşdeğer radyum aktivitesi değerleri (Raeq) 96 Bqkg-1 ve 157 Bqkg-1 bulunmuştur. Ölçülen örneklerin Raeq değerleri; eşdeğer gama doz oranı 1,5 mSv.y-1 denk gelen 370 Bqkg-1 limit değerinden çok düşüktür.

  • MakaleYalnız künye2015
    Harvestmen (Arachnida: Opiliones) Fauna of Surrounding Maçka (Trabzon) District

    Kurt, Kemal

    In this study, the samples collected from the land studies, between June 2013 and September 2014 in Maçka (Trabzon) district, were evaluated systematically. As a result of these evaluations, 19 species belonging to 4 families were determined. These taxa: Dicranolasma giljarovi Silhavy, 1966; Giljarovia tenebricosa Redikorzev, 1936; Histricostoma caucasicum (Redikorzev, 1936); Mitostoma gracile (Redikorzev, 1936); Paranemastoma sp.; Vestiferum alatum Martens, 2006; Vestiferum funebre (Redikorzev, 1936); Lacinius erinaceus Starega, 1966; Mitopus morio (Fabricius, 1779); Odiellus zecariensis Mcheidze 1952; Opilio hemseni Roewer, 1952; Opilio parietinus (De Geer, 1778); Phalangium opilio Linnaeus, 1761; Rafalskia olympica olympica (Kulczynski, 1903); Rilaena ermani Kurt, 2015; Rilaena zakatalica Snegovaya, Chemeris, 2005; Rilaena triangularis (Herbst, 1799); Zachaeus crista (Brullé, 1832); Nelima pontica Charitonov, 1941 were recorded in the study area for the first time.This species was given distribution in the world and Turkey.

  • MakaleYalnız künye2015
    Dolgu Zeminine Ait Birim Hacim Ağırlık Değeri Değişiminin Konsol Bir İstinat Duvarının Sismik Davranışı Üzerindeki Etkileri

    Kara, Osman; Çakır, Tufan

    Bu çalışmanın temel amacı, zemin-yapı etkileşimini dikkate alarak deprem etkisindeki konsol bir istinat duvarının davranışı üzerinde dolgu zeminine ait birim hacim ağırlık değeri değişiminin etkilerini incelemektir. Bu amaçla üç farklı temel zemini sistemi ve dört farklı dolgu birim hacim ağırlığı değeri dikkate alınarak zemin-yapı modelinin zaman tanım alanında sonlu elemanlar yöntemiyle dinamik analizleri yapılmıştır. Oluşturulan modelde dolgu-konsol istinat duvarı etkileşimini dikkate alabilmek için ara yüzey elamanları kullanılmıştır. Zemin ortamın sonsuzluğundan kaynaklanan radyasyonel sönüm ve dalga yansıma etkileri zemin sınırlarında viskoz sönümleyiciler kullanılarak göz önüne alınmıştır. Ayrıca zeminin malzeme bakımından doğrusal olmayan davranışı Drucker-Prager kırılma kriteri ile dikkate alınmıştır. Zemin-yapı modelinin dinamik analizleri 17 Ağustos 1999 Kocaeli depremi Yarımca kaydı Kuzey-Güney bileşeni kullanılarak ANSYS programı ile gerçekleştirilmiştir. Çözümlemelerde doğrudan entegrasyon yöntemlerinden Newmark yaklaşımı kullanılmıştır. Çözümleme sonuçları duvar yatay yerdeğiştirmeleri ve duvar kritik kesitlerinde meydana gelen gerilmeler üzerinden karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlar, zemin-yapı etkileşiminin konsol istinat duvarının deprem davranışı üzerinde etkin bir parametre olduğunu ve tasarım sürecinde mutlaka dikkate alınması gerektiğini, ancak dolgu zemini birim hacim ağırlığı değeri değişiminin duvar sismik davranışı üzerinde ihmal edilebilir düzeylerde bir etkiye sahip olduğunu göstermiştir.

  • MakaleYalnız künye2015
    Kapasite kullanım oranının cari işlemler dengesine etkisi: panel veri analizi

    Ünver, Mustafa

    Bu çalışma, cari işlemler dengesine çıktı açığının etkisini 27 ülkenin 1980-2013 dönemi yıllık verileri ile panel veri analizi yöntemi kullanılarak açıklamaktadır. Bununla birlikte, çalışma cari işlemler dengesinin belirleyicilerini de analiz etmektedir. Analiz sonuçlarına göre; çıktı açığı ile cari işlemler dengesi arasında negatif yönlü güçlü bir ilişki elde edilmiştir. Ayrıca kamu sektörü bütçe dengesi, ticari açıklık, finansal açıklık, hisse senedi piyasalarında bulunan firmaların piyasa değeri, tasarruf oranı ve kurumsal değişkenler cari işlemler dengesi üzerinde istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönlü bir etkiye sahip olmuştur. Diğer taraftan; özel sektöre verilen yerli krediler, reel efektif döviz kuru ve bağımlılık oranları cari işlemler dengesi üzerinde istatistiksel olarak anlamlı ve negatif yönlü bir etkiye neden olmaktadır

  • MakaleYalnız künye2015
    Osmanlı sanayiindeki rekabet düzenlemeleri

    Damlıbağ, Fatih

    Osmanlı Devleti Avrupa'dan farklı olarak, aristokrasinin ve burjuva sınıfının doğuşunu bilinçli olarak engellemiştir. İktisadi politikalar güçlü bir orta sınıfın varlığını sürdürmesi için düzenlenmiştir. Fakat sistem Avrupa rekabetinin yoğunlaşmaya başladığı, 1820'lerden itibaren sarsılmaya başlamıştır. Akabinde imzalanan Balta Limanı Ticaret Anlaşması, Avrupa rekabetini daha da şiddetlendirmiştir. Bu durumun sonucu olarak yerel üretimin rekabet gücünün nasıl arttırılacağı, bu dönemin en önemli sorunuydu. 1880'lerden itibaren sayıları artan özel fabrikalar karşısında, esnaf ölçeğindeki üreticiler sosyal bir motivasyonla korunmaya çalışılmıştır. Yeni kurulan fabrikaların esnafın faaliyetlerine karışması yasaklanmıştır. Fakat esnaflar korunurken, piyasanın düzenli işleyişi de ihmal edilmemiştir. Sanayi üretiminin rekabet gücünün arttırılması için, Osmanlı Devleti hammadde üreticilerine ve yerli yakıt için Ereğli kömür madenlerine talep desteği oluşturmaya çalışmıştır. Makalenin son bölümündeyse, modern üretim tekniklerini uygulamak isteyen yerli fabrikalardan bahsedilecektir. Devlet rekabet gücü kazanmaları için, özel sektörün desteklenmesi gerektiğini düşünmektedir. Bunun için kendilerine vergi muafiyetleri tanınmıştır. Buna ilave olarak devlet, yerel fabrikalara talep desteği vermeye çalışmıştır.

  • MakaleYalnız künye2015
    Xıx.yüzyıl sonları ve xx. yüzyıl başlarında ordu limanı

    Saylan, Kemal

    Karadeniz'in uluslararası ticarete açılmasıyla birlikte XIX. yüzyıldan itibaren Karadeniz liman şehirleri dünya ticaretiyle bütünleşmeye başlamıştır.Karadeniz kıyısında küçük bir liman kasabası olan Ordu da bu gelişmelerden etkilenmiş, önceleri içe kapanık ekonomik faaliyetler sürdüren yöre, dış piyasalarla tanışarak ithalat ve ihracat yapar hale gelmiştir. Bu gelişme limandaki altyapı imkânlarının geliştirilmesini de zorunlu kılmış ve Ordu'da bir iskele inşa edilmiştir. Ayrıca Ordu'da kayıkçı esnafının mağdur olduğu bazı sorunlar da yaşanmıştır. Bu çalışma yaşanan entegrasyon sürecinde Ordu Limanı'na dair bazı tespitler yapmayı amaçlamaktadır. Çalışmada Karadeniz'in uluslararası ticarete açılmasıyla birlikte ticaret potansiyeli artan Ordu Limanı'nın durumu ve kazanın büyümesine etkisi üzerinde durulacaktır

  • MakaleYalnız künye2015
    Aintab american hospital and its effect on the region people (1880-1920)

    Taşkın, Faruk; Aksoy, Metin

    ABCFM (American Board of Commissioners for Foreign Missions) which was founded in the USA in 1810 began its mission work in Ottoman lands after 1820. This mission organization showed its efficacy on health studies as well as religious, educational and media activities in the Ottoman geography. One of the centers that American Board organizations carried out health studies was Aintab. With the establishing Azariah Smith Memorial Hospital in Aintab missionaries continued to work in line with their targets. American Board was continuing of health studies in Aintab in a dispensary which was established in 1876. Azariah Smith's classmates at Yale University began creating a fund to collect donations for the establishment of a hospital in his memory. Hospital whose construction began in 1879 was completed in 1880. The hospital also has been the administration hospital of the Central Turkey College of Medicine Department. In Azariah Smith Memorial Hospital which was serving a 10bed in 1884 with the addition of women's and children's section the number later was found 42. In hospital services were provided without distinction of religion, race and gender. Ethnic distribution of patients which was treated in hospital were Turks, Armenians, Kurds, Arabs, Greeks, Circassians, German, Syrian and Jewish. The religious distribution were; Muslims, Gregorian, Protestant, Greek Catholic, Jewish and Mormon. The subject of this paper is Aintab American Hospital and its effect on the region people in the framework of missionary activity. In this context, American Board's activities will be discussed referring to the missionary activities, social and ethnic structure of the region. This study which includes the 1880-1920 date range was prepared utilizing archives, microfilm, annual reports and hospital catalog of the American Board. American Hospital in Aintab continues its works as Gaziantep American Hospital today. STRUCTURED ABSTRACT

  • MakaleYalnız künye2015
    Kuran kıssalarını (hz süleyman ile belkıs ve hz.musa ile hızır kıssaları örneklemi) hikâye tekniğiyle çözümleme ve şahsiyet eğitimi

    Alan, Selami; Ayyildiz, Mustafa

    Bir topluluğun millet hâline gelmesi, ortak değerlere sahip olup bu değerleri nesilden nesile sürdürmesiyle gerçekleşir. Bu gerçeğin farkına vararak millet statüsüne ulaşmış topluluklar, değerlerinin yeni nesillere aktarılması için birçok yöntem geliştirmiş ve değişik eğitim kurumları oluşturmuşlardır. Kurmaca yapısı sayesinde insanların hayal-düşünce dünyalarında derin izler bırakan hikâye anlatımı yoluyla model oluşturma ise, eğitim için kullanılan en eski ve en etkili yöntemlerden birisi olmuştur. Çünkü kurgusal nitelikteki bu hikâyeler, daha küçüklüğünden itibaren çevresindekileri taklit ederek öğrenmeye başlayan insanlara, dünyaya başkasından gözünden bakma fırsatı sunmuştur. Hikâyeler sayesinde farklı kişiliklere bürünme imkânı elde eden insanlar, çoğu zaman bu kahramanların etkisinde kalmış ve onlar gibi hareket etme eğilimine girmişlerdir. Bu sebeple, toplumlar bünyelerindeki fertlerin sahip olmasını istedikleri değerleri, bu hikâyelerdeki kahramanlara yükleyerek halk için örnek-model şahsiyetler oluşturmuşlardır. Bu rol model kahramanların, hikâyeyi dinleyen veya okuyan insanlar tarafından benimsenmesi yoluyla ideal insan ve ideal toplum konumuna ulaşmak hedeflenmiştir. Bu amaç doğrultusunda da bir sürü hikâye ve bir sürü rol model kahraman kurgulanmıştır. Değerleri hikâyeleştirerek model şahsiyetler üzerinden anlatma yönteminin kullanıldığı kaynaklardan en iyisi hiç şüphesiz Kuran-ı Kerim'dir. Bu çalışmayla, Kuran kıssalarından iki örneği günümüz hikâye tekniğiyle çözümleyerek bu kıssaların ve kıssalarda yer alan model şahsiyetlerin, öğrencilerin şahsiyet eğitimleri için örnek teşkil etmek üzere kullanılabileceğini göstermek amaçlanmıştır

  • MakaleYalnız künye2015
    Students' levels of understanding of some concepts in social sciences teaching

    Yapici, Hakki

    Scientific terms and determining the reasons for students' misconceptions and overcoming these misconceptions are among the subjects researchers attach importance to. To detect the reasons for misconceptions and to attempt to overcome the mistakes are much more time consuming and difficult processes than defining misconceptions. Especially, to make students overcome their mistakes is rather difficult

  • MakaleYalnız künye2015
    İçsel pazarlama temelinde insan kaynakları uygulamalarının müşteri memnuniyetine etkisini belirlemeye yönelik bir araştırma

    Kaya, Sinem; Akyüz, Ahmet Mutlu

    İşletmelerin günümüzün rekabet koşullarında sürekliliği sağlayabilmeleri için öncelikle sahip oldukları insan kaynağını en etkili ve verimli şekilde kullanmaları gereklidir. Günümüzün değişen şartlarında işletmelerin, gerek iç müşterileri olarak çalışanların gerekse de dış müşterilerin düşüncelerinde olumlu bir imaj yaratmaları önem kazanmaktadır. Bu imajın oluşturulması ise hem çalışanların hem de müşterilerin işletme ile iletişim kurdukları her alanda ve her deneyimde olumlu bir sonuçla karşılaşmaları ve beklentilerinin karşılanması anlamına gelmektedir. Bu da çalışan ve müşteri memnuniyeti yaratılması, dolayısıyla da mevcut sadakatin arttırılması demektir. Bu çalışmada, insanın rekabet üstünlüğünün temel kaynağı olarak görülmesi anlayışına dayalı olan insan kaynakları uygulamalarının işletmelerde iç müşteri memnuniyetini, memnun olan iç müşterilerin ise dış müşteri memnuniyetini sağlayacağı savunulmaktadır. Geliştirilen araştırma modeli araştırmacının imkânları ve kısıtları çerçevesinde orta çaplı bir işletmede, 200 çalışan üzerinde test edilmiştir. Modelin test edilmesi amacı ile bu çalışmada Yapısal Eşitlik Modeli (YEM) kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlardan hareketle; işe alma ve seçme, eğitim ve geliştirme, ücret, ödüllendirme ve performans değerlendirme, çalışan ilişkileri, kariyer geliştirme ve son olarak da katılım ve yetkilendirme gibi insan kaynakları uygulamalarının iç müşteri (çalışan) memnuniyetinde olumlu bir etkiye sahip olduğu görülmektedir. Ulaşılan sonuçlar insan kaynakları uygulamaları ile iç müşteri (çalışan) memnuniyeti arasındaki pozitif ilişkiye kanıt sağlamaktadır

  • MakaleYalnız künye2015
    Sosyal bilgiler öğretmen niteliklerinin işbirliğine dayalı öğrenme yöntemine uygunluğu açısından değerlendirilmesi

    Yapici, Hakki

    Bu araştırma, Sosyal Bilgiler öğretmeni niteliklerinin işbirliğine dayalı öğrenme yöntemine uygunluğu açısından incelenmesini amaçlamaktadır. Araştırmanın evrenini Erzurum ili Yakutiye ilçesinde görev yapan 70 Sosyal Bilgiler öğretmeni oluşturmaktadır. Çalışmada, tarama modeli uygulanmıştır. Araştırmanın verilerini toplamada çalışmaya katılan öğretmenlerin cinsiyet, kıdem ve mezun olunan fakülte gibi niteliklerini belirleyen kişisel bilgi formu ve öğretmen özelliklerini belirlemeye yönelik beşli likert tipindeki 'Öğretmen Adayı Niteliklerinin İşbirliğine Dayalı Öğrenme Yöntemine Uygunluğuna İlişkin Görüş Ölçeği' (Topal, Kırbaş 2014) kullanılmıştır. Çalışma Erzurum ili Yakutiye ilçesinde görev yapan 70 Sosyal Bilgiler öğretmeni üzerinde yapılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 20.0 paket programı kullanılarak Ki-Kare analiz yöntemine göre test edilmiştir. Yapılan istatistik analizler sonucunda, erkek öğretmenlerin arkadaşlarına daha çok güven verdikleri, farklı kişilik özelliklerine sahip olan arkadaşlarına daha fazla değer verdikleri ve ortak çalışmalarda arkadaşlarına adil davranma bakımından bayan öğretmenlere göre daha çok duyarlı oldukları, 1-15 yıl arasında hizmete sahip olan öğretmenlerin 16 yıl ve daha fazla hizmete sahip olan öğretmenlerden yeni fikirlere daha açık olduğu, meslektaşları ile olan ilişkilerinde daha demokratik davrandığı ve grup çalışmalarındaki başarıyı ferdi başarılardan daha çok tercih ettikleri, eğitim fakültesi mezunu öğretmenlerin ortak çalışmalarda arkadaşlarıyla daha fazla ilgilendikleri ve açık iletişim kurdukları, her arkadaşının fikrine daha çok önem verdikleri, ortak çalışmayı ve işbirliğini tercih ettikleri, müşterek çalışmalarda hemfikir oldukları ortaya çıkmıştır

  • MakaleYalnız künye2015
    Representation of individuality construction established in social media in the context of gender

    Çakıcı, Fatma Okur; Çalışır, Gülsüm

    The society we are living in is charging men and women with different roles and functions. These differences bring about different responsibilities and duties. This situation generates a “social gender” concept beyond the limits of the biological notion of “gender”. The new media of communication of “social media” is serving also a function of identity construction. Social media, in particular Facebook, enable us to open virtual accounts and to construct these as it pleases us. Social media presents us new opportunities as areas for fictional personality construction. This situation enables also different representations in means of social gender. The study used semi-structured interviews with five female and five male students of the Gumushane University to explore how they constructed their Facebook profiles, the visibility and authenticity differences of their profiles, their visual and verbal self-presentations, in short, what kind of individuality construction they are performing. Learnings in the direction that women were second class citizens who were under pressure and insulted; but actually that wasn't what to be done are obtained during the conversations. It had been understood that in apatriarchal society like Turkey, there were serious differences sourced from sex in the first place, and then within the context of gender, between men and women. Also another point that 50% of the students drew attention is the thruth that if the shares the woman did especially over Facebook weren't affirmed; then that woman could be named with negative attributes easily. Moving especially through the expressions made by female students, knowledge that they couldn't move out of the value judgements of the society, felt themselves restricted, and no libertarian area was left for them, and so they couldn't act peaceful while editing an identity construction in Facebook. The obtained findings shed light on the individuality representation process on the social media