Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Bostan, Sedat(5)
- Cengiz, Sevil(4)
- Demirağ, Hatice(4)
- Hintistan, Sevilay(4)
- Arslan, Mesut(3)
- Ciğerci, Kübra(3)
- Doğan, Melike Demir(3)
- Kulakaç, Nurşen(3)
- Kılıç, Taşkın(3)
- Özcan, Handan(3)
- Akyüz, Ahmet Mutlu(2)
- Aydin, Aydanur(2)
- Bayrakdaroğlu, Serdar(2)
- Cin, Aynur(2)
- Doğan, Onur(2)
- Eken, Özgür(2)
- Gürsoy, Ayla(2)
- Kazak, Aysun(2)
- Köse Ünal, Aslı(2)
- Kıymış, İbrahim(2)
- Sahin, Ceyda Uzun(2)
- Ulutaşdemir, Nilgün(2)
- Özcan, Koç(2)
- İri, Necla İrem Ölmezoğlu(2)
- Akbulut, Meryem(1)
- Akdu, Serap(1)
- Akgün, Emre(1)
- Akil, Kübra(1)
- Akkaya, Taner(1)
- Aksoy, Bahar(1)
- Aktaş, Yeşim Yaman(1)
- Aktuğ, Cemile(1)
- Altinkaynak, Muhammed(1)
- Arık, Sevgi(1)
- Arın, Ulaş Evren(1)
- Aslan, Nazife Aslan(1)
- Aslan, Ramazan(1)
- Aslan, Sevil(1)
- Atan, Sibel Gayretli(1)
- Ayaz, Ferihan(1)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2026Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğrencilerinde Afetlere Yönelik Bireysel Hazırlık İnançlarının Değerlendirilmesi: Aksaray İli Örneği
Cengiz, Sevil; Akil, Kübra; Şahin, Furkan; Şen, Nimet Beyzanur
Bu çalışma ile Aksaray Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde öğrenim gören Acil Yardım ve Afet Yönetimi (AYAY), Hemşirelik ve Sağlık Yönetimi bölüm öğrencilerinin genel afete hazırlık inanç düzeylerinin ve ilişkili faktörlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma tanımlayıcı tipte epidemiyolojik bir çalışmadır. Verilerin toplanmasında, araştırmacılar tarafından hazırlanan 17 soru ve Genel Afete Hazırlık İnanç Ölçeği 31 madde/soru olmak üzere 48 soru/maddelik veri toplama formu kullanılmıştır. Çalışma 449 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Öğrencilerin %79,1’i kadın ve %49,7’si Hemşirelik bölümü öğrencilerinden oluşmaktadır. Öğrencilerin afete hazırlık inanç düzeyleri orta düzeyde bulunmuştur. Kadınların algılanan ciddiyet alt boyutu (p<0,01) puan ortalamaları erkeklere göre daha yüksek bulunurken, erkeklerin algılanan engel alt boyutu (p: 0,03) puan ortalamaları daha yüksek bulunmuştur. Afetler hakkında eğitim alan ve eğitim almak isteyen öğrencilerin eyleme geçiriciler (sırasıyla p:0,02; p<0,01) puan ortalamaları daha yüksek bulunmuştur. Araştırmada öğrencilerin afete hazırlık inanç düzeyleri orta düzeyde bulunmuştur. Öğrencilerin büyük çoğunluğu (%82,6) afetlerle ilgili eğitim almak istediklerini belirtmişlerdir. Afet eğitimleri hazırlık düzeyinin arttırılmasına katkı sağlayacaktır.
- MakaleAçık Erişim2024Disaster Preparedness of Public Hospitals
Semerci, Murat; Şahinöz, Saime
This study aims to determine the disaster preparedness level of hospitals in Türkiye and to determine whether the disaster preparedness of the hospitals differs according to the characteristics of the hospital, such as its ownership, role, and bed capacity. All hospitals affiliated to the Ministry of Health constitute the universe of the study. 210 hospitals were selected as the sample. The data were collected from the managers of the hospitals, or the personnel assigned by them with survey method. As a data collection form, the Turkish version of the guide named 'Hospital emergency response checklist: An all-hazards tool for hospital administrators and emergency managers' developed by the World Health Organization was used. As a result of the study, it was determined that the average score of the hospitals was 156.83±21.43. The highest average score was obtained from the command control (12.93±1.37) sub-dimension and the lowest average score was obtained from the human resources (22.48±4.80) sub-dimension. When the hospitals were evaluated according to their characteristics, it was determined that the difference between the total disaster preparedness scores according to the number of patients per day per nurse was significant.
- MakaleAçık Erişim2024Covid-19 Pandemi Sürecinde Sağlık Çalışanlarının Tedarik Zinciri Yönetimi Algılarının Belirlenmesi
Cil Kocyigit, Seyhan; Ciğerci, Kübra; Akgün, Emre
Sağlık hizmetlerinde tedarik zinciri yönetimi hastaların kesintisiz hizmet alabilmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Tedarik zincirinde meydana gelen aksaklıklar kaliteli hizmet sunumu engelleyebilmektedir. Özellikle pandemi gibi kriz koşullarında artan sağlık hizmeti talebinin karşılanması ve salgınla mücadele edilebilmesi için tedarik zinciri faaliyetleri önem arz etmektedir. Tedarik zincirinin en önemli paydaşlarından biri olan sağlık çalışanlarının tedarik faaliyetlerindeki rolü yadsınamaz. Bu yüzden sağlık çalışanlarının tedarik zinciri faaliyetlerine yönelik algıları süreçlerin etkili bir şekilde yönetilmesine katkı sağlamaktadır. Bu çalışmada sağlık çalışanlarının Covid-19 pandemi sürecindeki tedarik zinciri yönetimine yönelik algıları Tedarik Zinciri Yönetimi ve Müşteri İsteklerini Karşılayabilme Yeteneği Ölçeği (TZYMİKYÖ) kullanılarak incelenmiştir. Çalışmaya 385 sağlık çalışanı katılım göstermiştir. Örneklem büyüklüğünün yeterli olması ve çarpıklık/basıklık değerlerinin +1 ile -1 arasında olmasından dolayı parametrik testler yapılmıştır. Çalışma sonucuna tanımlayıcı istatistikler, Bağımsız Örneklem t Testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) yapılarak ulaşılmıştır. Çalışmaya katılan sağlık çalışanlarının Covid-19 pandemi sürecinde tedarik zinciri yönetimi algılarının ortalamanın üzerinde olduğu görülmüştür. Ayrıca çalışanların mesleki tecrübeleri, çalıştıkları kurum, kurum içindeki pozisyon ve çalıştıkları birimin Covid-19 pandemi sürecindeki tedarik zinciri yönetimi algıları üzerinde etkisi olduğu tespit edilmiştir.
- MakaleAçık Erişim2024Empowering Education: Addressing Vaccination Hesitancy in The Covid-19 Era
Tümay, Muhammed
The COVID-19 pandemic started in 2019 with the emergence of a new coronavirus and has greatly affected societies worldwide. It has led to an increase in mortality rates, disturbed pre-existing health conditions, disrupted educational systems, and reduced global workforce productivity and production. The scientific community has expedited vaccine development to combat the pandemic. However, the emergence of various vaccines has paradoxically resulted in a decline in public confidence, contributing to anti-vaccine sentiments. This study explores the pivotal role of education in fortifying vaccination rates and seeks to identify effective strategies to address hesitancy and strengthen public health measures. This research uses the two-stage least squares (2SLS) methodology to analyze the “Learning Loss Covid-19” cross-sectional dataset, which the World Bank published on January 4, 2023. The investigation focuses on the relationship between “Vaccination rate (per person)” and “Year of Education” across 41 countries. The empirical findings show that education has a significant impact on vaccination rates. An increase of one year in educational attainment leads to an approximate 14% increase in doses administered per person and a substantial 23% surge in the average dosage across nations. Therefore, education plays a crucial role in fortifying and elevating vaccination rates, demonstrating its significance as a potent tool in global public health endeavours.
- MakaleAçık Erişim2024The Effect of Transformational Leadership on Organizational Culture
Özcan, Koç
In this study, it is aimed to examine the effect of transformative leadership on organizational culture. For this purpose, an application was carried out in health institutions within the borders of Gumushane province. In research, Avolio & Bass (2004) and Podsakoff et al. (1996) developed leadership scale and the organizational culture scale developed by Denison (1990) and adapted into Turkish by Yahyagil (2004) were used. The research was carried out on 451 participants. Participants consist of physicians, nurses, midwives and other health professionals. Participants were asked to evaluate the transformative leadership characteristics of their managers and to express their views on the culture of the health institution they work for. At the end of the research, it was found that transformational leadership has a significant effect on organizational culture. In other words, it has been determined that transformative leadership is a strong predictor of organizational culture.
- MakaleYalnız künye2024Hemşirelik Öğrencilerinin E-Öğrenmeye Yönelik Tutumları, Hazır Bulunuşluk, Beklenti ve Memnuniyet Düzeylerinin Belirlenmesi
Sahin, Ceyda Uzun; Aydin, Merve; Kulakaç, Nurşen
Bu araştırma, hemşirelik öğrencilerinin e-öğrenmeye yönelik tutumları, hazır bulunuşluk, beklenti ve memnuniyet düzeylerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Kesitsel ve ilişki arayıcı tipte olan çalışma hemşirelik bölümünde okuyan 467 öğrencinin katılımı ile gerçekleştirildi. Veriler, öğrenci bilgi formu, e-öğrenmeye yönelik tutum ölçeği ve e-öğrenme sürecine ilişkin hazır bulunuşluk ve beklenti düzeyi ölçeği ile toplandı. Bilgisayarı ve internet erişimi olan öğrencilerin E-öğrenme sürecine ilişkin hazır bulunuşluk ve beklenti düzeyi ölçeği puanlarının istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde yüksek olduğu saptandı. E-öğrenmeye yönelik tutum ölçeği ile E-Öğrenme Sürecine İlişkin Hazır bulunuşluk ve Beklenti Düzeyi Ölçeği, bilgisayar ve iletişim teknolojileri kullanma konusundaki yeterlilik düzeyi ve yaşları arasında zayıf düzeyde; E-öğrenme sürecinden memnuniyet düzeyleri arasında ise orta düzeyde pozitif yönde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Çalışma sonucunda, hemşirelik öğrencilerinin e-öğrenmeye yönelik tutumları kısmen olumlu, hazır bulunuşluk ve beklenti düzeyleri orta seviyede bulundu. Öğrencilerin e-öğrenme sürecinden memnuniyet durumları ise orta düzeyin üzerinde olduğu belirlendi.
- MakaleAçık Erişim2024Assessment of Occupational Hazards Faded by Healthcare Workers Using Multi-Criteria Decision-Making Methods
Doğan, Onur
Objective: This study aims to assess the impact of risk factors that healthcare workers are exposed to in their workplaces on occupational health and safety. Materials and Methods: Considering the importance of healthcare workers for society and humanity, the risks they face at work have been evaluated using Multi-Criteria Decision-Making (MCDM) methods, specifically the Entropy and AHP methods. The Entropy method is an objective evaluation method used to determine the importance levels of each criterion in MCDM methods. The AHP method involves both objective and subjective decisions to select the best option among multiple alternatives. The criteria and sub-criteria used in the study were prepared based on the opinions and suggestions of field experts and a literature review. Microsoft Excel was used for the analysis. Results: According to the analysis results of the AHP method, the criterion with the highest weight was psychological risks (C-5) with a value of 0.351542. The criterion with the lowest weight was physical risks (C-3) with a value of 0.1121. In contrast, the analysis results of the Entropy method indicated that the criterion with the highest wj value was physical risks (C-3) with a value of 0.273, while the criterion with the lowest weight was biological risks (C-1) with a value of 0.152. Conclusion: The most significant risk factors for healthcare workers in workplaces, as identified by the AHP method, were psychological risks, while the Entropy method identified physical risks as the most significant.
- MakaleAçık Erişim2024Sağlık Bölümlerinde Okuyan Üniversite Öğrencilerinde Sağlık Okuryazarlığı, Kardiyovasküler Hastalıklar Riski Bilgi Düzeyi ve Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışlarının İncelenmesi: Kesitsel Bir Çalışma
Aydın, Emine Büşra
Amaç: Çalışmanın amacı, üniversitede sağlık bölümünde okuyan öğrencilerin sağlık okuryazarlığı düzeyleri, sağlıklı yaşam davranışları ve kardiyovasküler hastalıkların risk faktörlerine yönelik bilgi düzeylerinin araştırılmasıdır. Gereç ve Yöntemler: Çalışma bir devlet üniversitesine ait sağlık hizmetleri meslek yüksekokulunda öğrenimine devam eden 374 öğrencinin katılımıyla gerçekleşmiştir. Araştırma verileri, demografik bilgi formu, Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışları Ölçeği II (SYBDÖ-II), Türkiye Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği-32 (TSOY-32), Kardiyovasküler Hastalıklar Risk Faktörleri Bilgi Düzeyi (KARRİF-BD) Ölçeği ile toplanmıştır. Veriler, NCSS (Number Cruncher Statistical System) 2007 Statistical Software paket program ile analiz edilmiştir. Gruplar arası karşılaştırma tek yönlü varyans analizi ile yapılmış, alt grup karşılaştırması ise Tukey testi ile yapılmıştır. İki grup karşılaştırmasında bağımsız t-testi, değişkenlerin birbiri ile ilişkisinin tespit edilmesinde Pearson korelasyon analizi tercih edilmiştir. Bulgular: Katılımcıların yaş ortalamaları 20,83±1,61 yıldır. Kadınların TSOY-32 ortalamaları erkeklerden daha yüksek bulunmuştur (p<0,05). İkinci sınıf öğrencilerinin KARRİF-BD puan ortalamaları 1. sınıflardan daha yüksektir (p<0,05). Katılımcıların TSOY-32 ortalamaları ile SYBDÖ-II’nin kişilerarası ilişkiler, beslenme, sağlık sorumluluğu, stres yönetimi, manevi gelişim alt boyutları ve toplam puan arasında pozitif yönde zayıf korelasyonlar bulunmuştur (p<0,05). Öğrencilerin TSOY-32 ile KARRİF-BD ortalamaları arasında pozitif yönde zayıf korelasyon bulunduğu görülmektedir (p<0,05). Katılımcıların KARRİF-BD ortalamaları ile SYBDÖ-II kişilerarası ilişkiler, beslenme, manevi gelişim alt boyut puanları ve bu ölçeğin toplam puanı arasında istatistiksel olarak anlamlı pozitif yönde zayıf korelasyonlar bulunmaktadır (p<0,05). Sonuç: Daha yüksek sağlık okuryazarlığı, daha yüksek sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve kardiyovasküler hastalıklara yönelik farkındalık ile ilişkilidir.
- MakaleAçık Erişim2024Effectiveness of Occupational Health and Safety Practices for Employees in Workplaces: A Meta-Analysis Study
Doğan, Onur
The use of new machines in production lines due to technological developments makes business ecosystems more complex every day. In parallel with the changes experienced, the diversity and impact level of risks pose serious threats to employees, businesses, and the environment. Ensuring the sustainability of production can be achieved through effective and comprehensive occupational health and safety practices. Risk assessments, checklists and emergency plans are some of these practices. This study is a study conducted to reveal the impact levels of practices aimed at improving occupational health and safety. Meta-analysis method was used in the study. The data used in the analysis were obtained by searching Web of Science, Google Scholar, YÖK (The Council of Higher Education), PubMed, EBSCOhost databases without any time limitation until 31.01.2024. As a result of the comprehensive search, it was determined that 20 studies were suitable for the analysis. These studies were then included in the analysis and synthesized by meta-analysis. As a result of this meta-analysis, it was determined that occupational health and safety practices for employees were effective (SMD: 0.924, 95% CI:-0.494-1.354, Z=4.214, p=0.000, I2= 98.670%, Q=1428.054). The analysis results revealed that the variance between the studies was statistically significant (p<0.05). Additionally, occupational health and safety practices were found to enhance employees' sense of security and productivity, reduce workplace accidents and occupational diseases, and make a significant contribution to the development of a safety culture.
- MakaleAçık Erişim2023Effects of Noninvasive Mechanical Ventilation in COVID-19 Patients
Karabulut, Neziha; Aktaş, Yeşim Yaman; Çatal, Seda Nur; Oğuzhan, Hatice
The aim of this study was to examine the results of NIMV applied with a full face mask in COVID-19 patients. A descriptive and cross-sectional study. The study was conducted in the 1st level COVID-19 Intensive Care Unit of a university training and research hospital between August 15 and November 15, 2021. The study included 31 critical care patients who agreed to participate in the study and met the sampling criteria. The data was collected by the third researcher using the questionnaire based on the literature. The mean age of patients was 68.90±9.97 (41-82) years. In the measurements before NIMV, after the first application and after 24-h, a statistically significant difference was found between measurements in terms of SpO₂ scores (p<0.001). In venous blood gas measurements before and 24-h after NIMV, a statistically significant difference was found between the measurements in terms of PCO₂ scores (p<0.05). The study findings showed that NIMV was effective in terms of SpO₂ and venous PCO₂ scores in COVID-19 patients. It can be used as an effective option in the management of acute hypoxemic respiratory failure in COVID-19 patients.
- MakaleAçık Erişim2023Kayropraktik Eğitim Seminerinin Fizyoterapi Öğrencilerinin Kayropraktik Hakkındaki Bilgi Düzeyleri ve Tutumlarına Etkisi
Arslan, Mesut; Şen, Müşerref Ebru
Kayropraktik mesleğinin ülkemizde henüz yaygınlaşmaması önemli bir halk sağlığı sorunudur. Kayropraktik mesleği ile yakından ilişkili olan fizyoterapi öğrencilerinin kayropraktik konusunda bilgi sahibi olması mesleğin gelişimi açısından oldukça önemlidir. Bu çalışmada kayropraktik eğitim seminerinin fizyoterapi öğrencilerinin kayropraktik hakkındaki bilgi düzeyleri ve tutumlarına etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma ‘Kayropraktik Eğitim Semineri’ne katılan 216 fizyoterapi öğrencisi üzerinde gerçekleştirildi. Araştırma tek grup deneysel çalışma olarak tanımlanabilir. Öğrencilerin demografik verilerinin yanında kayropraktik hakkındaki bilgi ve tutumlarını değerlendirmek amacıyla 9 sorudan oluşan bir anket ile eğitim semineri öncesi ve sonrası veriler toplandı. Araştırmaya 40 kadın (%18,5) ve 176 erkek (%81,5) olmak üzere 216 öğrenci dahil edildi. Öğrencilerin büyük çoğunluğunun (%41,2) kayropraktik ile ilgili bilgiye ilk kez sosyal medya üzerinden ulaştığı tespit edilmiştir. 2, 4, 5, 6, 7 ve 8. sorularda eğitim semineri öncesi ile sonrası arasında anlamlı bir fark tespit edilmiştir (p=0,000, p=0,000, p=0,000, p=0,016, p=0,032, p=0,023). Ülkemizde henüz lisans programı bulunmayan ve yasal zemini oluşturulmamış olan kayropraktik mesleğine ilişkin yapılan eğitim semineri fizyoterapi öğrencilerinin bilgi düzeyini ve tutumlarını pozitif yönde değiştirdiği gösterilmiştir. ‘Kayropraktik’ mesleği hakkında eğitim seminerlerinin daha fazla yapılması ve tüm toplumda farkındalık oluşturulmasının büyük önem arz ettiği düşünülmektedir.
- Derleme MakaleAçık Erişim2023Nurse Entrepreneurship in the Emerging Healthcare Industry: A Systematic Review
Bekar, Fevziye; Tekin, Perihan Senel
Entrepreneurship is encouraged in every sector in the twenty-first century. In the field of health, nurse entrepreneurship emerges as an important issue in providing health services and improving public health. In this research, the development of entrepreneurial behavior in nursing in the world and a systematic examination of this development within the framework of academic knowledge are aimed. For this purpose, the types of entrepreneurship discussed in the last 10 years of research in the field of entrepreneurship in nursing and the methods, findings and results of these studies were examined. As a result of the search made in databases with high international recognition, 78.761 publications on nurse entrepreneurship were reached in the last ten years, and 30 articles were included in the final review. Classical, social, collective and intrapreneurship were discussed in these studies, which were examined in terms of entrepreneurship typology. As a result of the review, it was seen that the studies in the literature mostly focused on the opportunities and obstacles in front of entrepreneurial nurses. While collective entrepreneurship was included for the first time in the literature, it was found that eco-entrepreneurship and digital entrepreneurship have not yet been the subject of research on nurse entrepreneurship. However, it has been found that more research is needed on the relations between entrepreneurial nurses and non-governmental organizations, the incentives for increasing entrepreneurship and role modeling in entrepreneurship.
- MakaleYalnız künye2023OTC (Over the Counter) Reklamlarındaki Sağlık Çekiciliği: Nitel Bir Çalışma
Doğan, Neva
Bu çalışmanın amacı ilaç, takviye edici gıda ve/veya diğer sağlık ürünleri gibi insan sağlığı için önem taşıyan maddelerin günümüzde sıklıkla reklamının yapılır olmasından yola çıkarak, özellikle takviye edici gıdaların reklamlar aracılığıyla birer tüketim nesnesi haline getirilmesini, bu reklamlardaki çekicilik unsurlarını göstererek ortaya koymaktır. Araştırmada Supradyn, Easy Fish Oil, Möllers, Dynavit, Osende, Pharmaton ve Redoxon markalarına ait basit rastlantısal yöntemle seçilmiş dijital reklamlardan, reklam filmlerinde, ünlü kullananlarının muhteva ettikleri, sağlık nosyonu çekicilik unsuru bakımından nitel analiz yöntemlerinden biri olan içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Buna ek olarak, reklamlarda kullanılan sloganların tükettirme stratejileri üzerinden ne anlama geldikleri de yine içerik analizine tabi tutularak çözümlenmeye çalışılmıştır. Reklamların içerik analizi neticesinde, çekicilik unsuru olarak sağlıklı ve fit bir görünüme sahip ünlü kullanımı ve sağlıklı yaşam vurgusu yapan sloganlarla, markaların, hedef kitlelerine bu ürünlerin kullanımı sonucunda daha sağlıklı bir beden ve yaşam şekli vaat ettikleri sonucuna varılmıştır.
- MakaleAçık Erişim2023Dönüştürücü Liderlik ve Örgüt Kültürü İlişkisi: Sağlık Kurumları Üzerine Bir Uygulama
Özcan, Koç
Bu çalışmada genel olarak sağlık kurumlarında dönüştürücü liderlik ve örgüt kültürü arasındaki ilişki araştırılmıştır. Çalışma, Gümüşhane ilinde yer alan sağlık kurumlarında 451 sağlık çalışanının katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Katılımcılar bağlı oldukları en yakın yöneticilerinin liderlik özelliklerini ve kurum kültürlerini değerlendirmiştir. Çalışma neticesinde, dönüştürücü liderlik ve örgüt kültürü arasında ilişkinin var olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte, eğitim seviyeleri, yaşları ve çalışma süreleri farklı olan sağlık çalışanlarının dönüştürücü liderlik ve örgüt kültürü algılarında anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Buna karşın, kadın çalışanların kurum kültürü algılarının erkeklere göre daha olumlu olduğu bulunmuştur. Yöneticilerin ise hem liderlik hem de kurum kültürü hakkındaki algılarının yönetici olmayan çalışanlardan daha olumlu olduğu ortaya çıkarılmıştır.
- MakaleYalnız künye2023COVID-19 Pandemisi ve Öncesi Dönemde Hastaneye Yatışların Değerlendirilmesi
Korku, Cahit
Bu araştırmanın amacı, pandemi dönemi ile pandemi öncesi dönemdeki hastane yatışlarını karşılaştırmak ve hizmet kullanımındaki değişimi tespit etmektir. Araştırma, pandemi öncesi dönem (Mart 2019-Şubat 2020) ile pandemi döneminde (Mart 2020-Şubat 2021) bir eğitim ve araştırma hastanedeki tüm yatışları kapsamaktadır. Araştırma retrospektif ve tanımlayıcı bir araştırma olarak yürütülmüştür. İlgili dönemde araştırma kapsamına giren 60.726 hastaya ilişkin tüm veriler analiz edilmiştir. Pandemi döneminde pandemi öncesi döneme göre hasta yatışında %36,61’lık bir azalma meydana gelmiştir. Hastane yatış sayısının en fazla düştüğü ay Mayıs 2020 (%51,78) iken en az düştüğü ay Ağustos 2020 (%16,45) olmuştur. Hastaların yatış yaptıkları birimler bakımından enfeksiyon hastalıkları ve palyatif bakım hariç tüm alanlardaki yatışlarda düşüş meydana gelmiştir. Enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji biriminde hasta yatışları yaklaşık olarak %500 artarken, genel cerrahide %50, göğüs cerrahisinde %80, kardiyolojide %67 azalmıştır. Yatış sayılarındaki düşüşe karşın ölüm sayıları artmıştır. Hastane yatış süresinde önemli bir değişme olmazken hasta başına düşen fatura tutarı %72’nin üzerinde artmıştır. Pandemi döneminde hastane yatışlarındaki düşüş, sunulması gereken hizmetin aksamasına ve buna bağlı olarak olumsuz hasta sonuçlarına neden olabilir. Pandeminin rutin hastalar üzerindeki olumsuz etkisini azaltmak için karar vericiler tarafından hizmet açıklarına yönelik acil önlemler alınmalıdır.
- MakaleAçık Erişim2023Uzaktan sağlık hizmeti sunumuna güven: ölçek geliştirme çalışması
Ciğerci, Kübra; Uysal, Dilek
Teknolojinin akıl almaz gelişimi insanın içinde bulunduğu her alanda özellikle sağlık hizmeti sunumunda büyük rol oynamaktadır. Çalışmada teknoloji ile yer edinen uzaktan sağlık hizmeti sunumuna karşı bireylerdeki güven düzeyini belirleyen ölçek geliştirilmeye çalışılmıştır. 401 bireyden toplanan verilerin; açımlayıcı, doğrulayıcı faktör analizleri ve güvenilirlik analizleri yapılarak 9 maddeli tek boyuttan oluşan ölçek yapısı elde edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda Cronbach’ın alfa değeri 0,939, faktör yükleri 0,70 in üzerinde, uyum indeks değerleri kabul edilebilir ve mükemmel uyum değerleri ile ölçek geçerlik kazanmış olup çalışmaya katılan bireylerin uzaktan sağlık hizmetine güven düzeyleri ölçek puan ortalaması 3,42±0,82 olarak bulunmuştur. Uzaktan Sağlık Hizmeti Sunumuna Güven Ölçeği 5’li Likert tipi ve 9 faktör tek boyut olarak son şeklini almıştır.
- MakaleAçık Erişim2023İş sağlığı ve güvenliği risk faktörlerinin analitik hiyerarşi prosesi (ahp) yöntemi ile değerlendirilmesi: sağlık bilimleri fakültesi’nde bir uygulama
İri, Necla İrem Ölmezoğlu; Bolayır, Banu
Dünyada sanayileşme ve teknolojinin gelişmesiyle iş ortamlarında yaşanan kazalarının ve meslek hastalıklarının arttığı görülmektedir. Kaza riskinin yüksek olduğu çeşitli laboratuvarları bünyesinde bulunduran üniversitelerin Sağlık Bilimleri Fakülteleri de iş sağlığı ve güvenliği (İSG) açısından üzerinde durulması gereken önemli iş ortamlarıdır. Bu bağlamda çalışmanın amacı, yoğun öğrenci kapasitesi ile eğitim ve öğretim faaliyetlerinin gerçekleştirildiği aynı zamanda çok tehlikeli sınıf olarak kabul edilen kimya, beslenme, hemşirelik gibi laboratuvarları bünyesinde bulunduran Sağlık Bilimleri Fakültesi’ndeki İSG risk faktörlerini tespit ederek önem sırasını belirlemektir. Çalışmanın amacı doğrultusunda İSG alanında uzman 7 akademisyenden anket tekniği ile veriler elde edilmiştir. Bu veriler, Analitik Hiyerarşi Prosesi (AHP) yönteminin adımları takip edilerek analiz edilmiştir. Analizdeki hesaplamalarda Microsoft Excel programından yararlanılmıştır. Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde İSG açısından en fazla risk laboratuvarlarda bulunmaktadır. Bunu sırasıyla; kazan dairesi, kantin, ortak kullanım alanları, arşiv/depo ve sığınaklar, ofis ve sınıflar takip etmektedir. Laboratuvarlarda kimyasal güvenlik sorunları, kazan dairesinde elektrik kablolarının açıkta durması, kantinde yangın, deprem ve elektrik kaçağı gibi acil durum tedbirlerinin alınmaması en önemli risk faktörü olarak tespit edilirken ortak kullanım alanlarında elektrik panosunun kapaklarının kapalı tutulmaması ve yalıtkan paspasların bulunmaması, sığınağın depo olarak kullanılması, ofis içerisinde dış ortam kaynaklı gürültünün rahatsız edici düzeyde olması, sınıflarda da termal konfor şartlarının sağlanamaması tespit edilen diğer önemli risk faktörleridir.
- MakaleAçık Erişim2023Cerrahi Hastalıkları Hemşireliği Dersini Alan Öğrencilerin Sınav Kaygısı ve Stresle Başa Çıkma Tarzları Arasındaki İlişkinin Belirlenmesi: İlişki Arayıcı Bir Çalışma
Aydin Sayilan, Aylin; Kulakaç, Nurşen
Amaç: Bu çalışma, cerrahi hastalıkları hemşireliği dersini alan öğrencilerin sınav kaygısı ve stresle başa çıkma düzeylerinin belirlen- mesi amacıyla tanımlayıcı ve ilişki arayıcı olarak yapılmıştır. Gereç ve Yöntemler: Araştırmanın örneklemini 1-15 Mayıs 2022 tarihleri ara- sında Türkiye’de bulunan iki üniversitenin hemşirelik bölümünde öğ- renim gören ve cerrahi hastalıkları hemşireliği dersini alan 213 öğrenci oluşturmuştur. Veri toplama araçlar ı olarak öğrenci tanıtım formu, Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği (SBÇTÖ) ve Westside Sınav Kay- gısı Ölçeği (WSKÖ) kullan ılmıştır. Verilerin de ğerlendirilmesinde sayı ve yüzdelik hesapları, aritmetik ortalama, Student t-test, Pearson korelasyon analizi ve lineer regresyon analizi kullanılmıştır. Anlamlı- lık p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Araştırmada öğrencile- rin s ınav kayg ısı puanlarının 25,67±11,92 oldu ğu belirlenmi ştir. Öğrencilerin stresle başa çıkma tarzlarından en fazla kendine güvenli yaklaşım ve iyimser yakla şım yöntemini kulland ıkları saptanmıştır. Öğrencilerin WSKÖ puan ı ile SBÇTÖ kendine güvenli yakla şım (p<0,001) alt boyut puan ı arasında istatistiksel olarak negatif yönde ve orta düzeyde; çaresiz yaklaşım (p=0,028) ve boyun eğici yaklaşım (p=0,011) arasında ise pozitif yönde düşük düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu belirlendi (p<0,05). Çoklu lineer regresyon analizi sonuçlarına göre öğrencilerin sınav kaygılarını önemli ölçüde etkileyen faktörlerin; cinsiyet ve “kendine güvenli yaklaşım” alt boyutları olduğu tespit edil- miştir. Sonuç: Çalışmamızın sonucunda, hem şirelik öğrencilerinin stresle baş etme tarzlarının yetersiz olması, sınav kaygılarını olumsuz etkilemektedir. Bu araştırma sonuçlarının stresin psikolojik etkilerine yönelik uygulanacak müdahale planlarına katkı sağlayabileceği düşü- nülmektedir.
- MakaleAçık Erişim2023Sağlık Hizmetlerinde Bilgi Mahremiyeti Endişesi Ve Korunma Davranışlarını Etkileyen Faktörler
Unal, Cihan; Sezer, Cemal
Bu çalışmanın temel amacı, bireylerin sağlık bilgi mahremiyeti endişesi düzeylerini, endişeye etki eden faktörleri ve bilgi mahremiyeti endişesi nedeniyle sergilenebilecek korunma davranışlarını ve bu davranışlara etki eden faktörleri belirlemektir. Diğer bir amaç bu çalışmada kullanılan ölçeği Türkçeye uyarlamaktır. Veriler Ankara ilinde toplam 692 katılımcıdan elde edilmiştir. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistiksel yöntemler ve lojistik regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularında katılımcılar arasında, kişisel sağlık bilgilerinin gizliliği endişesi nedeniyle bilgi saklama eğilimi ve sağlık hizmetlerini ertelemek gibi korunma davranışları gözlemlenmiştir. Bilgi toplama endişesi, bireylerin kişisel sağlık bilgilerini daha az ifşa etmelerine ve bilgi saklama olasılığının artmasına yol açmaktadır. Ayrıca, bilgi toplama endişesi, bireylerin doktorlarına bilerek yanlış sağlık bilgisi verme davranışında bulunma, sağlık hizmetlerini erteleme veya almama olasılığını da artırmaktadır. Önceden sağlık bilgilerinin ihlal edildiğini düşünen bireyler, bilgi toplama endişesi, bilgi saklama, doktordan ve sağlık kurumundan bilgi saklama, doktordan hakkındaki bilgiyi kaydetmemesini isteme ve başka bir tanı yazılmasını isteme olasılıklarının arttığını göstermektedir. Çalışmada hasta-hekim iletişimi ve teknolojik mekanizmalara olan güvenin, sağlık bilgileriyle ilgili endişeler ve korunma davranışları üzerinde önemli bir rol oynadığı tespit edilmiştir. Hekimleri ile iyi iletişim kuran katılımcıların sağlık bilgilerinin ikincil kullanımı konusunda daha fazla endişe duydukları, ancak sağlık hizmetlerini ertelememe veya almama olasılıklarının daha düşük bulunmuştur. Ayrıca, bireylerin kendilerini internet ve bilgi teknolojilerini anlama ve kullanma konusunda yeterli hissetmeleri, sağlık bilgilerinin ikincil kullanımı endişesini arttırmaktadır. Bu durumun aksine sağlık hizmeti kalitesini yüksek değerlendiren katılımcıların bilgi toplama endişesi olasılıklarının daha düşük olduğu görülmüştür. Bu araştırmanın sonuçlarına göre, sağlık hizmetlerinde bilgi mahremiyeti politikalarının güçlendirilmesi ve iletişim stratejilerinin geliştirilmesi gerekmektedir.
- MakaleAçık Erişim2023Patient Safety Culture Perception Among Surgical Nurses
Aydin, Aydanur; Gürsoy, Ayla; Candas Altinbas, Bahar; Cilingir, Dilek; Bulut, Enes; Ertürk Yavuz, Melek
Background: Human and technology factors in healthcare can lead to errors that threaten human life. A strong patient safety culture in hospitals may be linked to better patient outcomes. Because of the potential for mistakes in surgical departments, surgical nurses are critical to establishing and maintaining a patient safety culture. Aim: The aim of this study was to explore the patient safety culture perceptions of surgical nurses. Methods: This descriptive study was performed with 206 nurses working in the surgical clinics and operating rooms of 1 university hospital, 2 public hospitals, and 1 private hospital. A “Questionnaire” and the “Hospital Survey on Patient Safety Culture” were used for data collection. The data were analyzed using mean, number, and percentage values, 1-way analysis of variance, Tukey Honestly Significant Difference (HSD), and chi-square tests. Results: The study revealed that surgical nurses’ patient safety culture perception was at a medium level. The highest mean rate of positive responses in The Hospital Survey on Patient Safety Culture came from “Teamwork within units” and the lowest mean rate of positive answers came from the “Non-punitive response to errors” subdimension. In addition, 85.7% of the surgical nurses did not report any errors in the previous 1 year, and nurses who had been working for ≥11 years submitted more error reports (P = .001). Conclusion: Nurses’ patient safety culture perception was at a medium level. Recommendations for improving patient safety culture should include on-the-job training programs and improvements in employees’ working conditions.




