Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Kayhan, Mustafa(12)
- Gözün, Abdulvehhab(10)
- Sarıkaya, Berat(10)
- Yilmaz, Fetullah(8)
- Altuntaş, Abdurrahman(7)
- Aydın, Muhammet(6)
- Kartopu, Saffet(6)
- Bal, Samet Yahya(5)
- Birinci, Ali(5)
- Dağcı, Abdullah(4)
- Gönan, Yavuz(4)
- Kerimoğlu, Özkan(4)
- Khan, Alam(4)
- Kurban, Nurahmet Kurban Nur Ahmet(4)
- Kuzudisli, Ali(4)
- Maraşlıoğlu, Şerife Ericek(4)
- Çatak, Adem(4)
- Ak, Muammer(3)
- Aktaş, Hamza(3)
- Atalay, Abdurrahman(3)
- Aytekin, Ayşe(3)
- Erten, Mevlüt(3)
- Koroglu, Cemile Zehra(3)
- Shatlh, Adel Eldesoky Abdelhannan(3)
- Tanriverdi, Hasan(3)
- الأحمد, محمد(3)
- Aynur(2)
- Futsi, Ali Fuat(2)
- Gülmez, Abdurrahman(2)
- Kalyoncu, Ayşe(2)
- Karaağaç, Hilmi(2)
- Yalçın, Dilek(2)
- Özbolat, Abdullah(2)
- Şimşek, Selami(2)
- Aktürk, Mehmet Yunus(1)
- Akyildiz, Salih(1)
- Alan, Selami(1)
- Atmaca, Ertuğrul(1)
- Aydin, Muhammet Fatih(1)
- Aydın, Hasan(1)
Yayınlar
- MakaleYalnız künye2014Meslekî tükenmişlik ile dindarlık eğilimi arasındaki ilişki üzerine ampirik bir araştırma
Kartopu, Saffet; Dağcı, Abdullah
Çalışmanın konusu dindarlık eğilimi ile meslekî tükenmişlik arasındaki ilişkidir. Dindarlık eğilimine göre meslekî tükenmişlik düzeyinde herhangi bir farklılık olup olmadığı ise çalışmanın temel problemini oluşturmuştur. Bu bağlamda meslekî tükenmişlik düzeyini ve dindarlık eğilimini belirlemek için kolayda örnekleme yöntemiyle Gümüşhane il merkezindeki ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan farklı branşlardaki öğretmenlerden bir örneklem grubu oluşturulmuştur. Elde edilen meslekî tükenmişlik ve dindarlık eğilimi verilerinden yola çıkarak bu iki değişkenin ilişkisi araştırılmıştır. Çalışmada Frekans, Bağımsız t-Testi, Tek Yönlü Varyans AnaliziANOVA testleri kullanılmıştır. Bunun yanında hesaplanan değerleri ve elde edilen verileri değerlendirmek için SPSS (16.0) istatistik paket programı kullanılmıştır. Araştırma iki bölümden oluşmuştur. İlk bölümde dindarlık eğilimi ile meslekî tükenmişlik ilişkisine teorik bir yaklaşım sunulmuştur; meslekî tükenmişlik ve dindarlık kavramı, meslekî tükenmişlikle ilgili yurt içinde ve yurt dışında yapılan araştırmalar ve son olarak da meslekî tükenmişlik ile dindarlık eğilimi arasındaki ilişkiden bahsedilmiştir. İkinci bölümde uygulama kısmı, çalışmanın problemi ve alt problemleri, hipotezler, evren ve örneklem, kullanılan ölçekle ilgili sınırlıklar, çalışma bulgularının analizi, bulguların tartışılması, sonuçlar ve çalışmanın önerileri sunulmuştur. Çalışmanın sonuçlarına göre meslekî tükenmişlik puanları cinsiyet değişkenine göre farklılaşmazken, sosyo-ekonomik durum değişkenine göre anlamlı farklılık göstermiştir. Bunun yanında dindarlık eğilimine yönelik anket maddeleri ile meslekî tükenmişlik puanları arasında anlamlı düzeyde farklılaşmalara ulaşılmıştır. Sonuç olarak dindarlık eğiliminin meslekî tükenmişliğe etki eden faktörlerden biri olduğu tespit edilmiştir.
- MakaleYalnız künye2014The vigilance and hypocrites in the qur'an
Erten, Mevlüt
In this work, we dealt with the vigilance and hypocrites' vigilance concept. Our work consists of three parts. In the first part, we determined what the scope of vigilance is. The word of vigilance (murâqaba) is a noun originated from r-q-b verb in the Arabic. This verb in adictionary means monitoring, watching, and controlling. In this context, the literal meaning of the word is to know that a servant is supposed to be aware of that Allahknows and sees his own situation in every moment. Continution ofthis knowledge and consciousness is to makemurâqaba (vigilance) of Allah. In the second part, we dealt with the vigilance with its two kinds in the Qur'an broadly. These are Allah's vigilance over servants and vise versa. We handled the previous one around Allah's ar-Râkîb (Vigilant) name, which means monitoring every thing, and some other names likeel-Âlîm (The Knower), el-Hâfiz (The Preserver) and el-Basîr (The All-Seeing) having close meaning to the previous. We have developed the latter one within the Quranic frame ofreason, knowledge, piety, remembering Allah, thanks and prayer we called them as the instruments of vigilance. Through all the concepts, servants make murâqaba of Allah. In the final part, the behaviors of hypocrites about vigilance was handled. Making murâqaba of Allah is a phenomenon belonging to the believers in Allah and what He sent without a doubt. Due to lack of having been sincere belief, hypocrites made muraqaba over people instead of Allah.Nevertheless, always using their practical intelligence, they tried to cover their real intentions by claiming of opposite arguments.
- MakaleYalnız künye2014Şathiyelerde tanrı algısı: tipolojik bir yaklaşım
Özbolat, Abdullah; Kartopu, Saffet
Çalışmamızın odağında şathiyelerdeki tanrı algısının oluşumuna etki eden psiko-sosyal faktörler ve bu faktörlerin etkisiyle oluşan tanrı algısı bulunmaktadır. Bilindiği gibi tanrı algısı kişinin sosyo-kültürel ortamından, aldığı eğitimden ve içsel yaşantılarından etkilenmektedir. Tanrıyla içinde bulunduğu gelenekten daha farklı bir algı içinde oldukları anlaşılan ve bu öznel deneyimi şathiye ile ortaya koyan şairlerin kişisel tarihleri ve kültürel ortamlarıyla ilgili bir analiz, konuyu anlamamıza hizmet edecektir. Bu bağlamda konu iki kısımda değerlendirilmiştir. Birinci kısımda tanrı algısının oluşumu, nesne ilişkileri kuramının tanrı algısının oluşumuyla ilgili yaklaşımları ve bu oluşumu destekleyen toplumsal zemin ele alınmıştır. Ayrıca araştırmanın ana malzemesini oluşturan şathiyelerin anlaşılmasını kolaylaştırmak için kavramsal bir analize yer verilmiştir. İkinci kısımda ise şathiyelerdeki tanrı algısıyla ilgili bir kavramsallaştırma denemesine girişilerek tanrı algısıyla ilgili şiirler tipolojik bir yaklaşımla değerlendirilmiştir. Bu modelde dört temel başlık ön plana çıkmaktadır. Birincisi, tanrıya sitem eden şiirler: Bunlara Yunus Emre ve Âşık İhsani'nin bazı şiirleri örnek olarak verilmiştir. İkincisi, tanrıyı eyleminden dolayı sorgulayan şiirler: Bu türe Kaygusuz Abdal, Azmi Baba ve Âşık Veysel'in bazı dizeleri örnek olarak gösterilmiştir. Üçüncüsü, tanrıyı suçlayan şiirler: Burada yine Kaygusuz Abdal'ın bazı dizeleri ele alınmıştır. Dördüncüsü ise tanrıya yönelik karmaşık duygular ifade eden şiirler: Burada özellikle Pir Edip Harabi'nin bazı dizeleri değerlendirilmiştir. Dönemin toplumsal koşullarında ortaya çıkan ancak şairlerin kişisel ruh dünyalarının ve özgül deneyimlerinin bir yansıması olan şathiyeler, tanrı algısı açısından dikkate değer veriler sunmaktadır
- MakaleYalnız künye2013İslam kaynaklarına göre Sebt Yahudileri'nin maymuna dönüştürülmesi meselesi
Kurban, Nurahmet Kurban Nur Ahmet
İsrailoğulları, kendilerine verilen nimetlere karşı sorumluluklarını çoğunlukla yerine getirmediklerinden, Kurânda birçok kez eleştirilmişlerdir. Kurân kıssalarına bakıldığında İsrailoğullarına verilen cezaların, genellikle sonraki toplumlar için ders ve ibret niteliği taşıdığı görülmektedir. Cumartesi gününde balık avlama yasağına uymayan bir grup Yahudinin maymuna dönüştürülmesi olayı da bunlardan biridir. Literatürde söz konusu gruptan, Sebt Yahudileri ya da Ashabus-Sebt olarak bahsedilmektedir. Bu topluluğun hak ettiği ceza, o dönemde yaşayanlar için olduğu kadar, sonraki nesiller için de bir ders ve ibret kaynağıdır. Ancak bu dönüştürülmenin mecâzî anlamda mı, yoksa hakiki olarak mı gerçekleştiği hususunda farklı görüşler benimsenmiştir. Bu doğrultuda çalışmada konuya ilişkin bu ihtilaf ele alınmıştır.
- MakaleYalnız künye2013The importance of context in determining of truth and metaphor in the qur an
Erten, Mevlüt
The language is a multidimensional phenomenon and includes many lingual elements. One of that is metaphor. As the Qur an descended to human beings in their languages, it carris in its structure truth and metaphor. For that reason, it is very important to determine if the words in the Qur an are used in truth or metaphor meaning. In this process, we believe that knowing the context in which the Qur an s verses decended is very important. In this essay, we handled this matter in detail presenting with concrete examples.
- MakaleYalnız künye2013The Issue of Knowledgeability of God s Existence in terms of Gumuşhanevi s Views
Tanriverdi, Hasan
Ahmed Ziyaüddin Gümüşhanevî, who lived in the 19th century, is one of the major Sufis. In this paper, we try to examine his views on knowing God’s existence. According to the divine religions, it is possible for human being to know God’s existence; because such an ability has been given to him by in his creation. Because of the fact that, getting the knowledge God’s existence has a great importance in the thought of philosophers, theologians and Sufis, as well, they claim that God can be known either by reason, sense-data or by intuition and try to explain how it is so. Gümüşhanevî holds that reason can acquire the knowledge of God’s existence by using the signs in universe. But, for him only reason can’t get that knowledge properly. God can be known by the help of heart, which is called sixth sense, in a proper sense.
- MakaleYalnız künye2013Ehl-i sünnet’e göre tekfir problematiği
Karaağaç, Hilmi
Tekfir, başkalarını küfürle ve iman sınırlarının dışına çıkmakla itham etmek anlamına gelir. İslam, inanç esaslarını tasdik edenleri Müslüman olarak kabul eder. Ehli Sünnet, ehl-i kıblenin tekfir edilemeyeceğini temel bir ilke olarak benimsemiştir. Buna rağmen bazı âlimlerin tekfire başvurdukları görülmektedir. Tekfir en çok Allah'ın sıfatları, insanın fiilleri, halk'ul-Kur'an, ru'yetullah, kabir hayatı, ecel ve rızık konuları etrafında oluşur. Bu çalışmada tekfire neden olan hususlar ve tekfirin nedenleri ele alınacaktır
- MakaleYalnız künye2013Relıgıous lıfe ın anatolıa: the case of bolvadin dıstrıct
Koroglu, Cemile Zehra
Religion is an important part of social life, in the rapidly changing world conditions, as well as in modern Western societies, also societies trying to adapt to the changes having traditional features. In the same way religion is an inseparable element of social life. In order to understand a society, influence of all the factors must be evaluated. By the fact that religion is an important institution that form the social structure, religious views have to form an important amount in the researches. Only science of Sociology of Religion can help us in this regard. Sociology of Religion whose issues are religious life of societies examining relations of religion and society by mutual actionreaction mechanism, while it makes these studies consults as well as theoretical also practical methods. However especially in recent times, to examine the religious life of societies applied studies using experimental methods such as field research, interview, participating methods started to be given more space more than theoretical studies. This situation is common in Turkey as well as in the West. This study is also a practical study to help to identify the religious life of the society in our country which is a witness of a rapid change both technological and social point of view. The district of Afyon located in West Central Anatolia Region, it's province Bolvadin and towns and villages have been selected for the application area. Social and religious life in the region, in the light of Religion Sociology according to the method of field research, trying to determine and analyze by interviews and questionnaires.
- MakaleYalnız künye2013Kemâlüddin el-endicânî ve sıdku’l-kelam fî ilmi’lkelam adlı eseri
Karaağaç, Hilmi
Ehl-i sünnet, hicri III. asırdan sonra İslam toplumlarının çoğunluğu tarafından benimsenen itikadi mezhep olmuştur. İlk dönemlerde bir çok fırkayı içine almakla birlikte sonraki dönemlerde Ehl-i sünnet ile Eş'âri ve Mâturîdî mezhepleri kastedilmiştir. Eş'ârilik, İslam tarihi boyunca bilinen ve çoğunluk tarafından benimsenen bir mezhep olmakla birlikte Mâturîdîlik için aynı durum söz konusu değildir. Bunun başlıca nedeni, Mâturîdîliğin neş'et ettiği coğrafyanın İslam medeniyetinin teşekkül ettiği ortamdan uzak olması ve bu mezhebin çok tanınmamış olmasıdır. Ancak son dönemlerde Mâturîdîliğe yönelik çalışmalarda belirgin bir artış görülmektedir. Ülkemiz başta olmak üzere bir çok İslam ülkesinde Mâturîdî kelamcılar, görüşleri ve eserlerine ilişkin çalışmalar yapılmaktadır. Bu bağlamda Mâturîdî kelamcıların eserleri tahkik edilerek ilim dünyasına kazandırılmıştır. Bunlardan bir tanesi de döneminin önde gelen Mâturîdi kelamcılarından olan Kemalüddîn elEndicânî ve Sıdku'l-kelam fî ilmi'l-kelam adlı eseridir. Bu çalışmada, Kemalüddîn el-Endicânî'nin Sıdku'l-kelam fî ilmi'lkelam eserinin Kelam ilmindeki yeri ve önemi ortaya konulacaktır. Mâturîdî mezhebine mensup bir Kelamcı olan el-Endicânî hicri VIII. yüzyılın Maveraünnehir bölgesinde önde gelen alimlerdendir. Günümüzde Özbekistan sınırları içerisindeki Fergana bölgesinin bir şehri olan Endican'da doğmuştur. Çalışmamızda müellifin yaşadığı bölge, İslam'ın yayılışı, hicri VIII. asırda bölgenin siyasi, ilmi ve dini durumu, müellifin hayatı, kişiliği, telif amacı ve eserin muhtevası hakkında bilgi verilecektir
- MakaleYalnız künye2013İslam'ın ilk kapitalizm itirazı ebû zerr el-gıfârî ve ebû zerr hareketi
Yaşaroğlu, Hasan
İnsanın doğasında mevcut olan mülk edinme hevesi, İslam'ın ilk yıllarında ashap arasında bir takım tartışma ve itirazlara konu olmuştur. Hz. Ömer kendi döneminde bolca gelen ganimet malını, kurmuş olduğu divan teşkilatı marifetiyle halka dağıtarak bu itirazların önüne geçmeyi başarmıştır. Ondan sonra halife olan Hz. Osman döneminde, idarenin bazı tasarrufları nedeniyle, mülk edinme ve zenginlik meseleleri bir takım itirazlara ve tartışmalara konu olmuştur. Bu dönemde Emevi ailesi mensupları hazine kredileri ve ganimet gelirleri ile hususi olarak desteklenince zenginlik ve mülk edinme kaynaklı tartışmalar iyice artmış ve bu durum toplum içerisinde huzursuzluğa sebep olmuştur. Dört halife döneminde devlet gelirlerindeki büyük artışlar ve yanı sıra yeni ve farklı ticari yolların da açılması ile zenginlik ve mülk artışında gözle görülür bir sıçrama ve farklılaşmanın yaşanması, ister istemez toplum kesimleri arasında, bir zengin-fakir ayrımı gündeme getirdiğinden, göstermişlerdir. Sonuçta, aslında insan için faydalı bir şey olan zenginlik ve servet, dengeli dağıtım ve adil bölüşümün iyi bir şekilde sağlanamaması yüzünden toplum kesimleri arasında bir takım itirazlara ve anlaşmazlıklara sebep olmuştur Hz. Peygamberin yakın arkadaşlarından Ebu Zerr el-Gıfari, fakir ve yoksulların bir nevi savunucusu olarak ortaya çıkmış, halifeyi ve diğer idarecileri açıkça eleştirmiş ve servetin belli ellerde toplanmasına itiraz etmiştir. Aynı şekilde o aşırı zenginleşme, mülk edinme hırsı ve zengin fakir arasında giderek yükselen uçuruma karşı çıkmış, sonuç olarak, bu hususlarda itiraz sesini yükselten ilk kişi olarak tarihteki yerini almıştır.
- MakaleYalnız künye2013Critical approaches to modern public sphere: a general evaluation (postmodernism, feminism and religion)
Koroglu, Cemile Zehra
The modern concept of the public sphere is expressed via the understanding of the public sphere which emerged after the 18th century. In this sense, it is possible to mention many debates regarding the public sphere which suggest different models. However, in our study within the framework of Hebermas, it has followed that the common principles and ideas of the modern public sphere have critical approaches previously unexplored. The principles of the modern publicsphere are determined within the framework of understanding man, universe, and society as determined by the idea of enlightenment. Since the modern public sphere is considered as a sphere for political purposes, it also has roots in the legitimacy of modern politicaland legal systems. Therefore, a concensus on the political issues being discussed in the public sphere. To reach definitive conclusions and conduct public negotiations correctly, it has been determined the basic principles of participants must be individuals with a rational mind. Beginning with the universality of mind, the universality of the public sphere is targeted. Modern public sphereres present universal values in which an exclusive and unequal character for many social groups which do not have these principles and values. Therefore, discussion and criticisms of the public sphere in the modern era have always been on the agenda. In addition to individual criticisms, different criticisims of a variety of philosophical and social movements on modern public sphere can be mentioned. However, criticisms from the perspective of postmodern feminism and religion are important as they are criticisms for the foundation of the public sphere. Although these three approaches are verydifferent from each other, they share similar points of criticism and even provide legitimacy for each other. Although religion and postmodernism criticizes the understanding of the enlightened and rational mind, the human universe, and secularity, feminism criticizes the determination of modern public spheres by men. Each perspective regarding criticism and legitimacy are different; however, the roads can cross on the critique of the modern public sphere
- MakaleYalnız künye2013The psychological analysis of religious conversion in muhammad asad
Kartopu, Saffet
At this work on Which religious conversion in Muhammad Asad is studied, in terms of religious conversion models, first of all the concept of religious conversion, the Works in this topic and the place of religious conversion concept in Psychology of Religion are mentioned. Then, a brief life story of Asad is mentioned, by dealing with the religious conversion in Asad in a theoretical approach, the motives of religious conversion, the developmental factors in religious conversion, the stages of religious conversion and the figures of religious conversion are studied. The religious conversion in Asad is analyzed in terms of conversion models accepted in Psychology of Religion taking his own Works as a base. In this sence, while the motives of religious conversion in Asad are considered by the approaches of Snow & Phillips, Glock and Gillespie, the developmental factors in religious conversion are considered by Erikson’s thoughts. The stages of religious conversion is considered by gradual classification of Lofland & Stark, Clark, Batson & Ventis and Köse. Lofland and Skonovd’s types are used while analyzing the figures of conversion. When considered the effects of psychological factors on the religious conversion of Asad, we see that beginning from his early adolescence his willing to understanding and his need to mental satisfaction are explicit. Asad is in need of reviewing the main points imposed by his cultere. He is disturbed by the ambiguities in society and his own life and he looks for answers to the universal meaning of life and questions ‘what is right? what is wrong?’. As a result of his seeking, he accepts Islam as his religion and he gains a feeling of belonging, admission and a change of rearranging himself radically. By accepting Islam he feels that all his seekings finish and his desire of depending on a certain intellectua orbit and being a part of fellows community come true
- MakaleYalnız künye2012The structural analysis of transmissions containing the phrase of 'halaw-a al-iman
Kuzudisli, Ali
The phrase of 'Halamı al-iman' means 'the taste or switness of faith'. The transmissions containing this phrase were investigated by The Structural Analysis of Transmission System (RYA). In this article I emphasize similar and different aspects of the transmissions relating to The phrase of 'Halawa al-iman'. I also examine the relationship between chains and texts; the combination of transmissions, the analogies between the forms, the dating of hadîth 'halawa al-iman' phrase and, al-raf subject.
- MakaleYalnız künye2012Several Notions of Sufism in Mu‘înü’l-Mürîd by Sheikh Islam
Çatak, Adem
Mu‘înu’l-Murîd, which occupies a distinguished place in Turkish history of literature, authored to inform Turkmen tribes about sufism and Fiqh-Islamic civil code, addresses Turkmens who don’t know Arabic with their native language. Thanks to its simple and understandable language as well as including subjects commonly appealed by people in daily life, it has been known and red by Turkmens for centuries. In this work I gave summary information about Mu‘inu’l-Murid and its author and analyzed the notions of zikir/dhikr, nafs/ego and sheikh.
- MakaleYalnız künye2012El-Burhan fî Ulûmi'l- Kur'an 'ın kaynak değer
Deliser, Bilal
Bu çalışmada, Bedreddîn ez-Zerkeşî ve Kuran ilimle ri alanında başyapıt olan eseri el-Burhan fî Ulûmil- Kuran hakkında özet bilgi sunulduktan sonra, el- Burhan da yer alan kaynakların tespitine yer verilmiştir. Daha sonra bu kaynakların genel bir değerlendirilmesi ve kritiği yapılmak sur etiyleel-Burhanın kaynak değeri ortaya konulmaya çalışılmıştır. El-Burhan fî Ulûmil-Kuran ,ın kaynaklarına genel olarak bakıldığında, Kuran ilimleri ile ilgili olu şmuş olan tarihsel malumat alanı nak- ledildikten sonra, Arap dilinin mantığı içerisinde kalınarak, dilbilimsel bir yönteme hizmet edecek şekilde kullanıldığı gözükmektedir. E serinin büyük bir bölümünü bu yöntemin uygulanmasına ayıran ez-Zerkeşî, bir yandan Kuran ilimlerine dair tarihsel malzemeyi bir araya getirirken, diğer yandan da, es erinin telif gayesiyle de örtüşen, Kuran dilinin kendine özgü kullanımını ifade eden üslûbuna dikkat çekecek malze- meyi özenle kullanmıştır.
- Derleme MakaleYalnız künye2012A comparison of wahdat-i wujud and pantheism
Tanriverdi, Hasan
The relationship between God and universe and the issue of whether God contains universe is one of the important problems of philosophy of religion. We see by various philosophers tried to explain the establishment of various philosophical systems how relationship between infinite being with a finite entity when we examine the history ofthought. One ofthese systems is pantheism, which is based on the principle of the identity of being. The same way in the Islamic Sufi tradition doctrine of the wahdat-i wujud, that unity of being founded on the basis is one of the explanations brought the God-universe relationship. These two doctrines is a controversial subject utterance the same doctrine whether the two systems.
- MakaleYalnız künye2012Muharrem Afandi az-Zi liand His Book Hadeyyatu ṣ- ṣu lu k
Telkenaroğlu, M. Rahmi
Muharrem Afandi az-ZiliHis book titled Hadeyyatu ṣ-ṣu lûk is a commentary of Toḥfetu'lmulu k that is written by Zaynuddi n ar-Razi. This book is about fu- rui fıqh and based on Hanafi sect ijtihads, but it mentions viewsof the other sects. The book consists of ten chapters and mainlycovers the issues of worship. At the same time it says the provi- sions by their reasons and evidences. a respected scholar of the Ottoman Statewho lived in X./XVI. century. In addition to being murshid of theorder of Halvatiyya is a good jurist and linguist. His enlighteningbooks which he wrote in Arabic and Turkish are very valuableworks. He was born in Tokat/Zile and died there.
- MakaleYalnız künye2012Mevlânâ celâleddin-i rûmî'nin nafs kavramına getirdiği metaforik yaklaşımlar
Çatak, Adem
Nefs kavramı, Mevlânâ'nın tasavvuf anlayışının merkezî noktalarından birini oluşturur. Esasen tasavvuf düşüncesinin oluşumundan günümüze kadar nefs kavramı, tasavvufun önemli tartışma konularından biridir. Mevlânâ da nefs kavramı çerçevesinde farklı yorumlarda bulunmuştur. Nefsin mahiyeti ve nefs terbiyesi onun nefs hakkındaki düşüncesinin temel konu başlıklarıdır. Mevlânâ nefs kavramını değişik bağlamlarda açıklamak üzere metaforlardan yararlanmıştır. Bu makale Mevlânâ'nın nefs hakkında ortaya koyduğu metaforik anlatımları incelemeyi amaç edinmiştir. Bu yönüyle çalışmamız, Mevlânâ'nın eserlerinde kullandığı dilin edebî inceliklerinin daha iyi anlaşılabilmesi ve böylece onun düşüncelerinin daha iyi anlaşılmasına katkı sağlamayı hedeflemektedir.
- MakaleYalnız künye2012Geçmişten günümüze çince kur'ân çalışmaları üzerine
Kurban, Nurahmet Kurban Nur Ahmet
Bu çalışmada, hakkında yeterince bilgi sahibi olamadığımız Çinli Müslümanların Kur'ân ile olan münasebetleri ve Kur'ân üzerinde yaptıkları çalışmalarını tanıtmayı hedefliyoruz. Bu bağlamda, genel olarak, Çin'deki Müslüman halkın dinle ilgisinin boyutlarını tespit etmek önem taşımaktadır. Özel olarak da, onların Kur'ân'la tanışmaları ve ilerleyen zaman içinde onunla münasebetleri konunun merkezini oluşturmaktadır. Dolayısıyla, onların Kur'ân'ın tercüme ve tefsiri hususunda ortaya koydukları eserler ayrıntılı olarak incelenmelidir. Özellikle Kur'ân'a yönelik çalışmalarıyla öne çıkmış simalar ve onların müstakil bir araştırma konusu olabilecek düzeydeki eserleri oldukça önemlidir.
- MakaleYalnız künye2012Between submission and rebellion: fate belief in the mournings
Özbolat, Abdullah; Kartopu, Saffet
This study examines fate belief in mournings. People mourning to express pain and suffering of the relatives in the face of death and and reflect troubles, pains and his feelings through mournings. In Muslim society fatalism is used acceptance, submission, patience and sense of consent, briefly as “what can't be cured must be endured”. But this situation is detected reflect rebellion, insurrection and damn to fate. This study that aimed to examine fate belief in mournings, it has been suggested different aspects of fatalism, it has not been with onedimension of fate perception, mournings emphasize rebellion instead of submission, espousing and compliance in mournings. In particular, in the mournings that emphasized the sense of rebellion attributed to bad fate untimely death. It is based on basic approaches of the theory of the attribution. It is based on basic approaches of the theory of the attribution. In the theory of the attribution as a basis ascribed to the a center can not control outside of ourselves in explaining processes that we can not cope with or when ascribing to meaning in the events around us. This approach helps to relaxation psychologically and concluding intellectual interrogation. Therefore, in accordance with the theory of attribution of mournings functions the direction of relieving the pain. In the mournings stemmed from the death is narrated and the goodnesses of the dead are reflected as well. It is by the nature of Islamic belief and consideration. It formed the boundaries of this study featured mournings that narrated in Turkey Turkish in the context of fate belief. After it has been addressed to the mournings as a concept in the oral culture, representing of fate belief in mournings will be mentioned descriptions “fate”, in the second section will exemplify reflections of fate belief between rebellion and submission






