Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Kerimoğlu, Özkan(2)
- Kocağ, Esra Karapınar(2)
- Yalcin, Elif Guvendi(2)
- Yıldırmış, Fatma(2)
- (Alieva), Vildane Özkan(1)
- Ak, Muammer(1)
- Akdu, Serap(1)
- Akdu, Uğur(1)
- Aksoy, Bahar(1)
- Aktürk, Mehmet Yunus(1)
- Akçay, Ahmet Oğuz(1)
- Atalık, Özlem(1)
- Aykaç, Malik(1)
- Aytekin, Ayşe(1)
- Besgen, Asu(1)
- Bozan, Mehmet Arif(1)
- Cırık, Vildan Apaydın(1)
- Demirtaş, Haşim(1)
- Evren, Savaş(1)
- Gökçek, Zehra Serter(1)
- Gökşen, Cengiz(1)
- Günay, Mehmet Akif(1)
- Izmir, Onur(1)
- Kahraman, Yakup(1)
- Karaman, Esra Dudu(1)
- Kurt, Mustafa Cankut(1)
- Kürüm, Mesut(1)
- Kızılözen, Cihangir(1)
- Nazikgul, Mehmet(1)
- Okur, Hatice Duran(1)
- Polat, Güler(1)
- Semercioglu, Muhammed Serhat(1)
- Sürdem, Sule Sınem(1)
- Temel, Ahmet(1)
- Topalak, Halil İbrahim(1)
- Yilmaz, Dursun(1)
- Çelik, Esra(1)
- Çiçek, Arif(1)
- Çukur, Cemsafak(1)
- Ödemiş, Murat(1)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2026Teknolojik İlerlemecilik Bağlamında Kültür Emperyalizmi’nin Marvel Sineması Özelinde İncelenmesi
Karaman, Esra Dudu; Aykaç, Malik
Kitle iletişim araçları içerisinde global olarak nitelendirilebilecek olan sinemanın kültür emperyalizmi oluşturacak biçimde şekillendirilmesi, dünya üzerinde egemen olan ideoloji ve kültürün yayılmasına yol açabilmektedir. I. Dünya savaşı sonrasında sinemayı Hollywood adı altında endüstrileştiren Amerika, kendi kültürünü dünyaya yaymakta önemli bir yere sahiptir. Kurduğu sinema endüstrisinin yanı sıra film içerisinde kullanılan klasik anlatı, karakter yapısı vb. birçok parametre Amerika’yı yüce bir konuma yerleştirecek biçimde ele alınmakta dır. Ameri- ka’nın himayesinde bulunan küresel medya şirketleri; Amerika’nın düşünce, kültür ve değerlerini destekleyecek biçimde filmler içerisinde konumlandırılmaktadır. Bu durum Amerika dışındaki ülkelerin kültür ve değerlerini korumasını engellemesinin yanı s ıra Amerika kültürüne özendirdiği görüşünü de ön plan çıkarmaktadır. Çalışma-da, Hollywood Sineması’nın bünyesinde var olan Marvel Studios’un yapımcılığını yapmış olduğu doğa üstü filmle-rin, dünya genelinde egemen olan düşünceyi ve Amerika’nın kendi kültü rünü yaymasındaki rolü araştırmanın temel problemini oluşturmaktadır. Çalışmada Marvel filmlerinin göstergebilimsel analizi yapılarak, batı kültürü -nün filmler özelinde nasıl kodlanarak başka ülkelere sunulduğu analiz edilmiştir. Çalışmada Marvel sinematik evreninde yer alan karakterlerin; milli duyguları yüksek, iyi kalpli, üstün teknolojiye sahip ve küresel tehditler karşısında nihai kararları alabilen figürler olara k sunulmakta olduğu, bu temsiller Batı’nın, özellikle Amerika’nın ideolojik üstünlüğünü ve evrensel kurtarıcılık rolünü meşrulaştıran bir anlatı yapısına hizmet ettiği görülmektedir.
- MakaleAçık Erişim2025Geleneksel Yörük Düğünlerinin Somut Olmayan Kültürel Miras Kapsamında Değerlendirilmesi
Akdu, Uğur; Akdu, Serap
Zengin tarihi ve geleneklere olan bağlılıkları ile Yörükler Anadolu’da geniş bir coğrafyada yaşamaktadır. Göçebe yaşamdan yerleşik yaşam kültürüne adapte olsalar da birçoğu eski Türk geleneklerini yaşamaya ve sürdürmeye devam etmektedir. Oldukça geniş kapsamlı bir gelenek bütünlüğüne sahip geleneksel Yörük kültürü uygulamalarının modern yaşamın getirdiği yenilikler, teknolojiye bağlı ortaya çıkan kolaylıklar, mevsimsel değişiklikler, yaşam mücadelesi, toplumsal kabul ve sosyolojik gelişmeler gibi nedenlerle sürdürülebilirliğinin tehlikeye girdiği düşünülmektedir. Araştırmanın temel amacı Yörük kültürünün önemli bir öğesi olan evlilik ve düğün geleneklerinin sürdürülebilirliğinin sağlanması açısından somut olmayan kültürel miras olarak korunması ve farkındalık oluşturulmasına katkıda bulunmaktır. Nitel araştırma yönteminin benimsendiği bu araştırmada veri toplamak için doküman incelemesi ve gözlem tekniği kullanılmıştır. Elde edilen bulgular çerçevesinde geleneksel Yörük düğünlerinin UNESCO’nun Somut Olmayan Kültürel Miras (SOKÜM) kriterleri açısından uygun olduğu düşünülerek, geleneklerin korunması ve sürdürülebilirliğinin nasıl sağlanabileceği hakkında önerilerde bulunulmuştur. Bu kapsamda özellikle belgelendirme ve arşiv çalışmalarının ivedilikle yapılması, derleme, ses ve görüntü kayıtlarının alınması, bilimsel araştırmalarla kaynak çeşitliliğinin arttırılması önemlidir. Kültürün ve geleneklerin nesiller arası aktarımla korunup, yaşatılacağı ve sürdürülebilirliğinin sağlanacağı düşüncesiyle yeni nesillere aktarımın sağlanabilmesi için farkındalık eğitim programlarının ve seminerlerin düzenlenmesi, tanıtım etkinliklerinin planlanması hatta farklı eğitim düzeylerindeki eğitim öğretim müfredatlarında yer alması gerektiği düşünülmektedir.
AtıfOpenAlex2TR Dizin2İncele - MakaleAçık Erişim2025The semantic nuance in the Dedem Qorqut Kitabı II: Esen olsa, İster olsa
Kızılözen, Cihangir
In the Dedem Qorqut Kitabı, it is seen that the units forming the repeated lines are sometimes replaced with other units. Researchers have repaired all the units that have undergone changes by using the method of uniformization on the grounds that they were written incorrectly. The form of "ister olsa" that we will focus on is one of these. The form "esen olsa", which occurs five times in the text, was replaced by the units of " ister olsa" once. Researchers corrected the unit written in the form of "ister" as "esen" because they thought it was written incorrectly. Considering the meaning that this form adds to the line in which it is used, it is understood that it is not written incorrectly and should be evaluated as written. When the discourse analysis of the text is made, the meaning that the unit in question adds to the context in which it is used shows that it is written correctly. We see that dozens of units in the text, such as the example we are focusing on, are used and change according to the meaning required by the context. Researchers have achieved unity in the surface structure (sound/form) of the text by correcting the units that differ, but with these corrections they have destroyed the deep structure (meaning) of dozens of lines and eliminated the subtle distinctions in meaning between the lines. In the line we are focusing on, the repair of the "ister" unit as "esen" has destroyed the subtle meaning distinction that the unit in question provides between the lines, thus damaging the deep structure of the text. Of course, when the " ister " unit is corrected as "esen", the meaning of the line is not damaged, but when evaluated in the context above the sentences, it can be said that this repair affects the discourse. In this study, the unit in question has been read by evaluating it within the context above the lines (discourse), not within the line in which it is used.
- MakaleAçık Erişim2025Kültürlerarası İletişim Bağlamında Suriyeli Sığınmacıların Türk Kültürü ile Etkileşimi
Yilmaz, Dursun; Günay, Mehmet Akif
Bu çalışma, 2011 yılından itibaren Türkiye’ye yoğun şekilde göç eden Suriyeli sığınmacıların yerel kültürle kaynaşma süreçlerini kültürlerarası iletişim bağlamında incelemektedir. Araştırmanın amacı, İzmir ili örneğinde, sığınmacıların Türk kültürüne hangi unsurlar üzerinden etkide bulunduğunu, hangi unsurlardan etkilendiğini ve bu etkileşimlerin hangi faktörler çerçevesinde yoğunlaştığını belirlemektir. Çalışmada nitel araştırma yöntemi benimsenmiş ve yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak veriler toplanmıştır. İzmir’in muhtelif merkez ilçelerinde yaşayan ve Suriyeli sığınmacıların Türk kültürüyle etkileşimine dair deneyimleri bulunan 14 Türk vatandaşı (7 kadın, 7 erkek) ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırma, yetkili kurumlardan alınan etik onay doğrultusunda yürütülmüştür. Katılımcılara, Suriyeli sığınmacıların Türk toplumuna uyum sürecinde yaşanan sorunlar ve kültürel etkilerini anlamaya yönelik 10 açık uçlu soru yöneltilmiş ve görüşmeler ortalama 45 dakika sürmüştür. Elde edilen bulgular, kültürlerarası iletişimde dil, din, medya, millet, mekân ve tarihsel bağların belirgin kodlar olduğunu ortaya koymuştur. Katılımcıların olumlu değerlendirmeleri, özellikle İslam birlikteliği bağlamında dil, din ve medya faktörlerinin kültürel uyumu kolaylaştırdığına vurgu yapmış ve Ensar-Muhacir kavramlarının önemini belirtmiştir. Bununla birlikte, bazı katılımcılar sığınmacıların yerel kültüre uyum sağlayamadığını, dil farklılıkları, medya temsillerinin olumsuz etkisi ve yaşam tarzı uyuşmazlıklarının kültürel çatışmalara yol açtığını ifade etmiştir. Çalışma, toplumsal uyumu artırmak adına dil eğitimi, medya temsillerinde farkındalık oluşturulması, kültürel farkındalık çalışmaları ve karşılıklı anlayışı teşvik edecek politikaların geliştirilmesi gerektiğini önermektedir. Bu bağlamda, kültürel karşılaşmaların olumlu ve olumsuz yönlerini anlamak, uyum süreçlerinin geliştirilmesi, çatışmaların önlenmesi ve medyanın yapıcı rolünün sağlanması açısından kritik öneme sahiptir.
AtıfOpenAlex2TR Dizin1İncele - MakaleAçık Erişim2025Geleneksel Çocuk Oyunlarının Öğretim Süreciyle Bütünleştirilmesi: Sınıf Öğretmeni Adaylarına Yönelik Bir İnceleme
Akçay, Ahmet Oğuz; Bozan, Mehmet Arif; Semercioglu, Muhammed Serhat
Eğitimin amacı sadece akademik veya bilişsel becerilerin gelişmesi değil, aynı zamanda kültür aktarımıdır. Kültür aktarımında en önemli araçlardan birinin geleneksel çocuk oyunları olduğu söylenebilir. Çünkü geleneksel çocuk oyunları ait olduğu toplumun değerlerini, yaşam tarzlarını, o topluma ait ögeleri içinde barındırır. Bu çalışma, sınıf öğretmenliği adaylarının geleneksel çocuk oyunlarının öğretimdeki potansiyeline yönelik farkındalıklarını ve bu oyunları derslerine dâhil etme yaklaşımlarını incelemeyi hedeflemektedir. Araştırmada öncelikle öğretmen adaylarından geleneksel çocuk oyunlarının sürece dâhil edildikleri ders planlarının hazırlanması talep edilmiştir. Daha sonra öğretmen adaylarıyla sürece yönelik görüşmeler yapılmıştır. Bu doğrultuda araştırmanın yöntemi durum çalışması olarak belirlenmiştir. Araştırmanın katılımcıları belirlenirken amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme kullanılmıştır. Bu kapsamda ölçüt öğretmen adaylarının geleneksel çocuk oyunları dersini almalarıdır. Belirlenen ölçüt kapsamında çalışmada 57 sınıf öğretmeni adayı yer almaktadır. Veri toplama aracı olarak ders planı formu ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Ders planlarından elde edilen veriler doküman analiziyle, görüşmelerden elde edilen veriler ise betimsel analiz yöntemiyle incelenmiştir. Yapılan analiz sonucunda bulgular öğretmen adaylarının oluşturdukları ders planları ve öğretmen adayları görüşleri olarak iki başlık altında incelenmiştir. Araştırmada sonuç olarak öğretmen adaylarının geleneksel çocuk oyunlarını hayat bilgisi, Türkçe ve matematik derslerinin öğretim süreçleriyle bütünleştirmeyi tercih ettikleri, bunu yaparken de sadece akademik becerilere değil aynı zamanda beceri ve değer eğitimini hedef aldıkları sonucuna ulaşılmıştır.
- MakaleAçık Erişim2025“Bir Sahiplenme Hikâyesi” Belgeseli Üzerinden Kenan Yavuz Etnografya Müzesi’ndeki Bellek Kurgusuna Kuramsal Bir Yaklaşım
Besgen, Asu; Sürdem, Sule Sınem
Müze ve bellek arasındaki ilişki; geçmişin hatırlanması, temsil edilmesi ve yeniden anlamlandırılmasına dayalı dinamik bir etkileşimden oluşmaktadır. Bu bağlamda müzeler; yalnızca sergileme alanları değil, aynı zamanda geçmiş, şimdi ve gelecek arasındaki kesişim noktalarıdır. Müzeler, geçmişe dair kolektif belleği inşa ve temsil eden mekânlar olarak birey ve toplum arasında köprüler kurmaktadır. Kenan Yavuz Etnografya Müzesi, 2013 yılında Bayburt'un Demirözü ilçesine bağlı, eski adıyla 'Loru' ve bugünkü adıyla Beşpınar Köyü'nde kurulan bir müzedir. Müze, kırsal yaşamın unutulmaya yüz tutmuş yönlerini hatırlatma ve yeniden canlandırma çabasıyla öne çıkmaktadır. Kurulduğu günden itibaren sergi, konser, broşür, ödül, kitap ve belgesel gibi belgeleme ve tanıtım ürünleri üzerinden varlığını sürdürmeye devam etmektedir. Çalışmada amaç; Kenan Yavuz Etnografya Müzesi’nde kurgulanan, inşa edilen, temsil edilen belleğin kuramsal olarak neye karşılık geldiğini ortaya koymaktır. Bu bağlamda çalışma; müze, bellek ve mekân arasındaki ilişkiyi ele alarak yeni kuramsal açılımlar sunmayı hedeflemektedir. Çalışma kapsamında “Bir Sahiplenme Hikâyesi (Pınar Kılıç, 2022)” belgeseli, müzede sunulan belleğin içeriğini analiz etmek için ana kaynak olarak ele alınmaktadır. Belgeselin sunmuş olduğu verilerden hareketle, çalışmada kuram oluşturma yöntemi –tümevarıma dayalı bir yaklaşımla özgün kavramsal çerçeveler oluşturmayı mümkün kıldığı için- temel alınmaktadır. Bu yöntem çerçevesinde, belgeselde yer alan ifadelerin kavramlaştırılmasıyla müzenin bellek kurgusuna dair bir model geliştirilmektedir.
- MakaleAçık Erişim2025İdeoloji, halkla ilişkiler, kültürlerarasılık ve toplumsal yapı: türkiye üzerinden birbirine bağlı kavramlara bir bakış
Kurt, Mustafa Cankut
Bu çalışma, Türkiye'deki kültürlerarasılık, ideoloji, sosyal yapı ve halkla ilişkiler arasındaki karşılıklı ilişkiyi incelemektedir. İdeoloji ve sosyal yapının, kültürlerarası etkileşimler için bir çerçeve sunduğunu ve halkla ilişkilerin bu süreçte bir yönetim aracı olarak rol oynadığını savunmaktadır. Çalışma, özellikle 2011 Suriye krizi sonrası Türkiye'nin iletişim stratejilerinde yaşanan zorunlu dönüşüme odaklanmaktadır. Bu süreçte, dışa dönük "yumuşak güç" ve imaj yönetimi odaklı halkla ilişkiler faaliyetlerinden, ülke içinde toplumsal uyumu sağlamayı amaçlayan kültürlerarası halkla ilişkiler uygulamalarına keskin bir geçiş yaşanmıştır. Kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının bu yöndeki çabaları, halkla ilişkilerin bir imaj aracından toplumsal istikrar için hayati bir mekanizmaya dönüştüğünü göstermektedir. Ancak bu çabaların başarısı, medyadaki olumsuz temsiller ve köklü ideolojik önyargılar gibi yapısal zorlukların aşılmasına bağlıdır.
- MakaleAçık Erişim2025Living like a tree: narratives of slow violence in arundhati roy's the ministry of utmost happiness
Yalcin, Elif Guvendi
This article bridges postcolonial studies and ecocriticism to explore the entanglement of environmental degradation and systemic marginalization in Arundhati Roy's The Ministry of Utmost Happiness. Mainly anchored in the theoretical framework of Nixon's concept of "slow violence," this study examines how colonial and neo-colonial ideologies perpetuate ecological exploitation and social inequality. Through characters such as Anjum and Gulabiya, Roy critiques the intersection of environmental injustices, displacement, and socio-political exclusion. Anjum's existence within a graveyard, which is a symbolic site of ecological decay, exemplifies the gradual violence inflicted upon marginalized communities, while the extinction of white-backed vultures symbolizes the ecological ramifications of industrial modernity. Additionally, the Narmada Bachao Andolan and the Bhopal disaster serve as critical case studies of environmental racism, highlighting the disproportionate burdens borne by the Global South in the name of development. By engaging with colonial legacies such as deforestation and industrial expansion, the article underscores how contemporary globalization replicates the exploitative dynamics of imperialism. Roy's narrative strategies amplify the silenced experiences of the dispossessed while critiquing the ethical failures of anthropocentrism and capitalist modernity. The article concludes by emphasizing the role of literature as an activist medium, capable of rendering visible the imperceptible impacts of ecological and social violence. In doing so, it advocates for postcolonial ecocriticism as an essential lens for addressing global environmental and cultural issues.
- MakaleAçık Erişim2025An Assessment of Tracking Lost Livestock According to Sumerian Cuneiform Texts
Aktürk, Mehmet Yunus
This article examines how cases of lost livestock were recorded, investigated, and compen-sated within the bureaucratic apparatus of Sumer by analysing cuneiform archives from the Ur III period (2112–2004 BCE). It focuses on three interrelated document types: ration lists, which first register the loss; investigation dockets, which detail the cause, the responsi-ble parties, and witness statements; and compensation tablets, which formalise restitution either by an animal in kind or by its barley equivalent. Terms such as “gu₄ gaz” and “udu sikil” simultaneously denote the quantitative deficit and its juridical status, thereby ensuring institutional consistency. The study shows that oaths, sureties, and a double entry technique reinforced administrative transparency, while compensation calculations were shaped by social status. In theft (gazi) cases, indemnities could rise to 150 percent of the ordinary value, highlighting the system’s deterrent function. Ultimately, incidents of lost livestock served a critical role not only in stock control but also in maintaining social hier-archy and bureaucratic legitimacy within the Sumerian economy. These findings demon-strate that Sumerian administrative practice developed a sophisticated system that inte-grated quantitative oversight with legal financial enforcement inside a unified documen-tary chain.
- MakaleAçık Erişim2025Bulgaristan’da ombudsmanlık kurumu ve türk azınlık hakları
(Alieva), Vildane Özkan
Bu makale, Bulgaristan’da Ombudsmanlık kurumunun ulusal Türk azınlığın haklarını koruma konusundaki rolünü sosyolojik bir bakış açısıyla incelemektedir. Bu bağlamda araştırmanın temel sorunsalı, 1989 sonrası demokratikleşme sürecinde kurulan Ombudsmanlık kurumunun kültürel ve yapısal engeller karşısında azınlık haklarını ne ölçüde savunabildiğidir. Kuramsal çerçeve, kültürel ve tarihsel sosyoloji yaklaşımlarına dayanmakta olup Bourdieu (habitus, simgesel güç), Swidler (kültür kuramı), Alexander (kültürel sosyoloji), Habermas (iletişimsel eylem, kamusal alan), Fraser (karşı-kamusal alan), Taylor’ın (tanınma siyaseti) vb. görüşlerinden yararlanılmaktadır. Yöntemsel olarak nitel bir araştırmadır. Süreç analizi tekniğiyle Ombudsmanlık kurumunun Türk azınlık haklarını koruma konusundaki etkisinin tarihsel gelişimi izlendi, ayrıca eleştirel söylem analiziyle ilgili yasal belgeler, raporlar ve medyadaki söylemler incelendi. Bulgular, Ombudsmanlık kurumunun bireysel başvurular aracılığıyla azınlık haklarını evrensel insan hakları temelinde savunduğunu, ancak siyasi baskılar, kurumsal yetersizlikler ve kültürel önyargılar nedeniyle bu savununun etkisinin sınırlı kaldığını ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, Ombudsmanlık kurumu Türk azınlık için hak arama yollarını kurumsallaştırarak önemli bir mekanizma sunsa da kapsamlı yapısal dönüşümler olmadıkça etkisinin kısıtlı kalmaya devam edeceği söylenebilir.
- MakaleAçık Erişim2024Kadınların Güçlendirilmesi ve Göç Etme Niyeti Üzerine Hanehalkı Düzeyinde Bir Araştırma: Afganistan Örneği
Kocağ, Esra Karapınar
Bu çalışma, göçün tarihinden günümüze kadar devam eden bir süreç olduğu ve uluslararası göstergelerin kadınların güçlendirilmesi veya güçlendirilmesi konusunda oldukça kötü bir tablo gösterdiği Afganistan örneğinde, hanehalklarının göç niyetleri ve kadınların güçlendirilmesi gibi iki önemli kaygı arasındaki ilişkiyi incelemektedir. Bu ülkedeki kadınların büyük bir hassaslık arz ettiği ve güçlendirilmeleri gerektiği açıktır. Ancak, güçlenmelerinin hane halkının göç etme niyetiyle ilişkili olup olmadığı o kadar açık değildir. Bu nedenle bu çalışma, Afgan toplumunun farklı kesimlerinde hassas bir grup olarak kadınların güçlendirilmesinin hanelerin göç etme niyetini nasıl ve ne şekilde etkilediğini sorgulamaktadır. Bulgular, Women_leader, Women_support, Women_job ve Girls_edu olan kadın güçlendirme ölçütlerinin ayrı ayrı var olduklarında, hanehalklarının göç niyetlerini önemli ölçüde etkilemediğini göstermektedir. Bununla birlikte, bu ölçütlerin etkileşime girmelerine izin verildiğinde göç niyetlerini önemli ölçüde etkilediği görülmektedir. Yukarıda belirtilen dört ölçütün sunduğu siyasi, sosyal ve ekonomik yönden kadının güçlendirilmesinin olası nüfus hareketlerini açıklamak açısından önemli olduğu söylenebilir. Ayrıca, göç niyetlerini açıklamak için önemli bölgesel farklılıklar bulunmaktadır. Bu bulguların göç politikaları konusunda politika yapıcılar için faydalı olması beklenmektedir.
- MakaleAçık Erişim2024Renklerin Yemek Tercihleri ve Algıları Üzerindeki Etkisi: Türk ve Alman Kültürleri Karşılaştırması
Evren, Savaş; Çelik, Esra
Yemekler sahip olduğu lezzet, koku, ısı, görüntü gibi nitelikleriyle insanları etkilemektedir. İnsanların yemek tercihlerini etkileyen önemli unsurlardan biri olan renkler, bir yemeğin iştah açıcılığını ve çekiciliğini de büyük ölçüde belirlemektedir. Yemek renklerinin etkileri farklı kültürlerde farklı düzeylerde gerçekleşebilmektedir. Bu çalışma, farklı kültürel altyapıya sahip bireylerin yemek renklerine yönelik algıları ve tercihlerinin belirlenmesi amacıyla yürütülmüştür. Çalışmada Alman (n=10) ve Türk (n=14) katılımcılarla yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Görüşme formunda yer alan sorular genel olarak üç yemeğin (çorba, makarna, hamburger) altı farklı renkli (kırmızı, yeşil, sarı, mor, siyah, beyaz) görselleri üzerine kurgulanmıştır. Görüşmelerin tümü 20 Ekim-30 Kasım 2020 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Bulgular Almanların renkli yemekleri deneyimlemeye daha açık olduğunu göstermektedir. Algılar yemeğe göre farklılaşmakla beraber her iki kültürde de mor ve siyahın katkı madde algısı oluşturduğu tespit edilmiştir. Renkli yemekler bireyleri katkı maddesi içerdiği kanısına itebileceğinden, rengin nasıl elde edildiği ile ilgili açıklamaların menülere eklenmesi önerilmektedir.
AtıfOpenAlex2TR Dizin1İncele - MakaleAçık Erişim2024Uyarlama Filmlerde Toplumsal ve Kültürel Farklılıklar: Fıstık Gibi Maşallah (1964) ve Some Like It Hot (1959) Örnekleri
Demirtaş, Haşim
Roman ve tiyatro sinema tarihinin her döneminde yapımcı ve yönetmenlerin yararlandığı kaynaklar olmuştur. Birçok tiyatro oyunu ve edebi eser, sinemaya uyarlanmıştır. Türk sineması da ilk yıllarından itibaren bu aktarım yöntemini kullanmıştır. Orijinal metinden sinemaya uyarlanan filmlerin yanı sıra, uyarlama bir filmin de uyarlaması yapılabilir. Uyarlama filmler, zaten hazır olan senaryo, karakter, mekân, müzik ve diğer biçemsel unsurlar sayesinde uyarlama yapmak isteyen yönetmenler için bir şablon gibidir. Yapılan tek şey, kaynak filmdeki konunun tamamen veya kısmen alınması, karakterlerin, çevrenin, diyalogların ve müziğin Türkçeleştirilmesinden ibarettir. İçinden çıktığı topluma ait kültürel bir ürün olan filmlerin uyarlama yoluyla bir başka kültüre aktarılmasında değişen toplumsal ve kültürel farklılıkları ortaya koymayı amaçlayan bu çalışmada Oscar, Altın Küre, BAFTA gibi uluslararası film yarışmalarında ödül alan Some Like It Hot/Bazıları Sıcak Sever (1959) ile filmin Yeşilçam uyarlaması olan Fıstık Gibi Maşallah (1964) filmlerine odaklanılmıştır. Filmler, içerik analizi yöntemi ile incelenmiştir. İnceleme sonucunda her iki filmde ortaklaşan ve ayrışan noktalar tespit edilmiştir. Fıstık Gibi Maşallah, kaynak film ile aynı konuya, temaya, olay örgüsüne ve karakterizasyona sahiptir. Karakter isimleri, müzikler ve mekanların ise değiştirildiği görülmektedir. Film, bir uyarlama yöntemi olan Türkçeleştirme işlemine uğramıştır.
AtıfOpenAlex1İncele - MakaleAçık Erişim2024Göçmen Ağlarına Netnografik Bir Bakış: Göçmen Kadınlar Instagram Sayfası
Okur, Hatice Duran
İnsanlık tarihinin başlangıcından beri var olan göç, günümüzde çok çeşitli nedenlerle her geçen gün artarak önemini ve güncelliğini korumaktadır. Her göç kendisine özel olmakla birlikte; son yıllarda Türkiye’den yurt dışına göçen Türk vatandaşların büyük ölçüde genç, aktif, yüksek eğitimli nüfustan olması ve göçen kadınların sayısındaki artış dikkat çekmektedir. Bu durum göçün niteliğinde değişim ve dönüşümler yaşandığına işaret etmektedir. İletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmelerle birlikte göçmen ağlarına yönelik değişim ve dönüşümlerin de olduğu görülmektedir. Bu araştırmanın amacı, popüler sosyal medya ağlarından biri olan Instagram’daki “Göçmen Kadınlar” sayfası örneği üzerinden, göçmen kadınların sosyal medya ağlarını kullanarak sanal alanda oluşturdukları göçmen ağlarındaki iletişimlerini, etkileşimlerini anlamak ve bu ağların göç sürecindeki işlevlerini açıklayarak; göçmen ağlarının değişen yapısına ilişkin literatüre katkı sağlamaktır. Bu bağlamda araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden netnografi (dijital etnografi) yaklaşımı benimsenmiştir. Instagram’da büyük bir kitleye hitap eden Göçmen Kadınlar sayfası takipçisi olan Türkiye’den göç etmiş 23 kadınla çevrimiçi derinlemesine görüşme gerçekleştirilmiştir. Görüşmelerden elde edilen veriler ile sanal alanda gerçekleştirilen gözlem ve tutulan saha notları birlikte ele alınıp anlamlı kategoriler hâline getirilerek; betimsel analiz yöntemiyle yorumlanmıştır. Sonuç olarak göçmen kadınların Instagram’ı göç sürecinde göçmen ilişki ağlarını oluşturmak için işlevsel olarak kullandığı ortaya çıkmıştır. Göçmen ağlarının göç sürecine olumlu olarak iletişim-haberleşme, bilgilendirme, sosyalleşme, duygusal destek sağlama ve uyum sürecini hızlandırma işlevlerinin olduğu ve göç akışlarının desteklenmesinde rol oynadığı, olumsuz olarak dil öğrenimini geciktirme, yanlış yönlendirme ve gerçeği yansıtmama işlevlerinin olduğu sonucuna varılmıştır.
AtıfOpenAlex1İncele - MakaleAçık Erişim2024Yabancı Seyyahlara Göre Türklerde Misafirperverlik
Gökşen, Cengiz; Topalak, Halil İbrahim
Tarihte ilk önce Orta Asya bozkırlarında görülen Türkler, uzun süre göçerevli bir yaşam sürmüş, dünya tarihinde kudretli devletler kurmuş bir ulustur. Zaman içinde Orta Asya’dan dört bir yana dağılan Türkler genel anlamda batıya doğru gelmişlerdir. Hazar ve Karadeniz’in kuzeyinden ve güneyinden Fars ve Bizans topraklarına giren Türkler, zamanla Avrupa ortalarına kadar ilerlemişler, Afrika’nın kuzeyini boydan boya geçerek Akdeniz’i bir Türk gölü haline getirmişlerdir. Asya steplerinden çıkıp üç ana kıtaya hükmeden bu milletin yaşantısı her devirde insanların merakını celbetmiş, bu bağlamda doğudan batıdan birçok seyyah, araştırmacı, yazar Türk topraklarını çeşitli vesilelerle gezmiş, gördüklerini not etmiş ve sonraki kuşaklara ciddi bir kültürel miras bırakmıştır. Seyyahların Türk kültürüyle ilgili olarak bıraktıkları kültürel değerlerden ve Türklerin temel özelliklerinden biri olan misafirperverliktir. Asya bozkırlarından çıkıp eski dünyanın dört bir yanına yayılan Asya’nın bu göçmen halkı, gittiği her yerde yerli halkla barış içinde yaşamaya çalışmıştır. Türk milletinin hükümdarından en fakir vatandaşına kadar bütün fertleri yanına gelen konuğunu baş tacı etmiş, yememiş yedirmiş, içmemiş içirmiş, elinden gelen en iyi şekilde ağırlamıştır. Bu çalışmada Orta Asya’da yaşayan Türklerden başlamak üzere yaklaşık bir asır öncesine kadar Türk coğrafyasında bulunmuş, seyyahların, araştırmacıların ve bilim insanlarının Türklerin misafirperverliğiyle ilgili verdikleri bilgiler toplanmıştır. Çalışmanın amacı, yabancıların Türklerin insanlara verdikleri değeri nasıl değerlendiklerini, Türklerin misafirperverliğiyle ilgili düşüncelerini ortaya koymaktır. Nitel bir çalışma olan bu makalede literatür tarama ve metin analiz teknikleri kullanılmıştır
AtıfOpenAlex3TR Dizin2İncele - MakaleYalnız künye2024Understanding the Concept of Shyness in Turkish Context
Temel, Ahmet; Çukur, Cemsafak
Emotions are seen as very important in interpersonal relationships. Shyness, which is a self-conscious emotion, is also one of the important factors affecting interpersonal relationships. For this reason, shyness has become one of the important subjects of study. In particular, some studies have been conducted on cultural differences in terms of the definition and emergence of the concept of shyness. Considering the cultural differences in the conceptualization of shyness, it seems that there are some differences among societies. At the same time, these differences regarding shyness may change over time. Therefore, individuals' opinions are considered crucial in order to better understand these differences. This study aims to understand the concept of shyness in Turkish society and to reveal possible situations that cause shyness. To understand the concept of shyness and to determine the factors that cause shyness, open-ended questions were asked to a total of 147 participants from 3 different groups (people living in rural areas, people living in cities, and shy people). Data collected from participants were used to determine themes within the framework of 6 basic objectives related to shyness using the MAXQDA analysis program. In addition, qualitative study results were evaluated.
- MakaleYalnız künye2024Teknolojik Direnç ve Havalimanı Deneyiminin Bibliyometrik Analiz ile İncelenmesi
Atalık, Özlem; Polat, Güler
Havalimanları günümüzde önemli birer iş merkezi haline dönüşmüştür. Bu yönüyle havalimanları, sadece havayolu ulaşım hizmeti vermenin yanı sıra birçok farklı iş modelini de bünyesinde barındırmakta ve yoğun bir rekabete sahne olmaktadır. İşletmeler rekabet üstünlüğü sağlayabilmek için yolculara sundukları havalimanı deneyiminin eşsiz olmasına önem vermektedirler. Bu kapsamda en çok yararlandıkları faktör ise teknolojidir. Havalimanlarının teknolojiye son derece duyarlı olmalarının sebeplerinden biri rekabet üstünlüğü sağlama amaçlarıdır. İşletmelerin sunulan teknolojiden maksimum fayda sağlayabilmesi yolcuların teknolojiyi benimseme ve kabul etme düzeylerine göre değişmektedir. Bu kapsamda yolcuların teknolojik dirençleri belirleyici bir rol oynamaktadır. Bu çalışma, havalimanı deneyimi ve teknolojik dirence ilişkin mevcut literatürü bibliyometrik analiz yöntemiyle analiz etmeyi ve literatürün yönüne ilişkin bir perspektif sunmayı amaçlamaktadır. Bu süreçte 1981-2024 yılları arasında indekslenen 6,188 çalışmanın incelenmesi için R tabanlı Bibliometrix yazılımı kullanılmıştır. Araştırma bulguları, Efsa Journal’ın yayın performansı açısından literatüre öncülük ettiğini göstermektedir. Amerika’dan araştırmacılar, ülke olarak literatüre en yüksek katkıyı sunmaktadır. Aynı zamanda sağlık ve genetik alanında teknolojik direnç ile ilişkili çalışmaların nispeten daha yoğunlukta olduğu bulunmuştur. Bilimsel haritalama tekniği vasıtasıyla ortaya çıkan araştırma temalarının (technological change,technological properties, technological advances, mechanical properties vb.) ise araştırmacılara yol göstermesi beklenmektedir.
- MakaleAçık Erişim2024The Concept of Friendship in Ikhwan al-Safa and Ibn Miskawayh
Kerimoğlu, Özkan
In this study, the friendship views of Ikhwan al Safa and Ibn Miskawayh were examined and compared. In order to build a happy life, a person needs to create some material and spiritual relationships. Through these relationships, they are able to meet their needs for a peaceful life. According to both understandings, human beings are creatures that need their fellow humans due to their nature. This feature obliges him to lead a social life. One of the basic types of relationships in social life is friendship. Both Ikhwan al-Safa and Ibn Miskawayh think that friendship is a means of sustenance and happiness. According to them, friend means two separate bodies and one soul. In both approaches, the need for friends, the points to be considered when making friends, and the conditions necessary to maintain friendship have been identified and evaluated. In the thought system of the Brotherhood of Safa, friendship is considered more important for loyalty to the society, Ibn Miskawah’s understanding of friendship is more individual and practice-oriented. Ibn Miskawayh also benefited from religious data while shaping his understanding of friendship in Ikhwan al- Safa. The starting point of this study is the Treatises of Ihvân-ı Safâ and the works of Ibn Miskawayh called Tehzîbü’l-Ahlâk. The fact that Ikhwan al-Safa and Ibn Miskawayh were thinkers of the same age and that they focused on morality and friendship in their systems was the reason for our study.
AtıfOpenAlex1İncele - MakaleAçık Erişim2024What does Ottoman Palace Cuisine Mean in Terms of the Development of Gastronomy Tourism in Türkiye? Delving into the Turkish Chefs’ Perspectives
Ödemiş, Murat; Nazikgul, Mehmet
The food and beverages served in the palaces of the Ottoman Empire are still practised today and are in demand by gastronomy tourists. The main aim of this study is to examine the practises of the kitchen chefs in 5-star hotel establishments in Antalya regarding the Ottoman palace cuisine, service methods, the sources from which they learned the recipes, the level of appreciation of the guests and the differences in practises between the chefs. Semi-structured interviews were conducted with hotel chefs, and the data obtained were analysed by descriptive analysis and content analysis methods. It was determined that due to financial constraints, some hotels do not produce meals in accordance with their original form. In addition, it was concluded that serving palace cuisine dishes in containers belonging to the period and in an area designated for palace cuisine dishes would contribute positively to the recognition of the Ottoman palace cuisine. While the chefs stated that lamb dishes and baklava are the most popular foods for tourists, Mutancana and Ballı (Honey) Mahmudiye dishes prepared with dried fruits are another important issue that is understood from the interviews that the rich variety of Ottoman palace cuisine is not sufficiently applied in today’s hotel kitchens and some recipes do not reflect the original. There is no other study in the literature investigating the Ottoman Palace Cuisine practises of hotel kitchen chefs in Antalya. From this perspective, this study is original enough to shed light on future research.
- MakaleAçık Erişim2023Bir düşünce olarak pazarlamadan bilim olarak pazarlamaya: pazarlama biliminin kapsamı, özellikleri ve yöntemi
Izmir, Onur
Dağıtım konusu olarak iktisadın içerisinde ortaya çıktığından beri, pazarlamanın bir sanat mı yoksa bilim mi olduğu tartışılmaktadır. Pazarlama bir düşünce olarak yaklaşık yüz yıl kadar geriye gitmesine rağmen, ontolojik olarak var oluşu, insanoğlunun yeryüzünde ortaya çıkışıyla aynı zaman çizgisine rast gelmektedir. Pazarlama konusunda kısıtlı bir görüşe sahip uygulamacılar ve bilim adamları pazarlamayı bir sanat olarak görme eğilimindeyken kar amacı gütmeyen/makro/pozitif açıdan bakan bilim adamları ve uygulamacılar ise pazarlamanın ontolojik, epistemolojik ve metodolojik olarak bağımsız bir bilim olduğunu kabul etmektedirler. Bu çalışmanın temel amacı, pazarlamanın bilimsel doğası hakkında bir farkındalık oluşturmak ve kapsamı, özellikleri ve yöntemi üzerinde tartışmaktır. Bu çalışma kapsamında, pazarlamanın sosyal bilimlerin dört temel direği olan sosyoloji, psikoloji, iktisat ve antropolojinin öğretileri üzerine inşa edilmiş bir değişim bilimi olduğu vurgulanmıştır. Pazarlamanın asıl amacı, gerçek dünya koşullarındaki insanların değişim davranışlarını anlamak, açıklamak ve belli bir ölçüde kontrol etmek ve teori ile pratiği bir araya getirmektir. Eğer pazarlama uygulamadan ayrılırsa gerçekten uzaklaşarak işletmelere ve, geniş ölçekte, topluma fayda sağlamayan sentetik bilgi üreten bir karatahta bilimine dönüşür. Bu yüzden, pazarlama bu çalışmada orijinal, sentez ve uygulamalı bir bilim olarak değerlendirilmiştir.








