Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2025
    Panel kantil regresyonu ile şirket değerini etkileyen faktörler: bıst taş ve toprağa dayalı imalat sektörü örneği

    Soydaş, Şafak Sönmez

    Bu çalışmanın amacı panel kantil regresyonu kullanarak kâr marjı, borç oranı ve şirket büyüklüğünün şirket değeri üzerindeki etkisini belirlemektir. Şirket değeri, halka açık şirketler için finansal performansın temel bir göstergesi olup paydaşlar için beklenen kârlılığı yansıtır. Araştırma, 2014-2023 döneminde Borsa İstanbul'da (BİST) listelenen taş ve toprağa dayalı üretim sektörü şirketlerine odaklanmaktadır. BİST'te işlem gören taş ve toprağa dayalı üretim sektöründeki 26 şirketten erişilebilir verisi olan 17'si analize dahil edilmiştir. Amaçlı örnekleme kullanılmış ve veri değerlendirmesi Stata 17 ve Eviews 10 ekonometrik yöntemleri kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın bulguları, borç oranının şirket değerini olumlu yönde etkilediğini, kâr marjı ve şirket büyüklüğünün ise olumsuz etkileri olduğunu göstermektedir. Bu sonuçlar, bu finansal oranların şirket değerini nasıl etkilediğine dair içgörüler sunarak, taş ve dünyaya dayalı sektördeki paydaşlar ve karar vericiler için rehberlik sunmaktadır.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2025
    Küresel dinamiklerin etkisinde ana metal sanayi şirketlerinin finansal performansının değerlendirilmesi: crıtıc-gri ilişkisel analiz yaklaşımı

    Ayaydin, Hasan; Öksüz, Onur

    Dünyada 2019 yılından sonra yaşanan COVID-19 pandemisi, politik gerilimler, savaş, enerji fiyatlarının yükselmesi ve yasal düzenlemeler gibi küresel gelişmeler Türk ana metal sanayi şirketlerini finansal performans başta olmak üzere pek çok yönden etkilemiştir. Bu çalışmada küresel dinamiklerin etkisi altında Türk ana metal sanayi şirketlerinin finansal performansının CRITIC-Gri İlişkisel Analiz yöntemleri ile belirlenmesi ve karşılaştırılması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda 2019-2023 yılları arasında BİST Ana Metal Sanayinde faaliyet gösteren 21 şirket, kriter olarak seçilen 12 finansal oran ile değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda faaliyet oranlarının ve aktif karlılık oranının şirketlerin finansal performansı üzerinde oldukça etkili olduğu, analiz döneminde şirket performanslarının sektöre etki eden gelişmeler nedeniyle önemli ölçüde değişkenlik gösterdiği ve 2022 yılında birçok şirketin finansal performansında belirgin pozitif veya negatif değişimler yaşandığı görülmüştür.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2025
    Tedarik zinciri yönetimi ve tedarikçi seçim kriterlerinin değerlendirilmesi: medikal ürünlere yönelik bir uygulama

    Köse, Aslı; Satır, Emine

    Tedarik Zinciri Yönetimi, bir ürünün hammadde halinden son müşteriye ulaştırılmasında yer alan kaynak temini, üretim ve montaj, depolama ve stok takibi, sipariş takibi, dağıtım ve teslimat gibi aktivitelerin yürütülmesi sürecidir. Hastaneler, faaliyetlerini yerine getirebilmek amacıyla ihtiyaç duydukları malzemeleri ve hizmetleri istenilen zamanda, istenilen yerde, belli bir kalitede ve fiyatta temin etmek durumundadırlar. Bu bağlamda, sağlık sektörü için tedarik zinciri yönetimi israfı azaltmak, tıbbi hataları önlemek ve hizmet kalitesini artırmak amacı ile oldukça önemlidir. Bu çalışmada, hastanelerde medikal ürünlerin ve tedarikçilerin seçiminde tercih edilen kriterler ile medikal firmalarda ürün tedariğinde tercih edilen kriterler belirlenerek, iki tespit arasındaki benzerlik ve farklılıkların tespit edilmesi amaçlanmıştır. Veriler 2 aşamalı olarak yüz yüze anket yönetimi ile elde edilmiştir. İlk aşamada, malzemenin alınmasında etkili olan sağlık personeli ile medikal firmalar tarafından kriterlerin seçimi yapılmıştır ve kriter sayısı 5’e düşürülmüştür. Sağlık personellerinin kriterleri tedarikçi firmalar temel alınarak; medikal firmaların kriterleri ise tedariğini yaptıkları ürünler temel alınarak, Dickson’un tanımladığı 23 kriterin uyarlanması ile belirlenmiştir. İkinci aşamada katılımcılar arasından belirlenen beşer kişi tarafından, kriterlerin önem dereceleri belirlenerek, sıralaması yapılmıştır. Kriterlerin karşılaştırılması ve önem derecelerinin tespit edilmesinde AHP yöntemi kullanılmıştır. Medikal firmalarda, Sağlık Bakanlığı ve prosedürler kriteri; sağlık personellerinde, tedarikçinin teknik servis hizmeti kriteri en önemli kriter olarak tespit edilmiştir

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2025
    The effects of behavioral biases on investment decisions: Evidence from İstanbul stock exchange

    Özbek, Adem

    Every investment decision at the macro or micro scale carries with it the desire to profit. At this point, profit assumes the driving role and continuity of capital. Information assumes a crucial role in the realization of this role. The field of behavioral finance, which opens a different window to the finance literature, argues that investors do not act completely rationally in financial decisions. Behavioral finance argues that there are subconscious factors that affect information. This study aims to detect the factors of behavioral bias factors influencing the investment decisions of individuals trading in Istanbul stock exchange (BIST). The importance of this study stems from the scarcity of local studies focusing on behavioral finance within the scope of stock market investment. Accordingly, it is expected that the study will enrich this awareness in the field. Therefore, the effects of nonrational cognitive elements such as loss aversion, expectation, certainty, herding effect, intuitive factors, and anchoring on individuals' investment decisions were investigated in the study. As a result, the findings obtained from the research provide useful information to investors trading in BIST to adopt scientific foundations within the scope of behavioral finance in stock investments.

  • MakaleAçık Erişim2025
    Faizsiz Finansta Standartlaşma: Önemi, Zorluklar ve Gelecek Perspektifi

    Er, Bünyamin; Bingöl, Zeynep Şimşek

    Standardizasyon, belirli bir alanda ortak kurallar, ölçütler ve yöntemler belirleyerek uyumu, kaliteyi ve verimliliği artırmayı amaçlayan bir süreçtir. Üretimden hizmet sektörüne, teknolojiden sağlığa kadar pek çok sahada uygulanan bu süreç, güvenilirliği sağlamak, hataları en aza indirmek ve uluslararası rekabeti güçlendirmek açısından hayati öneme sahiptir. Aynı zamanda, küresel iş birliğini kolaylaştırarak yalnızca ekonomik ve teknolojik gelişimi değil, sosyal, çevresel ve kültürel alanlarda da ilerlemeyi teşvik etmekte; böylece sürdürülebilir, kapsayıcı ve düzenli bir küresel sistemin inşasına önemli katkılar sunmaktadır. Faizsiz finans, şeriat prensiplerine uygun olarak yapılandırılmış finansal işlemleri kapsayan bir sistemdir ve bu sistem, farklı ülkelerdeki yasal çerçeveler ve kurumsal yapılar doğrultusunda çeşitli uygulama biçimleriyle hayata geçirilebilmektedir. Bu çeşitlilik, muhasebe ve denetim mekanizmalarında standart bir çerçevenin oluşturulmasını zorlaştırarak şeffaflık ve uyumluluk açısından çeşitli belirsizlikler doğurmaktadır. Bu çalışmanın amacı, faizsiz finans sisteminde standartlaşmanın gerekliliğini ve etkilerini değerlendirmektir. Bu bağlamda, AAOIFI, IFSB ve IIFM gibi uluslararası kuruluşların standartlaşma çabaları incelenmiş, Türkiye örneği üzerinden karşılaştırmalı analiz yapılmıştır. Çalışma, nitel bir yöntemle literatür taraması ve kurumsal karşılaştırmalar temelinde gerçekleştirilmiştir.

  • MakaleAçık Erişim2025
    Cgı tabanlı reklamların sosyal medya etkileşiminin değerlendirilmesi: popüler marka reklamlarının incelenmesi

    Aksoy, Fatih

    Bu çalışma, CGI (Computer-Generated Imagery) tabanlı reklamların markaların sosyal medya etkileşimleri üzerindeki rolünü incelemeyi amaçlamaktadır. Bu doğrultuda amaçlı örnekleme yöntemi ile Instagram platformundaki 20 popüler marka seçilmektedir. Sözü edilen markaların CGI tabanlı ve CGI olmayan reklamları beğeni, yorum, paylaşım ve görüntülenme metrikleri üzerinden incelenmektedir. Araştırmada, nitel araştırma yöntemi kullanılmaktadır. Markaların Instagram hesaplarında yer alan ve 2023-2024 tarihler arasındaki CGI tabanlı (n=40) ve CGI tabanlı olmayan (n=40) reklamlardan seksen reklam seçilmektedir ve sözü edilen reklamlar betimsel analiz tekniği ile analiz edilmektedir. Araştırmada, CGI reklamların sosyal medya etkileşim metriklerinde (beğeni, yorum, paylaşım ve görüntüleme) CGI olmayan reklamlara göre üstünlük gösterdiği görülmektedir. Bunun yanı sıra CGI reklamların 2023 ve 2024 sosyal etkileşim metriklerine bakıldığında, CGI reklamların etkisinin zamanla azalma eğiliminde olduğu tespit edilmektedir. Çalışma verilerinden, CGI (Computer-Generated Imagery) tabanlı reklamların markaların sosyal medya etkileşimleri üzerinde rolü olduğunu sonucuna varılmaktadır. CGI tabanlı reklamlar, sağlamış olduğu avantajlar (dikkat çekici görseller, etkileyici hikayeler, yaratıcılık, viral potansiyel vb.) ile markaların sosyal medyada geniş kitlelere ulaşmasını ve hedef kitlelerin dikkatlerini çekmede etkili bir araçtır. Aynı zamanda sosyal medya etkileşimini arttırmada önemli bir potansiyele sahip olduğu dikkat çekmektedir. Bunun yanı sıra çalışmada, hedef kitlenin CGI reklamlara olan ilgisinin sıradanlaşabileceği riskini taşıdığı sonucuna varılmaktadır. Bu nedenle CGI reklamların etkisinin uzun vadede sürdürülebilir olması için içerik stratejilerinin yenilikçi ve hedef kitleye uygun şekilde geliştirilmesi gerekmektedir.

  • MakaleAçık Erişim2025
    Consequences of Corporate Social Responsibility on Organisational Behaviour in National Publication (A Meta Analysis Study)

    Battal, Fetullah; Öz, Halil Hakdan

    Having positive effects in terms of organisational results makes the concept of corporate social responsibility important. For this reason, it is important to determine the universal validity of the results of the studies on the subject. Accordingly, the study is based on the empirical data and meta-analysis of the outcome variables related to corporate social responsibility (CSR) of national or international publications selected from Turkey through the JAMOVI programme. Thus, it is aimed to reveal the results of corporate social responsibility in detail. In this context, the analysis was carried out with 57 studies, 65 single data and 15,487 samples, which were found suitable for meta-analysis and included in the research. In the research, there are 6 concepts deemed appropriate for meta-analysis. Accordingly, it was determined that there is a positive relationship between organisational commitment, which is the most frequently associated concept with corporate social responsibility, and corporate social responsibility. At the same time, a positive and high relationship was found between corporate social responsibility and corporate image, job satisfaction, organisational citizenship, corporate reputation and organisational identification. It is thought that this study will contribute to the field in terms of providing a comprehensive and up-to-date version of corporate social responsibility through empirical studies in the national literature.

  • MakaleYalnız künye2025
    Evaluation of effectiveness of municipalities in black sea region with data envelopment analysis

    Bolayır, Banu; Yegin, Şahin Murat

    This study aims to measure to what extent 18 municipalities in the Black Sea Region are effective compared to each other. The Data Envelopment Analysis (DEA) method was employed to measure the effectiveness of municipalities in comparison to each other. To calculate effectiveness values, the input-oriented CCR and BCC models from DEA models, as well as the input-oriented dual CCR models for ineffective municipalities were established based on the CCR model results. In the present study, input variables were determined as goods and services procurement expenses, personnel expenses, and capital expenses, while output variables were determined as enterprise and property revenues, tax revenues, and other revenues. The LINDO 6.1 software program was used in the solution of the models. According to the solutions of CCR and BCC models, the municipalities of Bartın, Bayburt, Bolu, Çorum, Düzce, Karabük, Kastamonu, Ordu, Rize, Samsun, Sinop, Tokat, and Trabzon are fully effective, while Amasya, Artvin, Giresun, Gümüshane, and Zonguldak are not. According to the solutions of dual CCR models, the municipalities of Bartın, Bolu, Çorum, Düzce, Karabük, Ordu, Samsun, Sinop, Tokat, and Trabzon are fully effective, while Amasya, Artvin, Bayburt, Giresun, Gümüşhane, Kastamonu, Rize, and Zonguldak are not. Moreover, the dual CCR model results suggested new input values for the ineffective municipalities to achieve effectiveness.

    • SDG 6 · Temiz Su ve Sanitasyon
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
  • MakaleAçık Erişim2025
    Linking Performance Expectations to Work Engagement: Roles of Self-Efficacy and Job Insecurity

    Demirbağ, Orkun; Tiryaki, Selma

    This study examines how managers' high performance expectations influence employees' work engagement through their self-efficacy perceptions, and explores the moderating role of job insecurity in this relationship. Within the scope of the study, data were collected between January and March 2024 from two distinct occupational groups private-sector teachers and sales representatives in Trabzon, through an online questionnaire administered using convenience sampling. A total sample of 670 participants was analyzed. Based on the collected data, Hayes Process Model 4 was used to analyze the mediating role of self-efficacy, while Hayes Process Model 7 was employed to examine the moderating role of job insecurity. The results indicated that managers' high performance expectations are positively associated with employees' work engagement, with self-efficacy serving as a mediating variable and job insecurity acting as a moderator in this relationship. The mediating effect of self-efficacy on job engagement was 14.7% for teachers and 47.6% for sales representatives, indicating a meaningful difference across occupational groups.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2025
    The effect of perceived overqualification on relative deprivation: The moderating role of organisational silence

    Polat, Eray; Esen, Ozan; Çalışkan, Serkan

    This study aimed to adapt the Mature Happiness Scale-Revised, developed based on the Positive Psychology 2.0 (PP 2.0) theoretical framework, into Turkish. The study tested the linguistic equivalence, structural validity, and internal reliability of the scale. Validity and reliability were analysed using data collected from 303 white-collar employees working in various sectors in Istanbul. For linguistic equivalence, item-level correlations between the English and Turkish forms ranged from moderate to high (0.504–0.768), and the total score correlation was extremely high (r = 0.990). Confirmatory factor analysis (CFA) supported the single-factor model of the scale with good fit indices (CFI = 0.972; GFI = 0.974; AGFI = 0.944; RMSEA = 0.064). The scale's internal consistency was "good," with a Cronbach's Alpha coefficient of 0.797. Therefore, the Turkish version of the Mature Happiness Scale was determined to be a theoretically and psychometrically valid and reliable measurement tool. This scale can serve as a valuable tool for supporting research in positive psychology and understanding individuals' psychological well-being within the Turkish cultural context.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
  • MakaleAçık Erişim2025
    Ekoturizm İşletmelerinde Hizmet Kalitesinin Ölçülmesi: Gümüşhane Örneği

    Akdu, Uğur; Ergün, Bayram

    Amaç – Ülkelerin turizm faaliyetlerinin gelişimi ve ekonomileri için önemli bir faaliyet alanı olan Ekoturizm, yerli ve yabancı turistlerin doğa temelli olarak sürdürebilirlik kavramı çerçevesinde gerçekleştirdiği faaliyetler bütünü olarak tanımlanmaktadır. Turizm sektöründe hizmet kalitesi oldukça önemlidir. Kaliteli hizmet sunumu ziyaretçi memnuniyeti ve devamlılığı açısından önemlidir. Araştırmanın amacı ekoturizm destinasyonunu ziyaret eden turistlerin ekoturizm işletmelerine yönelik hizmet kalitesi düzeyi belirlenmektir. Yöntem – Araştırma kapsamında ekoturizm için elverişli bir bölge olduğu düşünülen Gümüşhane ili seçilmiştir. Ziyaretçilerin deneyimlerini ve hizmet kalitesi algısını ölçebilmek için Khan (1996) tarafından geliştirilen ECOSERV hizmet kalitesi ölçüm modeli kullanılmıştır. Elde edilen veriler beklenti ve algı arasındaki boşluk hesaplaması, frekans dağılımları, güvenilirlik, doğrulayıcı faktör analizi ve regresyon analizi ile test edilmiştir. Bulgular – Analizler katılımcıların beklentilerini karşılamaya en yakın boyutun ‘Empati’ boyutu olduğu, beklentileri karşılamaya en uzak boyutun ‘Güvence’ boyutu olduğu göstermektedir. Bununla birlikte ‘Empati', 'Güvenilirlik', 'Güvence' ve 'Heveslilik' boyutlarının hizmet kalitesindeki değişimi pozitif yönde etkilediği tespit edilmiştir. Regresyon analizi sonuçları değerlendirildiğinde algılanan hizmet kalitesine en yüksek etki oranına sahip boyutun da “Güvence” boyutu olduğu görülmüştür. Tartışma – Araştırma sonuçlarının literatür ile benzeştiği söylenebilir. Ecoserv’in tüm boyutlarının algılanan hizmet kalitesini olumlu yönde etkilediği, beklenti düzeyi en yüksek boyutun güvence boyutu olduğu ve genel olarak algılanan hizmet kalitesi düzeyinin düşük olduğu görülmüştür. Bu durum beklentilerin her zaman daha yüksek olması ve karşılaşılan en küçük hizmet hatasının tolare edilmesindeki isteksizlik olarak yorumlanabilir. Hesaplanan fark puanları doğrultusunda hizmet sunumunun iyileştirilmesinin hizmet kalitesi düzeyini arttıracağı bu bağlamda araştırmanın ekoturizm destinasyonu, işletmeleri ve planlayıcılara örnek teşkil edebileceği düşünülmektedir.

  • MakaleAçık Erişim2025
    The moderating role of general attitude toward artificial intelligence in the effect of job stress on proactive behavior

    Bekar, Fevziye

    The aim of this study is to examine the moderating role of general attitude toward artificial intelligence in the effect of job stress on proactive behavior, based on Affective Events Theory. The sample of the study consisted of healthcare professionals. The data were collected at two different times using a convenience sampling method and a longitudinal research design; data from 205 participants were analyzed using simple linear regression and the PROCESS Macro (Model 1). The results of the analysis showed that general attitude toward artificial intelligence had a moderating role in the relationship between job stress and proactive behavior. This study contributes to the development of Affective Events Theory through an AI-based theoretical perspective. Another original aspect of this study is the use of an artificial intelligence-based analysis approach. In this respect, the study further contributes by comparing the results of traditional analysis methods with those of artificial intelligence-based approaches.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleYalnız künye2025
    Air pollution and premature deaths: A panel analysis of PM2.5 effects in Europe

    Tümay, Muhammed

    This research investigates air pollution's health and economic implications, focusing on the effect of fine particulate matter (PM2.5) on premature death in the European Union (EU)-27 countries from 2007 to 2019. It employs a robust fixed-effect (FE) panel regression to analyze the data. The study considers various economic and demographic factors, including healthcare expenditure as a percentage of GDP, income distribution, healthy life expectancy at age 65, fertility rates, and total deaths. The analysis reveals that a 1% increase in PM2.5 causes a significant 1.9% rise in premature deaths. These findings urge policymakers to limit air pollution and its destructive impact on public health. The results highlight the need to integrate environmental health interventions into economic policies to protect and improve population well-being. It also adds to the existing economic literature on environmental degradation and its impact on health.

  • MakaleYalnız künye2025
    Implications for Human Resources Management from Labour Force Participation Rates of Countries by Education Level

    Sımsek, Tugçe

    Labour force participation rates are a key indicator of economic structure, human capital development, and employment dynamics, with education level playing a crucial role in shaping workforce accessibility and productivity. This study examines the labour force participation rates across different education levels (basic, intermediate, high) in 34 European and surrounding countries between 2015 and 2023, aiming to provide strategic insights for human resources management (HRM). Using a quantitative approach, the study employs descriptive statistics and K-means clustering to analyse workforce segmentation, while Silhouette Scores assess the degree of convergence among countries over time. The findings indicate a significant decline in Labour force participation among individuals with lower education levels, particularly in countries such as Croatia and Latvia, whereas participation rates for highly educated individuals remain relatively stable. Additionally, clustering results suggest a gradual convergence in labour force dynamics, with certain countries shifting between clusters, reflecting structural shifts in workforce composition. These results highlight the need for targeted reskilling programs, flexible employment models, and education-driven labour policies to mitigate participation disparities. The study underscores the importance of international talent mobility, workforce digitalisation, and skill development initiatives in optimising HRM strategies. By providing an education-based labour market analysis, this research contributes to data-driven workforce planning and global HRM decision-making.

  • MakaleAçık Erişim2025
    Hava Taşımacılığında Yolcunun Algıladığı Değerin Memnuniyeti Üzerindeki Etkisinde Marka Değerinin Aracılık Rolü: Türk Hava Yolları Örneği

    Okan, Serdar

    Bu çalışmanın amacı; hava ulaşımında yolcunun hava yolu işletmesine yönelik algıladığı değerinin memnuniyet üzerindeki etkisinde yolcunun hava ulaşım hizmetine ilişkin algıladığı marka değerin aracı etkisini incelenmesidir. Çalışma kapsamında analiz için toplam da 569 adet veri 2024 yılının ilk 6 ayında elde edilmiştir. Bu veriler, en az bir defa Türk Hava Yolları (THY) ile uçuş yapmış 18 yaş üstü bireylerden elde edilmiştir. Veriler, ilk olarak istatistik programında açımlayıcı faktör analizine (frekans, faktör yükü, güvenirlilik) ardından yapısal eşitlik modellemesi için analiz programında doğrulayıcı analize (güvenirlilik, geçerlilik, yol analizi) tabi tutulmuştur. Elde edilen bulgular doğrultusunda; algılanan değerin memnuniyet üzerinde, algılanan değerin marka değeri üzerinde ve marka değerinin memnuniyet üzerinde istatiksel olarak pozitif ve anlamlı bir etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca yolcunun algıladığı değerin memnuniyeti üzerindeki etkisinde marka değerinin kısmi bir aracı etkisi tespit edilmiştir. Bu doğrultuda havayolu işletmelerine yapılacak öneri, havayolu işletmelerinin marka değeri ile algılanan değeri en çok etkileyen hizmet kalitesinden ödün vermeden faaliyetlerine devam etmesi gerektiğidir. Çalışmanın kısıtı olarak, hava ulaşım hizmetinin bu çalışmada bütüncül bir süreç olarak incelenmesi gösterilebilir. Gelecek çalışmalarda aynı değişkenlerin uçuş öncesi, esnası ve sonrası hizmetleri olacak şekilde ayrı alt süreçler odağında incelenmesi önerilmektedir.

  • MakaleAçık Erişim2025
    Örgütsel kıvanç (gurur) kavramına ilişkin türkiye’de yapılmış lisansüstü tezlerin betimsel analizi

    Vural, Selvi; Aydınoğlu, Nejla

    Bu çalışma, Ulusal Tez Merkezi veri tabanında örgütsel kıvanç (gurur) konusunda yayımlanan 6 lisansüstü tezin incelenmesini kapsamaktadır. Tezlerde yayım yılı, türü, üniversite, konu, uygulama alanı, katılımcılar, yöntem, veri toplama araçları, ölçekler ve analiz programları incelenmiştir. İlk çalışma 2012’de yapılmış, sonraki yıllarda özellikle yüksek lisans düzeyinde yazılan tezlerde artış olduğu görülmüştür. Çalışmaların çoğu işletme alanında olmakla birlikte eğitim-öğretim alanında yalnızca iki tez bulunmaktadır. En fazla tez devlet üniversitelerinde yazılmış, sadece ikisi özel (Hasan Kalyoncu) üniversiteye aittir. Yöntem açısından tezlerin sadece biri karma, diğerleri niceldir. Ölçek kullanımında, özgün ölçekler dışında en çok Cable ve Turban (2003) ölçeği tercih edilmiş, örgütsel kıvanç kavramı “örgütsel destek, psikolojik sahiplenme, yeşil örgütsel davranış, kurumsal itibar, yeşil dönüştürücü liderlik, örgütsel vatandaşlık davranışı, duygusal bağlılık, yenilikçi iş davranışı, kurumsal aidiyet” ile ilişkilendirilmiştir. Bulgular, Bulgular, incelenen lisansüstü tezler çerçevesinde, örgütsel kıvanç alanında nitel ve karma yöntemlerle, farklı örneklemlerle yapılacak yeni çalışmalara ihtiyaç olduğunu göstermektedir

  • MakaleYalnız künye2025
    Workaholism and Work-Family Conflict: The Role of Gender

    Kenek, Gökhan; Sımsek, Tugçe

    This study aims to examine the impact of workaholism on work-family conflict and whether employees’ gender moderates this relationship. The research was conducted with 401 academicians from all public universities (8 in total) in Ankara, selected through a snowball sampling method. Data were analyzed using MPLUS 7 and SPSS 26 statistical software. The findings revealed that workaholism has a significant positive effect on work-family conflict; however, gender did not moderate the relationship between the two variables. Additionally, the results indicated that attitudes toward both workaholism and work-family conflict differ significantly by gender, with women academics reporting higher levels than their male counterparts. These findings suggest that although female academics report higher levels of both workaholism and work-family conflict, gender does not alter the strength of the association between the two, indicating that workaholism contributes to work-family conflict in a similar way across genders.

  • MakaleAçık Erişim2024
    Fanatizm, Ahlak ve Utanma Duygusunun Lisansli ve Taklit Kulüp Ürünleri Satın Alma Niyeti Üzerine Etkisi: Kulüp Taraftarları Üzerine Bir Araştırma

    Avcı, İbrahim

    Hızla büyüyen spor endüstrisindeki paydaşlardan biri olan spor kulüpleri için, lisanslı ürünler önemli bir yere sahiptir. Kulüpler ürettikleri lisanslı ürünleri taraftarlarına satarak bir taraftan gelir elde etmeye çalışırken, diğer taraftan ise taraftarların sadakatlerini arttırmaya çalışmaktadır. Ancak bütün taraftarlar lisanslı ürün satın almamakta, farklı motivasyonlar eşliğinde lisanslı ürünlerin taklitlerine de yönelebilmektelerdir. Bu nedenle araştırmanın odak noktası spor kulüplerinin lisanslı ürünlerini ve taklitlerini satın alma niyetidir. Bu doğrultuda araştırmanın amacı taraftarların, taraftarı oldukları spor kulüplerinin lisanslı ürünleri ile bu ürünlerin taklitlerini satın alma niyetleri üzerinde fanatizm, ahlak ve utanma duygusunun etkilerini belirlemektir. Bu amacı gerçekleştirmek için araştırma evreni olan taraftarlara ulaşma noktasında anket tekniği kullanılmıştır. Daha düşük maliyetle ve daha kısa sürede verileri elde etmek için çevrimiçi anket tercih edilmiş ve veri toplama sürecinde 566 kişiye ulaşılmıştır. Bu kişilere ait veriler istatistik paket programları aracılığıyla analiz edilmiş ve analizler sonucunda lisanslı ürün satın alma niyeti üzerinde fanatizm ve ahlakın pozitif etkisi belirlenirken, utanma duygusunun istatistiki olarak anlamlı bir etkisi belirlenmemiştir. Ayrıca taklit ürün satın alma niyeti üzerinde ahlak ve utanma duygusunun negatif etkisi belirlenirken, fanatizmin istatistiki olarak anlamlı bir etkisi belirlenmemiştir. Elde edilen bu sonuçlar spor pazarlaması ve taraftar davranışı açısından kavramsal ve uygulamaya yönelik önemli katkılar sunmaktadır.

  • MakaleAçık Erişim2024
    Financial instability and shadow banking relationship: the case of the united states of america

    Okur, Fatih; Karcıoğlu, Reşat

    The impact of shadow banking on financial stability remains a controversial issue today due to the size and complexity of these activities and the inadequate regulatory frameworks for systemic risks. In this context, shadow banking has become the focus of financial regulators due to its potential effects on financial stability. Therefore, this study was conducted to understand the impact of shadow banking on financial stability. In this study, the relationship between shadow banking and financial instability is examined using the VAR method for the example of the United States, covering the period 2000-2020. In order to create an accurate model, firstly unit root tests were performed, followed by autocorrelation and heteroscedasticity tests. The findings were found to be significant and Johansen cointegration test was applied. In the cointegration results, it was seen that the series were cointegrated, that is, they moved together in the long run. Finally, a Granger causality test was conducted between shadow banking and financial instability, and according to the empirical findings, it was concluded that there was a causality from shadow banking to financial instability for the period in question.

  • MakaleAçık Erişim2024
    The Mediating Role of Customer Relationship Managment (CRM) in the Effect of Innovation on Perceived Service Quality: The Case of Airlines System

    Okan, Serdar

    Today, businesses apply the Customer Relationship Management approach to ensure customer satisfaction and sustain customer loyalty. In this approach, it is aimed to go beyond satisfaction by putting the customer at the center. This research conducted at Antalya Airport aims to examine the impact of technological innovations by airline companies on the perceived service quality of passengers and how this impact is shaped through customer relationship management practices. The results of the study provide strategic recommendations and guidance for companies in the aviation sector. This presents an innovation in facilitating companies to make direct inferences from the research findings, aiding them in deriving practical insights. Through face-to-face interviews with passengers arriving at Antalya Airport, a sample of 430 respondents was reached, and all completed surveys were utilized. The data obtained from these passengers were analyzed using IBM SPSS 21 and SmartPLS 4 programs within the framework of established hypotheses. The results of the Structural Equation Analysis indicate a direct partial impact of innovative activities implemented by airline companies on the perceived service quality. This direct effect is found to create a complete impact indirectly. Additionally, it has been determined how customer relationship management practices shape this impact by acting as a mediator. The findings provide guidance to airline companies in understanding the influence of technological innovations on customer satisfaction and optimizing strategic customer relationship management practices. This study recommends that companies in the aviation sector focus on technological innovations to gain a competitive advantage and enhance customer satisfaction.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı