Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Yildiz, Salih(19)
- Kenek, Gökhan(15)
- Tosunoğlu, Büşra(13)
- Yildiz, Emel(13)
- Avcı, İbrahim(12)
- Peker, İskender(12)
- Ayaydin, Hasan(11)
- Akyüz, Ahmet Mutlu(10)
- Cengiz, Ekrem(10)
- Demirbağ, Orkun(10)
- Durmuş, İbrahim(10)
- Sökmen, Alptekin(10)
- Sımsek, Tugçe(10)
- Benk, Osman(8)
- Okan, Tarhan(8)
- Pala, Fahrettin(8)
- Polat, Eray(8)
- Yesilelebi, Gl(8)
- Durmus, Ibrahim(7)
- Ar, Ilker Murat(6)
- Diker, Ersin(6)
- Sökmen, Alev(6)
- Vural, Selvi(6)
- Baki, Birdoğan(5)
- Cengiz, Selim(5)
- Eda, Dişli Bayraktar(5)
- Koçan, Mahmut(5)
- Okan, Serdar(5)
- Soydaş, Şafak Sönmez(5)
- Aksoy, Fatih(4)
- Akyol, Hikmet(4)
- Akyürek, Suat(4)
- Barut, Abdulkadir(4)
- Damlıbağ, Fatih(4)
- Erbaş, Sefa(4)
- Gergin, Ramazan Eyüp(4)
- Izmir, Onur(4)
- Karaaslan, İbrahim(4)
- Korucuk, Selçuk(4)
- Selimoglu, Seval(4)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2026Türkiye’de Yayınlanan Elektrikli Otomobil Yeşil Reklamlarının İçerik Analizi: MECCAS Modeli Temelli Bir Yaklaşım
Aksoy, Fatih
Bu çalışma, Türkiye’deki elektrikli otomobil yeşil reklamlarını Meccas modeli çerçevesinde incelemektedir. Araştırma, markaların “yeşil” mesajlarını nasıl kurguladığını, iletilerin hangi stratejilere dayandığını ve “yeşillik” düzeylerinin ne olduğunu belirlemeyi amaçlamaktadır. Araştırma kapsamında, 2021-2025 yılları arasında TOGG, MG, SsangYong, BYD, Peugeot, Hyundai, Mercedes, Kia, BMW ve Volvo markalarının YouTube kanalında yayınlanan yeşil reklamları içerik analizi yöntemiyle incelenmiştir. Bulgular, reklamlarda yeşil reklam stratejilerinin ağırlıklı olarak “çevresel iddia” ve “yürütme çerçevesi” unsurları üzerinden kurgulandığını göstermektedir. Tüketiciye sunulan faydalar çoğunlukla psikolojik ve duygusal boyutta şekillenmiş, fonksiyonel faydalar ikinci planda kalmıştır. Kaldıraç noktalarında duygusal, ahlaki ve zeitgeist (çağın/ zamanın ruhu) temelli yaklaşımlar öne çıkarken, itici güç olarak “gezegenin korunması” ve “gelecek nesiller” vurgulanmıştır. MECCAS modeline göre, TOGG, Volvo, BMW ve Hyundai “yeşil”; BYD, Mercedes, Peugeot, MG ve Kia “açık yeşil”; SsangYong ise “yeşil kahverengi” düzeyinde yer almıştır. Türkiye’deki elektrikli otomobil yeşil reklamlarının genellikle estetik düzeyde çevreci mesajlar sunduğu, teknik ve bilgi temelli çevreci unsurların ise sınırlı kaldığı belirlenmiştir. Reklamların bütüncül bir yeşil reklam stratejisinden ziyade imaj oluşturma odaklı olduğu tespit edilmiştir.
- MakaleAçık Erişim2026The More Secure I Feel, the More I Exist Through My Voice: The Mediating Role of Psychological Safety in the Effect of Perceived Supervisor and Coworker Support on Employee Voice
Kenek, Gökhan
The purpose of this research is to examine the relationship between supervisor support and coworker support with employee voice, and the mediating role of psychological safety in these relationships. The sample of the study consists of 203 white-collar employees working at the headquarters of an international construction company in Ankara. Based on the data obtained and the analyses conducted, there are positive and significant relationships among supervisor support, coworker support, psychological safety, and employee voice. The results of the SEM analysis reveal that psychological safety partially mediates the relationship between coworker support and employee voice, and fully mediates the relationship between supervisor support and employee voice. The findings indicate that supportive social relationships and psychological safety are key mechanisms in the emergence of employee voice.
- MakaleAçık Erişim2026Örgüt Kültürü ile Yenilikçi İş Davranışı Arasındaki İlişkide Örgütsel Çevikliğin Aracı Rolü: Araştırma Üniversiteleri Örneği
Kenek, Gökhan
Bu çalışma, araştırma üniversitelerinde yenilikçi kültür, destekleyici kültür, örgütsel çeviklik ve yenilikçi iş davranışı arasındaki ilişkileri incelemektedir. Veriler, Kasım 2025 içerisinde araştırma üniversitelerinde görev yapan akademik personelden toplanmış ve 410 geçerli anket analize dâhil edilmiştir. Önerilen araştırma modeli, Mplus 9 programı kullanılarak yapısal eşitlik modellemesi (YEM) ile test edilmiştir. Bulgular doğrultusunda, yenilikçi örgüt kültürünün yenilikçi iş davranışı üzerindeki doğrudan etkisinin anlamlı olmadığı gözlemlenmiştir (β = 0,146; p > 0,05). Buna karşılık, yenilikçi örgüt kültürünün yenilikçi iş davranışı üzerinde örgütsel çeviklik aracılığıyla anlamlı dolaylı bir etkiye sahip olduğu belirlenmiş ve tam aracılık etkisi tespit edilmiştir (β = 0,230; p < 0,001). Destekleyici örgüt kültürünün ise yenilikçi iş davranışı üzerinde hem doğrudan (β = 0,274; p = 0,05) hem de örgütsel çeviklik aracılığıyla dolaylı (β = 0,195, p < 0,001) etkisi tespit edilmiştir (kısmi aracılık). Sonuçlar, yenilikçi iş davranışının yalnızca kültürel unsurlarla değil, aynı zamanda hızlı uyum sağlayabilen ve yapısal açıdan bunu destekleyen örgütsel bağlamla mümkün olduğunu göstermektedir.
- MakaleAçık Erişim2026A research to examinate the relationship between brand hate, newom and boycotting behavior
Çinar, Binnaz; Eda, Dişli Bayraktar; Alp, Mustafa; Kalca, Adem
This study aims to examine the effect of brand hate on consumers’ boycott behavior by exploring the mediating role of negative word-of-mouth (NeWOM). Data were collected from 396 consumers through an online survey distributed via social media and analyzed using Structural Equation Modeling. The findings reveal that brand hate significantly increases NeWOM; NeWOM influences boycott intention and partially mediates the relationship between brand hate and boycott behavior. Overall, strong feelings of brand hate enhance consumers’ tendency to spread negative opinions and experiences, which directly or indirectly strengthen their intention to boycott; thus, the study contributes to understanding the negative emotional and communicational dimensions of consumer–brand relationships.
- MakaleAçık Erişim2026The relationship between intellectual capital and financial performance: an application on small and medium-sized businesses
Karaaslan, İbrahim; Karadavut, Ayşegül
This study investigates the impact of intellectual capital on financial performance. The sample comprises annual data from 2012 to 2023 for companies listed on the BIST SME Industry Index. Two models were constructed in the study. In the first model, return on assets was the dependent variable, while structural capital efficiency, human capital efficiency, capital employed efficiency, market capitalization, and leverage ratio were independent variables. In the second model of the study, market value was the dependent variable, and structural capital efficiency, human capital efficiency, capital employed efficiency, leverage ratio, and return on assets were the independent variables. The study found a statistically significant positive relationship between return on assets, firms’ market values, and capital efficiency. There was also a statistically significant negative relationship between human capital efficiency and the leverage ratio. Firms’ market values were positively related to return on assets and structural capital efficiency. In contrast, the relationship between firms’ market values and capital efficiency was significant and negative.
- MakaleAçık Erişim2026The Impact of Financial Sector Employees’ Emotional Intelligence Levels on Their Fear of Missing Out
Cıranoğlu, Mehmet; Cakir, Mehmet Ali
Purpose: The purpose of this study is to examine the relationship between the emotional intelligence levels of finance sector employees and their fear of missing out. Design/Methodology: Data were collected from 397 employees working in the finance sector in Turkey through an online survey using snowball sampling. The data were analyzed using structural equation modeling (SEM) with SPSS and AMOS. Findings: The analysis results indicated a significant and positive relationship between the emotional intelligence levels of finance sector employees and their fear of missing out (β = 0.72; z = 6.063; p < 0.01). This result suggests that as employees’ emotional intelligence levels increase, their levels of fear of missing out also increase. Limitations: Although many sectors have finance departments and, consequently, finance employees, the fact that the sample consisted solely of employees working in the finance sector (banking and auditing) can be considered a limitation of the study. Originality/Value: The financial sector, characterized by intense competition, rapid information flow, and high levels of stress, challenges employees’ psychological resilience as well as their professional capabilities. This study aims to contribute to the literature by addressing an important gap and providing guidance for practices that may support the psychological well-being of employees in the financial sector.
- MakaleAçık Erişim2026İşe Yabancılaşmanın İşgören Performansı Üzerindeki Etkisinde Yapay Zekâya Yönelik Tutumun Düzenleyici Rolü: Akademisyenler Üzerine Bir Araştırma
Bekar, Fevziye
Bu çalışma, “yapay zekâya yönelik tutum, işe yabancılaşmanın işgören performansı üzerindeki etkisini nasıl şekillendirmektedir?” araştırma sorusuna yanıt aramaktadır. Alan yazında işe yabancılaşma ile işgören performansı arasındaki ilişki yaygın biçimde incelenmiş olmakla birlikte, bu ilişkinin dijitalleşen çalışma ortamlarında hangi koşullar altında değiştiğini inceleyen sınırlı sayıda çalışma bulunmaktadır. Bu doğrultuda araştırmanın temeli duygusal olaylar teorisine dayandırılmaktadır. Duygusal Olaylar Teorisi’ne göre iş ortamında yaşanan olaylar işgörenlerde duygusal tepkilere sebep olmaktadır. Bu tepkiler ise işgörenlerin tutum ve iş davranışlarını etkilemektedir. İş yerlerinin yapay zekâ odaklı bir dönüşüme sahip olması önemli bir olaydır. Bu kapsamda yapay zeka genel tutumun iş hayatına etkileri incelenmek istenmiştir. Alan yazındaki boşluktan ve güncel gelişmelerden hareketle bu araştırma, kolayda örnekleme yöntemiyle belirlenen akademisyenlerden (N = 288) elde edilen veriler doğrultusunda gerçekleştirilmiştir. PROCESS Macro (Model 2) aracılığıyla test edilen araştırma modelinin sonucunda, işe yabancılaşmanın işgören performansı üzerindeki olumsuz etkisi pozitif yapay zekâ tutumu ile zayıfladığı bulgulanmıştır. Bu araştırma yapay zekânın tutumsal yönünü incelemekte ve iş hayatına yönelik önemli çıkarımlar sunmaktadır. Alan yazına kuramsal ve ampirik katkılar sağlamaktadır.
- MakaleAçık Erişim2026Algılanan Değer, Kurumsal İmaj ve Hizmet Kalitesi: Havayolu Sektöründe Ampirik Bir Çalışma
Okan, Serdar
Bu çalışmanın amacı, Türk Hava Yolları’nın hizmet kalitesinin nasıl algılandığını ve bu algı üzerinde kurumsal imajın aracılık etkisini incelemektir. Bu doğrultuda, çevrimiçi ve yüz yüze anketler aracılığıyla 593 veri seti toplanmıştır. Elde edilen veriler Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA) ile incelenmiş; ardından SmartPLS yazılımı ile Ölçüm Modeli Analizi (Measurement Model) ve Yapısal Eşitlik Modellemesi (PLS-SEM) yapılarak hipotezler test edilmiştir. Analizlerin ardından, mevcut literatürden türetilen hipotezler, güvenilir ve geçerli olduğu kabul edilen model tabanlı bir bootstrap yöntemi kullanılarak değerlendirilmiştir. Bulgular, Türk Hava Yolları’nın uçuş hizmetine ilişkin algılanan değerin, algılanan hizmet kalitesini doğrudan etkilemediğini; bunun yerine algılanan değerin kurumsal imajı etkilediğini ve kurumsal imajın da algılanan hizmet kalitesini etkilediğini göstermektedir. Ayrıca aracılık değişkenleri arasındaki ilişki incelendiğinde, kurumsal imajın, algılanan değerin algılanan hizmet kalitesi üzerindeki etkisini tam olarak aracılık ettiği belirlenmiştir. Bulgular, algılanan değerin hizmet kalitesi algısına doğrudan yansımadığını; bu süreçte kurumsal imajın kritik bir öncül olduğunu göstermektedir. Bu durum, sunulan hizmetin yolcu beklentileriyle tam olarak örtüşmediği şeklinde yorumlanabilir ve bilet fiyatlarının yüksekliği ya da sunulan hizmetin yetersizliği ile de ilişkilendirilebilir. Bu nedenle, Türk Hava Yolları’nın kabin ekibinin hizmet sunumunu kapsamlı bir şekilde yeniden değerlendirmesi ve gizli müşteri (mystery shopping) denetimleri yoluyla altta yatan nedenleri belirlemesi büyük önem taşımaktadır.
- MakaleYalnız künye2026Determination of Human Resoruces Policies Based on Regional Labour Dynamics by Cluster Analysis
Sımsek, Tugçe
Regional labour force differences create strategic and operational challenges for national service sector firms, particularly in securing comparable employee competencies and maintaining consistent service quality across regions. This study analyses regional labour force dynamics in Türkiye and examines how human resource policies can be aligned with regional labour market profiles. Using 2023 provincial data from the Turkish Statistical Institute (TurkStat), six labour market indicators for 81 provinces were analysed through K-means clustering. The results classify provinces into three clusters: metropolitan cities, characterised by higher education levels, stronger knowledge-intensive service capacity and a larger working-age population; medium-sized cities, with relatively balanced labour market structures but more limited knowledge-intensive service development; and disadvantaged regions, marked by lower labour force participation, higher unemployment and weaker human capital conditions. Cluster differences were further examined using descriptive statistics, one-way ANOVA and Tukey HSD post hoc tests. Based on these findings, the study proposes cluster-specific HR policy priorities for service sector firms, including talent attraction and retention strategies for metropolitan cities, skill development and retention-oriented practices for medium-sized cities, and training and capacity-building policies for disadvantaged regions. By linking provincial labour market profiles to cluster-specific HR priorities, the study contributes to strategic human resource management research and regional labour market studies, while offering practical guidance for policymakers and service sector managers.
- MakaleAçık Erişim2026Havayolu işletmelerinde Covid-19 pandemi sonrası marka güveni üzerine yapılan çalışmaların incelenmesi
Polat, Güler; Yayla, Hasan
Bu çalışma, havayolu işletmelerinde marka güveni konusuna ilişkin literatürün yapısını, gelişim sürecini ve tematik yönelimlerini bibliyometrik yöntemler aracılığıyla incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma kapsamında, 2022-2025 yılları arasında Web of Science (WoS) veri tabanında yayımlanan toplam 26 makale analiz edilmiştir. Çalışmada yayın eğilimleri, dergi ve kurum dağılımları, ülke bazlı katkılar, atıf yapıları, anahtar kelime ilişkileri, tematik kümelenmeler ve iş birliği ağları bibliyometrik teknikler kullanılarak değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, havayolu sektöründe marka güveni literatürünün pandemi sonrası dönemde hızlı bir büyüme sergilediğini, ancak son yıllarda olgunluk aşamasına yaklaşan bir yapı gösterdiğini ortaya koymaktadır. Literatürün entelektüel temelinin ağırlıklı olarak pazarlama, hizmet kalitesi, marka değeri ve tüketici davranışları literatürüne dayandığı belirlenmiştir. Tematik analizler, çalışmaların özellikle hizmet kalitesi, algılanan değer, müşteri memnuniyeti ve marka sadakati ekseninde yoğunlaştığını ve zaman içerisinde ise araştırma odağının davranışsal sonuçlar, etkileşim ve performans etkilerine doğru evrildiğini göstermektedir. Bununla birlikte, yazar ve kurumlar arası iş birliklerinin sınırlı olduğu ve literatürün dağınık fakat disiplinler arası bir yapı sergilediği tespit edilmiştir. Sonuç olarak bu çalışma, havayolu işletmelerinde marka güveni literatürünün mevcut durumunu bütüncül bir bakış açısıyla ortaya koymakta ve alanın gelecekteki araştırmaları için kuramsal, yöntemsel ve bağlamsal boşluklara dikkat çekmektedir. Elde edilen bulguların hem akademisyenler hem de sektör uygulayıcıları için yol gösterici nitelikte olduğu değerlendirilmektedir.
- MakaleAçık Erişim2026The Impact of Wars on Occupational Expectations and Willingness to Work: A Study on the Future of the Aviation Sector
Vural, Selvi
The aim of study is to determine the effects of wars on students' occupational expectations and willingness to work. Within the scope of the research, the attitudes of students towards war were evaluated in terms of the aviation sector. The aviation sector’s one of the important sectors that the wars experienced have affected directly-indirectly from various perspectives. The study was conducted with students enrolled in the aviation management department. In line with the research objectives, a quantitative approach was deemed suitable, and data was collected using standardized scale forms. The findings obtained show that wars have an effect on students' occupational expectations and willingness to work in a general framework. As a result of the research, it was determined that the negative attitude of students towards war has a significant and negative effect on both their occupational expectations and their willingness to work in the sector. The findings of this study draw attention to the negative effect of the wars on the occupational expectations and willingness to work in the sector of aviation management students. Therefore, this situation evidence that students' occupational expectations and willingness to work in the sector are affected by their attitudes towards the wars.
- MakaleAçık Erişim2026Instagramdaki Sosyal Medya Fenomenlerinin Kadın Tüketiciler Üzerinde Marka Farkındalığı Oluşturmadaki Rolü
Günay, Mehmet Akif
Bu çalışma, sosyal medya fenomenlerinin (influencer) marka farkındalığı oluşturmadaki rolünü, özellikle tanınma, hatırlanırlık, akla gelen ilk marka ve marka hâkimiyeti boyutları çerçevesinde incelemektedir. Araştırma, nitel yöntemle yürütülmüş; Gümüşhane ilinde yaşayan, Instagram kullanan ve belirli içerik üreticilerini takip eden 18 yaş üzeri 15 kadın katılımcıyla yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler tematik analiz yoluyla değerlendirilmiştir. Bulgular, içerik üreticilerinin marka farkındalığını çoklu kaynaktan maruziyet, tekrar, bağlamsal sergileme ve mikro-öğrenme dinamikleri aracılığıyla kademeli olarak inşa ettiğini göstermektedir. Katılımcılar, içerik üreticilerinin tekrarlı ve gündelik yaşam bağlamı içinde sunduğu içerikler sayesinde markalara yönelik göz aşinalığı geliştirdiklerini ve bu sürecin markaları üst-zihin (top-of-mind) düzeyine taşıdığını ifade etmektedir. Ayrıca marka ile içerik üreticisi arasında kurulan çağrışımsal bağların hatırlama ve tercih süreçlerinde belirleyici olduğu saptanmıştır. Bununla birlikte, bulgular tekil ve mutlak bir marka hâkimiyetinden ziyade, hâkimiyete yönelen bir bilişsel yapılanmaya işaret etmektedir. Çalışma, sosyal medya fenomenlerinin pazarlama temelli kurduğu iletişimin marka farkındalığı üzerindeki rolünü statik bir çıktıdan ziyade, dinamik ve süreç odaklı bir yapı olarak ele alarak literatüre özgün bir katkı sunmaktadır.
- MakaleAçık Erişim2025Mediator and Regulatory Effects of Word of Mouth on The Effect of Electronic Servicescape on Brand Equity
Yildiz, Emel; Koçan, Mahmut
The main purpose of this study is to determine the mediator and regulatory role of electronic word-of-mouth communication (e-WOM) in the effect of service environments of online marketplace and business-to-consumer websites on brand equity. In addition, the study examines the effect of electronic servicescape (e-servicescape) on e-WOM and brand equity and the effect of e-WOM on brand equity. In the research, 402 usable questionnaires were obtained from consumers who purchased products from the Internet in the last six months. SPSS and AMOS programs were used to test the reliability, validity and research hypotheses of the e-servicescape, brand equity and e-WOM scales. As a result, it has been determined that e-servicescape affects brand equity and e-WOM, and e-WOM has a partial mediation role in the positive effect of e-servicescape on brand equity. It has been determined that e-WOM has a moderator role inc the effect of e-servicescape (entertainment value, usability, relevance of information, customization, and interaction) on brand equity. The research's most significant contribution to the literature lies in highlighting the mediating and regulatory role of e-WOM in the impact of the websites' e-servicescape on brand equity. This study holds significance as it explores the servicescapes and brand equity of websites exclusively operating in online marketplaces and B2C e-commerce.
- MakaleAçık Erişim2025İş Güvencesizliğinin Zorunlu Vatandaşlık Davranışı Üzerindeki Etkisi
Kenek, Gökhan
Bu çalışmanın temel amacı iş güvencesizliğinin zorunlu vatandaşlık davranışı üzerindeki etkisini ortaya koymaktır. Bununla birlikte iş güvencesizliğinin, çalışanların cinsiyetlerine ve eğitim durumlarına göre farklılık gösterip göstermediğinin incelenmesi de çalışmanın diğer bir amacıdır. Bu amaçla Araştırma, Doğu Karadeniz Bölgesinde faaliyet gösteren ve kartopu örnekleme yöntemi ile ulaşılan 307 yerel ve zincir market çalışanının katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Elde edilen verilerin analizinde IBM SPSS 26 ve Mplus 7 programları kullanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre iş güvencesizliğinin zorunlu vatandaşlık davranışı üzerinde anlamlı bir etkisi bulunmaktadır. Bunun yanında, iş güvencesizliğinin cinsiyete göre farklılık gösterdiği ve kadın çalışanlarda daha yüksek olduğu fakat eğitim durumu açısından anlamlı bir fark bulunmadığı araştırmadan elde edilen diğer sonuçlardır.
- MakaleAçık Erişim2025Yeşil finans üzerine yapılan çalışmaların bibliyometrik analizi
Karaaslan, İbrahim
İklim değişikliği, dünya genelinde çevresel, ekonomik ve sosyal yapıları derinden etkileyen bir kriz haline gelmiştir. Bu bağlamda, sürdürülebilir kalkınmayı teşvik etmek ve çevresel etkileri en aza indirmek amacıyla yeşil finans giderek daha önemli bir araç olarak ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada, yeşil finans üzerine yapılan çalışmaların nümerik ölçümlerini çıkarmak hedeflenmiştir. Çalışma, nicel veriler vasıtasıyla, iklim değişikliğiyle mücadeledeki dönüşümlerden birini temsil eden yeşil finans yazınının araştırmacıların dikkatine sunulması amacıyla sistemli bir özetinin çıkarılarak, konuyla ilgili çalışma eğilimlerinin tespit edilip, gelecekte yapılacak çalışmalar için yol gösterici olması amacıyla bibliyometrik analiz olarak tasarlanmıştır. Analiz birimi olarak Web of Science veri tabanında taranan ve 1999-2024 yılları arasında yayınlanmış çalışmaların bibliyometrik verisi baz alınarak analizler gerçekleştirilmiştir. Verilerin bibliyometrik analizinde VOSviewer kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda, yeşil finans ile ilgili çalışmaların yayın yıllarına göre son dönemlerde yoğunlaştığı, en çok atıf alan yazarlar arasında Kam C. Chan ve Farhad Taghizadeh-Hesary'nin yer aldığı, yeşil finans, yeşil inovasyon, yeşil tahviller ve Çin gibi anahtar sözcüklerin sıkça kullanıldığı ve en fazla atıf alan ve yayın yapan ülkenin ise Çin olduğu bazı bulgular arasındadır. Bu bulgular, yeşil finans alanında Çin'in öncü bir rol oynadığını ve araştırma eğilimlerinin bu yönde şekillendiğini göstermektedir.
- MakaleAçık Erişim2025Dijital Pazarlama ve Müşteri İlişkileri Yönetiminin Tekrar Satın Alma Niyeti Üzerine Etkisi ve Marka Farkındalığının Aracılık Rolü
Avcı, İbrahim; Koroglu, Ali
Son dönemlerde birçok sektörde hem ulusal hem de uluslararası markaların faaliyet göstermesi müşterinin önemini daha da arttırmış, markalar günümüz rekabet şartlarında yeni müşteri kazanmak ve mevcut müşterileri elde tutmak için müşteri ilişkileri yönetimi ve dijital pazarlama faaliyetlerine önem vermeye başlamışlardır. Araştırmanın amacı markaların dijital pazarlama ve müşteri ilişkileri yönetimi faaliyetlerinin tüketicilerin tekrar satın alma niyeti üzerindeki etkilerini ve bu etkilerde marka farkındalığının aracılık rolünü ortaya koymaktır. Bu amaçla veriler 15 Eylül-15 Ekim 2023 tarih aralığında Tokat ilinde yaşayan 18 yaş üstü tüketicilerden yüz yüze anket tekniği ile toplanmıştır. Veri toplama süreci sonunda 419 tüketici ankete katılmış ve bu katılımcılardan elde edilen veriler istatistik paket programları aracılığıyla analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda dijital pazarlama ve müşteri ilişkileri yönetiminin tekrar satın alma niyeti üzerinde pozitif yönde anlamlı etkilerinin olduğu, bu etkilerde ise marka farkındalığının aracılık rolüne sahip olduğu belirlenmiştir. Elde edilen bu sonuçlar teorik ve uygulama açısından alana önemli katkılar sağlamaktadır.
- MakaleAçık Erişim2025Efsane cuma pazarlama etkinliği ile hedonik tüketim arasındaki ilişkide kişilik tipinin düzenleyici rolü
Eda, Dişli Bayraktar
Bu araştırmada, Efsane Cuma indirimlerinin hedonik tüketim üzerindeki etkisinde kişilik özelliklerinin düzenleyici rolü incelenmiştir. Araştırmada elde edilen veriler, SPSS 25.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Katılımcıların demografik özelliklerine ilişkin dağılımlar frekans ve yüzde analizleriyle belirlenmiştir. Araştırmada kullanılan ölçme araçlarına yönelik katılımcı düzeylerinin tespitinde ise ortalama puanlar ve standart sapma değerleri dikkate alınmıştır. Ölçme araçlarının güvenirlik analizi için Cronbach's Alpha katsayısı, geçerlilik analizi için ise açıklayıcı faktör analizi uygulanmıştır. Araştırmanın amacı doğrultusunda oluşturulan hipotezler, %95 güven düzeyinde test edilmiştir. Bağımsız değişken ile bağımlı değişken arasındaki ilişkiyi analiz etmek için Pearson Korelasyon Analizi uygulanmış, düzenleyici modelin incelenmesinde ise SPSS V2.16.3 kullanılarak Hayes Process makrosu 1 numaralı düzenleyicilik modelinden yararlanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, Efsane Cuma indirimlerinin hedonik tüketim üzerinde anlamlı bir etkisi olduğu bulunmuştur. Ancak, kişilik özelliklerinin (nevrotiklik, dışa dönüklük, uyumluluk, dürüstlük ve gelişime açıklık) Efsane Cuma indirimlerinin hedonik tüketim üzerindeki etkisinde düzenleyici bir etkisinin olmadığı belirlenmiştir.
- MakaleAçık Erişim2025Markaların duyulara seslenmesi: örnek çalışma olarak hijyenik ped ürünleri bazında doku duyusunun tüketiciler nezdinde incelenmesi
Kaan, Gez; Demir, Vesile
Markaların küreselleşmesiyle birlikte rekabet ortamı gün geçtikçe artmaktadır. Bu sebeple markalar tüketicilerin gözünde bir adım öne geçebilmek adına birçok çalışma ve girişimde bulunmuşlardır. Ancak markaların duyu organlarına sesleniş bakımından ilk etapta görme ve duyma gibi duyulara seslenmesi rekabet ortamından sıyrılabilmeleri açısından yetersiz kalmaktadır. Tam da bu bağlamda markaların koku, tat, doku gibi duyulara seslenmesi tüketici açısından bir farkındalık yaratacağı öngörülmüştür. Nitekim bu araştırmada da hijyenik ped grubunda yer alan markaların ‘ultra yumuşak’, ‘pamuksu yumuşaklık’ gibi kavramları ön plana çıkarması tüketiciler açısından ‘’doku’’ algısına ne derecede farkındalık yarattığı baz alınarak incelenecektir. Öte yandan doku algısının satın alma davranışlarına etki eden bir durum olup olmadığını anlamak açısından da yöntem olarak nitel yöntem tercih edilmiştir. Nitel yöntemlerden derinlemesine görüşme tekniği kullanılarak 12 kişilik kadın katılımcılarla veriler elde edilmiştir. Derinlemesine görüşme tekniğinde elde edilen veriler ışığında satın alma, algısal belirleyicilik ve marka sadakatine ilişkin birincil duyu ‘doku’ bu duyuyu takiben ise ‘koku’ duyusunun ön planda olduğu sonucuna varılmıştır.
- MakaleAçık Erişim2025Portfolio Selection with AHP and TOPSIS Methods: An Application in BIST
Soydaş, Şafak Sönmez
In this study, the intend is to create portfolios at low, medium, and high-risk levels for firms operating in the fabrication sector in 2023 by utilizing efficiency analysis and multi-criteria decision-making methods, AHP and TOPSIS. The sample of the study comprises companies from the basic metal and textile, apparel, and leather industries listed in the BIST manufacturing sector. In the mentioned year, there were 28 firms in the basic metal industry and 27 firms in the textile, apparel, and leather industries. From the overall of 55 companies, data from 48 firms were available for the year 2023 due to recent initial public offerings, and these were included in the analysis. According to TOPSIS analysis results, companies in the low-risk group, based on firm codes, are (T1, T2, T6, M4, T15, T3), medium-risk group companies are (T5, T10, T24, T16, M14, M10), and high-risk group companies are (M16, M17, M20, M18, M22, M19). Based on risk group criteria, firms in the high-risk group include (T15), companies in the medium-risk group are (T1, T2, T3, T5, T6, T10, T24), and firms in the low-risk group are (T16, M4, M10, M14, M16, M17, M18, M19, M20, M22). As indicated by aftermath of the Spearman correlation analysis, a positive correlation was observed amid the TOPSIS scores and the risk groups (r = 0.412); however, this connection is not statistically important (p = 0.090).
- MakaleAçık Erişim2025Machine learning methods in capital structure decisions; application in bist
Soydaş, Şafak Sönmez
This study was conducted to create a model based on machine learning methods to determine and develop firm-specific factors that significantly affect the funding decisions of firms. The study consists of firms listed in the forest, paper and printing index of Borsa Istanbul between 2014-2023, and their capital structure decisions were analyzed with machine learning methods. As a result of the analyzes made using machine learning methods, it was determined that the performance values of the model created with the XGBoost method and the Random Forest model, in particular, performed better than the AdaBoost and SVM models. It was seen that the models created with the XGBoost and Random Forest methods were a better option for determining corporate capital structures. It was understood that the SVM model had the worst performance value.















