Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2023
    Bir Diş İmplant Protezinde Sıcaklık ve Gerilme Dağılımının İncelenmesi

    Aygün, Cemalettin; Taşdemir, İkram

    Günümüzde, implant uygulamalarının artan başarı oranları ve kullanım sıklığı, diş hekimliği alanında dişsel implantlara çekmiştir. Bu çalışmada bir diş implant protezindeki sıcaklık ve gerilim dağılımı sonlu elemanlar yöntemini kullanan ticari yazılımı olan Ansys paket programı kullanılarak, üç boyutlu olarak modellenmiştir. Modele 100N’luk yük ve sırasıyla 45o C ve 10o C sıcaklık uygulanarak implant protezinde meydana gelen değişimler incelenmiştir. Sıcaklık giriş koşulu, en yüksek sıcaklık (45o C) için ocaktan yeni alınmış yiyecek/içecek ve en düşük sıcaklık (10o C) için ise buzdolabından yeni çıkarılmış içecek sıcaklığı olarak kabul edilmiştir. Yapılan analizler (Fluid Flow) sonucunda 45o C ve 10o C sıcaklıkta implant protezinin diş köküne ısıyı iletmediği görülmüştür. 100N ’luk yük altında ise von Mises gerilim dağılımı ve toplam deformasyon analiz sonucunda, çekme ve basma dayanımının iyi olduğu (48.17 MPa), uygulanan yükün büyük bir kısmının ise suni diş kronu tarafından karşılandığı belirlenmiştir. Diş geometrisinden yapısından dolayı uygulanan çiğneme kuvveti, tüm eksenlerde homojen olmayan gerilme dağılımına sebep olmaktadır. Bu durum biyouyumluluğun yanında mekanik uyumluluğunda büyük önem arz ettiğini ortaya koymaktadır. Suni diş kronu ve diş kökün de sıklıkla kullanılan titanyum alaşımları (Ti-6Al-4V) koruyucu oksit tabaka oluşturmasıyla birlikte kemik yapısında da farklılaşmaya sebebiyet vermektedir. Özellikle osteoporoz ve menopoz dönemlerinde kemik hacminde oluşan kayıplar ve kemik erimesi hastalıkları da göz önüne alındığında, implant-kemik arayüzünde sorun oluşabileceği muhtemeldir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleYalnız künye2023
    Esnek Çalışma Konulu Lisansüstü Tezlerin Maxquda ile Bibliyometrik Analizi

    Benk, Osman; Kenek, Gökhan; Sımsek, Tugçe

    Lisansüstü tezler; konuların çalışılma sıklığı, çalışılan ana bilim dalı ve üniversitelerin belirlenmesi adına doküman incelemesi kapsamındaki kaynaklardandır. Araştırmanın amacı esnek çalışma konulu lisansüstü tezlerin yazıldığı; üniversitelerin, çalışılan anabilim dalı, anahtar kelimeler, konuların ilişkilendirildiği durum tespitini sağlamaktır. Araştırmada tez adı olarak esnek çalışma kelime grubunu içeren lisansüstü tezlere bibliyometrik analiz ve içerik analizi uygulanmıştır. Tezlerin en fazla Gazi Üniversitesi bünyesinde yazıldığı görülmüştür. Tezlerin yoğunluklu olarak % 48,14 ile Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Ana Bilim Dalı’na ait olduğu görülmektedir. Anahtar kelimelerin frekans analizi sonucunda esnek ve çalışma kelimeleri ilk sırada yerlerini almaktadır. Lisansüstü tezlerin anahtar kelimelerinin incelenmesi için 2 ana tema (örgütsel davranış konuları, ana konu) belirlenmiştir. Araştırma sonuçları içerik analizi başlığı altında detaylı bir şekilde verilmiştir.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Deneyimsel Pazarlamanın Kulaktan Kulağa Pazarlama ve Tekrar Satın Alma Niyeti Üzerindeki Etkileri: Çay Satış Mağazalarına Yönelik Bir Uygulama

    Yildiz, Emel; Şibil, Özlem

    Günümüzde oldukça kalabalık sayılabilecek işletmelerden biri de yiyecek ve içecek işletmeleridir. Pazarlama uzmanları, piyasada rekabette üstünlüğü elde etmek için çabalayan bu tür işletmelere, tüketicilerin duygusal yönlerine daha fazla dokunmaları gerektiğini ve bir ürüne yatırım yapılma ve/veya ürünün diğer müşterilere iletilmesi gerektiğini aktarmalıdır. Geçmiş çalışmalarda deneyimsel pazarlama konusu kapsamlı bir şekilde araştırılmış olsa da çay satış mağazalarında deneyimsel pazarlamanın alt boyutlarının kulaktan kulağa iletişim ve tekrar satın alma niyeti üzerindeki etkileriyle ilgili literatürde bir boşluk olduğu görülmüştür. Bu sebeple bu araştırmada, çay satış mağazalarından ürün veya hizmet alan tüketicilerin mağaza yönelik deneyimlerini diğer tüketicilere kulaktan kulağa ileterek tüketicilerin tekrar satın alma niyeti üzerindeki etkisi incelenmiştir. Rize ilinde daha önce çay satış mağazalarından ürün veya hizmet satın almış 415 tüketiciden veri toplanmıştır. Verilerin analizi için yapısal eşitlik modeli (YEM) ve SPSS24 paket programı kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda duygusal, düşünsel, fiziksel ve sosyal deneyimin kulaktan kulağa pazarlama üzerinde pozitif ve anlamlı bir ektisinin bulunduğu fakat duyusal deneyimin kulaktan kulağa pazarlama üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca kulaktan kulağa pazarlamanın tekrar satın alma niyeti üzerinde pozitif ve anlamlı bir ektiye sahip olduğu saptanmıştır.

  • MakaleAçık Erişim2023
    Determinants of Ethical Perception of Tax Evasion and Its Effect On Voluntary Tax Compliance

    Uğur, Candan Yılmaz

    This study aims to determine the effect of idealism, relativism, religiosity, tax knowledge and education on the ethical perception of tax evasion The study also examines the effect of the ethical perception of tax evasion on voluntary tax compliance. In this context, the study, which included 327 undergraduate and graduate students studying at Gümüşhane University and selected by convenience sampling method, was analyzed by structural equation modeling. The findings show that education and idealism affect the ethical perception of tax evasion in a statistically significant and negative way, and relativism affects the ethical perception of tax evasion statistically significant and positively. No statistically significant relationship was found between tax knowledge and religiosity and the ethical perception of tax evasion. The effect of the ethical perception of tax evasion on voluntary tax compliance is negative and statistically significant as expected. With this study, it is thought that understanding the conditions under which individuals have the perception that tax evasion is ethical will reduce tax evasion and increase voluntary tax compliance.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleYalnız künye2023
    Antik Çağın Erdem Anlayışının ve Temel Erdemlerinin Kur’ân’i Karşılığı

    Kerimoğlu, Özkan

    Sokrates tarafından “bilmek ve bilgisine göre davranmak” diye tanımlanan erdemin felsefe tarihinde önemli bir yeri vardır. Hemen her insanın temel amacı mutlu olmak, mutluluğu elde etmektir. Genel kabul gören anlayış gereği akıl, şehvet ve gazap yeteneğinin itidal ölçüsü üzere olması insanın mutluluğa ulaşmasında etkili olan hususlar arasındadır. Bu çalışmamızda, Sokrates, Platon, Aristoteles, Demokritos, Epiküros gibi Antikçağın önde gelen düşünürlerinin felsefi sistemlerinde yer verdikleri erdem ve temel erdemler hakkındaki düşüncelerini incelemeye çalıştık. Antikçağ’ da “çeşitli üstünlük veya faziletler” için kullanılan erdem kavramı sonraları ise “insanı mutluluğa götüren şey” olarak tanımlanmıştır. Antikçağ düşünürlerinin erdem olarak cesaret, mutluluk, adâlet, ölçülü olmak ve hikmet gibi kavramlara yer vermesi dikkat çekmektedir. Çalışmamızın amaçları arasında bu erdemlerin Kur’ân-ı Kerîm’de nasıl ele alındığını analiz etmek de vardır. Adâlet, ölçülü olmak ve cesaret gibi hem bireyin hem de toplumun yaşamını, refah düzeyini ve niteliğini doğrudan etkileyen bu temel unsurların filozoflarda ve Kur’ân-ı Kerîm’de önemli bir yer tuttuğu anlaşılmaktadır. Aslında bu anlaşılabilir bir durumdur. Çünkü insanlık tarihi bu bağlamda incelendiğinde gerek kutsal metinlerin gerekse filozofların, toplumun yüzleştiği problemlerle ilgilendiği ve çözüm odaklı bir rehberliği üstlendiği görülmektedir. Birlik beraberlik içerisinde mutlu bir yaşamın oluşabilmesi için, erdemlerin aktif bir şekilde davranışlara yansıması önem arz etmektedir. Çünkü Aristoteles’in tanımlamasıyla “Mutluluk, ruhun erdeme uygun herhangi bir davranışıdır”. Çalışmamız “Antikçağda Erdem Anlayışı” ve “Kur’ân-ı Kerîm’de Erdemlerin Ele Alınışı” şeklinde iki ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde ilkçağ filozoflarının temel erdemlerle ilgili görüşlerine, ikinci bölümde ise Kur’ân ayetlerinde erdemlerin nasıl ifade edildiğine yer verilmiştir. Adâlet, cesaret, iffet bu erdemlerden bazılarıdır.

    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    İklim Değişikliğinin Ekonomik Küreselleşme ve DYSY’ler İle Olan İlişkisinin İncelenmesi: NIC Ülkeleri Örneği

    Akyol, Hikmet; Karakus, Kübra

    Uluslararası ticaretin küresel boyutta kaydetmiş olduğu olağanüstü büyüme, dünya genelinde insan aktivitelerini ve sermaye akımlarını arttırmıştır. Bu dönemde gelişmiş dünyadan gelişmekte olan ülkelere yapılan doğrudan yabancı sabit yatırımları (DYSY), beraberinde çevresel tartışmaları da getirmiştir. Bu bağlamda iklim değişikliği ve küreselleşme bağlantısına olan akademik ilgi son dönemde artmıştır. Bu araştırma 1990-2019 arasında Yeni Sanayileşen Ülkelerde (NIC) ekonomik küreselleşme, DYSY’ler ile iklim değişikliği ilişkisini Emirmahmutoğlu ve Köse (2011) testi kullanarak incelemiştir. Sonuçlar, iklim değişikliğinin ekonomik küreselleşme ve DYSY’lerle belirgin bağlantıları olduğunu ortaya koymuştur. Bulgulara göre iklim değişikliğinden ev sahibi ülkelere yapılan DYSY’lere doğru tek yönlü nedensellik söz konusuyken, ekonomik küreselleşmeyle iklim değişikliği arasında karşılıklı bir nedensellik bulunmaktadır. Ülkeler bazında incelendiğinde, bulguların farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Araştırma sonuçları bir takım çıkarımlar içermektedir. İklim değişikliğinin araştırma ülkelerine yapılan yatırımlarda önemli bir rolü olduğu ortaya konulmuştur. Aksine DYSY’lere bağlı ev sahibi ülkelerde yaşanan teknik gelişme ve uzmanlaşmanın, iklim değişikliğiyle arasında herhangi bir İlişkisi olmadığı gözlemlenmiştir.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 13 · İklim Eylemi
  • MakaleAçık Erişim2023
    Kur Korumalı Mevduat Hesabı Uygulamasının Döviz Kurları Üzerindeki Etkisi: Birim Kök Testleriyle Bir İnceleme

    Göcen, Serdar; Zuhal, Mustafa

    Sürdürülebilir ekonomik büyümenin gerçekleştirilmesinde finansal istikrarın sağlanması önem taşımaktadır. Ancak gelişmekte olan ülkelerde piyasaların yeterli düzeyde gelişmemiş olması ve gerekli mali ve finansal derinliğin oluşmamış olmasında dolayı sıklıkla finansal istikrarsızlıklar yaşanmaktadır. Gelişmekte olan ülke kategorisinde yer alan Türkiye’de ise, 2018 yılının ortalarından itibaren döviz kurlarında önemli dalgalanmalar yaşanmaktadır. Döviz kurlarında yaşanan istikrarsızlıkların ortadan kaldırabilmesi açısından 21 Aralık 2021 tarihinde Kur Korumalı Mevduat Hesabı uygulamasına geçilmiştir. Bu çalışmada Türkiye’nin özellikle 2018 yılından itibaren yaşamış olduğu döviz kurlarındaki hareketliliğine bağlı olarak döviz kurlarında istikrarın sağlanmasına yönelik uygulanan Kur korumalı mevduat hesabının kurlar üzerindeki etkinliğinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Birim kök testleri ile yapılan analizler sonucunda kur korumalı mevduat hesabı uygulamasının Avro ve ABD doları üzerinde uygulamanın yürürlüğü girdiği tarih itibariyle önemli bir kırılmaya yol açtığı anlaşılmaktadır. Aynı zamanda bu uygulamasının döviz kurlarının volalitesinin azaltılmasında etkili olduğu anlaşılmaktadır.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfOpenAlex6TR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2023
    Siyasi partilerin z kuşağı üyelerine yönelik algıları ve siyasal iletişim stratejileri üzerine nitel bir araştırma

    Taşçıoğlu, Raci; Sarıhan, Zekeriya

    Bu çalışmada 2023 genel seçimlerinde seçmenlerin önemli bir kısmını oluşturan Z kuşağı üyelerine ilişkin politik aktörlerin algılarının/yaklaşımların ın ve bu kuşak üyelerini ikna edebilmek için bu aktörlerin kullanmış oldukları iletişim stratejilerinin belirlenmes i amaçlanmaktadır. Bu amaçla mevcut siyasi tabloda iktidar ve ana muhalefet partileri olan Adalet ve Kalkınma Partisi ile Cumhuriyet Halk Partisinin yetkili organlarının katılımıy la derinlemesine görüşme gerçekleştirilmiştir. Çalışmada yarı yapılan dırılmış görüşme tekniğiyle elde edilen veriler nitel içerik çözümlemesi tekniğiyle analiz edilmişt ir. Çalışmada siyasi partilerin genç kuşak üyelerini önemsedikleri, onlarla iletiş imi sağlamak, onlara bilgi vermek ve onları ikna edebilmek için çeşitli iletişim kanalların ı kullandıkları sonucuna ulaşılmıştır. Yine siyasi partilerin Z kuşağı üyelerine yönelik etkin bir iletişim stratejisiyle yaklaştıkları görülmektedir. Ayrıca çalışmada genç kuşak üyelerinin sosyal ağlarda politik aktörlerle siyasal iletişime geçme, siyasal paylaşımlar yapma ve siyasal eylemlerde bulunma davranışları düzeylerinin bazı gençlerde düşük bazı gençlerde ise yüksek olduğu, ancak genel anlamda bu davranışların çok düşük düzeyde kaldığı sonucuna ulaşılmıştır.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2023
    Yerel yönetimlerde katı atık yönetimi ve gelişimi: genel çerçeve ile türkiye’ye bakış

    Sarıhan, Nazlı Özcan; Çakır, Erkan

    Son yıllarda kentleşme, hızlı nüfus artışı ve sanayileşmeyle birlikte doğal kaynaklar üzerindeki baskının hızla artmasıyla ekolojik dengenin bozulduğu görülmektedir. İnsanoğlunun doğal kaynakları hoyratça ve savurganca kullanması, toplumsal refahın yalnızca tüketimle sağlanacağı görüşü, kentleşme ve gelir seviyesindeki artışlar, tüketim alışkanlıklarında meydana gelen değişiklikler kentsel atıkların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Tüketim alışkanlığındaki artışların temelde iki önemli problemi ortaya çıkardığı görülmektedir. Bunlardan ilki tüketimde meydana gelen artışın doğal kaynaklar üzerinde yapmış olduğu baskı, bir diğeri ise tüketim sonrasında ortaya çıkan atığın bertarafına ilişkin sorundur. Kentsel katı atıkların ortaya çıkmasını önlemek ve ortaya çıkan bu atıkların atılıp kurtulunması gereken madde olmaktan çıkarıp ekonomik bir değere dönüştürecek ve en önemlisi de sağlıklı bir şekilde bertaraf edilecek Entegre Katı Atık Yönetimine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu çalışmada, katı atık yönetimi ve bu kapsamda atık yönetimi hiyerarşisi açıklanarak, Türkiye’de katı atık yönetiminin veriler ışığında ne düzeyde olduğu ve bu süreçte yerel yönetimlerin görev ve sorumluluklarının yasalar çerçevesinde neler olduğuna ilişkin bilgi verilmeye çalışılmıştır. Türkiye’de bu sürecin gün geçtikçe daha sağlıklı bir şekilde yönetilmesine rağmen bazı atık yönetim stratejilerinin verimli bir şekilde kullanılmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

    • SDG 6 · Temiz Su ve Sanitasyon
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Televizyon yayıncılığında metaverse uygulamaları: dünyadan ve türkiye’den ilk örnekler

    Ak, Sibel; Kızıloğlu, Şadiye Kotanlı

    Hızla gelişen teknolojiyle birlikte ekran ve yayın sektörü de yenilenmeye, gelişmeye ve değişmeye devam etmektedir. Bu yeniliklerden Metaverse ve Web 3.0 gibi teknolojiler geleneksel yayıncılığın dışında içerik dağıtımının yeni yollarını sunmaya başlamıştır. Aracıların ortadan kalkmasıyla içerik oluşturanların daha özgür ve esnek bir ortamda hedef kitlelerine ulaşması mümkün hale gelmiştir. Blockchain, Web 3.0 gibi teknolojilerle ve meta veri tabanının ortaya çıkmasıyla ekran ve yayın teknolojisi bu değişime uyumlanma çabası içinde farklı deneyimler yaşamaktadır. Bu çalışmanın amacı, yayıncılık konusunda son yıllarda yaşanan değişimleri Metaverse kapsamında ele almak, televizyon yayıncılığı konusunda ilk denemeleri incelemektir. Çalışmada doküman analizi yöntemi kullanılarak, dünyada ve Türkiye’deki ilk Metaverse televizyon yayınları incelenmiştir. Araştırmanın sonucunda Metaverse ile televizyon yayıncılığın ilk örneklerinin çoğunun 2022 yılında verildiği görülmüştür. Türkiye’deki örnekler ulusal kanalların bir televizyon programında ve sınırlı bir sürede Metaverse ile bağlantı gerçekleştirilerek yapıldığı tespit edilmiş, Metaverse ile ilgili ilk örneklerin dışında herhangi bir yayın bilgisine ulaşılamamıştır. Dünyadan örneklerde ise avatarlarla yapılan yarışma programı beklenen ilgiyi görmemiş, reyting oranları istenilen düzeye ulaşamamıştır. Sonuç olarak hem dünyada hem Türkiye’de Metaverse ile televizyon yayıncılığının henüz başlangıç aşamasında olduğu sonucuna ulaşılmıştır

  • MakaleAçık Erişim2023
    A quantıtatıve assessment of selected potentıal geosıtes from gümüşhane (türkiye) for the development of geotourısm

    Dede, Volkan; Zorlu, Kuttusi; Eraslan, Selim

    This study aims to propose an MCDM (Multi-Criteria Decision-Making Model) framework for evaluating seven geosites selected from Gümüşhane (Türkiye). For this purpose, seven geosites to be assessed according to the geosite evaluation criterion introduced by Brilha (2016) were analysed with MEREC-based TOPSIS and EDAS techniques, which are MCDM approaches. According to the results, the most important criteria in the field have been representativeness (SV1), safety (PEU4 and PTU4), and legal protection (DR3). Besides the most important geosites were Karaca Cave and Tomara Waterfall. It is thought that the methodology proposed in the study and the findings obtained will provide a theoretical basis for the subject literature. It is also believed that the results may provide insight into developing practical implications for local stakeholders regarding planning and management

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2023
    Reclaiming Agency through Fashion: Postcolonial Identities and Colonial Legacies in V.S. Naipaul's A Bend in the River*

    Yalcin, Elif Guvendi

    Fashion plays a critical role in human cultures, acting as a canvas for expressing cultural identity, social status, and individual creativity. Its multifaceted nature allows for varied interpretations, much like a complex language. Theorists are increasingly acknowledging this, recognizing how clothing communicates non-verbally, subtly conveying social messages and influencing interactions. This aspect is particularly evident in literature, where characters' clothing choices are deeply connected with their development and contribute significantly to the narrative's emotional richness. Fashion, therefore, extends beyond its aesthetic function, emerging as a dynamic tool for expressing post-colonial identities and challenging the lingering influence of colonialism. In cultures marked by colonial and imperial histories, fashion becomes an emblem of identity, offering a means to reclaim and redefine cultural narratives. It is through fashion choices that individuals express their cultural identity, challenge norms imposed by others, and resist the erasure of their heritage. It becomes a tool for empowerment and self-representation, allowing marginal communities to reclaim agency over their own narratives. While colonialism may have ended, the legacy of colonialism has left lasting impacts on economies, social structures, and cultural perceptions. The Western nations continue actively participating in imperial activities to protect their wealth and power by exploiting other countries economically. The internalization of colonial values has deeply influenced the perception of fashion among people from once colonized countries. The cultural values of these countries are often deemed "uncivilized" in contrast to the "superior," "civilized," and "rational" standards of the colonizers. As a result, Western fashion trends, representative of the colonizers' ideals, permeate the local markets and overshadow indigenous styles. Fashion is used as a means of signifying power, class, and status, and European modes of dress are seen as a symbol of sophistication and modernity. Drawing upon the broader theoretical framework of postcolonialism, this paper critically analyses V.S. Naipaul's work A Bend in the River (1979) to demonstrate how fashion choices create identities to continue colonial legacies.

  • MakaleYalnız künye2023
    The New Conformable Methods to Solve Conformable Time- Fractional Generalized Burgers Equation with Proportional Delay

    Anaç, Halil; Avcı, Halil Hüseyin

    In this article, two novel methods called conformable q-Mohand homotopy analysis transform method (Cq-MHATM) and conformable Mohand Adomian decomposition method (CMADM) are utilized to examine the novel numerical solutions for nonlinear conformable time-fractional generalized Burgers equation with proportional delay. The first of the two new methods suggested, Cq- MHATM, is a hybrid method that combines q-homotopy analysis transform method and Mohand transform in the sense of comformable derivative. The other method, CMADM is also a hybrid method that combines Adomian decomposition method and Mohand transform in the sense of comformable derivative. The computer simulations were worked out to prove that the suggested methods work and are trusted.

  • MakaleAçık Erişim2023
    Eksenel Yüke Maruz Çelik Boru ve Kutu T-birleşimlerinin Yangın sonrası Davranışı

    Ozyurt, Emre

    Bu çalışma, boru ve kutu profillerden oluşmuş kafes sistem T-birleşimlerinin eksenel yük altında yangın sonrası davranışlarını sonlu elemanlar yöntemi kullanarak incelemeyi amaçlamaktadır. Bunu için farklı geometrik özelliklere sahip T-birleşimler sonlu elemanlar programı kullanılarak modellenildi. Öncelikle ısı transfer analizi yapılarak, oluşturulan sayısal modeller ISO 834 yangın eğrisine bağlı olarak ısıtıldı ve sonra soğutuldu. Yangın sonrası artık gerilmelere ve deformasyonlara maruz kalmış birleşimlere, maksimum dayanıma ulaşıncaya kadar örgü elemanı ucundan eksenel yük uygulanıldı. Tüm birleşimlerde göçme sınır durumu başlık elemanı cidarında plastikleşme olarak tespit edildi. Yangın öncesi ve sonrası birleşimlerin dayanımları karşılaştırıldı. Sayısal sonuçlardan elde edilinen bilgilere göre yangın sonrası tübüler T-birleşimlerin dayanımları %23,5 ’a kadar düşmektedir. Ayrıca, birleşimler üzerindeki sıcaklık dağılımları, örgü-başlık eleman oranlarına ve başlık elemanının et kalınlıklarına bağlı olarak değişmektedir. Yangın sonrasında oluşan artık gerilme ve deformasyonlar boru ve kutu T-birleşimlerin dayanımlarına önemli derecede etki etmektedir.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
  • MakaleAçık Erişim2023
    Gelen pazarlamanın ağızdan ağıza pazarlama, marka bilinirliği ve satın alma niyeti üzerindeki etkisi

    Kırmızıbiber, Ahmet; Yildiz, Salih

    Bu çalışma gelen pazarlamayı tanımlayarak pazarlama çabaları üzerindeki etkisini belirlemeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın hedef kitlesini herhangi bir ürün ya da hizmet satın almadan önce internet üzerinde araştırma yapan tüketiciler oluşturmaktadır. Araştırma verileri online anket aracılığıyla toplanmıştır. Toplanan verilerin güvenilirlikleri Cronbach Alfa Katsayısı ile geçerlilikleri ise Faktör Analizi ile test edilmiştir. Oluşturulan hipotezler Yapısal Eşitlik Modeli ile test edilmiştir. Yapılan analizler neticesinde genel olarak gelen pazarlamanın (görünürlük yönetimi, aktif dinleme, topluluk oluşturma ve canlı iletişim) ağızdan ağıza pazarlama, marka bilinirliği ve satın alma niyeti üzerinde pozitif etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Oluşturulan hipotezlerden yalnızca "Bir firmanın canlı iletişiminin satın alma niyeti üzerinde pozitif yönde etkisi vardır." hipotezi desteklenememiştir. Yerli literatürümüzde konu ile ilgili sınırlı sayıda çalışmanın bulunması, yabancı literatürde ise konunun genelde nitel olarak ele alınmış olması ve nicel çalışmaların az sayıda olması çalışmanın literatür için önemini ortaya koymaktadır. Çalışmanın sonuçlarının ayrıca uygulayıcılar açısından bakıldığında, günümüz dijital çağın koşullarında işletmelere yol gösterip olumlu geri dönüşümler kazandırması noktasında önemli katkılar sağlayacağı düşünülmektedir.

    AtıfOpenAlex5
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2023
    İlişkisel Pazarlama, Bilişsel Çelişki, Müşteri Memnuniyeti ve Yeniden Satın Alma Davranışı Arasındaki İlişkinin İncelenmesi: Çevrimiçi Satın Alma Davranışı Üzerine Bir Araştırma

    Bayraktar, Eda Dişli

    Özellikle teknolojinin hızlı gelişimi ve internet kullanım oranının artması çevrimiçi alışveriş sitelerini de çeşitlendirmiştir. Böylece tüketiciler internet alışveriş sitesi tercihlerinde alternatifleri değerlendirmeye başlamışlardır. Bu durum onlarda bilişsel olarak çelişki yaratabilmektedir. Bu doğrultuda çalışmanın amacı, ilişkisel pazarlamada bağ stratejilerinin bilişsel çelişki davranışına etkisi ile bilişsel çelişki yaşayan müşterilerin memnuniyet ve yeniden satın alma davranışına etkisini incelemektir. Bu amaçla hazırlanan anket formu gerek yüz yüze gerekse de çevrimiçi anket yöntemiyle katılımcılara ulaştırılmıştır. Ankete toplamda 401 geri dönüş sağlanmıştır. Modeldeki değişkenler arasında ilişki bulunup bulunmadığı yapısal eşitlik modeli yardımıyla LISREL 8.7 programından yararlanarak tespit edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, sosyal bağların, yapısal bağların ve finansal bağların bilişsel çelişki üzerinde negatif yönlü anlamlı bir etkisi olduğu belirlenmiştir. Diğer bir deyişle katılımcıların sosyal, yapısal ve finansal bağlar düzeylerinde meydana getirdikleri bir birimlik artış bilişsel çelişki düzeyleri üzerinde negatif yönde bir etki yapacağı belirlenmiştir. Ayrıca araştırmada çelişkinin müşteri memnuniyeti ve tekrar satın alma davranışına da olumsuz ve anlamlı bir etkisi bulunduğu saptanmıştır. olmalıdır. Özette, araştırmanın amacı, yöntem ve bulguları, veri toplama araçlarından bahsedilmelidir. 12, punto, Calibri, iki yana yaslı. Özetler, en az 150, en fazla 250 kelime olmalıdır.

  • MakaleYalnız künye2023
    Tüketiciden tüketiciye elektronik ticarette (C2C) çevrimiçi ikinci el ürün satın alma motivasyonlarının sürdürülebilir tüketim davranışı ve çevrimiçi tekrar satın alma niyeti üzerindeki etkileri ve elektronik ağızdan ağıza pazarlamanın aracılık rolü

    Avcı, İbrahim; Yildiz, Salih

    Uzun bir geçmişe sahip olan ikinci el ticaret, son yıllarda daha popüler hale gelmiş ve tüketiciler tarafından daha çok satın alınmaya başlanmıştır. İlk başlarda fiziki olarak bit pazarları, spotçu çarşıları, açık arttırma dükkanları gibi fiziki mekanlardan satın alınan ikinci el ürünler, elektronik platformlarda da satın alınmaya başlanmıştır. Tüketiciden tüketiciye elektronik ticaret (C2C) şeklinde gerçekleşen ikinci el ürün alışverişin temelinde ekonomik, uygunluk ve fikirsel gibi birçok motivasyonlar yer almakta ve tüketiciler sürdürülebilir tüketim kapsamında da ikinci el ürünlere yönelmektedirler. Araştırmanın amacı çevrimiçi ikinci el ürün satın alma motivasyonlarının sürdürülebilir tüketim davranışı ve çevrimiçi tekrar satın alma niyeti üzerindeki etkilerini belirlemek ve bu etkilerde E-Womm’un aracılık rolünü ortaya çıkarmaktır. Bu amaçla araştırmada örnekleme yöntemlerinden kolayda örnekleme yöntemi kullanılmış ve araştırma kapsamında Google Forms üzerinden hazırlanan çevrimiçi anket formu ile 551 çevrimiçi ikinci el müşterisinden veriler toplanmıştır. Elde edilen bulgulara göre, yalnızca ekonomik ve ideolojik motivasyonlar sürdürülebilir tüketim ve E-Womm davranışı üzerinde olumlu bir etkiye sahiptir. Tüm çevrimiçi ikinci el alışveriş motivasyonlarının, çevrimiçi yeniden satın alma niyeti üzerinde olumlu bir etkiye sahip olduğu, E-Womm davranışının ise hem sürdürülebilir tüketim davranışı hem de çevrimiçi yeniden satın alma niyeti üzerinde olumlu bir etkiye sahip olduğu bulunmuştur. Ayrıca aracılık ilişkileri önemli sonuçlar vermiştir.

    AtıfTR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2023
    The effect of country image on behavioral intentions: parallel mediation effects of product and service quality

    Sevim, Nurdan; Hall, Elif Eroglu; Izmir, Onur

    Consumers use the country image as not only heuristics to predict the quality of the products but also as a symbol of the self by which they affiliate themselves with certain groups and differentiate from others. This study intents to understand the effects of COI on product and service quality perceptions and a set of behavioral intentions through a holistic perspective in the automobile industry. Moreover, as a complementary element, some insights into the conceptualization and the measurement of the country image are meant to be gained. The findings of this study verify the assertions in the current literature on the two-dimensional country image construct, which consists of cognition and affect. The cognition-oriented country image scales threaten the validity of studies conducted in this area because the results obtained with cognition-oriented scales are inadvertently attributed to the (general) country image construct consisting of both cognitive and affective elements. In line with the service dominant logic, it is identified that a holistic approach is required predicting the effects of the country image on quality perceptions. Even in such a pure product category as automobiles, strong associations were identified between country image and perceived service quality. Therefore, regardless of the content of the market offering, it is important that quality must be evaluated under two separate dimensions as (physical) product quality and service quality. With the help of this twodimensional conceptualization of country image and quality perceptions, country of origin element attached to the market offering can be transformed into actual behaviors.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Parasal Ve Parasal Olmayan Satış Tutundurmanın Marka Tercihi ve Marka Güveni Üzerindeki Etkileri

    Yildiz, Emel; Öz, Halil Hakdan

    Parasal ve parasal olmayan satış tutundurma araçları müşterileri farklı şekillerde etkilemektedir. Alan incelenmesi yapıldığında özellikle yerli literatürde parasal ve parasal olmayan tutundurma araçlarının tüketiciler nezdinde ayrımının yapıldığı çalışma sayısının oldukça az olması bu çalışmanın yapılmasının gerekçesini oluşturmaktadır. Buradan hareketle bu araştırmanın amacı satış tutundurma araçlarından parasal ve parasal olmayan satış tutundurmanın marka tercihi ve marka güveni üzerindeki etkisini incelemektir. Söz konusu amaç doğrultusunda Bayburt Üniversitesi öğrencileri üzerinde ankete dayalı bir alan araştırması gerçekleştirilmiştir. Kota örnekleme yöntemine göre toplam 500 öğrencinin olduğu bir örneklem grubundan veriler toplanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 21 ve AMOS 24 istatistik paket programları aracılığı test edilmiştir. Kullanılan ölçeklerin geçerlilik ve güvenilirliklerinin test edilmesi amacıyla sırasıyla açımlayıcı faktör analizleri ve Cronbach Alpha analizleri yapılmıştır. Hipotez testleri için yapısal eşitlik modelinin kullanıldığı çalışma sonucunda hem parasal satış tutundurmanın hem de parasal olmayan satış tutundurmanın marka tercihi ve marka güvenini pozitif bir şekilde etkilediği ancak parasal satış tutundurma araçlarının marka güveni ve tercihine etkisinin parasal olmayan satış tutundurma araçlarından daha fazla olduğu ortaya çıkmıştır. Yine marka güveninin de marka tercihi üzerinde pozitif bir etkisinin olduğu görülmüştür.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023Scopus SJRQ4
    Sosyobilimsel Konulara Yönelik Yürütülen Lisansüstü Tezlerin İncelenmesi: Sistematik Bir Analiz

    Başkan Takaoğlu, Zeynep

    Sosyobilimsel konular teknolojik gelişmeler neticesinde ortaya çıkar ve toplum tarafından ciddi tartışmaları da beraberinde getirir. Bu tartışmaların sınıf ortamlarına taşınması ise öğrencilerin araştırma ve sorgulamaya dayalı öğretimlerine katkı sunar. Buna bağlı olarak son yıllarda sosyobilimsel alanda yürütülen çalışmalarda artışlar yaşanmıştır. Ancak tez çalışmalarında sistematik bir değerlendirmenin olmaması bir eksiklik olarak değerlendirilebilir. Bu gerçekten hareketle mevcut çalışmanın amacı; sosyobilimsel konularda yürütülen lisansüstü tezlerdeki araştırma eğilimlerinin belirlenmesidir. Bu amaç doğrultusunda nitel araştırma metodolojisine göre tasarlanan çalışmada doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada, 2008 ile 2021 yılları arasında yürütülen 95 lisansüstü tez örneklemi oluşturmuştur. Elde edilen veri araştırmacı tarafından oluşturulan veri toplama aracı formu ile toplanmıştır. Verilerin analizinde ise alt problemlere bağlı olarak betimsel ya da içerik analizinden yararlanılmıştır. Çalışma sonucunda sosyobilimsel konuların 2018 yılında bir tepe noktasına ulaştığı, bazı üniversitelerde araştırmaların yoğunlaştığı ve genellikle fen bilgisi öğretmenliği bilim dalında yürütüldüğü görülmüştür. Yöntem açısından dengeli bir dağılımın olduğu, örneklem sayısının daha çok 11 ile 30 arasında tercih edildiği, genellikle ortaokul öğrencileri ve fen bilgisi öğretmenlerinin örneklemleri oluşturduğu ve veri analiz teknikleri ile veri toplama araçları arasında uyum olduğu belirlenmiştir. İçerik analizi sonucunda ise seçilen konularla sonuçlar ilişkili bulunmuştur. Duyuşsal özellikler, argümantasyon, alan bilgisi, öğretim yöntem ve teknikleri, muhakeme, başarı ve sosyobilimsel konuların etkilendiği faktörler kategorileri oluşmuştur. Bu doğrultuda gelecekte yürütülecek lisansüstü çalışmalarda bu araştırmadan elde edilen sonuçların yol gösterici olacağı düşünülmektedir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex12TR Dizin9
    TR Dizinİncele