Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2024
    Teolojik Dilin Sınırlarında Tanrı'nın Sevgisini Anlamak

    Sarıkaya, Berat; Kalyoncu, Ayşe

    Beşerî bir duygu olan “sevgi”, insanlar arası ilişkilerde samimiyet ve muhabbeti doğuran önemli kavramlardan birisidir. Sevgi genellikle bir kişinin bir başkasına duyduğu derin ve olumlu bir bağlılığı ifade eder. Sağlıklı ilişkilerin temelini oluşturur. Ancak sevgi, ontolojik olarak yaratılmışlardan farklı olan Allah için söz konusu olduğunda, kavramın Allah’a izafesinin nasıl anlaşılması gerektiği hakkında farklı görüşler ortaya çıkmıştır. Konu hakkındaki tartışmaların temelini ise “dil” oluşturmaktadır. Zira Tanrı hakkında konuşmak insan unsuru olan bir dil aracılığı ile yapılmak durumundadır. Asıl problem de bu noktada başlamaktadır. Konu İslam düşüncesinde Tanrı tasavvuru ve O’nun sıfatlarıyla ilgilidir. Tanrı hakkında kullanılacak dil Tevhid ilkesi çerçevesinde oluşturulmak durumundadır. Dolayısıyla hangi durumlarda tenzih, teşbih ve analoji gibi anlatım biçimleri, hangi durumlarda sembolik ve mecazi dil kullanması gerektiği önem arz etmektedir. İnsanlar, soyutlamalar ve semboller aracılığıyla Tanrı'nın niteliklerini ifade ederler. Semantik dilde Tanrı hakkında lafzî anlam kullanılamaz, çünkü kelimeler yanlış anlamaları teşvik edebilir. Mecazî dil, Tanrı'nın niteliklerini anlamada kullanışlı bir araçtır ve insanların duygusal etkileşimlerini genişletir. İslam düşünce geleneğinde, farklı ekoller Tanrı'nın sıfatlarını ve eylemleri konusunda farklı yaklaşımlar sergilemişlerdir. Selefîler, Allah'ın sıfatlarını doğrudan kabul ederken, Mücessime ve Müşebbihe mezhepleri Tanrı'ya cismani bir suret nispet eder. Ehl-i Sünnet bilginleri, tenzihî ve teşbihî dil arasında orta bir yol izler, Tanrı hakkında konuşurken kullandıkları dilin sınırlarına dikkat ederler. Çalışmamız, Allah ile insan arasındaki sevgi ilişkisinin iki boyutunu incelemektedir: birincisi insanın Allah'a olan sevgisi (muhabbetullah), diğeri ise Allah'ın insanlara olan sevgisi. Ayrıca, bu ilişkinin dil ile nasıl ifade edildiğini ve Tanrı'nın nitelikleri konusundaki tartışmaları ele almaktadır.

  • MakaleAçık Erişim2024
    Göçmen Ağlarına Netnografik Bir Bakış: Göçmen Kadınlar Instagram Sayfası

    Okur, Hatice Duran

    İnsanlık tarihinin başlangıcından beri var olan göç, günümüzde çok çeşitli nedenlerle her geçen gün artarak önemini ve güncelliğini korumaktadır. Her göç kendisine özel olmakla birlikte; son yıllarda Türkiye’den yurt dışına göçen Türk vatandaşların büyük ölçüde genç, aktif, yüksek eğitimli nüfustan olması ve göçen kadınların sayısındaki artış dikkat çekmektedir. Bu durum göçün niteliğinde değişim ve dönüşümler yaşandığına işaret etmektedir. İletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmelerle birlikte göçmen ağlarına yönelik değişim ve dönüşümlerin de olduğu görülmektedir. Bu araştırmanın amacı, popüler sosyal medya ağlarından biri olan Instagram’daki “Göçmen Kadınlar” sayfası örneği üzerinden, göçmen kadınların sosyal medya ağlarını kullanarak sanal alanda oluşturdukları göçmen ağlarındaki iletişimlerini, etkileşimlerini anlamak ve bu ağların göç sürecindeki işlevlerini açıklayarak; göçmen ağlarının değişen yapısına ilişkin literatüre katkı sağlamaktır. Bu bağlamda araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden netnografi (dijital etnografi) yaklaşımı benimsenmiştir. Instagram’da büyük bir kitleye hitap eden Göçmen Kadınlar sayfası takipçisi olan Türkiye’den göç etmiş 23 kadınla çevrimiçi derinlemesine görüşme gerçekleştirilmiştir. Görüşmelerden elde edilen veriler ile sanal alanda gerçekleştirilen gözlem ve tutulan saha notları birlikte ele alınıp anlamlı kategoriler hâline getirilerek; betimsel analiz yöntemiyle yorumlanmıştır. Sonuç olarak göçmen kadınların Instagram’ı göç sürecinde göçmen ilişki ağlarını oluşturmak için işlevsel olarak kullandığı ortaya çıkmıştır. Göçmen ağlarının göç sürecine olumlu olarak iletişim-haberleşme, bilgilendirme, sosyalleşme, duygusal destek sağlama ve uyum sürecini hızlandırma işlevlerinin olduğu ve göç akışlarının desteklenmesinde rol oynadığı, olumsuz olarak dil öğrenimini geciktirme, yanlış yönlendirme ve gerçeği yansıtmama işlevlerinin olduğu sonucuna varılmıştır.

    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Enhancing Psychological Well-Being: Examining the Influence of Attachment Styles, Mediated by Post-conventional Religious Reasoning

    Güngör, Sunay

    This study investigates the intricate relationship between attachment styles, post-conventional religious reasoning, and psychological well-being. With a sample of 650 participants, established measurement tools such as the Psychological Well-Being Scale, the Adult Attachment Styles Scale, the God Attachment Styles Scale and the Modified Belief Scale are used. Utilizing Smart PLS 4.0.4.9 for analysis, the partial least squares (PLS) algorithm with bootstrapping was employed due to its suitability for complex models and small sample sizes. Through Sobel tests, the mediating role of post-conventional religious reasoning is explored. Results reveal significant positive associations between Attachment Styles in Adults and both Post-conventional Religious Reasoning and Psychological Well-being. Similarly, Attachment Styles to God exhibit significant positive relationships with Psychological Well-being and post-conventional religious reasoning. Furthermore, post-conventional religious reasoning demonstrates a significant positive relationship with Psychological Well-being. The findings indicate that it mediates the relationship between Attachment Styles in Adults and Psychological Well-being, as well as between Attachment Styles to God and Psychological Well-being. This study contributes to the understanding of how attachment styles and religious reasoning influence psychological well-being. The findings underscore the importance of considering both attachment to significant others and attachment to a higher power in understanding individuals' well-being. By highlighting the mediating role of post-conventional religious reasoning, this research sheds light on the mechanisms through which these factors interact to influence psychological well-being.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2024
    Samsun’da Kara Yolu Trafik Kazalarının CBS Tabanlı Zamansal ve Mekânsal Analizi

    Ozçelebı, Muhammed Akıf

    Dünya genelinde kentlerdeki araç sayısının artışı, uluslar için önemli bir endişe kaynağı olmuştur. Bu durum, ekonomik kayıpların yanı sıra kara yolu trafik kazalarında (KTK) da yükselişe yol açmış ve trafik güvenliğini küresel düzeyde ciddi bir sorun haline getirmiştir. Bu çalışmada Samsun’da KTK’lerin zaman içerisinde neden ve nasıl gerçekleştiğinin tespit edilmesi, nispeten yüksek riskli konumların belirlenmesi ve yakın çevresindeki aktivite alanlarıyla ilişkilendirilmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda Çekirdek yoğunluk, Ancelin Local Moran’ın I, benzerlik ve mekân-zaman küpü analizlerinden yararlanılmıştır. Buna göre 2018-2020 yılları arasında gerçekleşen 4.339 kara yolu trafik kazaları en az perşembe günü, kış mevsimi ve gece saatlerinde (00:00-06:00) meydana gelirken, en fazla kaza ise cumartesi günü, yaz ayları ve akşam vakitlerinde (16:00-21:00) gerçekleşmiştir. Çalışma kapsamında yapılan analizler Samsun’da KTK’lerin daha yüksek araba hızına ve hacmine sahip çok şeritli yollar üzerinde kümelendiğini ortaya çıkarmıştır. KTK’lar konut ve ticari arazi kullanım alanları ile kamu ve özel kurumların toplandığı şehir merkezleri ve yakın çevresindeki anayollar boyunca meydana gelmiştir. KTK’lerde sözü edilen şehir merkezlerinde ise Samsun’un en nüfuslu ilçesi olan İlkadım öne çıkmıştır. Samsun şehrinde mekân zaman küpü analizi neticesinde zaman içinde KTK’lerin kümelenme gösterdiği sıcak noktalar içerisinde en geniş alana yayılan model “azalan sıcak noktalar” olmuştur. Bu model İlkadım ilçesinin kentsel alanı ile Canik ilçesinin batısındaki İlkadım Bulvarı’nın çevresinde kümelenmiştir. Sonuç olarak tespit edilen bu sıcak noktalar güvenlik kurumlarının kaza sıklığını veya şiddetini azaltacak önlemler konusunda daha bilinçli kararlar almasına rehberlik edeceği düşünülmektedir.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Semantic and Pragmatic Analysis of a Turkish Sadness Verb Hüzünlen

    Demir, Süleyman; Özyıldırım, Işıl

    This study provides a semantic and pragmatic analysis of the Turkish verb "hüzünlen-" which conveys the meaning of sadness. Following a corpus-driven approach, query sequences from the Turkish National Corpus (TNC) were analysed according to the Extended Lexical Units model. In this context, 284 query sequences found in real spoken and written language samples were examined to determine the lexical profile of the verb "hüzünlen-." The aim of the study is to reveal the semantic and pragmatic usage differences of the verb "hüzünlen-" comparedæ to other verbs expressing sadness. In this regard, the syntactic features, collocational tendencies, and context dependent semantic and pragmatic characteristics of the verb "hüzünlen-" were thoroughly investigated. As a corpus-driven study, this research is the result of an inductive examination. The study demonstrated that the lexical framework of the verb "hüzünlen-"implies a sudden, intense sadness often related to past events and circumstances. The findings contribute to a better understanding of the cultural and linguistic features of expressing sadness in Turkish, as well as to comprehending the cognitive aspects of the emotion of sadness. Furthermore, the results of the study offer significant insights into how expressions of sadness are shaped in linguistic and cultural contexts in Turkish, allowing for a broader perspective on the linguistic representation of sadness. This research suggests that the verb "hüzünlen-" should be examined not only in Turkish but also in comparison with similar emotional expressions in other languages. Thus, it can contribute to understanding the universal and culture-specific features of language and emotion.

    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    İleri Yetişkinlerin Kendi Yaş Gruplarına Yönelik Stereotiplerinin Belirlenmesi: Bir Ölçek Geliştirme Çalışması

    Kütük, Bahtım; Özekes, N. Banu Çengelci

    İleri yetişkinler stereotiplere en fazla maruz kalan ve bu stereotiplerle baş etmek durumunda olan gruplardan biridir. Bu çalışmada, ileri yetişkinlerin (65+) kendi yaş gruplarına yönelik stereotip düzeylerini belirlemek için bir ölçek geliştirmek amaçlanmıştır. Çalışmaya, Türkiye’nin farklı şehirlerinde yaşayan, herhangi bir nörolojik tanısı olmayan 297 katılımcı dâhil edilmiştir. Katılımcıların yaş aralığı 65 ile 91 arasında değişmektedir (Ort.yaş = 71.66, SS = 6.52). Tamamen gönüllük esasına dayalı olan araştırmada veriler anket yöntemi ile yüz yüze toplanmıştır. Katılımcılara alan yazından faydalanılarak ileri yetişkinlere yönelik oluşturulan dokuz farklı stereotipe ne kadar katılıp katılmadığı sorulmuştur. Verilerin faktör analizine uygunluğunu ve örneklemin yeterliliğini test etmek için Kaiser-Meyer-Olkin (KMO) katsayısı ve Bartlett Küresellik Testi (BKT) kullanılmıştır. KMO katsayısı (.826) ve BKT'nin anlamlılığı (χ² (36) = 664.204; p < 0.001) ölçeğin faktör analizine uygun olduğunu ve verilerin çok değişkenli normal dağılımdan geldiğini göstermiştir. Gerçekleştirilen AFA sonucunda ölçeğin dokuz maddeden oluşan tek faktörlü bir yapı oluşturduğu görülmüştür. Ölçüm aracının faktör yükleri .32 ile .70 arasında değişmektedir ve maddelerdeki ortak varyansın %40 olduğu görülmektedir. DFA sonuçları da maddelerin tek faktörde toplandığını ve uyum iyiliği değerlerinin kabul edilebilir düzeyde olduğunu göstermiştir, χ²/SS = 2.682, RMSEA = .075, CFI = 0.932, TLI = .905, SRMR = .042. Cronbach alfa katsayısı ise 0.80 olarak bulunmuştur. Sonuç olarak, bu ölçeğin ileri yetişkinlerin kendi yaş gruplarına yönelik stereotipleri değerlendirmek için güvenilir ve geçerli bir ölçek olduğu söylenebilir. Bunun yanında, ölçek hem ülkemizde hem de yurt dışında ilk olma özelliğine sahiptir ve ileri yetişkinlere yönelik önyargı ve ayrımcılığın kapsamlı bir şekilde araştırılmasını ve anlaşılmasını sağlayacaktır

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Gümüşhane Merkez Mahalle Adlarının Köken Bakımından İncelenmesi

    Budak, Nihan

    Yer adları bilimi (toponimi) dilbilimin alt dallarından biridir. Yer adları; coğrafi şartlar, toplum ve toplumun sahip olduğu kültür, yaşam şekilleri ve şartlarıyla doğru orantılı olarak oluşmaktadır. Yer adları, coğrafi yapının yanı sıra o bölgede yaşayan toplum hakkında da ipuçları vermektedir. Bu çalışmada Türkiye’nin kuzeydoğusunda yer alan illerden biri olan Gümüşhane ele alınacaktır. Altı ilçesi bulunan bu ilin merkezi Merkez ilçesi olarak adlandırılmaktadır. Merkez ilçeye bağlı 20 mahalle bulunmaktadır. Bu mahallelerin 8 tanesinin adı tek kelimeden, diğerleri ise iki kelimeden oluşmaktadır. Bu çalışmada mahallelerin adları yapıları ve kökenleri bakımından tek tek ve alfabetik sırayla incelenecektir. Böylelikle dilbilimin alt alanlarından biri olan ve yer adlarının oluşumunu ve anlamını inceleyen yer ad bilimi (toponimi/toponomi) alanına katkı sağlamak amaçlanmaktadır. Yapı bakımından Canca Mahallesi, Çamlıca Mahallesi, Ekinciler Mahallesi, Fatih Mahallesi, Gaziler Mahallesi, Mezire Mahallesi, Süleymaniye Mahallesi, Yeni Mahallesi tek kelimeden oluşan mahalle adları; Akçakale Mahallesi, Bağlarbaşı Mahallesi, Esentepe Mahallesi, Eskibağlar Mahallesi, Hacıemin Mahallesi, Hasanbey Mahallesi, İnönü Mahallesi, Karaer Mahallesi, Karşıyaka Mahallesi, Oltanbey Mahallesi, Osman Gazi Mahallesi, Özcan Mahallesi iki kelimeden oluşan mahalle adlarıdır. Bu mahalle adlarından Çamlıca, Ekinciler, Yeni, Esentepe, İnönü, Karaer, Karşıyaka, Oltanbey Türkçe; Fatih, Mezira, Hacıemin, Osmangazi Arapça’dır. Canca, Gaziler, Süleymaniye, Akçakale, Özcan, Bağlarbaşı, Eskibağlar, Hasanbey ise bir kısmı farklı bir dilden bir kısmı farklı bir dilden oluşmuş melez bir yapıdadır.

    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Yabancı Seyyahlara Göre Türklerde Misafirperverlik

    Gökşen, Cengiz; Topalak, Halil İbrahim

    Tarihte ilk önce Orta Asya bozkırlarında görülen Türkler, uzun süre göçerevli bir yaşam sürmüş, dünya tarihinde kudretli devletler kurmuş bir ulustur. Zaman içinde Orta Asya’dan dört bir yana dağılan Türkler genel anlamda batıya doğru gelmişlerdir. Hazar ve Karadeniz’in kuzeyinden ve güneyinden Fars ve Bizans topraklarına giren Türkler, zamanla Avrupa ortalarına kadar ilerlemişler, Afrika’nın kuzeyini boydan boya geçerek Akdeniz’i bir Türk gölü haline getirmişlerdir. Asya steplerinden çıkıp üç ana kıtaya hükmeden bu milletin yaşantısı her devirde insanların merakını celbetmiş, bu bağlamda doğudan batıdan birçok seyyah, araştırmacı, yazar Türk topraklarını çeşitli vesilelerle gezmiş, gördüklerini not etmiş ve sonraki kuşaklara ciddi bir kültürel miras bırakmıştır. Seyyahların Türk kültürüyle ilgili olarak bıraktıkları kültürel değerlerden ve Türklerin temel özelliklerinden biri olan misafirperverliktir. Asya bozkırlarından çıkıp eski dünyanın dört bir yanına yayılan Asya’nın bu göçmen halkı, gittiği her yerde yerli halkla barış içinde yaşamaya çalışmıştır. Türk milletinin hükümdarından en fakir vatandaşına kadar bütün fertleri yanına gelen konuğunu baş tacı etmiş, yememiş yedirmiş, içmemiş içirmiş, elinden gelen en iyi şekilde ağırlamıştır. Bu çalışmada Orta Asya’da yaşayan Türklerden başlamak üzere yaklaşık bir asır öncesine kadar Türk coğrafyasında bulunmuş, seyyahların, araştırmacıların ve bilim insanlarının Türklerin misafirperverliğiyle ilgili verdikleri bilgiler toplanmıştır. Çalışmanın amacı, yabancıların Türklerin insanlara verdikleri değeri nasıl değerlendiklerini, Türklerin misafirperverliğiyle ilgili düşüncelerini ortaya koymaktır. Nitel bir çalışma olan bu makalede literatür tarama ve metin analiz teknikleri kullanılmıştır

    AtıfOpenAlex3TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Blokzincir ve Sosyal Yardım Kavramları Üzerine Bibliyometrik Analiz

    Peker, İskender; Çaybaşı, Gökhan

    Blokzincir ilk kripto para birimi olan Bitcoin (BTC) ile adını duyurmuştur. Blokzincirin vaadi olan dağıtık defter, eşler arasında şeffaflık ve güveni tesis ederek verilerin değiştirilmediğini garanti altına alır. Sosyal devlet olmanın bir gerekliliği olarak sunulan sosyal yardımlar, yoksul veya düşük gelirli kişilere devlet ya da sivil toplum kuruluşları (STK) eliyle yapılan yardımları ifade eder. Blokzincir ademi merkeziyetçi kayıt yapısı sayesinde veri üzerinde değişiklik yapılmadığını garanti eder. Bağışçıların, bağışta bulundukları kuruma karşı azalan güven duygusu, blokzincir gibi uçtan uça izlenebilir bir sistem ile tesis edilebilir. Bu çalışmanın amacı, 2016-2023 arası dönemdeki akademik yayınlar dahilinde sosyal yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasında blokzincir teknolojisinin nasıl kullanıldığını ve bu konuda literatürdeki eksiklikleri belirlemek ve bu yolla araştırmacılara yol gösterici bilgiler sunarak, blokzincir teknolojisinin sosyal yardımların dağıtımında hangi yönleriyle ele alındığını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışma kapsamında Scopus veri tabanından elde edilen 82 çalışma R-programlama dilinin Bibliometrix isimli analiz paketi ile incelenmiştir. Blokzincir ve sosyal yardım konularındaki çalışmalar çeşitli yönleriyle ele alınarak analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre literatüre en çok katkı sağlayan ülkelerin sırasıyla Çin, Hindistan ve Bileşik Krallık olduğu, 82 çalışmanın %30’luk bölümünün 2022 yılındaki 25 çalışmanın teşkil ettiği yardım ve Blokzincir çalışmalarına yönelik trendin arttığı, 49 çalışmanın konferans bildirisi düzeyinde kaldığı, 26 çalışmanın makale ve 5 kitap bölümü olarak araştırmacıların literatüre katkı sağladığı gözlemlenmiştir.

    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2024
    Boşanma Sürecindeki Bireylere Dair Tanımlayıcı Bir Araştırma

    Barut, Yaşar; Bilgin, Özkan

    Boşanma genellikle nedenleri ve sonuçlarıyla ele alınan, birey ve çocuk üzerindeki etkileri araştırılan bir konudur. Boşanmayı bir süreç olarak ele alan bu araştırmada; boşanma sürecindeki bireylerin sosyo-demografik özellikleri, boşanmaya neden olan faktörler, boşanma sürecindeki bireylerin şimdiki durumları ve geleceğe dair düşünceleri ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Araştırma genel tarama modelleri arasında yer alan tekil tarama modelli bir araştırmadır. Trabzon 1. Aile Mahkemesi’nde gerçekleştirilen araştırmaya 152 birey katılmıştır. Araştırmacılar tarafından oluşturulan anket formu kullanılarak veriler toplanmıştır. Katılımcılarla yüz yüze görüşmeler yapılarak elde edilen veriler SPSS 21 paket programı kullanılarak analiz edilmiş ve frekans dağılımları yapılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre; katılımcıların en sık belirttiği boşanma nedenlerinin eşinin ailesinin tutum ve davranışları (%42,8), geçimsizlikanlaşamama (%42,7), aldatma (%34,8) ve şiddet (%34,2) olduğu bulunmuştur. Ayrıca katılımcıların %82,2’sinin evlilik yaşamında eşinden şiddet gördüğü bulunmuştur. Boşanma sürecinin ardından katılımcıların gelecekte karşılaşabilecekleri sorunlar arasında en sık belirtilen konuların; ekonomik sorunlar (%37,5), çocuklarla kişisel ilişki kurmada yaşanacak sorunlar (%23), bireysel düzeyde yaşanacak duygusal ve psikolojik sorunlar (%20,3) ve sosyal/toplumsal alanda damgalanma gibi yaşanacak sorunlar olduğu bulunmuştur. Araştırma sonucunda boşanma sürecinde sunulacak profesyonel desteğin önemi vurgulanmıştır.

  • MakaleYalnız künye2024
    Effect of Learned Helplessness Level on Life Satisfaction: A Research on Unemployed University Graduate Women Abstract

    Gökçe, Ahmet; Mazı, Derya

    Learned helplessness refers to a situation that occurs in line with the belief that a negative event will be repeated consecutively and that the person has no control over these events, and reflects a situation that causes loss of motivation and a decrease in positive feelings towards life. In line with gender roles, the negative situations that women encounter both at the beginning of working life and on their career path cause the feeling of learned helplessness to be experienced quite intensely. Accordingly, the main purpose of this study is to examine the relationship between learned helplessness and life satisfaction in the context of unemployed university graduate women. This research, using the survey method, was conducted with the participation of 260 university graduates and unemployed women residing in Hatay province. As a result of the analyzes, while a moderate and negative relationship was found between learned helplessness and life satisfaction, it was concluded that the level of learned helplessness has a statistically significant negative effect on the level of life satisfaction.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2024
    Web Tabanlı CBS Uygulamalarının Afet ve Acil Durum Yönetiminde Kullanımı: Gümüşhane Şehri Örneği, Türkiye

    Ocak, Fatih; Şirin, Mürşit

    Asrın felaketleri olarak nitelendirilen 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş Pazarcık (7.7 Mw) ve Elbistan (7.6 Mw) merkezli depremlerden sonra Türkiye’de afet yönetiminin ne kadar önemli olduğu ve dünyada ise afet riski taşıyan ülkelerin afet yönetimine daha hazırlıklı olması gerektiği anlaşılmıştır. Afet yönetiminin evreleri (afet öncesi, sırası ve sonrası) düşünüldüğünde, bu üç dönemin birbiriyle bir bütün olarak ele alınması gerektiği ortadadır. Buradan hareketle bu çalışma kapsamında, afet yönetimindeki aksaklıkların giderilmesinde önemli bir rol oynayacağı tahmin edilen hem vatandaşların hem de yetkili kurumların kullanabileceği web CBS tabanlı bir dizi mobil ve web uygulamaları tasarlanmıştır. Bu uygulamalar, hızlı ve etkin müdahale süreçlerini destekleyerek şehir yönetiminin afetler karşısında daha hazırlıklı olmasını sağlayacaktır. Uygulamalar ile Gümüşhane şehrinde muhtemel afet ve acil durumlardan önce vatandaşlar, afet ve acil durum toplanma alanları hakkında bilgilendirilecek ve toplanma alanlarının bilinirliği arttırılacaktır. Ayrıca vatandaşlar afet ve acil durum esnasında ve sonrasında geçici barınma yerleri hazırlanıncaya kadar, tasarlanan mobil uygulamalar ile ihtiyaçlarını kriz merkezine iletebilecektir. İhtiyaçlar tasarlanan canlı takip paneli üzerinde anlık olarak görülebilecek, yetkili kurumlar tarafından değerlendirilerek en hızlı sürede olaya müdahale edilmesi sağlanacaktır. Sonuçta tasarlanan uygulamalar ile bu kritik dönemde bütüncül bir afet yönetiminin gerçekleştirilmesi ve afet ve acil durumların başarılı bir şekilde yönetilmesi sağlanmış olacaktır.

  • MakaleYalnız künye2024
    Sağlık Çalışanlarının Ekolojik Ayak İzi Azaltılması Konusundaki Eğilimlerinin İncelenmesi

    Çam, Handan; Menteşe, Fatma Gökçe

    Dünya nüfusunun hızla artması ve teknolojik gelişmeler dünyadaki kaynakların bilinçsizce tüketilmesine neden olmaktadır. Öyle ki insanlar tarafından sonsuz kabul edilen kaynaklar maalesef insani faaliyetler sonucu yapılan tüketim kadar hızlı bir şekilde yenilenememektedir. Bu nedenle ortaya çıkan ekolojik ayak izi kavramı, insanların her türlü faaliyeti sonucunda ekosistemler üzerinde ortaya çıkan izleri ifade eden bir ölçüm yöntemidir. Son yıllarda ekolojik ayak izi kavramı, farkındalığın yaratılması ve ekolojik ayak izi azaltılması önem kazanmıştır. Literatürde ekolojik ayak izi hesaplanması ve farkındalığına dair pek çok çalışma bulunmasına rağmen, ekolojik ayak izinin azaltılmasına yönelik eğilimlerin incelenmesi konusunda sınırlı sayıda çalışma bulunmaktadır. Çalışmanın amacı sağlık sektöründe çalışan bireylerin ekolojik ayak izi konusundaki farkındalıkları ve ekolojik ayak izini azaltmaya yönelik eğilimlerinin değerlendirilmesidir. Bu amaç doğrultusunda Trabzon ilindeki 263 sağlık çalışanına “Ekolojik Ayak İzi Farkındalık Ölçeği” uygulanmıştır. Ekolojik ayak izi alt boyutları; yaş, cinsiyet, medeni durum, kurum içi konum ve eğitim değişkenleri için SPSS 23 paket programı ile analiz edilmiş ve yorumlanmıştır.

    AtıfTR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2024
    Ulusal Deprem Tatbikatı Sonrası Korku Pazarlaması Kapsamında, Küçük İşletmelerin Afet Sigortası Satın Alma Eğilimleri

    Yildiz, Emel; Çınar, Öznur

    Doğal afetlerin neden olabileceği bireysel kayıp kaynaklı riskler, bu risklerin meydana getirebileceği korku ve bu korkunun neden olabileceği telafi sistemleri isteği (doğal afet sigortası) bağlamından hareket ederek, bu araştırmanın amacı, bir doğal afet tatbikatı vasıtasıyla olası yüksek riskli bir afetin meydana getirebileceği kayıpların neden olacağı olası korkunun doğal afet sigortası yaptırma ile olan ilişkisini araştırmaktır. Araştırmanın ana kütlesi Bayburt ilinde faaliyette bulunan 2162 esnaftır. Araştırmada tesadüfi olmayan örnekleme metotlarından biri olan kolayda örnekleme metodu kullanılmıştır. Bu ana kütleden toplamda 764 kişi araştırmaya dahil edilmiştir. Araştırma, anket yöntemi kullanılarak 02/02/2023 ile 02/06/2023 tarihleri arasında Bayburt merkezi ve iki ilçesinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma anketi hazırlanırken kuramsal çerçevede belirtilen kaynaklardan genel anlamda faydalanılmış olup, anket demografik bilgileri, tatbikatla, sigortayla ve bireylerin afet duygularıyla ilgili soruları içermektedir. Araştırma sonucunda deneklerin afetlerden yüksek oranda korkmakta, afet tatbikatlarında korku duygusu yaşamamakta ve deneklerin ancak yarısı tatbikattan sonra afet sigortası yaptırmaya isteklidir. Ayrıca afet sürecinde duyulan korku hissi afet sonrası afet sigortası yaptırma isteğini belirleyen bir faktör değildir.

  • MakaleYalnız künye2024
    Otel Mutfaklarında Kullanılan Ekipmanların Yönetici Mutfak Şeflerinin Bakış Açısıyla Değerlendirilmesi

    Tas, Songül Seda Kamber; Nazik, Mahmut Hamil

    Otel işletmelerinde organizasyonel başarı için en önemli konulardan biri özenli ve doğru bir şeklide gerçekleştirilen mutfak ekipmanı planlamasıdır. Etkili bir şekilde yapılmadığında üretim verimliliği, hizmet kalitesi, yatırım maliyeti gibi konularda sorunların meydana gelmesine neden olan mutfak ekipmanı planlamasının nasıl yapılacağı önemli bir sorudur. Bu bağlamda araştırmanın amacını, yönetici mutfak şeflerinin görüşleri doğrultusunda otel mutfaklarında kullanılan ekipmanların satın alınması, yerleştirilmesi ve bakımıyla ilgili temel hususların ortaya konması oluşturmaktadır. Veriler, yarı yapılandırılmış mülakat soruları aracılığıyla çevrimiçi görüntülü görüşmeler yapılarak toplanmıştır. Örneklem, Türkiye'de faaliyet gösteren 5 yıldızlı otellerde yönetici mutfak şefi olarak görev yapan 22 kişiden oluşmaktadır. Yapılan betimsel analizde temalar, literatürden yararlanılarak; ekipmanların satın alınması, yerleştirilmesi ve bakımı şeklinde belirlenmiştir. Ekipmanların satın alınması teması kapsamında yönetici mutfak şeflerinin ekipman satın alırken genellikle alınan ekipmanın teknik servis desteği bulunmasına, enerji verimliliğine, malzeme kalitesine, kapasitesine (operasyon için yeterliliğine) önem verdikleri tespit edilmiştir. Ekipmanların yerleştirilmesi teması kapsamında; operasyonel kolaylık, mutfağın altyapısı, iş sağlığı ve iş güvenliğinin ekipmanları mutfağa yerleştirirken dikkat edilmesi gereken hususlar olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca ekipmanların bakımı teması kapsamında, temizlik süreçlerinin hatalı yürütülmesi halinde; sağlık sorunları, ekipman bozulması/performans kaybı ve müşteri memnuniyetsizliği gibi sonuçlar doğuracağı tespit edilmiştir.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2024
    Kelamın İnsana Dönük Yüzü: İlahi ve İnsani Arasındaki Dengenin Yeniden Kurulması

    Sarıkaya, Berat; Kalyoncu, Ayşe

    Bu makale, İslam düşünce dünyasında Kelam ilminin günümüzdeki rolünü ve önemini tartışmaktadır. İslam düşüncesinde Kelam ilminin, diğer ilim dallarından farklı metotlara sahip olduğu ve bu metotların zamanla değiştiği bilinmektedir. Yeni bir Kelamın ihtiyacı, geleneksel Kelam’ın günümüzün karmaşık ve değişken dünyasına uyum sağlayamaması ve çağın sorunlarına etkili çözümler sunamamasıyla doğrudan ilişkilidir. Geleneksel Kelam, tarihsel koşullar ve düşünce yapıları içinde gelişmiş olup belirli bir bağlamda anlam kazanmıştır. Ancak, günümüzde karşılaşılan zorluklar ve meydan okumalar, yeni bir Kelam’ın arayışını zorunlu kılmaktadır. Bununla birlikte, yeni bir kelamın inşası sadece çağın zorluklarına değil, aynı zamanda İslam geleneğinin köklü öğretilerine de dayanmalıdır. Bu, geleneği dikkate almanın ve onunla diyaloğa girerek çağın sorunlarına uygun çözümler bulmanın önemini vurgular. Yeni bir Kelam’ın, İslam'ın temel değerlerine bağlı kalmakla birlikte modern dünyanın gerçekleriyle uyumlu bir şekilde düşünce üretmesi gerekmektedir. Bu bağlamda makalede, özellikle "Sosyal Kelam" konusuna temas edilmiştir. İnsan, Tanrı ve toplumsal değişim dinamiği arasındaki ilişkiler incelenirken, geleneksel düşünce kalıplarının sorgulanması ve yenilikçi bir perspektifin ortaya konulması gerektiğine dikkat çekilmektedir. Tanrı'nın varlığının insanın varlığından ayrı düşünülemeyeceği ve Sosyal Kelam’ın bu anlamda insanı merkeze aldığı vurgulanmaktadır. İnsanın Tanrı ile olan ilişkisi, onun özgürlüğü ve sorumluluğuyla ilişkilendirilerek değerlendirilmektedir.

  • MakaleYalnız künye2024
    Anxiety Sensitivity, Mindfulness, and Metacognitive Beliefs: The Mediation of Emotion Regulation

    Güngör, Sunay

    This study aims to explore the mediating role of emotion regulation in the relationship between metacognitive beliefs, mindfulness, and anxiety sensitivity. Data was collected from a sample of 385 participants through a survey questionnaire. The relationships among the latent variables were analyzed using SmartPLS 3. The findings revealed significant positive relationships between mindfulness and emotion regulation, as well as anxiety sensitivity. Similarly, significant positive relationships were observed between metacognitive beliefs and emotion regulation, as well as anxiety sensitivity. Additionally, emotion regulation exhibited a significant positive relationship with anxiety sensitivity. The study further investigated the mediating role of emotion regulation in the relationships between metacognitive beliefs, mindfulness, and anxiety sensitivity. The results, indicate that emotion regulation plays a crucial mediating role in the relationship between metacognitive beliefs and anxiety sensitivity, as well as in the relationship between mindfulness and anxiety sensitivity. These findings highlight the importance of emotion regulation as a mechanism through which metacognitive beliefs and mindfulness influence anxiety sensitivity. Understanding the mediating role of emotion regulation can provide valuable insights for interventions aimed at promoting emotional well-being and reducing anxiety-related concerns.

  • MakaleYalnız künye2024
    Understanding the Concept of Shyness in Turkish Context

    Temel, Ahmet; Çukur, Cemsafak

    Emotions are seen as very important in interpersonal relationships. Shyness, which is a self-conscious emotion, is also one of the important factors affecting interpersonal relationships. For this reason, shyness has become one of the important subjects of study. In particular, some studies have been conducted on cultural differences in terms of the definition and emergence of the concept of shyness. Considering the cultural differences in the conceptualization of shyness, it seems that there are some differences among societies. At the same time, these differences regarding shyness may change over time. Therefore, individuals' opinions are considered crucial in order to better understand these differences. This study aims to understand the concept of shyness in Turkish society and to reveal possible situations that cause shyness. To understand the concept of shyness and to determine the factors that cause shyness, open-ended questions were asked to a total of 147 participants from 3 different groups (people living in rural areas, people living in cities, and shy people). Data collected from participants were used to determine themes within the framework of 6 basic objectives related to shyness using the MAXQDA analysis program. In addition, qualitative study results were evaluated.

  • MakaleYalnız künye2024
    The Role of Big Data in Advertising Strategic Planning: A Research on Advertising Agencies

    Aksoy, Fatih; Öcal, Derya

    Strategic planning forms the basis of the campaigns to be realized by advertising agencies. Because the most important factor in the success of advertisements is to deliver the right message at the right time, in the right place, to the right target audience. In order to realize this element effectively, the use of big data in strategic planning has an important place. One of the most important features of today, which is called the information age, is that there is change and development in all areas on the basis of big data technologies. For this reason, businesses that want to make a difference and survive in all sectors need to bring data, which is defined as today's 'oil', to the forefront. Undoubtedly, like many businesses in various sectors, advertising agencies need to include big data in their work. The main purpose of the study is to determine how big data is used in strategic planning within the scope of advertising agencies and the role of big data in advertising strategic planning. In general, the aim of this study is to create a resource that will contribute to researchers and practitioners in this regard by revealing the role of big data technologies, the use of which is increasing day by day in all areas, in advertising-oriented strategic planning. In this direction, advertising agencies have been determined primarily in accordance with certain criteria. Within the framework of qualitative research, semistructured interviews were conducted with 19 strategic planning experts in the selected agencies, considering the purposeful sampling method. The data obtained from the interviews were examined by content analysis method. The findings obtained from the mentioned analysis were evaluated and the conclusion part was formed. It has been found that almost every stage of the strategic planning prepared for the formation of effective advertising strategies and campaigns is trying to use big data. Therefore, within the scope of the sample, it has been concluded that big data has significant role in advertising strategic planning in advertising agencies in Turkey.

  • MakaleYalnız künye2024
    1991-2023 Yılları Arasında Gerçekleştirilen Start-up İle İlgili Çalışmaların Bibliyometrik Analizi

    Şahin, Havva; Nas, Tulay Ilhan

    Çalışmada uluslararası literatürde yer alan start-up ile ilgili çalışmaların bibliyometrik analizi yapılmıştır. 1991-2023 yılları arasında farklı eserler dikkate alınarak “start-up” ve “startup” anahtar kelimeleri Web of Science ile “tüm alanlardan” taratılarak konuyla ilgili 1.729 çalışmaya ulaşılmıştır. Çalışmalar yayın yılı, yayın türü, yazar analizi, indeks analizi, ülkelere göre dağılım, yayınevlerine göre dağılım, çalışma alanlarına göre dağılım, ortak yazar, yazar, çalışmalar, ülkeler, kurumlar bağlamında atıf, metinlerin ve yazarların bibliyografik eşleşmesi kapsamında araştırılmış, VOSviewer ile görsel olarak analiz edilmiştir. En fazla yayın sayısı 217 yayın ile 2023 yılındadır. Ülkelere göre dağılıma bakıldığında ise 89 ülke/bölge içerisinde Çin 693 yayın sayısı ile birinci sırada yer almaktadır. Çalışmalarda en fazla yayının Elsevier yayınevinde yayınlandığı ve yayınların en fazla mühendislik alanında yapıldığı görülmektedir. Mühendislik dışında en fazla çalışılan alanlar ise kimya ve bilim teknolojidir.