Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Baltaci, Cemalettin(27)
- Uzun, Sevda(27)
- Yildiz, Salih(25)
- Kulakaç, Nurşen(24)
- Ayaydin, Hasan(22)
- Yilmaz, Ozgur(20)
- Bostan, Sedat(19)
- Doğan, Kadir Caner(19)
- Kenek, Gökhan(19)
- Tosunoğlu, Büşra(19)
- Akyol, Hikmet(18)
- Akyürek, Suat(18)
- Can, İbrahim(18)
- Doğru, Bülent(18)
- Hayaloğlu, Pınar(18)
- Keyifli, Nazlı(18)
- Peker, İskender(18)
- Sipahi, Ferkan(18)
- Çalışır, Gülsüm(18)
- Avcı, İbrahim(17)
- Gücer, Mehmet Ali(17)
- Pala, Fahrettin(17)
- Türkkan, Tuğba(17)
- Ulutaşdemir, Nilgün(17)
- Yildiz, Emel(17)
- Akyüz, Ahmet Mutlu(16)
- Cengiz, Ekrem(16)
- Demirağ, Hatice(16)
- Hintistan, Sevilay(16)
- Yeşilçayır, Celal(16)
- Akaryali, Enver(15)
- Kaygusuz, Abdullah(15)
- Merdan, Mehmet(15)
- Bayrakdaroğlu, Serdar(14)
- Demirbağ, Orkun(14)
- Evren, Savaş(14)
- Kahraman, Yakup(14)
- Yesilelebi, Gl(14)
- Yıldız, Barış(14)
- Ödemiş, Murat(14)
Yayınlar
- MakaleYalnız künye2026Determination of Human Resoruces Policies Based on Regional Labour Dynamics by Cluster Analysis
Sımsek, Tugçe
Regional labour force differences create strategic and operational challenges for national service sector firms, particularly in securing comparable employee competencies and maintaining consistent service quality across regions. This study analyses regional labour force dynamics in Türkiye and examines how human resource policies can be aligned with regional labour market profiles. Using 2023 provincial data from the Turkish Statistical Institute (TurkStat), six labour market indicators for 81 provinces were analysed through K-means clustering. The results classify provinces into three clusters: metropolitan cities, characterised by higher education levels, stronger knowledge-intensive service capacity and a larger working-age population; medium-sized cities, with relatively balanced labour market structures but more limited knowledge-intensive service development; and disadvantaged regions, marked by lower labour force participation, higher unemployment and weaker human capital conditions. Cluster differences were further examined using descriptive statistics, one-way ANOVA and Tukey HSD post hoc tests. Based on these findings, the study proposes cluster-specific HR policy priorities for service sector firms, including talent attraction and retention strategies for metropolitan cities, skill development and retention-oriented practices for medium-sized cities, and training and capacity-building policies for disadvantaged regions. By linking provincial labour market profiles to cluster-specific HR priorities, the study contributes to strategic human resource management research and regional labour market studies, while offering practical guidance for policymakers and service sector managers.
- MakaleAçık Erişim2026Olgu Temelli Yapay Zekâ Eğitim Uygulamasına Yönelik Hemşirelik Son Sınıf Öğrencilerinin Görüşleri: Tanımlayıcı Nitel Çalışma
Tuncer, Metin; Tuncer, Gülsüm Zekiye; Yalcinkaya, Turgay
Amaç: Olgu temelli yapay zekâ uygulamalarının hemşirelik eğitimine etkili ve güvenli bir şekilde entegrasyonu, hemşirelik öğren cilerinin çağdaş eğitim ihtiyaçlarını karşılamak açısından önemli bir gerekliliktir. Bu nedenle araştırmanın amacı, hemşirelik son sınıf öğ rencilerinin yapay zekâ destekli olgu temelli eğitim uygulamasına iliş kin deneyimlerini ve görüşlerini derinlemesine incelemektir. Gereç ve Yöntemler: Tanımlayıcı nitel araştırma deseninde yürütülen bu ça lışma, bir devlet üniversitesinde öğrenim gören 15 gönüllü son sınıf hemşirelik öğrencisiyle gerçekleştirilmiştir. ChatGPT-4o tabanlı olgu temelli bir eğitim uygulaması yapan gönüllü katılımcılar ile yarı yapı landırılmış görüşmeler yoluyla veriler yüz yüze bireysel yöntemle top lanmıştır. Görüşmeler, içerik analizi yöntemiyle değerlendirilmiştir. Bulgular: Analiz sonucunda, (1) Öğrenme sürecine katkısı, (2) Kulla nım kolaylığı ve erişilebilirlik, (3) Geleneksel eğitimle kıyaslama ve (4) Güvenilirlik ve sınırlılıklar olarak 4 ana tema ortaya çıkmıştır. Ka tılımcılar, ChatGPT’nin klinik akıl yürütme becerilerini desteklediğini, bilgiye hızlı erişim sağladığını ve yargılamayan bir öğrenme ortamı sunduğunu ifade etmiştir. Ancak bilgi tutarsızlıkları, kaynak belirtme mesi ve komutlara duyarlılık gibi sınırlılıklar da vurgulanmıştır. Sonuç: Çalışma, ChatGPT destekli olgu temelli eğitimin hemşirelik öğrenci lerinin öğrenme sürecine katkı sunduğunu ve geleneksel eğitimi ta mamlayıcı bir potansiyel taşıdığını göstermektedir. Bu tür uygulamaların hemşirelik eğitimine etkili biçimde entegre edilebilmesi için öğretim elemanı rehberliğinde yapılandırılmış senaryolarla yürü tülmesi, öğrencilerin komut oluşturma ve eleştirel düşünme becerileri nin desteklenmesi önerilmektedir.
- MakaleAçık Erişim2026Nöroanatomi Eğitimini Geliştirmek İçin Difüzyon MRI Analizi ile Birlikte Traktografi Yazılımının Kullanılması: Bir Nöroanatomi Eğitim Çalışması
Palancı, Özgür; Aygün, Tayfun; Keskin, Arif; Salbacak, Ahmet; Kazancı, Necip Furkan
Amaç: Bu çalışma, geleneksel nöroanatomi eğitimine ek olarak DSI Studio yazılımı kullanılarak yapılan segmentasyon ve traktografi eğitiminin tıp öğrencilerinin akademik başarısı üzerindeki etkisini değerlendirmeyi amaçlamıştır. Gereç ve Yöntemler: Çalışma, gönüllü ikinci sınıf tıp öğrencileriyle yapılmıştır. Traktografi eğitimine katılan öğrenciler çalışma grubunu (n=32), katılmayanlar ise kontrol grubunu (n=40) oluşturmuştur. Her iki gruba da eğitim öncesi ve sonrası 23 maddelik çoktan seçmeli bir bilgi testi uygulanmıştır. Eğitim içeriği nöronal yapılar, DTI/DSI'nin temel prensipleri, Brodmann alanları, beyaz madde organizasyonunun görselleştirilmesi ve üç boyutlu traktografi uygulamalarını içermiştir. Veriler SPSS 27.0 kullanılarak analiz edilmiş ve istatistiksel anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak belirlenmiştir. Bulgular: Her iki grupta da son test puanları ön test puanlarından anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (p<0,001). Bununla birlikte, çalışma grubu kontrol grubuna kıyasla anlamlı derecede daha yüksek son test puanları elde etmiştir (p=0,044). Çalışma grubunda ön test sonrası fark (öğrenme kazanımı) da daha büyüktü (p=0,013). Gruplar arasındaki öğrenme kazanımı için etki büyüklüğü orta düzeydeydi. Sonuç: DSI Studio ile gerçekleştirilen segmentasyon ve traktografi uygulamaları, nöroanatomik yapıların üç boyutlu incelenmesini ve değerlendirmesini sağlayarak nöroanatomi eğitiminde akademik performansı artırır. Bu tür yazılımların tıp eğitimine entegrasyonu, özellikle karmaşık anatomik yapıları içeren konularda öğrenme sürecini kolaylaştırabilir.
- MakaleAçık Erişim2026Çevresel Faktörler ile Finansal Performans İlişkisi: BIST Sürdürülebilirlik Endeksi Üzerine Bir Araştırma
Akdeniz, Fatih
Günümüzde doğal kaynakların hızla tükenmesi, iklim değişikliği ve çevresel bozulma gibi küresel sorunlar, sürdürülebilirlik odaklı çalışmaların önemini her zamankinden daha fazla artırmaktadır. İşletmeler için sürdürülebilirlik stratejilerinin en temel unsurlarından biri çevresel sorumluluk ve bu doğrultuda gerçekleştirilen çevresel yatırımlardır. Bu çerçevede, pek çok şirket çevreye duyarlı projelere ve yatırımlara daha fazla kaynak ayırmaktadır. Ancak, çevresel yatırımların şirketlerin finansal performansı üzerindeki etkisi hâlen tartışmalı bir konudur. Bu araştırmanın amacı, 2020-2024 döneminde BIST Sürdürülebilirlik Endeksi'nde yer alan 18 sanayi ve üretim şirketinin çevresel harcamaları ve kaynak kullanımları ile finansal performansları arasındaki ilişkiyi analiz etmektir. Çalışmada, finansal performans göstergeleri olarak aktif kârlılık, özsermaye kârlılığı ve fiyat/kazanç oranı bağımlı değişken olarak kullanılırken; çevresel harcamalar, enerji tüketimi, tehlikeli atık miktarı, su tüketimi ve sera gazı emisyonu ise bağımsız değişkenler olarak ele alınmıştır. Analiz bulguları, çevresel harcamalar, enerji tüketimi ve sera gazı emisyonlarının aktif kârlılık üzerinde negatif bir etkisi olduğunu göstermektedir. Öte yandan, tehlikeli atık miktarı ile aktif kârlılık arasında pozitif yönlü ilişki tespit edilmiştir. Özsermaye kârlılığı açısından yalnızca tehlikeli atık miktarıyla pozitif yönlü bir ilişki saptanmış, diğer çevresel değişkenlerle anlamlı bir ilişki tespit edilmemiştir. Fiyat/kazanç oranında ise tehlikeli atık miktarı dışında çevresel değişkenlerle anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. AR-GE yatırımları finansal performans üzerinde pozitif, finansal kaldıraç oranı ve şirket büyüklüğü ise genellikle negatif etki göstermiştir. Çalışma genelinde çevresel harcamaların finansal performans üzerindeki etkisinin sınırlı olduğu ve piyasa değerleme ölçütleriyle çevresel göstergeler arasındaki ilişkinin zayıf kaldığı sonucuna ulaşılmıştır.
- MakaleAçık Erişim2026Dijital Yas Kültürü: Yeni Medyada Ölümün Dramaturjisi ve Estetize Edilmesi Üzerine Yapıbozumcu Bir Analiz
Köse, Hüseyin; Piyadeoglu, Cigdem
Yeni medya mecralarında ölüm olgusunun nasıl temsil edildiği ve bu temsil biçimlerinin verili ölüm algısını dönüştürerek farklı bağlamlarda onu nasıl yeniden ürettiği ve bu durumun yas ritüelleriyle ilişkisi kültürel çalışmalar alanı açısından önemli bir konudur. Yeni medya çağında ölüm olgusu, dijital içerik üretme teknolojileri aracılığıyla verili bağlamından koparılarak estetize edilebilen, yeniden kurgulanabilen, görselleştirilerek kamusal alanda teşhire açık hale getirilebilen bir niteliğe dönüşmektedir. Bu durum, ölüm olgusunun otantik/geleneksel anlamında da çok ciddi değişimler yaratmaktadır. Bu çalışmayla amaçlanan, yeni medya olanaklarının yaygınlaştırdığı görsel sunum teknikleriyle üretilen yas ritüellerinin ölüm olgusuna yönelik geleneksel algıyı nasıl değiştiğini incelemektir. Çalışma, ağırlıklı olarak nitel araştırma yaklaşımı çerçevesinde yapılandırılmış olmakla birlikte, içeriklerin hem sayısal özelliklerini hem de bağlamsal anlamlarını analiz etmede tematik veri analizi ve yapıbozumcu yöntem bir arada kullanılmıştır. Çalışma kapsamında, sosyal medya gönderilerinin görsel, metinsel ve anlamsal bileşenleri incelenmiş olup, amaçlı örneklem yöntemiyle toplam 150 gönderi seçilerek analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda, dijital yas temsillerinin çok katmanlı ve çeşitli biçimlerde yapılandığı görülmüştür. Görsel ve metin türleri bakımından portre ve tipografi ile tipografik alıntılar öne çıkarken, metinlerde en sık karşılaşılan gösterge, slogan ve tarih ölçütleri olmuştur. Duygusal ton bağlamında "inançsal teslimiyet" temalı gönderilerin ortalama beğeni sayısının yüksekliği dikkat çekerken, "kutsal" ve "mistik" unsurların da beğeni üzerinde etkili olduğu saptanmıştır. Ana temalarda en yüksek oran kamusal yas performansına ait olup, bu temanın daha ziyade portre ile objektif/günlük görseller aracılığıyla belirginleştiği gözlenmiştir. Yapıbozumcu çözümlemeler ise ölümün simgesel, estetik ve dijital düzlemde yeniden anlamlandırıldığına işaret etmektedir.
- MakaleAçık Erişim2026İkinci Dünya Savaşı'nda Türkiye'nin Dış Politika Anlayışının Savunmacı Realizm Yaklaşımı Özelinde İncelenmesi
Çelik, Recep; Şahin, Ümit
Uluslararası ilişkiler disiplini içerisindeki teorik yaklaşımlar arasında realizm son derece önemli bir yere sahip olmakla birlikte bu disiplinin teorik gelişiminin şartlarının da belirleyicisidir. Özellikle Birinci Dünya Savaşı sonrasında uluslararası ilişkiler açısından tartışmaların yönünü tayin eden realizm alanın tüm araştırmacı ve teorisyenleri için de bir temel yapı taşı olmuştur. Her ne kadar kalıplaşmış yaklaşımlar temelinde gelişiyor olsa da realizm içerisinde farklı bir görüş olarak nitelendirilebilecek olan, ancak azımsanmayacak sayıda savunucusu da bulunan savunmacı realizm, realizmin bilindik çatışmacı doğası içerisinde farklı bir yere sahiptir. Uluslararası ilişkilerin çatışma odaklı doğasını kabul eden, ancak bunun dışında, savunma odaklı bir realizmin de mümkün olduğuna inanan savunmacı realistler açısından tarihten çeşitli örnekler bulabilmek de mümkündür. Bunlardan biri olarak Türkiye’nin İkinci Dünya Savaşı’ndaki konumu ve diplomatik anlayışı konuya dair yerinde bir örnek olacaktır. Bu araştırmanın amacı, Türkiye’nin İkinci Dünya Savaşı’nın farklı evrelerinde benimsediği dış politika anlayışının ve pratiğinin yönünü savunmacı realizm yaklaşımı ekseninde tespit etmektir. Araştırmada görüşlerine yer verilen araştırmacı ve teorisyenler ile birlikte Türkiye’nin dış politika anlayışına dair araştırmacıların çıktıları incelendiğinde ise ülkenin savunmacı realist bir yaklaşımının bulunduğu dikkati çekmektedir.
- MakaleAçık Erişim202618. Yüzyılda Bir Kaptanıderyanın Servet Profili: Fındıklılı Süleyman Paşa’nın Muhallefatı
Türkal, Merve Karaçay
Bu çalışma, 1741 yılında kaptanıderyalık görevinde iken vefat eden Fındıklılı Süleyman Paşa'nın hayatı ve muhallefat kayıtları üzerinden 18. yüzyıl Osmanlı üst düzey askerî ve idari yöneticilerinin servet yapısını ve müsadere uygulamasının hukuki işleyişini incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada, muhallefat kayıtları nitel ve karşılaştırmalı analiz yöntemleriyle değerlendirilmiş, elde edilen veriler dönemin kronik ve biyografik kaynaklarıyla karşılaştırılarak yorumlanmıştır. Çalışmanın temel kaynaklarını Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Osmanlı Arşivi'nde muhafaza edilen Süleyman Paşa'ya ait muhallefat defterleri (D.BŞM.MHF.d, 12527 ve 12522) ile müsadere sürecine ilişkin belgeler (AE.SMHD.I. 6/5443 ve 8/543) oluşturmaktadır. Bulgular, Süleyman Paşa'nın servetinin merkez ve taşrada farklı biçimlerde tezahür ettiğini göstermektedir. İstanbul Tersane Yalısı'na ait kayıtlar merkezdeki askerî ve idari nüfuzun maddi yansımalarını ortaya koyarken Sakız'daki kayıtlar müşterek mülkiyet ilişkileri üzerinden servetin mali boyutunu görünür kılmaktadır. Ayrıca müsadere sürecinin, hane içi mülkiyeti ayrıntılı biçimde tasnif eden, üçüncü şahısların haklarını gözeten ve nihai kararı merkezî otoriteye bırakan çok aşamalı bir hukuki tasfiye mekanizması olarak işlediği tespit edilmiştir. Çalışma, kaptanıderya muhallefatına ilişkin 17 ve 19. yüzyıllara odaklanan araştırmalardan farklı olarak 18. yüzyıl ortalarına ait özgün bir örnek sunmakta ve bir kaptanıderyanın maddi dünyası ve müsadere sürecinin işleyişine ışık tutmaktadır.
- MakaleAçık Erişim2026Şehla Ahmed Paşa'nın Muhallefatı (öl. 1753)
Gökçek, Mehmet Fatih
Şehla Ahmed Paşa, 18. yüzyılda Osmanlı merkez ve taşra teşkilatının farklı birimlerinde önemli görevler üstlenerek sadaret makamına kadar yükselmiş olan bir devlet adamıdır. Sadrazamlıktan azlinin ardından eyaletlerde valilik görevlerinde bulunmaya devam etmiştir. Vefatını müteakiben muhallefatı Osmanlı Devleti'nde yaygın bir uygulama alanına sahip olan müsadere sürecine tabi tutulmuştur. Bu çalışma Şehla Ahmed Paşa örneğinde 18. yüzyıl Osmanlı üst düzey bürokratlarının maddi kültür ögelerini ve servet birikimlerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırmada Devlet Arşivlerinde yer alan, Paşa'ya ait muhallefat defterleri, müsadere sürecini yansıtan resmî yazışmalar, dönemin kronikleri ve biyografik eserleri ile mevcut literatür mukayeseli biçimde kullanılmıştır. Çalışmada yöntem olarak öncelikle belge ve veriler sistematik biçimde tasnif edilip çözümlenmiş, akabinde ulaşılan bulgular karşılaştırmalı okumalarla yorumlanmıştır. Maddi kültüre ilişkin veriler nitelik ve nicelik açılarından incelenmiş; eşya türleri, miktarları, ekonomik değerleri ve dağılımı analiz edilmiştir. Paşa'nın muhallefatı, servet düzeyini ve toplumsal statüsünü yansıtan çok sayıda mal ve eşyayı içermektedir. Bunların bir kısmı temel ihtiyaç ürünleri olmakla birlikte bir kısmı ise lüks tüketim sayılabilecek eşyalardan müteşekkildir. Özellikle giysileri, kumaşları, ev ve mutfak eşyaları dikkat çekmektedir. Ayrıca Şehla Ahmed Paşa'nın entelektüel kimliğini, ilgi alanlarını yansıtan zengin bir kitap koleksiyonuna sahip olduğu anlaşılmaktadır. Kitapları ve kıymetli eşyaları Enderun Hazinesine nakledilirken bunların haricindekiler mahallinde açık artırma yoluyla satılmış ve elde edilen gelir hazineye aktarılmıştır. Bu çalışma 18. yüzyılda üst düzey görevlerde bulunan bir Osmanlı devlet adamının ekonomik gücü ve serveti hakkında somut ve karşılaştırılabilir bilgiler sunmaktadır.
- MakaleAçık Erişim2026سمات المديح النبويّ في الشعر العربيّ الحديث: قراءة تحليليّة في قصيدة "الغار" لأنس الدغيم
الأحمد, محمد
يهدف هذا البحث إلى دراسة المديح النبويّ في قصيدة "الغار" للشاعر أنس الدغيم، بوصفها نموذجًا شعريًّا معاصرًا ينفتح على أساليب شعرية جديدة في هذا الفنّ الشعريّ. وينطلق البحث من إشكالية رئيسة تتمثّل في: كيف تتجلّى خصائص المديح النبويّ ومظاهر التجديد الشعريّ في قصيدة "الغار" لأنس الدغيم؟ وذلك من خلال الوقوف على القضايا المضمونيّة والشكليّة فيها، للكشف عن صفات النبي الخُلُقيّة والخَلقيّة التي تمت الإشادة بها، وتتبع البنية الفنّيّة اللغوية والموسيقيّة فيها، وتسليط الضوء على ملامح التجديد الشعريّ التي وظّفها الشاعر. وقد اعتمد البحث على المنهج الوصفيّ التحليليّ لأنه أقدر المناهج التي تعين الباحث على الوصول إلى نتائج موضوعية في مثل هذه الدراسة. وتوصل البحث إلى عدّة نتائج، أهمها: جاء خطاب المديح في القصيدة مفعمًا بالعشق الصادق والانفعال الإيماني، وقائمًا على رؤية حداثية، تعيد إنتاج رموز السيرة بأسلوب شعري غنّي وجذّاب، وجاءت القصيدة محمّلة بلغة عالية وصياغة شعريّة تجمع بين التراث والحاضر، مستندة إلى معجم شعريّ متنوّع، وتراكيب بلاغيّة ثريّة، وبنية موسيقيّة تؤدّي وظيفة دلاليّة وجماليّة في آن واحد.
- MakaleAçık Erişim2026Terakki ve Tekâmül Fikrinin Son Dönem Osmanlı Kelâm Düşüncesine Etkileri
Atalay, Abdurrahman
Bu makale, ilerleme düşüncesinin Batı düşünce tarihinde geçirdiği kavramsal dönüşümü tahlil etmekte ve bu düşünsel arka planın son dönem Osmanlı kelâm düşüncesine yansımalarını incelemeyi amaçlamaktadır. İlerleme fikri, hayatın başlangıcı, anlamı ve nihai istikametine dair insanî arayıştan doğmuş; tarih ve tabiat tasavvurlarındaki değişimlere paralel olarak farklı dönemlerde farklı kavramlarla ifade edilmiştir. Antik çağın durağan ve döngüsel kozmoloji anlayışı içerisinde ilerleme prokope kavramı ile sınırlı ve niteliksel bir gelişim şeklinde ele alınırken, Orta Çağ’da teolojik ve hiyerarşik düzen çerçevesinde ahlâkî ve ruhsal kemâli ifade eden profectus anlayışı ön plana çıkmıştır. Yeni Çağ’da ise tarih ve tabiatın lineer bir gelişim süreci olarak kavranmasıyla birlikte ilerleme, sürekli değişim ve mükemmelleşmeyi esas alan progresus kavramı üzerinden temellendirilmiştir. Modern dönemde ilerleme düşüncesi, bilimsel devrimler ve Aydınlanma felsefesiyle birlikte ontolojik ve epistemolojik bir ilke hâline gelmiş; bu doğrultuda pozitivist, materyalist, Darwinist ve sosyal Darwinist teoriler insanlık tarihini ve insanla ilişkili tüm alanları geleceğe doğru zorunlu ve kesintisiz bir gelişim süreci olarak açıklamıştır. Evrimci tarih anlayışının belirleyici olduğu bu yaklaşım, yalnızca tabiat bilimleriyle sınırlı kalmamış; toplum, kültür, ahlâk ve din gibi alanlara da teşmil edilmiştir. Bu çerçevede dinî inançlar ve geleneksel kabuller, aşkın ve değişmez hakikatler olmaktan ziyade tarihsel şartlar içerisinde ortaya çıkan ve zamanla gelişen olgular olarak yeniden yorumlanmıştır. Batı’da güçlü bir teorik ve kavramsal zemin kazanan ilerleme paradigması, modernleşme süreçleri aracılığıyla Osmanlı entelektüel dünyasına taşınmış; özellikle 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren terakki ve tekâmül kavramları etrafında yeni bir düşünsel çerçevenin oluşmasına zemin hazırlamıştır. Siyasî, askerî, malî ve sosyal alanlarda yaşanan çözülmelerin yanı sıra modern bilim ve felsefenin etkisi, Osmanlı aydınlarını Batı menşeli ilerleme anlayışıyla yüzleşmeye sevk etmiştir. Bu yüzleşme, klasik kelâmın bilgi, varlık ve tarih anlayışının yeniden değerlendirilmesini gerekli kılmış ve dinî düşüncenin modern bilimsel söylemle ilişkisi tartışma konusu hâline gelmiştir. Bu makalede, söz konusu ilerleme anlayışının son dönem Osmanlı kelâm düşüncesinde nasıl karşılandığı ve dönüştürüldüğü tarihsel ve karşılaştırmalı bir yöntemle ele alınmaktadır. Bu çerçevede, yaklaşımlarıyla dönemin temel bakışını büyük oranda temsil eden Musa Kâzım Efendi (ö. 1920), Filibeli Ahmed Hilmi (ö. 1914), İzmirli İsmail Hakkı (ö. 1946), Elmalılı Muhammed Hamdi (ö. 1942), Ömer Nasûhî Bilmen (ö. 1971) ve Aksekili Ahmet Hamdi’nin (ö. 1951) yaratılış, ilk insan, dinlerin zuhuru ve tarihsel gelişimi gibi temel kelâmî tartışmalardaki tutum ve görüşleri mukayeseli olarak incelenmektedir. Çalışma, bu mütefekkirlerin Batı kaynaklı ilerleme ve evrim düşüncesi karşısında geliştirdikleri eleştirel ve uzlaştırıcı tutumları ortaya koymayı; İslâmî geleneğin temel kabullerini koruyarak modern düşünceyle nasıl bir denge kurmaya çalıştıklarını göstermeyi hedeflemektedir. Bu yönüyle makale, Osmanlı kelâm düşüncesinin modernlik karşısındaki dönüşümünü anlamaya katkı sunmayı amaçlamaktadır.
- MakaleAçık Erişim2026Analysıs of the relatıonshıp between rısk ındıcators and fınancıal performance ın partıcıpatıon banks: the case of türkiye
Pala, Fahrettin
This study examines the impact of risk indicators on financial performance in participation banks operating in Turkey. Participation banks, which operate according to interest-free banking principles, have their own unique risk structure. In this context, the effects of credit risk, liquidity risk, operational risk, leverage risk, and market risk on financial performance indicators were investigated using panel data analysis with data from the 2016–2023 period. The relationship between variables in the analysis was determined using the Driscoll–Kraay (1998) method and the random effects method. The analysis results show that the loan loss ratio (credit risk) and asset volatility (market risk) in participation banks have statistically significant effects on financial performance. Operational risk and leverage risk were found to be significant in some models, while the impact of liquidity risk remained statistically weak in all models. Generally, it has been observed that risk indicators have a heterogeneous and variable impact on financial performance. The study contributes to the literature on participation banking and offers suggestions to policymakers regarding the development of risk management strategies.
- MakaleAçık Erişim2026Yiğitler (tekman/erzurum) yöresindeki jeotermal ve soğuk su kaynaklarının hidrokimyasal özellikleri
Kaygusuz, Abdullah; Vural, Alaaddin; Kaygusuz, Kamil; Sen, Ahmet Dundar; Çavuş, Dilek
Bu çalışma, Erzurum-Tekman Yiğitler köyü civarındaki jeotermal, soğuk ve yüzey sularının hidrokimyasal özelliklerini, kökenini ve kullanım olanaklarını belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. İnceleme alanında jeotermal sistemin ana hazne kayacını peridotit ve gabro türü kayaçlardan oluşan Şahvelet Ofiyolitleri ile Kösehasan Formasyonu içindeki kireçtaşları, örtü kayacını ise masif yapıdaki Bingöldağı volkanitleri oluşturmaktadır. İncelenen jeotermal suların sıcaklık değerleri 43-49 °C, pH değerleri 7.03-8.33 ve EC değerleri 950-1550 µS/cm arasında değişmektedir. Analizler sonucunda, jeotermal, yeraltı ve yüzey sularının Ca-Mg-HCO₃ fasiyesinde olduğu belirlenmiştir. Piper, Schoeller ve Gibbs diyagramları ile yapılan sınıflandırmalar, aynı kaynaktan beslenen tek bir hidrokimyasal sistemin varlığına işaret etmektedir. (Ca+Mg)-(HCO₃+SO₄) diyagramı, Ca/Mg, HCO₃/SiO₂ ve Ca+Mg/HCO₃ oranları, CAI-I ve CAI-II indeksleri, kaya-su etkileşimine bağlı olarak su kimyasının genelde karbonat daha az oranda da silikat ayrışma süreçlerinden etkilendiğine işaret etmektedir. Hazne kaya sıcaklıkları silis jeotermometreleri ile 52-93°C, entalpi-silis karışım modeli ile 127-141°C hesaplanmıştır. Bu durum, akışkanın sığ seviyelerde %28-46 oranında soğuk yeraltı suları ile karıştığını göstermektedir. İçme suyu standartları açısından; soğuk kaynak suları uygun, yüzey suları ise sulama için elverişli bulunmuştur. Jeotermal sular; yüksek Ca, Fe, Mn, As ve NH4 derişimleri nedeniyle içme amaçlı kullanılamazken, kimyasal değerleri bakımından kaplıca kullanım potansiyeline sahiptir.
- MakaleYalnız künye2026Sosyal medyadan yansıyan Tarsus mutfak kültürü: Youtube içeriklerinin analizi
Evren, Savaş; Evren, Emine Şimşek
Bu çalışmada, son yıllarda gastronomisiyle öne çıkan ve hakkında yoğun dijital içerik üretilen destinasyonlardan biri olan Tarsus’un mutfak kültürünün sosyal medyada nasıl temsil edildiğinin ortaya konulması ve ilgili içerikler üzerinden kentin mutfak kültürünün temel özelliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada veri kaynağı olarak YouTube platformu tercih edilmiş ve örneklem kapsamına 21 video dahil edilmiştir. Video seçiminde son 10 yıl içerisinde yayımlanmış olması ve kentin mutfak kültürüne ilişkin kapsamlı içerikler sunması temel ölçütler olarak dikkate alınmıştır. Veriler manuel içerik analizi yöntemiyle incelenmiş ve analiz kapsamında altı tema belirlenmiştir: “gelenekselin farklılaştırılması”, “uzmanlaşma ve ustalık”, “kültürel etkileşim”, “doğal ürün kullanımı”, “uygun fiyat” ve “gastronomik aglomerasyon ve turizm”. Bulgular, Tarsus mutfağında humus, kebap ve lahmacun gibi yaygın geleneksel yemeklerin içerik veya sunum biçimlerinde yapılan değişikliklerle yeniden yorumlandığını ve bu süreçte kuşaktan kuşağa aktarılan ustalık kültürünün etkili olduğunu göstermektedir. Ayrıca Tarsus’un çok kültürlü yapısının mutfak kültürüne de yansıdığı; özellikle Arap ve Orta Doğu mutfağına ait yemeklerin yerel yorumlarla “Tarsus usulü” biçimine dönüştürüldüğü belirlenmiştir. İçeriklerde doğal ürün kullanımının vurgulandığı ve fiyatların birçok destinasyona kıyasla daha uygun olduğunun ifade edildiği görülmüştür. Bunun yanı sıra, yiyecek-içecek işletmelerinin birbirine yakın konumlanmasının gastronomik bir aglomerasyon oluşturduğu ve bunun gastronomi turizmi açısından önemli bir avantaj sağladığı tespit edilmiştir.
- MakaleAçık Erişim2026“Eshatolojik Kur’ân Çevirisi” Adlı Meâl Üzerine Bazı Değerlendirmeler
Aydın, Hasan
Bu makalede Taner Demirci Lopez’in Eshatolojik Kur’ân Çevirisi adlı eseri şekil, üslûp ve içerik açısından eleştirel bir yaklaşımla incelenmektedir. Söz konusu eser birçok yönüyle diğer meâllerden farklılık arz etmektedir. Meâl yazarı sûrelere içeriğinden hareketle değişik isimler vermiştir. Ayrıca yazar, “açıklamalı çeviri” olarak nitelendirdiği eserinde, İslâm geleneğinde bulunan hiçbir bilginin kullanılmadığını ifade etmektedir. Kur’ân’ın anlaşılmasındaki en temel engelin İslâmî birikim olduğunu belirtmektedir. Makalemizde, Lopez’in Bakara sûresi çevirisinde tespit edilen, genel kabullerden farklı tercümeleri değerlendirilmiştir. Buna göre yazar, ibadetlerde şekilsel bir durumun olamayacağı yargısıyla ilgili âyetleri tercüme etmiştir. Kelime analizlerinin isabetli olmadığı görülen yazar, 19’culuk düşüncesiyle Kur’ân’a yaklaşmaktadır. Dolayısıyla çevirisine almasına rağmen, Tevbe sûresinin son iki âyetinin Kur’ân âyeti olmadığını ifade etmiştir. Makalede Lopez’in namaz, oruç, hac, Safa ve Merve, umre, Mekke/Kâbe, reenkarnasyon, şeytan ve melek ile ilgili verdiği çeviri karşılıkları ve açıklamaları ele alınmaktadır.
- MakaleAçık Erişim2026Montessori ve STEM Yaklaşımlarının Karşılaştırmalı İncelenmesi: Türkiye’deki Lisansüstü Araştırmaların Analizi
Arslan, Adem
Son yıllarda erken çocukluk eğitiminde yenilikçi ve çocuk merkezli yaklaşımlara yönelik ilgi artmıştır. Montessori ve STEM yaklaşımları kavramsal olarak farklı olsa da, her ikisi de yaratıcılığı, problem çözme becerilerini ve bütüncül gelişimi desteklemeye odaklanmaktadır. Türkiye’de bu alanlarda yapılan lisansüstü araştırmalar artış göstermiş, ancak sistematik karşılaştırmalar sınırlı kalmıştır. Bu çalışma, Türkiye’de Montessori ve STEM yaklaşımlarına ilişkin lisansüstü tezleri karşılaştırmalı olarak incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma, metodolojik eğilimleri, tematik odakları ve literatürdeki boşlukları belirleyerek gelecekteki eğitim uygulamalarına ve araştırmalara yönelik öneriler sunmaktadır. Çalışmada Yükseköğretim Kurulu Ulusal Tez Merkezi’nden elde edilen toplam 80 lisansüstü tez doküman analizi yöntemiyle incelenmiştir. Tezler; akademik alan, anabilim dalı, üniversite, çalışma grubu, örneklem büyüklüğü, tez türü, araştırma deseni ve veri analiz teknikleri açısından değerlendirilmiştir. Bulgular, her iki yaklaşımın da ağırlıklı olarak okul öncesi eğitim alanında incelendiğini ve ana katılımcıların okul öncesi çocuklar ile öğretmenler olduğunu göstermektedir. Montessori tezlerinde deneysel desenler daha yaygınken, STEM tezlerinde ön test–son test ve karma yöntem yaklaşımlarına daha sık yer verilmiştir. Her iki alanda da doktora düzeyinde ve nitel araştırmaların az olduğu belirlenmiştir. Montessori tezlerinde öne çıkan temalar STEM entegrasyonu, yaratıcı düşünme ve motor beceriler; STEM tezlerinde ise bilimsel süreç becerileri, öz yeterlik ve öğretmen görüşleridir. Bulgular Montessori ve STEM yaklaşımlarının okul öncesi eğitimde birbirini tamamlayıcı ve bütünleştirici bir potansiyele sahip olduğunu ortaya koymaktadır. STEM tezlerinin daha çok bilimsel ve bilişsel becerilere odaklandığı; Montessori tezlerinin ise çocuk gelişimini çok yönlü ele alan daha bütüncül ve gelişim temelli bir yapı sergilediği söylenebilir. Çalışma, yöntemsel çeşitliliğin artırılması, farklı yaş gruplarının sürece dahil edilmesi, ebeveyn katılımının güçlendirilmesi ve her iki yaklaşımın öğretmen eğitimi programlarına entegre edilmesi gerektiğini önermektedir.
- MakaleAçık Erişim2026Türkiye’de Tek Partili Dönem’in Çözülüşünde Örgütsel Muhalefet: Dörtler Hareketi ve Muhalefetin Politikası
Vural, Mehmet Fatih; Tokmak, Meriç
Dörtlü Takrir Olayı’nın adını koyduğu Dörtler hareketinin yükselişi Türkiye’de Tek Partili Dönem’in çözülüşünü ivmelendiren bir uğrak olarak öne çıkar. Savaş sonrası Türkiye’sinde CHP içinde billurlaşan bölünme sürecinde Dörtler muhalefetinin politikasının analizi makalenin konusunu oluşturmaktadır. Makale, muhaliflerin nihai hedefleri, muhalif pozisyonlarının siyasal dayanakları ve nihai hedefe ulaşabilmek için öngördükleri-kullandıkları stratejiler kapsamında Dörtlerin politikasını, parti/iktidar cephesinin politikasıyla bakışımlı olarak ve literatürde gözlemlenmeyen bir tarzda “örgütsel muhalefet” (organizational dissent) perspektifinden katkı almaya çalışarak incelemek amacındadır. Dörtlü Takrir’in içeriminin tespit edilmesi, muhalefetin politikasıyla bağlantılarının kurulması ve bunların örgütsel muhalefet mefhumu içinde irdelenmesi incelemenin anahtarı olarak belirlenmektedir. Makale; Dörtlerin nihai hedef ve muhalefet stratejisinin birbiriyle ilişkilendirilerek değerlendirilmesi gerektiği, muhalefetin bütün gaye ve stratejisinin Takrir’e sıkıştırılamayacağı, muhalefetin politikasının bir süreç bağlamında kavranabileceği, muhalefetin politikasının analizinin de bu sürecin safhalara ayrılmasıyla gerçekleştirilebileceği, örgütsel muhalefet objektifinden bakıldığında örgütsel muhalefet temasındaki süreçlere ilişkin zenginliklerin Dörtler hareketinde görülebileceği argümanlarını esas almaktadır. Makalede Takrir’i veren muhaliflerin Dörtlü Takrir’de açığa vurulan (subjektif) nihai hedefinin, esasen çoğulculu bir demokratikleşmenin gerçekleştirilmesi olduğu ortaya koyulmaktadır. Ancak, bütünsel olarak değerlendirildiğinde iktidarı elde etmenin Dörtler hareketinin objektif nihai hedefi olduğu izlenmektedir. Subjektif nihai hedefin, objektif nihai hedefe ulaşmak için muhaliflerce bir basamak olarak düşünüldüğü, örgütsel muhalefeti “açık”-“dikey” biçime kavuşturan Dörtlü Takrir’in bu çerçevede kullanıldığı savunulmaktadır. Bu saptama, Dörtlerin objektif nihai hedefi doğrultusunda, iç-dış muhalefet perspektifli, bir süreç bağlamında safhalara yayılmış bir strateji öngördüğünün teşhis edilmesiyle ve “örtük”, “açık”, “yer değiştirmiş” muhalefet esnstrümanlarının tüketilmesinin ardından muhalifler açısından, iktidar hedefini gözeten bir şekilde, Dörtlü Takrir’in reddi ve “damgalama”, “misillemeler” sonrasında, ikinci safhaya, dış muhalefet düzlemine geçme mecburiyetinin doğduğunun bulgulanmasıyla desteklenmektedir.
- MakaleAçık Erişim2026Türkiye’de Yerel Basının Akademik Manzarası: DergiPark’ta Yayınlanan Makalelerin Bibliyometrik Analizi
Demirel, Çağatay
İletişim, kitle iletişim araçlarının hâkimiyetinde uluslararası, ulusal, bölgesel ve yerel şekilde varlığını devam ettirmektedir. Kitle iletişim araçlarının yereldeki ayağını temsil eden, yayınlandığı bölgedeki toplum yaşamını bütünüyle kapsayıp geniş bir içerik yelpazesi oluşturan ve sınırlı olanaklarıyla yereldeki kitlenin bilgiye olan ihtiyaçlarını karşılayan yerel basın, medya ekosisteminin başat unsurlarından biridir. Akademik çalışmalara konu olan böylesi başat bir unsurun, Türkiye’deki akademik manzarasının “nicelik” ve “haritalama” odaklı bir bakış açısıyla incelenmesi, iletişim bilimleri alanyazınına katkı sunması açısından oldukça önemlidir. Dolayısıyla bu çalışma, Türkiye’de yerel basının akademik manzarasını inceleyerek DergiPark’ta “yerel basın” konusundaki araştırmaların bibliyometrik analiz ile haritalandırılmasını amaçlamaktadır. Araştırma amacına bağlı olarak Türkiye’de yerel basın konusundaki çalışmalar araştırmanın evrenini oluştururken örneklem, açık erişimli akademik yayın platformu olan DergiPark veri tabanı ile sınırlı tutulmuştur. Sonuç olarak nicel araştırma yaklaşımının benimsendiği bu araştırmada, 2005-2025 yılları arasında toplamda 115 çalışmaya ulaşılmış ve yazarlar tarafından gerçekleştirilen çalışmaların bibliyometrik haritasında makalelerin metodolojik eğilimlerinin nitel araştırma tasarımları etrafından kümelendiği tespit edilmiştir. Ayrıca araştırmada, “yerel basın” konusundaki çalışmaların ağırlıklı olarak erkek yazarlar tarafından yürütüldüğü ve VOSviewer programı aracılığıyla veri setindeki makalelerde en fazla kullanılan anahtar kelimelerin yerel basın, gazetecilik, medya, basın ve içerik analizi olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
- MakaleAçık Erişim2026A New Caputo-Fabrizio Hybrid Method for the Numerical Solution of Caputo-Fabrizio Fractional Epidemic Model
Anaç, Halil; Alkan, Asli
This paper presents a novel Caputo–Fabrizio hybrid numerical method for examining the dynamics of fractional epidemic models defined by memory effects and non-singular kernels. The proposed method combines the Caputo–Fabrizio fractional derivative with a hybrid transform framework, facilitating the derivation of accurate and convergent approximate solutions for nonlinear epidemic systems. The model's parameters are analyzed in relation to infection transmission and recovery dynamics, whereas the fractional order α regulates the magnitude of memory and genetic influences. Numerical simulations indicate that the novel hybrid method exhibits remarkable concordance with established results for integer-order scenarios, while showcasing enhanced precision, computing efficiency, and robustness in fractional contexts. The suggested method offers a versatile and effective analytical instrument for investigating real-world epidemic occurrences exhibiting long-term memory traits.
- MakaleAçık Erişim2026Synthesis, Structural Characterization and Surface Modification of TBA-Br/Mt Organoclays at Different Cation Exchange Ratio
Kıranşan, Murat
In this study, the synthesis of TBA-Br/Mt organoclay at different cation exchange ratios was carried out using tetrabutyl ammonium bromide (TBA-Br) surfactant on Montmorillonite (Mt) clay. Due to the swelling properties of Mt layers with water, it’s possible to disperse or deaggregate clay aggregates into a single layer under appropriate preparation conditions. Silicate clay minerals consist of octahedral and tetrahedral layers. The most commonly used fillers in the synthesis of organoclays have a silicate layer structure. The cation exchange capacity (CEC) of montmorillonite clay is usually dependent on the Si/Al ratio. The structures of TBA-Br/Mt organoclays synthesized at different cation exchange capacities were characterized by X-ray diffraction (XRD), X-ray fluorescence (XRF), Fourier-transform infrared spectroscopy (FT-IR), N2 adsorption/desorption (BET), Scanning electron microscope (SEM), and Transmission electron microscope (TEM). It was observed that the BET surface area decreased as the CEC ratio increased from 0.5 to 2.0 due to the increase in the amount of tetrabutyl ammonium bromide (TBA-Br) in the synthesized TBA-Br/Mt organoclay. As can be understood from the TEM images, it was observed that the Mt layers partially expanded as the CEC ratio increased from 0.5 to 2.0.
- MakaleAçık Erişim2026Havayolu işletmelerinde Covid-19 pandemi sonrası marka güveni üzerine yapılan çalışmaların incelenmesi
Polat, Güler; Yayla, Hasan
Bu çalışma, havayolu işletmelerinde marka güveni konusuna ilişkin literatürün yapısını, gelişim sürecini ve tematik yönelimlerini bibliyometrik yöntemler aracılığıyla incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma kapsamında, 2022-2025 yılları arasında Web of Science (WoS) veri tabanında yayımlanan toplam 26 makale analiz edilmiştir. Çalışmada yayın eğilimleri, dergi ve kurum dağılımları, ülke bazlı katkılar, atıf yapıları, anahtar kelime ilişkileri, tematik kümelenmeler ve iş birliği ağları bibliyometrik teknikler kullanılarak değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, havayolu sektöründe marka güveni literatürünün pandemi sonrası dönemde hızlı bir büyüme sergilediğini, ancak son yıllarda olgunluk aşamasına yaklaşan bir yapı gösterdiğini ortaya koymaktadır. Literatürün entelektüel temelinin ağırlıklı olarak pazarlama, hizmet kalitesi, marka değeri ve tüketici davranışları literatürüne dayandığı belirlenmiştir. Tematik analizler, çalışmaların özellikle hizmet kalitesi, algılanan değer, müşteri memnuniyeti ve marka sadakati ekseninde yoğunlaştığını ve zaman içerisinde ise araştırma odağının davranışsal sonuçlar, etkileşim ve performans etkilerine doğru evrildiğini göstermektedir. Bununla birlikte, yazar ve kurumlar arası iş birliklerinin sınırlı olduğu ve literatürün dağınık fakat disiplinler arası bir yapı sergilediği tespit edilmiştir. Sonuç olarak bu çalışma, havayolu işletmelerinde marka güveni literatürünün mevcut durumunu bütüncül bir bakış açısıyla ortaya koymakta ve alanın gelecekteki araştırmaları için kuramsal, yöntemsel ve bağlamsal boşluklara dikkat çekmektedir. Elde edilen bulguların hem akademisyenler hem de sektör uygulayıcıları için yol gösterici nitelikte olduğu değerlendirilmektedir.

















