Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Baltaci, Cemalettin(27)
- Uzun, Sevda(27)
- Yildiz, Salih(25)
- Kulakaç, Nurşen(24)
- Ayaydin, Hasan(22)
- Yilmaz, Ozgur(20)
- Bostan, Sedat(19)
- Doğan, Kadir Caner(19)
- Kenek, Gökhan(19)
- Tosunoğlu, Büşra(19)
- Akyol, Hikmet(18)
- Akyürek, Suat(18)
- Can, İbrahim(18)
- Doğru, Bülent(18)
- Hayaloğlu, Pınar(18)
- Keyifli, Nazlı(18)
- Peker, İskender(18)
- Sipahi, Ferkan(18)
- Çalışır, Gülsüm(18)
- Avcı, İbrahim(17)
- Gücer, Mehmet Ali(17)
- Pala, Fahrettin(17)
- Türkkan, Tuğba(17)
- Ulutaşdemir, Nilgün(17)
- Yildiz, Emel(17)
- Akyüz, Ahmet Mutlu(16)
- Cengiz, Ekrem(16)
- Demirağ, Hatice(16)
- Hintistan, Sevilay(16)
- Yeşilçayır, Celal(16)
- Akaryali, Enver(15)
- Kaygusuz, Abdullah(15)
- Merdan, Mehmet(15)
- Bayrakdaroğlu, Serdar(14)
- Demirbağ, Orkun(14)
- Evren, Savaş(14)
- Kahraman, Yakup(14)
- Yesilelebi, Gl(14)
- Yıldız, Barış(14)
- Ödemiş, Murat(14)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2024İzmit Körfezi manyetik verilerine kenar tespit yöntemlerinin uygulanması
Aktaş, Gülten; Demirel, Sinan
Marmara Denizi’nin kuzeydoğusunda yer alan İzmit Körfezi Kuzey Anadolu Fayı’nın kuzey kolu üzerinde olması nedeniyle sismik tehlike tahminleri açısından oldukça önemli etkilere sahiptir. Bu çalışmada İzmit Körfezi’nin yapısal çizgisellikleri yüksek çözünürlüklü manyetik veriler kullanılarak tanımlanmıştır. Başlangıçta verilere günlük düzeltme işlemi yapılmış ve gürültü etkilerini ortadan kaldırılmak amacıyla filtreler uygulanmıştır. Ayrıca, İzmit Körfezi’nin çizgiselliklerini ve yapısal unsurların sınırlarını çıkarmak için verilere birinci düşey türev, analitik sinyal, Tilt açısı, yatay gradyanın tilt açısı (TAHG), softsign fonksiyonu (SF) yöntemleri uygulanmıştır. Manyetik anomalilere neden olan yapısal unsurların belirlenmesinde TAHG ve SF filtreleri keskin ve net kenarlar oluşturmuştur. Tespit edilen çizgiselliklerin ana eğilimi körfezde D-B ve KD-GB yönündedir. Bu çalışmadan elde edilen bulgular sismik yansıma kesitleriyle de değerlendirilerek kesitlerdeki faylar ile çizgiselliklerin oldukça uyumlu oldukları görülmüştür. Böylece İzmit Körfezi’nin tektonik ve yapısal çerçevesinin daha iyi anlaşılması açısından manyetik sonuçlar güvenilir bir yapısal harita sunmaktadır. Çalışmadan elde edilen bölgenin çizgisellik haritası gelecekte yapılacak yeni araştırmalara katkı sağlayacağı açıktır.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2024Sektörel kalkınma yardımlarının üretkenlik kapasitesi üzerindeki etkisi: düşük ve orta gelirli ülkeler üzerine ampirik bir çalışma (2002-2018)
Yıldız, Barış; Yildiz, Gizem
Son yıllarda pek çok uluslararası kuruluş ve araştırmacı tarafından az gelişmiş ve/veya gelişmekte olan ülkelerin üretkenlik kapasitelerinin nasıl arttırılacağı konusu tartışılmaktadır. Kalkınma yardımları, bu ülkelerin üretkenlik kapasitelerini önemli ölçüde etkileyen faktörlerden biridir. Bu bağlamda çalışmanın amacı, sektörel kalkınma yardımlarının üretkenlik kapasitesi üzerinde bir etkisi olup olmadığını araştırmaktır. Çalışma 2002-2018 dönemini ve 84 ülkeyi kapsamaktadır. Panel veri yöntemi kullanılarak elde edilen bulgulara göre sosyal altyapı ve hizmet yardımları, üretkenlik kapasitesini istatistiksel olarak anlamlı ve negatif, üretim sektörleri yardımları ise anlamlı ve pozitif etkilemektedir. Ekonomik altyapı ve hizmet yardımları ve çeşitli sektör yardımlarına ilişkin ise istatistiksel olarak anlamlı bir bulgu elde edilememiştir. Modelde kontrol değişken olarak kullanılan kişi başı gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYH), işgücüne katılım oranı ve ticari açıklık, üretkenlik kapasitesini istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif etkilemektedir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2024İlk ve ikinci el konut talebinde yakınsama hıpotezinin analizi: 26 alt bölge örneği
Önder, Kübra; Şahin, Muhammet
Türkiye’nin 26 alt bölgesinin ilk ve ikinci el konut talebi yakınsama hipotezi ile incelenmiştir. Çalışmada, 2013 Ocak-2023 Mart dönemine ait aylık zaman serileri kullanılmıştır. Bölgeler arası konut talebi yakınsama hipotezi koşullu ve koşulsuz tahmin edilmiştir. Analizlerde dinamik panel sistem GMM yaklaşımından yararlanılmıştır. İlk el konut talebine ait koşulsuz yakınsama modeli analizi sonucunda; ilk el konut satışına ait gecikmeli değerlerin konut talebini pozitif etkilediği belirlenmiştir. Koşulsuz yakınsama modelinde ise konut fiyatı ile hane geliri değişkeni ilk el konut talebini pozitif etkilerken ikinci el konut satış miktarı ise ilk el konut talebini negatif etkilemektedir. İkinci el konut satışına ait yakınsama hipotezi bulgularına göre ise koşulsuz modelde; ikinci el konut satışının gecikmeli değerleri ikinci el konut talebini pozitif etkilemektedir. Koşullu modellerde yer alan hane geliri değişkeni ikinci el konut talebini pozitif ilk el konut satışı değişkenini ise negatif etkilemektedir. İkinci el konut satışı yakınsama modelindeki konut fiyatı değişkeni ise istatistiki olarak anlamsızdır.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2024Dijitalleşmenin Vergi Kaçırma Üzerindeki Etkisinde Şeffaflığın Aracılık Rolü
Saruc, Naci Tolga; Uğur, Candan Yılmaz
Bu çalışmanın amacı dijitalleşmenin vergi kaçırma üzerindeki etkisini belirlemektir. Çalışma ayrıca dijitalleşmenin vergi kaçırma üzerindeki etkisinde şeffaflığın aracılık rolü olup olmadığını da incelemektedir. Bu bağlamda 2016 yılı 137 ülke verisinin yer aldığı çalışma öncelikli olarak regresyon analizi ile test edilmiştir. Bulgular dijitalleşmenin vergi kaçırma üzerindeki etkisinin negatif yönde ve güçlü olduğunu göstermektedir. Çalışmada ayrıca dijitalleşmenin vergi kaçırma üzerindeki etkisinde şeffaflığın aracılık rolü olup olmadığını test etmek amacıyla PROCESS Model 4 kullanılmış ve şeffaflığın aracılık etkisi olduğu tespit edilmiştir. Bu bulgular neticesinde dijitalleşme alanında yapılacak teknolojik yatırımların ve yapısal dönüşümlerin şeffaflığı besleyeceği ve bu sürecin uzun vadede vergilendirme süreçlerindeki kayıp ve kaçaklara ilişkin caydırıcılığı artıracağı düşünülmektedir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2024Z Kuşağı Kişilik Tiplerinin İş Değerlerine Etkisi: Öğretmenler Üzerine Bir Araştırm
Sımsek, Tugçe; Eroğlu, Gönül
Kişilik bireyi diğerlerinden farklı kılan özelliklerinin tamamıdır. Kişilik ile ilgili kuramlar bu farklılıkların hangi faktörlerden kaynaklandığını, kişiliğin ortaya çıkmasını ve gelişimini ne kadar etkilediğini incelemiştir. Kişilik kuramlarında bireylerin dünyaya geldiği ve yaşadığı dönemin kişiliğin belirlenmesinde belirleyici olabileceği ifade edilmektedir. Dönemin siyasal, sosyal, ekonomik yapısı, teknoloji kullanımı vb. gibi faktörler o dönemdeki bireylerin benzer kişilik özelliklerine sahip olmasına neden olmaktadır. Bir kişilik topluluğunun kuşak olarak adlandırılabilmesi için yaklaşık olarak aynı yıllarda doğmuş olması, aynı çağın şartlarını, dolayısıyla birbirine benzer sıkıntıları, kaderleri paylaşmış ve benzer ödevlerle yükümlü olmaları gerekmektedir. Her kuşağın kişilik özelliğine göre iş yaşamından beklentileri ve iş değerleri farklılaşmaktadır. Bu çalışmada iş yaşamında yerini yeni almaya başlayan Z Kuşağının kişilik özellikleri ve iş değerleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Kişilik özelliklerini belirlemek için “Beş Faktör Kişilik Ölçeği”, iş değerlerini belirlemek için “İş Değerleri Ölçeği” kullanılmıştır. Araştırma bundan sonraki kuşakların yetiştirilmesinde en büyük etkiye sahip meslek çalışanlarından biri olan öğretmenler üzerinde yapılmıştır. Gümüşhane ilinde bulunan 276 Z Kuşağı öğretmenine anket yapılmış, elde edilen veriler SPSS 22.0 programı ile analiz edilmiştir. Frekans analizi, korelasyon ve doğrusal regresyon analizi ile veriler çözümlenmiştir. Z kuşağı öğretmenlerinin kişilik özellikleri ile iş değerleri arasında anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.
- MakaleAçık Erişim2024Depremde Kadın Olmak: Osmaniye Düziçi Çadır Kent Örneği
Akbal, Alev; Taşbaş, Sultan
Teknolojinin gelişmesi, kurumsallaşma düzeyinin yüksek olması, iş sahalarının fazlalılığı ve çeşitliliği nedeniyle insanlar yaşamak için kentsel yaşam alanlarını tercih etmektedirler. Kırsal alandan kente yoğun göçün yaşanması kentlerde yeni yerleşim yeri arayışının artması, alt yapı sorunları, ulaşım problemleri, eğitim ve sağlık sorunlarının armasına neden olmaktadır. Bununla birlikte coğrafi koşulların uygun olmamasına rağmen yani doğal afetlerin görülme riskinin yüksek olmasına rağmen insanların afet bölgelerine yerleşim yeri kurmasına neden olmaktadır. Bu durum ise herhangi bir afetle karşılaşılması durumunda toplumsal direncin düşmesine ve kırılganlıkların artmasına neden olmaktadır. Dirençlilik kişilik özellikleri, cinsiyet, eğitim durumu, toplumsal statü, kentsel alt yapı, coğrafi konuma göre değişkenlik göstermektedir. Dezavantajlı gruplar ise bu afetlerden çok daha fazla etkilenmektedir. Dezavantajlı gruplar arasında tanımlanan kadınların direnci sahip oldukları toplumsal cinsiyet rollerinden dolayı daha düşük konumdadır. Bu kapsamda depremde kadının toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin beraberinde getirdiği dezavantajlılığın kadınların kırılganlıklarını artırması çalışmanın temel problemini oluşturmaktadır. Depremde kadınların toplumsal cinsiyet rollerinden kaynaklanan kırılganlıklarını ve bu kırılganlıkların nedenlerini ortaya koymak çalışmanın temek amacını oluşturmaktadır. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde kadının toplumsal cinsiyet rolleri , doğal afetler ve doğal afetlerin ortaya çıkardığı kırılganlıklar ve çalışmanın yöntemine ilişkin bilgiler yer almaktadır. İkinci bölümde çalışmanın araştırma bulgularına yer verilmekte ve afetzede kadınların depremde yaşadıkları kırılganlıklar sosyolojik açıdan tartışılmakta; sonuç bölümde ise elde edilen bulgulara ilişkin kavramsal ve kuramsal tartışmalar yer almaktadır.
AtıfOpenAlex9TR Dizin5
İncele - MakaleAçık Erişim2024Şarap İmalathanelerini ve Üzüm Bağlarını Ziyaret Eden Turistlerin Deneyimleri: Urla (İzmir) Örneği
Karabulut, Besim; Akyürek, Suat; Özdemir, Özcan
Türkiye’de bağcılık alanlarının turizm sektöründe kullanımı son yıllarda artış göstermektedir. Özellikle günümüzde gastronomi turizmine artan ilginin ve turistlerin unutulmaz deneyimler yaşama isteklerinin her geçen gün artış göstermesi bu yönde sunulan hizmetlere yönelik talebi artırmaktadır. Öyle ki artan talep ile birlikte Türkiye’de bağcılıkla ilgili turizm arz kaynakları da (turistik üzüm bağları, rotalar, bağ ve şarap evleri, şarap imalathaneleri, bağ ve şarap festivalleri, bağ ve şarap müzeleri vb.) hızla artmaktadır. Artan bu talep ve arz kaynakları sayesinde ise bağcılık faaliyetlerinden elde edilen gelirlerin yanı sıra katma değeri yüksek turizm gelirleri de elde edilebilmektedir. Nitekim bağcılık turizmi kapsamında talep ve arzın sürdürülebilir olabilmesi için turistlerin talep ve beklentilerinin en iyi şekilde anlaşılması, ne tür deneyimler arzuladıklarının tespit edilmesi önem arz eden bir konudur. Bu kapsamda yapılan bu çalışmada, Urla’da (İzmir) faaliyet gösteren şarap imalathaneleri ve üzüm bağlarını ziyaret eden turistlerin deneyimleri incelenmiştir. Araştırma bulguları, Urla’da faaliyet gösteren şarap imalathaneleri ve üzüm bağlarını ziyaret eden turistlerin Tripadvisor internet sitesinde yapmış oldukları çevrimiçi yorumlardan oluşmaktadır. Elde edilen bulgulara göre, turistlerin şarap imalathaneleri ve üzüm bağlarını ziyaretleri neticesinde zengin deneyimler yaşadıkları tespit edilmiştir. Nitekim yaşanan bu zengin deneyimler ile birlikte bazı turistlerin şarap imalathaneleri ve üzüm bağlarına yönelik aldıkları hizmetlerden memnun olmadıkları belirlenmiştir. Bu sonuçlar ışığında, başta şarap imalathaneleri ve üzüm bağları işletmecileri olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşlara yönelik birtakım öneriler sunulmuştur.
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2024Evaluation of Consumer Complaints: A Case Study Using MAXQDA 2020 Data Analysis Software
Yildiz, Emel; Koçan, Mahmut
This case study examines consumer satisfaction levels and the number of complaints about the Trendyol brand posted on the sikayetvar.com website. This research presents an approach to analyzing the content of electronic complaints and categorizing them via the MAXQDA 2020 data analysis software. The results concur with published research that has observed that the lesser-known brands with low trade volume have high satisfaction levels and a small number of complaints, while well-known brands with high trade volume have high complaints and low satisfaction levels. Consumer dissatisfaction and negative brand image categories account for 54.76% of the complaints. In addition, it has been concluded that supply and cargo problems cause consumer dissatisfaction, and consumer dissatisfaction can negatively affect the brand image. In this context, the consumer-based equity of the brand may increase when the reproach and distrust of the brand decrease. The complaints of other electronic commerce companies can also be examined in prospective studies, and their code-related maps can be created, compared, and partially combined in working towards producing a canonical theme, code, and exemplary expressions.
AtıfOpenAlex3
İncele - MakaleAçık Erişim2024Kınalızâde Ali ve Nasîrüddin Tûsî’de Siyaset Ahlâkı
Kerimoğlu, Özkan
Doğasında medeniyet olan insanlar bir araya gelip toplumları oluşturunca mutlu bir şekilde yaşamak için belli bir düzene de ihtiyaç duymuşlardır. Çünkü sadece bir arada yaşamak medeniyet ve mutlu bir yaşam için yeterli değildir. Bu yüzden insanlar medeniyet ve mutlu yaşam için gerekli olan düzenin sınırlarını, şartlarını ve ilkelerini belirlemişlerdir. Bireyin ve toplumun mutluluğunu, birlik beraberliğini temin etmek için de bazı erdemleri esas almışlardır. Toplumun her bireyi bu erdemlere göre yaşadığında düzen sağlanacak ve medeniyet kurulmuş olacaktır. Bu gelişimin sağlanmasında siyaset ve ahlâk kavramlarının çok büyük önemi ve etkisi bulunmaktadır. Tarihsel süreç içerisinde siyaset ve ahlâk konusu ayrı ayrı üzerinde en çok tartışılan, konuşulan ve belli bir sonuca varılamayan konuların başında gelir. Ahlâk ve siyaset felsefesi ile ilgili hususlar İslam filozoflarının da temel tartışma konuları arasında yer almaktadır. Muhtemeldir ki bu kavramlar bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da tartışılmaya ve güncelliğini korumaya devam edecektir. Bu çalışmada yaşadıkları dönem itibariyle yazdıkları eserlerle siyaset ahlâkı alanına önemli katkı sağlayan Kınalızâde Ali’nin Ahlâk-ı Alâî ve Nasîrüddin Tûsî’nin Ahlâk-ı Nâsırî adlı eserleri temel alınarak siyaset ahlâkı ile ilgili görüşleri değerlendirilecektir.
- MakaleAçık Erişim2024جمالية البنية اللغوية في قصة موسى عليه السلام في القرآن الكريم
الأحمد, محمد
يبلغ الترابط بين البنية اللغوية والمعاني التي تتجلّى من خلالها أعلى مستوياته في النظم القرآني. وقصة موسى عليه السلام التي سردها القرآن الكريم في سورة القصص نموذج جليّ للمتلقي، يستطيع من خلاله معرفة أحد أهم أسباب إعجاز القرآن التي تتمثّل في روعة نظمه وسحر بيانه وجمال بنيته اللغوية. سعى هذا البحث إلى الكشف عن مكامن جمالية البنية اللغوية في قصة موسى عليه السلام في سورة القصص في القرآن الكريم، وذلك من خلال تتبع الأصوات والألفاظ والبنية النحوية والبنية الحوارية التي جاءت في هذه القصّة، ودرس العلاقة بينها وبين المعاني التي أراد القرآن الكريم إيصالها إلى المتلقي، وحاول البحث إبراز دقة القرآن الكريم في اختيار بنية لغوية مناسبة لهذه القصة، والوقوف على جمالية هذه البنية. وتمّ الوصول إلى عدّة نتائج أهمها أن قصة موسى عليه السلام في سورة القصص امتازت بدقة اختيار بنية لغوية تآزرت فيها الأصوات والمفردات والجمل في بلوغ المعاني إلى المتلقي على أفضل وجه، وتآزرت أيضًا في منح البنية اللغوية في هذه القصة جمالية منقطعة النظير.
- MakaleAçık Erişim2024Kahramanmaraş Depremi Sonrası Üniversite Öğrencilerinde Algılanan Stres Düzeyleri İle Öznel İyi Oluş Durumları Arasındaki İlişkinin Belirlenmesi
Akay, Gamze; Oğuzhan, Hatice; Tüfekci, Fatma Güdücü
Bu çalışma Kahramanmaraş depremi sonrası üniversite öğrencilerinde algılanan stres düzeyleri ile öznel iyi oluş durumları arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapılmıştır. Tanımlayıcı ve kesitsel olarak yürütülen çalışma bir devlet üniversitesinde öğrenim gören ve depremden etkilenen illerde ikamet eden 472 öğrenci ile gerçekleşmiştir. Araştırma verilerinin toplanmasında kişisel bilgi formu, algılanan stres ölçeği ve öznel iyi oluş ölçeği kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde Skewness ve Kurtosis, independent sample t-test, Mann-Whitney U test, One Way ANOVA ve post hoc analizinden yararlanılmıştır. Öğrencilerin %60,2’ sinin 21-24 yaş arasında olduğu, %43,2’ sinin yaşadığı yerin depremden az hasar aldığı ve %58,1’ inin depremde yakınını kaybetmediği belirlenmiştir. Cinsiyeti kadın olan öğrencilerin stres algısının daha fazla olduğu ve depremden sonra psikolojik destek alanların stres algılarının daha az olduğu saptanmıştır. Algılanan stres puanı ve öznel iyi oluş puanı arasında negatif yönlü ve düşük düzeyde ilişki olduğu tespit edilmiştir (r=-0.219, p
AtıfOpenAlex6TR Dizin5
İncele - MakaleAçık Erişim2024Determining individuals’ knowledge, attitudes, and experiences concerning sumac (Rhus coriaria L.)
Doğan, Melike Demir; Orak, Şükran
The aim of this study is to determine the individuals’ knowledge, attitudes, and experiences concerning sumac (Rhus coriaria L.). The researchers collected the data from 139 participants, living in the cities of Siirt and Mardin, by using a survey, prepared based on the relevant literature, between 01 July and 15 August 2021. The mean age of the participants was 24.42±4.44 (min:18 – max:65) and 82.0% of them were female. 45.3% of the participants had an undergraduate or higher education. 81.3% of the participants stated that they had knowledge about the health benefits of sumac. 74.1% of them stated that they obtained this information from their family, partner, friend, and relatives. When the frequency of consuming sumac was evaluated, 28.1% of the participants stated that they consumed it once a week and 20.9% every day. 80.6% of the participants stated that sumac was effective for the treatment of stomach disorders, 79.9% for the treatment of infection, 74.1% for the treatment of influenza, 67.6% for alleviating respiratory distress, 63.3% for the treatment of gastric ulcer, and 59.7% for lowering blood pressure. Based on the experiences of the individuals, it was determined that sumac was effective for the treatment of stomach disorders (80.6%), the treatment of infection (79.9%), the treatment of influenza (74.1%), alleviating respiratory distress (67.6%), the treatment of gastric ulcer (63.3%), and lowering blood pressure (59.7%).
- MakaleAçık Erişim2024Bishop Frames of Salkowski Curves in E3
Mazlum, Sümeyye Gür
In this study, alternative, type-1 Bishop, type-2 Bishop and N-Bishop frames of Salkowski curves in E3 are calculated. Moreover, curvatures, Darboux and pol vectors of these frames are found. Also, relationships between the Bishop frames, Darboux vectors and pole vectors are given.
- MakaleAçık Erişim2024Evaluation of the Exposure of 4.5G Mobile Phone Base Stations in Different Band Radio Frequencies in Urban Center and Rural Areas in Turkey.
Tören, Murat; Ulutaşdemir, Nilgün
Mobile phone base stations (MPBS) are electronic communication equipment, the number of which is rapidly increasing with the increasing need for mobile data use with developing technology. Since the middle of the 21st century, the effects of Radio Frequency Electromagnetic Fields (RF-EMF) emitted from base stations on human health have begun to be investigated. Although some of these studies have explained the harmful effects of RF-EMF on human health, others have stated that its effects on human health are limited and therefore contradictory results have emerged. RF-EMFs can have effects by transferring energy to human tissues, increasing temperature and changing the way cell membranes work. These effects may vary inversely with the proximity of MPBSs to residential areas and their safety distances. In this regard, rules such as location at least 300 m away from places with high population density (schools, hospitals, shopping malls, etc.) and at least 40 m above the ground are required. In this study, RF-EMF values of base stations installed both in Rize city center and rural areas in Turkey in different 4.5G frequency bands (GSM 900 DL- 1800 DL-2100 DL) were analyzed by real-time selective area analyzer (NARDA- It is measured using SRM 3006). The safety distances in the production/label values of these base stations, mathematically calculated EMF and measurement values were compared for different distances. Base station production/label and real-time measurement values of RF-EMF values emitted by MPBSs in urban centers and rural areas are determined and their effects on human health are evaluated.
- MakaleAçık Erişim2024İlkokul Mülteci Öğrencilerinin Okuduğunu Anlama Becerilerinin Matematik Problem Çözme Sürecine Etkisi
Akçay, Ahmet Oğuz; Mert, Büşra; Semercioglu, Muhammed Serhat
Bu araştırmanın amacı mülteci statüsüyle ilkokula devam eden öğrencilerin okuduğunu anlama becerilerinin, matematik dersindeki problemleri çözme becerisine etkisinin araştırılmasıdır. Araştırmaya Hatay ilinde, 2022-2023 eğitim öğretim yılı bahar döneminde eğitimine devam eden bir ilkokuldaki 39 çok dilli mülteci öğrenci seçilmiştir. Nitel araştırma desenli olan çalışmada ölçüt örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Bu öğrencilere uygulanan ve temel matematik becerilerini ölçen ön test sonucuna göre bazı öğrenciler çalışmaya dahil edilmemiş, sonuçta araştırmaya 14 öğrenci katılmıştır. Görüşmeler, katılımcı öğrenci velilerinin izni dahilinde çevrimiçi kayda alınmıştır. Veriler içerik analizi yöntemiyle Newman’ın (1983) hata analizine göre incelenmiştir. Elde edilen bulgulara göre katılımcı öğrencilerin dört işlem matematik becerilerinde sorun tespit edilmezken, çalışmada kullanılan problemleri anlamlandıramadıkları, tam olarak seslendiremedikleri ve sonuçta yanlış cevaplar verdikleri tespit edilmiştir.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2024Tarih Öğretmeni Adaylarının Eğitim Sürecinde İşbirlikli Yöntem Hakkında Tutum ve Yaklaşımları: Gümüşhane Üniversitesi Örneği
Yapıcı, Hakkı
Bu araştırmada, tarih öğretmeni adaylarının eğitim sürecinde iş birlikli çalışma yöntemi hakkında tutum ve düşünceleri ele alınmıştır. Çalışmada tarih öğretmeni adaylarının eğitim öğretim sürecine ilişkin iş birlikli metot hakkında tutum ve davranışlarına yönelik betimsel istatistiki teknikler olan yüzde, frekans ve ortalamayı esas alan yöntemler kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Gümüşhane Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü’nde öğrenim gören öğrenciler; örneklemi ise aynı bölümde eğitime devam eden 110 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmanın nicel verilerinin toplanmasında “İş birlikli Çalışmaya İlişkin Tutum Ölçeği” (Sevim, 2011) kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan ölçek 25 maddeden oluşmaktadır. Ölçekte öğretmen adaylarına yöneltilen sorulara; Hiç katılmıyorum (1), Katılmıyorum (2), Kararsızım (3), Katılıyorum (4), Tamamen katılıyorum (5) şeklinde cevap alınmıştır. Araştırma 110 tarih öğretmeni adayına uygulanmış olup, cronbach alfa katsayısı 0,86 olarak tespit edilmiştir. Araştırmanın neticesinde tarih öğretmeni adaylarının iş birlikli çalışma yöntemini genel olarak olumlu buldukları; ancak uygulama esnasında zaman zaman bazı problemlerle karşılaştıkları gözlemlenmiştir.
- MakaleAçık Erişim2024Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğrencilerinin Kanser Ve Kanser Hastalarına Yönelik Stigma Tutumları Ve Etkileyen Etmenler
Doğan, Melike Demir; Hal, Aleyna; Yücebıyık, Bengü
Amaç: Bu çalışmanın amacı; üniversite öğrencilerinin kanser ve kanser hastalarına yönelik stigma tutumlarını ve bunları etkileyen etmenleri belirlemektir. Methot: Kesitsel tanımlayıcı nitelikteki bu çalışmanın örneklemini 354 öğrenci oluşturdu. Çalışmada veriler; Kişisel bilgi formu ve Kansere İlişkin Tutumları (Kanser Damgası) Ölçme Anketi- Toplum Versiyonu ile toplandı. Bulgular: Çalışmaya katılan öğrencilerin %65’i kadın olup büyük çoğunluğu (%97,5) bekardı. Öğrencilerin yaş ortalamasının 21,75±9,67 olduğu belirlendi. Cinsiyet ile ayrımcılık alt boyutu, kanser tanısını ortaya çıkarma/yayma alt boyutu ve ölçek toplam puan ortalaması arasında anlamlı fark olduğu belirlendi. Kronik hastalığı olmayanların olanlara göre iyileşmenin imkânsız olması alt boyutu toplam puan ortalamalarının daha yüksek olduğu saptandı. Yakın akrabalarında kanser hastası olanların olmayanlara göre iyileşmenin imkânsız olması alt boyutu toplam puan ortalamalarının daha yüksek olduğu saptandı. Annenin eğitim düzeyi arttıkça ‘iyileşmenin imkânsız olması’ yönündeki olumsuz tutumlarının da arttığı saptandı. Benzer şekilde babanın eğitim düzeyi arttıkça ‘iyileşmenin imkânsız olması’ yönündeki olumsuz tutumlarının da arttığı saptandı. Ayrıca babanın eğitim düzeyi arttıkça ‘kanser tanısını ortaya çıkarma, yayma’ yönündeki olumsuz tutumlarının azaldığı saptandı. Öğrenciler açısından bakılınca okunulan sınıf arttıkça ‘kanser tanısını ortaya çıkarma, yayma’ yönündeki olumsuz tutumlarının arttığı saptandı. Sonuç: Bu çalışma sonucunda; kanser stigması ile cinsiyet, kronik hastalık varlığı, okunulan sınıf, anne ve baba eğitim düzeyi, ekonomik durum, yaşanılan yer ve okunulan bölüm arasında ilişki olduğu saptanmıştır.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2024Siyasal reklamların göstergebilimsel yöntemle analizi: 14 mayıs cumhurbaşkanlığı seçimlerinde cumhuriyet halk partisi’nin “sana söz yine baharlar gelecek” reklam filmi örneği
Çalışır, Gülsüm; Aksoy, Fatih; Kılıç, Tuğçe Aydoğan
Siyasal reklamlar, siyasi partilerin ve aktörlerin vazgeçemediği önemli iletişim araçlarından biridir. Siyasi reklamlar, ticari reklamlarda olduğu gibi ikna etmek, bilgilendirmek, davranış değişikliği sağlamak, destek almak, hatırlatmak gibi temel amaçları gütmektedir. Siyasi partiler ya da aktörler sözü edilen amaçlara ulaşabilmek için siyasi reklamlar aracılığıyla kendilerini seçmenlere anlatmaya ve onları ikna etmeye çalışmaktadırlar. Siyasi kurumlar ya da adaylar siyasal reklamlar aracılığıyla seçmene ulaştırmak istediği anlam ve mesajlar için stratejiler geliştirmektedir. Siyasal reklam stratejilerinin oluşturulmasında değinilecek konular, kullanılacak reklam türü, çekicilik vb. unsurların önemli olduğunu söylemek mümkündür. Çalışmada, Mayıs 2023’ te gerçekleşen Cumhurbaşkanlığı Seçiminde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tarafından yayımlanan 'Sana Söz Yine Baharlar Gelecek' adlı reklam filmi göstergebilimsel analiz yöntemiyle analiz edilmektedir. Bu çalışma, seçilen siyasal reklamın göstergeler aracılığıyla seçmene verdiği mesajların, ele alınan konuların, kullanılan reklam ve reklam çekicilik türünün ne olduğunu ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışmanın verileri analiz edildiğinde, pozitif reklam türünün kullanıldığı görülmektedir. Reklamda duygusal çekiciliğe yönelik içeriklere yer verildiği tespit edilmiştir. Reklam filminde ‘gelecek’ ve ‘söz’ odağında kurulan bir Türkiye söylemi geliştirilmeye çalışıldığı ve seçmeni umutlandıran göstergelerin kullanıldığı dikkat çekmektedir. Reklamda verilmek istenen temel mesaj, ‘biz ile Türkiye geleceğinde, yeni başlangıçların, olumlu değişimlerin ve gelişimlerin olacağı’ şeklindedir.
AtıfOpenAlex4TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2024Görmek değişmektir: kültürel mirasın ekran aracılığı ile anlatımı
Taşdelen, Birgül
Her çağın bakışı, o çağın düşüncesini yansıtır. Bu yönü ile ele alındığında insanlık tarih boyunca yaptıklarıyla ve yaşadıklarıyla kendini hatırlatma noktasında sınırsız anlam ve etkilere sahip temsiller dünyası oluşturma gayreti içerisine düşmektedir. Dolayısıyla değişik amaçlar için tasarlanmış bu temsillerin, üst düzeyde etkilediği bir kültür içinde yaşadığımızı ifade etmek yanlış olmayacaktır. Sürekli kuralları ve uzlaşımları değişen farklı temsil sistemlerinin tezahür ettiği bu imgeler ve sözcükler bize hayatı anlamlandırma açısından geniş bir bakış açısı sağlamaktadır. Bugün, her şeyi her zamankinden oldukça farklı görmekteyiz. Teknolojinin yaşam biçimlerimiz üzerindeki giderek artan etkisi ve insan duyularının algılamasının düzenlenmesinde kullanılan yeni radikal sunum araçları, dünyayı keşfetme yollarımızı hem tasvir etmeyi hem de sorgulamayı amaçlar. Bu bağlamda yeni medya teknolojileri iletişim, etkileşim ve aktarım özellikleri bakımından günceli yakalamış, sadece kullanıcıya sunum araçlarını değiştirmekle kalmamış aynı zamanda deneyimlerin üretildiği sosyal, ekonomik, politik ve kültürel ortamları da etkilemiştir. Medyadaki bilimsel uygulamalar arasında yer alan belgesel sinema da sosyal ve kültürel değişimlerle her zaman birbirine bağlı estetik ve teknolojik büyümenin aşamaları üzerine kurulu ve bunu merkez alan organik bir değişim sürecinin parçasıdır. Bu çalışmanın amacı gerçekliği izleyici hafızasıyla etkileşime geçirerek anlatısallaştıran sayısallaştırmanın, çağdaş bellek üzerindeki bazı önemli sonuçlarını teorik olarak araştırmaktır. Bu amaç doğrultusunda, çalışmada post-dijital durum ve dijitalleşmenin bellekle olan ilişkisi hakkında genel bir giriş yapılacak ardından ekran aracılı deneyim açıklanarak, ekran aracılı deneyimlerin izleyici üzerindeki etkilerinin izi sürülecektir.
- MakaleAçık Erişim2024Epifenomenalizme Karşı Epistemik Argüman
Üner, Aslı
Bilinçli özneler olarak bizler davranışlarımızı kontrol edebildiğimize inanırız. Fakat epifenomenalizme göre istek, inanç, korku vb. gibi zihinsel durumlar davranışlarımıza bir etkide bulunmaz. Davranışlarımızın nedeni beyinde gerçekleşen nöral süreçlerdir ve zihinsel durumlar fiziksel durumların gölgeleri gibidir. Zihin felsefecileri, ahlaki ve epistemik olarak sorumluluk sahibi failler olduğumuz inancını korumak adına genellikle zihnin nedensel olarak etkili olduğu fikrini yani zihinsel nedenselliği kabul etmeye eğilimlidir ve bu sebeple de zihinsel nedenselliği destekleyen argümanlara başvururlar. Bu agümanlar sağduyu argümanı, ahlaki sorumluluk argümanı ve epistemik argümandır. Bunların içinde epifenomenalizme karşı literatürde en sık kullanılan argüman ahlaki sorumluluk argümanıdır. Bu makalede amacım epistemik argümanın epifenomealizmin iç tutarsızlığını, diğer argümanlara kıyasla, daha açık bir şekilde ortaya çıkardığını göstermektir. Şöyle ki çıkarımsal bilgi epifenomenalistlerin kendi görüşlerini desteklemek için başvurdukları bir bilgi türüdür. Epistemik argümana göre, çıkarımsal bilgi için zihinsel nedensellik gereklidir. Zihinsel nedenselliği reddederek epifenomenalizmi kabul ettiğimizde, çıkarımsal bilgiden bahsedemeyiz ve epifenomenalizmin doğruluğuna inanmak için hiçbir gerekçemiz kalmaz. Sonuç olarak, çıkarımsal bilgi olmadan epifenomenalistler ‘zihnin nedensel olarak etkisiz olduğu’ inancının doğruluğunu bilememek gibi bir pozisyonda kalma tehlikesiyle karşı karşıyadır.

















