Yazarlar
- Ahmet Özdemir(3)
- Ahmet Bayraktar(2)
- Bahadır Tercan(2)
- Bilal Gürsoy(2)
- Burcu Aksoy(2)
- Burcu Sayın Okatan(2)
- Cenk Çarkacı(2)
- Emrah Öztürk(2)
- Emre Tosun(2)
- Emre Turan(2)
- Erdal Demir(2)
- Ertan Aktürk(2)
- Fatma Bostan(2)
- Fevziye Bekar(2)
- Furkan Şahin(2)
- Galip Usta(2)
- Gulzıpa Akyüz(2)
- Gökhan Kaymak(2)
- Gökhan Çaybaşı(2)
- Gülşah Ayvazoğlu(2)
- Hasan Yücel(2)
- Havva Nur Kobya(2)
- Hikmet Akyol(2)
- Kadir Çavuş(2)
- Kaşif Furkan Öztürk(2)
- Kemal Torpuş(2)
- Kübra Akyüz(2)
- Lokman Odabaş(2)
- Mazhar Oyanık(2)
- Melikşah Turan(2)
- Meryem Akbulut(2)
- Muhammet Kılıç(2)
- Nurcan Şimşek(2)
- Nurdan Dizdar(2)
- Pınar Açıkgöz(2)
- Ramazan Aslan(2)
- Rıza Akbaş(2)
- Selim Yalçın(2)
- Sinan Kurt(2)
- Uğur Demirel(2)
Yayınlar
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Borsa İstanbul'da kayıtlı çimento işletmelerinin finansal performans analizi üzerine bir uygulama
Said Abdullah Shırzadı
İnsanlık tarih boyunca, hayatta kalmak için su ve gıdanın ardından en çok barınmaya ihtiyaç bilinmektedir. Barınma evrim süreci, insanların yaşam alanlarının mağaralardan lüks binalara kadar dönüştüğünü bu konunun önemini göstermektedir. Günümüzde sudan sonra, çimento barınma ihtiyaçlarının giderilmesi konusunda insan tarafından kullanılan en yaygın olduğu bilinmektedir. Yıllık 4 milyar ton üretim ile bu alana büyük yatırım yapılmaktadır. Türkiye, bu sektörün önde gelen oyuncularından biri ve en büyük kullanıcıları, üreticileri ve ihracatçılardan olarak büyük bir sermaye bu endüstri üzerinde harcamıştır. Çimento üreten şirketler artık İstanbul Borsası'nda kayıtlanmış ve herkes bu büyük şirketlerin hisselerini alabildiği bilinmektedir. Bu nedenle bu şirketlerin finansal performansı hem hissedarlar hem de Türkiye geneli için büyük bir öneme sahiptir. Bu çalışmada, bu şirketlerin 2019, 2020 ve 2021 yıllarındaki finansal performanslarını analiz etmeye çalışılmaktadır. Bu analizde kullanılan veriler, Bursa İstanbul internet sitesinden elde edilmiştir. Kriterlerin ağırlıklarını belirlerken ENTROPİ yöntemi kullanılmış, şirketlerin sıralaması ise TOPSIS ve VİCOR yöntemleri ile yapılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Maden kapanmasında sosyal etki değerlendirmesi: Gümüşhane ilinde bir araştırma
Işıl Esra Pınarbaşı
Madencilik sektörü, modern yaşamın sürdürülebilirliği için gerekli hammaddeleri sağlamada kritik bir role sahiptir. Ancak bu süreç, yalnızca ekonomik katkılarla sınırlı kalmayıp çevresel ve sosyal boyutlarıyla da çok yönlü etkiler doğurmaktadır. Özellikle maden sahalarının açılması ve kapatılması aşamaları, yerel halk üzerinde kalıcı etkiler bırakabilmektedir. Bu bağlamda çalışma, uzun yıllardır madenciliğin sürdüğü ve gelecekte de sürmesi muhtemel olan Gümüşhane ilinde, maden kapanmalarının yerel halk üzerindeki sosyal etkilerini Sosyal Etki Değerlendirmesi (SED) yaklaşımıyla analiz etmeyi amaçlamaktadır. Nitekim bölgede bulunan üç maden sahasından ikisinin yakın zamanda kapatılmış olması, bu etkilerin daha görünür hale gelmesine neden olmuştur. Araştırma kapsamında, öncelikle Gümüşhane'deki madencilik sektörü paydaşları tanımlanarak gruplandırılmıştır. Ardından bu paydaşlarla gerçekleştirilen yüz yüze mülakatlardan elde edilen veriler, tematik analiz yöntemiyle değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, maden kapanmalarının işsizlik, göç ve toplumsal huzursuzluk gibi çeşitli sosyal etkilere yol açtığını göstermektedir. Ayrıca, maden kapanma süreçlerinin yalnızca ekonomik kayıplarla sınırlı kalmadığı, aynı zamanda çevresel bozulmalarla birleşerek sosyal etkileri daha da derinleştirdiği belirlenmiştir. Sürece ilişkin karar alma mekanizmalarında yerel paydaşlara yeterince yer verilmemesi, halkın kapanma süreci hakkında yeterli bilgiye sahip olamamasına neden olmuş; bu durum ise toplumsal düzeyde sürece karşı ilgisizlik ve duyarsızlık oluşmasına yol açmıştır. Çalışmanın sonuçları, madencilik faaliyetlerinin sonlandırılmasına yönelik süreçlerin, sosyal etkileri önceden dikkate alacak biçimde planlanması ve yerel halkın katılımının kurumsal yapılarla desteklenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Türkiye'de havalimanı yönetimi mevcut durumu, sorunlar ve gelecekteki yönler
Ahmet Koray Kayalar
Çalışma, Türkiye bağlamında havalimanı yönetimini üç temel mülkiyet modeli ekseninde havacılık altyapılarının idari, işletimsel ve stratejik zorlukları arasındaki karşılıklı etkileşimlerini karşılaştırmalı bir perspektiften ele alarak derinlemesine incelemeyi amaçlamaktadır ve teorik temeli, kurumsal ekonomi kuramı, çağdaş kamu yönetimi paradigmaları ve stratejik yönetim disiplinlerinin kavramsal birleşiminden oluşmaktadır. Bu entegre analitik çerçeve, havalimanlarının bir yandan kamusal hizmet sağlayıcısı, diğer yandan ticari işletme olma ikili kimliğini kritik bir yaklaşımla irdelemektedir. Küresel ekonomik sistemdeki neoliberal dönüşümler ve özelleştirme politikaları, Türkiye'deki havalimanı yönetim yapılarını belirgin biçimde şekillendirmektedir. Bu bağlamda araştırma, söz konusu dönüşümlerin havacılık altyapılarının yönetsel paradigmalarına etkilerini mercek altına almaktadır ve araştırmanın akademik literatüre özgün katkı sunmasının yanı sıra, politika yapıcılar, sektör düzenleyicileri ve havalimanı işletmecileri için kanıta dayalı stratejik yönlendirmeler sağlaması hedeflenmektedir. Böylece havalimanı yönetimine ilişkin hem teorik çerçevenin zenginleştirilmesine hem de uygulamaya yönelik optimum stratejilerin geliştirilmesine katkıda bulunulması amaçlanmaktadır. Araştırmada, nitel yöntemler kapsamında sistematik delphi tekniğini kullanarak uzman görüşlerine dayalı bir uzlaşma oluşturmak hedeflenmiştir. Bu doğrultuda farklı mülkiyet ve işletim yapısına sahip havalimanlarının yönetim kademelerinde görev yapan uzmanlardan ve akademisyenlerden oluşan katılımcı havuzuna, çok aşamalı delphi anketleri uygulanarak yapılandırılmış sorularla uzmanlar arasında görüş birliği düzeyi analiz edilmiştir. Havalimanları için stratifikasyon yapılarak örnekleme çeşitlendirilmiş ve her kategoriden temsilci katılımı sağlanmıştır. Bu sayede farklı yönetim modellerinin kendine özgü sorunları derinlemesine incelenebilmiştir. Elde edilen bulgular doğrultusunda Türkiye'nin havalimanı yönetim kapasitesinin güçlendirilmesi ve küresel rekabet ortamında daha etkin bir konumlandırma için bütünsel bir yol haritası sunulmuştur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Acil sağlık hizmetlerinin sunumuna ilişkin sorunların derlenmesi ve Erzincan ili örneğinde Best-Worst yöntemi ile önceliklendirilmesi
Seda Nur Adaşıroğlu
Acil sağlık hizmetleri, sağlığına kavuşmayı bekleyen hastalara ilk müdahaleyi yapmak için oluşturulmuş kurumdur. Acil sağlık hizmetlerinin ülke genelinde her koşula uygun olarak sağlanması planlanmıştır. Bu sebeple Türkiye'de sağlık hizmetlerinin erişilebilirliği, toplum sağlığı ve kamu politikaları açısından büyük bir öneme sahiptir. Erişilebilir sağlık hizmetleri, hastalıkların erken teşhis edilmesi, acil durumların etkili bir şekilde yönetilmesi ve toplumsal eşitsizliklerin ortadan kaldırılması açısından kritik bir öneme sahiptir. Özellikle acil sağlık hizmetlerinin erişilebilirliği, acil durumların hızlı müdahale ve hastaların zamanında yardım almasını sağlar. Bu hastaların hayatlarının kurtarılmasında ve sağlık sonuçlarının iyileştirilmesinde önemli bir yere sahip olmaktadır. Aynı zamanda sağlık hizmetlerinin eşit bir şekilde tüm bölgele-re yayılması, toplumsal eşitsizliği azaltır ve toplumun genel sağlığını iyileştirir. Dolayısıyla acil sağlık hizmetlerinin erişilebilirliğinin düzenli olarak değerlendirmeye alınması ve bu konuda iyileştirmeler yapılması toplumun sağlığını korumak ve geliştirmek adına atılabilecek büyük bir adıma sahiptir. Yapılan çalışmada, kriter ağırlıklandırmayı sağlayan Best-Worst Metodu kullanılmış olup sonuçlar analiz edilerek acil sağlık hizmetleri kapsamında kriter sıralama-sına göre yaşanan sorunların önceliklendirileceği ve ortaya çıkan sonuçlar dahilinde değerlendirilmesi konu edilmiştir. Çalışma sonucunda, belirlenen öncelik sıralaması içsel sorunlarda; ekipman ve araç eksiklikleri, iletişim problemleri, eğitim ve uzmanlık sorunları, bakım ve onarım, kurumlar arası iş birliği eksikliği, finansal kısıtlamalar, teknolojik yetersizlikler, personel yetersizliği, yasal, idari ve standart eksiklikleri olarak sıralanmıştır. Dışsal sorunlarda ise, halkın bilinç düzeyinin yetersiz olması, dil ve iletişim engelleri, güvenlik riskleri, trafik yoğunluğu, coğrafi ve ulaşım zorlukları olarak sıralanmıştır yaşanan bu sorunların iyileştirilmesi için devlet ve halk arasında uyumlu ilişiler kurulması, devlet iç sorunlarda personele eğitim ve destekleme çalışmalarında bulunursa yaşanan sorunların minimum seviyeye düşeceği düşünülmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi nekty01532 numarada kayıtlı Mecmua-i Eş'ar isimli şiir mecmuası (1b-80b) çeviriyazılı, tenkitli metin ve MESTAP'a göre tasnifi
Hafize Ebru Aydurmuş
ÖZET Klasik Türk edebiyatının en önemli kaynakları arasında yer alan mecmualar, edebî metinlerin tespiti ve değerlendirilmesinde büyük rol oynar. Mecmualar, genellikle derleyicinin zevkine göre oluşturulan, farklı şairlere ait şiirlerin toplandığı yazmalardır. Derleyici ve derleme tarihi çoğunlukla bilinmez; buna rağmen mecmualar, dönemin edebî beğenisini yansıtması açısından oldukça değerlidir. Sadece tanınmış şairler ve onların şiirlerini değil, tezkirelerde ve edebiyat tarihlerinde adı geçmeyen isimlere ve onların eserlerini de içinde barındıran mecmualar bu yönüyle Türk edebiyatı tarihi açısından divanlar ve tezkirelerle birlikte en kıymetli kaynaklar arasında kendilerine yer bulurlar. Bu çalışmada, İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi'nde nekty01532 numarayla kayıtlı Mecmua-i Eş'ar isimli mecmuanın (1b-80b) kısmı incelenmiştir. Çalışmamız üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde; mecmuanın tanıtımı yapılmıştır. Bu bölümde mecmuanın tavsifi, genel ve fiziki özellikleri, mecmuanın barındırdığı şiirlerin hangi şairlere ait olduğu ve şairlerin hangi yüzyıl aralığında yaşadıkları tespit edilmeye çalışılmıştır. İkinci bölümde; MESTAP tablosuna yer verilmiş olup mecmua içerisinde yer alan şairler ve şiirleri (MESTAP) tablosuna uygun olarak düzenlenmiştir. Üçüncü bölümde ise çeviriyazılı metnine yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Klasik Türk edebiyatı, Mecmua, MESTAP, Şair, Şiir.
- Doktora TeziAçık Erişim2025Afet yönetiminde sürdürülebilir kurumsal dirençlilik endeksinin geliştirilmesi: Türkiye AFAD örneği
Sümeyye Özbey
Kurumlar, afet ve acil durumlarla başa çıkmanın temel yapı taşlarıdır. Kurumsal yetersizlikler, acil durumların afete dönüşmesine neden olurken aynı zamanda afetlerin ekonomik, sosyal ve fiziksel etkilerini artırmaktadır. Afet dirençliliğine yönelik geniş bir literatür bulunmasına rağmen, afetlerde kurumsal dirençliliğe odaklanan, kurumların afetlere yanıt verme dinamiklerini etkileyen faktörleri inceleyerek nicel bir değerlendirme ölçütü sunan araştırma eksikliği bulunmaktadır. Bu nedenle çalışma kapsamında, kurumların afet ve acil durumlara yönelik örgütsel hazırlık düzeyini değerlendirmek amacıyla Kurumsal Dirençlilik İndeksi (Institutional Resilience Index – IRI) modeli geliştirilmiştir. IRI etkileyen 55 faktör, Delphi yöntemiyle uzman görüşlerine dayalı olarak belirlenmiştir. Geliştirilen IRI modeli, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) örneğinde hem geçmiş hem de olası gelecekteki afet senaryolarında il düzeyinde test edilmiştir. İlk senaryoda, 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş'ta meydana gelen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerde görev alan il AFAD müdürlüklerinin gerçekleşmiş bir afete yönelik kurumsal dirençlilikleri değerlendirilmiştir. İkinci senaryoda ise, Yedisu Fay Zonu üzerinde bulunan Erzincan, Tunceli ve Bingöl illerinde muhtemel bir deprem senaryosuna yönelik olarak AFAD il müdürlüklerinin kurumsal dirençliliği analiz edilmiştir. IRI modeli ile elde edilen sıralama sonuçları, TOPSIS ve MARCOS yöntemleriyle karşılaştırılarak doğrulanmış; ayrıca Monte Carlo simülasyonu ile duyarlılık analizi yapılmış ve kriter ağırlıklarındaki değişimlerin sıralamalar üzerindeki etkisi test edilmiştir. Sonuç olarak, geliştirilen endeksin afetlerde görevli kurumların dirençlilik düzeylerini değerlendirmede kullanılabilir olduğuna ulaşılmıştır. Ayrıca endeks, geçmiş afet deneyimlerini anlamada ve gelecek senaryolar için kırılganlık unsurlarını öngörerek politik ve uygulama düzeyinde atılabilecek öncelikli adımlara yönelik bir karar destek mekanizması sunar. Böylelikle önerilen model kurumun örgütsel öğrenme süreci için güçlü bir katalizör olarak kurumsal dirençliliğin artırılmasında kullanılabilir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Yapay zekâ sistemlerinde bilinç sorunu
Doğukan Yurdagel
Bu çalışma, yapay zekâ sistemlerinde bilincin ortaya çıkma olasılığını felsefi, teknik ve toplumsal boyutlarıyla incelemektedir. Yapay zekâ; insan zekâsını taklit eden, öğrenme ve problem çözme yeteneklerine sahip sistemler olarak tanımlanır. Tarihsel olarak El-Cezeri'den Turing'e kadar birçok öncünün katkılarıyla günümüz yapay zekâ temelleri atılmıştır. Bilinç tartışmaları Turing Testi ve Çince Odası gibi düşünce deneyleri üzerinden ele alınırken, bazı yaklaşımlar makinelerin bilinç kazanabileceğini savunmakta; bazıları ise anlamdan ve öznellikten yoksun olduklarını öne sürmektedir. Çalışma, doğal dil işleme, makine öğrenmesi gibi teknik uygulamaların yanı sıra etik, veri gizliliği ve istihdam gibi toplumsal etkileri de kapsamaktadır. Gelecekteki gelişmelerin insan-makine etkileşimini dönüştüreceği öngörülürken, bilinç meselesinin çok disiplinli bir yaklaşımla ele alınması gerektiği vurgulanmaktadır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Spor yöneticiliği bölümü öğrencilerinin kariyer farkındalıkları ile etkili iletişim becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Yunus İlhan
Araştırmanın amacı, Spor Yöneticiliği Bölümünde öğrenim gören öğrencilerin kariyer farkındalıkları ile etkili iletişim becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden olan ilişkisel tarama kullanılmıştır. Çalışma, 2023- 2024 Eğitim Öğretim Yılında, Gümüşhane Üniversitesi Spor Yöneticiliği Bölümünde öğrenimlerini sürdüren 240 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Veri toplama araçları olarak, Yaşar ve Sunay (2019) tarafından geliştirilen Kariyer Farkındalığı Ölçeği (KFÖ) ile Buluş, Atan ve Sarıkaya (2016) tarafından geliştirilen İletişim Becerileri Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizi için SPSS (v22.0) programı kullanılmıştır. Araştırmaya katılan öğrencilerin demografik bilgilere ve alt boyutlarına göre incelemeler yapılmış çeşitli farklılaşmalar gözlenmiştir. Katılımcıların kariyer farkındalık düzeyleri ile etkili iletişim becerilerini kullanma düzeyleri arasında anlamlı pozitif doğrusal ilişki olduğu tespit edilmiştir. (p<0.05) Belirli demografik özelliklerin kariyer farkındalıklarını etkilediği, bazı özelliklerin ise etkilemediği görülmektedir. Etkili iletişim becerilerinin ise, ailenin yaşadığı yer, aylık gelir, iyi bir kariyer cümlesindeki öncelikleri etkili iletişim becerilerini etkilemektedir. Bunun yanında, bazı demografik özelliklerin ise etkili iletişim becerilerini etkilemediği tespit edilmiştir. Elde edilen bulgular ışığında araştırmaya katılan öğrencilerin kariyer farkındalık ve etkili iletişim becerisine sahip olduğu söylenebilir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Ahmed Saib Bey'in "Târih-i Sultan Murad-ı Hâmis" adlı eserinin transkripsiyon ve değerlendirilmesi
Ayşe Aktürk
Osmanlı Devleti'nin son yüzyılı olarak nitelendirilen XIX. yüzyıl, birçok siyasi ve toplumsal gelişmeye sahne olmuştur. Bu yüzyıl, özellikle 1876 yılı (H. 1293), üç padişahın görev yaptığı yıl olması nedeniyle "Üç Padişahlı Yıl" olarak anılmakta ve tarihsel açıdan dikkat çekmektedir. Bu çalışmanın odak noktası, yalnızca 93 gün tahtta kalan ancak cülûs ve hal' süreciyle tarihçilerin ilgisini çeken Sultan V. Murad'dır. Tıpkı amcası Sultan Abdülaziz gibi hal' yoluyla tahta çıkan ve aynı şekilde tahttan indirilen Sultan V. Murad'ın kısa süreli saltanat dönemi, sansür uygulamalarının etkisiyle yeterince belgelenememiş ve akademik anlamda sınırlı ölçüde ele alınabilmiştir. Bu çalışmanın amacı, bu döneme bizzat tanıklık eden Ahmed Saib Bey'in kaleme aldığı "Tarih-i Sultan Murad-ı Hamis" adlı eserin transkripsiyonunu yapmak ve kapsamlı bir değerlendirme ile literatüre kazandırmaktır. Eser, V. Murad dönemine dair birincil kaynak niteliği taşımasına rağmen bugüne kadar detaylı bir incelemeye konu olmamıştır. Dört bölümden oluşan çalışmanın ilk bölümünde Ahmed Saib Bey'in hayatı ve eserleri tanıtılmış, ikinci bölümde tarih anlayışı ve üslubu analiz edilmiştir. Üçüncü bölümde eser içerik bakımından değerlendirilmiş, dördüncü bölümde ise transkripsiyonlu metne yer verilmiştir. Bu sayede eser, akademik dünyaya kazandırılmış ve araştırmacıların erişimine sunulmuştur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Kulüp sporcularının inovasyonel çalışma eğilimleri ve örgütsel körlük düzeyleri: Sporcuların bakış açısı
Büşra Uyar Şafak
Araştırmanın amacı sporcuların bakış açısından spor kulüplerinin inovasyona yönelik eğilimleri ve örgütsel körlük düzeylerini incelemesidir. Çalışmada katılımcılara Kanario (2017) tarafından geliştirilen Demir, Sertbaş ve Sivrikaya (2020) Türkçe'ye uyarlanan "Sporda İnovasyon Ölçeği" ve Aytemiz Seymen vd. (2016) tarafından geliştirilen "İşletme Körlük Ölçeği" uygulanmıştır. Çalışma Gümüşhane ilinde bulunan futbol, hentbol, voleybol ve halk oyunları sporcularının katılımıyla gerçekleşmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak nicel araştırma yöntemlerinden olan anket yöntemi kullanılmıştır. Verilerin analizi için IBM SPSS 2021.0 programı kullanılmıştır. Araştırma sonucunda sporcuların demografik özelliklerine ilişkin bulgular için frekans ve yüzde; sürekli değişkenlerin normal dağılıma uygunluğu Shapiro-Wilks testi ile, ikiden fazla katagorik değişkenlerde Kruskal Wallis non-parametrik varyans analizine başvurulmuştur. İkili karşılaştırmalarda Bonferroni düzeltmesi yapılmıştır. İki gruplu değişkenlerde Mann-Whitney U testi kullanılmıştır. Ölçek puanlarının kendi aralarında yapılan korelasyon analizinde spearman non-parametrik korelasyon katsayısı kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre kulüplerde spor inovasyonu puanı ile örgütsel körlük ölçeği toplam puanı arasında yüksek düzeyde, ters yönlü ilişki tespit edilmiştir (r=-0.610; p<0.001). Kulüplerde sporda inovasyon arttıkça, örgütsel körlük düzeyi azalmaktadır (r=-0.621; p<0.001). Genel olarak araştırma sonuçları değerlendirildiğinde kulüplerde spor inovasyonu puanı ile örgütsel körlük ölçeği toplam puanı arasında yüksek düzeyde, negatif yönlü ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Araştırma verileri yenilikçi çalışmaların örgütsel körlük üzerinde doğrudan etkili olduğunu ve inovasyon seviyesinin yükselmesiyle birlikte körleşme düzeyinin belirgin şekilde azaldığını ortaya koymaktadır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Afet ve acil durumlarda müdahale personellerinin olay yeri triaj bilgi düzeylerinin değerlendirilmesi
Amine Özgün
Bu araştırmada, Hatay 112 Acil Sağlık Hizmetleri (ASH) çalışanlarının Afet ve Acil Durumlarda Olay Yeri Triaj Bilgi Düzeyleri ve etkileyen etmenlerin değerlendirilmesi amaçlandı. Hatay ilinde 112 İl Ambulans Servisi Başhekimliğine bağlı olan acil yardım ambulansları ile müdahaleye çıkan sağlık personelleri araştırmanın evrenini oluşturdu. Veriler 15 Haziran- 15 Kasım 2023 tarihleri arasında toplandı. Çalışmaya toplam 273 sağlık personeli katıldı. Veri toplamada yüz yüze görüşme yöntemi kullanıldı ve ortalama 10 dakikada veri formu dolduruldu. Veri toplama aracı olarak Aghababaeian ve arkadaşlarının (2012) İngilizce olarak geliştirdiği, Aslan'ın (2018) çalışmasında Türkçe ye çevirdiği "Triaj Bilgi Düzeyi" ve "Triaj Beceri Düzeyi Belirleme" ölçekleri ve kişisel bilgi formu kullanıldı. Verilerin analizleri SPSS 27.0 paket programı ile gerçekleştirildi. Ortalamalar "Bağımsız Örneklem t Testi", "Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA)", "Mann-Whitney U Testi" ve "Kruskal-Wallis H Testi" kullanılarak karşılaştırıldı. Gruplar arasındaki anlamlılığı incelemek için "Post-Hoc" analizi kullanıldı. Ayrıca bilgi ve beceri puanı ortalamaları arasındaki ilişkiyi saptamak için "Pearson Korelasyon" ve "Spearman's Korelasyon" analizleri kullanıldı. Araştırmanın sonucuna göre, triaj bilgi düzeyi ve triaj yetenek düzeyi puan ortalamaları ile katılımcıların görev yeri, triaj uygulaması yapma, triaj eğitimi alma, triaj eğitiminin yeterli olup olmama durumuna göre karşılaştırıldığında değişiklik gösterdiği saptandı.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Beden eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencilerinin liderlik yönelimleri ve benlik saygısı düzeylerinin incelenmesi (Gümüşhane örneği)
Yasin Gömleksiz
Bu çalışma; Spor bilimleri alanında öğrenimlerini sürdüren lisans öğrencilerin liderlik yönelimleri ve benlik saygısı düzeylerinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. İlişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini; Gümüşhane Üniversitesi 2023-2024 bahar dönemi, örgün eğitime devam eden, 302'si kadın, 498'i erkek öğrenci olmak üzere, toplam 852 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise; evren gurubundan tesadüfi yöntemle seçilmiş, 163'u kadın, 279'u erkek öğrenci olmak üzere toplam, 442 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak nicel araştırma yöntemlerinden olan anket yöntemi kullanılmıştır. Verilerin analizi için SPSS 2024 programı kullanılmıştır. Verilerin analizinde ise; Mann-Whitney U Testi, Kruskal-Wallis Testi, person momentler çarpımı korelasyon analizi (spearman testi) kullanılmıştır. Sonuçların yorumlanmasında p<0.05 anlamlılık düzeyi kabul edilmiştir. Araştırmada belirlenen amaçlara ulaşabilmek için, araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu, Liderlik Yönelimleri Ölçeği ve Benlik Saygısı Ölçeğinden yararlanılmıştır. Araştırma sonuçlarına bakıldığında öğrencilerin liderlik yönelimleri ile benlik saygıları arasında pozitif yönlü ve istatistiki açıdan anlamlı düzeyde ilişkiler tespit edilmiştir. Liderlik yönelimlerinin spor yapılan gün sayısı, hazır metin olmadan konuşabilme demografik özellikleri arasında ilişki olduğu (p<0.05) fakat; yaş, yaşadığı yer ve sınıf değişkeni demografik özellikleri arasında ilişki olmadığı (p>0.05) görülmektedir. Benlik saygısı ile cinsiyet, spor yapılan gün sayısı, kendilerini söz sahibi ve konuşkan görenler, hazır metin olmadan konuşabilme değişkenleri arasında ilişki olduğu (p<0.05) fakat; yaş, yaşadığı yer, spora gönüllü katılım değişkenleri demografik özellikleriyle ilişkisi olmadığı (p>0.05) tespit edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Örtü altı sektöründe kimyasal risk etmenlerin belirlenmesi ve örnek risk değerlendirme metodu uygulaması: Erzurum ili örneği
Özlem Yavuz
Dünya nüfusu büyümekte ve hızla artmaktadır. Bu durum gıda üretimini zorunlu haline getirmektedir. Artan nüfus göz önünde bulundurulduğunda tarımsal üretim büyük önem kazanmaktadır. Üretim yapılması için tarımsal faaliyetler, sürdürebilir tarımsal metotlar, uygun toprak yönetiminin yapılması gerekmektedir. Uygun toprak yönetimi sağlanamadığı zamanlarda ise tarımsal üretim bazı olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. Çevresel etmen ve iklim koşullarının sebebiyet verdiği duraksamalar, üretimin devamlılığı, yıl içerisinde ulaşılabilirliği, ürünlerde artış ve yüksek verimliliğin elde edilmesi için ülkemizde 1940'lı yıllarda örtü altı yetiştiriciliği başlamıştır. Örtü altı sektörü iç ortam koşullarını denetlenebilen ve günümüzün en önemli üretim materyalini oluşturmaktadır. Örtü altı sektöründe ihtiyaçların karşılanması, verimli şekilde kullanılması ve verim artışını sağlamak gerekmektedir. Üretimde de verimi arttıran en önemli girdilerden biri olan kimyasal ilaçlardır. Kimyasal ilaçlar çok çabuk etki göstermesi ve kısa sürede sonuç vermesinden dolayı yaygınlaşmış ve kullanım sahaları artmıştır. Tarımsal sektörde üretim aşamalarında istenmeyen zararlı böceklere, mantarlara, yabani ot ve çeşitli hastalıklara karşı korumak amacıyla da kullanılmaktadır. Kimyasal ilaçlar toksik madde olduğu için kullanımının artmasıyla birlikte çevreye geniş çapta salınım sergilemesi insan sağlığı açısından endişe oluşturmaktadır. Çalışmalar esnasında ilaçların hazırlanması, uygulanması, taşıma, karıştırma, yükleme esnalarında çalışanlar yeterli eğitim ve bilgi düzeyine sahip olmamaları, ekosistem için büyük tehdit oluşturmaktadır. Başta tarım çalışanları olmak üzere çevredeki tüm canlılar kullanılmakta olan yanlış ilaçlama uygulamaları yüzünden tehdit altındadır. Bu çalışmanın amacı kimyasalların örtü altı sektöründeki etkilerini İş Sağlığı ve Güvenliği açısından değerlendirmektir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Eğitim fakültesi öğrencilerinin küresel ısınma bilgi düzeylerinin ölçülmesi; Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi örneği
Canan Kübra Özçavdar
Küresel ısınma insan aktiviteleri sonucunda atmosferde bulunan sera gazı miktarının artışıyla dünyanın ortalama sıcaklığının yükselmesine neden olan küresel bir sorundur. Küresel ısınma sorunuyla mücadele için bilinçli bireylerin yetişmesi oldukça önemlidir. Bu çalışmada bilinçli bireylerin yetişmesinde kilit rol oynayan öğretmen adaylarının küresel ısınma fenomeni hakkında bilgi düzeylerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi'nde eğitim fakültesi öğrenim gören 1329 öğrenci oluşturmaktadır. Kolayda örnekleme tekniğiyle öğrencilere ulaşılmış ve toplamda 614 öğrenciye anket uygulanmıştır. Araştırma verileri 18.10–30.11.2023 tarihleri arasında toplanmış ve SPSS programıyla analiz edilmiştir. Katılımcıların %77.4'ü kadın, %22.6'sı erkek öğrencilerden oluşmaktadır. Ayrıca katılımcıların %40.9'u afet veya afet farkındalığıyla ilgili daha önce ders almışken %59.1'i ise bu konu hakkında daha önce herhangi bir ders almamıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin genel olarak bilgi düzeyinin yüksek olduğu ancak bazı bilgi eksikliklerinin olduğu tespit edilmiştir. Öğretmen adaylarının küresel ısınma konusunda bilgi düzeyinin arttırılması için eğitim dünyasında küresel ısınma konusuna daha geniş yer verilmesi, uygulamalı eğitimlerle desteklenmesi ve üniversiteler ile çevreci kuruluşlar arasında iş birliğinin yapılması önerilmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Pandemi döneminde X-Y-Z kuşaklarının yeni medya kullanım alışkanlıkları üzerine bir araştırma
Merve Akıncı
Dünya genelinde birçok insanın yaşamını temelden sarsan Covid-19 pandemisi döneminde tedbir kapsamında alınan bazı sosyal izolasyon kararları bireylerin geleneksel medya, sosyal medya, yeni medya ve internet kullanımı alışkanlıkları ve davranışları üzerinde değişikliklere neden olmuştur. Bu bağlamda X-Y-Z kuşaklarının Covid-19 pandemisi döneminde yeni medya kullanım alışkanlıkları üzerine araştırma yapılmıştır. Araştırmada pandemi döneminde çeşitli alışkanlıkların beraberinde internet, sosyal medya ve yeni medya kullanımı hususunda birçok yaş grubunu doğrudan etkilemiş midir? Medya kullanım alışkanlıkları üzerinde farklılıklar yaşanmış mıdır? Eğer bir değişim-farklılaşma var ise ne ölçüde değişkenlik göstermiştir? Yaşa bağlı olarak teknoloji kullanım alışkanlıklarının öngörülebilir olup olmadığı? Soruları cevaplandırılmaya çalışılmıştır. Çalışmada, Covid-19 pandemi döneminde yeni medya kullanım alışkanlıklarında yaşanan değişikliklerin X-Y-Z kuşakları üzerinden sayısal verilerle açıklanması için nicel araştırma yöntemlerinden olan anket tekniği kullanılarak Spss yardımıyla istatiksel veri analizleri incelenmiştir. Nicel veri toplama modeli olan ilişkisel araştırma modeli ile çalışmada, 11-58 yaş aralığındaki 384 kişiden veri toplanmış ve verilere; frekans analizi, geçerlilik ve güvenirlilik analizi, faktör, analizi, , korelasyon analizi, anova analizi, bağımsız t- testi ve Mann-Whitney U fark testi yapılmıştır. Yapılan test ve analizlerin sonucuna göre Covid-19 pandemi döneminde çeşitli alışkanlıkların beraberinde internet, sosyal medya ve yeni medya kullanımı hususunda; 11-22 yaş aralığında eğitim, 23-44 yaş aralığında iş, çalışma hayatı ve 45-58 yaş aralığında eğlence, vakit geçirmek için kullanmalarına doğrudan etki etmiştir. Bunun sonucunda pandemi döneminde, yeni medya ve sosyal medya kullanımlarının arttığı ve medya kullanım alışkanlıkları üzerinde farklılıkların yaşandığı bulgusuna ulaşılmıştır. Bu nedenle yeni medya teknolojileri kullanımının azaltılması sağlanmalı, sosyal medya kullanımı konusunda bireyler bilinçlendirilmeli, yüz yüze sağlanan iletişim pratiklerinin çoğaltılması ve desteklenmesi sağlanmalıdır. Anahtar Kelimeler: Covid-19- Kuşaklar- Pandemi- Sosyal medya- Yeni medya
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Türkiye'deki göçmenlerin vatandaşlık kazanım ve entegrasyonun hukuki sürecinin incelenmesi
Muhammed Fatih Gergin
Türkiye, coğrafi konumu ve tarihi geçmişi nedeniyle uzun yıllardır önemli bir göç merkezi olmuştur. Son yıllarda yaşanan yoğun göç hareketleri, göçmenlerin entegrasyon süreçleri ve vatandaşlık kazanımı konularını önemli bir tartışma alanı haline getirmiştir. Bu çalışma, Türkiye'de göçmenlerin vatandaşlık kazanımı ve entegrasyon süreçlerinin hukuki temellerini incelemek ve bu süreçlerin izlenmesine yönelik kapsamlı bir çerçeve sunmak amacıyla hazırlanmıştır. Araştırmada göç, entegrasyon ve vatandaşlık kavramları kuramsal temeller üzerinden ele alınmış, Türkiye'deki göç hareketlerinin tarihsel gelişimi, sosyo-ekonomik etkileri ve mevcut hukuki düzenlemeler analiz edilmiştir. Göçmenlerin toplumsal, ekonomik ve hukuki entegrasyon süreçleri incelenmiş; entegrasyonun izlenmesi ve iyileştirilmesine yönelik öneriler sunulmuştur. Çalışma kapsamında Türkiye'de vatandaşlık kazanımı, tarihsel ve güncel dinamikler çerçevesinde değerlendirilerek çifte vatandaşlık, geçici koruma statüsü ve Suriyeli göçmenlerin vatandaşlık hakkı gibi konulara odaklanılmıştır. Araştırmada nitel analiz yöntemi kullanılmış, mevcut literatür ve hukuki belgeler üzerinden karşılaştırmalı bir değerlendirme yapılmıştır. Sonuç olarak, Türkiye'deki göçmenlerin entegrasyon ve vatandaşlık süreçlerinin etkin bir şekilde izlenebilmesi için teorik ve uygulamaya yönelik somut öneriler geliştirilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Hazır yemek işletmelerinde menü planlaması ve standart reçetelerin uygulanması: Gümüşhane ili örneği
Mehmet Barut
Gelişen teknoloji ve sanayileşme ile beraber, insanlar evleri dışında profesyoneller tarafından hazırlanan yiyeceklerle beslenmeye başlamışlardır. Zamanla büyüyüp gelişen hazır yemek işletmeciliği pek çok alana yayılmıştır. Günümüzde hazır yemek işletmelerinin çalışma alanı içerisinde okullar, yurtlar, hastaneler, fabrikalar, cezaevleri, ordu, gibi çok sayıda insanların bir arada yaşamını sürdürdüğü kurumlar bulunmaktadır. Hazır yemek işletmelerinde genellikle ucuz yemek politikası izlendiği için, maliyetlerin minimum düzeyde tutulması gerekmektedir. Bu sebeple de hammadde giderlerinden en yüksek faydayı sağlayıp en az gider kalemi oluşturmak adına işletmelerde standart reçetelerin uygulanması gerekmektedir. Bu çalışmadaGümüşhane ili ölçeğinde hazır yemek işletmelerinde uygulanan standart reçetelerin birim başına maliyet hesaplamalarının, porsiyon büyüklüklerinin ve menü planlamasının nasıl, ne şekilde yapılması ve sunulması gerektiğinin belirlenmesi hedeflenmiştir. Bu çalışmada, hazır yemek işletmelerinde menü planlaması süreci ve standart reçetelerin uygulanabilirliği üzerine bir analiz gerçekleştirilmiştir. Araştırma, Gümüşhane ilindeki hazır yemek işletmelerinde uygulanan menü planlama yöntemlerini incelemek amacıyla yapılmıştır. Veri toplama sürecinde, döküman inceleme ve yüz yüze görüşmeler yoluyla işletme yöneticileriyle etkileşimde bulunulmuş, mevcut standart reçeteler ve maliyet hesaplamaları detaylı bir şekilde incelenmiştir. Araştırma sonuçları, standart reçetelerin uygulanmasının maliyetleri önemli ölçüde düşürdüğünü göstermektedir. İşletmelerde uygulanan standart reçetelerin, porsiyon büyüklüklerine göre hesaplanan birim maliyetleri belirgin şekilde daha düşük seviyelerde kalmakta ve bu da işletmelerin kar marjlarını artırmaktadır. Ayrıca, menü planlaması sürecinde, çeşitli besin gruplarının dengeli bir şekilde yer alması gerektiği vurgulanmıştır. Hazır yemek işletmeleri, maliyet etkinliğini sağlamak için menüdeki yemek çeşitlerini optimize ederken, aynı zamanda besin değerlerini de göz önünde bulundurmalıdır. Elde edilen bulgular, hazır yemek sektöründe sürdürülebilir bir işletme modeli oluşturmak için önemli bir temel teşkil etmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi nekty03759 Numarada Kayıtlı Mecmû'a-i Nezâ'ir (İnceleme-MESTAP'a Göre Tasnif-Metin) Varak:56-126
Aylin Şahin
Klasik Türk edebiyatında önemli bir yer tutan mecmualar, edebî metinlerin tespiti ve incelenmesinde önemli bir işlev üstlenmiştir. Her ne kadar çoğu mecmuanın derleyicisi ve derleme tarihi bilinmese de dönemin edebî zevkini yansıtmaları açısından büyük değer taşır. Mecmualar, yalnızca meşhur şairlerin eserlerini değil aynı zamanda tezkire ve edebiyat tarihlerinde adı geçmeyen şairlerin şiirlerini de içermektedir. Bu yönüyle, dîvânlar ve tezkirelerle birlikte Türk edebiyatı tarihinin temel kaynakları arasında önemli bir yer edinmiştir. Çalışmamız dört ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde öncelikle mecmua kavramı ele alınmış ardından şiir mecmualarının edebiyat tarihindeki yeri ve önemi hakkında genel bilgilere yer verilmiştir. İkinci bölümde, incelenen mecmua tanıtılmış; bu kapsamda mecmuanın genel ve fiziki özellikleri, içeriği, derleyicisi, derlendiği dönem hakkında bilgi, şair kadrosu, şiirlerin nazım şekilleri ve kullanılan aruz kalıpları değerlendirilmiştir. Üçüncü bölümde, mecmuada yer alan şiirler, MESTAP (Mecmuaların Sistematik Tasnifi Projesi) esas alınarak tablo hâlinde düzenlenmiştir. Yedi sütundan oluşan bu tablo; "yaprak numarası, şairin mahlası, matla beyti ya da bendi, makta beyti ya da bendi, nazım şekli/birimi, vezin ve açıklamalar" başlıklarını içermektedir. Dördüncü bölümde ise mecmuanın 56-126 (55b-124b) varakları arasında yer alan şiirlerin çeviri metnine yer verilmiştir. Bu şiirler, şairlerin dîvânları ile karşılaştırılmış, dîvânlarda bulunmayan şiirler ayrıca belirtilmiştir. Anahtar Kelimeler: Klasik Türk Edebiyatı, Mecmua, MESTAP, Nazîre mecmuası
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Deprem sonrası hatay ili afet sahasında görevli personelin afete müdahale öz yeterlilik ve karşılaştıkları zorluklar ile ilişkili bir araştırma: AFAD personeli örneği
Gizem Höke
Afet müdahalesi, özellikle arama kurtarmada, profesyonel grupların bir araya geldiği iş birlikçi süreçleri içerir. Personelin yalnızca teknik becerilere değil, aynı zamanda öz yeterliliğe de sahip olması gerekir. Bu araştırmada, 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından Hatay ilindeki AFAD personelinin öz yeterlilik düzeyleri ve karşılaştıkları zorluklar değerlendirilmiştir. Karma yöntem yaklaşımı kullanılarak nicel veriler "Afet Müdahale Öz Yeterlilik Ölçeği (AMÖYÖ)", nitel veriler ise açık uçlu sorularla toplanmıştır. Nicel veriler SPSS'de betimsel istatistikler ve korelasyon analizleri kullanılarak, nitel veriler ise tematik analiz kullanılarak analiz edilmiştir. Ölçek ortalama sonuçlarına göre, katılımcıların genel özyeterlilik seviyesi %83,84±4,68 yüksekti. Katılımcıların çoğunluğu karar alma, ekip çalışması ve kriz müdahalesi gibi alanlarda kendilerini yeterli hissetmiştir. Nitel bulgular ise psikolojik baskı, iletişim sorunları, kaynak kıtlığı ve koordinasyon eksikliklerinin sahada sıklıkla karşılaşılan zorluklar olduğunu göstermiştir. Bu zorluklar kişisel, afet mağdurlarıyla ilgili ve yönetsel olmak üzere üç ana tema altında kategorize edilmiştir. . Bu çalışma, afet müdahale süreçlerinde yalnızca teknik yeterliliğin değil, aynı zamanda psikolojik dayanıklılığın, etkili iletişimin ve kurumlar arası koordinasyonun da önemli olduğunu göstermektedir. Araştırma sonuçları, özellikle de afet mağdurlarının nitel değerlendirmede yaşadığı zorlukların öne çıkması, bu bulguların AFAD personeli için eğitim politikalarının geliştirilmesine katkıda bulunabilir. Bu açıdan, AFAD personeli için hizmet içi eğitimlerde stres yönetimi ve kriz iletişimi konularına daha fazla önem verilmesi önerilmektedir. Bu bulgular, afet müdahale kapasitesini güçlendirmeyi amaçlayan pratik ve bütüncül eğitim politikalarının geliştirilmesi açısından önemlidir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Çimento fabrikasında kullanılan silisyum maddesinin iş sağlığı ve güvenliği açısından değerlendirilmesi ve örnek risk değerlendirmesi uygulaması: Gümüşhane ili örneği
Muhammet Erdoğan
Bu tez, çimento üretim süreçlerinde yaygın olarak kullanılan silisyum maddesinin iş sağlığı ve güvenliği açısından değerlendirilmesini amaçlamaktadır. Silisyum, çimento üretiminde temel bileşenlerden biri olup, toz haline geldiğinde solunum yolu hastalıkları, silikozis gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. Bu çalışmada, silisyumun işyerlerinde oluşturduğu tehlikeler ve bu tehlikelerin çalışanlar üzerindeki potansiyel etkileri detaylı bir şekilde incelenmiştir. Gümüşhane ilinde bulunan bir çimento fabrikasında yapılan bu araştırma, silisyum tozunun iş sağlığı üzerindeki etkilerini ortaya koymayı hedeflemiştir. Çalışma, fabrikadaki mevcut çalışma koşullarını gözlemleyerek, silisyum maruziyetine bağlı sağlık risklerini belirlemiş ve bu riskleri minimize edebilmek amacıyla öneriler geliştirilmiştir. Bununla birlikte, iş güvenliği yönetmeliklerinin uygulanabilirliği, işçilerin korunmasına yönelik alınması gereken önlemler ve fabrikadaki güvenlik önlemlerinin etkinliği üzerinde de durulmuştur. Tezde, risk değerlendirme sürecine de geniş yer verilmiştir. Gümüşhane ilindeki çimento fabrikasında yapılan örnek bir risk değerlendirmesi uygulaması ile silisyum maddesinin neden olduğu sağlık riskleri detaylandırılmıştır. Risk değerlendirmesinde, işyeri koşulları, işçilerin maruz kaldığı silisyum tozu seviyeleri ve bu tozun potansiyel sağlık etkileri dikkate alınarak, iş güvenliği önlemleri ve işçi sağlığına yönelik iyileştirme önerileri sunulmuştur. Risklerin belirlenmesinin ardından, bu riskleri ortadan kaldırmaya yönelik somut öneriler geliştirilmiş ve fabrikada alınması gereken teknik ve idari tedbirler üzerinde durulmuştur. Sonuç olarak, bu tez, çimento fabrikalarındaki iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarını gözden geçirerek, silisyum maddesinin yol açabileceği sağlık risklerini azaltmaya yönelik stratejiler sunmaktadır. Çalışma, işyerlerinde güvenli çalışma ortamları sağlanması ve işçilerin korunması açısından önemli bulgular sunmakta ve Türkiye'deki çimento fabrikalarındaki iş sağlığı ve güvenliği kültürünü geliştirmeye yönelik katkı sağlamayı amaçlamaktadır.
