Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Türk kayak sporunun öncülerinden Muzaffer Demirhan'ın biyografisi

    Yasemin Melekoğlu

    Bu çalışma, Türk kayak sporunun önemli isimlerinden biri olan Gümüşhaneli milli kayakçı Muzaffer Demirhan'ın yaşam öyküsünü, sportif kariyerini ve Türk sporuna yaptığı katkıları incelemektedir. Demirhan, erken yaşlarda kayak sporuna başlamış ve üstün yetenekleri sayesinde kısa sürede ulusal ve uluslararası düzeyde önemli başarılar elde etmiştir. Bu bağlamda çalışma, Demirhan'ın sporculuk kariyerinin tarihsel sürecini ele alarak, bireysel performansı, elde ettiği dereceler ve Türk sporuna sağladığı kazanımları değerlendirmektedir. Araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi tekniği kullanılarak yürütülmüştür. Çalışmada, Demirhan'ın sporculuk hayatına ilişkin resmi kayıtlar, arşiv belgeleri, gazete haberleri ve spor literatüründeki akademik çalışmalar incelenmiştir. Elde edilen veriler doğrultusunda, Demirhan'ın yalnızca bireysel başarıları ile değil, aynı zamanda Türkiye'de kayak sporunun gelişimine sağladığı katkılarla da önemli bir figür olduğu ortaya konmuştur. Bu çalışma, Türkiye'de kış sporlarının gelişimine yönelik tarihsel ve biyografik bir çerçeve sunarak, milli sporcuların kariyer gelişim süreçlerine ışık tutmayı hedeflemektedir. Aynı zamanda, genç sporculara ilham olabilecek bir örnek sunarak, Türk spor tarihine dair akademik literatüre katkı sağlamaktadır. Anahtar Kelimeler: Muzaffer Demirhan, Kayak, Spor tarihi

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Mermer ve arduvaz tozu kullanılarak üretilen çevre dostu cam lifli betonların Taguchi yöntemiyle optimizasyonu

    Elif Halat Kesgin

    Bu çalışmada, atık mermer tozu ve arduvaz tozunun çimento yerine belli oranlarda kullanılmasıyla üretilen betonda çimento oranının azaltılmasıyla hem ekonomik beton üretilmesi hem de atık malzemenin değerlendirilmesiyle çevre dostu beton üretimi hedeflenmiştir. Bu amaçla atık mermer tozu ve arduvaz tozu çimento yerine kütlece %5; %10; %15; %20 oranında kullanılmıştır. Ayrıca betonun çekme dayanımını artırmak için cam lifinin hacimce %0.25; %0.50; %0.75 ve %1.00 oranlarında değiştirilerek kullanılmasıyla üretilen çevre dostu betonun fiziksel ve mekanik özellikleri incelenmiştir. Bunun için üretilen taze betonda slump deneyi, hava muhtevası deneyleri yapılmıştır. Hazırlanan numuneler kür ortamında 7 ve 28 gün bekletilerek sertleşmiş beton elde edilmiştir. Elde edilen bu sertleşmiş beton üzerinde basınç dayanımı, yarmada çekme dayanımı, ultrases geçiş hızı, test çekici deneyleri yapılmıştır. Uygulanan deneyler sonucunda taze ve sertleşmiş betonun dayanım ve dayanıklılık özellikleri incelenmiştir. 28 gün boyunca magnezyum sülfat çözeltisi içerisinde bekletilen numuneler üzerinde ise basınç dayanım deneyi ve test çekici deneyi yapılmış ve sülfata maruz bırakılmamış numunelerle karşılaştırılmıştır. Bu çalışmada birçok farklı deney noktası içerisinden optimum oranlara sahip numuneleri belirlemek amacıyla, bilim çevreleri ve literatür tarafından doğruluğu kabul edilen ve istatiksel yöntemlerden Taguchi metodu kullanılmıştır. Birçok ara yüz program tarafından da kullanılan bu yöntem için Minitab İstatistik Yazılımı programı çalışmada kullanılmıştır. Çalışmada üretilen numunelerin morfolojik yapılarını belirlemek için mikroyapı (SEM, XRD) analizleri de gerçekleştirilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Ambulanslarda bulundurulması zorunlu ilaçların stok yönetimi

    Kübra Nur Köse

    Bu çalışma, Acil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü bünyesindeki 112 Acil Yardım ambulanslarında bulundurulması zorunlu ilaçların stok yönetimini iyileştirmek için, ilaçları çok kriterli karar verme yöntemleriyle sınıflandırmayı hedeflemektedir. Acil sağlık hizmetlerinde zaman kavramının çok değerli olması nedeniyle, stok yönetiminin iyi yapılması çok önemlidir. Günümüzde merkezi satın alma modeli uygulanmakta olup; bu yöntem zaman zaman esneklikten yoksun olabildiği için; stok fazlası, ziyan ve kritik ilaç eksiklikleri gibi sorunları olası hale getirmektedir. Çalışmada, ilaçların kullanım sıklığı, kalan raf ömrü, birim maliyet ve imha oranı kriterleri dikkate alınarak EDAS yöntemi kullanılmıştır. Bu yöntemle ilaçlar A, B, C sınıflarına ayrılmıştır. Aynı zamanda farklı kriter ağırlıklarında simülasyonlar oluşturularak ilaçların sınıf değişim olasılıkları analiz edilmiştir. Bulgular, bazı ilaçların her durumda kritik kaldığını, bazılarının ise koşullara göre önem seviyesinin değişebileceğini göstermektedir. Çalışma sonucunda, kararlı, değişken ve kritik değişkenlik gösteren ilaçlar için öneriler sunulmuştur. Çalışmada elde edilen sonuçlar, 112 acil yardım istasyonlarında etkin ilaç yönetimi sağlanması için karar vericilere önemli bir rehberlik sağlayabileceği düşünülmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin sporda antisosyal ve prososyal davranışları ile çocukluk çağı olumsuz yaşantıları arasındaki ilişkilerin incelenmesi

    Ali İhsan Kazan

    Bu çalışmanın amacı, Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin çocukluk çağı travmalarının sporda prososyal ve antisosyal davranışlar üzerindeki etkisini incelemek, aralarındaki ilişkiyi belirlemek ve bu değişkenlerin bazı demografik özelliklere göre farklılaşıp farklılaşmadığını ortaya koymaktır. Araştırma, nicel yaklaşım kapsamında ilişkisel tarama modeli ve anket tekniğiyle yürütülmüştür. Örneklem, 2024-2025 eğitim-öğretim yılında altı devlet üniversitesinin Spor Bilimleri Fakültelerinde öğrenim gören 226'sı kadın (%40.2), 336'sı erkek (%59.8) olmak üzere toplam 562 öğrenciden oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu, Sporda Prososyal ve Antisosyal Davranış Ölçeği ile Çocukluk Çağı Travmaları Ölçeği kullanılmıştır. Veriler, tanımlayıcı istatistikler, t-testi, ANOVA, korelasyon ve regresyon analizleriyle değerlendirilmiştir (p=0.05). Sonuçlara göre, Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin prososyal davranış puanları ortalamanın üzerinde; antisosyal davranış ve çocukluk çağı travma puanları ortalamanın altındadır. Davranışsal eğilim olarak değerlendirilen prososyal ve antisosyal davranışlar; cinsiyet, sınıf, spor branşı, gelir, ebeveyn tutumu, spor süresi ve baba eğitimi değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterirken, bazı diğer değişkenlerde fark bulunmamıştır. Çocukluk travmaları da bazı demografik değişkenlere göre farklılık göstermektedir. Ayrıca travmalar, prososyal davranışlarla negatif; antisosyal davranışlarla pozitif yönde anlamlı ilişki göstermektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Farklı branşlardaki sporcuların kendi kendine konuşma ve spor motivasyonu arasındaki ilişkinin incelenmesi

    Hüseyin Avni Yaşar

    Bu çalışmanın amacı farklı branşlardaki sporcuların kendi kendine konuşma ve spor motivasyon düzeylerini belirlemek, aralarındaki ilişkiyi ortaya koymak ve belirlenen bazı değişkenler açısından anlamlı farklılık olup olmadığını ortaya koymaktır. Nicel yaklaşım perspektifinde, ilişkisel tarama modeli ve anket tekniği kullanılarak araştırma yürütülmüştür. Araştırmanın evrenini Gümüşhane ilindeki farklı branşlarda spor yapan katılımcılar oluşturmakatadır. Araştırma gurubu kolayda örnekleme yöntemi ile belirlenmiş % 36.8'i kadın (155), %63.2'si erkek (266) olmak üzere toplam 421 sporcu araştırmaya dahil edilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından oluşturulan "Kişisel Bilgi Formu", " Kendi Kendine Konuşma Ölçeği" ve "Sporda Motivasyon Ölçeği Kullanılmıştır. Verilerin analizinde ise tanımlayıcı ve betimleyici istatistik, bağımsız guruplar için T-testi, tek yönlü varyans analizi, pearson korelasyon ve regresyon analizi uygulanmıştır. Verilirin normal dağılım göstergisi olarak basıklık ve çarpıklık değerleri, anlamlılık düzeyi olarak ise p=0,05 alınmıştır. Araştırma sonuçları incelendiğinde, katılımcıların kendinle konuşma ve spor motivasyonları ortalamanın üzerinde puan sergilemiştir. Spor motivasyon ölçeği puanları bağımsız değişkenler açısından incelendiğinde, yaş, haftalık antrenman günü, günlük antrenman saati, millik durumu, eğitim durumu, spor yapma yılı ve totem inancı değişkenleri açısından anlamlı farklılık tespit edilirken; kendi kendine konuşma ölçeği puanlarında ise cinsiyet, yaş, haftalık antrenman günü, spor branşı ve spor yapma yılı değişkenleri açısından anlamlı farklılık tespit edilmştir. Diğer önemli bir sonuç ise, katılımcıların kendinle konuşma ve spor motivasyonu arasında pozitif yönlü orta düzeyde anlamlı ilişki görülmüş olup, kendinle konuşmanın spor motivasyonaları üzerinde %16,8 etkili olduğudur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Uyumlu kesirli mertebeden epidemik ve uyumlu kesirli mertebeden sigara içme modellerinin yeni bir nümerik metotla sayısal çözümleri

    Selda Gökçen Kibar

    Khalil ve arkadaşları tarafından 2014 yılında kesirli türev ve kesirli integralin yeni bir tanımı verilmiştir. Bu yeni türev tanımına uyumlu kesirli mertebeden türev verilmiştir. Literatürde bu uyumlu tanımından sonra, uyumlu türev içeren birçok diferansiyel denklem analitik veya nümerik olarak çözülmüştür. Bu tezin özgün değeri; q-homotopi analiz dönüşüm metodu uyumlu kesirli mertebeden yapılması ve uyumlu kesirli mertebeden Kushare integral dönüşümü ile birleştirilmesidir. Böylece literatüre yeni bir hibrit metot katılacaktır. Bu metotla literatürde var olan uyumlu kısmi diferansiyel denklemlerin daha iyi sonuçlarının elde edilmesi beklenmektedir. Uyumlu q- Kushare homotopi analiz dönüşüm metodu, bu yeni olan uyumlu anlamında teorik olarak elde edilecek ve bu metotla uyumlu kesirli mertebeden epidemik ve uyumlu kesirli mertebeden sigara içme modellerinin nümerik çözümleri elde edilecektir. Ayrıca elde edilen nümerik çözümlerle, analitik çözümler kıyaslanıp hata analizleri yapılacaktır. Bu nümerik çözümlerin MAPLE yazılım programında grafikleri çizdirilecektir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Yöneticinin etik liderlik davranışının çalışanların örgüte olan sadakatlerine etkisinde duygusal emeğin aracı rolü

    Adem Gürses

    Yöneticinin etik liderlik davranışı örgüt çalışanını etkileyerek ondan beklenilen duygusal emek davranışını sergilemesine katkıda bulunur. Yöneticilerine güvenen çalışanlar duygularını da sağlıklı bir şekilde kolaylıkla kontrol edebilir ve sergileyebilir. Duygularını kontrol edebilen çalışanların, huzurlu çalışma ortamının sunduğu imkânla işlerine olan bağlılıkları artmakta ve bu durum onların örgütlerine olan sadakatlerini de güçlendirmektedir. Etik liderlik davranışı çalışanların duygusal emek göstermeleri ve örgüte olan sadakatlerini geliştirmeleri açısından da oldukça önemlidir. Bu değişkenlere sahip örgütler olumlu yönde etkilenir. Bu çalışmada, yöneticinin etik liderlik davranışının çalışanların örgüte olan sadakatleri üzerindeki etkileri incelenerek bu etkide duygusal emek davranışının aracı rolü araştırılmıştır. Elde edilen bulgulardan yöneticinin etik liderlik davranışının çalışanların duygusal emek davranışının alt boyutlarından derinlemesine davranışı ve örgüte olan sadakatlerini olumlu yönde etkilediği görülmektedir. Ayrıca çalışanların duygusal emeği alt boyutlarından derinlemesine davranışın çalışanların örgüte olan sadakatlerini olumlu etkilediği görülmüştür. Yöneticinin etik liderlik davranışı ile çalışanların örgüte olan sadakatleri arasındaki ilişkide çalışanların duygusal emeği alt boyutlarından yüzeysel davranış ile derinlemesine davranışın aracı rolü bulunduğu ortaya konulmuştur. Kısacası yöneticinin etik liderlik davranışının çalışanların duygusal emeği alt boyutlarından derinlemesine davranışa anlamlı ve pozitif etkisi olurken yüzeysel davranışa ve doğal davranışa anlamlı ve pozitif etkisi olmadığı bulunmuştur. Yöneticinin etik liderlik davranışının çalışanların örgüte olan sadakatlerini ise anlamlı ve pozitif yönde etkilediği anlaşılmıştır. Duygusal emeğin alt boyutlarından derinlemesine rol yapmanın çalışanların örgüte olan sadakatlerine anlamlı ve pozitif etkisi olurken, yüzeysel davranış ve doğal davranışın anlamlı ve pozitif bir etkisi bulunamamıştır. Etik liderlik davranışı ile çalışanların örgüte olan sadakatleri arasındaki ilişkide çalışanların duygusal emeği alt bileşenlerinden yüzeysel ve derinlemesine davranış aracı rol oynarken, doğal davranışın aracı rolü bulunmamaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Felsefi bağlamda liberal eğitim anlayışı ve eleştirisi

    Mehmet Yücel

    Liberalizm ortaya çıktığı dönemden itibaren insan ve toplum hayatında önemli etkiler meydana getirmiş olan bir akımdır. İlk başlarda bireysel özgürlük fikrine dayalı bir düşünce olarak gelişen liberalizm, zamanla ekonomi alanda etkili bir akım haline gelmiştir. Özellikle XX. yüzyılda gelişen liberal ekonomi düşüncesi farklı alanlara yayılarak etkisini hissettirmiştir. Bununla birlikte liberalizmin küresel anlamda hayatın her alanına yayılan etkisi önemli ölçüde eğitim alanına da yansımıştır. Çalışmamızda liberalizmin temelleri, insan hayatına etkileri ve eğitim alanındaki yansımaları incelenmektedir. Liberal akımların öngördüğü eğitim anlayışının insani ve ahlaki anlamda yol açtığı etkilerin felsefi bağlamda analiz edilmesi amaçlanmaktadır. Söz konusu analiz kapsamında eleştirel bir yöntem izlenmektedir. Bu çerçevede tezimizde ilk olarak liberalizmin ortaya çıkışı, öncüleri ve temel kavramları ele alınmaktadır. İkinci adımda ise liberal eğitim anlayışı insan olgusu bağlamında analiz edilmektedir. Sonraki aşamada liberal eğitim anlayışın felsefi bağlamda eleştirisine yer verilmektedir. İnsani değerler bakımından liberal eğitimin yol açtığı sorunlar tartışmaya açılmaktadır. Bununla birlikte son tahlilde bazı alternatif öneriler oluşturulmaya çalışılmaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Rüzgar enerjisi santrali için yer seçim analizi : Giresun ili örneği

    Mustafa Alperen Şensoy

    Bu çalışmada, Türkiye'nin artan enerji ihtiyacı ve enerjide dışa bağımlılığının azaltılması gerekliliği doğrultusunda, yenilenebilir enerji kaynaklarından biri olan rüzgâr enerjisinin etkin kullanımına yönelik olarak Giresun ili için rüzgâr enerji santrali (RES) yer seçim analizi gerçekleştirilmiştir. Giresun ili genelinde faal durumda olan RES yatırımlarının bulunmaması, ilin rüzgâr enerjisi potansiyelinin bilimsel ve mekânsal yöntemlerle değerlendirilmesini gerekli kılmaktadır. Bu bağlamda çalışmanın temel amacı, Giresun ili sınırları içerisinde RES kurulumu açısından potansiyel taşıyan ve teknik açıdan uygun alanların belirlenmesidir. Bu doğrultuda Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ve Analitik Hiyerarşi Prosesi (AHP) birlikte kullanılmış, analizler ArcGIS 10.5 yazılımı aracılığıyla yürütülmüştür. Reclassify, Euclidean Distance ve Weighted Overlay analiz yöntemlerinden yararlanılmıştır. Analiz sürecinde rüzgâr hızı, arazi kullanımı, yerleşim alanlarına uzaklık ve yükseklik gibi RES yer seçimini etkileyen temel kriterler dikkate alınmıştır. Elde edilen uygunluk haritası; uygun değil, az uygun, orta uygun, uygun ve çok uygun olmak üzere beş sınıfa ayrılmıştır. Sonuçlar incelendiğinde, RES kurulumu açısından uygun alanların genel olarak ilin orta ve güneydoğu kesimlerinde yoğunlaştığı, dağlık ve engebeli alanlarda ise kısıtların daha fazla olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, çok uygun alanların sınırlı olması, Giresun ili genelinde RES yatırımlarının planlı ve seçici bir yaklaşımla değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Elde edilen uygunluk haritaları, Giresun ili için rüzgâr enerjisi yatırımlarına yönelik ilk mekânsal rehber niteliği taşımakta olup, karar vericiler için önemli bir karar destek aracı sunmaktadır. CBS ve AHP'nin birlikte kullanıldığı bu yaklaşımın, benzer özellikteki bölgelerde gerçekleştirilecek RES yer seçim çalışmalarında etkili ve uygulanabilir olduğu görülmüştür.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Üniversite öğrencilerinin bilişsel davranışçı fiziksel aktivite düzeylerinin ve sağlıklı yaşam biçimi davranışlarının incelenmesi

    Fadime Kamalak

    Bu araştırma üniversite öğrencilerinin bilişsel davranışçı fiziksel aktivite düzeylerini ve sağlıklı yaşam biçimi davranışlarını çeşitli değişkenlere göre incelemeyi amaçlamıştır. Örneklem grubu, 2024-2025 eğitim öğretim yılında Gümüşhane Üniversitesinde öğrenim gören ve araştırmaya katılmayı kabul eden 495 öğrenciden oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak, Kişisel Bilgi Formu, Bilişsel Davranışçı Fiziksel Aktivite Ölçeği (BDFAÖ) ve Sağlıklı Yaşam Davranışı Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde IBM SPSS 22.0 paket programından yararlanılmıştır. Verilerin istatistiksel değerlendirilmesinde; (Kolmogorov-Smirnov test), t-testi, varyans analizi (ANOVA), korelasyon testi (Pearson Correlation Test) ve tukey testi kullanılmıştır. Araştırmanın bulguları, BDFA'nın öz düzenleme, kişisel engeller ve sonuç beklentisi alt boyutlarında spor yapma durumu, dengeli ve düzenli beslenme ve sigara kullanma değişkenine göre anlamlı farklılık tespit edilmiştir (p<0,05). Kişisel engeller ve öz düzenleme alt boyutlarında cinsiyet değişkenine göre anlamlı farklılık olduğu tespit edilirken BDFA'nın toplam puanında ve sonuç beklentisi alt boyutunda ise cinsiyet değişkeninde anlamlı düzeyde farklılık olmadığı saptanmıştır (p>0,05). Sağlıklı yaşam davranışları incelendiğinde sigara kullanma durumu ve spor yapma sıklığı değişkenlerinde anlamlı farklılıklara rastlanmıştır(p<0,05). BDFA ile Sağlıklı yaşam davranışları arasında anlamlı bir ilişkiye rastlanılmamıştır(p>0,05). Sonuç olarak üniversite öğrencilerinin dengeli beslenmeleri, spor yapmaları ve sigara kullanmamaları bilişsel davranışçı fiziksel aktivite durumlarına olumlu yönde etki ettiğini söyleyebiliriz. Bunun yanı sıra bilişsel davranışçı fiziksel aktivite, spor, alkol ve sigara gibi faktörlerin üniversite öğrencilerinin sağlıklı yaşam davranışlarında önemli bir etkiye sahip olmadığını söyleyebiliriz.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Hafif düzeyde zihinsel engelli bireylere uygulanan 8 haftalık postür egzersizlerinin statik ve dinamik denge üzerindeki etkileri

    Ertuğrul Gazi Düzenli

    Bu çalışma, hafif düzeyde zihinsel engelli bireylerde 8 haftalık postür egzersizlerinin statik ve dinamik denge üzerindeki etkilerini incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma, Gümüşhane Özel Eğitim Meslek Okulu'ndan 16 öğrenci (8 çalışma, 8 kontrol grubu) ile yürütülmüştür. Çalışma grubuna, Amerikan Ortopedi Cerrahları Akademisi'nin omurga kondisyon programına dayalı egzersizler uygulanırken, kontrol grubuna herhangi bir müdahale yapılmamıştır. Statik denge ölçümleri Desmotec E. Board ile, dinamik denge ölçümleri ise Togu denge tahtası ile değerlendirilmiştir. Sonuçlar, postür egzersizlerinin dinamik dengeyi anlamlı derecede iyileştirdiğini (p=0.001), ancak statik denge parametrelerinden yalnızca statik dengesizlikte sınırda anlamlı bir azalma sağladığını göstermiştir (p=0.051). Ortalama güç (p=0.599) ve maksimum güç (p=0.958) gibi diğer parametrelerde istatistiksel olarak anlamlı bir değişiklik gözlenmemiştir. Korelasyon analizleri, dinamik denge ile statik dengesizlik arasında orta düzeyde pozitif bir ilişki olduğunu (ρ=0.532), ayrıca vücut kitle indeksinin (VKİ) artışının denge performansını olumsuz etkilediğini ortaya koymuştur. Çalışma grubunda, egzersizlerin denge ve güç parametreleri arasındaki senkronizasyonu artırdığı belirlenmiştir. Bu bulgular, postür egzersizlerinin özellikle dinamik dengeyi geliştirmede etkili olduğunu, ancak statik denge ve kuvvet parametrelerinde sınırlı etkiye sahip olduğunu göstermektedir. Çalışma, zihinsel engelli bireylerde denge eğitiminin yaşam kalitesini artırabileceğini desteklemekle birlikte, daha geniş örneklemlerle ve uzun vadeli çalışmalara ihtiyaç olduğunu vurgulamaktadır. Anahtar Kelimeler: Postür egzersizleri, statik denge, dinamik denge, zihinsel engelli bireyler, denge eğitimi.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Sporcularda statik germe ve dinamik germe egzersizlerinin sprint performansına etkisi

    Serdar Elaman

    Bu çalışmanın amacı, sporcuların sprint performansı üzerinde statik ve dinamik esneme egzersizlerinin etkilerini karşılaştırmak ve hangi tür esneme egzersizinin sprint performansına üzerinde daha etkili olduğunu belirlemektir. 2024 sezonunda Gümüşhane de Amatör spor yapan toplam 16 sporcu çalışmaya gönüllü olarak katıldı. Bu çalışmaya katılan 16 sporcu hakkında genel bilgi verildi. Egzersizlere başlamadan önce sporcular rastgele olarak 2 gruba ayrıldı. Bu gruplardan biri Statik Esneme grubuydu, diğeri Dinamik Esneme grubuydu. Çalışmalara başlamadan önce sporcuların boy (cm) ve kilo (kg) ölçümleri alındı ve ön test olarak 10m ve 20m sprint koşuları yapıldı. Eğitimler 6 hafta sürdü ve haftada 3 gün yapıldı. Çalışma programının sonunda, son test olarak 10m ve 20m sprint ölçümleri alındı ve ön test ve son test değişiklikleri için analizler yapıldı. Statik Esneme Grubunun 10m ve 20m Sprint ölçümlerinde anlamlı bir fark tespit edilmezken, Dinamik Esneme Grubunun 10m ve 20m Sprint ölçümlerinde anlamlı bir fark tespit edildi. Bu çalışmada, 6 hafta boyunca gerçekleştirilen ısınma protokollerinin sonucunda, dinamik esneme egzersizleri yapan sporcuların 10m ve 20m sprint test sonuçlarında statik esneme grubuna kıyasla daha etkili sonuçlar elde edildiği görülmüştür. Sonuç olarak, yarışmadan önce yapıldığında dinamik esneme egzersizlerinin statik esneme egzersizlerine göre daha olumlu sonuçlar verdiği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Dinamik, Egzersiz, Germe, Performans, Sprint, Statik

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Futbolcularda görsel tarama davranışı ile pozisyonel aksiyonlar arasındaki ilişki

    Alptuğ Furkan Yılmaz

    Bu tez çalışması, futbolcularda görsel tarama davranışları ile pozisyonel aksiyonlar arasındaki ilişkiyi inceleyerek, görsel taramanın futbolcu performansına olan etkilerini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Araştırma kapsamında Türkiye Süper Ligi ve Avrupa Kupalarında mücadele eden bir futbol takımının üç orta saha oyuncusu incelenmiştir. Elde edilen bulgular, görsel tarama davranışlarının pas isabeti, dripling başarısı ve derin pas aksiyonu gibi futbolun temel teknik unsurlarında olumlu etkiler sağladığını ortaya koymuştur. Araştırmanın sonuçları, özellikle orta saha oyuncularının, 360 derecelik bir görüş açısı ile çevresel farkındalıklarını artırarak hücumda daha etkili olduklarını göstermiştir. Bu oyuncular, görsel tarama sayesinde, rakip savunmayı analiz etme ve takım arkadaşlarına uygun pozisyonlarda pas aktarma konularında daha başarılı performans sergilemiştir. Araştırmanın sınırlılıkları, analizlerin yalnızca belirli bir oyuncu grubu ile gerçekleştirilmiş olması nedeniyle bulguların genelleştirilmesini kısıtlamaktadır. Ancak çalışma, görsel tarama davranışlarının futbol performansı üzerindeki önemini vurgulamakta ve bu alanda daha kapsamlı araştırmalar yapılması için bir temel sunmaktadır. Verilerin normal dağılım gösterip göstermediğini belirlemek için hem Kolmogorov-Smirnov, Shapiro-Wilk hem de çarpıklık ve basıklık değerleri için normallik testi uygulanmıştır. Kolmogorov-Smirnov ve Shapiro-Wilk değerleri 0,05'den küçük olması ile çarpıklık ve basıklık değerlerinin ± 1,5 arasında değer alması dağılımın normal olduğu göz önünde bulundurulmuştur. Verilerin analizinde betimsel istatistik ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) yapılmıştır. Çalışmada verilerin analizinde Frekans dağılımı yapılmıştır. Verilerin karşılaştırılmasında t testi ve anova testi kullanılmıştır. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0.05 ölçüt alınmıştır. Sonuç olarak, görsel tarama davranışları, modern futbolun gerektirdiği hızlı karar alma ve stratejik uygulamalar açısından vazgeçilmez bir beceri olarak değerlendirilmektedir. Bu nedenle, görsel tarama becerilerinin geliştirilmesine yönelik antrenman programlarının, futbolcuların bireysel ve takım performanslarını artırmada kritik bir rol oynayacağı öngörülmektedir. Anahtar Kelimeler: Derin pas, Görsel tarama davranışı, Orta saha oyuncuları, Pas isabeti, Pozisyonel aksiyonlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Türk ve yabancı uyruklu üniversite öğrencilerinin serbest zaman doyumu ve mutluluk düzeylerinin karşılaştırılması

    Turan Özdemir

    Bu çalışmanın amacı, Türk ve yabancı uyruklu üniversite öğrencilerinin serbest zaman doyumu ve mutluluk düzeylerinin bazı sosyo-demografik özellikler açısından incelenmektedir. Araştırmanın Örneklem grubu Gümüşhane Üniversitesi'nde öğrenim gören tesadüfi rastgele örnekleme yöntemiyle seçilen 247 Türk ve 250 yabancı olmak üzere toplam 497 öğrenciden oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak, katılımcıların demografik bilgilerini içeren Kişisel Bilgi Formu'nun yanı sıra, Serbest Zaman Doyum Ölçeği ve Oxford Mutluluk Ölçeği – Kısa Formu kullanılmıştır. Verilerin analizi istatistik paket programı ile normalite testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Tukey çoklu karşılaştırmaları, bağımsız örneklem t-testi, korelasyon ve regresyon analizleri gerçekleştirilmiştir. Bulgular, serbest zaman doyumu ile mutluluk arasında orta düzeyde anlamlı ve pozitif bir ilişki olduğunu, psikolojik, sosyal ve estetik doyum alt boyutlarının mutluluğun anlamlı yordayıcıları olduğunu göstermiştir( p<0,05). Demografik değişkenler bakımından ise, serbest zaman doyumu gruplar arası anlamlı farklılık sergilemezken, mutluluk puanları 22–25 yaş grubundaki ve yüksek gelir düzeyindeki öğrencilerden daha yüksek bulunmuştur (p<0,05). Ayrıca erkek öğrencilerin mutluluk ortalamaları, kadın öğrencilere göre daha yüksek çıkmıştı (p<0,05). Türk ve yabancı uyruklu öğrencilerin serbest zaman doyumu ve mutluluk düzeylerinde anlamlı fark tespit edilmezken (p>0,05), Müslüman olmayan öğrencilerin mutluluk düzeyleri, Müslüman öğrencilerden daha yüksek olduğu tespit edilmiştir (p<0,05). Sonuç olarak, üniversite ortamında yapılandırılmış çeşitli serbest zaman aktivitelerine katılımın ve sürekliliğinin, öğrencilerin genel mutluluk düzeyini artırmada önemli bir rol oynadığını söyleyebiliriz.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Afet sonrası sıcak yemek üretiminde kullanılabilecek kamusal alanların değerlendirilmesi

    Furkan Bozkurt

    Afetler niteliği ve meydana geliş yeri öngörülemeyen, ortaya çıktıklarında ise maddi ve manevi açıdan ciddi kayıplara neden olan, olağan yaşamı kontrol edilmesi güç bir hale getiren olaylardır. Afetler sonrasında ortaya çıkan kaotik ortam, temel yaşam gereksinimlerinin karşılanmasını zorlaştırmakta ve bu durum, beslenme ihtiyacını diğer yaşamsal hizmetlerle birlikte öncelikli hale getirmektedir. Depremler, seller, yangınlar ve benzeri olaylar sonucunda gıda tedarik zinciri bozulabilmekte, temiz suya erişim kısıtlanabilmekte ve besin değeri yüksek, güvenli gıdaya ulaşım ciddi bir sorun haline gelebilmektedir. Bu süreçte, acil durum gıda dağıtımı, sıcak yemek üretimi ve güvenilir su temini gibi hizmetler kapsamlı bir planlama ve koordinasyon gerektirir. Olası afet durumlarında ihtiyaçların hızlı ve güvenli şekilde karşılanabilmesi için mevcut toplu beslenme alanları, okul ve yurt yemekhaneleri gibi altyapının etkin kullanımı tercih edilmektedir. Bu alanların kullanılabilirliğinin önceden belirlenmesi, beslenme ihtiyacının hızlı ve sürdürülebilir şekilde karşılanabilmesi açısından önem taşımaktadır. Literatür incelemeleri kapsamında birçok ilde sıcak yemek üretim alanlarında depolama, hijyen, iş gücü ve fiziki altyapı eksiklikleri gibi sorunların bulunduğunu ortaya koymaktadır. Bu çalışma, Sivas ili Merkez ilçesinde ihtiyaç halinde kullanılabilecek sıcak yemek üretim alanlarının, uzman görüşleriyle belirlenen kriterler doğrultusunda kullanılabilirlik sıralamasını yapmak amacıyla tasarlanmıştır. ÇKKV yöntemlerinden BWM ve CRITIC ile kriter ağırlıkları hesaplanmış, ardından TOPSIS yöntemi ile alternatifler değerlendirilmiştir. Bulgular, uzman görüşlerine dayalı analizlerde kapasite odaklı, nesnel verilere dayalı analizlerde ise altyapı odaklı önceliklerin öne çıktığını göstermektedir. Böylece farklı ağırlıklandırma yaklaşımlarının aynı problemde farklı sonuçlara yol açabileceği ortaya konulmuştur. Bu proaktif yaklaşımın, afet sonrası süreçte hızlı ve etkili insani yardım operasyonlarına katkı sağlayacağı öngörülmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Yedisu fayı kaynaklı depremden etkilenmesi muhtemel illerin sosyal dirençliliğinin değerlendirilmesi

    Mesut Kaman

    Bu çalışma, Yedisu Fayı kaynaklı olası bir depremden etkilenmesi muhtemel Batman, Bayburt, Bingöl, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gümüşhane, Muş ve Tunceli illerinde toplumsal dirençlilik düzeylerini çok kriterli karar verme teknikleriyle karşılaştırmalı olarak değerlendirmektedir. Sosyo-demografik, ekonomik, katılım, güvenlik ve sağlık boyutlarını kapsayan göstergeler kullanılmış; göstergelerin nesnel önem ağırlıkları CRITIC yöntemiyle belirlenmiş ve illerin göreli dirençlilik sıralamaları TOPSIS yöntemiyle elde edilmiştir. Ayrıca ağırlık duyarlılığını değerlendirmek amacıyla CRITIC tabanlı ağırlıklar ile eşit ağırlık yaklaşımı karşılaştırılmıştır. Bulgular, aidiyet/yerel bağ göstergesinin en yüksek bilgi içeriğine sahip olduğunu; yoksunluk ve yaş yapısı gibi kırılganlık unsurlarının da dirençliliği belirleyici olduğunu ortaya koymaktadır. CRITIC tabanlı TOPSIS sonuçlarına göre Erzurum en yüksek dirençlilik derecesiyle ilk sırada, Batman ise son sırada yer almıştır. Eşit ağırlık senaryosunda Bayburt birinci, Erzurum ikinci sırada konumlanmıştır. Çalışma, yalnızca altyapısal kapasiteye değil, sosyal sermaye, aidiyet ve yoksulluk dinamiklerine dayalı çok boyutlu bir dirençlilik çerçevesi sunarak, düşük performanslı illerde hedefli sosyal koruma, afet eğitimi ve yerel kapasite güçlendirme programlarının önceliklendirilmesine yönelik karar süreçlerine katkı sağlamayı amaçlamaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Afet müdahalesindeki bayburt acil sağlık hizmetleri çalışanlarının deneyimleri: Kahramanmaraş depremleri örneği

    Zehra Yaren

    Bireyleri ve bağlı oldukları toplumları başta sağlık olmak üzere ekonomik ve sosyal anlamda derinden etkileyen afet, acil sağlık hizmetleri açısından oldukça öneme sahiptir. Afet anında ve sonrasında 112 personelleri AFAD, İtfaiye, Kızılay, TSK , Emniyet gibi birçok kurum ve kuruluşla birlikte koordineli bir şekilde ön saflarda yer almaktadır. Acil sağlık hizmetleri çalışanlarının büyük afetlerde karşılaştıkları sorunları ve eksiklikleri tespit ederek bu eksikliklerin giderilmesiyle, afetlerde daha etkili olabilmeleri için hangi eğitimlere ve ek donanımlara ihtiyaçları olduğunun belirlenmesi, çeşitli eğitim programları planlanması hedeflenmektedir. Bu araştırmayla Türkiye'nin acil sağlık sisteminin güçlendirilerek acil durum planlarının iyileştirilmesiyle gelecekte de yapılacak araştırmalara temel oluşturulmak istenmiştir. Her ne kadar afetlerde müdahale ile ilgili birçok çalışmaya rastlanmışsa da Türkiye genelinde, sahada aktif rol alan 112 ASHİ personelinin afet müdahalesindeki sorunlarına ele alan herhangi bir çalışmaya rastlanmamıştır. Sahada aktif rol alan 112 personelleriyle yapılacak olan mülakatlarla ve MAXQDA veri analizi yöntemiyle ulaşılan bulgular, afet müdahalesindeki eğitim ve altyapı sorunlarının çözümlenmesinde önemli rol oynayacaktır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Aslı Tohumcu'nun romanlarının tematik açıdan incelenmesi

    Serpil Arıkan

    Çağdaş Türk edebiyatı yazarlarından biri olan Aslı Tohumcu; romandan hikâyeye, derlemeden çocuk kitaplarına kadar farklı edebî türlerde eser ortaya koymuştur. Edebiyat sahasında daha çok romancı kimliği ile dikkat çeken yazarın romancı kimliğine odaklanarak hazırladığımız "Aslı Tohumcu'nun Romanlarının Tematik Açıdan İncelenmesi" adlı çalışma, Tohumcu'nun Yok Bana Sensiz Hayat (2006), Taş Uykusu (2011), Ölü Reşat (2014), Durmadan Leyla (2017), Kötü Kalp (2020) ve Aç Koynunu, Ben Geldim (2023) olmak üzere toplam altı romanı üzerinde durmaktadır. Tohumcu'nun romanlarında öne çıkan kadın ve toplumsal cinsiyet rolleri, ahlak anlayışı, şiddet, adalet, batıl inançlar, gelenek ve modernizm gibi temalar, eleştirel kuramlar ve edebî çözümleme yöntemleri ışığında değerlendirilmiştir. Romanlardaki karakterlerin iç dünyaları, dil ve anlatım teknikleriyle birlikte analiz edilerek yazarın edebî dünyasında kadın kimliği, toplum-birey ilişkisi ve toplumsal yapıya yönelik eleştiriler irdelenmiştir. Aynı zamanda öne çıkan temalar, bireysel ve toplumsal düzeyde yaşanan dönüşümlerin izini sürme açısından önemli ipuçları barındırmaktadır. Çalışmamızın amacı; romanları bilimsel metotlar kullanarak incelemek, böylelikle romanlarda yer verilen temalar, şahsiyetler ve mekânlardan sanat, edebiyat ve dil meselesine kadar çeşitli düşünceleri, aynı zamanda romanların beslendiği kaynakları ve biçim özelliklerini tetkik etmektir. "Giriş" ve "Sonuç" dışında toplam üç bölümden oluşan çalışmamızda izlediğimiz yol, yazarın bakış açısını merkeze alarak bahsi geçen konuların romanlarda nasıl işlendiğini ortaya çıkarmak olmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Sağlık yönetimi öğrencilerinin etik değerler ile öz disiplin algıları arasındaki ilişkilerinin incelenmesi: Gümüşhane Üniversitesi örneği

    İsmail Gül

    Sağlık yönetimi öğrencileri sağlık kurumlarının yönetimi ve planlamasında gerekli bilgi ve becerileri edinerek mesleki yeterlilik kazanmayı hedefleyen bir eğitim sürecinden geçerler. Bu süreç çalışma koşullarına uyum sağlama, disiplinli çalışma ve öz disiplin geliştirme gibi önemli becerilerin gözlendiği bir dönemdir. Öz disiplin öğrencilerin görevlerini etkili ve zamanında yapmalarını sağlar ve bu becerilerin mesleki yaşamlarına olumlu yansımasına katkıda bulunur. Etik değerler ise öğrencilerin doğru ile yanlış arasında seçim yapmalarını, toplumsal kurallara saygı göstermelerini ve bu değerlerin eğitim yaşamlarını nasıl etkilediğini anlamalarını sağlar. Bu çalışmanın amacı Gümüşhane Üniversitesi sağlık yönetimi öğrencilerinin etik değerler ile öz disiplin algıları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Çalışmada sağlık yönetimi öğrencilerinin etik değerler ile öz disiplin algıları arasındaki karşılıklı ilişkiler nicel araştırma yöntemleri ile analiz edilecektir. Katılımcılar anketler yoluyla etik değerler ve öz disiplin algılarına ilişkin veri sağlayacak ve bu veriler istatistiksel yöntemler kullanılarak analiz edilecektir. Çalışmanın bulguları sağlık yönetimi öğrencilerinin etik değerler ile öz disiplin algıları arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığını ve bu iki kavramın birbirini nasıl etkilediğini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Ayrıca bu bulgular sağlık yönetimi eğitim programlarının iyileştirilmesine katkıda bulunmayı ve öğrencilerin etik değer ve öz disiplin düzeylerinin artırılmasına yönelik somut öneriler sunmayı amaçlamaktadır. Çalışmanın analizinde T-testi, ANOVA ve korelasyon analizi yöntemleri kullanılacaktır. Araştırma sonuçlarının öz disiplin ile etik değerler arasında anlamlı bir ilişki ortaya koyması beklenmektedir. Bu çalışma etik değerler ile öz disiplinin bağımsız faktörler olarak değerlendirilemeyeceğini, aksine birbirini tamamlayan ve güçlendiren iki kavram olarak ele alınabileceğini göstermektedi

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Rekreatif amaçlı fitness salonlarını kullanan bireylerin egzersiz bağımlılığı ve mutluluk düzeylerinin incelenmesi

    Adem Sarı

    Bu çalışma, rekreatif amaçlı fitness salonlarını düzenli olarak kullanan bireylerin egzersiz bağımlılığı ve mutluluk düzeylerini incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın örneklemini, Gümüşhane'de düzenli fitness yapan 142 kadın, 56 erkek toplam 198 katılımcı oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak, Egzersiz Bağımlılığı Ölçeği (EBÖ), Mutluluk Ölçeği (MÖ) ve kişisel bilgi formu uygulanmıştır. Verilerin analizinde ilişkisiz örnemlem için t-testi, tek yönlü varyans analizi için ANOVA ve pearson korelasyon ve regresyon analizleri kullanılmıştır. Araştırma bulguları, demografik faktörler arasında, cinsiyet, yaş ve haftalık fitness süresi gibi değişkenlerin egzersiz bağımlılığı ve mutluluk düzeyleri üzerinde anlamlı etkiler oluşturduğu tespit edilmiştir. Erkeklerin mutluluk düzeylerinin kadınlara göre daha yüksek olduğu tespit edilmiştir (p<0.01). MÖ puanlarında yaşa bağlı anlamlı farklılaşma görülmüştür (p>0.05). Haftalık fitness süresi arttıkça mutluluk düzeylerinin de yükseldiği, fakat aşırı egzersiz yapmanın bağımlılığı tetikleyebileceği gözlemlenmiştir. Düzenli egzersizin bireylerin mutluluk düzeylerini artırmaya yardımcı olduğunu, ancak egzersiz bağımlılığının belirli bir noktadan sonra bireylerin psikolojilerini olumsuz etkileyebileceğini göstermiştir. Sonuç olarak, rekreatif amaçlı fitness salonlarını kullanan bireylerin egzersiz bağımlılığı düzeylerinin belirli demografik faktörlere göre değişiklik gösterdiği, ancak genel olarak yüksek düzeyde bağımlılık eğilimi göstermedikleri saptanmıştır. Bu durum, düzenli egzersizin bireylerde bir alışkanlık haline geldiğini ancak bağımlılık seviyesine ulaşmadığını göstermektedir. Mutluluk düzeyleri incelendiğinde ise, düzenli egzersizin bireylerin stresle başa çıkma becerilerini artırdığı ve genel yaşam kalitesini olumlu yönde etkilediği gözlemlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Egzersiz bağımlılığı, Mutluluk düzeyi, Fitness, Spor psikolojisi