Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Modern olimpiyat oyunlarında cinsiyetçilik ve kadın sporcuların rolü

    Nuran Tüfekçi

    Bu çalışma, kadın sporcuların Olimpiyat Oyunları bağlamında tarihsel, sosyokültürel ve medyatik temsillerini 2000–2025 yılları arasında yayımlanan literatüre dayanarak bibliyometrik bir yaklaşımla incelemektedir. Antik Olimpiyatlardaki dışlayıcı uygulamalardan modern dönemdeki eşitlik politikalarına uzanan tarihsel gelişim çizgisi, kadınların spora katılımının her dönem toplumsal cinsiyet normları, cinsiyetçi söylemler ve kurumsal engeller tarafından belirlendiğini göstermektedir. Bulgular, modern Olimpiyatlarda kadınların niceliksel olarak artan varlığının, özellikle 2012 Londra, 2016 Rio ve 2020 Tokyo Oyunları sonrasında akademik üretimde belirgin bir ivme yarattığını ortaya koymaktadır. Bibliyometrik analiz kapsamında 82 makale değerlendirilmiş; yayınların büyük ölçüde ABD ve Avrupa merkezli olduğu, toplumsal cinsiyet, medya temsili, Olimpiyat yayıncılığı ve kültürel kimlik kavramlarının literatürün en yoğun tematik eksenini oluşturduğu belirlenmiştir. Tematik haritalar, araştırmaların zaman içinde kadınların Olimpiyatlara katılımından medya çerçevelemesine, oradan toplumsal cinsiyet eşitliğine ve kültürel çeşitliliğe odaklanan bir evrime sahip olduğunu göstermektedir. Çalışma, medyada kadın sporcuların temsilinin hâlâ klişeleştirici, cinselleştirici ve başarıyı gölgede bırakan söylemler üzerinden yeniden üretildiğini; sayısal eşitliğe rağmen niteliksel eşitsizliklerin devam ettiğini göstermektedir. Öz-temsil pratiklerinin sosyal medya aracılığıyla güç kazanması, kadın sporculara görünürlük sağlayan yeni bir alan yaratmış, ancak bu alanın da platform politikaları ve dijital şiddet nedeniyle sınırlayıcı boyutlar içerdiği tespit edilmiştir. Çalışmada, Olimpiyatlarda kadın sporcuların temsiliyetine ilişkin literatürün giderek genişlediği, eşitlik tartışmalarının yapısal ve söylemsel düzeyde devam ettiği, medya temsili, kurumsal cinsiyet eşitliği politikaları ve kültürel kimlik odaklı çalışmaların gelecekte daha derinlemesine incelenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Ömer Ebû Rişe'nin şiirlerinde Hz. Peygamberin hayatı

    Usman Musa Garkuwa

    Bu çalışmada, Ömer Ebû Rişe'nin şiirinde Hz. Peygamber'in hayatı ele alınmış ve çalışma bir giriş ve iki bölüme ayrılmıştır. Birinci bölümde, Sîret-i Nebevi'nin dilsel ve terimsel tanımı, yazılma süreci ve gelişimi ele alınmış ve şair Ömer Ebû Rişe'nin hayatı, edebi ürünleri ve Peygamberlik konusunu ele aldığı beş şiiri sunulmuştur. Daha sonra, Ömer Ebû Rişe'nin yazdığı beş şiirde, özellikle Peygamberlik öncesi ve sonrası olmak üzere Peygamberimiz'in hayatı incelenmiş ve bu şiirlere çalışmada uygun başlıklar altında yer verilmiştir. Sonra, İkinci bölümde bu beş şiirdeki sanatsal yapı ele alınmış ve sanatsal yapı kavramı açıklanmış, ardından beş şiirin başlıkları, uzunlukları ve dil yapıları incelenmiştir. Sonra bu beş şiirin müzikal yapısı üzerinde durulmuş ve bu yapıda dış ahenk ve unsurları; aruz ölçüleri, kafiye harfleri ve revi ele alınmıştır. Daha sonra iç ahenk ve unsurları; tasri', tekrar, cinas ve tıbak sanatları incelenmiştir. Çalışma ulaşılan önemli sonuçların özeti ve çalışmada faydalanılan kaynakların bir listesi ile sonlandırılmıştır. Ulaşılan önemli sonuçlardan bazıları: - Şair Ömer Ebû Rişe'nin Hz. Muhammed'in hayatıyla ilgili şiirleri, başta doğumu, çocukluğu, ticaretle uğraşması, Hacerü'l- Esved olayı, vahiy inmesi, İslam davasını yaymak için kafirlere karşı mücadelesi, Mekke'nin fethi ve vefatı gibi konular olmak üzere Hz. Peygamberin Peygamberlik öncesi ve sonrası hayatıyla ilgili birçok bilgi içermektedir. - Şair, bu beş şiiri oluştururken dilsel ve müzikal yapıda klasik Arap şairlerinin yolunu izlemiş ve şiirleri iç dünyasından ve duygularından ilham alarak yazmıştır. - Şairin bu şiirlerindeki genel tutumu, Rasûlullah (s.a.v.)'e olan sevgisine ve iyilik ve adaleti sevmeyi, haksızlıktan nefret etmeyi emreden İslam diniyle iftihar etmesine dayanmaktadır.

  • Doktora TeziAçık Erişim2025
    Girişimci yönelimin pazar performansına etkisinde pazarlama inovasyonu ve sürdürülebilir rekabet avantajının aracı rolü: Teknoloji geliştirme bölgelerinde bir uygulama

    Mehmet Asif Alan

    İnovasyon ekosistemleri içerisinde dinamik olarak işlev gören Teknoloji Geliştirme Bölgeleri (TGB'ler), girişimci yönelimin yenilikçi pazarlama uygulamalarına ve sürdürülebilir rekabet avantajlarına dönüşebileceği verimli ortamlar sunmaktadır. Bu çalışma, Türkiye'nin teknoloji üssü olma öngörüsünün stratejik merkezleri olan TGB'de faaliyet gösteren işletmelerde, Girişimci Yönelimi'nin (GY) Pazar Performansı (PP) üzerindeki etkisinde Pazarlama İnovasyonu (Pİ) ve Sürdürülebilir Rekabet Avantajı'nın (SRA) aracılık rollerini incelemeyi amaçlamaktadır. Deneysel bir yaklaşım benimseyen bu çalışma, seri aracılık modelini test etmek için Hayes'in PROCESS makrosunu (Model 6) kullanmaktadır. Bulgular, GY'nin performans üzerindeki etkisini kabul edip pazar performansını inovarif pazarlama faaliyetleriyle ve sürdürülebilir rekabet avantajları oluşturma becerileriyle aracılık edildiğini göstermektedir. Sonuçlar pazarlama inovasyonu, girişimci yönelimini somut pazar başarısına dönüştüren temel mekanizma görevi görürken, sürdürülebilir rekabet avantajı bu başarının uzun ömürlü olmasını sağlamaktadır. Ayrıca literatürle uyumlu diğer bulgulara göre girişimci yönelimi, pazarlama inovasyonu üzerinde, pazarlama inovasyonu sürdürülebilir rekabet avantajı üzerinde, girişimci yönelimi sürdürülebilir rekabet avantajı üzerinde, girişimci yönelimi pazar performansı üzerinde, sürdürülebilir rekabet avantajı pazar performansı üzerinde ve pazarlama inovasyonu pazar performansı üzerinde pozitif etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Bu sonuçlar uygulayıcılar için, TGB'lerdeki firmaların girişimci kültürler geliştirmeleri, dönüşümsel liderliği benimsemeleri ve temel bir stratejik yetenek olarak pazarlama inovasyonuna yatırım yapmaları gerektiğini vurgulamaktadır. TGB'lerde Ar-Ge finansmanının ötesine geçerek ticarileştirme, pazarlama yetkinlikleri ve girişimci odaklı kurumsal gelişimi de içeren entegre destek programları tasarlamanın önemini vurgulamaktadır. Gelecekteki araştırmalar, GY'nin rekabet avantajına dönüşüm mekanizmalarını nitel yaklaşımlarla analiz edip, bu modeli hizmet ve yaratıcı sektörler gibi farklı alanlarda test etmeli ve örgütsel kültür, liderlik tarzı ile çevresel etkileri de göz önünde bulundurmalıdır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    İslam hukuku ve uluslararası insancıl hukuk açısından savaşlarda sivillerin hukuki statüleri

    Bilal Bayer

    Tarihin derinliklerinden bu yana, savaş ve silahlı mücadelelerin sebep olduğu tahribat, toplulukların karşı karşıya kaldığı evrensel bir mesele olarak kendini göstermiştir. Ne var ki, uluslararası camianın geçmişten gerekli dersleri almadığı görülmektedir; zira günümüzde bile silahlı mücadeleler hâlâ sürmektedir. Bu mücadele sahnelerinde siviller; hastalıklara, sakatlanmalara hatta ölümlere maruz kalmaktadır. Günümüz stratejileri ve yıkım gücü yüksek silahlar, temel insan haklarının korunmasını ve devam ettirilmesini giderek zorlaştırmaktadır. Bu durum karşısında uluslararası topluluklar bir araya gelerek savaşların nasıl yürütülmesi gerektiğine dair anlaşmalar ve normatif düzenlemeler yapmışlardır. Uluslararası insani hukuk, savaş dönemlerinde hem savaşanların hem de sivillerin temel haklarını savunan bir hukuk dalı olarak belirginleşmiştir. Bu hukuk dalının temel ilkeleri doğrultusunda, koruma mekanizmaları geliştirilmiş ve imzalanan antlaşmalarla pekiştirilmiştir. İslam dini, çatışma zamanlarında insan onuruna ve temel haklara saygı göstererek, sivilleri, savaşa katılmamış bireyleri ve savaşmayı bırakmış olanları koruma altına alır. İnsani hukukla paralel bir biçimde, İslam savaş hukuku da savaş esnasında sivillere verilen zararı minimize etmeyi amaçlar. Kadınlar, çocuklar, yaşlılar ve savaş dışı kalan kişilerin korunması önceliklidir. İslam, savaşın çeşitlerini ve her birinin hukuki boyutlarını ve sonuçlarını titizlikle ele alır. Bu tez, savaşın evrilen yapısını ve modern çatışma ortamlarında sivillerin karşılaştığı tehlikeleri inceleyecek ve bu çerçevede iki hukuk sisteminin sunduğu çözümleri karşılaştırmalı olarak analiz edecektir. Son olarak, tez, sivillerin korunması konusunda uluslararası toplumun ve devletlerin üstlendikleri sorumlulukları sorgulayacak ve savaş hukukunun bu alandaki güncel zorluklarını aydınlatmaya çalışacaktır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Güvenli bağlanma problemi yaşayan bireyler açısından râbıta

    Menekşe Aydın

    Bu çalışma güvenli bağlanma problemi yaşayan bireylerin tasavvufi bir uygulama olan râbıta vesilesiyle Rab ile yeniden bağlanma süreçlerini incelemektedir. Tezde, tasavvuf literatüründe yer alan râbıta uygulamaları ile bağlanma teorilerinin sunduğu psikolojik çerçeve birlikte değerlendirilmiş ve iki disiplin arasında ortak bir zemin oluşturulmuştur. Araştırmanın temel problemi, erken çocukluk döneminde ebeveynleri ile güvenli bağlanma yaşayamayan bireylerin, râbıta aracılığı ile zihinsel, duygusal ve davranışsal boyutlarda olumlu bir dönüşüm yaşama olasılığını tartışmaktır. Bu bağlamda, bağlanma problemlerinin dini uygulamalar aracılığı ile telafi edilebilme imkânı sorgulanmış; tasavvuf ve modern psikoloji arasındaki karşılıklı ilişki disiplinlerarası bir yaklaşımla ele alınmıştır. Nitel ve kuramsal bir yaklaşımla yürütülen çalışmada, ilgili literatürün taranması sonucu, tasavvuf ve psikoloji alanlarındaki bulgular yorumlayıcı bir çalışma metodu ile analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlar, râbıtanın manevi bir uygulama olmakla beraber bireylerin benlik dönüşümü ve güvenli bağlanma süreçlerinde etkili bir rolü olabileceğini göstermektedir. Bu yönüyle çalışma, hem tasavvuf geleneği hem de psikoloji araştırmaları açısından özgün bir katkı sunmuş olmaktadır. Anahtar Kelimeler: Elest Bezmi'nde bağlanma, Güvenli bağlanma problemi, Râbıta, Rab ile yeniden bağlanma

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Uyumlu kesirli mertebeden çözünen madde taşıma probleminin yeni bir nümerik metotla sayısal çözümü

    Gulnar Pashayeva

    Bu tez beş ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, kesirli türev kavramına ilişkin genel literatür taramasına yer verilmiştir. İkinci bölümde, çalışmada kullanılan temel tanımlar ve teoremler sunulmuştur. Üçüncü bölümde ise önerilen yeni nümerik yöntem detaylı olarak tanıtılmıştır. Dördüncü bölümde, uyumlu kesirli mertebeden iki boyutlu çözünen madde taşıma problemi (UKMİBÇMTP), uyumlu kesirli q-şekillendirilebilir homotopi analiz dönüşüm metodu (UKq-ŞHADM) kullanılarak sayısal olarak çözülmüş ve bu yöntemle elde edilen çözümlerin etkinliği ile güvenilirliğini ortaya koymak amacıyla çeşitli sayısal simülasyonlar gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, elde edilen sayısal çözümler ile mevcut analitik çözümler karşılaştırılarak yöntemin doğruluğu analiz edilmiştir. Son bölümde ise, önerilen yöntemin doğrusal olmayan uyumlu kesirli diferansiyel denklemlerin çözümünde basit, güçlü ve etkili bir araç olarak kullanılabileceği vurgulanmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Mekan deneyimi bağlamında afet sonrası toplumsal aidiyet ve adaptasyon süreci: 6 Şubat Hatay ili Antakya ilçesi deprem örneği

    İrem Göksu Coşkuner

    Türkiye için son zamanlarda büyük risk oluşturan deprem; fiziksel (can kaybı, yaralanma, yapısal hasar), ekonomik (doğrudan, dolaylı ve ikincil mali kayıplar), sosyal ve psikolojik (toplumsal ilişkilerde bozulma, travma, uyum süreçleri) sorunlara yol açmaktadır. Deprem sonrası afetzedelerin yaşadıkları mekâna ve psikolojik dinamiklerine ilişkin deneyimlerin sahada gözlemlenmesi ve ihtiyaçların tespiti, afet sosyolojisi açısından önem arz etmektedir. Bu doğrultuda çalışmada, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremleri sonrasında Hatay'ın Antakya ilçesinde ikamet eden bireylerin afet sonrası barınma deneyimlerini ve mekânın üretimine katılım süreçlerini incelemeyi amaçladım. Bu amaç doğrultusunda Antakya'da nitel araştırma yöntemine dayalı bir çalışma yürüttüm. Fenomenolojik deseni kullandığım çalışmada, 17'si kadın ve 14'ü erkek toplamda 31 kişi ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirdim. Görüşmelerden elde ettiğim verilerin çözümlenmesinde yansıtıcı tematik analiz yöntemini kullandım. Katılımcıların içinde bulunduğu koşulları ve geleceğe dair ifadelerini doğrudan yansıtan in vivo kodlar, barınma sürecinde karşılaştıkları mücadele eylem boyutunu ifade eden süreç kodları ve deprem sonrası karşı karşıya kaldıkları durumları özetleyen betimsel kodlar aracılığıyla analiz sürecini gerçekleştirdim. Bu analizler sonucunda; kurumlarla kurulan etkileşimde güven kaybı, barınma süreçlerinde yaşanan zorluklar, ekonomik zorluklar, psikososyal ilişkilerde paradoks ile kentsel dokunun kaybı ve gelecek kaygısı olmak üzere beş tema belirledim. Bu temalar, afetzedelerin kent/şehir hakkı bağlamında yaşadıkları sorunları ve bu süreçte geliştirdikleri mekânsal aidiyet pratiklerini görünür kılmaktadır. Çalışmada, afetin yalnızca fiziksel bir yıkım olmadığını; çok katmanlı ilişkileri ortaya çıkaran kompleks bir süreç olduğunu ortaya koymaya çalıştım. Türkiye gibi fay hatlarının yıkıcı etkilere yol açtığı bir ülkede, afet yönetim politikalarında katılımcı yaklaşımın benimsenmesi, bireylerin mekânsal aidiyetlerinin ve sosyokültürel ihtiyaçlarının merkeze alınması ehemmiyet arz etmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Yöneticinin karizmatik liderlik davranışı ile çalışanların kariyer memnuniyeti ilişkisinde algılanan örgütsel prestijin aracı rolü

    Erkan Yaşar

    Çalışanların planladıkları kariyer hedeflerinde başarılı olmalarına ve amaçlarına ulaşmalarında, içinde bulundukları işyerinin sunduğu olanakların ve örgütün insan kaynaklarının etkisi büyüktür. Ayrıca örgütün algılanan prestijinin ve yöneticinin çalışan üzerindeki etkilerinin de çalışanların performanslarında ve işlerine motive olmalarında etkisi olmaktadır. Bu durumda doğal olarak çalışanlar kariyer süreçlerinde memnun oldukları örgütler ve yöneticilerle çalışmayı arzu ederler. Bu tercih ise yönetimin nitelikli ve arzulanan insan kaynağına ulaşmasında elini güçlendirecektir. Bir örgütün çalışanları nezdindeki saygınlığı ve liderinin özellikleri o örgüt çalışanlarının kariyer memnuniyetlerinde rol oynayabilecek önemli faktörlerdendir. Bu çalışmada liderlik özelliklerinden karizmatik liderliğin çalışan kariyer memnuniyetine etkisi ve bu etkileşimde örgütsel prestij değişkeninin aracı bir rolü olup olmadığı incelenmektedir. Araştırma bulgularından örgütsel prestijin kariyer memnuniyetini doğrudan pozitif bir şekilde etkilediği görülmüştür. Öte yandan incelenen karizmatik liderlik değişkeni alt boyutlarından sadece çevresel duyarlılık ve üye ihtiyaçlarına duyarlılık gösterme değişkenlerinin kariyer memnuniyetini anlamlı ve doğrudan pozitif etkilediği, statükoyu sürdürme alt değişkeninin ise kariyer memnuniyetine olumsuz yönde doğrudan etki ettiği görülmektedir. Aracı etkilere bakıldığında ise sadece statükoyu sürdürme alt değişkeninin örgütsel prestij üzerine anlamlı etkisi olduğu ve aracı değişkenin ise önleyici aracı etkisiyle ilgili alt değişkenin dorudan olumsuz etkisini dolaylı pozitif etkiye dönüştürdüğü anlaşılmaktadır. Elde edilen bu sonuçlardan hareketle karizmatik liderlik ve örgütsel prestij değişkenlerinin çalışanın kariyer memnuniyeti üzerindeki toplam etkilerinin pozitif olduğu ve memnuniyeti arttırdığı ortaya konulmaktadır. Bu da çalışanlarının kariyerleri noktasında çalışmalar yürüten ve bunu önemseyen insan kaynakları yöneticileri ve firma sahiplerine örgüsel prestijin ne denli önemli olduğunu ve özellikle karizmatik liderler tarafından yönetilmekte olan örgütlerde bu yönetim özelliklerinin oluşturabileceği olumsuz yönleri azaltıcı etkilerinin olacağı yönünde fikir vermektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Kokunun tüketicilerin marka algısı ve satın alma davranışları üzerindeki etkisi

    Sıla Şeylan

    Bu tez çalışması, kokunun tüketicilerin marka algısı üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Günümüzde markalar, rekabet avantajı elde edebilmek ve tüketici zihninde kalıcı bir yer edinebilmek için duyusal pazarlama stratejilerine yönelmektedir. Bu bağlamda koku duyusu; duygulara doğrudan hitap etmesi, hafızayı tetiklemesi ve davranışları yönlendirme gücüyle öne çıkmaktadır. Çalışmada, kokunun marka imajı, tüketici deneyimi ve satın alma eğilimleri üzerindeki etkileri kuramsal çerçevede ele alınmış ve çeşitli örneklerle desteklenmiştir. Araştırma sonuçları, hoş ve markayla uyumlu bir kokunun tüketici memnuniyetini artırdığını, mağaza ortamında geçirilen süreyi uzattığını ve marka sadakatini güçlendirdiğini ortaya koymuştur. Elde edilen bulgular, kokunun marka iletişimi açısından stratejik bir araç olarak değerlendirilmesi gerektiğini ve işletmelerin çok duyulu pazarlama yaklaşımlarına ağırlık vermesinin önemini vurgulamaktadır. Anahtar Kelimeler: Duyusal pazarlama, Koku pazarlaması, Marka algısı, Marka sadakati, Tüketici davranışı.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Gençlik merkezleri faaliyetlerine katılım sağlayan gençlerin algılanan hizmet kalitesi ile memnuniyet düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

    Selman Eroğlu

    Bu çalışma ile Gümüşhane ilinde bulunan Gençlik Merkezlerindeki faaliyetlere katılan gençlerin algılanan hizmet kalitesi ile memnuniyet düzeyleri arasındaki ilişki incelenecektir. Araştırmanın evrenini, Gençlik ve Spor Bakanlığı bünyesindeki gençlik merkezleri katılımcıları, örneklem grubunu ise Gümüşhane Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü (GSİM)'ne bağlı olan gençlik merkezlerindeki katılımcı bireyler içerisinden kolay örneklem modeli ile seçilen 15-29 yaş aralığındaki 347 katılımcı oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak nicel araştırma yöntemlerinden biri olan anket yöntemi kullanılmıştır. Araştırma gurubuna Yıldız ve Çoban (2020) tarafından geliştirilen "Gençlik Merkezleri Memnuniyet Ölçeği (GMMÖ)" ve Aycan (2005: 105-107) tarafından geliştirilen "Gençlik Merkezlerinde Algılanan Hizmet Kalitesi Ölçeği (GMAHKÖ)" uygulanmıştır. Verilerin analizinde merkezi eğilim ölçülerinden olan yüzde dağılımları, frekanslar ve aritmetik ortalama ile istatistiksel analiz türlerinden olan betimsel tanımlayıcı analizleri, korelasyon ve regresyon analizleri, T-Testi, ANOVA testi analizleri kullanılmıştır. Araştırma sonunda katılımcıların memnuniyet düzeyleri ile algılanan hizmet kalitesi arasında cinsiyet, yaş, eğitim durumu, doğum yeri özelliklerine göre anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilirken, medeni durum değişkenine göre ve meslek durumu değişkenine göre gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Bununla birlikte gençlik merkezi yeri ve gençlik merkezi üyelik süresi özelliklerine göre anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilirken, gençlik merkezinde geçirilen saat değişkenine göre gruplar arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Ayrıca katılımcıların memnuniyet düzeyi ile algılanan hizmet kalitesi arasında anlamlı ve güçlü pozitif bir ilişki tespit edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Mardin 2023 Türkiye Kick Boks Şampiyonası seyircilerininserbest zaman doyum düzeylerinin algılanan kaliteyeetkisi

    Berk İrfan Kadakal

    Bu araştırmada, Mardin 2023 Türkiye Kick Boks Şampiyonası'na katılan 460 seyircinin serbest zaman doyum düzeylerinin, organizasyona yönelik algıladıkları kalite üzerindeki etkisi incelenmiştir. Nicel yönteme dayalı çalışma da veriler, Beard ve Ragheb (1980) tarafından geliştirilen ve Gökçe ve Orhan (2011) tarafından Türkçeye uyarlanan Serbest Zaman Doyum Ölçeği ile Bayraktaroğlu ve Katkat (2017) tarafından geliştirilen Spor Organizasyonlarında Algılanan Kalite Ölçeği aracılığıyla toplanmıştır.Araştırmada nicel yöntem kapsamında anket tekniği kullanılmış; veriler SPSS 2024 ile analiz edilmiştir. t-testi, ANOVA, korelasyon ve regresyon analizleri sonucunda, doyum düzeyi ile algılanan kalite arasında pozitif ve anlamlı ilişki saptanmıştır (r = 0.64, p < .001). Düzenli spor yapan ve eğitim düzeyi yüksek bireylerin kalite algısı daha yüksektir (p < .01), cinsiyet farkı bulunmamıştır.Sonuçlar, serbest zaman doyumunun spor organizasyonlarının algılanan kalitesini anlamlı ölçüde etkilediği ortaya konmuştur. Bu bulgu, spor organizasyonlarının yalnızca sportif etkinlik sunmakla kalmayıp, katılımcıların sosyal, kültürel ve psikolojik gereksinimlerini karşılayacak biçimde bütüncül olarak planlanması gerektiğine işaret etmektedir. Öneri olarak; Elde edilen bulgular, seyircilerin serbest zaman doyum düzeylerinin, spor organizasyonlarına ilişkin kalite algısını anlamlı biçimde etkilediğini ortaya koymakta ve organizasyon planlamasında seyirci memnuniyetinin merkezi bir unsur olarak değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Sosyal medya reklamlarında ınfluencer kullanımının X, Y ve Z kuşaklarının satın alma davranışı üzerine etkisi: Instagram örneği

    Derya Yazıcı

    Günümüzde sosyal medya, dijital reklamcılığın en yoğun biçimde kullanıldığı başlıca sanal platformlardan biri haline gelmiştir. Bu dönüşümle birlikte, tüketici davranışları da sosyal medya araçlarının etkisi altında yeniden değerlendirilmeye başlanmıştır. Dijitalleşmenin hız kazanmasıyla beraber, geleneksel medya araçları olan televizyon ve radyo üzerinden gerçekleştirilen reklam faaliyetleri, yerini sosyal medya platformlarında etkili kullanıcılar tarafından yürütülen reklam çalışmalarına bırakmıştır. Bu bağlamda, fenomen olarak adlandırılan sosyal medya içerik üreticilerinin rolü giderek daha fazla önem kazanmaktadır. Fenomen pazarlamanın yaygınlaşması, işletmelerin dijital pazarlama stratejilerine daha fazla kaynak ayırmasına neden olmuştur. Rekabet avantajı elde etme çabası içerisinde olan işletmeler, sosyal medya pazarlamasının bir alt kolu olarak Influencer pazarlamayı etkin biçimde kullanmaktadır. İşletmeler, marka bilinirliğini artırmak ve hedef kitlelerine belirli mesajlar iletmek amacıyla, sosyal medya platformları üzerinde geniş takipçi kitlesine sahip içerik üreticileriyle iş birlikleri geliştirmektedir. Bu platformları değerlendirdiğimizde günümüzde aktif kullanıcı sayısı 2 milyarı aşan Instagram, en fazla reklam verilen ve ürün tanıtımı yapılan sosyal medya platformlarından biri haline gelmiştir. Bu gelişmeyle birlikte, işletmeler ürün ve hizmetlerini tüketicilere ulaştırmak amacıyla Influencer temelli reklamcılık stratejilerine yönelmektedir. Influencer olarak nitelendirilen sosyal medya fenomenleri, özellikle tüketici karar süreçleri üzerinde etkili olmakta ve satın alma eğilimlerini doğrudan ya da dolaylı olarak şekillendirmektedir. Bu durum, dijital pazarlama stratejileri içerisinde Influencer pazarlamasını önemli bir unsur haline getirmiştir. Bu araştırmanın temel odağını, Instagram uygulamasında influencer reklamlarının tüketicilerin satın alma süreçleri üzerindeki etkileri oluşturmaktadır. Çalışma kapsamında gerçekleştirilen literatür taraması, X, Y ve Z kuşaklarının Instagram reklamlarına yönelik algılarını inceleyerek bu kuşaklara özgü özelliklerin, platform üzerindeki satın alma davranışları üzerindeki etkilerini değerlendirmektedir. Ayrıca, söz konusu kuşakların reklamlara karşı duyarlılık düzeyleri, influencer etkisinin gücü ve reklam ile paylaşımlara yönelik güven algısı gibi faktörler ortaya konulmaktadır. Bu bağlamda araştırma, kuşaklar arası farklılıkların dijital reklamcılık ve Influencer pazarlaması açısından ne tür sonuçlar doğurduğunu analiz etmektedir. Bu araştırmanın evrenini, Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan Trabzon ilinde ikamet eden ve aktif olarak Instagram kullanan bireyler oluşturmaktadır. Araştırmada, dijital pazarlama ve sosyal medya kullanımı açısından anlamlı sonuçlar elde edebilmek amacıyla geniş yaş aralığına sahip bir kitle hedeflenmiş ve bu kitle üzerinden analiz sonuçları elde edilmiştir. Araştırmanın örneklemini ise, 15-60 yaş aralığında yer alan ve aktif şekilde Instagram kullanan 384 birey oluşturmaktadır. Örneklem oluşturulurken özellikle X, Y ve Z kuşaklarına mensup kullanıcıların temsili dikkate alınmış ve bu doğrultuda yaş gruplarına göre dengeli bir dağılım sağlanmaya çalışılmıştır. Verilerin toplanmasında nicel araştırma yöntemlerinden biri olan anket tekniği kullanılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Elektrikli araçlarda batarya paketi tasarımı ve üretimi

    Ersan Meydan

    Bu çalışmada, elektrikli araçlarda kullanılan batarya paketlenmesi ve batarya yönetim sistemi (BYS) tasarımları gerçekleştirilmiş ve üretimi yapılmıştır. Çalışmanın odak noktası, batarya sistemlerinin güvenli, verimli ve uzun ömürlü bir şekilde çalışmasını sağlamak için gerekli izleme ve kontrol mekanizmalarını geliştirmektir. Geliştirilen sistemde, batarya gerilimi, sıcaklığı ve batarya şarj durumu (State of Charge - SoC) verileri sürekli olarak izlenmekte ve bu veriler anlık olarak kullanıcıya aktarılmaktadır. Bu sayede, bataryaların çalışma durumu hakkında gerçek zamanlı bilgi sağlanarak güvenli ve kararlı bir çalışma ortamı oluşturulmaktadır. Üretimi yapılan batarya yönetim sistemi, bataryaların sıcaklık, gerilim ve akım değerlerini izlemeye olanak tanıyarak olası anormalliklerin önceden tespit edilmesine ve bu sayede arıza tahmini ve önleyici bakım yapılmasına imkan tanır. Ayrıca, bataryaların başarım optimizasyonu, ömürlerinin uzatılması ve çalışma verimliliğinin artırılması için kapsamlı bir veri yönetimi sağlamaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Gastronomi eğitiminde yeni bir hamle olarak gastronomi liseleri: Paydaş görüşlerin incelenmesi

    Bahri Sarı

    Gastronomi eğitimi dünya genelinde alanın popüler hale gelmesinin etkisiyle yaygınlaşan bir eğitim alanıdır. Türkiye'de de son yıllarda mutfak ve gastronomi alanına yönelik eğitim olanaklarının gelişim gösterdiği görülmektedir. Bu gelişim hareketlerinden biri de güncel bir konu olan gastronomi liseleridir. Gastronomi liseleri, Türkiye'nin zengin mutfak kültürünü eğitim yoluyla desteklemeyi, sektöre nitelikli iş gücü kazandırmayı ve yükseköğretime bilinçli geçişi teşvik etmeyi hedefleyen yeni bir eğitim modeli olarak önem taşımaktadır. Bununla birlikte gastronomi liselerine ilişkin farkındalık oldukça düşük durumdadır ve farkındalık sahibi kesimlerde de tartışmalı bir konudur. Konuya ilişkin alanda bir araştırmaya da rastlanılmamıştır. Bu bağlamda çalışma, Türkiye'nin farklı illerinde görev yapan öğretmenlerin görüşlerine dayalı olarak gastronomi liselerinin mevcut durumunu, eğitimde karşılaşılan zorlukları ve geleceğe yönelik önerileri tespit etmeyi amaçlamaktadır. Araştırma nitel bir yaklaşım ile yürütülmüş, farklı illerde görev yapan öğretmenlerden (n=32) yarı yapılandırılmış görüşme formları aracılığıyla veriler toplanmıştır. Elde edilen veriler içerik analizine tabi tutulmuş; 534 kod, 5 ana tema ve bunlar altında yer alan 13 alt tema belirlenmiştir. Belirlenen ana temalar "Gastronomi Liselerinin Gerekliliği ve Gelişimi", "Müfredat ve Eğitim İçeriği", "Eğitimde Uygulama ve Pratik İmkânlar", "Gastronomi Liselerinin Etkileri", "Geleceğe Yönelik Beklenti ve Öneriler" şeklinde adlandırılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, gastronomi liselerinin sektörel iş gücü açısından potansiyel taşıdığı ancak fiziki olanaklar, müfredat-sektör uyumu ve öğretmen donanımı gibi alanlarda geliştirilmesi gerektiği belirlenmiştir. Ayrıca öğrencilerin yükseköğretime geçişte daha bilinçli tercihler yapmalarına katkı sağladığı fakat eğitimde fırsat eşitliği bağlamında dikkatli planlama gerektirdiği vurgulanmıştır. Çalışma, gastronomi liselerinin daha etkin bir yapıya kavuşması için politika yapıcılara, eğitimcilere ve sektöre yönelik somut öneriler sunmaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Üniversite öğrencilerinde çevrim içi alışveriş kültürünün hedonik tüketimde oynadığı rol üzerine bir araştırma

    Orçun Karan

    Günümüzde tüketicilerin tüketimi sadece temel ihtiyaçlarını gidermek adına değil, aynı zamanda haz ve mutluluk veren bir eylem olarak gördükleri için de gerçekleştirdikleri bilinmektedir. Özellikle pandemi döneminde tüketim anlayışında belirgin farklılıklar gözlemlenmektedir. Buna göre geleneksel tüketimden çevrim içi tüketime söz konusu dönemde hızlı bir geçiş dikkat çekmektedir. Zira Avantajix.com'un Ticaret Bakanlığı'ndan aldığı 2020 verilerine bakıldığında Türkiye'de tüketicilerin çevrim içi alışveriş miktarının 226 milyar TL'yi aştığı görülmektedir. Pandemi süresince oluşan olumsuz duygular, belirsizlikler ve bunların oluşturduğu stresi gidermek amacıyla, tüketicilerin çevrim içi alışverişe yöneldikleri düşünülmektedir. Keza çevrim içi alışveriş yapmanın temelinde insanların olumsuz duygularla baş etme istekleri, olumsuz duyguları olumluya çevirme çabaları, stresle mücadele vb. gibi durumlar bulunmaktadır. Bu çalışmada çevrim içi alışveriş kültürünün hedonik (hazcı) tüketimde nasıl bir rol oynadığı ön lisans, lisans ve lisansüstü öğrencileri üzerinden araştırılmak istenmiştir. Bu amaçla Gümüşhane Üniversitesi'nden ve Akdeniz Üniversitesi'nden 11 kız ve 10 erkek olmak üzere toplam 21 öğrenci ile yarı yapılandırılmış görüşme gerçekleştirilmiştir. Görüşmeler yüz yüze, internetten yazışarak ve sosyal medya siteleri üzerinden yapılmıştır. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre; internet teknolojisinin gelişmesiyle birlikte çevrim içi alışverişin artması ile üniversite öğrencilerinde hedonik tüketim artmasına yol açtığı sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte Gümüşhane Üniversitesi'nde ve Akdeniz Üniversitesi'nde eğitim gören öğrencilerin çevrim içi alışverişlerinde hedonik tüketimin önemli bir rol oynadığı ve hedonik tüketimin öğrencilere kendilerini iyi hissetirdiği görülmektedir. Ayrıca Gümüşhane Üniversitesi'nde ve Akdeniz Üniversitesi'nde eğitim gören öğrencilerin çevrim içi yaptıkları alışverişlerinde çoğunlukla hedonik (haz) tüketimi tercih ettikleri sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Çevrim içi alışveriş, Hedonik tüketim, Satın alma davranışı

  • Doktora TeziAçık Erişim2025
    Gelişmekte olan ülkelerde sürücülerin farklı yol ve trafik özellikleri karşısındaki davranışlarının simülatör ortamında incelenmesi

    Yusuf Mazlum

    Bu çalışmada gelişmekte olan ülkelerde sürücülerin farklı yol ve trafik koşullarında sergiledikleri davranışlar, yüksek gerçeklik düzeyine sahip bir sürüş simülatörü kullanılarak deneysel olarak incelenmiştir. Çalışmanın amacı; farklı yol kesimlerinde ve trafik senaryolarında sürüş davranışlarının ölçülmesi, sürücülük performansına etki eden faktörlerin nicel olarak değerlendirilmesi ve insan faktörünün yol güvenliği üzerindeki etkilerinin bütüncül şekilde ortaya konulmasıdır. Bu amaçla dört temel senaryo tasarlanmıştır: (1) yaya geçidi yaklaşımı, (2) yeşil dalga sistemine uyum, (3) karayolu kısa hızlanma şeridiyle katılım ve (4) elektronik denetleme sistemleri (EDS) koşulları altında sürüş. Araştırmada toplam 125 katılımcı deney sürecine dâhil edilmiş, ancak çeşitli nedenlerle tamamlanamayan testler sonucu 107 katılımcının verileri analiz analiz edilmiştir. Deneysel veri seti; simülasyon ortamında kaydedilen anlık hız, ani hızlanma ve frenleme, şerit değiştirme sıklığı, yanal konum değişimi gibi sürüş performans değişkenleri ile sürüş öncesi ve sonrası uygulanan anketlerden elde edilen algısal ve bilişsel verileri kapsamaktadır. Veri analizinde tanımlayıcı istatistiklerin yanı sıra korelasyon analizleri, varyans analizleri ve makine öğrenmesi temelli sınıflandırma yöntemleri kullanılmıştır. Elde edilen bulgular, yaya geçitlerinde geç frenleme eğilimi, yeşil dalga sisteminde hız uyum problemleri, EDS uygulamalarında dikkat artışına rağmen sürüş konforunda azalma ve karayolu katılım bölgelerinde riskli şerit değişim manevralarının öne çıktığını göstermiştir. Ayrıca geliştirilen risk sınıflandırma modelleri, sürücülerin bireysel farklılıklarını dikkate alarak trafik güvenliği açısından önleyici stratejilerin şekillendirilmesine olanak sağlamaktadır. Sonuç olarak, bu çalışma, simülatör destekli deneysel yaklaşımla insan faktörünün çok boyutlu etkilerini ortaya koymakta ve özellikle gelişmekte olan ülkelerde yol güvenliği politikalarının geliştirilmesine yönelik bilimsel ve uygulamalı katkılar sunmaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Gümüşhane ili araç muayene istasyonunda karşılaşılan araç kusurlarının analizi

    Erdi Uygur

    Bu tez çalışmasında, Gümüşhane İli Araç Muayene İstasyonu'nda 2014–2023 yılları arasında gerçekleştirilen araç muayeneleri sonucunda tespit edilen araç kusurları analiz edilmiştir. Çalışmada elde edilen veriler ışığında en sık karşılaşılan kusur türleri, bu kusurların araç türleri ve yaşlarına göre dağılımları ve trafik güvenliği üzerindeki etkileri detaylı şekilde incelenmiştir. Analiz sonucunda, kısa ve uzun huzmeli far ayar hataları, motor ve şanzıman yağ kaçakları, yangın söndürme tüpü eksiklikleri, plaka aydınlatma lambalarının işlevselliği sorunları ve lastik yüzey çatlamaları gibi kusurların sıklıkla karşılaşılan problemler olduğu ortaya çıkmıştır. Bu kusurlar, trafik güvenliği açısından önemli riskler oluşturmakta ve kazalara sebebiyet verebilmektedir. Ayrıca çevreye zarar verebilecek seviyede egzoz emisyon değerleri de dikkat çekici bulunmuştur. Bu çalışma, hem yerel hem ulusal düzeyde araç bakım bilincinin artırılması ve trafik güvenliğinin sağlanması için veri temelli öneriler sunmaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Evli kadınlarda toplumsal cinsiyet algısı korumacı ve düşmanca cinsiyetçiliğin kadına yönelik şiddet davranışıyla ilişkisi: Erzincan örneği

    Nermin Kayan

    Toplumsal cinsiyet algısı, bireylerin kadın ve erkek rollerine dair geliştirdikleri inanç, tutum ve beklentileri içermektedir. Bu algılar, bireylerin hem sosyal yaşamdaki ilişkilerini hem de aile içi dinamiklerini önemli ölçüde şekillendirmektedir. Özellikle evlilik ilişkilerinde, kadın ve erkeğe atfedilen rollerin kalıplaşmış biçimde algılanması, zaman zaman eşitsizlik ve çatışmaların temelini oluşturabilmektedir. Bu bağlamda bu çalışma evli bireylerin toplumsal cinsiyet algılarını incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmada bu algıların korumacı ve düşmanca cinsiyetçilik tutumları ile kadına yönelik şiddet davranışlarıyla olan ilişkisi nicel araştırma yönteminde ele alınmıştır. Bu çalışma Erzincan ilinde yaşayan 404 evli kadın ile yapılmıştır. Çalışma kapsamında demografik bilgi formu, toplumsal cinsiyet algısı ölçeği, çelişik duygulu cinsiyet ölçeği ve kadına yönelik eş şiddet ölçeği kullanılmış olup araştırma çerçevesinde kullanılan veriler SPSS paket programında çözümlenmiştir. Çalışma kapsamında evli kadın bireylerin konu ile alakalı ilgi ve tutumları araştırılıp değerlendirilmiştir. Bu çalışmadan elde edilen veri ve sonuçların toplumsal cinsiyet eşitsizliğine ve kadına yönelik şiddet sorununa ışık tutmaktır. Bu çalışma, bu konudaki mevcut bilgiye katkıda bulunmayı hedeflerken toplumun bu tür davranışlarının önlenmesine yönelik daha iyi bilgilendirilmesine yardımcı olmaya katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Newtonyen olmayan analizin cebirsel ve topolojik altyapısı

    Emre Çıvgın

    Bu tez çalışması, Newtonyen (klasik) analizde yer alan cebirsel ve topolojik yapılar ile sınır kavramlarını temel alarak, Newtonyen olmayan analizin cebirsel ve topolojik altyapısını sistematik ve bütüncül bir yaklaşımla ortaya koymayı amaçlamaktadır. Tez çalışmasının başlangıcında, Newtonyen olmayan analiz kapsamında üreteç fonksiyonu alfa (α) olan sayı kümeleri ve bu kümeler üzerinde tanımlı işlemler verilmiştir. Bunu takiben, klasik analizde olduğu gibi, Newtonyen olmayan analizde de cebirsel ve topolojik altyapı sistematik bir biçimde ele alınmıştır. Cebirsel yönden, alfa reel sayılar kümesi üzerinde tanımlanan grup ve cisim yapılarının yanı sıra, bu küme üzerinde oluşturulan vektör uzayı yapısı incelenmiş ve ilgili cebirsel bağıntılar ortaya konmuştur. Çalışmanın devamında, Newtonyen olmayan analizin topolojik altyapısına ilişkin temel tanım ve teoremlere yer verilmiştir. Bu çerçevede, alfa aralıklar, alfa komşuluklar, alfa yuvarlar ve alfa metrik uzay gibi kavramlar tanımlanmış; söz konusu yapıların karakteristik özellikleri analiz edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Sömürge dönemi Bengal siyasetçisi ve islâm düşünürü Mevlânâ Muhammed Ekrem Han'ın çalışmaları ve Tefsîru'l-Kur'ân'ındaki yorum metodunun çeşitli açılardan incelenmesi

    Mohammad Asıf Hossaın

    Bu tezde Hindistan Yarımadasının Bengalce dilin ilk müslüman gazetecisi, İngiliz sömürge dönemi siyasetçisi ve İslâm düşünürü Mevlânâ Muhammed Ekrem Han'ın tefsir metodu tetkik edilmiştir. Yine bu çalışmada önde gelen bir siyasi lider entelektüel kişilik olarak İslâmî bilgi alanına katkılarının vurgulanması da amaçlanmıştır. Bu açıdan tezde Muhammed Ekrem Han'ın Bengal dilinde İslâmî bilgi alanındaki özgün katkılarına değinerek ülkede olumlu bir değişim yaratmasına, dönemin taleplerine uygun olarak şekillenen katkılarına temas edilmiştir. Bunlardan bugüne yönelik dersler çıkarılması da hedeflenmiştir. Bu etüt, "Sömürge Dönemi Bengal Siyasetçisi ve İslâm Düşünürü Mevlânâ Muhammed Ekrem Han'ın Çalışmaları" ve "Mevlânâ Muhammed Ekram Han'ın Tefsîru'l-Kur'ân 'Indaki Yorum Metodunun Çeşitli Açılardan İncelenmesi" şeklinde iki bölümden oluşturulmuştur. Birinci bölüm kendi arasında iki alt başlığa ayrılmıştır. İlk başlıkta Bengal'de İslâmî eğitimin ortaya çıkışıyla ilgili kısa bir tartışma yapılmış ve sömürgeciliğin etkileri burada ele alınmıştır. İkinci başlıkta ise Mevlânâ Muhammed Ekrem Han'ın hayatı, çalışmaları ve ilmî mirası üzerinde durulmuştur. Tezin ikinci bölümünde tek başlık olarak kurgulanmıştır. Bu baştıkta Bengalce Kur'ân çalışmaları, Kur'ân tercümeleri ve tefsir faaliyetleri üzerinde durulmuştur. Yine burada Mevlânâ Muhammed Ekrem Han'ın Tefsîru'l-Kur'ân'ının incelenmesine odaklanılmıştır. Tefsirînde kullandığı kaynaklara, dirâyet ve rîvayet tefsîri açısından kullandığı bilgi kaynaklarına odaklanılmıştır. Yine burada tefsirinin arap dil ve belağatıyla ilgili bazi konulara devam edilmiştir. Son olarak da Fâtiha ve Nâs surelerden örnekler verilmiştir. Sonuç bölümünde ise bir akademik değerlendirme ile birlikte, Mevlânâ Ekrem Han'ın Bengal toplumu için sömürgecilik, siyasi baskılar ve dinî hurafelerle mücadeledeki büyük katkıları dikkate alınarak, onun üzerinde çalışılmasına yönelik bazı öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Tefsir, Muhammed Ekrem Han, Bengal Bölgesi, Bengalce, İngiliz Sömürüsü, Tefsîru'l-Kur'ân .