Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    Amatör futbolcuların sosyal medya kullanımı ve boş zaman davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesi

    Emirhan Aksoy

    Bu araştırmanın amacı, amatör futbolcuların sosyal medya kullanım davranışları ile boş zaman davranışları arasındaki ilişkiyi incelemek ve sosyal medya kullanım davranışlarının çeşitli demografik, sportif ve bireysel değişkenler açısından farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemektir. Araştırmanın kuramsal çerçevesinde spor kavramı ve tarihsel gelişimi, sosyal medya kavramı, sosyal medya uygulamaları, spor ve sosyal medya ilişkisi ile serbest zaman ve boş zaman kavramları ele alınmıştır. Ayrıca dijitalleşme sürecinin sporcuların boş zaman davranışları üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, farklı lig seviyelerinde aktif olarak spor yaşamını sürdüren 233 erkek amatör futbolcu oluşturmaktadır. Verilerin toplanmasında Kişisel Bilgi Formu, Sporcu Sosyal Medya Kullanım Davranışları Ölçeği ve Boş Zaman Yönetimi Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, Pearson korelasyon analizi, bağımsız örneklem t-testi ve tek yönlü varyans analizi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda, sosyal medya kullanım davranışları ile boş zaman davranışları arasında düşük düzeyde, negatif yönlü ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Yaş ve gelir düzeyinin sosyal medya kullanım davranışlarının bazı alt boyutları üzerinde anlamlı farklılıklara yol açtığı, buna karşın amatör futbol oynama süresi, lig seviyesi, oynanılan mevki, haftalık antrenman sayısı, boş zaman etkinlikleri ve aile desteği değişkenlerinin anlamlı farklılık oluşturmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca günlük sosyal medya kullanım süresi ve sosyal medya kullanım amacının sosyal medya kullanım davranışları üzerinde belirleyici olduğu belirlenmiştir. Bulgular, sosyal medya kullanım davranışlarının sportif özelliklerden çok bireysel özellikler ve kullanım alışkanlıklarıyla ilişkili olduğunu göstermektedir. Sonuç olarak sosyal medya, amatör futbolcular açısından yalnızca bir iletişim ve etkileşim aracı değil, aynı zamanda boş zaman deneyimlerini şekillendiren önemli bir dijital yaşam alanıdır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    Amatör futbolcuların zihinsel dayanıklılıkları ve psikolojik performansları arasındaki ilişki

    Tugay Güldalı

    Bu araştırmanın amacı, amatör futbolcuların zihinsel dayanıklılık düzeyleri ile psikolojik performans düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemek ve bu değişkenlerin çeşitli demografik özelliklere göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemektir. Araştırma nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın örneklemini, uygun örnekleme yöntemiyle belirlenen ve araştırmaya gönüllü olarak katılan toplam 418 amatör futbolcu oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Sporda Zihinsel Dayanıklılık Envanteri (SZDE) ve Sporda Psikolojik Performans Değerlendirme Ölçeği (SPPDÖ) kullanılmıştır. Verilerin analizinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, bağımsız örneklemler t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Pearson korelasyon analizi ve basit doğrusal regresyon analizi uygulanmıştır. Araştırma bulgularına göre amatör futbolcuların zihinsel dayanıklılık düzeylerinin genel olarak yüksek, bedensel ve bilişsel kaygı düzeylerinin ise düşük-orta seviyede olduğu belirlenmiştir. Yaş, oynanan pozisyon, spor yapma yılı ve haftalık antrenman sıklığı değişkenlerinin bazı zihinsel dayanıklılık ve psikolojik performans boyutlarında anlamlı farklılıklara neden olduğu tespit edilmiştir. Korelasyon analizi sonuçları, zihinsel dayanıklılık ile bedensel ve bilişsel kaygı arasında negatif yönlü; güdülenme ve kendine güven arasında ise pozitif yönlü anlamlı ilişkiler bulunduğunu göstermiştir. Regresyon analizi sonuçlarına göre zihinsel dayanıklılığın bedensel ve bilişsel kaygıyı anlamlı ve negatif yönde yordadığı; güdülenme ve kendine güven düzeylerini ise anlamlı ve pozitif yönde yordadığı belirlenmiştir. Sonuç olarak, amatör futbolcularda zihinsel dayanıklılığın psikolojik performansın önemli belirleyicilerinden biri olduğu ortaya konulmuştur. Zihinsel dayanıklılık düzeyi yükseldikçe sporcuların kaygı düzeylerinin azaldığı, motivasyon ve özgüven düzeylerinin ise arttığı belirlenmiştir. Bu doğrultuda futbolcuların zihinsel dayanıklılıklarını geliştirmeye yönelik psikolojik beceri eğitimlerinin ve spor psikolojisi uygulamalarının performans gelişimine katkı sağlayabileceği düşünülmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    Küçükler kategorisindeki yüzücülerde farklı ısınma protokollerinin 50 metre serbest yüzme performansına akut etkisi

    Büşra Zorlu

    Bu araştırmanın amacı, küçükler kategorisindeki lisanslı yüzücülerde farklı ısınma protokollerinin 50 metre serbest stil yüzme performansı üzerindeki akut etkilerini incelemektir. Araştırmaya 2012–2014 doğumlu, düzenli olarak yüzme antrenmanlarına katılan ve en az 5 yıllık yüzme deneyimine sahip toplam 26 yüzücü (12 kız, 14 erkek) gönüllü olarak katılmıştır. Çalışma randomize crossover deneysel desen kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Katılımcılar plasebo, dinamik ısınma, yüzme temelli ısınma ve kombine ısınma olmak üzere dört farklı deneysel koşulun tamamına katılmıştır. Her protokol sonrasında 2 dakikalık pasif dinlenme uygulanmış ve ardından sporcular maksimum hızda 50 metre serbest yüzme performansı sergilemiştir. Araştırmada yüzme süresi, kulaç sayısı ve kalp atım hızı değişkenleri değerlendirilmiştir. Verilerin analizinde Tekrarlı Ölçümlü Varyans Analizi (Repeated Measures ANOVA) ve Bonferroni post-hoc testleri kullanılmıştır. Bulgular, farklı ısınma protokollerinin 50 metre yüzme performansı üzerinde anlamlı etkiler oluşturduğunu göstermiştir. Özellikle kombine ısınma protokolü sonrasında elde edilen yüzme derecelerinin diğer protokollere kıyasla daha iyi olduğu belirlenmiştir. Ayrıca kombine ısınma uygulamasının kalp atım hızını anlamlı düzeyde artırdığı saptanmıştır. Kulaç sayısı bakımından da protokoller arasında anlamlı farklılıklar bulunmuş ve en yüksek değerler kombine ısınma sonrasında elde edilmiştir. Buna karşın plasebo, dinamik ve yüzme temelli ısınma protokolleri arasında performans açısından anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Sonuç olarak, kara ve su temelli uygulamaların birlikte kullanıldığı kombine ısınma protokolünün küçükler kategorisindeki yüzücülerde sprint performansını geliştirmede daha etkili bir yöntem olduğu söylenebilir. Elde edilen bulguların, yarışma öncesi hazırlık süreçlerinin planlanmasında antrenörler ve spor bilimciler için önemli bilgiler sağlayacağı düşünülmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziYalnız künye2026
    Akıllı telefon görüntüleri kullanılarak yapılardaki kırıkların otomatik tespiti

    Alparslan Kiliç

    Yapılardaki çatlakların/kırıkların erken ve doğru tespiti, yapı sağlığı ve bakım süreçlerinin planlanması açısından önem taşımaktadır. Bu çalışmada, akıllı telefon görüntüleri kullanılarak duvar ve köprü yüzeylerindeki çatlakların derin öğrenme yöntemleriyle otomatik olarak tespit edilmesi amaçlanmıştır. Duvar ve köprü veri setleri “çatlak” ve “çatlaksız” sınıflardan oluşmaktadır. Yerel veri seti ile SDNET2018 üzerinde evrişimli sinir ağı, dönüştürücü ve hibrit yapılardan oluşan on sekiz mimari; doğruluk, pozitif kestirim değeri, duyarlılık, özgüllük, F1 skoru, AUC ve görüntü başına çıkarım süresi bakımından karşılaştırılmıştır. Yerel deneylerde önerilen model, duvar veri setinde %98,50 ve köprü veri setinde %100,00 doğruluk sağlamıştır. Buna karşılık sıfır örnekli dış veri seti testlerinde doğruluk %52,43–%73,53 aralığına düşmüştür. Ham ortak eğitim sonrasında SDNET2018 duvar, köprü tabliyesi ve yol kaplama testlerinde sırasıyla %86,05, %81,35 ve %87,21 doğruluk elde edilmiştir; dengeli ortak eğitimde bu değerler %82,84, %80,86 ve %86,57 olarak gerçekleşmiştir. Bulgular, veri kaynağı farklılıklarının model genellemesi üzerinde belirleyici olduğunu ve çoklu alan ortak eğitimin dış veri seti başarısını artırabildiğini göstermektedir. Sonuç olarak, akıllı telefon görüntülerine dayalı çatlak/kırık tespiti afetlerde ve yapı sağlığı yönetiminde uzman değerlendirmesini destekleyen hızlı ve düşük maliyetli bir yaklaşım olarak sunulabilir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    Beton dolgulu çift cidarlı oluklu çelik kolonların eksenel ve döngüsel yükleme altındakı davranışının sonlu elemanlar yöntemiyle incelenmesi

    Gulshan Shukurova

    Bu tez çalışmasında, beton dolgulu çift cidarlı oluklu çelik kompozit kolonların döngüsel yükler altındaki yapısal davranışı sonlu elemanlar yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Çalışmanın temel amacı, oluklu çelik cidar kullanımının kolonların taşıma kapasitesi, süneklik performansı ve enerji yutma kapasitesi üzerindeki etkilerini ortaya koymaktır. Bu kapsamda, farklı kesit geometrilerine sahip üç konfigürasyon ele alınarak kompozit kolon numuneleri modellenmiştir. Bu konfigürasyonlar, iç çelik cidarı oluklu ve dış çelik cidarı düz olan kolonlar, dış çelik cidarı oluklu ve iç çelik cidarı düz olan kolonlar ve iç ve dış çelik cidarları düz olan referans kolonlardan oluşmaktadır. Ayrıca çelik cidar kalınlığının ve kolon narinliğinin yapısal davranış üzerindeki etkisi incelenmiştir. Tüm modellerde malzeme özellikleri sabit tutulmuştur. Analiz sonuçlarına göre oluklu kesit geometrisine sahip kolonların, düz cidarlı kolonlara kıyasla daha yüksek taşıma kapasitesi ve daha kararlı bir yük–deplasman davranışı sergilediği belirlenmiştir. Ayrıca, dış oluklu tasarımın beton çekirdeğe daha iyi bir sargılama sağladığını, yerel burkulmayı geciktirdiğini ve böylece referans kolona göre ortalama üç kat, içten oluklu kolonlara göre ise bir buçuk kat daha fazla enerji yutma kapasitesi sağladığını göstermiştir. Çelik cidar kalınlığının artırılması hem nihai kapasitede hem de enerji dağıtımında önemli iyileştirmeler sağlamıştır. Genel olarak, bu çalışma, özellikle oluklu dış yüzeye sahip çift cidarlı çelik kesitlerin geometrisinin faydalı olduğunu ve deprem riski yüksek bölgelerdeki yapılar için avantajlı olabileceğini ortaya koymaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    İnsana yakışır iş ile üretkenlik karşıtı iş davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesine yönelik bir araştırma

    Aysen Hasanova

    Bu araştırmanın temel amacı, insana yakışır iş (decent work) ile üretkenlik karşıtı iş davranışları ( ÜKİD) arasındaki ilişkinin incelenmesdir. Çalışma hayatının niteliği ile çalışanların üretken olmayan sapkın davranış eğilimleri arasındaki bağı ampirik olarak test etmeyi hedefleyen bu çalışma, okul çalışanları ( öğretmen ve idari görevliler) üzerinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmada nicel araştırma yöntemi kullanılmış veriler "İnsana Yakışır İş Ölçeği" ve "Üretkenlik Karşıtı İş Davranışları Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Yapılan güvenirlik analizlerinde ölçeklerin iç tutarlılık katsayıları hesaplanmış, her iki ölçeğin de yüksek düzeyde güvenilir olduğu belirlenmiştir. Değişkenler arasındaki ilişkiyi tanımlamak amacıyla yapılan korelasyon analizi bulguları sonucunda, insana yakışır iş ile üretkenlik karşıtı iş davranışları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Bu bulgular sonucunda "İnsana yakışır iş ile üretkenlik karşıtı iş davranışları arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişki vardır" şeklindeki temel hipotezi reddedilmiştir. Bu bulgu, özellikle örneklemde yer alan okul çalışanları arasında, iyi çalışma koşullarına ilişkin algıların verimsiz davranışlarda belirleyici bir rol oynamadığını göstermektedir. Çalışma sonuçları, yüksek mesleki deneyim (%33,8'i 26 yıl veya daha fazla deneyime sahip), eğitim düzeyi ve kurumsal kültür gibi diğer faktörlerin bu ilişkiyi etkilemiş olabileceğini düşündürmektedir. Sonuç olarak, okul ortamında insana yakışır iş, işin fiziksel ve ekeonomik koşullarından ziyade, kişisel etik değerler, örgüt kültürü ve mesleki disiplin gibi çeşitli değişkenlerden etkilenmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziYalnız künye2026
    Geri dönüştürülmüş asfalt kaplama (rap) ve manyetit içeren kromit atıklarının bitümlü sıcak karışım aşınma tabakalarında kullanılabilirliğinin deneysel olarak incelenmesi

    Sema Saltik

    Artan trafik yükleri, azalan doğal agrega kaynakları, yükselen maliyetler ve çevresel kaygılar; Türkiye’de yaygın kullanılan bitümlü sıcak karışım (BSK) aşınma tabakalarında sürdürülebilir malzeme kullanımını zorunlu kıldığından işlenmemiş agrega ve bitüm tüketimini azaltan geri dönüşüm uygulamaları yaygınlaşmıştır.Bu çalışmada, mevcut kaplamaların frezelenmesiyle elde edilen geri dönüştürülmüş asfalt kaplama (RAP) agregaları ile kromit zenginleştirme sürecinde açığa çıkan manyetitli kromit atıklarının (MKA), yol aşınma tabakalarında doğal agregaya alternatif olarak kullanılabilirliği araştırılmıştır. Karışımlar, Karayolu Teknik Şartnamesi aşınma tip-1 tabakası kriterleri esas alınarak kontrol karışımı, %10, %20 ve %30 RAP katkılı, %50 ve %100 MKA katkılı ve RAP-MKA içeren hibrit karışımlar şeklinde tasarlanmıştır. Numuneler üzerinde yoğunluk ve boşluk analizleri, Marshall stabilite ve akma, dolaylı çekme mukavemeti (ITS) deneyleriyle SEM ve EDS analizleri gerçekleştirilmiştir. Sonuçlarda; RAP içeriği arttıkça Marshall stabilitesi ve akma azalırken, Marshall oranı (MQ) artmış ve ITS değerleri azalmıştır. Bu durum SEM ile gözlemlenen eskimiş bağlayıcı tabakası ve EDS ile tespit edilen yüksek karbon (C) içeriğinin RAP’ın sert yapısını desteklediğini göstermektedir. MKA içeren karışımlarda %100 MKA, %50 MKA’ya kıyasla daha yüksek stabilite ve MQ değeriyle daha düşük akış göstermiş, kontrol karışımına kıyasla daha düşük ITS değerleri sergilemiştir. MKA’nın ince kristal yapısı ve Mg-Fe-Cr bakımından zengin mineral yapısının, deformasyona karşı dirence olumlu katkı sağladığı, ancak çekme mukavemetinde benzer bir iyileşme sağlamadığını göstermektedir. Bulgular değerlendirildiğinde, şartname gereklerini karşılayan ve performans parametreleri açısından daha dengeli sonuçlar ortaya koyan hibrit karışımın %30 RAP-%100 MKA içeren karışım olduğu belirlenmiştir. Bu karışım, Marshall performansı açısından da en uygun sonuçları vermiş olup, daha yüksek oranlarda da kullanımı mümkün olabileceği sonucuna varılmıştır.

  • MakaleAçık Erişim2026
    The mediating effect of self-efficacy on the relationship between digital literacy and artificial intelligence anxiety in nursing students

    Akay, G; Saruhan, U; Saruhan, Y; Koç, ES; Oğuzhan, H

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleAçık Erişim2026
    Thermostability and pH Differentiation in Geobacillus Hydrolases: A Comparative Perspective

    Akbiyik, E; Varol, A; Tekgul, ZB; Genc, B; Adiguzel, A

  • MakaleYalnız künye2026
    Enhancing Creative Thinking and Innovation Competencies of Oncology Nurses Through an Innovation Workshop: A Mixed-Methods Study

    Beke, M; Aydin, A; Ercivan, S; Karakuş, H

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleYalnız künye2026
    Nursing Students' Approach to Child Patients Who Have Undergone Surgery: A Qualitative Study

    Nart, A; Aslan, M; Akoğlu, B; Alataş Demirtaş, S

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • Derleme MakaleYalnız künye2026
    Biopsychosocial dimensions of cancer and spiritual coping strategies: a phenomenological study of patient experiences

    Aydın, E; Uzun, S; Karakaş, S; Günay, D; Büyükçerçi, NN

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2026
    Endüstriyel/Madensel Atıklardan Elde Edilen Geopolimer Bileşenler Üzerinde Taguchi Metodu Yardımıyla Farklı Üretim Parametrelerinin Etkisinin Belirlenmesi

    Çavdar, Özlem; Aksüt, Yavuz Selim; Temizer, Hülya

    Çimento üretimi kaynaklı CO2 sera gazının ve diğer kirleticilerin başta iklim değişikliği ve küresel ısınma olmak üzere, çevre ve insan sağlığını tehdit ettiği bilinmektedir. Bu çalışmada, geopolimer kompozit harçlar üzerinde farklı üretim parametrelerinin etkisi incelenmiştir. Ana bağlayıcılar olarak yüksek fırın cürufu ve uçucu kül içeren geopolimer yapılara ek olarak endüstriyel ve madensel katkı maddeleri ilave edilmiştir. Bağlayıcılar üzerinde kür sıcaklığı, kür süresi ve endüstriyel /madensel atıklar gibi birçok parametrenin etkisi araştırılmıştır. Bu kapsamda Taguchi metodu kullanılarak 3 farklı seviye ve 6 farklı parametre ile L27 (36) ortogonal matris oluşturulmuştur. Çalışmada, üç farklı molar oranı (8M,10M,12M) olmak üzere sodyum hidroksit çözeltisi ile sodyum silikat kullanılmıştır. 56 gün atmosferik kür uygulanan numunelere ANOVA analizleri de yapılmıştır. Taguchi ve ANOVA istatistiksel sonuçlarına göre, geopolimer numuneler üzerinde en etkili parametrenin kür sıcaklığı olduğu belirlenmiştir. ‘En büyük en iyidir’ kriteri sonuçlarına göre hazırlanan sinyal/gürültü (S/N) oranı verilerinden en etkin sıcaklığın 75⁰C olduğu anlaşılmaktadır.

  • MakaleAçık Erişim2026
    Navigating Ethnic Issues on Clubhouse: Digital Experiences of Autochthon Turks in Iran

    Dinç, Artum

    This research investigates how issues related to ethnic politics in Iran are articulated by Turkish civil activists on the digital platform Clubhouse. It specifically examines: (1) The thematic categories under which these issues are raised; (2) The discursive dynamics shaping their discussion; (2) The organization and moderation of the chatrooms; and (4) The profiles of the participants. Employing a cultural sociology approach, the study analyzes how Clubhouse chat rooms –characterized by real-time verbal interaction– operate as emerging virtual public spaces for articulating ethnic grievances. It further explores whether these spaces facilitate the sharing of collective memory, the production of counter-hegemonic identity discourses, and the enactment of digital solidarity practices. The research ultimately aims to offer a descriptive analysis of the thematic content, discursive dynamics, organizational modalities, and participant profiles within this context of digital activism. A qualitative research method was employed in this study. Data were collected through participant observation by directly engaging in relevant Clubhouse chat rooms between 28 March and 1 May 2025. The data were subsequently categorized using conversation analysis. In accordance with the study’s objectives and research questions, the findings were organized and interpreted under four thematic headings: (1) Topics raised; (2) Discursive dynamics; (3) Organization and moderation of the chatrooms; and (4) Participant profiles. In the conclusion, the findings were evaluated through the conceptual lens of network power, networking power, networked power, and network-making power, as developed by Manuel Castells in his Network Theory of Power. The analysis also considered whether interactions on Clubhouse contribute to addressing issues stemming from ethnic politics in Iran. Furthermore, recommendations were proposed to enhance the effectiveness, inclusivity, sustainability, and solution-oriented nature of these virtual engagements. Overall, the study offers an original sociological framework for understanding the ethno-cultural activism of autochthon Turks in Iran within the virtual public space.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2026
    Üniversite Öğrencilerinin Hayvan Hakları ve Sokak Hayvanlarına İlişkin Tutumlarının Sosyal Hizmet Perspektifinden İncelenmesi

    Hatipoglu, Ertugrul; Yücel, Ibrahım

    Bu çalışmada, üniversite öğrencilerinin hayvan haklarına yönelik tutumlarının çeşitli demografik değişkenler açısından incelenmesi ve sokak hayvanları sorununa ilişkin görüşlerinin sosyal hizmet perspektifinden ele alınması amaçlanmıştır. Araştırmada nicel yöntem ve genel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, Türkiye’nin 19 farklı ilindeki ön lisans, lisans ve lisansüstü öğrenim düzeyindeki 493 üniversite öğrencisi oluşturmuştur. Katılımcıların belirlenmesinde basit rastgele örnekleme tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın verileri Sosyodemografik Bilgi Formu ile Hayvan Haklarına İlişkin Tutum Ölçeği kullanılarak toplanmış ve elde edilen veriler SPSS aracılığıyla analiz edilmiştir. Araştırmada, cinsiyet ve düzenli olarak sokak hayvanlarını besleme ile hayvan haklarına yönelik tutum arasında anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte, üniversite öğrencilerinin hayvanların refahı konusunda yürütülen kamu hizmetlerini yetersiz bulduğu, hayvanların tamamen toplanıp barınaklara götürülmesi veya uyutularak öldürülmesi gibi alternatif yöntemleri onaylamadığı belirlenmiştir. Araştırma sonuçları, hayvan hakları ve refahına yönelik mevcut uygulamaların yetersizliğini ortaya koymuştur. Katılımcı bir anlayışla belirlenecek kapsamlı ve sürdürülebilir politikaların hayvanların refahına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleYalnız künye2026
    Ahlat ilçesinin jeoturizm potansiyelinin araştırılması: GAM ve A’ WOT yönteminin uygulanması

    Ozçelebı, Muhammed Akıf; Kara, Melisa

    Bu çalışma, Ahlat yöresinin jeoturizm potansiyelini ortaya koymak ve bu doğrultuda turizm sektörünün geliştirilmesi ile sürdürülebilirliğinin sağlanmasına yönelik stratejiler önermek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu hedefe ulaşmak için Jeosit Değerlendirme Modeli (GAM), A’WOT ve TOWS teknikleri kullanılmıştır. İlk aşamada GAM modeli uygulanmış ve bu modelden elde edilen veriler matris diyagramı üzerinde gösterilerek jeosit ve jeomorfositlerin potansiyel seviyeleri belirlenmiştir. Bu doğrultuda Nemrut Gölü dışındaki jeosit ve jeomorfositlerin matrisin orta bölümünde konumlandığı ve hem ana hem de ek değerler bakımından orta düzeyde bir potansiyele sahip oldukları belirlenmiştir. Ardından, A’WOT analizi uygulanarak Ahlat yöresindeki jeosit ve jeomorfosit alanların ve çevresinin güçlü ve zayıf yönleri ile fırsat ve tehditleri ortaya çıkarılmış, elde edilen nitel veriler Analitik Hiyerarşi Prosesi tekniği ile nicelleştirilerek önem sırasına göre önceliklendirilmiştir. Son olarak TOWS tekniğinden yararlanılmış ve Ahlat’ın, eşsiz jeolojik ve kültürel mirasını korumaya ve bir turizm destinasyonu olarak cazibesini artırmaya yönelik stratejiler belirlenmiştir.

  • MakaleAçık Erişim2026
    Tüketim ve Haz İdeolojisinin Söylemsel İnşasında Karşıtlıkların Rolü: Magnum Metaverse Reklamının Göstergebilimsel Analizi

    Çalışır, Gülsüm; Aksoy, Fatih; Kılıç, Tuğçe Aydoğan

    Bu çalışma, dijitalleşme bağlamında Magnum’un “#NotAvailableInTheMetaverse” sloganlı reklam filmi örneği üzerinden metaverse karşıtlığı aracılığıyla tüketim, haz ve gerçeklik söylemlerinin nasıl anlamlandırıldığını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Markaların iletişim stratejileri içinde önemli bir yere sahip olan reklamlar, yalnızca ürün tanıtımı değil; aynı zamanda kültürel ve ideolojik söylemler de içeren çok katmanlı anlatılar olarak değerlendirilmektedir. Çalışmanın örneklemini metaverse evrenine yönelik mesafeli bir temsil üreten Magnum’un “#NotAvailableInTheMetaverse” sloganını taşıyan reklam filmi oluşturmaktadır. Magnum’un metaverse’e karşı mesafeli bir yaklaşım sergilemesi, çalışmanın özgünlüğünü güçlendirmektedir. Sanal ve gerçek dünya arasındaki ideolojik karşıtlık, Roland Barthes’ın göstergebilimsel çözümleme yöntemiyle değerlendirilmiş, reklam filminin seçili sahneleri düz anlam (denotasyon), yan anlam (konotasyon) ve mit düzlemleri temelinde çözümlenmiştir. Analiz sonucunda metaverse evreninin soğuk, temassız ve simüle edilmiş bir gerçeklik olarak sunulduğu buna karşılık fiziksel dünyanın sıcak, duygusal ve otantik bir deneyim alanı olarak konumlandırıldığı görülmüştür. Haz eksenli marka kimliğini koruyan Magnum’un dijital dünyayı tamamen dışlamadığı fakat gerçek Magnum deneyiminin yalnızca fiziksel dünyada yaşanabileceğini vurguladığı tespit edilmiştir. Bu durum, markanın metaverse’e yönelik söylemsel konumlanışını ve fiziksel gerçekliği ayrıcalıklı kılan simgesel üstünlüğü gözler önüne sermektedir. Bu bağlamda metaverse evrenine yönelik kurulan karşıtlık, bağımsız bir teknoloji eleştirisinden ziyade, fiziksel deneyimi belirli bir tüketim nesnesi etrafında anlamlandıran ve tüketim ideolojisini yeniden üreten bir söylem stratejisi olarak değerlendirilmektedir. Sonuç olarak bu çalışma, reklamların yalnızca ekonomik değil aynı zamanda kültürel ve ideolojik temsiller sunduğunu; görsel kültürün mit üretme kapasitesi aracılığıyla bireyleri belirli yaşam biçimlerine yönlendirdiğini ortaya koymaktadır.

  • MakaleAçık Erişim2026
    Teknolojik İlerlemecilik Bağlamında Kültür Emperyalizmi’nin Marvel Sineması Özelinde İncelenmesi

    Karaman, Esra Dudu; Aykaç, Malik

    Kitle iletişim araçları içerisinde global olarak nitelendirilebilecek olan sinemanın kültür emperyalizmi oluşturacak biçimde şekillendirilmesi, dünya üzerinde egemen olan ideoloji ve kültürün yayılmasına yol açabilmektedir. I. Dünya savaşı sonrasında sinemayı Hollywood adı altında endüstrileştiren Amerika, kendi kültürünü dünyaya yaymakta önemli bir yere sahiptir. Kurduğu sinema endüstrisinin yanı sıra film içerisinde kullanılan klasik anlatı, karakter yapısı vb. birçok parametre Amerika’yı yüce bir konuma yerleştirecek biçimde ele alınmakta dır. Ameri- ka’nın himayesinde bulunan küresel medya şirketleri; Amerika’nın düşünce, kültür ve değerlerini destekleyecek biçimde filmler içerisinde konumlandırılmaktadır. Bu durum Amerika dışındaki ülkelerin kültür ve değerlerini korumasını engellemesinin yanı s ıra Amerika kültürüne özendirdiği görüşünü de ön plan çıkarmaktadır. Çalışma-da, Hollywood Sineması’nın bünyesinde var olan Marvel Studios’un yapımcılığını yapmış olduğu doğa üstü filmle-rin, dünya genelinde egemen olan düşünceyi ve Amerika’nın kendi kültü rünü yaymasındaki rolü araştırmanın temel problemini oluşturmaktadır. Çalışmada Marvel filmlerinin göstergebilimsel analizi yapılarak, batı kültürü -nün filmler özelinde nasıl kodlanarak başka ülkelere sunulduğu analiz edilmiştir. Çalışmada Marvel sinematik evreninde yer alan karakterlerin; milli duyguları yüksek, iyi kalpli, üstün teknolojiye sahip ve küresel tehditler karşısında nihai kararları alabilen figürler olara k sunulmakta olduğu, bu temsiller Batı’nın, özellikle Amerika’nın ideolojik üstünlüğünü ve evrensel kurtarıcılık rolünü meşrulaştıran bir anlatı yapısına hizmet ettiği görülmektedir.

  • MakaleAçık Erişim2026
    Türkiye’de Yayınlanan Elektrikli Otomobil Yeşil Reklamlarının İçerik Analizi: MECCAS Modeli Temelli Bir Yaklaşım

    Aksoy, Fatih

    Bu çalışma, Türkiye’deki elektrikli otomobil yeşil reklamlarını Meccas modeli çerçevesinde incelemektedir. Araştırma, markaların “yeşil” mesajlarını nasıl kurguladığını, iletilerin hangi stratejilere dayandığını ve “yeşillik” düzeylerinin ne olduğunu belirlemeyi amaçlamaktadır. Araştırma kapsamında, 2021-2025 yılları arasında TOGG, MG, SsangYong, BYD, Peugeot, Hyundai, Mercedes, Kia, BMW ve Volvo markalarının YouTube kanalında yayınlanan yeşil reklamları içerik analizi yöntemiyle incelenmiştir. Bulgular, reklamlarda yeşil reklam stratejilerinin ağırlıklı olarak “çevresel iddia” ve “yürütme çerçevesi” unsurları üzerinden kurgulandığını göstermektedir. Tüketiciye sunulan faydalar çoğunlukla psikolojik ve duygusal boyutta şekillenmiş, fonksiyonel faydalar ikinci planda kalmıştır. Kaldıraç noktalarında duygusal, ahlaki ve zeitgeist (çağın/ zamanın ruhu) temelli yaklaşımlar öne çıkarken, itici güç olarak “gezegenin korunması” ve “gelecek nesiller” vurgulanmıştır. MECCAS modeline göre, TOGG, Volvo, BMW ve Hyundai “yeşil”; BYD, Mercedes, Peugeot, MG ve Kia “açık yeşil”; SsangYong ise “yeşil kahverengi” düzeyinde yer almıştır. Türkiye’deki elektrikli otomobil yeşil reklamlarının genellikle estetik düzeyde çevreci mesajlar sunduğu, teknik ve bilgi temelli çevreci unsurların ise sınırlı kaldığı belirlenmiştir. Reklamların bütüncül bir yeşil reklam stratejisinden ziyade imaj oluşturma odaklı olduğu tespit edilmiştir.

  • MakaleAçık Erişim2026
    Kârlılık ve Hisse Senedi Getiri İlişkisi: BİST’te Bir Uygulama

    Yalçın, Selçuk

    Finansal piyasaların gelişmesi ve yatırım araçlarının çeşitlenmesiyle birlikte, firmaların finansal performans göstergelerinin sermaye piyasaları üzerindeki etkileri hem teorik hem de ampirik açıdan önemli bir araştırma alanı hâline gelmiştir. Kârlılık oranları bu finansal göstergeler arasında kullanılan başlıca ölçütlerden biridir. Bu çalışma, başlıca kârlılık oranları olan Aktif Kârlılık (ROA), Özsermaye Kârlılığı (ROE), Net Kâr Marjı ve Hisse Başına Kâr (EPS) değişkenlerinin hisse senedi getirileri üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın veri seti Borsa İstanbul (BIST)’da yer alan en yüksek işlem hacmine ve piyasa değerine sahip ilk 50 firmanın oluşturduğu BIST 50 endeksinde yer alan ve verilerine ulaşılabilen firmalardan elde edilen seçilmiş değişkenler aracılığıyla oluşturulmuştur. Çalışma 2004-2024 dönemini kapsamaktadır. Çalışmada kantil regresyon yöntemi kullanılarak bu karlılık oranlarının farklı getiri düzeylerine sahip firmalar üzerindeki etkileri analiz edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre, aktif kârlılık değişkeni üst kantillerde (q70, q80, q90) hisse getirisi üzerinde pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı bir etki göstermektedir. Bu durum, yüksek getiriye sahip firmalarda aktif kârlılığın yatırımcılar açısından belirleyici bir faktör olduğunu ortaya koymaktadır. Buna karşılık, özsermaye kârlılığı, net kâr marjı ve hisse başına kâr değişkenlerinin hiçbir kantilde anlamlı bir etkisi bulunmamıştır. Bu sonuçlar, yatırımcıların yüksek getirili firmalarda varlık etkinliğine daha fazla önem verdiğini göstermektedir. Çalışma, kârlılık göstergelerinin hisse performansına olan asimetrik etkilerine ışık tutarak portföy yönetimi ve yatırım stratejilerine yönelik önemli çıkarımlar sunmaktadır.