Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2024
    Kâdî Abdulcebbâr’ın Teolojisinde Eylem Metafiziğinin Teklifle İlişkisi

    Aydın, Muhammet

    Kelam ilmi hem çağdaşlarının dini akidelerini ispat etmeyi hem de modern disiplinlerin verilerinden hareketle dini prensipleri daha da muhkem kılmayı amaçlar. Bir ilmi disiplinin çağdaşlarının düşünsel ihtiyaçlarını ve entelektüel meraklarını tatmin edebilmesini o disiplinin kendisini yenileme kabiliyetinde aramak gerekir. Diğer taraftan kişinin yükümlülük altında olması ya da teklife muhatap olması her dönemdeki insanı ilgilendiren önemli konulardandır. Yükümlülük konusu beraberinde kişinin eylem kapasitesini ve bununla doğrudan ilgili olan insanın özgürlüğü problemini gündeme taşımaktadır. Özgürlük sorunu insanı, varoluşundan beri meşgul eden temel sorunlardan birisidir. Mu’tezile ekolü, İslam geleneğindeki akılcı damarı temsil eden okullardan birisidir. Bu ekolün eylem metafiziğinde insana alan tanıyan girişimler bulunduğu gibi Sünni ekollerce Allah’ın mutlak kemaline ve sıfatlarına uygun görünmeyen bazı yaklaşımları da benimsediği bilinmektedir. Bu çalışmada Mu’tezile’nin son dönemlerindeki en önemli isimlerinden olan Kâdı Abdulcebbâr’ın insan eylemlerine dair yaklaşımlarını yeniden bir okumaya tabi tutarak sünni kesim tarafından da dile getirilen eleştirileri dikkate almayı ve ekollerin yaklaşımlarını Kur’an üzerinden genel bir tasvirini yapmayı hedefledik. Hem Mu’tezilenin hem de Sünni ekollerin hassasiyetlerini hesaba katarak insan eylemlerinde insanın yetkinliğini daha sağlıklı bir temelde ele almaya çalıştık.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2024
    İslâm Hukukuna Göre Canlı Kalkan ile İlgili Hükümler

    Gönan, Yavuz

    İnsanlık tarihinde çeşitli gerekçelerle pek çok savaş meydana gelmiş ve bundan en çok etkilenenler de siviller olmuştur. Her ne kadar savaş, olgusal olarak istenilen bir şey değilse de gerçekleşmesi durumunda sivillerin, savaşın olumsuzluklarından asgari düzeyde etkilenmeleri arzu edilir. Bu bağlamda çatışmaların veya saldırıların hangi düzeyde yapılması gerektiği yönünde yasal düzenlemelerin varlığına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu yasal düzenlemeleri ihlal edenlerin karşılaşacakları cezai müeyyidenin niteliği ve kapsamının tespiti de önem arz etmektedir. Böylece özellikle sivillerin can ve mal emniyeti mümkün mertebe temin edilebilsin. Tarihsel kayıtların da gösterdiği üzere sivillerin karşılaştığı en büyük problemlerden biri savaşlarda "canlı kalkan" olarak kullanılmalarıdır. İslâm hukuku canlı kalkan yapılan sivillere yönelik gerçekleştirilecek operasyonların niteliği ve düzeyi bakımından diğer hukuklardan farklı yasal düzenlemeler ortaya koymuştur. Bu noktada mezhepler Hz. Muhammed’in (s.a.s.) savaşlardaki uygulamalarını dikkate alarak kendi usulleri çerçevesinde hükümler tespit etmeye çalışmışlardır. Mezhepler veya fakihler arasında konuyla ilgili hüküm ve yaklaşım farklılıkları bulunmaktadır ki, bu da doğaldır. Çünkü fakihlerin yaşadıkları dönem veya coğrafyada, gelişen teknolojiye bağlı olarak savaş veya çatışmalarda da farklılaşmalar olmuştur. Bu çalışmada canlı kalkana yönelik operasyonların meşru sınırlarına dair dört mezhebin görüşleri ele alınacaktır.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2024
    Üniversite Öğrencilerinin Afet Algı Düzeylerinin Değerlendirilmesi: Örnek Bir Uygulama Çalışması

    Doğan, Onur; Demırag, Ozgül

    Afetler, öngörülmesi zor ve çeşitli şekillerde ortaya çıkan, çoğu zaman tahribat gücü yüksek önemli doğal-doğal olmayan olaylardır. Deprem, taşkın, kuraklık, büyük endüstriyel kazalar, kıtlık, teknolojik kazalar, salgınlar vb. geçmişten günümüze insanoğlunun maruz kaldığı büyük afet türlerinden yalnızca birkaçıdır. Son yıllarda gerek Türkiye’de (Düzce-deprem, 1999; Giresun-Dereli-sel-taşkın, 2020; Kahramanmaraş-Pazarcık-deprem, 2023) gerekse dünyanın diğer birçok bölgesinde (Sumatra-tsunami, 2004; Ekvador-deprem, 2016; ABD-hortum-fırtına, 2023) çeşitli afet olayları yaşanmaktadır. Afetlerin etkisi çoğu zaman bir bölge ile sınırlı kalmayıp geniş bir alana yayılım gösterebilmektedir. Nitekim afet öncesinde alınabilecek çeşitli tedbirler sayesinde bu tahribatın etkisi bir noktada azaltılabilir. Örneğin bölgesel risklerin tespit edilmesi, erken uyarı sistemleri, kriz yönetimi, acil eylem planları, vb. bu tedbirler kapsamında değerlendirilebilir. Bir diğer önemli husus ise toplumun afet farkındalık düzeylerinin artırılmasıdır. Özellikle afet risk haritası çıkarılmış bölgelerde bu tür farkındalık artırma çalışmaları yapılarak toplumun afet karşısında göstereceği tepki daha kontrollü ve bilinçli hale getirilebilir. Bahsi geçen hususlar bu çalışmanın ana hedefini oluşturmaktadır. Bu çalışma, Gümüşhane Üniversitesi merkez kampüs öğrencilerinin afet farkındalık düzeylerinin değerlendirilmesi amacıyla yapılmış bir çalışmadır. Çalışmada elde edilen veriler SPPS 25 istatistik programı kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmada afet risk algısını ölçmeye yönelik 5’li Likert kullanılmıştır. Çalışmada, frekans analizi testi, Kruskal Wallis testi ve Mann Whitney U testi yapılmıştır. Analiz sonucunda %5 anlam düzeyinde (p<0,05) analiz edilmiş olup tablolarda aritmetik ortalama, standart sapma ve birey sayısı yüzdesi şeklinde belirtilmiştir. Buna göre non-parametrik Mann Whitney-U testi sonucun-da, gruplar arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Öğrencilerin afet risk algısı alt boyutu puanlarının cinsiyet değişkenine göre anlamlı bir şekilde farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek üzere yapılan non-parametrik Mann Whitney-U testi sonucunda gruplar arasında afete maruz kalan grup lehine istatistiksel açıdan p<0,05 düzeyinde anlamlı bir farklılık saptanmıştır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
  • MakaleYalnız künye2024
    İl Kültür ve Turizm Müdürlüklerinin İnternet Sitelerinde Gastronomik Unsurların Kullanımı: Güneydoğu Anadolu ve Ege Bölgesi Karşılaştırması

    Akyürek, Suat; Özdemir, Özcan; Çeken, Hüseyın

    Ülkelerin sahip oldukları yeme-içme kültürleri gastronomi turizmi açısından önemli bir potansiyel sunmakla birlikte, kendi gastronomik ürünlerini öne çıkarabilen destinasyonlar rekabet yarışında bir adım öne geçebilmektedirler. Günümüz dünyasında rekabet yarışlarında belirleyici olan önemli unsurlardan birinin sosyal medya olduğu düşünüldüğünde, sosyal medyayı tanıtım ve bilinirliği artırmak adına kullanan işletme, kurum ve kuruluşlar rakiplerine karşı önemli fırsatlar elde etmektedirler. Bu bağlamda il kültür ve turizm müdürlükleri destinasyona özgü gastronomik unsurların tanıtılmasında ve aktarılmasında köprü görevi görmekte, hatta birinci elden kaynak niteliği de taşımaktadırlar. Yapılan bu çalışmada da illerin sahip oldukları gastronomik unsurların tanıtım ve aktarımında il kültür ve turizm müdürlüklerinin etkili şekilde kullanılıp kullanılmadığı incelenmiştir. Araştırma kapsamında detaylı bilgi edinebilmek amacıyla içerik analizi tercih edilmiş, il kültür ve turizm müdürlüğü internet sitelerinin gastronomik unsurları yüzdelik dağılımlarla ifade edilmiştir. Araştırma sonucunda, incelenen il kültür ve turizm müdürlüklerinde genel olarak içecek ürünlerine çok yer verilmediği, bazı illerin gastronomi şehri olmasına veya potansiyellerinin çok yüksek olmasına rağmen sosyal medyayı etkin kullanamadığı ortaya çıkmıştır. Ayrıca, sosyal medyada yiyecek-içecek görsellerinin il tanıtımına katkı sağlamada yetersiz kaldığı, festival ve etkinliklerin sitede etkili şekilde sunulamadığı ve gastronomik unsurların genelde yiyecek ile daha çok öne çıkarıldığı tespit edilmiştir.

  • MakaleAçık Erişim2024
    مدينة حلب في روايات أحمد زياد مُحَبِّك

    الأحمد, محمد

    تناولت الدراسة مدينة حلب في روايات أحمد زياد محبك، وتوقفت عند بناء المكان الحلبي في هذه الروايات، ورصدت فيه قلعة حلب وأحياءها وشوارعها وحدائقها ومساجدها وغيرها من الأماكن العامّة فيها. وتتبعت الدراسة البيت الحلبي بنوعيه القديم والحديث. وتتبعت الدراسة أيضًا أسماء المجتمع الحلبي الروائي، وظهر للباحث أنها تنتمي إلى عدة منظومات، ولا سيما المنظومة الدينية والاجتماعية والمستحدثة. وتوقفت الدراسة عند ملابس المجتمع الحلبي ومعتقداته وأطعمته وأشربته وأمثاله الشائعة بين أفراده وعاداته وتقاليده والأغاني التي اعتاد عليها هذا المجتمع. وتوصلت الدراسة إلى عدد من النتائج يأتي في مقدمتها أنّ مدينة حلب شكّلت المركز الذي دارت حوله معظم الأحداث التي تضمنتها روايات أحمد زياد محبّك، وبدا الروائي حريصًا على تقديم مدينة حلب على نحو يكاد يطابق الواقع، وبدا أنّه يريد أن يحفظ هذه المدينة رواية كي يتسنى للقارئ معرفة هذه المدينة ويكوّن صورة واقعية عنها خلال الفترة الممتدة منذ منتصف القرن العشرين حتى أوائل القرن الحادي والعشرين.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
  • MakaleAçık Erişim2024
    Coğrafi İşaretli Şeker Fasulyesi Üretiminde Brüt Karı Etkileyen Faktörlerin Belirlenmesi: Karar Ağacı Modeli Uygulaması

    Adanacioglu, Hakan; Takma, Çiğdem; Doğan, Nilgün

    Bu araştırmanın amacı, Gümüşhane ili Kelkit, Şiran ve Köse ilçelerinde şeker fasulyesi yetiştiriciliği yapılan işletmelerde demografik ve yapısal faktörlerin dekar başına brüt kar üzerindeki etkilerini belirlemektir. Bu kapsamda brüt kâr ile bazı demografik ve yapısal özellikler arasındaki ilişkiler araştırılarak, bu faktörlerin kârlılık üzerindeki etkileri Karar Ağacı yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırma bölgesinde, ata tohumu olan ve diğer şeker fasulyesine göre yöreye has özellikleri barındıran Kelkit şeker fasulyesi için coğrafi işaret tescili alınmıştır. Ancak son yıllarda yöre çiftçisi ata tohumunu kullanmak yerine çevre bölgelerden elde ettikleri şeker fasulyesi tohumunu kullanmaktadır. Tescillenen Kelkit şeker fasulyesi ile geleneksel şeker fasulyesi üretiminde brüt kar üzerinde hangi demografik ve yapısal faktörlerin etkili olduğunu ortaya koymak bu araştırmanın temel sorusunu oluşturmaktadır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre; toplam ekili alandaki şeker fasulyesi payı, toplam ekili alan, Cİ’li Kelkit şeker fasulyesi üretim durumu, mülk arazi büyüklüğü, hanede tarımla uğraşan birey sayısı, toplam tarımsal üretim değeri içerisinde şeker fasulyesinin payı ve üretici yaşı elde edilen brüt kar üzerinde etkili faktörler olarak belirlenmiştir.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2024
    Kronik Hastaların Metabolik Sendrom Bilgi Düzeyleri ve Farkındalıkları

    Demirağ, Hatice; Semerci, Vahide; Akeren, Zahide

    Amaç: Araştırma kronik hastaların metabolik sendrom bilgi ve farkındalıklarının incelenmesi amacıyla gerçekleştirildi. Gereç ve Yöntemler: Araştırma kesitsel tarama modeli kullanılarak gerçekleştirildi. Araştırmanın verileri 14 Kasım 2023- 12 Ocak 2024 tarihleri arasında ‘Hasta Tanıtım Formu’ ve ‘Metabolik Sendrom Bilgi ve Farkındalık Ölçeği’ (MSBFÖ) kullanılarak kartopu örnekleme yöntemiyle toplandı. Tanımlayıcı istatistikler için ortalama, standart sapma, min-maks değerler, sayı ve yüzde kullanıldı. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, independent samples t test, one-way ANOVA testi kullanıldı. Bulgular: Hastaların %31,7’si 50-79 yaş arası, %66,0’sı kadın, %38,3’ü üniversite ve üzeri mezunu, %53,1’i evli ve %66,0’sı şehir merkezinde yaşamaktadır. Katılımcıların %26,1’inin hipertansiyon, %21,5’inin diyabetes mellitus, %17,5’inin solunum hastalığının olduğu belirlendi. Ayrıca katılımcıların %35,6’sının hastalık süresinin 1-5 yıl arasında olduğu, %61,1’inin düzenli olarak ilaç kullandığı ve %58,4’ünün diyetine uymadığı bulundu. Hastaların MSBFÖ puan ortalaması 49,38±10,67 (min=14 ve max=70) olduğu saptandı. Hastaların yaş, eğitim durumu, çalışma durumu, hastalık süresi, düzenli ilaç kullanma ve diyetine uyma durumu ile MSBFÖ toplam puan ortalaması arasında anlamlı fark bulundu (p<0,05). Sonuç: Sonuç olarak kronik hastalığa sahip bireylerin metabolik sendrom bilgi ve farkındalıklarının orta düzeyin üzerinde olduğu tespit edildi. Yaşam tarzı değişiklikleri Metabolik sendrom (MetS) insidansını azaltmak için etkili bir strateji olduğundan, kronik hastalarda bilgi düzeylerinin ve farkındalıklarının artırılması, yaşam tarzlarının iyileştirilmesine yardımcı olabilir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2024
    Seyyahların gözünden türklerde kanaatkârlık

    Gökşen, Cengiz; Topalak, Halil İbrahim

    Dünya üzerinde yer alan her ulusun kendine has karakteristik özellikleri olduğu gibi çok eski ve köklü bir tarihe sahip Türklerin de vardır. Türklerin bu özelliklerinden biri kanaatkârlıktır. Uzun süre göçerevli bir yaşam sürmüş olan Türkler, yaşam tarzlarının gereği olarak tabiatın çetin şartlarına karşı mücadele etmek için hayatlarından bazı fedakârlıklarda bulunmak zorunda kalmışlardır. Haliyle bu fedakârlıklar; yaşamlarının bir parçası olmuş, yerleşik yaşama geçtiklerinde de bu özelliklerini sürdürmeye devam etmişlerdir. Türklerin bu özelliği; Türkleri faklı zamanlarda ziyaret etmiş birçok seyyahın dikkatinden kaçmamıştır. Bunun yanında dönemin bazı tarihçileri ve yazarları da bu konuya değinmişlerdir. Türklerin kanaatkârlığını esas alan bu çalışma; Türkleri ziyaret etmiş birçok seyyah başta olmak üzere dönemin tarihçileri ve önemli Türk tarihi ve kültürü üzerine önemli çalışmaları olan Türkologların eserleri esas alınarak hazırlanmıştır. Bu çalışmadaki amaç ise Türklerin önemli bir değeri olan kanaatkârlığını derli toplu ortaya koymak olmuştur.

  • MakaleAçık Erişim2024
    A bibliometric review on the sustainability of airport and airline operations

    Vural, Mehmet Fatih; Vural, Selvi

    The importance of sustainability in research has been increasing day by day. This article aims to determine the extent to which sustainability is studied in the context of airport and airline operations in terms of economic, environmental, and social dimensions, and to identify gaps in the literature to guide future research. To achieve this goal, bibliometric analysis is employed. Using the Perish or Publish literature search program, studies obtained from the Scopus database are analyzed using the Vosviewer program to examine the dimensions of sustainability in airport and airline operations. Additionally, the most prolific authors, most cited publications, journals with the highest number of articles published, and the most studied sectors related to the topic are analyzed to contribute to the literature.

  • MakaleAçık Erişim2024
    Araçlar Arası (V2V) Haberleşmede Dağlık Anayollarda Yol Kaybı ve Gölgeleme Analizi

    Tuğcu, Zeynep Hasırcı; Kuzulugil, Kenan

    Araçlar arası (V2V) haberleşme, karayolu sürüş güvenliği ve kaza önleme açısından önemli bir teknoloji olarak görülmektedir. Ancak, araçlar arasına giren binalar, diğer araçlar ve ağaçlar gibi çevresel engeller V2V haberleşmeyi olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Bu çalışmada, virajlı dağlık anayol ortamlarında, verici ve alıcı araçlar arasındaki iletişimi engelleyen dağlık alanların etkisi incelenmiş ve 5.9 GHz’de V2V ölçümleri yapılmıştır. Ölçülen veriler, engel senaryolarında yaygın kullanılan log-normal ve çift eğimli yol kaybı modelleriyle modellenmiş ve verilere uyum performansları açısından karşılaştırılmıştır. Sonuçlar, dağ engeli bulunan senaryolarda çift eğimli yol kaybı modelinin daha iyi bir uyum sağladığını göstermektedir. Ayrıca, dağ engelinin neden olduğu gölgeleme ve zayıflatma etkileri incelenmiş, dağ engeli kaynaklı ortalama zayıflamanın 19.6 dB olduğu tespit edilmiş ve literatüre ilk kez bu çalışma ile kazandırılmıştır. Bu bulgular, sistem tasarımcıları ve araştırmacılarına çevresel faktörlerin V2V iletişim performansına etkisinin detaylandırılmasında ve sistemlerin buna göre optimize edilip tasarlanmasında katkı sağlayacaktır.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
  • MakaleAçık Erişim2024
    Endemik Onosma nana DC.’nin Kimyasal Bileşimi, Antimikrobiyal, Antioksidan ve Enzim İnhibisyon Aktivitesinin Araştırılması

    Ozcan, Kadriye; Acet, Tuba

    Türkçe adı “Emzik otu” olarak bilinen Onosma türleri, etnobotanik açıdan oldukça değerlidir. Bu çalışmada, Onosma nana’nın toprak üstü ve kök kısımlarının farklı çözücülerle (etanol, metanol ve etil asetat) elde edilen ekstrelerinin antioksidan, antimikrobiyal, enzim inhibisyon (α-amilaz, α-glukozidaz ve tirozidaz) ve DNA koruyucu aktivitesi ile fenolik bileşen analizinin (HPLC) yapılması amaçlanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, etanol ekstrelerinin diğer ekstrelere nazaran araştırılan özellikler bakımından daha etkin olduğu bulunmuştur. Etanol ekstrelerinin major fenolik bileşeni rosmarinik asit (kök: 2883.3 μg/g ekstre, toprak üstü: 11187.5 μg/g ekstre) olarak tespit edilmiştir. Sonuç olarak, bitkinin oldukça etkili antimikrobiyal aktiviteye sahip olduğu bulunmuştur (S. epidermidis ve P. vulgaris: MİK 32µg/mL). Bitkinin DNA koruyucu etkisi ve antimikrobiyal özellikleri ilk defa araştırılmıştır. Bitkinin doğal bir ajan olarak kullanılma potansiyeli olduğu söylenebilir. Bunun yanısıra, tespit edilen aktivitelerin detaylı çalışmalarla desteklenerek etki mekanizmalarının aydınlatılması ticari öneminin anlaşılması bakımından gereklidir.

    • SDG 2 · Açlığa Son
  • MakaleYalnız künye2024
    Banka kârlılığının belirleyicileri: türk bankacılık sektörü üzerine bir uygulama

    Yilmaz, Yusuf; Karaaslan, İbrahim

    Bu çalışmanın amacı, Türk bankacılık sektöründe faaliyet gösteren ticari bankaların kârlılığını etkileyen faktörlerin tespit edilmesidir. Türk bankacılık sektöründe yer alan 9 ticari bankaya ilişkin 2004-2021 arası yıllık verilerin kullanıldığı çalışmanın analizi statik panel veri analizi yöntemi ile gerçekleş- tirilmiştir. Çalışma kapsamında, aktif kârlılık oranı bağımlı değişken, takibe dönüşüm oranı, faaliyet kâr marjı, faiz gelirleri, hisse başına düşen defter de - ğeri, üç ay vadeli mevduata ödenen faiz oranı bağımsız değişkenler olarak kullanılmıştır. Bankacılık sektörünün kârlılığını etkileyen faktörlerin incelen- diği çalışmanın sonucunda, aktif kârlılık oranı ile faaliyet kâr marjı, üç ay vadeli mevduata ödenen faiz oranı ve faiz gelirleri arasında istatistiki açıdan anlamlı pozitif ilişki, aktif kârlılık oranı ile hisse başına düşen defter değeri ve takibe dönüşüm oranı arasında ise istatistiki açıdan anlamlı negatif ilişki saptanmıştır.

  • MakaleAçık Erişim2024
    Kızıldağ (Hatay) ofiyolitine ait manto peridotitlerinin petrografisi, tüm-kayaç jeokimyası ve erigiyik-kayaç etkileşim izleri

    Sen, Ahmet Dundar

    Kızıldağ ofiyoliti (G-Türkiye) Neotetis okyanusunun güney kolunda oluşmuş okyanusal litosfer kalıntısı kayaçlar topluluğu olarak bilinmektedir. Ofiyolit istifi tabandan tavana doğru manto peridotitleri, ultramafik-mafik kümülatlar, izotrop gabrolar, levha dayk kompleksi ve yastık şekilli bazaltik örtü kayaçları şeklindedir. Manto peridotitleri harzburjit bileşimindedir ve değişen oranlarda serpantinleşme gözlenmektedir. Manto peridotitlerinin tüm kayaç ana oksit-iz element ve Lantanit Grubu Element (LGE) içerikleri harzburjitlerin değişen derecelerde kısmi ergime kalıntısı kayaçlar olduğuna işaret etmektedir. Harzburjitler düşük tüm-kayaç Al ve Ca kompozisyonlarına sahiptir ve SSZ peridotitlerin tüketilmiş karakterini yansıtmaktadır. Tüketilmiş manto harzburjitleri, bazı büyük iyon yarıçaplı elementler (LILE) ve hafif lantanit grubu elementler (HLGE) bakımından zenginleşme gösterdiği tespit edilmiştir ve bu durum yitim sırasında meydana gelen ergiyik manto etkileşimine işaret etmektedir. Harzburjitlerin tüm kayaç MgO içerikleri ile CaO ve Al2O3 içerikleri kıyaslandığında bu kayaçların %20-30 arası kısmi ergime kalıntısı kayaçlar olduğu görülmektedir. Ayrıca kısmi ergime sırasında uyumsuz davrandığı bilinen Ti ve Yb içeriklerindeki zenginleşmeler ergiyik-kayaç etkileşimine işaret etmektedir.

  • MakaleAçık Erişim2024
    Gümüşhane ilinde deprem ivme ve manyetik alan istasyonlarının kurulumu ve işletilmesi

    Öztürk, Serkan; Maden, Nafiz; Beker, Yasemin; Sari, Mahmut; Pehlivan, Levent

    Bu çalışmada, Kuzey Anadolu Fay Zonu (KAFZ) üzerinde meydana gelen bir depremden Gümüşhane ilinin etkilenme derecesini belirlemek üzere deprem ivme kayıt cihazlarının yerleştirilmesi ve Güneşte meydana gelen fırtınalar nedeniyle yer Manyetik alanındaki değişimleri gözlemlemek amacıyla 3 bileşen Flux-Gate manyetometrenin kurulumu amaçlanmıştır. Deprem ivme kayıt cihazlarının (3 adet); Gümüşhane ili için önem taşıyan Karaca Mağarası ve Kürtün hidroelektrik santrali ile KAFZ’na yakınlığından dolayı Şiran MYO’na kurulması uygun görülmüştür. Flux-gate Manyetometresi ise Gümüşhane Merkez ilçede kurulmuştur. KAFZ üzerinde meydana gelen bir depremden Kelkit, Şiran ve Köse ilçeleri daha çok etkilenirken Torul ve Kürtün ilçeleri daha az etkilenmektedir. Gümüşhane’nin 17 km kuzeybatısında yer alan Karaca Mağarası bölgemizin önemli turizm merkezlerinden birisidir. Kürtün ilçesinde, Harşit nehri üzerinde kurulu olan Kürtün Hidroelektrik santrali enerji amaçlı olarak hizmet vermesi yanında baraj gölü üzerinde balık üretimine ve su sporları yapılmasına imkân sunmaktadır. Güneşte aniden gelişen çok şiddetli patlamalar dünyaya ulaştıklarında elektrik ve iletişim hatlarını kesilebilmekte, radyo haberleşmesinde bozulmalara ve radyasyona sebep olmaktadır. Gümüşhane kurşun, çinko, bakır, altın ve gümüş gibi değerli metaller açısından oldukça yüksek bir potansiyele sahiptir. Bu tür maden yataklarının belirlenmesinde Jeofizik yöntemlerden bir tanesi olan Manyetik yöntem oldukça başarılı bir şekilde kullanılmaktadır. Bu yöntemde arazide ölçü alınırken yer manyetik alanının sürekli kaydedilmesine hizmet edecektir.

  • MakaleAçık Erişim2024
    Sarıçiçek ve Sarıhan plütonlarının petrofiziksel karakterleri: Yerinde jeofiziksel ölçümlerle manyetik suseptibilite ve radyojenik ısı üretimi ilişkisinin irdelenmesi

    Çınar, Hakan; Altundas, Suna

    Granit kökenli farklı litolojik birimler içeren Eosen yaşlı Sarıçiçek (Gümüşhane) ve Sarıhan (Bayburt) Plütonları üzerinde 532 noktada yerinde radyoaktivite ve manyetik suseptibilite ölçümleri yapılmıştır. Her iki plüton ve çevresindeki kayaçlardan numuneler alınarak laboratuvar ortamında bu kayaçların yoğunlukları belirlenmiştir. Yapılan çalışmada hem granitik kayaçların ısı üretimine olan katkıları ile ısı değerine bağlı kabuk sınıflaması hem de kayaçların radyojenik ısı üretimi ve manyetik suseptibiliteleri arasında bir ilişkinin olup olmadığı araştırılmıştır. Radyojenik ısı üretim değerine göre yapılan kabuk sınıflamasında; üst-alt kıtasal kabuk kökenli kayaçlardan oluşan Eosen yaşlı Sarıhan Plütonunun ortalama radyojenik ısı değeri (2.03 µW/m3), üst-orta kıtasal kabuk kökenli kayaçlardan oluşan Eosen yaşlı Sarıçiçek Plütonunun değerinden (1.9 µW/m3) yüksektir. Plüton, Melanj kuşağı ve Hozbirikyayla formasyonları için ortalama suseptibilite değerleri sırasıyla 1.08×10-3 SI, 0.132×10-3 SI ve 0.059×10-3 SI olarak hesaplanmıştır. Ortalama suseptibilite değerleri Sarıçiçek Plütonu için 1.518×10-3 SI ve Alibaba formasyonu için 2.5012×10-3 SI olarak belirlenmiştir. Çalışma alanındaki radyoaktif ölçümlere göre Sarıçiçek Plütonunda radyojenik ısı üretimine en büyük katkı potasyumdan (K) gelirken, Sarıhan Plütonunda ise en büyük katkıyı toryum (Th) radyonüklidi sağlamıştır. Sarıçiçek ve Sarıhan Plütonunları ve çevre formasyonların radyojenik ısı üretim değerleri ile manyetik suseptibilite değerleri arasında genel olarak bir uyum söz konusu iken, kayaçların içerdiği mineral ve element içeriklerine bağlı olarak uyumsuzluklar da gözlenmiştir. Uyumsuzluklar, magmatizma ve sonrasındaki süreçlerden dolayı radyonüklid miktarlarında ve mineral içeriklerinde meydana gelen düzensiz değişimlerle ilişkilendirilmiştir.

  • MakaleAçık Erişim2024
    Aktif ve pasif kaynaklı yüzey dalgası verileri kullanılarak yer etkisine dayalı mikrobölgelendirme: Gümüşhane örneği

    Beker, Yasemin; Sayil, Nilgun

    Gümüşhane ili, sismik aktivite açısından sakin bir bölge olmakla birlikte Kuzey Anadolu Fay Zonu’na (KAFZ) yakın olması sebebiyle deprem tehlikesi altındadır. Dolayısıyla, hızlı ve yoğun bir yapılaşma süreci içerisinde olan Gümüşhane ili merkez ilçesinde, yerel zemin etkilerinin ortaya çıkarılması büyük önem taşımaktadır. Bu amaçla, Yatay/Düşey Spektral Oran (HVSR) ve Çok Kanallı Yüzey Dalgası Analizi (MASW) uygulanarak yer etkilerinin tespitinde önemli parametreler olan baskın frekans/periyot, büyütme potansiyelini tanımlayan HVSR ve ilk 30 metreye ait ortalama S-dalgası hızı (VS30) hesaplanmıştır. Tek istasyonda toplanan mikrotremor verilerinden inceleme alanı için belirlenen baskın frekanslar 1.21-13.40 Hz, baskın periyotlar 0.07-0.82 sn, büyütme potansiyel değerleri 1.12-9.76 ve VS30 değerleri ise 300.2-677.2 m/sn arasında değişmektedir. Ayrıca hesaplanan VS30 değerleri kullanılarak inceleme alanı için TBDY (2018), NEHRP (2020) ve Eurocode-8 (2004)’e göre zemin sınıfları tanımlanmıştır. HVSR ve MASW yöntemlerinden elde edilen ölçüm parametreleri kullanılarak çalışma alanına ait baskın frekans, baskın periyot, büyütme potansiyel riski ve VS30 değerlerine ait mikrobölgelendirme haritaları oluşturulmuştur. Bu haritalara göre Gümüşhane ili merkez ilçesinde yüksek baskın frekans ve düşük baskın periyot bölgelerinin düşük büyütme potansiyeline ve yüksek VS30 değerlerine sahip olduğu görülmüştür. Bu çalışma ile Gümüşhane ili merkez ilçesi için farklı jeofizik yöntemlerden elde edilen zemin parametrelerinin birbirleriyle ve bölgenin jeolojik yapısıyla iyi bir uyum gösterdiği sonucuna varılmıştır.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
  • Derleme MakaleAçık Erişim2024
    A review on effects of diethyl ether on cyclic variations in diesel engines

    Sezer, İsmet

    Diethyl ether (DEE) can be used in diesel engines as a fuel or fuel additive. The review study was compiled from the findings of several studies in this area. The diverse techniques are employed to mitigate the detrimental pollutants emitted by diesel engines. The first approach to reducing emissions involves altering the fuel system and engine design to improve combustion, but this is an expensive and time–consuming process. The utilization of various exhaust gas devices, such as a particle filter and catalytic converter, is necessary for the second way. However, the engine performance could be negatively impacted by these tools. Additionally, these exhaust devices increases the vehicle and maintain costs. The use of different alternative fuels or fuel additives is the third way that reduces emissions while improving engine performance. The particulate matter (PM), smoke, and nitrogen oxides (NOx) are the main environmental pollutants released by diesel engines into the atmosphere. The decreasing PM and NOx emissions at the same time is practically very difficult. The majority of researches indicate that using alternative fuels, such as natural gas, biogas, and biodiesel, or blending additives with conventional or alternative fuels, is the best way to reduce emissions. However, the characteristics of the fuel have a significant influence on cycle variations, which have a significant impact on engine performance, fuel economy, and emissions. Therefore, it is very important that the results of studies on the impact of DEE on cyclic variation are evaluated together to practice applications and to guide future studies. As a result, the primary focus of this study is on the usage of DEE as a fuel or fuel additive with different diesel engine fuels. The aim of this review is to investigate, using the available knowledge in literature, how DEE affects cyclic variations.

    • SDG 7 · Erişilebilir ve Temiz Enerji
    • SDG 13 · İklim Eylemi
  • MakaleAçık Erişim2024
    Örgütsel Güvenin İnovatif İş Davranışı ve Dile Getirme Davranışı ile İlişkisinde Kariyer Tatmininin Aracı Rolü

    Sökmen, Alev; Sökmen, Alptekin; Benk, Osman

    Örgütsel güven, inovatif iş davranışı, kariyer tatmini ve dile getirme davranışı arasındaki ilişkilerin incelenmesi, ayrıca kariyer tatmininin örgütsel güven ile inovatif iş davranışı ve örgütsel güven ile dile getirme davranışı arasında aracılık rolünün olup olmadığının tespiti, bu çalışmanın ana amacıdır. Araştırmaya 2023 Eylül-Ekim aylarında Ankara’da faaliyet gösteren bir hastane işletmesinden 298 personel katılmıştır. Araştırmada katılımcıların; örgütsel güvene ilişkin algılarını ölçmek için Schoorman, Mayer ve Davis (2007) tarafından geliştirilen 7 maddelik Örgütsel Güven Ölçeği; kariyer tatmini algısı için Greenhaus, Parasuraman ve Wormley (1990) tarafından geliştirilen beş maddelik Kariyer Tatmini Ölçeği; inovatif iş davranışı için, Janssen (2000) tarafından geliştirilen 9 maddelik İnovatif İş Davranışı Ölçeği ve dile getirme davranışı için ise Van Dyne ve LePine (1998) tarafından gelişirilen 6 maddelik Dile Getirme Davranışı Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma kapsamında çevrimiçi ve yüz yüze ilgili ölçeklerden hazırlanan ifadelerle anket çalışması yapılmıştır. Verilerin analizi için SPSS26 lisanslı programı ile sırasıyla korelasyon ve regresyon analizi uygulanmıştır. Yapılan analizlere göre tüm değişkenler arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. Ayrıca regresyon analizleri ile kariyer tatmininin örgütsel güven ile inovatif iş davranışı arasında kısmi aracılık etkisinin olduğu ve gene kariyer tatmininin örgütsel güven ile dile getirme davranışı arasında da kısmi aracı etkiye sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Başka bir ifade ile kariyer tatminindeki artış örgütsel güvenin inovatif iş davranışı üzerindeki etkisini etkilemektedir. Ayrıca kariyer tatminindeki artış örgütsel güvenin dile getirme davranışı üzerindeki etkisini kısmen azaltarak devam ettirmektedir.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2024
    Turkey's Agricultural Sector: Past, Present and Future of Agriculture

    Merddan, Kurtuluş

    Turkey has been an important agricultural country both historically and in the present day. Turkey, which has a 0.8% share of the world's agricultural lands, produces more than 1.29% of the global production, and it both affects and is affected by the changing technology. Considering the twenty years of change and potential of Turkish agriculture, being a follower of technological trends was able to Turkish agriculture even stronger. Turkey is among the actors that will affect the global agriculture sector with its annual production capacity of approximately 50 billion dollars, and there is a possibility of increasing this production capacity to 100 billion dollars in the coming years. The past, present and future of the Turkish agricultural sector are discussed in this study. In this context, the evaluation of Turkish agriculture from past to present has been made and then the future of agriculture has been analyzed. To accomplish this, we utilized TÜİK data from 2000 to 2022, applying both the ARIMA model from time series analysis and the Double Exponential Smoothing Method. Within the scope of the findings, it is expected that the agricultural production value will be 42,255,769,000 $, the number of employed people is 4,829, the share of agricultural exports in total exports will be 3.06% , the share of agricultural imports in total imports will be 6.32% and the share of agriculture in GDP will be forecasted 5.04% in 2030.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleYalnız künye2024
    Do we burnout by being overcommitted testing an extended effort-reward imbalance model

    Demirbağ, Orkun; Ors, Serife

    Based on the transactional stress approach, which predicts that employees' negative stress experiences will occur within the framework of their cognitive evaluations of stressors and in a dynamic process, this study evaluates the effects of role stressors on emotional exhaustion within the framework of an extended effort-reward imbalance model. Within the scope of the study, 705 participants consisting of academic staff, physicians and nurses across Turkey were included in the sample. The study aimed to reveal the moderating effects of overcommitment on the indirect effect of role stressors on emotional exhaustion through effort-reward imbalance. The findings obtained through multiple linear regression analysis show that overcommitment moderates the indirect effect of role stressors on emotional exhaustion through effort-reward imbalance, but contrary to expectations, the indirect effect is weaker at higher levels of overcommitment and stronger at lower levels. It was found that overcommitment acts as a buffer in the relationship between effort-reward imbalance and emotional exhaustion.