Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • Doktora TeziAçık Erişim2024
    Karayolu tünellerinde sürücü davranışlarının simülatör destekli analizi ve yapay zekâ teknikleriyle incelenmesi

    Ömer Faruk Öztürk

    Günümüz ulaşım ağlarının önemli bileşeni olan karayolu tünelleri, özellikle artan nüfus ve ticaret hacmiyle birlikte stratejik önem kazanmaktadır. Tüneller, engebeli coğrafya ve iklim koşullarında güvenli ulaşım sağlarken şehir içi geçişlerde yol genişletmeye alternatif olarak çevresel tahribatı ve kamulaştırma maliyetlerini azaltmaktadır. Bu yapılar, trafik akışını hızlandırarak hem şehir içi hem de şehirlerarası ulaşımın verimliliğini artırmakta ve çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlamaktadır. Araştırmalar, tünellerde kaza sıklığının açık yollara göre daha düşük olmasına rağmen meydana gelen kazaların şiddetinin daha yüksek olduğunu göstermektedir. Bu durum, tünellerde daha kapsamlı güvenlik önlemleri alınmasını gerektirmektedir. Bu çalışmada, simülatör tabanlı bir deney yapılmış, sürücü davranışları analiz edilmiş ve yapay zekâ teknikleriyle incelenmiştir. Araştırma, 134 katılımcının 12 senaryoda test edildiği, üç aşamalı bir veri toplama sürecini içermektedir. İlk aşamada demografik bilgiler toplanmış, ikinci aşamada simülatör sürüşleri yaptırılarak sürüş metrikleri toplanmış ve üçüncü aşamada sürücülerin performansları simülatör performans ölçeği anketiyle ölçülmüştür. Bu çalışma kapsamında geliştirilen InTunn.Ai yazılımıyla tüm veri analizleri ve risk değerlendirmesi gerçekleştirilmiştir. Boyut indirgeme analizi sonucunda, toplam varyansın %91.2'sini açıklayan 6 temel bileşen tespit edilmiştir. Daha sonra, hiperparametre optimizasyonu uygulanarak %92.31 doğruluk oranına sahip bir sınıflandırma modeli geliştirilmiştir. Bu model, sürücüleri risksiz, orta riskli ve riskli olmak üzere 3 kategoriye ayırmaktadır. Elde edilen bulgular, ani hızlanma ve frenleme, şerit değiştirme sıklığı, hız limiti uyumu ve yanal şerit sapmalarını başlıca ayırt edici risk faktörleri olarak öne çıkmıştır. Sonuç olarak, bu çalışmanın, karayolu trafik güvenliği alanında literatüre önemli katkılar sunacağı ve gelecekteki araştırmalarda sürücü davranışlarının daha etkin analiz edilmesine ve risk sınıflandırma modellerinin geliştirilmesine sağlam bir temel oluşturacağı düşünülmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Kur'ân-ı Kerîm'de aile

    Yasin Mutlu

    Bu çalışmada Kur'an'da en çok değinilen ve büyük önem verilen toplumsal bir yapı olan aile konusundan bahsedilmiştir. Ailenin değeri, ayetler ve hadisler ışığında açıklanmıştır. Kur'an'da yaklaşık 127 yerde "ehl" kelimesiyle anlatılan ailenin; insanlığın, toplumların ve özelde bireyin huzuru, kurtuluşu, dünya ve ahiret saadeti için ne denli önemli olduğu aktarılmıştır. Birinci bölümde tarih boyunca ailenin farklı toplum ve inançlardaki tezahüründen, konumundan, aile bireylerinin rollerinden, aile içi ilişki ve statülerden, kadına verilen değerden bahsedilmiştir. İnsanlığın gelişimi ile şekillenen ve değişen ihtiyaçların aile üzerindeki etkisi aktarılmıştır. İkinci bölümde âyet ve hadisler ışığında tefsir ilminin temel kaynaklarından yararlanılarak ailenin temel bileşenleri olan anne, baba ve çocukların aile içerisindeki önem ve rollerinden, hak ve sorumluluklarından bahsedilmiştir. Allah Resulü'nün örnek aile hayatından kısa kesitler sunulmuştur. Tüm bu deliller ışığında günümüzde yaşanan birçok ailevi probleme çözüm yollarının neler olabileceği anlatılmıştır. Üçüncü bölümde kadın ve erkeğin helal birlikteliği, temiz nesillerin oluşumu ve yetişmesi için nikâhın önemi anlatılmıştır. Nikâh ile ilgili âyetlerin müfessirler tarafından nasıl anlaşıldığı ortaya konmuştur. Evliliğin sonlandırılması ve buna bağlı olarak ortaya çıkan boşanma, iddet, nafaka ve miras gibi konulardaki âyet ve hadisler tefsir kaynakları rehberliğinde işlenerek çalışma nihayete erdirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kur'an, Aile, Nikâh, Boşanma, İddet, Miras.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Sabahçıl ve akşamcıl tiplemelere göre ortaokul öğrencilerinin bedeneğitimi ve spor dersine yönelik tutumları ve mutluluk düzeyleri

    Yavuz Kobya

    Bu araştırmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin sabahçıl ve akşamcıl (kronotip) eğilimlerinin beden eğitimi dersine yönelik tutumları ve genel mutluluk düzeyleri üzerindeki etkilerini incelemektir. Çalışmada, öğrencilerin biyolojik ritimleri ve uyku tercihlerinin fiziksel aktivitelere ilgileri ile beden eğitimi dersine yönelik tutumlarına olan yansımaları araştırılmış, ayrıca kronotip özelliklerinin genel mutluluk düzeyleriyle ilişkisi değerlendirilmiştir. Araştırma, nicel yöntemle desenlenmiş olup, evrenin tamamından veya bir bölümünden elde edilen verilerle genellemelere ulaşmayı amaçlayan kesitsel tarama deseni çerçevesinde yürütülmüştür. Çalışma, 2024-2025 eğitim-öğretim yılında Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı çeşitli ortaokullarda öğrenim gören öğrenciler üzerinde gerçekleştirilmiştir. Veri toplama sürecinde literatürde yer alan ve gerekli izinleri alınmış Sabahçıl-Akşamcıl İstikrar Ölçeği (SAİÖ), Beden Eğitimi Dersi Tutum Ölçeği ve Beden Eğitimi Dersi Mutluluk Düzeyi Ölçeği (BEDMDÖ) kullanılmıştır. Toplanan veriler, SPSS programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Analiz sürecinde verilerin normal dağılıma uygunluğu Kolmogorov-Smirnov testleri ile belirlenmiş; ardından betimsel istatistikler, güvenirlik analizleri, bağımsız gruplar için t-testi, tekrarlı ölçümler için t-testi (Paired Sample T-testi), tek yönlü ANOVA, korelasyon ve regresyon analizleri gibi parametrik testler uygulanmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular, sabahçıl öğrencilerin beden eğitimi dersine yönelik daha olumlu tutumlar sergilediklerini ve genel mutluluk düzeylerinin akşamcıl öğrencilere kıyasla daha yüksek olduğunu ortaya koymuştur. Çalışmanın sonuçları, okullarda öğrencilerin biyolojik ritimlerini dikkate alan eğitim ortamlarının oluşturulmasının önemine ve beden eğitimi derslerine yönelik olumlu tutumların, öğrencilerin genel mutluluk düzeylerini artırabileceğine işaret etmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Depremzede ergenlerde dayanıklılığa etki eden faktörler: Kahramanmaraş depremleri (2023) örneği

    Zühre Durmaz

    Kahramanmaraş depremleri, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük ve yıkıcı depremleridir. Kahramanmaraş depremleri gibi büyük ölçekli afetlere maruz kalmak bireyler üzerinde ciddi mental sağlık sorunlarına neden olabilir. Afetlerin neden olduğu mental sağlık sorunları özellikle hassas gruplar arasında yer alan ergenler üzerinde de ciddi etkilere yol açmaktadır. Özellikle, Kahramanmaraş depremleri gibi büyük ölçekli mega afetlerde hassas grupların üzerine sınırlı sayıda araştırma olduğu görülmüştür. Bu sebeple, araştırmada, Kahramanmaraş depremlerinden etkilenen iller arasında yer alan Malatya ilindeki depremzede ergenlerde TSSB, anksiyete ve depresyonun ergen dayanıklılığı üzerindeki etkisini ölçmek amaçlanmıştır. Bu nicel araştırmada, anket tekniği kullanılarak 512 depremzede ergenlere ulaşılmıştır. Araştırma kapsamında oluşturulan model, Yapısal Eşitlik Modellemesi (YEM) ile test edilmiştir. YEM sonuçlarına göre, depremzede ergenlerde TSSB'nin (β=-0.227, p=0.000), anksiyetenin (β=-0.219, p=0.000) ve depresyonun (β=-0.230, p=0.000) dayanıklılık üzerinde anlamlı ve negatif etkisi vardır. Sonuç olarak, depremzede ergenlerin yaşadıkları TSSB, anksiyete ve depresyon gibi mental sağlık sorunları dayanıklılığı düşürmektedir. Bu sebeple, depremzede ergenlerde dayanıklılığı artmak için TSSB, anksiyete ve depresyon gibi mental sağlık problemlerini önlemek gerekmektedir. Depremzede ergenlerde psikolojik dayanıklılığı güçlendirmedeki farklı yöntemlerin kapsamlı ve derinlemesine araştırması gelecekteki çalışmaların hedefinde olmalıdır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Elastik yarı sonsuz düzleme oturan ve rijit iki blok ile yüklü iki fonksiyonel derecelendirilmiş tabakanın sürekli temas problemi

    Furkan Atakan Kaya

    Bu çalışmada, elastik yarı sonsuz düzlem üzerinde yer alan ve iki düz rijit blok ile yüklenen iki fonksiyonel derecelendirilmiş (FD) tabakanın sürekli temas probleminin çözümü, elastisite teorisi temel alınarak gerçekleştirilmiştir. Üst FD tabakanın üst yüzeyi, genişlikleri (b-a) ve (d-c) olan iki rijit düz blok tarafından P ve Q dış yüklerine maruz bırakılmıştır. Alt FD tabaka ise elastik yarı sonsuz düzleme dayanmakta olup, bu yapı üzerinden analiz yapılmıştır. Çalışmanın ilk bölümünde, temas problemlerine dair literatür taraması gerçekleştirilmiş ve elastisite teorisi ile integral dönüşüm yöntemleri kullanılarak FD tabakalara ve elastik yarı sonsuz düzleme ilişkin genel matematiksel ifadeler türetilmiştir. İkinci bölümde ise sürekli temas durumu ele alınmış, problem için gerekli sınır koşulları detaylandırılmıştır. Ardından, rijit bloklar ile üst FD tabaka arasındaki düşey yer değiştirme fonksiyonunun türevlerinin sıfıra eşit olduğu durumu sağlayan iki integral denklem oluşturulmuştur. Bu denklemler, uygun bir şekilde Gauss-Chebyshev integrasyon yöntemiyle çözüme kavuşturulmuştur. Sürekli temas durumunda, rijit blokların altındaki temas gerilmeleri, tabakalarda oluşan iç gerilmeler, alt yüzeyde meydana gelen ilk ayrılma yükü ve ayrılma mesafeleri ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmiştir. Son bölümde, ANSYS Mechanical APDL yazılımı kullanılarak, sonlu elemanlar yöntemi (SEM) ile sayısal analizler gerçekleştirilmiştir. Analitik çözümler, SEM sonuçları ve literatürdeki ilgili çalışmalar karşılaştırılmış; bulgular tablo ve grafiklerle sunularak detaylı biçimde yorumlanmıştır. Çalışmanın sonunda, analitik ve sayısal çözümlerin yanı sıra literatürdeki sonuçlarla yüksek bir uyum gösterdiği gözlemlenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Hentbolcularda kol kuvveti, omuz esnekliği ve atış hızı arasındaki ilişkinin incelenmesi

    Kübra Zehra Barkan

    Bu çalışmanın amacı hentbolcularda kol kuvveti, omuz esnekliği ve şut hızı arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Çalışmaya Gümüşhane Üniveritesi Spor Kulübünde hentbol oyanayan gönüllü 16 erkek hentbolcu katılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak deneklerin boy uzunluğu (m) antropometrik set (Holtain marka), vücut ağırlığı (kg), vücut yağ yüzdesi, beden kitle indeksi inbody 270 profesyonel vücut analiz cihazı, omuz esnekliklerini belirlemek için mezura yardımıyla omuz eklemi internal (ır) ve eksternal (er) rotasyon hareket esnekliği testi, şut hızlarını belirlemek için el tipi radar cihazı (Stalker Sport 2 Digital Sports Radar, TX, ABD) cihazı, konsantrik güç ve maksimum eksantrik güç testi için DESMOTEC V12 Üst Ekstremite İzoinersiyal Sistem cihazı kullanılmıştır. Çalışmada verilerin analizinde demografik bilgiler, Kolmogorov-Smirnov, Shapiro-Wilk değerleri normal dağılım gösterdiği varsayılmıştır. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0.05 ölçüt alınmıştır. Çalışmamızın sonucunda antropometrik özellikler ile esneklik arasındaki ilişkiler sonucunda antropometrik özellikler ile güç parametreleri ve eksternal esneklik ile yine güç parametleri arasında istatistik olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Yine 9 metre sıçrama adımlı şut hızı ile eksternal esneklik arasında ve 9 metre sıçrama adım ile güç parametreleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Bu bilgiler ışığında yetişkin erkek hentbol oyuncularında sezon antrenman programı hazırlanırken esneklik ve güç parametrelerinin yüklenme ve dinlenme ilkelerine uygun şekilde programa yerleştirilmeleri gerektiği düşünülmektedir. Ayrıca esneklik parametresinin kesinlikle daha küçük yaşlarda geliştirilmesi hentbolcular üzerinde performans açısından önemli olduğu sonucuna varılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Sosyal hizmet uzmanı adaylarının algılanan sosyal destek düzeyleri: Gümüşhane ili örneği

    Tolga Sağlam

    Bu çalışmada, sosyal hizmet öğrenimine devam etmekte olan lisans öğrencilerinin algılanan sosyal destek düzeyleri incelenmiştir. Yapılan araştırma Gümüşhane Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölümü'nde öğrenimlerine devam eden 124 ( kadın/ erkek) sosyal destek uzmanı adaylarından oluşmaktadır. Araştırmadan elde edilen veriler, araştırmacı tarafından geliştirilen Kişisel Bilgi Formu ile Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği kullanılarak derlenmiştir. Veri toplama araştırmacı tarafından yüz yüze ve çevrimiçi olarak uygulanmıştır. Verilerin analiz edilmesi sürecinde Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve bağımsız t testleri kullanılmıştır. Algılanan sosyal destek; öğrencilerin cinsiyetleri, yaş aralıkları, öğrenim görmekte oldukları sınıf düzeyi, ebeveynlerinin öğrenim düzeyleri ve hayatta olma durumlarına göre, bağımsız yaşam alt ölçeklerine göre değerlendirilmiştir. Yapılan araştırmanın sonucunda elde edilen bulgular neticesinde, sosyal hizmet uzmanı adaylarının algılanan sosyal destek düzeyleri ile ilgili değerlendirmeler yapılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Trabzon'da üretilen çeşitli peynirlerin kimyasal ve mikrobiyolojik özelliklerinin belirlenmesi

    Seyit Erol

    Bu çalışmada, Trabzon'un farklı ilçelerinde üretilen ve satışa sunulan Aho, Golot ve Telli peynirlerinin kimyasal ve mikrobiyolojik özellikleri incelenmek üzere her peynirden 10 adet örnek alınmıştır. Peynir örneklerinin kül, tuz, pH ve yağ değerleri üzerinde peynir çeşitiliğinin etkisinin çok önemli (p<0.01), kurumadde ve asitlik değerleri üzerindeki etkisinin ise önemli olduğu (p<0.05) bulunmuştur. Mikrobiyolojik özelliklerden sadece laktokok sayıları üzerine peynir çeşitliliğinin etkisinin önemli olduğu (p<0.05) belirlenmiştir. S. aureus sayısı bakımından örnekler Aho, Golot ve Telli peynir olarak sıralandığı ve aralarındaki farkların istatistiksel olarak önemli olduğu (p<0.05) belirlenmiştir. Enterobacteriaceae sayısı ortalama değerler bakımından en düşük değere Aho peynirinin (2.06 log kob g), en yüksek değere ise Telli peynirin (4.82 log kob/g) sahip olduğu tespit edilmiştir. Koliform bakteri sayıları Aho peynirinde 1.85 log kob/g, Telli peynirinde 2.40 log kob/g ve Golot peynirinde 3.22 log kob/g olarak bulunmuştur. Örneklerin laktobasil sayılarının 5.11 log kob/g ile 8.73 log kob/g arasında olduğu saptanmıştır. Aho peynirinin ortalama laktokok sayısının Telli peynirinden düşük (p<0.05) ve Golot peynirinden yüksek olduğu (p<0.05) bulunmuştur. Örneklerin maya-küf sayıları en düşük <2 log kob/g, en yüksek 8.57 log kob/g olarak tespit edilmiştir. Ortalama TAMB değerleri Aho peynirinde 8.07 log kob/g, Golot peynirinde 7.77 log kob/g ve Telli peynirinde 7.81 log kob/g olarak ve aralarındaki farkın istatistiksel olarak önemsiz olduğu (p>0.05) görülmüştür. Örneklerin tamamında psikrofilik bakteri tespit edilememiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Güney Afrika Kalkınma Topluluğu ülkelerinde (SADC) para politikası ile enflasyon arasındaki ilişki

    Prınce Peter Mawere

    Bu araştırma, Güney Afrika Kalkınma Topluluğu (SADC) ülkelerinin çeşitli coğrafyalarında para politikası ile enflasyon arasındaki karmaşık ilişkiyi araştırıyor. Kaynak zengini ülkelerden gelişmekte olan pazarlara kadar farklı ekonomik yapılara sahip 16 ülkeden oluşan SADC bölgesi, para politikası kararları ile enflasyonist baskılar arasındaki dinamiklerin ayrıntılı bir şekilde incelenmesini gerektiren farklı zorluklar ve fırsatlarla karşı karşıyadır. SADC ülkelerinde merkez bankaları tarafından kullanılan parasal araçların etkinliğine odaklanan bu çalışma, bölgedeki çeşitli enflasyon eğilimlerine katkıda bulunan karmaşık faktörler ağını ortaya çıkarmayı amaçlıyor. Araştırma, politika çerçevelerini, aktarım kanallarını ve parasal araçların genel etkinliğini inceleyerek bu ülkelerdeki enflasyon sonuçlarını şekillendiren mekanizmalara ilişkin değerli bilgiler sunmayı hedefliyor. Driscoll ve Kraay (1998) araştırmasına göre, para arzı ve döviz kuru enflasyon üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Özellikle para arzındaki her %1'lik artış, tüketici fiyat endeksinde %0.252'lik bir artışa yol açmaktadır. Ayrıca döviz kuru artışı, tüketici fiyat endeksini %1.008 artırırken, faiz oranları enflasyon üzerinde olumsuz bir etki göstermektedir: %1'lik faiz artışı, SADC ülkelerinde tüketici fiyat endeksinde %0.312'lik bir azalmaya neden olmaktadır Bu araştırmanın önemi, SADC bağlamında para politikası ile enflasyon arasındaki etkileşimin daha derin bir şekilde anlaşılmasını sağlayarak kanıta dayalı politika kararlarına bilgi sağlama potansiyelidir. Çeşitli ekonomik değişkenlerin ve politika araçlarının araştırılması yoluyla bulgular, SADC bölgesi genelinde sürdürülebilir ekonomik büyümeyi ve istikrarı teşvik eden stratejilerin geliştirilmesine katkıda bulunmayı gözetmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Üniversite öğrencilerinin dijital oyun bağımlılıkları ile saldırganlık, öfke ve şiddet eğilimi düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

    Sevim Taşkın

    Bu araştırmanın amacı, spor bilimleri öğrencilerinin dijital oyun bağımlılığı ile saldırganlık, öfke ve şiddet eğilimleri arasındaki ilişkiyi belirlemek ve farklı değişkenlere göre anlamlı farklılıkları incelemektir. Araştırma, nicel yaklaşım benimsenerek ilişkisel tarama yöntemi kullanılarak yürütüldü. Araştırma grubunu, Gümüşhane Üniversitesi Spor Bilimleri öğrencilerinden oluşan 177 kadın (%46,1) ve 207 erkek (%53,9) olmak üzere toplamda 384 katılımcı oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklem belirleme yöntemi olarak "Kolayda Örnekleme Yöntemi" kullanıldı. Yapılan araştırmada veri toplama aracı olarak; "Kişisel Bilgi Formu", "Üniversite Öğrencileri İçin Dijital Oyun Bağımlılığı Ölçeği" ve "Sporda Saldırganlık ve Öfke Ölçeği" uygulandı. Verilerin analizinde SPSS 25 paket programı kullanıldı. Öğrencilerin demografik özelliklerine ilişkin bulgular için frekans ve yüzde; ilişkisiz ölçümlerde ortalama puanların karşılaştırılması için Varyans analizi (tek yönlü ANOVA, t testi), anlamlı farklılığı belirlemek için Tukey testi, pearson kolerasyon ve regresyon analizlerinden yararlanıldı. Araştırma sonuçlarına göre, üniversite öğrencilerinin dijital oyun bağımlılığı ile saldırganlık, öfke ve şiddet eğilim düzeylerinin ortalamanın altında olduğu belirlendi. Ayrıca, dijital oyun bağımlılığı ile saldırganlık, öfke ve şiddet eğilimleri arasında orta düzeyde ve pozitif yönlü, *p<0,05 düzeyinde anlamlı bir ilişki olduğu tespit edildi. Katılımcıların saldırganlık ve öfke eğilimlerinin %21'inin dijital oyun bağımlılığından kaynaklandığı sonucuna ulaşıldı. Bağımsız değişkenler açısından incelendiğinde, cinsiyet, sınıf, günlük oyun süresi ve oyun türü bakımından saldırganlık ve öfke toplam ile alt boyut puanlarında anlamlı fark tespit edilirken; yaş, okuduğu bölüm ve ebeveyn eğitim değişkenleri açısından anlamlı farklara rastlanılmamıştır. Dijital oyun bağımlılığı ile bağımsız değişkenler açısından anlamlı farklar incelendiğinde, cinsiyet, yaş, sınıf, günlük oyun süresi, oyun türü ve anne eğitim durumu değişkenleri bakımından dijital oyun bağımlılığı toplam ve alt boyut puanlarında anlamlı farklılıklara rastlanılmıştır. Araştırma sonuçlarının, Gümüşhane Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencilerinin dijital oyun bağımlılığı ile saldırganlık, öfke ve şiddet eğilimleri arasındaki ilişkinin belirlenmesinin yanı sıra, ilgili alanda literatüre katkı sağlaması beklenmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Spor bilimleri öğrencilerinin bilimsel araştırmaya yönelik tutumlarının eleştirel düşünme becerileri üzerine etkisinin incelenmesi (Erciyes Üniversitesi örneği)

    Haticenur Yıldırım

    Bu araştırmanın amacı, spor bilimleri alanında öğrenim gören öğrencilerin bilimsel araştırmaya yönelik tutumlarının, eleştirel düşünme becerileri üzerine etkisinin bazı sosyodemografik özellikler açısından incelemektir. Araştırma, tarama modelinde olup ilişkisel tarama yöntemi kapsamında değerlendirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, 2023-2024 eğitim/öğretim döneminde Erciyes Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören 452 öğrenci oluşturmaktadır. Öğrencilerin bilimsel araştırmaya yönelik tutumlarını incelemek amacıyla, Korkmaz, Şahin ve Yeşil (2011) tarafından geliştirilen Bilimsel Araştırmaya Yönelik Tutum Ölçeği, öğrencilerin eleştirel düşünme beceri düzeylerini incelemek amacıyla da, Sarıgöz (2014) tarafından geliştirilen Eleştirel Düşünme Becerileri Ölçeği uygulanmıştır. Araştırmadan elde edilen verilerin analizinde, değişkenler için tanımlayıcı istatistikler; ortalama, standart sapma, sayı (n) ve yüzde (%) olarak ifade edilmiştir. Ölçek skorlarının karşılaştırılmasında Bağımsız T-testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Varyans analizini takiben farklı grupları belirlemede Tukey testi kullanılmıştır. Ölçekler arası ilişkiyi belirlemede ise Pearson korelasyon katsayıları hesaplanmıştır. Araştırmanın bulgularına göre spor bilimleri alanı öğrencilerinin; yaş, cinsiyet, bölüm, sınıf, anne ve baba çalışma durumu ve anne ve baba eğitim durumlarına göre anlamlı farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, öğrencilerin bilimsel araştırmaya yönelik tutum puanlarının artmasıyla eleştirel düşünme becerilerinin de arttığı belirlenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Ev tipi yoğurtların besinsel özelliklerinin belirlenmesi

    Melek Hacıoğlu Atasu

    Bu çalışmada çiğ süt örnekleri 3 kısma ayrılıp 10 (K10), 20 (K20) ve 30 dakika (K30) sürelerle kaynatılmış 45 1C'ye geldikten sonra ev tipi maya ile mayalanmıştır. Buzdolabında 1 gün bekletildikten sonra elde edilen yoğurtların kimyasal, mikrobiyal ve duyusal özelliklerinin karışılaştırılması amaçlanmıştır. Ev yapımı yoğurtlara protein ve yağ içeriği açısından yakın olan piyasadan 3 adet endüstriyel üretilmiş yoğurt örneği(P1, P2 VE P3) alınarak kontrol örneği olarak kullanılmıştır. Yoğurtların pH, asitlik, kurumadde, yağ ve protein değerleri sırasıyla ortalama 4.11±0.04, %1.02±0.01, 14.13±0.04, %3.97±0, %3.75±0.03 olarak bulunmuştur. Yoğurt örneklerinin Streptococcus thermophilus sayısı en yüksek K30 örneğinde (7.9 log kob/g) ve P1 örneğinde (8.71 log kob/g) belirlenmiştir. L. bulgaricus sayıları en yüksek K30 örneğinde (7.78 log kob/g) belirlenmiştir. Laktoz miktarı en yüksek P3 örneğinde (4.23±0.02), en düşük ise K10 örneğinde (%3.40±0.02) bulunmuştur ve en yüksek galaktoz değeri K10 örneğinde (%0.88±0.01), en düşük P3 örneğinde (%0.59±0.01) belirlenmiştir. Toplam fenolik madde değeri en düşük P1 örneğinde (0.11±0.02 mg GAE/kg), en yüksek K30 örneğinde (0.18±0 mg GAE/kg) olarak bulunmuştur. Toplam antioksidan değeri en yüksek P1 örneğinde (0.09±0.01 mg AAE/kg) en düşük değerler ise K10, P2 ve P3 örneklerinde (0.04±0 mg AAE/kg) bulunmuştur. Varyans analiz sonuçlarına göre asetol, 2-furan metanol, etil laktat, kaprilik asit, benzoik asit, 2-Furankarboksialdehid, 5-(hidroksimetil), 2-Hegzadekan, 2,6,10,14-tetrametil- ve 9-Oktadekanoikasit önemli bulunmuştur (p<0.01). Duyusal analiz değerlendirmeleri ise 5 puan üzerinden renk, pürüzlülük, homojenlik, su salma, yağlılık hissi, kıvam kremamsı koku, kokunun yoğunluğu, ekşimsi/asidik koku, yabancı koku, ekşimsi ve tatlımsı tat üzerinden yapılmıştır. Panelistler tarafından en beğenilen P1 piyasa örneği olurken en az beğenilen ev tipi yoğurtlar olmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Clarias gariepinus (karabalık)'da GNRH kullanımının reprodüktif performans üzerine etkilerinin meta-analiz yöntemiyle incelenmesi

    Fulya Erdim

    Gonadotropin releasing hormon (GnRH), hayvanlarda üreme faaliyetlerini kontrol eden önemli bir endokrin salgıdır. Bu hormonun salgılanması, yumurtalıklarda foliküler gelişim ve ovulasyonun meydana gelmesi için çok önemlidir. Hayvanlarda fertiliteyi arttırmak, ovulasyonu gerçekleştirmek ve ovaryum kistlerini tedavi etmek için kullanılır. Hormon, bu etkilerini Folikül Uyarıcı Hormon ve Luteinleştirici Hormonlarını salgılatmak suretiyle gerçekleştirir. Bu tez çalışmasında, GnRH kullanımının Clarias gariepinus türü balıklarda; fertilizasyon oranı, yumurta açılım oranı, ovulasyona ulaşma süresi ve yaşama oranı üzerine olan etkileri meta-analiz yöntemiyle incelenmiştir. Bu amaçla Prisma yönteminden yararlanılarak; Pubmed, Web of Science, Sciencedirect, Scopus ve Google akademik üzerinden literatür taraması yapıldı. Yapılan taramalar neticesinde bulunan çalışmalar için bir seçim prosedürü oluşturuldu. Seçilen çalışmalarda önce başlık ve özet taraması yapıldı, daha sonra detaylı bir şekilde tam metin taramasına geçildi. Değerlendirmeye alınacak çalışmalar tespit edildikten sonra her bir çalışma için ilk yazar ismi, yayın tarihi, popülasyon, çalışmanın türü, uygulanan tedavi şekli, sonuç değişken, deney grubu örnek sayısı, kontrol grubu örnek sayısı, deney grubuna ait ortalama ve standart sapma değerleri, kontrol grubuna ait ortalama ve standart sapma değerleri veri olarak alındı. Verilerin analizinde, etki büyüklüğü hesaplanırken Random Effects Model (REM) ve Fixed Effect Model (FEM) kullanıldı. Meta-analiz işlemi, Meta-Essentials programı kullanılarak yapıldı. Sonuçta, bu çalışma ile GnRH uygulamasının dişi Clarias gariepinus balıklarında yumurtlamayı indüklediği ve ovulasyon süresini kısalttığı, fertilizasyon oranlarını yükselttiği ve yavru hayatta kalma oranlarını artırdığı tespit edildi. Bu çalışmanın sonuçları dikkate alındığında, GnRH'nın dişi balıklarda üremeyi uyarmak amacıyla kullanılabileceği kanısına varıldı.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Rekreatif anlamda aktif sporculara uygulanan farklı germe egzersizlerinin optimum güce etkisi

    Emre Avşar Demirel

    Bu çalışmanın amacı, rekreatif anlamda aktif sporculara uygulanan farklı germe egzersizlerinin optimum güce etkisinin incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda çalışmaya Gümüşhane ilinde rekreatif anlamda aktif spor yapan 18-25 yaş arası 30 erkek (vücut ağırlığı: 79,24 ± 10,89 kg, boy: 174,90 ± 5,36 cm) gönüllü katıldı. Katılımcılara antropometrik ölçümleri ve alışma fazı sürecinden sonra ardışık olmayan günlerde dört farklı protokol uygulandı (spesifik ısınma, spesifik ısınma + statik germe, spesifik ısınma + dinamik germe, spesifik ısınma + PNF germe). Ortalama itme gücü (OİG) ve zirve güç (ZG) değerlerinin belirlenmesi için her protokol sonrası bench press ve yarım squat egzersizleri yaptırıldı. Verilerin analizi için SPSS 26.0 paket programı kullanıldı. Bench press egzersizi için yapılan analizler, ısınma protokollerinin hem OİG hem de ZG üzerinde istatiksel olarak anlamlı bir etkiye sahip olduğunu gösterdi.OİG ve ZG için yapılan ANOVA analizi, protokollerin bench press performansını etkilediğini gösterdi. Statik germeye göre PNF germe protokolü sonrası bench press OİG'nün daha fazla arttığı tespit edildi. ANOVA analizi, ısınma protokollerinin ayrıca, spesifik ısınma (p=0,035) ve statik germe (p=0,023) ile karşılaştırıldığında PNF germe protokolü sonrası bench press ZG'ün daha fazla artırdığı gözlemlendi. Yarım squat egzersizi için PNF germe protokolü diğer protokollere göre hem OİG (p=0,049, p=0,026 ve p=0,034). hemde ZG (p=0,037 ve p=0,025) olarak önemli ölçüde artırdığını gösterdi. Sonuç olarak spesifik ısınma + PNF germe protokolünün, güç odaklı antrenmanlara hazırlanmak isteyen sporcular için etkili bir seçenek olduğunu söyleyebiliriz.

  • Doktora TeziAçık Erişim2024
    Lider üye etkileşiminin çalışanların bilgi paylaşımı davranışına etkisinde çalışan kıskançlığının aracı rekabetçi tutumun düzenleyici rolü

    Zeynep Karakavak

    Bilgi yönetimi, 1990'lardan itibaren örgütlerde yer alan ve önemi giderek artan işletme süreçlerinden biridir. Bilgiye sahip olmak kadar bilgiyi yönetebilmek ve çalışanlar tarafından paylaşılmasını sağlamak da performans, verimlililik, yenilikçilik ve yaratıcılık gibi rekabet üstünlüğü sağlamanın temel bileşenleri üzerinde son derece etkilidir. Yöneticiler, çalışanların bilgilerini örgütteki diğer kişilerle paylaşmaları için teşvik edici yöntemler ararlar. Bilginin paylaşılması için çalışanların bu konuda istekli olmaları gerekir. Bu araştırma, çalışanları bilgi paylaşımına yönlendirebilen veya paylaşımdan kaçınmalarına neden olan faktörleri açıklayabilmek amacıyla yürütülmüştür. Araştırma, lider üye etkileşimi ile çalışanların bilgi paylaşımı davranışı ilişkisini ve bu ilişkide çalışan kıskançlığının aracılık, rekabetçi tutumun düzenleyici rolünü inceleyen iki ayrı çalışma sunmaktadır. Araştırmanın analizleri için SPSS 21 paket programı ile SmartPls 4 istatistik programı kullanılmıştır. Araştırmada öncelikle yapıların geçerlik ve güvenirlik analizleri gerçekleştirilmiş; bu doğrultuda iç tutarlılık güvenirliği, birleşme geçerliği ve ayrışma geçerliği incelenmiştir. Araştırma hipotezlerinin testi için kısmi en küçük kareler yol analizi (PLS-SEM) kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre örgütlerde lider üye etkileşiminin yüksek olması, çalışanların bilgi paylaşımını arttırmaktadır. Lider üye etkileşimi ile bilgi paylaşımı davranışı ilişkisinde, çalışan kıskançlığının aracılık etkisinin olduğu ve rekabetçi tutumun bu ilişkide düzenleyici etkisinin olduğu görülmüştür. Araştırma bulguları, her iki çalışma için de benzer sonuçlar ortaya koymuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Bağımsız denetimde blokzincir teknolojisinin kullanımı: Denetçiler üzerine bir araştırma

    Elif Akdoğan

    Bu tez çalışmasının amacı, blokzincir teknolojisinin bağımsız denetim sürecindeki potansiyel kullanım alanlarını, etkilerini ve bu teknolojiye yönelik denetçi farkındalığını ortaya koymaktır. Çalışmada öncelikle blokzincir teknolojisinin temel kavramları ve muhasebe-denetim alanındaki uygulama olanakları teorik olarak incelenmiştir. Ardından, teknolojinin bağımsız denetim üzerindeki etkilerini değerlendirebilmek amacıyla Türkiye'de faaliyet gösteren bağımsız denetçilerle nitel bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında 20 bağımsız denetçi ile açık uçlu sorulardan oluşan yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiş ve elde edilen veriler MAXQDA programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Bulgular, blokzincir teknolojisinin denetim süreçlerinde şeffaflık, güvenilirlik ve zaman yönetimi açısından önemli avantajlar sağladığını, ancak teknik bilgi eksikliği ve maliyet gibi bazı zorluklar barındırdığını göstermektedir. Denetçilerin büyük bir kısmı blokzincir kavramına aşina olmakla birlikte, uygulamaya yönelik bilgi düzeylerinin sınırlı olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca teknolojiye geçiş sürecinde düzenleyici çerçevelerin ve eğitim faaliyetlerinin önemi vurgulanmıştır. Bu çalışmanın, gelecekte blokzincir teknolojisinin denetim mesleğine entegrasyonuna yönelik politikalar geliştirilmesine katkı sunması beklenmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Yaşayan kültürel bellek taşıyıcısı: Âşık Serdar Alyakut

    Abdullah Egi

    Edebiyatımızın ve kültürümüzün en önemli dallarından biri olan âşıklık, temeli Şamanizm'e dayanan ve 16. yüzyıldan itibaren kendine has kurallar oluşturarak varlığını günümüze kadar devam ettiren köklü bir gelenektir. Erzurum ili, Anadolu'nun bütün yörelerinde varlığını gösteren ve "âşık" adı verilen kişilerce temsil edilen âşıklık geleneğinin en yoğun yaşandığı kentlerdendir. Geleneğe birçok büyük usta kazandıran Erzurum'un geleneğe kazandırdığı son sanatçılardan biri de "Alyakut" mahlasını kullanan Âşık Serdar Alyakut'tur. Bu tezde Âşık Serdar Alyakut'un gelenek içindeki yerini ve kültürel bellek taşıyıcılığı noktasındaki değerini belirleme amaçlanmıştır. Âşık Serdar Alyakut'a ait şiirler, âşıklık gelenekleri ve halk biliminin işlevsel kuramı çerçevesinde değerlendirilmiştir. Çalışma, sosyal bilimlerde sıkça kullanılan nitel arama yöntemlerinden içerik analizi ve görüşme yöntemi ile hazırlanmıştır. Tezin amacına ve kapsamına istinaden yapılan araştırmada Âşık Serdar Alyakut'un Türk tarihindeki önemli olayları, savaşları, kahramanlıkları, örf ve ananeleri, dini ve ahlaki prensipleri, toplumsal değerleri, Türk – İslâm sentezini, tarihsel kimliği ve diğer kültürel nitelikleri âşıklık gelenekleri çerçevesinde şiirlerine aktararak kültürel belleği koruma ve geleceğe taşıma misyonu üstlendiği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Âşık, Âşık Serdar Alyakut, Gelenek, Kültürel bellek

  • Doktora TeziAçık Erişim2024
    Alkali aktivasyon yöntemiyle doğal ve endüstriyel atık mineralli lifli kompozit geliştirilmesi

    Yavuz Selim Aksüt

    Beton endüstrisinde kullanılan çimentoya alternatif olarak daha ekonomik ve çevreci bir bağlayıcı yapı malzemesi geliştirmek için pek çok araştırmacı çalışmaktadır. Bu amaç doğrultusunda çimentosuz olarak üretilen alkali aktivastonlu beton (AAB) adı verilen daha çevreci ve ekonomik yeni bir yapı malzemesi geliştirilmeye yönelik çalışmalar her geçen gün artarak devam etmektedir. Alkali aktivasyon yöntemi ile üretilen betonlar, yüksek mekanik performans, düşük enerji giderleri, düşük kirletici gaz emisyonları (CO2, SO2, NO3 vb.) ve çevrenin daha az tahribi (doğal kaynaklar yerine atıkların kullanımı) gibi kazanımlar sunmaktadır. Ayrıca, atık malzemelerin kullanımıyla, atıkların çevreye verdiği zararlar ve depolama problemleri de azalmaktadır. Bu bağlayıcılar, normal portland çimento ve bunlarla üretilen betonlara göre daha erken ve daha yüksek dayanım, daha düşük hidratasyon ısısı ve agresif kimyasallara karşı daha yüksek dayanıklılık gibi birçok teknik üstünlüğe sahiptir. Tüm bu katkılar dikkate alındığında temel bir yapı malzemesi olan betonun geliştirilmesine yönelik çalışmaların sürdürüleceği açıkça görülmektedir. Bu çalışmada temel bağlayıcı olarak çimento yerine öğütülmüş yüksek fırın cürufu (ÖYFC) ve buna ek olarak ince malzeme ise Erzincan yöresinde bulunan taş ocağı işletmesi atık malzemesi kullanılmıştır. Ayrıca, kullanılan bağlayıcının Sodyum Hidroksit (NaOH) ve Sıvı Sodyum Silikat (Na2SiO3) kullanılarak aktive edilmesi sonucunda üretilen alkali aktivasyonlu betonların (AAB) fiziksel ve mekaniksel özelliklerinin ortaya konulması ve farklı lif türlerinin ayrık ve katışık lif kullanımları sonucunda üretilen betonların dayanım ve dayanıklılık özelliklerine etkilerinin ortaya çıkarılmasına çalışılacaktır. Tüm bu çalışmalar neticesinde çimentoya alternatif olarak yerel kaynakların kullanılmasının yolu açılmış olacaktır. Elde edilen deneysel sonuçlara bağlı olarak numunelerin davranışları yorumlanıp, en iyi başarımı gösteren numune bileşimi belirlenecektir. Anahtar Kelimeler: Alkali aktivasyonlu beton, Atık malzeme, Bağlayıcı, Dayanım ve dayanıklılık özellikleri, Katışık lif kullanımı

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Sosyal medya pazarlama çabalarının tüketici davranışları ve marka değeri üzerindeki etkisine yönelik bir araştırma

    Faruk Çaka

    Bu çalışma, sosyal medya pazarlama çabalarının marka değeri ve tüketici satın alma davranışları üzerindeki etkisini araştırmayı amaçlamaktadır. Araştırmanın evrenini, Türkiye'de sosyal medyayı kullanan tüketiciler oluşturmaktadır. Araştırmada kolayda örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Google Forms aracılığı ile elektronik ortamda düzenlenen anket formu 410 tüketiciye ulaştırılmıştır. Bütün katılımcıların anketleri değerlendirilmiş olup 390 anket araştırmaya dahil edilmiştir. Araştırmada, ölçeklerin güvenirliliği için Cronbach Alfa Katsayısı ve geçerliliği için ise Faktör Analizi kullanılmıştır. Hipotezler Yapısal Eşitlik Modeli Analizi ile test edilmiştir. Araştırmanın sonucunda sosyal medya pazarlama çabalarının marka değeri ve tüketici davranışları üzerinde istatistiksel olarak anlamlı etkisi olduğu bulunmuştur. Bulgular, daha önceki çalışmaların bulgularını desteklemektedir. Bulgular genelleştirilemez. Kullanılan örneklem sayısı ve uyaranların sınırlı olması (yani, sosyal medya pazarlaması çabaları), bu sonuçları genelleştirebilmek için yeterli değildir. Araştırmanın sonuçları sosyal medya pazarlama çabalarının tüketici davranışları ve marka değeri bağlamındaki kavramsal ilişkileri gün yüzüne çıkarması ve pazarlamacıların ilgili kavramlar ile ilgili ilişkilere odaklanarak daha verimli ve etkin pazarlama stratejilerinin oluşturulması bağlamında işletmelere ve literatüre önemli katkılar sağlamaktadır.

  • Doktora TeziAçık Erişim2024
    Duygu analizi ile kripto para işlemlerindeki dalgalanmaların incelenmesi

    Uğur Demirel

    Bu çalışma, Türkiye'de faaliyet gösteren kripto borsalarında listelenen popüler kripto paraların, sosyal medya platformları ve çevrimiçi forumlarda paylaşılan yorumlar yoluyla kamuoyunun duygu durumunu araştırmayı hedeflemektedir. Kripto para piyasalarının yüksek volatilitesi ve belirsizliği, yatırımcıların piyasa hareketlerini öngörmelerini zorlaştırarak büyük riskler doğurmaktadır. Bu bağlamda, doğru tahminler yapabilmek ve riskleri minimize etmek için duygu analizinin rolü kritik önem taşımaktadır. Çalışma, Türkçe metinler üzerinde yapılan duygu analizi çalışmalarının sınırlılıklarını ele alarak bu alandaki literatüre katkıda bulunmayı amaçlamaktadır. Sosyal medya platformları ve çevrimiçi forumlardan toplanan veriler kullanılarak, kripto para birimlerine yönelik yapılan yorumlar duygu analizi teknikleriyle incelenmiştir. Toplamda 607,592 yorum analiz edilmiş olup, bu yorumların 89,986'sı negatif, 72,655'i pozitif ve 444,951'i nötr olarak sınıflandırılmıştır. İkili sınıflandırma (binary classification) için ise 89,986 negatif ve 72,655 pozitif örnek seçilerek toplam 162,641 örnek üzerinde makine öğrenimi modelleri eğitilmiş ve test edilmiştir. Çalışmanın metodolojisi, makine öğrenimi sınıflandırıcıları kullanılarak elde edilen duygu analizi sonuçlarının derinlemesine incelenmesini içermektedir. Naive Bayes, Lojistik Regresyon, Karar Ağaçları, K-En Yakın Komşu, Gradyan Artırma ve Çok Katmanlı Algılayıcı gibi farklı sınıflandırıcılar kullanılarak elde edilen sonuçlar karşılaştırılmış ve her bir modelin duygu tahmini performansı değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, çeşitli kripto para birimlerinin farklı sosyal medya platformlarında nasıl algılandığını göstermektedir. Örneğin, BTC (Bitcoin) genellikle Investing.com ve Telegram'da daha olumsuz algılanırken, ETH (Ethereum) genellikle daha negatif görüşler sergilemektedir. Bu tür sonuçlar, yatırımcıların farklı kripto para birimlerine yönelik algılarını ve piyasa beklentilerini anlamalarına yardımcı olmaktadır. Sonuç olarak, bu çalışma, sosyal medya duygu analizinin kripto para piyasalarındaki rolünü derinleştirerek, gelecekteki araştırmalar için yeni yöntemler ve yaklaşımların geliştirilmesine katkı sağlamaktadır.