Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Batan, Nevzat(10)
- Erata, Hüseyin(9)
- Karimullah, Suud Sarim(9)
- Dogan, Hulya(8)
- Duran, Celal(8)
- Öztürk, Serkan(8)
- Baltaci, Cemalettin(7)
- Dogan, Ramazan Ozgur(7)
- Kulakaç, Nurşen(7)
- Ozdes, Duygu(7)
- Alataş, Mevlüt(6)
- Aydin, Aydanur(6)
- Ezer, Tülay(6)
- Ulutaşdemir, Nilgün(6)
- Uzun, Sevda(6)
- Akyürek, Suat(5)
- Anaç, Halil(5)
- Mazlum, Sümeyye Gür(5)
- Merdan, Mehmet(5)
- Ozturk, Samet(5)
- Öz, Mehmet(5)
- Aksoy, Bahar(4)
- Araz, Onur(4)
- Bekar, Fevziye(4)
- Demirağ, Hatice(4)
- Dokuz, Abdurrahman(4)
- Doğan, Onur(4)
- Doğan, Ramazan Özgür(4)
- Gergin, Ramazan Eyüp(4)
- Gücer, Mehmet Ali(4)
- Hakkıoğlu, Mümin(4)
- Izmir, Onur(4)
- Kankal, Murat(4)
- Karabudak, Filiz(4)
- Kaya, Hacer(4)
- Kızıloğlu, Şadiye Kotanlı(4)
- Mazlum, Sumeyye Gur(4)
- Merddan, Kurtuluş(4)
- Peker, Iskender(4)
- Polat, Eray(4)
Yayınlar
- Derleme MakaleAçık Erişim2023Privacy-Preserving Wireless Indoor Localization Systems
Adanur Dedeturk, Beyhan; Kolukısa, Burak; Tonyalı, Samet
Recently the number of buildings and interior spaces has increased, and many systems have been proposed to locate people or objects in these environments. At present, several technologies, such as GPS, Bluetooth, Wi-Fi, Ultrasound, and RFID, are used for positioning problems. Some of these technologies provide good results for positioning outdoors whereas some others are effective for indoor environments. While GPS is used for outdoor localization systems, Wi-Fi, Bluetooth, Ultra WideBand, and RFID are used for indoor localization systems (ILSs). Today, due to the proliferation and extensive usage of Wi-Fi access points, wireless-based technologies in indoor localization are preferred more than others. However, even though the abovementioned technologies make life easier for their users, ILSs can pose some privacy risks in case the confidentiality of the location data cannot be ensured. Such an incident is highly likely to result in the disclosure of users’ identities and behavior patterns. In this paper, we aim to investigate existing privacy-preserving wireless ILSs and discuss them.
- MakaleAçık Erişim2023Bütünleştirilmiş DEMATEL-MAUT Yöntemiyle Tedarikçi Bağlılığının Sektörel Açıdan Değerlendirilmesi
Gergin, Ramazan Eyüp
Sektörlerin bünyesinde bulunan tedarikçi bağlılığı maddi unsurların yanı sıra işletmelerin rekabet güçlerini de etkilemektedir. Bu araştırmanın temel amacı, farklı sektörlerin bünyesinde var olan tedarikçi bağlılığının değerlendirilmesidir. Bu araştırmada sektörlerin bünyesinde yer alan tedarikçi bağlılığının değerlendirilmesi için DEMATEL ve MAUT yöntemleri kullanılmıştır. Bu amaçla ilk olarak uzman görüşleri ve ilgili literatür araştırması doğrultusunda tedarikçi bağlılığını etkileyen faktörler belirlenmiştir. Faktörlerin belirlenmesinin ardından tedarikçi bağlılığını etkileyen faktörler DEMATEL yöntemiyle önceliklendirilmiştir. Faktör önceliklerinin belirlenmesinin ardından MAUT yöntemiyle sektörlerin tedarikçi bağlılığı değerlendirilmiştir. Son olarak senaryo analizi gerçekleştirilerek araştırmanın sonuçlarında meydana gelebilecek değişimler incelenmiştir. Gerçekleştirilen analizin sonuçları, “Maliyetler”in tedarikçi bağlılığında en önemli faktör olduğunu göstermiştir. Ayrıca, tekstil sektörü araştırmadaki sektörler içerisinde tedarikçi bağlılığı açısından en yüksek sektör olarak belirlenmiştir.
- MakaleYalnız künye2023Genişletilmiş Beklenti Doğrulama Modeli: Mobil Uygulama Kullanıcıları Üzerine Bir Araştırma
Çelik, Kamil; Taş, Ahmet
Akıllı telefon kullanıcılarının sayısının artmasıyla ilgili bir olgu olan teknoloji dünyasında mobil uygulamaların kullanımı giderek artmaktadır. Mobil uygulamaların ilk zamanlarında standart ihtiyaçların giderilmesi amaçlanmış ancak daha sonra hayatı kolaylaştırmaya ve pratikleştirmeye yönelik dönüşümler gerçekleştirilmiştir. Mobil uygulamalar aracılığıyla sosyal paylaşımlar yapılması, online bankacılık işlemlerinin gerçekleştirilmesi, oyun oynanması gibi mobil cihazın donanımında farklı amaçlar için kullanılması mümkün hale gelmiştir. Mobil uygulama pazarında bireylerin bir mobil uygulamayı kullanmaya devam etmesine veya kullanmayı bırakmasına sebep olan faktörleri ortaya çıkarmayı amaçlayan bu çalışma, iki teorik modeli ele alarak mobil uygulamaları kullanmaya devam etme niyetinin altında yatan faktörleri ortaya çıkarmaktadır. Bu modellerden ilki beklenti doğrulama modeli, ikincisi ise genişletilmiş birleşik teknoloji kabulü ve kullanımı teorisi olarak belirlenmiştir. Çalışmada demografik verilerin analizi, doğrulayıcı faktör analizi ve yapısal eşitlik modeli analiz R programıyla yapılmıştır. Çalışmanın korelasyon matrisini oluşturmak için SPSS 28 kullanılmıştır. Yapısal eşitlik modellemesi kullanılarak teorik çerçeve önerisini test etmek için anket yoluyla toplam 560 katılımcı çalışmaya dahil edilmiştir. Elde edilen bulgulara analiz edildiğinde, mobil uygulamaları kullanmaya devam etme niyetinin en önemli itici güçlerinin beklentiyi karşılama, memnuniyet, alışkanlık, performans beklentisi ve çaba beklentisi olduğu sonucu elde edilmiştir.
- Derleme MakaleAçık Erişim2023Bir Cumhuriyet Projesi Olarak Türkiye'de Kış Turizmi
Evren, Savaş
Çalışma, binlerce yıl önce ulaşım amacıyla geliştirilen kayağın dünyada ve Türkiye’de günümüzün en büyük turizm hareketlerinden birine dönüşmesi sürecini değerlendirmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Yapılan incelemeler, 1850’lerden sonraki sürecin kış turizmi açısından oldukça önemli olduğunu göstermiştir. Bu süreçte, en az 8000 yıllık bir olgu olan kayak Norveç’te modernleşmiş, bugünkü rekreasyonel kayağın öncüsü olan Alp Disiplini gelişmiş, mekanik tesisler ve dağ otelleri kurulmuş ve İsviçre başta olmak üzere Alp bölgesinde kış turizmi hareketi yayılmıştır. Türk dünyası açısından bakıldığında, Altay Dağlarında yaşayan Türk kavimlerinin kayağın ataları arasında yer aldığı, ancak Türkiye’de kayağın 1915 itibariyle askeri amaçla öğrenilmeye başlandığı görülmektedir. Kış turizmi olgusu ise 1930’larda, yeni kurulan Cumhuriyetin modernleşme çalışmalarından biri olarak Uludağ’da gelişmeye başlamıştır. Günümüzde Türkiye’de 51 adet faal kayak alanı, 53 adet de yeni destinasyon fikri/projesi bulunmaktadır. Ulusal kış turizmi literatürü ise 1990’larda gelişmeye başlamış, bir süre bölgesel değerlendirmelerle sınırlı kalmış, 2011 itibariyle sayıca ve içerik olarak zenginleşmeye başlamıştır.
- MakaleAçık Erişim2023Piyasada satılan yoğurtların fizikokimyasal, mikrobiyolojik ve ade-inhibitör aktivitelerinin belirlenmesi
Gürbüz, Zeynep; Şengül, Mustafa; Erkaya, Tuba; Gürmeriç, Hüseyin Ender
Bu çalışmada, Erzurum piyasasında satılan 12 adet farklı ticari yoğurt örneğinin fizikokimyasal, mikrobiyolojik ve reolojik özellikleri ile Anjiyotensin Dönüştürücü Enzim (ADE)-inhibitör aktiviteleri belirlenmiştir. Yoğurtların kurumadde, yağ, protein, serum ayrılması, pH ve viskozite değerleri %11.11-18.05, %1.25-4.70, %3.28-4.66, 0.95-9.00 ml/25g, 3.79-4.61, 7913.0-30425.0 cP aralığında değişmiştir. Mikrobiyolojik analiz sonuçlarına göre yoğurtların L. bulgaricus ve S. thermophilus sayıları ise sırasıyla 5.67-8.32 ve 6.12-8.5 log kob/g aralığında bulunmuştur. Yoğurtların ADE-inhibitör aktivite % ve IC50 analiz sonuçları sırasıyla %55.57-77.90 ve 0.91-1.80 mg/ml arasında değişim göstermiştir. Yoğurt örneklerinin hepsi ADE-inhibitör aktivite göstermiş ve sonuçlar arasında önemli farklar (P <0.05) olduğu ortaya konulmuştur.
- MakaleAçık Erişim2023Diyabetli Gebelerin İnternet Kullanımları ve İnternet Yoluyla Karar Alma Durumlarının İncelenmesi
Demirağ, Hatice; Hintistan, Sevilay; Uçan, Meral Fıdan; Dinç, Mücella
Amaç: Bu çalışma, diyabetli gebelerin internet kullanımları ve internet yoluyla karar alma durumlarını incelemek amacıyla yapıldı. Yöntem: Tanımlayıcı ve kesitsel tasarımda gerçekleştirilen bu çalışmanın örneklemini bir Devlet Hastanesi Kadın Doğum Polikliniği ve Gebe Okulu’nda takip edilen 179 diyabetli gebe oluşturdu. Veriler, 1 Mart 2022 - 1 Mayıs 2022 tarihleri arasında “Kişisel Bilgi Formu” ve “Gebelerde İnternet Yoluyla Karar Alma Ölçeği” kullanılarak toplandı. Verilerin değerlendirilmesinde, One-way ANOVA ve post hoc multiple comparisons test, Mann-whitney- U ile Independent Samples t parametrik testleri; Kruskall Wallis H testi ile ileri uygulama Mann Whitney-U non-parametrik testleri ve sayılarla yüzdelik dağılımlar kullanılmıştır. Bulgular: Diyabetli gebelerin internet yoluyla karar aldıkları (%44.7), cep telefonu ile internete erişim sağladıkları (%95.5), bilgiye erişimin kolay olması nedeniyle (%74.3) her gün internet kullandıkları (%75.4) belirlendi. Diyabetli gebelerin Gebelerde İnternet Yoluyla Karar Alma Ölçeği toplam puan ortalaması 32.64±8.11, “öz yeterlilik algısı” alt boyutu puan ortalaması 15.58±4.10 ve “öz kontrol algısı” alt boyutu puan ortalaması 17.06±4.52 olarak bulundu. Gebelerin diyabet türü ve gebelik haftası ile Gebelerde İnternet Yoluyla Karar Alma Ölçeği toplam puan ortalaması arasında (p<0.001) ve gebelerin gelir algı düzeyi ile Gebelerde İnternet Yoluyla Karar Alma Ölçeği sıra ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulundu (p<0.05). Sonuç: Çalışmada, diyabetli gebelerin büyük bir çoğunluğunun interneti her gün kullandıkları ve internet yoluyla yüksek oranda karar aldıkları belirlendi.
- MakaleYalnız künye2023COVID-19 pandemi sürecinde sağlık hizmeti performansının değerlendirilmesi
Köse, Aslı
11 Mart 2020'de Dünya Sağlık Örgütü, yeni koronavirüs hastalığını küresel bir salgın ilan etti. Dünya’da Covid19 salgını özellikle sağlık hizmetlerini etkilemiştir. Covid-19 salgını ile yaşanılan kriz sağlık hizmetlerinin arzını önemli hale getirmiştir. Bu dönemde sağlık hizmeti yöneticilerinin öncelikleri değişmek zorunda kalmıştır. Sağlık hizmetinin performansının değerlendirilmesi sağlık yöneticilerine kriz dönemlerine yönelik kararlarında tecrübe kazandıracaktır. Bu çalışmanın amacı pandemi döneminde sağlık hizmeti performansının istatistik bölge düzeyinde değerlendirilmesidir. 2020-2021 yıllarında çok boyutlu ölçekleme analizi ile istatistik bölgelerin konumlandırılması belirlenmiştir. Bu yıllarda veri zarflama analizi ile istatistik bölgelerin sağlık hizmeti performans etkinlikleri değerlendirilmiştir. Veriler sağlık istatistikleri haber bültenlerinden alınmıştır. Araştırmada kullanılan değişkenler yatak doluluk oranı, yatak devir hızı, ortalama kalış süresi, hastane yatak sayısı, hekim sayısı, hemşire-ebe sayısı ve kişi başı hekime müracaat oranıdır. Seçilen 7 değişken farklı ölçüm oranlarına sahip olduğundan standartlaştırılmış Z değerleri alınmıştır. Analizlerde SPSS for Windows 22 ve EMS paket programlar kullanılmıştır. 2020 yılında en uzak konumlandırılan bölge olmalarına rağmen İstanbul ve Kuzeydoğu Anadolu bölgeleri sağlık hizmeti performansı etkin olan bölgeler arasında yer almıştır. 2021 yılında en uzak konumlandırılan istatistik bölgeler değişmemiştir. Çok boyutlu ölçekleme analizine göre birbirine benzeyen Akdeniz bölgesi sağlık hizmeti performansı etkin, Ege bölgesinin ise etkin olmadığı belirlenmiştir. Bu araştırmanın pandemi döneminde sağlık kurumlarının istatistik bölgelerinin konumlandırılması ve sağlık hizmeti performans etkinliklerini değerlendirmesi yönü ile alan yazına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
- MakaleAçık Erişim2023Odaklama derinliğinin artırılmasında derin özelliklerin odaklama değerlerinin çıkarılmasındaki etkilerinin incelenmesi
Doğan, Ramazan Özgür; Dogan, Hulya; Emir, Sümeyye Nur; Danışmaz, Sibel
Mikroskobik sistemlerde var olan odaklama derinliğinden dolayı numunenin tüm alanının odaklandığı görüntü elde etmek imkânsız olabilmektedir. Bu durum, mikroskobik sistemlerde görüntü işleme ve yapay zekâ algoritmaları kullanılarak gerçekleştirilen sınıflandırma, bölütleme, hizalama (registration), panoramik birleştirme (stitching) gibi uygulamalarının başarılarını olumsuz yönde etkilemektedir. Literatürde numunenin tüm alanının odaklandığı görüntü elde etmek için odaklama derinliğinin artırılması yaklaşımları geliştirilmektedir. Literatür çalışmaları, bu yaklaşımların, görüntülerdeki eğrilerin ve kenarların düşük kesinlikte karakterizasyonu, daha yüksek koşma süresi ve incelenen numuneye ve kullanılan mikroskoba göre performans değişimi gibi çeşitli kısıtlamalara sahip olduklarını ortaya koymaktadır. Ek olarak, bu yaklaşımlar odaklama bilgilerini genelde görüntülerin gri seviye değerlerini kullanarak hesaplamaktadırlar. Bu çalışmada bu kısıtlamaları minimize etmek için yeni bir odaklama derinliğinin artırılması yaklaşımı geliştirilmekte ve odaklama derinliğinin artırılmasında derin özelliklerin odaklama değerlerinin çıkarılmasındaki etkileri incelenmektedir. Çalışmada elde edilen sonuçlar derin özelliklerin piksellerin odaklama değerlerini hesaplamada gri seviye değerlerine göre daha etkin olduğunu göstermektedir.
- MakaleYalnız künye2023Hans Reichenbach’s Scientific Philosophy: An Evaluation In Terms of Context of Discovery And Verification
Özsoy, Seda
The contexts of discovery and verification established two important stages of the scientific method. Putting forward a new hypothesis is associated with the context of discovery and the act of discovery has been included in the research field of psychology with its irrational characterization as it involves a creative intuition. The testing of the hypothesis fell within the scope of the verification context and was considered as the subject of epistemology or logic, as it was thought to indicate a completely rational process. This distinction, which is generally accepted to be made by Hans Reichenbach, who accused traditional philosophy of being speculative and tended to scientification philosophy, fulfilled an important task in determining scientificity and it has a remarkable position in the positivist scientific tradition. In this article, it will be tried to explain how Reichenbach grounded his scientific philosophy by examining what kind of distinction he makes between the contexts of discovery and verification. The aim of this article is to remind the views of the philosopher, especially in his works Experience and Prediction and The Rise of Scientific Philosophy, to analyze the content of the distinction between the contexts of discovery and verification in terms of the contributions of both those who discuss the issue in a similar way and those who approach the issue critically.
- MakaleAçık Erişim2023İş sağlığı ve güvenliği risk faktörlerinin analitik hiyerarşi prosesi (ahp) yöntemi ile değerlendirilmesi: sağlık bilimleri fakültesi’nde bir uygulama
İri, Necla İrem Ölmezoğlu; Bolayır, Banu
Dünyada sanayileşme ve teknolojinin gelişmesiyle iş ortamlarında yaşanan kazalarının ve meslek hastalıklarının arttığı görülmektedir. Kaza riskinin yüksek olduğu çeşitli laboratuvarları bünyesinde bulunduran üniversitelerin Sağlık Bilimleri Fakülteleri de iş sağlığı ve güvenliği (İSG) açısından üzerinde durulması gereken önemli iş ortamlarıdır. Bu bağlamda çalışmanın amacı, yoğun öğrenci kapasitesi ile eğitim ve öğretim faaliyetlerinin gerçekleştirildiği aynı zamanda çok tehlikeli sınıf olarak kabul edilen kimya, beslenme, hemşirelik gibi laboratuvarları bünyesinde bulunduran Sağlık Bilimleri Fakültesi’ndeki İSG risk faktörlerini tespit ederek önem sırasını belirlemektir. Çalışmanın amacı doğrultusunda İSG alanında uzman 7 akademisyenden anket tekniği ile veriler elde edilmiştir. Bu veriler, Analitik Hiyerarşi Prosesi (AHP) yönteminin adımları takip edilerek analiz edilmiştir. Analizdeki hesaplamalarda Microsoft Excel programından yararlanılmıştır. Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde İSG açısından en fazla risk laboratuvarlarda bulunmaktadır. Bunu sırasıyla; kazan dairesi, kantin, ortak kullanım alanları, arşiv/depo ve sığınaklar, ofis ve sınıflar takip etmektedir. Laboratuvarlarda kimyasal güvenlik sorunları, kazan dairesinde elektrik kablolarının açıkta durması, kantinde yangın, deprem ve elektrik kaçağı gibi acil durum tedbirlerinin alınmaması en önemli risk faktörü olarak tespit edilirken ortak kullanım alanlarında elektrik panosunun kapaklarının kapalı tutulmaması ve yalıtkan paspasların bulunmaması, sığınağın depo olarak kullanılması, ofis içerisinde dış ortam kaynaklı gürültünün rahatsız edici düzeyde olması, sınıflarda da termal konfor şartlarının sağlanamaması tespit edilen diğer önemli risk faktörleridir.
- MakaleAçık Erişim2023Application of Formable Transform for Solving Growth and Decay Problems, Logistic Growth Model and Prey-Predator Model
Güngör, Nihan
Integral transforms have become the focus of investigations, because they allow the solution of significant problems in the domains of science and engineering to be accomplished with a minimal number of straightforward calculations. In this study, growth and decay problems, which are crucial in fields such as biology, zoology, physics, chemistry, and economics, are solved utilizing the Formable transform. The Formable transform method is applied to the logistic growth model in population and prey-predator models. The effectiveness and simplicity of the use of the Formable transform in obtaining the solution to these problems are examples.
- MakaleAçık Erişim2023Ağaç işleri ve mobilya sektörlerinde iş güvenliği kültürüne yönelik bir değerlendirme: Gümüşhane ilinde bir durum çalışması
Yaşar, Mehmet; Yasar, Sekip Sadiye; Fidan, Muhammed Said; Komut, Osman
Türkiye’de mobilya endüstrisi sektörü küçük ve orta ölçekli işletme yapısıyla ülke genelinde önemli bir istihdam alanı sağlamaktadır. Diğer yandan sektör, iş sağlığı ve güvenliği hususunda olumsuzlukların fazlasıyla yaşandığı faaliyet alanları arasında yer almaktadır. Bu çalışmanın amacı, sanayi bölgelerinden uzak küçük ve orta ölçekli ağaç işleri ve mobilya endüstrisi işletmelerinde iş sağlığı ve güvenliği koşullarının değerlendirilmesidir. Bu kapsamda toplam 54 çalışan ile yüz yüze görüşme esasına dayalı anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. Çalışmada 5’li likert ölçeğinde hazırlanmış önermeler ile işyerlerinin durumu ve çalışanların konuya ilişkin görüşleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırmada, elde edilen veriler üzerinde oransal karşılaştırmaların yanı sıra, iş kazasına maruz kalma değişkenine göre iş güvenliği faktörlerinin analizinde Mann Witney U testi kullanılmıştır. Elde edilen bulgular, katılımcı işletmelerin %67 oranında faaliyet süresinin 5 yılın altında olduğu belirlenmiştir. Ayrıca kişisel koruyucu donanım kullanımı ve periyodik sağlık muayenelerde eksikliklerin olduğu tespit edilmiştir. Katılımcıların iş kazası maruziyeti %72 olarak belirlenirken, el ve parmakların ağırlıklı yaralanan uzuvlar olduğu anlaşılmıştır. Diğer yandan iş kazası maruziyetinin iş güvenliği faktörlerine yönelik görüşlere ilişkin istatistiksel düzeyde anlamlı farklılıklar (p<0,05) oluşturduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, küçük ve orta ölçekli ağaç işleri ve mobilya işletmelerinde iş sağlığı ve güvenliği kültürünün yeterince gelişmediği söylenebilir.
- MakaleAçık Erişim2023Ekonomik Büyüme, İşsizlik ve İstihdam İlişkisi: Türkiye Örneği
Merddan, Kurtuluş
İktisadi büyüme, bir ülkenin ekonomik alandaki gelişmişlik düzeyini ortaya koyan temel göstergelerin başında gelmektedir. Literatürde iktisadi büyümenin gerçekleşmesi durumunda istihdamın da artacağı yönünde genel bir kanaat hakimdir. Fakat son yıllarda uygulamada bu düşüncenin tersi sonuçlar elde edildiği de gözlenmektedir. İktisatçılar arasında yoğun bir tartışma alanı bulan bu süreç, istihdam yaratmayan bir büyüme olarak adlandırılmaktadır. Ekonomik büyümenin istihdam artışı yaratmadığı bu süreçte genel olarak işsizlik oranları da artış göstermektedir. Bu çalışmada; istihdam, işsizlik ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyi ortaya koyan modeller açıklanmıştır. Bu amaçla Türkiye’de 1990-2022 dönemi için ekonomik büyüme, istihdam ve işsizlik arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla “Johansen Eş Bütünleşme Testi”ne ve “Granger nedensellik Analizi”ne başvurulmuştur. Yapılan analiz neticesinde kısa dönemde ekonomik büyüme ile istihdam arasında pozitif yönlü bir ilişkinin olduğu, uzun dönemde ise iki değişken arasında herhangi bir ilişkinin olmadığı tespit edilmiştir. Analize dahil edilen diğer değişkenler arasında ise bir nedensellik bulgusuna ulaşılamamıştır.
- MakaleAçık Erişim2023Al 2024 Alaşımı Üzerine Mikro Ark Oksidasyon Yöntemiyle B4C İlaveli Kompozit Kaplamaların Büyütülmesi
Sukuroglu, Suleyman
Al alaşımı üzerinde Mikro ark Oksidasyon (MAO) yöntemiyle büyütülen kaplamaların yapısı ve özellikleri üzerine Bor karbür (B4C) katılmasının etkisi, sodyum fosfat, sodyum silikat ve potasyum hidroksitten oluşan bir çözelti içerisinde gerçekleştirilerek araştırılmıştır. MAO, B4C parçacıkları eklenmiş ve eklenmemiş çözeltilerde Al 2024 alaşımı üzerine uygulanmıştır. MAO kaplamalarının faz bileşimi ve mikro yapısı X-ışını kırınımı difraktometresi (XRD) ve taramalı elektron mikroskobu (SEM) kullanılarak değerlendirilmiştir. Ayrıca kaplamaların, mikrosertlik değerleri mikrosertlik test cihazı kullanılarak tespit edilmiştir. Al alaşımı üzerindeki oksit kaplamaların birincil olarak γ- Al2O3'ten oluştuğu gözlenmiştir. Solüsyona ilave edilen B4C partiküllerinin eklenmesi, MAO kaplamalarının Al alaşımları üzerindeki oluşum hızını ve kompaktlığını iyileştirdiği ve X-ışını kırınımı yoluyla kaplamalarda B4C varlığı tespit edilmiştir. Yüksek sertlik ve iyi kimyasal stabiliteye sahip B4C parçacıkları, MAO kaplamalarında eşit olarak dağıldığı gözlenmiştir. Bu nedenle, B4C takviyeli MAO kaplamaların sertlik değeri, Al alaşımları üzerindeki B4C ilave edilmeyen oksit kaplamalardan belirgin şekilde yüksek olduğu gözlenmiştir.
- MakaleAçık Erişim2023AZ91 Mg Alaşımı Üzerine Soğuk Sprey Kaplama Yöntemi ile Al Kaplamaların Büyütülmesi
Sukuroglu, Ebru Emine
Hafif metalik mühendislik malzemelerinden biri olan AZ91 magnezyum alaşımı; sahip olduğu düşük yoğunluk ve yüksek özgül mukavemet özelliklerinden dolayı endüstrinin birçok alanında yapı malzemesi olarak tercih edilmektedir. Ancak AZ91 alaşımının sahip olduğu güçlü yapısal özelliklerine rağmen yüzey özelliklerinin sınırlı olması, saldırgan ortamlarda ve aşırı yük altında düşük dayanıma sahip olmasına dolayısıyla bu alaşımların kullanımlarının sınırlı kalmasına neden olmaktadır. Bu alaşımların zayıf yüzey özelliklerini geliştirmek ve endüstrinin farklı alanlarında kullanımlarını arttırılabilmek için yüzey kaplama işlemleri uygulanabilmektedir. Bu çalışmada; AZ91 magnezyum alaşımının yüzey özelliklerini iyileştirilebilmek amacı ile soğuk sprey (SS) yöntemi ile Al kaplamaların büyütülmesi amaçlanmıştır. Büyütülen kaplamaların yapısal morfolojik analizleri kaplamaların XRD ve SEM analizleri ile sertlik değerleri ise mikro sertlik ölçme yöntemiyle tespit edilmiştir.
- MakaleAçık Erişim2023Arapça Öğrenenler İçin Bilgisayar Destekli Eğitim Sözlüğü: Geleceğin Vizyonu
Abdulvahitoğlu, Ali
Dil sözlükleri, anadili Arapça olmayan öğrenciler için kelimelerin anlamlarını, yazılış ve telaffuz şekillerini, çeşitli kullanımlarını ve eşdizim, eşanlamlılık, zıtlık ve sözel çağrışım açısından diğer kelimelerle ilişkilerini öğrenmek için önemli bir kaynak olarak kabul edilmektedir. Anadili Arapça olmamakla birlikte, Arapça öğrenen öğrenciler için özel olarak oluşturulmuş sözlüklerin azlığı ve yaşadığımız çağdaki teknolojik devrimin bir sonucu olarak, özellikle Arapça öğrenenlere yönelik bilgisayar destekli bir eğitim sözlüğü geliştirmek, acil bir ihtiyaç olarak ortaya çıkmıştır. Bu çalışma, söz konusu öğrencilerin Arapça eğitimi esnasında kullandıkları sözlüklerin durumunu ve bu tür sözlüklerin vizyonunu belirlemeyi amaçlamaktadır. Çalışma, giriş, üç bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır. Giriş kısmında araştırma problemi, araştırmanın amaçları, önceki çalışmalar, araştırma metodolojisi ve araştırmanın sınırlılıkları üzerinde durulmuştur. İlk bölümde dil sözlükleri konusu ele alınırken, ikinci bölümde yalnızca Arapça konuşmayanlara yönelik eğitim sözlüklerine yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise Arapça konuşmayanlara yönelik bilgisayarlı destekli eğitim sözlüklerinin içeriğine dair gelecek vizyonlu bir bakış açısına yer verilmiştir. Çalışma, en göze çarpan bulgular ve önerilerilerle tamamlanmıştır. Bu çalışmada araştırmacı, hem tanımlayıcı hem de analitik yaklaşıma dayalı bir yöntem kullanmıştır. Çalışmanın bulgularına göre, anadili Arapça olmayanlar için yeni bir eğitim sözlüğü geliştirmek gereklidir. Bu sözlük, öğrencilerin gerçek ihtiyaçlarını karşılayacak nitelikte olmalı ve bilgisayar destekli sözlük oluşturma alanında gerçekleşen yeniliklere uygun olarak oluşturulmalıdır.
- MakaleAçık Erişim2023XVIII. Yüzyıl Sanatçılarından Kırımlı Âlî ve Eserleri
Doğan, Hasan
Yalnızca Osmanlı Devleti’nin değil, tüm bir Türk tarihinin en renkli ve eğlenceli asırlarından olan XVIII. yüzyıl sanatsal ve edebî anlamda da sayısızca ismin yetiştiği bir dönem olarak dikkat çekmektedir. İstanbul’un fethinden sonra başkent olarak bir çekim merkezi hâline gelen İstanbul, XVII. ve XVIII. yüzyıllarda ilim, eğlence ve sanat merkezi olarak da cezbedici bir mekân konumuna yükselmiştir. Bu nedenledir ki siyaset, ilim, sanat, şiir, eğlence vb. alanlarda payesi olan Osmanlı halkından imkân bulabilenlerin yolu İstanbul’a düşmek zorundaydı. Osmanlı başkentine yolu düşen bu kişilerden bir kısmı burada hayatlarına devam ederlerken doğum yerleri olan asıl vatanlarını ise künye olarak isimlerine yaşatmaya devam etmişlerdir. Bu türden örneklerden biri de bu çalışmanın konusu olan ve aslen Kırımlı olması nedeniyle “Kırımî” künyesi ile anılan Âlî’dir. Asıl adı Ali Can olan Âlî hakkında kaynaklarda fazla bilgi bulunmadığından şairin doğum tarihi konusunda da yeterli bilgiye sahip değiliz. Hakkında yalnızca Belîğ Tezkiresi, Tuhfe-i Nâilî ve Türk Şairleri’nde bilgi bulunan Âlî’nin vefat tarihi konusunda da bazı tutarsız nakiller mevcuttur. Bu çalışmada, Âlî’nin İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesinde NEKTY03531 arşiv numarasıyla kayıtlı Mecmû’atü’r-resâ’il içerisinde yer alan Ukde-güşâ isimli eseri ile Dîvân’ı tanıtılacak, mürettibi olduğu bazı şiir mecmualarına değinilecek ve bu eserlerden hareketle bahis konusu şair ve müellifin hayatının karanlık noktaları aydınlatılmaya çalışılarak kaynaklarda nakledilen kimi yanlış bilgilerin tashihi yapılacaktır. Ayrıca çalışmada XVIII. yüzyılın ilk çeyreğinde İstanbul’da yaşadığı tespit edilen Âlî’nin manzumeleri ve eserlerinden hareketle edebî yönü de ele alınacaktır. Makalenin sonunda da Âlî Dîvânı’ndan örnek manzumeler verilecektir
- MakaleAçık Erişim2023Türkiye Türkçesi Doğu Grubu Ağızlarındaki Alıntı Sözcüklerde Ünsüz Göçüşmeleri
Duran, Asım
Türkçenin ilk yazılı belgelerinden itibaren farklı dillerle etkileşim içinde olması, çok sayıda yabancı sözcüğün Türkçeye girmesine neden olmuştur. Başlangıçta daha az karşımıza çıkan bu yabancı ya da alıntı sözcükler, ilişkide bulunulan dil sayısındaki artışa bağlı olarak sonraki dönemlerde fazlalaşmıştır. Bugün ise çoğu hem ölçünlü Türkiye Türkçesinde hem de Türkiye Türkçesi ağızlarında Türkçenin ses özelliklerine göre şekillenerek kullanılmaya devam etmektedir. Arapça ve Farsça kökenli sözcükler başta olmak üzere Batı dillerinden de pek çok sözcüğün Türkiye Türkçesinin ana ağız gruplarından biri olan Doğu Grubu ağızlarında yaygın şekilde kullanıldığı bilinmektedir. Bununla birlikte bu ağızlarda kullanılan alıntı sözcükler, Türkçenin ses yapısına uygun şekilde telaffuz edilirken bazı fonetik değişimlere de uğramaktadır. İşte bu çalışmada, alıntı sözcüklerde meydana gelen yaygın fonetik hadiselerden birisi olan ve bir sözcük içerisindeki komşu veya uzak ünsüzlerin yer değiştirmesi şeklinde tanımlanan ünsüz göçüşmelerinin Doğu Grubu ağızlarında karşılaşılan alıntı sözcüklerdeki görünümü ele alınacaktır. Ayrıca çalışmada değerlendirilecek olan alıntı sözcükler, Doğu Grubu ağızlarıyla ilgili bilimsel kaynaklardan tespit edilerek alındığı kaynaktaki orijinal biçimiyle verilecektir.
- MakaleAçık Erişim2023Determination of Radioactivity Levels in Soil Samples of Recep Tayyip Erdogan University Campus in Rize Province
Baltaş, Hasan; Esra, Yilmaz Bayrak
Recep Tayyip Erdogan University Zihni Derin Campus, situated at the Eastern Black Sea Region of Turkey, in the province of Rize, was established on a land area of approximately 3.254.430.28 m². It was found that tea, which was thought to be affected by radiation after the nuclear accident at the Chernobyl Nuclear Power Plant, was buried in sacks in this area, which was used as a tea factory before. Therefore, it is crucial to determine the radiation levels in the campus area. In this study, the quantities of artificial (137Cs), and natural (226Ra, 232Th, and 40K) radionuclides, were assessed using a high purity germanium detector (HPGe) in 15 soil samples collected from the Zihni Derin Campus of Recep Tayyip Erdogan University in Rize. For 226Ra, 232Th, 40K and 137Cs the activity values of soil samples varied from 43.78 to 62.58, 29.85 to 41.61, 132.48 to 346.44 and 3.90 to 202.94 Bq kg-1, respectively. Upon comparison with the average global values provided by the UNSCEAR (2000), it was observed that the mean activity values for 226Ra and 232Th in the soil samples were higher. Conversely, the average activity concentrations for 40K and 137Cs were found to be lower than the world average values reported by UNSCEAR (2000). Furthermore, radiological hazard indexes were calculated and compared with internationally acceptable values. This research demonstrates that there are no health concerns for individuals exposed to the soil samples in the study area.
- MakaleAçık Erişim2023Sûfî Bir Şairde Ölüm Telakkisi: Hanyalı Nûrî Osmân Dîvânı’ndaki Tarih Manzumelerinde “Ölüm”
Yalçın, Dilek
Osmanlı Şiiri içtimaî hayatın genelini ihtiva eder. Doğumdan ölüme, düğünden bayrama, sünnetten fetihlere kadar içtimaî hayatın bütün mevzuları Osmanlı şirinde ele alınmış; estetik bir üslupla ifade edilmiştir. Osmanlı şirinde gündelik yaşamla ilgili bazı hadiseleri ele almak gelenek hâline gelmiş hatta bu hadiseler etrafında müstakil edebî türler teşekkül etmiştir. Bunlardan birisi de yaratılış felsefesini, özlemi, yası, dünya ve ahiret telakkilerini, korkuları ya da övgüleri ihata eden ölümdür. Hayatın kaçınılmaz sonu olarak ölüm; Osmanlı şiirinde gerek müstakil gerekse diğer edebî türler içinde defalarca ele alınmıştır. Ölüm konusunu ele alan en yaygın türler; tarih manzumeleri ve mersiyelerdir. Divanındaki tarih manzumelerinde ölüm hadisesine geniş ölçüde yer veren şairlerden birisi de Hanyalı Nûrî Osmân’dır. Şairin tarih manzumelerindeki en önemli hususiyetler; ölümle ilgili zengin bir söz varlığını ihtiva etmesi, sayısının fazla olması, biyografik bilgileri içermesi, mersiye ve tezkirelerin muhteva özelliklerini yansıtması aynı zamanda yaratılış ile ilgili telakkileri beyan etmesidir. Ölüme düşürülen bu tarihlerdeki zengin kültürel doku ve söz varlığı, şairin sûfî ve tezkireci olmasından kaynaklanmaktadır. Çalışmamızda öncelikle Hanyalı Nûrî Osmân Dîvânı’ndaki ölüm hadisesine düşürülen tarihlerde ölüm söz varlığı tespit edilmiştir. Daha sonra ölüm söz varlığı ışığında muhteva; ölüm telakkisi, dünya ve ahirete bakış, sûfînin yası, övgü, dua ve temenniler başlıkları altında incelenmiştir. Bu başlıklar vasıtasıyla Hanyalı Nûrî Osmân Dîvânı’ndaki ölüm hadisesine düşürülen tarihlerde ortaya konulan ölüm algısı; ölüm bağlamında ele alınan dünya, ahiret, cennet, rahmet, şefaat mevzuları ve yaratılış felsefesi tespit edilmiştir.
















