Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Demir, Selim(9)
- Turan, Ibrahim(7)
- Aliyazicioglu, Yuksel(6)
- Bostan, Sedat(6)
- Demir, Sertaç Timur(6)
- Mentese, Ahmet(5)
- Aliyazicioglu, Rezzan(4)
- Ashyralyyev, Charyyar(4)
- Dokuz, Abdurrahman(4)
- Simsek, Cemaleddin(4)
- Sipahi, Ferkan(4)
- Somuncuoğlu, Seda Özsoy(4)
- Vural, Alaaddin(4)
- Yaman, Serap Ozer(4)
- Öztürk, S.(4)
- Adanur, S.(3)
- Akpinar, Ozlem(3)
- Aksakal, Vecihi(3)
- Albayrak, Cenk(3)
- Cengiz, Selim(3)
- Deger, Orhan(3)
- Eker, Çiğdem Saydam(3)
- Gümrük, Recep(3)
- Güzel, Melıh(3)
- Kandemir, Raif(3)
- Karahan, Selim(3)
- Karsli, Orhan(3)
- Kayhan, Mustafa(3)
- Kilinc, Kagan(3)
- Kiremitçi, Ferdi(3)
- Korucuk, Selçuk(3)
- Küçük, Murat(3)
- Kılıç, Taşkın(3)
- Maden, N.(3)
- Misir, Sema(3)
- Peker, Osman(3)
- Sirat, Abdulveli(3)
- Sukuroglu, Ebru Emine(3)
- Tatli, Yasemin(3)
- Tosunoğlu, Büşra(3)
Yayınlar
- MakaleYalnız künye2017The Effect of Flunixin Meglumine Administration after the Artificial Insemination on Pregnancy Rates in Cows
Paksoy, Zahid; Akar, Ibrahim
Flunixin meglumine is one of the most widely used non-steroidal anti-inflammatory agents in veterinary medicine. This drug is used on different days to prevent embryonic deaths and to increase pregnancy rates after insemination in cattle. The aim of this study was to evaluate the effect of flunixin meglumine administration on pregnancy rates at 14th day of post artificial insemination in cows. Holstein cows were used in the study (n=60). Animals were inseminated in natural oestrus and randomly divided into two groups after insemination. The first group (n=30) was administered 2 ml of saline postinsemination on the 14th day and this group constituted the control group. To the second group (n=30) was given flunixin meglumine at the dose of 2.2 mg / kg on the 14th day after insemination and this group constituted the treatment group. On the 45th day after insemination, animals were subjected to rectal examination and the pregnancy rates were determined. While 17 of 30 cows conceived in the control group, it was detected that 24 out of 30 cows treated with the flunixin meglumine was pregnant. This study showed that flunixin meglumine had a positive effect on pregnancy rates in cows. For this reason, it was concluded that flunixin meglumine administration after artificial insemination would be beneficial in maintaining the gestation.
- Derleme MakaleYalnız künye2017Social Justice, Equality and Social Work
Çoban Kaynak, Rabia
The level of development of societies can not be measured only by economic growth. The level of prosperity of a society is closely related to how social resources are distributed. The question of how resources are distributed in society is closely related to the concept of social justice. Social justice, social welfare is the safety of states. The progress of a society is possible if all people living in a society have equal opportunity to access resources and services. Social justice is the most important instrument of social work, a profession that puts human rights out of a rhetoric. This study will focus on the importance of human rights and social justice based social work practices.
AtıfTR Dizin22İncele - Derleme MakaleYalnız künye2017The Easiest Way to Promote Health: School Health
Sahinoz, Turgut; Şahinöz, Saime; Kıvanç, Aydın
The most important source of a country is human resources, not underground resources. If it is believed that the first and most important years of human life passes through the schools; it is understood that the most favorable period for protecting and promoting health is the school period. The purpose of this article is; In today's world where human health is getting worse every day, to draw attention to school health and to give a new perspective to school health by interpreting current data. Families and schools that give individuals a healthy lifestyle also provide an important opportunity to create a healthy society. Protecting the physical, mental and social health of individuals from the school age is the foundation of a happy and healthy society. Healthy school is an organization that is interested in the health of students, teachers, non-teacher staff, and anyone who interacts with the school. School health; is an integrated service that is comprehensive and cannot be carried out only by projects. For this reason, we believe that school health services must be carried out with the support from the primary health care institutions through the school health units to be established in the school and by trained school health officers employed at school are the most important steps that can be taken in the field of school health.
AtıfTR Dizin9İncele - Derleme MakaleYalnız künye2017E-Sağlık, İyi Uygulama Örneği; Hollanda
Kılıç, Taşkın
E-Sağlık; “sağlık hizmetlerinde bilişim ve iletişim teknolojilerinin kullanılarak hastalıkların önlenmesi, teşhis ve tedavi edilmesi, izlenmesi ve sağlığın yönetilmesi” olarak tanımlamıştır. Bu çalışmanın amacı son yıllarda uygulamaya konulan, e-Sağlık sisteminin teorik ve pratik boyutlarını ele almak ve dünyanın en iyi sağlık sistemlerinden birisine sahip olan Hollanda’da uygulanan “e-Sağlık sisteminin” iyi uygulama örneği (best practice) olarak incelemektir. Bu çalışmanın teorik kısmı; e-Sağlık konusunda hazırlanan Dünya Sağlık Örgütü, Hollanda Sağlık Bakanlığı Raporları ve yapılan akademik çalışmalar incelenerek, saha araştırması ise; 5-12 Haziran 2016 tarihleri arasında e-Sağlık konusunda öncü ülkelerden biri olan Hollanda’ya gidilip e-Sağlık konusunda uzman olan Sağlık Bakanlığı yetkilileri ve özel sağlık kurumları ile yapılan mülakatlar baz alınarak hazırlanmıştır. Araştırma sonucunda Hollanda’da e-Sağlık sisteminin “cildiye, göz ve mental hastalıklar kliniği ve evde sağlık bakımında aktif olarak kullanıldığı, sistemi kullanan kliniklerde hastaların büyük bir çoğunluğunun birinci basamakta tutulduğu görülmüştür. Bu sayede sağlık harcamalarında %50’ye varan oranlarda tasarruflar sağlanıp hasta bekleme süreleri azalmış ve hizmete ulaşım kolaylaşmıştır.
AtıfTR Dizin30İncele - Derleme MakaleYalnız künye2017Micronutrient malnutrition in nutritional support? or enrichment?
Aykut, Memnune Kabakuş
Today, health problems related to nutrition have a great deal. Regulation of individual nutrition programs, nutrient enrichment, vitamin-mineral supplements and health improvement and disease control to prevent nutritional problems are important public health strategies. In order to select the most suitable method, it's necessary to identify the present health problem as well as knowing the addressed population. Serious health problems may arise in deficiencies of vitamin-mineral, known as micronutrients. In such cases, nutritional support comes to the fore if there is an individual deficiency; however, the use of food-fortification policy may be a correct step if there is a deficiency, and dependent disease-conditions, in the population at large. But it is important to know the upper intake levels well to avoid any toxicity
AtıfTR Dizin3İncele - MakaleYalnız künye2017Türkiye’de 2010-2016 Yıllarına İlişkin Yönetim Muhasebesi Alanında Yapılan Çalışmaların Değerlendirilmesi
Tosunoğlu, Büşra; Cengiz, Selim
Son yıllarda yaşanan gelişmeler sonucunda gerek akademisyenler gerekse uygulayıcılar açısından yönetim muhasebesine verilen önem giderek artmaktadır. Bu doğrultuda çalışmanın amacı Türkiye’deki yönetim muhasebesi alanında yapılan çalışmaların genel profilinin değerlendirilmesini içermektedir. Bu kapsamda 2010-2016 yılları itibariyle Türkiye’de muhasebe alanında en fazla makalenin yer aldığı MUFAD, MÖDAV, Mali Çözüm, Muhasebe ve Denetime Bakış ve Muhasebe ve Vergi Uygulamaları dergilerinde yayınlanan yönetim muhasebesiyle ilgili 118 makale incelenmiştir. İnceleme sonuçlarına göre araştırmaların büyük çoğunluğu “maliyet yönetimi”, “maliyet muhasebesi” ve “performans ölçümü ve değerlendirme” konularını içermektedir. Ayrıca söz konusu çalışmalara bakıldığında büyük oranda firmalara odaklanıldığı, ikincil veri kaynağı tercih edildiği ve genellikle örnek olay çalışması yönteminin kullanıldığı tespit edilmiştir.
AtıfTR Dizin5İncele - MakaleYalnız künye2017Rusya’da Demokrasinin Bir Görünümü Olarak Ombudsmanlık Kurumu: Yapısal-Kurumsal ve İşlevsel Yönler Üzerine Bir Değerlendirme
Doğan, Kadir Caner; Kalkışım, Hasan Mahmut
Ombudsman, gerçekte kamu yönetiminin kötü yönetim uygulamalarına ve insanhakları ihlallerine karşı vatandaşları koruyan ve onları destekleyen bir şikayetmekanizmasıdır. Bu bakımdan, kamu yönetimi ile ilgili bir konuda haksızlığauğradığını düşünen bir vatandaş, ombudsmana sorunun çözümü için başvurudabulunabilmektedir. Ancak ombudsmanın kamu yönetimi açısından da faydalı yönleribulunmaktadır. Ombudsmanlık kurumu, kamu yönetiminin etkinlik ve verimliliğiniartırmaktadır. Kamu yönetimi ve vatandaş arasında bir arabulucudur. Ombudsman,özellikle İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra demokrasi, insan hakları ve hukuk devletianlayışının gelişimine bağlı bir biçimde tüm dünya boyunca yayılımını sürüdüren birdemokrasi projesi haline gelmiştir. Bu çalışma, Avrupa’da ombudsmanlık kurumunabir örnek olarak Rusya Federasyonu üzerine bir analize dayanmaktadır. Nitekimçalışmada Rusya Ombudsmanı, yapısal-kurumsal ve işlevsel yönleri ile açıklanarak,ombudsmanın Rusya kamu yönetimi ve demokrasisi üzerindeki yerinin belirlenmesiamaç edinilmektedir. Bunun için son bölümde Rusya Ombudsmanı ve demokrasiarasında bağlantı kuran açıklamalara ve değerlendirmelere yer verilmiştir. Çalışmadayöntem olarak İngilizce ve Türkçe çeşitli bilimsel ve objektif kaynaklardan yolaçıkılarak betimsel bir analiz yapılması tercih edilmiştir.
AtıfTR Dizin1İncele - DerlemeYalnız künye2017Necmettin Aygün, “Karadeniz’den Osmanlı Ekonomisine Bakış, I. ve II. Cilt”, Ankara: Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası, 2016. I. cilt 464 sayfa; II. cilt 460 sayfa.
Yilmaz, Ozgur
-
- MakaleAçık Erişim2017Public Hospital Union Construction and Changing Patient Rights Board Effects on Board Decisions
Bostan, Sedat
The concept of patient rights, 1980s went into the literature, developed in 1990, and began to be implemented in health institutions in the 2000s. Thus, a legal infrastructure has gained, institutionalized in 2010 years. The purpose of this study is to investigate patient rights violations through the decisions of the patient rights board, taking into account the change in board structure and public hospital union structuring. The survey was conducted on board decisions taken in 2012- 2015. The data were processed with cross-table technique and the difference between the years was tried to be monitored by Pearson Chi-square test. Public hospital union structure has reduced written complaints of patients and strengthened on-site solutions. When the causes of patient com- plaints are examined, half is concerned with the right to benefit from the service, and issues of re- spect, medical care and information are at the forefront. Approximately half of the complaints are consisted of physicians and one in ten nurses. Significant reductions have been observed in com- plaints of medical secretaries, cleaners, security personnel and administrative staff when there has been a significant increase in complaints of dentists in the last year. According to findings; the in- tegration of patient rights boards within the health directorates and the change of member struc- ture contributed to making decisions more professionally and objectively. As a result, patient privacy violations that have been acknowledged by the system and the patients, is destroying human val- ues. Lack of patient information reduces treatment effectiveness. Health worker's seizure-prone work are increasing their exhaustion and triggers insecurity in medical care. Health administrators and educators should be very interested in these issues.
AtıfOpenAlex1TR Dizin4İncele - MakaleAçık Erişim2017A Research on the Relationship Between Performance and Medicine Styles
Bostan, Sedat
Objective: The behavior and approach of doctors have always been important. In theliterature, these behavior styles are often described through doctor-patient relationship. The aim ofthis study is to go beyond this limitation and to determine practice styles and discover the relationship between these styles and performance. A new model of the style of practice developmentprocess is proposed. Material and Methods: The practice style and performance scale developed bythe author was used. Scales are applied to specialist physicians, a validity of the scale and discoveryof the scales is provided with exploratory factor analysis. The relationship between practice stylesand performance is analyzed with correlation and regression. Results: The exploratory factor analysis results shows that the scale items are collected in five dimensions after varimax rotation. Thesedimensions explain 60,7% of the cumulative variance. Barletta's test was significant (chi-square =682.945, P <.001) and the KMO value achieved (0.684) provide evidence that data is suitable for factor analysis.The factor loads of the material loaded to resulting factors ranged from 0.420 to 0.917.These values are within acceptable limits. According to the study findings, four types of practicehave been described. A positive correlation has been identified between performance and numerical and patient-friendly styles. It was not found any relationship between performance and idealistic and conservative medicine styles. Conclusion: An analysis of medicine styles will contributeto medicine services, evaluation of the performance of the health care business and patient satisfaction.
AtıfOpenAlex1İncele - MakaleYalnız künye2017The Sociology of Escaping from the City and Going far away in the Modern Culture
Demir, Sertaç Timur
This article focuses on the nature that has turned into a kind of salvation recipe in recent years through bodily, temporal and spatial experiences. The modern individual who once desired urban-style life now gets bored of it and embarks on new quests. Today the centre of the orientation is nature. In this sense, it is high time to debate the story of returning that take places on distant geographies because the expectations of those who migrated to big cities with dreams have been tested, then they had disappointments and once left villages started to be missed again after years. In this context, the nature and province as the place of past and memory are conceived as untouched and intact and as an absolute antithesis of the city. The main question that rises here is whether or not the virgin and purified nature is excluded by the modern society figuration that centralises the urbanisation. In other words, is escaping to the nature or returning the province a permanent solution or temporary solace? All these ambivalent questions constitute the framework of this study.
AtıfTR Dizin5İncele - MakaleYalnız künye2017Issues experienced in provision of emergency services in pre-hospitalization period in turkey
Bostan, Sedat; Ünal, Cihan
Objectives: The present study was conducted to determine issues experienced during provision of emergency health services before hospitalization of patients and to suggest solution for hospital administrations and practitioners for eliminating relevant bottlenecks. Methods: Whereas the study covered 459 health service personnel at the emergency service in Trabzon City, Turkey in 2016, a Likert-type survey method was harnessed as a data collection tool whose reliability and validity were tested. Collected study data were analyzed for their frequency and significance test. Results: Based on the obtained findings, it was determined that emergency health services have been strengthened in terms of infrastructure, preparedness for cases and human resources and organizational structure. However, substantial issues were observed with the accessing and intervention process to cases reported considered as external factors. Conclusion: These issues could mainly be classified under two groups: the first is reflection of limitations introduced by the established buildings, roads and other infrastructure and the influence of economic opportunities on social organization and development on emergency service intervention processes; and this contributes into our case with inadequate structural features of buildings, stairs, elevators, roads, gates. The second is the issue related with social education, culture and mentality. Reflections of the second group issues could be observed in false and malicious calls made to emergency service, violation of right of way assigned to ambulances, adverse attitudes of relatives of patients and verbal attack aiming at emergency service personnel Likewise all over the world, emergency health services are the most inseparable element of health services, which requires race with time. Numerous studies have revealed that intervention made in the first five minutes, half-an-hour and in the first hour after experiencing an accident, acute disease or trauma is vitally important in terms of saving lives or preventing disability. Along the program of transition in health services applied in Turkey, emergency health services have been reorganized. This reorganization has both strengthened infrastructure of emergency health services and advanced its efficiency and agility. Nevertheless, there are various issues with the operation of the service and especially with having access, intervention to cases and in logistic phases of the process. The present study was conducted to determine the issues experienced during the provision of emergency health services in the pre-hospitalization period and to assist administrations and practitioners in terms of determining problems and making suggestions for resolution of these problems. Emergency health service given before hospitalization is a service branch which requires highly intensive and stressful work load (Duran et al., 2012: 144). Additionally, emergency health crews might face difficulties during intervention into the reported cases. It is commonly known that emergency crew members would encounter difficulties in having access to case locations while they are providing emergency health services in traffic environment because of other drivers’ ignorance of traffic rules or of traffic jam (Karakuş et al., 2014). 112 stations are required to be located in proximity of city center in order to intervene in cases immediately (Handerson & Mason, 2004). Another difficulty encountered in accessing cases especially with services provided to countryside is reported as improper width of roads in rural areas and poor traffic signage. Moreover, limited free space around the residential areas in urban areas makes access of ambulance units difficult; and living and passage areas in buildings non-conforming to the standards obstructs accessing patients (Uskun et al., 2007). Based on all of these characteristics and issues that could be encountered during performance of this duty, it is possible to conclude that provision of emergency health services has a quality which challenges human nature. Especially anxiety and other psychological problems could be observed with emergency health service personnel (Annagür, 2010). This finding suggests that emergency health service personnel might need psychological support. In the preliminary study, development phases of emergency health services in Turkey were introduced briefly; and issues laid by former studies were tried to be determined. In the present study, it was aimed to determine issues experienced at application level; to review the relevant literature and to make suggestions to administrations for resolution of revealed problems so as to make a contribution to the subject. Methods As the study was planned for March 2016; necessary initiatives were taken with the City Health Directorate and City Governorship for implementation of the survey study structured in five-point Likert style, a qualitative research method. Finally, the ultimate survey form was prepared under the title of “The Survey Form for Determining Issues Related with the Emergency Health Services in the Pre-Hospitalization Period” applied on voluntary basis to the emergency health personnel and their administrations on duty at the Branch Directorship, the Command and Control Center and 30 different ASHİ units in Trabzon City in the period of June and July 2016. Finally, 459 valid survey forms were collected. For reliability analysis of the scale, Cronbach's Alpha coefficient was estimated at 0.84 which suggests that the proposed survey could be considered as reliable. The KMO value was estimated at 0.881. Additionally, the Barlett sphericality test was employed for evaluation of significance of correlation among items; and significance was determined as 0.000 (Approx. Chi-Square: 4237.924/ df: 496/ sig: 0.000). In order to assess dimensions of items, “Direct Oblimin” rotation operation was executed by the “Principal Components” meth
AtıfTR Dizin2İncele - MakaleAçık Erişim2017Scopus SJRQ4Mide Kanserli Olguların Geriye Dönük İncelenmesi
Eken, Hüseyin; Pülat, Hüseyin; Çağlar, Kazım; Eroğlu, Hasan; Zihni, Ismail; Karaköse, Oktay
Amaç: Mide kanseri Avrupa’da kadınlarda ve erkeklerde görülme sıklığıaçısından beşinci sırada yer almaktadır. Erkek kadın oranı ise 1.6:1 olarakbelirlenmiştir. Mide kanseri, kansere bağlı ölümlerde ülkemizde erkeklerdeikinci, kadınlarda ise üçüncü sırada yer almaktadır. Mide kanserinin prognozugenellikle kötüdür. Bunun sebebi de tanıda gecikme ve tanı konan olgularınileri evrede olmasıdır.Gereç ve Yöntemler: Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi GenelCerrahi Anabilim Dalı 1995 -2009 yılları arasında mide kanseri tanısı ilecerrahi işlem yapılan 204 olgu geriye dönük olarak incelendi. Bu olgulardan131’ine küratif cerrahi rezeksiyon yapıldığı belirlendi. Olguların %80’i lokalileri evre olgulardı (evre IIIa, IIIb ve IV). Olguların yaş, cinsiyet, başvurusemptomları, tümör lokalizasyonu, T, N, M, evre, tümör diferansiyasyonu,histolojik tipleri, tümör çapı, vasküler ve perinöral invazyon varlığı, yapılancerrahi işlem, rezeksiyon tipi, diseksiyon tipi, diseke edilen toplam lenf nodusayısı, metastatik lenf nodu varlığı, metastatik lenf nodu sayısı ve toplam lenfnodu sayısına oranı, komplikasyonlar, cerrahi mortalite, adjuvan kemoterapi,adjuvan radyoterapi ve diğer adjuvan tedavileri ve sağkalım süreleribelirlendi. Bu verilerin sağkalım üzerine etkileri lojistik regresyon analizi iledeğerlendirildi. Sağkalım açısından 3 ve 5 yıllık sağkalım eğrileri Kaplan-Meieryöntemiyle çıkarıldıBulgular: Küratif rezeksiyon ve diseksiyon yapılan 131 olguda morbidite%15.2, mortalite ise %7.6 idi. Evre ve metastatik lenf nodlarının toplam lenfnodu sayısına oranı sağkalım üzerinde en önemli faktörler olarak bulundu(p<0.05). Evrelere göre sağkalımda 5 yıllık sağkalım oranlarının evre Ia için%79.1, Ib için %78.3, II için %61.8, IIIa için %46, IIIb için %24.8 ve IV için %25.8olduğu görüldü.Sonuç: Sonuç olarak olgularımızın çoğunun lokal ileri evre olgular olmasınakarşın yapılan radikal cerrahi işlemlerden fayda gördüğü ve sağkalımoranlarının bu anlamda olumlu olduğunu söylemek mümkündür.
- MakaleYalnız künye2017Zeminlerin emniyetli taşıma kapasitesinin belirlenmesinde oturma miktarının önemi
Cinoğlu, Aslıhan; Gacener, Elif; Alemdag, Selcuk
Bu çalışmada Gümüşhane İli sınırları içerisinde bulunan Tamzı ve Akçakale Köylerinde yüzeylenen zeminlerde optimum bir temel tasarımı için izin verilebilir oturma koşullarını sağlayan emniyetli taşıma kapasitelerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Zeminlerin jeoteknik özelliklerinin belirlenmesi için, her bir alanda üçer adet araştırma çukuru açtırılmış olup, bu alanlarda ikişer adet sismik kırılma ile yüzey dalgalarının çok kanallı analizi (MASW) yöntemleriuygulanmıştır. Araştırma çukurlarından alınan örselenmiş ve örselenmemiş örneklerde elek analizi, kesme kutusudeneyi, üç eksenli sıkışma deneyleri yapılmıştır. Uygulanan sismik kırılma ve MASW yöntemleri ile zeminlere aitsismik hızlar belirlenmiştir. Emniyetli taşıma kapasitesinin belirlenmesinde Terzaghi, Meyerhof, Kurtuluş, Tezcan veÖzdemir, Türker ve Keçeli tarafından önerilen eşitlikler kullanılarak elde edilen emniyetli taşıma kapasitesi değerlerikarşılaştırılmıştır. Daha sonra her iki zemin sonlu elemanlar yöntemi ile modellenerek izin verilebilir oturma koşullarında emniyetli taşıma kapasiteleri belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, ampirik eşitliklerden elde edilen emniyetlitaşıma kapasitesi değerlerinin optimum bir temel tasarımı için uygun olmadığı, optimum tasarım için killi zeminde (CL)emniyetli taşıma kapasitesinin 190 kN/m2, killi kum (SC) da ise 485 kN/m2 olarak alınması gerektiği belirlenmiştir.
- MakaleYalnız künye2017Scopus SJRQ3Validity And Reliability Of The Turkish Version Of Constipation Assessment Scale In Nursing Students
Doğan, Melike Demir; Aktuğ, Cemile
Aim: Constipation is a common symptom for many patients and constipation assessment scales used by the nurses providing care take a long time to apply. Assessment of constipation is important to improve its management. Therefore, our study aimed to determine the validity and reliability of the Turkish version of The Constipation Assessment Scale. Methods: The Constipation Assessment Scale was translated into Turkish and was administered to a sample of 140 participants after the validation of cultural adaptation. The test–retest method was used to assess the scale’s stability over time. Internal consistency reliability was evaluated with Cronbach’s alpha coefficients. Results: The Constipation Assessment Scale’s structural validity was determined with confirmatory factor analysis and exploratory factor analysis was used to examine dimensionality. The test-retest reliability showed almost perfect agreement, with an ICC of 0.744 (p<0.001) for the total score of the Turkish version of the Constipation Assessment Scale. The internal consistency of the Turkish version of the Constipation Assessment Scale was good (Cronbach’s alpha = 0.784). Conclusion: The linguistic and psychometric evaluation demonstrated the validity of the Turkish version of Constipation Assessment Scale. It is consisting of eight items and providing easy use. So that nurses can assess constipation in less time.
AtıfTR Dizin1İncele - Proje2017Fotovoltaik Sistemlerde Yakınsama Hızı Yüksek ve Parçalı Gölgelenme Durumunda Maksimum Güç Noktası Takibi Yapabilen (Global MGNİ) Yeni Bir Algoritmanın Geliştirilmesi
Basoglu, Mustafa Engin
Bu proje önerisinde fotovoltaik sistemlerde kullanılmak üzere yeni bir maksimum güç noktası (MGN) izleme (MGNI) algoritması sunulmustur. Önerilen bu proje ile parçalı gölgelenme durumunda global MGNI yapabilen, yakınsama hızı yüksek, sistem parametre gereksinimi düsük, minimum algılayıcılı ve enerji takip verimliligi yüksek bir algoritmanın gelistirilmesi amaçlanmıstır. FV paneller dogrusal olmayan DA enerji üretirler. FV panel gerilim-güç (V-P) karakteristigi, FV panel yüzeyinin aldıgı günes ısınımına baglı olarak degisir. Düzgün dagılımlı ısınım durumunda V-P karakteristigi üzerinde bir adet MGN vardır. Klasik algoritmalar ile bu MGN kolaylıkla izlenebilir. Eger FV yüzeyin tamamı aynı günes ısınımına maruz kalmamıssa parçalı gölgelenme olusur ve V-P karakteristigi üzerinde ısınım seviyesine göre birkaç MGN olusur ve MGNI zorlasır. Bu nedenle parçalı gölgelenme durumunda global MGNI saglayan yeni bir yaklasım sunulmustur. Önerilen bu yeni yaklasım FV panel gerilim-akım (V-I) ve V-P karakteristiklerinin ayrıntılı bir sekilde incelemesi sonucu elde edilmistir. Önerilen algoritma sabit gerilim yöntemi ve degistir gözle (DG) algoritması gibi klasik yaklasımları içermektedir. Ayrıca düzgün dagılımlı ısınım durumu ve parçalı gölgelenme durumu için iki farklı algoritma tasarlanmıstır. Eger FV panel esit ısınıma maruz kalmıssa, sabit gerilim yöntemi veya tablo yöntemi kullanılacaktır. Tablo yönteminde ?Qartıs parametresi ve bu parametrenin belirlenmesi öne çıkan yenilikleri olusturmaktadır. ?Qartıs parametresi FV panelin farklı ısınımlardaki V-I karakteristigine dayalı olarak belirlenmistir. Bu parametreyi belirleyen temel degisken MGN akımının kısa devre akımına oranıdır (kkd). Eger FV panel yüzeyi esit miktarda ısınım almıyorsa farklı bir algoritma çalısacaktır. Burada parçalı gölgelenmenin olusup olusmadıgı FV sistemde yer alan serbest geçis diyotlarının gerilimlerinin degerine göre belirlenir. Parçalı gölgelenme tespit edildiginde serbest geçis diyotu sayısına baglı olarak d1, d2,.....dn doluluk oranları DA-DA dönüstürücüye uygulanır ve FV akım ve gerilimi ölçülerek güç hesaplanır. Daha sonra en yüksek gücün elde edildigi doluluk oranı baslangıç doluluk oranı olarak atanır. Bu proje sayesinde gelistirilecek MGNI algoritmasının FV sistemlerde kullanılan güç dönüstürücüleri için önemli bir alternatif olması hedeflenmektedir. Bu projeyle birlikte tasarlanacak MGNI algoritmasının ticari evirici ve DA-DA dönüstürücülere uygulanabilirliginin arastırılması için yeni bir proje önerisi için temel çalısmanın tamamlanması amaçlanmaktadır. Bu projenin tamamlanması ile FV enerji sistemlerde kullanılan donanımlarda yerli tasarımların payı artmıs olacaktır. Ayrıca rekabetin saglanmasıyla ithal donanım maliyetlerinin azaltılacaktır.
- Proje2017Granitoidlere (Gümüşhane, Kd Türkiye) Bağlı Gelişen Skarn Cevherleşmelerinin Jeolojisi, Jeokimyası Ve Jeokronolojisinin Araştırılması
Saydam Eker, Çiğdem; Kaygusuz, Abdullah; Vural, Alaaddin; Sipahi, Ferkan
Kopuz Fe ve Karadağ Fe-Cu skarn cevherleşmeleri Gümüşhane'nin (KD Türkiye) kuzeybatısında bulunmaktadır. Kopuz ve Karadağ (Torul, Gümüşhane) çevresinde granitoyid, tortul ve volkanik kayaçlar yer almaktadır. Kopuz Granitoyidi 79.9 My, Karadağ Granitoyidi 44 My yaşlı olarak belirlenmiştir. Kopuz?da kireçtaşı ile volkanitlere 79.9 My yaşlı granitoyidin sokulumu ile dokanak metamorfizması ve skarn zonu gelişmiştir. Kopuz Fe skarn cevherleşmesine sebep olan granitoyid yüksek K?lu kalk-alkali karakterde ve metalimünyum özellikte olup yay granitlerine benzerlik göstermektedir. Granodiyoritten kireçtaşına doğru endo- ve ekzoskarn zonları gelişmiştir. Skarn zonunda piroksen, granat, biyotit-flogopit, amfibol, epidot, kuvars, kalsit ve aktinolit mineralleri oluşmuştur. Skarn zonunda piroksen türü diyopsitik hedenberjit ve diyopsit, granat türü andradit ile grossular andradittir. Kopuz Fe skarn cevherleşmesinde cevher minerallerinin parajenezi manyetit, pirit ve hematit şeklinde belirlenmiştir. Karadağ?da 44 My yaşlı granitoyidlerin Geç Kretase yaşlı kireçtaşı ve volkanitlere sokulumu sonucu skarn cevherleşmesi oluşmuştur. Karadağ Fe-Cu skarn cevherleşmesine sebep olan granitoyid yüksek-orta K?lu kalk-alkali karakterde olup kuvars monzonit, granodiyorit ve kuvars porfirler peralimünyum; diyoritler metalimünyum özellikte ve genelikle yay granitlerine benzerlik göstermektedir. Karadağ Fe-Cu skarn cevherleşmesinin ekzoskarn zonundaki skarn mineralleri piroksen, granat, epidot, kuvars ve kalsittir. Karadağ Fe-Cu skarn cevherleşmesinde piroksenler diyopsit olup çok az hedenberjit, vollastonit veya johansinit bileşiminde, granatlar ise andradit ile grossular andradittir. Cevher minerallerinin parajenezi manyetit, pirit, hematit ve kalkopiritten oluşmaktadır. Kopuz Fe skarn cevherleşmesindeki granitoyidlerdeki apatit ve zirkon termometre hesaplamalarında yerleşim sıcaklığı 758-907 ºC arasındadır. Kopuz Fe skarn cevherleşmesinin ekzoskarn zonunda andradit-diyopsit çiftinin mineral kimyasından 344-434 oC arasında sıcaklık değerleri belirlenmiştir. Karadağ Fe-Cu skarn cevherleşmesi çevresindeki granitoyidlerde apatit ve zirkon termometresi yerleşim sıcaklığı 668-1021 ºC arasında hesaplanmıştır. Karadağ Fe-Cu skarn cevherleşmesinde ekzoskarn zonunda andradit-hedenberjitik diyopsit ve grossular andradit-diyopsit çiftinin mineral kimyasından 412- 503 oC arasında sıcaklık değerleri belirlenmiştir. Kopuz Fe ve Karadağ Fe-Cu skarn cevherleşmelerinde ekzoskarn zonu kuvars ve kalsit mineralleri sıvı kapanımları birincil ve Tip I kapanımlardır. Kopuz?da homojenleşme sıcaklığı 224-349 °C ve tuzluluk % 4.18 (NaCl eşdeğeri tuzluluk); Karadağ?da ise sırasıyla 175-430 oC ve % 0.2-14.8 (NaCl eşdeğeri tuzluluk) arasında belirlenmiştir. Sıvı kapanım verileri skarn kökeni desteklemekle birlikte nispeten farklı iki sıvının izotermal karışımı ile soğumanın mineral çökeliminde etkili olduğunu belirtmektedir. Kopuz Fe ve Karadağ Fe-Cu skarn cevherleşmelerinde piritin manyetit ve hematitle birlikte az miktarda olması, Kopuz Fe skarn cevherleşmesindeki piritin S-izotop değerinin dar bir aralıkta değişmesi ve magmatik kaynağı göstermesi her iki cevherleşmeyi oluşturan sıvıların başlangıçta kükürt içeriğini desteklemekte olup düşük ?S ve yüksek ?O2 ortam şartlarında oluştuğunu belirtmektedir. Kopuz Fe skarn cevherleşmesinde skarn mineralleri olarak diyopsitik hedenberjit ve diyopsit, andradit ve grossular andradit, epidot, bol manyetit, hematit ve çok az piritin olması; Karadağ Fe-Cu skarn cevherleşmesinde ise diyopsit, andradit ve grossular andradit, epidotun, manyetit ve hematitce zengin, çok az kalkopirit ve piritin varlığı; sıcaklıkların 200-500oC arasında olması; her iki cevherleşmeyi oluşturduğu düşünülen sıvıların tuzluluğunun magmatik sıvıları belirtmesi; oksijen ve karbon izotop verilerinin magmatik kökeni desteklemesi, cevherleşmelerin magmatik yayda, başlangıçta kükürtlü daha sonra oksitli şartların egemen olduğu sığ sokulum oluşumunu işaret etmektedir.
- MakaleYalnız künye2017E-Mental Sağlık, İyi Uygulama Örneği, Hollanda
Kılıç, Taşkın; Ünver, Gamze; Mizrak, Sefa
Amaç: Sağlık bakım hizmetlerinin bilgi ve iletişim teknolojileri kullanılarak sunulması e-Sağlık olarak tanımlanmaktadır. e-Sağlık, tele-tıp, elektronik hasta kayıtları, mobil sağlık (m-Sağlık) ve e-öğrenme gibi uygulamaları kapsamaktadır. e-Mental sağlık ile mental rahatsızlığı bulunan bireyler hastalıkları hakkında bilgilendirilir ve tedavi edilir. Bu çalışmanın amacı, Dünya'nın en iyi sağlık sistemlerinden birisine sahip olan Hollanda'da uygulanan e-Mental sağlık sistemini, iyi uygulama örneği olarak incelemektir. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmanın teorik kısmını, Dünya Sağlık Örgütü tarafından e-Sağlık hakkında hazırlanan raporlar ve akademik çalışmalar oluşturmaktadır. Çalışmanın saha araştırması, 5-12 Haziran 2016 tarihleri arasında Hollanda'ya gidilerek, e-Mental sağlık alanında uzmanlar (akademisyenler, teknoloji şirketleri, sağlık yöneticileri vb.) ile yapılan mülakatlar temel alınarak hazırlanmıştır. Mülakatlar İngilizce olarak yapılmıştır ve yazılı olarak kaydedilmiştir. Bulgular: Uzmanlara göre e-Mental sağlık Hollanda'da yaygın, verimli ve etkili olarak uygulanmaktadır. Böylece, mental hastalığı bulunan bireyler toplum tarafından damgalanmaya maruz kalmadan tedavi olabilmektedir. e-Mental sağlık uygulamaları ile yapılan teşhis ve tedavi yöntemleri, hastane ve klinik ortamında yapılan yüz yüze tedaviye göre daha ekonomiktir. Bu uygulamalar tedavinin sürdürülebilirliğini olumlu etkilemektedir ve personelin daha verimli çalışmasını sağlamaktadır. Sonuçlar: Sonuç olarak, e-Mental sağlık uygulamaları, daha ekonomiktir ve toplumsal yönden daha faydalıdır. Bu uygulamalar insan kaynaklarının kullanımı açısından daha verimli ve etkilidir ve hastalar bu uygulamalardan memnundurlar.
AtıfTR Dizin1İncele - MakaleYalnız künye2017Halkla ilişkiler algısı ve marka itibarı arasındaki ilişkinin yapısal
Diker, Ersin; Koçyiğit, Murat
Günümüzün hızla değişen ve farklılaşan rekabet ortamında markalar için halkla ilişkiler algısı ve marka itibarı en önemli bütünleşik pazarlama iletişimi unsurları arasında yer almaktadır. Markalar, tüketicilerin zihninde yer alan olumlu halkla ilişkiler algıları ile marka itibarlarına katkı sağlayabilmektedirler. Markalar açısından, pazar payını ve kar düzeylerini gösteren geleneksel performans göstergelerinin yanında, günümüzde stratejik iletişim faaliyetleri aracılığıyla geliştirilen itibar kavramı da önem arz etmektedir. Bu doğrultuda çalışmanın amacı; markaların halkla ilişkiler uygulamalarının oluşturduğu algı ile marka itibarı arasındaki ilişkiyi analiz etmektedir. Bu bağlamda, Yapısal Eşitlik Modeli (YEM) aracılığıyla halkla ilişkiler algısı ile marka itibarı arasındaki ilişkiyi tespit etmeye yönelik olarak literatüre dayalı kavramsal bir model oluşturulmuştur. Bu amaç ve model doğrultusunda araştırma, akıllı telefon markası kullanıcılarına kolayda örnekleme yöntemi ile anket aracılığıyla Konya ilinde toplanan veriler kapsamında gerçekleştirilmiştir. Ayrıca araştırmanın analizinde Yapısal Eşitlik Modeli uygulamaları, açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi ile frekans analizi kullanılmıştır. Araştırma neticesinde, kavramsal olarak ortaya konan modelin uyum iyiliği indekslerinin kabul edilebilir düzeyde olduğu tespit edilmiş olup ayrıca halkla ilişkiler algısının, marka itibarı üzerinde doğrudan ve anlamlı etkileri bulunmaktadır hipotezi desteklenmiştir
AtıfTR Dizin6İncele - MakaleYalnız künye2017Social media usage in the context of dialogical public relations: a research on the top 100 companies in turkey
Güllüpunar, Hasan; Türkal, İhsan
New paradigm, emerging in the last phase of the public relations theory and practice is to develop and sustain mutual understanding, trust and support based on dialogical communication between organizations and their stakeholders. Social media tools which globally used by the masses present a dialogic and interactive medium to public relations. Social media tools constitute a platform which enable dialogic public relations to contribute considerably provided that organizations should adopt and use it as a strategic communication approach. This work seeks answers for the questions if organisations take advantage of dialogic public relations concept so as to communicate and build relationships with publics in social media tools and if so, to what extent they are able to achive it. In order to answer and explicate the questions, raised this work analysed social media tools, used by top 100 corporations, ranked by total sales in Turkey in terms of dialogic public relations concept. The findings, obtained through content analysis based upon dialogic public relations principles, introduced by Kent and Taylor (1998), suggest that the corporations do not utilize sufficiently the dialogic potential of social media tools. The causes of the case are discussed based on the ideas argued by various scholars
AtıfTR Dizin10İncele












