Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Ashyralyev, A(8)
- Malkowsky, E(8)
- Ashyralyyev, Charyyar(7)
- Yilmaz, Ozgur(7)
- Ozdes, Duygu(6)
- Cakir, Zafer(5)
- Doğru, Bülent(5)
- Duran, Celal(5)
- Kahraman, Yakup(5)
- Arslan, Mehmet(4)
- Ashyralyev, Allaberen(4)
- Ayaydin, Hasan(4)
- Karaman, Safa(4)
- Kayacier, Ahmed(4)
- Yildirim, Mustafa(4)
- Yildiz, Salih(4)
- Yüksel, Ferhat(4)
- Aksoy, Metin(3)
- Bertan, Münevver(3)
- Cengiz, Ekrem(3)
- Doğan, Kadir Caner(3)
- Kartopu, Saffet(3)
- Kurt, Kemal(3)
- Recepoğlu, Mürşit(3)
- Sipahi, Ferkan(3)
- Temizel, Irfan(3)
- Yildiz, Emel(3)
- Yildiz, Hilal(3)
- Adanur, Hakan(2)
- Akar, Bülent(2)
- Akaryali, Enver(2)
- Akpinar, A. Sefa(2)
- Akpinar, Adem(2)
- Akyüz, Ahmet Mutlu(2)
- Ar, Ilker Murat(2)
- Arslantunali, D.(2)
- Artan, Seyfettin(2)
- Aslan, Zafer(2)
- Aydin, Faruk(2)
- Baki, Birdoğan(2)
Yayınlar
- MakaleYalnız künye2014Köprü Ayakları Etrafındaki Koruyucu Kaplamanın Bilgisayar Destekli Tasarımı
Yildirim, M. Sinan; Yanmaz, A. Melih
Akarsu geçişli köprülerde, akım alanı içerisinde kalan köprü ayakları çevresinde gelişenyerel oyulmalar, köprü emniyetini olumsuz etkilemektedir. Özellikle mevcut köprülerde,taban oyulmalarını önlemek için yapılan düzenleme yapılarının nitelikli bir şekilde tasarımıve uygulanması ile köprülerde meydana gelen hasarların önüne geçmek mümkünolmaktadır. Bu çalışma kapsamında, köprü açıklığındaki oyulmalara karşı literatürde kabulgören kriterlere göre ayaklar etrafına yapılacak çeşitli kaplamaların tasarımı için VB.Netdilinde bir bilgisayar programı geliştirilmiştir. Programın uygulaması için Türkiyenin Rizeilinde yer alan mevcut bir köprü projesi ele alınmış; akım, taban malzemesi ve yapısalözellikler göz önünde tutularak köprü bölgesindeki olası yatak oyulmaları belirlenmiştir.Elde edilen değerler ışığında çeşitli koruma yapısı seçenekleri arasından yapısal, zemin,hidrolik ve ekonomi gibi etmenleri göz önünde bulunduran bir seçim kriteri yardımı ilekısmi harçlı riprapın anılan köprü projesi için uygulanabilirliği teyit edilmiştir.
- MakaleYalnız künye2014The relationship between serum lipid levels, high blood pressure and obesity in children
Kürtüncü, Meltem; Tanır, İbrahim Murat; Yigitbas, Cagla; Demirbag, Birsel Canan
Amaç: Bu çalışmanın amacı sağlıklı çocuklarda serum lipit, kolesterol ve obezite seviyesini tespit ederek, bunlar arasında ilişki olup olmadığını araştırmaktır. Yöntemler: Örneklem grubunu Nisan-Mayıs 2011 tarihleri arasında Zonguldakta Gelik ilköğretim okuluna devam eden, hekim tarafından tanı konulmuş kronik hastalığı ve sürekli kullandığı bir ilacı olmayan ve araştırmaya katılmayı kabul eden 103 öğrenci oluşturdu. Bulgular: Öğrencilerin yaşları ile VKİ (Vücut Kitle İndeksi) ortalamalarına bakıldığında; 13 yaşta VKİ ortalaması (21,03 ± 0,23), 14 yaşa göre (20,05 ± 0,20) daha yüksek olup bu farklılığın istatistiksel olarak anlamlı olduğu bulundu (p=0,002). Öğrencilerin boy, ağırlık, VKİ, tansiyon, AKŞ (Açlık Kan Şekeri), kolesterol, LDL (Low Density Lipoprotein), HDL (High Density Lipoprotein) seviyeleri arasındaki ilişkiye bakıldığında; boy-ağırlık (r=0,472; p<0,001); boy-tansiyon (r=0,432; p<0,001) ile boy-AKŞ (r=0,332; p=0,001) arasında pozitif yönde anlamlı ilişki görüldü. Sonuçlar: Sonuç olarak, çocukluk çağında yapılacak sağlık muayenelerinde kan basıncı, kolesterol, LDL, HDLnin izlenmesi yalnız obezite için değil; çocuklara yö- nelik beslenme alışkanlıklarındaki yanlışlık ve eksikliklerin erken teşhisinde de önemli olduğu kanısına varıldı.
- MakaleYalnız künye2014Structural Analysis of Forest Product Businesses in GümüşhaneProvince
Yaşar, Mehmet; Adanur, Hakan; Top, Yener; Oz, Mehmet
In total, 95% of all business enterprises established in Turkey are micro-scale, and this figureincreases to 98.6% in the forest products industry. Micro-scale enterprises are important in terms ofproduction, employment, and overcoming economic imbalances among regions. The forest productsindustry, which includes three subdivisions within the manufacturing sector, occupies an important placein the overall Turkish manufacturing sector. Thus, this study examined the structural characteristics offorest product enterprises in Gümüşhane Province. The research involved in-person interviews withpersonnel at 47 enterprises. The data revealed that the sawmill division was especially important withrespect to the use of local poplar logs. The sawmill and furniture divisions accounted for 28% of allenterprises and 26% of all employees in the manufacturing sector in Gümüşhane. We found that 57% ofenterprises had difficulty in finding working capital and 55% of enterprises experienced shortages oflabour. The average contribution of each forest products business to employment (2.55) was more thanthat of other manufacturers in Gümüşhane (2.27). The forest product businesses in Gümüşhane resembleother micro-scale enterprises located in other regions of Turkey in terms of their structural properties.
- MakaleYalnız künye2014The Relaionship Between Social Capital of Schools And Organizational Image Based On Perceptions of Teachers
Başar, Murat; Akan, Durdağı; Şahin, Cemil
The relationship between social capital and image of schools has been investigated in this study of scanning model. 441 teachers who are working in primary schools of Erzurum province participated to this study. The data obtained from the participants were analyzed using SPSS 19 software package. As a result of the principal component analysis, it has been found that social capital consists of share, satisfaction, integration, participation, and trust. Image capital consists of work environment, quality of management, financial stability, emotional appeal, quality of service, and social responsibility. In this research, t test, one-way analysis of variance (ANOVA), correlation and regression analysis were done. Alpha reliability value of social capital and image capital scales was found as .95 and KMO value as .96. It has been found that there was a strong relationship between social capital of school and organizational image. While sub-dimensions of social capital explained 73% of organizational image, sub-dimensions of organizational image explained 71% of social capital. It has been concluded that when social capital of schools becomes stronger, image of schools increases too
- MakaleYalnız künye2014In period of great saljuqids agriculture and livestock in khurasan
Pırlanta, İsmail
The trivet which was based on the important fundamentals of the economy was with trade agriculture and livestock in the Khurasan region as well as the towns of medieval Islam. This reality naturally continued along dominance of the Great Saljuqids Empire in the region. During this period Iktâ system came into force. İkta refers to both systematic cultivation and management of land that is an indispensable raw material of agriculture in Khurasan. Besides, Great Saljuqids rulers had protected irrigation channels which were built by the administrations before them on behalf of development of agriculture. They also had maintained this irrigation channels and in case of necessary they had opened new irrigation channels. As Saljuqids had attached importance to each type of trade including trading of agricultural and livestock products They had been built signal towers on trade routes and the deserts that are places where there are high probabilities of losing passengers' way in Khurasan. On the other hand, ponds and wells had been built especially on the trade routes passing through desert; mail stations, caravanserais, police stations had been established. Obtained agricultural and livestock products as a result of Activities within the framework of the ongoing positive effects of agriculture and livestock were exported to other regions as they were consumed by local people. Therefore, the region's economy was improving. In addition to offer both these products to the domestic market and foreign markets through export also was providing The viability of large in commercial life. In this study we aim to examine every aspect of agriculture and livestock sector which are located on so important for the economy of Khurasan. In this context, We aim to provide information about the region's climate, landform, forms of land cultivation and watering conditions, agricultural products, livestock status, marketing methods and locations of both the agriculture and animal products. We hope that our work is a useful reference for researchers who are interested in this topic
- MakaleYalnız künye2014İslam’da çevre bilinci ve eğitimi
Aktaş, Hamza
14-15 Mayıs 2008 yılında İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nin düzenlemiş olduğu "Uluslararası Çevre ve Din" adlı Sempozyum'da İslâm'ın çevreyle olan ilişkisinin ne olduğu bilimsel olarak bildirilerde ifade edildiyse de, eğitim yönünün çok fazla dile getirilmediği görülmektedir. Bu çalışmada, "İslam'da çevre bilinci ve eğitimi hangi perspektiften yola çıkarak ele alınmıştır?" konusu ön plana çıkarılacaktır. İslam'da çevre bilinci ve eğitiminin hangi konulara dayalı olarak ele alındığını ve insanlara nasıl bir çevre bilinci verildiğini açıklamaya yöneliktir. Çalışmanın amacı, İslam'da çevre bilincini ve çevresel değerlere nasıl sahip çıkıldığını eğitim yönüyle ortaya koymaya çalışmaktır. Yöntem ise, Kur'an ve hadislerdeki çevre eğitiminin ana çerçevesini ortaya koyarak konuya açıklık getirmektir. Çevre eğitimi, bilim tarihine henüz 1970 yılında girmeye başlamış ve bu tarihte "Dünya Günü"nde ilk defa planlanmış genç bir bilimsel anlayıştır. Fakat İslam'da çevre eğitimi, Kur'an'ın ilk ayetlerinde yer alan bir konudur. İslam'da çevre bilincinin ve eğitiminin, Kur'an'ın indiriliş sırası gözetilirse ilk inen ayetlerin sıralaması olarak 9-10. ayetlerle başladığı söylenebilir. Bu ayetlerde "Elbiseni temiz tut ve bütün pisliklerden arın" denilerek çevre eğitimine vurgu yapılmaktadır. Hz. Peygamber'in öğretilerinde de bu duruma paralel olarak çevresel bilinç oluşturmaya özen gösterilmiştir. Konuyla ilgili "Yarın kıyametin kopacağını bilseniz dahi, elinizdeki fidanı dikin", "Siz de evlerinizin avlularını ve bulunduğunuz sahayı temiz tutunuz" vb. hadislerde çevre bilinci ve eğitimine yönelik vurgular yapılmıştır
- MakaleYalnız künye2014Meslekî tükenmişlik ile dindarlık eğilimi arasındaki ilişki üzerine ampirik bir araştırma
Kartopu, Saffet; Dağcı, Abdullah
Çalışmanın konusu dindarlık eğilimi ile meslekî tükenmişlik arasındaki ilişkidir. Dindarlık eğilimine göre meslekî tükenmişlik düzeyinde herhangi bir farklılık olup olmadığı ise çalışmanın temel problemini oluşturmuştur. Bu bağlamda meslekî tükenmişlik düzeyini ve dindarlık eğilimini belirlemek için kolayda örnekleme yöntemiyle Gümüşhane il merkezindeki ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan farklı branşlardaki öğretmenlerden bir örneklem grubu oluşturulmuştur. Elde edilen meslekî tükenmişlik ve dindarlık eğilimi verilerinden yola çıkarak bu iki değişkenin ilişkisi araştırılmıştır. Çalışmada Frekans, Bağımsız t-Testi, Tek Yönlü Varyans AnaliziANOVA testleri kullanılmıştır. Bunun yanında hesaplanan değerleri ve elde edilen verileri değerlendirmek için SPSS (16.0) istatistik paket programı kullanılmıştır. Araştırma iki bölümden oluşmuştur. İlk bölümde dindarlık eğilimi ile meslekî tükenmişlik ilişkisine teorik bir yaklaşım sunulmuştur; meslekî tükenmişlik ve dindarlık kavramı, meslekî tükenmişlikle ilgili yurt içinde ve yurt dışında yapılan araştırmalar ve son olarak da meslekî tükenmişlik ile dindarlık eğilimi arasındaki ilişkiden bahsedilmiştir. İkinci bölümde uygulama kısmı, çalışmanın problemi ve alt problemleri, hipotezler, evren ve örneklem, kullanılan ölçekle ilgili sınırlıklar, çalışma bulgularının analizi, bulguların tartışılması, sonuçlar ve çalışmanın önerileri sunulmuştur. Çalışmanın sonuçlarına göre meslekî tükenmişlik puanları cinsiyet değişkenine göre farklılaşmazken, sosyo-ekonomik durum değişkenine göre anlamlı farklılık göstermiştir. Bunun yanında dindarlık eğilimine yönelik anket maddeleri ile meslekî tükenmişlik puanları arasında anlamlı düzeyde farklılaşmalara ulaşılmıştır. Sonuç olarak dindarlık eğiliminin meslekî tükenmişliğe etki eden faktörlerden biri olduğu tespit edilmiştir.
- MakaleYalnız künye2014Epistemology in ibn khaldun
Sarıtaş, Kamil
Ibn Khaldun, who lived in XIV. century, is a multifaceted Islamic thinker. He put forth to ideasat Kalam, Sufism, Hadith, Tafseer, Fıqh (Law) and Islamic philosophy which are in Islamic thinking areas. Besides he brought forward original ideas in the fields of sociology, politics and philosophy of history. When was examining the fields of thought, he tackled informations which can be determined his attitude of Epistemoloji, in different places and non-systematic way. He focused on the problems of episteme which are posibility, definition, sources, instrumentality, limit and value in Epistemoloji. In this context, he tried to put forward determinations about which his study areas can be understood more truthfully and episteme must be based on which value, as previous İslamic philosophers, theologians and sufis. Ibn Khaldun touched on sense, nous, revelation, dream and intuition as instrumentality of episteme also he examined that relation between magic, talisman, prophecy and epistemology. He tought that sense and nous are accepted in matters world, epistemes can be achieved with revelation and intuition in spiritual world. He seperated each other philisophical sciences which based upon intellect and religious sciences which based upon revelation. Ibn Khaldun don’t think that ways of obtaining information are an alternative to each other, considered the means of obtaining information subsidiary of a whole, stayed out of an attitude which based upon absolutization and degradation. Furthermore, he made a fuss about what are limits of instrumentality of episteme and value of episteme. He put forth the value of information with the principles as trueness, practicable, relevancy of religious and usefulness
- MakaleYalnız künye2014Two natıonal poets: mehmet âkif ersoy - mırza muhammed takı melıkul’s- suara bahar
Işık, Yeşim
Modernization activities following “Imperial Edict of Gulhane”, corresponds to the Kacarlar Period in Iran. In this transition period, Turkish and Iranian intellectuals who were in a dilemma choosing between Western and Eastern cultures, were confronted with many new ideas and movement. There were many conflicts among intellectuals, goverment and the public since it was difficult to adopt to the rapidly changing political enviroment around the world and country during that time. It enables us to achieve significant knowledge by researching political, social and literary developments which gained a certain ground within the constitutional movement, through the contemporary poets and authors. In this context, I will try to enlighten the period by focusing on political and literary lives of the key individuals Mehmet Âkif Ersoy who witnessed the second Constitutionalist Period in Turkey and Mirza Muhammed Taki Melikul’s-Suara Bahar who had similar experience in the first Constitutionalist Period in Iran. There are a number of parallels between political and literary lives of Mirza Muhammed Taki Melikül’sSuara Bahar who lived in the years 1886- 1951 and Mehmet Âkif Ersoy who lived in the years 1873-1936 and their poems. Political, social and economic circumstances of the two countries which were in the First World War, led their poets and intellectuals to fight for freedom. Under the foreign invasions and political pressures in their countries, those two poets also aimed to raise their people’s awareness in the values of their own history, culture and civilization. In this study, two national poets which became prominent figures in their literature histories will be analysed comperatively over the characteristics of the period, and also evaluated according to positivist methodology which argues that literary works are closely linked with writer’s life and products of their lives
- MakaleYalnız künye2014The vigilance and hypocrites in the qur'an
Erten, Mevlüt
In this work, we dealt with the vigilance and hypocrites' vigilance concept. Our work consists of three parts. In the first part, we determined what the scope of vigilance is. The word of vigilance (murâqaba) is a noun originated from r-q-b verb in the Arabic. This verb in adictionary means monitoring, watching, and controlling. In this context, the literal meaning of the word is to know that a servant is supposed to be aware of that Allahknows and sees his own situation in every moment. Continution ofthis knowledge and consciousness is to makemurâqaba (vigilance) of Allah. In the second part, we dealt with the vigilance with its two kinds in the Qur'an broadly. These are Allah's vigilance over servants and vise versa. We handled the previous one around Allah's ar-Râkîb (Vigilant) name, which means monitoring every thing, and some other names likeel-Âlîm (The Knower), el-Hâfiz (The Preserver) and el-Basîr (The All-Seeing) having close meaning to the previous. We have developed the latter one within the Quranic frame ofreason, knowledge, piety, remembering Allah, thanks and prayer we called them as the instruments of vigilance. Through all the concepts, servants make murâqaba of Allah. In the final part, the behaviors of hypocrites about vigilance was handled. Making murâqaba of Allah is a phenomenon belonging to the believers in Allah and what He sent without a doubt. Due to lack of having been sincere belief, hypocrites made muraqaba over people instead of Allah.Nevertheless, always using their practical intelligence, they tried to cover their real intentions by claiming of opposite arguments.
- MakaleYalnız künye2014Sürücü davranışı ve sürücü kişiliği arasındaki ilişki analizi
Çelik, İbrahim Halil; Cengiz, Ekrem
Çalışmamızın amacı Trabzon ilinde yaşayan insanlara yönelik araç kullanan rastgele seçilmiş 250 kişiye uygulanan anket aracılığıyla kişilik yapıları ile sürücü davranışları arasındaki ilişkiyi tespit etmek, hangi tür kişilik yapılarının kurallara uymadığı, hangilerinin kurallara riayet ettiğini yapılan beş faktör kişilik analizi ile ölçmek ve trafik unsuruna dikkat çekmektir
- MakaleYalnız künye2014İslam hukuk sisteminin diğer hukuk sistemleri ile farklı ve benzer yönleri
Maghaminiya, Muhammed
Karşılaştırmalı hukuk alanı, hukuk sistemlerinin birbirinden farklı ve benzer niteliklerini ve uygulamalarını inceleyen teknik bir bilim dalıdır. Hukuk sistemlerinin bir çoğu insan ve insan topluluklarınca tarihi süreç içinde belirli ana kural ve anlayış çerçevesinde düzenledikleri ve uyulması zorunlu olan kuralların bütünü şeklinde ortaya çıkmıştır. Çoğu hukuk sistemlerin oluşmasında ve uygulama anlayışında semavi din öğretisinin etkisi büyüktür. Ancak bu hukuk sistemlerinin içinde İslam hukuk sisteminin temel ve ana kurallarının yapısı ve mahiyeti itibariyle diğer hukuk sistemlerinden farklılık gösterir. İslam hukukunun ana kuralları tamamen İslam dinine dayanır. Bu anlamda İslam hukuku, gerek ana kaynakları ve yorumu, gerek uygulama yeri ve zamanın sınırları bakımından diğer hukuk sistemlerden ayrılır. İslam hukuk sisteminin ana kuralları, günümüzün Anayasa kurallarına benzetmek mümkünse de bu kurallar, zaman ve yer açısından değişmez bir mahiyet taşımaktadır. Bu doğrultuda insanların ve özellikle müslümanların zaman ve yere göre değişen gereklilikleri ve koşullarıda ana kuralların ve dinin diğer esaları çerçevesinde değişen hukuk kuralları şeklinde öngörülmesi belirli displinlere göre müçtehitlere (hukukçulara) bırakılmıştır. İslam Hukuk sistemi, insanların kendi yaşam tarihi sürecinde oluşturdukları hukuk sistemlerden özellikle iki yönden benzerlik göstermektedir. Birincisi, hukuk kurallarının belirli nitelikli kurum ve kişilerce uygulanması; ikincisi, ana kaynaklarda (Kuran ve sünnet) hakkında belirleyici be düzenleyici hukuki kurallar olmayan konularda yetkili hukukçuların (müctehitlerin) uzlaşarak hukuk kuralları düzenlemeleridir. Burada İslam hukuk diğer hukuk sistemleriyle teknik ve şekil itibariyle aynı biçimde ise de, nitelikleri açısından farklılık gösterir. Günümüzde bu denli karşılaştırmalı hukuk alanlarının önemi gereği, bu makalede İslam hukuk ile diğer beşeri hukuk sistemleri arasındaki ana farklılık ve bezerlilik konusu incelenecektir
- MakaleYalnız künye2014Çalışanların dönüşümcü lidere yönelik sadakatleri ile çalışanlardaki empati davranışının bu sadakat üzerindeki olası etkilerini belirlemeyeyönelik bir araştırma
Akçay, Yeliz; Akyüz, Ahmet Mutlu
Hızlı gelişmekte olan bilgi ve teknoloji üretimi tüm dünyada hızlı bir değişim yaşanmasına da yol açmaktadır. Yeni bir bilginin adeta en değerli ürün haline geldiği bu dönem, işletmeleri kendilerini sürekli yenilemeye mecbur bırakmaktadır. Bu noktada işletmeler için gerekli değişimleri gerçekleştirmede geleneksel liderlik anlayışının yeterli olmadığı anlaşılmış olup, değişim temelli bir liderlik anlayışının işletmelerde yürütülmesi zorunluluğu ortaya çıkmıştır. Bu nedenle dünyadaki değişimler karşısında fırsatları ve tehditleri sezebilen ve işletmenin gerek duyacağı değişimleri çalışanlarının da desteğiyle gerçekleştirebilecek dönüşümcü liderlere ve bunun yanı sıra empati yeteneği olan ve yöneticisine sadık çalışanlara şiddetle ihtiyaç duyulmaktadır. Bu araştırma, yöneticilerin dönüşümcü liderlik davranışlarının çalışanların onlara gösterdikleri sadakatlerine olan etkisinin ve çalışanların empati davranışlarının bu durum üzerindeki olası katkısının belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Bu öngörüyü test etmek üzere geliştirilen kavramsal model yapısal eşitlik modeli (YEM) kullanılarak test edilmiştir. Araştırmacının imkânları ve kısıtları çerçevesinde araştırmada kullanılan veriler, Trabzon ili sınırları içerisinde faaliyet sürdüren ve yaklaşık 500 kişinin üzerinde bir insan kaynağı istihdam eden büyük ölçekli bir işletme olan Hekimoğlu Döküm Sanayi İşletmesi çalışanlarından elde edilmiştir. Deneklerin seçiminde rastgele örnekleme yöntemi kullanılmış olup ankete 205 çalışan katılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, çalışanların yöneticileriyle empati kurmaları, yöneticilerin dönüşümcü liderlik davranışları, çalışanların yöneticilerine olan sadakatlerini doğrudan olumlu yönde etkilemektedir
- MakaleYalnız künye2014Şathiyelerde tanrı algısı: tipolojik bir yaklaşım
Özbolat, Abdullah; Kartopu, Saffet
Çalışmamızın odağında şathiyelerdeki tanrı algısının oluşumuna etki eden psiko-sosyal faktörler ve bu faktörlerin etkisiyle oluşan tanrı algısı bulunmaktadır. Bilindiği gibi tanrı algısı kişinin sosyo-kültürel ortamından, aldığı eğitimden ve içsel yaşantılarından etkilenmektedir. Tanrıyla içinde bulunduğu gelenekten daha farklı bir algı içinde oldukları anlaşılan ve bu öznel deneyimi şathiye ile ortaya koyan şairlerin kişisel tarihleri ve kültürel ortamlarıyla ilgili bir analiz, konuyu anlamamıza hizmet edecektir. Bu bağlamda konu iki kısımda değerlendirilmiştir. Birinci kısımda tanrı algısının oluşumu, nesne ilişkileri kuramının tanrı algısının oluşumuyla ilgili yaklaşımları ve bu oluşumu destekleyen toplumsal zemin ele alınmıştır. Ayrıca araştırmanın ana malzemesini oluşturan şathiyelerin anlaşılmasını kolaylaştırmak için kavramsal bir analize yer verilmiştir. İkinci kısımda ise şathiyelerdeki tanrı algısıyla ilgili bir kavramsallaştırma denemesine girişilerek tanrı algısıyla ilgili şiirler tipolojik bir yaklaşımla değerlendirilmiştir. Bu modelde dört temel başlık ön plana çıkmaktadır. Birincisi, tanrıya sitem eden şiirler: Bunlara Yunus Emre ve Âşık İhsani'nin bazı şiirleri örnek olarak verilmiştir. İkincisi, tanrıyı eyleminden dolayı sorgulayan şiirler: Bu türe Kaygusuz Abdal, Azmi Baba ve Âşık Veysel'in bazı dizeleri örnek olarak gösterilmiştir. Üçüncüsü, tanrıyı suçlayan şiirler: Burada yine Kaygusuz Abdal'ın bazı dizeleri ele alınmıştır. Dördüncüsü ise tanrıya yönelik karmaşık duygular ifade eden şiirler: Burada özellikle Pir Edip Harabi'nin bazı dizeleri değerlendirilmiştir. Dönemin toplumsal koşullarında ortaya çıkan ancak şairlerin kişisel ruh dünyalarının ve özgül deneyimlerinin bir yansıması olan şathiyeler, tanrı algısı açısından dikkate değer veriler sunmaktadır
- BildiriYalnız künye2014COMPUTER MONITORING AND CONTROL WITH HAND MOVEMENTS
Dogan, Ramazan Ozgur; Köse, Cemal
The devices such as mouse, keyboard used for controlling of computer have various limitations. The users must make physical contact with the devices and have a restricted away because of connection with wire to control computer by using these devices. Traditional communication devices for computer-person can't provide user wireless computer control without any physical. Inthis study, Computer monitoring and controlling with hand movements are implemented by using image proccesing and computer vision techniques to minimize these limitations. In proposed study, firstly it is expected that the user enters camera's field of view using computer camera. face of user entering the camera's field of view is detected with Haar Classifier. Hand region is detected by finding the dynamic range of skin color in YCbCr color space from the facial region. The hand region is tracked with Biggest Blob Tracking Technique, and features of hand are extracted by using Convexity Defect-Hull during tracking. Finally, position of mouse is controlled according to features of hand region, and Computer monitoring and controlling with hand movements are implemented bu tracking hand gestures.
- BildiriYalnız künye2014A Linear Signal Combination Model for UWB Applications
Oguz, Yasin; Kaya, Haydar
Systems that use UWB technology based on communication with baseband signals of very short duration recently attract attention in communication and radar application, and thereof have been improving rapidly. Because UWB signals occupy a spectrum that is spread about very wide frequency band, one of the principal issues that need to be considered in UWB applications is the frequency allocation. In order to minimize or prevent possible distorting interferences with existing communication systems, spectral distribution of mandatory EIRP limit values has been determined by FCC in UWB applications. In this study, a linear signal combination model has been established and on mathematical expressions have been provided for production of wave forms are suitable UWB emission mask specified by FCC.
- BildiriAçık Erişim2014The Soft Element of Strategic Human Resource Management: The Employee's Perception of Diversity Climate
Sezerel, Hakan; Tonus, H. Zumrut; Ozsahin, M
Workforce diversity imposes itself as an imperative for organizations. Hence, today's organizations distinguish the diversified workforce as a tool to leverage business opportunities. In order to acquire a competitive advantage from human resources, diversity management comes to the front for all organizations. Managing diversity successfully requires a proper diversity climate for employees in all levels of organizations. This study reports the findings of a research study on the diversity climate among employees of a hotel chain. Both the t-test and one way ANOVA tests predict the perception of employees. The results show that diversity perceptions of employees predominantly depend on managerial status. (C) 2014 The Authors. Published by Elsevier Ltd.
- MakaleAçık Erişim2014The Population Vigors of Diallel F4 Offsprings of Six Bread Wheat Genotypes for Grain Yield under Irrigated and Rain-Fed Conditions
Yildirim, Mustafa; Çakmak, Mustafa
Grain yield estimate from early segregating populations is an interesting feature of today's wheat breeding programs, and F-1 populations are generally recommended as the most suitable population by researchers. In the present study, we evaluated the population vigor of diallel F-4 offsprings of six bread wheat genotypes (Sultan, Bezostaya, Suzen, Harmankaya, Altay and Gerek) under irrigated (IR) and rain-fed conditions (RF). The experiment as two sets under IR and RF were established in the field of Anatolian Agricultural Research Institute, Eskisehir. The mean of grain yield (5468 kg ha(-1)) of F-4 populations in RF and IR had been lower than the mean of genotypes (5654 kg ha(-1)). The mean of grain yield of genotypes (7062 kg ha(-1)) under IR was higher than F-4 populations (6703 kg ha(-1)), while genotypes and F-4 populations were nearly similar under RF (4246 kg ha(-1) and 4234 kg ha(-1), respectively). The mid-variety population vigor for grain yield varied from -6.70% (Hrm/Grk) to 8.77% (Bez/Grk) under RF, and from -22.58% (Sltn/Alty) to 10.87% (Bez/Suzen) under IR. There was not positive significance population vigor in F(4)s. According to results under RF and IR, F-4 populations are observed as the most suitable populations for realistically estimation of grain yield performance of populations.
- MakaleYalnız künye2014Determination of Malting and Forage Barley (Hordeum vulgare L.) Cultivars Suitable for Middle Black Sea Region Conditions
Sirat, A.
This research was carried out with aiming to determine some quality traits (thousand kernel weight, hectoliter weight, grain largeness ratios, crude protein content and extract content) of 6 barley varieties (two-row; Balkan-96, Serifehanim-98, Anadolu-98 and six-row; Meric, Avci-2002, Lord) in the growing seasons of 2008-2009 and 2009-2010 in Samsun (Gelemen) and Amasya (Gokhoyuk) locations according to randomized complete block design with four replicates. According to the research conducted in 2 locations for 2 years; the highest results of thousand kernel weight were obtained from Anadolu-98 (46.8 g) and Balkan-96 (44.8 g) varieties. The highest grain largeness ratios and extract content were obtained from Balkan-96 (90.1% and 77.7% respectively) varieties. The highest results of hectoliter weight were obtained from ?erifehanim-98 (69.0 kg), Anadolu-98 (68.0 kg) and Balkan-96 (67.6 kg) varieties. In addition, the highest crude protein content was obtained from Lord (13.1%), Meric (13.0%) and Avci-2002 (12.8%) varieties. Balkan-96 showed the least crude protein content (11.6%).
- MakaleYalnız künye2014A Rebel Ayan Profile in the Tanzimat Period: The Incident of Kor Huseyin Bey of Adjara
Yilmaz, Ozgur
Undoubtedly the most important change in Ottoman provincial administration in the 19th century was the centralizing activities taken by Mahmud II. The new government policy based on the limitation of power of ayan families who had a long history in the ottoman provinces, and on the reestablishment of central control demonstrated its impact in the Eastern Black Sea region. The region was a scene of long term struggle between governors that represents the central power and local notables in the first thirty years of the 19th century. The implementation of Tanzimat reforms in the area, as a next phase of this struggle period, created a large discontented group that their interests damaged by new Tanzimat reforms which required not only administrative but fiscal centralizing and other new applications. Although a part of this discontented group was integrated into the new system, this process was a little more painful in some part of the empire like eastern side of Trabzon Province. The period of disorders lasted between 1840-1846 in Adjara, a buffer zone on the Ottoman-Russian border, revealed an example of the own system of local notables (ayan) of Black Sea Region and showed the vulnerability and fragility of the region to the internal and external developments. In this context based on the Ottoman and French archival documents, this study aims to evaluate the emergence and causes of rebellions of Kor Huseyin Bey, who was a member of the Selim Pasazadeler, one of the most important ayan families in Adjara in 1840 and 1846 which led to a climate of anarchy and their effects on the region.













