Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Vural, Alaaddin(7)
- Sipahi, Ferkan(4)
- Kalkisim, Ozgun(3)
- Ozdes, Duygu(3)
- Baltaci, Cemalettin(2)
- Duran, Celal(2)
- Gücer, Mehmet Ali(2)
- Karabulut, Besim(2)
- Maden, Nafiz(2)
- Okcu, Zuhal(2)
- Çelik, Necati(2)
- Öztürk, Serkan(2)
- Adanacioglu, Hakan(1)
- Adanur, Hakan(1)
- Ahmet Gökcan(1)
- Akaryali, Enver(1)
- Akaryalı, Enver(1)
- Akpinar, Ibrahim(1)
- Alemdağ, Selçuk(1)
- Ali Yıldız(1)
- Arı, Uğur Volkan(1)
- Aydinçakir, Emre(1)
- Aylar, Faruk(1)
- Aynur Kaya(1)
- Beker, Yasemin(1)
- Bilal Gürsoy(1)
- Bünyamin Köse(1)
- Büşra Çimen(1)
- Celaleddin Bayraktar(1)
- Demir, Yilmaz(1)
- Dizman, Serdar(1)
- Dogan, Nilgun(1)
- Eker, Cigdem Saydam(1)
- Emrah Öztürk(1)
- Emre Hırka(1)
- Esra Kırcı(1)
- Gundogdu, Ali(1)
- Gülsüm Akelma(1)
- Gülşah Ayvazoğlu(1)
- Gündüz, Ramazan(1)
Yayınlar
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026Gümüşhane’ de eğitim (1960-1980)
Kübranur Küçük
Bu tez, 1960-1980 yılları arasında Gümüşhane ilinde eğitimin genel durumunu ele almaktadır. Türkiye'nin siyasal, toplumsal ve ekonomik açıdan büyük değişimler yaşadığı bu süreçte eğitimin sadece merkezî kararlarla değil yerel koşulların etkisiyle biçimlendiği anlayışı, çalışmanın temel çıkış noktasını oluşturmaktadır. Bu çerçevede Gümüşhane, taşra düzeyinde yerel eğitimin nasıl şekillendiğini ortaya koymak açısından önemli bir örnek olarak değerlendirilmiştir. 1960-1980 dönemi, Türkiye genelinde olduğu gibi Gümüşhane'de de eğitimin çeşitli sorunlar ve sınırlı imkânlar çerçevesinde şekillendiği bir süreç olmuştur. Bu yıllar boyunca eğitim, sadece okul binaları ve ders programlarıyla sınırlı kalmayıp, bölgenin sosyal yapısı, ekonomik koşulları ve nüfus hareketleriyle doğrudan bağlantılı bir alan olarak devam etmiştir. Merkezde alınan kararlar, Gümüşhane'de yerel koşullara uygun biçimde hayata geçirilmiştir. Bu dönemde, il merkezi ile ilçeler ve köyler arasında eğitim fırsatları bakımından belirgin ayrımlar söz konusudur. Zamanla okul sayıları, öğretmen temini ve fiziki şartlar değişiklik göstermiş; bazı bölgelerde eğitim hizmetlerine ulaşımda güçlükler yaşanmıştır. Öğrenci sayısının artması, öğretmen ihtiyacını da artırmış ve bu durum, eğitim kalitesi üzerinde doğrudan etkili olmuştur. Özellikle kırsal bölgelerde, eğitim imkânlarının kısıtlı olduğu koşullarda eğitim faaliyetleri devam ettirilmeye çalışılmıştır. Ekonomik şartlar ve göç hareketleri, dönemin eğitim yapısını şekillendiren başlıca etkenler olmuştur. Özellikle bölgeden dışarıya gerçekleşen göçler, hem öğrenci sayısını hem de okul düzenini etkilemiş; bu durum eğitimin sürekliliğini de zorlaştırmıştır. Eğitim, resmi kurumların yanı sıra toplumsal yaşamın bir parçası olarak işlevini sürdürmüştür. Eğitim uygulamaları, bölgenin ihtiyaçları ve mevcut imkânları doğrultusunda gelişmiş ve Gümüşhane'ye özgü bir yapı oluşturmuştur. Bu tez, 1960-1980 yılları arasında Gümüşhane'de eğitimin genel görünümünü ele alarak, ilin eğitim tarihine ilişkin kapsamlı bir değerlendirme sağlamaktadır.
- MakaleYalnız künye2026Natural Radioactivity and Radiological Risk Assessment of Rocks Around the Mines: A Case Study From the Mastra and Hazine Mağara Mining Areas, Northeastern Türkiye
Sipahi, Ferkan; Çelik, Necati; Gücer, Mehmet Ali; Dizman, Serdar
This study presents a comprehensive assessment of natural radioactivity levels and associated radiological hazards in rock samples collected from Mastra and Hazine Mağara mining sites in the Gümüşhane province, Türkiye. The concentrations of primordial radionuclides (226Ra, 232Th, and 40K) were measured in samples of andesite, granite, and limestone using a High Purity Germanium (HPGe) detector. Complementary whole-rock geochemical analysis (XRF and ICP-MS) was conducted to understand the geochemical controls on radioactivity concentrations. The results reveal significant heterogeneity in activity concentrations both within and between the two sites. For 226Ra, the Hazine Mağara site exhibited a wider range (2.44–22.57 Bq kg−1) with a higher maximum value compared to Mastra (2.65–13.96 Bq kg−1). Similarly, 232Th and 40K activity concentrations showed considerable variability, often linked to the presence of specific accessory minerals like zircon, monazite, and K-feldspar. Geochemical data indicated that element concentrations (K, U, Th) were generally lowest in limestone and highest in granite, showing a strong correlation with the measured activity concentration values. Radiological risk indices, including radium equivalent activity, absorbed dose rate, annual effective dose equivalent, and excess lifetime cancer risk, were calculated. While values remain below international public health safety limits, localized anomalies were identified. Multivariate statistical methods were used to determine the relationship between the 226Ra, 232Th, 40K, Raeq (Bq/kg), Ig, Hex, D (nGy/h), AEDE (μSv/y), AGDE (μSv/y), and ELCR (×10−5). The study concludes that despite these localized anomalies, both mining areas pose an overall minimum environmental radiation risk, underscoring the necessity for site-specific assessments to ensure safe resource utilization and radiation protection.
- MakaleAçık Erişim2024A new species of Buresilia (Opiliones, Phalangiidae) from Turkey
Kurt, Kemal; Kurt, Pinar
A new harvestman species, Buresilia gumushanensis sp. nov. (Opiliones: Phalangiidae), is described based on male specimens collected from Gümüşhane province, Turkey. Detailed descriptions, diagnostic features and pictures of the new species are provided, together with mitochondrial cytochrome c oxidase subunit I (COI) sequences. The phylogenetic tree constructed using the COI gene region revealed the phylogenetic position of the genus Buresilia within the family Phalangiidae. In addition, the new species is compared with known species of the genus Buresilia.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Bireylerin finansal refahını etkileyen faktörler: Gümüşhane ili örneği
Nuri Merdan
Son yıllarda dünyada ekonomik, sosyal ve teknolojik alanlarda yaşanan gelişmeler önceki yıllara göre bireyleri finansal sistemin içerisinde daha fazla bulunmaya mecbur bırakmıştır. Bu gelişmelerle birlikte finansal alanda; finansal refah, finansal okuryazarlık, finansal eğitim, finansal erişim gibi kavramların önemi gün geçtikçe artmaktadır. Ulusal ve uluslararası literatür incelendiğinde her geçen gün bu kavramların üzerinde daha fazla durulmakta ve ilgili çalışmalarda daha fazla yer edinmektedir. Çalışmada finansal refah, finansal okuryazarlık, finansal erişim kavramları açıklanarak, bireylerin verdikleri cevaplar doğrultusunda tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 pandemisinin bireylere ekonomik anlamda etkisinin olup olmadığı incelenmiş ve çözüm önerileri sunulmuştur. Çalışmanın ana konusu Gümüşhane merkez ilçesinde çalışmaya dâhil edilen 13 farklı mahallede yaşayan bireylerin finansal refah, finansal okuryazarlık, finansal erişim durumlarını incelemek, bu kavramların birbiriyle ilişkilerini kavramak ve Covid-19 pandemisinin bireylerin finansal refahında bir fark yaratıp yaratmadığını ortaya çıkarmaktır. Finansal refah, finansal okuryazarlık ve finansal erişim olmak üzere üç başlık altında anket soruları hazırlanmış ve uygulanmıştır. Elde edilen verilerin mekânsal dağılımları ve değişimin ne yönde olduğunu anlayabilmek için mekânsal analiz yapılarak haritalandırılmıştır. Yapılan mekânsal dağılımlar sayesinde mahalleler arasındaki farkın daha belirgin hale geldiği düşünülmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Demokrat Parti dönemi Gümüşhane'de eğitim (1950-1960)
Sefa Türkmen
Çok partili sisteme geçiş sürecinde, Türk siyasi tarihini derinden etkileyen önemli gelişmeler yaşanmıştır. Cumhuriyet'in ilanı ile başlayan ve 1946 yılına kadar süren Tek Parti hayatı yönetimde hâkim olmuş, aynı yıl Demokrat Parti'nin kurulması ile birlikte genel seçimler yapılmış ve CHP seçimleri kazanarak iktidardaki varlığını korumuştur. Demokrasi söylemi ile halkın oylarına talip olan Demokrat Parti, geniş halk kitlelerden aldığı yüksek oyla da 1950 yılında iktidar olmuştur. Ülke siyasetinde yaşanan bu değişim, ülkenin birçok kademesinde değişim yolculuğunu da başlatmış oldu. Bu değişim sürecinden etkilenen unsurlardan birisi de şüphesiz eğitim hayatı olmuştur. Demokrat Parti Dönemi'nde eğitim sistemi temel hatları ile birlikte değerlendirilmiş, eğitimde yeni bir politik süreç başlatılmıştır. Bu çalışmada, Demokrat Parti Dönemi eğitim politikaları ve uygulamalarının Gümüşhane iline olan yansımaları konu alınmış, Demokrat Parti Dönemi ile Tek Parti Dönemi'ndeki Gümüşhane'nin eğitim hayatı birlikte değerlendirilmiştir. Cumhuriyet'in ilk yıllarında tüm yurtta eğitim seferberliği başlatılmış, toplumun ihtiyaçları doğrultusunda çalışmalar ortaya konmuştur. Demokrat Parti'nin iktidar oluşu ile birlikte ülkemizin eğitim hayatında hangi aşamalara gelindiği ve özellikle Gümüşhane özelinde ne tür değişimler yaşandığı çalışmamızın esas konusunu oluşturmuştur. Araştırmanın amacı, Demokrat Parti'nin hazırlamış olduğu ve uygulamaya koyduğu eğitim politikalarının incelenerek, bu dönemde Gümüşhane'nin eğitim faaliyetlerinde meydana gelen değişimlerin ve dönemin politik yansımalarının tespit edilmesi olacaktır. Anahtar Kelimeler: Demokrat Parti, Eğitim, Gümüşhane.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Doğu Karadeniz Bölgesi'nde üretilen Kürtün-Araköy ve Gümüşhane ekmeklerinin mikrobiyolojik, kimyasal ve bazı kalite parametreleri bakımından karşılaştırılması
Büşra Çimen
Bu çalışmada Gümüşhane iline özgü Gümüşhane ekmeği ile Kürtün-Araköy ekmeği mikrobiyolojik ve kimyasal analizlere tabi tutulmuş ayrıca ekmeklerin renk analizleri de yapılmıştır. Ekmek hamurlarında yapılan mikrobiyolojik analizlerin sonucu önemli farklılıklar göstermiştir. MRS agarda gelişen LAB sayısı, Araköy ekmeği hamurunda 6.98±0.03 log kob/g, Gümüşhane ekmeği hamurunda ise 8.19±0.07 log kob/g bulunmuştur. Ekmek örneklerinin TAMB sayısı, M17 agarda gelişen LAB sayısı ve koliform grubu bakteri sayısında farklılıklar tespit edilmemiştir. MRS agarda gelişen LAB sayısı, Araköy ekmeğinde 2.45±0.11 log kob/g, Gümüşhane ekmeğinde <2 log kob/g olarak bulunmuştur. Maya-küf sayısı Araköy ekmeğinde 2.27±0.07 log kob/g, Gümüşhane ekmeğinde 2.01±0.01 log kob/g değerinde tespit edilmiştir Ekmeklerin kimyasal analizleri sonucunda Araköy ekmeğinin kül, protein ve titrasyon asitlik miktarları Gümüşhane ekmeğine göre yüksek tespit edilmiş, diğer kimyasal sonuçları (kuru madde, pH) ise daha düşük bulunmuştur. Araköy ekmeğinin titrasyon asitlik miktarı %7.81±0.84 bulunurken Gümüşhane ekmeğinin titrasyon asitlik miktarı %3.88±0.11 bulunmuştur. Protein ve kül miktarları sırasıyla Araköy ekmeğinde %10.95±0.12 ve %1.921±0.021 değerlerinde, Gümüşhane ekmeğinde ise %9.84±0.18 ve %1.734±0.043 değerlerinde bulunmuştur. Ekmek kabuklarının renk analizlerinde Araköy ekmeğinin L ve b değerleri Gümüşhane ekmeğine göre daha düşük tespit edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Yağmurdere (Gümüşhane, KD Türkiye) ve yakın çevresinin cevherleşme potansiyelinin jeokimyasal ve jeoistatistiksel olarak irdelenmesi
Celaleddin Bayraktar
Bu tez çalışmasında Yağmurdere (Gümüşhane, KD Türkiye) ve yakın çevresindeki değerli ve baz metal elementlerin aranmasına yönelik belirlenen sahalarda, sediman jeokimyası verileri kullanılarak jeoistatistiksel yöntemlerle hedef prospeksiyon alanlarının tespit edilmesi, toprak ve kayaç jeokimyası verileri yardımıyla anomali alanlarının daraltılması, sahanın element dağılım haritalarının oluşturulması ve tüm bu veriler dikkate alınarak uygun sondaj yerlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda 2014-2021 yılları arasında arazi çalışmaları gerçekleştirilerek sahanın jeolojik ve jeokimyasal özellikleri belirlenmiştir. Sahadaki cevherleşme/element zenginleşmelerinin belirlenmesine yönelik olarak 191 adet sediman, 869 adet toprak ve 379 adet kayaç örneği alınarak, analizleri Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA) Maden Analizleri Teknolojisi Dairesi Başkanlığında Cu, Pb, Zn, Mo, As, Sb, Ag, Au, Co, Ni, Bi, V elementleri için gerçekleştirilmiştir. Elde edilen element konsantrasyonları değişik istatistiksel metotlarla değerlendirilmiş olup, her bir element için bölgesel ve yerel eşik değerler tespit edilmiştir. Ayrıca her bir element dikkate alınarak Ters Mesafe Ağırlıklandırma (TMA) metodu ile element dağılımı (anomali) haritaları oluşturulmuş ve bu haritalardan yararlanılarak MTA tarafından Doğu Karadeniz Metalik Maden Aramaları Projesi kapsamında 4 farklı lokasyonda 14 adet karotlu maden arama sondajı gerçekleştirilmiştir. Sondajlara ait karot örneklerinden yapılan XRD çalışmaları ile sahada gelişmiş serizitik-fillik alterasyon zonları tespit edilmiş, cevher mikroskobisi çalışmaları ile de pirit, rutil ve fahlerz gibi cevher minerallerinin zenginleştiği alanlar tespit edilmiştir. Tüm bulgular birlikte değerlendirildiğinde hedef bölgelerdeki jeokimyasal veriler kullanılarak elde edilen ve jeoistatistik metotlarla oluşturulan element dağılım haritalarındaki anomali bölgelerinin, inceleme alanındaki cevherleşme ile ilişkili olduğu bu tez çalışması kapsamında ortaya konulmuştur
- MakaleYalnız künye2023Tor topography in Giresun mountains, Türkiye
Uzun, Ali; Aylar, Faruk; Zeybek, Halil İbrahim; Alemdağ, Selçuk
Tors are mound-like rock landforms, resistant to erosion, that may sometimes reach the size of several storeys of house by volume. They may develop in different climate regions and different rock types, led by granitic rocks. In this study, tors developed in granitic rocks around Yaylalı village linked to Kürtün county in Gümüşhane were investigated. The study area is located in the eastern part of the Giresun mountain range in northeastern Turkey, 2000–2300 m above sea level. The aim of the study is to determine the natural environmental characteristics in tor formation and to reveal the effect of bedrock on tor formation. During field studies, 18 tors were selected by noting location, size and structural features, and dimensions were measured. Thin sections were first made from the rock samples taken from the tors and then the mineralogical composition was investigated by modal analysis method. As a result of this analysis, it was determined that the bedrock forming the tors is granite. During the field observations, it was determined that the intersecting vertical joints supported the formation of castle-like tors, while the horizontal joints supported the formation of pita pile-shaped tors. There are also pseudokarstic shapes resembling kamenitza and karst pavement. In conclusion, joint sets causing local resistance differences directed the formation of tors, while excess slope affected surface erosion and suitability of climate conditions-controlled weathering rate.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Kurumsal kimlik ve kurumsal itibar arasındaki ilişki: Gümüşhane Üniversitesi üzerine bir araştırma
Tolga Bebek
Kurumsal kimliğin kurumsal itibar üzerinde etkili bir unsur olabileceği, aralarında anlamlı bir ilişki olduğu varsayımına dayalı olarak yürütülen bu çalışmanın temel amacı, Gümüşhane Üniversitesi'nin akademik ve idari personel nezdinde algılanan itibar düzeyini, kurumsal kimlik konusunda önemli etkenleri belirlemeye yöneliktir. Bu çerçevede, kurumsal itibarın kurumsal kimlik üzerindeki etkisi ve kurumsal itibar ile kurumsal kimlik arasındaki ilişki önemli bir boyut kazanmaktadır. Çalışma kapsamına, Gümüşhane Üniversitesi'nde görev yapmakta olan idari ve akademik personel dâhil edilmiştir. Araştırmada nicel yönteme dayalı veri toplama tekniklerinden anket tekniği kullanılarak veriler toplanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 20 (Statistical Package For Social Sciences) programı kullanılarak analiz edilmiştir. Bu analizlerde, değişkenler arasındaki ilişkileri, değişkenler arasındaki farklılıkları ve değişkenlerin birbirleri üzerindeki etkisini belirlemeye yönelik analiz teknikleri kullanılarak araştırma sorularına cevap aranmaya çalışılmıştır. Araştırma sonucunda araştırmaya katılanların kurumsal itibar algılarını oluşturan boyutlar (duygusal cazibe, liderlik, ürün ve hizmetler, güvenilir olma, sosyal sorumluluk, vizyon ve kurumsal kimlik) arasında pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca araştırmaya katılanların kurumsal itibar ve kurumsal kimlik algılarının yüksek düzeyde olduğu tespit edilmiştir.
- Doktora TeziAçık Erişim2022Eosen yaşlı Kazıkbeli plütonu'nun (Kürtün-Gümüşhane) petrografisi,petrokimyası, U-Pb zirkon jeokronolojisi,tüm-kayaç Sr-Nd-Pb ve zirkon Lu-Hf izotop jeokimyası ve petrolojisi
Zikrullah Samet Güloğlu
Bu çalışmada, Doğu Pontidler'in kuzeyinde Kürtün (Gümüşhane) yöresinde yer alan Kazıkbeli Plütonu'nun petrografisi, mineral kimyası, zirkon U-Pb jeokronolojisi, tüm-kayaç ve Sr-Nd-Pb izotop jeokimyası ile zirkon Lu-Hf izotop jeokimyası verileri kullanılarak petrolojisi irdelenmiştir. Kazıkbeli Plütonu KD-GB uzanımlı olup, yaklaşık 46 km2 lik bir alanda yayılım gösterir. Plütonu oluşturan kayaçların bileşimleri gabroyik diyoritten granite kadar değişmekte olup, başlıca mineralleri plajiyoklas (An25-65), ortoklas (Or1-3), kuvars, amfibol (Mg#=0.63-0.73), biyotit (Mg#=0.52-0.58) ve Fe-Ti oksitler oluşturur. LA-ICP-MS U-Pb zirkon yaşlandırmasına göre plütonu oluşturan kayaçların kristalizasyon yaşları gabroyik diyoritler için 46.06 ± 0.24 My ve granodiyoritler için 45.55 ± 0.26 My olup, Lütesiyan (orta Eosen) dönemine karşılık gelmektedir. Kazıkbeli Plütonu I-tipi, yüksek K'lu kalk-alkali, genellikle metalümin az oranda da peralümin karakterlidir. Ana ve iz element değişimleri, kayaçların gelişiminde plajiyoklas, amfibol ve Fe-Ti oksit fraksiyonlaşmasının etkili olduğunu göstermektedir. Kayaçların εNd(i) değerleri 1.85-2.24, 87Sr/86Sr(i) değerleri ise 0.70458-0.70484 arasındadır. Kayaçların 206Pb/204Pb(i), 207Pb/204Pb(i) ve 208Pb/204Pb(i) içerikleri sırasıyla 18.50-18.57, 15.60-15.61 ve 38.56-38.59 arasındadır. Kayaçların εHf(i) değerleri 5.75-8.03 arasında değişmektedir. Tüm veriler, incelenen plütonik kayaçların ana magmasının litosferik mantodan türediğini, kabuksal kayaçların katkısının nispeten az olduğunu göstermektedir. İncelenen kayaçların kristallenmeleri esnasındaki katılaşma sıcaklıkları (706-828 °C), basınçları (0.6–0.9 kbar) ve oksijen fugasitesi (ƒO2) değerleri (-12.5 ile -13.8) birbirine oldukça yakındır. Tüm bu veriler Kazıkbeli Plütonunu oluşturan kayaçların nispeten sığ derinliklere yerleşmiş olduklarını ifade eder.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Hekimlerin çocuk ihmal ve istismar vakaları ile karşılaşma durumları, bildirim yükümlülükleri ve eğitim gereksinimleri: Gümüşhane örneği
Mansur Üstünsoy
Geçmişten günümüze toplumun en temel yapı taşı aile olarak kabul edilmektedir. Aile, çocuğun ilk eğitim aldığı yer olması açısından aileye farklı sorumluluk ve görevler yüklenmektedir. İşlevlerinde aksamaların gerçekleştiği aileler sağlıksız aileler olarak tanımlanmaktadır. Sağlıksız ailelerde çocuğa yönelik ihmal istismar gibi çocuğun fiziksel ve ruhsal bütünlüğünü bozacak durumlar gerçekleşebilir. Bu durumlar şiddet, cinsel içerikli davranışlar ya da çocuğun onur ve haysiyetini zedeleyici söylemler olarak karşımıza çıkabilmektedir. Sosyal hizmet mesleği çeşitli dezavantajlı gruplarla çalışsa da bunlardan en önemli olanlardan birisi çocuklar olarak kabul edilmektedir. Multidisipliner bir çalışma alanı olan sağlıkta da çocuğa yönelik tıbbi, psikolojik ve sosyal olarak müdahale alanları bulunmaktadır. Koruyucu ve önleyici hizmetlerin yanı sıra çocuk istismarı ve ihmalinde ilk müdahale eden meslek grupları içerisinde yer alan hekimlerin bu alanla ilgili bilgi, beceri ve deneyimlerinin bulunması son derece önem arz etmektedir. Bu çalışmanın amacı; Gümüşhane İlinde görev yapmakta olan hekimlerin çocuk ihmal ve istismar vakaları ile karşılaşma durumları, bildirim yükümlülükleri ve eğitim gereksinimlerinin tespit edilmesi, ayrıca sağlık eğitimi alan ve insan anatomisi ve fizyolojisi üzerine yoğunlaşan hekimlerin toplumsal sorunlar, yasal sorumluluklar ve insan psikolojisine yönelik farkındalık düzeylerinin ölçülmesidir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Gülaçar (Gümüşhane) ve civarındaki paleozoyik yaşlı plutonik kayaçların petrografik, jeokimyasal ve petrolojik özeliklerinin incelenmesi
Hüseyin Enes Atay
Bu çalışmada, Gülaçar (Gümüşhane) ve civarında yer alan Paleozoyik yaşlı plütonik kayaçların mineralojik-petrografik ve tüm kayaç jeokimyasal özellikleri ortaya konularak, kayaçların oluşum mekanizmaları ve kökenleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. İnceleme alanının tabanında Erken Karbonifer yaşlı Kurtoğlu Metamorfitleri yer alır. Geç Karbonifer yaşlı Gümüşhane Plutonu Kurtoğlu Metamorfitleri'ni kesmiştir. Bu birimler üzerine uyumsuz olarak Erken-Orta Jura yaşlı Şenköy Formasyonu gelir. Bu formasyon Geç Jura-Erken Kretase yaşlı Berdiga Formasyonu tarafından uyumlu olarak üstlenir. Tüm bu birimler Eosen yaşlı Karadağ Granitoyidi tarafından kesilmiştir. İnceleme alanındaki en genç birimler Kuvaterner yaşlı alüvyonlardan oluşur. İncelenen Paleozoyik yaşlı plütonik kayaçlar inceleme alanında yaklaşık 50 km2'lik bir alanda yayılım gösterir. Başlıca granit ve kuvarslı monzonit bileşimli kayaçlardan oluşur. Bu kayaçlar orta-iri taneli olup, ortoklas, kuvars, plajiyoklas, biyotit, amfibol ve opak mineralleri içerirler. İncelenen Paleozoyik yaşlı plütonik kayaçlar genel olarak I-tipi, peralümin ve orta-yüksek-K karakterli olup, yüksek SiO2 içeriklerine (% 63-77) sahiptirler. Kayaçlar büyük iyon yarıçaplı litofil elementlerce (LILEs) zenginleşmişlerdir. Kondrite göre normalleştirilmiş nadir toprak element desenleri konkav şekilli (LaN/YbN= 5.08-14.76) olup, negatif Eu anomalisi (EuN/Eu*=0.32-0.75) gösterirler. Ana ve iz element değişimleri dikkate alındığında, kayaçların gelişiminde plajiyoklas, hornblend ve Fe-Ti oksit fraksiyonlaşmasının etkili olduğunu görülür. Zirkon ve apatitlerde yapılan hesaplamalarda, kayaçların kristallenme sıcaklıkları 750-936 °C arasında değişmektedir. Tüm bu özellikler, yüksek molar (CaO+FeOT+MgO+TiO2) ve düşük molar (Na2O+K2O) / (FeOT+MgO+TiO2), K2O/Na2O ve Mg# içerikleri, incelenen Paleozoyik yaşlı plütonik kayaçların metabazalt / metagrovak türü kaynak kayaçların kısmı ergimesi ile oluşmuş olabileceğini gösterir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Gümüşhane Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölümü öğrencilerinin sosyal hizmet bölümünü tercih nedenleri
Hatice Altındal
Eğitim, bireyin doğduğu andan itibaren hayatına giren ve ölene kadar hayatında yer alan bir süreçtir. Önce ailede başlayan eğitim, daha sonra düzenli (formel) eğitim olarak okullarda verilmektedir. Gerek Dünya'da gerekse ülkemizde her bireyin eğitim serüveni bu şekilde gerçekleşmektedir. Türkiye'de eğitim sistemine bakıldığında, okul öncesi eğitim ile başlayan bu süreç, lisansüstü eğitim olarak ifade edilen yüksek lisans ve doktora eğitimleri aşamasına kadar sürmektedir. Sırasıyla ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarını başarıyla tamamlayan her öğrenci, istediği takdirde yükseköğretim aşamasında üniversite eğitimi alabilmektedir. Bunun için Yükseköğretim Kurumları Sınavına girerek gerekli olan başarı sıralaması ya da puanı elde eden öğrenci, tercihleri doğrultusunda yerleşecekleri bölümlerde üniversite eğitimlerini almaya hak kazanacaklardır. Üniversite ve bölüm tercihlerini başarı sıralaması ya da sınav puanlarına göre yapacak olan öğrenciler için bu tercihleri etkileyen ve belirleyen birçok faktörden bahsedilebilir. Bu tez, üniversite tercihi yapacak öğrencilerin tercih nedenlerini araştırmayı amaçlamaktadır. Bu bağlamda çalışmanın konusunu, Gümüşhane Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölümünü tercih eden öğrencilerin tercih nedenleri ile tercih öncesi ve tercih sonrası karşılaştıkları durumlar oluşturmaktadır. Bu amaç doğrultusunda, öğrencilerin üniversite ve bölüm tercihlerinin nedenlerini analiz etmek üzere hazırlanmış anket sorularında üç başlık üzerinde durulmuştur. Öğrencilerin üniversite ve bölüm tercih nedenleri, tercihi etkileyen faktörler, tercih nedenleri ve tercih sonrası yerleşilen bölüm hakkında düşünceler başlıkları altında incelenmiştir. Üç başlık üzerinden öğrencilere yöneltilen anket sorularından elde edilen veriler bağlamında değerlendirmeler yapılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022COVID 19 salgınında sağlık çalışmalarına katılımda halkın gönüllülük düzeyini belirleme: Gümüşhane ili örneği
Selvi Yolalan
Covid 19 salgını bütün dünyayı etkisi alına alarak insanları, toplumu, ekonomiyi ve sosyal hayatı olumsuz etkilemiştir. Özellikle Covid 19 salgınında görev alan birçok meslek grubu salgından diğer insanlara ve meslek çalışanlarına daha fazla etkilenmiştir. Yüksek vaka ve ölüm sayıları nedeniyle artan iş yükünden salgın ile mücadelede en büyük rolü olan sağlık çalışanları daha fazla etkilenmektedir. Bu nedenle sağlık sisteminin yetersiz kalması söz konusu olabilir. Bu çalışmanın amacı Gümüşhane'de yaşayan insanların pandemi sürecinde insan gücüne ihtiyaç durumunda gönüllülük düzeylerini ve gönüllülüklerini etkileyen faktörleri belirlemektir. Çalışmada veriler anket yöntemiyle toplanacaktır ve SPSS programı ile analiz edilecektir. Analizlerin sonuçları frekans, ortalama, standart sapma ile sunulacaktır. Ayrıca ikili gruplar arasında karşılaştırma yaparken T-testi veya Mann-Whitney U testi kullanılacaktır ve ikiden fazla gruplar arasında karşılaştırma yapılırken ANOVA veya Kruskal_Wallis H testi kullanılacaktır. Bu çalışma salgın hastalıklar ile mücadele etmek için halkın hazırlık ve müdahale çalışmalarına daha fazla katılımını sağlayacak politikaların oluşturulması için yöneticilere fikir verecektir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Pandemi sürecinde sağlık çalışanlarının mesleki risklerinin iş stresine etkisi (Gümüşhane ili örneği)
Levent Odacı
Bu çalışmanın amacı pandemi sürecinde sağlık çalışanlarının mesleki risklerinin iş stresine etkisini belirlemektir. Tanımlayıcı ve kesitsel tipte olan çalışmanın evrenini Eylül-Kasım 2020 tarihlerinde Gümüşhane Devlet Hastanesinde görev yapan sağlık çalışanları (n=150 kişi) oluşturmuştur. Araştırmanın herhangi bir örneklem yöntemi seçilmeden tüm sağlık çalışanlarına yapılması planlanmış ve tümüne ulaşılmıştır. Araştırmanın verileri; araştırmacılar tarafından literatür incelenerek oluşturulan bilgilendirilmiş onam formu ile sosyodemografik özellikler, iş ortamında karşılaşılan mesleki risk ve tehlikeler, iş stresini etkileyen faktörleri içeren sorular, " Sağlık Çalışanları Güvenliği Ölçeği" ve "Beck Anksiyeti Ölçeği" sorularından oluşan anket bireylerin dinlenme saatlerinde yaklaşık 20 dakika süre içinde direkt gözlem altında uygulanmıştır. Verilerin analizinde frekans, ortalama, standart sapma, t testi, Mann Whitney U testi, ANOVA, Kruskal Wallis ve korelasyon testleri kullanılmıştır. Tüm testlerde istatistiksel önem düzeyi 0.05 olarak alınmıştır. Bu araştırma kapsamında pandemi sürecinde görev yapan sağlık çalışanlarında SÇGÖ puan ortalaması 140.21±40.76, BAÖ puan ortalaması 37.36±13.48 olarak bulunmuştur. İSG eğitimi alan sağlık çalışanlarının iş güvenliği, İSG eğitimi almayan sağlık çalışanlarının ise anksiyetesi daha yüksektir. Sağlık çalışanlarının sağlık durumu iyiden kötüye doğru gittikçe, iş güvenliği azalırken ansiyeteleri artmaktadır. Düzenli beslenen sağlık çalışanlarının iş güvenliği yüksek bulunurken, düzensiz beslenenlerin anksiyetesi yüksek bulunmuştur. Uyku sorunu yaşayan sağlık çalışanlarının iş güvenliği yüksek bulunmuştur. Pandemi sürecinde araştırmanın yapıldığı hastanede iş güvenliğinin sağlandığı ancak sağlık çalışanlarının şiddetli düzeyde anksiyete yaşadıkları bulunmuştur. Sağlık çalışanlarının iş güvenliği arttıkça anksiyeteleri azalmaktadır. Sağlık çalışanlarına yönelik iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin sayısını ve farkındalıklarını arttırıcı çalışmalar yapılmalıdır. Anahtar Kelimeler: İş stresi, Mesleki risk, Sağlık çalışanları
- MakaleAçık Erişim2022Consumers’ willingness to pay for traditional products with geographical indication: a case study on pestil from Gümüşhane, Turkey
Dogan, Nilgun; Adanacioglu, Hakan
The main purpose of this study is to analyze the willingness to pay (WTP) geographical indications (GI)-labelled pestil as a traditional product. Considering the data obtained from a survey conducted with 166 households in Gümüşhane, Turkey were used. Contingent valuation method was taken to determine WTP for GI-labelled pestil (dried fruit pulp). In order to find WTP price amounts Tobit model was used. Tobit model showed that individuals who were in the upper age group, have a high frequency of purchasing pestil, have a high level of knowledge about GI-labelled products, and consume GI-labelled products want to consume more. The average amount that consumers will be willing to pay for 1 kg of price bids ranging from 60-100 TRY has been determined as 68.74 TRY. While establishing a target market, those who are in the upper age group, have a high frequency of purchasing pestil, have a high level of knowledge and consume GI-labelled products should be taken into consideration. Since individuals with a high level of knowledge regarding GI-labelled products are willing to pay a higher amount of extra payment, it is recommended that marketers carry out promotional activities that will increase communute awareness for GI-labelled products.
- MakaleAçık Erişim2022Phytoremediation ability of Helichrysum arenarium plant for Au and Ag: case study at Demirören village (Gümüşhane, Turkey)
Vural, Alaaddin; Safari, Semaneh
It was investigated ability of Helichrysum arenarium plant, in phytoextraction, phytostabilization, and phytoremediation in this study. Soil and plant samples were collected from the Demirören alteration site which has the potential of gold mineralization and analyzed for gold and silver. When the results of the analysis were evaluated, it was determined that the gold and silver contents in the soil did not show compatibility with the gold and silver contents of the plants grown at the same point. It was concluded that the high gold and silver concentrations in the plants are related to the hydrothermal alteration and weathering at the point where the plants grow. For investigation of phytoremediation ability of the plant, translocation factor (TF), bio-concentration factor (BCF), and bioaccumulation factor (BAF) were calculated. The values of TF, BAF, and BCF for Ag are equal 0.33, 0.043, and 0.13 and for Au are equal 2.04, 0.59, and 0.29, respectively. So, obtained data show that Helichrysum arenarium is not appropriate for phytoextraction and phytostabilization of gold and silver in this case, but H. arenarium can be used in phyto-mining and for biogeochemical exploration of gold. Considering that the gold and silver concentrations in the developed soil in the study area are low concentrations, it is predicted that a similar study will yield satisfactory-interesting results when it is made in plants grown on the gold mineralization/enrichment areas.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Aydınlatma, gürültü ve karbondioksitin öğrenme üzerine etkileri: Gümüşhane Üniversitesi örneği
Yunus Sevinç
İnsanlar yaşamlarını sürdürdükleri alanların daha rahat ve konforlu hale getirmek amacıyla bulundukları ortamdaki değişik etkenleri düzeltme gereksinimi duymaktadır. Ortamlarda aydınlatma ile ilgili yapılan yanlışlıklar kişilerde yorgunluğa sebep olmakta ve ruh sağlığı üzerinde etkin rol oynamaktadır. Gürültü ise kontrol altına alınmadığı takdirde insan üzerindeki stresi artırmakta ve eğitim yapılarında öğrencilerin öğrenme performansını azaltmaktadır. Karbondioksit ise insanlarda baş ağrısı, uyku halinin gelmesi ve konsantrasyon bozukluğuna neden olmaktadır. Bu çalışmada, yükseköğretim kurumlarındaki derslik ve amfilerde öğrenim gören öğrencilerin aydınlatma, gürültü ve karbondioksitin öğrenmeleri üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Bu tez çalışması Gümüşhane Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi'nde farklı noktalarda bulunan derslik ve amfilerde yapılmıştır. Anket 158 öğrenciye uygulanarak değerlendirilmeye alınmıştır. Ayrıca dersin yürütümü sırasında belirli zaman dilimlerinde aydınlatma ve karbondioksit ölçümleri alınmıştır. Gürültü ölçümü ise hem derslik hem de dersliğin bağlı bulunduğu koridordan alınmıştır. Anket sonuçları SPSS 22 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Sonuç olarak, ölçüm sonuçları ve anket analiz sonuçları göz önüne alındığında yönetmelik ve standartların ortaya koyduğu sınır değerlerini sağlamadığı belirlenmiştir. Öğrencilerin bulundukları ortamdaki değişen etkenlerin farkında olduğu anlaşılmıştır. Yapılan değerlendirmeler sonucunda; aydınlatma, gürültü ve karbondioksitin öğrencilerin öğrenmeleri üzerinde büyük ölçüde önemi vardır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Gümüşhane ilinde üretilen inek sütlerinde bazı toksik madde düzeylerinin belirlenmesi
Merve Okur
Bu tez çalışmasında, Gümüşhane ilinde faaliyet gösteren maden işletmelerinin, ilde üretilen inek sütlerinin besin ve mineral madde içeriği ile ağır metal düzeylerine etkisi araştırılmıştır. Süt örnekleri, 2021 yılı haziran ayında ikişer kez ilde faaliyet gösteren maden işletmelerine en yakın süt sığırı işletmelerinden ve maden işletmesi bulunmayan Köse, Kelkit ve Şiran ilçelerindeki sığırcılık işletmelerinden alınmıştır. Alınan örneklerin besin madde içerikleri Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Süt Analiz Laboratuvarında Laktoscan süt analiz cihazı ile mineral ve ağır metal düzeyleri ise, Gümüşhane Üniversitesi Merkezi Araştırma ve Uygulama Laboratuvarında bulunan ICP-MS cihazı ile belirlenmiştir.Kuru madde, yağsız kuru madde, yağ, protein ve laktoz içerikleri Gümüşhane merkezden alınan süt örneklerinde sırasıyla; %12.83, %9.28, %3.59, %3.12 ve %4.43 olarak belirlenmiştir. Aynı değerlerin ilçelerden alınan örneklerde sırasıyla; %12.81, %9.38, %3.43, %3.6 ve % 4.49 tespit edilmiştir. Ayrıca Gümüşhane il merkezinde alınan süt örneklerinde Na, Mg, K, Ca ve Fe seviyeleri sırasıyla; 370.9 mg/L, 107.6 mg/L, 1552.0 mg/L, 321.0 mg/L ve 1806.0 µg/L olduğu, aynı parametrelerin ilçelerden alınan örneklerde sırasıyla; 411.6 mg/L, 106.2 mg/L, 1555.5 mg/L, 323.4 mg/L ve 1006.6 µg/L olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlarda, maden işletmelerinin ilde üretilen sütlerin besin madde içeriğine etkisinin olmadığı sonucuna varılmıştır. Şehir merkezinden alınan süt örneklerinde, Na ve K seviyelerinin ilçelerden alınan örneklere göre daha düşük, Fe seviyesi ise daha yüksek belirlenmiştir. Gümüşhane ilinde üretilen sütlerin besin madde içerikleri, mineral ve ağır metal düzeylerine etkileri ile ilgili kesin bir sonuca ulaşmak için süt örneklerinin yıl boyunca aylık olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Ayrıca bölgenin toprak ve bitki örtüsünün mineral ve ağır metal içerikleri düzenli aralıklarla değerlendirilmelidir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Gümüşhane ili altın madeni çalışanlarının iş sağlığı ve güvenliği algısının değerlendirilmesi
Ahmet Gökcan
Ülkemizde ve Dünyada, çalışma ortamlarında meydana gelen iş kazaları ve meslek hastalıklarından dolayı birçok çalışan, yaralanmakta, iş göremez hale gelmekte ve hatta ölmektedir. İş kazaları ve meslek hastalıklarının en fazla görüldüğü sektörlerden birisi de madencilik sektörüdür. Madenler hem yapısal özelliği hem de çalışma koşullarından dolayı, birçok tehlike ve riski bünyesinde bulundurmaktadır. Dünyada olduğu gibi Türkiye'de de maden sektörü en tehlikeli çalışma grupları içerisinde yer almaktadır. Son yıllarda gerek madencilik sektörü gerekse de diğer sektörlerde iş sağlığı ve güvenliğine verilen önem ve değer giderek artmaktadır. İş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenmesine yönelik birçok önlem alınırken, vaka sayılarında artışlar devam etmektedir. Literatürde yer alan birçok çalışmada, iş kazalarına sebep olan en önemli etkenin, insan faktörü olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Bu sonuçlar doğrultusunda, daha sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamı oluşabilmesi için insan faktörü irdelenmeli, çalışanlarda güvenlik iklimi ve güvenlik kültürünün oluşturulması sağlanmalıdır. Güvenlik iklimi ve güvenlik kültürünün oluşturulabilmesi için çalışanların, İSG algısının değerlendirilmesi gereklidir. Yapılan bu çalışmada, Gümüşhane ilinde bulunan Altın madeni çalışanlarının iş sağılığı ve güvenliği algılarının değerlendirilmesi ele alınmıştır. Anket yöntemi ile madende bulunan 217 çalışanın iş sağlığı ve güvenliği algılarını ölçmeye yönelik sorular sorulmuştur. Elde edilen veriler SPSS 21.0 istatistik programında analiz edilmiştir. Analiz sonucunda çalışanların İSG algısı 5 puan üzerinden ortalama 4.16 puan olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca analiz sonucunda, çalışanların demografik özellikleri ile anket de yer alan güvenlik iklim ölçeği boyutları arasında istatiksel anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlar literatür ışığında tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: İş Sağlığı ve Güvenliği, Güvenlik Kültürü, Güvenlik İklimi, İş güvenliği Algısı, Maden










