Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2021
    Effects of Using Solar Water Heating System on Fuelwood Consumption in Forest Villages

    Çakir, Gunay; Tonyali, Suleyman

    Ain of study: In this study, the effects of the use of solar water heating system of forest villagers in Gumushane were investigated. Material and methods: For this purpose, random selected by 70 forest village households were examined and the results were analyzed by One Sample T-Test. Within the scope of the research, face-to-face surveys were conducted with the families with the villagers who were determined with information provided by Department of Forest-Village Relations. The villagers were chosen among those who had used this solar energy heating system for at least 5 years. The data in the questionnaires were transferred to digital media and it was tried to determine how the forest villagers were affected by solar water heating systems. Main results: As a result, after the use of solar water heating systems; the consumption of firewood for heating has not changed. The consumption of wood used for cooking and the consumption of wood used for hot water has also decreased. Highlights: Thanks to this solar water heating system, carbon accumulation in forests has increased and a positive contribution has been made to climate change.

    • SDG 7 · Erişilebilir ve Temiz Enerji
    • SDG 13 · İklim Eylemi
    • SDG 15 · Karasal Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2021
    Estimation of ground types in different districts of Gümüşhane province based on the ambient vibrations H/V measurements

    Öztürk, Serkan; Beker, Yasemin; Sari, Mahmut; Pehlıvan, Levent

    In this study, an attempt was made to estimate the ground types for Torul, Kürtün, Kelkit, Şiran and Köse districts of Gümüşhane, Turkey, by analyzing the predominant frequency and H/V ratio from microtremor data through the single station microtremor H/V ratio of Nakamura technique. For all districts, predominant frequencies show a general distribution between 1.36 and 9.84 Hz, H/V ratios between 1.01 and 9.58. According to these variations, three transient zones can be suggested as i) Z1, stiff rock composed of gravel, sand and other soils mainly consisting of tertiary or older layers with period of 0.1 to 0.2s, ii) Z2, sandy gravel, stiff sandy clay, loam or sandy alluvial deposits whose depths are 5m or greater with period of 0.2 to 0.4s, and iii) Z3, standard grounds other than type Z1, Z2 or Z4 (alluvial deposits whose depths are 5m or greater) with period of 0.4 to 0.8s. These r esults s uggest that p redominant period obtained from predominant frequency shows significant changes based on the soil formation, and H/V ratio highly corresponds to these subsurface properties. Soil-structure interaction can also be evaluated by considering these results and possible resonance risk can be investigated for building resonant frequency in these residential districts in the next. Thus, this type of application and evaluation of microtremor data may provide primary and useful information for other geophysical, geological and geotechnical studies such as planning the seismic resistant infrastructure, detecting the small-scale seismic risks and making a suitable and reliable seismic hazard microzonation in Gümüşhane. Copyright 2021, Yıldız Technical University.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020
    Doktor ve siyasetçi olarak Kemalettin Aydın

    Oğuzhan Tunç

    Türkiye'de hem siyaset hem de tıp alanında önemli bir yere sahip olan Prof. Dr. Kemalettin Aydın'ın yaşamı bu tez çalışmasında biyografik anlamda ele alınmıştır. Bu araştırmada Aydın'ın siyasi kariyeriyle birlikte ulusal ve yerel siyasetle olan ilişkisi de incelenmiştir. Yapılan çalışma süresince Kemalettin Aydın ile mülakatlar yapılmış ve Aydın'ın şahsi arşivinden de faydalanılmıştır. Bu tezde Kemalettin Aydın'ın yaşamı siyaset öncesi, siyaset dönemi ve siyaset sonrası olmak üzere üç kısıma ayrılarak örnek bir profil çıkarılmıştır. İlk önce kavramsal olarak siyaset kavramı ele alınmış sonrasında Kemalettin Aydın'ın doğumu, çocukluğu ve gençliğinden kısaca bahsedilmiş olup Aydın'ın bir doktor ve politikacı olarak Türk siyasetindeki yerine değinilerek çalışma tamamlanmıştır. 2020 yılı başında bütün dünyayı etkisi altına alan Covid-19 virüsü de Kemalettin Aydın'ın Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji uzmanı olması hasebiyle ve virüsle ilgili sıklıkla açıklamalar yaparak topluma katkı sağladığı için ayrı bir başlık altında incelenmiştir. Bütün bu araştırmaların sonucunda siyasetçilerin toplumsal ilişkilerdeki başarısının oluşturduğu sosyo-ekonomik etkiler nelerdir? sorusuna Kemalettin Aydın'ın şahsında cevap verilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: AK Parti, Doktor, Gümüşhane, Kemalettin Aydın, Siyaset

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020
    Farklı pişirme ve kurutma teknikleriyle üretilen pestil-kömenin üç boyutlu yapısının incelenmesi, fiziksel, kimyasal ve biyokimyasal özelliklerinin araştırılması

    Kadriye Aslan

    İçerdiği vitamin ve mineraller sayesinde yüksek besin değerine sahip olan pestil ve köme ülkemizde uzun yıllardır üretimi yapılmasına rağmen Gümüşhane ili, kendi yöresine özgü formülasyonu, coğrafi işaret belgesine sahip olması gibi özelliklerinden dolayı önemli bir pazar ağına sahiptir. Bu önemli pazar ağına rağmen pişirme ve kurutma proseslerine bağlı olarak ürünlerde sertlik oluşumu, yapışma ve çatlamalar gibi problemlerle karşılaşılmaktadır. Endüstriyel pişirme işlemlerinde yağ ısıtmalı veya buhar cidarlı kazanlar kullanılabilmektedir. Kazanların cidarlarında farklı maddeler bulunması nedeniyle iki kazan tipi içinde kaynama noktasına ulaşma süreleri farklı olacağından ürünlerin toplam pişme süreleri ve dolayısıyla özellikleri de farklı olmaktadır. Çalışmamızda günümüzde endüstriyel pestil-köme üretiminde kullanılan buhar cidarlı ve ilk kez akademik amaçlı pestil-köme üretiminde kullanılan yağ ısıtmalı kazan kullanılarak 2 farklı pişirme tekniği ve her pişirme tekniği için ise cam serada, fırında ve güneşte olmak üzere 3 farklı kurutma tekniği kullanılmıştır. Üretim Gümüşhane'de pestil-köme üretimi yapan seçilmiş bir firmada tek bir reçete kullanımı ile gerçekleştirilmiştir. Herlenin pişme süresi briks takibi yapılarak son ürünlerin kuruma süresi ise nem miktarı takibi yapılarak belirlenmiştir. Toplamda üretilen 12 farklı ürün için sırasıyla toplam kuru madde miktarı, nem miktarı, toplam kül miktarı, pH değeri, titre edilebilir asitlik, HMF, şeker, renk, antimikrobiyal aktivite, antioksidan aktivite, enzim aktivitesi, duyusal değerlendirme gibi fiziksel, kimyasal ve biyokimyasal analizler yapılmıştır. Ayrıca ürünlerin tekstür cihazı ile tekstürel özellikleri (penetrasyon ve çekme testi), taramalı elektron mikroskobu (SEM) ile üç boyutlu yapısı ve yapısal değişimleri incelenmiştir. Yapılan analizler istatistiki olarak değerlendirildiğinde yağlı kazanda pişirilen ürünlerin buharlı kazandakilere göre daha iyi sonuçlar elde edildiği ve durumun üç boyutlu yapı üzerindede etkili olduğu görülmüştür. Pestil ve köme için literatürde ilk kez değerlendirilen yağlı kazanda pişirme yönteminin hem ürün özellikleri açısından hem de endüstriyel açıdan düşünüldüğünde daha düşük basınçlı olmasından dolayı tehlike riskinin az olması, korozyona neden olmaması ve maliyetinin daha düşük olması gibi nedenlerden dolayı üretiminde kullanılmasının avantajlı olacağı görülmektedir. Pişirme tekniklerinin pestil ve köme ürünlerindeki genel nitelikleri daha fazla ve öncelikli olarak etkilediğinden dolayı, kurutma tekniklerinin ve ürünler üzerindeki etkilerinin analizlere göre değişkenlik gösterdiği görülmüştür.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020
    Gümüşhane Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerinin iş güvenliği algısının değerlendirilmesi

    İbrahim Irmak

    Dünyada ve Türkiye'de iş kazaları ve meslek hastalıkları sonucunda insanlar yaşamlarını kaybetmekte veya engelli kalmaktadır. İş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenmesinde hukuki yaptırımlar kadar eğitim sonucu oluşturulması hedeflenen güvenlik kültürü önem taşımaktadır. Sağlık ve güvenlik, kişisel ve toplumsal gelişmişliğin en temel iki öğesi olarak kabul edilmektedir. Güvenlik kültürünün oluşabilmesi ancak örgütlenme ve dayanışma kültürü ile sağlanabilir. Çalışma ortamının sağlık ve güvenlik açısından insana uygun hale getirilmesi için işletmelerde güvenlik kültürünün tüm toplumda oluşturulması ve yaygınlaştırılması bir zorunluluk haline gelmiştir. İş sağlığı ve güvenliğinin, eğitim ile desteklenerek toplumda bir güvenlik kültürünün oluşturulması, iş kazaları ve meslek hastalıklarının engellenmesi için önemlidir. Güvenlik kültürünün oluşturulması için anaokulundan başlayarak üniversite hayatına kadar, eğitimin her döneminde İSG'ye yönelik derslerin müfredatta bulunması gerekmektedir. Çocukların ve gençlerin güvenli okullarda eğitim görmeleri, bulundukları ortam ile ilgili riskler hakkında bilgilendirilmeleri, iş sağlığı ve güvenliği konularında doğru davranış modellerini kazanmaları, hem eğitim sürecinde hem de gelecekte çalışma hayatına atıldıklarında onları kazalara karşı koruyacak ve daha güvenli bir ortamda çalışmalarını sağlayacaktır. Yapılan araştırmanın evrenini 2018-2019 eğitim ve öğretim yılında Gümüşhane Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde okuyan öğrenciler oluşturmaktadır. Lisede Bilişim Teknolojileri, Elektrik ve Elektronik Teknolojileri, Makine Teknolojileri, Metal Teknolojileri, Mobilya ve İç Mekân Tasarımı, Tesisat Teknolojileri ve İklimlendirme alanı ve alanı bulunmayan lise birinci sınıf öğrencileri bulunmaktadır. Okulda mevcut 249 öğrenci olup 215 anket değerlendirilmiştir. Elde edilen veriler SPSS 21 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmanın sonucunda öğrencilerin iş güvenliği algılarının 5 puan üzerinden ortalama 3.45 puan olduğuna ulaşılmıştır ve bu durum öğrencilerin iş güvenliği algılarının iyi seviyede olduğu anlamına gelmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020
    6-7 numaralı Trabzon Ahkâm Defterlerine göre Gümüşhane Sancağı

    Bünyamin Köse

    Osmanlı tarihi araştırmalarında mühim bir yere sahip olan Vilâyet Ahkâm Defterleri; ihtiva ettiği bölgelere dair oldukça önemli verilerin bulunduğu arşiv kaynaklarındandır. Tezimizde 6-7 Numaralı Trabzon Vilâyet Ahkâm Defterleri'nde Gümüşhane meydana gelmiş olan arazi anlaşmazlığı davaları, alacak-verecek davaları, miras davları, vakıf davları, mülke müdahale davaları, zeamet davaları da yer almıştır. Bu davaların şikayet konuları yerel mahkemelerde çözülememiş ve Divân'a gönderilmiştir. Divân'a gönderilen şikayetler doğrultusunda, devletin adalet mekanizmasının mantığının nasıl işlediğine de defter kayıtlarından ulaşmaktayız. Tezin giriş bölümünde Gümüşhane'nin tarihçesi, araştırma konusunun kapsamı, özgünlüğü ve araştırmada kullanılan kaynaklara değinilmiştir. Birinci bölümde Osmanlı Devletinde Divȃn teşkilatı ve Bab-ı Âsafi Defterleri tanıtılmış ve Ahkâm Defterlerinin genel özellikleri ile Trabzon Vilâyeti Ahkâm Defterleri hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde ise 6 ve 7 Numaralı Trabzon Vilâyeti Ahkâm Defterlerinde Gümüşhane ile ilgili tespit edilen hükümlerin konu bakımından tasnifi ile hükümlerin sadeleştirilmiş özetleri yer almaktadır. Sonuç ve kaynakçanın da bulunduğu çalışma, 6-7 Numaralı Trabzon Vilâyet Ahkâm Defterleri'ndeki hükümlerin transkripsiyonu ve bazılarının görüntüleri ek olarak verilmesiyle tamamlanmıştır. 6-7 Numaralı Trabzon Vilâyet Ahkâm Defterleri 1838 (1253)-1858 (1274) yılları arasındaki yaklaşık 20 yıllık bir süreci kapsamaktadır. Bu süreçte çalışmamızda Gümüşhane Sancağı'nda meydana gelen adli, idari, sosyal ve ekonomik konulara ışık tutmaya gayret edilmiştir.

  • Doktora TeziAçık Erişim2020
    Bireysel afet direnç değerlendirmesi: Gümüşhane örneği

    Uğur Yayla

    Araştırma, "Individual Disaster Resilience Assessment (InDRA)" Ölçeğinin geçerliliğini ve güvenilirliğini yaparak Türkçeye "Bireysel Afet Direnç Değerlendirmesi (BADD)" ölçeği olarak uyarlayıp sonraki çalışmalar için literatüre katkı sağlamak amacıyla yapılmıştır. Ölçeğin uygulaması Gümüşhane Üniversitesinde öğrenim gören 622 öğrenciye anket uygulayarak yapılmıştır. Araştırmamızın sonucunda elde edilen uyum indeksleri sonuçları en iyi değerleri içermektedir. Araştırma grubundaki katılımcıların cinsiyet, afetlerle ilgili hazırlık eğitimi alma, afetlerle ilgili hazırlık eğitimi isteme, afet planı hakkında bilgisi olma, afet-acil durum çantası olma, afet planı olma, ilk yardım eğitimi alma, ilk yardım eğitimi isteme ve deprem sonrası buluşma yeri belirleme durumları ile bireysel afet direnç değerlendirme (BADD) puanları ortalaması arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur (p<0,05). Araştırma grubundaki katılımcıların BADD puanları ortalaması açısından gelir grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur (p<0,05). Araştırma grubundaki kadınlar ile erkeklerin afet yaşama durumları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunamamıştır (p>0,05). Araştırmada afet eğitimi alanların afet hazırlık plan bilgisi olanlar ile arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur (p<0,05). Sonuç olarak, tüm bulgular nazarında ölçme aracının yeni faktörlü yapısı bu araştırma kapsamında doğrulanmış olup, Türkiye'de güvenilirliği ve geçerliliği yüksek 20 maddeden oluşan yeni bir Bireysel Afet Direnç Değerlendirme Ölçeği'ne ulaşılmıştır. BADD ölçeğini farklı örneklemlere uygulayarak literatür zenginleştirilmelidir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020
    Bireysel yatırım kararlarında davranışsal eğilimlerin ölçülmesi: Gümüşhane ilinde bir araştırma

    Emre Hırka

    Geleneksel finans modelleri, bireysel yatırımcıların yatırım kararlarını verirken rasyonel olduklarını, en yüksek faydayı hedeflediklerini, piyasaların etkin olduğunu, tüm yatırımcıların benzer beklentilere sahip olduğunu ve menkul kıymetlerin fiyatlarının tesadüfi meydana geldiğini varsaymaktadır. Ancak, bu teoriler piyasada meydana gelen çoğu olayı açıklamakta yetersiz kaldığı yönünde eleştirilmiştir. Bu durum davranışsal finans denilen yeni bir yaklaşımın ortaya çıkmasına neden olmuştur. Davranışsal finans teorisi, duygular ve ruh halinin insanların davranışlarını etkilediğini ve bu nedenle insanların rasyonel karar veremediğini varsaymaktadır. Literatürde, davranışsal finans konusunun çoğunlukla bireysel menkul kıymet yatırımcıları üzerinde araştırıldığı gözlemlenmiştir. Yapılan literatür taramasında finansal piyasaların önemli oyuncularından olan altın yatırımcıları ile ilgili davranışsal finans çalışmalarına çok nadir rastlanmıştır. Bu doğrultuda, çalışma altın yatırımcılarının davranışlarını araştırmak amacıyla hazırlanmıştır. Çalışma kapsamına Gümüşhane'de yaşayan ve altın yatırımda bulunan yatırımcılar alınmıştır. Çalışmada, altın yatırımcılarına yönelik anket uygulanmıştır. Uygulamada 405 yatırımcının verileri SPSS 24 programında analiz edilmiştir. Analiz yöntemleri olarak frekans analizi, tanımlayıcı istatistiksel analizi, geçerlilik analizi ve fark analizi kullanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Bireysel Yatırımcı, Davranışsal Finans, Davranış Modelleri, Psikoloji, Yatırım Kararları

  • MakaleYalnız künye2020
    Comparison of sandstone and mudstone with different methods for assessing toxic element contamination in the Early–Middle Jurassic sediments of Gümüşhane (NE Turkey)

    Saydam Eker, Çiğdem; Arı, Uğur Volkan

    To investigate the vertical changes of toxic elements in Jurassic sediments, sampling was performed in four sites. Samples were collected from sandstones and mudstones/marls and analyzed for some toxic elements (Cu, Pb, Zn, As, Ni and V). Results exhibited that the sediment grain size played a significant role in controlling the concentrations of the toxic elements in the sediments. The mean toxic element contents of mudstones/marls were higher than those of sandstones (except Cu). The contamination level of toxic elements was detected by enrichment factor (EF), geo-accumulation index (Igeo), potential ecological risk index (Eir), pollution index (Pi) and united pollution index (PIn). The low EF, Igeo, Eir, Pi and PIn for Cu, Pb, Zn, Ni, V in the sandstones and Cu, Zn, Ni in the mudstones/marls exhibited an absence of clear these elements pollution. The high EF, Eir, Pi and PIn for As (9.7, 73, 7 and 29, respectively, as mean values) in the sandstones and for As (49.3, 222, 22 and 75, respectively, as mean values) Pb (8.8, 24, 5 and 19, respectively, as mean values), V (8.3, 15, 7 and 39, respectively, as mean values) in the mudstones/marls indicated significant contamination. Additionally, according to the potential ecological risk (RI) values, the sandstones had low potential ecological risk for the toxic elements (RI < 150) and the mudstones/marls had moderate potential ecological risk (150 ≤ RI ≤ 300). The potential ecological risk As, Pb, V (especially As) were higher in urban areas than in agricultural activities. Therefore, the source of As, Pb, V could be gasoline combustion, burning coal and vehicle exhausts. The contents of these elements generally increased from bottom to top of the measured stratigraphic sections, which indicated transported by atmospheric conditions.

    • SDG 6 · Temiz Su ve Sanitasyon
  • MakaleYalnız künye2020
    Investigation of the relationship between rare earth elements, trace elements, and major oxides in soil geochemistry

    Vural, Alaaddin

    Investigation on the behavior of elements in the soil is important both in exploration and environmental geochemistry studies. Rare earth elements (REEs) are the most useful among all trace elements. REE studies have shown that they have important applications in igneous, sedimentary, and metamorphic petrology. This work aims to investigate the relationship of these elements with one another and the behavior of the major oxides and trace elements with REEs. Soil samples were obtained from the alteration site possibly related to mineralization and were analyzed for major oxides, trace elements, and REEs. The relationships between the major oxide–trace element/heavy metal and REE were investigated by statistical methods, such as descriptive statistics, correlation coefficient, and principle component analysis. According to the correlation coefficient matrix, light REEs (LREEs) showed weak to moderate negative correlation with MgO and MnO and moderately positive correlation with SiO2 and K2O. No association was detected between the heavy REEs (HREEs) and the main oxides, but a strong positive correlation with LREEs was observed. For the trace elements, LREE showed a weak positive correlation with Ba and Sn and moderate to strong positive correlation with As, Hf, Nb, Rb, Ta, Th, U, W, and Zr. They also displayed weak to moderate correlation with Sc, Co, Zn, Ni, and V. HREE showed weak to moderate positive correlation with Ni, Cs, Ga, Hf, Th, Zr, As, and LREE. Although REEs exhibited no direct correlation with Au and Ag, they showed a good correlation with some trace elements that are related to hydrothermally altered products. This study showed that REEs can also be used in exploration and environmental geochemistry studies by exploiting the relationship between REEs and other trace/heavy metal elements.

  • MakaleAçık Erişim2020
    Excess lifetime cancer risk due to natural radioactivity in Gümüşhane Province, NE Turkey

    Maden, Nafiz; Akaryali, Enver; Gücer, Mehmet Ali

    In this study, 162 in situ measurements of 238U, 232Th, and 40K radionuclide concentrations dataset taken by the gamma-ray spectrometer in Gümüşhane, Turkey are presented. The gamma ray measurements were performed by a 512-channel, three-window gamma-ray spectrometry equipment made by GF Instruments. We first observed the radionuclides of the 238U,232Th, and 40K values in Gümüşhane. We then calculated the hazard indices of gamma radiation such as annual effective dose equivalent (AEDE), internal and external hazard index (Hin, Hex), and excess lifetime cancer risk (ELCR) based on the radionuclide abundances of 238U, 232Th, and 40K for the first time. In Gümüşhane, the average activity concentrations of radionuclides 238U, 232Th, and 40K were measured as 58.7 ± 34.3 Bq kg-1, 62.7 ± 37.2 Bq kg-1, and 1026.8 ± 486.0 Bq kg-1, respectively. The average outdoor annual effective dose equivalent and ELCR values were 132.2 ± 63.2 mSv yr-1 and 0.40 ± 0.19 × 10-3, respectively. Numerical results indicate that the radiological parameters (AEDE and ELCR) obtained for Gümüşhane Province were greater than the world’s mean values.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2020
    Emplacement conditions of magma(s) forming Jurassic plutonic rocks in Gümüşhane (Eastern Pontides, Turkey)

    Aydinçakir, Emre; Gündüz, Ramazan; Yücel, Cem

    In this study, the petrography, mineral chemistry and crystallization conditions were reported for the Alemdar and Işıkdere plutons located in limited areas in the south of the Eastern Pontides. These plutons, which trend mostly in NE-SW directions, were emplaced by cutting the Early-Middle Carboniferous-aged Gümüşhane Granitoid and Early-Middle Jurassic Şenköy formation. Petrographically, the studied plutons are compositionally fine to medium grained quartz-diorite, quartz monzodiorite and tonalite. The rocks in the plutons have granular, poikilitic, monzonitic, graphic and rare porphyritic textures with consist of plagioclase, (An05-92), hornblende (Mg# = 0.52-0.81), biotite (Mg# = 0.32-0.67), orthoclase, quartz and Fe-Ti oxide. According to thermobarometric calculations, plutons have crystallization temperatures, pressures and oxygen fugacity values ranging from 541°C to 938°C, 0.1 to 4.4 kbar, and -23 to-12, respectively. The estimated water content calculated from amphibole is between 4.4 to 7.8%. It can be concluded that the studied plutons were emplaced at mid to shallow crustal depths (~4-15 km).

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    112'de çalışan personelin afete hazırlık düzeyinin incelenmesi: Gümüşhane ili örneği

    Yasemin Kocaman

    112'de Çalışan Personelin Afete Hazırlık Düzeyinin İncelenmesi: Gümüşhane İli Örneği, Yüksek Lisans Tezi, 2019,(XVII+88). Türkiye bulunduğu konum nedeniyle afetlere sıklıkla maruz kalmaktadır. Afetler hiç beklenmedik bir anda ortaya çıkabilmektedir. Ülkemizde deprem, sel, heyelan, yangın vb. afetleri oluşmaktadır. Bu afetler büyük hasarlara yol açmaktadır. Afetlerden en az hasarla atlatılması için birtakım planlar yapılmalıdır. Bu planlar afet öncesi için ne kadar fazla olursa hasar oranı o kadar az olacaktır. Afet zararlarını azaltmak için toplumun ve belirli kuruluşların afete hazırlık düzeyi ve bilgi düzeylerinin yüksek olması gereklidir. Bundan dolayı belirli kurum ve kuruluşlara görev düşmektedir. Bunların başında sağlık kuruluşları yer almaktadır. Afet oluştuktan sonra bireylerin en çok ihtiyaç duyduğu kurum sağlık kuruluşları olacaktır. Sağlık kuruluşları herhangi bir afet sonrasında bile kesintisiz bir şekilde hizmet verebilmelidir. Bu sebeple sağlık kurumları afet öncesi ne kadar hazırlık olursa bireylerin refah düzeyi o kadar yüksek olacaktır. Çalışmanın amacı Gümüşhane ilinde bulunan personelin afete hazırlık düzeyini incelemektir. Yapılan çalışmada nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Bu araştırma kesitsel bir araştırmadır. Veriler Gümüşhane 112'de çalışan 105 kişiye uygulanan anket ile elde edilmiştir. Veri toplama aracı olarak Fatih Karabıyık'ın 2010 yılında ''Sağlık Afet Yönetiminde Planlama Ve Risk Analizleri'' isimli tez çalışmasında geliştirmiş olduğu anket kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS programında analiz edilmiştir. İstatistiksel analizlerde Bağımsız Gruplarda T testi, Frekans Analizi, Tek Yönlü Anova Testi ve Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Anketten elde edilen verilere göre çalışmaya katılan sağlık personellerinin afetle ilgili eğitim alanların oranının yüksek olduğu (%56,2), tatbikata katılan (%36,2) ya da afette görev alanların (%21,9) oranının düşük olduğu belirlenmiştir. Yapılan çalışmada elde edilen sonuçlara göre Gümüşhane 112'de çalışan personelin afete hazırlık düzeyi orta düzeyde (3,09) olduğu belirlenmiştir. Kurumda çalışan personele yeterli düzeyde afet eğitimi verilmelidir. Herhangi bir afet durumunda daha etkin bir afet planı hazırlanmalıdır. Kurumda triaj çalışmalarına daha çok önem verilmelidir. Afet durumunda koordinasyonu daha iyi sağlamak için diğer kurumlarla iş birliğini yapılmalıdır. Triaj çalışmalarına daha çok önem verilmelidir. Afet durumunda işler ekip anlayışı içerisinde yürütülmelidir. Anahtar Kelimeler: Afet, Acil Durum, Afet Yönetimi, Afete Hazırlık

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Ortaokul öğrencilerine verilen afet bilinci eğitiminin öğrencilerin bilgi düzeyleri üzerine etkisi: Gümüşhane örneği

    Olcay Piyadeoğlu Kaya

    Bu çalışmanın amacı Gümüşhane ili merkez ilçesindeki ortaokul düzeyindeki öğrencilerin afet bilinci bilgi düzeyini ve yapmış olduğumuz afet eğitimi sunumunun öğrencilerin afet bilinci bilgi düzeyi üzerine etkisini ölçmektir. Araştırmanın evrenini Gümüşhane merkez ilçede bulunan tüm ortaokullarda öğrenim gören 1808 öğrenci oluşturmuştur. Araştırma küme örnekleme yöntemi ile seçilen Gümüşhane merkez ilçede iki ortaokul ve merkeze bağlı bir belde olmak üzere toplam üç ortaokulda gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemi, üç ortaokulda okuyan 5., 6., 7. ve 8. sınıf olmak üzere tüm sınıflarından basit rastgele örnekleme yöntemi ile ikişer şube seçilerek 341 öğrenciden oluşmuştur. Araştırmamızın veri toplama aşaması 2015-2016 eğitim öğretim döneminde yapılmıştır. Öğrencilere eğitim öncesi, eğitim sonrası ve eğitimden iki ay sonra literatür araştırılarak araştırmacı tarafından hazırlanan anket formu gözlem altında uygulanmıştır. İlk anket uygulamasından sonra araştırmacı tarafından literatür araştırılarak hazırlanan sunum uygulanmıştır. Veriler SPSS 20,0 istatistiksel paket programıyla analiz edilmiştir. Gümüşhane ilinde heyelan, kaya düşmesi,sel gibi.. doğal afetler deprem doğal afetinden daha sık gözükmektedir. Öğrencilerin % 74,5 Gümüşhane doğumlu olmasına rağmen eğitim öncesi öğrencilerin bölgesel riskler konusunda yeterince bilgiye sahip olmadıkları görülmüştür. Öğrencilere verilen eğitimden hemen sonra toplam bilgi ortalama puanı (59,64±15,38), eğitim öncesi toplam ortalama bilgi puanıyla (50,23±16,25) istatistiksel olarak yapılan karşılaştırma anlamlı bulunmuş öğrencilere yapılan sunum afet bilgi düzeyini artırmıştır. Eğitimden iki ay sonra toplam ortalama bilgi puanının (53,74±16,52) eğitim öncesi ve eğitimden sonra ki toplam puan ortalamalarının istatiksel karşılaştırmaları yapılan sunumun kalıcılık etkisinin devam ettiğini göstermektedir. Araştırmamız sonucunda; üç ortaokulda bulunan öğrencilerin afet bilgisinin bölgesel riskler ve korunma, hazırlık konusunda yetersizliği ve kız öğrencilerin afet bilgisinin erkeklerden fazla olduğu görülmüştür. Yapılan eğitim öğrencilerin afet bilinci düzeyini artırmış ve kalıcılık etkisini sürdürmüştür. Öğrencilerin afet bilgi düzeyini artırmak için afet eğitiminin bölgesel riskler düşünülerek planlanması, uzman kişiler tarafından okullarda afet eğitimlerinin verilmesi, belirli aralıklarla tekrarlanması önerilmektedir. Anahtar Sözcükler: Afet Bilinci, Eğitim, Gümüşhane, Ortaokul Öğrencisi

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Kamu kurumlarında performans esaslı bütçeleme; Gümüşhane Üniversitesi örneği

    Gürsel Karakuş

    Çalışmanın konusu, kamu kuruluşlarında performans esaslı bütçelemenin uygulanabilirliğini esas almaktadır. Bu bakımdan kamu yönetiminde özellikle 1980'li yıllardan sonra etkili olmaya başlayan yeni kamu yönetiminin bir yansıması olan performans esaslı bütçeleme sistemi önem kazanmıştır. Türkiye'de 2000'li yıllardan sonra daha fazla önem kazanan bu anlayış, kamu yönetimi reform dalgasının önemli bir ayağını oluşturmuştur. Bu tez çalışmasında da Türkiye'de performans esaslı bütçeleme sisteminin uygulanabilirliği ve elde edilen sonuçlar, bir kamu kuruluşu olan Gümüşhane Üniversitesi örneğiyle analiz edilmiştir. Bu bağlamda çalışmada öncelikle performans esaslı bütçelemeye ilişkin genel düzeyde kavramsal bilgiler verilmiş, daha sonrasında performans esaslı bütçeleme ile ilgili olduğu savunulan kamu yönetimi reformları Türkiye özelinde ele alınmıştır. Çalışmada Türk kamu yönetiminin örneklemesi amacıyla Gümüşhane Üniversitesinde görüşmeye dayalı bir alan araştırması yapılmıştır. Bu alan araştırmasından elde edilen veriler analiz edilerek, performans esaslı bütçeleme sisteminin, Türk kamu yönetimindeki uygulanabilirliği, faydalı ve aksayan yönleri ve sistemin geleceğine ilişkin öneriler yapılmıştır. Ayrıca çalışma, Türkiye'de performans esaslı bütçeleme sistemi ve kamu yönetim reformları arasında bir ilişki kurması dolayısıyla da önem taşımaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Üniversite öğrencilerinde finansal okuryazarlık araştırması: Gümüşhane Üniversitesi örneği

    Sare Sancak

    Finansal okuryazarlık kavramı oldukça yeni bir kavram olmakla birlikte, literatürde üzerinde fikir birliğine varılmış bir tanımı yoktur. Genel olarak finansal okuryazarlık bireylerin finansal hizmet ve ürünlere ilişkin bilgi sahibi olmasını ve bu bilgiler doğrultusunda finansal kararlar alabilmesini ifade etmektedir. Türkiye'de ve dünyada yapılan araştırmalar finansal okuryazarlık oranının oldukça düşük olduğunu göstermektedir. Cude ve diğerleri 2006 yılında üniversite öğrencileri arasında yaptıkları araştırmada öğrencilerin finansal bilgilerinin yetersiz olduğu sonucuna varmışlardır. Lusardi ve Mitchell 2008 yılında yaptıkları çalışmada kadınlar arasında finansal okuryazarlık oranının oldukça düşük olduğunu belirlemişlerdir. Bayram 2010 yılında üniversite öğrencilerinin finansal okuryazarlık düzeyini araştırdığı tezinde, öğrencilerin finansal okuryazarlık düzeylerinin oldukça düşük olduğunu ve bu durumun farkında olmadıklarını ortaya çıkarmıştır. Lusardi ve Mitchell 2011 yılında yaptıkları araştırmada kadınların, yaşlıların, azınlıkların ve düşük eğitimli olanların finansal okuryazarlık seviyelerinin düşük olduğunu ileri sürmüşlerdir. Finansal okuryazarlık hakkında Türkiye ve Dünyada pek çok araştırma yapılmıştır. Bu bağlamda Gümüşhane Üniversitesi öğrencileri üzerine yapılacak bir araştırma önemlidir. Üniversite öğrencilerinin kısa bir süre sonra iş hayatına atılacağı ve kendi ekonomik kararlarını kendilerinin vereceği göz önünde bulundurulursa, onların finansal okuryazar olmaları ülke ekonomisi açısından büyük önem arz etmektedir. Finansal kaynaklarını doğru yönetebilen bireyler ülke piyasalarının etkin bir şekilde çalışmasını da sağlayacaktır. Bu da finansal eğitimin henüz çalışma hayatına atılmadan verilmesi ile mümkün olacaktır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Acil yardım ve müdahale personellerinin karşılaştığı mobbing, tükenmişlik ve mesleki tehlike seviyelerinin belirlenmesi: Gümüşhane İli örneği

    Esra Kırcı

    Afete maruz kalan bireyleri bulunduğu durumdan çıkarma, ilk yardıma ihtiyacı olan kişilere müdahale etme, elindeki imkanlarla tıbbi hizmetleri uygulama, geçici konutlamayı sağlama, temel gereksinimleri karşılama, ekstra sağlık problemlerin oluşmasını engellemek için halk sağlığı ve toplum sağlığı gibi birçok önlemlerin alınmasına acil yardım denir(Erkal,2009). Acil yardım personellerinin görevi sırasında karşılaştıkları mesleki problemler belirlenmeye çalışılmıştır. Bu çalışmada Gümüşhane ilinde görev yapan itfaiye personelleri, AFAD personelleri, hemşire ve umke sağlık çalışanlarının karşılaştığı ve karşılaşabileceği mesleki problemler saptanmaya çalışılmıştır. Çalışmanın amacına ulaşmak için anket uygulaması yapılmıştır. Bu çalışmada veriler, Gümüşhane ili merkezinde görev yapan 108 kişiye uygulanmıştır. Verilerin analizi SPSS 22 programı kullanılarak yapılmıştır. Mann-Whitney U, Kruskal-Wallis H, korelasyon, ANOVA- Tukey HSD testi uygulanmıştır.Çalışmanın sonuçlarını incelediğimizde meslek gruplarında mobbing ve tükenmişlik durumunun her meslek grubunda olmakla beraber en çok yaşayan meslek grubunun umke sağlık çalışanları olduğu tespit edilmiştir. Nöbet tutan bireylerin, mesai çalışan bireylere göre fiziksel ve duygusal bitkinlik oranları daha yüksek bulunmuştur. Çalışma şartlarının mobbing ve tükenmişliği en aza indirgeyecek şekilde yeniden düzenlenme yapılmalıdır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Kurumsal itibarın ölçülmesi: Gümüşhane Üniversitesinin iç paydaşları tarafından algılanışı

    Hande Taşlı

    Bu çalışmada Gümüşhane Üniversitesinin iç paydaşlarının algılamaları bakımından kurumsal itibarı ve itibar oluşturma çabaları üzerinde durulmuş ve bir anket çalışması yapılarak çalışma desteklenmiştir. Gümüşhane Üniversitesi örneği üzerinden kurumsal itibar algısının incelendiği bu çalışmaya katılanlara araştırmanın anket soruları yöneltilmiş. ve sonuçları değerlendirilmiştir. Bu kapsamda çalışma evreni, Gümüşhane Üniversitesi öğrenci, akademik ve idari personeli olarak belirlenmiştir. Kolayda örneklem yöntemiyle belirlenen 710 kişiden oluşmaktadır. Bulguların analiz edilmesi sonucunda katılımcıların genel itibariyle Gümüşhane Üniversitesi'ne yönelik kurumsalllitibar. algıları istatistiksel olarakllyüksek düzeyde olumlullbulunurken, bunun yanı sıra bölümllldemografik değişkenlerine. göre katılımcılarınllkurumsalllitibar. algılarında istatistikillolarak. kısmen anlamlı bir. farklılık bulunmuştur. AnahtarlllKelimeler: Kurumsalllİtibar, Kurumsal İtibar Yönetimi, Kurumsal İtibarın Ölçülmesi, Gümüşhane Üniversitesi

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Muhasebe dersi alan öğrencilerin öğrenme stillerine göre öğrenim tercihlerinin belirlenmesine ilişkin bir araştırma: Gümüşhane Üniversitesi örneği

    Gülsüm Akelma

    Araştırmada, öğrencilerin kişisel özelliklerinin farklı olması dikkate alınarak, muhasebe öğrenim ve öğretiminde hızlı, kolay ve kalıcı bilgi için, öğrencilerin kişisel özellikleri ve yeteneklerine en uygun öğrenme stil tercihlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma, 2018-2019 eğitim öğretim yılında, Gümüşhane Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nde muhasebe eğitimi almakta olan 201 öğrenciyle gerçekleştirilmiştir. Çalışma da öğrencilerin öğrenme stillerini tespit etmek amacıyla, Kolb Öğrenme Stili Envanteri kullanılmıştır. Bu envanter de öğrenme stilleri: değiştiren, özümseyen, ayrıştıran, yerleştiren olarak dört gruba ayrılmış olup bu stiller muhasebe eğitimi alan öğrenciler bağlamında değerlendirilmiştir. Uygulanan anketlerden elde edilen veriler ise SPSS 20 programı ile analiz edilmiş ve sonuçlar değerlendirilmiştir. Muhasebe dersi alan öğrencilerin öğrenme stillerine göre öğrenim tercihlerinin belirlenmesine yönelik analiz sonucuna göre; Gümüşhane Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nde eğitim gören öğrencilerin ölçek sorularına verdikleri cevaplar sonucunda büyük çoğunluğun ayrıştıran öğrenme stiline sahip olduğu görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Öğrenme, Öğrenme stilleri, Muhasebe Eğitimi, Öğrenciler

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Konut pazarlaması: Gümüşhane ilinde tüketicilerin konut satın alma davranışlarını ölçmeye yönelik bir uygulama

    Özlem Şibil

    Bu çalışmanın amacı, mülkiyet özellikleri, mülkiyet görünümü, mülkiyet çevresi ve batıl inanç olmak üzere dört bağımsız değişkenin konut satın alma niyeti üzerindeki etkilerini incelemektir. Çalışmada ayrıca demografik faktörlerin konut satın alma niyeti üzerinde anlamlı bir farklılığa neden olup olmadığı da incelenmiştir. Bu çalışmaya ait veriler yüz yüze anket yönteminin ''elden bırakılan anketler'' biçimiyle toplanmıştır. Gümüşhane'de konut satın almak isteyen (serbest meslek, memur, esnaf, işçi, sözleşmeli personel, diğer çalışanlar, emekli ve ev hanımlarından oluşan) tüketicilere 600 anket dağıtılmış olup 522'i analize uygun bulunmuştur. Anket yoluyla toplanan verilerin analizinde Sosyal Bilimler için İstatistik Paketi (SPSS 22) yazılımı kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan ölçeklerin güvenilirlikleri Cronbach Alfa Katsayısı yöntemi ile test edilmiştir. Ölçeklerin geçerliliklerinde ise Faktör Analizi kullanılmıştır. Araştırmada iki örneklem grubu arasında ortalamalar açısından fark olup olmadığını belirlemek amacıyla "t testi" ve ikiden çok örneklem arasında ortalamalar açısından fark olup olmadığını tespit etmek amacıyla "Anova testi" uygulanmıştır. Son olarak araştırma hipotezlerini ölçmek amacıyla Yapısal Eşitlik Modeli kullanılmıştır. Analiz bulgularına göre mülkiyet özellikleri, mülkiyet görünümü, mülkiyet çevresi ve batıl inanç değişkenlerinin konut satın alma niyeti üzerinde olumlu yönde bir etki tespit edilmiştir. Demografik faktörlerin konut satın alma niyeti üzerindeki etkisi incelendiğinde ise cinsiyet, medeni durum, yaş, gelir grupları ve sahip olunan mülk sayısının konut satın alma niyeti üzerinde anlamlı bir farklılığa neden olduğu; öğrenim durumu ve mesleğin konut satın alma niyeti üzerinde anlamlı bir farklılığa neden olmadığı bulunmuştur.